Zengezur'un coğrafi konumu ve Türkiye -Azerbaycan için jeopolitikalar
2022
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Doç. Dr. İlhan Oğuz Akdemir
Özet (TR)
Zengezur Azerbaycan, Nahçıvan ve Kacar İranı ile sınırı olan Ermenistan'ın güneyinde yer alan bölgedir. Bölgenin merkezi Kapan şehridir. Zengezur ilçesi doğu ve kuzeydoğuda Cebrail ve Şuşa ilçeleri, kuzeyde Cavanşir ilçesi, batı ve güneybatıda Erivan ilinin Şarur-Daralayaz ve Nahçıvan ilçeleri, güney ve güneydoğuda ise Kacar İranı ile Araz Nehri boyunca sınır komşusudur. 1918 ve 1920 yılları arasında Zengezur, kısa ömürlü Ermenistan Cumhuriyeti'ne dahil edildi . Ermenistan'ın Sovyetleştirilmesinden sonra Zengezur, Bolşeviklere karşı direnişin ana merkezi haline gelmişdir. Sovyetleştirme sırasında Zengezur, Sovyet Ermenistanı'nın bir parçası olurken, diğer iki tartışmalı bölge olan Nahçıvan ve Dağlık Karabağ Sovyet Azerbaycan'ın bir parçası oldu. Yirminci yüzyılın başından itibaren Ermeniler, Zengezur'u ele geçirmek için harekete geçtiler ve yüzyılın sonunda bunu başarabildiler. Stratejik açıdan önemli olan Zengezur bölgesi, İran sınırında Azerbaycan'ın Güneybatısını, Ermenistan'ın ise güneydoğusunu kapsamaktadır. Eski Türk-Müslüman toprakları olan Zengezur bölgesinin nüfusunun etnik bileşenindeki değişim, Rus birliklerinin işgalinden sonra XIX. yüzyılın başlarında başlamışdır. Rusya ve Kacar İranı arasında Gülistan (1813) ve Türkmençay (1828) anlaşmalarının imzalanmasının ardından Ermenilerin Zengezur bölgesine toplu göç süreci başlamışdır. Sadece İran'dan Türkmençay Antlaşması ile iskân edilen 8249 Ermeni ailesinden 1300'ü Karabağ ve Zengezur'a yerleşmiş, bunun sonucunda ise bölgedeki demografik durum ciddi değişiklikler geçirmiştir. 20 Temmuz 1921'de Ermenistan Halk Komiserleri Konseyi, Ermenistan'ın 8 bölge ve 33 bölge ile idari bölge bölünmesini onaylamıştır. 31 Ağustos'ta Zengezur'da yeni bir bölge- Gorus şehri- merkez olmakla Zengezur bölgesi kurulmuştur. Azerbaycan da Zengezur'un (Gorus, Karakilse, Kafan ve Megri bölgeleri) batı bölgesini idari-bölge bölümünden çıkarılmıştır. Böylece Zengezur iki kısma bölünmüştür ve batı kısmı Ermenistan ile birleştirilmiştir. Zengezur Koridoru, Azerbaycan'ın yanı sıra Çin ve Orta Asya'nın yanı sıra Ermenistan'ı Avrupa ve Pasifik Okyanusu'na sosyal, ekonomik, jeopolitik ve jeostratejik olarak bağlamaktadır. Bölgedeki askeri ve siyasi çatışmaların azalması, ülkeler arasındaki ticaretin artmasına neden olacaktır. Rusya, Azerbaycan, Türkiye, Ermenistan ve Kacar İranı arasındaki demiryolu ağını genişletecek ve Kafkas ülkeleri arasındaki ticareti yeni bir düzeye taşıyacak birçok ticaret yolunu açacaktır. Azerbaycan'ın bir Avrasya ulaşım merkezine dönüşmesiyle birlikte, Kafkasya bölgesindeki ulaşım ve demiryolları, bölgenin transit güvenliğini artırarak yeni rekabet ve yeni fırsatlar yaratacaktır. Bu bağlamda elbette uluslararası Doğu-Batı ve Kuzey-Güney ulaşım koridorlarının yapımı ve güzergahları ile Hazar Denizi'nden Avrupa'ya uzanan petrol ve gaz boru hattı sisteminin yapımı yeni sürprizler getirecek, Azerbaycan'ın Doğusunun önemini daha da artıracaktır. Batı ve Kuzey-Güney ulaşım koridorları sayesinde Tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan Azerbaycan, Avrupa ve Asya arasında bir lojistik merkez olarak çok önemli lokasyona sahiptir. Doğu-Batı Koridoru Çin'in Orta Asya ve Azerbaycan üzerinden Avrupa'ya engelsiz erişimi, aralarındaki ticareti önemli ölçüde artıracaktır. (eurasian-research, 2020). 18 Şubat 1929'da Güney Kafkasya Merkezi Otoritesi İcra Kurulu, Nüvedi, Ernezir ve Tuğut köylerinin Ermenistan'a devredilmesine ilişkin bir karar almıştır. Sonuç olarak, şu anda "Megri Koridoru" olarak bilinen ve yalnızca Nahçıvan ile Azerbaycan'ın geri kalanı arasındaki bağlantıyı kesmekle kalmayan, aynı zamanda Ermenistan'ın Kacar İranı üzerinden erişimini sağlayan 42 km uzunluğundaki bir koridor kuruldu. Böylece Sovyet Bolşevik hükümeti Azerbaycan'ın tarihi topraklarını Ermeni SSC'ye bağışlama politikasını sürdürdü. Buradaki amaç sadece Ermenistan'ı güçlendirmek değil, aynı zamanda Türk dünyası ve Azerbaycan'la olan tüm yol bağlantılarını azaltmaktı. Bu, Çar Rusya'nın jeopolitik çıkarlar uğruna izlediği politikanın Sovyet makamları tarafından da takip edildiğinin açık bir göstergesiydi. 