Sığınma evinde kalan kadınların toplumsal cinsiyet rolleri tutumları ve yardım arama davranışlarının incelenmesi
2018
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Tarık Tuncay
Abstract (TR)
Kadına yönelik şiddetle mücadele hem dünyada hem ülkemizde bir süredir devam etmesine rağmen kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri artan bir grafik çizmektedir. Bunun sebeplerinden birisinin de şiddetle mücadele konusunda etkin bir yöntemin bulunamamış olması ve uygulanmakta olan yöntemlerin işlevsiz bir hale gelmesidir. Kadına yönelik şiddetle işlevsel bir mücadele yönteminin keşfi için yola çıkan bu araştırma şiddetin doğasını ve bileşenlerini ön plana çıkarmış ve bu bileşenlere kadınların odağından yaklaşmıştır. Bu araştırmada şiddete maruz kalan ve sığınmaevi deneyimi olan kadınların toplumsal cinsiyet rolleri tutumlarını ve yardım arama davranışlarını feminist sosyal hizmet yaklaşımı ile kadınların gözünden anlamak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda nitel araştırma deseninde tasarlanan bu araştırmada amaçlı örneklem yoluyla sığınmaevi hizmeti alan on üç kadın ile derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Kadınlar ile gerçekleştirilen görüşmeler detaylı döküm alınarak analiz edilmiştir. Araştırmanın analizi sonucunda kadınların toplumsal cinsiyet rolleri tutumları ve yardım arama davranışlarını destekleyici ve engelleyici bileşenlere ulaşılmış ve bir şema haline getirilmiştir. Bu şemaya istinaden özellikle yardım arama davranışını engelleyen bileşenlerin çokluğuna dikkat çekilmesi ve bu bileşenleri etkisiz hale getirecek çalışmaların uygulamaya geçirilmesi şiddetle mücadelenin işlevselliği açısından önemli bulunmuştur. Araştırmanın en önemli sonucu toplumsal cinsiyet rolleri tutumları 'kendilerinden beklenen kadınlık' ile örtüşen kadınların yetersiz destek sebebiyle yardım arama davranışlarının 'gidecek yerleri' olmadığı algısıyla 'can havli' ile ortaya çıktığı gerçeğini yansıtmasıdır. Bir başka deyişle toplumsal cinsiyet rolleri tutumları geleneksel bakış açısına uygun olan, razı gelen ve edilgen olan kadınlar yetersiz destek sebebiyle uzun bir süre boyunca şiddete katlanmış ancak kendileri veya çocukları ölümle tehdit edilince aktif baş etme yolu seçerek yardım arama davranışında bulunmuşlardır. Araştırmaya katılan kadınların kök ailelerinde şiddetin en az bir türüne maruz kaldıkları ve bu durumun şiddetin normalleştirilmesine sebep olduğu, evliliklerinde de şiddete maruz kalan bu kadınların şiddet döngüsü içinde kaldığı keşfedilmiştir. Kök ailelerinde şiddete maruz kalan ve şiddeti 'hak/ceza' kavramları ile ilişkilendiren kadınlar, şiddeti normalleştiren kültür öğretilerinin de etkisi ile şiddete maruz kaldıklarında kendilerini suçlamakta ve şiddetin boyutları artana kadar yardım arama davranışında bulunmamaktadırlar. Araştırmanın önemli sonuçlarından biri de kadınların eğitim düzeyleri ile yetiştirildikleri bölgelerle toplumsal cinsiyet rolleri tutumları ve şiddete maruz kalmaları arasında doğrudan bir ilişki olmadığının gözlenmesidir. Kadınların toplumsal cinsiyet eşitsizliğine, bu eşitsizliğin sonuçlarına ve şiddet türlerine ilişkin farkındalığının sonradan oluştuğu anlaşılmıştır. Kadınların 'son çare' olarak nitelendirdikleri sığınmaevi hizmeti sürecine ve yeterliliğine kadınların gözünden bakmak da araştırmanın alt amaçlarından birisiydi. Bu doğrultuda araştırma sonucunda sığınmaevi hizmet sunumunda feminist yaklaşım ve kadın bakış açısından uzak ve farklı uygulamaların olmasının kadınların güçlenmesine olumsuz yönde etki yaptığı ve bağımsız yeni bir hayat kurmalarına engel olduğu anlaşılmıştır. Bu bağlamda da sığınmaevi hizmetinde feminist yaklaşımın bir gereklilik olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte kadına yönelik şiddetle mücadelede yer alan kamu kurum ve kuruluşlarında görevli personelin 'arabuluculuk' yöntemi ve 'ailenin bütünlüğü' anlayışına sahip olmasının kadınların yardım arama davranışlarına engel olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada feminist yöntemin ve feminist sosyal hizmet uygulamalarının kadına yönelik şiddetle mücadelede en etkin yöntem olduğuna ve örnek uygulamalara da yer verilmiştir. Kadına yönelik şiddetle mücadelede tutum ve davranış değişikliğine odaklanmak uzun vadeli ve işlevsel bir çözüm yolu olacaktır ve bu yolu geleneksel yöntemler değil feminist sosyal hizmet yaklaşımı açmaktadır. Bu bağlamda kadınların yaşam deneyimleri, sorun ve gereksinimleri feminist sosyal hizmet yaklaşımı kullanılarak ele alınmış ve önerilere çoklu düzeylerde yer verilmiştir. Araştırma sürecinde birden fazla sığınmaevi deneyimi olan kadınların olduğu, bu kadınların farklı uygulamalar ve yaklaşımlar sebebiyle bağımsız yaşama geçiş süreçlerinin olumsuz yönde etkilendiği fark edilmiştir. Bu sebeple farklı sığınmaevi deneyimi olan kadınların memnuniyet ve fayda sağlama düzeylerine ilişkin yapılacak araştırmaların da feminist sosyal hizmet yaklaşımının gerekliliğine vurgu yapacağı ve hizmet sunumunu işlevsel ve kaliteli hale getireceği düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler Feminist sosyal hizmet yaklaşımı, sığınmaevi, şiddete maruz kalan kadınlar, toplumsal cinsiyet rolleri tutumları, yardım arama davranışı.
Author
Dr. Ezgi Bilgin
How to Cite
Ezgi Bilgin (Yüksek Lisans Tezi). Sığınma evinde kalan kadınların toplumsal cinsiyet rolleri tutumları ve yardım arama davranışlarının incelenmesi, 2018, Hacettepe University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Hacettepe University
- Gençlerin ve Gençlik Çalışanlarının Gözünden Gençlik Politikaları ve Hizmetlerinin Değerlendirilmesi(2022)
- Characterization of Ayvalik (Edremit yaglik) extra virgin olive oils volatile compounds with SPME-GC/MS and Raman spectroscopy(2018)
- Çocuk işçi nedenli boykot tehdidinin Fildişi Sahili kakao üretimine etkisi(2018)
- Türkçe konuşan çocuklarda fonatuar aerodinamik özelliklerin belirlenmesi(2018)
- The discord between the elements and human nature: Ecophobia and Renaissance English drama(2018)
- Kan kültüründen izole edilen karbapenem dirençli Klebsiella pneumoniae ve Escherichia coli suşlarında karbapenemaz varlığının fenotipik ve moleküler yöntemlerle araştırılması(2018)
