Sivrice-Maden yöresinin mevziî coğrafyası
1994
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Saadettin Tonbul
Abstract (TR)
Doğu Anadolu Bölgesinin Yukarı Fırat Bölümünün "Güneydoğu Toroslar" yöresi içinde yer alan Sivrice-Maden Çevresi, Elazığ il sınırları içinde yer almakta ve Maden ilçesine bağlı Hazar Bucağının tamamı ile Merkez bucağının büyük bir kısmını içine almaktadır. Güneydoğu Torosların iki uçta 2500 m.yi aşan yükseltisi, orta bölümde Hazar Gölü-Maden hattına doğru yavaş yavaş azalarak 2000 m.lere düşer. Bu alçalma sahasının en çukur kısımlarını oluşturan Hazar Gölü, Behrimaz ve Çitli havzaları ile bu çukur sahaları kuzeyden ve güneyden kuşatan dağlık alanlarla sınırlandırdığımız araştırma sahamızda yeryüzü şekillerinin ana uzanış doğrultuları güneybatı-kuzeydoğu yönündedir. Bu uzanış aynı zamanda tektonik hatların uzanışına da paralellik göstermektedir. Araştırma alanımızın en önemli akarsuyu Dicle ırmağının batı kolunu oluşturan Maden çayı ile onun yan dereleridir. Maden çayı, Tekevler köyü yakınında güneye yönelerek gittikçe daralan ve derinleşen asıl vadisine yerleşir ve buradan sonra Dicle ırmağı olarak anılır. Doğu Anadolu Bölgesi'nin diğer kesimlerine oranla daha az karasal olan Yukarı Fırat bölümünün batı yarısında hüküm süren iklim ile Güneydoğu Anadolu'nun bozulmuş Akdeniz iklimi arasında bir geçiş sahasında yer alan araştırma sahası, bir taraftan ana çizgileriyle kuzeyinde ve güneyinde yer alan bu iklimlerin özelliklerini taşırken, bir taraftan da kendine özgü iklim şartlarıyla dikkati çekmektedir. Coğrafi konumu ve jeomorfolojik özelliklerine bağlı olarak oluşan bu yöresel iklim, yazları çevresine göre daha serin ve daha az kurak, kışları ise, daha yağışlı ve bilhassa Sivrice çevresi biraz daha soğuktur. Sivrice-Maden Çevresinin, gerek toprak gerekse doğal bitki örtüsü, uzun yıllardan beri süren tahribat nedeniyle gerçek özelliğini kaybetmiştir. Nitekim, bugünkü doğal çevre koşulları kestane rengi veya kahverengi toprakların oluşmasını gerekli kılmakta iken, stepten çöle geçiş sahalarının toprakları olan kırmızı kahverengi topraklar sahaya hâkim hale gelmiştir. Bitki örtüsü bakımından da, doğal çevre koşulları sahanın tamamına yakın bir kesiminin orman örtüsü ile kaplı olmasını gerektirmektedir. Hâlbuki sahanın çeşitli yerlerinde rastlanan tek ağaçlar dışında, orman kalıntısına bile rastlamak pek mümkün değildir. Bugün sahamızın hemen tamamına yakın bir kısmı antropojen step sahası durumundadır. Tarih öncesi devirlerden beri yerleşmeye sahne olmuş olan Sivrice-Maden yöresinde, bazıları mezraa ve bazıları da kom diye anılan 150 kadar mahalleden oluşan 50 kadar köy yerleşmesi yer alır. Bu yerleşmelerin saha içindeki farklı dağılışında, topografik özellikler ve buna bağlı olarak su ve tarım alanlarının durumu etkili olmuştur. Dağlık alanlarda yerleşme sayısının azalmasına ve küçük birimler halinde bulunmasına karşılık, ova kenarlarında yerleşme sayısı ve büyüklüğü artmaktadır. Ayrıca araştırma alanımızda biri, Dicle vadisinin batı kenarında Mihrap dağına yaslanmış ve varlığını tarihin ilk çağlarından beri işletilen bakır ocaklarına borçlu olan Maden (Ergani Madeni); diğeri de, Hazar Gölünün güneybatı kenarında yer alan ve gelişimini çeşitli endüstri tesislerine borçlu olan Sivrice olmak