
1.552
Arşivlenen Tez
3
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Sınıf öğretmenlerinin ev ödevi tasarlama ve geri bildirim sağlama süreçlerinin incelenmesi
Ev ödevleri, öğrencilerin eğitim hayatları boyunca yapmakla yükümlü olduğu görevler arasında bulunmaktadır. Öğretim hedefleri, öğrencilerin öğrenme düzeyleri, sosyo-ekonomik çevre gibi etkenleri göz önünde bulundurarak ödevleri tasarlayan ve sınıf içi geri bildirim uygulamalarını hayata geçiren öğretmenler, ödev ve geri bildirim sürecinin incelenmesinde önemli bir bilgi kaynağıdır, nitekim bu süreci onlar yönetmektedir. Bu nedenle, bu çalışmada, sınıf öğretmenlerinin ev ödevlerini tasarlama ve geribildirim verme süreçlerinin matematik dersi bağlamında incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden karşılaştırmalı durum analizi deseni kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcıları, amaçlı örnekleme kullanılarak seçilen üç sınıf öğretmeninden oluşmuştur. Araştırma soruları doğrultusunda, açık uçlu sorulardan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu, sınıf öğretmenlerinin ev ödevi uygulamalarına dair ses/görüntü kayıtları, gözlem ve öğretmenlerin doğal sayılarla çıkarma işlemi konusuyla ilgili hazırladıkları ev ödevlerinin incelenmesi yoluyla elde edilen veriler, içerik analizi tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre katılımcılar konunun pekiştirilmesi, öğrencilere sorumluluk verme, içsel dürtü sağlama, çalışma alışkanlığı kazandırma ve geri bildirim verme gibi amaçlar dâhilinde ev ödevi vermekte, kaynaklara ulaşım ve ders kitaplarının yetersiz olması konusunda sorun yaşamaktadır. Ayrıca sınıf öğretmenlerinin bireysel geri bildirim verme, sınıfça geri bildirim verme ve akran geri bildirimi sağlama gibi farklı geribildirim verme yöntemlerini kullandıkları görülmüştür. Bu bağlamda katılımcıların mesleki tecrübelerine ve görev yaptıkları sosyo ekonomik çevreye göre ev ödevi tasarlama ve geribildirim verme süreçlerinin farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlardan hareketle uygulayıcılara, politika yapıcılara ve araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Ters yüz öğrenmenin ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin yazma beceri, tutum ve öz yeterliklerine etkisi
Son dönemde teknolojide yaşanan gelişmeler ile birlikte öğrenme, okul ile sınırlı kalmaktan çıkmış; her alanda kendine yer bulmaya başlamıştır. Bu kapsamda harmanlanmış öğrenme modeli olan ters yüz öğrenme önem kazanmıştır. Ters yüz öğrenme, öğrenme ortamı ile ödev ortamının yer değiştirdiği bu sayede öğretmenin öğrenciye uygulama aşamasında rehberlik etmesine fırsat tanıyan bir öğrenme modelidir. Bu araştırmada, ilkokul 4. sınıf öğrencileri için Türkçe dersinde ters yüz öğrenme ile tasarlanan yazma sürecinin öğrencilerin yazma beceri, tutum ve öz yeterliklerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda nicel araştırma modellerinden biri olan ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel model kullanılmıştır. Çalışma, 2022-2023 eğitim öğretim yılında Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan bir büyükşehir merkezinde bulunan bir devlet okulunun 4. sınıfında okuyan 30 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın deney grubu 15, kontrol grubu 15 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada deneysel çalışmalar haftada iki ders saati olmak üzere 8 haftada, veri toplama süreci 2 hafta ön testler, 2 hafta son testler için olmak üzere 4 haftada gerçekleştirilmiştir. Deney grubuyla ters yüz öğrenme ile planlanmış yazma süreci ders içerikleri EBA üzerinden paylaşılmış, okulda öğrencilerle araştırmacı tarafından hazırlanan etkinlikler yapılmıştır. Kontrol grubunda mevcut 2019 Türkçe Dersi (1-8. Sınıflar) Öğretim Programı'na bağlı dersler işlenmeye devam edilirken deney grubuna okulda yaptırılan etkinlikler ev ödevi olarak verilmiştir. Elde edilen verilerin analizi SPSS 22.0 paket programı ile gerçekleştirilmiştir. Toplanan verilerin normallik, çarpıklık-basıklık ve Levene's değerlerinin incelenmesi sonucu "6+1 Analitik Yazma ve Değerlendirme Ölçeğinden" ve "Yazma Tutum Ölçeğinden" elde edilen verilerin analizi için Bağımsız Gruplar t Testi ve Bağımlı Gruplar t Testi; "Yazma Öz Yeterlik Ölçeğinden" elde edilen verilerin analizi için ise Mann Whitney-U ve Wilcoxon İşaretli Sıralar testleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda hem deney grubunun hem de kontrol grubunun yazma beceri, tutum ve öz yeterliklerinde artış olduğu ancak deney grubunda meydana gelen artışların kontrol grubundakinden daha yüksek olduğu ve aradaki farkın deney grubu lehine istatistiki olarak anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre, 4. sınıf öğrencileri için ters yüz öğrenme modeliyle tasarlanmış yazma sürecinin öğrencilerin yazma beceri, tutum ve öz yeterliklerini arttırdığı sonucuna varılmıştır.
İlkokul matematik dersinde beceri temelli sorular: Sınıf öğretmenlerinin görüş ve uygulamaları
Günümüz toplumlarında araştıran, sorgulayan, bilimsel düşünme yetkinliklerine sahip bireylere ihtiyaç vardır. Günümüz ölçme değerlendirme çalışmaları bu beceriler temel alınarak hazırlanmaktadır. 2023 Eğitim vizyonu çerçevesinde öğrencilere kazandırılması hedeflenen beceriler: mantıksal akıl yürütme, yorumlama, eleştirel düşünme gibi becerilerdir. Günümüzde "Yeni Nesil Sorular" olarak ifade edilen beceri temelli sorular, 2018 Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavına geçilmesiyle birlikte eğitim sistemimizde söz edilmeye başlanmıştır. Beceri temelli sorular; öğrencilerin gerçek hayatla ilişkiler kurmasına olanak sağlayan, üst düzey düşünme becerilerini geliştiren sorular olarak tanımlanabilir. Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin beceri temelli sorular hakkındaki görüşlerinin ve matematik dersinde bu sorulara yönelik ne tür çalışmalar yaptıklarının belirlenmesidir. Araştırma durum çalışması olarak desenlenmiştir. Araştırmanın katılımcı grubunu 2022-2023 eğitim öğretim yılında Gaziantep il merkezine bağlı ilkokullarda görev yapan 15 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın amacı doğrultusunda araştırmacı tarafından görüşme formu ve gözlem formu oluşturulmuştur. Araştırmadan elde edilen veriler, içerik analizi ile incelenip yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda sınıf öğretmenleri beceri temelli soruları genellikle; günlük hayatla ilişkilendirilen, içerisinde birden çok kazanım barındıran ve üst düzey becerileri geliştiren sorular olarak tanımlamaktadır. Sınıf öğretmenleri matematik dersinde beceri temelli soruları, öğrencileri merkezi sınavlara hazırlamak için kullanmaktadır. MEB tarafından dağıtılan ders kitaplarının içeriği beceri temelli sorulara uymamaktadır. Sınıf öğretmenlerinin beceri temelli sorular ile ilgili hizmet içi eğitimlerle kendilerini geliştirmeleri gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar sözcükler: Beceri Temelli Sorular, Üst Düzey Beceriler, İlkokul Matematik Dersi, Sınıf Öğretmenleri
İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin sahip oldukları kelime hazineleri, konuşma kaygıları ve yazma kaygıları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Araştırmanın ana amacı ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin kelime hazineleri, konuşma kaygıları ve yazma kaygıları arasındaki ilişkinin belirlenmesi ve öğrencilerin kelime hazinesi, konuşma ve yazma kaygılarının demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığının tespit edilmesidir. Bu amaca yönelik olarak çalışmada araştırma modeli olarak korelasyonel model kullanılmıştır. Çalışma, 2022-2023 eğitim öğretim yılı Gaziantep ili Şehitkamil ilçe merkezinden random (rastgele) yolla seçilen farklı sosyoekonomik düzeyden dokuz ilkokuldan toplam 758 ilkokul dördüncü sınıf öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın verileri ''Kelime Hazinesi Testi'', ''Sınıf Önünde Konuşma Kaygısı Ölçeği'', ''İlkokul Öğrencilerine Yönelik Yazma Kaygısı Ölçeği'' ve ''Kişisel Bilgi Formu'' ile toplanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 26.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Elde edilen verilerle aritmetik ortalama ve standart sapma hesaplamaları yapılmış, t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Pearson Momentler Çarpım Korelasyon Kat Sayısı hesaplama analizleri gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizi sonucunda ortaya çıkan bulgular ışığında ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin orta düzeyde kelime hazinesine, düşük düzeyde konuşma kaygısına ve orta düzeyde yazma kaygısına sahip oldukları tespit edilmiştir. Araştırma bulgularına göre öğrencilerin kelime hazinesi düzeyleri ile konuşma ve yazma kaygıları arasında negatif yönde düşük düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Öğrencilerin konuşma kaygıları ile yazma kaygıları arasında da pozitif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir.
Oyun temelli öğrenmenin ilkokul öğrencilerinin hayat bilgisi dersindeki sorgulama becerilerine etkisi
Bu araştırma, oyun temelli öğrenmenin ilkokul öğrencilerinin hayat bilgisi dersindeki sorgulama becerilerine etkisini incelemek amacıyla ele alınmıştır. Araştırma 2024-2025 eğitim öğretim yılı bahar dönemi içerisinde yapılmıştır. Araştırma, yarı deneysel desenlerden ön test-son test kontrol gruplu desene göre yürütülmüştür. Katılımcılar Gaziantep ili Şahinbey ilçesinde yer alan sosyoekonomik düzeyi, Türkçe konuşma, anlama becerilerine sahip olan benzer 58 üçüncü sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırma süreci veri toplama araçları uygulanmasıyla beraber toplamda on hafta sürmüştür. Deney grubundaki öğrencilerle oyun temelli öğrenim yöntemiyle desteklenen hayat bilgisi dersleri işlenirken, kontrol grubundaki öğrenciler için mevcut Hayat Bilgisi Öğretim programı (2019) dahilinde dersler işlenmiştir. Araştırmanın öncesinde ve sonrasında veri toplama aracı olarak öğrencilerin sorgulama becerilerini belirleyebilmek için "Sorgulama Beceri Ölçeği (SBÖ)" kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler IBM SPSS 27.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde, gruplar arası farkların başlangıç düzeyleri kontrol edilerek değerlendirilmesini sağlamak amacıyla Kovaryans Analizi (ANCOVA) uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda, oyun temelli öğrenme yöntemiyle desteklenen Hayat Bilgisi öğretimi uygulanan deney grubundaki öğrenciler ile mevcut Hayat Bilgisi Öğretim Programı (2019) doğrultusunda yapılan kontrol grubundaki öğrencilerin sorgulama beceri ölçeği ön test puanları kontrol altına alındığında son test puanları açısından deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Sorgulama Beceri Ölçeğinin çevre hayatını sorgulama, günlük hayatı sorgulama ve doğadaki hayatı sorgulama alt ölçeklerinin ön test toplam puanları kontrol altına alındığında, son test puanları açısından deney grubu lehine anlamlı bir farkın olduğu görülmüştür. Bu bulgular doğrultusunda, oyun temelli öğrenme yönteminin hayat bilgisi dersinde uygulanmasının öğrencilerin sorgulama becerilerinin gelişimine anlamlı katkı sağladığı söylenebilir. Anahtar sözcükler: Oyun temelli öğrenme modeli, sorgulama becerisi, hayat bilgisi öğretimi, ilkokul
Kalem şeklinin ilkokul öğrencilerinin yazma hızına etkisinin incelenmesi
Araştırmanın amacı kalem şeklinin ilkokul öğrencilerinin yazma hızına etkisini incelemektir. Bu çalışma ile öncelikle, öğrencilerin hangi kalem şekliyle hangi hız düzeyinde yazdıklarının tespit edilmesi amaçlanmaktadır. İkinci olarak, kalem şeklinin yazma hızına ne denli etki ettiğini görmek amaçlanmıştır. Öğrencinin hangi kalem şekliyle daha fazla yazı yazabildiğinin tespiti, öğrencinin elinin yorulmaması, yazma görevlerinden sıkılmaması bakımından önemlidir. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden olan deneme modeli kullanılmıştır. Yarı deneme modellerinden rotasyon modeli kullanılmıştır. Araştırma evrenini Yozgat il merkezindeki ilkokullarda öğrenim gören ilkokul öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklem seçiminde olasılıklı örnekleme yöntemlerinden küme örnekleme yöntemi ile örneklem belirlenmiştir. Küme örnekleme yöntemi ile üç ilkokul tespit edilmiştir. Bu ilkokullarda öğrenim gören 419öğrenciden veri toplanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak yazma hızı tespit formu kullanılmıştır. Yapılan bu araştırmada üç farklı şekilde kalem kullanılmıştır. Kullanılan kalem şekilleri altıgen, üçgen ve yuvarlak kalemdir. Araştırmacı tarafından tahtaya "Okulumu çok seviyorum." cümlesi yazılmıştır. Öğrencilerin 30 dakika boyunca, veri toplama aracında belirtilen cümleyi yazmaları sağlanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik ve çıkarımsal istatistik kullanılmıştır. Yapılan bu araştırmada betimsel istatistiklerden ortalama, medyan, varyans, standart sapma, minimum değer, maksimum değer, ranj, skewness değeri, kurtosis değeri, grafikten yararlanılmıştır. Çıkarımsal istatistiklerden Kolmogorov-Smirnov testinden, Anova testinden, Bonferroni çoklu karşılaştırma testinden yararlanılmıştır. Öğrencilerden elde edilen nicel veriler SPSS 21.0 sosyal bilimler için istatistik paket programı yoluyla analiz edilmiştir. Öğrencilerin 30 dakikada yazmış oldukları harfler sayılmıştır. Her bir öğrenci için üç kalem şekline göre harf sayısı elde edilmiştir. Altıgen kalem ile ilkokul öğrencilerinin dakikada 41 harf, üçgen kalem ile dakikada 47 harf yazdığı sonucuna varılmıştır. Yuvarlak kalem ile 49 harf yazdığı belirlenmiştir. Tüm kalem şekillerinde kız öğrencilerin yazma hızı erkek öğrencilerden anlamlı ve pozitif yönde farklılık göstermektedir. İlkokul öğrencilerinin yuvarlak kalemle yazılan harf sayısı, altıgen ve üçgen kalemle yazılan harf sayısı arasında anlamlı farklılık bulunmaktadır (p<0.017). Bunun yanı sıra, ilkokul öğrencilerinin üçgen kalemle yazılan harf sayısı, altıgen kalemle yazılan harf sayısından anlamlı olarak farklılık göstermektedir (p<0.017). Bu bulgulara göre ilkokul öğrencilerinin en hızlı yuvarlak kalemle, ikinci olarak üçgen kalemle, en yavaş olarak ise altıgen kalemle yazdığı anlaşılmaktadır. Araştırma sonuçları kapsamında, tüm ilkokul öğrencilerine yuvarlak kalemle yazma çalışmalarının yaptırılması önerilmektedir.
