Periferik intravenöz kateter uygulamasında üç farklı nonfarmakolojik yöntemin ağrı üzerine etkisinin incelenmesi
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Bu araştırma, sağlıklı yetişkin erkek bireylerde periferik intravenöz kateter uygulaması esnasında bireyin öksürtülmesi, spirometre üfletilmesi ve stres topu kullanımının ağrı üzerine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, Mart 2015- Eylül 2015 tarihleri arasında Bursa Uludağ Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Dr. Raşit Durusoy Kan Merkezi'nde yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini 30-40 yaş aralığında araştırma sınırlılıklarına uyan, üç ölçüm sonrası basınç ağrı eşiği ortalaması 8-16 Lb olan ve her bir çalışma grubunda 30'ar olmak üzere toplam 120 sağlıklı yetişkin erkek birey oluşturmuştur. Araştırma verilerinin toplanmasında; bireylerin ağrı basınç eşiğini ölçmek için "Baseline Algometre (66 Lb/30 Kg)", araştırma hakkında bireyleri bilgilendirmek ve onamlarını almak amacıyla "Bilgilendirilmiş Gönüllü Olur Formu", bireylere ait tanıtıcı bilgileri elde etmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen "Birey Tanıtım Formu", bireylerin işlem sırasında hissedilen ağrı şiddetini değerlendirmek amacıyla "Görsel Kıyaslama Ölçeği (GKÖ)", spirometre ve stres topu kullanılmıştır. Araştırma ölçütlerine uyan bireyler basit randomizasyon yöntemiyle uygulama ve kontrol grubuna atanmıştır. Bireylerin yazılı onamları alındıktan sonra, tanıtıcı bilgileri alınarak Birey Tanıtım Formu'na kaydedilmiştir. Daha sonra, bireylere GKÖ'nin kullanımı hakkında bilgi verilmiştir. Uygulanan yöntemden habersiz olan bir sağlık personeli bireylerin uygulamadan 5 dakika önceki ve uygulamadan hemen sonraki kan basıncı, nabız hızı, parmak tipi pulse oksimetre cihazı ile periferik oksijen satürasyonu değerlerini veri toplama formuna kaydetmiştir. Tüm intravenöz kateterizasyon işlemleri, aynı araştırmacı tarafından sol koldaki antekübital vene uygulanmıştır. Yapılan tüm kateterizasyon uygulamalarında 20 numaralı periferik intravenöz kateter kullanılmıştır. Periferik intravenöz kateterizasyon gerçekleştirildikten hemen sonra bireyin işlem esnasında hissettiği ağrı düzeyi ve hemodinamik değerleri alınıp kaydedilmiştir. Daha sonra bireye turnike tekrar uygulanarak katetere yerleştirilen steril bir enjektör aracılığı ile bireyden kan bağışı uygunluğunu test etmek amacıyla 5-6 cc kan alınmıştır. Uygulama gruplarında yer alan bireylere, standart periferik intravenöz kateter uygulama protokolü dışında şu farklılıklar uygulanmıştır; öksürme grubunda yer alan bireylerden girişimden önce orta derecede bir kez öksürmesi, 10 saniye sonra aynı şiddette bir kez daha öksürmesi istenmiş, ikinci öksürme sırasında kateterizasyon gerçekleştirilmiştir. Spirometre grubundaki bireylerden, 20 saniye süresince spirometreyi kullanarak topları havaya kaldıracak şekilde derin nefes alması ve nefesini vermesi istenilmiş, 20 saniyelik uygulamanın hemen sonrasında kateterizasyon gerçekleştirilmiştir. Stres topu grubundaki bireylerden, girişimden 2 dakika önce intravenöz uygulama yapılmayacak taraftaki eline verilen stres topunu sıkıp gevşetmesi ve bu işlemi kateterizasyon işlemi tamamlanıncaya kadar sürdürmesi istenilmiştir. Kontrol grubunda yer alan bireylere sadece standart periferik intravenöz kateter uygulaması yapılmıştır. Araştırma verileri Kruskal Wallis testi, Dunn's testi, Wilcoxon İşaret Sıra testi ve Pearson ki-kare testi ile değerlendirilmiştir. Periferik intravenöz kateter uygulaması sonrasında; öksürme grubundaki bireylerin ağrı puan ortalaması 19.5±13.6, spirometre grubundaki bireylerin 28.3±20.2, stres topu grubundaki bireylerin 32.1±23.8, kontrol grubundaki bireylerin ise 45.5±19.5 olarak saptanmıştır. Yapılan istatistiksel analiz sonucunda; kontrol grubundaki bireylerin ağrı puan ortalamaları ile öksürme, spirometre ve stres topu gruplarındaki bireylerin ağrı puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark saptanmış olup (p<0.05), öksürme ve spirometre, spirometre ve stres topu, öksürme ve stres topu gruplarındaki bireylerin ağrı puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark saptanmamıştır (p>0.05). Sonuç olarak, potansiyel mekanizması valsalva manevrasına ve dikkati başka yöne çekme yöntemine dayalı olan öksürme tekniği başta olmak üzere spirometre üfleme, stres topu sıkma yöntemlerinin periferik intravenöz kateter uygulamaları sırasında gelişen ağrıyı azaltmada diğer yöntemlere göre daha etkili olduğu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Ağrı; Basınç Ağrı Eşiği; Nonfarmakolojik Yöntem; Periferik İntravenöz Kateterizasyon; Valsalva Manevrası.
Yazar
Dilek Yılmaz
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Dilek Yılmaz (Doktora Tezi). Periferik intravenöz kateter uygulamasında üç farklı nonfarmakolojik yöntemin ağrı üzerine etkisinin incelenmesi, 2016, Ege University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Ege University tezlerinden daha fazlası
- Increasing the fertilization yield of trout eggs(2013)
- Nazogastrik tüpün doğru yerleştirilmesinde kolorimetrik kapnometrinin etkinliğinin incelenmesi(2015)
- Astımlı çocuk ve adölesanların öz-etkililiklerinin yaşam kalitesine etkisi(2015)
- Kent ortamında iki âşık: Maksut Koca ve Nevruz Ali Çiçek(2015)
- Konjenital kalp cerrahisinde risk skorlarına göre kan kullanımı standardizasyonu(2015)
- Değişik mikroliflerin çimento harçlarının bazı mekanik ve durabilite özeliklerine etkisi(2015)