1988'de, Ermenistan, uluslararası destekçilerinin yardımıyla, Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ bölgesine toprak iddiasını ileri sürerek bir sonraki adımı atmıştır. Sonuç olarak Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki çatışma yeniden başlamıştır. 1988-1991 yılları arasında Ermeniler, Azerbaycan'ı Zengezur Megri bölgesindeki 7, Karakilse bölgesindeki 11, Kafan bölgesindeki 41 ve Gorus bölgesindeki 4 yerleşim yerlerinden sürgün ederek Azerbaycanlılara karşı etnik temizleme politikasını başlatmışlardır. 1991-1994 yıllarında Ermenistan silahlı kuvvetleri yabancı güçlerin yardımıyla Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ bölgesini ve çevresindeki 7 bölgeyi işgal etmiştir. Böylece Zengezur'un Doğu kısmı, yani Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının bir kısmı olan Laçin, Gubadlı ve Zengilan bölgeleri işgal edilmiş oldu. Bu bölgelerde, 301 Azerbaycan yerleşkesini kapsayan 3347 kilometrekarelik topraklar Ermenistan silahlı kuvvetlerinin kontrolü altına alınmış ve 150.000'den fazla kişi yerinden edilmiştir. Ermeniler, zengin cevher yataklarına sahip, Kafkasya'nın İsviçre'si olarak adlandırılan Zengezur'u ele geçirerek Azerbaycan ve Nahçıvan ve aynı zamanda Azerbaycan ve Türkiye arasında yapay bir engel oluşturmuşlardır. Böylece Zengezur'un Azerbaycan'dan Ermenistan'a geçişinin bir sonucu olarak, Azerbaycan'ın ana kısmı Nahçivan'dan ayrıldı ve büyük Türk dünyası coğrafi olarak bölünmüştür. Türkiye'nin Dağlık Karabağ sorunundaki aktif stratejisinin en bariz örneği, Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmayı Rusya'nın arka bahçesine daha fazla nüfuz etmek ve Kafkasya'da önemli bir oyuncu olarak konumunu güçlendirmek için kullanma girişimiydi. Türkiye'nin siyasi ve ekonomik gücünün yeni formu dış politikanın birçok alanında denge kurabiliyor olmasıdır. Bu yeni açılım süreci Türk dış politikasında yeni bir sayfa açarak, ekonomik fırsat penceresi ve yeni dış politika fırsatları ile yeni bölgesel jeopolitikalar yaratmaktadır. Türkiyenin jeopolitiği Zengezur ve Dağlık Karabağ'daki enerji hatları sorununu Rusya ile işbirliği yaparak çözebilirse, Orta Asya ve Kafkaslardan Türkiye'ye enerji hatları oluşturulacak ve ardından Türkiye'ye aktarılacaktır. Teşekkürlerim var. Yükseklisans süreci boyunca daima yanımda olan, çalışmalarımın her aşamasında beni detekleyen Danışman Hocam İlhan Oğuz AKDEMİR'e şükranlarımı sunuyorum. Yüksek lisans tezimi hazırlarken, oğlum Amir İbrahimov'a ayırmam gereken zamandan çokça çaldım. Özürlerimi ve sevgimi iletiyorum. İlerleyen zamanlarda, beni daha iyi anlayacağını biliyorum. Haritalarımın şekillenmesinde bana yardımcı olan Nesife LAĞIMCIOĞLU'na minnettarım. Son teşekkürüm okuyucularıma ve aziz Türk milletine, şayet bir kaç kelime ile faydası oldu ise çalışma gerçek amacına ulaşmış demektir.
Yazar
Dr. Türkan İsayeva
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Türkan İsayeva (Yüksek Lisans Tezi). Zengezur'un coğrafi konumu ve Türkiye -Azerbaycan için jeopolitikalar, 2022, Fırat University.
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Fırat University tezlerinden daha fazlası
- Fuzûlî'nin Türkçe Divân'ında renklerin kullanımı(2013)
- Irak ve Türkiye'deki farklı bölgelerden alınan ham petrol numunelerindeki element konsantrasyonlarının karşılaştırılması(2021)
- Kırgız yazar Cengiz Aytmatov'un "Deñiz Boyloy Cortqon Ala Döböt" adlı romanının dil incelemesi (Giriş-inceleme-metin)(2021)
- 3-boyutlu Minkowski uzayında Hasimoto yüzeylerin geometrik özellikleri(2022)
- Hidayet Karakuş'un şiir dünyası(2022)
- İki dünya savaşı ekseninde kapitalizm ve faşizm ilişkisi(2022)
