Atatürk University
Discipline

Doğu Dilleri ve Edebiyatları Anabilim Dalı

Atatürk University

60

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Şâh Kâsım Tebrîzî'nin Süleymânnâme isimli eseri (metin-inceleme)

Bu çalışmada XVI. Yüzyılın başlarında İran'dan Osmanlı topraklarına gelen ve burada Kanunî Sultan Süleymân adına eser telif etmiş şairlerden biri olan Şâh Kâsım Tebrîzî'nin (ö. 1539) hayatı ve Farsça kaleme aldığı Süleymânnâme olarak bilinen eseri ele alınmıştır. Süleymâniye Kütüphanesi, Ayasofya ve Hekimoğlu Ali Paşa koleksiyonlarında yer alan nüshalarından hareketle tenkitli metin çalışması yapılan eser muhteva ve şekil bakımından değerlendirilmiştir. Eser, ikincil kaynaklarda birbirine yakın dönemlerde yaşamış Osmanlı müelliflerinden Abdurrahman Gubârî ve Kireççizade Mahmud Gubârî'ye ait olarak gösterilmiştir. Ayrıca bazı çalışmalarda farklı eserler bu eserin nüshası sayılmış ya da eser nüshaları başka eser olarak kabul edilmiştir. Bu tezde söz konusu karışıklık ve belirsizlikler giderilmeye çalışılmıştır. Üç bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümü bahsedilen eserin müellifine dair problemlerin çözümüne ayrılmıştır. İkinci bölümde eser dil ve üslup açısından analiz edilerek tarih ilminde ifa ettiği değer incelenmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise eserin tenkitli metin neşri yer almaktadır.

Emine Saraç
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Modern fas edebiyatında kısa öykü ve Muhammed Zafzâf'ın "Bâ'i'atu'l-verd" adlı öykü koleksiyonunun tahlili

XIX. yy'dan itibaren sömürge rejimlerinin çeşitli politikalarına sahne olan Fas, 1912-1956 yılları arasında Fransız himayesine girmiştir. Bu dönemde diğer Arap ülkelerinde Arap Rönesans'ı olarak adlandırılan "Nahda Hareketi" başlamışken, Fas'ta ise bu hareketin I. Dünya Savaşı'nın hemen öncesinde başladığı görülmektedir. Diğer Arap ülkelerine kıyasla yaşanan gecikmeden dolayı Fas edebiyatı, uzun bir süre eski kültürün ve klasik Arap edebiyatının etkisinde kalmıştır. İşte bu nedenle de Mağrip ülkelerinden olan modern Cezayir ve Tunus edebiyatında olduğu gibi Fas edebiyatında da kısa öykü ve roman gibi nesir türlerinin oldukça geç bir zamanda ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Bu çalışmada, ilk olarak modern Fas edebiyatında kısa öykü türünün doğuşundan gelişimine kadar geçirmiş olduğu merhalelerden bahsedilmiştir. Ardından Fas kısa öyküsünün en önemli öncülerinden birisi olan Muhammed Zafzâf'ın hayatı, edebi kişiliği ve eserleri ele alınmıştır. Son olarak da Muhammed Zafzâf'ın Bâ'i'atu'l-Verd adlı kısa öykü koleksiyonu teknik ve tematik açıdan tahlil edilmiştir.

19. yüzyılArap edebiyatıEdebi inceleme+5
Eyüp Bozkurt
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Birleşik Arap Emirlikleri'nde modern kısa öykünün doğuşu ve gelişimi

Körfez ülkelerinde petrolün keşfiyle gelen ekonomik rahatlık, eğitim ve kültür alanlarına etki ederek toplumun gelişmesini sağlamış ve bu durum, edebî çevrenin oluşmasına katkıda bulunmuştur. Tezimizde Körfez ülkelerinden Birleşik Arap Emirlikleri ele alınmaktadır. "Birleşik Arap Emirlikleri'nde Modern Kısa Öykünün Doğuşu ve Gelişimi" başlıklı yüksek lisans tezimizde, Birleşik Arap Emirlikleri'nin sosyal, siyasi ve kültürel yapısı ışığında, ülkenin tanık olduğu önemli edebî gelişmeler hakkında bilgi verilmiştir. Akabinde Birleşik Arap Emirlikleri'nde kısa öykünün geçirdiği aşamalara yer verilerek bu alanda öne çıkan kısa öykü yazarları, edebî kişilikleri ve eserleri ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

Arap edebiyatıBirleşik Arap EmirlikleriKısa hikayeler+1
Hümeyra Alibaş
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Hindistan Hilafet Hareketi ve Urdu edebiyatına yansımaları

Hint alt kıtası XVI. yüzyıldan itibaren Batı'nın istilasına uğramaya başlamış, ticaret amaçlı bölgeye gelip XIX. yüzyılda bölgeyi tamamen ele geçiren İngilizlerin yönetiminde alt kıta Müslümanları yönetenden yönetilen pozisyonuna geçmişler ve yönetim kademelerinde Hindulara verilen ayrıcalıklarla da benliklerini kaybetme noktasına gelmişlerdir. Aynı dönemde Osmanlı İmparatorluğu Kırım Savaşı ile toprak kaybetmeye başlamış, 93 Harbi ve Trablusgarp Savaşları ile devam edecek olan zorlu bir sürecin içine girmiştir. Hilâfet makamı ile Osmanlı Devleti'ne bağlı olan alt kıta Müslümanları Osmanlı Devleti'ni özellikle Hilâfet makamını içinde bulunduğu tehlikeli süreçten kurtarmak için çeşitli siyasi oluşumlar içine girmişler, gazete yazıları ve şiirler aracılığıyla da bu yönde propagandalar yapmışlardır. 1919-1924 yılları arasında bu yaklaşımla oluşturulan Hindistan Hilâfet Hareketi siyasi yönünün yanı sıra Urdu edebiyatına yansımaları açısından da önem taşımaktadır. Bu çalışmamızda Hindistan Hilâfet Hareketi'nin Urduca şiir ve düz yazıya ne şekilde yansıdığı araştırılarak, edebiyatı ne şekilde etkilediği ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.

Edebi eserlerHilafet HareketiHindistan+1
Hatice Görgün
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Şemsî-yi Bağdâdî'nin Manzar-i Ebrâr Mesnevisi ve Nizâmî'nin Mahzenü'l Esrâr'ı ile karşılaştırılması

Bu çalışmada X/XVI. yüzyıl şairlerinden Şemsî-yi Bağdâdî'nin Manzar-i ebrâr isimli mesnevîsi incelenmiş ve nazire olarak yazıldığı Nizâmî-yi Gencevî'nin Mahzenü'l esrâr'ı ile karşılaştırılması yapılmıştır. Eserin tashihli metni hazırlanırken Köprülü Yazma Eser Kütüphanesi Hacı Ahmed Paşa koleksiyonunda 294 demirbaş numarası ile kayıtlı tek nüshadan faydalanılmıştır. Çalışma bir giriş ile beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm Şemsî-yi Bağdâdî'nin yaşadığı döneme genel bir bakış; ikinci bölüm Manzar-i ebrâr'ın incelenmesi, üçüncü bölüm Nizâmî-yi Gencevî'nin Mahzenü'l esrâr'ı ve ona yazılmış nazireleri içermektedir. Dördüncü bölümde Nizâmî-yi Gencevî'nin Mahzenü'l esrâr'ı ile Şemsî-yi Bağdâdî'nin Manzar-i ebrâr adlı eserinin karşılaştırılması yapılmış ve beşinci bölümde Manzar-i ebrâr'ın tashihli metnine yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Nazîre, Nizâmî, Şemsî, Manzar-i ebrâr, Mahzenü'l esrâr.

16. yüzyılFars edebiyatıMesnevi+2
Seyhan Karakütük
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ebu'l-Bekâ el-Kefevî ve el-'Udde 'İnde Kulli Şidde adlı eseri (İnceleme-tahkik)

Çalışmamız, Ebu'l-Bekâ el-Kefevî'nin El-'Udde 'İnde Külli Şidde fî Şerhi Kasîdeti'l-Bürde isimli eserinin tahkikidir. Kefe'de doğduğu, uzun yıllar burada yaşadığı ve aslen de Kefeli olduğu için "Kefevî" nisbesini alan müellif, XVII. yüzyıl Osmanlı döneminde yaşamış Kırım Türk'ü bir âlimdir. İlk olarak Kefe'de müftülük yapmış sonrasında ise çeşitli beldelerin yanında İstanbul'da da kadılık yapmıştır. Bazı kaynaklar müderrislik yaptığından bahsetmiştir. Ebu'l-Bekâ özellikle Hanefî mezhebi olmak üzere fıkıh alanında geniş bilgiye sahipti. Geniş bilgisi sebebiyle kendisine ilmiye teşkilatının en üst mertebesi olan Mevlevi (Molla) kadısı unvanı verilmişti. Bunun yanında Arap dili alanında büyük bir bilgi birikimine sahip olduğu bilinmektedir. Nitekim günümüzde hâlâ geçerliliğini koruyan ve birçok tefsir yazarının başvurduğu bir kavram sözlüğünün sahibidir. Tahkikini yaptığımız bu eserde müellif, Kasîde-i Bürde'yi sözlük, sarf, nahiv, belâgat ve dinî ilimler çerçevesinde sade bir dil ile açıklamaktadır. Yapılan bu çalışmayla eser tanıtılmış, nüshalardaki hatalar düzeltilip eksiklikler tamamlanarak okuyucuya eksiksiz bir metin sunulmaya çalışılmıştır.

17. yüzyılArap edebiyatıArapça+5
Büşra Yıldırım Köksal
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Seyfî-yi Buhârî'nin Farsça Dîvânı

Bu çalışma, Timurlular Dönemi İran şairlerinden Seyfî-yi Buhârî'nin Farsça Dîvânının edisyon kritikli metnini ve bu metnin incelenmesini içermektedir. Çalışma metni hazırlanırken İran Meclis Kütüphanesi'nde, İstanbul'daki Millet Yazma Eser Kütüphanesi Ali Emiri koleksiyonu Farsça Yazmalar bölümünde, Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi Laleli ve Nuruosmaniye koleksiyonlarında, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi Farsça Yazmalar Bölümünde ve TBMM Kütüphanesi Mikrofilm Bölümünde yer alan toplam altı nüshadan faydalanılmıştır. Çalışmamız bir giriş ve dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Seyfî-yi Buhârî'nin yaşadığı dönemin siyâsî, sosyal ve edebî durumuna değinilmiştir. İkinci bölüm müellifin hayatı, edebî kişiliği ve eserleri hakkında bilgiler ihtivâ etmektedir. Üçüncü bölümde Seyfî-yi Buhârî'nin Dîvân'ında kullanılan vezinler ve Dîvânının muhtevâsı belirtilmiş, nüshaların tanıtımı yapılmış, Dîvânda bulunan edebî sanatlardan örnek beyitler getirilmiş ve dil ve imlâ özellikleri ile metnin oluşturulmasında izlenen yol hakkında bilgiler sunulmuştur. Dördüncü bölümde ise eserin edisyon kritikli metnine yer verilmiştir.