Çocuk destek merkezlerinde barınmakta olan refakatsiz çocukların sorunları ve Türkçe öğrenmelerinin değerlendirilmesi
Son 10 yıla baktığımızda insanların savaş, terör vb. sebeplerle ülkelerini terk ederek başka ülkelere sığınma taleplerinde çok büyük bir artış olduğu görülmektedir. Göç eden insanların büyük bir kısmını çocuklar oluşturmaktadır ve yaşlarının küçük olmasından dolayı göç esnasında ve sonrasında yetişkinlere göre daha çok sorunlarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Türkiye'ye gelen refakatsiz çocuk sayısındaki artış, Türkiye'nin bu çocukları sığınma politikasına dâhil etmesine neden olmuştur. Devlet tarafından belirli kuruluşlarda ve kamplarda koruma ve bakım altına alınmışlardır. Bu kuruluş ve kamplar, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Göç İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından koordine edilmektedir. Bu çalışmada, Çocuk destek merkezlerinde koruma ve bakım altında bulunan refakatsiz çocukların sorunları ve Türkçe öğrenmelerinin analiz edilmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya Ankara, Ağrı, Bilecik, Diyarbakır, Erzincan, Gaziantep, İstanbul, Şanlıurfa, Van ve Yozgat illerinde hizmet veren Çocuk destek merkezlerinde koruma ve bakım altında bulunan 208 refakatsiz çocuk ve 81 personel katılmıştır. Yapılan anketlerden elde edilen nicel veriler SPSS 24.0 paket programına işlenerek analiz edilmiştir. Nitel veriler ve görüşme formları ise nitel olarak değerlendirilmiştir.
Sınıf eğitimi alanında yapılan lisansüstü tezlerin öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı Türkiye`de 2013-2018 yılları arasında sınıf eğitimi alanında yapılmış lisansüstü tezlerin incelenerek öğretmen görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesidir. Bu temel amaç doğrultusunda, tezler yayınlandıkları yıl, yöntemi, veri toplama araçları, örneklem özellikleri, veri analiz teknikleri, konu alanları ve eğitim-öğretim sürecine katkısı açısından değerlendirilmiştir. Öğretmenlere görüşme tekniği yoluyla 5 sorudan oluşan sınıf eğitimi alanında yapılmış lisansüstü tezlere yönelik görüşleri sorulmuştur. Tezler betimsel yaklaşım çerçevesinde doküman incelemesi yapılarak incelenmiş ve her bir tez Küçükoğlu ve Ozan (2013) tarafından sınıf eğitimine yönelik olarak geliştirilen "Sınıf Öğretmenliği Alanındaki Lisansüstü Tezlere Yönelik Bir İçerik Analizi" makalesinde kullanılan "Tez Sınıflama Formu" kullanılarak içerik analizine tabi tutulmuştur. Daha sonra öğretmenlere görüşme tekniği ile lisansüstü tezlere yönelik görüşleri sorulmuştur. Çalışmada YÖK Ulusal Tez Veri Tabanında yer alan ve tam metin olarak ulaşılabilen sınıf öğretmenliği bilim ya da ana bilim dalındaki tezler çalışma kapsamına alınmış olup, çalışma 2013-2018 yılları ile sınırlandırılmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre tezlerin çoğunluğunun nicel çalışmalar olduğu, en çok çalışmanın 2015 yılında yapıldığı, betimsel tarama türünde olduğu, tezlerde çoğunlukla anket ya da likert tipi ölçeklerin kullanıldığı, öğretmenler ve ilköğretim 1-5 öğrencileriyle çalışıldığı ve veri analizi tekniği olarak kestirimsel istatistiklerin kullanıldığı belirlenmiştir. Ayrıca incelenen tezlerin sırasıyla en çok öğretmen alan bilgisi, Türkçe eğitimi ve hayat bilgisi alanlarında yapıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerle yapılan görüşmelerde öğretmenlerin daha çok sınıf yönetimi ve özel eğitim çalışılması gerektiğini, lisansüstü çalışmaların yöntem geliştirmeye ve eğitim öğretime katkısının çoğu öğretmen tarafından olumlu değerlendirdiği, bilimsel gelişmelere uygunluğu konusunda olumlu olduğunu, sınıf içi uygulamalarda çoğu katılımcının teorik olduğu ve uygulanabilirliğinin olmadığını belirtmişlerdir.
Okuma çemberi yönteminin ilkokul üçüncü sınıf öğrencilerininokuduğunu anlama başarılarına, okuma motivasyonlarına ve okuma tutumlarına etkileri
Bu araştırmada okuma çemberi yönteminin ilkokul üçüncü sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama başarılarına, okuma motivasyonlarına ve okuma tutumlarına etkilerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırma 2024-2025 eğitim öğretim yılı ikinci döneminde Türkiye'nin batı illerinden birinin ilçesinin devlet okulunda üçüncü sınıflarda öğrenim gören 50 öğrenci ile 12 hafta süresince gerçekleştirilmiştir. Araştırmada karma yöntem desenlerinden açımlayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutu ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel model ile nitel boyutu ise durum araştırması olarak desenlenmiştir. Araştırmanın nicel verilerinin elde edileceği katılımcı grubu araştırma yapılan okulun üçüncü sınıflarından küme örnekleme yöntemiyle iki şube olarak belirlenmiştir. Nitel verilerinin elde edileceği katılımcı grubunu, araştırmanın deney grubu arasından amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemiyle belirlenmiş 9 öğrenci oluşturmuştur. Öğretim süreci deney grubunda okuma çemberi yöntemiyle zenginleştirilerek, kontrol grubunda ise mevcut Türkçe öğretim programının okuma etkinlikleri ile sınırlı olarak sürdürülmüştür. Nicel verileri elde etmek amacıyla "Okuduğunu Anlama Başarı Testi", "Okumaya Yönelik Tutum Ölçeği" ve "Okuma Motivasyonu Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen nicel veriler ANCOVA ve bağımsız gruplar t-testi ile analiz edilmiştir. Nitel veriler "Deneysel Uygulamaları ve Bireysel Gelişimi Değerlendirme Formu" ile elde edilerek içerik analiziyle çözümlenmiştir. Okuma çemberi yönteminin üçüncü sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama başarılarına olumlu yönde etki ettiği, okuma tutumlarına etki etmediği, okuma motivasyonlarının uyum alt faktöründe artış oluşturduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Nitel verilerden elde edilen bulgulara göre öğrenciler okuma sıklıklarının arttığını, aktif olarak katılım gösterdikleri süreçte eğlenceli hissetiklerini, sorumluluk ve yaratıcılık gibi üst düzey düşünme becerilerinin geliştiğini ifade etmişlerdir.
İlkokul dördüncü sınıf Türkçe dersinde yaratıcı yazma uygulamalarının öğrencilerin Türkçe dersi tutumu, yazma tutumu ve yaratıcı yazma becerileri üzerine etkisi
Bu araştırmada, ilkokul dördüncü sınıf Türkçe dersinde gerçekleştirilen yaratıcı yazma uygulamalarının öğrencilerin Türkçe dersi tutumuna, yazma tutumuna ve yaratıcı yazmalarına olan etkisinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Araştırma ön test-son test kontrol gruplu deneysel desene göre gerçekleştirilmiştir. Araştırma 2018-2019 eğitim öğretim yılında Yozgat ili Sorgun ilçesi Şehit Önder Muratoğlu İlkokulu ve Milli Egemenlik İlkokulunda yürütülmüştür. Deney grubunda 40 öğrenci kontrol grubunda 40 öğrenci olmak üzere toplam 80 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Deneysel süreçte yaratıcı yazma etkinlikleri kullanılmıştır. Deney grubunda yaratıcı yazma etkinlikleri yapılmıştır. Etkinlikler haftada iki saat olmak üzere 10 hafta boyunca toplam 20 saat uygulanmıştır. Kontrol grubunda Türkçe programı ve buna bağlı yazma çalışmaları uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak yazmaya yönelik tutum ölçeği, Türkçe dersi tutum ölçeği ve yaratıcı yazma için değerlendirme ölçütleri formu kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde t-testi, standart sapma, aritmetik ortalama kullanılmıştır. Yapılan araştırma neticesinde şu sonuçlara ulaşılmıştır: * Bağımsız gruplar için t testi sonucunda, deney grubu ile kontrol grubu Türkçe dersi tutum ölçeği son test puanlarının anlamlı olarak farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Türkçe derslerinde uygulanan yaratıcı yazma uygulamalarının öğrencilerin Türkçe dersi tutumlarında anlamlı bir artışa neden olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). * Bağımsız gruplar için t testi sonucunda, deney grubu ile kontrol grubu yazma tutum ölçeği son test puanlarının birbirinden anlamlı olarak farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Türkçe derslerinde uygulanan yaratıcı yazma uygulamalarının öğrencilerin yazma tutumlarında anlamlı bir artışa neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır (p<0,05). * Deney grubu öğrencilerinin yaratıcı yazma son test puanları, kontrol grubu öğrencilerinin yaratıcı yazma son test puanlarından anlamlı farklılık göstermektedir. Türkçe derslerinde uygulanan yaratıcı yazma uygulamalarının öğrencilerin yaratıcı yazmalarında anlamlı bir artışa neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır (p<0,05). Anahtar Kelimeler: Yazma, Yaratıcı Yazma, Türkçe Dersi, Dördüncü Sınıf
İlkokul birinci sınıf hayat bilgisi dersinde oyun tabanlı öğretimle öğrencilerin güvenlik kurallarına uyma becerilerinin geliştirilmesi
Alanyazın incelendiğinde bireylerin güvenlik kuralları açısından farkındalık düzeylerinin düşük olduğu, bu nedenle kuralların uygulanmasında sorunların olduğu görülmektedir. Bu sorunlardan kaynaklı olarak yaralanmalar ve hayati kayıplar meydana gelebilmektedir. Hayati önem taşıyan bu konunun bireylere erken yaşlarda kazandırılmasının önemli olduğu düşünülmektedir. Bu doğrultuda ilkokul birinci sınıf hayat bilgisi dersinde oyun tabanlı öğretimle öğrencilerin güvenlik kurallarına uyma becerilerinin, bu araştırma kapsamında eylem araştırması yöntemiyle geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma 2018-2019 eğitim-öğretim yılının ikinci yarıyıl döneminde Yozgat ili Şefaatli ilçesinde bir ilkokulda uygulanmıştır. Uygulamaya 13 öğrenci katılmıştır. Araştırmada eylem araştırması deseni işe koşulmuştur. Eylem araştırması süreci; sorunun bulunması (tanılama), sorunun tanımlanması (tanımlama), çözümlerin geliştirilmesi (geliştirme), çözümlerin uygulanması ve sonuçların değerlendirilmesi (uygulama ve değerlendirme), araştırmanın yeterliliğinin tartışılması, araştırma amacına ulaştıysa sonuçların paylaşılması aşamalarından oluşmaktadır. Öğrencilerin güvenlik kurallarına uyma becerilerinin kazandırılmasına yönelik özgün ve eğitsel bir dijital oyun olan Güvenli Hayat Dijital Eğitsel Oyunu (GHDEO) geliştirilmiştir. Bunu yanı sıra öğrencilerin güvenli hayat becerilerinin ölçülmesine yönelik akademik başarı testi geliştirilmiştir. Uzman görüşleri alınarak son şekli verilen test, öğrencilere ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Araştırma sürecinde dört eylem adımı uygulanmıştır. Bu süreçte araştırmacı gözlem yapmış ve araştırmacı günlüklerini tutmuştur. Uygulama sonrasında öğrenciler oyun ile ilgili çizim yapmıştır. Ayrıca her bir öğrenci ile görüşmeler yapılmıştır. Araştırmada elde edilen gözlem, görüşme ve araştırmacı günlüklerinden elde edilen veriler NVivo 12 yazılımıyla analiz edilmiştir. GHEDO'yu oynarken öğrenciler oldukça dikkatlidir. Oyun karakteri, puan, ilerleme çubuğu gibi GHEDO'daki oyun bileşenleri ile ilgili detayları fark etmişlerdir. Trafikte yolu yıldızlı, şeritli, çalışma yapılan yol olarak ayırmışlar; yaya geçidi, üst geçit, trafik ışığı gibi detayları da çizmişlerdir. Ayrıca öğrencilerin büyük bir kısmı görüşmelerde ulaşılmak istenen kazanımlara uygun cevaplar vermişlerdir. Bu durum akademik başarı testiyle benzer sonuçlar sağlamaktadır. Ön ve son test olarak uygulanan akademik başarı testine ilişkin veriler Wilcoxon Signed Ranks Test ile SPSS 24 programında analiz edilmiştir. Bu testin bulgularına göre ön test puanlarından son test puanlarına doğru anlamlı bir artışın olduğu görülmüştür. Dolayısıyla yapılan bu çalışmanın öğrencilerin akademik başarıları açısından verimli olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Güvenli Hayat, Dijital Oyun, Hayat Bilgisi, Mobil Öğrenme
İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin uzunlukları ölçme konusundaki farklı problem türlerine yönelik akıl yürütme tiplerinin incelenmesi
