Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Üçüncü basamak acil serviste anafilaksi vakalarının 10 yıllık değerlendirilmesi

2023
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Figen Çoşkun

Özet (TR)

Amaç: Anafilaksi tüm dünyada sıklığı artan akut sistemik alerjik reaksiyonların en şiddetli ve hayatı tehdit edebilecek bir klinik durumdur. Çalışmamız, acil tıp pratiği için önemli bir sorun olan anafilaksi vakalarının epidemiyolojik özelliklerinin ve klinik bulgularının değerlendirilmesi, tanı ve tedavi yönteminin incelenmesi, bifazik anafilaksi sıklığının ortaya konulması, acil serviste optimal gözlem sürelerinin saptanmasını içermektedir. Gereç ve Yöntem: İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi, Erişkin Acil Serviste Haziran 2013 - Haziran 2023 tarihleri arasında, 18 yaş ve üstü anafilaksi tanısıyla izlenmiş olan 169 hasta çalışma kapsamına alındı. Hastaların demografik, etiyolojik, klinik verileri ve uygulanan tedavi yöntemleri, acil servis izlemleri retrospektif olarak incelendi. Elde edilen veriler SPPS 24 veri programı ile değerlendirildi. Bulgular: Hastaların 77 (%45,6)'si kadın, 92 (%54,4)'i erkek idi. Erkek/Kadın oranı 1,19 olarak saptandı. Hastaların yaş ortalaması 49,5±14,7 olarak bulundu. Çalışmamızda 38 (%22,4) hastanın geçirilmiş anafilaksi öyküsünün olduğu ve bu hastaların 21(%55,3)' ünde bilinen bir etken ile temas olduğu görüldü. 17 (%44,7) hastada ise bilinen bir alerjen ile temas hikayesi yoktu. Hastaların 54 (%32)'sinde eşlik eden kardiyak hastalık öyküsünün olduğu en sık eşlik eden kardiyak hastalığın ise hipertansiyon olduğu saptandı. Anafilaksi hastalarının 52 (%30,8)'sinde eşlik eden alerjik hastalık öyküsü olduğu görüldü. En sık eşlik eden alerjik hastalığın ilaç alerjisi ve ikinci sıklıkta ise astım idi. Hastaların 23(%13,6)'ünde risk faktörü ilaç kullanımı olduğu, bu ilaçların içerisinde ise en sık 12(%57,1) ile ACE inhibitörlerinin kullanılmış olduğu görüldü. Anafilaksiye sebep olan etmenlere bakıldığında 76 (%45) hasta ile en sık ilaç kullanımı, ikinci sıklıkta 20 (%11,8) hastada arı sokması, üçüncü sıklıkta ise 15 (%8,9) hasta ile gıdalar olduğu görüldü. İlaç kullanımına bağlı anafilaksi gelişen hastalarda da 44 (%45) hasta ile en sık antibiyotikler etmen olarak saptandı. Antibiyotikler arasında da 24 (%32,8) hasta ile penisilin grubu antibiyotikler birinci sırayı yer almaktaydı. Anafilaksinin sistem tutulumlarına bakıldığında 161 (%95,3) hastada deri ve mukoza tutulumu, 138 (%81,7) hastada solunum sistemi ve 53 (%31,4) hastada kardiyovasküler sistemde tutulum saptandı. Çalışmamızda hastaların tamamına adrenalin uygulandığı, 162 (%95,9) hastaya steroid, 162 (%95,9) hastaya antihistaminik, 130 (%76,9) hastaya intravenöz sıvı tedavisi uygulanmış olduğu görüldü. Hastaların 4 (%2,4)'ünde bifazik reaksiyonun geliştiği görüldü. Sonuç: Kliniğimizdeki anafilaksi olgularının epidemiyolojik özelliklerini, klinik bulgularını ve tanı-tedavi yaklaşımlarını değerlendirdik. Olguların epidemiyolojik özellikleri, anafilaksi etkenleri, kolaylaştırıcı faktörler, klinik bulgularda sistem tutulumları literatür bilgileri ile benzer nitelikteydi. Daha geniş hasta gruplarıyla planlanan çalışmalarla özellikle bizim çalışmamızda da net sonuçlar elde edemediğimiz bifazik anafilaksi risk faktörlerinin belirlenmesi konusunda daha net görüşlerin ortaya konması önemli olacaktır.

Yazar

Dr. Resul Ecer

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Resul Ecer (Tıpta Uzmanlık Tezi). Üçüncü basamak acil serviste anafilaksi vakalarının 10 yıllık değerlendirilmesi, 2023, Dokuz Eylül University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Dokuz Eylül University tezlerinden daha fazlası