BuhariDivan edebiyatıDivanlar+5
Müberra Karataş
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

İran çocuk ve gençlik edebiyatı

Bu çalışmanın amacı, İran'da çocuk ve gençlik edebiyatının nasıl gündeme geldiğini ve hangi tarihi süreçlerden geçip günümüzdeki halini aldığını tespit edebilmektir. Bu tarihi sürecin ortaya çıkabilmesi için İran coğrafyasında oluşturulan kadim metinlerde ve İslam'dan sonra telif edilen Klasik Fars edebiyatı eserlerinde çocuk ve gençlerin yer alışının incelenmesine ve araştırılmasına önem verilmiştir. Bu çalışmamızda önem verilen bir diğer amaç ise çocuğun tarihsel süreç içerisinde yaşadığı kültürel ortam ve aldığı eğitim hakkında bilgi verilerek günümüzdeki İranlı çocuk ve gençlerin aldığı modern eğitimin kültürel köklerini göstermektir. İran çocuk ve gençlik edebiyatını tarihi seyri çerçevesinde anlayabilmek için ortaya çıkardığımız bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İslam öncesi ve sonrası dönemlerde yaşayan çocuk ve gençlerin sosyal, kültürel ve eğitim durumları göz önüne alınarak çalışılan birinci bölüm beş kısma ayrılmıştır. Bunların ilk iki kısımda seçilen kadim metinler ve klasik Fars edebiyatı eserlerinde çocuk simasının izleri yakalanmaya çalışılmış, diğer üç kısımda da çocuk edebiyatının temellerinin atıldığı, gündeme geldiği ve çocuk eksenli kitapların yazılmaya başlandığı dönemlerin tespit edilmesine çalışılmıştır. İkinci bölümde İran çocuk ve gençlik edebiyatı türlerinin sınıflandırılması yapılmış ve bu kısımlar örnek metinlerle desteklenmiştir. Üçüncü bölümde ise çocuk ve gençlik edebiyatı alanında eser veren belli başlı İranlı yazarların hayatı ve kitapları hakkında bilgiler verilmiştir. Ayrıca ulaşabildiğimiz on üç İranlı çocuk ve gençlik yazarı ile röportaj yapılmış ve bu röportajların Türkçe metinleri bu kısıma eklenmiştir. İranlı yazarlarla yaptığımız röportajlardaki amacımız onların hedef kitlelerindeki çocuğa nasıl bir bakış açılarının olduğunu görmek ve İran'da çocuk ve gençlik edebiyatının gelişmesindeki etkili olan unsurların bilgisine yazarların dilinden ulaşabilmektir.

Fars edebiyatıFarsçaGençlik edebiyatı+3
Yaşar Yeşim Amaç
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Abdu'l-Gaffâr'ın Divânçe ve Mesnevî'si ‎(İnceleme–metin)‎

Bu çalışmada 19. yüzyılda Kâçârlar döneminde İran'da yaşayan Abdu'l-Gaffâr'ın yazmış ‎olduğu Farsça Divânçe ve Mesnevî'yi inceledik. İncelediğimiz bu iki eser aynı nüshada ‎yer almaktadır. Bu iki eserin ulaşabildiğimiz tek nüshası Süleymaniye Yazma Eser ‎Kütüphanesi, Ali Nihad Tarlan koleksiyonunda, 00051 demirbaş numarasıyla kayıtlıdır. ‎Şekil ve içerik olarak incelediğimiz Divânçe‎; gazel, terci-i bent, muhammes ve rubailerden; ‎Mesnevî‎ ise ‎‏40‏‎ başlık altında, iç içe girmiş iki çerçeve hikâyeden oluşmaktadır. Dört ‎bölümlük çalışmamızın ilk bölümünde İran'ın 19. yüzyıldaki siyasî, sosyal ve edebî ‎durumunu özetledik. İkinci bölümde ise söz konusu nüshadan edindiğimiz, şairin eğitimi, ‎edebî kişiliği ve etkilendiği şairler gibi biyografik bilgilere yer verdik. Üçüncü bölümde ‎üzerinde çalıştığımız iki eseri tanıttıktan sonra içerik bakımından inceledik. Dördüncü ‎bölümde elimizdeki nüshanın sırasına uyarak ilk olarak Divânçe‎, akabinde Mesnevî‎'nin ‎metnine gerekli düzeltmelere yaparak yer verdik.‎

19. yüzyılAbdul-GaffarDivançe+5
Azer Ateş
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sadık Yalsızuçanlar'ın "Gezgin" ve Muhammed Hasan Alvan'ın "Mevtun Sağîrun" adlı romanlarının karşılaştırılması

İlk olarak 18. yüzyılda Batı'da ortaya çıkan roman sanatı, tüm dünyaya yayılarak edebiyat alanında büyük bir öneme sahip olmuştur. Arap edebiyatında da 19. yüzyılda görülmeye başlanan tercüme faaliyetleriyle birlikte roman türünün ilk örneği Mısırlı yazar Muhammed Hüseyin Heykel tarafından Zeyneb başlığıyla yazılmıştır. Zamanla bütün Arap ülkelerine yayılan roman türünde eser kaleme alan birçok yazar yetişmiştir. Türk edebiyatında da roman, Arap edebiyatıyla benzer şekilde 19. yüzyılın ortalarında batılılaşmadan sonra çeviri hareketiyle ortaya çıkmış ve bu alanda eser kaleme alan birçok yazar yetişmiştir. Yine 19. yüzyılda ortaya çıkıp 20. yüzyılda bütün dünyaya yayılan karşılaştımalı edebiyat bilimi çerçevesinde farklı dillerde kaleme alınan edebi eserlerin karşılaştırmalarına dair birçok çalışma yapılmıştır. Bu tezde de Muhyiddîn İbnü'l Arabî'nin şahsiyetini biyografik olarak ele alan Türk yazar Sadık Yalsızuçanlar'ın Gezgin adlı romanı ile Suudi yazar Muhammed Hasan Alvan'ın Mevtun Sağîrun adlı romanı içerik, yapı, dil ve üslup yönünden incelenip ortak, benzer ve farklı yönleri karşılaştırılarak ortaya konmaya çalışılacaktır. Anahtar Kelimeler: Roman, Karşılaştırmalı Edebiyat, Arap Edebiyatı, Türk Edebiyatı, Sadık Yalsızuçanlar, Muhammed Hasan Alvan, Muhyiddin İbnü'l Arabi.

Alvan, Muhammed HasanArap edebiyatıKarşılaştırmalı edebiyat+4
Ahmet Fatih Al Hüseyni
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Cezayir'de dilbilim çalışmaları ve Abdurrahman el-Hac Salih

Bu tez çalışmamız, Cezayir'deki dilbilim çalışmalarını ve 20. yüzyılda modern Arap dilbilim çalışmalarıyla kendisinden söz ettiren Cezayirli dilbilimci Abdurrahman el-Hâc Sâlih'i ele almaktadır. Abdurrahman el-Hâc Sâlih, klasik dönem çalışmalarını özgün Arap dilbilimini inşa etmek için bir mihenk taşı olarak görmektedir. Arap nahvi ve Batı kaynaklı çalışmaları objektif olarak ele alması hem Arap mirasını değerlendirmesi hem de modern Arap dilbilim teorilerine ışık tutması açısından önemlidir. Çalışmamızda Batı'da temelleri atılan dilbilimin Cezayir'de ortaya çıkışı, dilbilimcilerin babası olarak anılan Abdurrahman el-Hâc Sâlih'in dil olgusuna bakışı ve bu alandaki çalışmaları incelenmiştir. Araştırmamızın birinci bölümünde dilbilimin tanımı, konusu, amacı, alt dalları, Arap dilinde dilbilim karşılığında kullanılan kavramlar ve Arap dünyasındaki dilbilim çalışmaları yer almaktadır. İkinci bölümünde Osmanlı ve Modern dönem Cezayir'inde dilbilim çalışmaları, Cezayir'in önde gelen dilbilimcileri ve Cezayir'de Arap diline dair faaliyet gösteren kurumlar hakkında bilgi verilmektedir. Çalışmamızın son bölümünde ise Abdurrahman el-Hâc Sâlih'in hayatı, eğitimi, görev ve sorumlulukları, öğrencileri ve eserleri hakkında bilgi verildikten sonra dilbilim alanında yaptığı çalışmalar ele alınarak Arap dilbilimine katkısı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Dilbilim, Modern, Arap, Cezayir, Abdurrahman el-Hâc Sâlih.

20. yüzyılArapçaCezayir+3
Merve Görgülü
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessAR

Câhiliye ve Emevî dönemleri yağmacı şairlerin şiirlerinin karşılaştırılması

دراسة مقارنة لشعر الصعاليك في العصر الجاهلي والعصر الأموي. الصعلوك في اللغة هو الفقير الذي لا يملك من المال ما يعينه على أعباء الحياة، كان الصعاليك إحدى طبقات المجتمع الذين ألقي الضوء على نشاطهم الأدبي في العصر الجاهلي على الرغم من سلوكياتهم وتشردهم، وتلاشت تلك الطائفة في عصر صدر الإسلام، ثم عادت للظهور في العصر الأموي بصورة حديثة، فلم يقتصر نشاطها على السلب والنهب، بل تعدى ذلك إلى الانضمام إلى الحركات السياسية التي نشأت في العصر الأموي والثورة على الدولة، وتناولت هذه الدراسة أدب الصعاليك في العصرين الجاهلي والأموي من حيث البنية والمحتوى. اُتُّبع في هذه الدراسة المنهج الوصفي الكيفي، وقد سعينا إلى الاطلاع على الدراسات التي تناولت تراث الصعاليك الشعري، ثم بدأنا بجمع مادة البحث، لنوضح مفهوم الصعلكة والفتك، وأسباب ظهورها في العصر الجاهلي وامتدادها إلى العصر الأموي، والوقوف على أشعار الصعاليك في العصر الجاهلي والعصر الأموي، والمقارنة من حيث البنية والمحتوى الشعري، وبيان أوجه التشابه والاختلاف في البنية والمحتوى الشعري لدى صعاليك العصرين الجاهلي والأموي. وكان من أهم نتائج هذه الدراسة أن سبب ظهور الصعلكة هو الظلم والحرمان اللذان عانى منهما صعاليك الجاهلية والأموية، وظهر ذلك في أشعارهم، ومن النتائج أيضاً ظهور موضوعات شعرية استحدثها صعاليك العصر الأموي لم تكن موجودة عند صعاليك الجاهلية، نتيجة نشأة ظروف مختلفة عن العصر الجاهلي، أشهرها وصف السجون. وكذلك ظهر اختلاف في اللغة والألفاظ بين شعر شعراء الصعاليك في العصرين المدروسين نتيجة العوامل الدخيلة، كما تبين أن أشعار صعاليك الأموية طبعت بأغلب الصفات التي كانت عند صعاليك الجاهلية، فجاءت أشعار الصعاليك في العصرين الجاهلي والأموي في الغالب على شكل مقطوعات، كما أهملت فيها المقدمات الطللية، ووصف الرحلة، والتشرد، والصحراء، وكذلك اتصفت تلك الأشعار بالوحدة الموضوعية. الكلمات المفتاحية: العصر الجاهلي، العصر الأموي، الصعاليك، شعر، مقارنة.

