Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

The comparıson of neuroablatıve effects of conventıonal and pulse radıofrequency tecnıques

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2011
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Konvansiyonel RF (KRF)'de yüksek ısı ile oluşturulan bu nöroablasyon; nörit benzeri reaksiyonlara, motor defisitlere ve deafferantasyon sekelinine neden olabilmektedir. Yan etkilerin azaltılması amacıyla devam eden yeni arayışlar, 1996 yılında Sluijter'ın pulse RF (PRF)'i bulmasıyla sonuçlanmıştır. Sinir dokularında termokoagülasyona neden olan ısı oluşumunun, klinikte görülen sonuçlardan sorumlu olduğu düşünülmesine rağmen, PRF, destrüktif düzeyde ısı üretiminin olmadığı RF akımı oluşturmaktadır. PRF klinik olarak kanıtlanan etkinliği ve herhangi bir kalıcı nörolojik defisit yapmaması nedeniyle hızlı bir şekilde kabul edilmiş ve benimsenmiştir. Elde edilen klinik sonuçlar PRF'nin kullanımını desteklese de, etki mekanizması hala belirsizdir.Bu çalışmada amaç, nöroblastoma hücre dizininde, nörotoksisite tarama testi, apoptosis ve oksidatif stres immünohistokimyası kullanarak, RF tedavisinin nöron hücre davranışı üzerine olan etkilerini araştırmaktır. RF uygulaması ile nöron üzerinde oluşacak oksidatif stres ve neden olacağı nörit inhibisyonu ile apoptosis düzeyi arasındaki ilişki, bu uygulamaların gelecekteki kullanımlarının yönlendirilmesi anlamında önemli bilgiler edinmemizi sağlayacaktır.RF uygulamalarının nöron üzerindeki etkilerinin anlaşılmasında üç boyutlu in vivo ortam, ancak, belirgin toksik etkinin gösterilmesinde uygun olmakta ve kullanılan mekanizmaların anlaşılmasında zorluklar oluşturmaktadır. Bu nedenle iki boyutlu, in vivo ortamın kompleksliğinden arındırılarak, basit ve mekanizmaların daha iyi anlaşılmasına imkan veren, in vitro kültür ortamlarının kullanılması gerekli olmaktadır. Bu ortamlar, RF uygulamalarının özellikle PRF'in nöron davranışına olan etkilerini araştırmak, uygulamanın olası zararlarını ortaya koymak ve bunların mekanizmalarını irdelemek açısından önem taşımaktadır.Çalışmada NaB2 fare nöroblastoma dizin hücreleri kullanıldı. 24 adet hücre kültür kabı kullanılan çalışmada, uygulanan RF süresine göre 4 ayrı grup oluşturuldu. Birinci gruba 180 saniye, ikinci gruba 360 saniye, üçüncü gruba 540 saniye sürelerle RF uygulandı. Dördüncü gruba ise RF uygulanmadı ve kontrol grubu olarak değerlendirildi. Bu 4 grup 40ºC KRF, 40 ºC PRF, 60ºC KRF ve 60ºC PRF olarak 4'er tane alt gruba ayırıldı. Kontrol grubu ve 180 sn'lik I. Grup'un birer hücre dizinine steroid eklenerek, steroidin lezyon üzerine etkileri araştırıldı. RF uygulamalarının sonrasında iNOS, eNOS ve TUNEL boyamaları yapıldı. Faz kontrast mikroskop görüntüleri bilgisayar ortamına alınarak morfometrik analizleri yapıldı.540 sn ve 40 ºC kullanımı sonucunda belirgin hücre kaybının oluştuğu gözlendi. Sürenin azaltıldığı 360 sn ve 40ºC uygulamalarında yine belirgin hücre ölümünün gerçekleştiği ve bunun KRF ile daha belirgin olduğu anlaşıldı. Sürenin daha da azaltıldığı 180 sn ve 40 ºC uygulamalarında hücrelerin yaklaşık kültür kabının üçte biri şeklinde daha az öldüğü, genellikle sağlıklı ve iyi görünümde oldukları görüldü. Bu görünümün PRF uygulamalarında KRF uygulamalarına göre daha belirgin olduğu saptandı. 180 sn ve 60 ºC uygulamalarında hücrelerin 360 sn sürelerindekine benzer düzeyde etkilendikleri ve bu etkilenmenin KRF uygulamasında daha belirgin olduğu bulundu.Hücre ölümünün uygulamalar arasında fark oluşturmadığı 180 sn ve 40 ºC uygulamalarının büyük büyütmelerinde RF etkisinin nörit inhibisyonu şeklinde görüldüğü saptandı. Nörit uzatma her alanda farklı düzeylerde gerçekleşirken RF uygulamalarının sonrasında oluşan toksik etkinin heterojen olduğu görüldü.RF uygulamalarının yaptığı nörit inhibisyonu oksidatif stres ile ilişkisi ve bu ilişkinin getirdiği apopitoz mekanizmasının varlığı araştırıldığında, kontrol örneklerinde bazal düzeyde bir iNOS ve eNOS ortamının bulunduğu ayrıca az miktarda apopitotik hücrenin oluştuğu anlaşıldı. RF süresi ile belirgin bir biçimde NOS varlığının arttığı ve beraberinde apopitotik hücrelerinde çoğaldığı gözlendi. Bu etkinin KRF uygulamasında, PRF uygulaması ile karşılaştırıldığında daha belirgin olduğu anlaşıldı.Morfometrik analizlerde, RF süresi uzadıkça oldukça anlamlı (p<0,001) bir şekilde hücre ölümü oluştuğu, ancak apopitotik hücredeki artışın aynı anlamlılıkta olmadığı bulundu. 180 sn, 40ºC'de hücre ölümünün en az gerçekleştiği, 60ºC uygulamasının anlamlı (p<0,05) bir toksik etki oluşturduğu ancak apopitotik hücre sayısında bir değişiklik oluşturmadığı bulundu. 180 sn ve 40ºC PRF uygulamalarında daha az oranda nörit inhibisyonu ortaya çıkarken (p<0,05), KRF uygulamasında oldukça anlamlı (p<0,001) nörit inhibisyonu gerçekleştiği görüldü. Benzer sonuçlar iNOS ve eNOS için bulunurken, TUNEL boyamalarında en az apopitotik etkinin KRF uygulamasında olduğu saptandı.PRF ile karşılaştırıldığında KRF için toksik etkinin hem hücrelerin sayısal azalması şeklinde nekroz ile görülen makro bulgulara, hem de nörit inhibisyonu ile ılımlı toksik etkiye daha çok neden olduğu ayrıca bu etkinin NOS ve apopitozla ilişkili olarak gerçekleştiği görüldü.Sonuç olarak RF uygulamalarında artan süre ve ısı ile toksik etkinin de arttığı, KRF uygulamalarında belirgin hasar oluştuğu ve PRF uygulaması ile bu hasarın engellenemediği ancak azaltılabildiği kanısına varıldı. Steroid uygulamasının in vitro ortamda koruyucu etki oluşturmadığı görüldü.

Yazar

Berna Kipici

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Berna Kipici (Tıpta Uzmanlık Tezi). The comparıson of neuroablatıve effects of conventıonal and pulse radıofrequency tecnıques, 2011, Manisa Celal Bayar University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Manisa Celal Bayar University tezlerinden daha fazlası