üzere iki de şehir yerleşmesi bulunmaktadır Maden'de, tarihin ilk çağlarından beri aralıklarla işletilmiş olan Türkiye'nin ve Dünyanın bilinen en eski bakır yatakları yer almaktadır. Etibank tarafından 1939'dan beri işletilmekte olan tesislerde eskiye oranla tenörün düşmesi ve tesislerin eski olması nedeniyle üretim pahalıya mal olmakta ve müessese sürekli zarar etmektedir. Bu nedenle tesislerde işler büyük ölçüde tatil edilmiş ve personel azaltımı yoluna gidilmiştir. Bu durum Maden yerleşmesinin gelişimini de etkilemiş ve son bir kaç yıl içerisinde kasabanın nüfusu yarı yarıya azalmıştır. Sivrice'de ise ekonomik ve sosyal kalkınmayı etkileyen endüstri kuruluşları olarak TÜGSAŞ Gübre fabrikası ile Tuğla-Kiremit fabrikaları yer almaktadır. Sınırlı ve çok küçük parçalardan oluşan Tarım alanlarının % 90'a yakın bir kısmı tarla tarımına ayrılmıştır. Tarlaların yaklaşık olarak 3/1'ine tahıl ekilmekte, 3/1'ine sebze, yem bitkileri ve endüstri bitkileri ekilmekte geri kalan 3/1'lik kısım da nadasa bırakılmaktadır. Tarım alanlarının % 10'luk kısmı da bağ ve bahçe dikim alanlarına ayrılmıştır. Köylerin geçimi bilhassa buğday ve fasulye üretimi ile sağlanmaktadır. Ayrıca bazı sebzelerin üretimi de önemli bir uğraş halindedir. Araştırma sahamızda, tarım alanları ile nüfus yoğunluğu arasında sıkı sıkıya bir ilişki söz konusudur. Yeryüzü şekillerinin tarıma uygun olduğu ve sulama imkânlarının yeterli olduğu alanlar nüfus yoğunluğunun da yüksek olduğu alanlar olarak belirmekte, buna karşın eğimin fazla olduğu dağlık alanlarda nüfus yoğunluğu sadece tarıma imkân tanıyan bazı vadi tabanlarında artmaktadır. Dicle Boğazı tarihin en eski çağlarından beri kullanılan işlek bir yoldur. İlk çağlarda Mezopotamya'dan gelip Diyarbakır'da çatallaşan tarihi yolun bir kolu Dicle gediğinden faydalanarak, Harput üzerinden Samsun ve Sinop'a kavuşmaktaydı. Bugün de İstanbul-Diyarbakır demir ve kara yolları Dicle boğazından geçerek Güneydoğu Anadolu'ya varır. Bu vadinin geçit rolü her şeyden önde gelir. Bu dağlık yerler, büyük nüfus topluluklarını geçindirecek başka imkânlara sahip olmadıklarından, buraları durak, konak yeri değil sadece bir geçit yeri olarak kalmıştır. Nitekim bu geçidi kullananlar için Hazar Gölü doğusundaki Gezin Hanı tarihin ilk çağlarından beri bir konaklama yeri olma özelliğini korumuştur. Ayrıca Hazar Gölü çevresi bilhassa Elazığ, Diyarbakır, Malatya ve Batman'ın önemli bir rekreasyon ve sayfiye yeri olarak önem taşımaktadır. Gölün turizm potansiyelinden yararlanmak amacıyla göl çevresinde birçok tesisler oluşturulmuştur.
Author
Dr. Ali Yiğit
How to Cite
Ali Yiğit (Doktora Tezi). Sivrice-Maden yöresinin mevziî coğrafyası, 1994, Fırat University.
Keywords
TR
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Fırat University
- Hz. Âdem ile ilgili rivayetlerin tespiti ve değerlendirilmesi(2005)
- İlköğretim okullarında bilgisayar derslerine ilişkin öğretmen görüşleri (Elazığ ili örneği)(2006)
- Damar entotel hasarı sonrası oluşan intimal hiperplazi üzerine atorvastatinin etkisi(2006)
- Zincir izolatörlerde elektrik alan dağılımının incelenmesi(1991)
- Kaya dolgu barajlar ve kaya dolgu içerisindeki daha küçük çaplı danelerin taşıma gücüne etkisi(1991)
- Ferrokrom cürufunun asfalt betonunda kullanımı üzerine bir arştırma(1991)