Maram Alshawı
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı ilim hayatının gelişmesinde Mısır'ın rolü (1300-1550)

Osmanlı düşünce hayatı İslâm medeniyeti içerisinde uzun bir dönemi kapsar. Bununla beraber bu alan henüz yeterince incelenmiş değildir. Birçok önemli Osmanlı âlimi Kâhire'ye ilim tahsili için seyahat etmişlerdi. Dâvûd el-Kayserî, Molla Fenârî ve Alâuddîn er-Rûmî bu âlimlerden ilk akla gelenlerdir. Erken dönem Osmanlı âlim tipi Râzî mektebine ve Ekberî geleneğe bağlıydı. Naklî ilimlerin ön plana çıktığı Mısır muhitinde Râzî mektebinin kökenlerini bulmak buraya giden Osmanlı ulemâsını anlamak için önemli bir anahtardır. Mısır'da Şeyhûniyye Medrese-Hankâhı Anadolu kökenli âlimlerin toplandığı en önemli mekanların başında geliyordu. Bâbertî ve Mübârekşâh'ın öğrencileri burada Râzî mektebine uygun bir ilmî anlayışta yetiştiler ve bu mektebi Osmanlı'ya getirdiler. Ekberî gelenek dışında erken dönemde Mısır kökenli Zeyniyye tarikatı da âlimler arasında yaygındı. Anadolu kökenli olmayan âlimler içerisinde İbnü'l-Cezerî ve Molla Gürânî gibi meşhur isimler Kâhire'de ders alıp Osmanlı muhitinde etkili olmuşlardı. Yavuz Sultan Selim'in Mısır'ın fethi sonrasında buradan âlimleri ve zanaatkarları İstanbul'a getirmesi modern dönemde taraflı bir tarih anlatısının parçası oldu. Ancak İstanbul'a gelen âlimler burada uzun süre kalmamış, Kanuni döneminde geri dönmüşlerdi.

Fahreddin er-RaziKültür tarihiMemlükler Dönemi+7
Furkan Balahoroğlu
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Emîr Humâyûn-i İsferâyinî'nin Farsça Divanı [Metin-inceleme]

Emîr Humâyûn-i İsferâyinî hicrî dokuzuncu yüzyılda yaşamış Fars şairlerindendir. Şiirlerinde Humâyûn mahlasını kullanmıştır. Emîr Humâyûn, Akkoyunlulardan Sultan Yakub'un himayesine girmiş ve Sultan'ın vefatına kadar Akkoyunlu sarayında kalmıştır. Çalışmamızda Emîr Humâyûn'un bilinen tek eseri olan Divan'ını ele aldık. Çalışmamız dört bölümden oluşmaktadır. Birinci Bölüm'de Emîr Humâyûn'un yaşadığı dönemi siyasî ve edebî açıdan ele aldık. İkinci Bölüm'de şairin hayatı, edebî kişiliği ve eserlerine yer verdik. Emîr Humâyûn'un Farsça Divanının İncelenmesi adını taşıyan Üçüncü Bölüm'de, Divan'ın dil ve üslup özellikleri ile muhtevası hakkında bilgi verdikten sonra, Divan'ın tenkitli metnini oluştururken istifade ettiğimiz yazma nüshaları kısaca tanıttık. Dördüncü Bölüm'de şairin Divan'ının metnine yer verdik.

Cemile Gülhan
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Muhammed el-'Arûsî el-Matvî ve et-Tûtu'l-Mur adlı romanının tahlili

Ele aldığı konular itibariyle döneminin ve toplumunun sorunlarını kurgusal bir çerçevede ele alan roman, Tunus'ta modern dönemde görülen edebî türler arasında etkin bir konuma sahiptir. Salih Suveysî el-Kayravânî, Mahmûd el-Mesʽadî, el-Beşîr Hurayyif, Muhammed el-ʽArûsî el-Matvî vb. isimler, modern Tunus romanının ilk örneklerini vererek bu türün sistemleşmesine katkı sağlayan isimler olmuşlardır. Ülkemizde modern Tunus edebiyatı ve bilhassa modern Tunus romanı hakkında yapılan çalışmaların sayısının az olması, bu yüksek lisans tezinin kaleme alınmasına vesile olmuştur. Buradan hareketle bu çalışmada; modern Tunus edebiyatında görülen tiyatro, şiir, öykü ve roman gibi edebî türlerin tarihsel süreçlerine; ayrıca çalışmamızın ana konusu olan Muhammed el-ʽArûsî'nin hayatına, edebî kişiliğine ve eserlerine dair bilgilere ve söz konusu yazarın et-Tûtu'l-Mur adlı romanının yapısal ve teknik unsurlar bakımından edebî tahliline yer verilmiştir. Bu yüksek lisans teziyle modern Tunus romanının, ülkenin bağımsızlığını kazanmasının ardından görülen edebî hareketliliğe doğrudan katkı sağladığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Roman, Modern Arap Edebiyatı, Tunus, Muhammed elʽArûsî el-Matvî, et-Tûtu'l-Mur.

Arap edebiyatıRomanTunus
Kübra Değirmenci
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Kevkebî'nin Âyîne-i Dil adlı mesnevisi (Metin-inceleme)

Çalışmamızın konusunu XV. yüzyılın ikinci yarısında ve XVI. yüzyılın ilk çeyreğinde yaşamış olan Kevkebî mahlaslı Alâuddîn-i Kirmânî'nin Hamse'si içinde yer alan ilk eseri Âyîne-i Dil adlı mesnevisi oluşturmuştur. Eserin metni, Ayasofya Kütüphanesi 3855 numarada kayıtlı nüsha ile İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi FY. 1398 numarada kayıtlı nüshanın karşılaştırılmasıyla oluşturulmuştur. Çalışmamız bir giriş ile dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, Kevkebî'nin yaşadığı döneme genel bir bakış; ikinci bölüm, Kevkebî'nin hayatı, eserleri ve edebî kişiliği; üçüncü bölüm, Kevkebî'nin Âyîne-i Dil Adlı Mesnevisi (inceleme); dördüncü bölüm, Kevkebî'nin Âyîne-i Dil Adlı Mesnevisi (metin) bölümlerinden ibarettir.

Alauddin-i KirmaniAyine-i DilFars edebiyatı+2
Harun Öner
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Modern Tunus edebiyatında kısa öykü ve 'Alî ed-Dû'âcî (1909-1949)'nin Sehirtu Minhu el-Leyâlî adlı öykü koleksiyonunun tahlili

Bu tezde, XVIIII. Yüzyılın reformist hareketleriyle karmaşık bir şekilde ortaya çıkan modern Tunus edebiyatı ve XX. yüzyıl başlarında tanık olduğu önemli edebî gelişmeler verilmeye çalışılmıştır. Fransa'nın ülkede uyguladığı politikalara karşı direniş gösteren ülkenin önde gelen aydın ve yazarlarının, bağımsızlık adına sesini duyurmak üzere kaleme aldıkları ürünler incelenmiştir. Yayın yoluyla edebiyatı araç olarak kullanmaları ve sanatsal değerde eserler ortaya koymaları üzerinde durulmuştur. Zamanla modern anlamda ortaya çıkan edebî türlerden tiyatro, roman ve özellikle de kısa öykünün geçirdiği aşamalara yer verilmiş ve öne çıkan öykü yazarları ve eserleri de ele alınmıştır. Modern Tunus'ta kısa öykünün en önemli temsilcilerinden olan 'Alî ed-Dûâcî'nin hayatı, edebî kişiliği ve eserleri hakkında bilgiler verilmiştir ve Sehirtu minhu el-Leyâlî adlı öykü koleksiyonunun tahliline yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Modern Tunus Edebiyatı, Öykü, Kısa Öykü, Kısa Hikâye, 'Alî ed-Dûâcî

20. yüzyılArap edebiyatıDuacı, Ali b. Salih+5
Derya Kaya
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Arap dilinde temsili teşbih ve Kur'an'dan bazı örneklerin incelenmesi

Teşbih sanatı, Arap edebiyatı tarihinin en erken dönemlerinden günümüze kadar değerini koruyarak varlığını sürdüren en önemli söz sanatlarından biridir. Teşbih yoluyla hakkında bilgi sahibi olunmayan uzak anlamlı ifadeler yakınlaştırılır, soyut ifadeler ise somutlaştırılır. Böylece teşbih, etkileyici ve sihirli bir üslupla anlatımı kuvvetlendirir ve ifadeye üstünlük kazandırır. Teşbihin en önemli çeşitlerinden biri olan temsîlî teşbihte ise bu etkiler daha üstün bir şekilde görülür. Nitekim temsîlî teşbihte, diğer teşbih türlerinden farklı olarak hem müşebbeh ve müşebbehün bih, hem de vech-i şebeh birden fazla unsurdan oluşur. Bu bakımdan temsîlî teşbih ile, muhatabın zihninde adeta bir resim tablosu ya da bir tiyatro sahnesi canlanır. Bu nedenle temsîlî teşbih, etkili ve iz bırakan güçlü bir anlatım aracıdır. Çalışmamızda; teşbih ve teşbihin çeşitlerinden biri olan temsîlî teşbih ayrıntılarıyla ele alınacak gerek dini anlamdaki değeri gerek belâgat alanındaki üstünlüğü ve eşsizliğiyle Kur'an-ı Kerim'den örneklem olarak seçilen ayetlerdeki temsîlî teşbihler incelenecektir. Bu incelemede, örneklem olarak seçilen Türkçe mealler üzerinden, müfessir ve dilcilerin görüşleri ışığında, teşbihli ifadelerin kaynak dil ve hedef dil arasındaki mütekabiliyeti incelenecek ve mealler arasında karşılaştırma yapılarak çevirilerin edebi üslubu değerlendirilecektir. Anahtar Kelimeler: Teşbih, temsîl, temsîlî teşbih, Kur'an, meal, tercüme.

