Primer spontan pnömotoraks ile başvuran hastalarda rekürrens insidansı ve rekürrensi etkileyen risk faktörlerinin retrospektif incelenmesi
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Giriş ve Amaç: Primer spontan pnömotoraks (PSP) acil servislerde sık karşılaşılan bir klinik durumdur ve insidansının artmakta olduğu düşünülmektedir. PSP rekürrens riski yüksektir ve çeşitli araştırmalar %20-60 oranlarından bahsetmektedirler. Dolayısıyla PSP rekürrens oranlarını ve rekürrensi etkileyen risk faktörlerini inceleyen literatürdeki çalışmalar arasında büyük farklılıklar görülmektedir. Çalışmamızda, PSP rekürrens oranlarının doğru bir tahminini belirlemeyi ve rekürrens ile ilişkili risk faktörlerini tanımlamayı amaçladık. Materyal ve Metot: Çalışmamız, etik kurul onayı alındıktan sonra, 01.01.2013/01.01.2020 tarihleri arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Erişkin Acil Servisine başvuran ve nihai tanıları ilk atak primer spontan pnömotoraks olan hastalarda yapılan retrospektif kesitsel bir çalışmadır. Çalışmamızda, kısa-orta dönem (3 yıl içinde) PSP rekürrens oranı ve PSP rekürrensine etki edebilecek risk faktörleri incelendi. Olguların görüntülemeleri 17 yıl deneyimli radyoloji uzmanı tarafından değerlendirildi. Radyoloji uzmanı tarafından hastaların görüntülemelerinden bül/bleb varlığı, pulmoner distrofik lezyon skoru, Light indeksi ve pnömotoraks hacim ölçümleri yapıldı. Veriler SPSS 29 programı ile analiz edildi. Sayısal verilerin ortancalarının karşılaştırılmasında Mann-Whitney U testi kullanıldı. Kategorik verilerin karşılaştırılmasında Pearson ki-kare ve Fischer's Exact testi kullanıldı. Çok değişkenli analizde, olası risk faktörleri lojistik regresyon analizi kullanılarak incelendi. Veriler %95 güven aralığında değerlendirildi, p değeri 0.05'in altı anlamlı olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmamızda pnömotoraks tanısı alan 1161 hastanın 132'si primer spontan pnömotoraks (PSP) idi. Çalışmaya dahil edilen 132 PSP hastasının 35'inin (%26,51) 3 yıllık kısa-orta dönem takipte rekürrens olduğu görüldü. Bu hastaların 30'unun (%85,71) ilk yıl içinde, 4'ünün (%11,42) ikinci yıl içinde, 1'inin (%2,85) üçüncü yıl içinde rekürrens olduğu saptandı. Çalışmamızda, VKİ düştükçe hastaların daha fazla rekürrens ile karşılaştığı görüldü (p=0.028). İlk PSP atağında yalnızca tüp torakostomi ile tedavi edilen hastaların, cerrahi uygulanan gruba göre anlamlı şekilde daha fazla rekürrens ile karşılaştığı saptandı (p=0.039). İlk PSP atağında cerrahi uygulanan hastalarda, uygulanmayanlara göre rekürens oranı daha düşük saptandı. Light indeksi ile pnömotoraks gerçek hacim ölçümleri arasında yapılan korelasyon analizinde Pearson korelasyon katsayısı 0,776 (p<0.001) olarak bulundu ve Light indeksi ile pnömotoraks gerçek hacim ölçümleri arasında güçlü korelasyon olduğu görüldü. Çalışmamızda diğer olası risk faktörlerinin PSP rekürrensi ile ilişkili olmadığını bulduk. Sonuç: Çalışmamız, özellikle ilk yılda daha yüksek oranda olmak üzere 3 yıllık kısa-orta dönem PSP rekürrensinin %26,51 olduğunu göstermektedir. Düşük VKİ ve sadece tüp torakostomi uygulanması PSP rekürrensi için risk faktörü olarak bulunmuştur. Cerrahi uygulanması ise uygulanmamasına göre PSP rekürrensini azaltmaktadır.
Yazar
Emre Üstül
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Emre Üstül (Tıpta Uzmanlık Tezi). Primer spontan pnömotoraks ile başvuran hastalarda rekürrens insidansı ve rekürrensi etkileyen risk faktörlerinin retrospektif incelenmesi, 2023, Dokuz Eylül University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Dokuz Eylül University tezlerinden daha fazlası
- Açık plan ofislerde konuşma anlaşılırlığı parametrelerinin analizi(2021)
- Urla bölgesi kırsal mimari mirasının karakteristikleri ve koruma sorunları(2019)
- AFAD gönüllülük sisteminin etkin müdahale açısından analiz(2020)
- Mars habitatlarının yapısal açıdan irdelenmesi(2022)
- 21. yüzyıl postmodernizmi bağlamında çevresel grafik tasarım ve kamusal enstalasyon(2022)
- Muâviye b. Ebî Süfyân'a yöneltilen eleştiriler(2019)
