Bartın University
Discipline

Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Anabilim Dalı

Bartın University

2,541

Archived Theses

2

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Üstün yetenekli tanısı konmuş ve konmamış öğrencilerin bilimsel yaratıcılıklarının farklı değişkenler açısından incelenmesi (Edirne il örneği)

Bu araştırmanın amacı, üstün yetenekli tanısı konmuş ve konmamış ortaokul öğrencilerinin bilimsel yaratıcılık düzeylerinin, bilimin doğasına ilişkin görüşlerinin ve fen bilimlerine yönelik tutumlarının, bazı demografik değişkenler (öğrenci sınıf düzeyi, ebeveyn eğitim düzeyi, ebeveyn meslek durumu) açısından anlamlı farklılık gösterip göstermediğini incelemektir. Üstün yetenekli bireylerin yaratıcı potansiyellerinin doğuştan geldiği yaygın olarak kabul edilmekle birlikte, bu potansiyelin gelişimi, aile ortamı, eğitimsel fırsatlar ve çevresel faktörler tarafından şekillenmektedir. Alanyazında incelendiğinde üstün yetenekli tanısı konmuş ve konmamış öğrencilerin, özellikle bilimsel yaratıcılığın gelişiminde rol oynayan demografik değişkenleri bütüncül biçimde ele alan çalışmaların sınırlı olduğu görülmüştür. Araştırma betimsel tarama modeli temel alınarak yürütülmüştür. Üstün yetenekli tanısı almamış fen bilimleri dersinde yüksek akademik başarı gösteren öğrenciler, alan öğretmenlerinin görüşleri dikkate alınarak belirlenmiş ve çalışma grubuna dâhil edilmiştir. Bu doğrultuda, araştırma örneklemi amaçlı örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Örneklem, Edirne ilinde yer alan Bilim ve Sanat Merkezi'nde (BİLSEM) öğrenim gören üstün yetenekli öğrenciler ile aynı ildeki devlet okullarında öğrenim gören ve üstün yetenekli tanısı konmamış 5, 6 ve 7. sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırmada, öğrencilerin bilimsel yaratıcılık düzeyleri, bilimin doğasına ilişkin epistemolojik görüşleri ve fen bilimlerine karşı tutumları, gruplar arasında karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Veri toplama sürecinde; araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu, Bilimsel Yaratıcılık Ölçeği, Bilimin Doğasına İlişkin Görüşler Anketi (VNOS-E) ve Bilimsel Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma bulguları, üstün yetenekli tanısı konmuş öğrencilerin bilimsel yaratıcılık, bilimsel tutum ve bilimin doğasına ilişkin farkındalık düzeylerinin, üstün yetenekli tanısı almamış akranlarına göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Bu farkların yalnızca doğuştan gelen zihinsel özelliklerden değil; eğitimsel olanaklar, çevresel destekler ve pedagojik yaklaşımlardan da kaynaklanabileceği anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda, üstün yetenekli öğrencilerin potansiyellerini destekleyebilecek farklılaştırılmış öğretim uygulamalarına duyulan ihtiyaç kadar; bilimsel merak ve yetenek gösteren tüm öğrencilere yönelik daha kapsayıcı ve yapılandırılmış eğitim politikalarının geliştirilmesinin önemli ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, hem üstün yetenekli öğrencilerin potansiyellerini ortaya çıkaracak farklılaştırılmış eğitim uygulamalarına hem de bilimsel ilgi ve yetenek taşıyan tüm öğrencileri kapsayan yapılandırılmış ve kapsayıcı eğitim politikalarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışma, üstün yetenekli öğrencilerin desteklenmesinde farklılaştırılmış öğretim, bilim okuryazarlığı ve epistemolojik bilinç geliştirme yaklaşımlarının önemine dikkat çekmekte ve alanyazına katkı sunmaktadır.

Kemal Caner Öncül
Trakya University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Biyomimikri ve tersine mühendislik temelli STEM uygulamalarının üstün yetenekli öğrenciler üzerine etkilerinin karşılaştırılması

Bu çalışma biyomimikri ve tersine mühendislik temelli tasarlanan STEM uygulamaları aracılığıyla üstün yetenekli öğrencilerin günlük hayatta karşılaştıkları problemlerin çözümüne yönelik ne tür ürünler tasarladığını, bu süreçlere ilişkin nasıl algılara sahip olduklarını ve uygulama sonrası biyomimikri farkındalıkları, daimi bilim öğrenme motivasyonları ve çevresel tutum düzeyleri arasındaki farklılıkları incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın asıl uygulaması 2023-2024 eğitim öğretim yılı içerisinde Edirne ilinde merkeze bağlı bulunan Bilim ve Sanat Merkezinde toplam 25 öğrenci ile, pilot uygulaması ise 2023-2024 eğitim öğretim yılı içerisinde İstanbul ilinde bir ortaokulda 8 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada karma yöntem kullanılmış olup nicel araştırma yöntemlerinden yarı deneysel araştırma deseninin öntest- sontest eşleştirilmiş kontrol gruplu desen modeli şeklinde uygulanmasına, nitel araştırma yöntemlerinden ise durum çalışması deseninin kullanılmasına karar verilmiştir. Bu doğrultuda ders planları ve çalışma kağıtları hazırlanarak haftada 4 ders saati olmak üzere toplam 8 hafta boyunca uygulamalar gerçekleştirilmiştir. Çalışmada nicel veri toplama aracı olarak biyomimikri farkındalık ölçeği, daimi bilim öğrenme motivasyonu ölçeği, çevresel tutum envanteri öntest sontest olarak uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS programı ile analiz edilmiş ve bulgular 0.05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Nitel veri toplama aracı olarak ise yarı yapılandırılmış görüşme formu, biyomimikri ve tersine mühendislik temelli tasarlanan çalışma kağıtları ve saha notları kullanılmış olup elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Elde edilen verilere göre, biyomimikri temelli STEM uygulama sürecini gerçekleştiren öğrencilerin biyomimikri farkındalıklarında, daimi bilim öğrenme motivasyonlarında anlamlı farklılık elde edilmiş olup bununla birlikte tersine mühendislik temelli uygulama sürecini gerçekleştiren öğrencilerin de daimi bilim öğrenme motivasyonlarında anlamlı farklılık elde edilmiştir. Her iki grubun çevresel tutumlarına yönelik anlamlı bir farklılık elde edilmemiş ancak gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmelerde öğrencilerin çevreye yönelik konularda bilinçli ve farkındalığı yüksek yorumlar yaptıkları, doğa dostu tasarımlar geliştirdikleri gözlemlenmiştir. Nitel veriler incelendiğinde ise öğrencilerin biyomimikri ve tersine mühendislik kavramlarının doğasına yönelik anlamlı yanıtlar verdikleri ve sürece aktif katılım sağlayarak gerçekleştirilen uygulamalardan memnuniyet duydukları belirlenmiştir. Çalışma kağıtları, ilgili değerlendirme rubrikleri çerçevesinde analiz edilmiş ve öğrencilerin genel anlamda yüksek puanlar aldığı görülmüştür.

Cansel Hocaoğlu
Trakya University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

TPAB bağlamında yürütülen "Web 2.0 araçları eğitim programı" nın fen bilimleri öğretmen adaylarının gelişimlerine etkileri

Bu araştırmada fen bilimleri öğretmen adaylarının ihtiyaçları ve teknolojik pedagojik alan bilgisi (TPAB) dikkate alınarak hazırlanan web 2.0 araçları eğitim programı süresince öğretmen adaylarının; hazırlayacakları ders planlarına web 2.0 araçlarını entegre edebilme düzeylerinin gelişiminin, planları hazırlamaya ve uygulamaya yönelik zorluklarının ve olumlu görüşlerinin, web 2.0 araçları kullanım yetkinliklerindeki ve TPAB özgüvenlerindeki değişiminin belirlenmesi açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği Ana Bilim Dalı'nda 4. sınıfta öğrenim gören 25 öğretmen adayı ile yürütülmüştür. Araştırmada karma yöntem kullanılmış olup karma yöntem araştırma desenlerinden çeşitleme deseni ele alınmıştır. Bu kapsamda Du-TE Modeli Temel alınarak Web 2.0 Araçları Eğitim Programı hazırlanmış olup "Fen Öğretiminde Materyal Tasarımı" isimli seçmeli ders kapsamında haftada 2 saat olmak üzere toplam 11 hafta boyunca uygulanmıştır. Çalışmada nicel veri toplama aracı olarak Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Özgüven ve Web 2.0 Araçları Kullanımı Yetkinliği Ölçekleri kullanılmış olup öntest ve sontest olarak uygulanmıştır. Nitel veri toplama aracı olarak ise fen bilimleri öğretmen adaylarından uygulama öncesi, uygulama esnasında ve uygulama sonrasında 5E modeliyle tasarlanmış ders planları ve uygulama sonrası fen bilimleri öğretmen adaylarıyla yapılan yarı-yapılandırılmış mülakat kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından elde edilen nicel veriler istatiksel analiz; nitel veriler ise içerik ve doküman analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre fen bilimleri öğretmen adaylarının, TPAB bağlamında Du-Te modeliyle yürütülen web 2.0 araçları eğitim programı öncesine ve sonrasına ait Web 2.0 araçları kullanım yetkinliği ve Teknolojik pedagojik alan bilgisi özgüven puan ortalamaları arasında anlamlı bir farkın olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan yarı yapılandırılmış mülakat sonuçlarına göre fen bilimleri öğretmen adayları ders planlarını hazırlarken web 2.0 araçlarını entegre etmede ve hazırladıkları ders planlarını staj okullarında uygularken yaşadıkları zorluklar kapsamında genel olarak ders planlarında zorluk yaşamadıkları tespit edilmiştir. Dersin giriş ve değerlendirme aşamalarında kullanılan web 2.0 araçlarının dersleri daha ilgi çekici hale getirdiği ortaya çıkmıştır. Öğretmen adaylarının teknolojik araç-gereç kullanım yetkinliklerinin geliştiği, öğrencilerin derse odaklandıkları ve derse olan katılımlarının arttığı; olumsuz durum olarak ise sınıfta gürültü meydana geldiği ve bazı öğretmen adaylarının akıllı tahta kullanımında problem yaşadığı tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının hazırladıkları ders planları sonucunda, öğretmen adaylarına web 2.0 araçları eğitim programının verilmesiyle hazırlayacakları ders planlarında yeterli düzeyde TPAB teknoloji entegrasyonu yapabilecekleri ortaya çıkmıştır. Bu araştırma web 2.0 araçları eğitim programının öğretmen adaylarının hazırladıkları ders planlarında web 2.0 araçlarını kullanma durumlarını desteklediğine ilişkin kanıtlar ortaya koymaktadır.

