Afyonkarahisar Health Sciences University
Discipline

Analytical Chemistry

Afyonkarahisar Health Sciences University

81

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Sakarya'daki bazı baharat çeşitlerinin eser element analizi ve antioksidan özelliklerinin belirlenmesi

Baharatlar günümüzde hem yemeklere hem de ait oldukları yemek kültürüne göre kimlik belirlemektedir. Temelde aynı malzemeden yapılmış bir yemek baharat yardımı ile bulunan yöreye özgü lezzet alır. Günümüzde yemekler içerisine birden fazla baharat çeşidi kullanılmaktadır. Baharat çeşitleri tat, koku ve renk bakımından çeşitlilik sağlamaktadır. Bazı baharatlar içerisinde bulunan etkin maddelerden dolayı ilaç etkisi yapmakta ve yemek içerisindeki etkenlere karşı koruma sağlamaktadır. Bu çalışmamızda Sakarya'da bulunan Kişniş (Coriandrum sativum), Muskat (Myristica fragrans), Köri (Köri), Abazaotu (Satureja hortensis), Mahlep (Prunus mahaleb), Ginseng (Panax ginseng), Propolis (Propolis), Haşhaş (Papaver somniferum), Kaju baharatı (Kajun baharatı), Çemen otu (Trigonella foenumgraecum), Anason (Illicium verum), Sinirotu (Plantago), Lavanta (Lavandula angustifolia), Hayıt tohumu (Vitex agnus-castus), Karabaş otu (Lavandula stoechas), Yenibahar (Pimenta dioica), Kakule (Elettaria cardamomum), Tarhun (Artemisia dracunculus), Mercanköşk (Origanum majorana) ve Çivanperçemi (Achillea millefolium) baharat örnekleri alınmıştır. Yapılan çalışmalar arasında çalışması çok yapılmamış olan baharatların seçilmesine özen gösterilmiştir. Sakarya çevresinden alınan baharatlar uygun koşullar sağlanarak etüvde kurutuldu. Etüvde kurutulan baharatlarımızın homojen bir halde olması için öğütülme işlemi yapılmıştır. Çalışmamızda Sakarya'dan alınan 20 farklı baharat örneklerinin içeriğindeki Cu, Fe, Mn, Ni ve Zn eser element ve antioksidan içerikleri incelenmiştir. Doğada farklı formlarda bulunan birçok element mevcuttur ve bu elementlerin görevleri vücutta farklı işlevleri yerine getirmeleridir. Kimyasal, moleküler düzeyde hücre fonksiyonları ve biyolojik açıdan oldukça önemlidirler. Bazı elementler iz/eser element olarak adlandırılmaktadır. Miktarı az olduğu için böyle adlandırılan elementler hücresel yapıların stabilizasyonu için yani kararlı hale getirilebilmeleri için oldukça önemlidir. Eksikliklerinde ise hastalıklara neden olabilmektedir. Aynı araştırma çalışması içinde baharatlardaki hem antioksidan kapasitelerin hem de esansiyel ağır metallerin (Cu, Fe, Mn, Ni, Zn) içeriklerinin değerlendirilmesi, bunların sağlık üzerindeki etkilerinin kapsamlı bir değerlendirmesi için çok önemlidir. Bu metaller çeşitli biyolojik işlevler için gerekli olmasına rağmen aşırı miktarlarda toksik hale gelebilir. Bu nedenle, antioksidan özelliklerinin yanı sıra konsantrasyonlarını anlamak, baharatların besinsel ve tedavi edici yararları hakkında bilgi sağlar. Bu ikili analiz, baharatların güvenli metal alımı seviyelerini aşmadan sağlığa olumlu katkıda bulunmasını sağlamaya yardımcı olur. Bu çalışmada 20 farklı baharatın antioksidan ve ağır metal içerikleri ölçülmüş ve karşılaştırmalı olarak sunulmuştur. Baharat örneklerinin çözünürleştirilmesinde mikrodalga çözünürleştirme yöntemi kullanılmıştır. Kurutulan baharat örneklerinden yaklaşık 1,0 g tartım alınarak, üzerine 8 mL HNO3-H2O2 (6:2, v/v) karışımı eklenmiş ve 10 dakika bekletilmiştir. Mikrodalga sistemi için sindirim koşulları 250 W için 2 dk, 0 W için 2 dk, 250 W için 6 dk, 400 W için 5 dk, 550 W için 8 dk, havalandırma: 8 dk olarak uygulanmıştır. Soğutulduktan sonra elde edilen solüsyonlar 1 M HNO3, ile 25 ml'ye tamamlanmıştır. Geri kazanım değerleri standart referans madde kullanılarak analiz edilmiştir. Her bir metalin tespit sınırı, doğrusal aralığı, denklemi ve korelasyon katsayısı tespit edilmiş Zn en düşük tespit sınırına sahipken Fe en yüksek değere sahiptir. Ayrıca tüm metaller için yüksek korelasyon katsayıları sağlanmıştır. Mikrodalga çözünürleştirme yönteminin tercih edilmesinin sebebi daha kolay, basit ve güvenilir bir yöntem olmasından kaynaklanmaktadır. Mikrodalga çözünürleştirme yöntemi sonrasında eser elementler ICP-OES ile tayin edilmiştir. Önerilen yöntemin doğruluğu, elma yaprağı sertifikalı referans malzeme kullanarak gerçekleştirilmiştir. Baharat örneklerinde element konsantrasyonları ortalama (Cu), (Fe), (Mn), (Ni), (Zn) sırasıyla 1,35-28,45, 30,3-857,68, 2,28-539,7 0,4-4,73, 3,35-76,68 mg/kg olarak bulunmuştur. Antioksidanlar kısaca vücutta meydana gelen serbest radikallerle mücadele içindeki moleküller olarak tanımlanabilir. Serbest radikallerin sayısındaki artışın başta şeker hastalığı, kalp hastalıkları ve kanser gibi yaşamı tehdit edici rahatsızlıklar ile ilişkili olduğu unutulmamalıdır. Ancak vücudun kendi ürettiği antioksidanlar normal metabolizma sonucu oluşan serbest oksijen radikallerinin savunulmasında oldukça etkili moleküllerdir. Antioksidan maddeler aynı zamanda özellikle meyve ve sebzeler olmak üzere birçok besin içerisinde de yer alır. Bu gıdaların içerisinde bulunan bazı E ve C vitamini gibi antioksidan vitaminler de bu şekilde görev yapabilmeleri nedeniyle bir adım öne çıkarlar. Antioksidan içerikli koruyucular aynı zamanda gıda endüstrisi için de oldukça önemlidir ve paketlenen gıdaların raf ömrünün uzatılmasında kullanılır. Serbest radikaller vücutta metabolik aktivite sonucu sürekli olarak oluşan maddelerdir. Antioksidan moleküller olmadan serbest radikaller çok kısa sürede hücresel hasara neden olarak yaşamı tehdit edici bir süreç ortaya çıkarabilir. Ancak serbest radikallerin bazı vücut işlevleri için kritik rol oynadığı unutulmamalıdır. Örnek olarak bağışıklık sisteminin bazı hücreleri, enfeksiyona neden olan mikropların ortadan kaldırılması için serbest radikalleri kullanır.Vücutta serbest radikallerin sayısının antioksidan madde içeriğinden daha yüksek oranda bulunması halinde oksidatif stres adı verilen bir durum ortaya çıkar. Uzamış bir oksidatif stres süreci başta DNA olmak üzere çeşitli önemli moleküllerin hasarlanması ile sonuçlanır. Bu süreç bazı durumlarda ise hücre ölümü ile sonlanabilir. DNA hasarının yaşlanma sürecinde oldukça etkili bir durum olduğu düşünülür. Oksidatif stres sonucu meydana gelen DNA hasarı aynı zamanda kanser gibi bazı rahatsızlıklara yatkınlığı artırabileceği için dikkatli olunmalıdır.Çeşitli yaşam tarzı alışkanlıkları, stres ve diğer çevresel faktörler vücutta meydana gelen serbest radikal miktarının ve oksidatif stres düzeyinin artmasına neden olabilir. Antioksidanların içeriklerinin belirlenmesinde ise birden fazla yöntem kullanılmaktadır. Bu çalışmamızda baharatların antioksidan içeriklerinin belirlenmesi için DPPH etkisi, ABTS testi, indirgenme gücü ve total fenolik madde yöntemi tercih edilmiştir. Her bir yöntem içerisinde kullanılan standart referans maddeler ayrı olarak kullanılmıştır. Bunun sebebi ise kullanılan yöntemlerin alkol/su bazlı yöntemler olmasından kaynaklanmaktadır. Çalışmada baharatların etanol ekstraktlarının antioksidan içeriği ilk olarak DPPH, ABTS, indirgeme gücü ve toplam fenolik içerik testleri ile değerlendirilmiştir. Çalışma kapsamında baharatların su ekstraktları da test edilmiştir ancak antioksidan kapasitesinin düşük olması nedeniyle etanol kullanılmıştır. Antioksidan yöntemleri arasında DPPH Etkisi, ABTS Testi ve İndirgenme gücünde Propolis, sinirotu ve yenibahar yüksek antioksidan özelliği gösterirken, total fenolik madde yönteminde ise propolis yenibahar ve sinirotu yüksek antioksidan özelliği göstermiştir. Total fenolik madde içerisindeki yenibaharın sinirotundan yüksek çıkmasının sebebi daha yüksek fenolik içermesinden kaynaklanmaktadır. Bunun anlamı ise Yenibahar baharatının suda çözünen maddeleri sinirotu baharatına göre daha fazla olmasından ileri gelmektedir. Bu sonuçlar dikkate alındığında baharatlar içerisindeki eser element ve antioksidan içeriklerine bakıldığında literatür değerleri ile karşılaştırılmış,antioksidan ve eser element arasında bir korelasyon bulunmamıştır.

Selin Gümrükçü
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Modifiye edilmiş kermes meşesi (Quercus coccifera l.) adsorbanların hazırlanması ve sulu çözeltilerden As(v) giderimi

Bu çalışmada, sulu çözeltilerden Arsenat (V) iyonlarının adsorpsiyon yöntemi ile giderilmesi için ham ve modifiye edilmiş kermes meşesi biyokütlesinden elde edilen adsorbentlerin etkinliği incelenmiştir. Çalışmada ilk olarak kermes meşesi biyokütlesi asit modifikasyonu (A-KMB) ve yüzeyine demir oksit kaplanması (DOKMB) sonrasında iki farklı katı adsorbent elde edilmiştir. Elde edilmiş olan katı adsorbentlerin yapıları FTIR, XRD, EDX ve BET yüzey alanı analizi yöntemleri ve yüzey morfolojilerindeki değişimler ise SEM görüntüleri ile karakterize edilmiştir. Çalışmada ikinci aşamada KMB, A-KMB ve DOKMBkatı adsorbentlerinin As(V) iyonlarının giderim sürecinde etkili olan çözelti başlangıç pH'ı, çözelti başlangıç As(V) derişimi, temas süresi, adsorbent dozu ve ortam sıcaklığı parametrelerinin etkileri incelenmiştir. Bu amaçla batch (kesikli) yöntem kullanılmış ve optimum giderim koşulları belirlenmiştir. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre sulu çözeltiden As(V) iyonlarının gideriminde incelenen üç adsorbent arasında en etkili adsorbentin DOKMBolduğu belirlenmiştir. DOKMB için maksimum adsorpsiyon kapasitesi ve giderim verimi sırasıyla 1,84±0,02 mg/g ve % 91,78±0,79 olarak elde edilmiştir. DOKMB katı adsorbenti kullanılarak As(V) iyonlarının sulu çözeltiden giderimi sürecinde ΔH, ΔG ve ΔS termodinamik parametreleri hesaplanmıştır. Adsorpsiyon sürecinin endotermik karaktere sahip olduğu belirlenmiştir. Elde edilmiş olan deneysel adsorpsiyon verileri ile Langmuir, Freundlich ve D-R izotermlerinin uyumluluğu incelenmiştir. DOKMB adsorbenti ile As(V) iyonlarının gideriminin Langmuir izoterm modelinin diğer izotermlere göre daha uyumlu olduğu belirlenmiştir. DOKMB katı adsorbentinin düşük derişimli 25-200 µg/L aralığında As(V) iyonu içeren çeşme suyundan hazırlamış olan gerçek örneklerde etkili olduğu belirlenmiştir. Çalışmada kermes meşesi biyokütlesinin modifikasyondan elde edilen düşük maliyetli bir malzeme olan DOKMB katı adsorbentinin sulu çözeltilerden As(V)'in adsorpsiyon yöntemi ile gideriminde ve önderiştirilmesinde umut verici alternatif bir malzeme olduğu önerilmiştir.

Taner Yılmaz
Afyonkarahisar Health Sciences University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Astragalus stella türünün fitokimyasal analizi üzerine farklı özütleme tekniklerinin etkisinin araştırılması

Bu çalışma, Astragalus stella'nın toprak üstü kısımlarından Soxhlet özütleme, maserasyon ve ultrasonik destekli özütleme teknikleriyle elde edilen metanol özütlerinin fitokimyasal profillerini, antioksidan kapasitelerini ve enzim inhibisyon aktivitelerini araştırmaktadır. Maserasyon özütü hem toplam fenolik (20,67 mg GAE/g özüt) hem de toplam flavonoit (25,49 mg RE/g özüt) içerikleri açısından en yüksek miktarları sergilemiştir. LC-ESI-MS/MS yoluyla yapılan fitokimyasal analiz, 30 farklı bileşiğin varlığını ortaya koymuştur. Hesperidin, tüm özütleme yöntemlerinde yaklaşık 1000 µg/g özüt seviyesinde bulunarak tespit edilen ana bileşen olmuştur. Ayrıca, hiperosit, apigenin ve apigenin-7-glukozit önemli bileşenler olarak belirlenmiştir. Antioksidan özellikleri, fosfomolibdenyum, DPPH, ABTS, CUPRAC, FRAP ve metal şelatlama testlerini içeren çok yönlü bir yaklaşımla değerlendirilmiştir. Bu testlerin çoğunda, maserasyon özütü, özellikle fosfomolibdenyum, CUPRAC ve FRAP testlerinde, ayrıca DPPH ve ABTS radikal süpürme testlerinde ve metal şelatlama testlerinde kayda değer yüksek aktivite göstererek üstün antioksidan kapasite sergilemiştir. Bağıl Antioksidan Kapasite İndeksi'ne (RACI) göre, maserasyon özütü 1.24 değeri ile en yüksek antioksidan aktiviteyi gösterirken, soxhlet ve ultrasonik özütleri sırasıyla; -0.41 ve -0.83 negatif RACI değerleri sergilemiştir. Pearson korelasyon analizleri, toplam fenolikler ve toplam flavonoitler ile çeşitli antioksidan test sonuçları arasında güçlü bir pozitif korelasyon olduğunu ortaya koymuş ve bu bileşiklerin özütlerin antioksidan kapasitesine büyük olasılıkla temel katkıda bulunanlar olduğunu göstermiştir. Enzim inhibisyon testleri, tüm özütlerin benzer asetilkolinesteraz (AChE) inhibisyonu gösterdiğini ortaya koyarken, maserasyon özütü en yüksek α-amilaz inhibisyonunu gösterdi ve ultrasonik özütü diğer özütlere kıyasla en düşük tirozinaz inhibisyonunu sergiledi, ancak hiçbir özüt bu çalışmada kullanılan standartların inhibisyon kapasitesine ulaşamadı. Elde edilen sonuçlar, özellikle maserasyon yöntemiyle elde edilen Astragalus stella bitkisi özütlerinin yüksek antioksidan özelliği ve α-amilaz inhibisyon aktivitesi sayesinde bu bitkinin ilaç, gıda ve kozmetik sektörlerinde değerlendirilebileceğini göstermektedir.

