Obez hastalarda serum renalaz ve Ürotensin-2 düzeylerinin incelenmesi
2020
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Attila Önmez
Özet (TR)
Giriş ve Amaç: Obezite vücutta aşırı yağ depolanması ile ortaya çıkan, fiziksel ve ruhsal sorunlara neden olabilen multifaktöriyel, kronik bir hastalıktır. Obezitenin oluşmasında en önemli risk faktörleri sedanter yaşam, aşırı ve yanlış beslenme alışkanlıkları, yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi ve genetik faktörlerdir. Obezite ile hipertansiyon, kardiyovasküler hastalık, diyabet, son dönem böbrek yetmezliği gibi birçok hastalık arasında sıkı bir ilişki olduğu gösterilmiştir. Obezite hem toplum sağlığını ciddi boyutta etkilemesi hem de komplikasyonlarının tedavisi sürecinde ciddi mali yük oluşturması sebebi ile her yaş grubunda dikkatle ele alınıp, primer ve sekonder koruma yollarının özenli şekilde oluşturulup uygulamaya geçirilmesi gerekmektedir. Renalaz dolaşımdaki katekolaminleri metabolize eden, ağırlıklı olarak böbrekler tarafından üretilen ve bunun yanı sıra kalp, iskelet kası, ince bağırsak, kahverengi ve beyaz yağ dokusundan salındığı da gösterilmiş bir monoamin oksidazdır. Renalaz katekolaminleri, kan basıncını ve sempatik tonusu düzenler. Ürotensin-2 (U-II)'nin insanlarda saptanmış olan formu memelilerde gösterilmiş olan en potent vazokonstriktör peptittir. U-II normal fizyolojik koşullarda vazodilatatör etki gösterebilirken özellikle endotel disfonksiyonu gibi patolojik durumlarda vazokonstriksiyon oluşturmaktadır. U-II seviyelerinin hipertansiyon, konjestif kalp yetmezliği, koroner arter hastalığı, ateroskleroz, diyabet ve metabolik sendrom varlığı ile korele bir biçimde yükseldiği gösterilmiştir. Bu çalışmada uzun dönemde metabolik sendrom ve kardiyovasküler hastalıklar ile birlikteliği bilinen obezitenin, serum renalaz ve U-II düzeyleri ile ilişkisi araştırılmıştır. Aynı zamanda çalışmamızda, bu iki parametrenin adipokin ailesinden olan leptin ve ghrelin ile arasındaki ilişkisi de incelenmiştir. Bu çalışmada; renalaz ve U-II düzeylerinin obezite gelişimindeki rolü ve bu iki parametrenin obezitede görülme sıklığı artan komorbid durumlar ile ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya, Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları polikliniğine Şubat 2019-Haziran 2019 tarihleri arasında başvuran, vücut kitle indeksi (VKİ) 30'un üzerinde olan 56 hasta ve 34 normal kiloda olan gönüllü, çalışmaya dışlama kriterleri çerçevesinde dahil edildi. Hastalar; araştırmaya katılmaya gönüllü olanlardan seçilip, yazılı bilgilendirilmiş onam formları alındı. Çalışma için uygun olan obez ve kontrol grubunun yaş, cinsiyet, eğitim durumları, ek hastalıkları, alışkanlıkları, antropometrik ölçümleri, vücut kompozisyon verileri, laboratuvar parametreleri ve U-II, leptin, ghrelin ve renalaz düzeyleri iki grup arasında değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya toplam 90 katılımcı alınmıştır. Katılımcıların 56'sı (%62,2) obez tanılı hastalardan 34'ü (%37,7) sağlıklı kontrol grubundan oluşmuştur. Hasta grubunda 43 (%76) kadın, 13 (%24) erkek bulunurken konrol grubunda 24 (%70) kadın, 10 (%30) erkek bulunmaktaydı. Her iki grupta kadın cinsiyeti oranı açısından anlamlı farklılık görülmedi (p=0.620). Hasta grubunun VKİ'si 37,4 kg/m² iken