Afyon Kocatepe University
Discipline

Makine Eğitimi Anabilim Dalı

Afyon Kocatepe University

99

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Perçinsiz sac bağlantılarının mekanik özelliklerinin belirlenmesi

Bu araştırmada, Türk otomotiv sektörünün yenilerde tanıştığı sac birleştirme yöntemi olan form punta birleştirme yönteminin TS EN 10346 sacların üzerindeki uygulamaları incelenecektir. Endüstriyel sanayi kollarında, özellikle otomotiv sanayisinde birleştirme maliyetlerini azaltmak ve estetik bir görünüm elde etmek için son yıllarda tercih edilen form punta sac birleştirme yöntemi, ek bir bağlantı elemanına ihtiyaç duyulmaksızın sac levhaları birleştirme yönetimidir. Yöntemin vida, perçin gibi yabancı ara parça ve ek materyallere ihtiyaç duymadan, birleştirilecek levha malzemelerin sadece kendisini şekillendirerek birleştirme avantajı bulunmaktadır. Punta form sac birleştirme metodunu kullanarak, özellikle perçinli birleştirme yönetiminde ortaya çıkan ara parça ihtiyacı, kaynaklı birleştirmedeki kalifiye işçi maliyeti, iş güvenliği ve iş sağlığı üzerindeki istenmeyen durumların ortadan kaldırılmasını sağlamaktadır. Özellikle otomotiv endüstrisindeki robotik kullanımına da uygun olan bu yöntem sayesinde, farklı kalınlıkta ve farklı özellikteki sac levhaların birleştirilmesi, maliyet avantajı ve enerji kazanımı da sağlayacaktır. Otomotiv endüstrisinde gövde ve diğer aksesuarlarında kullanılan Erdemir 1312 kalite sacların (TS EN 10346), punta form birleştirme yöntemiyle birleştirilmesi ile oluşan bağlantıların mekanik özelliklerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Birleştirilen numunelere TS EN ISO 14273 standardına göre kesme deneyi ve TS EN ISO 14270 standardına göre mekanize soyma deneyi uygulanmıştır.

Kaplama perçinleri
Murat Turan
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kitosan katkılı polipropilen kompozitlerin mekanik, fiziksel, tribolojik ve antibakteriyel özelliklerinin incelenmesi

Bu çalışmada, katkısız PP polimeri ile kitosan katkılı polipropilen (PP) kompozitlerin mekanik, fiziksel, tribolojik ve antibakteriyel özellikleri incelenmiştir. Kullanılan malzemeler; %10kitosan katkılı PP, %20kitosan katkılı PP, %30kitosan katkılı PP, ile asetik asit ile modifiyeli %10kitosan, %20kitosan ve %30kitosan katkılı polipropilen kompozitlerdir. Kompozit malzeme üretimi tek vidalı ekstrüderde gerçekleştirilmiştir. Katkısız PP ve kitosan katkılı PP kompozit malzemelerin test numuneleri enjeksiyonla kalıplama tekniği ile üretilmiştir. Kalıplanan numunelerin mekanik, fiziksel, tribolojik, yanmayı geciktiricilik ve antibakteriyel özellikleri incelenmiştir. Çekme, eğme, darbe gibi mekanik testler, yoğunluk ve sertlik gibi fiziksel testler, pin-disk aşınma testi, kızgın tel deneyi ile antibakteriyel testleri gerçekleştirilmiştir. Deneylerde, çekme mukavemeti, çekmedeki elastiklik modülü, kopmadaki % uzama, kopma mukavemeti, darbe mukavemeti, eğilme mukavemeti, eğmedeki elastiklik modülü, yoğunluk, Shore D sertlik testi, sürtünme katsayısı, spesifik aşınma oranı ile Escherichia Coli ile Staphylococcus Aureus bakterilerine karşı antibakteriyel özellikler incelenmiştir. Buna ilaveten, numunelerin kırılma ve aşınma yüzeylerinin mikroyapıları optik ve taramalı elektron mikroskop kullanılarak incelenmiştir.

Kitosan
Erol Kılık
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Trafikteki taşıtların teknik şartlarının incelenmesi

Bu çalışmada taşıtların trafikte gerekli teknik şartları sağlayıp sağlamadıklarının incelemesi yapılmıştır. Taşıtların denetimi ile ilgili yönetmeliklere ve gerekli teknik şartların neler olduğuna ikinci bölümde değinilmiştir.Taşıtların teknik şartlarına ve araç üzerine etkilerine ise üçüncü bölümde değinilmiş, ayrıca bu bölümde taşıt parça ve donanım kusurlarının ekonomiye, trafik kazalarına, çevreye ve hava kirliliğine etkileri üzerinde durulmuştur.Motorlu taşıtlar uluslararası kurallarla belirlenmiş gerekli teknik yeterliliklere sahip olmalıdır. Taşıtların bu teknik kapasite ve nitelikte üretimi yanında, kullanım süresince bu niteliklerini koruması önem taşımaktadır. Bu sebeple trafik güvenliğini tehlikeye düşürmemek için araç sahipleri araçların bakımlarını eksiksiz ve noksansız yaptırması gerekiyor. Türkiye'de taşıtların üretimden sonra trafikte teknik yeterliliğe sahip olup olmadığını denetleme yetkisi Ulaştırma Bakanlığı tarafından özel muayene istasyonlarına verilmiş, bu istasyonlar işletmeye açılıncaya kadar ise Karayolları Genel Müdürlüğüne ait muayene istasyonlarında yapılacağı yönetmelikle bildirilmiştir. Bu çalışmanın dördüncü bölümünde özel araç muayene istasyonlarından, özel ve yetkili araç servislerinden elde edilen veriler sonucu araçların teknik şartları incelenmiş ve mevcut trafikteki araçların durumu ortaya konulmuştur.Beşinci bölümde çalışmanın değerlendirilmesi ve ölçüm sonuçlarının analizi yapılmıştır.

Araç muayenesiTaşıt teknolojisiTaşıtlar+4
Ümit Tansel Eroğlu
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Polimer elektrolitik membran (PEM) yakıt pillerinde kullanılacak metalik çift kutuplu plakanın geliştirilmesi

Dünya nüfusunun hızla artmasına paralel olarak insanların enerjiye olan ihtiyacı da artmaktadır. Fosil kaynaklı yakıtlar ile karşıladığımız enerji ihtiyacı sonucunda çevreye saldığımız yanma ürünü gazlar gezegenimizin dengesini bozmaktadır. Aynı zamanda petrol rezervlerinin de tükenmeye başlaması göz önüne alındığında enerji ihtiyacını karşılamak için alternatif enerji yöntemlerinin geliştirilmesi gerçeği ortaya çıkmaktadır.Yakıt pilleri alternatif enerji kaynaklarının en önemli elemanlarıdır. Yakıt pillerinin ticarileştirilmesinin önünde bulunan engellerden birisi de grafit çift kutuplu plakaların maliyet ve işleme sorunudur. Bu yüzden çift kutuplu plaka malzemesi olarak grafit yerine metal alaşımların kullanılması fikri gündeme gelmiştir. Fakat metallerin yakıt pilinin sert asidik ve nemli ortamında kimyasal korozyona maruz kalması ve yüzeyinde oksit tabaka oluşması nedeniyle yakıt pilinin çıkış verimi oldukça düşmektedir.Bu çalışmada çift kutuplu plaka malzemesi olarak metal alaşımlar seçilmiş ve korozyona karşı dayanıklılığını artırmak için yüzeyine çeşitli kaplamalar yapılarak yakıt pili ortamında gösterdiği davranışlar incelenmiş ve literatürdeki sonuçlar ile karşılaştırılmıştır.

Yakıt hücreleri
Hüseyin Kahraman
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Petrol yangınlarında kullanılan söndürücü katkıların, performansa etkisinin deneysel olarak incelenmesi

Petrol yangınları, çevresel risk taşıyan sadece çıktığı mahalde kalmayarak bulunduğu ortamı hatta kontrol edilmezse gelişerek tüm bir bölgeyi etkileyebilecek bir felakettir. Petrol yangın söndürme sistemlerinde kullanılan kuru kimyasal söndürücüler büyük önem kazanmaktadır. Yangının başlamasında, anında müdahale edilmezse patlama meydana gelmektedir. Bu süreden sonra yangını kontrol altına alma çalışmaları zorlaşmaktadır. Petrol yangınlarında başlangıç aşamasında en etkili yöntem kuru kimyasal söndürücülerdir. Petrol yangınlarında günümüze kadar aynı kuru kimyasal ürünlerin kullanımı mevcuttur.Bu deney çalışmasında kullanılan kuru kimyasal ürünlere alternatif olarak yeni ürün çalışmaları yapılmıştır. Bu çalışmada günümüzde kullanılanlardan daha ekonomik, daha bulunabilir ve daha etkili ürün kullanımına gidilmiştir. Deney çalışmasında sıcaklık değiştirilerek ve sistemdeki basınç değiştirilerek yangın söndürme performansı incelenmiştir. Bu etkiler yangın söndürme sisteminde mutlaka dikkate alınmalıdır.

AkaryakıtYangın söndürme
Yavuz Tanrıverdi
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

LPG ile çalışan bir motorda emme manifoldunu ısıtmanın ilk harekete etkisinin araştırılması

Petrol esaslı yakıtlara alternatif olarak motorlarda kullanılan yakıtların başlıcaları doğalgaz, hidrojen, biyogaz ve alkollerdir.Bu yakıtlar bir çok ülkede yaygın olarak kullanılmaktadır. LPG ile çalışan motorların çevreye saldığı kirletici bileşenlerin hidrokarbon içerikli yakıtlara göre düşük olması sebebiyle ülkemiz de dahil olmak üzere pek çok ülkede bu yakıtın vergi indirimleriyle kullanımı teşvik edilmektedir.LPG ile çalışan araçlarda karşılaşılan en önemli problemlerden birisi soğuk ilk hareket esnasında LPG' nin tutuşma sıcaklığının benzine göre yüksek olması nedeniyle tutuşma güçlüğünden dolayı HC emisyonlarının yüksek olmasıdır.Bu çalışmada, emme mnifolduna kızdırma bujileri yerleştirilerek ön ısıtma yapılan motorun soğuk ilk hareket HC emisyonlarına etkileri deneysel olarak incelenmiştir. Deneyler dört zamanlı, su soğutmalı, Renault marka, sıralı sistem LPG ile çalışan bir buji ateşlemeli motorda geçekleştirilmiştir. Motor ilk önce LPG ile ilk harekete geçirilerek rölantide emisyon değeri ölçülmüş, daha sonra emme manifold sıcaklığı 60 0C olacak şekilde ayarlanarak HC emisyonu ölçülerek karşılaştırılmıştır.Çalışmada, ayrıca Sakarya genelinde satış yapan 10 farklı firmaya ait LPG' lerin performans ve kilometre başına maliyetleri karşılaştırılmıştır.Anahtar Kelimeler: Emisyonlar, hidrokarbon (HC), emme manifoldunu ısıtma, motor performansı, alternatif yakıtlar, likit petrol gazı (LPG)

Ergin Urgancı
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kaynak işleminde meydana gelen kalıcı gerilmelerin ve çarpılmaların bilgisayarla simülasyonu

Kaynak simülasyonlarında en popüler ısı kaynağı modeli Goldak çifte elipsoid modelidir. Çünkü çift elipsoid şekli çok iyi bir kaynak yaklaşımı sağlamaktadır. Basitçe özetleyecek olursak, bu modelde sadece kaynak derinliği ve şekli gibi bilgiler dışında bir Gauss güç yoğunluğu dağılımı kullanılır. Böylece diğer modellere göre basit havuz şekilleriyle daha gerçekçi kaynak uygulamalrı sağlamış olur. Ancak özellikle tozaltı kaynakta görülen çift elipsolid şeklindeki kaynak havuzu daha karmaşık durumlarda doğru ve geçici sıcaklık alanı hesaplamak için güç yoğunluğu dağılımı yöntemi gereken sonuçları elde edilmesi açısından yeteri kadar gerçekçi sonuçlar vermeyebilir. Bu nedenle, bu zorluğu aşmak için farklı bir yaklaşım kullanılması gerekir. Bu yüzden, bu araştırmada, kaynak banyosunun doğru şeklini oluşturmak için bazı değişiklerle yeni bir yaklaşım kullanarak, çift elipsoid modeliyle daha doğru sonuçlara ulaşılabileceği öne sürülmüştür. Daha sonra, Abaqus 6.7 CAE sonlu elemanlar yazılımı kullanarak bir plaka üzerinde elde edilen sıcaklık dağılımı ve artık gerilmelerinin deneysel sonuçları ve çözümleri karşılaştırılmıştır. Elde edilen sonuçlar tozaltı kaynak işlemi için iyi bir yaklaşım göstermektedir.