Nilgün Orman
Afyonkarahisar Health Sciences University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Boya duyarlı güneş pillerinde Berberis Vulgarıs ekstraktlarının fotoduyarlaştırıcı olarak kullanımlarının incelenmesi

Kadıntuzluğu bitkisinin (Berberis Vulgaris) meyvesinden (KTM) ve kökünden (KTK) ekstrakte edilen doğal boyalar, boya duyarlı güneş pillerinde (BDGP) fotoduyarlaştırıcı olarak kullanılmıştır. Tüm ekstraktlar saflaştırma ya da stabilizör eklenmesi gibi modifikasyonlar yapılmaksızın kullanılmıştır. KTM ve KTK ekstraktlarındaki ana bileşiklerin sırasıyla antosiyanin ve izokinolin alkaloid olduğu tespit edilmiştir. KTM, KTK'ya göre daha geniş ışık absorpsiyonu gösterdiği halde KTM esaslı BDGP'nin enerji dönüşüm veriminin (%2,01) KTK'lı olandan (%2,35) daha küçük olduğu görülmüştür. Söz konusu düşük verim, KTK'nın zayıf elektron transfer kabiliyetinden kaynaklanıyor olabilir.Öte yandan 120 saat boyunca güneş ışığına maruz bırakılan BDGP'lerin başlangıç verimlerini KTM ve KTK için sırasıyla %91 ve %54 düzeylerinde korudukları gözlemlenmiştir. Buna göre makul düzeyde fotovoltaik performans ve yüksek kararlılık gösteren antosiyanin içeren ekstraktın düşük maliyetli ve çevre dostu BDGP uygulamaları için uygun olabileceği belirlendi.

Mert Cesur
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Fluopram'ın elektrokimyasal özellikleri ve miktar tayini için voltammetrik yöntem geliştirme

Bu tez çalışmasında pestisist mücaledesinde kullanılan Fluopram'ın camsı karbon elektrot yüzeyindeki elektrokimyasal davranışları araştırıldı. Fluopram'ın elektrokimyasal davranışları dönüşümlü voltametri tekniği ile Britton-Robinson (BR pH:4.0) tamponu ortamında +0.97 V civarında tersinmez bir sinyale sahip olduğu gözlendi. Kare-dalga voltametri tekniği kullanılarak BR (pH 4.0) içerisinde Fluopram'ın (vs. Ag/AgCl) iyi belirlenmiş bir yanıt vermiştir. Geliştirilen voltametrik teknik BR (pH 4.0) ortamında [(0.2 µM ile 1.4 µM)] derişim aralığında doğrusal olduğu tespit edilmiştir. Önerilen yöntem İdrar, Nehir Suyu, Portakal Suyu ve Toprak örnekleri üzerinde test edilmiştir.

Camsı karbon
Azad Çağıl
Batman University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Nebivolol'ün kapiler elektroforez yöntemi ile tabletlerinde miktar tayini

Nebivolol üçüncü nesil beta bloker ajandır ve hipertansiyon tedavisi için kullanılır. Bu çalışmada basit, doğru ve hızlı bir kapiler elektroforez yöntemi nebivolol hidroklorür'ün tablet dozaj formunda tayini için geliştirilmiştir. İç standart olarak 3-4 dihidroksibenzil amin kullanılmıştır. Tampon derişimi, tampon pH sı, organik çözücü miktarı ve tampon tipi sistematik olarak araştırılmış ve nebivolol tayini için en uygun koşullar belirlenmiştir. Bu koşullar çalışma tamponu için %10 metanol (h/h) içeren 40 mM sodyum asetat ve 66 mM glasiyel asetik asit (pH 4.2) çözeltisi, ayırım voltajı için 25 kV, enjeksiyon süresi için 0.5 sn'dir. Analiz UV detektörle 200 nm de yürütülmüştür. Belirtilen koşullarda iç standardın 4.2 dk, nebivolol hidroklorür'ün 5.3 dk göç zamanına sahip olduğu gözlenmiştir. Geliştirilen yöntemin geçerliliği için doğrusallık, kesinlik, seçicilik, doğruluk ve sağlamlık parametreleri incelenmiştir. Nebivolol hidroklorür'ün doğrusallığı 9.72 ? 49.51 µg/mL aralığında incelenmiş 5 basamaklı kalibrasyon seti ile yöntemin gün içi ve günler arası doğrusallığı gösterilmiştir. Saptama ve tayin sınırları sırasıyla 2.61 ve 7.91 µg/mL olarak bulunmuştur. Önerilen yöntem tablet dozaj formunda nebivolol hidroklorür'ün tayini için uygulanmış ve içeriği 5.166 ± 0.087 bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: nebivolol, kapiler elektroforez, 3-4 dihidroksibenzil amin, tablet

Adrenerjik alfa antagonistleriAntihipertansif ajanlarElektroforez+3
Zeynep Oktayer
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Nebivololün farmasötik preparatlarında yüksek performanslı sıvı kromatografisi yöntemi ile miktar tayini

Bu çalışmada, nebivololün yüksek performanslı sıvı kromatografisi yöntemi uygulanarak floresans dedeksiyon ile tabletlerinde miktar tayini için hızlı, kolay, seçici ve hassas bir yöntem geliştirilmesi ve geçerliliğinin gösterilmesi amaçlanmıştır. Nebivolol tayini için en uygun cihaz ve analitik koşullar olarak Gemini C6 fenil kolon varlığında ACN:formik asit (50 mM) (25:75, h/h) hareketli faz sistemi, 0.9 mL/dak akış hızı, 10 µL enjeksiyon hacmi, 282 nm uyarma dalga boyu ve 310 nm yayma dalga boyu belirlenmiştir. Yöntem 1.03x10-6-5.15x10-6 M (0.42-2.09 µg/mL) derişim aralığında doğrusal bulunmuştur. Yöntemin doğrusal aralıkta doğru ve kesin sonuçlar ürettiği gösterilmiştir. Saptama ve tayin sınırı 18.5 ng/mL ve 55.9 ng/mL olarak hesaplanmıştır. Yüksek performanslı sıvı kromatografi yöntemi ile ticari tabletlerde yapılan nebivolol içerik analizi sonucunda % nebivolol içeriğinin USP 29 (The United States Pharmacopeia, 2006) belirtilen içerik koşullarını sağladığı belirlenmiştir.

Antihipertansif ajanlarKromatografi-yüksek basınçlı-sıvıTabletler+2
Miray Kıral
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Çeşitli analitik yöntemlerle irbesartan ve Hidroklorotiazid'in farmasötik preparatlardaki tayini

İrbesartan, bir angiotensin-II reseptör antagonisti ve hidroklorotiazid tiazid sınıfından bir diüretiktir. İrbesartan ve hidroklorotiazid kombinasyonlarının hipertansiyon tedavisi için kullanımı oldukça yaygındır. Bu çalışmanın amacı, irbesartan ve hidroklorotiazidin eş zamanlı analizi için yeni, basit ve duyarlı bir yöntem geliştirmek ve yöntemin farmasötik tablet ve idrar örneklerine uygulanmasını göstermektir. İrbesartan, hidroklorotiazid ve agomelatin (iç standart), foto diyot dizisi dedeksiyonlu yüksek performanslı sıvı kromatografisi ile analizlenmiştir. Analizlerde monolitik yapılı ters faz bir analiz kolonu (Chromolith® HR, RP-18e) ile birlikte değişken hareketli faz ve akış hızıprogramları kullanılmıştır. Analitler 230 nm dalga boyunda toplam 27.5 dakikada analiz edilmiştir. İdrar numuneleri, hiçbir ön hazırlık basamakları uygulanmaksızın, sadece süzme ve seyreltme ile sisteme verilmiştir. Geliştirilen yöntem başarılı bir şekilde farmasötik tablet ve idrar örneklerine uygulanmıştır.Sonuç olarak, irbesartan ve hidroklorotiazidin rutin kalite kontrol analizlerine uygulanabileceği gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: İrbesartan, hidroklorotiazid, YPSK, farmasötik uygulama, idrar analizi

HPLC yöntemiHidroklorotiyazitKromatografi-yüksek basınçlı-sıvı+5
Sema Koyutürk
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Aripiprazol'ün farmasötik preparatlardaki ve bazı biyolojik sıvılardaki miktarının YBSK yöntemiyle tayini

Aripiprazol, yeni nesil atipik antipsikotik grubunun ilk üyesidir. Aripiprazol'ün şizofreni ve benzeri hastalıkların standart bakımında kullanımı oldukça yaygındır. Bu çalışmanın amacı, aripiprazolün analizi için yeni, basit ve duyarlı bir yöntem geliştirmek ve yöntemin farmasötik tabletlere uygulanmasını göstermektir. Aripiprazol ve diflunisal (iç standart), foto diyot dizisi dedeksiyonlu yüksek performanslı sıvı kromatografisi ile analizlenmiştir. Analizlerde 2.7 µm büyüklüğünde partikül içeren 10 cm x 4.6 mm boyutlarındaki Supelco (Amerika) marka Fused-Core yapılı Ascentis® Express C18 ters faz kolonu kullanılmıştır. Analitler, MeOH:Tampon (%0.1 formik asit, %0.2 amonyum asetat) (60:40, h/h) mobil fazı kullanılarak, 255 nm dalga boyunda toplam 15 dakikada analiz edilmiştir. Geliştirilen yöntem başarılı bir şekilde farmasötik tablet ve idrar örneklerine uygulanmıştır. Sonuç olarak yöntemin, aripiprazol rutin kalite kontrol analizlerine uygulanabileceği gösterilmiştir.

AripiprazolKromatografi-yüksek basınçlı-sıvıKromatografi-yüksek basınçlı-sıvı+2
Yiğit Lafcı
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Agomelatinin sıvı kromatografi yöntemi kullanılarak tabletlerden analizi

Agomelatin, 2000'li yılların başında geliştirilen, melatonerjik reseptör agonisti ve 5-HT2C reseptör antagonisti olan bir ilaç molekülüdür. Yetişkinlerde major depresif atakların tedavisi için kullanılmakta olan uyku üzerine olumlu etkiler gösterebilen antidepresan bir ilaçtır. Bu çalışmanın amacı tabletlerdeki agomelatinin miktar tayini için ucuz, basit ve duyarlı bir analitik yöntem geliştirmektir. Deneysel çalışmalarda temel olarak yüksek performanslı sıvı kromatografisi tekniği kullanılmakla birlikte yöntem geliştirme basamaklarında UV ? görünür bölge spektrofotometrisinden de yararlanılmıştır. Analizlerde kullanılan C18 ? bağlı monolitik silika ve C18 ? bağlı "fused-core" silika kolonların kromatografik performansları ve elde edilen analitik verilerin karşılaştırılması gerçekleştirilmiştir. Sonuçlar istatistiksel olarak değerlendirilmiş ve uluslararası validasyon uygulamalarına göre yöntem geçerliliği sınanmıştır. Bu çalışma sonunda rutin tablet analizlerinde güvenle kullanılabilecek yeni bir yöntem önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Agomelatin, yüksek performanslı sıvı kromatografisi, tablet analizi, farmasötik analiz.

AgomelatinAnalitik analizKromatografi-sıvı+3
Mehmet Emre Özdemirhan
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Seleksipag' ın farmasötik tabletlerde HPLC ile miktar tayini

Seleksipag, Dünya Sağlık Örgütü'nün fonksiyonel sınıflamasına göre Sınıf II ve III'de yer alan hastalarda pulmoner arteriyel hipertansiyon ilerlemesini geciktiren ve hastaların hastaneye yatışlarını azaltan bir ilaçtır. Seleksipag, prostasiklinden yapısal olarak farklı olan ve oral yolla kullanılan bir prostasiklin IP reseptör agonistidir. Bu tez çalışmasında Seleksipagın ticari farmasötik üründen analizi için yeni bir HPLC metodu geliştirilmiştir. Geliştirilen metodun hareketli fazı asetonitril -su (40:60, h/h) karışımı olup pH 3'e tamponlanmıştır. Akış hızı ve enjeksiyon hacmi sırasıyla 0,5 mL/dk ve 1,0 µL'dir. Metod validasyonu ICH Q2(R1) kılavuzuna göre yürütülmüştür ve sonuçlar istatistiksel olarak değerlendirilmiştir.

Ebru Yıldız
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Alektinib tayini için sıvı kromatografik metot geliştirilmesi, validasyonu ve bozunma ürünlerinin karakterizasyonu

İlaç ürünlerinde kalite doğrudan ürün ile ilişkili olup kaliteyi belirleyen en önemli faktör çeşitli üretim basamaklarında yapılan analizlerdir. Kalite zincir halkalarının birleşmesi gibidir ve herhangi bir zayıf halka kalitede yetersizlik anlamına gelir. Literatürde ilaç analizleri ve yöntemleri ile ilgili birçok veri ve öneri mevcuttur. Söz konusu bu çalışmada gelişen analiz tekniklerine ayak uydurulamaya çalışılarak önemli bir ilaç etkin maddesi için analiz yöntemi önerilmiştir. Alektinibin farmasötik formülasyonlarda analizi için bir sıvı kromatografisi tekniği oluşturulmuştur. Analitik yöntemi optimize etmek için üç seviyeli Box-Behnken yanıt yüzeyi tasarımı kullanılmıştır. Optimize edilmiş analitik yöntem, doğrusallık, hassasiyet, doğruluk ve kesinlik ve sağlamlık içeren ICH kılavuzlarına göre doğrulanmıştır. Ayrıca, valide edilmiş yöntemin etkin maddenin bozunma ürünlerine karşı duyarlılığı, stres kaynaklı bozunma çalışmaları ile doğrulanmıştır. LCMS-IT-TOF çalışmaları ile bozunma ürünlerinin tamamı karakterize edilmiştir. Ayrıca, onaylanmış yöntem, Alecense® formülasyon miktarını tahmin etmek için başarıyla uygulanmıştır. Ayrıca geliştirilen yöntemlerin yeşillik değerlendirmesi NEMI, Analitik Eko-ölçek, AGREE ve GAPI kullanılarak değerlendirilmiştir. Formülasyonların içerik maddelerinin etkin maddenin alıkonma sürelerine herhangi bir müdahalesi gözlenmemiştir.

