Master'sOpen Access

Postmodern çağın benlik ve aidiyet krizi: Sosyal medya şöhretlerinde fiziksel aşırılık

2021
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Nilgün Tutal

Abstract (TR)

Beden, tarihin her döneminde iktidarın yönetim teknikleri ve benlik üretiminde merkezi bir olgu olmuştur. Özellikle 1980'lerden itibaren iletişim teknolojilerinin hızla geliştiği tüketim toplumunda Foucault'nun merkezi, disiplinci ve kurumsal yapılar tarafından uygulanan biyo-iktidar kavramı, giderek çok daha akılcı, merkezsiz, özgürleştirici bir hale evrilmiştir. Üretime yönelik beden disiplininin emeğe duyulan ihtiyaca bağlı olarak önemsizleştiği tüketim toplumunda kişi, hakikat oyunu ve sorunsallaştırılmalarla özgürleştirilerek sömürülmektedir. Duygulara ve arzulara hitap ederek işleyen bu teknikleri Han psikopolitika olarak kavramsallaştırmıştır. Bütünlüklü bir özne olmak yerine parçalanarak tek boyutlu bir tüketici haline gelen kişi, bu durumu özgürleşme olarak algılamaktadır. Yaratılan özgürlük yanılsaması ve adiaforizasyon/ parçalama iktidarın yönetim tekniğidir. Bu tekniklerde tüketim, bireycilik ve şeffaflık söylemlerinden faydalanılmaktadır. Tüketim, ekonomik değil, kültürel, toplumsal, psikolojik, etik boyutları olan bir olgudur. Beden her iktidar stratejisinin merkezinde olduğu gibi tüketimin de merkezindedir. Bedenin en verimli tüketim nesnesi olduğunun bilincine varılmasıyla beden fiziksel ve psikolojik her boyutuyla metalaştırılmıştır. Medya ve popüler kültür söylemlerinin etkisiyle, çağın değerlerinin neden olduğu benlik krizini bedenini dönüştürerek aşabileceği yanılsaması yaşayan kişi, bu dönüşümü gerçekleştirmenin tek yolu olarak teşvik edilen bedensel tüketime yönelmektedir. Bireycilik söylemiyle, yalnızlaşan ve toplumsal aidiyetten yoksun hale gelen kişinin bu durumu bir özgürleşme olarak algılaması, çağın değerlerine bağlı mevcut krizlerini kendisinin çözmesi ve iktidarın kendisini her türlü sorumluluk ve suçlanmadan muaf hale getirmesi sağlanmaktadır. Şeffaflık olgusu, iletişim ve paylaşım söylemleriyle özgürleştiğini düşünen kişinin verilere indirgenmesine hizmet etmekte ve sistemin verimliliği için parçalanan kişi kendi bedenini de parçalara ayırarak dönüştürmek adına yok etmektedir. Siyasi iktidar ve piyasanın verimli işleyişine hizmet eden bu değerlerin kişisel boyuttaki etkileri yıkıcıdır ve dolayısıyla bu değerlerin neden olduğu koşullar postmodern çağın benlik ve aidiyet krizinin nedenidir. Refah toplumunda, benlik ve aidiyet krizinin belirtileri bedende görülmektedir. Kişinin bitmeyen bir proje haline getirdiği bedeni üzerinden tüketerek inşa ettiği benliği, aslında çağın değerlerinin yarattığı sistemsel yapay dengesizliklerin bedenselleştirilmesidir. Tüketim, bireycilik, şeffaflık gibi çağın değerlerinin neden olduğu, Baudrillard'ın nedensiz şiddet anomalisi olarak tanımladığı benlik ve aidiyet krizlerinin fiziksel ve psikolojik boyutları vardır. Psikolojik ve duygusal krizlerden bağımsız düşünülemeyecek fiziksel aşırılık, sistemsel şiddete ya da sistemsel yapay dengesizliklere kişinin tek tepki gösterme biçimi olan kendi bedeni üzerinden gösterdiği edilgen tepkidir. Dolayısıyla fiziksel aşırılık, Baudrillard'ın sistemsel şiddetin kişide yol açtığını öne sürdüğü nedensiz şiddet anomalilerinden biridir. Mevcut benlik ve aidiyet krizine siyasi iktidar ve sermayenin özgürleştirici olarak tanımladığı değerlerin neden olduğunun bilincinde olmayan kişinin, piyasanın palyatif çözüm önerileriyle krizini çözme ya da benliğini inşa etme çabası sadece varolan krizlerini derinleştirmektedir. Kendini baştan yaratarak ideal benliğine ulaşmaya çalışan kişi, bedensel dönüşümüyle farklı bir gerçeklik yaratabileceğine inanmaktadır. Fakat bu sözde öz-yaratım süreci aslında kişinin kendisini yok edişidir. Çağın değerleri medya söylemleri ve bu mesajların taşıyıcısı şöhretler tarafından yayılmaktadır. Tüketim toplumunda kişilerin rol modeli olan şöhretler aynı zamanda benlik ve aidiyet krizlerinin temsilcileridir. Kişinin kendisine yönelttiği şiddetin belirtilerinden olan aşırılık, çağımızda şöhret olma nedenidir. Şöhret olmanın nedenlerinin önemsizleştiği, şöhret kültürünün