Renal transplantasyon yapılan hastalarda proteinürinin kronik rejeksiyon sürecinde graft yaşam süresi üzerindeki etkisinin araştırılması
2010
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Turan Çolak
Özet (TR)
Renal transplantasyon sonrası görülen proteinüri sık olarak karşımıza çıkmaktadır. Meydana gelen proteinürilerin etyolojisinde transplantasyon öncesi renal lezyonlar, allograft rejeksiyonu süresince immünolojik hasar, iskemi reperfüzyon hasarı, kronik allograft nefropatisi, yeni veya tekrarlayan glomerülonefrit, donorun yaşı, uzamış sıcak soğuk iskemi süresi, reflü nefropatisi, renal ven trombozu ve akut rejeksiyon atakları örnek olarak gösterilebilir Erken dönemdeki proteinüriler graft ve hasta yaşam süresi üzerinde çok anlamlı değilken ilerleyen süreç içinde devan eden proteinüriler hem graft hem de hasta yaşam süresi üzerinde olumsuz etkiye sahiptir. Proteinürisi olmayan hastalardaki beş yıllık yaşam yüzdeleri %80-85 lerde iken proteinürisi olanlardaki bu oran %50-60 aralığında seyretmektedir. Ayrıca proteinürinin düzeyi de yine graft ve hasta yaşam süresi üzerinde olumsuz etkiye sahiptir. Örneğin proteinüri düzeyi 2 gr/gün altındaki proteinürilerde graft yaşam süresi 16,5 yıl iken 2 gr/gün üzeri proteinürilerde bu süre 5,6 yıla gerilemektedir. Çalışmamıza, 1998 – 2005 yılları arasında Ankara Başkent Üniversitesi'nde böbrek nakli olan 130 hasta dahil edildi. Hastaların post-transplant dönemde 5 yıllık verileri elde edildi. Vaskülit, renal arter darlığı, diyabeti olan böbrek nakilli hastalar çalışmaya dahil edilmedi. Proteinürik etkisinden dolayı sirolimus kullanan hastalar çalışmaya alınmadı. Hastaların proteinüri miktarı 24 saatlik idrarda türbidimetrik yöntem ile çalışıldı. Proteinüri miktarı 24 saatte 500 mg'ın altında (grup I), 500 mgr - 1 gr arasında olanlar (grup II) ve 1 gr ve üzerinde olanlar (grup III) olmak üzere hastalar 3 gruba ayrıldı. Her bir hastanın demografik, klinik ve laboratuar değerleri retrospektif olarak kaydedildi. Kaydedilen parametreler; yaş, cinsiyet, nakil öncesi diyaliz süresi, vücut kitle indeksi, panel reaktif antikor, HLA missmatch sayısı, kan basıncı düzeyleri, AKŞ değerleriydi. Hastaların %17,6'sında orta veya ağır proteinüri saptandı. Grup I ve Grup II'de 1., 2., 3., 4. ve 5. yıl serum kreatinin düzeyleri açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Grup III'de 1., 2., 3., 4. yıl serum kreatinin düzeyleri açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Ancak 5. yıldaki serum kreatinin düzeylerindeki yükselme istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Gruplar arasında 1., 2., 3., ve 4. yıllarda istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmazken, 5. yıldaki ortalama serum kreatinin düzeylerindeki yükselme hem grup I-III hem de grup II-III arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulundu. VKİ açısından 25 kg/m2 üzeri ve altı olarak hastalar ikiye ayrıldığında, grup I ve II de gruplar arasında proteinüri yönünden fark yokken, grup III'de VKİ 25 kg/m2 den yüksek olan hastaların proteinüri miktarı istatistiki olarak anlamlı bulunmuştur. Proteinüri miktarı 500 mg/gün'den daha yüksek olan hastaların hepsi ACE inhibitörü veya anjiyotensin reseptör blokerleri almaktaydı. Buna rağmen hastalardaki proteinüri devam etmekte ve uzun dönemde greft böbrek fonksiyon kaybı kaçınılmaz olmaktadır. Proteinürinin mi kreatinin yüksekliğine neden olduğu yoksa kreatinin yüksekliğinin mi glomerüler hasar sonucu proteinüriye neden olduğu sorusu akla gelebilir. Bu çalışmada graft böbrek biyopsileri ilk 3 yılda yapılmıştır. Hastalardaki serum kreatinin yüksekliğinin 5. yılda ortaya çıkması proteinürinin, serum kreatinin yüksekliğine yol açtığını düşündürmektedir. Görüldüğü gibi böbrek nakilli hastalardaki saptanan proteinüri hastalar için bir risk faktörüdür. Daha önceki çalışmalar ve bu çalışma göstermiştir ki, proteinüri hem immünolojik (akut rejeksiyon) hem de non-immünolojik nedenlerle ( VKİ > 25kg/m2) oluşabilmektedir. Bir kez proteinüri oluştuğunda ACE inhibitörleri veya anjiyotensin reseptör blokerleri ile yoğun tedaviye rağmen daha kötü graft böbrek fonksiyonuna yol açmaktadır.
Yazar
Dr. Hamza Sümter
Kurum
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Hamza Sümter (Tıpta Uzmanlık Tezi). Renal transplantasyon yapılan hastalarda proteinürinin kronik rejeksiyon sürecinde graft yaşam süresi üzerindeki etkisinin araştırılması, 2010, Başkent University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Başkent University tezlerinden daha fazlası
- Hava araçlarına ait görüntülerin sınıflandırılması(2025)
- Türkiye'deki devlet ilkokullarında kullanılan İngilizce ders kitaplarının 21. yüzyıl becerileri ile uyumunun analizi(2025)
- Cormac Mccarthy'nin Blood Meridian Or the Evening Redness in the West ve The Road adlı eserlerinin Nietzsche ışığında incelenmesi(2021)
- Film kaplama kalınlığının akort çatalı frekansına etkisi: Deneysel ölçüm ve dinamik hesaplamalar(2023)
- Otomotiv tesisindeki basınçlı hava kompresörlerinde otomasyon ile enerji tasarrufu uygulaması(2023)
- Askerler ve eşlerinin evlilik deneyimlerinin sosyal hizmet bakış açısıyla incelenmesi(2023)