Serkan Levent
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Farmasötik formülasyonlardaki Tasimelteon'un tasarım bazlı kalite yaklaşımına dayanarak HPLC ile analizi

Günümüzde Farmasötik düzenleyici kurumlar ve uzmanlarının görüşleri farmasötik kalite kontrol sisteminde sistematik yaklaşımların uygulanmasına giderek daha fazla ihtiyaç duymakta olduğudur. Kalite kontrol yöntemleri, ilaç üretiminin kalitesini güvence altına almak için kontrol stratejisinde önemli bir rol oynar. Özellikle artan kalite kontrol yöntem ihtiyacı, analiz yükü ve bazı etken maddelerin yapısı gereği uzun analiz süresine ihtiyaç sürecin daha verimli olmasını zorunlu kılmaktadır. Burada analizcinin en büyük destekçisinin istatistiki yöntemler olduğu yadsınamaz. Bu tekniklerin daha fazla uygulanabilmesi için sistematik hale gelmesi ve analizci bilgisinin desteklenemesi önemlidir. Söz konusu çalışmada, Tasimelteon (TSM) farmasötik preparatlarda analizi için basit, hassas, yeşil ve sağlam bir yüksek performanslı sıvı kromatografisi (HPLC) yönteminin geliştirilmiştir. Kemometrik faktör tarama çalışması, yöntem performansının daha iyi anlaşılması ve geliştirilmesi için Box-Behnken tasarımı kullanılarak optimize edilen kritik yöntem parametrelerinin belirlenmesine yardımcı olmuştur. Kromatografik ayırma, mobil faz olarak metanol: fosfat tamponu (0,030 M, pH 2,5):(51:49, h/h) kullanılarak Supelco Ascentis® Express C8 (100×4,6 mm, ID, 2,7µm) 1,2 mL/dk'da gerçekleştirilmiştir. Yöntemin doğrusallığı, 10,0 ile 75,0 µg/mL konsantrasyonları için gözlenmiştir. (R2=0,999, p<0,05). Yöntemde doğrusallık çalışmaları için pik normalizasyon tekniği uygulanmıştır. Bunun için en uygun iç standart agomelatin olarak seçilmiş olup derişimi ise 33,0 µg/mL olarak uygun bulunmuştur. Doğruluk değerlendirmesi %95,9-100 aralığında elde edilmiştir. Ayrıca, çeşitli analitik yeşillik değerlendirme metrikleri kullanılarak yöntemin yeşilliği ortaya konulmuştur.

Elif Özge Erkan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Apiksabanın elektroanalitik incelemesi ve tayini

İlaç analizlerinde kromatografik ve spektrofotometrik yöntemler sıklıkla kullanılmakla beraber elektroanalitik yöntemlerin bu yöntemlere karşı düşük maliyet, kolay uygulanabilirlik, kısa süren analiz süreleri gibi üstünlükleri vardır. Elektroanalitik yöntemleri diğer yöntemlerden ayıran önemli özelliklerden biri ise ilaç aktif molekülün elektroaktif bölgesinin tayininin sağlanmasıdır. İlaç aktif moleküllerin elektron transfer mekanizmasının açığa çıkarılmasında elektroanalitik yöntemlerden olan voltametrik yöntemlere sıklıkla başvurulur. Direkt etkili oral antikoagülan grubunda yer alan Faktör Xa inhibitörü Apiksaban, 2012 yılında FDA tarafından onay almıştır. Bu çalışmada literatürdeki Apiksabanın elektrokimyasal analizi ile ilgili eksikliği kapatmak ve elektroindirgenme mekanizmasını açıklamak amacıyla elektrokimyasal çalışmalar yapılmıştır. Damlayan cıva elektrot ile indirgenme mekanizması aydınlatılıp elektroaktif bölge saptanmış, diferansiyel puls polarografisi ile etken maddenin miktar tayini metodu geliştirilmiştir ve geliştirilen yöntem Apiksabanın ticari preparatı olan Eliquis® numunesinde uygulanmıştır.

Ülfet Erdoğan Uzunoğlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Takviye edici gıdalar içinde bulunan melatoninin YPSK ilemiktarının tayini

Melatonin, epifiz bezinde üretilen ve insan vücudundaki çeşitli fizyolojik fonksiyonları düzenleyen, serbest radikalleri süpürme ve baskılama yeteneği olan bir hormondur. Melatonin, sirkadiyen ritmin düzenlenmesinde önemli bir rol oynadığından çeşitli hastalıkların teşhisi ve tedavisinde kritik bir molekül olarak kabul edilmektedir. Klinik uygulamalarda çeşitli formlarda preparatlar, ekzojen melatonin uygulaması şeklinde tedavi ve takviye amaçlı olarak kullanılmaktadır. Tedavilerde uygun dozun belirlenmesi ve kalite kontrolü için preparatların melatonin içeriğinin doğru bir şekilde belirlenmesi önemlidir. Bu çalışmada, çeşitli preparatlarda melatonin tayini için yeni, ucuz, hızlı ve sağlam bir YPSK-PDA yöntemi geliştirilmiş ve doğrulanmıştır. Ayırma işlemi, izokratik olarak Nanologica SVEA C18 (4.6 x 250 mm, 5 µm) kolonda gerçekleştirilmiş olup, hareketli fazın bileşimi: ACN : Su (30:70, v/v)'den oluşmaktadır. Akış hızı 1,00 mL dk-1 , kolon fırın sıcaklığı 25 °C ve enjeksiyon hacmi 10 µL dir. Geliştirilen YPSK-PDA yönteminde 0,14 mg L-1 LOD ve 0,47 mg L-1 LOQ değerleri elde edilmiştir. Geri kazanım değerleri %98,15-102,02 aralığında değiştiği gözlenmiştir. Geliştirilen yöntemin %BSS değerleri %1'in altındadır. Geliştirilen YPSK-PDA yöntemi çeşitli preparatlar içinde bulunan melatonin tayininde rutin analizlerde kullanılabileceğini gösterilmiştir

Ilaha Taghızade
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Rufinamit, lamotrijin ve zonisamitin kapiler elektroforez yöntemi ile miktar tayini

Bu çalışmada, rufinamit (RFN), lamotrijin (LMT) ve zonisamit (ZNS) bileşiklerinin eşzamanlı analizine olanak tanıyan basit, hızlı ve duyarlı bir kapiler elektroforez (KE) yöntemi geliştirilmiştir. Bu yöntem, Yüksek Performanslı Sıvı Kromatografi (YPSK) yöntemi ile karşılaştırılmıştır. KE yönteminde tespit, 210 nm dalga boyunda bir fotodiyot dizisi (DAD) dedektörü ile gerçekleştirilmiş ve 75 µm iç çaplı, 40 cm efektif uzunlukta kapiler kullanılmıştır. Optimum koşullar, %5 izopropil alkol (IPA) içeren 35 mM SDS, 6 mM borat ve 10 mM fosfat tamponu (pH 9,00) ile 15 kV potansiyel uygulanarak sağlanmıştır. Bu koşullarda ZNS, RFN ve LMT'nin göç süreleri sırasıyla 5,99, 6,77 ve 8,46 dakika olarak belirlenmiştir. YPSK yönteminde ise tespit, aynı dedektörle gerçekleştirilmiş; C18 kolon (4,6×100 mm, 3,5 µm) ve hareketli faz olarak %18 asetonitril içeren 50 mM fosfat tamponu (pH 4,0) kullanılmıştır. Bu yöntemde ZNS, RFN ve LMT'nin alıkonma süreleri sırasıyla 6,41, 7,29 ve 4,95 dakika olarak bulunmuştur. Her iki yöntemin doğrusal aralık, kesinlik, duyarlılık, kararlılık ve sağlamlık gibi validasyon parametreleri incelenmiştir. KE yönteminde ZNS, RFN ve LMT için tespit sınırı (LOD) değerleri sırasıyla 1,63×10⁻⁷ M (0,035 μg/ml), 6,86×10⁻⁸ M (0,016 μg/ml) ve 2,65×10⁻⁸ M (0,007 μg/ml); YPSK yönteminde ise LOD değerleri ZNS için 1,61×10⁻⁸ M (0,003 μg/ml), RFN için 9,69×10⁻⁹ M (0,002 μg/ml) ve LMT için 3,33×10⁻⁹ M (0,001 μg/ml) olarak belirlenmiştir. Geliştirilen yöntemler, farmasötik dozaj formlarında başarıyla uygulanmış ve USP 47-NF 42'ye uygun bulunmuştur.

Selen Duygu Çeçen
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Lakozamid, topiramat ve levetirasetamın kapiler elektroforez yöntemi ile ayrımı

Lakozamid (LCM), topiramat (TPM) ve levetirasetam (LEV), epilepsi hastalarında nöbet kontrolünü sağlamak amacıyla kullanılan yeni nesil antiepileptik ilaçlardır. Bu çalışmada, LCM, TPM ve LEV bileşiklerinin eş zamanlı analizine olanak tanıyan basit, hızlı ve duyarlı bir kapiler elektroforez (KE) yöntemi geliştirilmiştir. Bu yöntem, yüksek performanslı sıvı kromatografi (YPSK) yöntemi ile karşılaştırılmıştır. KE yönteminde tespit, 210 nm dalga boyunda bir fotodiyot dizisi (DAD) detektörü ile gerçekleştirilmiş ve 75 µm iç çaplı, 40 cm efektif uzunlukta kapiler kullanılmıştır. Optimum koşullar, 37 mM SDS içeren, 5 mM borat ve 10 mM fosfat tamponu (pH 8,00) ile 20 kV potansiyel uygulanarak sağlanmıştır. Bu koşullarda LCM, TPM ve LEV'in göç süreleri sırasıyla 3,97, 10,62 ve 3,61 dakika olarak belirlenmiştir. YPSK yönteminde ise C18 (4.6 × 150 mm; 5 µm i.ç.) kolon kullanılmıştır. LCM, TPM ve LEV için elde edilen alıkonma süreleri sırasıyla 5,61, 9,17 ve 3,61 dakika olarak belirlenmiştir. Geliştirilen her iki yöntem, ICH Q2(R2) kılavuzuna uygun valide edilmiştir. Saptama sınırı (LOD) ve tayin sınırı (LOQ) değerleri sırasıyla; KE yönteminde LCM için 1,03×10⁻⁸ M (0,0025 μg/mL) ve 3,13×10-8 M (0,078 μg/mL), TPM için 9,17×10⁻9 M (0,0031 μg/mL) ve 2,78×10⁻8 M (0,094 μg/mL), LEV için ise 1,06×10⁻⁸ M (0,0018 μg/mL) ve 3,23×10⁻8 M (0,0055 μg/mL), YPSK yönteminde ise LCM için 4,46×10⁻⁸ M (0,011 μg/mL) ve 1,35×10⁻⁷ M (0,033 μg/mL), TPM için 5,16×10⁻⁸ M (0,017 μg/mL) ve 1,56×10⁻⁷ M (0,052 μg/mL), LEV için ise 5,32×10⁻⁸ M (0,009 μg/mL) ve 1,61×10⁻⁷ M (0,027 μg/mL) olarak hesaplanmıştır. Geliştirilen yöntemler farmasötik preparatların analizine başarıyla uygulanmış ve USP 47-NF 42 standartlarına uygun bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Lakozamid, Topiramat, Levetirasetam, Kapiler Elektroforez, Yüksek Performanslı Sıvı Kromatografisi

Nurlan Rashıdov
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Tasarım bazlı kalite yaklaşımına dayalı sıvı kromatografisi yöntemi ile vamorolonun bozunma ürünleri varlığında farmasötik formülasyonda analizi

Farmasötik ürünler gerekli kimlik ve saflık özelliklerine sahip olmalıdır. Bir farmasötik ürün belirlenmiş kalite standartlarını karşılamıyorsa, istenen terapötik etkiden yoksun, toksik ve olumsuz reaksiyonlara yol açabilir. İlaç ürününün kalitesi, ilk ham maddelerden, üretim sürecinden, paketlemeden, taşımadan ve depolama koşullarında dahil olmak üzere her aşamada takip edilmelidir. Vamorolon Duchenne kas distrofisi tedavisi için geliştirilmiş düşük yan etki profiline sahip etkinliği ve güvenilirliği kanıtlanmış oral kortikosteroid bir ajandır. Literatürde söz konusu ajan için farmasötik formülasyonlarda ve biyolojik sıvılarda geliştirilmiş ve doğrulama çalışmaları yapılmış herhangi bir yöntem mevcut değildir. Söz konusu bu çalışmada, Vamorolon'un farmasötik formülasyonlarda analizi için bir sıvı kromatografisi tekniği oluşturulmuştur. Analitik yöntem stabilite göstergeli olup optimizasyon çalışmaları bozunma ürünleri varlığında yürütülmüştür. Analitik yöntemin optimizasyon çalışmalarının tüm aşamaları tasarımda kalite yaklaşımı doğrultusunda risk analizi yapılarak; optimizasyonu anlamlı olarak etkileyecek parametreleri belirleyen tarama tasarımlarının kullanılmasıyla gerçekleştirilmiştir. Optimizasyonun son aşaması ve optimize koşulların belirlenmesi için üç seviyeli Box-Behnken yanıt yüzeyi tasarımı kullanılmıştır. Optimize yöntemin koşulları hareketli faz olarak %0,1 asetik asit içeren su ve asetonitril (60:40; h/h), 0,5 mL/dk akış hızı, enjeksiyon hacmi 3 µL, kolon fırını sıcaklığı 30 °C ± 0,1, dedeksiyon dalga boyu 241 nm olarak belirlenmiştir. Ayrıca geliştirilen yöntemin ICH Q2(R2) kılavuzuna göre geçerliliği doğrulanmıştır. Geliştirilen yöntemin sürdürülebilirlik ve pratiklik değerlendirmeleri yapılmıştır. Yeşillik değerlendirmesi NEMI, Analitik eko-ölçek (87), AGREE (0,63) kullanılarak değerlendirilmiştir. Pratiklik değerlendirmesinde BAGI (77,5) aracı kullanılmıştır. Son olarak yeşillik ve pratiklik değerlendirmelerinin ortak ölçeklendirilebilmesi amacıyla yöntem RGB12 (92,9) metriği ile değerlendirilmiştir. Önerilen yöntem, her analitik laboratuvarda uygulanabilecek pratikliğe sahiptir

