Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Subklinik hiperkortizolemisi olan menopoz dönemindeki kadınlarda kemik döngüsü ile ilişkili biyokimyasal belirteçlerin 12 aylık izlemdeki değişimi ve normal kortizol aksı olan menopoz sonrası kadınlar ile karşılaştırılması

2021
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Abdullah Serkan Yener

Özet (TR)

Giriş ve Amaç: Adrenal insidentaloma (AI), adrenal ile ilgili olmayan başka bir sebeple çekilen kesitsel görüntüleme sırasında saptanan kitlelerdir. Başka bir sebeple çekilen bilgisayarlı tomografilerde (BT) %5 oranında görülür. AI'larda araştırılması gereken durumlar malignite durumu ve otonom hormon üreten kitlenin varlığıdır. AI lezyonlarının yaklaşık yüzde 80'i benign huyludur. Benign huylu lezyonların yaklaşık %75'i nonfonksiyonel adrenal adenomlardan (NFA) oluşur. Benign lezyonlarının %12'sini kortizol salgılayan adenomlar oluşturur. Kortizol salgılayan adenomlar, Aşikar Hiperkortizolemi ve Subklinik Hiperkortizolemi (SCS) şeklinde ikiye ayrılarak izlenir. SCS, tesadüfen saptanan adrenal kitlesi olan hastalarda kortizol fazlalığına bağlı klinik belirti ve semptomlar (buffalo hörgücü, aydede yüzü, abdominal mor stria, proksimal miyopati, kolay morarma) olmadan HPA aksında meydana gelen değişiklikler ile karakterizedir. SCS hastalarında metabolik problemler, kardiyovasküler morbidite ve osteoporotik fraktür riski artar. Osteoporoz formasyon-rezorpsiyon arasındaki dengenin bozulmasıyla oluşur. Kemik dokusunun mikromimarisini bozar ve düşük kemik kütlesine sebep olur. Sessiz seyreden hafif travmaların neden olduğu ya da travma olmadan kemik fraktürüne sebep olan bir hastalıktır. Osteoporoz tanı yöntemi DXA' dır. Kemik biyobelirteçlerini de (osteokalsin, PINP, CTX) tetkik etmek yardımcı olabilir. SCS hastalarında osteoporoz ve buna bağlı kırık riski artmıştır. SCS hastalarında 1 mg DST değerinin kemik biyobelirteçleri ve kırık üzerine etkisi 12-24 ay aralıklarla takibi amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, olgu-kontrol grupları olan, prospektif bir araştırma olarak planlandı. Endokrinoloji polikliniğinde halihazırda adrenal adenom nedeniyle takipli olan menopoz sonrası kadın hastaların 07.06.2018-10.08.2021 arasında rutin tetkikleri yapılırken alınan kanlarıyla beraber ek tüp kan alınıp santrifüj edildi. Alikotlanıp, -80 derece dondurucuda saklandı. Hastalar 1 mg DST≤1,8 µg/dl (NFA) ve 1 mg DST>1,8 µg/dl (SCS) şeklinde iki gruba ayrıldı. Tüm menopoz sonrası kadınlarda yapılması gereken standart osteoporoz taraması yapıldı. DXA tetkikinde t skoru < -2,5 olan hastalara tedavi başlandı. Hastaların rutin izlemi sırasında 12-24 ay sonraki vizitinde aynı işlemler tekrarlandı. Çalışmada kullanılacak olan biyobelirteçlerın kan konsantrasyonları standart ELISA yöntemleri ile ölçüldü. Sonuçlar SPSS programına kaydedildi ve analiz edildi. İstatiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlendi. Bulgular: Çalışmaya 82 AI nedeniyle takipli postmenopozal kadın hasta dahil edildi. Hastaların %56,1'i 1 mg DST değeri≤ 1,8 µg/dl yani NFA, %43,9'u 1 mg DST> 1,8 µg/dl yani SCS nedeniyle takipliydi. Hastaların yaş aralığı 45-79 yaş arasındaydı. 2. vizite 63 hasta çağrıldı. 2. vizite gelen 59 hastanın 1 mg DST sonucu görüldü. 1.vizit sırasında 2 hastanın vertebra, 1 hastanın kalça, 3 hastanın vertebra-kalça dışı kırığı mevcuttu. 1.vizit sırasında 13 hastaya osteoporoz tanısı konuldu. 6 hasta NFA, 7 hasta da SCS nedeniyle takipliydi. CTX, PINP, osteokalsin değerlerinin 1 mg DST değeri ile ilişkisine tanımlayıcı istatistik (Levene testi) ile bakıldığında istatiksel olarak anlamlı sonuç saptanmadı. CTX, PINP, osteokalsin değerlerinin 1. vizit ve 2. vizit sonuçları eşleştirilmiş t-testi ile değerlendirildiğinde istatiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Kırık riskini etkileyen faktörler lojistik regresyon ile karşılaştırıldı. Kırık riski kötüleşmesinin yaş, sigara, VKI, takip süresinden bağımsız olarak 1 mg DST değeri artışıyla ilişkili olduğu saptandı. Uzun dönemde 1 mg DST değerinin her 1 µg/dl artışında kırık riski 1,98 kat artar. Riskin kümülatif olarak arttığı görüldü. Sonuç: Bu çalışmada kırık riskini yaş, sigara, VKI, takip süresinden bağımsız olarak 1 mg DST değeri artışıyla ilişkili olduğu görüldü. Her 1 µg/dl artışında kırık riskinin 1,98 kat arttığı saptandı. 1 mg DST değerine göre kemik döngüsü biyokimyasal belirteçlerinin (CTX, PINP, osteokalsin) etkilenmesi değerlendirildiğinde istatiksel olarak anlamlı bir sonuç saptanmadı yani kemik biyokimyasal belirteçler SCS hastalarında osteoporoz değerlendirilmesi açısından kullanılması önerilmez. Ayrıca 12-24 aylık takibinde kemik biyokimyasal belirteçlerde anlamlı fark saptanmadı yanı takip sürecinde de kullanılması önerilmez. Anahtar kelimeler: Adrenal insidentaloma, osteoporoz, subklinik Cushing Sendromu, kırık riski

Yazar

Dr. Özlem Kaya

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Özlem Kaya (Tıpta Uzmanlık Tezi). Subklinik hiperkortizolemisi olan menopoz dönemindeki kadınlarda kemik döngüsü ile ilişkili biyokimyasal belirteçlerin 12 aylık izlemdeki değişimi ve normal kortizol aksı olan menopoz sonrası kadınlar ile karşılaştırılması, 2021, Dokuz Eylül University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Dokuz Eylül University tezlerinden daha fazlası