Yüksek LisansAçık Erişim

Preeklamptik olgularda anjiyojenik ve anti-anjiyojenik faktörlerin araştırılması

2016
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Doç. Dr. Hülya Çiçek

Özet (TR)

Preeklampsi gebeliğin 20. haftasından sonra hipertansiyon ve proteinüri karakterize bir hastalıktır. Maternal ve perinatal morbidite ve mortalitenin en önemli sebeplerindendir. Preeklampsinin patofizyolojisi henüz tam olarak anlaşılamasa da plasental anjiyojenik ve antianjiyojenik faktör dengesinde bozulma ile birlikte seyretmektedir. Bu nedenle son zamanlarda preeklampsinin etiyolojisinde anjiyojenik ve antianjiyojenik faktörlerin önemi artmıştır. Çalışmamızda preeklamptik olgularda bazı önemli anjiyojenik ve antianjiyojenik faktörlerin seviyelerinin belirlenmesi ve hastalığın seyri üzerindeki rollerinin tanımlanması amaçlanmıştır. Araştırma Gaziantep Cengiz Gökçek Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi kliniklerinde 24-42 haftalık gebeliği olan preeklampsi nedeniyle tedavi gören hastalar üzerinde yapılmıştır. Bu tezin kapsamında 41 preeklamptik kadın ve maternal yaş olarak uyumlu 32 sağlıklı hamile kadınların serum örneklerinde PlGF (Placental Growth Factor), VEGF (Vascular Endothelial Growth Factor), sFlt–1 (Soluble Fms-Like Tyrosine Kinase–1) ve sEndoglin düzeyleri ELISA yöntemi ile ölçülmüş ayrıca hemogram, tam idrar tahlili, glukoz, BUN, üre, kreatinin, ALT, AST, potasyum gibi biyokimyasal parametreler de değerlendirilmiştir. Hasta ve kontrol grupları arasında karşılaştırma yapıldığında sFlt-1 ve sEndoglin seviyeleri hasta grubunda kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulunmuştur(p<0,05). PlGF seviyeleri ise hasta grubunda istatistiksel olarak anlamlı düşük bulunmuştur(p<0,05). Ancak VEGF seviyeleri hasta grubunda kontrol grubuna göre yüksek olarak ölçülmelerine rağmen aralarında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanamamıştır. Sonuç olarak çalışmamıza göre preeklampside sFlt-1 ve sEndoglin gibi antianjiyojenik faktörlerin seviyeleri artarken, anjiyojenik bir faktör olan PlGF'ninki azalmıştır. Böylece sFlt-1, sEndoglin ve PlGF gibi testlerin kombine edilerek preeklampsinin tanı ve takibinde kullanılabileceği görülmektedir.

Yazar

Muhammet Hanifi Kızılyer

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Muhammet Hanifi Kızılyer (Yüksek Lisans Tezi). Preeklamptik olgularda anjiyojenik ve anti-anjiyojenik faktörlerin araştırılması, 2016, Gaziantep University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Gaziantep University tezlerinden daha fazlası