Yüksek basınç sıvı kromatografisiİstatistiksel deney tasarımı
Hazal Avcı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Determination of lornoxicam in pharmaceutical preparations by capillary electrophoresis method

Lornoksikam, klasik oksikam grubuna dahil, analjezik etkili non-steroidal antiinflamatuvar bir ilaç olup, inflamasyona bağlı gelişen hafif ve orta şiddetteki ağrıların tedavisinde yaygın şekilde kullanılmaktadır. Bu tez çalışmasında, lornoksikamın farmasötik preparatlardaki miktar tayini amacıyla kapiler elektroforez (KE) yöntemi geliştirilmiştir. İç standart olarak rutin kullanılmıştır. Tampon pH'sı, tampon tipi, çalışma dalga boyu ve uygulanan potansiyel araştırılmış ve lornoksikam tayini için en uygun koşullar belirlenmiştir. Bu koşullar, çalışma tamponu için sodyum tetraborat (10 mM, pH 9.24) çözeltisi, injeksiyon süresi için 1 s, uygulanan potansiyel için 25 kV ve çalışma dalga boyu için 380 nm olarak belirlenmiştir. Belirtilen koşullarda, lornoksikamın 3.56 ± 0.035 dk (n=6) ve iç standardın 4.01 ± 0.044 (n=6) dk göç zamanına sahip olduğu gözlenmiştir. Geliştirilen yöntemin 1,77x10-5 - 1,06x10-4 M derişim aralığında doğrusal olduğu belirlenmiştir. Geliştirilen yöntem, yüksek ayırma verimliliği, kısa analiz süresi, düşük numune ve reaktif tüketimi gibi avantajları sayesinde, farmasötik kalite kontrol uygulamaları için etkili ve güvenilir bir alternatif analiz yöntemi olarak değerlendirilebilir.

Hatice Şıtıl
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessEN

Lisinopril dihidrat ve safsızlıklarının eş zamanlı analizi içinyeni HPLC-DAD ve HPLC-ELSD yöntemlerinin geliştirilmesi vevalidasyonu

This thesis provides the development and validation of robust analytical approaches for the determination of lisinopril dihydrate (LSDH) and its impurities (A and D) in both active pharmaceutical ingredients and tablet preparations. Two HPLC methods, HPLCDAD and HPLC-ELSD, were developed and systematically validated. Their performance was evaluated using a 250 × 4.6 mm, 5 µm C18 column. The HPLC-DAD analysis was performed at a flow rate of 1.00 mL/min using a mobile phase consisting of a 60:40 (v/v) mixture of 23 mM phosphate buffer (pH 9.50) and methanol. Detection was performed at 210 nm using a DAD detector. For HPLC-ELSD analysis, a mobile phase consisting of water and methanol in a 60:40 (v/v) ratio was used at a flow rate of 1.00 mL/min. Detection was performed using an ELSD detector set at 60°C, with gain and filter settings of 7 and 2, respectively. The injection volume was set to 10 µL for both methods. - The findings obtained from the statistical evaluation demonstrated that both techniques used to measure LSDH yielded comparable results without significant differences. Both methods exhibited excellent selectivity, stability, and sensitivity, thereby confirming their effectiveness in accurately determining LSDH and related impurities (A and D) in pharmaceutical tablet formulations. In general, the use of modern chromatographic systems such as HPLC-DAD and HPLC-ELSD enhances analytical reliability, strengthens therapeutic value, and ensures compliance with pharmaceutical regulations.

Hafsah Mohammed Husseın Qaba
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Gıda analizinde spektroskopik yöntemlerinteorik incelenmesi: Gıda güvenliği ve kalite kontrolüne etkileri

Gıdalar, hammaddenin tedarik edilmesinden son ürünün eldesine kadar geçen süreçte, raf ömrünün uzatılması, tekstür, tat veya aroma iyileştirilmesi ya da maliyetin düşürülmesi gibi çeşitli istemlerle veya istem dışı; fiziksel ya da kimyasal müdahalelere maruz kalmaktadır. Bu müdahalelerin tüketicinin sağlığı ve refahı açısından İslami boyutlarda takibi ve denetimi, helal gıda konsepti kapsamına girmektedir. Günümüzde gelişen teknolojiye paralel olarak üreticilerin haksız kazanç elde etme istekleri gibi sebepler den ötürü gıda üretiminde taklit ve tağşiş oranları giderek artmaktadır. Bu derlemede, helal gıda üretimi ve takibinde önem arz eden ve doğrulama ve tağşiş belirlenmesi amacıyla kullanılan vibrasyonel spektroskopik yöntemlerden yakın kızılötesi spektroskopisi (NIR), Fourier dönüşümlü kızıl ötesi spektroskopi (FTIR), Raman spektroskopisi (RS) ve üstün uzaysal görüntüleme (HSI) metotları çalışma prensipleri ve gıda grupları bazında ele alınmıştır.

Akbar Ibrahımov
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Glisin, GABA, Glutamat ve Serin'in kulometrik detektörlü sıvı kromatografisi kullanılarak mikrodiyaliz örneklerinden tayini

Amino asitler beyinde en çok bulunan nörotransmiterlerdir. Bu nedenle, beyin hücre dışı konsantrasyonlarının ölçülmesi sinirbilim alanında ilgi konusudur. Uyarıcı amino asitlerin seviyesinde bir artış veya inhibe edici asitlerin seviyesinde bir azalma meydana gelirse epilepsi hastalığı ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada, mikrodiyaliz numunelerinde amino asitlerin beyin dokularındaki tayini için ön kolon o- ftalaldehit ile türevlendirme kullanılarak ve elektrokimyasal saptama ile ters fazlı yüksek performanslı sıvı kromatografisi yöntemi geliştirilmiştir. Yöntem sırasında sabit faz olarak bir silika Agilent Zorbax Eclipse C18 (3.0mm x 150 mm, 5 µm partikül boyutuna) kolonu, hareketli faz olarak ise gradiyent elünte kullanılmıştır. Çalışma tamponu olarak fosfat tamponu (50 mM, pH: 6,5) belirlenmiştir. 0,8 mL/dk akış hızında çalışılmıştır. 10 µL enjeksiyon hacmi ve kolon sıcaklığı 40°C olarak ayarlanmıştır. Saptama sınırı ve tayin sınırı değerleri sırasıyla Glutamik Asit 0,02 μg/mL ve 0,06 μg/mL, Glisin için 0,05 μg/mL ve 0,02 μg/mL'dir. Gamma_aminobutirik asit için 0,3 μg/mL ve 1,01 μg/mL, Serin için 0,13 μg/mL ve 0,4 μg/mL olarak hesaplanmıştır. Yöntemin doğrusallık aralığı 0,05-2 μg/mL bulunmuştur.

Amino asitlerEpilepsiFitalaldehit+6
Wlaa Alqasım
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Laktasistin'in membran lipidomuna ve nöroekzositoza etkilerinin görüntülemeli TOF-SIMS ve elektrokimyasal yöntemler ile analizi

UPS ve nörodejenerasyon arasındaki ilişki son yıllarda çokça çalışılsa da bu olaylarla bağlantılı metabolizmal değişimler henüz gizemini korumaktadır. Bu çalışmada bir para-nöron hücre modelinde, proteazomal bir inhibitör olan laktasistin farklı dozlarda kullanılmış, değişen membran lipidleri, görüntülemeli kütle spektrometrisi ile tespit edilmiştir. Özgün elektrokimyasal yöntemler olan tekil hücre amperometrisi (SCA) ve hücre içi vezikül etkili elektrokimyasal sitometri kullanılarak ise nöroekzositotik ölçümler yapılmıştır. Yapılan ölçümlere göre negatif baş grubuna sahip olan fosfatidilserin (PS), fosfatidilinositol (PI) ve fosfatidik asit (PA) türleri, benzer bir eğilim grafiği göstermiştir. 1 µM-4sa laktasistin ile eter-bağlı fosfatidiletanolaminlerin (PE-O) bolluk seviyelerinin ve SCA yöntemi ile belirlenen katekolamin miktarlarının paralel olarak azaldığı görülmüştür. Diğerlerinden farklı olarak, 10 µM-4sa dozu ekzositotik ön-ayak olayı dinamiklerinde değişimlere ve fosfatidiletanolamin (PE) türlerinde belirgin bir artışa neden olmuştur. PE, PE-O, PI, PS, PA miktarları ise 10 µM-8sa dozu ile azalmıştır. Bu çalışma, belirli dozlarda laktasistin'in nöroekzositoz olayının en başında geçişli füzyon poru stabilizasyonunu artırarak nörotransmitter sızıntısını desteklediğini ve bu olayların negatif baş gruplu lipid türlerinin bolluğu ile eş zamanlı ilişkili olabileceğini göstermektedir. Proteazomal inhibisyonun farklı membran lipid sınıflarında değişimlere neden olarak nöroekzositoz dinamiklerini değiştirdiğini ve hücrede iki ucu keskin değişiklikler yapabileceğini söylemek mümkündür.

EksositozElektrokimyasal yöntemFosfatidilinozitoller+2
İnci Barut
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

IRGD peptidinin ın sıtu jel farmasötik preperattan analizi için kapiler elektroforez ile yöntem geliştirilmesi ve validasyonu

iRGD 9 aminoasitten oluşan siklik bir peptittir. Tümör hücresine penetrasyonundan dolayı antikanser formülasyon çalışmlarında yardımcı olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada in situ jelleşen bir formülasyonda iRGD peptidinin gösterilmesi için yeni bir kapiler elektroforez yöntemi geliştirilmiştir. Çalışmada 50 cm efektif toplamda ise 58.5 cm uzunluğa, 75 µm iç hacme sahip bir kapiler kolon kullanılmıştır. Dedeksiyon foto diyot dizilimi (DAD) dedektör ile sağlanmış ve kapilerin sıcaklığı 20C olarak ayarlanmıştır. Optimizasyon çalışmaları sonunda 20mM fosfat tamponu (pH 2.11) ve 23 kV potansiyel seçilmiştir. iRGD peptide uygun olması için iç standart denenmiş ve en uygun iç standardın olanzapin olduğuna karar verilmiştir. Analizler sonucunda; ortalama olanzapinin göç zamanı 5.82 dk, iRGD peptidinin göç zamanı ise 7.51 dk olarak bulunmuştur. Yöntemin geçerliliğinin gösterilmesi için doğrusallık, doğruluk, kesinlik, duyarlılık, kararlılık ve sağlamlık testleri yapılmıştır. Doğrusallık analizleri sonucunda iRGD peptidinin 5.27x10-6 M ile 6.33x10-5 M arasında doğrusal olduğu gösterilmiştir. Kesinlik ve doğruluk parametreleri için geri kazanım yüzdesi ve %BSS değerleri hesaplanmıştır. Sisteme uygunluk parametreleri de gösterilmiştir. Sonuç olarak da yöntem formülasyona uygulanmış ve formülasyonda iRGD peptidinin piki gösterilmiştir. Bu yöntem iRGD peptidinin analizi için geliştirilen ilk kapiler elektroforez yöntemidir.

Analitik kimyaElektroforezElektroforez-kapiller+1
Aslıhan Kubilay
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

COVID 19 pandemisi sebebiyle bağışıklık sistemini güçlendirme amaçlı tüketilen propolis içeren takviye edici gıdaların ülkemizde ve diğer ülkelerde kullanımı ve denetim süreçleri

COVID-19 ilk olarak Çin'de gözlenmiştir ve kısa sürede tüm dünyaya hızla yayılmıştır. Bu durum Dünya Sağlık Örgütü'nün COVID-19 salgınını küresel bir pandemi olarak açıklamasına yol açmıştır. COVID-19 pandemisinin sebep olduğu yüksek sayıda ölümler ve diğer türde zararlar dikkate alındığında, yeni koronavirüsü potansiyel olarak durdurabilecek, güvenilir, bulaşıcılığını azaltacak ve/veya enfeksiyon semptomlarını hafifletebilecek tedavilerin bulunmasına acil ihtiyaç duyulmaktadır. Propolisin içerdiği flavonoidlerin pek çok antiviral etkileri olduğu önceki araştırmalarda tespit edilmiştir ve antiviral mekanizması sebebiyle 2019'da çok hızlı yayılan COVID-19 tedavisi sürecinde kullanılabilirliği konusunda araştırılması gereken bir bileşen olarak görülmüştür. Biyoaktif bitki parçaları ve reçineden arılar tarafından yapılan doğal bir ürün olan propolis, bağışıklık sistemini düzenleyici etkisiyle sağlığı destekleyici olarak bilinirliği sebebiyle, önceden beri dünyanın pek çok bölgesinde büyük oranda kullanılmaktadır. Ham propolisin kimyasal bileşimi ve biyolojik aktiviteleri bitki türü kaynağına, arı türüne, iklim özellikleri gibi çevresel faktörlere, propolisin hasat zamanı ve tekniğine göre, hatta kullanılan ekstraksiyon sıvısı ve metoduna göre değişkenlik göstermektedir. Propolisin botanik kaynağının tespit edilmesi, propolisi tanımlamada ve propolis standartlaştırma çalışmalarında çok önemlidir. Genel olarak propolis, polifenol (flavonoidler, fenolik asitler ve esterler), fenolik aldehitler ve ketonlar, vb. içermektedir. Propolis ile yapılan diğer laboratuvar araştırmaları propolisin; antiseptik, antienflamatuar, antioksidan, antibakteriyel, antimikotik, antifungal, natiülser, antikanser, yara iyileştirici ve bağışıklığı düzenleyici özellikler gibi pek çok biyolojik etkinliğe sahip olduğunu kaydetmiştir. Propolis ekstraksiyon metodları son ürün özelliklerini etkileyebilmektedir çünkü farklı çözücüler farklı bileşenleri çözmekte ve ekstrakte etmektedir. Propolis içeren gıda takviyelerinin güvenilirliği tüketiciler için çok önemlidir. Bu amaçla yasal düzenlemeler, HACCP, iyi arıcılık uygulamaları gıda takviyesinin güvenilirliğini sağlayan önemli etkenlerdir. Propolis içeren gıda takviyelerinin güvenilirliği ve izlenebilirliği için yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Anahtar Sözcükler: COVID-19, Propolis, Ekstraksiyon, Takviye Edici Gıda.

