Serebral palsi tanılı çocuk hastaların demografik ve klinik karakteristikleri ve kemik-mineral metabolizmaları
2015
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Mihriban Özlem Hergüner
Abstract (TR)
Amaç: Bu çalışmada, Çukurova Üniversitesi Çocuk Nöroloji Polikliniği'nde izlenen serebral palsili hastaların klinik ve demografik özelliklerinin belirlenmesi, bu hastalarda kemik mineral metabolizması bozukluklarının saptanması ve bu sorunlara farkındalığın yaratılması amaçlanmıştır. Gereç Ve Yöntem: Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Nöroloji Polikliniği'nde Ocak 2014 - Ocak 2015 tarihleri arasında, serebral palsi tanılarıyla izlenen, takipleri düzenli yapılan 2-18 yaş arası toplam 102 hasta çalışmaya dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen olguların demografik bilgileri, etyolojileri, klinik ve laboratuvar bulguları, eşlik eden problemleri kaydedildi. Bulgular: Hastaların ortalama yaş değeri 96.83 ± 53.54 ay (24-207 ay) olup, erkek/kız oranı 1.2 idi. Annelerin %51'i ilköğretim mezunu ve %18.6 okur yazar değildi. Olguların %23.5'i miad doğumdu ve %50'nin doğum ağırlığı 2500 gr.'ın üzerindeydi. En sık (%38.2) kuadriplejik tipte olgu saptandı ve etyolojide en sık natal faktörler (%56.9) rol alıyordu. Ayrıntılı etyolojik değerlendirmede; asfiksi (%49) ve DDA (%28.4) en sık faktörler olarak belirlendi. En sık beyin MRG anormalliği PVL (%25) olarak saptandı. Mental retardasyon %88.2, konuşma problemleri %72.5, malnütrisyon %67.6, görme problemleri %28.4, epilepsi %46.4 oranla en sık eşlik eden problemlerdi. AEİ alan hastalardan %60.7'si tek, %37.5'i iki veya daha fazla AEİ kullanmaktaydı. Epilepsi görülen hastalarda, yenidoğan döneminde nöbet geçirme, spastik tetraparetik tip SP olma, anormal MRG bulguları ve hastada MR olması epilepsi gelişiminde risk faktörü olarak saptandı (p=<0.05). Hastaların Kalsiyum - D vitamini kullanmaları ile osteokalsin, sistatin C ve 25(OH)D3 düzeyleri arasında istatiksel olarak anlamlılık saptanmadı (p>0.05). Düzenli fizik tedavi alan hastaların osteokalsin, IGF1, IGFBP3 ve PTH düzeylerinin diğer hastalara göre anlamlı olarak daha iyi olduğu görüldü (p<0.05). Serum D vitamin seviyeleri birden fazla antiepileptik ilaç kullananlarda, tek ilaç kullanan hastalara gore anlamlı olarak düşük saptandı. D vitamin düzeyleri ile güneş ışığı maruziyeti, arasında anlamlı ilişki saptanmadı (p> 0.05). Sonuç: serebral palsili çocuklarda kemik metabolizması bozuklukları olabilir. Bu çocukların kronik izleminde yaşam kalitesinin düzeltilebilmesi için, bu bozuklukların erken fark edilmesi ve tedavi edilmesi önemlidir. Özellikle güneş ışığından doğru yararlanma ve düzenli dinamik fizyoterapinin kemik sağlığı üzerinde daha etkili olduğu görülmüştür. SP'li olgularımızda en önemli risk faktörünün perinatal asfiksi olduğunu saptadık. Bu nedenle özellikle zor doğum ve perinatal asfiksi öyküsü olan bebeklerin nöromotor gelişimlerinin düzenli olarak takip edilmesi tanı ve tedavideki gecikmeleri engelleyebilir. Anahtar kelimeler: Serebral palsi, asfiksi, kemik mineral bozukluğu
Author
Mehmet Can Yeşilmen
How to Cite
Mehmet Can Yeşilmen (Tıpta Uzmanlık Tezi). Serebral palsi tanılı çocuk hastaların demografik ve klinik karakteristikleri ve kemik-mineral metabolizmaları, 2015, Çukurova University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Çukurova University
- İş birliğine dayalı video-blog projelerinin İngilizceyi yabancı dil olarak öğrenen Türk öğrencilerinin dilsel ve dijital okuryazarlık becerileri üzerindeki etkileri(2025)
- Şiddet davranışı gösteren ve göstermeyen ergenlerin ailelerinin aile işlevleri, öfke ve öfke ifade tarzları açısından incelenmesi(2006)
- Parçalanmış ve tam aileye sahip ergenlerin yaşam doyumu düzeyleri ile yaşam kalite düzeylerinin karşılaştırılması(2009)
- Bankacılık sektöründe kredi riski yönetimi: Türk bankacılık sektöründe kredi riskini belirleyen değişkenler üzerine bir uygulama(2011)
- Ergenlerde görülen psikolojik belirti düzeylerinin cinsiyet ve aile işlevlerine göre incelenmesi(2013)
- Geleneksel Afrika patlıcan ülkelerinin morfolojik ve genetik çeşitliliğinin değerlendirilmesi ve seçilmiş erişimlerin tuz toleransı ve başka kültür performanslarının tespiti(2022)
