
Alanya Alaaddin Keykubat University
374
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
3
Enstitü
0%
DOI Oranı
Son Eklenen Tezler
Tümünü GörHavayolu işletmelerinde e-lojistik uygulamaları:Antalya Havalimanı örneği
Lojistik kavramı, ortaya çıkışından bugüne kadar sürekli gelişme göstermiştir. Lojistiğin önemi her geçen gün daha da artmış, lojistik faaliyetler küresel bir boyut kazanmış ve lojistikte farklı ihtiyaçlar ortaya çıkmıştır. Son yıllarda taşıma türleri arasında oluşturulan kombinasyon ve lojistik alanının uluslararası bir boyut kazanması ile lojistik karmaşık bir sistem haline dönüşmüştür. Geniş ve karmaşık bir ağ halini alan lojistikte, sistemin daha hızlı ve basit yönetilmesine kolaylık sağlayan elektronik tabanlı sistemler kullanılmaya başlamıştır. E-lojistik olarak adlandırılan bu sistemler birçok alanda uygulanmaktadır. E-lojistiğin uygulama alanlarından biri de havayolu taşımacılığı sektörüdür. Havayolu taşımacılığı, çok uzun bir geçmişe sahip olmamasına rağmen hızla gelişen bir sektördür. Havayolundaki hızlı gelişimde tüketicilerin gün geçtikçe artan talepleri büyük rol oynamaktadır. Hem yolcu hem de yük taşımacılığında önemli bir rol oynayan havayolu taşımacılığı, e-lojistik sistemlerin etkin olarak kullanıldığı alanlardan biridir. Dört bölümden oluşan bu çalışmada, havayolu kargo taşımacılığında elde edilen e-lojistik sonuçların, hangi değişkenlerden etkilendiğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Lojistik kavramı tanımlarının, taşımacılık türlerinin ve havayolu sektörünün detaylı biçimde incelendiği bu çalışmada anket yöntemi kullanılmıştır. Bu çalışmada havayolu ile kargo taşımacılığı yapan havayolu işletmelerinde e-lojistik uygulamaları incelenmiştir. Araştırmanın amacına uygun biçimde hazırlanan anketler yüz yüze görüşme yöntemi kullanılarak doldurulmuştur. Yapılan analizler sonucunda işletmenin e-lojistik kullanmasındaki amaçları, işletmenin e-lojistik sistemler kullanarak maliyetlerde avantaj elde etme beklentileri, e-lojistik kullanarak depo sistemlerinden elde etmeyi bekledikleri faydalar ve işletmenin e-lojistik uygulamaları ile işletmelerin e-lojistik sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur.
Çalışma yaşamında engelli kadın olmak: Alanya örneği
Tarihsel süreç içerisinde hem engelliliğinden hem de cinsiyetlerinden dolayı çifte ayrımcılığa uğrayarak toplumun dışına itilen engelli kadınların sosyalleşmesinin ve toplumsal bütünleşmesinin sağlanması büyük ölçüde önem taşımaktadır. Bu toplumsal bütünleşmenin sağlanmasında ise çalışma hayatı önemli bir rol oynamaktadır. Çalışma hayatının her bireyin kendini gösterebileceği ve en önemlisi de becerilerini ortaya koyabileceği bir ortam olarak kabul edilmesi ise bunun bir göstergesidir. Ayrıca çalışma hayatına katılımın kadın erkek ayırt etmeksizin her bireye hak olarak tanınması da bu durumun önemini ve gerekliliğini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla engelli bireylerin özellikle de çifte ayrımcılığa uğrayan engelli kadınların çalışma hayatında içerisinde daha aktif yer alması hem onların insani haklarından yararlanmasını hem de kendini ispat edebileceği ve becerilerini ortaya koyabileceği bir ortamda bulunmasını sağlayacaktır. Tüm bunlar aslında engelli kadın istihdamının önem ve gerekliliğine dikkat çekmektedir. Bu çalışma ise engelli kadınların çalışma hayatına daha az katılım gösterme nedenlerinin ortaya konulması amacıyla gerçekleştirilmiştir. Ayrıca engelli kadınların çalışma hayatına ilişkin düşüncülerinin ortaya konulması da bu araştırmanın hedefleri arasında yer almaktadır. Araştırmada nitel yöntem aracılığıyla ve Alanya bölgesinde yaşayan 23 kadın engelliyle yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilerek bilgi toplanmıştır. Elde edilen bulgular görüşme gerçekleştirilen kişilerin büyük çoğunluğunun gelir düzeylerinin düşük olduğunu göstermektedir. Ayrıca katılımcıların büyük bir kısmının öğrenim düzeylerinin de oldukça düşük olduğu görülmektedir. Bununla birlikte engelli kadınların çalışma hayatına katılımının önünde eğitim, aile, cinsiyet ve çocuk sahibi olma gibi birtakım engellerin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Aynı zamanda çalışan engelli kadınların çalışma hayatı içerisinde mobbing, cinsel taciz ve ücret ayrımcılığıyla da karşılaştığı görülmüş, tüm bu olumsuzlukların onların çalışma yaşamından uzaklaşmasına neden olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Engellilik, Kadın Engelli, İstihdam