Gülşen Ulus
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital oyun tasarımı öğretiminin öğretmen adaylarının fen eğitiminde dijital oyun kullanımına dair görüşlerine etkisi

Teknolojinin hızla ilerleyişi tüm alanlarda ve sektörlerde önemli bir etkiye ve değişime sebep olmaktadır. Eğitim sektörü de teknolojinin gelişiminden oldukça etkilenen ve sınıf içerisinde modern teknolojik cihazların kullanılmaya başlandığı bir alandır. Eğitim sektöründeki teknolojik değişim gözle görülebilecek düzeyde yaşanırken, bu teknolojilerin verimli kullanılabilmesi için modern stratejilerin öğretime dahil edilmesi kaçınılmaz olmaktadır. Bu araştırmanın amacı modern stratejilerden biri olan dijital oyun stratejisinin öğretime dahil olması konusunda fen bilgisi öğretmen adaylarına bir oyun tasarlama öğretimi gerçekleştirmek, ardından öğretmen adaylarının görüşlerinin uygulamadan nasıl etkilendiğini keşfetmektir. Bu çalışma nitel araştırma paradigması çerçevesinde yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubu kriter temelli yöntem ile belirlenmiştir. Öğretmen adayları lisans dönemlerinde herhangi bir kodlama eğitimi almadıkları için, dijital oyun geliştirme motoru olarak kodlama gerektirmeyen RPG Maker programı tercih edilmiştir. Programın tanıtımıyla beraber oyun tasarlama öğretim süreci altı hafta sürmüştür. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacının geliştirmiş olduğu dijital oyun temelli öğrenme soru formu, örnek olay durumları formu ve 5E modeline göre ders planı formu kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir ve bulgular tablolar halinde sunulmuştur. Araştırmada ulaşılan sonuçlar, öğretmen adaylarının bir bölümünün başlangıçta öğretimde dijital oyun kullanımına yönelik olumsuz görüşlere sahip olduklarını ancak uygulama sonrasında fikir değiştirerek olumlu bir bakış açısı sergilediklerini göstermiştir. Öğretmen adaylarının önemli bir bölümü uygulama öncesinde dijital oyunların kullanımına dair olumlu ya da olumsuz bir görüşe sahip değilken, uygulama sonrasında olumlu görüş geliştirmişlerdir. Olumlu görüşlerin arka planında dijital oyun temelli öğretim yoluyla öğrenci merkezli bir öğrenme ortamı oluşturulabileceği ve öğrencilerin, öğretmenlerin daha aktif hale geleceği kabulünün yer aldığı görülmüştür. Öğretmen adayları uygulama sürecinde dijital oyunları dersin giriş, keşfetme ve açıklama kısımlarında kullanmayı tercih etmezlerken, uygulama sonrasında bu yöndeki tercihlerinin de geliştiği tespit edilmiştir. Bu anlamda, dijital oyun tasarım öğretimi uygulamasının fen bilgisi öğretmen adaylarının fen eğitiminde dijital oyun kullanımına yönelik görüşlerini olumlu yönde değiştirdiği ve bazı ön yargılarını yıktığı anlaşılmıştır.

Eğitim bilimleriEğitim bilimleri enstitüsüFen bilgisi eğitimi
Fatih Emre Kılıç
Süleyman Demirel University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

ASSURE öğretim tasarımı modeline göre gerçekleştirilen 7. sınıf kuvvet ve enerji ünitesi öğretiminin öğrencilerin akademik başarıları ile bilgi ve teknoloji okuryazarlıklarına etkisi

Bilim ve teknoloji, her gün gelişmekte ve değişmektedir. Bu gelişim her alanı etkilemektedir. Gelişmiş ülkelerin yapısı incelendiğinde bilim ve teknolojide ileri oldukları görülmektedir. Bu alanlarda ilerlemenin yolu, verilen eğitimden geçmektedir. Fen Bilimleri dersinin amaçlarından birisi de bireylerin bu değişen ve gelişen dünyaya en iyi şekilde uyum sağlamalarına yardımcı olmaktır. Bu doğrultuda Fen Bilimleri dersi ile teknolojideki değişimi ele alan, eleştirel düşünebilen, 21. yüzyıl becerilerine sahip, problemlere çözüm üretebilen, bireysel farklılıkları dikkate alan, araştırma ve sorgulama kabiliyetine sahip bireylerin yetiştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaca hizmet edebilecek modellerden birisi ASSURE öğretim tasarım modelidir. Bu araştırmanın temel amacı, 7. sınıf Fen Bilimleri dersi 'Kuvvet ve Enerji' ünitesinin öğretiminin ASSURE modeli ile gerçekleştirilmesinin, öğrencilerin akademik başarıları ile bilgi ve teknoloji okuryazarlığına etkisini ve öğrenci görüşlerini incelemektir. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden tek gruplu ön test-son test deneysel deseni kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini, bir devlet okulunda, 7. sınıfta öğrenim gören 20 öğrenci oluşturmuştur. Öğrencilerin akademik başarılarını ölçmek için 'Kuvvet ve Enerji Ünitesi Kavramlarına İlişkin Doküman Formu', bilgi ve teknoloji okuryazarlıklarını ölçmek için 'Bilgi ve Teknoloji Okuryazarlığı Becerileri Değerlendirme Rubriği' ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Öğrenci görüşlerini almak için ise "ASSURE Modeline İlişkin Görüşler Formu" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analiziyle ulaşılan sonuçlar, ASSURE modeli kullanılarak gerçekleştirilen öğretim sürecinin öğrencilerin akademik başarıları ile bilgi ve teknoloji okuryazarlıklarını anlamlı şekilde geliştirdiğini ve öğrencilerin ASSURE modeli kullanılarak gerçekleştirilen öğretim sürecine dair olumlu görüşler bildirdiklerini göstermiştir. Öğrencilerin olumlu görüşleri incelendiğinde, ASSURE öğretim tasarım modelinin eğlenceli olması, farklı yöntem ve teknikler içermesi, ilgi çekici olması ve somutlaştırıcı etkisi gibi nedenler dikkat çekmektedir.

Eğitim bilimleriEğitim bilimleri enstitüsüFen bilgisi eğitimi
Ramazan Aycan
Süleyman Demirel University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Fen Bilimleri Öğretmenlerinin Ay, Ay'ın Hareketleri ve Evreleri Konularına Dair Zihinsel Modellerinin Belirlenmesi

Bu araştırmada fen bilimleri öğretmenlerinin fen bilimleri öğretim programında yer alan Ay, Ay'ın hareketleri ve evreleri konularına yönelik zihinsel modellerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma temel nitel araştırma yöntemi ile yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Isparta ilinin Merkez ilçesinde, devlet ortaokullarında görev yapan 20 fen bilimleri öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri araştırmacı tarafından geliştirilen Ay, Ay'ın hareketleri ve evreleri konularına yönelik öğretmen zihinsel model belirleme formu ile toplanmıştır. Geliştirilen form maddeleri için dört fen bilimleri öğretmeni ve üç fen eğitimcisi olmak üzere toplam yedi uzmandan görüş alınmış, önerilen düzeltmeler yapılmış ve forma son hali verilmiştir. Formda yer alan maddelerde öğretmenlerin sorulara yönelik betimleme, çizim yapma ve oyun hamurları ile temsillerini detaylandırmaları istenmektedir. Öğretmenlerin formda yer alan maddelere yönelik yanıtlarının analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Öğretmenlerin görüşme formuna verdikleri yanıtlardan kodlar oluşturulmuş, benzer olanlar aynı temalar altında toplanmıştır. Öğretmenlerin çizimleri, betimlemeleri ve oyun hamuru ile yaptıkları gösterimlerinden elde edilen veriler literatürde yer alan naif, eklektik ve gelişmiş zihinsel model olmak üzere üç farklı kategoride sınıflandırılmış ve zihinsel modelleri belirlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre Ay'ın şekli, Ay'ın yapısı ve özellikleri, dönme ve dolanma hareketleri ile bunların sonuçları olmak üzere üç farklı tema ortaya çıkmıştır. Bu temalardan Ay'ın şekli, dönme, dolanma hareketleri ve bunların sonuçları ile ilgili zihinsel modeller belirlenmiştir. Ay'ın şekli ile ilgili öğretmenlerin tamamının gelişmiş zihinsel modele sahip olduğu görülmüştür. Ay'ın yapısı, Ay'ın aynı yüzünün görülmesi ve Ay'ın dönme ve dolanma süreleri ile ilgili açıklamalarının ders kaynaklarındaki bilgiler ile uyumlu ve doğru açıklamalar içerdiği ortaya çıkmıştır. Ay'ın eksenel ve yörüngesel hareketi ile ilgili 15 gelişmiş ve beş eklektik zihinsel model olduğu, Ay'ın evreleri ile ilgili dört gelişmiş, sekiz eklektik ve sekiz naif zihinsel model belirlenmiştir. Öğretmenlerin en fazla problem yaşadıkları konunun Ay'ın evreleri olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Bu nedenle fen bilgisi öğretmenlerine astronomi konularına yönelik hizmet içi eğitim verilmesi ve düşündürmeye yönelik gözlem etkinlikleri düzenlenmesi önerilebilir.

Astronomi eğitimiFen bilgisi eğitimiOrtaokul öğretmenleri+2
Suzan Duran Bingül
Süleyman Demirel University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının sosyobilimsel konulara yönelik tutumları ile bilimsel sorgulama becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmada farklı branşlardaki öğretmen adaylarının sosyobilimsel konulara yönelik tutumları ve bilimsel sorgulama becerileri çeşitli değişkenlere göre incelenmiştir. Değişkenler cinsiyet, branş, aile sosyoekonomik düzeyi, anne-baba eğitim düzeyi ve sınıf düzeyinden oluşmaktadır. Daha sonra bu değişkenler arasındaki ilişki araştırılmıştır. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama kullanılmıştır. Öğretmen adaylarının SBKYT ile bilimsel SBleri arasındaki ilişkinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesinde değişkenler arasındaki ilişkinin belirlenmesi için bu yöntemin kullanılması tercih edilmiştir. Veriler 2023-2024 eğitim-öğretim yılında çeşitli üniversitelerdeki farklı branştaki öğretmen adaylarından toplanmıştır. Araştırmanın evreni Türkiye'deki eğitim fakültelerinde öğrenim gören öğretmen adaylarıdır. Araştırmanın örneklemi ise 2023-2024 akademik yılı güz ve bahar döneminde Türkiye' deki eğitim fakültelerinde öğrenim gören ve ulaşılabilen öğretmen adaylarıdır. Çalışma 345 kişinin katılımı ile gerçekleşmiştir. Topçu (2010)'un geliştirdiği "Sosyobilimsel Konulara Yönelik Tutum Ölçeği" ile Aldan Karademir ve Saracaloğlu (2013)'un geliştirdiği "Sorgulama Becerileri Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada ölçekler alt boyutlarıyla değil genel anlamda incelenmiştir. Araştırmanın sonuçları öğretmen adaylarının sosyobilimsel konulara yönelik tutumlarının çeşitli değişkenlere göre anlamlı farklılık göstermediğini ortaya koymuştur. Bu çalışmanın sonuçlarına göre, SB ile cinsiyet, aile sosyoekonomik durumu, baba eğitim seviyesi ve anne eğitim seviyesine göre istatistiksel anlamlı bir farklılık belirlenememiştir. Fakat sorgulama becerileri branş açısından incelendiğinde fen bilimleri öğretmen adayları ile diğer branşlar arasında anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Bu farklılık diğer branşlardaki öğretmen adaylarının lehinedir. Sınıf düzeyi değişkenine göre ise dördüncü sınıf adayların sorgulama becerilerinin üçüncü sınıf adaylardan yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sosyobilimsel konulara yönelik tutum ile bilimsel sorgulama becerileri arasında pozitif yönde ve zayıf düzeyde ilişki olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular ışığında hem araştırmacılara hem de uygulayıcılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Melike Sesli
Süleyman Demirel University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Geleceğin sınıf laboratuvarı öğrenme ortamında gerçekleştirilen fen öğretiminin 7. sınıf öğrencilerinin bilgi ve teknoloji okuryazarlıkları ile eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerine etkisi