Besin destekleriBesinlerCOVID 19+4
Fatma Özenen
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ketiapin'in YPSK ve UV spektrofotometrik yöntemlerle farmasötik preperatlardaki miktar tayini

Ketiapin fumaratın miktar tayini için, düzenli kalite kontrol değerlendirmesi ve in vitro araştırmalar için kullanılabilecek hızlı, spesifik, kolay, ucuz ve hassas yüksek performanslı sıvı kromatografi (HPLC) ve UV spektrometrisi yöntemleri geliştirilmiştir. Pik simetrisi, hızlı analiz süresi ve en iyi ayırım için sabit faz olarak Raptor C18 250 x 4,6 mm kolonu kullanılmıştır. Akış hızı 1 mL/dk, enjeksiyon hacmi 10 uL ve ortam sıcaklığı 25 °C olarak belirlenmiştir. Hareketli faz %60 disodyum hidrojen fosfat Na2HPO4 tamponu (pH: 6) ve %40 ACN olacak şekilde izokratik olarak çalışılmıştır. Analitin varlığı 225 nm dalga boyunda tespit edilmiştir. Geliştirilen yöntem, SST'nin tüm onay gereksinimlerini karşılamıştır. Yöntem baştan sona incelenmiş ve sonuçlar, farmasötik formülasyonlarda ve in vitro çalışmalarda ketiapin fumarat miktar tatini için kullanılabileceğini göstermektedir.

FarmasötiklerKetiapinKromatografi-yüksek basınçlı-sıvı+2
Mohammed Zedan
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Peptid yapılı gastrointestinal sistem hormonlarından grelin ve motilin'in insan plazmasında tayini için kromatografik yöntem geliştirilmesi ve validasyonu

Grelin ve motilin peptit yapılı gastrointestinal sistem hormonlarıdır. Yapısal olarak benzer olan bu moleküllerin memelilerde gastrointestinal hareketliliği uyarmada, gastrik boşalmayı hızlandırmada ve gastrik açlığı indüklemede rol oynadığı bilinmektedir. Grelin ayrıca büyüme hormonu salgılanması, gut hareketliliğinin ayarlaması, mide ve bağırsak korunmasında da önemli rol oynamaktadır. Bu tez çalışması kapsamında grelin ve motilin'in insan plazmasında miktar tayini için Yüksek Performanslı Sıvı Kromatografisi yöntemleri geliştirilmiş ve valide edilmiştir. Floresans dedeksiyon için analitler floreskamin ile türevlendirilmiştir. İki yöntemde de ayrım C8 kolonda (4,6 x 150 mm, 3,5 μm partikül boyutu), trifloroasetik asit içeren su ve asetonitrilden oluşan hareketli fazlar kullanılarak yapılmış ve gradient elüsyon uygulanmıştır. Dedeksiyon 390 nm eksitasyon ve 495 nm emisyon dalgaboylarında yapılmıştır. Grelin ve des-asil grelin için geliştirilen yöntem 20-800 ng/mL derişim aralığında doğrusaldır. Tayin sınırı grelin ve des-asil grelin için sırasıyla 11,32 ng/mL ve 9,81 ng/mL olarak belirlenmiştir. Motilin tayini için geliştirilen yöntem 2-200 ng/mL aralığında doğrusal bulunmuş, tayin sınırı 1,84 ng/mL olarak hesaplanmıştır. İki yöntemin de özgünlük, kesinlik ve doğruluğu gösterilmiş, analit çözeltilerinin farklı çalışma koşullarındaki stabilitesi incelenmiştir. Motilin için geliştirilen yöntemin insan plazmasındaki uygulaması, beş sağlıklı gönüllüden toplanan plazmada motilin miktarlarının ölçülmesi ile gösterilmiştir.

Gastrointestinal sistemGhrelinHormonlar+5
Sakine Atila Karaca
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Fenilefrin hidroklorür, feniramin maleat, askorbik asit, parasetamol'ün ve ilgili bileşiklerinin kromatografik olarak yanyana analizi

Bu tez çalışmasında, fenilefrin hidroklorür, feniramin maleat, parasetamol, askorbik asit ve bu etken maddelerin safsızlıklarının toz saşe formundaki farmasötik preparatda yanyana tayini için Ultra Performanslı Sıvı Kromatografisi (UPLC) kullanılarak miktar tayini ve safsızlık tayini metodu geliştirilmiş ve valide edilmiştir. Geliştirilen ultra performanslı sıvı kromatografisi yöntemi ters fazlı C18 kolonda, UV detektör kullanılarak, metanol ile 10 mM potasyum dihidrojen fosfat tampon çözeltisinin (pH:3,0) gradiyent programı ile 0,3 mL/dk akış hızında maddelerin ayrılması esasına dayanır. Dedeksiyon dalga boyu 270 nm olarak seçilmiştir. Askorbik asit safsızlıkları geliştirilen bu metod ile tespit edilemediği için bu maddelerin analizi için de ayrıca Yüksek Performanslı Sıvı Kromatografisi (HPLC) ile miktar tayini ve safsızlık tayini metodu geliştirilmiş ve valide edilmiştir. Geliştirilen bu metotta hareketli faz olarak metanol:10 mM potasyum dihidrojen fosfat tampon çözeltisi (pH:3,0) (50:50, h:h) izokratik akışta 0,5 mL/dk akış hızında, 210 nm dalga boyu seçilerek uygulanmıştır. Doğrusal aralıklar miktar tayini analizinde fenilefrin hidroklorür için 10-30 µg /mL, feniramin maleat için 20-60 µg /mL, parasetamol için 500-1500 µg /mL, askorbik asit için 50-150 µg/mL ve safsızlık analizi için sırasıyla 0,05-0,3 µg /mL, 0,08-0,6 µg /mL, 2,4-15,0 µg /mL, 0,16-1,5µg /mL konsantrasyonları aralığında bulunmuştur. Etken maddelerin yanı sıra fenilefrin hidroklorür safsızlık C ve E için 0,003-0,3 µg /mL ve 0,002-3,0 µg /mL, feniramin maleat safsızlık A ve B için 0,11-0,6 µg /mL ve 0,03-0,6 µg /mL, parasetamol safsızlık J,F ve K için 3,5-15,0 µg /mL, 0,9-15,0 µg /mL ve 1,7-15,0 µg /mL, askorbik asit safsızlık C ve D için 0,08-1,5 µg /mL ve 0,17-1,5 µg /mL dir. Gözlenebilme ve tayin sınırları ise fenilefrin hidroklorür için 0,008 ve 0,047 μg/mL, feniramin maleat için 0,014 ve 0,042 μg/mL, parasetamol için 0,012 ve 0,024 μg/mL, askorbik asit için 0,004 ve 0,013 μg/mL dir. Doğruluk çalışmaları miktar tayini analizi için % 50-150, safsızlık tayini analizleri için LOQ-% 150 konsantrasyonları arasında uygun bulunmuştur. Geliştirilen yöntem kolay, hassas, hızlı, tekrarlanabilir olup etken madde ve safsızlıklarının yan yana farmasötik preparatlardaki analizlerinde güvenle kullanılabilir niteliktedir.

AsetaminofenAskorbik asitFenilefrin+3
Fatma Hacıoğlu
İstanbul University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Farmasötik preparatların ambalaj malzemesi safsızlık analizleri

İlaç endüstrisinde oftalmik preparatlarda, düşük yoğunluklu polietilen (LDPE) primer ambalaj malzemesi olarak kullanılmaktadır. Siklosporin etken maddesini içeren oftalmik bir preparatın LDPE ambalaj malzemesinden farmasötik preparata geçmesi en muhtemel 5 adet ambalaj malzemesi kaynaklı safsızlık bileşiği, yapılan detaylı literatür çalışması ile belirlenmiştir. Belirlenen safsızlıklar miristik asit, Irganox-1076, Irganox-1330, Irganox-1010 ve Irgafos-168'dir. Bu safsızlıklar için ekstre edilebilir ambalaj safsızlıkları (Extractables, EEAS) ve sızabilir ambalaj safsızlıkları (Leachables, SAS) çalışmaları kapsamında tandem kütle spektrometrik ultra hızlı yüksek performanslı sıvı kromatografisi metodu geliştirilmiş ve valide edilmiştir. Geliştirilen yöntemde 220 nm ultraviyole dedektör dalga boyu ve MRM mod kütle dedektörü kullanılmıştır. BEH fenil sabit fazı ve %0,1'lik amonyum format çözeltisi, metanol (50:50, h/h) hareketli faz sistemi ile 0,5 mL/dk akış hızında izokratik elüsyon uygulanmıştır. Toplam analiz süresi 2.4 dakikadır. Geliştirilen yöntemin validasyon parametreleri; teşhis sınırı, tayin sınırı, doğrusallık, doğruluk, sistem kesinliği, gün içi tekrarlanabilirlik, günler arası tekrarlanabilirlik, çözelti stabilitesi EEAS ve SAS için ayrı ayrı yapılmıştır. EEAS ve SAS'nın doğrusal çalışma aralıkları sırasıyla, Miristik asit; 0,2751-3,7425 µg/mL, Irganox-1076; 0,06694-3,8250 µg/mL, Irganox-1330; 0,0747-3,7350 µg/mL, Irganox-1010; 0,02818-3,7575 µg/mL ve Irgafos-168; 0,02264-3,7725 µg/mL'dir. EEAS ve SAS'nın teşhis ve tayin sınırları sırasıyla, Miristik asit; 0,0834 µg/mL ve 0,2751 µg/mL, Irganox-1076; 0,0223 µg/mL ve 0,0669 µg/ mL, Irganox-1330; 0,0234 µg/mL ve 0,0747 µg/ mL, Irganox-1010; 0,0088 µg/mL ve 0,0282 µg/ mL, Irgafos-168; 0,0078 µg/mL ve 0,0226 µg/ mL, olarak saptanmıştır. Geliştirilen yöntem ile farmasötik preparatın SAS'nın stabilite takipleri yapılmış ve limit dışı bir bulgu saptanmamıştır.

Ambalaj materyalleriAmbalaj sektörüAmbalajlama+5
Nevruz Orçun Özçelik
İstanbul University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tenofovir disoproksil fumarat'ın farmasötik preparatlarda UPLC ile tayini

Bu tez Çalışması kapsamında Tenofovir disoproksil fumarat (TDF) ve ilgili maddelerinin farmasötik preparatlarda tayini için ultra performanslı sıvı kromatografisi yöntemi kullanılarak bir yöntem geliştirilmiş ve geliştirilen metodun validasyonu başarı ile tamamlanmıştır. kromatografik ayırmalar, gradient elusyonla, C18 kolonda, mobil faz A: pH 4,6 asetat tamponu ve mobil faz B: Asetonitril kullanımıyla, 0,2 mL/dak. akış hızında, PDA ve UV dedektör kullanılarak 260 nm dalga boyunda gerçekleştirilmiştir. doğrusal aralık 0,13–51 µg/mL arasındadır. Gözlenebilme ve tayin sınırları sırasıyla her bir safsızlık için 0,045 μg/mL ve 0,99 μg/mL aralığında bulunmuştur. Doğruluk çalışmaları sınır değerin LOQ seviyesi, %100, %120 ve %240 arasında yapılmıştır. Geliştirilen bu metot ilaç etken maddesinin ve tablet formunun safsızlıklarının stres çalışması sonucunda oluşan bozunma ürünlerinin analizinde de başarı ile uygulanmıştır.

FarmasötiklerKromatografi-yüksek basınçlı-sıvıSafsızlık+3
Emel Özmen
İstanbul University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ornidazol'ün farmasötik preperatlarda ultra performanslı sıvı kromatografisi ile tayini

Gelişen partikül teknolojisi ile birlikte ultra performans sıvı kromatografisi (UPLC) yönteminin daha iyi rezolüsyon, daha seçici ve hızlı analiz süresiyle geleneksel yüksek performanslı sıvı kromatografi (HPLC) metoduna göre daha ileri bir teknik olduğu bilinmektedir. Ornidazol amebik enfeksiyon tedavisi için kullanılan suda az çözünebilen 5-nitroimdizaol türevi bir moleküldür. Bu tez çalışması kapsamında, Ornidazol ve Safsızlık A'nın farmasötik preparatlarda analizi için yerni bir UPLC metodu geliştirmek ve geliştirilen bu metodu valide etmek amaçlanmıştır. Geliştirilen yöntemde; UPLC C18 kolonu (50 x 2.1 mm, 1.7 um) kullanıldı. Kromatografik ayırmalar, asetonitril ve asetat tamponunun gradient elüsyonu ile 0.4 mL/dk'lık akış hızında gerçekleştirilmiştir. Dalga boyu olarak 312 nm dalga boyu seçilmiştir. Uluslararası Uyum Konferansı (ICH) yönergelerine göre, farmasötik preperatlar, oksidasyon, termal bozunma ve asidik ve bazik koşullar dahil olmak üzere çeşitli zorunlu bozunma koşullarına maruz bırakıldı. Doğrusallık, Ornidazol için 0.02 ile 0.80 μg/mL ve Safsızlık A (1-( 2,3-dihiddroksipropil )-2-metil-5-nitroimidazol) için 0.04 ile 1.58 μg/mL aralığında olduğu tayin edilmiştir. Ornidazol için dedeksiyon ve kantitasyon limitlerinin aralıkları sırasıyla 0.014 ve 0.042 μg/mL ve Safszılık A için dedeksiyon ve kantitasyon limitlerinin aralıkları sırasıyla 0.010 ve 0.029 μg/mL olarak belirlendi. Hesaplanan korelasyon katsayılarının Ornidazol ve Safsızlık A için 0.99'dan yüksek olduğu görülmüştür. Ornidazol ve Safsızlık A için ortalama geri kazanım değerleri % 95.00-% 105.00 aralığında belirlendi. Bu yeni geliştirilen analitik yöntem için elde edilen sonuçlar istatiksel olarak değerlendirildi. Geliştirilen yöntem basit, seçici ve tekrarlanabilir olup; Ornidazolün farmasötik preparatları analizlerinde güvenle kullanılabilir olduğu belirlenmiştir.

