Türkiye'deki milliyetçi ve muhafazakâr partilerde "Millî İrade" söylemi ve değişim süreci
2021
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Halil Erdemir
Abstract (TR)
Egemenlik kavramı, günlük hayatta sık sık kullanılan iktidar, siyasî iktidar ve otoriteden daha farklı ve daha geniş bir anlam ihtiva eder. Egemenlik, toplumu yöneten devlet mekanizmasının ayırt edici bir özelliğidir. İnsanların kalabalıklardan topluma evrildiği dönem boyunca egemenlik, dönüşüm içine girmiştir. Başlarda egemenliğin, kaynağını Tanrı'dan alan ve onun adına bu yetkiyi kullanan bir kral ile özdeşleştiği görülürken ilerleyen dönemde egemenliğin kaynağı (auctoritas) ve kullanılışı (potestas) insanların tekeline girmiştir. Fransız Devrimi'yle birlikte beşeri ölçüler nispetinde ifade bulmaya başlayan egemenlik, halk egemenliği ve ulus egemenliği gibi iki farklı teorinin konusu olmuştur. Halk egemenliği teorisi, egemenliği somut olarak, tek tek vatandaşlara ait kabul ederken millî egemenlik teorisi ise egemenliği soyut olarak halkı işaret eden, geçmiş, şimdi, gelecek köprüsündeki ulusa ait görür. Batı'da egemenliğin dönüşümü arz-talep sürecinin ürünüyken Türkiye'de süreç, tepeden inme politikalar sayesinde işlemiştir. Bu süreç, esasen Osmanlı-Türk modernleşme süreciyle birebir ilişki içindedir. Osmanlı-Türk modernleşmesi Batı'daki ekonomik, siyasî, hukukî ve kültürel gelişmeleri hayatın olağan akışı içinde geçirememiş toplumun, elitler vasıtasıyla süreci yakalama uğraşıdır. Bu noktada modernleşme, Batı'ya benzeme hevesinin içinde bulunduğu ancak taklit kurum ve uygulamaların Batı'daki içeriğinden farklılaştığı bir sonuca ulaşmıştır. Böylece topluma hâkim olan ayrım çizgisi ya da sağ-sol kutuplaşması da sınıf yerine modernleşme uygulamalarına bakış açısı temelinde anlam kazanmıştır. Toplumun bir kesimi, dayatılan değer kalıpları karşısında kendi öz değerlerinden uzaklaşarak yabancı konumuna düştüğüne kanaat getirdiğinden siyasa sürecine katılmanın yollarını aramıştır. Çalışmanın benimsediği, literatürde merkez-çevre şeklinde belirlenen ayrım çizgisinin çevre tarafı, dayatmacı elitist modernleşme uygulamaları karşısında seçimlere ve dolayısıyla seçimler sonucunda ortaya çıkan duruma büyük önem vermiştir. Millî irade ismiyle efsaneleştirilen bu durum Türkiye siyasî tarihinde sıkça başvurulan bir referans noktasıdır. Millî irade yoluyla oy devşirme ve popülist politikalarını millî irade vasıtasıyla perdeleme, çalışmanın ana konusunu teşkil eden DP-AP-ANAP-AK Parti çizgisinin sıkça başvurduğu bir yoldur.
Author
Dr. Ömer Kaya
Institution

Manisa Celal Bayar University
Division of Public Administration
How to Cite
Ömer Kaya (Yüksek Lisans Tezi). Türkiye'deki milliyetçi ve muhafazakâr partilerde "Millî İrade" söylemi ve değişim süreci, 2021, Manisa Celal Bayar University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Manisa Celal Bayar University
- Kurumsal sürdürülebilirlik anlayışı ve uygulamaları: Türkiye'nin en değerli markalarının sürdürülebilirlik raporlarının incelenmesi(2023)
- Çizgelerde eş bütünlük değerinin incelenmesi(2023)
- Yenilenebilir enerji, ekonomik büyüme ve rüzgar enerjisine ilişkin bir inceleme: Seçilmiş OECD ülkeleri örneği(2023)
- Kavşak tasarımında trafik simülasyonu uygulamaları: Bursa ili gürsu kavşağı örneği(2023)
- H. 1326-1329/ M. 1908-1911 tarihli 419 numaralı Manisa Şer'iyye Sicili transkripsiyonu ve değerlendirilmesi(2023)
- Türk metal sanayinde kilit denetim konularının incelenmesi(2023)