Yüksek LisansAçık Erişim

Vaoluşçu Feminizm: Heidegger, Sartre ve Simone De Beauvoir felsefesinde kadının varoluş imkanı

2023
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Hasan Aslan

Özet (TR)

Kadın kavramını, toplumsal, tarihsel, bireysel ve felsefi yönden ele alıp inceleyen farklı feminist bakış açılarının ortak sayılabilecek yönü, kadının eril bir dünyada dezavantajlı olarak konumlandırıldığı düşüncesidir. Farklı feminist bakış açılarından, kadını bu dezavantajlı konumlandırılışı eleştirele bir çözümlemeyle ele alınmış ve çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Bu çalışmada farklı feminist yaklaşımlara değinilecek ancak Simone de Beauvoir'in görüşleri bağlamında varoluşçu feminizm temel alınacaktır. Second Sex adlı eseriyle kadın kavramı konusunda literatürde önemli bir yere sahip olan Simone de Beauvoir bu eserinde varoluşçu bir yaklaşımla kadın kavramını sorgulayarak diğer feminist yaklaşımlardan oldukça farklı olan varoluşçu feminizm yaklaşımını geliştirmiştir. Beauvoir kadının olumsuz durumun düzelmesinin yolunun kadının kendi varoluşunu doğru bir biçimde anlaması ve eyleme geçirmesi gerektiğini geçtiğini savunmaktadır. Varoluşçu feminizmin uygulanabilir olduğunu, Beauvoir onu kendi yaşamına uygulayarak göstermiştir. Çalışmanın ilk bölümünde pek çok feminist akımın varlığını ortaya koymak ve bu akımların sunduğu çözüm önerilerinin kadının ötekileştirilmiş konumunun düzelmesinde yeterli kalmadıklarını göstermek amaçlanmıştır. İkinci bölümde, Beauvoir'in varoluşçu feminizm düşüncesini ortaya koyarken varoluş felsefelerinden en çok etkilendiği Heidegger ve Sartre'ın varlık anlayışları ele alınmıştır. Bu bölümün ele alınma amacı ise Beauvoir'in Heidegger ve Sartre'ın varlık felsefesinden derin bir biçimde etkilendiği göstermektir. Üçüncü bölümde ise, özellikle Beauvoir'in en önemli eseri olan Second Sex çerçevesinde her iki cinsiyetin de hangi noktada birbirinden ayrıldığı ve bu ayrımın nerede başladığı göstermek amaçlanırken aynı zamanda Beauvoir'in savunduğu çözüm önerisinin hem teorik hem de pratik anlamda uygulanması mümkün olduğu düşüncesi ile bu çözüm önerisinin doğruluğu savunulmaktadır. Çalışmanın amacı, kadının dezavantajlı konumunun düzeltilmesi konusunda varoluşçu feminizm dışındaki akımların çözüm önerilerinin, kadının varolan konumuna tek bir pencereden baktığını ve pratik anlamda kadının hayatına uygulayacağı gerçekçi bir çözüm olamadığını tartışıp, uygulanabilir olanını Simone De Beauvoir'in varoluşçu feminizmi olduğunu göstermektir. Bu bakımdan çalışma, varoluşçu feminizmin en önemli temsilcilerinden olan Simone de Beauvoir ve Beauvoir'in önemli ölçüde etkilendiği varoluşçu filozoflar olan Heidegger ve Sartre çerçevesinde sınırlandırılmıştır. Çalışmanın önemi, kadının dezavantajlı konumunun düzelmesinin sadece kadın için önemli olmadığını, genel olarak toplumun olumlu bir şekilde etkileyeceğini ifade etmektir. Anahtar Kelimeler: Varoluşçuluk, Feminizm, Beauvoir, Kadın

Yazar

Dr. Özge Güvercin

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Özge Güvercin (Yüksek Lisans Tezi). Vaoluşçu Feminizm: Heidegger, Sartre ve Simone De Beauvoir felsefesinde kadının varoluş imkanı, 2023, Akdeniz University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Akdeniz University tezlerinden daha fazlası