Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Obsesif kompulsif bozukluk hastalarında plazma allopregnanolon düzeylerinin incelenmesi

2017
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Yrd. Doç. Dr. Lale Gönenir Erbay

Özet (TR)

Amaç: Literatürde nörosteroid ve psikiyatrik rahatsızlıklar ilişkisine yönelik çalışmalar mevcut olsa da OKB hastalarında yapılmış sınırlı sayıda çalışma mevcuttur. Ancak yapılan bu sınırlı sayıdaki çalışmaların hiçbirinde allopregnanolon düzeylerinin araştırılmadığı görülmektedir. Bir nörosteroid olan allopregnanolonunun birçok psikiyatrik rahatsızlığın patogenezinde etkisi olduğu düşünülmektedir. Biz de çalışmamızda bir nörosteroid olan allopregnanolon ve OKB arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçladık. Çalışmamızın bulgularının bu konuda hastalığın etyopatogenezinin aydınlatılmasına ışık tutacağını ve belki de gelecekteki potansiyel yeni tedavi hedefleri edinilmesine katkıda bulunacağını düşünmekteyiz. Yöntem: Çalışmaya DSM-5 tanı kriterlerine göre 40 OKB hastası ve 40 sağlıklı gönüllü dâhil edildi. Katılımcılara Beck Depresyon, Beck Anksiyete Değerlendirme Ölçeği ve Yale-Brown Obsesyon Kompulsiyon Değerlendirme ölçeği uygulandı. Allopregnanolon için kan örnekleri tüm hasta ve kontrollerden nörosteroidlerin diurnal ritmi olduğu düşünülerek sabah 09:00-10:00 arasında, 12 saatlik açlık, tütün perhizi ve 30 dakikalık dinlenme sonrası alındı. Serum allopregnanolon düzeyi ELISA yöntemiyle analiz edildi. Bulgular: Allopregnanolon düzeyleri açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı. OKB semptom alt tipleri kendi içinde incelendiğinde obsesyon türleri arasında allopregnanolon düzeyleri açısından anlamlı fark saptanmazken, kompulsiyon türlerinden sayma ve düzen kompulsiyonları olanlarda olmayanlara göre allopregnanolon düzeylerinin istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük olduğu görüldü. Tartışma: Çalışmamızda hasta ve kontrol grubu arasında allopregnanolon düzeyleri açısından fark olmadığı ancak sayma-düzen kompulsiyonu olanlarda olmayanlara göre allopregnanolon düzeylerinin anlamlı derecede düşük olduğu görülmüştür. Bu bulgu, rodentlerde yapılan ve allopregnanolonun kompulsif davranışı baskıladığını gösteren çalışmanın sonuçlarını destekler niteliktedir. Ayrıca kompulsif belirtilerden sadece bir kompulsiyon tipinde anlamlı düşüklük gözlenmesi özellikle son yıllarda tartışılmaya başlanan OKB'nin semptom alt tiplerinde farklı etiopatogenezlerin rolü olabileceği düşüncesini tekrar akla getirmektedir. Çalışmamızın sonuçlarından OKB'de allopregnanolonun koruyucu mu, tamamlayıcı mı olduğu, biyolojik uyum mekanizması olarak mı sürece katıldığını tam olarak söylemek zordur. Sonuç olarak erkek ve kadınların ayrı değerlendirildiği, daha fazla hasta sayıları dahil edilerek yapılacak çalışmalar, allopregnanolon-OKB ilişkisinin en azından bazı yönlerinin aydınlatılması açısından önemli görünmektedir.

Yazar

Dr. Lara Utku İnce

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Lara Utku İnce (Tıpta Uzmanlık Tezi). Obsesif kompulsif bozukluk hastalarında plazma allopregnanolon düzeylerinin incelenmesi, 2017, İnönü University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

İnönü University tezlerinden daha fazlası