Kaynak
Yüksel Çelik
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Büyük çaplı fiber optik kabloların ekstrüzyon yöntemi ile üretim teknolojilerinin geliştirilmesi

Fiber optik aydınlatma sistemleri, diğer aydınlatma sistemlerine göre oldukça güvenli olup birçok farklı tasarım gerçekleştirme olanağı sağlayan bir sistemdir. Bu durum fiber optik aydınlatma sistemlerini diğer aydınlatma sistemlerine alternatif hale getirmektedir.Fiber optik aydınlatma sistemlerinin kullanımı her geçen gün biraz daha artmaktadır. Bu kapsamda, yapılan tez çalışmasında, fiber optik aydınlatma sistemleri incelenmiş yapılan deneyler ile aydınlatmada kullanılan fiber kablolarının ışık şiddeti cinsinden kayıpları, oransal verimleri ortaya konmaya çalışılmıştır.Yapılan deneysel çalışmalarda, optik özellikleri yüksek olan PMMA ve PS (kristal) polimerler kullanılmıştır. Ekstrüzyon yöntemiyle numuneler dört farklı sıcaklıkta üç farklı boyda ve üç farklı üretim hızında üretilmiş ışık şiddetleri karşılaştırılmıştır. Yapılan çalışma sonucunda PMMA' dan üretilen numune PS' ye göre daha iyi sonuç verdiği görülmüştür. PMMA numunelerde ışık şiddetlerinde en iyi değer 220oC sıcaklıkta 2,2 m/dak da gerçekleşmiştir. Delikli numunelerde ortalama %10 civarında dolu numunelere göre daha fazla ışık şiddetinin arttığı tespit edilmiştir. PS numunelerde 205oC sıcaklıkta 2,4m/dak da en iyi ışık şiddetine ulaşılmıştır. Delikli numunelerde ortalama %17 civarında ışık şiddetinin dolu numunelere göre daha fazla ışık şiddetinin arttığı görülmüştür.

EkstrüzyonFiber optik kablo
Osman Özdamar
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Brayton soğutma makinesi tasarımı ve performans analizi

Günümüzde kullanılan soğutma cihazlarındaki soğutucu akışkanların çevreye zararlı olması sebebiyle yeni arayışlar önem kazanmıştır. Bundan dolayı çevreye zarar vermeyen, kolay bulunabilen, ekonomik gaz akışkan (hava) kullanılarak brayton soğutma makinesi tasarlanmıştır. Bu çalışmada Brayton soğutma çevrimi esas alınmıştır. Brayton soğutma makinesi tasarımında hızlı genleşme yakınsak-ıraksak lüle ile sağlanmıştır. Yakınsak-ıraksak lüle uygun boy-çap oranı ile tasarlanıp imal edilmiştir. Brayton soğutma makinesiyle 2x105, 4x105, 6x105, 8x105 Pa kompresör basınçlarında deneyler gerçekleştirilmiştir. Deney sonuçları tablolarda karşılaştırmalı olarak verilmiştir. Kompresör basınç değeri arttıkça yakınsak-ıraksak lüle çıkış sıcaklık değerinin azaldığı gözlemlenmiştir. Kompresör basınç değeri artırılıp sistemin uzun süre çalışması sonucunda daha fazla soğutma elde edileceği belirlenmiştir.

Esra Ünal
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Segman silindir çifti yüzeylerinde bor dop edilmiş kaplamanın motor sürtünme kayıplarına etkisinin incelenmesi

İçten yanmalı motorların performans kayıplarının en büyük nedeni sürtünme kayıplardır. Bu kayıpların en önemli kısmı da motor içerisindeki sürtünen parçalar tarafından oluşturulan sürtünme kayıplarıdır. Motor içerisinde oluşan sürtünme kayıpları, motor performansı ve yakıt ekonomisini olumsuz yönde etkiler. Sürtünme kayıplarının yarısını oluşturan piston segmanı ve silindir gömleği sürtünmesi içten yanmalı motorlarda karşılaşılan en büyük sürtünme kaynağıdır.Piston segmanı ve silindir gömleği sürtünmesinin azaltılması için birçok araştırma yapılmış ve çeşitli yöntemler geliştirilmiştir. Uygulanan yöntemler; düşük viskoziteli ve sentetik oranı yüksek yağ kullanımı, plazma kaplı silindirler, döner gömlekli motor uygulaması ve alternatif segman kaplamalarıdır.Günümüzde malzeme kaplama yöntemleri sürekli gelişmektedir. Segman uygulamalarında, en yaygın şekilde kullanılan geleneksel elektrokimyasal krom kaplama yerini farklı kaplama yöntemlerine bırakmaktadır. Bu kaplamalar, CVD, PVD, atmosferik plazma ve HVOF (Yüksek hızlı alev püskürtme) kaplamalar şeklinde yaygınlaşmaktadır. Kaplama uygulamalarının en önemli özelliği katı yağlayıcı ve aşınma dayanımı çok yüksek olan malzemelerin dökme demir segmanlara uygulanabilmeleridir. Literatürde genellikle HVOF yöntemi ile sert karbürler uygulanmıştır.Bu çalışmada, aşınma dayanımı yüksek olan NiCrBSi ve WC-NiCrBSi tozları HVOF yöntemi ile dökme demir segmanlar üzerine kaplanmıştır. Aynı şekilde dökme demir segman üzerine uygulanan elektrokimyasal krom kaplama ile aşınma ve sürtünme performansları açısından karşılaştırılmışlardır. Aşınma deneylerinden önce Taguchi analiz metodu uygulanarak optimum deney şartları ve etkin faktörler belirlenmiştir. Aşınma tezgâhın da tüm kaplamaların sürtünme katsayıları belirlenmiş daha sonra aşınma oranları ölçülerek standart değerle karşılaştırılmıştır. Aşınma ve sürtünme üzerinde etkin olan sıcaklık, yük ve hız parametreleri deneylerde farklı şartlarında uygulanmıştır. Bu deneylerin ışığında motor deneylerine geçilmiştir. Kaplanan segmanlar benzinli motor üzerine monte edilerek, motorun sürtünme kayıpları farklı sıcaklık ve devirler için ölçülmüştür.

Murat Kapsız
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Enjeksiyonda şekillendirilen termoplastik malzemelerde farklı dolguların birleşme izine etkisinin incelenmesi

Plastikler kullanım alanları ve kullanım oranları hızla artmakta olan malzemelerden birisidir. Ortaya çıkan yeni ihtiyaçların uygun maliyetlerle karşılanması ve eldeki kaynakların daha verimli bir şekilde karşılanması amacıyla plastik esaslı kompozit malzeme üretimi günümüz de daha da önem kazanmıştır.Bu çalışmada dolgu maddelerinin polimerler üzerindeki etkilerinin araştırılması amacıyla üç farklı doğal dolgu malzemesinin her biri (Wollostanit, Mika tozu ve Pirinç kabuğu), üç farklı polimer (PA6,YYPE ve ABS) içine %5,%10,%15 oranlarında katılmış, çalışma sonucunda yirmi yedi farklı yeni malzeme oluşturulmuştur.Bu polimer malzemeler üç farklı sıcaklıkta birleşme izli ve birleşme izsiz numune üretimine olanak sağlayan kalıba enjekte edilerek 81tip birleşme izli ve 81 tip birleşme izsiz deney numunesi üretilmiştir. TSE normlarındaki numunelere çekme ve eğme deneyleri uygulanarak, dolgulu polimerlerin mekanik değerleri karşılaştırılmıştır. Ayrıca numunelerdeki birleşme bölgesindeki mekanik davranışları incelenerek, içyapıları değerlendirilmiştir, değerleri karşılaştırılmıştır. SEM ile iç yapılarına bakılmıştır.Yapılan çalışma sonucunda dolgulu malzemelerde dolgu oranı arttıkça çekme ve eğme değerlerini incelenmiş farklı oranlardaki dolgular kendi aralarında kıyaslanmıştır.

Zeki Hüseyin Güney
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Doğalgaz kullanılan çift yakıtlı bir dizel motorunda biyoyakıt ve katkı maddesi kullanımının kısmi yüklerdeki performans ve emisyon karakteristiklerine etkileri

Yüksek performansları, düşük yakıt tüketimleri ve maliyetleri gibi özellikleri nedeniyle dizel motorlu taşıtlara ilgi artmaktadır. Bunun yanında, petrol kaynaklarının azalması, petrol fiyatlarının yükselmesi ve taşıtlardan kaynaklanan kirliliğin önemli oranda artması sonucunda ise dizel motorlarında kullanılabilecek alternatif yakıt arayışları gündeme gelmektedir. Doğalgaz, yakıt özellikleriyle ve düşük fiyatı nedeniyle, dizel motorlarında kullanımı uygun bir yakıt olarak değerlendirilmektedir. Hava kirliliğini ve petrole bağımlılığı azaltıcı etkilerinin yanı sıra, rezervlerinin yeterli olması nedeniyle, taşıtlarda doğalgaz kullanımına yönelik, gerek motor üreticileri, gerekse kullanıcıları teşvik edilmektedir. Dizel motorlarında doğalgaz kullanımı hususunda yapılan çalışmalarda, yakıt maliyetlerinin düştüğü ve egzoz emisyonlarında iyileşmeler olduğu ifade edilmektedir. Ancak, doğalgaz kullanımı sonucunda, belirli çalışma koşullarında, motor performans karakteristikleri ve egzoz emisyonları yönünden bazı olumsuzluklar olduğu da belirtilmektedir.Bu çalışmada, dizel motorlarında doğalgaz kullanımından kaynaklanan sorunların giderilmesine yönelik olarak, farklı pilot yakıt kullanımı ve katkı maddesi uygulamalarının etkileri araştırılmıştır. Bu amaçla, yüksek setan sayısına ve oksijen içeriğine sahip biyodizel ve diglyme kullanılmıştır. Biyodizel, pilot yakıt olarak motorin yerine kullanılmış, diglyme ise doğalgaza fumigasyon yöntemiyle katkı maddesi olarak ilave edilmiştir.Çalışmada, tek silindirli bir dizel motoru çift yakıtla çalışır duruma getirilmiştir. Bu koşullarda, motorinle ve farklı oranlardaki doğalgaz-motorin yakıtlarından oluşan çift yakıt uygulamasıyla deneyler gerçekleştirilmiştir. Tam yük ve kısmi yük şartlarında gerçekleştirilen deneyler sonucunda, elde edilen veriler dikkate alınarak, sorunlu çalışma bölgeleri tespit edilmiş, bu çalışma koşullarında, biyodizel kullanımı ve diglyme katkısını içeren deneyler yapılmıştır. Deneyler sonucu elde edilen veriler, çalışmanın sonunda grafikler yardımıyla karşılaştırmalı olarak sunulmuş, ayrıca Ki Kare Testi kapsamında ANOVA ve S/N bulguları dikkate alınarak yorumlanmıştır.Verilerin değerlendirilmesi sonucunda, çift yakıt yöntemiyle doğalgaz kullanımının motorin kullanımına göre düşük-orta motor yüklerinde, motor performans karakteristikleri ve egzoz emisyonları yönünden bazı olumsuzluklara neden olduğu saptanmıştır. Buna yönelik olarak gerçekleştirilen biyodizel kullanımı ve diglyme katkısı uygulamaları ile doğalgaz kullanımına göre, efektif verim ve özgül enerji tüketimi değerlerinde iyileşme elde edildiği belirlenmiştir. Ayrıca diglyme katkısının HC emisyonlarında, biyodizel kullanımının ise HC ve CO emisyonlarında iyileşmeye yol açtığı gözlemlenmiştir. Biyodizel kullanımı ve diglyme katkısı ile NO emisyonlarının doğalgaz kullanımına göre bir miktar artış gösterdiği belirlenmiştir.

Alternatif yakıtlarBiyodizelDizel motorlar+2
Gökhan Ergen
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı yakıt karışımlarının ve çalışma parametrelerinin homojen dolgulu sıkıştırma ile ateşlemeli motor performansına etkileri

Direk Püskürtmeli Bir Dizel Motorunun Homojen Karışımlı Dizel Mototruna Dönüştürülmes

Ahmet Murcak
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Kesici takımlarda dahili soğutma yönteminin geliştirilmesi ve kesme işlemine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada talaş kardırma işleminde dahili soğutma yöntemiyle birlikte farklı soğutma yöntemlerinin; kesici takım sıcaklığına, kesme kuvvetine, ilerleme kuvvetine ve takım aşınmasına olan etkileri incelemiştir. Deneylerde geometrisi özel olarak tasarlanmış M2 kalite HSS kesici takım kullanılmıştır. Kesici takım içerisine kanallar açılmış olup bu kanallardan su ve sıvı-hava karışımı olmak üzere iki farklı akışkan geçirilerek kapalı devre soğutma yapılmıştır. Bununla birlikte, çalışma kuru kesme ve geleneksel (akıtma) soğutma yöntemiyle kıyaslanmıştır. Talaş kaldırma yöntemi olarak dik (ortogonal) tornalama işlemi yapılmış olup iş parçası malzemesi olarak CuZn37 pirinç ve St42 çelik kullanılmıştır.Pirinç malzemenin işlenmesinde en yüksek kesme kuvveti sıvı-hava karışımlı dahili soğutmada en düşük kesme kuvveti ise geleneksel soğutma yönteminde oluşmuştur. Çelik malzemenin işlenmesinde kesme ve ilerleme kuvveti en yüksek sıvı-hava karışımlı dahili soğutma ile, en düşük ise geleneksel soğutma yöntemiyle kesme işleminde oluşmuştur. En yüksek ve en düşük takım sıcaklıkları sırasıyla kuru kesmede ve sulu dahili soğutma işleminde oluşmuştur. En fazla takım aşınması kuru kesme işleminde en az aşınma ise geleneksel soğutma ile kesme işleminde elde edilmiştir. Dahili soğutma yönteminde oluşan takım aşınmasının kuru kesmeye göre daha az olduğu görülmüştür. İlerleme hızındaki artışa paralel olarak, geleneksel ve dahili yöntemle elde edilen takım aşınma miktarları arasındaki farkın kayda değer oranda azaldığı belirlenmiştir.