Bu araştırma ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin uzunlukları ölçme konusundaki farklı problem türlerinde kullanmaları gereken akıl yürütme tiplerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma 2018-2019 eğitim öğretim yılında Yozgat ili Sorgun ilçe merkezinde bulunan, iki farklı ilkokulda görev yapan araştırmaya katılmaya gönüllü iki 4. sınıf öğretmeni ve bu öğretmenlerin sınıflarında bulunan 50 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma nitel araştırma yöntemi içerisinde yer alan, durum çalışması deseni olan iç içe geçmiş çoklu durum çalışması şeklinde olduğundan, verilerin toplanması ve analiz edilmesi belli bölümlere ayrılmıştır. Uygulama yapılan iki sınıftan başarılı, orta ve alt düzey akademik başarısı olan öğrencilerden üçer tane öğrenci ile uygulama yapılan problemler üzerine mülakat yapılmıştır. Bu öğrencilerden, uygulaması yapılan problemleri "Nasıl çözdükleri" sorularak sesli bir şekilde anlatmaları istenmiştir. Seçilen öğrencilerin Akıl Yürütme Testinde (AYT) hangi soruda ne tip akıl yürütmeler kullandıkları belirlenmiştir. Öğretmenler ile problem türleri, akıl yürütme ve akıl yürütme tipleri üzerine mülakatlar yapılmıştır. Her iki sınıfta da uzunlukları ölçme konusunun anlatıldığı hafta boyunca ders gözlemleri yapılmıştır. AYT sonucu elde edilen veriler öğrencilerin problem türlerine göre hangi akıl yürütme tiplerini kullandıklarını göstermiştir. Mülakatlardan elde edilen veriler nitel betimsel analiz yöntemine göre analiz edilerek sunulmuştur. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre katılımcı sınıf öğretmenlerinin derslerinde çoğunlukla müfredat bağımlı ve rutin problemler kullandıkları ve üst düzey akıl yürütmeler gerektiren problemlere yer vermekten kaçındıkları görülmüştür. Ayrıca her iki öğretmen tarafından ders sürelerinin konu anlatımları ve farklı problem çözümleri için yetmediği düşünülmektedir. Bu durum düşünüldüğünde öğretmenlerin çeşitli nedenlerle (öğrenci seviyeleri arasında farklar, süre-zaman problemi v.b.) farklı problemlere derslerinde yer vermediği görülmüştür. Ancak öğrencilerin farklı türden problemlerin çözümünde başarılı olabilmeleri için benzer problem durumlarıyla sınıf ortamında karşılaşmaları gerekmektedir. Bu bağlamda araştırma sonuçları farklı sınıf seviyelerinde öğretmenlerin problem içeriği olarak müfredat bağımlı ve rutin problemler kullandıkları sonucuna ulaşan çalışmaları desteklemektedir. Bunun yanı sıra günlük yaşam problemleri, rutin olmayan ve müfredat bağımsız problemlerin ise derslerde kullanılmadığı görülmüştür. Bu durum ders kitaplarında farklı türden problemlere yer verilmesinin önemini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Akıl Yürütme, Akıl Yürütme Tipi, Problem Çözme, Problem Türleri, Uzunlukları Ölçme
Mühendislik tasarım süreci etkinliklerinin sınıf öğretmen adaylarının Fen Teknoloji Mühendislik Matematik (FeTeMM) farkındalıklarına ve mühendis algılarına etkisi
Bu araştırmanın amacı FeTeMM uygulama yollarından biri olan Mühendislik Tasarım Süreci (MTS) etkinlikleri ile sınıf öğretmeni adaylarının FeTeMM farkındalıklarını ve mühendislik algılarını geliştirmek, uygulama sonucunda sınıf öğretmen adaylarının etkinlikler ile ilgili görüşlerini almaktır. 2018-2019 eğitim-öğretim yılı, güz döneminde gerçekleştirilen bu çalışma karma model olarak desenlenmiştir. Araştırmaya Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan bir üniversitenin sınıf eğitimi anabilim dalı programı 2. sınıfta öğrenim gören 39 öğretmen adayı (28 kız, 11 erkek) katılmıştır. Araştırmanın uygulanması ve verilerin toplanması Fen ve Teknoloji Laboratuvarı I dersi kapsamında gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nicel ve nitel veri toplama teknikleri kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak "FeTeMM Farkındalık Ölçeği (FFÖ)" ve "Bir Mühendis Çiz Testi (BMÇT)" kullanılmıştır. Ayrıca uygulama bitiminde öğrencilerin uygulamaya yönelik yazılı görüşleri alınmıştır. Toplamda 9 hafta süren uygulama sürecinde 7 adet MTS etkinliği yapılmıştır. Nicel veriler Statistical Package for Social Sciences(SPSS) programında ve nitel veriler ise içerik analizi ile çözümlenmiştir. Sonuç olarak öğretmen adaylarının toplam FeTeMM farkındalık puanları ile FeTeMM'in Öğrenciye Yönelik Etkisi, Derse Yönelik Etkisi ve Öğretmene Yönelik Etkisi alt boyutlarında pozitif yönde bir değişim görülmüştür. BMÇT son uygulamasında kadın mühendis çizen öğretmen adaylarının sayısında bir artış görülmüştür. Ayrıca BMÇT son uygulamasında mühendislerin sahip olması gereken özellikler konusunda öğretmen adayları daha fazla görüş bildirmişlerdir. Araştırma sonuçları eğitimcilere ve araştırmacılara yol gösterecektir. Anahtar Kelimeler: Sınıf Öğretmen Adayları, FeTeMM Farkındalığı, Mühendis Algısı, Mühendislik Tasarım Süreci
İlkokul ikinci sınıf öğrencilerinin sayı hissi düzeylerinin ADDIE öğretim tasarımı temelinde geliştirilmesi
Sayı hissi, bireylerin matematiksel hesaplamalarında, zihinsel becerilerinde, eğitim hayatlarının ve günlük yaşamlarının tüm dönemlerinde önemli bir yere sahiptir. Matematik eğitiminde sayı hissi olarak çok fazla araştırma yapılmış; sayı hissinde bireylerin üstün ya da zayıf yönleri ortaya konulmuştur. Yapılan araştırmalarda genellikle sayı hissinde bireylerin düzeyleri ve yaşadığı güçlükler tespit edilmiştir. Araştırmalarda sayı hissinde ortaya konulan sorunlara yeterince çözüm getirilememiştir. Sayı hissi düzeylerini geliştirmemekten kaynaklı sorunların giderilmesi için araştırmanın amacı ilkokul ikinci sınıf öğrencilerinin öğretim tasarımı ile sayı hissi düzeylerini geliştirmek olarak belirlenmiştir. Bu amaç doğrultusunda 2018-2019 eğitim-öğretim yılının ikinci yarıyılında, Yozgat ili bir köy ilkokulunda 20 öğrenci ile yapılan araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması kullanılmıştır. Öğrenci grubunun belirlenmesinde ise nitel araştırma yaklaşımlarından rastgele olmayan örneklem türlerinden amaçlı örnekleme yöntemi temel alınmıştır. Öğrencilerin sayı hissi düzeylerini geliştirmek için uzman görüşleri doğrultusunda öğretim tasarımı modeli, ABT (Akademik Başarı Testi) ve SHT (Sayı Hissi Testi) geliştirilmiştir. Öğrencilerin soru ve bileşenlerde sayı hissi alanında eksiklerinin belirlenmesinde, problemleri çözerken kullandıkları stratejilerin tespit edilmesinde ve öğretim tasarımının eylem adımlarının değerlendirilmesinde öğretim hedefleri doğrultusunda oluşturulan belirtke tablosu temel alınarak ortaya çıkan madde havuzu uzman görüşüne sunularak sayı hissi ve akademik başarı testi geliştirilmiştir. Ayrıca araştırma sürecinde akademik başarı testi, sayı hissi testi ve araştırma eylem adımlarının tüm süreçlerinde dört sayı hissi bileşeni temel alınmıştır. Akademik başarı testinde ve eylem adımının uygulanması sürecinde kullanılan sayı hissi testindeki sorulara verilen cevaplar hem doğruluk hem de kullanılan çözüm stratejisi (sayı hissi stratejisi/kural temelli strateji) açısından analiz edilmiş akademik başarı testi ve sayı hissi testi puanı hesaplanmıştır. Sayı hissi testinde kullanılan stratejileri derinlemesine incelemek amacıyla sayı hissi puanlarına göre dokuz eylem adımından sonra her eylem adımında altı öğrenci ile olmak üzere toplam 54 görüşme yapılmıştır. Görüşmelerde öğrencilerle yarı yapılandırılmış görüşme yapılarak öğrencilere sayı hissi testinden seçilen sorular yöneltilmiş ve öğrencilerden bu soruların çözümünde kullandığı çözüm yollarını açıklamaları istenmiştir. Araştırma süreci gözlem, görüşme, akademik başarı testi, sayı hissi testi ve öğrenci etkinlik kitabı ile veriler toplanmıştır. Verilerin analizi tümevarımsal yöntemle yapılmış, gözlem ve görüşmelerden elde edilen verilerin analizi NVivo 12 yazılımıyla yürütülmüş, öğrencilerin sayı hissi düzeylerinde hem yazılı hem sözlü yanıtlarında anlamlı düzeyde gelişme olduğu görülmüştür. Ayrıca ön ve son testten (akademik başarı testinden) elde edilen verilerde ise Wilcoxon işaretli sıralar testinden yararlanılmış, öğrencilerin sayı hissi düzeylerinde fark puanlarının sıra ortalaması ve toplamları dikkate alındığında, gözlenen bu farkın pozitif sıralar yani son test puanı lehine olduğu görülmüştür. Bununla birlikte katılımcıların akademik başarı puanları, dönemsel not ortalamaları ve ikinci dönem not ortalamaları arasındaki ilişki Pearson çarpım moment korelasyon katsayısıyla (r) incelenmiştir. Bu bulgulara göre öğrencilerin akademik başarı testindeki başarıları ile hem dönemsel not ortalama hem de ikinci dönem başarıları arasında pozitif yönlü, yüksek düzeyde ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Matematik, Sayı Hissi, Sayı Hissi Stratejisi, Kural Temelli Strateji, Öğretim Tasarımı ve Model.
Matematiksel problem çözmede mobil uygulamalarla yapı iskelesi ve ipucu kullanımının ilkokul üçüncü sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına ve bilişsel yüklerine etkisi
Bu araştırma kapsamında ilkokul üçüncü sınıf öğrencilerinin matematiksel problem çözmede karşılaştıkları zorlukları ve yaptıkları hataları en az seviyeye indirmek ve öğrencilere öğretmen ve akran desteği olmadan mobil teknolojinin yapı iskelesi ve ipucu kullanılarak sağlayacağı destek için Problem Çözme Eğitsel Yazılımı (ProÇEY) geliştirilmiştir. Eğitsel yazılımın kullanılması ile öğrencilerin akademik başarılarına ve bilişsel yüklerine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda 2019 – 2020 eğitim- öğretim yılı güz döneminde ilkokul üçüncü sınıfta öğrenim gören 130 katılımcıyla uygulama gerçekleştirilmiştir. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden deneysel model esas alınarak desenlenmiştir. Araştırmanın amacı kapsamında ProÇEY iki deney bir kontrol grubu ile yürütülmüştür. Her bir grup için seçkisiz örnekleme yöntemlerinden, basit seçkisiz örnekleme (simple random sampling) ile atama yapılmıştır. Eğitsel yazılımda, Pólya'nın problem çözme basamakları dikkate alınarak tam çözümlü, yarı çözümlü ve çözülmemiş örnekler işe koşulmuştur. Araştırmanın Deney 1 grubunda, tam çözümlü, yarı çözümlü ve çözülmemiş örnekler yapı iskelesi ile hazırlanan yazılımla; Deney 2 grubunda tam çözümlü ve çözülmemiş örnekler ipucu desteğiyle hazırlanan yazılımla sunulmuştur. Araştırmanın Kontrol grubunda ise tam çözümlü ve çözülmemiş örnekler desteksiz ortamda sunulmuştur. Veri toplama aracı olarak yüz kaygısı ölçeği (face anxiety scale), zihinsel çaba ölçeği (mental effort scale), görevi tamamlama hızı (speed task) ve akademik başarı testi kullanılmıştır. Verilerin analizinde 3x2 Karma ANOVA (Two-Way Mixed ANOVA) ve Bağımlı Örneklem t Testi işe koşulmuştur. Elde edilen veriler SPSS 25 programında analiz edilmiştir. Araştırmada akademik başarı testinden elde edilen verilere göre grupların ön test puanlarından son test puanlarına doğru artışın birlikte etkileşiminin anlamlı düzeyde bir farklılık oluşturduğu görülmüştür. Gruplar arasında ise anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Bu bulguya göre Deney 1 grubunda yönlendirici olan desteğin akademik başarı üzerinde etkili olduğu ve ön testten son teste doğru bir artış gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada yüz kaygı ölçeğinden elde edilen nicel bulgulara göre grupların çoklu etkileşimleri arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bulgular doğrultusunda yazılımda kullanılan yapı iskelesi ve ipucu desteğiyle, katılımcıların kaygı durumlarının her sorunun yapısına göre değişmesine neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada bilişsel yüklerin ölçülmesinde zihinsel çaba ölçeğinden elde edilen bulgular doğrultusunda Deney 1 grubundaki katılımcıların ProÇEY'de kullanılan yapı iskelesinin ölçümlerin hemen hemen hepsinde Deney 2 ve kontrol grubuna göre daha fazla zihinsel çaba harcadığı sonucuna ulaşılmıştır. Çözümlü ve yarı çözümlü sorularda zihinsel çabanın fazla olduğu, çözümsüz sorularda ise zihinsel çabanın az olduğu görülmüştür. Görevi tamamlama hızlarından elde edilen bulgular doğrultusunda çözümsüz örneklerde Deney 1 grubu daha az zaman harcarken kontrol grubu daha fazla zaman harcamaktadır. Bu bulgudan yola çıkarak; ProÇEY'de kullanılan yapı iskelesinin katılımcıların mobil ortamda harcadıkları zamanı çözümlü örneklerde artırdığı, desteğin azalmasıyla birlikte çözümsüz örneklerde katılımcıların örnek üzerinde geçirdiği zamanı azalttığı söylenebilir. Dolayısıyla Deney 1 grubunun çözümlü ve yarı çözümlü sorular üzerinde daha fazla zihinsel çaba ve zaman harcaması durumunda bilişsel yüklerinin artmasının, çözümsüz sorularda ise bilişsel yüklerinin azalmasının bir sonucu olarak akademik başarılarında bir artış olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: İlkokul, Problem Çözme, Mobil Uygulama, Yapı iskelesi, İpucu, Bilişsel Yük, Akademik Başarı.
Covid-19 küresel salgın sürecinin öğretim ve öğrenme üzerindeki etkisine yönelik öğretmen görüşleri
COVID-19 salgınının görülmesi ile birlikte salgının kontrol altında tutulması için Türkiye'de 13 Mart 2020 tarihinde okullarda yüz yüze eğitime ara verilmiş olup 2021-2022 eğitim öğretim yılı başına kadar eğitim öğretim faaliyetleri ağırlıklı olarak uzaktan yürütülmüştür. Bu araştırmada COVID-19 salgınının öğretim ve öğrenme üzerindeki etkisine yönelik öğretmen görüşlerinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu amaçla yakınsak paralel karma desende yürütülen araştırmanın çalışma grubunda 112 okul öncesi öğretmeni ile 425 sınıf öğretmeni olmak üzere toplam 537 öğretmen yer almaktadır. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından geliştirilmiş anket ve yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen nicel verilerin, nitel verilerle derinlemesine incelenmesi sonucunda uzaktan eğitimin yüz yüze eğitim kadar etkili olmadığı, öğrencilerin bedensel, duygusal ve bilişsel yönden öğrenme ihtiyaçlarının tamamının karşılanamadığı, öğrenci ve öğretmenlerin sosyal izolasyon sebebiyle psikolojik iyi oluş hallerinin olumsuz etkilendiği ve öğretmenlerin iş yükünün arttığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Uzaktan eğitim sürecinde yaşanan teknolojik alt yapı ve araç gereç ile güvenli internet erişiminin yetersizliği, öğrenmeyi kolaylaştırıcı veli desteğinin olmayışı, öğrencilerin ilgi ve motivasyon eksiklikleri ve öğretmenlerin teknolojik aletleri kullanmadaki yetersizliği sorunlarının ise uzaktan eğitimin etkililiğini azalttığı belirlenmiştir. Araştırmanın sonuçları göz önünde bulundurularak araştırma ve uygulamaya yönelik öneriler geliştirilmiştir.