FarmasötiklerKromatografi-yüksek basınçlı-sıvıOrnidazole+2
Kadir Aluç
İstanbul University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Esrar kullanımının tespitinde enzimatik hidroliz etkinliğinin ultra performanslı sıvı kromatografisi tandem kütle spektrometresi yöntemiyle belirlenmesi

Esrar halen dünyada en yaygın kullanılan yasadışı uyuşturucu maddedir. Biyolojik sıvılarda esrar kullanımını belirlemek için seçici, hızlı ve güvenilir yöntemlere ihtiyaç duyulmaktadır. İdrar, esrar kullanımının tespitinde uzun süre belirlenebildiği için en fazla tercih edilen biyolojik materyaldir. İdrar yapılan bu analizlerde enzimatik hidrololiz uygulanmaktadır. Bu çalışmada, esrar kullanımının tespitinde enzimatik hidroliz etkinliğinin ultra performanslı sıvı kromatografisi tandem kütle spektrometresi yöntemiyle belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu tez çalışmasında, enzimatik hidrolizin etkinliğini belirlemek için enzim konsantrasyonu, pH ve sıcaklık parametreleri incelenmiştir. Literatürden farklı olarak 75 °C ve 90 °C sıcaklıklarda enzimatik hidroliz etkinliği deneysel olarak araştırılmıştır. Enzimatik hidroliz optimizasyonundan sonra geliştirilen yöntem, Avrupa İlaç Ajansı Biyoanalitik Yöntem Kılavuzu parametrelerine göre valide edilerek gerçek örneklerin analizi gerçekleştirilmiştir. Enzimatik hidroliz verimi 75 °C ve 90 °C'de literatüre göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bu iki sıcaklık için benzer sonuçlar elde edildiğinden, valide edilen yöntem için 75 °C seçilmiştir. Kalibrasyon eğrisi aralığı, 1-2000 ng/mL arasında doğrusal olarak belirlenmiştir. Avrupa İlaç Ajansı Biyoanalitik Yöntem Kılavuzu'na göre valide edilen yöntem, gerçek numune analizlerine başarıyla uygulanarak toplam 11-nor-9-karboksi-Δ9-THC miktarları belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar, geliştirilen bu yöntemin esrar kullanımının belirlenmesinde hızlı, kolay ve güvenli bir şekilde kullanılabileceğini göstermiştir.

Enzimatik hidrolizEsrarKanabinoidler+4
Aykut Kul
İstanbul University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 tedavisinde kullanılan favipiravir'in tabletlerden tayini için uv spektrometrik ve spektrofluorimetrik yöntemler

Favipiravir (FAV), son yüzyılın en önemli salgınlarından biri olan COVID-19'un tedavisinde kullanılan bir antiviral ilaçtır. Salgında çeşitli ülkelerde tedavide kullanılan bu ilacın hassas ve pratik analizlerinin hem halk sağlığı hem de bilimsel literatüre katkıları düşünülerek bu tez çalışması planlanmıştır. Çalışma kapsamında FAV'in tabletlerden tayini için bir UV-spektrofotometrik, bir de spektrofluorimetrik (FL) metot geliştirilmiş ve valide edilmiştir. Her iki yöntemde de yeşil bir analiz yapılmış ve çözücü olarak su kullanılmıştır. Ölçümlerde UV spektrofotometrik yöntem için maksimum absorpsiyon dalgaboyu olarak 230 nm, FL yöntemde ise 370/452 nm eksitasyon/emisyon dalga boyları saptanmıştır. < 0,99 korelasyon katsayılarına sahip yöntemler için doğrusallık aralıkları, UV için 5,0-30,0 µg/mL ve FL için 0,5-9,0 ng/mL olarak belirlenmiştir. LOD; LOQ değerleri UV ve FL metot için sırasıyla, 1,20; 3,70 µg/mL ve 0,10; 0,30 ng/mL olarak hesaplanmıştır. UV metoda ait geri kazanım ve kesinlik % RSD değerleri sırasıyla, % 100,18 -%100,47 ve 0,26-0,80aralıklarında bulunmuştur. FL ölçümlerde FAV çözeltilerinin bağıl flüoresanslarının hesaplanmasında Kinin çözeltisinin flüoresans değerleri kullanılmıştır. Yönteme ait doğruluk ve kesinlik % RSD sonuçları % 99,67- %100,00 ile 0,6-0,9 arasındadır. Çözeltilerin bir haftaya kadarölçülmüş ve stabil oldukları görülmüştür. Geliştirilen UV metot sonuçları, üretici firma tayin metodu olan HPLC metodu ile, geliştirilen FL metot ile elde edilen sonuçlar da UV metot ile kıyaslanmış metotlar arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Sonuç olarak son dönem COVID-19 tedavisinde kullanılan Favipiravir'in tabletlerden tayini için geliştirilen UV ve FL metotlar sırasıyla mikromolar ve pikomolar seviyesindeki hassasiyetleri ve kullanılan cihazların uygulama kolaylığı itibariyle kalite kontrol ve rutin analizlerde kullanılabilir.

Antiviral ajanlarCOVID 19Favipiravir+5
Işıl Evcil
İstanbul University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 tedavisinde kullanılan ilaçlardan favipiravir'in ve bozundurma safsızlıklarının HPLC yöntemi ile tayini

Favipiravir, 2019 yılında başlayıp halen tüm dünyada devam etmekte olan Covid-19 salgınında tedavi edici olarak kullanılan ilaç etken maddelerinden biridir. Yapılan literatür araştırmalarında bu etken maddenin ve safsızlıklarının tablet formundaki farmasötik preparatlarda tayinini detaylı bozundurma çalışmaları ile destekleyecek şekilde oluşturulmuş bir HPLC yöntemine rastlanmamıştır. Bu tez çalışmasında bu amaca hizmet edecek şekilde favipiravir ve safsızlıklarının yanyana analizi için bir analiz yöntemi geliştirilmiş ve yöntemin validasyonu gerçekleştirilmiştir. Geliştirilen yöntemde sabit faz olarak Kinetex® EVO C18 (250 x 4.6 mm, 5 µm, 100Å) kolonu; hareketli faz olarak ise 10 mM KH2PO4 tamponu (pH = 3.0) ve asetonitrilin hacimce 90:10 oranındaki karışımı kullanılmıştır. Kromatografik ayırmalar 30 oC kolon fırını sıcaklığında gerçekleştirilmiş ve maddeler UV-Görünür alan dedektörü ile 222 nm' dalga boyunda 0.5 ml/dakika akış hızı ile izlenmiştir. 25 dakikada tamamlanan analizde Favipiravir alıkonma zamanı yaklaşık 9. dakikada; alkali, asidik, oksidatif koşullarda oluşan majör safsızlıkların alıkonma zamanları ise yaklaşık 4. 5. 7. ve 12. dakikalarda (RRT 0.51, 0.54, 0.76, 1.31) gözlenmiştir. Yöntemin validasyon bulgularında, doğrusallık gösterdiği aralık 0.00003 – 0.00075 mg/ml, kantitatif tayin sınırı (LOQ) 0.00003 mg/ml, teşhis edebilme alt sınırı (LOD) 0.00001 mg/ml olarak elde edilmiştir. Güniçi ve günler arası tekrarlanabilirlik çalışmalarında elde edilen yüzde bağıl standart sapma değerleri (%RSD) sırasıyla %0.17 ve %0.28, ortalama geri kazanım değeri ise %99.46 olarak saptanmıştır. Validasyonu tamamlanan bu yöntem Favipiravir'in yüksek sıcaklık, nem ve fotodegradasyon gibi stres koşullarında artış gösteren olası tüm bozundurma safsızlıklarının tablet formundan tayinine başarıyla uygulanmıştır. Geliştirilen yöntem özellikle hız ve kolaylık açısından Covid-19 salgınının tedavisinde kullanılan bu ilacın sanayideki rutin analizleri için son derece uygundur.

COVID 19FavipiravirKromatografi-yüksek basınçlı-sıvı+1
Büşra Gülşen
İstanbul University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Favipiravir'in kromatografik olarak farmasötik preparatlarda analizi

Bu tez çalışması kapsamında favipiravirin farmasötik preparatlarda tayini için yüksek performanslı sıvı kromatografisi yöntemi kullanılarak bir miktar tayini metodu geliştirilmiş ve geliştirilen metodun validasyonu başarı ile tamamlanmıştır. Kromatografik ayırmalar, C18 kolonda hareketli faz A olarak 10 mM potasyum dihidrojen fosfat pH 4.0 tamponu:asetonitril (90:10) ve hareketli faz B olarak asetonitril kullanılmıştır. Hareketli faz akış hızı 1,5 mL/dakikadır. Çalışmada Fotodiyot serili dedektör (PDA) kullanılmış ve dalga boyu 238 nm seçilmiştir. Doğrusallık aralığı 0.5-3 μg/mL'dir. Gözlenebilme ve tayin sınırları sırasıyla 0,07 μg/mL ve 0,2 μg/mL bulunmuştur. Doğruluk çalışmaları sınır değerin %50'si ve %150'si arasında yapılmıştır. Geliştirilen metot favipiravir'in safsızlıklarına ve stres çalışması sonucunda oluşan bozunma ürünlerinin analizinde de başarı ile uygulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Favipiravir, Safsızlık , HPLC, Validasyon, Farmasötik Preparat

FarmasötiklerFavipiravirKromatografi+2
Didem Yazgı
İstanbul University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Budesonidin elektrokimyasal davranışlarının incelenmesi ve voltammetrik yöntemle miktar tayini

Bir glukokortikosteroid olan budesonid geniş spektrumlu antienflamatuvar ve antialerjik ajandır. Bronşiyal astım, KOAH, Crohn hastalığı ve ülseratif kolit hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Bu tez çalışmasında kolay, hızlı, ucuz ve çok az organik çözücü kullanarak budesonidin preparatında tayin için yeni bir diferansiyel puls voltametrisi (DPV) yöntemi geliştirildi ve valide edildi. Budesonidin elektrokimyasal davranışları farklı elektrolit ve tampon çözeltilerinde (pH 2 ile 9) döngüsel voltametri (CV) ve DPV ile belirlenmiştir. Yapılan analizler sonucunda maddenin en yüksek hassasiyetle %13 KCl ve %8 metanol içeren 0,1M HCl çözeltisinde tayin edilebildiği görüldü. Budesonidin en uygun çalışma aralığının 0,0 mV ile -1400 mV olduğu belirlendi. Yaklaşık -859 mV tersinmez iyi belirlenmiş bir madde indirgenme piki elde edildi. Maddenin pH-Ep grafikleri incelendiğinde, pik potansiyelinin pH artışıyla negatife doğru kaydığı görülmüştür. Buda reaksiyonda hidrojenin katılmasıyla gerçekleşebileceğini göstermiştir. Maddenin tarama hızı çalışmasında, pik akımının tarama hızı artışı ile doğru orantılı arttığını ve potansiyelinin ise tarama hızı artışı ile daha negatif alana kaydığını göstermektedir. Elde edilen grafiklerden elektrokimyasal reaksiyonun adsorpsiyon kontrollü olduğunu göstermiştir. Maddenin tayini için geliştirilen DPV yönteminde pik akımı ile madde konsantrasyonu arasında kalibrasyon eğrisi oluşturuldu ve 1,65 – 35,35 µg/mL aralığında doğrusal ölçü eğrisi elde edildi. Maddenin teşhis sınırı (LOD) ve tayin sınırı (LOQ) değerleri sırasıyla 0,52 µg/mL ve 1,57 µg/mL olarak bulunmuştur. Geliştirilen DPV yöntemi süspansiyon ampullerinde tayinlerine uygulandı. Geliştirdiğimiz yöntem daha önce mevcut olanlara alternatif herhangi bir ön işlem gerektirmeyen hassas, seçici, hızlı ve çevre dostu olup budesonidin tayini ve kalite kontrol laboratuvarlarında rutin analizlerinde başarı ile kullanılabilir. Anahtar Kelimeler: Budesonide, Voltametrik yöntem, Miktar tayini, Farmasötik preparat, Validasyon Bu çalışma, İstanbul Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi tarafından desteklenmiştir. Proje No: TYL-2020-35210.

BudesonidElektrokimyaElektrokimyasal davranış+3
Orkhan Yolchuyev
İstanbul University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Akut lenfoblastik lösemi tedavisinde kullanılan L-Asparjinaz'ın kromatografik yöntemlerle analizi

L-asparjinaz (L-ASPZ) akut lenfoblastik lösemi (ALL) tedavisinde 1961 yılından itibaren kullanılan kemoterapötiktir. ALL tedavisinde ilaç olarak kullanılan bir enzimdir. ALL'deki etkisini L-Asparajinin (L-Asn) plazmada düzeyini düşürerek gerçekleştirir. Bu tez çalışmasında kromatografik yöntemlerle asparajin (Asn), glutamin (Gln), aspartik asit (Asp) ve glutamik asit (Glu) düzeylerinin yanı sıra, tedavide L- asparajinazın aktivitesi üzerine çalışılmıştır. Asparjinaz, asparajini, aspartik asit ve amonyağı indirgeyerek tümör hücrelerini asparajinden yoksun bırakır. L-Asparjinazla yüklenen tümör hücresi besinsiz kalır ve çoğalamaz. L-asparjinazın hangi dozda, hangi türünün, kime faydalı veya zararlı olduğunu anlamamız için terapötik ilaç izlenimi önem kazanmaktadır. Böylece hem etkili doz bulunacak hem de tedavi süresinin kısaltılması katkı sağlayacaktır. İmmunoassay yöntemlerindeki çapraz reaksiyonlar ve spektrofotometrik yöntemlerdeki girişimler nedeniyle güvenilirlik ve hassasiyet sorunları ile karşılaşılmaktadır. Bu tez çalışmasında, L-ASPZ'ın aktivitesi için plazmada dört farklı amino asit tayini, yüksek performanslı sıvı kromatografisi-kütle spektrofotometrisi (HPLC-MS/MS) yöntemi ile geliştirilmiştir. Yöntem HILIC kolonda; asetonitril ve amonyum asetat çözeltisi hareketli fazı ile gradient olarak 0.4 mL/dk akış hızında geliştirilmiştir. Amino asitlerin doğrusal aralığı Asn, Asp ve Glu için sırasıyla 500-5000 ng/mL, Gln için 5-50 μg/mL olarak bulunmuştur. Gözlenebilme (LOD) ve tayin sınırları (LOQ) ise Asn, Asp ve Glu için sırasıyla 100-500 ng/mL, Gln için 1-5 μg/mL olarak bulunmuştur. Yöntem valide edilerek plazmada analizlere başarıyla uygulanmıştır. Bu yöntem seçici ve tekrarlanabilir, plazma analizlerinde güvenle kullanılabilir niteliktedir.

