Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Uzun süreli nedeni açıklanamayan infertilitesi ve tekrarlayan intrauterin inseminasyon başarısızlığı olan hastalarda trombofili prevalansının gösterilmesi

2010
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Doç. Dr. Mehmet Yılmazer

Özet (TR)

İnfertilite, korunmasız 12 ay ilişkiye rağmen gebelik elde edilememesidir ve ülkemizde üreme çağındaki toplumun yaklaşık %10-20'sini etkilemektedir. Bilinen bir çok neden olmasına rağmen bazı çiftlerin infertilite nedenleri açıklanamaz ve bu çiftler açıklanamayan infertil olarak sınıflandırılır. İnfertilite tedavisinde ilk yaklaşım ovulasyon indüksiyonu ve artifisyel inseminasyondur. Daha invaziv teknikler olan yardımcı üreme teknikleri; invitro fertilizasyon ve intrasitoplazmik sperm enjeksiyonudur. Yardımcı üreme teknikleri ile yapılan her embriyo transferi için canlı doğum oranı yaklaşık %30'dur. İmplantasyon başarısızlığı yardımcı üremenin major kısıtlayıcı faktörüdür.Yardımcı üreme teknikleri sonrası implantasyon başarısızlğının %70 kadarının altındaki neden bilinmemektedir. Bilinemeyen bu grup içerisinde başarısız implantasyon ve plasentasyonu da içerir. Annedeki trombofilinin neden olduğu hiperkoagulasyonun, plasental sirkülasyonun bozulmasına neden olarak muhtemel embriyo implantasyon başarısızlıkları arasında olduğu varsayılmaktadır.Açıklanamayan infertilitesi olan hastalarda muhtemel etyolojik faktörlerden birisi de implantasyon başarısızlığıdır.Bu çalışmanın amacı uzun süreli nedeni açıklanamayan infertilitesi olan hastalarda ve açıklanamayan infertilite endikasyonuyla IUI uygulanıp tekrarlayan intrauterin inseminasyon başarısızlığı olan hastalarda trombofili prevalansının gösterilmesidir.Standart infertilite tetkiklerinde normal sonuçlar elde edilen çiftler açıklanamayan infertil olarak kabul edildi. Çalışma grubu; açıklanamayan infertilite nedeniyle >3 siklus tekrarlayan IUI başarısızlığı olan 25 kadın (grup I) ve >5 yıldır açıklanamayan infertilitesi olan 25 kadın (grup II) dan oluşmaktaydı. Kontrol grubu ise en az bir tane yaşayan sağlıklı çocuğu olan 40 kadından (grup III) oluşmaktaydı. Tüm kadınlar kalıtsal(faktör V leiden, protrombin, MTHFR mutasyonu, protein C eksikliği ve protein S eksikliği ve antitrombin III)ve kazanılmış (lupus antikoagulanı, antikardiolipinler) trombofili faktörleri varlığı açısından test edildi.Çalışmamızda en az bir trombofilik faktör pozitfliği olanların prevalansını grup I'de %88, grup II' de %84 ve grup III'de %55 olarak tesbit ettik. Bu bulgu istatistiksel olarak anlamlıydı (P=0.005). Antitrombin III, kombine trombofili, protein S eksikliği ve genetik trombofili faktörlerinden en az birinde pozitiflik prevalansında da çalışma grubunda artış tesbit edildi. Bununlabirlikte gruplar faktör V leiden mutasyonu, protrombin mutasyonu, MTHFR mutasyonu, protein C eksikliği, lupus antikoagulanı ve antikardiolipinler açısından karşılaştırıldığında gruplar arasında istatistiksel anlamlı fark tesbit edilmedi.Sonuç olarak, trombofili implantasyon başarısızlığı nedenlerinden biridir. Trombofili prevalansı UI nedeniyle tekrarlayan ıuı başrısızlığı olan kadınlarda ve >5 yıl UI olan kadınlarda fertil kadınlardan belirgin olarak yüksektir. YÜT gibi invazif, psikolojik olarak yıpratıcı bir tedavi şekli'ne sevk etmeden önce hastalar trombofili markerları açısından taranması uygundur. Trombofili markerları pozitif olan hastalara YÜT öncesi düşük moleküler ağırlıklı heparin başlanması implantasyon hızını belirgin olarak artıracağını düşünyoruz.

Yazar

Dr. Mesut Köse

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Mesut Köse (Tıpta Uzmanlık Tezi). Uzun süreli nedeni açıklanamayan infertilitesi ve tekrarlayan intrauterin inseminasyon başarısızlığı olan hastalarda trombofili prevalansının gösterilmesi, 2010, Afyon Kocatepe University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Afyon Kocatepe University tezlerinden daha fazlası