DoktoraAçık Erişim

Sivil toplum örgütlerinin toplumsal tepki refleksini oluşturma sürecinde kullandıkları iletişim yöntemleri üzerine bir model denemesi

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2004
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Toplumsal değişim bir süreçtir ve bu sürecin amacına uygun gelişebilmesi, toplumu oluşturan bireylerin değişime eşlik etmesi ile olasıdır. Sivil toplum örgütleri toplum içinde var olduğu öngörülen bilgi ve kültür farklılaşmalarını en aza indirgeyerek toplumda, ortak bilgi ve dil düzeyi oluşumuna aracılık etme, kolektif bilincin oluşumunu sağlayarak katılımı arttırma misyonunu üstlenmiş örgütsel yapılardır. Bu nedenle de sivil toplum örgütleri toplumsal değişim sürecinin en önemli aktörlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Sivil toplum örgütlerinin misyonlarını yaşama geçirme noktasında kullanacakları iletişim yöntemleri ve kanalları; toplumda konuya, örgüte karşı farkmdalığm ve ilginliğin artmasına etki edecek en önemli araçlardır. İletişim kanallarının ve yöntemlerinin topluma uygun mesajlarla kodlanarak, yaşama geçirilmesi ile toplumda ortak bilgi ve dil düzeyi geliştirilebilecek, etkileşim artarak, ortak bilincin oluşum süreci de ivme kazanmış olacaktır. Toplumsal değişim belirli dış etkiler (deprem, sel vb. doğal afetler gibi) nedeniyle kimi zaman ivme kazanabilir. Bu etkiler toplumda duygusal tetiklenmelere ve kısa dönemli tutum değişimlerine neden olabilmekte ancak etkinin ortadan kalkması ile, toplumda oluşan tutumlar da geriye düşebİlmektedir. Önemli olan bu duygusal tetiklenmelerin bir başlangıç noktası olarak kabul edilebilmesidir. Böylece sivil toplum Örgütleri tarafından kodlanan mesajlar ve iletişim kanalları ile kolektif bilinci arttıracağı, bilişsel değişime neden olarak, toplamda konu ile ilgili yerleşik davranış biçimlerinin oluşumuna aracılık edebileceği ^öngörülmektedir. Yerleşik davranış biçimlerinin gelişimine yönelik olarak kodlanan mesajlar ile, toplumda belirli konulara karşı ortak tepki dili gelişecek ve bu bir refleks olma noktasına gelerek, toplumsalIll denetim sisteminin oluşumuna ve örgütün baskı grubu karakteri taşımasına etki edecektir. Duygusal tetiklenmelere neden olduğu düşünülen 1999 Marmara depremi bu nedenlerden dolayı araştırmada milat olarak kabul edilmiştir. Konuyla doğrudan ve dolaylı olarak misyonları nedeniyle ilgili olan Akut ve Tema'nın bu duygusal tetiklenmeyi toplumda bilişsel ve davranışsal boyutta bir değişime yönelik olarak mesajlarını kodlayıp kodlamadıkları ve yazılı basında bu amaçlar doğrultusunda yer alıp almadıkları araştırılmıştır. 1997-2002 yılları arasında seçilen(Cumhuriyet, Hürriyet, Sabah ve Türkiye) gazetelerde yer alan Akut ve Tema'ya ait haber ve ilanlar araştırılarak, içerik analizi yapılmıştır. Bu İki örgütün Marmara depremini bir milat olarak kabul edip etmedikleri, deprem Öncesi ve sonrasında mesaj yaklaşımlarında bir farklılığın oluşup oluşmadığını değerlendirebilmek için, araştırma iki aşamalı olarak gerçekleştirilmiştir. 1997-1999 yılları arası yazılı basında yer alan haber ve ilanların kapladıkları yazımsal alan, mesaj yaklaşımları, haberlerin konu öncelikleri birinci aşamayı, 2000-2002 yılları arasındaki haber ve ilanların kapladıkları yazımsal alan, mesaj yaklaşımları, haberlerin konu öncelikleri ikinci aşamayı oluşturmaktadır. Araştırma sürecini kapsayan 1997-2002 yılları arasında belirlenen gazetelerde Tema'ya ait 478 adet haber, 183 adet ilan ve Akut'a ait 400 haber, 15 ilan tespit edilmiştir. Yazılı materyallerin oluşturulan bir jüri tarafından mesaj yaklaşımlarının yol açtığı çağrışımlar araştırılmıştır. Bu araştırmayla birlikte, sivil toplum örgütlerinin toplumda kolektif bilinci oluşturarak, toplumsal değişime aracılık edeceği düşünülen toplumsal tepkiyi oluşturmalarına yönelik iletişim süreci ve iletişim sürecindeki öğelerin taşımasında yarar öngörülen Özelliklere ilişkin bir model önerisi de geliştirilmiştir. Araştırmanın genel sonucu içinde, Tema'nın 1999 öncesinde ve sonrasında toplumda kolektif bilinç ve toplumsal tepki refleksi oluşturma amaçlı mesaj çağrışımlarının ve iletişim sürecinin Akut'a oranla daha etkin olarak yaşama geçirildiği görülmüştür. Tema bu süreç içinde, kitle örgütü olma özelliği ile bir baskı grubu karakteri taşırken, Akut'un toplumsal denetimi ve toplumsal tepki refleksini oluşturmaya yönelik, kolektif bilincin geliştirilme sürecinde yeterli olmadığı sonucuna varmak olasıdır.

Yazar

Gamze Cılızoğlu

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Gamze Cılızoğlu (Doktora Tezi). Sivil toplum örgütlerinin toplumsal tepki refleksini oluşturma sürecinde kullandıkları iletişim yöntemleri üzerine bir model denemesi, 2004, Anadolu University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Anadolu University tezlerinden daha fazlası