ArapçaBenzetmeKur'an-ı Kerim+3
Ayşe Yıldız
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Arap seyahatnamelerinde Osmanlı İstanbul'u ve Türkler: İbrahim el-Hiyârî Seyahatnamesi

Bu çalışmada Medineli seyyah İbrahim el-Hiyârî (ö. 1672)'nin Tuhfetü'l-üdebâ' ve selvetü'l-gurabâ' isimli seyahatnamesinde Osmanlı İstanbul'una ve Türklere dair gözlemleri incelenmiştir. İbrahim el-Hiyârî, sözkonusu seyahatnamesinde, Medine'deki medreselerden birinde müderrislik görevini yürütürken, bu vazifesinin haksız yere elinden alınması üzerine şikâyetini Osmanlı yönetimine bildirmek maksadıyla payitaht İstanbul'a yaptığı yolculuğunu kaleme almıştır. İbrahim el-Hiyârî, Şam üzerinden Anadolu'ya, buradan da İstanbul'a gelmiştir. Padişah IV. Mehmed'in ve devlet adamlarının bu sırada Selanik yakınlarındaki Yenişehir'de bulunmaları üzerine el-Hiyârî, Edirne üzerinden Yenişehir'e gitmiştir. Burada padişah, şeyhülislâm ve bazı devlet yetkilileri ile görüşmüş, vazifesine geri döneceğini bildiren bir berat alarak önce İstanbul'a ardından da Medine'ye dönmüştür. 1 yıl 9 ay 17 gün süren seyahatinde uğradığı şehirlere ve buralarda yaşayan halka dair izlenimlerini Rihletü'l-Hiyârî olarak da bilinen seyahatnamesine kaydetmiştir. Yer yer şiirler ve edebi sanatlarla kaleme aldığı bu eser, edebi önemi de haiz bir seyahatnamedir. Bu tezde, aidiyet olarak Osmanlı tebaasından olan Medineli seyyah İbrahim el-Hiyârî'nin, etnik kökeni Arap asıllı ve konuşma dili farklı birisi olarak kendi yaşadığı coğrafyadan oldukça uzakta bulunan Osmanlı İstanbul'una ve Türklere dair algı ve gözlemleri değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Arap Seyahat (Gezi) Edebiyatı, Seyahatname, Seyyah, İbrahim el-Hiyârî, Tuhfetü'l-üdebâ' ve selvetü'l-gurabâ', Medine, Osmanlı İstanbul'u, Osmanlılar/Türkler, IV. Mehmed

17. yüzyılArap edebiyatıOsmanlı Devleti+7
Ayşe Türkhan
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hâkka suresinin Arap dili ve belâgatı açısından incelenmesi

Kur'ân-ı Kerîm'deki sûrelerin filolojik çalışmaları ilk dönemlere kadar dayanmaktadır. Zira tefsir çalışmaları hem dil ilimleriyle ilişki içindedir hem de lafız ve cümlelerdeki anlamı ortaya çıkarmaktadır. İmâm Mâturîdî'nin de dediği gibi "Tefsir, Kur'ân lafzı ile kastedilenin ne olduğunu kesin olarak bildirmektir." Belâgat ilmi ise, Arapçanın edebî mahsullerinin derlenmesi ile sanatlarının ortaya çıkmasında büyük rol oynamıştır. Bu çalışmada Kur'ân-ı Kerîm'in 29. cüzünde bulunan Hâkka sûresi ile ilgili filolojik bir çalışma yapılmıştır. Âyet-i Kerîmeler öncelikle lugavî manada tetkik edilmiş, kelimelerin asıl manası şerh edilip, muhtelif manalara da vukûfiyet sağlanmıştır. Nahiv ve belâgat çalışmalarında ise kelimelerin irâb özelliklerine ve edebî sanatlarına dikkat çekilmiştir. Anahtar kelimeler: Hâkka, Sûre, Filoloji.

ArapçaBelagatFiloloji+2
Mevhibe Kaynar
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Edhemî'nin Deh Hitâb adlı eseri (inceleme – metin)

Bu çalışmamızda Kanuni Sultan Süleyman dönemi şâirlerinden Edhemî'nin Deh Hitab adlı mesnevisini konu edindik. Bu mesnevinin Hacı Selim Ağa Yazma Eser Kütüphanesi Hüdai Efendi Koleksiyonu 1314 demirbaş numarasıyla kayıtlı tek nüshasını şekil ve içerik bakımından inceledik. Dört bölümden oluşan çalışmamızın giriş bölümünde bir nazım şekli olarak mesnevi türünü ele alıp şekil ve muhteva yönünden inceledik. Ardından çalışmamızın ilk bölümünde Edhemî'nin yaşadığı 16. yy. Osmanlı Sahası'nda mevcut siyasi ve edebi durumu aktardık. İkinci bölümde hayatı hakkında neredeyse hiçbir kaynakta bilgi bulunmayan Edhemî hakkında derinlemesine araştırma yaptık ve değerlendirmelerimizle birlikte elde ettiğimiz sonuçları aktardık. Üçüncü bölümde üzerinde çalışma yaptığımız nüsha ile ilgili bilgileri verdikten sonra Deh Hitab isimli mesneviyi inceledik. Dördüncü bölümde ise eserin metnine yer verip gerekli görülen yerlerde metin tamirini gerçekleştirdik.

16. yüzyılDeh HitabEdhemi+1
Muhammed Furkan Şahin
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Klasik dönem Arap edebiyatında otobiyografi: İbn Haldûn örneği

Asırlardır edebiyat alanındaki varlığını muhafaza ederek günümüzde de okuyucu kitlesinin ilgisini üzerine çekmeye devam eden otobiyografi, birtakım gelişim evrelerini tamamlayarak hâlihazırdaki modern kimliğine bürünmüştür. Arap edebiyatının modernleşme sürecinin öncesindeki yüzyıllarda bu türe ilgi duyan edebî şahsiyetler ve onların telif ettiği örnek eserler, otobiyografinin diğer edebî türler arasındaki konumunu güçlendiren ana faktörler olarak addedilmektedir. Ülkemizde bu türün klasik dönem Arap edebiyatında sahip olduğu değeri ifade etmeye çalışan herhangi bir çalışmanın bulunmayışı, bu yüksek lisans tezinin şekillenmesinde rol oynayan en önemli etkendir. Buradan yola çıkarak söz konusu çalışmada, otobiyografinin Arap dilinde mukabili olarak kullanılan kavramlara ve özelliklerine, bu türün klasik dönem Arap edebiyatında bulunduğu konuma, mezkûr türe örnek sayılabilecek eserlere imza atan müelliflere, onların otobiyografik eserlerine ve İbn Haldûn'un et-Taʻrîf bi İbn Haldûn ve Rıhletuhû Ğarben ve Şarken adlı eserinin yapısal ve teknik unsurlar aracılığıyla tahliline yer verilmiştir.

Arap edebiyatıEdebi incelemeKlasik Dönem+2
Ömer Faruk Değirmenci
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Necip Mahfûz'un Miramar ile Orhan Pamuk'un Benim Adım Kırmızı adlı romanlarında anlatıcı ve bakış açısı

Bu çalışmada, Modern Arap edebiyatının en önemli simalarından biri olan Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Necip Mahfûz ile yazdığı eserlerle dünya edebiyatının önemli kalemleri arasında sayılan ve Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan ilk Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Orhan Pamuk'un seçilen eserleri tahlil edilecektir. Bu bağlamda Necip Mahfûz'un Miramar'ı ile Orhan Pamuk'un Benim Adım Kırmızı adlı romanları çalışmamızda ele alacağımız romanlardır. Belirlenen eserler bir anlatının şekillenmesinde rol oynayan başlıca etkenlerden anlatıcı ve bakış açısı yönünden incelenecektir. Anahtar Kelimeler: Modern Arap Edebiyatı, Türk Edebiyatı, Karşılaştırmalı Edebiyat, Necip Mahfûz, Orhan Pamuk, Anlatıcı, Bakış Açısı, Anlatıbilim.

AnlatıbilimArap edebiyatıBenim Adım Kırmızı+7
Emine Beyza Elmacı
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Saidâ'nın Farsça divanı (İnceleme-metin)

Hicri XI. yüzyıl şairlerinden olan Saida, hayatının son dönemlerini Osmanlı ülkesinde geçirmiştir. Tenkitli metnini oluşturduğumuz Saida'nın Farsça divanı, dibace, kasideler, mesneviler, gazeller, rubailer ve müfredlerden oluşmaktadır. Sebk-i Hindi üslubu ile yazılmış olan bu divan tasavvufi bir eserdir. Saida Divanı, İran'da birkaç araştırmacı tarafından tashih edilmiş olmasına rağmen, hem tashih için kullanılan yazma nüsha sayısının az olması, hem de şairin hayatı hakkındaki bilgilerin yanlış ve yetersiz olması nedeniyle bu çalışmayı gerekli gördük. İlk bölümde şairin biyografisine yer verdik. İranlı araştırmacılar tarafından, elimizde divan nüshaları bulunan Saida ile karıştırılan Saida isimli/mahlaslı diğer iki şairin biyografilerine ve bu iki şairin biyografilerinin nasıl iç içe geçirildiğine değindik. Ayrıca bu kişilerin elimizde divanı bulunan Saida ile nasıl karıştırıldığını da açıkladık. Bunlara ilaveten, Saida'nın tek eseri olan divanından bahsedip, İran'da bu eserle ilgili yapılmış olan çalışmaları tanıttık. İkinci bölümde divan metnini üslup, konu, mazmunlar ve şekil bakımından inceledik. Üçüncü bölümde ise öncelikle tespit edebildiğimiz sekiz adet divan nüshasını tanıtarak, bunlardan nasıl bir şecere oluşturduğumuzu anlattık. Daha sonra ise bu şecere yardımıyla seçtiğimiz beş adet nüsha üzerinden hazırlamış olduğumuz tenkitli divan metnine yer verdik.

Divan şiiriDivanlarFarsça+6
Abdulhakim Arkan
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Seyyid Abdulkâdir Belhî'nin ''Kunûzu'l-Ârifîn'' adlı Farsça mesnevisi (inceleme-metin)

Bu çalışmamızda XIX ve XX. yüzyıl Osmanlı Devleti şâirlerinden Seyyid Abdulkâdir Belhî'nin Künûzü'l-ârifîn adlı mesnevîsini konu edindik. Bu mesnevînin Süleymaniye Kütüphanesi, Mevlânâ Müzesi Abdulbâki Gölpınarlı Kütüphanesi'nde mevcut olan iki nüshası ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yayınları tarafından basılan fotokopi nüshasını birbirleriyle karşılaştırarak eserin tenkitli metnini hazırladık eseri, şekil ve muhteva yönünden inceledik.

Abdulkadir BelhiFars edebiyatıFars şiiri+3
Emirhan Kapdan
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Endülüs Arap edebiyatında kadın şairler: Vellâde Bint Müstekfî-Billâh örneği

Vizigot İspanyası'nın zayıf durumu ve Tarık b. Ziyad ile ordusunun VIII. yüzyılda bu toprakları fethiyle beraber, uzun soluklu bir egemenlik hareketi başlamıştır. Bu fetihle birlikte bölgeye yerleşen Müslümanların sahip olduğu şiir ve edebiyat mirası da nesilden nesle aktarılmıştır. Çalışmamızda Endülüs Arap Edebiyatının özünü oluşturan şiir sanatı çerçevesinde kadın şairleri ele almış bulunmaktayız. Endülüs Arap Edebiyatında önemli şiirlere imza atan kadın şairlerin meşhur olanlarının hayatları ile şiirleri incelenmiş, seçkin şairlerden Vellâde bint Müstekfî-billâh'ın hayatı, şairlik kabiliyeti, bu konudaki bilgi birikimi, ilişkileri ve şiirleri geniş çapta ele alınmıştır. Ayrıca Türkçe ve yabancı dilde kaynaklara başvurularak Endülüs Arap Edebiyatı hakkında genel bir bilgi verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Endülüs, Şiir, Vellâde, Kadın Şairler

Arap edebiyatıArap şiiriEndülüs+4
Menekşe Aydin
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Abdullah et-Tâî ve Melâiketu'l-Cebeli'l-Ahdar adlı romanı

Bu çalışmayla, modern dönem edebiyatıyla tanışması sair Arap ülkelerine göre daha geç olan Uman edebiyatının genel hatları ile bu edebiyatın öncü isimlerinden Abdullah et-Tâî'nin ele alınması ve Melâiketu'l-Cebeli'l-Ahdar (Ahdar Dağı'nın Melekleri) adlı romanının incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu bağlamda ilk bölümde; Uman edebiyatında yaşanan gelişmelerin arka planının daha kapsamlı şekilde anlaşılabilmesine zemin hazırlamak adına ülke tarihi, özellikle de 15. yy'daki Portekiz ve 19. yy'ın başlarında başlayan ve ortalarında güçlü şekilde hissedilen İngiliz sömürgesi ile 1970 sonrası bağımsızlık dönemleri ele alınmıştır. İkinci bölümde; Uman'da klasik dönemde edebiyatta yaşanan gelişmeler, bu dönemde etkili olan isimler ve eserler ile modern edebiyatın doğuşu, bu sürecin etkin faktörleri ve öne çıkan isimler incelenmiştir. Bu bölümde ayrıca modern Uman edebiyatında öne çıkan temalar ve bu temaların zaman içindeki değişimi açıklanmaya çalışılmıştır. Son bölümde ise modern Uman edebiyatının öncü isimlerinden Abdullah et-Tâî'nin hayatı, eserleri, edebi kişiliği ve bu dönemde etkili olan kişi ve olaylar incelenmiştir. Buna müteakiben de çalışmanın ana eksenini oluşturan Melâiketu'l-Cebeli'l-Ahdar isimli roman; eseri oluşturan yapısal ve teknik unsurlar çerçevesinde klasik usulde tahlil edilmiştir. Anahtar kelimeler: Uman, Modern, Edebiyat, Abdullah, et-Tâî, Melâiktu'l-Cebeli'l-Ahdar.