Emrah Arda
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Model bir jet motorunun yapımı ve farklı sıvı yakıtlarla test edilmesi

Bu çalışmada model bir jet motorunun imali amaçlanmış, yapılan tasarım çalışmasında, teorik Brayton çevrimi, uygulamada ise havacılık gaz türbin motorlarından turbojet motorları referans alınmıştır. Turbojet motorundaki kompresör-türbin bölümüne karşılık, çalışmada bir dizel motoru aşırı doldurma ünitesi kullanılmıştır. Yapılan deneylerde türbin giriş sıcaklığı 1165-1454 K arasında değişiklik gösterdiği tespit edilmiştir. Türbin çıkışı ve egzoz nozulu girişinde ise sıcaklık 911-975 K arasında ölçülmüştür. Yakıt basıncı 700 kPa ve kompresör giriş basıncı 600 kPa iken, türbin giriş sıcaklığı 1165 K, yanma odasına giren havanın sıcaklığı 278 K, manometrik basınç 39 kPa ve egzoz nozulundaki sıcaklık ise 975 K olarak ölçülmüştür. Yakıt basıncı 700 kPa ve kompresör giriş basıncı 1200 kPa iken, türbin giriş sıcaklığı 1454 K, yanma odasına giren havanın sıcaklığı 291 K, manometrik basıncı 39 kPa ve egzoz nozulundaki sıcaklık ise 911 K olarak ölçülmüştür. Jet motoru çalışır konumda iken dinamometre ile yapılan ölçümler neticesinde, 11- 18,3 N arasında değişen bir itme kuvveti elde edilmiştir.

Brayton çevrimiTurbo jet motoru
Mehmet Murat Aras
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İnsan vücudunun farklı durumlardaki hareketinin dinamik modellenmesi ve simülasyonu

İnsan hareketlerinin modellenmesinde birkaç farklı yöntem kullanılmaktadır. Temelde Newton'un ikinci hareket kanununa dayalı olarak türetilen bu yöntemlerden bir tanesi ters dinamik yaklaşımdır. 1970'lere kadar sınırlı sayıda araştırmaya konu olan bu yaklaşım, ticari kuvvet platformlarının yaygınlaşması ve bilgisayar sistemlerinin gelişmesiyle birlikte daha çok ilgi çekmeye başlamıştır. Bu yaklaşım kuvvet ve momentleri, hareket halindeki cisimlerin kinematik ve atalet özelliklerinden yararlanarak dolaylı olarak belirleyen bir süreci ifade etmektedir.Bu tez çalışmasında insan vücudunun ayak, bacak, uyluk, gövde, kol ve ön koldan oluşan 6 katı uzuvlu açık zincir modeli oluşturulmuştur. Uzuvların antropometrik özelliklerinin belirlenmesinde antropometrik modellerden ve bilgisayar yazılımlarından faydalanılmıştır. Eklemlerin konum verilerinin elde edilmesi için üzerine işaretleyiciler yerleştirilen deneğin hareketleri kamera ile izlenmiş ve sayısallaştırma işlemi yapılmıştır. MATLAB (7.6.0) yazılımı kullanılarak eklemlerin açısal yer değiştirmeleri, açısal hızları ve açısal ivmeleri hesaplanmıştır. Elde edilen kinematik veriler SimMechanics (2.7.1) yazılımında oluşturulan ters dinamik modelin tahrikinde kullanılmıştır.Oturulan farklı yüksekliklerden kalkış, çömelip kalkma, yerden yük kaldırma ve farklı yüksekliklerdeki basamakları çıkma hareketlerinin simülasyonları SimMechanics yazılımı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. SimMechanics yazılımı ile hesaplanan yer tepki kuvvetleri, hareket analizi sırasında kuvvet platformuyla ölçülen yer tepki kuvvetleri ile karşılaştırılmıştır. Sonuçların birbirine çok yakın olduğu görülmüştür. Bu çalışma, gerçek boyutlardaki mekanik sistemlerin dinamik analizleri için geliştirilmiş SimMechanics yazılımının insan hareketi analizlerinde de kullanılabileceğini göstermiştir. Ayrıca, yapılan simülasyon işlemleri hareketlerin kinetik davranışlarını açıklamada faydalı olmuştur.

Biyomekanik analizHareket analiziTers dinamik modellemesi
Kasım Serbest
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Al/AlB2 kompozit malzemelerin sürtünme ve aşınma davranışlarının incelenmesi

Bu çalışmada, yerinde reaksiyonla üretilen Al/AlB2 kompozit malzeme, ikincil olarak sıkıştırma döküm işlemine tabi tutularak % 5, 10, 20 ve 30 takviye fazı oranlarında kompozit numuneler üretilmiştir. Matriks malzeme olarak ETİAL 8 alüminyum kullanılmıştır. Taramalı Elektron Mikroskobu (TEM) ile yapılan mikro yapı incelemesinde, AlB2 takviye fazının alüminyum matriks içerisinde homojen bir dağılım sergilediği tespit edilmiştir. Üretilen kompozit malzemelere sertlik ve yoğunluk testlerinin yanı sıra aşınma testleri uygulanmıştır.Aşınma testleri pim-disk aşınma cihazında ASTM G99-95 standardına göre kuru kaymalı şartlarda gerçekleştirilmiştir. Deneyler esnasında sıcaklık ve nem miktarı sürekli olarak kontrol edilmiştir. Matriks malzeme ve kompozit malzemelerin aşınma davranışı 1.83, 3.40, 4.71 m/s kayma hızlarında, 10, 20, 40 N yükleri altında ve 500, 1000, 2000 m kayma mesafesi şartlarında incelenmiştir. Deneylerde kayma mesafesi ve yükün artışıyla birlikte tüm numunelerin aşınma oranlarında artış meydana geldiği kaydedilmiştir. Kayma hızının artışıyla, aşınma yüzeylerinde farklı oksit tabakalarının oluştuğu ve buna bağlı olarak sürtünme katsayısı ve aşınma oranında azalma olduğu gözlenmiştir. AlB2 takviye fazı oranındaki artışın, numunelerin aşınma direncini önemli oranda artırdığı tespit edilmiştir. Numuneler üzerindeki aşınma mekanizmalarının ve yüzey altı bölgede meydana gelen deformasyonların belirlenmesi amacıyla TEM, optik mikroskop ve XRD analizleri yapılmıştır. Analizler sonucunda aşınmış yüzeylerde abrasif, adhesif, delaminasyon ve oksidatif aşınma mekanizmalarının etkin olduğu gözlenmiştir. Düşük kayma hızı ve yük şartlarında daha çok abrasif aşınmanın baskın olduğu, yüksek kayma hızı ve yük şartlarında ise adhesif ve oksidatif aşınmanın etkin olduğu gözlenmiştir. Ayrıca yüksek uygulama yüklerinde aşınma yüzeyinde bir mekanik karışım katmanının oluştuğu gözlenmiştir. Aşınmış yüzeyin alt bölgesinde yük ve hızdaki artışa paralel olarak plastik deformasyon ve çatlak oluşumu tespit edilmiştir.Son olarak in-situ Al/AlB2 kompozit malzemelerin aşınma miktarı sonlu elemanlar metoduna dayalı ABAQUS paket programı kullanılarak modellenmiştir. Modelde Archard ve Sarkar'ın lineer aşınma denklemleri kullanılmıştır. Aşınma modeli, FORTRAN programlama dili kullanılarak tanımlanmıştır. Bu model bir alt program (subroutine) formatında ABAQUS altındaki UMESHMOTION modülünde çalıştırılarak çözümleme yapılmıştır. Sonlu elemanlar modeli ile elde edilen sonuçların deneysel sonuçlara göre % 70 ile % 97 arasında değişen doğruluk oranlarına sahip olduğu belirlenmiştir.

Alüminyum matrisli kompozitlerAşınmaAşınma davranışı+4
Ferit Fıçıcı
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
20
Master'sOpen AccessTR

Nitrometanın içten yanmalı motorlarda kullanılabilirliğinin araştırılması

Anahtar kelimeler: Motor performans, Nitrometan, Alternatif yakıtlar, İçten yanmalı motorlar, Yanma.Günümüzdeki enerji kaynaklarının sınırlı bir potansiyele sahip oluşu, bilim insanlarını alternatif enerji kaynakları araştırmaya yöneltmiştir. Özellikle günümüz taşıt motorlarında kullanılan yakıtların petrolden üretilmeleri ve dünya petrol kaynaklarının kısa süre içerisinde tükeneceğinin tahmin edilmesi bu çalışmalara ciddi bir ivme kazandırmıştır. Alkollerin motor yakıtı olarak kullanılabilecekleri gerçeği birçok araştırmacı tarafından ortaya konmuştur.Bu çalışmada, motor yakıtları ve bunlara alternatif olarak kullanılabilecek yakıtların özellikleri incelenmiş ve daha sonra benzine değişik oranlarda nitrometan kimyasalının sıvı olarak karıştırılması soncu elde edilen karışımlar ile tam yük deneyleri yapılmıştır. Motor performansı, egzoz çıkış sıcaklıkları, yakıt tüketimi parametreleri her karışım için karşılaştırılmış, tablo ve diyagramlar ile sonuçlar gösterilmiştir.

Samet Çelebi
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Bir rüzgar türbini tasarımı ve geliştirilmesi

Anahtar kelimeler: Rüzgar Türbini, Tasarım, İmalatRüzgar enerjisi geçmiş yıllardan günümüze farklı alanlarda kullanılmıştır. Su pompalama, tarımcılıkta, deniz ulaşımında kullanılan rüzgar enerjisi günümüzde özellikle elektrik nerjisinin üretimi için kullanılmaya başlanmıştır. Bunun en önemlisebeplerinden biri enerji geleneksel enerji üretim tesislerinin çevreye verdiği zarar ve ammadde girdisinin azalmaya başlamasıdır. Bu gelişmeler paralelinde alternatif enerji kaynakları ön plana çıkmaktadır. Bu kaynaklar arasında rüzgar enerjisi temiz, kaliteli ve sürekli olduğundan önemli bir yere sahiptir.Bu çalışmada elektrik üretim amaçlı rüzgar türbin tasarımı yapılmış ve geliştirilmeye çalışılmıştır. Tasarım öncesinde gerekli hesaplamalar yapılmış ve sistemin tasarlanmasında CAD programı olarak Mechanical Desktop programı kullanılmıştır.Tasarım aşamasının ardından imalat detayları çıkarılmış ve rüzgar türbini imal edilerek montaj edilmiştir. Tezin birinci bölümünde rüzgar enerjisinin tanımı yapılmış, rüzgar enerjisi hakkında yapılan çalışmalar incelenmiştir. İkinci bölümde, yenilenebilir enerji kaynakları açıklanmış, rüzgar hakkında bilgiler verilmiş verüzgar çeşitleri üzerinde durulmuştur. Dünyanın ve Türkiye'nin rüzgar enerji potansiyeli hakkında bilgiler verilmiştir. Üçüncü bölümde rüzgar türbinlerinin iç yapıları, çeşitleri ve türbin kontrol sistemleri hakkında bilgi verilmiştir. Dördüncübölümde rüzgar türbinlerinde kullanılan kanatlar ve kanatların aerodinamik yapısı hakkında bilgiler verilmiş ve rüzgar enerjisi ile ilgili denklemler ifade edilmiştir. Beşinci bölümde rüzgar türbini tasarımı için gerekli hesaplamalar yapılmış vetasarım gerçekleştirilmiştir. Tasarımı gerçekleştirilen türbinin imalat safhaları detaylandırılarak anlatılmıştır.

Davut Keleş
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı iş makinelerinde iş başarıları ve maliyet analizleri

Anahtar Kelimeler: ?s makineleri, is basarısı, is makinelerinin saatlik masrafları, maliyet analizi Bu çalısmada is makinelerinin genel durumu ve is makinelerinde yasanan gelismelerden bahsedilmis, yaygın olarak kullanılan is makinelerinin özellikleri, teknik yapıları ve özel donanımları anlatılmıstır. Ayrıca is makinelerinin satın alma ve kullanma maliyetleri ile ilgili bilgiler verilmis, değisik is makinalarında is basarılarının hesaplanma yöntemleri üzerinde durulmustur. Bu çalısmada yaygın olarak kullanılan is makinelerinden ekskavatör, yükleyici ve greyderler incelenmis, bu makinelerin farklı çalısma ortamlarındaki is basarıları hesaplanmıs ve makinelerin saatlik masrafları belirlenmistir. Bulunan sonuçlar ayrıntılı olarak değerlendirilmistir.