sıradanlaştığı çağda fiziksel aşırılıkla şöhret olmak da mümkün hale gelmiştir. Fiziksel aşırılığı ile ilgi çeken ve seyir değeri artan kişi, sosyal medyada kendisini marka haline getirmektedir. Şöhret olmanın hedef haline gelmesinin nedeni ise, başarılı olmakla eş anlamlı hale gelmiş olmasındandır. Aşırılıklarıyla şöhretler, iktidarın ve sermayenin medya söylemleriyle yaydığı çağın değerlerinin hem taşıyıcısı hem de bu değerlerin neden olduğu benlik krizinin vücut bulmuş halleridir. Bu tezin amacı, çağın değerlerine bağlı olduğu öne sürülen bedensel aşırılığı, çağın benlik ve aidiyet krizlerinin temsilcisi olduğu öne sürülen aşırılıklarıyla şöhret olmuş kişilerin ifadelerinden yola çıkarak kanıtlamaktır. Araştırmanın örneklemini Truly Youtube kanalında 3 Ocak 2019 ve 23 Ocak 2021 tarihleri arasında paylaşılan içerikler oluşturmaktadır. Kısa belgesel formatında içeriklerin paylaşıldığı bu kanalda 620 videodan 106 tanesi aşırı bedensel dönüşüm geçiren kişilerle ilgilidir. Bu videolarda yer alan 122 kişi ile ilgili bu tarih aralığı dışında kalan videoların da dahil edilmesiyle, 111 video bu araştırmanın örneklemi olarak belirlenmiştir. Demografik dağılıma bakıldığında bu kişilerin %63'ü kadın, %37.7'si 24-35 yaş arası ve %46.7'si Amerika Birleşik Devletleri'ndendir. Bu videolarda kişilerin ifadelerinden oluşan saha bulguları niteliksel analiz yoluyla yorumlanmıştır. Ayrıca bedensel dönüşüm geçiren kişilerin demografik dağılımına ve bedensel dönüşüm türlerinin dağılımına yer verilmiştir. Videolardaki kişilerin bedensel aşırılıkları moda/stil, beden modifikasyonu, estetik ameliyat ve vücut geliştirmedir. Bu kategorilerin her birinin pazar payı, yıllık geliri ve kişilerin harcamaları, her bir bedensel dönüşüm biçiminin endüstri haline geldiğini göstermektedir. Bu kişilerin ifadeleri bedensel aşırı dönüşümlerin çağın değerlerine bağlı olduğunu, medya ve popüler kültür söylemleriyle teşvik edildiğini, aşırılıkların benliklerinin dolayısıyla da benlik ve aidiyet krizlerinin merkezinde olduğunu göstermektedir. Kişiler bedenlerini dönüştürerek inşa ettikleri benlikleriyle, çağın benlik ve aidiyet krizine neden olan mevcut gerçekliğinden farklı bir gerçeklik yaratmak istemektedir. Fakat benlik inşası, bedensel tüketimle gerçekleştiği ve varolan benlik krizleri piyasanın palyatif önerileriyle çözülmeye çalışıldığından çözümlenmenin aksine giderek derinleşmektedir. Geçici çözümlere bağlı olarak yinelenen kriz çözümleme arayışının sonucunda ortaya çıkan aşırılık, kişinin benliğinin temel unsuru haline gelmiştir. Benlik ve aidiyet krizinin belirtisi olan aşırı bedensel dönüşüm, özgürleşme yanılsamasıyla maskelendiği, kişi parçalanarak özne olma özelliğini yitirdiği ve bu aşırılık kişinin şöhret olmasını sağladığı için kişi tarafından sorun olarak algılanmamakta hatta yaşam boyu devam edilecek bir olgu olarak ifade edilmektedir. Araştırmanın bulguları tezin hipotezini doğrulamaktadır. Şöhretler tüketim toplumunun rol modelleri oldukları gibi toplumda varolan benlik ve aidiyet krizinin de temsilcileridir. Aşırı bedensel dönüşüme, iktidar yapılarının hakikat oyunu ve sorunsallaştırmarla belirlediği, medya ve popüler kültür söylemleriyle yaydığı çağın değerleri neden olmaktadır. İktidar teknikleri daha incelikli hale gelip kişinin yine bu değerler tarafından tanımlanan duygu ve arzularına hitap ettiğinden ötürü, kişi benlik krizine neden olan değerleri özgürleşme olarak algılamaktadır. Bu krizleri çözmek için önerilen ve yüksek kazanç sağlayan palyatif öneriler, sadece iktidar yapılarına ve sermayeye hizmet etmekte, onların işleyişini gizlemekte ve varolan krizleri derinleştirmektedir. Bu krizler bireysel nedenlere bağlı değil, siyasi ve ekonomik sistemin kendini meşrulaştırmak için yarattığı toplumsal ve kültürel koşullara bağlıdır. Anahtar Kelimeler: Beden, Biyo-politika, Benlik, Bedensel Tüketim, Fiziksel Aşırılık, Şöhret Kültürü, Popüler Kültür

Author

Dr. Aslı Çağlar

How to Cite

Aslı Çağlar (Yüksek Lisans Tezi). Postmodern çağın benlik ve aidiyet krizi: Sosyal medya şöhretlerinde fiziksel aşırılık, 2021, Galatasaray University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Galatasaray University