Abdullah et-TaiArap edebiyatıRoman
Halime Afra Aksoy
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş Arap edebiyatında korku türü

İnsan hayatında önemli bir yere sahip olan korkunun edebiyat dünyasında ortaya çıkışı on sekizinci yüzyılın ikinci yarısı olarak kabul edilir. Batı edebiyatında Gotik akım ile başlayan bu edebi tür, kasvetli mekânlar, doğaüstü varlıklar ve olaylar gibi öğeleri kullanarak okurda korku hissini uyandırmayı hedeflemiştir. Korku edebiyatı zaman içinde gelişmiş ve etkisi Batıdaki ülkelerin dışına da sıçramıştır. Arap edebiyatında korku unsuru barındıran Binbir Gece Masalları gibi başyapıtlar olmasına rağmen korku türüne dâhil edilebilecek örnekler yirminci yüzyıl ve sonrasında verilmiştir. Tezimizde öncelikle korku kelimesinin tanımı ve edebiyattaki yeri ele alınmıştır. Daha sonra korku edebiyatının Batı edebiyatında ortaya çıkışı genel bir çerçeve içerisinde sunulmuştur. Son olarak korku türünün çağdaş Arap edebiyatında ortaya çıkışı işlenmiş ve öne çıkan yazarlar ve eserleri tanıtılmıştır.

Arap edebiyatıGotikKorku
Rumeysa Yüce
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İsim bahsi üzerinden Arapça ve İbrânice'nin mukayesesi

Arapça ve İbranice, Ortadoğu coğrafyasında ortaya çıkmış iki semavi dinin aktarıcısıdır. Bilindiği gibi Arapça İslam'ın, İbranice Yahudiliğin ilahi mesajını taşıma rolünü üstlenmiştir. Bu iki dil gerek İslam ve Yahudiliğin müntesipleri gerekse bu dinlere intisap etmeyenler tarafından büyük bir ilgiye mazhar olmuştur. Arapça ve İbranicenin taşıdığı dini misyonun dışında da ortak yönleri bulunur. Her iki dil köken bakımından Sami dil ailesi bünyesindedir ve bu dil ailesinin yaşayan önemli dilleri arasındadır. Aynı kökenden geldiği düşünülen diller biçim/yapı açısından benzerlik gösterir. Dolayısıyla Arapça ve İbranice yapı bakımından da benzerdir. Aynı çatı altında bulunan dillerin mukayeseli olarak araştırılıp incelenmesi dilbilimsel açıdan önemli veriler elde etmeye imkan verir. Buradan hareketle bu çalışmada Arapça ve İbranicenin ait olduğu Sami dil ailesi hakkında genel bilgi verilerek araştırmanın temelini oluşturmak hedeflenmiştir. Akabinde her iki dilin tarihi arka planı ele alınmıştır. Çalışmanın ana bölümünde ise söz konusu iki dil morfolojinin alt birimlerinden olan "isim" bahsi çerçevesinde ele alınmış ve mukayese edilmiştir. Ülkemizdeki akademik çalışmalarda kendine yeterince yer bulamayan İbranicenin, Arapça ile olan benzerlik ve farklılıkları isim bahsi üzerinden ortaya konmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sami Dil Ailesi, Mukayeseli Arapça, Mukayeseli İbranice, İsim

ArapçaDil bilgisi-isimKarşılaştırmalı dil bilgisi+2
Fatma Batkitar
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Leyla el-Osman ve Fethiyye Tehtâru Mevtehâ adlı öykü koleksiyonu

1900'lü yılların ortalarından günümüze dek gelen süreçte Modern Arap öyküsü, edebiyat alanında önemli gelişmeler kaydetmiştir. Aralarında 19 Haziran 1961 yılında bağımsızlığını elde eden Kuveyt'in de yer aldığı Körfez ülkelerinin 20. yy'inin son çeyreğinde bağımsızlıklarını kazanmış olmaları ve ekonomilerindeki hızlı yükseliş bu gelişimin tetikleyici unsuru olmuştur. Bu gelişimin edebiyat dünyasındaki yansımalarını çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanan öykü ve diğer yazın türlerinde görmek mümkündür. Kuveyt özelinde sosyo-ekonomik değişimlerin Arap toplumu için yeni sayılabilecek bazı değerleri ve sosyal sorunları ortaya çıkardığı bilinmektedir. Tezimizde ele aldığımız Leyla el-Osman, bu konuları öykülerinde çarpıcı şekilde işlemesi ile ön plana çıkmaktadır. Leyla el-Osman'ın öykülerinde aşk ve kadın ana temalardır. Eserlerinde kadın kahramanlar kullanmayı tercih etmekte, aile içi ve dışında kadının rolünü eleştirel bir bakış açısı ile işlemektedir. Öykülerinde kadınların yaşamlarında erkeklerle aynı özgürlüğe sahip olduklarını savunan yazar toplumda erkeklerin otoritesini sorgular. O, öykülerinde toplumu yöneten eski ve kısıtlayıcı gelenekler nedeniyle kadınların bireysel ve sosyal ihtiyaçlarını karşılayamamaları üzerinde durur. Kuveyt toplumunda petrol öncesi ve sonrası sosyo-kültürel duruma nitelikli bir şekilde ayna tutabilme kabiliyetinde olması nedeni ile tezimizde Leyla el-Osman'ın "Fethiyye Tehtâru Mevtehâ" adlı öykü koleksiyonunu inceledik. Bu çerçevede tezin birinci bölümünde Kuveyt'te modern öykünün gelişimine, ikinci bölümde yazarın hayatı ve edebi kişiliğine, üçüncü bölümde ise "Fethiyye Tehtâru Mevtehâ" adlı on üç öyküden oluşan koleksiyonun tahliline yer verdik. Tercüme ve tahlil yöntemlerinin kullanıldığı tezimizde yer alan öykülerde Leyla el-Osman kadın özelinde "insan gerçeği" üzerinde durmaktadır.

Arap edebiyatıHikayeKadınlar+2
Zakire Armağan Okudan
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Alâaddin Musannifek ve Arap gramerindeki yeri

Bu araştırma Musannifek lakabı ile bilinen 15. yüzyıl Osmanlı âlimi Alâaddin Ali b. Muhammed b. Mes'ûd el-Bistâmî eş-Şahrûdî'nin (ö. 875/1470) Arap gramerindeki yeri konusunu incelemeyi hedeflemektedir. Bu konu Musannifek'in Sadeddîn et-Teftâzânî'nin (ö. 792/1389) İrşâdü'l-hâdî'si üzerine yaptığı er-Reşâd fî şerhi'l-irşâd ile Mutarrizî'nin (ö. 610/1213) el-Misbâh'ı üzerine yaptığı Şerhu'l-Misbâh adlı nahiv alanındaki şerhleri temel alınarak incelenmeye çalışılmıştır. Araştırmada nitel yaklaşım ile tarama yöntemi kullanılarak elde edilen bilgilere göre Musannifek'in illetler, izâfet, hâl, zarf ve hattâ edatı gibi bazı konuların üzerinde özellikle durduğu; nahiv konularını ele alırken ilgili görüşleri zikredip, tercihini Kur'ân, hadis, Arap kelâmı, icmâ, kıyas, istishâb ve istikrâ gibi nahiv usûlü delillerine dayanarak ortaya koyduğu ve genelde Basralılarla aynı kanaati paylaşmakla beraber bazı meselelerde daha güçlü delillere sahip olan Kûfelileri desteklediği ve bunun bir hakşinaslık olduğunu dile getirdiği görülmüştür. Sonuç olarak kelime ve ıstılahların doğru kullanılmasını önemsemesi, aklî izahlara geniş yer vermesi, muhalif görüşlere karşı sert eleştirel ifadeler kullanması, kendine özgü şerh yöntemi, dili, üslûbu, yaklaşımları ve tevilleri Musannifek'i Osmanlı nahiv şerh geleneğinin önemli temsilcilerinden biri haline getirdiği söylenebilir. Anahtar kelimeler: Musannifek, Arap grameri, Şerh, er-Reşâd, Şerhu'l-Misbâh.

ArapçaDilbilgisiEr-Reşad fi şerhi irşadi`l-Hadi+3
Necmettin Öztürk
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Türkçesinde Farsça kökenli kelimeler

Bu araştırmada Türkiye Türkçesinde Farsça kökenli kelimeler incelenmiştir. Farsça ve Türkçe, çok eski dönemlerden bu yana karşılıklı ilişkiye ve etkileşime sahip iki dildir. Farsça, bugünkü Türkiye coğrafyasında Arapçadan sonra İslam dünyasının en önemli dili olarak uzun yıllar boyunca kullanılmış ve ilgi odağı olmuştur. Bugüne kadar Türkçe ile Farsça edebiyat etkileşimine dair birçok çalışma yapıldı. Ancak bu çalışmalarda Türkçe ve Farsça dillerinin etkileşimini konu alan çalışmaların yeterli olduğu söylenemez. Oysa günümüz Türkçesinde bin üç yüzü aşkın Farsça kökenli kelime mevcuttur. Bu kelimelerden türetilen diğer sözcük, deyim ve atasözleri göz önünde bulundurulduğunda ise bu sayı altı bini aşmaktadır. Aynı şekilde Farsçada da çok sayıda Türkçe kökenli sözcüğün varlığı söz konusudur. Türkçede kimi zaman Farsça kökenli bazı kelimeler, tıpkı Türkçe kökenli bir sözcük gibi kullanılmış ve bu kelimelerden Türkçe ve Farsça ekler yardımıyla yüzlerce kelime, kavram ve deyim türetilmiştir. Söz gelimi "can, ateş, para, yaban ve zor" sözcüklerinden sırasıyla 200, 90, 100, 80 ve 50 civarında sözcük türetilmiştir. Araştırmalar Türkçede kullanılan Farsça kökenli kelimelerin önemli bir kısmının etkileşim sonucu ses, yapı ve anlam değişimine uğradığını, hatta kimi zaman Farsçada hiç kullanılmayan yeni anlamlar kazandığını ve farklı yapılar kurduğunu göstermektedir. Bu araştırmada Türkiye Türkçesinde Farsça kökenli kelimelerin yapı, ses, anlam ve tür bakımından durumları ile kullanıldıkları alan ve kullanım biçimleri ele alınmıştır. Ardından Türkçedeki Farsça kökenli kelimelerden türetilen kelime, deyim ve atasözlerine yer verilmiştir. Anahtar kelimeler: Türkçe, Farsça, Diller arası etkileşim, Türkiye Türkçesinde Farsça kökenli kelimeler.

