Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Tek merkezli yapılan renal biyopsilerde renal hastalıkların insidansı

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2025
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Amaç: Bu çalışmada amacımız bölgemizde yapılmış olan perkutan böbrek biyopsi sonuçları ile saptanan böbrek patolojileri ile hastalara ait demografik verilerin, başvuru klinik özelliklerinin ve laboratuar değerlerinin arasındaki ilişkiyi incelemektir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada Süleyman Demirel Üniversitesi Eğitim ve Uygulama Hastanesi İç Hastalıkları Nefroloji Bilim Dalı'nda Ocak 2010 - Haziran 2024 tarihleri arasında böbrek biyopsisi yapılmış olan 18 yaş ve üzeri bu hastaların geriye yönelik dosya taraması yapılması planlanmıştır. Bilinen malignitesi olan hastalar ve transplant böbrek biyopsileri çalışmaya dahil edilmeyecektir. Bulgular: Çalışmaya Nefroloji kliniğimizde perkutan böbrek biyopsisi yapılan 196 (%54,3)'sı erkek 165 (%45,7)'si kadın olmak üzere 361 hasta dâhil edildi. Çalışmaya dahil edilen 287 hastanın (%79,5) yaşı 60 yaş altında idi. Böbrek biyopsi sonuçlarına göre hastalar 4 gruba ayrılmıştır. 261 (%72,3) hastada primer glomerüler patoloji saptanmıştır ve bunu sekonder glomeruler patoloji takip etmiştir 87 (%24,1). Tüm gruplar içerisinde saptanan en sık tanılar 93 (%25,8) hastada FSGS, 48 (%13,3) hastada IgA nefropatisi, 45 (%12,5) hastada minimal değişiklik hastalığı olarak saptanmıştır. Tübülointerstisyel patolojilerde, 24 saatlik idrarda proteinüri >3500 (mg/gün) oranının primer ve sekonder glomerüler patolojilerde kıyasla daha düşük olduğu görülmüştür(p=0,013). LN tanısı alan hastaların 26 (%86,7)'si kadındı ve sadece 1 (%3,3)'i 60 yaş üzerinde saptandı. Ayrıca MN tanısı alan hastaların tamamında 18 (%100) 24 saatlik idrar proteinüri >3500 (mg/gün) olarak saptanmıştır. Sonuç: Çalışmamız bölgemiz verilerini yansıtan sayı olarak en kapsamlı çalışmalar arasındadır. Bu konuyla ilgili çalışmaların çoğu primer veya sekonder glomerülonefrit gibi alt gruplara odaklanmıştır. Bizim çalışmamızda ise ek olarak tübülointerstisyel patolojiler ve vasküler patolojiler ile olan ilişkisi incelenmiştir ve elde ettiğimiz sonuçlar genel olarak ülkemiz ve dünya literatürüyle uyumludur ancak bölgesel ve ülkesel bazı farklılıklar içermektedir. Belirlenen klinik tablolar etnik köken, sosyoekonomik faktörler, biyopsi endikasyonları gibi nedenlerle merkezden merkeze farklılık gösterebilmektedir. Bu nedenle böbrek biyopsi endikasyonlarının sadece nefroloji uzmanı olarak değil genel dahiliye ve aile hekimi uzmanı olarak da iyi bilinmesi ve hastaların semptomatik olmadan nefroloji kliniklerine gönderilmesi gerektiğini göstermiştir. Anahtar sözcükler: Perkutan böbrek biyopsisi, Glomerülonefritler, Kronik böbrek yetmezliği, Nefrotik sendrom, Nefritik sendrom

Yazar

Elif Karagöz

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Elif Karagöz (Tıpta Uzmanlık Tezi). Tek merkezli yapılan renal biyopsilerde renal hastalıkların insidansı, 2025, Süleyman Demirel University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Süleyman Demirel University tezlerinden daha fazlası