Günümüzde eğitimin temel hedeflerinden biri, öğrencilere 21. yüzyılın gerektirdiği anahtar becerilerin kazandırılmasıdır. Bu hedef doğrultusunda, birçok ülkede ulusal ve uluslararası düzeyde esnek öğrenme ortamlarını esas alan çalışmalar sürdürülmektedir. Farklı eğitim modelleri, esnek öğrenme ortamları ve uygulamalı eğitim metodolojileri, öğrencilere teorik bilgilerin yanı sıra pratik beceriler kazandırma noktasında büyük bir önem taşımaktadır. Bu çerçevede, Avrupa Okul Ağı tarafından tasarlanan geleceğin sınıf laboratuvarı modeli esnek öğrenme ortamlarını anahtar becerilerle ilişkilendirerek 18 ülkede bu ortamların geliştirilmesine yönelik çalışmalara öncülük etmiştir. Bu çalışmanın amacı, geleceğin sınıf laboratuvarında gerçekleştirilen fen öğretiminin, ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin bilgi ve teknoloji okuryazarlığı becerileri ile eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerine etkisinin incelenmesidir. Çalışma nicel araştırma paradigması uyarınca, tek grup ön test-son test deneysel desenle yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemi, tabakalı örnekleme yöntemi esas alınarak belirlenmiş ve Antalya'da bir devlet ortaokulunda öğrenim gören 30 (15 kız,15 erkek) 7. sınıf öğrencisinden oluşmuştur. Uygulama süreci, Antalya'da bir sosyal bilimler lisesi içerisinde yer alan geleceğin sınıf laboratuvarında gerçekleştirilmiş ve toplamda 33 ders saati sürmüştür. Çalışmada veri toplama aracı olarak "Bilgi ve Teknoloji Okuryazarlığı Becerileri Proje Tasarım Formu (BTOPF)", "Bilgi ve Teknoloji Okuryazarlığı Becerileri Değerlendirme Rubriği (BTODR)", "Eleştirel Düşünme ve Problem Çözme Becerileri Senaryo Formu (EPSF)" ve "Eleştirel Düşünme ve Problem Çözme Becerileri Değerlendirme Rubriği (EPDR)" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin normallik değerlendirmesi ve hipotezlerin sınanmasında kullanılan istatistiksel testler SPSS 29.0 paket programı yardımıyla gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerin analiziyle ulaşılan bulgular üzerinden ulaşılan sonuçlar geleceğin sınıf laboratuvarında gerçekleştirilen fen öğretiminin 7. sınıf öğrencilerinin bilgi ve teknoloji okuryazarlıkları ile eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerini anlamlı düzeyde geliştirdiğini göstermiştir.

Eğitim bilimleriEğitim bilimleri enstitüsüFen bilgisi eğitimi
Cemre Ece Ünal
Süleyman Demirel University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sekizinci sınıf öğrencilerinin grafik becerileri ve grafiğe uygun problem kurma becerilerinin incelenmesi

Bu çalışmada Ortaokul Matematik Dersi Öğretim Programı bulunan grafikler konusuna ilişkin 8.sınıf düzeyindeki öğrencilerin verilere uygun grafik türü seçme ve oluşturma, grafik yorumlama, uygun dönüşümler yapma ve uygun problem cümlesi oluşturma yeterliklerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada yer alan araştırma grubu Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bulunan bir ortaokulun 8. Sınıf kademesinde öğrenimin sürdüren kendini ifade edebilen, başarı seviyesi yüksek üç erkek ve üç kız olacak şekilde altı öğrenciden oluşmaktadır. Çalışma yöntemi, öğrencilerin grafikler ile alakalı becerilerini derinlemesine incelemeyi amaçladığından dolayı nitel araştırma metodu uygun görülmüştür. Çalışmanın amacına ulaşabilmek adına pilot uygulama yapılmış olup ve uzman görüşleri dikkate alınarak hazırlanan Grafik Görüşme Formu verilerek öğrencilerle gerekli klinik görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Klinik görüşmeler video kamera ile kayıt altına alındıktan sonra görüşmeler yazıya aktarılarak analize uygun hale getirilmiştir. Veri analizinde ise betimsel analiz yönteminden faydalanmıştır. Veri toplama araçları ile ulaşılan bulgular detaylı bir şekilde bakıldığında öğrencilerin verilere uygun grafik türü seçme ve oluşturma aşamalarında becerilerinin yeterli olduğu belirlenmiştir. Grafik yorumlama bölümünde öğrencilerin veri okuma ve veriler arası okuma düzeylerinde becerilerinin yeterli olduğu fakat veri ötesi okuma düzeyinde genel anlamda başarısız oldukları görülmüştür. Grafikler arası uygun dönüşümler aşamasında çizgi ve sütun grafiklerini yapabildiklerini ama daire grafiği ile ilgili dönüşümlerde zorluklar yaşadıkları görülmüştür. Son olarak dördüncü bölümde grafiğe uygun problem kurma kısmında kurulan problem cümlelerin ağırlıklı olarak alıştırma kategorisi ile alakalı olduğu ve problem kurma becerilerinin yetersiz olduğu ortaya çıkmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğrencilerin grafiklerde veri ötesi okumada daha başarılı olabilmeleri için sınıf ortamında üstbilişsel beceri gerektiren etkinliklere daha çok yer verilmesi önerilebilir. Aynı şekilde grafikler arası dönüşümlerde daire grafiği örneğinde ön bilgi yetersizliğinden kaynaklı olumsuz durumların giderile bilmesi için sınıf içinde yapılan aktivitelerde ön öğretim uygulamalarına daha çok yer verilebilir. Öğrencilerin grafik ve grafiğe uygun problem kurma becerilerini geliştirebilmek için matematik öğretiminde ve ders araç gereçlerinde grafiksel çalışmalara daha fazla yer ve zaman ayrılabilir. Anahtar Kelimeler: Grafik türleri, grafik oluşturma, uygun dönüşüm, problem kurma

Problem kurma
Murat Atak
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Uzaktan eğitim sürecinde fen öğretimi: Bir delfi çalışması

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte eğitimin sadece yüz yüze ya da okulda olma zorunluluğu ortadan kalkmıştır. Günümüz şartlarında eğitim, zaman ve mekâna bağlı kalmadan herkese ulaşma imkânı bulmuştur. Eğitimin her kesimden insana ulaşmasında etkili olacak bazı yaklaşım ve yöntemler bulunmaktadır. Bu yaklaşımlardan biri de uzaktan eğitimdir. Bu bağlamda Fen eğitimi uzaktan eğitim yaklaşımı kullanılarak gerçekleştirilen disiplinlerden biridir. Hayatımızın her alanında yer alan fen öğretiminin etkili ve verimli olması oldukça önemlidir. Buradan hareketle mevcut araştırmanın amacı, uzaktan eğitim sürecinde yürütülen fen öğretiminin etkililiğini artırmaya yönelik uzman görüşleri doğrultusunda bütüncül bir bakış açısı geliştirmektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan Delfi tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini daha önce uzaktan eğitim sürecinde aktif rol almış 2021-2022 eğitim öğretim yılında, Türkiye'nin 7 farklı bölgesinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı devlet okullarında görev yapan 14 Fen bilimleri öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacının hazırlamış olduğu yarı yapılandırılmış görüşme formu ve bu formdan elde edilen veriler neticesinde düzenlenen anket kullanılmıştır. İlk turda alınan yanıtlar içerik analizi tekniği ikinci, üçüncü ve dördüncü turda alınan yanıtlar ise betimsel analiz tekniği ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda uzaktan eğitim sürecinde fen öğretiminin etkililiğini artırmaya yönelik 7 tema bağlamında 35 kriter belirlenmiştir.

Delphi tekniğiFen bilgisiFen bilgisi dersi+2
Ayşenur Özmazı
Siirt University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin eğitsel oyun tasarımlarının problem çözme becerilerine etkisi

Bu araştırmada ortaokul 7. sınıf Fen Bilimleri dersinde yer alan "Saf Madde ve Karışımlar" ünitesinin işlenmesinde eğitsel oyun tasarlamanın öğrencilerin problem çözme becerilerine etkisi incelenmiştir. Bu çalışmanın örneklemini Mardin ilinde yer alan bir devlet okulunda öğrenim gören 7. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desenin kullanıldığı bu çalışma deney ve kontrol gruplarında 25'er öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında "Saf Madde ve Karışımlar" ünitesi kazanımları eğitsel oyun tasarlama çerçevesinde yapılandırılarak beş hafta boyunca yürütülmüştür. Araştırmanın veri toplama araçlarını Problem Çözme Ölçeği ve Yarı Yapılandırılmış görüşme Formu oluşturmaktadır. Problem Çözme Ölçeği'nden elde edilen veriler SPSS istatistik programı ile analiz edilmiştir. Yarı Yapılandırılmış Görüşme Forumu'nun analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler neticesinde eğitsel oyun tasarımının öğrencilerin problem çözme becerileri üzerinde olumlu bir etkisinin olduğu gözlemlenmiştir.

Eğitsel oyunlarFen bilgisi eğitimiOrtaokul öğrencileri+5
Selman Aksoy
Siirt University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

React stratejisinin 6. sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına etkisi ve görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırma, Kuvvet ve Hareket ünitesinin öğretiminde REACT stratejisinin 6.sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına etkisini ve bu stratejiye yönelik öğrenci görüşlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim-öğretim döneminde Siirt ilinde belirlenen bir ortaokulda öğrenim gören 6.sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 20 deney grubu, 20 kontrol grubu olmak üzere toplam 40 öğrenci oluşturmaktadır. Uygulama sürecinde deney grubunda dersler REACT stratejisiyle, kontrol grubunda ise dersler geleneksel yöntemle(düz anlatım, soru-cevap, tartışma) işlenmiştir. Kuvvet ve Hareket ünitesine ait kazanımlar, 4 hafta boyunca dörder saatlik program kapsamında anlatılmıştır. Araştırmada nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden olan ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Nitel araştırma yöntemi olarak ise olgu bilim(fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Yarı deneysel yöntemlerden ön test son test kontrol gruplu modelin kullanılacağı çalışmada nicel veri toplama araçları olarak; Kuvvet ve Hareket Başarı Testi kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verileri ise yarı yapılandırılmış görüş formu ile toplanmıştır. Oluşturulacak akademik başarı testi ile elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS.21.0 programı yardımıyla analiz edilmiştir. Oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme formu içerik analiz yöntemi ile analiz edilip, elde edilen veriler yorumlanmıştır. Uygulama öncesinde yapılan akademik başarı testi sonuçlarına göre deney ve kontrol grubu öğrencileri arasında anlamlı bir fark olmadığı ancak uygulama sonunda yapılan akademik başarı testi sonuçlarına göre deney ve kontrol grubu öğrencileri arasında anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca uygulanan stratejiye karşı öğrencilerin görüşlerinin olumlu yönde eğilim gösterdiği tespit edilmiştir.