Dil etkileşimiDilbilgisiDilbilim+7
Doğan Özlük
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İbn Nasûh'un Muhabbet-nâme'si (Metin - inceleme)

Çalışmamızın konusunu, VIII/XIV. yüzyılda İlhanlı ve devamındaki Celâyirliler döneminde yaşamış olan İbn Nasûh'un Deh-nâme türündeki Muhabbet-nâme adlı mesnevisinin edisyon kritikli metni ve bu metnin incelenmesi oluşturmaktadır. İbn Nasûh'un Muhabbet-nâme adlı çalıştığımız deh-nâme türünün güzel örneklerinden biri olan bu eseri, âşık ve maşukun ulaklar vasıtası ile birbirlerine yolladıkları mektupları ve ulaklarla aralarında geçen konuşmaları kapsamaktadır. Çalışmamızda üç ana başlık bulunmaktadır. Giriş bölümünde İbn Nasûh'un yaşadığı dönemin siyasî ve edebî durumuna değinilmiş, Fars dili ve şiiri hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde, şairin hayatı ve edebî kişiliğine, kullanılan belli başlı kaynaklara, üslubu ve eserlerine yer verilmiştir. İkinci bölümde eserin edebi türü, özeti, eserde geçen özel isimler, kişiler, tahlilleri ile karakterler ve ulaklar, yerler, eserdeki ayet hadis, diğer iktibaslar, dil özellikleri, edebî sanatlar ve bunlara ait örneklere yer verilerek incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise eserin nüshaları tanıtılmış ve eserin tenkitli metni yer almıştır. Anahtar kelimeler: İbn Nasûh, Muhabbet-nâme, Deh-nâme, mesnevi Celâyirliler, Fars edebiyatı

DehnameFars edebiyatıMuhabbetname+2
Dilek Naile Sakarya
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Zâhide Hâtûn Şirvânî edebî şahsiyeti ve şiirleri

Bu çalışmanın konusunu oluşturan Zâhide Ḫâtûn Şirvânî, Urdu Edebiyatının ilk kadın yazarlarındandır. Şiirlerinde adının ilk harflerini, Z.H.Ş (ز-خ-ش )'ı kullanan Zâhide Ḫâtûn özellikle XX. yüzyılın başlarında Müslüman toplumlarda eser veren pek çok kadın yazar gibi erkek ismini kendine mahlas olarak seçmiş ve ilk şiirlerinde "Nuzhat" mahlasını kullanmıştır. Henüz 28 gibi çok genç yaşta hayatını kaybetmesine rağmen sosyal ve siyasal sorunları irdelediği şiirleri yaşadığı döneme ışık tutmaktadır. Özellikle kadınlara yönelik yazdığı şiirlerinde kadınlara eğitimli olmaları, yaptıkları işi doğru yapmaları ve İslâmi konularda öğütler vermektedir. Osmanlı Devletinin toprak bütünlüğünde çöküşlerin olduğu ve Batılı güçler tarafından "hasta adam" ilan edilen Osmanlı'nın dört bir yandan kuşatılarak parçalanmaya çalışıldığı bir dönemde yaşamış olan Zâhide Ḫâtûn genç yaşına rağmen Osmanlı'nın yaşadığı bu zorlu süreçle ilgilenmiş ve çevresindekileri de Osmanlı'ya yardım hususunda birlik olmaya çağırmıştır. Nitekim bu konu şiirlerinde de akis bulmuş ve Türklerle hemderd olduğu pek çok şiir yazmıştır. Üç bölümden oluşan bu tezde birinci bölümde Zâhide Ḫâtûn Şirvânî'nin yaşadığı dönemde Hindistan'ın genel siyasî durumu, ikinci bölümde Zâhide Ḫâtûn'un hayatı ve üçüncü bölümde Zâhide Ḫâtûn'un şiirleri incelenecek ve özellikle Türklerle ilgili yazdığı şiirler ışığında Zâhide Ḫâtûn nezdinde kıta insanının Türklere bakış açısı ortaya çıkarılmaya çalışılacaktır. Anahtar Kelimeler: Zâhide Ḫâtûn Şirvânî, Hint alt kıtası, Aligarh, Osmanlı Devleti, Trablusgarp Savaşı.

20. yüzyılHint edebiyatıUrdu edebiyatı+4
Muhsin Ramazan İşsever
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessAR

Abdulkerimzâde Mehmed b. Abdulvehhâb (d. 975/1567) And His Opus Which Is Named Kâşifu'l-Kınâ' ve'n-Nikâb bi İzâleti'ş-Şubeh an Vechi Kavâidi'l-İ'râb (Analysis-Edition Criticism)

The opus of Ibn Hişâm en-Nahvi (d. 761/1360) which is named Kavâidu'l-I'râb is the brief of Muğni'l-Lebib which also is written by himself about syntax and more than 10 commentaries is written based on Kavâidu'l-I'râb. One of these commetaries belongs to Poet Mehmed b. Abdulvehhâb (d. 975/1567) known as Abdulkerimzâde. Aldulkerimzâde who was student of Çivizâde, Israfilzâde, Ebussuûd Efendi and Kemalpaşazâde, officiated as teacher, judge and soldier; furthermore, he wrote not only in field of language of Arabic but also in the matter of commentary, kelâm, Islamic law, education and literature. The topic of the thesis is investigation of the opus which is named Kâşifu'l-Kınâ ve 'n-Nikâb bi Izâleti'ş-Şubeh an Vechi Kavâidi'l-I'râb that is commentary of Kavâidu'l-I'râb in the field of language of Arabic. First chapter of our investigation is allocated to rising and growing of grammar of Arabic. The second chapter in which information is given about its commentary, life of Ibn Hişâm, its author of the opus, are mentioned, was begun with the opus of Kavâidu'l-I'râb. After that, life of the author Abdulkerimzâde and his works, copies of the manuscripts, properties of commentary, dictation properties of copies of the investigation and methods of investigation are handled. In the third chapter, comparison of the opus with others is done and Arabic text of manuscript is given. Keywords: syntax, kavâid, Ibn Hişâm, Abdulkerimzâde, commentary, edition critisizm

Huri Yazgan
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessFA

Divan of Riyazi Samarqandi(Text-analysis)

In this study, an edited text was created by examining the seven accessible copies of Divan of Riyazi which is a work of one of the Iranian poets named Riyazi Samarqandi from the Timurid in a comparative way. In this study; the copies which are available at the sections of Vehbi of Baghdad, Tırnovalı, Hagia Sophia, Kadızade Mehmed, Esad Efendi and Fatih were used. In the first part of our study, which consists of an introduction and four chapters, the general information about the political, social and scientific-literary situation of the period in which Riyazi Samarqandi lived was given. The second part contains the information about Riyazi, the life of Riyazi Samarqandi, his literary personality and his work. The third section consists of arts, names and Arabic phrases. The translations of some verses from the work have been added to various parts of our study. In the fourth chapter, the Persian version of the work is included. Persian text, respectively consists of ghazel, qasida, quatrain, ruba'i, singular couplet, and retail poems. Key Words: Riyazi Samarqandi, Riyazi, Divan of Riyazi, Iraq Style, Persian Literature, The Timurids.

Semra Demiriz
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yenilikçi bir yazar olarak Altaf Hüseyin Hâli (1837/1914)

Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Urdu Dili Edebiyatının önemli temsilcilerinden Hâli'nin siyaset, eğitim ve edebiyat tarihindeki yenilikçi fikirlerini, yazdığı eserlerinde yansıtmasını ve aynı zamanda edebî kişiliği, üslubu ile ilgili dönemin edebiyatçılarıyla ilişkilendirme ve kıyaslandırma yapılarak Urdu Edebiyatındaki önemi vurgulanmaya çalışılmıştır. Aligarh Hareketi olarak da bilinen 1857 ayaklanması Hindistan'ın en önemli siyasî hareketidir. Aligarh Hareketiyle yeni düşünce ve edebiyat akımları ortaya çıkmıştır. Bu dönemde ortaya çıkan Shams-ul Ulema Mevlana Altaf Hüseyin şair, eleştirmen ve yenilikçi nesir yazarıdır. Tezimizde Hâli'nin Modern Urdu Edebiyatındaki yeri, hayatı, eserleri, edebi kişiliği ve üslubu incelenmiştir. İlk biyografi yazarı olarak Hâli'nin hayatı, yaşadığı dönemde tarihsel gelişim süreci içinde olan Urdu Edebiyatına etkisi ve katkıları bu çalışmada konu edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Urdu Edebiyatı, Aligarh Hareketi, İlerici Edebiyat Akımı, Altaf Hüseyin Hâli, Mensur ve Manzum Eserler.

Aligarh HareketiEdebiyat tarihiHali, Altaf Hüseyin+4
Havva Hülya Erdem
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de medya Arapçasının Arap dili eğitimindeki yeri ve uygulama alanları

Günümüzde 22 Arap ülkesinin resmi dili olan ve uluslararası rolünün büyüklüğüne binaen 1974'te Birleşmiş Milletler tarafından altıncı resmi dil olarak kabul edilen Arapça, dünyada önemli bir yere sahiptir. Ülkemizde de özellikle son yıllarda önemi günden güne artış göstermektedir. Bu çalışmanın amacı Arap dünyasının ortak iletişim dili olan medya Arapçasının ülkemizde Arapça öğretimi alanındaki yerini ve uygulama alanlarını ortaya koymaktır. Ayrıca medya Arapçasının karakteristik yapısına ve eğitimde kullanılan yöntemlere dikkat çekmektir. Çalışmada araştırma, anket ve mülakat yöntemleri kullanılmıştır. Eğitimde kullanılan ders kitapları tanıtılarak kullandıkları yöntemler incelenmiştir. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde genel anlamda medya kavramından ve medya organlarının çeşitleri üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde medya Arapçasının özelliklerinden ve Türkiye'de Arapça eğitimindeki yerinden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde kullanılan materyaller ve teknikler tespit edilmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise medya Arapçası alanında eğitim veren uzman hocalara uygulanan anket çalışmasının sonuçları değerlendirilerek öneriler sunulmuştur.

