DoctorateOpen Access

Tek parti dönemi spor politikaları ve halkevlerinde spor çalışmaları

2024
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Yavuz Haykır

Abstract (TR)

Spor, belli bir disiplin ve kurallar dâhilinde, bireysel ya da toplu olarak gerçekleştirilen zihni ve bedeni uğraşlarla eğlence, yarış, vücut gelişimini sağlayan aktiviteler bütünüdür. Sporun kişilerin birey ya da topluluk halinde beden ve ruh sağlıklarını korumak amacıyla yapılan bir aktivite olmasının yanı sıra toplumsal ve sosyal yaşamın sürdürülebilirliğinde de önemli katkıları vardır. Toplumsal olarak yaşamaya başladığı ilk çağlardan itibaren insanların hayatta kalmak için avcılık, toplayıcılık gibi faaliyetleri yaparak dolaylı olarak da olsa sporla uğraştığı bilinen bir gerçektir. Ancak yerleşik yaşama geçişle birlikte insanlarda oluşan estetik bakış anlayışı ve toplumsal güç kaygısı sporun yaşam rutini içerisinde ayrı bir uğraş olarak değerlendirilmesine yol açmıştır. Bununla birlikte devlet veya toplumların da bir diğerine karşı güç kazanması için diğer bir deyişle askeri alanda da güç kazanmak için spor önemli bir yere sahip olmuştur. Günümüzdeki anlamıyla sporun yaşamımızda yer edinmesi Sanayi Devrimi ile gerçekleşmiştir. Sanayi Devrimi gerçekleştikten sonra hızla sanayileşmeye geçen dünya ülkeleri, makineleşme ile birlikte insanların bedensel gelişimleri ve eğlenme amaçlı olarak spora daha çok vakit ayırmasına neden olmuştur. Bu da modern sporların ortaya çıkmasına yol açmıştır. Modern spor dediğimiz aktiviteler ilk olarak İngiltere ve Amerika'da gelişme göstermiş ve kısa zamanda tüm dünyaya yayılmıştır. Sporun modern anlamda Türk toplumlarında yapılmaya başlaması da ilk olarak Osmanlı İmparatorluğu'nda Tanzimat Dönemiyle olmuştur. Önceleri askeri okullarda okutulan beden eğitimi daha sonra sivil okullarda da müfredata girmiş ve federasyonel anlamda kurulan ilk spor kurumu Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı (TİCİ) olmuştur. 1922 yılında kurulan TİCİ ile başlayan modern ve profesyonel spor yapılanması, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurulmasından sonra yine TİCİ çatısı altında devam etmiştir. Cumhuriyetin ilanından sonra sporun bireysel ve toplumsal öneminin bilincinde olan Cumhuriyet İdarecileri sportif faaliyetlere önem vermiştir. TİCİ, savaştan yeni çıkmış bir devletin uluslararası arenada tanınırlık ve meşruiyetini keskinleştirmek, beden ve ruh gelişimini güçlendirmek, güçlü ve kendine yeten bir toplum yaratmak, yurt savunmasında bilinçli askeri bir ruh oluşturmak, ülkeyi tanımak ve tanıtmak için sporu önemli bir araç olarak görmüştür. 1936 yılına kadar TİCİ bünyesinde devam ettirilen spor faaliyetleri, Türk Spor Kurumu'na devredilmiştir. Türk Spor Kurumu da 1936-1938 yılları arasında Cumhuriyet Halk Partisi'ne bağlı olarak görevine devam etmiştir. Spor işlerinin Parti denetiminde olması önce olumlu karşılanmış fakat zamanla yaşanan birtakım olumsuzluklar Partiyi yıprattığı düşünüldüğü için Başbakanlığa bağlı yeni bir oluşuma gidilmiştir. Spor faaliyetlerinin belli bir düzene sokulması ve spor teşkilatının yenilenmesi için 3530 sayılı Beden Terbiyesi Kanunu yürürlüğe konularak 1938 yılında Başbakanlığa bağlı olarak Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü kurulmuş ve spor faaliyetleri bu kurum bünyesinde yürütülmüştür. Toplumsal bütünleşmeyi sağlamak amacı ile ülkenin doğusundan batısına tüm vatandaşlarını bütünleştirmek, okul eğitimleri dışında da belli alanlarda gelişimine katkı sağlamak için 1932'de kurulan Halkevleri, bünyesindeki spor şubeleri aracılığı ile spor çalışmalarına önemli katkılarda bulunmuştur.

Author

Zilhace Ataş

How to Cite

Zilhace Ataş (Doktora Tezi). Tek parti dönemi spor politikaları ve halkevlerinde spor çalışmaları, 2024, Fırat University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Fırat University