Anadolu University
Discipline

Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi Anabilim Dalı

Anadolu University

8

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

8 Theses
Master'sOpen AccessTR

Final okullarında çalışan öğretmenlerin okulun örgüt kültürü tipine ilişkin görüşleri - Samsun, Bursa, Florya, Final Okulları örneği -

Bu araştırmada İstanbul Florya, Samsun, Bursa Final Okulları'nda görev yapan öğretmenlerin okulun örgüt kültürü tipine ilişkin görüşleri ve bu görüşlerin yaş, cinsiyet, kıdem, aynı okulda çalışma süresi, öğrenim durumu ve çalıştıkları öğretim kurumu (okul öncesi, ilköğretim, orta öğretim) alanına göre değişiklik gösterip göstermediğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Okul kültürü tipleri olan rol kültürü, destek kültürü, başarı kültürü ve güç kültürü tiplerinden hangisinin daha güçlü olduğu demografik boyuttaki değişkenlere göre incelenmiştir.Araştırma 2009-2010 eğitim-öğretim yılı güz döneminde İstanbul Florya, Samsun, Bursa Final Okullarında görev yapan 179 öğretmen üzerinde uygulanmış toplanan 176 anketin 52 tanesi değerlendirme dışı bırakılmış, 124 anket değerlendirmeye alınmıştır.Araştırmada Erkmen ve Ordun (2001) tarafından geliştirilen ?Örgüt Kültürü Ölçeği? uygulanmıştır. Araştırmada verilerin çözümlemesinde istatistiksel analiz için SPSS For Windows 15,0 programı kullanılmıştır. Frekans, yüzde, standart sapma, normal dağılımlar için Kolmogorov ? Smirnov dağılım testi, verilerin karşılaştırılmasında iki grup durumunda Mann. Whitney U testi, gruplar arası karşılaştırmalarda Kruskal Wallis testi kullanılmıştır.Öğretmenler okul kültürü tipi yaklaşımlarından en çok güç kültürü yaklaşımını benimsemektedir. Bunu sırasıyla başarı ve rol kültürü yaklaşımları izlemektedir. Öğretmenlerin en az benimsedikleri yaklaşım ise destek kültürüdür.

KültürOkul kültürüOkul öncesi eğitim+5
Şükran Erdinç Çimen
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Devlet okullarında çalışan rehber öğretmenlerin okul yönetimleri ile yaşadıkları sorunlar

Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı Tez Danışmanı: Doç. Dr. Ramazan GÖK Haziran 2024, 49 sayfa. Bu çalışmada devlet okullarında çalışan rehber öğretmenlerin okul yönetimleri ile yaşadıkları sorunları belirlemek hedeflenmiştir. Bu doğrultuda farklı okullarda çalışan rehber öğretmenlerin görüşlerine başvurulmuştur. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Antalya ili Kepez, Muratpaşa ve Konyaaltı ilçelerinde görev yapmakta olan 12 rehber öğretmenden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Veriler çözümlenirken araştırmacı tarafından anlam ve içerik açısından kategorize edilmiş ve benzer anlam ve içerikteki cevaplar bu kategorilere dâhil edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre rehber öğretmenler ile okul yöneticileri arasında sağlıklı bir iş birliği ve anlayışın oluşturulması, rehberlik hizmetlerinin kalitesini ve öğrencilere olan etkisini doğrudan artıracaktır. Sonuçlar ayrıca okul yöneticilerinin, rehber öğretmenler ve psikolojik danışmanlar üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Yöneticilerin daha fazla farkındalık kazanmaları ve eğitim almaları, profesyonel ve etik davranışlarını artıracak ve tüm çalışanlar için daha adil ve destekleyici bir çalışma ortamı oluşturulmasına yardımcı olabilecektir. Bu durumda, okulun genel atmosferinin iyileştirmesi ve eğitim hizmetlerinin kalitesinin artırması beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: Rehber öğretmen, rehberlik ve psikolojik danışmanlık, okul yönetimi