İnsan hakları, yurttaşlık ve demokrasi dersinde web 2.0 araçları ile desteklenen yaratıcı drama yönteminin akademik başarı ve tutuma etkisi
Bu araştırma, İlkokul 4. sınıf İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi dersinin "Hak, Özgürlük ve Sorumluluk" ünitesinde yer alan kavram ve kazanımların öğretiminde yaratıcı drama yönteminin Web 2.0 araçları ile desteklenerek uygulanmasının öğrencilerin akademik başarı ve tutumuna etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, karma araştırma yöntemi desenlerinden iç içe gömülü deneysel desen doğrultusunda tasarlanmıştır. Araştırma, 2021-2022 eğitim öğretim yılı güz döneminde, Yozgat il merkezinde bulunan bir devlet okulunda öğrenim gören 26'sı deney grubunu, 27'si kontrol grubunu oluşturan 53 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Veriler araştırmacı tarafından hazırlanan "İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi Akademik Başarı Testi", İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi Tutum Ölçeği" ve yansıtma raporları ile toplanmıştır. Uygulamada, 10 hafta boyunca kontrol grubu öğrencileri mevcut öğretim programı doğrultusunda öğrenim görürken, deney grubu öğrencileriyle Web 2.0 araçları ile desteklenen yaratıcı drama etkinlikleri ile dersler gerçekleştirilmiştir. Nicel veriler bağımsız örneklem t-testi ve ANOVA ile nitel veriler ise içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın nicel bulguları doğrultusunda deney gurubu öğrencileri ve kontrol gurubu öğrencilerinin akademik başarı puanları arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Derse yönelik öğrenci tutumlarının bulgularında ise zaman değişkeni açısından istatistiksel olarak bir farklılık bulunurken, yöntem değişkeni açısından anlamlı bir fark bulunamamıştır. Nitel verilerin bulgularına göre deney grubu öğrencileri deneysel işlem sürecinde çok eğlendiklerini, yaratıcı drama etkinliklerini çok sevdiklerini, Web 2.0 araçları ile yapılan etkinlikleri yararlı bulduklarını ve insan haklarına yönelik birçok bilgi öğrendiklerini ifade etmişlerdir. Araştırma sonuçlarından hareketle İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi eğitiminde öğrencilerin akademik başarıları ve derse yönelik tutumlarına katkı sağlamak amacıyla Web 2.0 araçları ile desteklenen yaratıcı drama yönteminden faydalanılabilir.
Geometri öğretiminde ters-yüz öğrenme modeli uygulamasının etkilerinin incelenmesi
Bu araştırma, ters yüz öğrenme modelinin 4. sınıf geometri öğretiminde kullanılmasının öğrencilerin geometrik düşünme düzeyleri, derse yönelik tutum ve akademik başarılarına etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, ters yüz öğrenme modeline ilişkin öğrenci görüşleri incelenmiştir. Araştırma 2021-2022 eğitim öğretim yılının ikinci yarısında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın modeli karma yöntem olarak belirlenmiştir. Araştırma Doğu Anadolu Bölgesinde Bitlis ilinin bir içesinde Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı bir ilkokulda 4. sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda çalışmaya 21 deney, 21 kontrol grubu olmak üzere toplamda 42 ilkokul öğrencisi katılmıştır. Araştırmada geometri öğrenme alanına ait kazanımlar deney grubuna ters yüz öğrenme modeli ile, kontrol grubuna matematik ders kitabındaki etkinlikler ile öğretim yapılmıştır. Araştırmanın süresi 5 haftadır. Araştırmada nicel ve nitel veri toplama teknikleri birlikte kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verileri Üç Boyutlu Geometrik Düşünme Testi, Matematik Etkinliklerine Yönelik Tutum Ölçeği ve Akademik Başarı Testi kullanılarak, nitel veriler ise yarı-yapılandırılmış görüşme soruları ve matematik günlükleri aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmanın normal dağılım göstermeyen verileri için non-parametrik testlerden Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ve Mann-Whitney U testi, normal dağılım gösteren veriler için bağımsız örneklem t-Testi kullanılmıştır. Nitel veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın sonunda, öğrencilerin Üç Boyutlu Geometrik Düşünme Test'i son test puanlarında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Deney grubu öğrencilerinin matematik etkinliklerine yönelik tutum ön test-son test puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunurken, kontrol grubu öğrencilerinin matematik etkinliklerine yönelik ön test-son test puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ayrıca, deney ve kontrol grubu öğrencilerin akademik başarı puanları arasında bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin ters yüz öğrenme modeline ilişkin olumlu görüşleri etkinlikler, eğlenceli sınıf ortamı, videoları istedikleri zaman tekrar izleyebilme, sınavlara hazırlık olduğu tespit edilmiştir. Ancak öğrencilerin ters yüz öğrenme modeline ilişkin olumsuz görüşleri teknik sorunlar, grup çalışmaları ve videoları izlerken anlamadığı kısımlarda soru soramamaları olarak belirlenmiştir. Ayrıca öğrenciler, dersleri öğretmenden öğrenmek istediklerini belirtmişlerdir.
4. sınıf öğrencilerinin cebirsel düşünme yapılarının gelişimini amaçlayan bir öğretim deneyi
Bu araştırmada, 4.sınıf öğrencilerinin cebirsel düşünme yapılarının gelişimleri hedeflenmiş ve bu amaçla erken cebir öğretimi uygulanmıştır. Çalışmada nitel araştırma desenlerinden öğretim deneyi modeli gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar amaçlı örneklem yolu ile belirlenerek çalışmaya dahil edilmişlerdir. Öğretim deneyi kapsamında 14 oturumluk sayı ve şekil örüntülerinin yer aldığı genişleyen örüntü çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Öğretim deneyi süresince öğrencilerin cebirsel düşünme yapılarını incelemek amacıyla odak grup görüşmeleri, katılımcı olmayan gözlem, öğrenci çalışma kağıtları, video ve ses kayıtları ile veriler elde edilmiştir. Elde edilen veriler betimsel analiz yolu ile analiz edilmiştir. Çalışmada öğrenciler örüntüyü devam ettirme, genişletme, eksik bırakılan öğeyi tamamlama ve örüntü kuralını tanımlama çalışmaları gerçekleştirmişlerdir. Öğrencilerin gerçekleştirmiş oldukları örüntü çalışmalarında ise yazılı, sözel, matematiksel ve görsel temsilleri kullandıkları görülmüştür. Çalışma sonucunda, gerçekleştirilen öğretim deneyinde öğrencilerin sayma, modelleme, yinelemeli, bütüne genişletme, içeriksel ve doğrusal stratejileri kullanarak genellemeye vardıkları görülmüştür. Bunun yanı sıra, öğrencilerin ulaşmış olduklarını genellemelerini doğrulamada şekilsel/görsel, sayısal ve cebirsel stratejilerini kullandıkları görülmektedir. Öğrencilerin ortaya çıkan fonksiyonel düşünmeleri incelendiğinde ise yinelemeli, kovaryasyonel ve ortak değişkenli düşünmelerinin etkili olduğu görülmektedir. Bu sonuçlar doğrultusunda araştırmada gerçekleştirilen erken cebir öğretim deneyinin öğrencilerin cebirsel düşünme yapılarının çeşitli bileşenler bağlamında etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Sosyal bilgiler dersinde dijital öyküleme yönteminin ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin vatanseverlik değerine etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, çeşitli elektronik ortamlar kullanılarak hazırlanan dijital öykü materyalinin tahmin-gözlem-açıklama tekniğiyle zenginleştirilerek ilkokul dördüncü sınıf sosyal bilgiler dersinde öğrencilerin vatanseverlik değeri üzerine etkisini incelemektir. Nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışması deseni benimsenmiştir. Bu araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 öğretim yılı bahar döneminde Yozgat Merkez Yunus Emre İlkokulu dördüncü sınıfta öğrenim gören 20 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu, tahmin-gözlem-açıklama etkinlik formları ve gözlem yöntemi ile elde edilmiştir. Verilerin analizinde içerik analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler tema, kategori, kod ve frekans değerleri ile tablolar halinde gösterilerek analiz edilmiş ve yorum yapılmıştır. Bulgular incelendiğinde, tahmin-gözlem-açıklama ve dijital öyküleme yöntemlerinin öğrencilerin vatanseverlik kavramı üzerinde birçok açıdan olumlu etkileri olduğu bu araştırma ile görülmüştür. Araştırma sonucunda katılımcıların vatan, vatanseverlik, bağımsızlık, Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı, Türk Bayrağı algılarının genişlediği, İstiklal Marşı'nın önemini kavradıkları, yarı yapılandırılmış görüşme sorularına verdikleri cevapların çeşitlendiği ve genişlediği, kelime ve cümle sayılarında artış olduğu, katılımcıların cevaplarında sebep-sonuç ilişkisine yer verdikleri ve temaları karşılayan kodlara yönelik cevaplar verdikleri görülmüştür. Ayrıca tahmin-gözlem-açıklama tekniğinin kavram yanılgılarını belirleme, kavramsal değişimlerin sağlanmasında etkili bir yöntem olduğu, dijital öyküleme ve tahmin-gözlem-açıklama tekniğinin katılımcıların görsel ve işitsel becerilerini geliştirme, dikkat eksikliğini giderme ve dikkat çekmede kullanılabilecek yöntemler oldukları belirlenmiştir. Bu çalışmada tahmin-gözlem-açıklama ve dijital öyküleme yönteminin ilkokul dördüncü sınıf sosyal bilgiler dersi değer eğitiminde kullanımının, değer kazanımında olumlu etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Fen laboratuvarı konulu tezlerin sistematik literatür incelemesi
Bu çalışmanın amacı Türkiye'de eğitim ve öğretim alanında gerçekleştirilen fen laboratuvarı konulu tezleri incelemek, bu tezlerin nasıl bir eğilim gösterdiğini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda YÖKTEZ veri tabanından yapılan tarama sonucu ulaşılan 141 lisansüstü tez incelenmiştir. Ele alınan tezler "Tez İnceleme Formu" kullanılarak yıl, araştırma düzeyi, yayın yeri, alan, örneklem seviyesi, örneklem büyüklüğü, örnekleme yöntemi, yöntem, öğretim yöntem ve teknikleri, ölçme araçları ve veri analizi teknikleri bakımından incelenmiştir. Elde edilen veriler frekansa dayalı yorumlanmış, tablo ve grafikler oluşturulmuştur. Araştırmanın geçerliğini sağlamak amacıyla, araştırma sonuçlarının doğruluğu, uzman bir öğretim elemanının görüşü ile kontrol edilmiştir. Bu sayede araştırmanın kapsam geçerliği sağlanmıştır. Güvenirliği belirlemek amacıyla kodlayıcılar arası güvenirlik=(uzlaşılan çalışma sayısı/toplam çalışma sayısı)×100 formülü ile hesaplanmıştır. Araştırmacılar arasındaki uyum % 87 olarak hesaplanmıştır. Sonuç olarak eğitim ve öğretim alanında yapılan fen laboratuvarı konulu tezlerin 2005 yılından sonra artış gösterdiği, büyük bir bölümü yüksek lisans tezi olduğu görülmüştür. En fazla tez Gazi Üniversitesinde yapılmıştır. Öğretim kademesi olarak üniversite öğrencileri üzerinde yapılan ve nicel desende yürütülen tez çalışmaları daha fazladır. İncelenen lisansüstü tezlerin örneklem büyüklüğü en fazla 51-100 arasında değişmekte olup rastgele örnekleme tekniği kullanılmıştır. T-testi veri analizinde en fazla kullanılan teknik olmuştur. Alan olarak en fazla fen laboratuvarı dersinde araştırma yapılmış ve argümantasyon tabanlı bilim öğrenme yaklaşımı kullanılmıştır. İncelenen lisansüstü tezlerde veri toplama aracı olarak en fazla başarı, bilimsel süreç becerileri ve tutum ölçekleri kullanılmıştır. Elde edilen bu sonuçlardan yola çıkılarak önerilerde bulunulmuştur. ANAHTAR KELİMELER: Fen Laboratuvarı, Sistematik Literatür İncelemesi, Fen Eğitimi, Lisansüstü Tez
Türkiye'de fen eğitiminde yapılan astronomi konulu lisansüstü tezlerin sistematik literatür incelemesi
Bu araştırmanın amacı Türkiye'de fen eğitimi alanında gerçekleştirilen astronomi konulu lisansüstü tezlerin sistematik literatür incelemesini yapmak ve fen eğitiminde astronomi konusunda Türkiye'de yapılan çalışmalarda nasıl bir eğilim olduğunu belirlemektir. Araştırmada sistematik literatür taraması yöntemi kullanılmıştır. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ulusal tez merkezi veri tabanından yapılan inceleme sonucunda, 2000-2023 yılları arasında yayınlanmış 61 lisansüstü teze ulaşılmıştır. Lisansüstü tezler için tez sınıflama formu kullanılarak tezlerin yıllara göre dağılımı, araştırma düzeyleri, yayın yeri, örneklem düzeyi, örneklem seçim yöntemi, çalışma grubunun büyüklüğü, kullanılan yöntem, araştırma tekniği, veri analiz tekniği, kullanılan test ve ölçek dağılımı bakımından incelenmiştir. Elde edilen verilerden tablo ve grafik oluşturulmuştur. Araştırma sonuçlarının doğruluğunu sağlamak için iki uzmandan yardım alınmış ve sonuçlar kontrol edilerek araştırmanın kapsam geçerliliği sağlanmıştır. Sonuç olarak fen eğitimi alanında astronomi konulu lisansüstü tezlerin 2018 yılından sonra artış gösterdiği ve lisansüstü tezlerden en çok yüksek lisans tezleri olduğu görülmüştür. En fazla lisansüstü tezin İnönü Üniversitesi ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nde yayınlandığı görülmektedir. Örneklem büyüklüğünün en çok 0-50 arasında olduğu tespit edilmiştir. Örneklem düzeyi bakımından en fazla ortaokul öğrencileriyle çalışılmıştır. Lisansüstü tezlerde en çok veri toplama aracı olarak başarı testi, görüşme formu ve astronomi tutum ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlardan yola çıkarak önerilerde bulunulmuştur.
İlkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin doğal sayı problemlerinin çözümünde kullandıkları sayı hissi stratejilerinin belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı, ilkokul 4.sınıf öğrencilerinin doğal sayılarda dört işlem gerektiren problemleri çözerken kullandıkları sayı hissi stratejilerinin ve problem çözme becerilerinin belirlenerek aralarındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışma grubunu, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Yozgat ilinde pilot uygulama yapılan okullarla beraber 4 farklı ilkokulda öğrenim gören 200 4.sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada karma araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından 4.sınıf müfredatına uygun, geçerli ve güvenilir bir Sayı Hissi Testi (SHT) geliştirilerek uygulanmıştır. SHT 12 soru içermekte ve sorular pilot uygulama sırasında doğru yapılma ve konuların işlenme durumlarına göre yeniden revize edilmiştir. Sayı hissi testinden elde edilen verilerin analizi SPSS programı ile belirlenmiştir. ANOVA ve Korelasyon değerlerine bakılmıştır. Araştırmanın nicel aşamasında yer alan çalışma grubu uygun örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmanın nitel aşamasında ise nicel aşamasında elde edilen veriler kapsamında belirli sayı hissi ve problem çözme düzeylerinin yer alan öğrenciler belirlenerek problemleri daha farklı yollardan çözüp çözemeyeceklerinin incelenmesi amacıyla yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Bu araştırma, doğal sayılarda dört işlem gerektiren problemlerin çözümünde öğrencilerin hangi ölçüde sayı hissi stratejilerini kullandıklarını ortaya çıkarmak amacıyla yapılmış olup, sayı hissi stratejilerini kullanan öğrencilerin sayısının fazla olabileceği varsayımı üzerine oluşturulmuştur. Ancak araştırmanın sonucunda, ilkokul 4.sınıf öğrencilerinin sayı hissi düzeylerinin düşük olduğu görülmüştür. Öğrencilerin büyük bir kısmını problemleri çözerken kural temelli yaklaşımı kullandıkları ve sayı hissi stratejilerinden az bir şekilde yararlandıkları gözlenmiştir. Sayı hissine sahip olan öğrencilerin aynı zamanda belli oranda problem çözme becerisine de sahip oldukları bu çalışma ile ortaya çıkarılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşmeler neticesinde sayı hissi düşük düzeyde olan öğrencilerin bazı matematiksel kavramları anlamakta zorlandıkları ve matematiksel kavram yanılgılarına sahip oldukları tespit edilmiştir.