Fatih Özbakan
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Dizel motorunda etil alkol fumigasyonunun motor performansına etkisinin deneysel olarak incelenmesi

Anahtar Kelimeler : Alternatif yakıtlar, etanol, metanol, doğal gaz, hidrojen, LPG, Biodizel, motor performansı. Dünya üzerinde insan nüfusunun artması dolayısıyla enerjiye olan ihtiyaç da hızla artmaktadır. Bununla birlikte günümüz dünyasının en önemli enerji kaynağı olan fosil yakıtlar hızla tükenmekte ve aynı zamanda çevre kirliliğine neden olmaktadır. Bu sebeplerden ötürü, araştırmacılar uzun yıllardır yenilenebilir alternatif enerji kaynakları üzerinde çalışmalar yapmaktadırlar. İçten yanmalı motorlarda kullanılabilecek alternatif enerji kaynakları; etanol ve metanol gibi alkoller, doğal gaz, LPG, hidrojen ve son zamanlarda adı sıkça duyulmaya başlanan biodizel olarak sınıflandırılabilir. Bu çalışmada, hazırlanan bir deney düzeneğinde bir dizel motorunda etil alkol fumigasyonunun motor performansına olan etkisi deneysel olarak incelenmiş ve deney sonuçlarından yola çıkılarak grafikler elde edilmiştir.

Fatih Baliç
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
DoctorateOpen AccessTR

NR/SBR tipi elastomer esaslı ayakkabı taban malzemelerinin mekaniksel özelliklerine bazı dolgu maddelerinin etkilerinin incelenmesi

Ayakkabı taban üretiminde çok farklı özellikte malzemeler kullanılmaktadır. Kullanılan malzeme grubunda en fazla yekûnu teşkil eden ise elastomer esaslı ayakkabı tabanlardır. Bu çalışmada NR/SBR elastomer esaslı taban malzemelerinde geleneksel dolgu malzemelerinin yerine farkı dolgu maddeleri kullanılmıştır. Çalışmada karbon siyahının yanında, alternatif dolgu malzemesi olarak cam küre, cam elyafı, mika tozu, salpa tozu ve wollastonit kullanılmıştır. Bu dolgu malzemelerinin mekaniksel özelliklere etkileri ve maliyet analizi yapılmıştır. Çalışma sonucunda Klasik Formül, Formül A ve Formül B'nin diğer alternatif dolgu içeren numuneler ile karşılaştırması yapılmıştır.Deneysel çalışma iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Endüstride yaygın olarak kullanılan Klasik Formül baz alınarak yapılan ilk çalışmada Doğal kauçuk (NR) oranını azaltarak stiren butadien sentetik kauçuğunun (SBR) oranı artırılmıştır. Elde edilen formülde ilave dolgu oranı % 8,9 alınmıştır. Formül A malzemesine sonradan % 8,15 oranında alternatif dolgu ayrı ayrı katılarak beş farklı formülasyon elde edilmiştir. Bu karışımların mekaniksel özellikleri incelenmiştir. Deney sonuçları, wollastonit, mika tozu ve cam kürenin kauçuk karışımlarında karbon siyahı ile birlikte kullanıldığında mekaniksel özelliklerde belli bir iyileşmenin olduğunu göstermiştir. Salpa tozu kauçuk içerisinde yoğrulma esnasında topaklaşmadan dolayı karışımda homojen bir yapı sağlamamış olduğundan elde edilen kauçuk malzemede mekaniksel özelliklerin düşmesine neden olmuştur. Bu çalışmada aşınma miktarları ve kopma mukavemetleri istenen değerleri karşılamadığı görülerek ikinci aşama formülasyon çalışmasına geçilmiştir.Anahtar kelimeler: NR, SBR, Wollastonit, Cam küre, Cam elyaf, Mika tozu, Elastomer, Kauçuk taban.İkinci aşamadaki formülde toplam NR+SBR oranı % 44,6 olup SBR oranı artırılmıştır. İlave dolgu oranı % 5,15- 9,4?13,4 ve 17,2 alınmıştır. Cam elyaf ve salpa tozu hariç diğer dolgular kullanılarak yapılan bu ikinci çalışmada mekanik değerlerin hemen hemen tümünün olumlu etkilendiği ve standart değerler içinde yer aldığı görülmüştür. Yoğunluk değerlerinde azalma tespit edilmiştir. Kullanılan dolgu malzemelerinin bütün malzeme numunelerinde sertlik değerlerini arttırdığı belirlenmiştir. Numunelerin Bennewart esnetme deneyi sonucu tümü kabul edile sınırların içerisinde çıkmıştır. Mekanik değerlerin genelde iyi sonuç verdiği % 5,15 dolgulu malzemelerin uzama miktarında iyileşme görülmüştür. Elastomer esaslı taban malzemeleri için en uygun mekanik değerler baz alınarak yapılan maliyet analizine göre cam küre B1 CK1 ve B2 CK2, wollastonit dolgulu B1 W1 ve B2 W2 nin tercih edilmesinin uygun olacağı görülmüştür.

Ayakkabı endüstrisiAyakkabı tabanıAyakkabılar+3
Nurettin Akçakale
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Aşınma deney cihazı tasarımı ve imalatı

Aşınma ve sürütünme enerji kaybı ile birlikte bir biri ile temas halindeki maddeler arasında zamanla önemli hasara sebep olabilmektedir. Bunun için makine elemanları, çalışma şart ve ortamları göz önüne alınarak uygun malzemeden tasarlanarak imal edilmelidir. Bu çalışmada soğuk iş takım çeliği olarak bilinen 1.2080 ile 1.2842 takım çeliklerinde meydana gelen aşınma ve bu çelikler arasındaki aşınma oranları karşılaştırılmıştır.Bu çalışma kapsamında Plint firmasının ürettiği TE 97 aşınma deney cihazı model alınarak yeni bir aşınma deney cihazı imal edilmiştir.Bu çalışmada aşınma deneyleri için pin-on- disk methodu kullanılmıştır.

AşındırmaAşınmaSürtünme
Mehmet Karabaşoğlu
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Sonlu elemanlar metodu ile nr/sbr tipi elastomer esaslı malzemelerin davranış modellerinin belirlenmesi

Kauçuk malzemeler, endüstride her geçen gün kullanım alanları çoğalan mühendislik malzemeleridir. Sonlu elemanlar yöntemi gibi bilgisayar destekli tasarıma yönelik sayısal yöntemler günümüzde mühendislik uygulamalarının vazgeçilmez araçlarındandır. Bu yöntemlerin yapının davranışını modellemedeki başarıları, diğer etkenler yanında, modele girilen verilerin gerçeği ne ölçüde doğru bir şekilde yansıttıklarına bağlıdır. Bu sebeple kauçuk türü malzemelerin mekanik davranışı deneysel olarak belirlenerek matematiksel modeli kurulmalı ve bu matematiksel model içerisindeki veriler doğru olarak belirlenmelidir. Kauçuk türü malzemelerin mekanik davranışlarının modellenmesinde, katkı maddeleri ve üretim yöntemlerine bağlı olarak fiziksel özelliklerindeki çeşitlilik yanında, inelastik özellikler sergilemeleri, kauçuk türü malzemelerin mekanik davranışını modellemek yada doğruluğunu test etmek için birden fazla çeşitli deneyler yapılması, kauçuğun bazı mekanik özelliklerinin zamanla değişmesi yani viskoelastik bir malzeme olması gerçekçi modelin kurulmasında sorun kaynağıdır.Bu çalışmadaki en önemli amaç, az sayıda deneysel veri ile (daha az enerji, maliyet ve zaman) gerçekçi bir modelin kurulmasıdır. Ayrıca sonuçlanmış doktora çalışmasında ayakkabı tabanlarında kullanılmış bu malzemelerin, farklı alanlarda kullanılabilmesi için malzeme karakteristiğinin belirlenmesidir. Çalışmada, içinde dolgu malzemesi olarak değişik miktarlarda (250g.-500g.-750g.-1000g.) cam küre, mika tozu, wollastonit kullanılan NR/SBR malzemelerinin, sonlu eleman yönteminin söz konusu olan özellikleri dikkate alınarak bu yöntemle çözüm yapan Abaqus 6.7.1 yazılım programının kullanılmasıyla, malzeme davranış modelleri belirlenmiştir.Deneysel çalışma iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamada, NR/SBR malzemesinden kesilen papyon şeklindeki çekme numunelerinin çekme deneyleri yapılmıştır. Deney sonucunda elde edilen veriler ile sonlu elemanlar programında malzemenin tanımlanması için gerekli olan değerler hesaplanmıştır. Abaqus programında çekme numuneleri birebir modellenerek, çekme deneyinden elde edilen veriler doğrultusunda tanımlanan malzeme modele atanmış, Abaqus'ün malzeme değerlendirme kısmında malzeme özellikleri test edilerek uygun malzeme modeli olarak Marlow seçilmiştir. Model seçiminden sonra numune analiz edilmiş, elde edilen test ve analiz verileri grafiklere dönüştürülüp sonuçlar kısmında karşılaştırılmıştır. Sonuçta, Cam küre (CK) dolgulu malzemelerde analiz sonucunda hata paylarının yaklaşık % 0,25 ? 0,5, Mika tozu (MT) için yaklaşık % 0,01 ? 0,5, Wollastonit (W) için ise yaklaşık %0,2 ? 0,44 arasında olduğu tespit edilmiştir.

KauçukSonlu elemanlar yöntemi
Deniz Soyel
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı yakıt karışımlarının segman-silindir çifti arasındaki sürtünme ve aşınma özelliklerine etkisinin incelenmesi

Birbiri ile temas halinde hareket eden makine parçaları arasında sürtünme ve aşınma meydana gelmektedir. Aşınarak deforme olan parçaların dayanımı azalmakta ve kopma, kırılma ve yağsız ortamlarda birbirine yapışma gibi istenmeyen arızalara sebebiyet vermektedir. Aşınmanın en aza indirilmesi, birbiri ile uyumlu malzeme seçiminin yanında çalışma şartları da önemlidir. Bu yüzden aşınmayı önlemek için yağlayıcı ve yağlama sistemleri kullanılmalıdır.İçten yanmalı motorlarda gücün bir bölümünün sürtünme kayıplarında harcanması, aracın performans ve yakıt ekonomisinin belirlenmesinde önemli faktörlerden birisidir. Yakıtın yanması ile ortaya çıkan ısı segman gurubu tarafından silindir gömleğine iletilir ve gömleğin aşınma direncini azaltır. Ayrıca yağın oksidasyonuna ve buharlaşmasına sebep olur. Su buharı, asidik yanma ürünleri, karbon birikintileri ve yanmadan dolayı oluşan parçacıklar, silindir gömleği ve segmanların aşınmasına katkıda bulunur. Yanma ürünleri ve aşınmadan dolayı oluşan parçacıklar yağa karıştığında yağın özelliğini bozarak istenen yağlama şartlarının oluşmasını engeller. Böylece motorlardaki sürtünme ve aşınma miktarlarının artmasına yol açarak güç kayıplarının artmasına sebep olur.Bu çalışmada, segman-silindir çifti arasındaki sürtünme ve aşınmayı incelemek amacıyla bir aşınma cihazının tasarım ve imalatı yapılmıştır. Daha sonra aşınma cihazında yağlayıcı olarak % 100 yağ, % 100 dizel, % 50 dizel + % 50 yağ, % 100 TTYME (tütün tohumu metil esteri) ve % 100 AYME' nin (ayçiçeği yağı metil esteri) kullanılmasının segman-silindir çifti arasındaki, yük ve devir değişimlerine bağlı olarak sürtünme ve aşınmaya olan etkisi deneysel olarak incelenmiştir.Anahtar kelimeler: Motorlar, sürtünme, aşınma, yağlama, alternatif yakıtlar

AşınmaDizel yakıtlarMotor yağları+1
İdris Cesur
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Antalya ilinde bazı toplu çalışma alanlarındaki iç hava kalitesi üzerine bir araştırma

İnsanlar yaşamlarının büyük bir kısmını ev, ofis, kapalı alış-veriş merkezleri ve oteller gibi kapalı alanlarda geçirmektedirler. Dünyada ve Türkiye'de artan nüfusa bağlı olarak kapalı ortamlar sürekli artmaktadır.Toplu çalışma alanları olarak nitelendirebileceğimiz okullar, adalet binaları, üniversiteler, büyük ofisler gibi yerlerde bulunma süresinin uzunluğuna bağlı olarak kış aylarında kapalı ortam havası belli standartlar içerisinde olması gerekmektedir.Tez çalışmasında iç hava kalitesi ve insan sağlığı üzerine etki eden parametrelerden sıcaklık, bağıl nem, karbondioksit, toz partiküler madde ve radon'un araştırılması amacıyla Antalya ilinde adalet binası ve üç adet eğitim kurumunda altı ay süreyle, iç hava kalitesi ölçüm cihazlarıyla deneysel ölçümler yapılmıştır. Ölçüm sonuçları istatistiksel bir program olan Minitab 13.2 bilgisayar programı ile analiz edilmiştir.Çalışma kapsamında Türkiye'de yeterince fazla önemli görülmeyen iç hava kalitesinin, adalet binalarında görevli hakimler, adalet personeli ile okullarda görevli öğretmen ve öğrencilerin karar verme, öğrenme ve algılamaları üzerine etkileri de araştırılmıştır.