Kübra Karadere
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Eğitim örgütlerinde dijital liderlik ve örgütsel bilgelik ilişkisi

Bu çalışma eğitim örgütlerinin örgütsel bilgeliğe ulaşmasında dijital liderlik rolünün olup olmadığını belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada birden fazla değişken arasındaki etkileşim belirlenmeye çalışıldığı için araştırma nicel araştırma modellerinden ilişkisel tarama modeline uygun olarak gerçekleştirilmiş bir çalışmadır. Araştırma kapsamında dijital liderlik ve örgütsel bilgelik ölçeği geliştirme çalışması yapılmıştır. Dijital liderlik ölçeği dijital dönüşüm, dijitalleşme, uzaktan ve hibrit eğitim olmak üzere üç boyuttan oluşmaktadır. Örgütsel bilgelik ölçeği ise iletişim, proaktif yönetim anlayışı, okul iklimi, motivasyon ve etkili okul olmak üzere beş boyuttan oluşmaktadır. Araştırmanın evreni 2021-2022 Eğitim öğretim yılında Türkiye'de görev yapan 57104 okul müdüründen oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise 2021-2022 Eğitim öğretim yılında Türkiye'de görev yapan 605 okul müdüründen oluşmaktadır. Araştırmanın sonucunda hem dijital liderlik ve alt boyutlarında hem de örgütsel bilgelik ve alt boyutlarında cinsiyet, öğrenim durumu, çalışılan kademe, yöneticilikteki kıdem, Avrupa Birliği (AB) dijital yeterlik düzeyi demografik değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar ortaya çıkmıştır. Çalışılan hizmet bölgesi demografik değişkenine göre ise örgütsel bilgeliğin iletişim ve proaktif yönetim anlayışı boyutlarında anlamlı bir farklılık oluştuğu belirlenmiştir. Dijital liderliğin eğitim örgütlerinin örgütsel bilgeliğini arttırmakta rolü olduğu ortaya konmuştur. Aynı zamanda dijital liderliğin örgütsel bilgeliğin proaktif yönetim anlayışı, motivasyon, okul iklimi ve etkili okul alt boyutlarında olumlu yönde rolü olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Eğitim örgütleri, Dijital liderlik, Örgütsel bilgelik

BilgelikDijital liderlikEğitim örgütleri+3
Kamuran Aydın
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Uluslararası öğrencilerin kültür şoku, öz-yeterlik, yaşam doyumu ve uyum stratejileri: Bir karma yöntem araştırması

Bu araştırmada uluslararası üniversite öğrencilerinin kültür şoku, öz-yeterlik, yaşam doyumu ve uyum stratejilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bir devlet üniversitesinde gerçekleştirilen araştırmada karma iç içe geçmiş tek durumu çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın ilk aşamasında, 13 uluslararası öğrenciyle yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Nitel verileri analiz etmek için NVivo paket programından yararlanılmıştır. Araştırmanın ikinci aşamasında ise nicel veri toplamak için anket kullanılmıştır. Nicel veriler SPSS-20 paket programı ile farklı betimsel ve çıkarımsal istatistikler kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular, uluslararası öğrencilerin tercihlerini etkileyen faktörlerine ilişkin yanıtlarına bakıldığında 'burs kazanma' uluslararası öğrencilerin Türkiye'yi tercihlerinde en önemli faktör olduğunu belirtmişlerdir. İkinci olarak uluslararası öğrencilerin kişisel deneyimlerine ilişkin öğrencilerin ilk aşamasında çoğunda, heyecan duygusunun ön planda olduğu gözlemlenmiştir. Üçüncü amaç olarak çoğu öğrenci Oberg (1960) tarafından tarif edilen şekilde kültür şoku yaşadıklarını belirtmişlerdir. Dördüncü olarak bütünsel değerlendirildiğinde uluslararası öğrencilerin öz-yeterlik düzeyleri yüksek olduğu söylenebilir. Beşinci olarak uluslararası öğrencilerin sosyo-kültürel süreçlere uyum düzeylerine bakıldığında zorlandıkları şeklinde görüş bildirmektedirler. Altıncı olarak öğrencilerin yaşam doyum düzeylerine bakıldığında yaşam doyum düzeylerine ilişkin orta ya da kısmen katılıyorum şeklinde görüş bildirmektedirler. Bu çalışmanın yedinci amacı olarak öz-yeterliğin, öğrencilerin Türkiye'de kalma süreleri ve sosyo-kültürel süreçlere uyumlarında yaşadıkları genel kültür şokuna önemli bir yordayıcı olarak görülmektedir. Sekizinci ise öğrencilerin sosyo-kültürel süreçlere uyumların, öğrencilerin yaşam doyumlarında önemli bir yordayıcı olduğu görülmektedir. Son olarak da uluslararası öğrenciler tarafından kültürel farklılıklar ve şoklarla başa çıkmak için önerilen stratejiler şöyle ifade edilmiştir: Yabancı ve Türk arkadaş edinilmeli, iyimser olunmalı, çaba gösterilmeli, dile hâkim olunmalı, turistik yerlerde gezilmeli, yurt dışına çıkmadan önce iyi hazırlanmalı, lisansüstü seviyede eğitim için yurt dışına çıkılmalı, siyasete hiç karışılmamalıdır.