Çocuk hakları eğitiminde uzman sınıf öğretmenlerinin perspektifinden etkili çocuk hakları eğitimi: Anlayışlar ve uygulamalar
Bu çalışmada, çocuk hakları eğitiminde uzman sınıf öğretmenlerin (ÇHUÖ'lerin) perspektifinden etkili çocuk hakları eğitiminin (EÇHE'nin) incelenmesi amaçlanmıştır. Olgubilim araştırması olarak desenlenen çalışmada veri toplama yöntemlerinden odak grup görüşmesi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu amaçlı örnekleme yöntemlerinden kritik örnekleme yöntemiyle seçilmiş çocuk hakları eğitiminde uzman olan altı sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada veriler içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, etkili çocuk hakları eğitiminin nasıl olması gerektiğiyle ilgili beş farklı anlayışın önerildiği belirlenmiştir. Bu anlayışlar kapsamında, etkili çocuk hakları eğitimi için ön görülen uygulama şekli, bu sürecin nerelerde ve kimlerle gerçekleştirilmesi gerektiği ile ilgili detaylı bilgiler elde edilmiştir. Ayrıca, araştırmada etkili çocuk hakları eğitimi için ÇHUÖ'lerin sınıf ve okul düzeyinde gerçekleştirdikleri düzenlemelerle ile ilgili bilgilere ulaşılmıştır. Bu doğrultuda, sınıf düzeyinde çocuklara haklarını ve sorumluluklarını öğretmeye ve yaşatmaya yönelik çeşitli uygulamalar gerçekleştirdikleri belirlenmiştir. Okul düzeyinde ise çocuk hakları ve sorumlulukları için öğretim uygulamaları, çocuklara hak ve sorumluluklarını yaşatma etkinlikleri ve çocukların katılım hakkı için düzenlemeler yaptıkları tespit edilmiştir. Araştırma Türkiye'de EÇHE için taşınan anlayışlar ve EÇHE için okullarda gerçekleştirilen uygulamalarla ilgili bilgi sunması açısından önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Çocuk hakları, çocuk hakları eğitimi, uzman öğretmenler, ilkokul eğitimi, sınıf öğretmenleri
Ters yüz öğrenme yöntemi uygulanan üçüncü sınıf öğrencilerinin matematik kaygı düzeylerinin azaltılmasına yönelik bir eylem araştırması
Ters yüz öğrenme, sınıf içinde yapılan çalışmaların öğrencilere önceden çevrimiçi sunulan kaynaklarla sınıf dışında, sınıf dışında yapılan çalışmaların ise pekiştirme niteliğinde ve öğretmen rehberliğinde sınıf içinde yapılmasına imkân tanıyan bir modeldir. Matematik öğretiminde geleneksel yöntemlerin yerine öğrencinin aktif olduğu ve öğrencilerin kendi öğrenmelerinden sorumlu olduğu yöntemlerin kullanılması öğrencilerin daha kalıcı öğrenmelerini sağlayabilir. Bu çalışmada ters yüz öğrenme modelinin, ilkokul öğrencilerinin matematik kaygı düzeyleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Çalışmada nitel araştırma desenlerinden biri olan eylem araştırması yöntemi kullanılmıştır.8 haftalık uygulama sürecinde, Yozgat ilinde, bir devlet okulunda öğrenim gören ilkokul 3.sınıf öğrencileri yer almıştır. Araştırmanın verileri matematik kaygı ölçeği, görüşme formu, öğrenci günlükleri ve gözlem formu aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen veriler; Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ve içerik analizi yöntemleriyle çözümlenmiştir. Nicel analizler, ters yüz öğrenme modelinin ilkokul öğrencilerinin matematik kaygılarının azaltılmasında etkili olduğunu göstermiştir. Nitel verilerin analizi sonucunda ise sınıf içi öğrenme etkinlikleri, öğrenci katılımı, teknoloji ve internet kullanımı ve öğrenme kaynakları olmak üzere dört tema ortaya çıkmıştır. Elde edilen bulgular, ters yüz öğrenme sürecinde kullanılan sınıf içi öğrenme etkinlikleri sayesinde öğrencilerin matematik konularını daha iyi kavradıklarını ve matematik dersine yönelik olumlu tutum geliştirdiklerini göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Ters Yüz Öğrenme, Matematik Kaygısı, İlkokul Öğrencileri, Eylem Araştırması
İlkokul 3. sınıf öğrencilerinin öz yönetim becerileri ile hayat bilgisi dersine yönelik tutumları arasındaki ilişki
İlkokul 3. sınıf öğrencilerinin öz yönetim becerileri ile hayat bilgisi dersine yönelik tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılan ilişkisel tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Kayseri ilindeki ilkokul 3. sınıf öğrencileri oluŞturmaktadır. Örneklem ise Kayseri ilindeki ilkokul 3. sınıf öğrencileri arasından basit seçkisiz örnekleme tekniğiyle seçilen 684 ilkokul 3. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Köseoğlu ve Boyacı (2022) tarafından geliştirilen "İlkokul Öğrencilerine Yönelik Öz-Yönetim Becerileri Ölçeği" ile Oker ve Tay (2020) tarafından geliştirilen "Hayat Bilgisi Dersi Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS programıyla analiz edilmiştir. Analiz sonucunda; ilkokul 3. sınıf öğrencilerinin öz yönetim becerilerine yönelik puanlarının yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin öz yönetim becerilerinin okul türü, okulun bulunduğu ilçe, anne ve baba mesleği ve öğrencinin en sevdiği derse göre anlamlı farklılık gösterdiği bulunmuştur. İlkokul 3. sınıf öğrencilerinin öz yönetim becerileri ile hayat bilgisi dersine yönelik tutumları arasında pozitif yönlü, orta düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Hayat bilgisi, Ders, Öz yönetim, Tutum
İlkokul dijital vatandaşlık eğitiminde yaratıcı drama etkinliklerinin kullanımı
Bu çalışmanın amacı yaratıcı drama etkinliklerinin ilkokul öğrencilerinin dijital vatandaşlık farkındalık ve dijital vatandaşlığa yönelik tutum düzeyleri üzerindeki etkilerinin incelenmesidir. Çalışmada ayrıca ilkokul öğrencilerinin ilkokul dijital vatandaşlık eğitiminde yaratıcı drama etkinliklerinin kullanımına yönelik görüşleri araştırılmıştır. Araştırmada karma araştırma yöntemlerinden biri olan gömülü karma desen kullanılmıştır. Çalışmada bir devlet ilkokulunda öğrenim gören 4.sınıf ilkokul öğrencileri yer almıştır. Araştırmanın verileri; dijital vatandaşlık farkındalık testi, dijital vatandaşlığa yönelik tutum ölçeği, öğrenci görüşme formu ve öğrenci günlükleri aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen veriler, bağımlı örneklem t-testi ve içerik analizi yöntemleriyle çözümlenmiştir. Nicel bulgular, yaratıcı drama etkinliklerinin ilkokul öğrencilerinin dijital vatandaşlık farkındalıklarını ve dijital vatandaşlığa yönelik olumlu tutumlarını arttırdığını göstermiştir. Nitel bulguların analizi sonucunda ise yaratıcı drama etkinliklerinin avantajları, yaratıcı drama etkinliklerinin uygulanmasına yönelik öneriler ve dijital vatandaşlık kazanımları olmak üzere üç tema ortaya çıkmıştır. Nitel bulgular, yaratıcı drama etkinliklerinin öğrencilerin dijital etik, dijital güvenlik gibi dijital vatandaşlık boyutlarını iyi derecede kavradıklarını göstermiştir. Buna ek olarak bu etkinliklerin eğlenceli bir öğrenme ortamı oluşturduğu ve öğrencilerin grup çalışma, yaratıcılık ve eleştirel düşünme becerilerini desteklediğini göstermiştir. Çalışmada yaratıcı drama etkinliklerinin ilkokul dijital vatandaşlık eğitiminde etkili bir şekilde kullanılabileceği görülmüştür.
Devlet okullarındaki sınıf öğretmenleri ile norm kadro fazlası sınıf öğretmenlerinin iş doyumu ve tükenmişlik düzeylerinin karşılaştırılması (Balıkesir/Altıeylül il örneği)
Bu araştırmanın amacı Balıkesir Altıeylül devlet ilkokullarında görev yapan kadrolu sınıf öğretmenleri ile Balıkesir Altıeylül Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı görev yapan norm kadro fazlası sınıf öğretmenlerinin iş doyumu ve tükenmişlik düzeylerini belirleyerek farklı değişkenlere göre karşılaştırmaktır. Araştırma temelinde betimleyici nitelikte olan genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeline göre tasarlanmıştır. Bu araştırmanın örneklem grubunu, kolay örneklem yöntemiyle ulaşılabilen, Balıkesir Altıeylül merkez ilçede görev yapan, 200 kadrolu sınıf öğretmeni ve 65 norm kadro fazlası sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan sınıf öğretmenlerinin kişisel bilgilerini belirlemek için kişisel bilgi formu, iş doyum düzeyini belirlemek için Minessota İş Doyum Ölçeği, tükenmişlik düzeylerini belirlemek için Maslach Tükenmişlik Envanteri Eğitimci Formu kullanılmıştır. Araştırma sonunda elde edilen verilerin analizinde, yüzdelik hesaplamalar (%), frekans dağılımı (f), aritmetik (x) ortalama, t testi (t), tek yönlü varyans analizi (F) ve regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; araştırmaya katılan kadrolu sınıf öğretmenlerinin cinsiyet, yaş, hizmet yılı, haftalık ders saati, sınıfta bulunan öğrenci sayısı, sosyal çevre memnuniyeti, mesleki memnuniyet değişkenlerine göre tükenmişlik ve iş doyum düzeyleri arasında anlamlı fark olduğu görülmüştür. Araştırmaya katılan norm kadro fazlası sınıf öğretmenlerinin cinsiyet, mesleki memnuniyet değişkenlerine göre tükenmişlik düzeyleri arasında, sınıfta bulunan öğrenci sayısı, sosyal çevre memnuniyeti, okul yönetiminden yeterli destek alma değişkenlerine göre ise iş doyum düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmaya katılan sınıf öğretmenlerinin iş doyum düzeyleri ile tükenmişliğin alt boyutları arasındaki ilişki incelenmiş; kadrolu sınıf öğretmenlerinin iş doyum düzeyleri ile duygusal tükenme ve kişisel başarı düzeyleri arasında güçlü düzeyde pozitif bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Norm kadro fazlası sınıf öğretmenlerinin iş doyum düzeyleri ile kişisel başarı düzeyleri arasında orta düzey pozitif yönde bir ilişki olduğu fakat iş doyum düzeyleri ile duygusal tükenme düzeyleri arasında ilişki olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sınıf öğretmeni, Norm fazlası, Tükenmişlik, Duyarsızlaşma, İş doyumu
Birinci sınıfa kayıtlı farklı yaş grubundaki öğrencilerin Türkçe ve matematik dersi öğretim programına dair kazanımlara ulaşma durumlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, birinci sınıfa kayıtlı farklı yaş grubundaki öğrencilerin Türkçe ve Matematik dersi öğretim programına dair kazanımlara ulaşma durumlarının öğretmen görüşleri açısından incelenmesidir. Bu araştırma, betimsel tarama modelindedir. Araştırmanın örneklemini, Batman ili Kozluk ilçesine bağlı ilkokullarda öğrenim gören, seçkisiz örnekleme yöntemiyle seçilen 9 ilkokuldan toplam 25 derslikte öğrenim gören 320 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veriler, "Türkçe ve matematik dersi 1. sınıf kazanımlarına ulaşma durumunu değerlendirme ölçeği" ile toplanmıştır. Elde edilen veriler analizi için aritmetik ortalama, standart sapma hesaplanmış; bağımsız gruplar t testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, okula başlama yaşına göre öğrencilerin Türkçe ve matematik dersi kazanımlarına ulaşma durumlarına ilişkin puanları arasında anlamlı bir farklılık olduğu [F(2, 317)= 5.184; p <.05], [F(2, 317)= 7.730; p <.05]; bu farkın, okula başlama yaşı 72 ay ve üzeri olan öğrenciler ile 60-65 ay arasında olan öğrenciler arasında, 72 ay ve üzeri olanlar lehine olduğu görülmektedir. Cinsiyet ve okul öncesi eğitim alıp almama değişkenlerine göre öğrencilerin kazanımlara ulaşma durumlarına ilişkin yapılan bağımsız gruplar t testi sonuçlarına göre, okula başlama yaşı 60-65 ay ve 66-71 ay aralığında olan öğrencilerin, kazanımlara ulaşma durumlarında kızlar ve okul öncesi eğitim alanlar lehine anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir. Okula başlama yaşı, 72 ay ve üzeri olan öğrencilerin ise kazanımlara ulaşma durumlarına ilişkin puanlarının cinsiyete göre farklılaşmadığı görülmüştür. Bu araştırmadaki veriler, Likert türünde bir ölçekle tespit edilmiş olup; sonraki çalışmalarda veriler başarı testleriyle elde edilebilir. Bu çalışmada, okula başlama yaşı olarak takvim yaşı ölçüt alınmıştır. Yapılacak çalışmalarda öğrencilerin kazanımlara ulaşma durumları, okula hazırbulunuşluk seviyeleri belirlenerek karşılaştırılabilir. Anahtar kelimeler: Okula Başlama Yaşı, Türkçe Dersi, Matematik Dersi, Kazanım
İlkokul sosyal bilgiler dersi değer eğitiminde örtük programın etkisinin sınıf öğretmenlerinin görüşleri doğrultusunda incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ilkokul Sosyal Bilgiler dersi değer öğretiminde örtük programın etkisinin sınıf öğretmenlerinin görüşleri doğrultusunda incelenmesidir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden olgubilime göre desenlenmiştir. Araştırmaya İç Anadolu Bölgesinin Yozgat iline bağlı Kadışehri ilçesinde yer alan Devlet okullarında görev yapan sekiz sınıf öğretmeni katılmıştır. Katılımcılar amaçlı örnekleme türlerinden biri olan ölçüt örneklemeye göre belirlenmiştir. Veriler uzman desteğiyle geliştirilmiş olan yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Elde edilen veriler tümevarımsal analiz tekniğiyle analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda sınıf öğretmenlerinin ilkokul Sosyal Bilgiler dersinde değerler eğitimine önem verdikleri, değerler eğitiminde aktif öğrenmeleri ve sınıf dışı etkinlikleri daha fazla tercih ettikleri, ailenin ve sosyal çevrenin değerler eğitimini etkilediği ve örtük programın değerleri daha etkili kazandırdığı belirlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarından hareketle değerler eğitiminde örtük programın daha etkin kullanılması, ailenin ve sosyal çevrenin değerler eğitiminde yer alması, sosyal etkinliklerin düzenlenerek informal öğrenmelerin artırılması, aktif ve yaşantıya dayalı değer eğitimlerine ağırlık verilmesi önerilerinde bulunulmuştur. İlkokul Sosyal Bilgiler dersi öğretim programında yer alan değerlerin öğretiminde örtük programın etkisinin sınıf öğretmenlerinin görüşleri doğrultusunda incelenmesini amaçlayan bu araştırmada, literatür taraması yapılarak daha önce bu konuda çalışmanın yapılmadığı görülmüştür. Değerler, Değerler Eğitiminin Önemi, Değerler Eğitiminde Okulun Önemi, İlkokul Sosyal Bilgiler Dersinin Değer Öğretimindeki Yeri, İlkokul Sosyal Bilgiler Dersi ve Değer Öğretimi ve Değer Öğretimine Örtük Programın Etkileri başlıklarında literartürde yer alan araştırma ve görüşler Kavramsal Çerçevede sunulmuştur. Yurt içi ve Yurt dışında yapılan çalışmalar incelenerek zengin bir alan yazın taraması yapılarak çalışma yapılandırılmıştır.