Arap edebiyatıArapçaDil eğitimi+4
Mahmut Şan
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Askerî divanı (metin-inceleme)

Bu çalışmada Farsça ve Türkçe şiirlerinden anlaşıldığı kadarıyla XVI. yüzyıl Kânûnî Sultan Süleyman dönemi şairlerinden biri olan Askerî'nin Divanı incelenmiş ve edisyon kritikli metni hazırlanmıştır. Eserin edisyon kritikli metni hazırlanırken Süleymaniye Kütüphanesi, Cârullah Efendi Kısmı'nda bulunan 1668 kayıt numaralı tek yazma nüshadan faydalanılmıştır. Geniş bir hacime sahip olmayan ve 36 varaktan oluşan Askerî'nin müretteb divanında; 1b-33b varakları arasında sırasıyla Farsça 1 kaside, 94 gazel, 2 rubâî, 122 beyitlik bir sâkinâme ve divânın 33b-36b varakları arasında 8 adet Çağatayca manzume bulunmaktadır. Hayatı hakkında kaynaklarda bulunan bilgiler yok denecek kadar azdır. Ancak Farsça ve Türkçe şiirleri onun hayatı ve şairliği hakkında bize bazı ipuçları vermektedir. Bu ipuçlarına göre Askerî muhtemelen Kânûnî Sultan Süleyman döneminde Orta Asya'dan sultanı görmek ve ona hizmet etmek amacıyla İstanbul'a gelmiştir. Bir süre İstanbul'da kalmış ve sultana sunulmak üzere bu divanı tertib etmiştir. Hatta şiirlerinde Kânûnî Sultan Süleyman'ı görebildiğini de dile getirmektedir. Osmanlı şiirine dair kaynaklarda Askerî mahlaslı bazı şairler karşımıza çıkmış olsada çalışmamıza konu olan Askerî mahlaslı şair ile kaynaklarda geçen Askerî mahlaslı şairlerin farklı kişiler olduğunu bize düşündüren bazı önemli sebepler mevcuttur. Bu sebepler çalışmamızda detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Askerî'nin divanı incelendiğinde şiirlerinde divan şiirine ait pek çok unsuru ustalıkla kullandığı gözlemlenmektedir. Akıcı üslubu, gazellerinde dikkat çeken iç kafiyeler ve sanatlı ifadeleri onun başarılı bir XVI. Yüzyıl Osmanlı şairi olduğunu bize hissettirmektedir. Çalımamız bir giriş ile dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, Askerî'nin yaşadığı dönem ve coğrafyada siyasî ve edebî durumu; ikinci bölüm, Askerî'nin hayatı ve edebî yönü; üçüncü bölüm, Askerî Divanı (inceleme-tercüme); dördüncü ve son bölüm de Askerî Divanı (metin) bölümlerinden ibarettir.

AskeriDivanlarEski Türk edebiyatı+5
Tuba Bal
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Karen Horney'in teorisine göre Nahîd Tabâtabâî'nin hikâye karakterlerinin psikolojik analizi

Edebî eserlerin psikolojik boyutta eleştirisinde en temel tartışmalardan birisi hiç şüphesiz eserlerde karakter ve karakterizasyon konusudur. Kişinin sosyal ve fiziksel görüntüsü (karakteri) o toplumda oynadığı rolünü göstermektedir. Yani kişi toplumun onu değerlendirmesi için kendi karakterini sunmaktadır. Aslında birçok eleştirmen, edebiyat eserlerini psikolojik temeller üzerinden eleştirmeye çalışmıştır. Bu yaklaşımdan etkilenen dünyaca ünlü yazarlar, özellikle teorik yaklaşımları kullanarak edebi eserler yaratmaya çalışmışlardır. Ancak İran'daki bu edebi eserlerde daha çok Freud ve Yong'un bakış açısı kullanılmış, diğer teorisyenler daha az dikkate alınmıştır. Bu çalışmada, Nahîd Tabâtabâî'nin yazdığı kısa öykülerinden beş tanesini Karen Horney'in sosyal teorisi üzerine psikolojik açıdan inceleyip eleştirisi amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Psikoloji, İran Edebiyatı, Karen Horney, Nahîd Tabâtabâî, Hikâye, Karakter, Kadın.

Edebi eserlerFars edebiyatıHorney, Karen+5
Mehrossadat Vosough Matın
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş Arap edebiyatında otobiyografi

Çağdaş Arap edebiyatında otobiyografi isimli bu çalışma, türleşme sürecini yakın bir zamanda tamamlayan otobiyografi yazımının, Arap edebiyatına nasıl ve hangi şartlar altında girdiği, varsa geçirdiği değişim ve kendisinden esinlendiği savunulan Batı'daki örneklerinden ayrılıp ayrılmadığını incelemeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda, çalışmanın ilk bölümünde; otobiyografi, hafızayla olan bağlantısı, anlatısal özellikleri ve yazar-anlatıcı-ana karakter özdeşliği açısından bir değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Yine bu bölümde, otobiyografinin diğer türlerle olan bağlantısı ve aralarındaki farklar ortaya konmuştur. İkinci bölümde, türün klasik dönemde hem Batı hem de Doğu'daki ilk örneklerinin izi sürülmüştür. Öncelikle Batı edebiyatında ortaya çıkışını hazırlayan koşulların; sosyal, dini, kültürel ve ekonomik arka planının neler olduğu incelenmiş, daha sonra bu koşulların Arap edebiyatı için de geçerli olup olmadığına bakılmış ve Arap yazarların eserlerinden örnekler verilmiştir. Üçüncü ve dördüncü bölümde, sırasıyla modern ve çağdaş dönemde yazılan Arapça otobiyografiler incelenmeye çalışılmıştır. Kabaca bir ayrımla, modern dönem yazarları ilk kuşak, çağdaş dönem yazarları ise ikinci kuşak otobiyograflar olarak sınıflandırılmış ve örnekler üzerinden incelenmiştir. Türün, Arap edebiyatında klasik ve modern dönemden geçerek çağdaş dönemde geldiği nokta dördüncü bölümde ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu alanda verilen örnekler daha çok Mısır, Suriye, Filistin ve Fas'tan seçilmiştir. Eserlerle ilgili yapılan incelemelerin ardından sonuç kısmında çağdaş dönem yazarlarının eserlerinde izlediği strateji ortaya konmaya çalışılmıştır.

Arap edebiyatıGerçeklikKurgusal mekan+4
Gülşen Topçu
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İbn Fadlân (er-Risâle), el-Gırnâtî (Tuhfetu'l Elbâb ve Nuhbetu'l A'câb), İbn Havkal (Sûretu'l Arz) ve İbn Battûta (er-Rihle) Seyahatnamelerinde Türk Figürü

Seyahatnameler, toplumları sosyoloji, ekonomi, psikoloji ve teoloji gibi bilim dalları açısından inceleyen, toplumların geçmiş adetlerini ve geleneklerini nesilden nesile aktaran, edebiyatta hatıra türünün bir alt kolu olarak sayılır. Aynı zamanda oto biyografiyle de ilişkilidir. Seyahatnamelerin en büyük özelliği yazarın seyahat ettiği coğrafyalardaki, olaylardan, toplumların anlayış farklılığından, gelenek ve göreneklerden söz etmesidir. Biz de çalışmamızda 10. ve 14. yüzyıllar arası Türk coğrafyasındaki Türk toplumunun seyahatnamelere konu olan yaşantılarına dair bilgileri, döneme ışık tutan Çin, İran ve Türk tarih kaynaklarıyla karşılaştırmalı olarak ortaya koymaya gayret ettik. Bu bağlamda sırasıyla İbn Fadlân, el-Gırnâtî, İbn Havkal ve İbn Battûta'nın seyahatnamelerindeki Türk figürüyle alakalı bilgi verdik. Giriş bölümünün ardından çalışmamızı üç ana bölüme ayırdık. Birinci bölümde İslam öncesi dönemden Abbasiler döneminin sonuna kadar Türk-Arap ilişkilerinden detaylı bir şekilde bahsettik. Ardından seyahatname kavramından, öneminden ve ilk seyahatname örneklerinden söz ettik. Aynı başlık altında Arap ve Türk Edebiyatındaki seyahatnameleri konu edindik. İkinci bölümde çalışmamızın başlığını oluşturan dört seyahatname yazarının hayatlarını ve eserlerini inceleyerek, son bölümde bu yazarların eserlerinde anlatılan Türk figürünü aktarmaya ve değerlendirmeye çalıştık. Çalışmamız boyunca bilgilerimizi birincil kaynaklardan almaya özen göstererek bu bağlamda birçok kaynaktan yararlanmaya çalıştık. Ayrıca seyahatnamelerde rivayet edilen bir bilgiyi döneme dair yazılmış diğer komşu medeniyetlerin tarih kaynaklarından da kontrol ederek aktarmayı tercih ettik.

ArapçaGeleneklerSeyahatname+5
Ömer Faruk Öztürk
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Abdullah İlâhî'nin Necâtu'l-Ervâh Min Denesi'l-Eşbâh adlı eseri (Metin- inceleme)

Abdullah İlâhî, XV. yüzyılda yaşamış önemli bir mutasavvıf ve şairdir. Tasavvufun bu dönemdeki etkin rolü Abdullah İlâhî'yi ve yazdığı eserlerin içeriğini geniş ölçüde etkilemiştir. Gençlik yıllarında tefsir, hadis, fıkıh ilimlerini tahsil ettikten sonra tasavvuf ilmine olan sevgisi, onu çeşitli yerlere seyahat etmeye ve dönemin büyük âlimleri ile görüşmeye sevk etmiştir. Bu seyahatleri ve ilme olan merakı neticesinde Arapça, Farsça ve Türkçe olmak üzere üç farklı dilde pek çok eser kaleme almıştır. Bu çalışmanın konusu ise Abdullah İlâhî'nin hem Farsça hem de Arapça olarak kaleme aldığı Necâtu'l-ervâh min Denesi'l-eşbâh adlı eseridir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Abdullah İlâhî ve hayatı üzerinde durulmuş; ikinci bölümde Necâtu'l-ervâh'ın nüshaları ve onların şekil özellikleri, dil ve üslûbu ve içerdiği konular incelenmiş; üçüncü bölümde ise Necâtu'l-ervâh'ın tespit edilen nüshaları ile oluşturulan tenkitli metni verilmiştir.

15. yüzyılAbdullah İlahiDilbilgisi+5
İpek Şengül
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

George Orwell'ın "Bin Dokuz Yüz Seksen Dört" romanı ile Gâde es-Semmân'ın "Kevâbisu Beyrut" adlı romanında yabancılaşma olgusu

Yüzyıllardır pek çok düşünür tarafından farklı şekillerde tanımlanan yabancılaşma, günümüzde daha çok yaşadıkları ortama uyum sağlayamayan insanların durumunu anlatmak için kullanılmaktadır. Yabancılaşma açıklanırken genelde modern hayata geçiş sürecindeki insandan bahsedilse de savaş ve toplumun genelini etkileyen toplumsal olaylar sırasında bu duygu daha yoğun bir şekilde hissedilmektedir. Biz de bu çalışmamızda biri 2. Dünya Savaşı'nın hemen ardından, diğeri de Lübnan İç Savaşı sırasında yazılmış iki romanı, yabancılaşma olgusu bakımından inceleyeceğiz. Farklı ülkelerde farklı toplumsal şartlar altında yazılmış olan iki romanda da insanlar, sürekli devam eden savaş hali, yönetimde bulunan güçlerin baskıları ve kendilerinin dışında gelişen olaylar yüzünden hem kendilerine hem de çevrelerine yabancılaşmış durumdadırlar. Dört bölümden oluşan çalışmamızın birinci bölümünde yabancılaşma kavramı hakkında bilgi verilmiş, modernizmle olan ilgisinden bahsedilmiş ve edebiyattaki örneklerine yer verilmiştir. İkinci ve üçüncü bölümlerinde ise tezimizin konusu olan yazarlar ve eserleri ele alınmış, son olarak dördüncü bölümde de 1984 ve Kevâbîsu Beyrut romanlarının yabancılaşma olgusu bakımından karşılaştırılması yapılmıştır.