Fen bilgisi eğitimi
Başak Beştaş
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin matematik çalışma stratejileri, matematik tutumları ve başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Öğrencilerin matematik çalışmayı ve öğrenmeyi bilmeleri ile birlikte bu konuda istekli olmaları matematik başarısına ulaşmalarında kritik öneme sahiptir. Bu kapsamda araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin matematik çalışma stratejileri, matematik tutumları ve başarıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma ilişkisel tarama yönteminde tasarlanmıştır. Araştırma Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bulunan bir ilde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ortaokullarda öğrenim görmekte olan 6742 sekizinci sınıf öğrencileri arasından basit tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen 630 (318 kız, 312 erkek) öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, öğrencilerin matematik çalışma stratejilerini kullanma durumlarını belirlemek amacıyla Matematik Çalışma Stratejileri Ölçeği, matematik dersine yönelik tutumlarını ortaya koymak için Matematik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Verilerinin analizinde bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı Analizi ve Basit-Çoklu Regresyon Analizi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda öğrencilerin matematik çalışma stratejileri kullanımlarının yüksek ve matematik tutumlarının orta düzeyde olduğu bulunmuştur. Kız öğrencilerin matematik çalışma stratejileri kullanımları erkeklere göre daha yüksek düzeyde istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Ek kaynak kitap kullanan ile haftalık matematik çalışma saati daha fazla olan öğrencilerin matematik çalışma stratejileri kullanımı, matematik tutumu ve başarısı anlamlı düzeyde yüksek çıkmıştır. Matematik çalışma stratejileri, matematik tutumları ve matematik başarıları arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir. Matematik çalışma stratejileri kullanımlarının ve matematik tutumunun birlikte öğrencilerin matematik başarısını %10,9 düzeyinde yordadığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda öğrencilerin matematik başarılarını arttırmak için matematik çalışma stratejileri kullanımları ve matematik tutumunun yükseltilmesi adına desteklenmesi önerilmektedir.

Matematik başarısıMatematik öğretimiÖğrenci tutumu+1
Adnan Aydın
Siirt University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

5E öğrenme modeline dayalı öğretimin 7. sınıf öğrencilerinin matematik başarısına ve matematiksel düşünme becerisine etkisi

Bu çalışmada 7. sınıf cebir öğrenme alanının 5E Öğrenme Modeli ile öğretiminin öğrencilerin matematik başarısına ve matematiksel düşünme becerisine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma Diyarbakır ili Kayapınar ilçesindeki bir devlet okulunda 7. sınıfta öğrenim gören 40 deney ve 40 kontrol grubu olmak üzere toplam 80 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desende tasarlanmıştır. Araştırmanın uygulama kısmı 6 hafta sürmüştür. Uygulama süreci boyunca dersler deney grubu ile 5E Öğrenme Modeline göre geliştirilen ders planlarıyla işlenirken, kontrol grubunda ise dersler mevcut öğretim yöntemlerine göre işlenmiştir. Araştırmanın verileri 'Cebirsel İfadeler Öğretimine Yönelik Matematik Başarı Testi' ve 'Matematiksel Düşünme Ölçeği' kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde bağımsız örneklemler t-testi ve bağımlı örneklemler t-testi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda 5E Öğrenme Modeli ile eğitimin, öğrencilerin cebirsel öğrenme alanındaki matematik başarılarını arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin matematiksel düşünme becerileri puan ortalamaları arasında anlamlı bir farkın olduğu; deney grubunda matematiksel düşünmenin etkilerinin kontrol grubundaki öğrencilere göre daha fazla olduğu tespit edilmiştir. 5E Öğrenme Modelinin öğrencilerin matematiksel düşünme becerilerinin gelişmesine daha olumlu bir katkı sağladığı söylenebilir. 5E Öğrenme Modelinin matematik eğitimi alanındaki örnekleri sınırlı olmakla beraber matematik eğitiminde yapılan uygulamaları başarılı sonuçlar vermektedir. Bundan dolayı bu modelin matematik eğitimi alanındaki diğer konularda da uygulamaları artırılabilir. Bu araştırma bulgularının 5E öğrenme yaklaşımlarına dayalı olarak gerçekleştirilecek çalışmalarda öğrencilerin profillerinin daha iyi ortaya konmasında önemli katkı sağlaması umulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Matematik Başarısı, Matematiksel Düşünme, Mevcut Öğretim Yöntemi, Ortaokul Öğrencileri.

5E ModeliMatematik başarısıMatematik dersi+6
Mehmet Şirin Kurt
Siirt University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

8. sınıf öğrencilerinin matematik öz yeterlik algıları ile motivasyon ve kaygı düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Bu araştırmada, 8. sınıf öğrencilerinin matematik öz yeterlik algıları ile motivasyon ve kaygı düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca öğrencilerin matematik öz yeterlik, motivasyon ve kaygı düzeyleri cinsiyet, anne-baba eğitim düzeyi, aile gelir düzeyi, okuldaki matematik kursuna katılım durumu ve önceki dönem matematik karne notu değişkenlerine göre incelenmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Batman ilinde bulunan 64 devlet okulunun 8. sınıfında öğrenim gören 9811 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise 9811 öğrenci arasından random yöntemiyle seçilen 10 ortaokuldaki 550 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Matematik Öz Yeterlik Ölçeği, Matematik Dersine Yönelik Motivasyon Ölçeği ve Matematik Kaygı Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde ilişkisiz örneklemler t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), pearson momentler çarpımı korelasyon analizi kullanılmıştır. Matematik öz yeterlik algısı, matematik dersine yönelik motivasyon ve matematik kaygısı arasındaki ilişki path analizi ile hesaplanmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin matematik öz yeterlik algıları ile matematik dersine yönelik motivasyonları arasında pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı ilişki bulunmuştur. Matematik öz yeterlik algıları ile matematik kaygıları arasında negatif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Matematik dersine yönelik motivasyonları ve matematik kaygıları arasında negatif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca öğrencilerin matematik öz yeterlik algıları ve matematik kaygıları cinsiyet, okuldaki matematik kursuna katılım durumu ve bir önceki dönem matematik karne notu değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermiştir. Fakat öğrencilerin matematik öz yeterlik algıları ve matematik kaygıları anne-baba eğitim düzeyi ve aile gelir düzeyi değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Öğrencilerin matematik dersine yönelik motivasyonları anne eğitim düzeyi, okuldaki matematik kursuna katılım durumu ve bir önceki dönem matematik karne notu değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterirken cinsiyet, baba eğitim düzeyi ve aile gelir düzeyi değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Path analizi sonucuna göre, 8. sınıf öğrencilerinin matematik öz yeterlik algıları arttıkça öğrencilerin matematik dersine yönelik motivasyonu artmakta, matematik kaygı düzeyleri ise azalmaktadır. Anahtar Kelimeler: Matematik dersine yönelik motivasyon, Matematik öz yeterlik algısı, Matematik kaygısı, Ortaokul öğrencileri.

KaygıKaygı düzeyiMatematik dersi+7
Şeyma Nur Özdemir
Siirt University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik dersinde değerler eğitimine yönelik ortaokul matematik öğretmenlerinin görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, matematik dersinde değerler eğitimine yönelik ortaokul matematik öğretmenlerinin görüşlerinin incelenmesidir. Bu doğrultuda ortaokul matematik öğretmenlerinin değerler eğitimi bağlamında; Matematik Dersi Öğretim Programı (MDÖP), ortaokul matematik ders kitabı ve gerçekleştirilen öğretim hakkındaki görüşlerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile 2020-2021 eğitim öğretim yılında Batman ili merkez ilçesindeki resmi ortaokullarda görev yapan 20 matematik öğretmeninden oluşmaktadır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme metodu uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda MDÖP'de değerler eğitimine az yer verilmesi öğretmenlerin matematik dersinde değerler eğitimine yer verme düzeyini olumsuz etkilediği tespit edilmiştir. Öğretmenlerin, MDÖP'de değerler eğitimi konusuna daha geniş yer verilmesini ve öğrencilerin akademik başarılarının yanında öğrencilerde genel eğitimsel değerlerin de oluşmasını sağlayacak şekilde kendilerine rehberlik edilmesini bekledikleri sonucuna ulaşılmıştır. Matematik ders kitaplarında matematiksel kazanımlarla ilgili problemlere yer verildiği, değer içeren etkinlik ve problemlere yeteri kadar yer verilmediği tespit edilmiştir. Matematik ders kitaplarında değer içerikli etkinlik ve problemlerin olmasını, günlük hayat ile ilgili etkinlik ve problemlerin sayısının artırılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Genel eğitimsel değerleri benimsemiş bireylerin yetiştirilmesinde matematik dersinin değerler ile ilişkilendirilmesinin gerekliliği tespit edilmiştir. Öğretmenlerin matematik dersinde değerler eğitimi ile ilgili kök değerleri en çok günlük hayat problemleri ile ilgili içeriklerde kullandıkları belirlenmiştir. MDÖP ve matematik ders kitaplarının değer eğitimi açısından yetersizliği, öğrenci velileri ve okul idaresinin öğrencilerin akademik başarılarına odaklanması, MDÖP'nin değer eğitimine zaman ayıramayacak kadar geniş olması ve değerler eğitimi ile ilgili hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim almamış olmaları öğretmenlerin matematiği değerler ile ilişkilendirmede yaşadıkları zorluklar olarak belirlenmiştir.

Branş öğretmenleriDeğerlerDeğerler eğitimi+6
Ercan Süslü
Siirt University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de 5e öğrenme modelinin matematik başarısına etkisi üzerine bir meta-analiz çalışması

Yapılandırmacı yaklaşıma dayalı 5E öğrenme modeli, bir dizi yerleşik aşama yoluyla öğrencilere 21. Yüzyıl becerilerini kazandırmak, matematikle ilgili kavram yanılgılarını gidermek ve akademik başarılarını arttırabilmek için kullanılan bir öğrenme yöntemidir. Bu doğrultuda araştırmanın amacı, 5E öğrenme modelinin geleneksel öğrenme yöntemlerine kıyasla öğrencilerin matematik başarısı üzerindeki etkisini deneysel yöntemlerle inceleyen çalışmaları meta-analiz yöntemiyle birleştirmek, elde edilen bulguların değerlendirilmesiyle kapsamlı bir sonuca ulaşmaktır. Bu doğrultuda, 2007-2022 yılları arasında Türkiye'de yapılmış 5E öğrenme modeline yönelik lisansüstü tezler ve makaleler taranmıştır. Tarama sonucunda 5E öğrenme modelinin matematik başarısı üzerindeki etkisini inceleyen, meta-analize dâhil edilme ölçütlerini karşılayan toplam 20 çalışma (13 yüksek lisans tezi, 4 doktora tezi ve 3 makale) meta-analize dâhil edilmiştir. Verilerin analizleri Comprehensive Meta-Analysis programında yapılmıştır. Meta-analize dâhil edilen çalışmaların etki büyüklükleri sabit etkiler ve rastgele etkiler modeline göre ayrı ayrı hesaplanmıştır. Bu modellerden hangisinin kullanılacağını belirlemek için yapılan heterojenlik testi sonucunda çalışmaların heterojen yapıda olduğu belirlenmiş ve analizler rastgele etkiler modeline göre yürütülmüştür. Bulunan genel etki büyüklüğünün geçerli sayılabilmesi için Huni Saçılım Grafiği, Rosenthal'ın Güvenli N ve Orwin'in Güvenli N yayın yanlılığı değerlendirme yöntemleriyle incelenmiştir. Çalışmalarda yayın yanlılığının olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca çalışmaların yayın türü, yayın yılı, öğretim kademesi, uygulama süresi, örneklem büyüklüğü, yapıldıkları bölgeler, desen türü ve öğrenme alanına göre aralarında anlamlı farklılığın olup olmadığı moderatör analizi yardımıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmaların rastgele etkiler modeline göre genel etki büyüklüğü 0,718-1,102 güven aralığında Hedges's G=0,910 (%95 CI, SE=0,098) olarak hesaplanmıştır. Genel etki büyüklüğünün Thalheimer ve Cook tarafından yapılan sınıflandırmaya göre "geniş düzeyde" olduğu tespit edilmiştir. Çalışmaların tamamı pozitif etki büyüklüğüne (deney grubunun lehine) sahiptir. Moderatör analizi sonucunda 5E öğrenme modelinin öğrencilerin matematik başarısı üzerindeki etkisinde çalışmaların yayın türüne, öğretim kademesine, uygulama süresine, yapıldıkları bölgelere, desen türüne ve öğrenme alanına göre anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ancak yayın yılına ve örneklem büyüklüğüne göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Araştırma sonucuna göre 5E öğrenme modeline dayalı öğrenmenin, öğrencilerin matematik başarısını geliştirmede geleneksel öğrenme yöntemlerine kıyasla daha etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda 5E öğrenme modelinin matematik derslerinde kullanılması için öğretmenlerin teşvik edilmesi önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Etki büyüklüğü, Matematik başarısı, Meta-analiz, Öğrenme alanları, 5E öğrenme modeli.