Amino asitlerKromatografiKütle spektrometri+3
Cem Kaplan
İstanbul University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Levamizol HCL ve triklabendazolün yüksek performanslı sıvı kromatogrofisi yöntemi ile yanyana analizi

Bu çalışmada, Levamizol HCl ve Triklabendazol aktif ilaç bileşenlerini içeren oral süspansiyon formundaki veteriner ilacı için, bu "iki ana etkenin yan yana tayin metodunun geliştirilmesi" amaçlanmıştır. "Yapılan literatür taraması çalışmalarında bu iki ilaç maddesinin yanyana tayini" için Yüksek Performanslı Sıvı Kromatogrofisi (HPLC) yöntemi ile analizine rastlanmamıştır. Bu nedenle kombinasyon olarak hayvanlarda tedaviye sunulmuş olan bu iki maddenin preparatlardan "HPLC ile analiz yöntemine ihtiyaç olduğu" düşünülmüştür. "Geliştirilen HPLC yönteminde mobil faz olarak" pH 8.0 potasyum dihidrojen fosfat - asetonitril 52:48 (h/h) karışımı, kolon olarak ise Phenomenex Gemini C18 (150x4,6 mm 5 µm), kolonu kullanılmıştır. Maddeler UV-Vis dedektör ile 247 nm dalga boyunda izlenmiştir. 1,5 mL/dk akış hızı ile 15 dakikalık bir analiz süresinde bu "iki etken maddenin yanyana miktar tayini gerçekleştirilmiştir." Geliştirilen yöntemin validasyonu yapılmış, doğrusallık aralığı Levamizol HCl için 60-90 µg/mL ve Triklabendazol için 96-144 µg/mL olarak tayin edilmiştir.Teşhis sınırı (LOD) ve tayin sınırı (LOQ) değerleri sırası ile; Levamizol HCl için 1,6 ng/mL ve 4,7 ng/mL , Triklabendazol için ise 17 ng/mL ve 53 ng/mL'dir. Geri kazanım değerleri Levamizol HCl için %98,6-99,2 aralığında, Triklabendazol için %98,7-99,3 aralığında bulunmuştur. Sistem kesinliği standart enjeksiyonlarının %RSD değerleri Levamizol HCl ve Triklabendazol için sırası ile %0,13 ve %0,16'dır. Bu sonuçlar <%2,0 değerleri ile kabul kriterlerine uygun bulunmuştur. Yöntem ile oral süspansiyon formundaki veteriner ilacının analizleri başarıyla gerçekleştirilmiştir. Anahtar Sözcükler: Levamizol HCl, Triklabendazol, HPLC, Yanyana Tayin, Validasyon

AntihelmintiklerKromatografi-yüksek basınçlı-sıvıLevamizol+1
Özge Bağırgan
İstanbul University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Roflumilastın tayini için yeni bir yüksek performanslı sıvı kromatografisi yönteminin geliştirilmesi ve validasyonu

Roflumilast kronik obstrüktif akciğer hastalığı tedavisinde kullanılan non-steroidal antienflamatuvar bir fosfodiesteraz-4 inhibitörüdür. Bu yüksek lisans tezi kapsamında roflumilastın tablet formülasyonlarda miktar tayini için yeni bir floresans dedektörlü yüksek performanslı sıvı kromatografisi yönteminin geliştirilmesi ve valide edilmesi amaçlandı. Ayırma işlemleri 40ºC'de bir C18 analitik kolon (250 × 4,6 mm, 5 µm) ile gerçekleştirildi. Mobil faz olarak %20 sulu o-fosforik asit çözeltisi (0,08%) ve %80 metanol içeren bir sistem kullanıldı ve izokratik elüsyon uygulandı. Eksitasyon ve emisyon dalga boyları sırasıyla 290 ve 380 nm olarak belirlendi. Doğrusal aralık 1,25-10,00 μg/mL olarak tespit edildi. İç standart olarak ırbesartan kullanıldı. Gözlenebilme ve tayin sınırları sırası ile 0,07 μg/mL ve 0,22 μg/mL olarak hesaplandı. Yöntemin kesinlik ve doğruluğu 1,25, 5,00 ve 10,00 μg/mL konsantrasyonlarındaki standart çözeltiler ile belirlendi. Yüzde geri kazanım düşük, orta ve yüksek konsantrasyonlarda standart eklenen tablet çözeltilerinin analiz sonuçları ile hesaplandı. Yöntemin sağlamlığı, akış hızı, mobil faz bileşimi ve kolon sıcaklığı parametreleri ile incelendi. Önerilen metot roflumilastın tablet formülasyonlarda yüksek kesinlik ve doğruluk ile tayini için başarılı bir şekilde uygulandı.

Antiinflamatuar ajanlar-nonsteroidFosfodiesterazKromatografi-sıvı+4
Ulvı Mehdızade
İstanbul University · Institute of Health Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Regorafenibin plazmada tayini için yeni bir yüksek performanslı sıvı kromatografisi yöntemi

Regorafenib ileri lokal metastatik kolorektal kanser, metastatik gastrointestinal stromal tümör (GİST) ve hepatoselüler kanser (HCC) tedavisinde etkili olan bir oral multikinaz inhibitörüdür. Bu çalışmada, regorafenibin sıçan plazmasında tayini için hızlı, doğru ve hassas bir ultraviole (UV) dedeksiyonlu ters faz yüksek performanslı sıvı kromatografisi (RP-HPLC) yöntemi geliştirildi. Plazma proteinlerinin çöktürülmesi ve regorafenibin plazmadan ekstraksiyonu için basit, tek aşamalı çöktürme yöntemi ile metanol kullanarak gerçekleştirildi. HPLC ile analizi için C18 kolon seçildi. Mobil faz sistemi olarak (80:20, v/v) MeOH-su karışımı uygun bulundu. Dedektör 258 nm dalgaboyuna ayarlandı. İç standart olarak nilotinib ilaç maddesi kullanıldı. Regorafenibin pik alanları iç standardın pik alanlarına oranlanarak, konsantrasyona karşı pik alanları oranları grafiğe döküldü ve maddenin sulu çözelti ve plazmada 5-500 ng/mL aralığında doğrusal ölçü eğrileri elde edildi. Maddenin sulu çözeltide gözlenebilme sınırı (LOD) ve tayin sınırı (LOQ) değerleri sırasıyla 1,23 ng/mL ve 3,73 ng/mL; plazmada LOD ve LOQ değerleri sırasıyla 1,55 ng/mL ve 4,70 ng/mL bulundu. Plazmada %93,82 geri kazanım elde edildi. İlaç 10 adet sağlıklı Sprague Dawley türü erkek sıçanlara 5 mg/kg olacak şekilde uygulandı. Hayvanlardan alınan plazma örneklerinde ilacın tayini gerçekleştirildi ve regorafenibin plazma konsantrasyon-zaman grafiği elde edilerek farmakokinetik parametreleri Cmax: 364,41 ng/mL, tmax : 4 saat, t1/2: 11,8 saat, AUC(0-48): 5654,39 ng.saat/mL ve AUC(0-∞): 6015,62 ng.saat/mL olarak hesaplandı. Geliştirdiğimiz yöntem kolay, hassas, seçici ve tekrarlanabilir olup regorafenibin biyolojik sıvılarda tayini ve klinik laboratuvarlarında rutin analizlerinde başarı ile kullanılabilir.

FarmakokinetikHayvan deneyleriKromatografi+4
Ece Merve Yılmaz
İstanbul University · Institute of Health Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Glisirizik asidin resveratrolün biyoyararlanımı üzerine etkisi

Bu çalışmada doğal bir biyo-arttırıcı olan glisirizik asidin yine doğal ve faydalı bir fitosterol olan resveratrolün oral biyoyararlanımı üzerindeki etkisi incelenmiştir. Bunun için 12 adet erkek Oryctolagus cuniculus Yeni Zelanda Beyaz tavşan üzerinde biyoyararlanım çalışması yapılmıştır. Bir grup tavşana gavajla tek doz 100 mg/kg resveratrol diğer gruba ise 100 mg/kg resveratrol ile birlikte 100 mg/kg glisirizik asit verilmiştir. Tavşanlardan 0; 2,5; 5; 10; 15; 30. dakika ve 1; 2; 4; 6; 8; 10; 24. saatlerde kan alınmış ve plazmalar elde edilmiştir. Örneklerin analizi için yeni bir floresans dedektörlü HPLC yöntemi geliştirilmiştir. Yöntemin örnek hazırlanma aşamasında mobil faz ile çöktürme işlemi kullanılmış ve plazmalardaki resveratrol miktarı C18 kolonda (250 x 4,6 mm, 5 µm i.d.) asetonitril-%0,2 formik asit (35:65) mobil faz sisteminin izokratik uygulanması ile 30°C'de 1 mL/dk akış hızında analiz edilmiştir. Eksitasyon ve emisyon dalgaboyları sırasıyla 320 nm ve 400 nm olarak belirlenmiş ve yöntemde internal standart olarak kersetin kullanılmıştır. Geliştirilen yöntemin validasyonu ICH kurallarına göre yapılmıştır. Kalibrasyon eğrisi 10-800 ng/mL aralığında doğrusalllık göstermiş ve LOD ve LOQ değerleri sırasıyla 2,17 ng/mL ve 7,25 ng/mL olarak tespit edilmiştir. Geliştirilen yöntem ile çalışılan plazma örneklerinde resveratrol ve resveratrolün glisirizik asit ile kombine verilmiş hali için Cmax değerleri sırasıyla 100,14 ng/mL ve 270,16 ng/mL; AUC0-∞ değerleri sırasıyla 8,97 ng.saat/mL ve 38,59 ng.saat/mL olarak bulunmuştur. Farmakokinetik veriler birbiri ile kıyaslandığında resveratrolün glisirizik asit ile kombinasyonundan elde edilen AUC0-∞ ve Cmax değerlerinde sırasıyla % 430 ve % 270 oranında artış tespit edilmiştir. Bu değerler bize glisirizik asidin resveratrolün biyoyararlanımını önemli ölçüde arttırdığını göstermiştir.

Biyolojik sıvılarBiyoyararlanımFarmakokinetik+5
Gamze Ergin Kızılçay
İstanbul University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tinidazol ve lidokainin yüksek performanslı sıvı kromatografisi yöntemi ile yanyana analizleri

Tinidazol protozoalara ve anaerobik bakterilere karşı sahip olduğu etki mekanizması ile Trichomonas vaginalis, Giardia lamblia ve Entamoeba histolytica ile anaerobik bakteriler ve Gardnerella vaginalis'in çoğunda etkili olmaktadır. Lidokain tedavi boyunca sinir iletimini nöron membranını stabilize ederek bloke eder ve lokal anestetik etki ile yanma ve kaşıntı hissiyatını azaltır. Tinidazol ve Lidokain etken maddelerini içeren farmasötik preparatlar; bayanlarda bakteriyel vajinozis ve trikomoniazis (trikomonas vajiniti) tedavisi üzerine etkilidir. Bu tez çalışmasında, tinidazolun ve lidokainin ovül dozaj formunda yeni, basit ve spesifik olacak şekilde yanyana analizi için ters faz yüksek performanslı sıvı kromatografisi kullanılmıştır. Bu şekilde yöntem geliştirilip valide edilmiştir. Geliştirilen bu yöntem ile C18 (250x4,6mm,5µm) ters faz silika HPLC kolonu, hareketli faz olarak 10mM potasyum fosfat tampon(pH: 3.0), asetonitril gradiyent elüsyonu kullanılarak, 1.0 mL/dk akış hızında çalışma yapılmıştır. Kolon sıcaklığı ve numune bölme(oto örnekleyici) sıcaklığı 25Cº olarak belirlenmiştir. İki etken maddenin birbirinden ayrılması 220 nm dalga boyunda sağlanmıştır. Alıkonma zamanları lidokain için 6.5 dakika tinidazol için 8.2 dakikadır. Yöntemde fotodiyot array dedektör kullanılarak, herbir preparatın saflığı değerlendirilmiştir. Maddelerin doğrusallık aralıkları Tinidazol için 75-195 µg/mL ve Lidokain için 25-65 µg/mL şeklinde tayin edilmiştir. Gözlemlenebilme(LOD) ve tayin sınırları(LOQ) ise sırası ile; Tinidazol için 0.05625 µg/mL ve 0.225 µg/mL, Lidokain için 0.01875 µg/mL ve 0.075 µg/mL olarak bulunmuştur. Tinidazol ile lidokainin yanyana analizlerinde basit, duyarlı ve tekrarlanabilir olacak şekilde yöntem geliştirilerek başarılı bir şekilde uygulanmıştır. Anahtar Kelimeler : Tinidazol, Lidokain, Yüksek Performanslı Sıvı Kromatografisi, Validasyon, Ovül analizleri.

BakterilerBakteriler-aerobikBakteriler-anaerobik+5
Derya Gönüllü Ayhan
İstanbul University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Rasekadotril'in ultra performanslı sıvı kromatografisi yöntemi ile tabletlerde analizi

Bu tez çalışmasında, racecadotril'in farmasötik preparatlarda tayini için basit ve seçici yeni bir UPLC yöntemi geliştirilmiştir. Yöntem ters fazlı C18 kolonda; asetonitril-su (70:30, h/h) hareketli fazı ile 0,7 mL/dak akış hızında rasekadotril'in kromatografik olarak analiz edilmesi esasına dayanır. Rasekadotril için en uygun dalga boyu 220 nm olarak belirlenmiştir. Rasekadotril için doğrusallık aralığı 5-100 μg/mL olarak bulunmuştur. Geliştirilen bu yöntem rasekadotril ilaç maddesinin tabletlerdeki analizine uygulandı. Elde edilen sonuçlar istatiksel olarak değerlendirildi. Geliştirilen yöntem kolay, kesin ve tekrarlanabilir olup rasekadotril'in farmasötik preparatlarının analizlerinde güvenle kullanılabilir. Anahtar Kelimeler :Rasekadotril, Ultra Performanslı Sıvı Kromotografisi, Farmasötik Preparat Analizi, Validasyon, Bozunma Ürünleri.