Sınıf öğretmeni adaylarının çevre eğitimi ile ilgili hazırlamış oldukları dijital hikâyelerin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmeni adaylarının çevre eğitimi ile ilgili hazırlamış oldukları dijital hikâyeleri incelemektir. Araştırmaya Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesinde yer alan bir üniversitenin sınıf eğitimi bölümü birinci sınıfında öğrenim gören 36 öğretmen adayı (13 erkek, 26 kadın) katılmıştır. Bu araştırmada yöntem olarak karma yöntemin iç içe gömülü deseni kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verileri ön ve son test olarak uygulanan Çok Boyutlu 21. Yüzyıl Becerileri Ölçeği ve öğretmen adaylarının hazırlamış olduğu dijital hikâyelere verilen puanlar ile toplanmıştır. Uygulama sürecinde öğretmen adayları altı gruba ayrılmış ve çevre eğitimi konulu altı adet dijital hikâye (GDO'lu Besinler ve Tarımda Gübreleme, Geri Dönüşüm, Su Kirliliği, Toprak Kirliliği, Davranış Kirliliği, Sürdürülebilir Kalkınma) hazırlamışlardır. Öğretmen adaylarının hazırlamış olduğu dijital hikâyeler Dijital Hikâye Dereceli Puanlama Anahtarı ile değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonrası öğretmen adaylarına geribildirimler verilmiştir. Verilen geribildirimler doğrultusunda öğretmen adayları hazırlamış oldukları dijital hikâyeler üzerinde gerekli düzenlemeler yapmışlardır. Araştırmada nitel veriler öğretmen adaylarının hazırlamış oldukları dijital hikâyelerden ve uygulamaya yönelik görüş formundan toplanmıştır. Nicel veriler SPSS programında Wilcoxon Eşlenik-Çift testine, nitel veriler ise içerik analizine tabi tutulmuştur. Sonuç olarak öğretmen adaylarının 21. yüzyıl becerileri pozitif yönde anlamlı ölçüde değişmiştir. Geribildirim öncesi ve sonrası öğretmen adaylarının hazırladıkları dijital hikâyelerden elde edilen ortalama puanlarda son puanların lehine anlamlı bir farklılık görülmüştür. Nitel verilerin analizi sonucunda ise öğretmen adaylarının teknolojik pedagojik alan bilgilerinin; iş birliği, iletişim becerilerinin geliştiği ortaya çıkmıştır. Sonuçlar çevre eğitimi dersinde dijital hikâye hazırlamanın öğretmen adayları için yenilikçi ve ilgili çekici olduğunu göstermiştir.
Üçüncü sınıf hayat bilgisi dersinde belirli gün ve haftalara ilişkin etkinliklerin sınıf öğretmenleri görüşleri ve ders kitabı bağlamında incelenmesi
Değişen sosyal yaşam koşulları ve eğitim sistemlerinde yaşanan paradigma dönüşümleri ülkelerin eğitim sistemlerini öğrenci merkezli bir anlayış üzerine kurgulamalarını zorunlu kılmıştır. Öğrenci merkezli eğitimin temel dayanak noktası öğrencilerin ilgi ve yetenekleri doğrultusunda bilgi ve beceri kazanmalarıdır. Öğrenciler, farklılaşan dünyada bu becerileri, daha eğitimlerinin ilk yıllarında hayat bilgisi dersiyle kazanırlar. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren hayat bilgisi bireyleri, değişen toplum yaşamına hazırlamakta, öğrencilerin kendilerini geliştirmelerinde önemli bir rol üstlenmektedir. Hayat bilgisi dersi öğretim programında insan; biyolojik, psikolojik, sosyal ve kültürel yönleriyle bütün olarak ele alınır ve değişimin hem öznesi hem nesnesi kabul edilir. Hayat bilgisi dersinin bir diğer amacı öğrencilere ülkesinde her yıl kutlanan ya da etkinlik düzenlenen başta ulusal günler olmak üzere diğer belirli gün ve haftaları öğretmek ve benimsetmektir. Bu araştırmada üçüncü sınıf hayat bilgisi dersinde belirli gün ve haftalara ilişkin etkinliklere yer verilme durumu sınıf öğretmenlerinin görüşlerine ve ders kitabı bağlamında yapılan incelemelere göre belirlenmeye çalışılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışmasına göre desenlenen bu çalışmada veriler ders kitaplarından ve sınıf öğretmenlerinin görüşlerinden elde edilmiştir. Bu kapsamda sınıf öğretmenlerine yönelik olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu geliştirilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen veriler içerik analizi ile ders kitapları ise betimsel analiz tekniği ile analiz edilmiştir. Katılımcıların görüşlerine dayalı olarak araştırma sonucunda belirli gün ve haftaların öğrenciler tarafından öğrenilmesinin önemli olduğu belirlenmiştir. Belirli gün ve haftalara yönelik etkinliklerin faydalı olduğu ve öğrencilerin bu sayede 21. yüzyıl becerilerinin geliştiği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulardan yola çıkarak belirli gün ve haftalara yönelik çalışmaların artırılması ve etkinliklerin içeriğinin geliştirilmesi önerilmektedir.
Çoklu zeka kuramına göre hazırlanan öğretim etkinliklerinin 4. sınıf öğrencilerinin matematik başarılarına ve kaygı düzeylerine etkisi
Bu çalışmada, Çoklu Zekâ Kuramına göre hazırlanan öğretim etkinliklerinin ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin matematik başarılarına ve kaygı düzeylerine etkisi olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırmada, Çoklu Zekâ Kuramına göre hazırlanan etkinlikler ile yapılan öğretim bağımsız değişken, matematik dersi başarısı ve kaygı düzeyi ise bağımlı değişkendir. Araştırma, öntest-sontest kontrol gruplu deneme modeline göre tasarlanmıştır. Araştırma, 2016-2017 eğitim-öğretim yılı bahar yarıyılında, Osmaniye ili merkez ilçesinde yer alan orta sosyo-ekonomik düzeydeki bir devlet ilkokulunda iki derslikte okuyan toplam 55 öğrenci ile yürütülmüştür. Bir deney ve bir kontrol grubu ile yürütülen araştırma dokuz hafta sürmüştür. Dersler, deney grubunda Çoklu Zekâ Kuramına göre hazırlanan öğretim etkinlikleri doğrultusunda araştırmacı, kontrol grubunda ise 2015 İlkokul Matematik Dersi Öğretim Programı (MEB, 2015) doğrultusunda hazırlanan ders planları doğrultusunda sınıf öğretmenleri tarafından işlenmiştir. Çalışmada, Çoklu Zekâ Kuramına göre hazırlanan etkinliklerin etkisinin ortaya konulması için nitel ve nicel araştırma yöntemleri bir arada kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen "Başarı Testi", deney ve kontrol gruplarına öntest ve sontest olarak; kaygı düzeylerini belirlemek içinde "İlköğretim Öğrencileri için Matematik Kaygı Ölçeği" araştırma işlem öncesinde ve işlem sonrasında uygulanmıştır. Ayrıca "Kişisel Bilgi Formu" çalışmaya katılan öğrenciler hakkında bilgi almak için kullanılmıştır. Nitel veriler, deney grubunda yer alan öğrencilerin sürece yönelik düşüncelerini saptamak için beşi erkek beşi kız olmak üzere toplam 10 öğrenciyle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılarak toplanmıştır. Araştırmada başarı testi ve kaygı ölçeğinden elde edilen veriler, kovaryans analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Analizlerde anlamlılık düzeyi p<.05 olarak alınmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen nitel veriler, betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonunda elde edilen verilere göre, başarı testi öntest-sontest puanlarının karşılaştırılması sonucunda; deney grubunun daha başarılı olduğu görülmüştür. Ek olarak kaygı puanları açısından gruplar arasında anlamlı bir farka rastlanmamıştır. Ancak; deney grubunun kaygı sontest puanlarında, öntest puanlarına göre ciddi derecede bir azalma görülmüştür. Yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen sonuçlara göre öğrenciler, Çoklu Zekâya göre hazırlanan etkinlikleri zevkli/eğlenceli bulduklarını, bu etkinlikler sayesinde matematik derslerine olan korkularını yenerek dersi sevmeye başladıklarını ve derse katılmayı istediklerini belirtmişlerdir. Ayrıca uygulamadan sonra, Matematik dersinden korkmayıp, öz güvenlerinin arttığından söz etmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Çoklu Zekâ Kuramı, Matematik Öğretimi, Matematik Kaygısı, Akademik Başarı
4. sınıf basit elektrik devreleri konusunun öğretiminde bağlam temelli öğretim yönteminin öğrencilerin fene yönelik tutumlarına, başarılarına ve bilgilerinin kalıcılığına etkisi
Bu çalışmada 4. sınıf fen bilimleri dersi "Basit Elektrik Devreleri" konusunun öğretiminde kullanılan bağlam temelli öğretim yaklaşımının öğrencilerin fene yönelik tutumlarına, başarılarına ve bilgilerinin kalıcılığına etkisi incelenmiştir. Bu çalışma nicel esaslı, deneysel bir çalışma olup, bağımsız değişkeni bağlam temelli öğretim yöntemi, bağımlı değişkenleri ise fene yönelik tutum, başarı ve bilginin kalıcılığıdır. Bağımsız değişkenin fene yönelik tutuma etkisini belirlemek için yarı-deneysel desenlerden denkleştirilmemiş kontrol gruplu öntest-sontest deseni kullanılmıştır. Bağımsız değişkenin başarı ve kalıcılığa etkisini belirlemek için deney öncesi desenlerden durağan grup karşılaştırması modeli kullanılmıştır. Çalışma kapsamında ölçme aracı olarak Tutum Ölçeği, Başarı ve Kalıcılık Testi kullanılmıştır. Araştırma Gaziantep'in merkez ilçelerinden birinde bulunan bir devlet okulunda 2016-2017 akademik yılı bahar döneminde, dördüncü sınıfta okuyan toplam 51 öğrenciyle 6 haftalık sürede tamamlanmıştır. Çalışmada elde edilen verilerin analizinde öncelikle Normallik analizi yapıldıktan sonra çıkan sonuçlara göre Wilcoxon testi, Bağımlı gruplar t-testi, Bağımsız gruplar t-testi, Mann-Whitney U-testi istatistik tekniklerinden uygun olan bir tanesi kullanılmıştır. Bu çalışmanın sonucunda, güncel bağlam temelli öğretim yaklaşımının uygulandığı deney grubunun fene yönelik tutumunda öntest-sontest puanları arasında kendi içinde anlamlı bir artış gözlenirken; geleneksel bağlam temelli öğretim yaklaşımının uygulandığı kontrol grubunun fene yönelik tutumunda öntest-sontest puanları arasında kendi içinde anlamlı bir artış gözlenmemiştir. Ayrıca, deney ve kontrol grubu arasında tutum açısından anlamlı bir fark gözlenmemiştir. Başarı ve bilginin kalıcılığı bakımından ise deney ve kontrol grupları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark gözlenmiştir. Bu bulgulara dayalı olarak 4. Sınıf "Basit Elektrik Devreleri" konusunun öğretiminde kullanılan güncel bağlam temelli öğretim yaklaşımının fene yönelik tutum, başarı ve bilginin kalıcılığı bakımından fark oluşturduğu söylenebilir.
Sınıf öğretmenlerinin eleştirel düşünme becerisini kazandırmaya yönelik uygulanan yöntem, teknik ve etkinliklerin kullanımının incelenmesi
Bu araştırmayla öğrencilerin eleştirel düşünme becerisini kazandırmaya yönelik uyguladıkları yöntem, teknik ve etkinliklerin sınıf öğretmenleri tarafından kullanma sıklıklarının ve öğretmenlerin bunları uygularken karşılaştıkları sorunların incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini 2016-2017 Öğretim Yılında, Gaziantep il merkezinde görev yapan 1550 sınıf öğretmeni (1, 2, 3, 4. Sınıf öğretmeni) oluşturmuştur. Bu evrenden random örnekleme yöntemiyle belirlenen 28 ilkokuldan 618 sınıf öğretmeni örnekleme alınmıştır. Ayrıca maksimum çeşitlilik yöntemi ile seçilen 16 sınıf öğretmeniyle de görüşme yapılmıştır. Karma araştırma yönteminin uygulandığı araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen Eleştirel Düşünmeyi Geliştiren Yöntem, Teknik ve Etkinlikleri Kullanma Sıklığı Anketi ve görüşme formu kullanılmıştır. 18 maddeden oluşan anket üçlü likert tipi derecelendirme (3) "her zaman", (2) "ara sıra" ve (1) "hiçbir zaman" şeklinde düzenlenmiştir. Araştırmanın diğer veri toplama aracı olan yarı yapılandırılmış görüşme formu ise 10 açık uçlu sorudan oluşmaktadır. Araştırmada nicel verilerin çözümlenmesinde frekans analizi uygulanmıştır. Nitel veriler ise betimsel analiz tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenler tarafından en sık kullanılan yöntemin "Problem Çözme" ( % 63,9); tekniğin "Soru cevap" ( % 88,7); etkinliğin "Nedenini açıklama" ( % 54,9); sorunun "Velilerin ilgisizliği" ( % 86,9) olduğu belirlenmiştir. En seyrek kullanılan yöntemin "Örnek olay incelemesi" ( %13,8); tekniğin "Altı şapka düşünme" ( %51,1); etkinliğin "Çelişkili durumlar yaratma" ( %20,9) olduğu bulunmuştur. Araştırmada ayrıca sınıf öğretmenlerinin eleştirel düşünme becerisini kazandırmak için önerilen yöntem, teknik ve etkinlikleri uygulama da sınıfların kalabalık olması, zamana daha çok ihtiyaç duyulması nedeni sorun yaşadıkları tespit edilmiştir.
