Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Pektus ekskavatum hastalarında haller indexi ile correction indexi'nin birbirleriyle uyumunun değerlendirilmesi

2024
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Cemal Özçelik

Özet (TR)

Giriş: Pektus ekskavatum, göğüs kafesi ön duvarında sıkça görülen konjenital bir deformitedir. Bu durum, kaburgaların sternum ile birleştiği noktadaki kıkırdak dokunun ve kemik dokunun birbirinden uyumsuz gelişimi sonucu, sternumun içe doğru çökmesi veya göğüs kafesi ön duvarında bir oyuk oluşturmasıyla karakterizedir. Sternumun pozisyonunun bir şekilde göğüs kafesi içine doğru veya dışarıya doğru değişmesi, göğüs kafesinin normal gelişimini etkileyebilir. Pektus ekskavatum genellikle çocukluk döneminde fark edilir ve ergenlik çağında belirginleşebilir. Göğüs ön duvarındaki bu deformite, solunum ve kalp fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilecek kadar, göğüs kafesi formunu değiştirebilir. Tedavi genellikle semptomların şiddetine ve hastanın yaşına göre değişir ve bazı durumlarda cerrahi müdahale de gerekebilir. Minimal invaziv bir cerrahi türü olan Nuss prosedürünün sıklıkla kullanılmasıyla birlikte, pektus ekskavatum defektinin düzeltilmesi, yapılan çalışmalar ile birlikte daha önceki yıllara göre yaygın hale gelmiştir. Amaç: Bu çalışmanın amacı, Pektus ekskavatum hastalarının başvuru anından tanıya kadar ve hastalığı nitelendirmekte kullanılan, toraks bilgisayarlı tomografisi ile tespit edilebilen Haller İndexi (HI) ve Correction İndexi'nin (CI) ölçüm değerlerinin hesaplanıp birbirleriyle aralarındaki ilişkinin ve bu değerlerin, yaş cinsiyet gibi parametreler ile de kıyaslandığında, CI ölçüm değerlerinin HI değerleri ile anlamlı korelasyonu olup olmadığını, CI'nin operasyon endikasyonu olarak değerlendirilmeye alınıp alınamayacağını araştırmak. Hastalar ve Yöntem: Pectus ekskavatum deformitesi nedeniyle Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı'na 2012-2024 yılları arasında müracaat eden 212 hasta retrospektif olarak incelendi. 115 hasta çalışmaya dahil edildi. Pektus ekskavatum deformitesini inceleyebilmek için tespit edilen hastaların operasyon öncesi çekilen toraks bilgisayarlı tomografilerinde, HI ve CI değerleri ayrı ayrı hesaplandı. Pektus ekskavatum dereceleri ve ölçüm indexleri göz önüne alınarak Nuss prosedürü ile opere edilen ve opere edilmeyen hasta grupları sınıflandırılıp, index değerlerinin birbirleriyle olan ilişkisi araştırıldı. Bulgular: Çalışmamıza 115 hasta dahil edildi. Hastaların 85'i opere edildi , 30 hasta opere edilmeyen kontrol grubu olarak istatistik analizine alındı. Çalışmamızda hastaların yaş ortalaması 16,6±3,2 olup; opere edilen hastaların yaş ortalaması 16,2±3,1; opere edilmeyen hastaların yaş ortalaması 17,7±3,2 olarak saptandı. Opere edilmeyen hastaların yaş ortalamaları anlamlı olarak yüksek saptandı. Çalışmamızda hastaların 92'si (%80) erkek ve 23'ü (%20) kadın; opere edilenlerin 68'i (%80) erkek ve 17'si (%20) kadın ve opere edilmeyenlerin 24'ü (%80) erkek ve 6'sı (%20) kadındı. Tüm hastaların HI ortalaması 4,01±1,71, opere edilenlerin HI ortalaması 4,38±1,85 ve opere edilmeyenlerin HI ortalaması 2,99±0,37 olarak saptandı. Opere edilen hastaların HI değerleri anlamlı olarak yüksek