Yargıtay'da 2010-2017 yılları arasında karara bağlanan hatalı tıbbi uygulama (malpraktis) dava kararlarının değerlendirilmesi
2018
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Necmi Çekin
Abstract (TR)
Amaç: Hatalı tıbbi uygulama ile ilgili davalarda tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ciddi şekilde artış olmaktadır. Sağlık çalışanları cezai yaptırımlarla birlikte yüksek miktarlarda tazminat ödemeye mahkum edilmektedir. Hatalı tıbbi uygulama iddiası olan davalarda yargılamada nihai karar merci olan Yargıtay kararlarının incelenmesi ile; kusur olarak değerlendirilen durumların ortaya konması, hekimlerin ve hastaların zarar görmemesi için mesleki açıdan riskli olarak nitelendirilebilecek durumlar ile tanı, tedavi ve takip konularında yol gösterilmesi, sağlık çalışanlarının maruz kaldığı iddiaların ortaya konması ve uygulamalardaki bu sorunların ortadan kaldırılmasına katkı sağlamak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda; karar tarihi 2010 ile 2017 yılları arasında olan ulaştığımız Yargıtay temyiz kararlarından çalışmamız için belirlediğimiz koşullara uygun olan 508 karar incelenmiştir Bulgular: hatalı tıbbi uygulama iddiası nedeniyle şikayet edilen sağlık çalışanlarının % 81'nin doktor olduğu, uzmanlık alanlarına göre en sık kadın hastalıkları ve doğum doktorları ile acil serviste çalışan doktorların şikayet edildiği, şikayet edilenlerin en çok özel hastane/klinikte çalıştığı, sağlık çalışanlarının en sık tedavi hatası ve ilgisizlik/özensizlik nedeniyle şikayet edildiği, olguların % 43'ünün acil koşullarında hastanelere başvurduğu, olgularda uygulanan tıbbi işlemin en çok cerrahi girişim olduğu, sağlık çalışanlarının yerel mahkemeler tarafından hukuk davalarında % 20,7'sinin, ceza davalarında ise % 27,4'ünün cezalandırılması yönünde karar verildiği, mahkeme kararlarının % 79'unun Yargıtay tarafından bozulduğu ve bozma nedeni olarak çoğunlukla bilirkişi raporunun eksik/yetersiz olduğunun açıklandığı, bilirkişi raporlarının % 30,8'inde sağlık çalışanlarının kusurlu bulunduğu, bu bilirkişi raporlarında hataların 'gerekli tetkik ve görüntüleme istememe' 'konsültasyon istememe' 'eksik ve özensiz tedavi' 'tıbbi işlemin kusurlu olması' ve 'tedavi takibinde eksiklik' yoğunlaştığının dikkati çektiği görülmüştür. Sonuç: Malpraktis iddialarını en aza indirmek için sağlık çalışanları mesleki bilgi ve tecrübelerini geliştirmeli, hasta ile iletişimi iyi kurmalıdır. Ayrıca sağlık çalışanlarına cezai tedbirler yerine mesleki uygulamaları ile ilgili tedbirlerin getirildiği, kusur ve komplikasyon kavramlarının ayrıntılı tanımlandığı bir tıbbi malpraktis yasasına ihtiyaç vardır.
Author
Dr. Mustafa Kırtışoğlu
How to Cite
Mustafa Kırtışoğlu (Tıpta Uzmanlık Tezi). Yargıtay'da 2010-2017 yılları arasında karara bağlanan hatalı tıbbi uygulama (malpraktis) dava kararlarının değerlendirilmesi, 2018, Çukurova University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Çukurova University
- İş birliğine dayalı video-blog projelerinin İngilizceyi yabancı dil olarak öğrenen Türk öğrencilerinin dilsel ve dijital okuryazarlık becerileri üzerindeki etkileri(2025)
- Anti-Müllerian Hormonunun (AMH) IVF hastalarında over rezervini belirlemekteki rolü(2011)
- Bankacılık sektöründe kredi riski yönetimi: Türk bankacılık sektöründe kredi riskini belirleyen değişkenler üzerine bir uygulama(2011)
- Kaplamalı ve kaplamasız iki farklı seramik braketin kompozit yapışma dayanıklılığının karşılaştırılması(2014)
- CMS detektörünün hf kalorimetresinin dört anotlu fotoçoğaltıcı tüplerinin kontrol testleri(2014)
- Lise öğrencilerinin denetim odaklarına göre mesleki olgunluklarının kariyer karar verme güçlüklerini yordama gücü(2017)