KültürKültürel uyumSosyokültürel farklılıklar+6
Mustafa Almukdad
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 sürecinde okulların algılanan durumları ve eğitim paydaşlarının değişen rolleri

Araştırmanın kuramsal çerçevesinde hayatımızı etkileyen Covid-19, Covid-19 ile beraber ilan edilen pandeminin eğitim üzerindeki etkileri, eğitimin alt sistemi olan ve kapatılan okulların eğitim paydaşları tarafından algısı, Covid-19 döneminde önlem olarak alınan uzaktan eğitim sisteminin getirilmesiyle meydana gelen eğitimde imkan ve fırsat eşitliğinin sorgulanması, eğitim paydaşlarının Covid-19 ile beraber okulda olduğu gibi değişime uğrayan ya da yeni tanımlanan rollerinin saptanmasına cevaplar aranmıştır. Bu araştırmanın amacı; Covid-19 ile birlikte meydana gelen pandemi sürecinde sosyal alanlarda alınan kısıtlama kararları doğrultusunda okulların yüz yüze eğitime kapatılmasıyla beraber okulların mevcut durumu ve eğitim paydaşlarının rollerinde meydana gelen değişimleri birçok yönüyle (okul algısı, fırsat ve imkan eşitliği, öğretmenlik mesleği, okulun amaçları) ele almak ve bu süreçte eğitim paydaşlarının yaşadıkları sorunları ortaya koymak ve bundan sonraki süreçler için uygulayıcılara öneriler sunmaktır. Kişilerin içinde bulundukları pandemi süreciyle ilgili içinde yaşadıkları ancak farkında olmadıkları deneyimlerini derinlemesine inceleyebilmek adına araştırmada nitel yöntem kullanılmış olup araştırma olgu bilim (fenomenoloji) deseninde hazırlanmıştır. Bu araştırma toplumun bir düzenleyicisi ve alt sistemi olan okulun eğitim paydaşları tarafından önemini vurgulamakla beraber, eğitimin temel ilkesi olan eğitimde imkan ve fırsat eşitliğinin sağlanamamasının getirdiği olumsuz sonuçları ortaya koymak ve öneriler getirmek, okulun merkezinde bulunan öğretmenin toplum üzerinde Covid-19' dan önce fark edilemeyen önemi ve Covid-19 süreciyle beraber öğretmenlere verilen yeni rollerin saptanması ve bu bağlamda eğitim sisteminde meydana gelen değişikliklerin vurgulanması açısından önemlidir. Araştırmanın çalışma evrenini 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Antalya ili merkez ilçelerinden seçilen Kepez, Muratpaşa ve Konyaaltı'nda bulunan özel ve resmi liselerdeki yöneticiler, öğretmenler, öğrenim görmekte olan öğrenciler ve veliler oluşturmaktadır. Çalışma örnekleminin oluşturulmasında maksimum çeşitlilik dikkate alınmıştır. Çalışma örnekleminde yer alan okul ve katılımcıların seçiminde ise seçkisiz olmayan örnekleme tekniklerinden amaçlı örnekleme tekniği kullanılmıştır. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak elde edilmiştir. Bu çalışmada araştırma sorularına ilişkin verilen cevaplar betimsel ve içerik analiz yöntemleri kullanılarak incelenmiştir. Elde edilen veriler, sonrasında belirlenen temalara göre özetlenip yorumlanmıştır. Araştırmadan elde edinilen bulgulara göre, 2019 Mart ayından itibaren tüm dünyayı etkileyen Covid-19 bireylerin özellikle sosyal hayatını kısıtlaması yönünde etkilemiş ve bireylerin kendilerini koruma altına alma, bu durumdan kurtulma gibi kaygı oluşturacak davranışlara ittiği saptanmış genel olarak tüm paydaşları olumsuz yönde etkilediği görülmüştür. Sosyal bir kurum olarak okulların Covid-19 sürecinde eğitim paydaşları tarafından mecaz yoluyla metaforik algılarına ulaştığımız genel sonuç, okulların "online" kavramı ile örtüştürülmesidir. Bu da bize uzaktan eğitimin bireyler tarafından teknoloji alt temelli algılandığını göstermiştir. Ancak bunun yanında eğitim paydaşlarının başka bir çoğunluğu ise yük, özlem, sosyalleşememek, değişim gibi olumsuz tutumlarını belirtmişlerdir. Covid-19'un eğitime yön vermesi ile birlikte okulların Covid-19'dan önce ve Covid-19 sürecinde nasıl algılandığının anlaşılabilmesi için karşılaştırmalı olarak