Yüksek LisansAçık Erişim

Ulusal güvenlik açısından Türkiye'nin enerji politikalarının değerlendirilmesi (1990-2007)

2010
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Doç. Dr. Hüseyin Erkul

Özet (TR)

İnsanoğlu için vazgeçilemez olan enerji, insan yaşamında olduğu kadar ülkelerin ekonomik, teknolojik ve sosyal gelişimlerindeki en önemli öğedir.Sanayi Devrimi'nden itibaren kullanılmaya başlanan fosil kökenli enerji kaynakları uluslararası ilişkilerin belirlenmesinde önemli bir etken olmuş, enerji kaynaklarına sahip ülkeler ile birlikte bu kaynakları denetimleri altına alan ülkeler de bu güçleri sayesinde dünya siyasetini yönlendiren ülkeler olmuşlardır.1970'li yıllarda yaşanan petrol kriziyle önemi artmaya başlayan doğalgaz da petrole alternatif bir enerji kaynağı olarak görülmeye başlanmış, 1980'li yıllardan itibaren gerçekleştirilen boru hattı projeleri ile de uluslararası enerji politikalarında yaşamsal öneme sahip bir enerji kaynağı haline gelmiştir. 21. yüzyılda da petrol ve doğalgazın küresel ölçekte bugünkü konumlarını sürdürecekleri değerlendirilmektedir.21. yüzyılla birlikte enerji, ekonomi ve güvenlik kavramlarıyla birlikte ele alınması gereken bir sektör haline gelmiş, enerji kaynaklarına sahip olan ülkelerin yanı sıra enerjinin geçiş koridorunda (güzergâhında) bulunan ülkeler de uluslararası ilişkilerde söz sahibi olmaya başlamışlardır.Topraklarında yeterince petrol ve doğalgaz bulunmadığı ileri sürülen Türkiye, sahip olduğu coğrafi konum itibariyle üç kıtayı (Asya, Avrupa, Afrika) birbirine bağlayan doğal bir köprü konumunda olmakla birlikte, aynı zamanda 21. yüzyılda yaşanan enerji mücadelesinin gerçekleştirildiği zengin doğal kaynaklara sahip bölgelerin (Orta Asya, Kafkasya, Orta Doğu) merkezinde yer almaktadır. Coğrafi konumunun yanı sıra jeopolitik ve jeostratejik özellikleriyle de Türkiye söz konusu enerji kaynaklarının Batı'ya ulaştırılmasında en önemli geçiş ülkesi konumuna gelmiştir.Jeopolitik konumunun getirdiği bu üstünlüğüne karşın Türkiye günümüz itibariyle enerji güvenliğini sağlayamamış bir ülke durumundadır. Enerji güvenliği, sunum (arz) kaynaklarında çeşitlilik, güvenilirlik ve kesintisizlik ilkelerini kapsayan bir kavram olup, aynı zamanda ulusal güvenlik kavramının da ayrılmaz bir parçasıdır. Tükettiği enerji kaynaklarının % 70'i ithal olan, tamamına yakınını ithal ettiği doğalgaz kaynağının % 63'ünü tek bir ülkeden (Rusya Federasyonu) sağlayan ve elektrik üretiminin de % 50'sini bu kaynaktan karşılayan Türkiye, enerji güvenliğini sağlayamamış bir ülke durumuna gelmiştir.Bununla birlikte, dünya genelinde yaşanan küreselleşme sürecine paralel olarak, 1980'li yıllardan itibaren enerji sektörümüzde neoliberal politikalar doğrultusunda özelleştirme, bölme ve parçalama uygulamaları gerçekleştirilmiştir. Uluslararası dolaşım sistemine tabi olunması amacıyla Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü vb. kuruluşların talepleri/talimatları üzerine ülkemizde enerji sektöründe dikey bütünleşik (entegre) yapı bozulmuş, ulusal enerji kurumlarımız özelleştirilmiş ve ulusal doğal kaynaklarımız ve kurumlarımız düşük bedellerle yabancıların eline geçmeye başlamıştır.Bu süreç sonunda, enerjinin niteliğinde azalma yaşanırken, maliyetler sürekli artmış, elektrik üretimimiz ithal doğalgazına dayandırılmış, dışa bağımlılık artmış, yerli ve yenilenebilir kaynaklarımızın potansiyellerinden gerektiği gibi yararlanılamamıştır.

Yazar

Ali Bülent Bayramoğlu

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Ali Bülent Bayramoğlu (Yüksek Lisans Tezi). Ulusal güvenlik açısından Türkiye'nin enerji politikalarının değerlendirilmesi (1990-2007), 2010, İnönü University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

İnönü University tezlerinden daha fazlası