kontrol grubunun VKİ'sı 20,6 kg/m² olarak saptandı (p=0,000). Hasta ve kontrol grubu kıyaslandığında obez olan grupta sistolik tansiyon ve diastolik tansiyon kontrol grubuna göre istatistiksel olarak daha yüksek olduğu saptandı (p=0.000). Hasta grubunda serum renalaz düzeyi 162 (67.2-502) ng/ml, serum U-II düzeyi 31.1 (20.39-432.97) pmol/L, serum ghrelin 2008 (1262.8-5961.2) pg/ml olarak ölçüldü. Bu 3 parametre de obez olan grupta istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha düşük saptandı (p<0.05). VKİ'ye göre obezite derecelerinde renalaz, U-II, leptin ve ghrelin düzeyi açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı (sırasıyla; p=0.577, p=0.575, p=0.575, p=812). Serum leptin düzeyinin iki grup arasında yapılan karşılaştırmasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p=0.571). Çalışmamızda; renalaz ile VKİ ve bel çevresi/kalça çevresi (Bç/Kç) oranı arasında istatistiksel olarak anlamlı negatif korelasyon tespit edilmiştir (r=-560; p=0.000 ve r=-302; p=0.004 sırasıyla). Renalaz düzeyi ile sistolik ve diastolik kan basıncı (KB) arasında negatif yönde korelasyon saptandı (p=0.000). Obeziteyi öngörmek için yapılan multivariate logistik regresyon analizinde düşük leptin, U-II ve D vitamini (Vit D) düzeyleri ile evli olmanın ve yüksek ALT düzeylerinin obezite riskini öngörebileceği saptanmıştır [Beta (B), -0.131 ; p=0.047 / Beta (B), -0.015; p:0.000 / Beta (B), -0.069; p:0.062 / Beta (B), 0.138; p: 0.007 / Beta (B), 2.775; p:0.001 sırasıyla ]. Sonuç: Çalışmamızda obezite patofizyolojisinde önemli bir yere sahip adipokinlerden olan leptin ve ghrelin ile beraber renalaz ve U-II düzeylerinin obezite ile ilişkisi incelenmiştir. Obez bireylerde renalaz ve U-II düzeyi normal kilolu kişilere kıyasla daha düşük saptanmıştır. Renalaz ve U-II düzeyinin obezlerde daha düşük saptanması obezite gelişiminin nedenlerinden biri mi olduğu yoksa obezitenin bir sonucu mu olduğu cevaplanması gereken sorulardandır. Çalışmamızda obeziteye sıklıkla eşlik eden komorbid durumlar (yüksek kan basıncı, dislipidemi gibi) ile renalaz arasındaki ilişkiye de bakılmış ve renalazın; TG, LDL ve total kolesterol seviyelerinin yüksekliğinde ve yüksek kan basıncı durumlarında seviyesinin azaldığı saptanmıştır. Sempatik tonusun düzenlenmesinde rolü olduğu bilinen renalazın obez bireylerde HT gelişmesinde sorumlu faktörlerden biri olabileceği de düşünülmüştür. Bu konu ile ilgili yapılacak geniş kapsamlı çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Anahtar kelimeler: Obezite, ürotensin-2, renalaz, leptin, ghrelin
Yazar
Esra Genç
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Esra Genç (Tıpta Uzmanlık Tezi). Obez hastalarda serum renalaz ve Ürotensin-2 düzeylerinin incelenmesi, 2020, Düzce University.
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Düzce University tezlerinden daha fazlası
- Cem Akaş'ın romanları üzerine bir inceleme(2021)
- Genelleştirilmiş kesirli integraller için yeni orta nokta tipli eşitsizlikler(2021)
- Mostarlı Hasan Ziyâ'î Divânı'nda maddi kültür(2021)
- Ebü'l-Hasen Alî b. Ahmed b. Muhammed en-Nîsâbûrî el-Vâhidî'nin hayatı ve "el-Vecîz fi Tefsîri'l-Kitab'il-'Azîz" isimli tefsirinin metodu(2021)
- Alev Alatlı'nın romanlarında metinlerarasılık(2022)
- Kara mizah üzerine görsel yorumlar(2022)