saptandı. Tüm hastaların CI ortalaması %34,99±15,02, opere edilenlerin CI ortalaması %38,48±15,83 ve opere edilmeyenlerin CI ortalaması %25,10±4,88 olarak saptandı. Opere edilen hastaların CI değerleri anlamlı olarak yüksek saptandı. Tüm grupta HI ve CI arasında güçlü düzeyde anlamlı korelasyon (p<0.05); opere edilen hastalarda HI ve CI arasında güçlü düzeyde anlamlı korelasyon (p<0.05) ve opere edilmeyen hastalarda HI ve CI arasında orta düzeyde anlamlı korelasyon saptandı. Haller indeksi 3,25'in üzerinde olan hastaları 55'inin (%77,5) Cİ'si %28'in üzerinde, 16'sı (%22,5) Cİ'si %28'in altında; haller indeksi 3,25'in altında olan hastaların 5'inin (%1,4) Cİ'si %28'in üzerinde, 39'u (%88,6) Cİ'si %28'in altındaydı. Tüm grup, opere edilen ve edilmeyen hastalarda yaş'ın HI ve CI ile arasında korelasyon saptanmadı. (p>0,05). Opere edilen ve edilmeyen hastaların CI değerleri arasında anlamlı farklılık saptanmadı. Opere edilen hastalarda ortalama yatış süresi 6,6±2,7 (Min:4, Maks:28) gün olup, yatış süresinin HI ve CI ile arasında düşük düzeyde anlamlı korelasyon gösterdiği saptandı. HI için eğri altında kalan alan (EAA) 0,835 cm2 olup 3,25'lik kesim değeri için sensitivite %80 ve spesifite %76,5 olarak hesaplandı. CI için EAA 0,783 cm2 olup %28'lik kesim değeri için sensitivite %83,3 ve spesifite %64,7 olarak hesaplandı. Çalışmamızda, 1 (%1,2) hastada intraoperatif komplikasyon geliştiği, 1 (%1,2) hastada yara yeri enfeksiyonu geliştiği, 1 (%1,2) hastada bar kayması olduğu görüldü. Çalışmamızda, 1 (%1,2) hastanın postoperatif 28. günde eksitus olduğu görüldü. Sonuç: HI ve CI arasında yüksek korelasyon olduğu saptandı. CI'si %28 veya daha fazla olan PE'li olgularda cerrahi onarım öneriyoruz, çünkü bu değer uzun süredir kabul görmüş standartla (HI ≥3.25) ciddi bir korelasyon göstermektedir. Yapılan çeşitli çalışmalarda ve bizim çalışmamızda deformitenin derecesine bakılmaksızın transvers olarak geniş bir göğsün HI'yi arttırdığı ve tam aksine transvers olarak dar bir göğüs çapının HI'yi azalttığı yine aynı çalışmalarda CI'nin ise denkleminde göğsün transvers genişliği yer almadığından çöküntünün derecesinin daha kesin olarak hesaplanabileceği belirtilmiştir. Literatürde yayınlanmış eski çalışmalara binaen HI'nin CI'den görüntüleme sonuçlarıyla daha üstün bir gösterge olduğu sonucuna varılmış olsa da, CI'nin pektus şiddetini bilgisayarlı tomografi görüntülemeleri neticesinde doğrudan değerlendiren ve HI'den daha uygun bir değerlendirme yöntemi olduğu tezini savunuyoruz. Tıp dünyasında PE'li hastalar üzerinde yapılan ve tüm dünya çapında kabul görmüş birçok araştırma neticesinde , CI'nin, HI'ye kıyasla gereksiz cerrahi onarım sıklığını en az %10 oranında azalttığı yönünde çalışmalar bildirilmiştir. Yaptığımız bu çalışmada benzer sonuçlara ulaştık ve CI'nin PE'li hastalarda operasyon endikasyonu olarak HI ölçüm değerine kıyasla daha uygun bir kriter olduğunu düşünmekteyiz.

Yazar

Dr. İlker Deniz

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

İlker Deniz (Tıpta Uzmanlık Tezi). Pektus ekskavatum hastalarında haller indexi ile correction indexi'nin birbirleriyle uyumunun değerlendirilmesi, 2024, Çukurova University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Çukurova University tezlerinden daha fazlası