sorulan soruların en çarpıcı bulgusu okulların Covid-19'dan önce eğitim yuvası, her şey, sevdiğim bir yer, düzen, yardımcı kuruluş olarak adlandırılırken Covid-19 sürecinde ise taban tabana zıt ifadelerle: " Benim gözümde okul yok, verimli olmayan işlevsiz bir yer, öğrencisiz boş bir alan, Eğitim yuvası değil artık, okul kültüründen uzak bir yer."ifadeleri kullanılarak eğitim paydaşları üzerinde toplumsal düzen, sosyalleşme, kültürel değerlerin aktarıcısı olarak okulların zihinlerde olumsuz algılandığı ve yok edildiği görülmüştür. Covid-19 sürecinde teknoloji temelli bir eğitim sistemi olan uzaktan eğitimin sorgulanması sonucu paydaşlar bu eğitim sisteminde öğretim sürecinin kısmen, okulun diğer amaçları olan sosyalleşme, hayata yön verme, toplumsal değerlerin öğretimi, akran iletişimi, denetim ve ölçme değerlendirme gibi amaçlarını gerçekleştiremediğini ifade ettikleri saptanmıştır. Eğitim sürecinde deneyimlerini aktaran uzmanlar olarak okulun temel taşı olan öğretmenlerin, okulun yönetimini sağlayan yöneticilerin, milli eğitim tarafından her yıl belirlenen programlar dahilinde okullarının türlerine göre yaptıkları eğitim planlamalarına ek olarak öğrencinin sağlığını koruma, sağlık bakanlığı ve emniyet müdürlükleriyle irtibat halinde olma, öğrencileri derslere dahil edebilmek için çeşitli iletişim kanallarından gruplar kurarak velileri bilgilendirme, yeni eğitim sistemi için teknolojik materyaller hazırlama gibi meslek tanımlarında olmayan yeni sorumluluklar edindikleri saptanmıştır. Eğitimde özel ve resmi olmak üzere iki farklı kurumun olması özel okullarda öğrencilerden alınan ücret karşılığında müfredat programları dışında verilen seçmeli ders seçeneklerinin farklılığı ve öğrencilerle birebir ilgilenilmesi açısından okul ve sınıf mevcutlarının azlığından kaynaklanan eğitim, Covid-19 sürecine kadar toplumun sosyal sınıfları arasında sadece imkanlar dahilinde tercihe dayalı bir uygulama olsa da Covid-19 ile birlikte özel okullarla resmi okullar arasında yapılan uygulamaların farklılığı sebebiyle sosyal sınıflar arasındaki makasın iyice açıldığını ortaya koymuştur. Sosyal şartları kısıtlı ve ekonomik durumu düşük olan velilerin öğrencileri bu süreçte evlerinde internet erişimine sahip olamamakla beraber hatta bazılarının evinde televizyon dahi olmadığı için hiçbir eğitim kaynağına ulaşamadığı, özel okullarda okuyan öğrencilerin ise hem internet erişimi ile ilgili bir sorun yaşamadığı hem de öğrencilere birebir danışmanlık hizmeti sağlandığı, her öğrencinin ayrıca eksikleri tespit edilerek etüt uygulamaları yapıldığı saptanmıştır. Bu sonuçlar, özel ve resmi okullarda eğitim gören öğrenciler arasında imkân ve fırsat eşitliği ilkesine ters düşen durumları ortaya koymuştur. Elde edilen bulgular ve literatür taraması sonucu uygulayıcı ve araştırmacılara sunulan önerilerden bazıları şunlardır: Uzaktan eğitim sürecinde teknolojik aksaklıklardan kaynaklanan sebepler yüzünden her öğrencinin eğitime aynı koşulda ulaşamaması sebebiyle öğretim süreci ve müfredat programlarıyla ilgili oluşan eksikliklerin tamamlanabilmesi için milli eğitim tarafından sistemli ve planlı olarak yeni eğitim-öğretim sürecine dahil edilebilecek ek çalışmalar düzenlenmesi; mesleki ve teknik liselerin uygulamalı dersleri uzaktan öğretim sisteminde hiçbir koşulda yapılamadığı için bu liselerdeki öğrenciler mesleki yeterliliğe ulaşamamıştır. Bu sebeple bu öğrencilere küçük gruplar halinde planlamalar yaparak akşam dersleri ya da hafta sonu atölye çalışmalarının planlaması uygulayıcılara önerilirken araştırmacılara ise şu öneride bulunulmuştur: "Bu çalışma kendini ifade edebilecek erişkin grup olan lise öğrencileri ile yapılmıştır. Bu çalışma ilkokuldaki eğitim paydaşları ile karma yöntem kullanılarak da yapılabilir."