Okul öncesi eğitimi alan öğrencilerin okul olgunluğu düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmada, okul öncesi eğitimi alan öğrencilerin okul olgunluğu düzeylerinineğitim alma süresi, cinsiyet,eğitim gördüğü kurum ve ay yaşı değişkenleri açısından incelenmesi, ayrıca okul öncesi ve sınıf öğretmenlerinin okul öncesi eğitimin okul olgunluğu kavramı üzerindeki etkisine ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesiamaçlanmaktadır.Karma araştırma yönteminin kullanıldığı araştırmanın deseni açıklayıcı sıralı desen olarak belirlenmiştir. Çalışmanın örneklemi, 2016-2017 öğretim yılında Gaziantep ili Şahinbey ve Şehitkamil ilçelerinin Milli Eğitim Müdürlüklerine bağlı tabakalı örnekleme ile belirlenmişbeş okulda eğitim gören 221 okul öncesi öğrencisi ve bu okullarda görev yapmakta olup maksimum çeşitlilik örneklem ilkesiyle belirlenen 5 sınıf ve 5 okul öncesi olmak üzere toplam 10 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın veri toplama aracı olarak'Metropolitan Okul Olgunluğu Testi've görüşme formu kullanılmıştır.Veri analizinde nicel veriler için bağımsız gruplar testi ve ANOVA,nitel boyuttaki veriler için ise betimsel analiz tekniği kullanılmıştır.Yapılan analizler sonucunda, okul öncesi eğitim alma süresi ve ay yaşı arttıkça okul olgunluğu ortalamalarında artış gözlemlenmiştir. Ayrıca okul türü değişkenlerinden 'Bağımsız' anaokullarındaki öğrencilerin okul olgunluğu ortalamalarının, 'ilkokul' bünyesindeki anasınıflarında eğitim gören öğrencilerden daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin okul olgunluğuna sahip öğrencilerin 'Fiziksel ve zihinsel becerileri gösterme', 'Yaşıtlarıyla benzer özellikler gösterme','Sorumluluk sahibi olma', 'Sınıf, okul kurallarını anlayıp bunları uygulayabilme' ve 'Kendini rahatça ifade edebilme'özellikleri göstermesini beklediği tespit edilmiştir.
Kitap okumanın ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerin kelime hazinesi gelişimine etkisi
Bu araştırmanın amacı, kitap okumanın ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerin kelime hazinesi gelişimine etkisini incelemektir. Araştırmada nicel araştırma modellerinden ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Ankara ili sınırları içinde yer alan bir ilkokulun 60 dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın deney grubunu üç aylık süre boyunca her gün 30 dakika sessiz okuma yaptırılan 30 öğrenci, kontrol grubunu bu uygulamanın yaptırılmadığı 30 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrenciler araştırma öncesinde ve sonrasında aile konulu kompozisyon yazmışlardır. Ön test ve son test olarak, öğrencilerce yazılan kompozisyonlardaki farklı kelimelerin sayısı karşılaştırılmıştır. Elde edilen veriler SPSS programında t-testi kullanılarak analiz edilmiştir. Ön test sonuçları bakımından deney ve kontrol grupları birbirine denktir. Araştırma sonucunda, kontrol grubunun ön test ile son testte kullandıkları farklı kelime puanları arasında anlamlı farklılık yoktur. Kontrol grubu ön testte kullandıkları farklı kelime sayısı ortalaması ¯x=52,66 iken, son testte kullandıkları farklı kelime sayısı ortalaması ¯x=54,73'tür. Bu durumda kontrol grubundaki öğrencilerin üç aylık süreçte kelime hazinelerinde 2,07 sözcük artış olduğu görülmektedir. Diğer bir ifadeyle, ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerin kelime hazinesi üç aylık normal eğitim-öğretim sürecinde %4 artış göstermiştir. Deney grubunun kitap okuma uygulaması sonrasında kelime hazinelerinde anlamlı bir artma olduğu bulunmuştur. Deney grubu öğrencilerinin uygulama öncesi kelime hazineleri ortalaması ¯x=61,00 iken, kitap okuma uygulaması sonrasında ¯x=97,20'ye yükselmiştir. Bu durumda deney grubundaki öğrencilerin üç aylık süreçte kelime hazinelerinde 36,20 sözcük artış olduğu görülmektedir. Diğer bir ifadeyle, her gün 30 dakika düzenli ve kontrollü kitap okuma etkinliği yapan ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerin kelime hazinesi, üç aylık eğitim-öğretim sürecinde %59 artış göstermiştir. Deney grubu ile kontrol grubunun son testlerinde kullandıkları farklı kelime puanları arasında anlamlı farklılık vardır. Deney grubunun son testte kullandıkları farklı kelime sayıları ¯x=97,20, kontrol grubu kelime sayılarına ¯x=54,73 göre daha yüksektir. Bu bulgu, kitap okuma ile kelime hazinesi arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu şeklinde yorumlanmaktadır.
İlkokulda sınavların kaldırılması ile ilgili sınıf öğretmenlerinin görüşleri
Bu araştırmanın amacı, ilkokulda sınavların kaldırılması ile ilgili sınıf öğretmenlerinin görüşlerini incelemektir. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseniyle gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar, 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Yozgat ili Yerköy ilçesinde bulunan Şehit Kamil Çelikkaya İlkokulu ve İbrahim Karaoğlanoğlu İlkokulu'nda görev yapan 25 sınıf öğretmeninden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Veriler, tematik analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, sınavların kaldırılmasının öğretmenlerin eğitsel süreçlerdeki rol ve sorumluluklarına etkisi olduğu, bu durumda öğretmenlerin öğrencilerle bireysel olarak daha fazla ilgilenebildikleri ve motivasyonu artırmaya yönelik daha esnek yöntemler kullanabildikleri anlaşılmıştır. Öğrencilerin derslere olan ilgisi ve motivasyonu açısından sınavların kaldırılmasının olumlu etkiler yarattığı, sınav odaklı sistemin öğrencilerde kaygı oluşturduğu ve öğrenme sürecine zarar verdiği belirtilmiştir. Araştırma sonuçlarına dayanarak, öğrenci takibine yönelik farklı değerlendirme yöntemlerinin geliştirilmesi gerektiği önerilmektedir. Bunun yanı sıra, öğretmenlerin bu süreçte desteklenmesi ve alternatif yöntemlere uyum sağlamaları için hizmet içi eğitim programlarının uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. 2025, xi + 65 Sayfa Anahtar Kelimeler: İlkokul, Sınav, Sınıf Öğretmeni, Görüşme
Sınıf öğretmeni adaylarının Türkçe öğretimine ilişkin yeterlik algılarının ve tutumlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı sınıf öğretmeni adaylarının Türkçe öğretimine ilişkin yeterlilik algılarının ve tutumlarının belirlenmesi ve çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırmanın çalışma evrenini, Türkiye'nin Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yer alan üç farklı üniversiteye ait dört farklı Eğitim Fakültesi Sınıf Eğitimi Ana Bilim Dalı'nın üçüncü ve dördüncü sınıflarında öğrenim görmekte olan öğretmen adayları oluşturmaktadır. Bu kapsamda, 2016-2017 eğitim öğretim yılında basit tesadüfi (random) örnekleme yöntemiyle ulaşılan toplam 328 katılımcıya Türkçe Öğretimi Dersi Tutum Ölçeği ve Türkçe Öğretimine Yönelik Yeterlik Ölçeği uygulanmıştır. İlişkisel tarama modeli ile desenlenen araştırma verilerinin çözümlenmesinde SPSS 22.0 paket programı kullanılmış ve veri setinin normal dağılım özellikleri göstermemesinden ötürü verilerin çözümlenmesinde nonparametrik testlerden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre sınıf öğretmeni adaylarının Türkçe öğretimine ilişkin yeterlik algılarının yüksek, Türkçe öğretimine ilişkin tutumlarının ise olumlu yönde olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte katılımcı puanlarının bazı değişkenlere göre anlamlı bir biçimde farklılaştığı ve Türkçe öğretimine ilişkin yeterlik algısı ile Türkçe öğretimine yönelik tutum arasında anlamlı bir ilişki söz konusu olduğu tespit edilmiştir.
Eğitsel oyunların ilkokul ikinci sınıf öğrencilerin okuduğunu anlama ve Türkçe dersi tutumuna etkisi
Araştırmanın amacı, eğitsel oyunların ilkokul ikinci sınıf öğrencilerin okuduğunu anlama ve Türkçe dersi tutumuna etkisini belirlemektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden deneme modeli kullanılmıştır. Deneme modellerinden ön test-son test kontrol gruplu model kullanılmıştır. Bu araştırma, İstanbul ili Bağcılar ilçesi Abdurrahman Nermin Bilimli İlkokulunun ikinci sınıflarında öğrenim gören 80 öğrencinin katılımıyla gerçekleşmiştir. Araştırma 12 hafta sürmüştür. Deney grubunda ikinci sınıf Türkçe dersi okuduğunu anlama kazanımları doğrultusunda geliştirilen eğitsel oyun etkinlikleri ile dersler zenginleştirilmiştir. Kontrol grubunda ise Türkçe ders kitabına bağlı kalınarak normal müfredata göre ders işlenmiştir. Araştırmanın başlangıcında ve sonunda deney ve kontrol gruplarına okuduğunu anlama testi ve Türkçe dersine yönelik tutum ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen veriler IBM SPSS Statistics 22.0 programıyla değerlendirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, deney ve kontrol gruplarının son test okuduğunu anlama başarı testi puanları karşılaştırıldığında, deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur (t(78)=9,11, p<0,001). Deney grubunun son test okuduğunu anlama başarı testi ortalaması X ̅=91,68 iken, kontrol grubunun ortalaması X ̅=63,75'tir. Bu sonuç, uygulanan eğitsel oyunların, okuduğunu anlamanın geliştirilmesinde etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Bunun yanı sıra, deney ve kontrol gruplarının son test Türkçe dersi tutum ölçeği puanları karşılaştırıldığında, deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur (t(78)=5,99, p<0,001). Deney grubunun tutum ölçeği son test puan ortalaması X ̅=55,93 iken, kontrol grubunun ortalaması X ̅=48,40'tır. Bu sonuç, uygulanan eğitsel oyunların, öğrencilerin Türkçe dersi tutumunu geliştirmede etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Araştırma sonuçları kapsamında, ilkokul Türkçe derslerinde eğitsel oyunların kullanılması önerilmektedir.
Sınıf öğretmeni adaylarının teknolojik pedagojik içerik bilgileri ile 21. yüzyıl becerilerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı sınıf öğretmeni adaylarının teknolojik pedagojik içerik bilgileri ile 21. yüzyıl becerilerini incelemek ve aralarındaki ilişkiyi araştırmaktır. Nicel desende yürütülen bu araştırmada tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmaya Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesinde yer alan küçük ölçekli bir şehirde bulunan bir üniversitenin sınıf eğitimi bölümünde öğrenim gören 163 öğretmen adayı (119 kadın, 44 erkek) katılmıştır. Veriler 2024 bahar döneminde Kişisel Bilgi Formu, Teknolojik Pedagojik İçerik Bilgisi (TPİB) Ölçeği ve 21. Yüzyıl Becerileri Öz Yeterlik Algıları Ölçeği ile toplanmıştır. Toplanan veriler SPSS programında analiz edilmiştir. Araştırmada normal dağılım sergileyen ikili grupların karşılaştırılmasında ilişkisiz örneklem t-testi, ikiden fazla grupların karşılaştırılmasında tek yönlü ANOVA testi, korelâsyon analizinde ise Pearson testi uygulanmıştır. Sonuç olarak sınıf öğretmeni adaylarının TPİB düzeyleri ile 21. yüzyıl becerileri öz yeterlik algıları arasında orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Sınıf öğretmeni adaylarının TPİB düzeylerinin cinsiyete, sınıf seviyesine ve ekran süresine göre farklılaşmadığı ancak sahip olunan teknolojik araç gerece göre farklılaştığı ve erkek öğretmen adaylarının teknolojik içerik bilgisi düzeylerinin kadın öğretmen adaylarına göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sınıf öğretmeni adaylarının 21. yüzyıl becerilerinin ise cinsiyete, sınıf seviyesine ve ekran süresine göre farklılaşmadığı fakat sahip olunan teknolojik araç gerece göre farklılaştığı ortaya çıkmıştır. Bunlara ek olarak teknolojik içerik bilgisi faktörü ile 21. yüzyıl becerileri öz yeterlik algıları toplam puanı ve yaşam ve kariyer becerileri faktörü arasında yüksek düzeyde, negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.
Fen bilimleri laboratuvar uygulamaları dersine yönelik başarı testi geliştirme
Bu çalışmanın amacı sınıf öğretmeni adayları için fen bilimleri laboratuvarı uygulamaları dersine yönelik geçerli ve güvenilir bir başarı testi geliştirmektir. Bu süreçte konu ile ilgili kaynaklar taranarak deney çeşitleri/laboratuvar yaklaşımları, fen bilimleri laboratuvarında kullanılan semboller, fen bilimleri laboratuvar malzemeleri, bilimsel süreç becerileri ve fen bilimleri laboratuvarının düzenlenmesi ile ilgili 21 maddeden oluşan bir soru havuzu hazırlanmıştır. Hazırlanan sorular alan uzmanları tarafından bilimsel, teknik, dil ve anlatım bakımından incelemiştir. Araştırmacı ve danışman tarafından sorular üzerinde gerekli görülen düzeltmeler yapılmıştır. Hazırlanan testin küçük bir grup üzerinde pilot çalışması yapılmış ve testin anlaşılabilir olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesinde yer alan iki üniversitenin eğitim fakültesi sınıf eğitimi ana bilim dalında öğrenim gören ve Fen Bilimleri Laboratuvar Uygulamaları dersini almış olan 166 öğretmen adayı oluşturmuştur. Toplanan veriler üzerinden madde analizi yapılmış, her bir maddenin güçlük ve ayırt edicilik indeksi hesaplanmıştır. Ayırt edicilik indeksi düşük olan 2 madde testten çıkarılmış, 4 madde üzerinde ise uzman görüşü alınarak düzenleme yapılmıştır. Sonuç olarak 19 maddeden oluşan Fen Bilimleri Laboratuvar Uygulamaları Dersine Yönelik Başarı Testinin ölçüm güvenirliği 0.65 olarak hesaplanmıştır. Madde analizleri testin kolay seviyede ve iyi düzeyde ayırt edici olduğunu göstermiştir. Bu değere göre Fen Bilimleri Laboratuvar Uygulamaları Dersine Yönelik Başarı Testi oldukça güvenilirdir. Hazırlanan Fen Bilimleri Laboratuvar Uygulamaları Dersine Yönelik Başarı Testi yapılacak araştırmalarda kullanılabilir.
4. sınıf sosyal bilgiler dersi kültür ve miras öğrenme alanında dijital öykülere dayalı etkinliklerin akademik başarı ve motivasyon üzerine etkisi
Bu araştırma, dördüncü sınıf sosyal bilgiler dersi kültür ve miras öğrenme alanında dijital öykülere dayalı etkinliklerin öğrencilerin akademik başarı ve motivasyon düzeyleri üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Günümüzde yazılı metinlerin öğrencilerin ilgisini yeterince çekmediği görülmüştür. Bu çalışmanın, dijital öykülerin kullanımıyla öğrencilerin derse ilgisi, öğrenme motivasyonu ve akademik başarıları arasındaki ilişkiyi anlamada, becerilerin etkili öğretilmesinde, kazanımların amaçlarına ulaşmasında, öğrenci başarıları üzerindeki etkilerinin anlaşılmasında katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Aynı zamanda bu deneysel çalışma, öğretmenlere, dijital teknolojileri eğitimde daha etkili bir şekilde kullanma konusunda rehberlik etmeye ve daha etkili öğrenme ortamları oluşturulmasına yardımcı olacaktır. Araştırma, 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Bingöl ilinde bulunan bir devlet okulunun dördüncü sınıfında öğrenim gören 36 deney grubu ve 31 kontrol grubu olmak üzere toplam 67 öğrenci ile yapılmıştır. Araştırma, ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel modele göre yürütülmüştür. Kontrol grubunda dersler mevcut öğretim programına göre işlenirken, deney grubunda dijital öykülere dayalı etkinliklere göre ders tasarımları oluşturulmuştur. Araştırma verileri, öğrencilerin akademik başarılarını ölçmek amacıyla akademik başarı testi ve motivasyon ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Araştırma sonucunda dijital öykülere dayalı etkinliklerle desteklenen sosyal bilgiler derslerinin öğrencilerin akademik başarılarını ve derse karşı motivasyonlarını arttırmada etkili olduğuna ulaşılmıştır. Bu bağlamda dördüncü sınıf öğrencilerinin sosyal bilgiler ders başarısı ve motivasyonlarını arttırmak amacıyla derslerde dijital öykülerden yararlanılması önerilmektedir.
