Din, aidiyet ve hafıza: Türkiye'de hafızlık geleneği (1923-1950)
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
1. Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan ulus-devlet yapıları, birçok coğrafyada yeni politikaların oluşumunu beraberinde getirmiştir. Nitekim, kimlik ve vatandaşlık sorunu ileriki dönemlerde yaşanacak olan siyasi, toplumsal ve kültürel krizlerin zeminini oluşturmuştur. Sekülerleşme, modernleşme, batılılaşma ve ulusallaştırma ekseninde yüzyıllardır toplumda var olan; toplumsal, kültürel, siyasi, etnik ve dini yapıları yok etmeye çalışan yeni ulus devleti projesi, Osmanlıdan miras kalan bu coğrafyalarda derin travmalara, kopuşlara ve kırılmalara neden olmuştur. Türkiye'de 1923'te başlayan ve 1950'de kırılmaya uğrayan otoriter sekülerleşme süreci, dindar toplumun ve dini grupların tarihini ve hafızasını büyük ölçüde etkilemiş ve şekillendirmiştir. Türkiye Cumhuriyeti erken dönem egemen ideolojileri, Müslümanların sosyal hayatı, kimliği ve dindarlığı üzerinde derinden değişim ve dönüşüme sebep olmuştur. Devletin fiziki ve psikolojik şiddet araçları devreye sokularak seküler ulus-devlet projesinin seküler ideoloji ve politikaları uygulanmaya zorlanmıştır. Tek-parti rejimi olarak adlandırılan bu dönemde Müslüman toplum içerisinde en çok etkilenen gruplardan bir tanesi, Kur'an'ı öğrenmeye çalışan sıradan insanlar ve Hafızlar olmuştur. Hafızlar, tek parti dönemi yaptırımlarının ve şiddet içeren siyasetlerinin sebep olduğu parçalanmışlıklara rağmen, sıkı ve zor şartlar Kur'an-ı Kerimi öğrenmeye çalışarak tarihsel süreç içerisinde var olma mücadelesi vermişlerdir. Bu çalışmada, Hafızların yaşadıkları tarihi süreçte sahip oldukları dini kimlikler açısından devlete dair algılarındaki düşünceleri elde etmek ve değerlendirmek amaçlanmıştır. Aynı zamanda, bu çalışma, otoriter sekülerleşme politikalarına şahit olan Hafızların döneme dair hayat hikâyeleri, sözlü anlatıları ve deneyimleri hakkında geniş bilgi edinmeyi amaçlayan bir saha araştırmasıdır. Özellikle 1923-1950 döneminde yaşamış olan Hafızların hayat hikâyeleri ekseninde din, hafıza ve aidiyet olgularına odaklanılmaktadır. Bu çalışmada, Hafızların bakış açısıyla hadiseleri keşfetmek için sözlü tarih yöntemi kullanılmıştır. Dolayısıyla bu tezde, resmi tarih yazımında göz ardı edilmeye ve unutulmaya çalışılan tarihi gerçekler gündeme getirilerek hafıza çalışmalarının yeniden değerlendirilmesine olanak sağlanacaktır.
Yazar
Büşra Coşkun
Kurum
Ibn Haldun University
Sosyoloji Bilim Dalı
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Büşra Coşkun (Yüksek Lisans Tezi). Din, aidiyet ve hafıza: Türkiye'de hafızlık geleneği (1923-1950), 2022, Ibn Haldun University.
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Ibn Haldun University tezlerinden daha fazlası
- Türkiye iş piyasası: Gerçek zaman (Big) data yöntemi ile veri toplama ve öngörüler(2022)
- Ekonomik harcamalar ve ekonomik büyüme: MINT üzerine bir çalışma(2022)
- Türkiye'deki hava yollarının stok getirilerinin etkinliğinin araştırılması(2022)
- Gazali ve Sheldon Wolin'in siyasi düşünceleri üzerine karşılaştırmalı bir i̇nceleme(2022)
- Şükür temelli müdahale programının depresif belirtiler ve şükran düzeyi üzerindeki etkisi(2022)
- Mı̇kro kredı̇lerı̇n tarımsal üretı̇me etkı̇sı̇: Pakı̇stan, Bahawalpur'da buğday üretı̇mı̇ üzerı̇ne bı̇r örnek vaka çalışması(2022)