COVID 19EğitimEğitim yönetimi+5
Melike Yayla
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin liderlik davranışları ile öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeyleri arasındaki ilişki (Burdur ili Bucak ilçesi örneği )

Bu çalışmanın amacı, öğretmenlere görüşlerine göre okul yöneticilerinin liderlik davranışları ile öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın evrenini 2015- 2016 eğitim-öğretim yılında Burdur ili Bucak ilçesindeki resmi okullarda görev yapan kadrolu 897 öğretmen oluşturmaktadır. Bucak'ın küçük bir ilçe olması sebebiyle ve daha kapsamlı bir sonuca ulaşmak için örneklem seçimine gidilmeyerek evrenin tümüne ulaşılmaya çalışılmıştır. Bu amaçla ölçekler Burdur İli Bucak ilçesindeki resmi okullarda görev yapan kadrolu öğretmenlerin hepsine araştırmacı tarafından ulaştırılmıştır. Çalışmada iki farklı ölçek kullanılmıştır. Bunlardan birincisi; "Liderlik Davranışları Ölçeği", ikincisi "Örgütsel Bağlılık Ölçeği"dir. Ölçeklerin uygulanması 2016 Haziran ayı içerisinde tamamlanmıştır. Araştırmanın her alt problemi ile ilgili aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri bulunmuştur. Verilerin analizleri için t-testi, tek yönlü varyans analizi, anlamlı ilişkinin sebebini anlayabilmek için Tukey ve Dunnett's C testi ile Pearson Korelasyon Katsayısı tekniği kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin görüşlerine göre okul yöneticileri orta düzeyde liderlik davranışı göstermektedirler. Bu görüşler arasında görev yaptıkları okul türüne ve öğrenim durumlarına göre anlamlı farklılık vardır. Araştırmaya katılan öğretmenler örgütlerine bağlı olduklarını belirtmişlerdir. Öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeyleri arasında okullarındaki hizmet süresine, görev yaptıkları okul türüne, mezun oldukları fakülteye ve öğrenim durumlarına göre anlamlı farklılık vardır. Okul yöneticilerinin liderlik davranışları ile öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeyleri arasında pozitif, yüksek ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur.