5E ModeliEtki büyüklüğüMatematik başarısı+5
Mehmet Fatih Çelapkulu
Siirt University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

7. sınıf öğrencilerinin denklik algılarına yönelik öğretmen görüşleri

Bu araştırmanın amacı oran orantı konusu kapsamında ortaokul matematik öğretmenlerinin, 7. Sınıf öğrencilerinin denklik eşitlik kavramlarını nasıl algıladıkları, öğrencilerin denklik algılarının denklikle ilişkili konuları anlamlandırmayı nasıl etkilediği, bunların yanı sıra denklik algılarının oran-orantı problemleri çözme stratejilerini ve performansı nasıl etkilediği yönünde görüşlerini incelemektir. Araştırmanın örneklemini 2020-2021 eğitim-öğretim güz yarıyılı döneminde Siirt ili merkez ilçesinde 7. Sınıf derslerini okutan 24 matematik öğretmeni oluşturmuştur. Nitel yöntemlerden fenomenolojik desenle yürütülen bu çalışmada veriler, yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu araştırmacının yazdığı soruların alan uzmanları görüşünden geçerek, uzman önerileri dâhilinde tekrar düzenlenmesiyle oluşturulmuştur. Öğretmenlerle yapılan görüşmeler zoom programı veya yüz yüze gerçekleştirilmiş ve görüşmeler kayıt altına alınmıştır. Toplanan veriler içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda öğretmenlerin görüşlerinden, 7. Sınıf öğrencilerinin denklik ve eşitlikle ilgili tanımlamalarında ağırlıklı olarak kavramsal bilgi eksiklerinin ve kavram yanılgılarının olduğu, bununla birlikte doğruya yakın tanımlamaların da mevcut olduğu öğrencilerin bir bütün olarak denklik kavramına tamamen yabancı olmadıklarına ve ulaşılmıştır. Benzer olarak öğretmenlerin eşitlik ve denklik kavramlarına yönelik tanımlarında eksik ya da hatalı bilgilerin olduğu görülmüştür. Yine öğretmenlerin görüşlerinden öğrencilerin denk kesir, oran-orantı eşitlik denklem gibi bazı konularda bir takım bilgileri temellendirebildikleri bununla birlikte denk kesir orantı konuları arasındaki benzerliği kısmen de olsa fark ettikleri tespit edilmiştir. Öğrencilerin eşitlik ve denklik kavramlarını ayırt edemedikleri bu yüzden birbiri yerine kullandıkları ayrıca eşitliğe dair işlemsel anlayışın 7. Sınıfta bile devam ettiği saptanmıştır. Öğretmenlerin ifadelerinden öğrencilerin genelinin oran orantı problemlerinde ezbere metodlar (içler dışlar çarpımı, doğrusal çarpım) kullandıkları bununla birlikte denklik algısı gelişmiş öğrencilerin orantısal akıl yürüterek cevaba ulaşma ve sezgisel stratejileri kullanma(birim oran, denk kesir, değişim çarpanı) eğiliminde olduklarına ulaşılmıştır. Son olarak öğrencilerin denklik algılarının oran orantı problemlerinde performanslarını buna bağlı olarak başarılarını olumlu etkilediği tespit edilmiştir.

Merve İşçi
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gerçekçi matematik eğitiminin 7. sınıf eşitlik ve denklemler konusunda öğrencilerin başarılarına etkisi ve öğrenci görüşleri

Bu çalışmanın amacı 7. Sınıf cebir öğrenme alanında bulunan eşitlik ve denklem konusunun öğretiminde GME'nin öğrenci başarısına etkisini ve GME'ye ilişkin öğrencilerin görüşlerini incelemektir. Araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma araştırma modeli kullanılmıştır. GME'nin 7. sınıf denklemler konusunda öğrencilerin başarılarına etkisini incelemek amacıyla nicel araştırma yöntemi, GME'ye yönelik öğrencilerin görüşlerini incelemek amacıyla ise nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılı Siirt ilinin Merkez ilçesi Alparslan Ortaokulu 7. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Uygulama yapılacak sınıfların belirlenmesi için okul müdüründen 7. Sınıfta okuyan öğrencilerin bir dönem önceki matematik not ortalamaları istenmiş ve öğrencilerin matematik not ortalamaları sınıf bazında incelenmiş olup matematik not ortalamalarının normal dağıldığı SPSS21 paket programı yardımıyla görülmüştür. Bu nedenle öğrencilerin not ortalamaları birbirine en yakın olan iki sınıfı almakta sakınca görülmemiştir. Araştırmacı belirlenen iki sınıf arasından deney ve kontrol grubunu belirlemek amacıyla kura yöntemine başvurmuştur. Kura sonucunda 7/A sınıfı kontrol grubu olurken, 7/C sınıfı deney grubu olmuştur. Deney ve kontrol gruplarının başlangıç seviyelerini ve matematik başarıları arasında anlamlı bir fark olup olmadığını görebilmek için her iki sınıfa da başarı testi öntest olarak uygulanmış ve aralarında anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Deney grubundaki öğrenciler GME'ye yönelik hazırlanmış olan etkinlikler ve materyaller ile ders işlerken kontrol grubu öğrenciler MEB ders kitabı tabanlı öğretim ile ders işlemişlerdir. Uygulama sürecinin tamamlanmasının ardından deney grubu öğrencilerden gönüllü olanlara "GME'ye yönelik öğrenci görüş formu" verilmiştir. Form aracılığı ile öğrencilerin görüşleri içerik analizi yapılarak incelenmiştir. Nicel veriler sonucunda deney grubundaki öğrencilerin başarılarının kontrol grubundaki öğrencilerin başarılarına göre anlamlı düzeyde arttığı saptanmıştır. Nitel veriler sonucunda ise öğrenciler matematik dersine yönelik ilgilerinin ve tutumlarının olumlu yönde etkilendiği, ön yargılarının azaldığı, eğlenerek öğrendikleri görülmüştür. Anahtar Kelimeler: GME, Eşitlik ve Denklem, Akademik Başarı, Öğrenci Görüşler

CebirDenklemlerEşitlik+5
Pınar İşcan
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ders planlarına verilen geribildirimlerin öğretmen adaylarının ders planı hazırlama yeterliğine etkisi

Bu çalışmanın amacı, Geometri ve Ölçme Öğretimi dersini alan öğretmen adaylarının hazırladıkları ders planlarına verilen geribildirimlerin öğretmen adaylarının ders planı hazırlama yeterliğine etkisini ortaya çıkarmaktır. Çalışma, tek grup ön test son test tasarımına göre yapıldığı için basit deneysel araştırma desenine bir örnek teşkil etmektedir. Araştırmanın çalışma grubu, Siirt Üniversitesinde 2020-2021 güz döneminde üçüncü sınıfta öğrenim görmekte olan, Geometri ve Ölçme Öğretimi Dersini alan 41 ilköğretim matematik öğretmen adayından oluşmaktadır. Bu süreçte öğretmen adayları, Geometri ve Ölçme Öğretimi dersinin yürütücüsü tarafından iki haftalık ders planı hazırlama eğitimi almışlardır. Bu eğitim sonrasında öğretmen adaylarından ders planı hazırlamaları istenmiştir. Öğretmen adaylarının hazırladıkları ders planlarını değerlendirmek amacıyla çalışma kapsamında Ders Planı Değerlendirme Rubriği (DPDR) geliştirilmiştir. Literatür taraması neticesinde geliştirilen bu rubrik, iki kez uzman görüşüne sunularak geçerliği sağlanmaya çalışılmıştır. Öğretmen adaylarının hazırladıkları ders planları geliştirilen DPDR'ye göre değerlendirilmiştir. İlk değerlendirme öncesinde puanlayıcı eğitimi yapılmıştır. Sonrasında puanlayıcılar arası tutarlılık, Spearman Brown Sıra Farkları Katsayısı kullanılarak hesaplanmış ve tekrar puanlayıcı eğitimi düzenlenmiştir. Böylece yüksek oranda uzlaşı sağlanmıştır. Değerlendirilen ders planlarına geribildirimler verilmiştir. Geribildirimler uzaktan eğitim sistemi ile online platformlardan yazılı olarak iki dosya halinde verilmiştir. Birinci dosya, öğretmen adaylarının pdf formatında hazırlamış oldukları ders planlarının üstüne yazılan geribildirimleri içermektedir. İkinci dosya ise DPDR'nin ölçütlerine göre alınan puanların belirtkelerini içermektedir. Öğretmen adaylarının verilen geribildirimler doğrultusunda hazırladıkları ders planlarını revize etmeleri istenmiştir. Daha sonra öğretmen adaylarının geribildirimler ışığında revize ettikleri ders planları geliştirilen DPDR'ye göre tekrar değerlendirilmiştir. İki araştırmacı tarafından tekrar değerlendirilen ikinci ders planları arasında puanlayıcı uyumu incelenmiştir. Böylece DPDR'nin güvenirliği test edilmiştir. Çalışmada ulaşılan verilerden ölçüt bazında frekanslar elde edilip veriler frekans tablosunda karşılaştırılmıştır. Ayrıca geliştirilen rubrik her ne kadar toplam puan oluşturmasa da -fikir vermesi açısından- her bir bölümün toplam puanı ve bölümlerin toplam puanı Wilcoxon İşaret Sıralaması Testi (The Wilcoxon Matched-Pairs Signed-Ranks Test) analizleri hesaplanmıştır. Sonuç olarak, DPDR kullanılarak öğretmen adaylarının hazırladıkları ders planlarına verilen geribildirimlerin öğretmen adaylarının ders planı hazırlama yeterliğine olumlu yönde etki ettiği tespit edilmiştir. Bu sonuçtan hareketle, DPDR kullanılarak öğretmen adaylarına geribildirim verilirken öğretmen adaylarının sahip olmaları gereken bilgi türlerinin, PAB bileşenlerinin ve öğretmenlik mesleği yeterliklerinin içerdiği bileşenlerin geliştirildiği söylenebilir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda önerilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ders planı hazırlama yeterliği, Ders Planı Değerlendirme Rubriği (DPDR), Geometri ve ölçme öğretimi, Geribildirim, Öğretmen adayları yeterliği, Öğretmen yeterliği, Pedagojik alan bilgisi (PAB), Rubrik geliştirme.

