Türk basınında Türk-İngiliz ilişkileri (1945-1950)
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Türkiye ve İngiltere arasındaki ilişkiler yeni Türk devletinin kurulmasından bugüne kadar pek çok değişik safhadan geçmiştir. Her iki devlet de birbirleri ile olan ilişkilerinde kendi çıkarlarını gözetmiştir. Türk-İngiliz ilişkilerini belirleyen, ilişkilere yön veren siyasi olaylar meydana gelmiştir. Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşı'ndan mağlubiyetle çıkmıştır. Savaştan sonra imzalanan Mondros Antlaşması ile Osmanlı devleti fiilen sona ermiştir. Bu anlaşmadan sonra İngiltere'nin politikası Osmanlı Devleti'ni yani Anadolu'yu paylaşmaktan yana olmuştur. Anadolu'da başlayan Milli Mücadele hareketini sekteye uğratmak ve bu harekete son vermek için her yola başvurmuştur. Yunanistan'ın İzmir'e çıkışını desteklemesi bunun en somut örneğidir. Anadolu'daki bu bağımsızlık direnişinin karşısında olan tüm olayları desteklemiş ve İstanbul hükümeti ile işbirliği içinde olmuştur. İngiltere'nin hedefi bağımsızlık savaşının başarısızlıkla sonuçlanmasıdır. Tüm bunlara karşılık Anadolu'daki bağımsızlık savaşı devam etmiş ve dış politikada diplomatik kanallar açık tutulmuştur. Milli Mücadeleyi başarılı bir şekilde sonlandıran yeni Türk devleti uluslararası arenada kendini kabul ettirmiş ve Birinci Dünya Savaşı'ndan galip çıkan devletlerle aynı statüde yer alarak Lozan'ı imzalamıştır. İngiltere ile bu dönemde önemli siyasi olaylar meydana gelmiştir. Bu olayların en başında Musul Meselesi gelir. Musul meselesinde İngiltere kendi çıkarlarını gözeterek bencil bir tavır takınmıştır. Meseleyi Milletler Cemiyeti'nde kendi lehine çözümlemesi Türk devleti tarafından hoş karşılanmamıştır. Türk devleti kendi içindeki sorunlardan ötürü Musul'u terk etmek durumunda kalmıştır. Dolayısıyla İngiltere'nin tutumundan ötürü Türkiye bu dönemde Sovyet Rusya ile yakınlaşmıştır. Türkiye cumhuriyet döneminde bağımsızlığını tehdit eden her türlü ilişkiden uzak durmuştur. Komşuları ile ilişkilerinde dosthane bir tutum sergilemiştir. Türkiye dış politikasında geçmişten gelen tecrübelerinden ötürü acemilik yaşamamış kararlı ve onurlu duruşunu korumuştur. Atatürk döneminin dış politikasını belirleyen temel strateji Mustafa Kemal Paşa'nın "Yurtta Sulh Cihanda Sulh" sözü olmuştur. Atatürk sonrasında, dünyada yeni bir cihan savaşı patlak vermiştir. Bu savaş süresince cumhurbaşkanı İsmet İnönü dış politikanın Lozan sonrasındaki gibi olmasını ve devam etmesini istemiştir. Türk devlet adamları var olan ilişkileri korumak ve daha da geliştirmek için çaba sarf etmişlerdir. Dış politikasında bir nevi denge siyaseti izleyen Türkiye fiili olarak savaşa girmemiş fakat savaşın soğukluğunu ve tehlikesini ensesinde hissetmiştir. Bu savaş süresinde Sovyet Rusya ve İtalya Türkiye için endişe verici hamlelerde bulunmuştur. İngiltere ise Türkiye'nin toprak bütünlüğünü savunmuştur. Türkiye cumhuriyeti bir devlet olarak bu zorlu ve tehlikeli süreçte mantıklı bir ustalık kabiliyeti ile tüm baskılara karşılık savaşa girmemiş yeni bir devlet olarak sınavı başarıyla tamamlamıştır. 