CMMI ile yazılım süreçlerinin iyileştirilmesi ve yazılım şirketlerinin CMMI 3 seviyesine göre değerlendirilmesi
Globalleşen dünya ve gelişen teknoloji ile beraber insanların her şeyden olduğu gibi tükettikleri ürünlerden de beklentileri maksimum düzeye ulaşmıştır. Birçok sektörde olduğu gibi yazılım sektöründe de artan müşteri beklentileri daha kapsamlı ve hacimsel olarak da büyük yazılımların geliştirilmesine sebep olmuştur. Yazılım projelerindeki bu büyüme 20. yüzyılın son çeyreğinde yazılım krizi boyutuna varacak biçimde kalite sorununu doğurmuştur. Artan ivmeyle değişen teknoloji, kıtalar arası ticaret sınırlamaları, ürün güvenilirliğindeki artan riskler, yasal yükümlülükler, artan maliyetler, artan müşteri istekleri gibi birçok faktör yazılım sektöründe de çeşitli önlemlerin alınmasını gerekli kılmıştır. Olumsuz koşullar karşısında direnç kazanmak ve avantaj elde etmek adına kalite kavramı yazılım sektöründe de önem kazanmaya başlamıştır. 1980'li yılların ortalarına doğru başlayıp günümüze kadar gelen yazılımda kalite sertifikasyon süreci çalışmaları ile yüksek verimde ve beklenen kalitede yazılım geliştirilerek değeri yüksek ürün ortaya çıkarımı sağlanmaya çalışılmaktadır. Bu tez çalışmasında yazılım geliştirmede etkili olan faktörler incelenerek kalite ve süreç konuları detaylandırılmıştır. Bu sayede yazılım sektöründe faaliyet gösteren firmalara kalite odaklı ürün geliştirmede süreç yönetiminin önemi ve kalitenin sağlanabilmesi için uygulanmış ve uygulanmaya devam eden önemli yöntemler, modeller gösterilerek CMMI yetenek olgunluk modeli detaylı olarak ele alınmıştır. Bu bağlamda CMMI 3. olgunluk seviyesinde yetkinliği ölçecek bir envanter sunulmuş ve sektörde faaliyet gösteren firmalara uygulanarak geçerliliği sınanmıştır. Ayrıca envanterin uygulandığı firmalardan biri ile derinlemesine mülakat tekniği ile yüz yüze görüşme yapılarak sertifikasyon edinim sürecinde yaşadıkları deneyimler ve sonrasında sağladıkları faydalar benzer hazırlıklarda bulunan firmalara örnek olması adına incelenmiştir.
Ekonomik kuruluşlar tarafından yapılan ticaret yardımlarının Batı Afrika Ekonomik ve Parasal Birliğinin ticaret performansına etkileri : Ampirik bir analiz (2005-2014)
2005 yılında başlayan ticari yardımlar ile gelişmekte olan ülkelerin özellikle az gelişmiş ülkelerin ticaretine yardımcı olmak amaçlanmaktadır. Birçok az gelişmiş ülke, uluslararası ticarete katılma yeteneklerini kısıtlayan ticaretle ilgili altyapı ve tedarik yönlü engellerle karşılaşmaktadır. Bu tez çalışmasının genel amacı, az gelişmiş olan ve büyük miktarda ticari yardım alan Batı Afrika Ekonomik ve Parasal Birliğine üye ülkelerin ihracat performansları açısından ticari yardımların verimliliğini incelemektedir. OECD'nin Kredi Kuruluş Raporlama Sistemi'nden, Dünya Kalkınma Göstergelerinin veri tabanından ve Heritage.org'dan, elde edilen veriler kullanılarak 2005-2014 yıllar arası Batı Afrika Ekonomik ve Parasal Birliğiye üye ülkeler olan Benin, Burkina Faso, Fildişi Sahili, Gine-Bissau, Mali, Nijer, Senegal ve Togo için panel veri tahmini yapılmıştır. Kullanılan yöntem Panel veriler analizidir. Ticari yardımların etkilerini incelemek için yardımlar iki kategoriye göre ayırılmıştır; (üretken kapasite yardımaları ve ekonomik altyapı yardımları). Genel olarak bu çalışmadaki bulgularına göre ticari yardımların ihracat performansı üzerinde pozitif bir etkiye sahip olduğu görülmüştür. Üretken kapasite yardımları ihracat performansı üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkiye sahiptir. Buna karşılık olarak, ekonomik altyapı yardımlarının bir etkisi yoktur. Analizimize göre üretken kapasite yardımlarını daha az alan sektörler, alıcı ülkenin ihracatında en büyük payı sağlayan sektörlerdir.