Matematik eğitimi
İnayet Özel
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik dersini farklı derslerle ilişkilendirmeye yönelik öğretmen görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı matematik derslerini farklı derslerle ilişkilendirmeye yönelik öğretmen görüşlerinin incelenmesidir. Araştırma; Siirt İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ortaokullarda görev yapan 38 Matematik öğretmeninin örneklemini oluşturduğu nitel bir araştırmadır. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışmasına bir örnektir. Araştırmanın çalışma grubu amaçlı örneklem olarak seçilmiş; il merkezinin her bölümündeki ve ilçelerdeki ortaokullarda aktif olarak görev yapan, hizmet süresi anlamında da geniş bir yelpaze oluşturan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmanın veri toplama araçları araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu ve etkinlik şablonudur. Veriler yarı yapılandırılmış görüşmeler ve klinik mülakatlar aracılığıyla toplanmış; içerik analizi ve betimsel analize tabi tutulmuştur. Yarı yapılandırılmış görüşme sorularına verilen cevaplar doğrultusunda tema ve alt temalar oluşturulmuş veriler bu temalar göz önünde bulundurularak analiz edilmiş; bulgular alt problemlerin cevapları şeklinde sunulmuştur. Bulguların veriliş biçiminde nitel ve nicel verilerden birlikte yararlanılmıştır. Araştırmanın bulguları doğrultusuna birtakım sonuçlara ulaşılmıştır. Öğretmenler çoğunlukla matematik dersi ile diğer dersleri ilişkilendirmenin öğrencilerin matematiksel becerilerine olumlu yönde katkı sağlayacağı görüşü ile birlikte zaman yönetiminde yaşanabilecek sıkıntılar, baskın ders ve kazanımının dışına çıkma gibi kaygılar nedeniyle derslerinde bu ilişkilendirmeleri sık kullanmadıklarını ifade etmişlerdir. Bununla birlikte derslerinde bu ilişkilendirmelerden yararlanan öğretmenlerin görüşleri; ilişkilendirme temelli etkinliklerin öğrencilerde, matematik dersine karşı olumlu tutum geliştirme, kalıcı öğrenme ve soyut kavramları somutlaştırma becerilerine yönelik olumlu katkıları olduğunu gözlemledikleri yönündedir. Ayrıca matematik dersi ile en fazla ilişkilendirilebilecek derslerin sırasıyla fen bilimleri, görsel sanatlar, müzik ve beden eğitimi dersleri olabileceği de sonuçlar arasındadır. Son olarak araştırma kapsamında öğretmenlere verilen şablon çerçevesinde matematik dersi ile görsel sanatlar, müzik ve beden eğitimi derslerini ilişkilendirme temelli etkinlikler planlamaları da istenmiştir. Bu etkinlik örnekleri de araştırmacı tarafından yüzeysel olarak değerlendirilmiş olup öğretmenler ve araştırmacılar tarafından kullanılabilmesi amacıyla bulgular kısmında sunulmuştur.

Matematik dersiMatematik eğitimiMatematiksel deneyim+2
Eda Atılgan
Siirt University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Akıl ve zekâ oyunlarının matematik problemlerindeki matematiksel muhakemeye yönelik ilişkinin öğretmen görüşü ile incelenmesi

Gelişen teknoloji ile birlikte hayatımızın her noktasında birtakım değişimler meydana gelmeye başlamıştır. Özellikle eğitimde meydana gelen değişimleri çalıştaylar, kongreler ve sempozyumlar sayesinde yeni fikirleri ortaya çıkarmaktadır. Eğitimde özellikle hem ulusal hem de uluslararasında yapılan sınavlardaki matematik sorularının içerdiği kazanımlardan muhakeme, akıl yürütme ve problem çözme gibi üst düzey düşünme becerilerini ön plana çıkaran öğretim metotları uygulanmaktadır. Eğitimde uygulanan bu metotlar ile öğrencilerde farklı bakış açılarına sahip olan, kendini ifade edebilen ve arkadaşlarıyla güçlü iletişim bağı kurmayı sağlayan kazanımlar hedeflenmiştir. Bu hedef doğrultusunda bilgisayarlarda, cep telefonları gibi teknolojik cihazlarda uygulama olarak eğitsel oyunların sayısının artması ve farklı disiplinlerle ilişkili oyunlarda matematik eğitiminde önemli ölçüde bir artış meydana gelmiştir. Özellikle akıl ve zekâ oyunları ile öğrencilerdeki matematik dersine karşı var olan ön yargılarını kırmayı, daha aktif bir şekilde katılım sağlamaları doğrultusunda matematik öğretimine yönelik yeni kazanımlar ve alt öğrenme alanları önem kazanmaktadır. Artan bu önemle birlikte problem çözme, neden-sonuç ilişkisinde analiz yapabilme ve muhakeme gibi üst düzey düşünme becerileri matematik problemlerine özgü iken bu kazanımlar akıl ve zekâ oyunlarının temelini oluşturmaktadır. Bundan dolayı bu çalışmada, akıl ve zekâ oyunları ile matematik problemlerinde matematiksel muhakemenin incelenmesi, analiz edilmesi ve aralarındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç kapsamında araştırmanın çalışma grubunu Siirt ilinde ilköğretim okullarında görev yapan amaçsal örnekleme yöntemiyle belirlenen 40 ortaokul matematik öğretmeni oluşturmuştur. Öğretmenlerle yapılan yüz yüze görüşmeler sonucunda elde edilen veriler içerik analizi ile incelenmiş olup ortaya çıkan temalar çerçevesinde yorumlanmıştır. Araştırmanın bulguları incelendiğinde akıl ve zekâ oyunları destekli matematik öğretimde; eğlenceli vakit geçirerek kalıcı öğrenmelerin sağlandığı, soyuttan somuta geçiş, problem çözme ve verileri analiz etme gibi üst düzey düşünme becerilerinin kazandırılmasında olumlu katkı sağlayabileceği sonucu ortaya çıkmıştır. Bu sonuçlardan hareketle matematik öğretiminde akıl ve zekâ oyunlarının etkin bir biçimde kullanılması ve buna yönelik çalışmaların daha fazla yapılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Akıl ve Zekâ Oyunları, Muhakeme, Matematik, Öğretmen, LGS

Yahya Arpacı
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin STEM eğitimine yönelik kavram yanılgılarının belirlenmesi için üç aşamalı test geliştirilmesi

Bu çalışmada, farklı branşlardaki öğretmenlerin, STEM eğitimine yönelik kavram yanılgılarını belirlemek ve üç aşamalı kavram yanılgısı testi geliştirerek öğretmenlerin sahip oldukları kavram yanılgılarını ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Araştırmada karma araştırma yöntemlerinden sıralı keşfedici desen kullanılmıştır. Öğretmenlerdeki kavram yanılgılarını ortaya çıkarmak amacıyla nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni, belirlenen kavram yanılgılarına öğretmenlerin sahip olma oranlarını belirlemek amacıyla nicel araştırma yöntemlerinden tarama araştırma deseni uygulanmıştır. Siirt ilindeki 9 öğretmen ile 19 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmış ve görüşmelerden sonra içerik analizi ile kod-kategori ve temalar oluşturulmuştur. Daha sonrasında ulaşılan kavram yanılgıları ile 8 sorudan oluşan üç aşamalı STEM eğitimine yönelik kavram yanılgısı testi geliştirilmiştir. Testin kapsam ve görünüş geçerliliklerini belirlemek için uzman görünüşüne başvurulmuştur. Üç aşamalı test Siirt ilindeki farklı branşlardaki 163 öğretmene uygulanmış ve nicel veri Microsoft Excel ve SPSS 21.0 programları kullanılarak analiz edilmiştir. Testin yapı geçerliğini değerlendirmek için yanlış pozitif ve yanlış negatif puanlarının yüzdeleri hesaplanmıştır. Kuder-Richardson (KR-20) güvenirlik katsayısı .61 olarak hesaplanmıştır. Madde güçlük değeri .36; ortalama madde ayırt edicilik değeri .54 olarak bulunmuştur. Öğretmenlerin STEM eğitimi ile ilgili çeşitli kavram yanılgılarına sahip oldukları ve bilimsel bilgiye sahip olma, bilgi eksikliği, tahmini şanslı cevap ve kavram yanılgısı olmak üzere dört kategoriden oluşan bulgulara ulaşılmıştır. Çalışma sonucunda ortaya çıkan kavram yanılgıları ile STEM eğitimine yönelik farkındalığın artması ve tanımlamaların şekillenmesi beklenmektedir.

FeTeMMKavram yanılgısıTestler+2
Semiha Algı İğneci
Siirt University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri öğretmenlerinin kişisel yönelimleri ile bireysel yenilikçilik (İnovasyon) düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı fen bilimleri öğretmenlerinin kişisel yönelimleri ile bireysel yenilikçilik (inovasyon) düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Betimsel türdeki bu araştırmada nicel araştırma yaklaşımlarından ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2022-2023 eğitim öğretim yılında İstanbul, Siirt ve Elâzığ başta olmak üzere birçok ilde, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ortaokullarda görev yapan 424 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin elde edilmesinde "Bireysel Yenilikçilik Ölçeği", "Kişisel Yönelim Bildirimi Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Araştırma sorularını cevaplandırmak için betimsel istatistikler raporlanmış, t-testi, ANOVA, korelasyon analizi ve çoklu doğrusal regresyon analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin kişisel yönelim bildirimi ölçeği alt boyut puan ortalamaları arasında orta ve yüksek düzeyde, pozitif yönde ve anlamlı derecede bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin sırasıyla sezgisellik, sorgulama ve yaratıcılık yönelimleri diğer yönelimlerinden yüksek bulunmuştur. Öğretmenlerin kişisel yönelimlerinin cinsiyet, herhangi bir TÜBİTAK projesine dahil olma ve çalışılan okullarda yenilikçi fikirlerin desteklenme durumu değişkenlerine göre anlamlı derecede farklılaştığı belirlenmiştir. Öğretmenlerin bireysel yenilikçilik ölçeği genel puan ortalamalarına göre yüksek seviyede yenilikçi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmenlerin çoğunluğunun yenilikçilik seviyelerinde yüksek seviyede, yenilikçilik kategorilerinde ise öncü ardından sorgulayıcı kategorilerinde olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin bireysel yenilikçilik düzeylerinin eğitim düzeyi ve çalışılan okullarda yenilikçi fikirlerin desteklenme durumu değişkenlerine göre anlamlı derecede farklılaştığı tespit edilmiştir. Öğretmenlerin çalışkanlık, bilimsellik, yaratıcılık ve sezgisellik yönelimlerinin bireysel yenilikçiliğin yaklaşık olarak %38'ini yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Çalışkanlık ve bilimsellik alt boyutlarından kaynaklı bir artışın, bireysel yenilikçilik ölçeği toplam puanındaki azalma ile ilişkili olduğu belirlenmiştir. Ayrıca yaratıcılık ve sezgisellik alt boyutlarından kaynaklı bir artışın, bireysel yenilikçilik ölçeği toplam puanındaki artış ile ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda alanyazına öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Bireysel Yenilikçilik, Eğilim, Eğitim, Fen Bilimleri Öğretmeni, İnovasyon, Kişisel Yönelim, Yenilik

Bireysel yenilikçilikBranş öğretmenleriFen bilgisi dersi+7
Mehmet Şakir Güneş
Siirt University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretmenlerinin STEM eğitimine yönelik görüşlerinin karşılaştıkları sorunlar ve çözüm önerileri bağlamında incelenmesi

