Master'sOpen Access

Osmanlı-Türk romanında ulusal oryantalizm ve oryantalist uluslaşma

2012
0 views
0 downloads
Advisor: Yrd. Doç. Dr. Mehmet Kalpaklı

Abstract (TR)

Osmanlı-Türk romanı, kendi kısa tarihi içinde uzun sayılabilecek bir dönem İstanbul'la sınırlı kalmıştır. Kimi yazarlar, metnin kurgusal coğrafyasını Anadolu'ya doğru genişletmeye başladıklarında, merkezden periferiye doğru olan hareket, gecikmiş modernliğin yarattığı büyük bir baskının ve uluslaşma sürecinin yarattığı zihinsel bir atmosferin etkisi altındaydı. Bu dönemde ortaya konan metinlerde bir iç Orient olarak metinselleştirilen Anadolu'nun temsilleri oldukça sorunludur.Edward Said'in Doğu üstündeki Batı hegemonyasının arkeolojik bir çözümlemesini yaptığı çalışması Oryantalizm'den teorik bir çerçeve olarak yararlanan bu çalışma, erken dönem Cumhuriyet aydın ve bürokratları tarafından Anadolu'nun oryantalize edilmesi sürecini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Analiz; üretilen temsillerin, ağır manipülasyonlara uğrayan bilginin, ayrımcı söylemlerin Anadolu'nun gerçeğiyle ilgisi olup olmadığı sorusuyla ilgilenmeyecektir. Bunun yerine, Kemalist kadronun modernleştirme ve yeniden kurma yükü ardındaki gerçek motivasyonları aydınlatmaya girişecektir. Bu amaçla, çalışmanın bütüncesini oluşturan metinler şunlardır: Küçük Paşa (Ebubekir Hazim), Vurun Kahpeye (Halide Edip), Yaban (Yakup Kadri), Toprak Kokusu (Resat Enis), Bizim Köy (Mahmut Makal) ve Toprak Uyanırsa (Sevket Sureyya Aydemir).Bu çalışmada incelenecek olan oryantalize etme süreci uluslar/kültürler-arasında değil de yerel ölçekte ortaya çıktığı için ve uluslaşma ile yakından ilgili olduğu için söz konusu süreci ifade eden olgu ?ulusal oryantalizm? olarak kavramsallaştırıldı. Oryantalizm ve etkileri ilk bölümde tartışıldıktan sonra, ikinci bölümde metin politikaları ve stratejileri ?ulusal oryantalizm? perspektifinden hareketle incelendi. Son bölümde, Anadolu'nun oryantalize edilmesi ile Türkleştirilmesi arasındaki ilişki, ?ulusal oryantalizm?in metinsel politikalarının ?uluslaşma? merkezinde okunmasıyla ortaya konuldu. Bu nedenle bu bölüm de, ?Oryantalist Uluslaşma? başlığıyla sunuldu.Bu çalışmada ortaya konan analize göre, Anadolu'nun oryantalize edilmesi aracılığıyla Cumhuriyet'in kurucu kadrosu, Batı'yla olan karşılaşmasının ağır yükünü hafiflettiği gibi; o dönemde nüfusun yüzde 85'ini oluşturan ve Kemalist devrimlere karşı potansiyel bir tehlike olarak belirebilecek bir kitleyi (köylüler ve/veya Anadolu insanı) kontrol etmeyi amaçlıyordu. Bu motivasyonlar, erken Cumhuriyet döneminin yeni bir kolektif kimliğin yaratılması ile ilgili kimi politikalar ve icraatlarla yakından ilgiliydi: ?homo-Ottominacus? ve köylüyü Türk'e dönüştürmek, toplumsal solidarizmi sürdürmek ve sınıflaşmayı engellemek. Söz konusu süreç, ulus-devletin sembolleri, ritüelleri ve sınırları için gönüllü bir şekilde can verecek vatandaşların yaratılmasını sağladı. Bu bakımdan denilebilir ki, bu çalışmada incelenen romanların temsil ettiği metinler de sürecin etkin parçaları olarak iş gördü. Bir bakıma ulus-devlet metnini yarattı; metin de ulus-devletini.Anahtar sözcükler: Anadolu romanı, köy romanı, oryantalist uluslaşma, ulusal oryantalizm.

Author

Dr. Servet Erdem

How to Cite

Servet Erdem (Yüksek Lisans Tezi). Osmanlı-Türk romanında ulusal oryantalizm ve oryantalist uluslaşma, 2012, Bilkent University, Türk Edebiyatı Bölümü.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Bilkent University