BağlılıkBurdur-BucakLiderlik+6
Ferhat Yıldırım
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğretmenlerinin iş yaşam kalitesine ilişkin algıları ile iş doyum düzeyleri arasındaki ilişki (Balıkesir İli merkez ilçeler örneği)

İlkokul öğretmenlerinin iş yaşam kalitesine ilişkin algı düzeyleri ile iş doyum düzeyleri arasında bir ilişki olup olmadığını öğretmenler görüşü doğrultusunda belirlemek bu araştırmanın temel amacını oluşturmaktadır. Araştırma, ilişkisel tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın evrenini Balıkesir ili merkez ilçeleri Altıeylül ve Karesi İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerine bağlı resmi ilkokullarda görev yapan 1558 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma verileri "İş Yaşam Kalitesi" ve "Minessota İş Doyum" ölçeği ile toplanmıştır. Araştırma kapsamında verileri analiz etmede doğrulayıcı faktör analizi, betimsel istatistikler (ortalama, standart sapma, ortanca), ilişkisiz örneklemler t testi, tek yönlü varyans analizi, Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis H testi istatistiksel teknikleri kullanılmıştır. Veri analizinde SPSS 25 ve LISREL 8.2 programlarından yararlanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular öğretmenlerin en çok iş yaşamında stres davranışına katıldığını göstermektedir. Öğretmenlerin iş yaşam kalitesine ilişkin görüşlerinde cinsiyet, mesleki kıdem, hizmet süresi ve branş değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin iş doyumları yüksektir. İş doyum ve dışsal doyum puan ortalamaların cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Yaş, cinsiyet, mesleki kıdem, görev yaptıkları okuldaki hizmet süresi, eğitim düzeyi ve alan değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamıştır. İş yaşam kalitesi ile iş doyumu arasında pozitif yönlü orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur.

Eğitim yönetimiÖğretmen algısıÖğretmenler+3
Yasemin Sarı Karadaş
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel narsisizm ve örgütsel güven arasındaki ilişkinin özel okullar ile devlet okulları açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, örgütsel narsisizm ile örgütsel güven arasındaki ilişkiyi tespit etmek, bu ilişkiyi özel okullar ve devlet okulları açısından incelemektir. Çalışma 2019 yılı içerisinde yürütülmüş olup araştırma örneklemini, Rize ilinde bulunan çeşitli özel okullar ve devlet okullarında görev yapan 345 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada nicel araştırma türlerinden biri olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda örgütsel narsisizm ve örgütsel güven arasında pozitif yönlü orta düzeyli bir ilişki tespit edilmiş, özel okullar ile devlet okulları açısından özel okullar lehine anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Çalışmada özel okullar açısından örgütsel narsisizm ile cinsiyet arasında anlamlı farklılık bulunmamışken, devlet okulları açısından cinsiyet ile örgütsel narsisizm arasında anlamlı farklılık bulunmuş, erkeklerin örgütsel narsisizm algısının kadınlara göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Son olarak evli ve deneyimli öğretmenlerin, örgütsel narsisizm algısının daha yüksek olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Özel okul, devlet okulu, örgütsel narsisizm, örgütsel güven, öğretmenler

Devlet okullarıNarsisizmÖrgütsel güven+2
Muhammed Enes Güneş
Recep Tayyip Erdogan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00