STEM (fen, teknoloji, mühendislik ve matematik) eğitimi, birden fazla STEM alanının kesiştiği noktada ortaklaşa oluşan bilgi, beceri ve inançları kapsamaktadır ve matematik alanı ile yakından ilişkilidir. Bu çalışmanın temel amacı, matematik öğretmenlerinin STEM eğitimine yönelik görüşlerinin karşılaştıkları sorunlar ve çözüm önerileri bağlamında incelenmesidir. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması modeli kapsamındadır. Araştırmanın çalışma grubunu Siirt ilinde temel veya ileri seviye STEM eğitimi almış olan matematik öğretmenlerinden gönüllü olan 35 kişiden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından literatür bulgularına ve alan uzmanlarının görüşlerine dayalı olarak geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Bu doğrultuda benzer veriler 10 tema etrafında toplayarak okuyucunun anlayabileceği biçimde yorumlanmıştır. Elde edilen bulgularda STEM eğitiminin matematik eğitimindeki önemi hakkında hemfikir oldukları ancak matematik öğretiminde STEM eğitimi hakkında zaman kısıtlılığı, müfredat nedeniyle planlama zorluğu, öğretmen yetkinliğinin az olması, maliyetli olması, ekipman eksikliği ve kuramsal alt yapının oturmaması konusunda sorun yaşadıkları belirlenmiştir. Öğretmenler büyük çoğunlukla STEM eğitiminde matematiğin diğer disiplinlerle entegrasyonun kolaylaşacağını düşündükleri ve STEM eğitimi sonrası STEM temelli matematik etkinliklerini geometrik cisimleri daha iyi algılayabilmesi ve görselleştirebilmesi için derslerinde kullandıkları görülmüştür. Araştırmanın bir diğer önemli bulgusu da teorik ve uygulamalı STEM eğitimi alan öğretmenlerin bu eğitimde elde ettikleri sonuçları derslerinde uygulamaya çalıştıklarıdır. Araştırma sonucunda STEM'in öğrenciler için oldukça yararlı olduğu, ancak öğretmenlerin STEM uygulamaları konusunda çeşitli sorunlar yaşadıkları belirlenmiştir. Yaşanılan bu sorunların giderilmesi öğrencilerin yararına olacaktır. Bu doğrultuda farklı kurum ve kuruluşlar tarafından teorik ve uygulamalı STEM eğitimlerinin yaygınlaştırılması önerilmiştir.

Suzan Taşkesen
Siirt University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretmenlerinin yazma etkinliklerine yönelik yeterlik ve görüşleri

Bu çalışmada amaç, yeterlik ölçeği ve görüşme formu geliştirerek matematik öğretmenlerinin yazma etkinliklerine yönelik yeterlik ve görüşlerini belirlenmesini hedeflemektedir. Araştırmanın nicel çalışma grubunu Türkiye'nin doğudaki bir ilinde 2022-2023 eğitim öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bünyesinde matematik öğretmeni olarak görev yapan devlet ve özel okullardaki 178 kişi oluşturmaktadır. Yazma etkinliklerine yönelik yeterlik ölçeği "Uygulama" ve "Etkili Kullanma" olmak üzere iki boyutlu olarak tasarlanmıştır. Ölçek 35 madde olarak tasarlanmış, geçerlik ve güvenirlik çalışması çerçevesi ile yapı geçerliği kapsamında açımlayıcı faktör analizi (AFA) ve doğrulayıcı faktör analizi (DFA) sonucunda güvenirliği düşüren maddeler ölçekten çıkarılarak ölçek 21 maddeye indirgenmiştir. Geliştirilen ölçek öğretmenlerin yazma etkinlikleri yeterlik düzeylerine göre analiz edilmiş ve 141 öğretmenin yeterlik düzeyi yüksek, 35 öğretmenin orta, 2 öğretmenin ise yeterlik düzeyinin düşük olduğu tespit edilmiştir. Geliştirilen ölçek güvenirlik bakımından incelendiğinde ise Cronbach Alfa iç güvenirlik katsayısı 0,95 olarak hesaplanmıştır, bu da sonuçların %95 güven düzeyinde olarak değerlendirilmiştir. Verilerin faktör analizine uygunluğunu görmek için KMO ve Barlett testi sonuçları incelenmiş KMO değeri 0,957, Barlett testi sonucu ise 3764,736 (p<0,005) olarak hesaplanmıştır. Araştırmanın nitel bölümü ise üç aşamalı olarak yürütülmüştür. İlk aşama olarak öğretmen görüşlerinin belirlenebilmesi için araştırmacı tarafından görüşme formu geliştirilmiştir. Nicel bölümde geliştirilen yeterlik ölçeğinin değer aralıklarına göre düşük, orta ve yüksek yeterliğe sahip öğretmenler arasından gönüllü üç matematik öğretmeni seçilerek ikinci aşama olan öğretmenlerle yazma etkinlikleri ile ilgili yarı yapılandırılmış mülakat uygulanmış ve mülakat sonucunda öğretmenlerden edinilen verilerin çözümlenmesi için betimsel analiz uygulanmıştır. Üçüncü aşama olarak öğretmenlere yazma etkinlikleri uygulatması yaptırılmış ve görüşleri etkinlik sonunda yeniden alınmıştır. Bu bağlamda ilk ve son görüşleri karşılaştırılmıştır. Bu görüşler neticesinde öğretmenlerin yazma etkinliklerine yönelik olumlu görüşler sergilediği ve öğrenciler için destek ve öğrenme aracı olabileceği yönünde görüşler bildirdiği gözlemlenmiştir. Bunlara ek olarak nitel bölümden elde edilen bulgular neticesinde ise bu etkinliklerin öğrenciler için eğlenceli olduğu, kalıcı bir öğrenme gerçekleştirdiği, kavram yanılgılarının tespit edilebileceği ve bu etkinliklerle ilgili hizmet içi eğitim alınması gerektiği gibi görüşler belirtilmiş fakat bu olumlu görüşlerin aksine derste sadece geleneksel olan yazma etkinliklerinin (not tutturma, özet çıkartma vb.) tercih edildiği, çağdaş yazma etkinliklerinin (bilgilendirici, anlamlı yazma vb.) kullanılmadığı bunun sebebinin ise zaman alıcı olması düşüncesi olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Görüş, görüş formu, matematik, matematik öğretmeni, öğrenme amaçlı yazma, ölçek geliştirme, yazma etkinlikleri

Hürriyet Özgür Yazıcı
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin matematiksel üstbiliş farkındalıklarının rutin olmayan problem çözme becerilerine etkisi

Bu çalışmanın amacı ortaokul öğrencilerinin matematiksel üstbilişsel farkındalıklarının, rutin olmayan problem çözme becerisine etkisini incelemektir. Araştırmanın örneklemi Gaziantep/Şahinbey ilçesindeki bir ortaokulda öğrenim gören 1 tane deney ve 2 tane kontrol grubu olmak üzere 84 tane 7. sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Yarı deneysel çalışmalardan denkleştirilmemiş kontrol gruplu ön test-son test deseni kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak matematiksel üstbiliş farkındalığını ölçmek için ''Matematiksel Üstbiliş Farkındalık Envanteri'', rutin olmayan problem çözme becerisini ölçmek için araştırmacı tarafından oluşturulan çoktan seçmeli ''Matematik Başarı Testi'' ve deney öğrencilerinin görüşlerini almak için oluşturulan ''görüşme soruları'' kullanılmıştır. Nicel analizde IBM SPSS22 yardımıyla Simple t testi, Anova testi ve nitel analiz için de nitel içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Matematiksel üstbiliş farkındalığı kazandırma çalışmaları yapılan deney grubunun matematik başarı testi ve matematiksel üstbiliş farkındalık envanterlerinin ön test son test puanları arasında anlamlı bir farklılık oluşmuş iken normal öğretim yapılan kontrol 1 ve kontrol 2 grubunun ilk test son test puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Deney grubu öğrencilerine sorulan görüşme sorularından alınan verilerin nitel analizinden deney grubu öğrencilerindeki en fazla gelişme problem çözme becerisinde olmuştur. Problem çözme süreçlerinde öncelikle problemi anlamaya yönelik bir gelişme görülmüş, bunun ilk zamanlarda problemi çözme süresinde bir yavaşlamaya yol açtığı ancak daha sonraki süreçlerde önemli ölçüde problem çözümünü kolaylaştırdığı görülmüştür. Problem çözme sürecinde iki tip stratejinin ağırlık kazandığı tespit edilmiştir. Öncelikle ilk strateji olarak daha önceden çözmüş oldukları problemlere benzetme, ikinci strateji olarak da eğer bu durum istenilen etkiyi yaratmıyorsa yeni strateji belirlemeye yöneldikleri görülmüştür.

Bilişüstü farkındalıkMatematik dersiMatematik eğitimi+5
Emrah Haliç
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Biyoloji okuryazarlığı ile aşı karşıtlığı arasındaki ilişkinin incelenmesi: Lise öğrencileri üzerine bir çalışma

Bu araştırmanın amacı, lise öğrencilerinin biyoloji okuryazarlığı ile aşı karşıtlığı düzeylerinin belirlenmesi ve bu değişkenler arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu bağlamda nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. İlişkisel tarama modeli, iki veya daha çok sayıdaki değişken arasındaki değişimin varlığını ve derecesini belirlemeyi sağlayan bir yaklaşımdır. Araştırmanın evrenini Türkiye'de öğrenim görmekte olan lise öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışmanın örnekleminin belirlenmesinde ise tipik durum örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Bu bağlamda, Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu bölgesinde yer alan bir ilin il milli eğitim müdürlüğüne bağlı ortaöğretim kurumunda öğrenim gören 384 lise öğrencisi oluşturmaktadır. Bu öğrencilerin 95'i 9. sınıf, 124'ü 10. sınıf, 110'u 11. sınıf ve 65'i 12. sınıf düzeyinde öğrenim görmektedir. Veri toplama aracı olarak beşli likert tipte, 24 maddeden ve "bilgi ve bilgiyi kullanabile", "bilim ve bilimin doğası" ve "ilgi" faktörlerinden oluşan "Biyoloji Okuryazarlık Ölçeği" ve yine beşli likert tipte, 21 maddeden ve "aşının faydası ve koruyucu değeri", "aşı karşıtlığı", "aşılamama için çözümler" ve "aşı tereddüdünün meşrulaştırılması" faktörlerinden oluşan "Aşı Karşıtlığı Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen bulguların analiz edilmesinde betimsel istatistikler, aritmetik ortalama ve standart sapma kullanılmıştır. Gerçekleştirilen analizler sonucunda biyolojik okuryazarlık düzeylerinin "yüksek" düzeyde olduğu, aşı karşıtlığı düzeylerinin ise "orta" düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin biyoloji okuryazarlığı düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla korelasyon analizi ve bu ilişkinin hangi değişkenler tarafından yordandığını ortaya çıkarmak amacıyla regresyon analizlerinden yararlanılmıştır. Regresyon analizleri stepwise yöntemi kullanılarak yapılmıştır. Öğrencilerin biyoloji okuryazarlığı aşının yararı ve koruyucu değeri düzeylerinin, aşı karşıtlığı düzeylerinin ve aşı tereddüdünün meşrulaştırılması düzeylerinin yordayıcısı olduğu; öğrencilerin biyoloji okuryazarlığı aşı olmamak için çözümler düzeylerinin ise yordayıcısı olmadığı tespit edilmiştir.