Hava kalitesiHava kirliliği-bina içiİç mekan
Ahmet Çoşgun
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı takım geometrilerinin işlenebilirliğe etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada, farklı mikro geometrik özelliklere sahip HSS kesici takımların kesmekuvvetine ve takım ? talaş ara yüzeyi sıcaklığına etkisi incelenmiştir. Esas kesicikenara verilen ve boyutları 30 ile 150 mikron arasında değişen pahlı ve yayşeklindeki mikro geometrik özelliğin yukarıdaki parametrelere olan etkisi sivri uçlukesici kenara kıyasla incelenmiştir.Kesme deneyleri pirinç malzeme üzerinde, dik (ortogonal) tornalama yapılarakgerçekleştirilmiştir. Kesme deneylerinde soğutma sıvı kullanılmamıştır. Kesmeişlemini simule eden bir FEM modeli geliştirilerek, elde edilen deney sonuçlarıylakıyaslanmıştır. Deneysel sonuçlarda yarıçaplı ve pahlı uç kenar geometrileri artıkçakesme kuvvetleri arttığı gözlenmektedir.

Fatih Batman
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İndüksiyon ısıl yükleme ile bir çatlak etrafında oluşan gerilmelerin modellenmesi

Bu tezde indüksiyonla ısıtma yöntemi ile kaplamların ara yüzeylerinde oluşan termal gerilmelerin bulunması hedeflenmiştir. Termal gerilmelere maruz kaplamaların ömür tahmini ile ilgili etkili modellerin geliştirilmesi ile kaplamaların endüstride güvenilir bir şekilde kullanımı mümkün olmaktadır. Bunun için deneysel yorulma çalışmalarında çevrimsel termal yükleme yapılabilmesi için kontrol edilebilir ısıtmaya ihtiyaç vardır.İndüksiyonla ısıtmada, indüksiyon bobinine uygulanan alternatif voltaj, bobindeki akım ile aynı frekansta, değişken voltaj üreten alternatif bir manyetik alan oluşturur. Bu zamana bağlı elektro-manyetik alan bobindeki elektrik akısının ters yönünde bir akı oluşturan ?eddy? akımını meydana getirir. Bu ?eddy? akım ?Joule? etkisi ile ısı üretir. Bu ısı üretme işlemi hassas bir şekilde sonlu elemanlar yöntemi ile yapılabilmektedir.Bu çalışmada ara yüzünde çatlak bulunan bir parçasının indüksiyonla ısıtma sonucunda çatlak boyunca oluşan termal fark ve çatlak boyunca oluşan gerilme değişimi ANSYS sonlu elemanlar paket programı kullanılarak yapılmıştır. Analiz iki aşamada gerçekleştirilmiştir. İlk olarak elektromanyetik-termal analiz bir çözüm döngüsü kurularak birleşik (couple) olarak yapılmış ve birleşik analiz sonucunda elde edilen sıcaklık verileri mekanik analize girdi olarak ikinci aşamada kullanılmıştır. Mekanik analiz sonucunda çatlak boyunca oluşan gerilmeler hesaplanmıştır.

Sonlu elemanlar yöntemiÇatlak analizi
Şenol Sert
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Paralel akışlı önkalsinasyonlu çimento fabrikasında enerji ve ekserji analizi modellemesi

Anahtar kelimeler : Çimento üretimi, Enerji analizi, Paralel akışlı önısıtıcı, Matematik modelleme Çimento klinkeri üretimi sırasında, hammaddenin sisteme siklonlu önısıtıcıdan beslenmesi ile başlayan ve klinkerin soğutucudan çıkması ile tamamlanan işlemler sırasında oluşan ısı ve madde taşınım olaylarını formülize etmek için matematiksel denklik yapılması mümkündür. Bu çalışmada, bunun için enerji ve madde denklikleri esas alınarak, her bir ünite için (önısıtıcı, kalsinetör, by-pass, döner fırın ve ızgaralı soğutucu gibi) ayrı denklikler geliştirilmiştir. Denkliklerin her biri fırın beslemesi, gaz ve toz akışı şeklinde matematiksel olarak birbirine bağlıdır ve tüm sistem için kararlı hal koşulunu hesaplamak mümkündür. Bu çalışmada, paralel akışlı kalsinatörlü dört siklon kademeli çimento üretim sistemlerinde enerji ve kütle denkliklerinin birlikte çözümünü öngören bir matematik model geliştirilmiştir. Ayrıca matematik modele uygun bir bilgisayar programı hazırlanmıştır. Hazırlanan bu programda değişik yakıtlar ve değişik işletme koşullarında değişken parametre alınarak her ünitede ayrıntılı olarak sıcaklık, kütle, enerji ve ekserji değerleri elde edilebilmektedir. Enerji denkliği sistemi bir bütün olarak ele alıp hesaplanabildiği gibi önısıtıcı siklon, kalsinatör, döner fırın ve soğutucu ünite için ayrı ayrı hesaplanabilmektedir. Bu modelin temeli, fabrika birimleri ile önısıtıcı, kalsinatör, gaz çıkışı, döner fırın ve ızgaralı soğutucu uyum içinde olan enerji ve materyal dengesine dayanmaktadır. Matematik modelin önemli bir kısmını oluşturan kütle denklikleri, CaCÛ3, CaO, MgCÛ3 (veya MgO) ve diğer oksitler olmak üzere dört ayrı bileşen üzerine kurulmuştur. Ayrıca çevre ve referans madde tanımı yapılarak ayrıntılı ekserji denklikleri de kurulmuş her bir ünite ve tüm sistem için tersinmezlikler detaylandınlmıştır. Hazırlanan bilgisayar programından elde edilen nümerik sonuçlar ile paralel akışlı önkalsinasyonlu çimento üretim sistemine ait hammadde, baca gazı ve baca tozu sıcaklıkları, kütle, enerji, ekserji miktarları ve tersinmezlikler ile ilgili grafikler çizilerek standart parametrelerle karşılaştırılmıştır. XXIII

Ahmet Fevzi Savaş
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Mekatronik sistemlerde internet tabanlı kontrol ve kartezyen robot üzerinde bir uygulama

ÖZET Anahtar Sözcükler: Sanal Laboratuar, e- laboratuar, Teknik Eğitim, İnternet Tabanlı Öğretim, Uzaktan Eğitim, Ülkemizde hızlı nüfus artışıyla birlikte, eğitim - işgücü - istihdam dengesi bozulmuştur. İstihdam problemlerine çözüm olarak teknik eğitime ağırlık verilmesi gündeme gelmiştir. Ancak teknik eğitim yüksek maliyetli donanımı gerektirmekte ve teknolojideki hızlı gelişim sonucu laboratuarlar kısa sürede güncelleştirmeye ihtiyaç duymaktadırlar. Bu nedenle ülkemiz gibi özellikle kıt imkanlara sahip gelişmekte olan ülkelerde bu durum problem olmaktadır. Ayrıca, İnternet Destekli Teknik Eğitim içinde mevcut konvansiyonel laboratuarlar uygun değildir. Bütün bu sebeplerle, araştırmacılar Sanal Laboratuar üzerine yönelmişlerdir. Bu çalışmada, sözü edilen problemlere çözüm olarak bir İnternet Destekli Pilot laboratuarın kurulması amaçlanmaktadır. Genelde internet tabanlı sisteminin mimarisi modüler bir yapıya sahip olup kullanıcı, sunucu, laboratuar ve İzleme (simülasyon ve/veya gerçek zamanlı kamera ) modüllerinden oluşmaktadır Laboratuar modülü; eğitim amaçlı, internet destekli kontrole uygun nitelikte gerçek sistemlerden meydana gelmektedir. Bu sistemin bilgisayarla bütünleşik; imalat, montaj, proses ve kalite kontrol gibi istasyonlardan oluşması amaçlanmaktadır. Laboratuar internet aracılığı ile istenilen yerden kullanılmaya ve izlenmeye imkan veren bir yapıya sahiptir. Bu maksatla önceden hazırlanmış uygulama örnekleri vardır. Kullanıcı bunları çalıştırarak uygulamaları izleyebilir. Ayrıca eğer kullanıcı isterse kendine özgü yeni uygulamalar geliştirebilir. Laboratuar ortamında yapmış olduğu bütün uygulamaları gerçek zamanlı olarak izleyebildiği gibi eşzamanlı olarak çalışan simülasyonu da takip edebilir. İzleme modülü; gerçek laboratuar ortamındaki uygulamaların dışında her biri ayrı bir konuya karşılık gelen alt modülleri de kapsamaktadır. Böylece gerçek laboratuara konulamayan, fakat teknik eğitimde olması gereken bir çok uygulama bu modül yardımıyla sanal ortamda gerçekleştirilebilecektir.Modüler bir yapıda olan bu pilot çalışma sayılan modüllerden bazılarını içermekte ancak daha sonra ilave edilecek modüllerle genişletme ve geliştirmeye uygundur.Böylece çalışma model alınarak teknik eğitimin farklı branşlarında ortak laboratuarlar oluşturabilir. Amaç:Ülkemizde teknik eğitim; nitelikli eleman ve istihdam problemine çözüm olarak sunulmaktadır. Ancak teknik eğitimde her okul için ayrı bir laboratuar kurulması büyük bir mali yük getirmekte ve kurulan laboratuarlarda istenilen düzeye ulaştırılamamaktadır. Ayrıca teknik eğitimin web tabanlı yapılmasında karşılaşılan en büyük problemde uygulama derslerinin öğrenciye nasıl aktarılacağıdır. XIIISözü edilen problemlere çözüm olarak Internet tabanlı sanal laboratuar düşüncesi gündeme gelmiştir. Böylece bu konu üzerine araştırmalar yoğunlaşmış ve kısmen uygulanmaya başlanmıştır. Bu proje sözü edilen problemlere çözüm getirmeyi amaçlamaktadır. Kapsam:Bu çalışma beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; giriş, ikinci bölümde literatür çalışması, üçüncü bölümde Mekatronik Sistemler ve Uzaktan Kontrol hakkında bilgi; dördüncü bölümde İnternet Destekli bir Mekatronik Laboratuarın kuruluşu ve beşinci bölümde ise bir uygulama sunulmuştur. Yöntem:Teklif edilen çalışmanın temel dayanağı laboratuar çalışmalarının uzaktan yapılabilmesidir. Bu nedenle, Türkiye şartları dikkate alınarak, kullanıcı ve sistem arasındaki iletişim ve etkileşimi sağlayabilecek bir çok araç içerisinden en iyi araç olarak web ortamı ve Internet ağı seçilmiştir. Laboratuar çalışma ortamı da bu iletişimle uyumlu çalışabilecek şekilde dizayn edilmiştir. Sonuç olarak teknik eğitimde varolan ve sürekli olarak artan laboratuar ihtiyacı ve yetersizlikleri kısa sürede ekonomik olarak karşılanacak, sarf malzemesi ve işletme masrafları oldukça düşecek,meydana gelebilecek iş kazası riski ortadan kalkacak,zaman ve mekan kısıtları ortadan kaldırılacak ve daha esnek çalışma ortamı sunulacaktır. XIV

Adem Çalışkan
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2004
00
DoctorateOpen AccessTR

Delik delme işleminin simülasyonu ve delik delme işlemlerinde kesme parametrelerine bağlı mekanik gerilmelerin incelenmesi

Bu çalışmada, delme işleminde kullanılan kesici takımın (matkap) kesme performansının artırılması hedeflenmiştir. Çalışma, delme sırasında meydana gelen itme kuvveti ve torkun deneysel olarak belirlenmesini ve bu kesme yüklerinin kesici takım üzerindeki etkilerinin sonlu elemanlar yöntemi (FEM) temelli Deform-3D programı ile analizini içermektedir. Bu amaçla, farklı kesme parametreleri (60, 75, 90, 108 m/min kesme hızları ve 0,15-0,20-0,25 mm/rev ilerleme değerleri) kullanılarak dolu ve ön delikli AISI 1050 numuneleri üzerinde kaplanmamış ve TiAlN/TiN kaplı karbür matkaplarla farklı kesme parametreleri ile deneysel delme işlemleri gerçekleştirilmiştir. Delme deneyleri sırasında oluşan itme kuvveti ve torku ölçmek için Kistler 9272 tipi dinamometre kullanılmıştır. Deneysel olarak ölçülen itme kuvveti ve torkun matkap üzerindeki gerilme etkileri analiz edilmiştir. Matkabın performansını artırmak için delme işlemi simüle edilmiş ve Deform-3D programındaki Pre, Simulator ve Post modülleri kullanılarak kesme parametreleri ve gerilmeler arasındaki ilişkiler araştırılmıştır. Simülasyonlarla elde edilen sonuçlar, deneylerle ölçülen sonuçlarla paralellik arz ettiği görülmüştür. Çalışmadan elde edilen sonuçlar değerlendirilerek belirlenecek olan kesme parametreleri seçildiğinde kesici takımın kesme performansının iyileştirilmesine ve optimum kesme parametrelerinin seçimine önemli katkılar sağlamıştır. Yapılan çalışmada uygulanan gerilme analizi yaklaşımı, tornalama ve frezeleme gibi diğer kesme işlemlerine de uygulanabilir. Kesici takım tasarımında yapılacak analizlerin takım performansını belirleyen en önemli kriterlerden olduğu ve mutlaka dikkate alınması gerektiği açıktır.

