DoktoraAçık Erişim

Van Gölü kıyı jeomorfolojisi

2025
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Mustafa Taner Şengün

Özet (TR)

Türkiye'nin en büyük gölü olan Van Gölü'nün kıyı morfolojisi, bölgeyi karakterize eden karmaşık jeolojik yapı, yoğun tektonik süreçler ve paleoklimatik etkenlerin kontrolü altında gelişen dinamikleri nedeniyle büyük bir öneme sahiptir. Bugüne dek Van Gölü kıyılarının jeomorfolojik özelliklerini bütüncül bir yaklaşımla ele alan kapsamlı bir akademik çalışmaya rastlanılmamıştır. Bu eksiklik, bölgenin morfodinamik süreçlerinin, kıyı evriminin ve insan-çevre etkileşiminin tam olarak anlaşılmasını zorlaştırmaktadır. Bu araştırma, söz konusu çerçevede Van Gölü kıyılarının jeomorfolojik yapısını sistematik biçimde incelemeyi amaçlamıştır. Araştırma sürecinde, farklı yıl ve mevsimlerde gerçekleştirilen kapsamlı saha çalışmaları, detaylı bir literatür taraması ile büro çalışmaları bünyesinde birleştirilmiştir. Bu metodolojik yaklaşımla Van Gölü kıyılarına ait birçok jeomorfolojik oluşum haritalandırılmış, oluşum süreçlerine yönelik değerlendirmeler yapılmış ve her bir jeomorfolojik birim görsel olarak kayıt altına alınmıştır. Çalışmanın bulguları, Van Gölü kıyılarının oluşumunda karmaşık ve çok aşamalı jeomorfolojik süreçlerin belirleyici olduğunu göstermektedir. Kıyı çizgisinin evriminde, dönemsel olarak tektonizmanın baskın süreç olduğu, bazı dönemlerde ise klimatik faktörlerin öne çıktığı belirlenmiştir. Yaklaşık 575 km uzunluğa sahip Van Gölü kıyılarının, alçak kıyı olarak nitelendirilen bölümleri daha çok akarsu ve derelerin şekillendirici etkisi altındadır. Bu kesimler Yam, Göründü, Van, Karasu ve Zilan Lagünü gibi önemli sulak alanları barındırmakta olup bölgeye özgü endemik canlı türleri için yaşam alanı sunarak Van Gölü kıyılarını ulusal düzeyde önemli bir biyolojik rezervuar alanı yapmaktadır. Van Gölü kıyılarının yaklaşık 230 km'lik kısmı, plaj turizmi açısından yüksek potansiyele sahiptir. Bölgenin değişen sosyoekonomik koşulları bağlamında, bu potansiyelin Van Gölü'nü sadece ulusal düzeyde değil, aynı zamanda sınır komşuları için de önemli bir cazibe merkezine dönüştüreceği öngörülmektedir. Ancak bu durum, kontrolsüz insan baskısıyla (antropojenik etkiler) birleştiğinde, jeolojik veya jeomorfolojik miras özelliğine sahip doğal oluşumların tahrip olma riskini ortaya çıkarmaktadır. Çalışma kapsamında, bu antropojenik etkilere bağlı oluşan değişimler, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) tabanlı haritalar ve görsel materyallerle desteklenerek bilimsel olarak belgelendirilmiştir. Ayrıca, kıyıya yakın doğal tehlike kaynakları (sel, taşkınlar, heyelanlar, depremler) ve antropojenik tehlikeler (hava ve su kirliliği gibi) derinlemesine irdelenmiş, kıyı çizgisindeki zamansal değişimler ve bu değişimlerin oluşturacağı potansiyel tehlike ve riskler tartışılmıştır. Bu araştırmanın orijinal çıktılarından biri, antropojenik baskı altındaki jeomorfolojik miras niteliğindeki doğal oluşumların lokasyonlarının hassasiyetle belirlenmesi ve haritalanarak kayıt altına alınmasıdır. Bu çıktı, kıyı ve kıyı kullanımı ile ilgili gerek planlama gerekse koruma amaçlı gerçekleştirilecek bilimsel çalışmalar için güvenilir bir kaynak oluşturacaktır. Çalışmanın sonuçlarının kıyı alanlarında yerleşme uygunluk analizlerine, doğa kökenli tehlike kaynaklarının değerlendirilmesine ve sürdürülebilir kıyı yönetimi yaklaşımlarının geliştirilmesine bilimsel katkı sunması beklenmektedir. Ayrıca Van Gölü kıyılarının sahip olduğu morfolojik çeşitliliğin ortaya konulmasıyla bölgeye ait coğrafi çalışmalara katkı sunularak toplumsal farkındalığın artırılması hedeflenmektedir.

Yazar

Murat Erginyürek

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Murat Erginyürek (Doktora Tezi). Van Gölü kıyı jeomorfolojisi, 2025, Fırat University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Fırat University tezlerinden daha fazlası