Öğretmen adaylarının çocuk ihmal ve istismarına yönelik bilgi ve farkındalık düzeylerinin değerlendirilmesi
2016
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Behçet Oral
Abstract (TR)
Bir toplumun kültür seviyesinin ileri ya da geri olarak değerlendirilmesinde o toplumda çocuklara verilen değer belirleyici nitelikte olmaktadır. Fakat gelişmişlik düzeyi ne olursa olsun hala dünyanın birçok ülkesinde çocuğa uzak veya yakın çevresi tarafından kötü muamele edilebilmektedir. Kimi çocuk yaşına uygun olmayan ağır işlerde çalıştırılırken, kimi çocuk da savaş ortamında yaşamak zorunda bırakılmaktadır. Bazı çocuklar ise; birçok hayati ihtiyacını karşılayamamakta, sonuçta da ya sakat kalmakta ya da yaşamını yitirmektedirler. Bu çalışma, kendilerine büyük görevler düşen öğretmen adaylarının, çocuk ihmal ve istismarı konusundaki bilgi ve farkındalık düzeylerini belirlemek amacı ile yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi'nde öğrenim gören 1027 son sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında çalışma grubunun tümüne ulaşılmaya çalışılmıştır. Ancak gönüllülük arz ettiğinden çalışma toplam 481 öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri, öğretmen adaylarının çocuk ihmal ve istismarı hakkındaki bilgi ve farkındalık düzeylerini belirlemek amacıyla geliştirilen "Öğretmen Adaylarının Çocuk İhmal ve İstismarına Yönelik Bilgi ve Farkındalık Düzeylerinin Değerlendirilmesi Anketi" aracılığıyla toplanmıştır. Araştırma sonucu elde edilen veriler, SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Bu çalışmaya katılan 481 öğretmen adayından %60,1'i lisans eğitimleri sırasında çocuk istismar ve ihmali ile ilgili hiçbir eğitim almadığını, %83,5'i çocuk koruma kanunu hakkında hiç bilgilendirilmediğini, %87'si konu hakkında herhangi bir eğitim, kurs veya konferansa katılmadıklarını ve %80,3'ü bu konuda bilgilendirilme gereksinimi duyduklarını belirtmişlerdir. Öğretmen adaylarından %76,5'i çocuk ihmal ve istismarını kanunlara göre bildirmek zorunda olduklarını belirtmişlerdir. Öğretmen adaylarının %54,1'i çocuk istismar ve ihmalini bildirecekleri yer olarak Polisi tercih etmişlerdir. Çocuk ihmal ve istismarını kanunlara göre bildirmek zorunda olmadıklarını düşünen öğretmen adaylarının %63,6'sı bildirim yapmama nedenlerini "Sosyal servislerin konu ile ilgilenmeyeceğini düşündüğüm için" olarak ifade etmiştir. Araştırmaya katılan öğretmen adayları yazılı ve görsel medyanın konu ile ilgili yayınlarını %43 oranında "çocuk ihmal ve istismarı konusunda gerekli vii hassasiyet gösterilmiyor" şeklinde değerlendirmişlerdir. Ülkemizdeki ihmal ve istismar olaylarını diğer ülkeler ile karşılaştıran öğretmen adayları, ülkemizdeki ihmal ve istismar olaylarını diğer ülkelere oranla %57,5 oranında "yüksek" olarak değerlendirmiştir. Sonuç olarak, ülkemizde öğretmen adaylarının çocuk istismarı ve ihmali ile ilgili bilgi eksikliklerinin bulunduğu ve bu eksikliklerinin farkında oldukları, bu konuda daha fazla bilgi edinmeye ihtiyaçlarının olduğu, dolayısıyla da konu hakkındaki eğitim ve duyarlılıklarının artırılmasının gereği bir kez daha ortaya çıkarılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çocuk, ihmal ve istismar, farkındalık, öğretmen adayları
Author
Vasfiye Can
Institution

Dicle University
Eğitim Programları ve Öğretim Bilim Dalı
How to Cite
Vasfiye Can (Yüksek Lisans Tezi). Öğretmen adaylarının çocuk ihmal ve istismarına yönelik bilgi ve farkındalık düzeylerinin değerlendirilmesi, 2016, Dicle University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Dicle University
- Karayolları köprü ve menfez tasarım debilerinin coğrafi bilgi sistemleri ile belirlenmesi(2022)
- El-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm adlı eserin tefsir usûlü açısından incelenmesi(2024)
- İslam hukukunda engellilerin durumu(2010)
- 6 şubat 2023 kahramanmaraş merkezli depremler sonucu Dicle Üniversitesi Tıp fakültesi hastanelerine başvuran depremzedelerin adli tıbbi incelenmesi(2024)
- İngilizlerin XIX. yüzyılda Kıbrıs'taki arkeolojik keşifleri(2024)
- Okul müdürlerinin hizmetkar liderlik davranışları ile algılanan örgütsel destek arasındaki ilişki(2024)