Abdulkadir Yıldız
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Telekomünikasyon baz istasyonlarında soğurmalı soğutma sistemlerinin modellenmesi

Makro baz istasyonları, telekomünikasyon baz istasyonların çeşitleri arasında iletişim cihazlarının soğultması için en çok elektrik enerjisi tüketmektedir. Bu çalışmada, makro baz istasyonlarında soğutma işleminin daha ekonomik ve çevreci bir şekilde yapılabilmesi için güneş kaynaklı tek kademeli sürekli çalışan soğurmalı soğutma sisteminin Matlab programı ile modellenmiştir. Oluşturulan model, güneş kolektörünün ürettiği saatlik ısı enerjisini kaynatıcıya transfer edilen ısı enerjisi saatlik değişkenlik göstermekte ve gerektiğinde yardımcı enerji kaynağı kullanmaktadır. Model üzerinde TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardında 3. derece-gün bölgesinde bulunan Ankara ili, 2. Derece-gün bölgesinde bulunan İstanbul ili, 1. Derece gün bölgesinde bulunan fakat farklı enlem derecelerine sahip İzmir Adana illeri için Meteoroloji Genel Müdürlüğünden temin edilen saatlik veriler (dış hava sıcaklığı ve rüzgâr hızı) ile güneş ışınım modeli kullanılarak soğutma sisteminin yıllık gerekli elektrik enerjisi ihtiyacı hesaplanmıştır. Telekomünikasyon baz istasyonu kabininin ısı kazancı için yapay sinir ağları modeli oluşturulmuş, oluşturulan modelin R2 değeri 0,9999 olarak hesaplanmıştır. Soğutma sistemin yıllık elektrik enerjisi gereksinimi Ankara ili için 18212 kWh, İstanbul ili için 18476 kWh, İzmir ili için 17564 kWh ve Adana ili için 17345 kWh olduğu görülmüştür. Enerji tüketimini azaltmak için modele serbest soğutma sistemi eklenmiş ve yeni modelde yıllık elektrik enerjisi ihtiyacı ilk modele göre Ankara ili için %88 azalarak 2109 kWh/yıl, İstanbul ili için %85 azalarak 2794 kWh, İzmir ili için %85 azalarak 2494 kWh, Adana ili için %85 azalarak 2325 kWh olarak hesaplanmıştır. Son olarak soğutma sisteminin uygulanabilirliğinin belirlenmesi için toplam maliyeti ile COPsm=4 olan mekanik buhar sıkıştırmalı soğutma sisteminin toplam maliyeti yıllık %15 sabit enflasyon oranı kullanılarak karşılaştırılmıştır. İki sistemin toplam maliyetinin ortalama 6,5 yıl arasında eşitlendiği görülmüştür. Ayrıca tüketilen elektrik enerjisinin azalması sebebiyle çevreye ortalama 1505kg eşdeğer CO2 gazı salınımı azaltılacaktır.

Güneş enerjisiSoğurmalı soğutma sistemleri
Mehmet Ümit İrvasa
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Jominy cihazının tasarım ve imalatı

Bu tezde Jominy deney cihazları ve kullanımları ile ilgili araştırmalar yapılmıştır. Uygulamada kullanılan mevcut jominy deney cihazları incelenerek olumsuz tarafları belirlendi. Bu olumsuzluklar göz önüne alınarak daha kullanışlı bir cihazın tasarımı yapıldı. Tasarımı yapılan cihazdan bir adet imal edildi. Bu tezin amacı çelik seçiminde sertleşebilme kabiliyetini göz önüne almanın sonuçta malzeme, zaman ve işgücü tasarrufu sağladığını göstermektir. Bu amaca ulaşmak için uygun bir jominy cihazı kullanılması ve deney sonuçlarından nasıl faydalanılacağı konusunda örnekler verilmiştir. Araştırmanın birinci bölümde çeliklerin sertleşebilirliklerine etki eden faktörler gözden geçirilmiştir. İkinci bölümde mevcut jominy cihazlarının kullanımları incelenip olumsuz yönleri belirlendi. Tasarım ve imalatı yapılan cihaz bu bölümde tanıtıldı. Cihazın TS 1381 'e göre kullanılması ve deneylerin yapılması anlatıldı. Üçüncü bölümde sertleşebilme kabiliyetinin belirlenmesi ve jominy eğrileri yardımı ile çelik seçimi anlatıldı. Dördüncü bölümde ise jominy deney cihazı ile bazı makine imalat çeliklerinin uç su verme deneyleri yapıldı. Bu deneyler sonunda ölçülen HRC değerleri grafikle gösterildi. Çizilmiş olan eğriler, ilgili çeliklerin jominy bantlan ile karşılaştırılarak sonuçların uyumlu olduğu gözlendi. IX

Deney aletleriJominy deney aletleriTS 1381
Talat Caymaz
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00
DoctorateOpen AccessTR

Çimento endüstrisinde kullanılan önısıtıcı siklon reaktörlerin deneysel incelenmesi

ÖZET Anahtar Kelimeler: Siklonlar, önısıtıcı Siklonlar Önısıtıcı siklon reaktörler çimento üretim tesislerinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Döner finmn ısıl yükünü azaltmak ve böylece enerji tasarrufu sağlamak üzere çimentonun hammaddesi farinin belirli bir sıcaklığa kadar ısıtılması gerekir. Bunun için döner fırından çıkan sıcak gazlardan yararlanılır ve gazm taşıdığı ısı enerjisinin önemli bir bölümü çok kademeli olarak tasarlanan önısıtıcı siklon reaktörlerde farine geçirilir. Böylece klinker hammaddesi olan farinin miktar bakımından hemen hemen üçte biri kalsinasyon sıcaklığına kadar ısıtılmış olur. Dolayısıyla önemli bir ısı tasarrufu sağlanarak sistemin ısıl verimi yükseltilir. Bu öneminin yanında, ön ısıtıcı siklon reaktörler, günümüze kadar, ısı geçişi ve akışkanlar dinamiği bakımından yeterince incelenmemiştir. Ayrıca konuyla ilgili verilerin önemli ticari değerlerinin bulunması, bunların literatürde kapsamlı olarak yer almaması gibi bir sonucu doğurmuştur. Siklon performansına etkisi olan temel parametreleri siklonun geometrik yapışma belirleyen, boyutsal oranların yanında, işletme parametreleri, gaz debisi, gaz giriş/çıkış sıcaklıkları, gaz yoğunluğu, siklondaki basmç düşümü, hammadde konsantrasyonu ve gaz akımının siklondaki hız dağılımı sayılabilir. Burada siklonun sıcak gazlardan farine yüksek bir ısı geçişini, düşük basınç kayıpları ve yüksek ayrışma (tutma verimi) ile gerçekleştirme istenir. Bu çalışmada, siklon geometrik özellikleri ile çalışma koşullarının siklon performansı üzerindeki etkilerini incelemek üzere deneyler yapılmıştır. Deneyler için, önısıtıcı siklon reaktör olarak Humboldth tipi [2] bir siklon, seçilmiştir. Bu önısıtıcı siklon bir kademeli olarak incelenmiştir. Siklon dalma borusu derinliği, gaz giriş sıcaklığı, gaz giriş hızının ve farin konsantrasyonunun, araştırma sonuçlarına göre performans üzerinde önemli etldlerinin bulunduğu ve ön ısıtıcı siklon tasarımında mutlaka dikkate alınması gerektiği anlaşılmıştır. Bununla beraber daha genel sonuçlara varabilmek için çeşitli deney koşullarında ve siklon tipleriyle deneyler yapmaya gereksinim vardır. Buradan elde edilen deneysel bulguların, kurulacak teorik modellere önemli bir katkı yapacağı açıktır. XI

EnerjiReaktörlerSiklon kuramı+2
Vedat Arı
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
Master'sOpen AccessTR

İki boru arasındaki non-Newtonyen akışkan akışında değişik viskozite modelleri için etropi üretiminin incelenmesi

Bu tez çalışmasında, iç içe geçmiş iki boru arasında non-Newtonyen akışkan akışı, ısı transferi ve entropi üretimi incelenmiştir. Silindirik koordinatlarda üçüncü derece akışkanlara ait momentum ve enerji denklemleri çıkartılmıştır. Silindirik koordinatlar için elde edilen genel hareket denklemlerinden faydalanılarak boru içerisindeki tek boyutlu akım için momentum ve enerji denklemleri elde edilmiştir. Bulunan bu denklemler için iki boru arasındaki akışı ifade eden sınır şartları belirlenmiştir. Elde edilen denklemler ve sınır şartları, belli şartlar altında çözümlerin genel olabilmesi için boyutsuz hale getirilmiştir. Sonuçta silindirik koordinatlarda tek boyutlu akışı ifade eden adi diferansiyel denklemler sistemi elde edilmiştir. Bu denklem sistemlerinin yaklaşık analitik çözümleri araştırılmıştır. Denklemlerin çözümü için perturbasyon metodu (bir tür seri açılım metodu) olan yaya açılımı (pedestrian) yöntemi kullanılmıştır. Çözümlerde viskozitenin sıcaklığa bağlı olarak değiştiği kabul edilmiştir. Bu denklemlerin analitik çözümleri Reynold viskozite modeli ve Vogel viskozite modelleri kullanılarak yapılmıştır. Elde edilen çözümler kullanılarak entropi analizi yapılmıştır. Entropi analizi iki kısımda incelenmiştir. Bunlardan birincisi sürtünmeden dolayı oluşan entropi üretimi diğeri ise ısı transferi neticesinde oluşan entropi üretimidir. Özellikle entropi üretiminde Newtonyen akışkanlar ile non-Newtonyen akışkanlar arasındaki fark grafiklerle açıkça gösterilmiştir.

Mehmet Kapucu
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Benzinli bir motorda terebentin kullanımının motor performans ve emisyonlarına etkisi

Günümüzde enerji kullanımı arttıkça, sınırlı olan enerji kaynakları kendilerini yenilenebilir, tarımsal ve petrol esaslı olmayan (etanol, metanol, kanola, soya vb.) kaynaklardan elde edilebilen, çevre dostu yakıtlara bırakmaktadır. Diğer taraftan motorların verimlerinin yükseltilmesi, egzoz emisyonlarının azaltılması ve motorlar için uygun özelliklere sahip alternatif motor yakıtlarının bulunması ve geliştirilmesi için çalışmalar sürdürülmektedir.Bu çalışmada yakıtlardan elde edilen verimi yükseltmek, emisyonlarda iyileştirme sağlamak için benzinin içersine terebentin ilavesi yapılmıştır. Bu amaçla buji ateşlemeli, 4 zamanlı ve tek silindirli bir benzin motoru kullanılmıştır. Denemeler dinamometrede, tam gaz kelebek açıklığında ve 2000-4000d/d devir aralığında yapılmıştır. Yakıt olarak kurşunsuz benzin, %10 and %20 terebentin-benzin karışımları kullanılmış olup, karışımların motor gücü, motor torku, özgül yakıt tüketimi, egzoz emisyonuna etkileri deneysel olarak incelenmiştir.Benzin içerisine karıştırılan terebentinin sırasıyla motor gücünde ve torkunda kurşunsuz benzine göre T10 ve T 20 yakıtı için 4000 d/d ve 2500 d/d da %5,91-%0,91 ve %5,67-%2,76'lık artış gözlenmiştir. Özgül yakıt tüketimi 2500 d/d da benzine göre T10 için %4,6 azalmış,T20 için de %4,55 artmıştır. T10 ve T20 için karbonmonoksit (CO) değerinde %0,3'lük, hidrokarbon (HC) değerinde %1,22'lik azalma gözlenmiştir.