Arap edebiyatıGade es-SemmanKarşılaştırma+5
Ayşegül Savaşan
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Eşfak Ahmed'in hayatı ve eserleri

Bu çalışmanın konusunu, Urdu Edebiyatı'nın önemli hikaye yazarlarından biri olan Eşfak Ahmed oluşturmaktadır. Tezimizde, Eşfak Ahmed'in hayatı ve edebiyata kattığı önemli edebi eserler ve Urdu Edebiyatı'nda nesir geleneği tahkik edilecektir. Kendisi ve çağdaşlarının döneminde Urdu öykücülüğünde çok büyük gelişmeler yaşanmıştır. Pakistan'da öykü yazarlığı, televizyon ve radyo yayıncılığında önemli bir yere sahip olan Eşfak Ahmed, 1925 yılında Hindistan'ın Firozpur şehrinin Muktaşar köyünde dünyaya gelmiştir. Eğitimini tamamladıktan sonra Pakistan radyosunda senaryo yazarlığıyla edebi hayatına bir başlangıç yaparak Urdu Edebiyatı'na pek çok öykü, roman, şiir ve seyahatname alanında önemli eserler bırakmıştır. O, şehirli ve köylü halk tarafından çok tutulan "Telkin Şah" adlı popüler bir radyo programı da yapmıştır. Önemli hizmetlerinden dolayı Pakistan Hükümeti tarafından "Hükümet Onur Ödülü" ve "Sitare-i İmtiyaz" ödüllerine layık görülen Eşfak Ahmed 2004 yılında vefat etmiştir. Bu çalışmamızda, Pakistan'ın önemli yazarlarından biri olan Eşfak Ahmed'in hayatı ve eserleri incelenerek Urdu Edebiyatı'na olan katkısı ele alınmaya çalışılacaktır.

Ahmed, EşfakBiyografiEdebi eserler+3
Nebahat Baştürk Özdemir
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Vâsînî El-A'rac ve Memleketu'l-Ferâşe adlı romanı

Bu çalışmamızda Vâsînî el-A'rac'ın Memleketu'l-Ferâşe adlı romanını inceledik. Roman incelemesine başlamadan önce, modern Cezayir tarihinden yüzeysel olarak bahsettik. Modern Cezayir romanının ortaya çıkışını ve zaman içerisinde göstermiş olduğu değişimi ele almaya çalıştık. Vâsînî el-A'rac'ın hayatı, edebi yönü ve eserleri hakkında ayrıntıya girmeden bilgiler sunduk. Yazarın bu eserde okuyucuya anlatmak istediklerini değerlendirmeye özen gösterdik ve bu doğrultuda eseri analiz etmeye gayret ettik.

Arap edebiyatıCezayirEl Arac, Vasini+1
Muhsin Uzun
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Abdu'l Kerim el- Kermi Ebû Selmâ' nın hayatı, edebi kişiliği ve şiirlerinin incelenmesi

Bu çalışmada, özgün tarzıyla Filistin şiirinin modernleşmesine büyük katkı sunan ve 1948 yılında İsrail Devletinin kurulmasıyla vatanlarından tehcir edilen Filistinlilerden biri olan Filistinli halk şairi Abdu'l Kerîm el-Kermî- Ebû Selmâ'nın hayatı, edebi kişiliği ve şiirleri ana hatlarıyla incelenmiştir. Halkının ıstırabını ve geri dönüş ümidini şiirlerinde etkili bir biçimde işleyen ve Filistin'e tekrar dönemeyen sürgün şair, 1948 yılında yeni bir tür olarak karşımıza çıkan vatana dönüş edebiyatının öncüsü olarak kabul edilmektedir. Çalışmamızın birinci bölümünde modern Arap şiirini ve modern Filistin şiirini ardından vatana dönüş edebiyatını ana hatlarıyla ele aldık. İkinci bölümde, edebiyat dünyasında Ebû Selmâ lakabıyla tanınan şairin hayatını, edebi kişiliğini, şiirlerinin temel niteliklerini ve edebi özelliklerini inceledik. Üçüncü bölümde ise, Ebû Selmâ'nın yazdığı şiir türlerini inceledik ve şiir örneklerine yer verdik. Bu tezde başta Arapça olmak üzere İngilizce ve Türkçe kaynaklar kullandık. Çalışmamızı hazırlarken, ülkemizdeki kaynakların yetersiz kaldığı noktada Filistin'deki kütüphanelerden istifade ettik ve derlediğimiz verileri bir düzen içerisinde sunmaya gayret ettik. Bu çalışma ile, şair Ebû Selmâ'yı ve öncüsü olduğu vatana dönüş edebiyatını Türk araştırmacılara tanıtmayı hedefledik. Anahtar Kelimeler: Modern Arap Edebiyatı, Modern Filistin Şiiri, Vatana Dönüş Edebiyatı, Göç Edebiyatı, Ebû Selmâ, Nekbe, Geri Dönüş Ümidi, Sürgün.

Arap edebiyatıArap şiiriBiyografi+6
Asiye Merve Türker Barham
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kaçarlar Dönemi Seyahatnâme yazarlarından Sekine Sultan ve Mihrimah Hanım'ın hac seyahatnâmeleri

Kaçarlar Dönemi özellikle İranlılar ile batı arasında etkileşimin hız kazandığı, modernleşme hareketinin kendisini belirgin olarak gösterdiği bir dönemdir. Baş gösteren gelişmeler seyahatnâme yazım türünün revaç bulmasında da etkili olmuştur. Pek çok seyahatnâmenin yazıldığı Kaçarlar Döneminden halihazırda elimizde farklı coğrafyalara yapılan seyahatlerin yazıya aktarıldığı çok sayıda seyahatnâme mevcuttur. Bu seyahatnâmeler arasında hac seyahatnâmelerinin sayısı dikkat çekicidir. Erkek hacılara ait seyahatnâmelerin yanı sıra kadınlar da seyahatnâme yazımına katılmıştır. Çalışmamızda bu dönemde yaşamış eşraftan iki kadının hac seyahatnâmesi; onların kendilerine, ziyaretlerine ve kültürel konulara dair anlatıları incelenmeye çalışılmıştır. Edebi türler içerisinde kendine has bir literatüre sahip olan seyahatnâme yazım türü kendi geleneği içerisinde benzersiz eserler ortaya koymuştur. Bireysel yazım türünün ürünü olan bu eserler kendi zamanlarına dair birincil bilgi verirler. Kaçarlar Döneminden iki İranlı kadın müellifin anlatılarından, kadın portresi hakkında mülahazalar edinmek mümkün olduğu gibi özellikle Osmanlı tasarrufundaki Atabât şehirleri, hicaz bölgesi ve hac güzergâhına dair birincil izlenimler edinmek mümkündür. Bu bağlamda çalışmamızda konuya dair ön hazırlık olması açısından genel olarak seyahatnâme literatüründen ve Fars edebiyatındaki yerinden; özel olarak Kaçarlar dönemindeki durumundan söz edilmiştir. Bundan sonra çalışmamıza konu edindiğimiz Sekine Sultan ve Mihrimah Hanım'ın hayatları ve eserleri hakkında kendi eserlerinden de istifade ile bilgi verilmiştir. Bu bilgilerden sonra müelliflerin genellikle günü gününe serencamlarını yazdıkları eserlerinden kendileri, yaptıkları ziyaretler, kültürel ve tarihi bağlamdaki aktarımları kompoze edilerek sunulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Seyahatnâme, Hac Seyahatnâmesi, Kadın seyahatnâme yazarları, Kaçarlar, Sekine Sultan, Mihrimah Hanım.,

Fars edebiyatıHacKaçarlar+4
Fatma Batkitar
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ahmed Şamlu ve Sepid şiir

Ahmed Şamlu ve Sepid Şiir başlıklı yüksek lisans tez konumuz sonuç ve değerlendirme bölümü ile birlikte üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Ahmed Şamlu'nun hayatı, edebi kişiliği ve eserlerine değinilmiş olup yazmış olduğu eserler alt başlıklar halinde incelenmiştir. İkinci bölümde tezimizin esas konusu olan Şamlu'nun geliştirdiği ve kendine has bir tarz olan "Şi'r-i Sepîd" diğer bir adıyla "Sepid" ya da "Ak Şiir" anlatılmıştır. Sepid şiirin başlangıcına ve diğer ülke edebiyatlarındaki karşılığına ve Fars edebiyatındaki yerine değinilmiştir. Ayrıca bu bölümde Şamlu'nun Nîmâ'dan etkilenerek edebi hayatına yansımalarından bahsedilmiş ve şairin etkilenip edebi hayatına yöne veren diğer şairlere de yer verilmiştir. Şairin Hevâ-yi Tâze'den sonraki şiirindeki değişmeler ele alınmıştır. Sepid şiirin Şamlu'nun edebi hayatındaki yeri, şairin bu tarzı geliştirip kendine has bir tarz oluşturmasına değinilmiştir. Şamlu'nun Sepid şiirinin özellikleri detaylı olarak anlatılmış olup şairin şiirlerinden seçmeler yapılmıştır. Ayrıca bu bölümde tarafımızca şairin bazı Sepid şiirlerinin Farsçadan Türkçeye tercümeleri yapılmıştır. Netice olarak Ahmed Şamlu'nun kendi geliştirmiş olduğu şiir tarzı Sepid şiir tüm yönleri ve detayları ile ele alınmış olup bu tarzdaki örneklerle pekiştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ahmed Şamlu, Şiir, Sepid Şiir, Edebiyat, Fars Edebiyatı, Mensur, Üslup.

Fars edebiyatıMensur şiirSepid şiir+2
Tülay Türken
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Necib Kiylani'nin hayatı, eserleri, edebi kişiliği ve Dumu'u'l-Emir adlı eseri

Bu çalışmamızın ilk bölümünde, Napolyon Bonapart'ın 1798 yılında Mısır'ı işgal etmesinden sonra gelişen Modern Arap edebiyatının, İslȃmȋ değerlerle çelişen temaları karşısında müslüman ediplerin geliştirdikleri İslamȋ edebiyatın genel karakterlerine, temalarına ve temsilcilerine dair bilgileri genel bir çerçevede sunmaya çalıştık. İkinci bölümde ise, bu akımın öncülerinden olan Necȋb Kiylȃnȋ'nin hayatı, eserleri ve edebi kişiliği hakkında genel bir açıklama yaptıktan sonra yazarın İslȃmȋ edebiyat sahasında ortaya koymuş olduğu eserlerini tanıttık. Tezimizin üçüncü bölümünde de, İslȃmȋ Edebiyat alanında kaleme aldığı eserlere örnek olarak, yazarın kısa hikȃyelerden oluşan "Dumȗʽul-Emȋr" (Emirin Gözyaşları)" adlı eserini tahlil ettik. Anahtar Kelimeler: Modern Arap Edebiyatı, İslȃmȋ Edebiyat, Necȋb Kiylȃnȋ, Emȋrin Gözyaşları

Arap edebiyatıBiyografiModern anlatı+2
Aysel Serdengeçti
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00