Fen laboratuvarı dersinde öz ve akran değerlendirme ile yapılan mikro öğretimin sınıf öğretmeni adaylarının fen laboratuvarı başarısı ve öz yeterliğine etkisi
Bu araştırmanın amacı; fen bilimleri laboratuvar uygulamaları dersinde öz ve akran değerlendirme ile yapılan mikro öğretimin sınıf öğretmeni adaylarının fen laboratuvarı dersi başarısı ve öz yeterliğine etkisini incelemektir. Karma yöntemin iç içe gömülü deseninde yürütülen araştırmaya Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesinde yer alan bir üniversitenin Eğitim Fakültesi, Sınıf Eğitimi bölümü ikinci sınıfında öğrenim gören 42 öğretmen adayı (32 kadın, 10 erkek) katılmıştır. Veri toplama aracı olarak Fen Bilimleri Laboratuvar Uygulamaları Başarı Testi, Fen Laboratuvarı Kullanımına Yönelik Öz Yeterlik Ölçeği ve Uygulamaya Yönelik Görüş Formu kullanılmıştır. Veriler Fen Bilimleri Laboratuvar Uygulamaları dersinde 8 haftada toplanmıştır. Öğretmen adaylarına ilkokul 3. ve 4. sınıf konularından deney yapma görevi verilmiş, bir öğretmen gibi sınıfta uygulama yapmaları istenmiştir. Her bir öğretmen adayı derste yaptığı deneyi kendi cihazı ile kayıt altına almıştır. Sınıf öğretmeni adayları, belirlenen ölçütlere göre, kendilerince ve akranlarınca yapılan deneylerle ilgili, öz ve akran değerlendirme yapmışlardır. Nicel veriler SPSS programında t-testi kullanılarak analiz edilmiştir. Nitel veriler ise içerik analizi ile çözümlenmiştir. Sonuçlar uygulamanın öğretmen adaylarının fen laboratuvarı dersi başarıları ve öz yeterlikleri üzerinde olumlu etkilerinin olduğunu göstermiştir. Öğretmen adayları uygulama ile deneyim kazandıklarını, kendilerini pedagojik açıdan geliştirdiklerini belirtmişlerdir. Sonuçların fen eğitimine olan teorik ve pratik katkıları tartışılmıştır.
Uzaktan eğitimle ilkokula başlayan öğrencilerin akademik ve sosyal gelişimine yönelik öğretmen görüşleri
Çin'de başlayan Covid-19 pandemisiyle birlikte 2020 yılının Mart ayından itibaren ülkemizde zorunlu uzaktan eğitime geçilmiş ve o dönem ilkokula başlayan çocuklar ilk okuma yazma eğitimini uzaktan eğitimle almak zorunda kalmışlardır. Bu araştırmanın amacı uzaktan yapılan ilk okuma yazma öğretiminin öğrencilerin ilerleyen yıllardaki akademik başarılarına ve sosyal gelişimlerine olumlu veya olumsuz etkilerini öğretmen görüşleri doğrultusunda ortaya çıkarmaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji (olgubilim) deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu pandemi sürecinde öğrencilerine uzaktan ilk okuma yazma öğretmiş 16 kişilik dördüncü sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma verileri araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen verilerin içerik analizine tabi tutularak incelenmesi sonucu uzaktan eğitimin yüz yüze eğitim kadar verimli olmadığı, uzaktan okuryazar olan öğrencilerin okuma- yazma becerilerinin ve sosyal gelişimlerinin yüz yüze eğitimle okuryazar olan öğrencilere kıyasla daha zayıf olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca uzaktan eğitim sürecinde öğrencilerin sosyal izolasyona maruz kalmalarının öğrencilerin duygusal gelişimini ve psikolojik iyi oluş hâllerini olumsuz etkilediği ve dördüncü sınıf olmalarına rağmen öğrencilerin bazılarında okuma ve özellikle yazma konularındaki sorunların hâlen devam ettiği belirlenmiştir. Araştırma sonuçları göz önünde bulundurularak benzer durumlarda yol gösterebilecek birtakım öneriler geliştirilmiştir.
Öğretmen, öğrenci görüşlerine ve satış miktarlarına göre en çok tercih edilen 8-10 yaş çocuk kitaplarının estetik ölçütler bağlamında incelenmesi
Çocuk edebiyatı ve estetik arasında, çocuğun duyusal, düşünsel ve duygusal gelişimini destekleyen önemli bir bağ bulunmaktadır. Estetik, sadece güzellik veya görsellik değil, aynı zamanda bir eserin anlam taşıyan unsurlarıyla bireyde yarattığı etkiyi de kapsar. Çocuk edebiyatı, bu estetik boyutuyla çocuklara hem sanatsal bir duyarlılık kazandırır hem de onların dünyayı anlamlandırmalarına yardımcı olur. Hem dilsel hem de görsel açıdan zenginleştirilmiş kitaplar, çocukların kitapla daha derin bir bağ kurmalarına ve estetik değerler üzerinden dünyayı anlamalarına yardımcı olur. Bu nedenle, çocuk edebiyatının estetik boyutu, çocukların gelişiminde sanatsal bir rehber olarak önemli bir yere sahiptir. Bu çalışmada öğretmenlerin önerdiği üç çocuk kitabı, öğrencilerin en çok beğendiği üç çocuk kitabı ve en çok satan üç çocuk kitabı olmak üzere toplamda dokuz kitap incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden 'durum çalışması' benimsenmiştir. Bu yöntem, çocuk edebiyatı kitaplarının estetik ölçütler bağlamında incelenmesini sağlamış ve bu inceleme süreci iki aşamada gerçekleştirilmiştir: İlk aşamada, öğretmen ve öğrenci görüşleri alınarak çocuk edebiyatı kitapları ile ilgili temel veriler toplanmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme tekniği, araştırmacıya esnek bir yapı sunmuş, katılımcıların detaylı görüşlerini ortaya koymasına olanak tanımıştır. Toplanan veriler içerik analizi yöntemiyle incelenmiş ve bu analiz sonucunda değerlendirilmek üzere spesifik kitaplar seçilmiştir. İkinci aşamada, ilk aşamanın sonuçlarına dayanılarak belirlenen çocuk kitapları, estetik ölçütler içeren bir Esra Koca, Çocuk Edebiyatındaki Estetik Ölçütlere Yönelik Analitik Dereceli Puanlama Anahtarı yardımıyla değerlendirilmiştir. Rubrik, dilsel ve görsel estetik, içerik uygunluğu, yaratıcılık gibi kriterleri kapsayarak derinlemesine bir analiz yapılmasını sağlamıştır. Bu analizler sonucu incelenen eserler bazı ölçütler açısından yetersiz olsa da genel puanlama açısından belirlenen estetik ölçütler çerçevesinde "iyi" olarak değerlendirilmiştir.
Okul öncesi öğretmenlerinin resimli çocuk kitaplarına ilişkin görüşleri
Bu araştırmada okul öncesi öğretmenlerinin resimli çocuk kitaplarına ilişkin görüşlerini ortaya çıkarmak ve bu görüşler doğrultusunda öneriler sunmak amaçlanmıştır. Bu araştırma nitel bir araştırma olup, veri toplama tekniği olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniği uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2014-2015 eğitim öğretim yılında, Gaziantep ilinde özel anaokullarında görev yapan 20 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, 9 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formu ile okul öncesi öğretmenlerinin cevaplarından elde edilen veriler, içerik analizi yöntemi kullanılarak değerlendirilmiştir. Yapılan analizler neticesinde, öğretmenlerin tercih ettikleri kitaplar, resimli çocuk kitaplarıyla yaptıkları etkinlikler, çocukların kitap tercihleri ve sınıf kütüphaneleri hakkında önemli sonuçlar ortaya çıkmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre öğretmenlerin; en çok resimli kitap kullanmayı tercih ettikleri, çoğunun bir sınıf kütüphanesine sahip olmadıkları, büyük çoğunluğunun kitap seçerken yazar ve yayınevi tercihi olmadığı ve en çok soru sorma etkinlikleri gerçekleştirdikleri görülmüştür. Ayrıca çocuklarında kitap seçiminde öğretmenlerle aynı görüşlere sahip oldukları ve onlarında en çok resimli çocuk kitaplarını tercih ettikleri görülmüştür. Anahtar sözcükler: Çocuk edebiyatı, resimli çocuk kitapları, okul öncesi öğretmenleri
Sınıf öğretmenlerinin algılarına göre istenmeyen öğrenci davranışları; kaynakları, sonuçları ve çözüm önerileri
Bu araştırmanın amacı ilkokul öğretmenlerinin algılarına göre eğitim öğretim ortamlarında karşılaştıkları istenmeyen öğrenci davranışlarını, bunların kaynaklarını ve sonuçlarını ortaya çıkarmak ve sınıf öğretmenlerinin istenmeyen öğrenci davranışları karşısında başvurdukları baş etme stratejilerini belirlemektir. Araştırmanın örneklemini Gaziantep ili merkez Şehitkâmil ilçesine bağlı Gaziantep'te bir ilkokulda görev yapmakta olan 19 bayan, 11 erkek olmak üzere toplam 30 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada nitel araştırma veri toplama yöntemlerinden görüşme yöntemi kullanılarak, yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile veriler toplanmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre öğretmenler sınıfta en fazla; sınıf kurallarına uymama, etkinliklerde diğerlerini rahatsız etme, izinsiz ve söz almadan konuşma, öğretmene saygısızlık, diğerlerine fiziksel ve sözel şiddet uygulama, derse yeterli ilgi göstermeme ve dersi önemsememe, diğer öğrencileri rahatsız etme ve dikkat dağınıklığı davranışlarıyla karşılaşmaktadır. Bu davranışlarla baş etmek için ise en fazla; rehberlik servisinden destek alma, öğrencilerle yakından ilgi, genel sözlü uyarı, uyarı, velilerle görüşme, ödül, ceza, göz teması kurma, fiziksel müdahale yani öğrencinin yerini değiştirme yöntemlerini kullandıkları saptanmıştır.
Sınıf öğretmeni adaylarının özel öğrenme güçlüğüne ilişkin bilgi düzeylerinin ve yeterlilikleri hakkındaki düşüncelerinin incelenmesi
Sınıf öğretmeni adaylarının özel öğrenme güçlüğüne ilişkin bilgi düzeyleri, özel öğrenme güçlüğüne yönelik yeterlilikleri hakkındaki düşünceleri ve özel öğrenme güçlüğü (ÖÖG) hakkında bilgi edinmeye yönelik istekliliklerinin incelenmesi amacıyla yürütülen bu araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. 2016-2017 eğitim öğretim yılı bahar dönemi ve 2017-2018 eğitim öğretim yılı güz döneminde 4 farklı üniversitenin sınıf öğretmenliği programının son sınıfında öğrenim görmekte olan 213 öğretmen adayı araştırmanın katılımcılarını oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Yiğiter (2005) tarafından geliştirilen "Özel Öğrenme Güçlüğüne İlişkin Soru Listesi" ve araştırmacı tarafından geliştirilen 7 açık uçlu soru kullanılmıştır. Soru listesinin analizinde her bir öğretmen adayı verdiği doğru cevap sayısına göre gruplandırılmış ve sınıf öğretmeni adaylarının soru listesinden aldıkları ortalama puan hesaplanmıştır. Öğretmen adaylarının açık uçlu sorulara vermiş oldukları yanıtların analizinde ise içerik analizinden yararlanılmıştır. Araştırmanın sonucunda sınıf öğretmeni adaylarının ÖÖG'ye ilişkin orta düzeyde bilgi sahibi oldukları, bununla birlikte çoğunun ÖÖG ile ilgili yeterince bilgi sahibi olmadıklarını düşündükleri tespit edilmiştir. Araştırmada ayrıca sınıf öğretmeni adaylarının ÖÖG hakkında daha çok bilgiye sahip olmak istedikleri, kendilerini en çok çocukların özellikleri ve belirtileri konularında, en az ise öğretimde uygulanacak yöntem ve teknikler konusunda yeterli gördükleri belirlenmiştir. Diğer yandan, bilgi edinmek için en çok internetten yararlandıkları, bununla birlikte en az güvenilir buldukları kaynağın da internet olduğu görülmüştür. Araştırmanın sonuçlarından hareketle sınıf öğretmeni adaylarına lisans eğitimleri sürecinde verilen ders sayısı ve niteliğinin artırılarak ÖÖG'ye yönelik konulara ilişkin uygulama yapabilme fırsatı sunulması önerilmiştir. Anahtar kelimeler: Sınıf öğretmeni adayları, özel öğrenme güçlüğü, bilgi düzeyi
Türkiye'de 2013-2017 yılları arasında sınıf eğitimi alanında yapılmış lisansüstü tezlerin incelenmesi
Bu araştırma, Türkiye'deki çeşitli üniversitelerde tamamlanmış olan 2013-2017 yılları arasında Sınıf Eğitimi alanı kapsamında lisansüstü çalışmaların sistematik bir analizi yapılarak alandaki araştırma eğilimlerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu gibi çalışmalar mevcut olan araştırmaların incelemesini yaparak, ortaya çıkan sonuçları değerlendirerek yeni yapılacak araştırmalara yön verme açısından önemlidir. Araştırmada, veri toplama aracı olarak TC Yükseköğretim Kurulu Yayın ve Dokümantasyon Dairesi Başkanlığı Ulusal Tez Merkezi Veri Tabanından faydalanılmıştır. Ulusal Tez Merkezi web-otomasyonunda "Sınıf Eğitimi Anabilim Dalı", "Sınıf Eğitimi Bilim Dalı", "Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı" ve "Sınıf Öğretmenliği Bilim Dalı" seçeneklerinde ayrı ayrı arama yapılarak erişimine izin verilen 354 yüksek lisans, 49 doktora tezi olmak üzere toplam 403 teze ulaşılmıştır. Ulaşılan lisansüstü tezlerinden elde edilen veriler, betimsel ve içerik analizi teknikleriyle bulgulara dönüştürülmüştür. Bulgular genel olarak değerlendirildiğinde sınıf eğitimi alanında araştırmacıların en çok okuma-yazma eğitimi, öğretim yöntem ve teknikleri, değerler eğitimi gibi çalışma konularında yoğunlaştıkları görülmektedir. Araştırma kapsamına alınan bütün tezlerin sınıf eğitimi alanında konu zenginliği sağladığı görülmesine rağmen sınıf eğitimi alanında yeni çalışma konularıyla özgün çalışmaların yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.