Motor performansıTerebentin
Yusuf Başoğul
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

MEGEP kapsamında motorlu araçlar teknolojisi alanı öğretim programlarının mevcut meslek liselerinde uygulanabilirlik düzeyinin araştırılması

Ülke ekonomisinin kalkındırılması ve geliştirilmesi sürecinde, ülke ekonomisinin en önemli sektörlerinden olan otomotiv sektörünün de gelişim göstermesi oldukça önemlidir. Ülkemiz dahilindeki otomotiv sanayi kuruluşlarının gelişimlerini ve ülkemiz istihdamını sürekli kılabilmesi için sektörün ihtiyacı olan nitelikli elemanlar yetiştirilmelidir. Bu amaçla yola çıkılan Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi (MEGEP) , planları dahiline otomotiv sektörüne eleman yetiştiren eğitim kurumları arasında başı çeken mevcut meslek liselerinin Motorlu Araçlar Teknolojisi(MAT) alanına da bir dizi reform uygulama kararı almıştır.Bu araştırmada MEGEP'in MAT Alanına dair uygulamış ve uygulamakta olduğu reformların mevcut meslek liselerinin ilgili bölümlerine uyumluluğu incelenmiştir. Çalışma dahilinde eski öğretim sistemi dersleri, MEGEP kapsamında MAT alanına ait modüler sistem dersleri, bu iki öğretim sisteminin karşılaştırılması ve uyumluluğunun araştırılması ve son olarak da MEGEP Kapsamında MAT Alanı Öğretim Programlarının Mevcut Meslek Liselerinde Uygulanabilirlik Düzeyinin Araştırılması Anketi uygulaması yapılmış ve sonuçları değerlendirilmiştir.Yapılan bu araştırmada MEGEP Kapsamında MAT Alanı Öğretim Programlarının Mevcut Meslek Liselerinde uygulanabilir düzeyde olduğuna kanaat getirilmiştir.Anahtar Kelimeler: otomotiv sektörü, mesleki eğitim, modüler sistem, MEGEP'in kapsamı

Sami Türkeşsiz
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İnternet üzerinden bilgisayar destekli çizim dersinin anlatımı

Günümüzde, bilgisayarın hayatımızın önemli bir parçası olduğu tartışılmaz bir gerçektir. Bilgisayarın yaşamımızla bu kadar iç içe olduğu bu durumda her alanda olduğu gibi eğitim alanında da gelişmeler görülmektedir. Eğitim alanında bilgisayar kullanımı, bilgisayardan ve bilgisayar teknolojilerinden eğitim için en etkili biçimde yararlanma yollarından birisi de web veya örgü tabanlı (web - based) eğitimdir.Bu çalışmada internet üzerinden eğitim materyallerini geliştirici ve katkı sağlayıcı araştırma yapılarak bilgisayar destekli çizim dersinin öğretimi için bir web ortamı gerçekleştirilmiştir. Hazırlanan web ortamında konuların anlatımında görsellik ön planda tutulmaya çalışılmış, dersin anlatımı hareketli canlandırmalarla desteklenmiştir.Tasarımı gerçekleştirilen Bilgisayar Destekli Çizim dersi web alanı içerisinde belirlenen alan adı ile internet ortamında kullanıcıların hizmetine sunulmuştur. Farklı ortamlarda öğrenme imkânı sunan program, internet yardımıyla etkili bir şekilde kullanıma açılmıştır.Anahtar Kelimeler: İnternet, web tasarımı, uzaktan eğitim, Autocad

Metin Demirkol
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Ön ısıtma uygulamasının farklı biyodizel yakıtlarında motor performans ve emisyonlarına etkisi

Yaşanan enerji krizleri ve dünya enerji r ezervinin azalmasına rağmen araç sayıları gün geçtikçe hızla artmaktadır. Bu durumun gelecek yıllarda enerji ve taşıtların kullanımına ilişkin oldukça büyük sıkıntılara sebep olması kaçınılmazdır. Ülkemizin enerji tüketiminin büyük kısmını taşıtlarda kullanılan petrol türevi oluşturmakta ve enerji ihtiyacının yaklaşık % 70' e yakını yurt dışından karşılanmaktadır. Tüm bu nedenlerden dolayı petrole alternatif olabilecek yakıt türlerinin geliştirilmesine ihtiyaç vardır. Dünyada alternatif yakıt konusunda bitk isel yağlardan esterleştirme yöntemiyle biyodizel adı verilen yakıt türleri araştırmalarına son zamanlarda büyük önem verilmiştir. Biyodizel petrol gibi rezerv ömrü olmayan, yenilenebilir bir enerji kaynağıdır. Bu çalışma kapsamında; soya, kanola, mısırö zü ve ayçiçek bitkisel yağlardan metil esterleştirme yöntemi ile biyodizel üretimi yapılmıştır. Bu yakıtlar % 5, % 20, % 50 oranlarında dizel yakıtı ile karışım oluşturarak % 100 biyodizel kullanılarak , viskozite değerlerini azaltması nedeni ile 50 °C, 70 °C ve 100 °C farklı sıcaklıklarda % 100 biyodizel dizel motorlarında performans ve egzoz emisyonları açısından dizel yakıtı ile tam yük değişken devir aralıklarında karşılaştırılmıştır. Deneyler sonucunda; farklı karışım ve sıcaklık oranlarında, motor per formans karakteristikleri açısından motor momenti ve efektif güç değeri nde bir azalma, özgül yakıt tüketimi ve yakıt hava oranında ise bir artış gözlenmiştir. Farklı karışım ve sıcaklık oranlarında; CO2, CO, HC ve is emisyonlarında azalma NOX emisyonunda ise bir artış tespit edilmiştir. 2007, 114 sayfaAnahtar Kelimeler : Alternatif Yakıt, Biyodizel, Dizel Motoru, Egzoz Emisyonları

Alternatif yakıtlarBiyodizelDizel motorlar+1
Hicri Yavuz
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki ve teknik orta öğretimde proje temelli öğretim programlarının geliştirilmesi

Bu Arastırmada, Mesleki ve Teknik Ortaögretim kurumlarında, Proje temelli ögretim programlarının gelistirilmesi ve uygulanması incelenmistir. Öncelikli olarak Mesleki ve Teknik Egitim sisteminin Gelistirilmesi projesi kapsamında hazırlanmıs olan Makine Teknolojileri Alanı 10. sınıflar temel imalat islemleri dersi müfredat modülleri incelenerek ögretim programı gelistirilmistir. Temel el islemleri, delme ve vida islemleri ve temel modelleme islemleri modülleri bütün ögrencilere ortak olarak verildikten sonra gruplar olusturulmustur. Arastırmada 2006 / 2007 ögretim yılında Afyonkarahisar Merkez Anadolu Teknik Lisesi, Teknik Lise ve Endüstri Meslek Lisesi 10. sınıflarındaki 26 ögrenciye, aynı seviyedeki Konya Meram Endüstri Meslek Lisesinde aynı sartlarda egitim ögretim gören 22 ögrenciye ve 11. sınıflardaki 30 ögrenciye ön test ve son test uygulamaları yapılmıs ve teknolojik bilgi sonuçları puana dönüstürülmüstür. 10. Sınıf ögrencilerinin çalısmaları proje izleme dosyasında toplanmıs, gözlem yapılmıs, çalısmalar degerlendirilmis, sonuçlar ögretmenler ve ögrencilerle birlikte degerlendirilmistir. Ögretim programlarının uygulanması asamasında karsılasılan durumlar, planlama asamasının önemini ortaya çıkarmıstır. Hedeflerin belirlenmesi, çalısma programının yapılması, modüller arasında bagların kurulması, teknolojik bilgilerin ögretilmesi, temrin çalısmalarının yaptırılması, yapılan çalısmaların bir biriyle uyumlu olması iyi bir organizasyona baglıdır. Arastırma sonunda; Proje temelli ögretim programı uygulanan ögrencilerin görüslerine göre, derslerin daha zevkli ve yararlı geçtigi, modüller arasında baglantılar kurabildikleri, sorumluluk duygusunun gelistigi, devamsızlıgın ortadan kalktıgı, yapılan temrinlerin degerlendirildigi, gözle görülebilir somut ürünler ortaya koymanın mutlulugunu ifade ettikleri görülmüstür. Ögretmen ise; çalısmanın ögrenci ve ögretmenler için yararlı olabilecegi, çalısmaların uzmanlarla birlikte yapılarak gelistirmenin faydalı olacagı vurgulanmıstır. Proje temelli ögretim programı uygulamalarında yapılan ürünlerin sergilenmesi, grup üyelerinin kazanılan bilgi ve becerileri kullanmaları ve paylasımları ögrenmenin etkinligini artırmaktadır. Bu yöntemle; yeterli malzeme, yeterli süre, yeterli takım ve avadanlıkların hazırlanması, sürenin belirlenmesi, emniyet, temizlik, tertip ve düzen bakımından ve süreç sonunda ortaya ürün konmasından dolayı ögrenmede istenilen verim saglanmaktadır.

Mustafa Gelişgen
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Seramik kesici takımlar kullanarak östemperlenmiş küresel grafitli dökme demirlerin işlenebilirliğinin araştırılması

Bu çalışmada, östemperlenmiş küresel grafitli dökme demirlerin seramik kesici takımlar ile işlenebilirliği incelenmiştir. Kesme işleminde meydana gelen kesme kuvvetleri, kesici takımda oluşan aşınma miktarı ve iş parçası yüzeyindeki pürüzlülük değeri işlenebilirlik kriteri olarak dikkate alınmıştır. Deneylerde iki farklı östemperleme sıcaklığında ısıl işlem görmüş numuneler ile KGDD olmak üzere üç seri numune kullanılmıştır. Östemperlenen numunelerin her biri 900 ºC'de ve 120dk süreyle östenitleme işleminin ardından, 250 ºC ve 375 ºC' de östemperlenmiştir. Elde edilen numunelerin her biri, seramik ve sermet kesici takımlar kullanılarak sırasıyla 100, 200, 300, ve 500 m/dk. kesme hızlarında 1mm talaş derinliğinde ve 0.1mm/dev ilerleme oranına sahip kesme koşullarında oluşan kesme kuvvetleri ölçülmüştür. Daha sonra aşınma testleri 340 ve 240 m/dk kesme hızlarında 1,5 mm talaş derinliğinde ve 0,32 mm/dev ilerleme oranında gerçekleştirilmiştir. Deneyler sonucunda, en kısa takım ömrü 250 ºC' de östemperlenen numunelerin işlenmesinde bulunmuştur. En uzun takım ömrü ise, ısıl işlem uygulanmamış dökme demir malzemelerin işlenmesinde elde edilmiştir. Ayrıca, östemperleme sıcaklığının düşmesi kesme kuvvetlerini önemli ölçüde artırdığı görülmüştür. En büyük kesme kuvveti 250 ºC' de östemperlenen numunenin işlenmesinde gözlenmiştir. Bununla birlikte, seramik kesici takımlar sermet kesici takımlara nazaran daha iyi bir performans göstermiştir.

İrfan Ucun
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Otomotivde kullanılan sürtünme malzemelerindeki sürtünme katsayısını tespit eden test cihazı

Bu çalışmada otomotiv fren balatalarının farklı sıcaklık, hız ve basınç altında sürtünme katsayısını belirlemek için test cihazı tasarım ve imalatı yapılmıştır. Hareket halindeki taşıtlar, yavaşlatılmak veya durdurulmak istendiğinde sürtünme veya kayma vasıtasıyla kinetik enerjileri alınarak yavaşlatılır veya durdurulurlar. Bunun yapılabilmesi için sürtünen yüzeylerin oluşturduğu malzeme çiftinin sürtünme katsayısının yüksek ve stabil olması gereklidir. Can ve mal güvenliğini sağlamak için fren balatalarının sürtünme katsayısının tespiti çok önemlidir.Hız, sıcaklık, basınç gibi değişkenler ele alınarak bu değişkenlerin otomotiv sürtünme malzemeleri üzerinde etkisini incelemek amacıyla test cihazı üretilmiştir. Bu cihazda, sürtünme yüzey sıcaklığı 0?400 ºC arasında, hız değerleri 0?14 m/s arasında, basınç değerleri ise 0-40 MPa arasında değiştirilebilmektedir. Bu değişkenlerin etkisini belirlemek için sürtünme katsayısı-sıcaklık-zaman grafiklerini oluşturulmuştur. Bu çalışmada piyasadan temin edilen on farklı balata ile çalışılmıştır. Her saniyede değerler bilgi kütüğüne kaydedilmekte ve değişkenlerin etkileri incelenmektedir

Mustafa Timur
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Uçak gövdesinde meydana gelen hasarlar ve tamir edilen bir kompozit yapının mekanik deneyleri

Bu çalışmada uçaklarda meydana gelen hasarlar ve tamir yöntemleri elealınmaktadır. Giriş ve konu ile ilgili literatür araştırmasını takiben uçaklarda hasarkontrolü, sınıflandırılması ve genel tamir prensipleri incelenmiştir. Uçaklardakiyapılar periyodik olarak kontrol edilmekte; hasarlı parçalar sınıflandırılarakbelirlenmekte ve hasarın durumuna göre tamir yada parça değişiminegidilmektedir. Hasarlı parçanın tamiri için yama, takviye, delme gibi farklıyöntemler vardır.Son yıllarda kompozit malzemelerin uçaklarda kullanımı artmaktadır ve hasarlıkompozit parçalar yapıştırma teknikleri ile tamir edilmektedir. Amaca göre buparçaların metal-kompozit yapıştırma, kompozit-kompozit yapıştırma ve birliktekür tekniği kullanılarak tamiri yapılmaktadır. Yapıştırma ile tamir bağlantıyısağlayacak elemanların sayıca azaltılmakta ve ağırlıkta da önemli ölçüde azalmasağlamaktadır. Ayrıca tamir süresi ve kolaylığı gibi avantajları da sağlamaktadır.Yapılan bu çalışmada cam ve karbon elyaflı kompozitlerin yapıştırmabağlantılarının mekanik performansı deneylerle incelenmiştir. Tek ve çiftbağlantılı deney numunelerine çekme, yorulma testleri uygulanmış ve bulunanisonuçlar karşılaştırılmıştır. Buna göre yapıştırma işlemi ile oldukça iyi statikdayanım sağlandığı fakat yorulma dayanımının çok daha düşük değerlerolabileceği bulunmuştur.2006, 132 sayfaAnahtar Kelimeler: Hasar, tamir, kompozit malzeme, üretim yöntemleri,yorulma deneyi, çekme deneyiii