1945-1950 yıllarında İngiltere ile ilişkilerimizde bir azalma olmuş ve İngiltere'den ziyade dış politikada aktif rol alan karakter ABD olmuştur. Bunun nedeni II. Dünya Savaşı'ndan ekonomik olarak yıpranmış İngiltere'nin batının koruyucu rolünü ABD'ye devretmesidir. Bu tezin amacı 1945-1950 yılları arasında Türk basınına yansıyan İngiltere ile ilişkilerimize ışık tutmaktır. İlişkilerimizin basına yansımasını ve ilişkilerimizin boyutunu araştırmak için döneme ait gazete, süreli yayınlar ve başbakanlık arşivi incelenmiştir. Bu araştırmalar neticesinde İngiltere ile olan ilişkilerimiz ekonomik siyasi sosyal ve askeri olmak üzere dört ana başlık altında incelenmiştir. Bu tezin amacı İngiltere ile öteden beri var olan ilişkilerimizin bu altı yıllık süreçte ne durumda olduğunu ve ne gibi aşamalardan geçtiğini araştırmaktır. Yapılan araştırmalar sonucunda, batının savunuculuğunu ABD'nin bayrağı İngiltere'den devralmasından ötürü 1945-1950 yılları arasında ilişkilerde durağan bir dönem yaşandığı görülmüştür. Buna rağmen ilişkiler dostane bir şekilde devam etmiştir. Her iki ülkenin de birbirleriyle ticari ilişkileri olmuş, devletler ilişkilerinde saygılı bir politika izlemiştir. İngilizler özellikle Türkiye'nin kendileri için iyi bir piyasa olduğunu düşünerek ticari ilişkilerini daha da arttırmak düşüncesinde olmuştur. İki ülke birbirleriyle olan ekonomik ilişkilerin gelişmesi için çaba göstermiştir. Türkiye'de demokrasi sürecinin ve çok partili hayata geçişin gerçekleştiği bu süreçte İngiltere ile kültürel ve sosyal faaliyetler hız kazanmıştır. Atatürk devrimleri ile çağdaşlaşmaya başlayan, değişen ve gelişmeye çalışan, kültürel hayatın yeni bir boyut kazandığı yeni Türkiye İngiltere ile kültürel ilişkilerini sıkı tutmuştur. ABD'nin bu dönemde ön planda olması İngiltere ile askeri ve siyasi ilişkilerimizde seyrelmeye sebep olmuştur. Amerika'nın Marshall Planı ve Truman Doktrini ilişkilerdeki bu seyrelmenin başlıca sebepleri olarak gösterilebilir. 1945-1950 yılları arasında yapılan araştırmalar sonucunda gerek İngiltere gerek Türkiye kendi çıkarları doğrultusunda ilişkilerinin seyrini belirlemiştir. İki devlet de birbirlerinin toprak bütünlüğüne ve bağımsızlığına saygı duymuştur. Dolayısıyla saygı ve dostluk çerçevesinde ilişkiler şekillenmiştir.
Yazar
Semra Çifci
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Semra Çifci (Yüksek Lisans Tezi). Türk basınında Türk-İngiliz ilişkileri (1945-1950), 2019, Manisa Celal Bayar University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Manisa Celal Bayar University tezlerinden daha fazlası
- Sağlıklı genç erkek ve kadın bireylerde solunum fonksiyon testlerinin analizi(2021)
- Lise öğrencilerinin internet bağımlılığı düzeyinin anne baba tutumları ile ilişkisinin incelenmesi: Manisa örneği(2019)
- Metropolis şehir planlamacılığında suyun dağıtımı ve kullanımı(2023)
- Aşık Kamandar Efendiyev hayatı sanatı ve eserleri(2004)
- Çokkültürcü sosyal hizmet bağlamında ezidi mülteci gençlerin sosyal bütünleşme sürecinin incelenmesi(2016)
- Türkiye'nin Adalar (Ege) denizi güvenliği meselesi(2007)