BozunmaFarmasötik kimyaFarmasötik teknoloji+3
Emrullah Binay
İstanbul University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

68Ga-PSMA-11 üretimine ve radyokimyasal saflık analizine tasarımla kalite (QBD) prensiplerine göre kalite uygulaması

68Ga-PSMA-11 Nükleer Tıp'ta prostat kanseri tanı ve metastazlarının görüntülenmesinde yaygın olarak kullanılan Pozitron Emisyon Tomografisi radyofarmasötikleri arasındadır. Hazırlık basamaklarını genel olarak 68Ge/68Ga jeneratöründen 68Ga radyonüklitinin eldesi ve bilgisayar kontrollü otomatik sentez ünitelerinde 68Ga'in PSMA molekülü ile bağlanması oluşturmaktadır. Hazırlık koşulları, radyo etiketleme kalitesini ve in vivo davranışı etkileyebilir ve kalite kontrol için standart bir prosedür mevcut değildir. Bu çalışmada, 68Ga-PSMA-11 sentezinin kritik proses parametrelerinin Tasarımla Kalite (QbD) yaklaşımı ile belirlenmesi ve deneysel tasarım programları ile değişken cevapların analiz edilerek 68Ga-PSMA-11 sentezinin optimizasyonunun yapılması amaçlanmıştır. Ayrıca 68Ga-PSMA-11'nin kalite kontrolü için bir farmakope monografı bulunmaması nedeniyle hazırlanan radyofarmasötiğin klinik uygulamalarda etkin ve güvenilir şekilde uygulanabilmesi için basit ve tekrarlanabilir radyometrik dedeksiyona dayanan bir HPLC metodu geliştirilmesi ve valide edilmesi amaçlanmıştır. Yaptığımız literatür çalışmaları sonucu, 68Ga-PSMA-11 sentezi optimizasyonu için kritik proses parametreleri (CQA) ve deney tasarımı (DoE) belirlenmiştir. DoE, Design Expert 10.0.0 yazılımı kullanılarak istatistiksel olarak tasarlanmıştır. Bağımsız faktörler ve CQA'lar arasındaki ilişkiyi tahmin etmek için yanıt yüzey modellemesi (RSM) uygulanmıştır. 68Ga -PSMA-11'nin kimyasal ve radyokimyasal saflığının belirlenmesi için geliştirilen analitik yöntemin validasyonu, ICH Q2 (R1) kurallarına göre yapılmıştır. Design Expert 10.0.0 programı kullanılarak gerçekleştirilen optimizasyon çalışması sonucu reaksiyon sıcaklığı 950C, süresi 220 s, pH 4,40 ve PSMA-11 miktarı 10 μg/mL olarak bulunmuştur. Geliştirilen HPLC metodunda analiz Acclaim C18 (4,6×150 mm, 3 μm) analitik kolonunda, 20 mM orto-fosforik asit-asetonitril mobil faz karışımının gradiyent elüsyonu ile 1 mL akış hızında gerçekleştirilmiştir. 68Ga-PSMA-11 için doğrusallık aralığı 0,5-15 μg/mL, kalibrasyon eğrileri için R2 değeri 0,9995'dir. Kesinlik % RSD değerleri kriterlere uygun olarak < % 2 bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: 68Ga-PSMA-11, Tasarımla Kalite, Optimizasyon, HPLC, Radyofarmasötik Bu çalışma, İstanbul Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi tarafından desteklenmiştir. Proje No: TYL-2019-33814

Kontrast maddelerKromatografi-yüksek basınçlı-sıvıRadyofarmasötikler+1
Hüseyin Pehlivanoğlu
İstanbul University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Feniramidol HCL'in farmasötik preparatlarda hplc ile tayini

Gökhan Bayrak (2019). Feniramidol HCl'in farmasötik preparatlarda HPLC ile tayini, İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Analitik Kimya ABD. Yüksek Lisans Tezi. İstanbul. Bu tez çalışması kapsamında feniramidol hidroklorürün farmasötik preparatlarda tayini için yüksek performanslı sıvı kromatografisi yöntemi kullanılarak bir miktar tayini metodu geliştirilmiş ve geliştirilen metodun validasyonu başarı ile tamamlanmıştır. Kromatografik ayırmalar, C18 kolonda hareketli faz olarak metanol: su (%0,1 Trifloroasetik asit) (40:60, h/h) kullanımıyla, 1.0 mL/dak. akış hızında, 310 nm dalga boyunda gerçekleştirilmiştir. Doğrusal aralık 80 – 120 mcg/ml arasında bulunmuş, tayin edebilme sınırı (LOD) ve gözlenebilme sınırı (LOD) sırasıyla 1.65 mcg/mL ve 5.50 mcg/mL elde edilmiştir. Günler arası tekrarlanabilirlik sırasıyla %98,66 ve %98,63 olarak bulunmuştur. Tabletlerden geri kazanım değeri %100,9'dur. Geliştirilen bu metot ilaç etken maddesinin farmasötik preparatlardaki tayinine başarıyla uygulanmış ve ilaç sanayinde rutin analizlere kolaylıkla uygulanabilir niteliktedir. Anahtar Kelimeler: Feniramidol HCl, Miktar Tayini, HPLC, Validasyon, Farmasötik Preparat

FarmasötiklerFeniramidolHidroklorik asit+2
Gökhan Bayrak
İstanbul University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

UV-türev spektroskopisi yöntemiyle meloksikam miktar tayini

Bu tez çalışmasında, Meloksikamın tabletlerde tayini için UV-türev spektrofotometri yöntemi geliştirilmiştir. Yöntemde en uygun koşulların elde edilmesi için çözücü, dalga boyu ve türev spektrofotometri taramaları yapılmıştır. Meloksikamın tayini için metanol/NaOH (50:50, v/v) çözeltisinde üçüncü türev spektrofotometri pik-sıfır yöntemi kullanılarak 341 nm'de ölçümler yapılmıştır. Maddenin doğrusal aralığı 1,0 - 14,0 μg/mL olarak bulunmuştur. Gözlenebilme ve tayin sınırları ise 0,25 ve 0,84 μg/mL olarak bulunmuştur. Yöntem valide edilmiş ve tabletlerdeki analizine başarıyla uygulanmıştır. Bu yöntem kolay, seçici, hızlı, hassas ve tekrarlanabilir olup tablet analizlerinde güvenle kullanılabilir niteliktedir.

MeloksikamMiktar tayiniMiktar tayini+4
Faruk Alim
İstanbul University · Institute of Health Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Trifluridin ve tipiracil hidroklorürün farmasötik preparatlardan eş zamanlı tayini için UPLC ve LC-MS/MS yöntemlerinin geliştirilmesi ve bozunma ürünlerinin LCMS-IT-TOF ile karakterizasyonu

Kanser, tüm dünyada kardiyovasküler hastalıklardan sonra en çok ölümle sonuçlanan hastalıktır. Ve insanlarda görülme sıklığı her geçen gün artmaktadır. Kolon kanseri, kanser insidansı ve mortalite sıralamasında çok yüksek sıralamaya sahip bir gastrointestinal kanser türüdür. Kolon kanseri tedavisi için 2015 yılında FDA tarafından onaylanan Lonsurf isimli ilaç Trifluridin (TRI) ve Tipiracil HCl (TIP) etken maddelerinin kombinasyonunu içermektedir. Söz konusu bu çalışmada TRI/TIP kombinasyonu içeren farmasötik formülasyonlarının analizi için UPLC ve LC-MS/MS metotu geliştirilmiştir. UPLC metotu bozunma ürünleri varlığında optimize edilmiş ve asidik, bazik ve oksidatif gibi zorlu bozma koşullarında her iki etken maddeye ait yeni bozunma ürünleri tespit edilmiştir. Bozunma ürünlerinin kalitatif analizi LCMS-IT-TOF cihazı ile yapılmıştır. Geliştirilen her iki metotun kromatografik ayrımı için çekirdek kabuk ve monolitik silika yapıda olmak üzere farklı sabit fazlar denenmiştir. En başarılı ayırım Kinetex® 2.6 µm PS C18 Core-Shell (100×4.6 mm, ID 2.7μm) kolonda gerçekleştirilmiştir. Hareketli faz ise metanol ve tampon karışımı olup, tampon olarak 10 mM amonyum asetat (pH 5.8) ile en iyi şekilde ayırım elde edilmiştir. Akış hızı UPLC için 1 mL/dk ve LC-MS/MS için 0.5 mL/dk olarak belirlenmiştir. Optimum koşulların elde edildiği yöntemin geçerlilik çalışmaları ve TRI/TIP içeren farmasötik preparatta numune analizi yapılmıştır.

Analitik kimyaAntineoplastik ajanlarBozunma+7
Murat Kozanlı
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Pregabalinin farmasötik preparatlarda analizi için yeni bir HPLC yöntemi

Pregabalin epilepsi, nöropatik ağrılar, anksiyete bozukluğu, sosyal anksiyete bozukluğu ve kısmi başlangıçlı nöbetlerde ek tedavinin parçası olarak kullanılan bir ilaçtır. Bu çalışmada molekül yapısının doymuş olması sebebiyle yeterli ışık absorbsiyonu göstermeyen pregabalinin kapsüllerde tayini için florimetrik dedektörün kullanıldığı bir yüksek performanslı sıvı kromatografisi yöntemi geliştirilmiştir. Yöntem, Pregabalin'in içerdiği primer amin gubunun 9- fluorenilmetil kloroformat belirteci ile verdiği reaksiyona dayanmaktadır. Bu yöntemde maddenin FMOC belirteci ile reaksiyon verdiği optimum koşullar; asetonitril/su faz oranının 4 olduğu pH:9 tamponlu ortamda 60°C sıcaklıkta 5 dakika süre ısıtmayla elde edilmiştir. Pregabalin-FMOC türevinin kromatografik analizi C18 kolonda; 20 mM potasyum fosfat tamponu (pH:3.9)-asetonitril (70:30, h/h) hareketli fazı ile 1.0 mL/dak akış hızında gerçekleşmiştir. İç standart olarak gabapentin kullanılmış ve türevin takibi floresans dedektör ile 260 nm eksitasyon 315 nm emisyon dalga boylarında yapılmıştır. Maddenin doğrusallık aralığı 0.5-6.0 μg/mL, gözlenebilme ve tayin sınırı sırasıyla 0,039 μg/mL ve 0,117 μg/mL olarak bulunmuştur. Geliştirilen yöntem pregabalinin kapsüllerdeki analizine başarıyla uygulanmış ve sonuçlar Student-t ve Fisher-F testleri uygulanarak istatistiksel olarak farmakope yöntemi ile elde edilenlerle karşılaştırılmıştır.

FarmasötiklerKromatografi-yüksek basınçlı-sıvıPregabalin+2
Gülsüm Çiçek
İstanbul University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Campanula propinqua ekstrelerinden luteolin-7-glikozit ve rutin tayini için spektrometrisi sıvı kütle yöntemi geliştirilmesi

Bu çalışmada Rutin (RU) ve Luteolin-7-glikozit (Lut-7G) tayini için yeni bir SK-KS/KS yöntemi geliştirilmiştir. Çalışmalar zamanı 3,5 µm iç çapı olan Zorbax C18 kolunu kullanılmıştır. Optimum koşullar, 100.0 voltaj, 30°C kolon sıcaklığı, ve A haraketli faz olarak % 0,5 formik asit, B haraketli faz olaraksa su:asetonitril:formik asit (50:50:0,5, h/h/h) doğrultusunda gerçekleştirilmiştir. Yöntem ICH kılavuzuna göre valide edilmiştir. Ağırlıklı regresyon uygulanmıştır. Rutin için 0,975-1950 ppb derişim aralığında, lut-7G içinse 0,6-1200 ppb derişim aralığında iyi bir doğrusallık belirlenmiştir. Tayin sınırı ve saptama sınırı rutin için sırasıyla 2,12 ppb ve 0,64 ppb, lut-7G içinse 0,44 ppb ve 0,13 ppb olarak bulunmuştur. Rutin için gün içi ve günler arası doğruluk ve kesinlik çalışmaları için geri kazanım % 98,2-99,4 aralığında, lut-7G içinse % 98,6-100,4 aralığında ve % BSS ise 2ʼden az olması tatmin edici bulunmuştur. Geliştirilen yöntem Campanula propinqua bitkisinin yaprak ve çiçek ekstresine uygulanmıştır. Bitkinin yaprak ve çiçek ekstraktında sırasıyla 46,87 µg/mg ve 4,07 µg/mg rutin bulunmuştur. Lut-7G ise yalnız bitkinin çiçek ekstraktında 4,57 µg/mg olarak tespit edilmiştir.

Bitki özütüCampanula propinquaKromatografi-sıvı+2
Turkan Jalılova
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeni nesil kolonlar kullanılarak bazı florokinolon grubu antibiyotiklerin biyolojik sıvılarda eş zamanlı tayini için sıvı kromatografik yöntem geliştirilmesi ve validasyonu

Bu çalışmada, enfeksiyon hastalıklarının tedavisinde kullanılan florokinolonlardan levofloksasin, siprofloksasin, moksifloksasin ve gemifloksasinin insan plazması ve idrarında tayini için ilk defa bir sıvı kromatografisi yöntemi geliştirilmiştir. Florokinolonların ayırımında 5 farklı kolonun etkinlikleri karşılaştırılmıştır. Organik çözücü yüzdesi, pH, sıcaklık, gradient şekli, dedektör dalga boyu gibi ayırımı etkileyen deneysel parametreler adım adım optimize edilmiştir. Gradient elüsyon modunda fosfat tamponu (pH 2, 20 mM) ve asetonitril karışımı hareketli faz olarak kullanılmıştır. Pentaflorofenil çekirdek-kabuk (core-shell) kolon (100 mm x 4.6 mm, 2.7 μm) kullanılarak 4 analitin ayırımı 7.5 dakikadan kısa süre içerisinde başarılmıştır. Toplam analiz süresi kolon temizleme ve kolon şartlama basamakları dâhil 22 dakikadır. Floresans dedektör eş zamanlı olarak iki farklı kanalda çalıştırılmıştır. Diyot dizinli dedektör 280 nm'ye ayarlanmıştır. Akış hızı 1.0 mL/dk ve kolon sıcaklığı 25 °C olarak belirlenmiştir. Geliştirilen yöntem analitlerin hem idrar hem de plazmada saptanması için duyarlılık, seçicilik, doğrusallık (r≥0.9989), geri kazanım (%79.46-102.69), doğruluk (%89.55-111.94), kesinlik (%0.35-8.05) ve kararlılık (%85.79-111.07) parametrelerine göre valide edilmiştir. Ardından oral olarak levofloksasin, siprofloksasin ya da moksifloksasin kullanan hastaların idrar ve plazma örnekleri analiz edilerek yöntemin uygulanabilirliği kanıtlanmıştır. Geliştirilen yöntem bu florokinolonların terapötik ilaç izlemi için uygundur ve farmakokinetik ve toksikolojik çalışmalara uygulanabilir.

AntibiyotiklerAntienfektif ajanlarBiyolojik analiz+5
Sercan Yıldırım
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2020
00