Postpartum dönemde başvuran hastalara uygulanan servikal sitoloji (Pap smear) ve/veya HPV test sonuçlarinin analizi
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Serviks kanseri tüm dünyada kadınlarda görülen 4. Sıklıktaki kanserdir. Kadın kanseri ölümlerinde 2. sırada yer alır. Servikal kanser, 10.000 doğumda 0.8-1.5 vaka insidansı ile gebelikte teşhis edilen en sık malignitedir. Servikal kanser ve premalign lezyon tarama programları; hem ülkemizin sağlık politikalarının, hem de dünyadaki koruyucu sağlık hizmetlerinin vazgeçilmez parçası olan servikal sitoloji (PAP-smear) ve/veya HPV testleri ile uygulanmaktadır. Genel olarak, hamile olmayan bir popülasyonda pozitif sitoloji (PAP smear) oranı yaklaşık %3'tür ancak %1 ile %9.7 arasında değişebilir. Literatürde gebe kadın popülasyonunda ise servikal intraepitelyal neoplazi (CIN) prevalansı yaklaşık %1'dir ve bu sonuçlar gebe olmayan popülasyonla benzerdir. Hamilelik sırasında değişen hormonal ortam (steroid artışı) ve bağışıklık tepkisi, HPV enfeksiyonunun varlığını veya kalıcılığını destekleyebilir. Literatürün sistematik bir incelemesi, hamile kadınlarda HPV prevelansında %5,5'ten %65'e kadar geniş bir varyasyon olduğunu göstermiştir. Luo ve ark. yaptıkları yakın tarihli bir çalışmada gebe ve aynı yaşta gebe olmayan kadınları içeren çalışmasında, gebe olmayan kadınlarda %14,8 HPV prevelansına karşılık, gebe kadınlarda %24,2 ile daha yüksek HPV prevelansı tespit etmişlerdir. Çeşitli popülasyonlarda, çeşitli HPV'lerin erken membran rüptürü (PROM), preeklampsi, fetal büyüme kısıtlaması (FGR), erken doğum ve plasental anormallikler ile ilişkili olduğu bulunmuştur. Biriken kanıtlar, HPV enfeksiyonunun hamilelik sırasında devam etme ve doğumdan sonra gerileme olasılığının daha yüksek olduğunu göstermektedir. Bizim merkezimizde antepartum rutin olarak servikal kanser taraması yapılmamaktadır. Smear veya HPV testi alınması gereken taraması eksik olan kadınlara, postpartum 6. haftada doğum sonrası kontrollere geldiklerinde servikal kanser tarama programı uygulanmaktadır. O nedenle çalışmamızda, doğum sonrası kontrole gelen hastalardaki smear ve HPV test sonuçları retrospektif olarak incelenmiştir. Çalışmamızda HPV testi yapılan hasta grup (n=73), smear yapılan gruba (n:1012) göre sayıca azdır. Bu durumun ASCCP /ACS /ASCP /DSÖ /T.C. Sağlık Bakanlığı'nın servikal kanser tarama programı önerilerinde, HPV testini 30 yaş ve üstünde uygulanmasını önermelerinden kaynaklandığı düşünülmüştür. Çalışmamızdaki ortalama yaş 29,5 olup bu çıkarımı desteklemektedir. Smear alınan postpartum dönemdeki 1012 hastanın smear sonuçları incelendiğinde %98,1'inin negatif, %0,6'sının (n=6) ASCUS, %0,4'ünün (n=4) LSIL olduğu; HPV sonuçları incelendiğinde %6,4'ünün negatif, %0,8'inin (n=8) pozitif olduğu tespit edilmiştir. HPV testi pozitif çıkan 8 hastanın HPV tipleri ise şu şekildedir; 2 hasta HPV tip 16, 3 hasta HPV tip 53, 1'er hasta HPV tip 54, 59 ve 66. Smear alınan 1003 hastanın %'99'u negatif iken %1'i pozitiftir. HPV alınan 73 hastanın %89'u negatif iken %11'i pozitiftir. Çalışmamızdaki sonuçlar değerlendirildiğinde postpartum dönemde HSIL sitoloji veya servikal kanseri olan hasta ile karşılaşılmamıştır. Literatürde kötü obstetrik sonuçların, HPV ve/veya smear testi pozitifliği olanlarda daha fazla olduğuyla ilgili yayınlar mevcuttur ancak çalışmamızda bebeklerin doğum ağırlıkları, canlı ya da ölü doğmaları, doğum sırasında ileri yaşam desteği gereksinimi, preterm eylem, IUGR ve makrozomik fetüs oranlarının annelerin smear veya HPV sonuçlarıyla ilişkisi saptanmamıştır. APGAR skorları da smear sonucuna göre değişmezken, HPV negatif hastalarda pozitiflere göre APGAR3 skoru anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. İlaç kullanım özellikleri ile HPV ve/veya smear sonuçları arasında anlamlı bir ilişki saptanmayan çalışmamızla, literatürdeki immunsupresyonu olan ve/veya immunsuprasif ilaç kullanan hastalarda HR-HPV ile kalıcı enfeksiyon riskinin arttığını gösteren çalışmalar çelişmektedir. Annenin dahili hastalıkları ve immunsupresyon durumu ile smear sonuçları arasında ilişki saptanmamıştır. HPV sonuçları incelendiğinde nörolojik hastalıklar HPV pozitif hastalarda anlamlı olarak daha fazla izlenmiştir. Diğer hastalıklar ve immunsupresyon durumu için HPV sonuçlarına göre farklılık yoktur. Çalışmamızdaki parametreler dahilinde hastaya hem antepartum, hem de postpartum dönemde yapılan HPV ve/veya smear testlerini karşılaştıran çalışmaların yapılması bizim çalışmamızı bir kademe öteye taşıyacak basamak olacaktır. Anahtar Kelimeler: Servikal Kanser, Servikal Kanser Tarama, Pap-Smear, HPV, Kolposkopi, Gebelik, Postpartum Dönem Destekleyen Kuruluşlar: Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı
Yazar
Dilara Alpan
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Dilara Alpan (Tıpta Uzmanlık Tezi). Postpartum dönemde başvuran hastalara uygulanan servikal sitoloji (Pap smear) ve/veya HPV test sonuçlarinin analizi, 2022, Hacettepe University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Hacettepe University tezlerinden daha fazlası
- The discord between the elements and human nature: Ecophobia and Renaissance English drama(2018)
- Gençlerin ve Gençlik Çalışanlarının Gözünden Gençlik Politikaları ve Hizmetlerinin Değerlendirilmesi(2022)
- An analysis of the intonation patterns of if-clauses in Turkish English majors(2017)
- Characterization of Ayvalik (Edremit yaglik) extra virgin olive oils volatile compounds with SPME-GC/MS and Raman spectroscopy(2018)
- A critical evaluation of pronunciation teaching in an ELT department in Turkey(2023)
- Çocuk işçi nedenli boykot tehdidinin Fildişi Sahili kakao üretimine etkisi(2018)