Yerleşik yabancıların yerel hizmetlere bakışı: Alanya örneği
Alanya genelinde yaşayan yerleşik yabancıların hem Alanya'da hem kendi ülkelerinde belediyelerinde almış oldukları hizmetlerin değerlendirilmesi, hizmetlerden duymuş oldukları memnuniyetlerinin saptanması ve memnuniyet düzeylerinin milliyetlerine göre karşılaştırılıp analiz edilmesi amaçlanan bu çalışmada, niceliksel araştırma modeli içerisinde yer alan betimsel araştırma modeli uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Anket formu İngilizce, Rusça, Almanca ve Arapça dillerinde hazırlanan anketler Alanya'da yaşayan yerleşik yabancıların yoğunlukla Alanya'da oldukları Eylül-Aralık 2016 tarihleri arasında Alanya'da faaliyet gösteren yerleşik yabancılara ait sivil toplum örgütleri, yerleşik yabancıların hizmet aldıkları yerel hizmet birimlerinde yüz yüze anket doldurulmuştur. 317 yerleşik yabancının belediye faaliyetlerine ilişkin yapılan bilgilendirme çalışmalarında, Antalya Büyükşehir ve Alanya Belediyelerini kendi ülkelerindeki belediyelerinin faaliyetlerine göre daha yetersiz buldukları, kendi ülkelerindeki belediyelerin yapmış olduğu bilgilendirme çalışmalarını daha başarılı buldukları, doğu bloku ülkelerinin belediyelerindeki işlem sürelerinin Batı ve Kuzey Avrupa ülkelerine göre daha uzun sürdüğünü; yerel hizmet veren kuruluş çalışanlarının kendilerine yönelik davranış tarzı ve tutumlarını, kendi ülkelerindeki belediye çalışanlarına göre daha olumlu değerlendirdikleri; yerel hizmet veren kuruluşların e-belediye uygulamaları konusunda en yüksek bilgi sahibi olanlar ile e-belediye uygulamaları kullananların Finlandiya ve Hollanda vatandaşı yerleşik yabancıların olduğu ve Avrupa ülkeleri vatandaşı olan yerleşik yabancıların kendi ülkelerindeki belediyelerden aldıkları hizmet memnuniyetinin Alanya'da yerel hizmet sağlayan belediyelerden almış oldukları hizmet memnuniyetine göre istatistiksel anlamda farklılık oluşturacak ölçüde daha yüksek olduğu tespit edilmiştir
Lojistik dış kaynak kullanımı: Antalya Yaş Sebze ve Meyve Hali'nde bir uygulama
Lojistik faaliyetler, özellikle son yıllarda firmaların yoğun olarak dış kaynak kullanımına gittikleri işletme faaliyetleri arasında yer almaktadır. Bu durumda etkili olan başlıca faktörleri; lojistik faaliyetlerin ürün ve hizmet maliyetlerine olan etkisi, çoğu firma için bu faaliyetlerin temel yetkinlik alanı dışında kalması ile bu faaliyetlerin ciddi bir sermaye ve alt yapı gerektirmesi biçiminde ifade etmek mümkündür. Lojistik dış kaynak kullanımı firmalara sağladığı önemli faydaların yanı sıra yeterince iyi yönetilememesi durumunda temel yetkinlik kaybı, gizlilik ve güvenlik açıkları ile müşteri memnuniyetsizlikleri başta olmak üzere önemli riskler taşımakta ve telafisi güç problemlere yol açabilmektedir. Yukarıda yer alan tüm bu açıklamalar çevresinde bu tezin konusunu yaş sebze ve meyve sektöründe lojistik dış kaynak kullanım uygulamaları oluşturmaktadır. Bu çalışmada lojistik dış kaynak kullanımı firmalara sağladığı faydalar, sürece bağlı problemler ve dış kaynak sağlayıcı firma seçim kriterleri açısından keşifsel bir yaklaşımla ele alınmaktadır. Lojistik dış kaynak kullanımına yönelik farklı sektörler üzerine gerçekleştirilen benzer çalışmalar literatürde mevcut ise de yaş sebze ve meyve sektörüne yönelik bu yönde bir çalışmaya rastlanılmamıştır. Lojistik dış kaynak kullanımı ile firmalar ürün miktar ve kalite kayıplarını büyük oranda kontrol altına alabilmektedirler. Bu strateji aynı zamanda firmaların uluslararası pazar talep ve beklentilerini daha iyi karşılamalarını da mümkün kılmaktadır. Lojistik süreç ve faaliyetlerin firmaların sınırlı kaynak ve imkanları ile etkin ve verimli bir biçimde yerine getirilmeleri mümkün olmayabilmektedir. Bir diğer yandan lojistik süreçlerin optimizasyonu, soğuk zincir faaliyetleri ve katma değerli lojistik hizmetler ile de bu firmalar stratejik ortaklarına önemli katkılar sağlayabilmektedir. Lojistik dış kaynak kullanım sürecinden firmaların en üst düzeyde fayda sağlayabilmeleri için ise süreç yönetimi ve stratejik ortak seçimine firma yöneticilerinin gerekli özen ve önemi göstermeleri gerekmektedir.