Fırat Durmuş
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Taşıtlarda düşey yükün frenleme mesafesine etkisinin analizi

Motorlu taşıtların aktif güvenlik sistemlerinin biri olan fren sistemleri ve sistemperformansına yönelik araştırmalar yoğun olarak devam etmektedir. Frenperformansının ve durma mesafesinin doğru tespit edilmesi için çeşitli deneyyöntemleri ve deney standartları geliştirilmiştir. Bu çalışmada fren performansınaetki eden faktörlerden düşey yükün frenleme mesafesine olan etkileri araştırılmışve yapılan deneylerden matematiksel bir model elde edilmiştir. Taşıtlarda sürücüdışında yolcu ve/veya yükün bulunması, frenleme performansı üzerinde etkiliolması dolayısıyla durma (frenleme) mesafesini arttırması kaçınılmazdır. Yapılançalışmada altı binek ve iki ticari olmak üzere toplam sekiz taşıt kullanılmıştır.Binek taşıtlardan üçü ABS'li, diğerleri ABS'siz olarak seçilmiştir. Ticaritaşıtlardan biri ABS'li, diğeri ABS'siz olarak seçilmiştir. Taşıt ağırlıkları boşolarak 900-1300 kg arasında değişmektedir. Standartlara uygun olarak 50, 80, 90ve 120 km/h hızlarda seri deneyler yapılmıştır. ABS fren sistemine sahip veyüksüz (boş) taşıtların daha kısa mesafede durdukları belirlenmiştir.2006, 114 sayfaAnahtar kelimeler: Frenleme performansı, Yol deneyleri, Durma mesafesiTaşıt ağırlığı.

Fatih Bacak
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Puls plazma nitrürleme cihazının tasarımı ve aısı 52100 çeliğinin plazma nitrürlenmesi

Makine parçalarının iç yapı, aşınma direnci, korozyon direnci ve yorulmamukavemeti gibi özelliklerini iyileştirmek için çeşitli yüzey sertleştirmeyöntemleri kullanılmaktadır. Plazma nitrürleme ile elde edilen tabakalarınkontrol edilebilmesi ve diğer yüzey sertleştirme yöntemlerine göreavantajının çok olmasından dolayı plazma nitrürleme işlemi endüstrideyaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Pulslu plazma nitrürlemeninklasik plazma nitrürlemeye göre birçok avantajı vardır. Pulslu plazmanitrürleme daha kısa işlem süresi, artan difüzyon ve karmaşık parçalarınkolay nitrürlenebilmesi gibi özelliklerinden dolayı klasik nitrürlemeye görebazı avantajlara sahiptir.Bu çalışma da puls plazma nitrürleme cihazının tasarımı yapılmıştır.Tasarımda 2.5 kW gücünde DC güç ünitesi, paslanmaz çelik hazne,vakum pompası ve çeşitli flanş ve contalar kullanılmıştır. Ayrıca, AISI52100 yatak çeliği, %50 H2 ve % 50 N2 gaz karışımında; 500 ºC sıcaklıkta,4 saat süreyle 0-20 kHz frekans aralığında, 490-650 voltta darbeli (pulslu)plazma nitrürlenmiştir. Numuneler alkolle temizlendikten sonra plazmaihaznesine yerleştirilmiş ve haznenin havası 2,5x10-2 mbar basıncaboşaltılmıştır. Deney süresince sıcaklık numuneye temas halinde olan birtermokupl vasıtasıyla ölçülmüştür ve kesitten kesilen numunelermetalografik işlemlerden geçirilerek incelenmiştir. X-ışınları difrasiyonutabakanın Fe2N ve Fe3N fazlarında oluştuğunu göstermiştir. Beyaztabakanın sertliği frekansla değişmemektedir. Sürtünme katsayısı 0.22-0.47 arasında değişmektedir. Plazma esnasında uygulanan frekansaşınma hızında önemli bir etkendir.2006, 68 sayfaAnahtar Kelimeler: Pulslu plazma nitrürleme, tasarım, aşınma, sertlik,difüzyonii

Şükrü Ülker
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Tek bindirmeli yapıştırma bağlantılarının tasarım ve analizi

Yapıştırıcılar, kaynak ve lehim gibi değişik birleştirme metotlarına alternatifolarak kullanılan malzemelerdir. Bu sebeple, kimyasal ve teknolojik alandakigelişmelere paralel olarak kullanımı gün geçtikçe artmaktadır. Kullanımı kolay,ekonomik ve avantajlı olması sebebiyle endüstride tercih sebebidir. Günümüzdefarklı malzemelere göre değişik yapıştırıcılar imal edilmektedir.Bu çalışmada, farklı malzemelerden imal edilmiş levhaların yapıştırıcılar ilebirleştirilmesinde meydana gelen gerilmeler sonlu elemanlar metodu ileincelenmiştir. Analizlerde, alüminyum, çelik ve bakır malzemeler kullanılmıştır.Ayrıca, analizlerde iki boyutlu Franc 2D programı kullanılıp, gerilme kriteriolarak eş değer (Von Mises) gerilme durumu göz önüne alınmıştır. Levhalarınyapıştırıcı ile birleştirilmesinde farklı açıdaki levhalar (15º, 30º, 45º, 60º, 90º),yapıştırıcı kalınlıkları (0.25, 0.5, 1, 1.5, 2, 2.5, 3 mm) ve yapıştırıcının farklıelastisite modülleri (20, 50, 100 GPa) dikkate alınmıştır.2006, 72 sayfa.Anahtar Kelimeler: Yapıştırıcılar, Gerilme, Sonlu elemanlar metodu, Yapıştırmabağlantıları, Franc.iv

Sinan Tın
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Bir otomobil lastiğinin nümerik olarak gerilme ve titreşim analizi

Otomobil lastiklerinin tehlikeli kesitlerini ve sönümleme özelliklerini tasarım aşamasındabelirlemek için ayrıntılı bir sonlu eleman modeli hazırlanmıştır. Kauçuk malzemenin doğrusalolmayan malzeme davranışı ve lastiğin içinde bulunan karkas malzemesi kompozit malzemeolarak kabul edilmiştir. Lastik ile zemin arasında temas analizi modellenmiştir. Nümerikanalizden alınan sönümlenme özelliklerinin sınanması için doğal frekans ve sönümlemekatsayıları ölçülmüştür. Lastik sonlu elemanlar yöntemi ile 2 ve 3 boyutlu olarakmodellenmiş, gerilme analizi ve modal analizi gerçekleştirilmiştir. Analiz sonuçlarınınsınanması için deney düzeneği kurularak, bir damper ölçme yöntemiyle değişik sınırşartlarında doğal frekanslar ölçülmüştür. Nümerik ve deneysel sonuçların tutarlı olduğubelirlenmiştir. Sonuç olarak; tasarım aşamasında lastiğin sönümleme özeliklerinin tahminedilebileceği ve üretim aşamasında harcanan zaman ve paranın azaltılabileceği gösterilmiştir.2006, 101 sayfaAnahtar Kelimeler: Otomobil Lastiği, Sonlu Elemanlar Metodu, Gerilme Analizi veTitreşim.

Murat Karakuş
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Taşıtlarda güç aktarma organlarında hasar analizi: Şaft mafsalı ve aks örneği

ÖZET Taşıtları hareket ettirebilmek için, motorda üretilen döndürme kuvvetinin gerekli miktarda arttırılarak önden yada arkadan çekişli sistemlere bağlı olarak tekerleklere iletilmesi gerekir. Taşıtlarda hareket iletimini sağlayan bu sistemlerin tamamına Güç Aktarma Organları adı verilmektedir. Güç aktarma organları taşıtın hareketine bağlı olarak ve sürekli çalıştığından dolayı zaman içinde bazı hasarlar meydana gelmektedir. Yapılmış hasar analizi çalışmalarında mil ve dişli hasarlarının ana nedeni olarak yorulma, bakımsızlık, aşırı zorlamalar gelmektedir ve sonuçta parçalarda kırılma, çatlama ve aşıntı gibi hasarlar görülmektedir. Bu çalışmada hasara uğramış güç aktarma organları genel olarak incelenmiş ve örnek olarak, kardan mili mafsalı ile aks milinin kırık yüzeyleri, metalografik numuneleri hazırlanarak analiz edilmiş, incelemeler sonucunda kırılmaların yorulmadan ve malzeme kusurlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Ayrıca kardan mili mafsalının sonlu elemanlar metodu ile gerilme analizleri yapılmış meydana gelen maksimum gerilme noktalan tespit edilmiş kırılan parça ile gerilme noktaları karşılaştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Güç aktarma organları, Taşıt Hasarları, Hasar analizi, Sonlu Elemanlar Metodu ıu

İbrahim Yavuz
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Makine teknolojilerinin internet üzerinden eğitimi için bir uygulama: Yorulma dersinin online öğretimi

Bu çalışmada internet üzerinden eğitim materyallerini geliştirici ve katkı sağlayıcı araştırma yapılarak yorulma dersinin öğretimi için bir web tasarımı gerçekleştirilmiştir. Yorulma dersinin içeriği ile ilgili yazılı, deneysel, video, çoklu ortamlarla hazırlanmış veriler elde edilerek gerekli yazılım ve programların kullanımı ile dersin görsel kısmı tamamlanmıştır. Tasarımı gerçekleştirilen yorulma dersi satın alınan web alam içerisinde belirlenen alan adı ile internet ortamında kullanıcıların kullanımına açılmıştır. Yapılan ders sunumuyla lisans ve yüksek lisans öğrencileri hedeflenerek internet üzerinden eğitimin etkili kullanılması amaçlanmıştır. Bu amaçla farklı ortamlarda öğrenme imkanı sunan internet etkili bir şekilde kullanılmıştır. Sonuç olarak internet ortamında yorulma dersinin öğretimi ile kullanıcılara istenilen bilgiler verilmiştir. Yapılan sınavlar ve verilen ödevler ile öğrencilerin ölçülmesi sağlanmıştır. Kullanıcıların da katılımının sağlanmasıyla ders aktif bir hale getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yorulma, makine teknolojileri, online eğitim, internet, web tasarımı

Günel Yılmaz
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Mermer kesme disklerinin sonlu elemanlar yöntemi ile gerilme ve titreşim analizi

Mermer kesme diski, kesme işlemi yaparken diş yüzeyleri teğetsel ve normal yönde etkileyen kuvvetlere maruz kalmaktadır. Bu kuvvetler mermerin sertlik özelliklerine bağlı olarak diski farklı şekillerde zorlayabilmektedir. Bunun sonucunda ortaya çıkan gerilmeler özellikle diş dibi bölgesinde yoğunlaşmakta ve çatlak gibi istenmeyen hasarlara neden olabilmektedir. Aym zamanda ani kuvvet değişimlerinde soket bölgelerinde çatlamalar ve kırılmalar meydana gelmektedir. Mermer kesme diskinin serbest titreşim durumundaki doğal frekans değerleri ve mod şekilleri bilinirse, diskin rezonans davranışları engellenmiş olur. Diskteki flanş çapının büyümesi doğal frekans değerlerinin büyümesine sebep olduğundan diski rezonanstan uzak tutmaktadır. Diskte sönümlü ve sönümsüz zorlanmış titreşim durumundaki deplasman değerleri hızın artmasıyla artış göstermektedir. Aynı zamanda sönümsüz titreşim durumunda çok büyük genlikler oluşmakta ve istenmeyen salınımlara sebep olabilmektedir. Bu çalışmada, diskte meydana gelen statik ve dinamik davranışlar incelenmiştir. Statik analizde, değişik talaş derinliklerinde kesme yapan diskin üzerine gelen normal ve teğetsel kuvvetlerin etkisi araştırılmıştır. Çeşitli kesme hızlan alınarak gerilme değişimleri ortaya konmuştur. Dinamik analizlerde ise, diskin serbest titreşim durumundaki doğal frekans değerleri ve mod şekilleri bulunmuştur. Aym zamanda diske gelen kuvvetler etkisinde harmonik çözüm (zorlanmış titreşim) durumu incelenmiştir. Bunun sonucunda diskte meydana gelen yer değiştirme ilişkileri incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kesici Diskler, Gerilme Analizi, Titreşim, Modal Analiz, Sonlu Elemanlar Metodu.

İsmail Ucun
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2004
00