DoktoraAçık Erişim

Şah Cihan Dönemi Babürlü devletinin dış politikası

2019
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Doç. Dr. Muhammed Bilal Çelik

Özet (TR)

Babürlü Devleti'nin beşinci hükümdarı olan Şah Cihan 1628 tarihinde tahta çıktı. Onun dış siyasetteki öncelikli hedefleri, Safevilerden Kandahar'ı almak, Buhara Hanlığı sınırlarındaki atalarına ait toprakları ele geçirmek, Dekken bölgesindeki sultanlıklar üzerinde hakimiyet kurmak ve bu sultanlıkların Safeviler ile olan ilişkisine son vermekti. Bu hedeflerin her birisi doğrudan veya dolaylı olarak Safevi Devleti'ni ilgilendiriyordu. Şah Cihan, Kandahar'a saldırdığında Buhara Hanlığı ile ittifak kurmayı, Buhara Hanlığı'na saldırdığında ise Safevilerin tarafsızlığını sağlamayı amaçlıyordu. Şah Cihan, Kandahar'ı zapt etmek için Safevilere karşı Osmanlı Devleti ve Buhara Hanlığı ile Sünni bir ittifak bloğu kurmaya çalıştı. O, bu Sünni ittifak bloğunu kuramasa da Kandahar'ı ele geçirmeyi başardı. Akabinde atalarının mirası olan toprakları almak için Buhara Hanlığı'na saldırdı. Belh valisi Nezir Muhammed, bu saldırılar karşısında Safevilerden yardım istedi. Şah Cihan bu yardımı engellemek için Şah II. Abbas'a elçiler yolladı ve Belh bölgesinde yaşanan iç huzursuzluklar neticesinde seyyidlerin öldürülmesi gerekçe göstererek bu bölgeye ordusunu gönderdiğini ileri sürdü. Şah Cihan, buna ilaveten Nizamşahlar Sultanlığı'na son verdikten sonra Şiiliği kabul etmiş olan Kutubşahlar Sultanlığı üzerinde baskı kurarak Sünniliği benimsemelerini sağladı. Şii Adilşahlardan ise böyle bir talepte bulunmadı. O, bu iki sultanlığın farklı mezhepleri kabul etmesini sağlayarak onların birbirleri ile ittifak kurmasını engelledi. Diğer yandan bu sultanlıkların farklı mezheplere sahip olması, kendi aralarında ihtilafların doğmasına sebep olacağından Şii Safevilerin onlar üzerindeki nüfuzunu zayıflatacak bir hamleydi. Yukarıda bahsedilen mücadeleler ile Küçük Tibet ve Büyük Tibet ile girişilen mücadeleler Şah Cihan'ın siyasi hedefleri neticesinde vuku bulmuştur. Şah Cihan'ın Portekizliler ve Ahum Krallığı ile olan mücadeleleri ise onun siyasi amaçları doğrultusunda meydana gelmiş hadiseler değildi. Şah Cihan, Babürlü tahtına çıktıktan sonra dış politikada bazı adımlar atmadan önce hedeflerini doğrudan veya dolaylı yoldan ilgilendiren devletlerin içinde bulundukları siyasi ve dini koşulları göz önünde bulundurduğu görülmektedir. Dolayısıyla kendi çıkarları doğrultusunda bu devletlerle kurduğu diplomatik ilişkilerde kullandığı dil de buna göre şekillenmekteydi. Bilhassa dini göndermelere başvurarak kullandığı diplomasi dili, onun siyasi amaçlarına ulaşabilmesi için önemli bir araç olarak karşımıza çıkmaktadır.

Yazar

Dr. Cihan Oruç

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Cihan Oruç (Doktora Tezi). Şah Cihan Dönemi Babürlü devletinin dış politikası, 2019, Sakarya University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Sakarya University tezlerinden daha fazlası