Yüksek LisansAçık Erişim

Resimsel manzaradan sinemasal manzaraya: Angelopoulos örneği

2022
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Uşun Tükel

Özet (TR)

Sözlük anlamı, görünen doğal dünyanın çerçevelenmiş bir görünümünü temsil eden resim olan manzara, günümüzde dünyanın salt bir kısmını değil, iç ve dış mimari mekânları, kentsel-kırsal yerleşimleri, hatta sanal ve dijital mekânları dahi içerir hâle gelmiştir. Modern çağda pek çok kurama ve eleştiriye konu olan manzaranın böylece ontolojik yapısında gizil halde bulunan çoklu anlamlar açığa çıkmış; kültürel, sosyal, politik, ekonomik birçok alanda çeşitli mesajlar taşıyıp ileten bir medium (ortam) olma özelliğinin saptanması önemini daha da artırmıştır. İnsanın manzarayla olan ilişkisi, kuşkusuz uygarlık tarihiyle paralellik gösteren bir gelişim seyri izler. Antik Yunan tiyatrosunun ortaya çıkışı ve yarım daire biçiminde manzaraya açılan tiyatro mimarisi ile manzara çerçeveye girmiş, ayrıca dekoratif özelliği onu antikitenin vazgeçilmez öğelerinden biri kılmıştır. Kısaca doğanın resimselleştirilmesi olarak tanımlanabilecek manzara resminin özerk bir janr resmi olarak kabul görmesi ise 16. yüzyılda olmuş, giderek gelişip klasikleşerek 19. yüzyılda resimsel zirvesine ulaşmıştır. Aynı yüzyılda, fotoğraf ve sinemanın icadıyla görmenin tarihinde esaslı bir devrim gerçekleşmiş ve dolayısıyla manzaranın da modernleşme süreci başlamıştır. Bu çalışmanın gayesi, manzara olgusunun resimsel yolculuğunu hem felsefi hem tarihsel düzlemde izleyerek 20. yüzyılda sinemasal manzaraya (filmik imaja) dönüşümünü, klasik öğeleri modern araçlarla sentezleyip orijinal bir manzara biçim, anlam ve estetiği yaratan modernist Yunan yönetmen Theodoros Angelopoulos sineması çerçevesinde, sanat tarihsel açıdan araştırmaktır. Angelopoulos'un poetik, aynı zamanda politik görsel üslubunun ayırıcı niteliklerinden biri olan manzaranın, resimden sinemaya geçerken devralıp aktardığı ifade araçlarını, ayrıca kazandığı yeni işlev ve olanakları belirtmek çalışmanın ereği dâhilindedir. Bu yolda, hem ikonografik hem formalist yöntemlerden yararlanarak bütünsel ve sentezleyici bir manzara okuma metodolojisi uygulamanın yanı sıra, bilhassa André Bazin ve Gilles Deleuze'ün sinema kuramları ekseninde bir düşünce ve yorum sistemi geliştirmeye çaba gösteren çalışma, nihayetinde özel bir sinemasal deneyim içinde yeni bir manzara anlayışının oluşum hikâyesine tanıklık edip kayda geçirmiştir.

Yazar

Dr. Duygu Kökek

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Duygu Kökek (Yüksek Lisans Tezi). Resimsel manzaradan sinemasal manzaraya: Angelopoulos örneği, 2022, İstanbul University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

İstanbul University tezlerinden daha fazlası