Serdar Ay
Siirt University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yedinci sınıf öğrencilerinin matematik derslerindeki problem kurma sürecinde yapmış oldukları cebirsel düşünme hatalarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, 7. Sınıf öğrencilerinin matematik dersindeki problem kurma sürecindeki cebirsel düşünme hatalarının incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2022-2023 eğitim öğretim yılı Şanlıurfa ili Siverek ilçesindeki İleri ortaokulunda öğrenim gören yedinci sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Nitel araştırma türlerinden fenomenografik araştırma olarak yapılandırılan bu çalışmada öğrencilerin denklemler konusunda problem kurma etkinliğinde yapmış oldukları cebirsel düşünme hata durumları analiz edilmiştir. Ayrıca, 7. Sınıf öğrencilerine problem kurma süreçlerini nasıl değerlendirdiklerini ve ders başarısına etkisinin nasıl gerçekleştiğini anlayabilmek için görüşme soruları hazırlanmıştır. Veri toplama sürecinde yapılandırılmış, yarı yapılandırılmış ve serbest problem kurma etkinlikleri ayrı ayrı uygulanarak değerlendirilmiştir. Cebirsel düşünme durumları ortaya çıkarılmıştır. Bu durumlar her aşamada kategorize edilmiştir. Araştırmanın sonucunda yedinci sınıf öğrencilerin denklemler konusunda problem kurarken yapmış oldukları cebirsel hataların en fazla yapılandırılmış ve yarı yapılandırılmış problem kurma sürecinde olduğu gözlenmiştir. Görüşme soruları ile desteklendiğinde öğrencilerin hatalarının nedenleri problem kurarken muhakeme yapamadıklarından, bir denkleme bağlı kalarak kurulan problemlerde cebirsel düşünme de zorlandıklarından ve yaratıcı problemler kuramadıklarından ortaya çıktığı sonucuna varılmıştır.

Zelal Gür
Siirt University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının girişimcilik özelliklerinin yaratıcı düşünme ve eleştirel düşünme eğilimleriyle ilişkilendirilmesi

Gelecek nesilleri yetiştiren öğretmenlerin her alanda donanımlı bireyler olarak yetişmesi gerekmektedir. Özellikle de bilimle iç içe olan ve sürekli araştıran, eleştiren, sorgulayan ve yeni çözümler üreten fen bilgisi öğretmenlerinin bu konuya daha özenli yaklaşması önemlidir. Bunlar dikkate alındığında araştırmanın amacı, fen bilgisi öğretmen adaylarının girişimcilik özelliklerinin yaratıcı düşünme ve eleştirel düşünme eğilimi ile ilişkilendirilip çeşitli değişkenlerce incelenmesidir. Araştırmanın modeli, nicel araştırma yöntemlerinden tarama modelidir. Çalışmanın evrenini, Türkiye'de Fen Bilgisi Öğretmenliği programında öğrenim gören tüm fen bilgisi öğretmen adayları oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini ise; 2023-2024 yılları arasında Siirt, Dicle ve RTE Üniversitelerinde öğrenim gören her düzeydeki 290 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Çalışmada kullanılan ölçekler; Öğretmen Adaylarına Yönelik Girişimcilik Ölçeği, Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ölçeği ve Marmara Yaratıcı Düşünme Eğilimi Ölçeği' dir. Ölçeklerden 8'i kayıp olmak üzere 290 veri elde edilmiştir. Verilerin basıklık ve çarpıklık değerlerine, KMO and Barlett's Test değerine ve Levene's Test değerlerine bakılmıştır. Yapılan analizler sonucu edinilen bulgulara göre, duygusal zekânın kadınlar lehine .41 Cohen d değeri ile orta düzeyde bir etkiye sahip olduğu, merakın hem üniversite ve hem de sınıf, esnekliğin ise sadece sınıf üzerinde küçük bir etkiye sahip olduğu bulgularına ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda, girişimcilik ve eğilimlerin yüksek düzeyde ortalamalara sahip olduğu ve aralarında pozitif yönlü korelasyon olduğu sonucuna varılmıştır. Literatürde, elde edilen bulgularla hem benzerlik hem de farklılık gösteren çalışmalara rastlanmıştır. Gelecekteki araştırmacılar elde edilen bulgulara göre duygusal zekâ alt boyutunun neden kadın adaylar için orta düzeyde anlamlı farklılık gösterdiğini araştırılabilir. Aynı zamanda " Duygusal Zekâ neden erkek adaylarda daha az ve arttırmak için ne yapılabilir?" Sorusuna cevap arayabilirler.

Akademik girişimcilikFen bilgisi eğitimi
Betül Yeşilbaş
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik eğitimi alanında matematiksel modelleme ile ilgili tamamlanmış lisansüstü tezlerin tematik ve yöntemsel eğilimlerinin incelenmesi

Araştırmanın amacı matematik eğitimi alanında matematiksel modelleme ile ilgili tamamlanmış ulusal ve uluslararası yüksek lisans ve doktora tezlerinin tematik ve yöntemsel eğilimlerini belirlemektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış, model olarak ise durum çalışması benimsenmiştir. Araştırmanın amacı kapsamında 2013-2023 (Ekim ayı) yıllarını kapsayan matematik eğitimi ve öğretimi alanında Türkçe ve İngilizce olarak, YÖK Ulusal Tez Merkezi'nde ve ProQuest veri tabanında yayınlanan yüksek lisans ve doktora tezlerinden; matematiksel modellemeyi konu edinen toplam 197 tez Tez Değerlendirme Formu aracıyla incelenmiştir. Verilerin analizinde Mendeley Reference Manager, SPSS Statistics 26 paket programı ve VOSviewer programından yararlanılmıştır. Tematik analiz ve içerik analizi, bibliyometrik analizlerden alıntı analizi ve anahtar kelime analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; matematik eğitiminde matematiksel modelleme ile ilgili tezlerde özellikle 2019 yılında belirgin bir artışın olduğu, 2020 ve 2021 yıllarında ise tez sayılarının düştüğü ve 2022 yılında tekrar belirgin bir yükseliş yaşandığı görülmektedir. Türkiye'de matematik eğitiminde matematiksel modelleme üzerine yapılan çalışmaların büyük çoğunluğunun yüksek lisans seviyesinde olduğu, ABD ve Kanada'da ise doktora çalışmalarının daha yaygın olduğu tespit edilmiştir. İlgili araştırmalarda alanda en yüksek tez üreten üniversite yurt içinde Atatürk Üniversitesi, yurt dışında ise Columbia Üniversitesi'dir. Araştırmaların konularının dağılımına bakıldığında; en yaygın konu, 45 çalışmayla modelleme etkinlikleri geliştirme olduğu görülmüştür. Öğrenme alanlarının dağılımına bakıldığında en fazla çalışılan alan 58 tez ile "Sayılar ve İşlemler" konusudur. En çok kullanılan yöntem, %61,42 ile nitel araştırma olup en yaygın model, %59,39 oranıyla durum çalışmasıdır. Araştırmalarda kullanılan en yaygın örneklem türü, ortaokul öğrencilerinin olduğu belirlenmiştir. İçerik analizi tezlerde en sık kullanılan analiz türü olup, GeoGebra en sık kullanılan teknolojidir. Bu sonuçlar bağlamında paydaşlara öneriler sunulmuştur.

Matematiksel modelleme
Semra Ertekin
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Eleştirel düşünme tabanlı etkinliklerin fen bilimleri öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimlerine sorgulama becerilerine ve fen öğretimine yönelik tutumlarına etkisi

Bu araştırma eleştirel düşünme tabanlı etkinliklerin fen bilimleri öğretmen adayların eleştirel düşünme eğilimlerine, sorgulama becerilerine ve fen öğretimine yönelik tutumlarına etkisini belirlemek ve süreç boyunca eleştirel düşünme alt boyutlarındaki değişimi ortaya koymayı amaçlamıştır. Araştırma karma yöntem araştırma desenlerinden biri olan yakınsayan paralel araştırma deseni ile gerçekleştirilmiştir Araştırmanın nicel boyutu "tek gruplu ön-test- son-test deneysel desen", nitel boyutu ise "durum çalışması" deseni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma 2023-2024 eğitim-öğretim yılı, güz döneminde Siirt Üniversitesi Matematik ve Fen Bilimleri Bölümü, Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim dalında öğrenim gören 3. Sınıf fen bilimleri eğitimi 24 öğretmen adayından oluşturmaktadır. Çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemine göre belirlenmiştir. Araştırmanın amacı doğrultusunda deney grubu fen bilimleri öğretmen adaylarına eleştirel düşünme tabanlı etkinlikler uygulanmıştır. Araştırmada deneysel çalışmalar için nicel veri toplama aracı olarak "eleştirel düşünme eğilimi ölçeği", "sorgulama becerileri ölçeği" ve "fen öğretimi tutum ölçeği" kullanılmıştır. Nitel veri toplama aracı olarak ise çalışma yaprakları ve çalışma yapraklarını değerlendirmek için değerlendirme rubriği kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, eleştirel düşünme tabanlı etkinliklerin deney grubu öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimi ön test ve son test puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermediği buna karşın son test ile ön test ortalama puanları arasında bir artış olduğu belirlenmiştir. Bu artış son test ortalama puanlarına yönelik pozitif yöndedir. Eleştirel düşünme tabanlı etkinliklerin öğretmen adaylarının sorgulama becerileri ve fen öğretimine yönelik tutumlarında son test puanları lehinde anlamlı farklılaşmaya neden olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca uygulanan eleştirel düşünme tabanlı etkinliklerin fen bilimleri öğretmen adaylarının eleştirel düşünme alt boyut aşamalarını uygulama süreci boyunca değerlendirme rubriğinden aldıkları ortalama puanlarının önemli derece arttığı belirlenmiştir. Belirlenen alt boyut aşamalarını, öğrencilerin büyük çoğunluğunun kullanabildiği tespit edilmiştir Araştırmada uygulanan eleştirel düşünme tabanlı etkinlikler farklı çalışma gruplarına uygulanabilir.

Fen bilgisi öğretimi
İrem Kırıktaş
Siirt University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Okul dışı öğrenme etkinliklerinin ortaokul öğrencilerinin okul dışı öğrenme ortamları algısına, fen bilimleri tutumuna ve yenilenebilir enerji farkındalığına etkisi: Siirt ili örneği

Bu araştırmanın amacı, okul dışı öğrenme ortamlarında gerçekleştirilen etkinliklerin, ortaokul sekizinci sınıf öğrencilerinin bu ortamlara yönelik algılarına, fen bilimleri dersine yönelik tutumlarına ve yenilenebilir enerji kaynaklarına ilişkin farkındalık düzeylerine etkisini incelemektir. Araştırma, Siirt ili Merkez ilçesinde yer alan bir ortaokulda öğrenim gören 33 öğrenci ile yürütülmüştür. Çalışmada, nicel araştırma yaklaşımlarından tek gruplu ön test-son test desenine dayalı zayıf deneysel model kullanılmıştır. Uygulama sürecinde, çalışma grubundaki öğrencilerle dört hafta boyunca sırasıyla güneş enerji santrali, okul bahçesi v biyogaz tesisine ziyaretler düzenlenmiştir. Etkinliklerin ardından veri toplama süreci gerçekleştirilmiştir. Veri toplama araçları olarak Okul Dışı Öğrenme Ortamları Algı Ölçeği (ODAÖ), Fen Bilimleri Tutum Ölçeği (FBTÖ) ve Yenilenebilir Enerji Kaynakları Farkındalık Ölçeği (YEFÖ) kullanılmıştır. Elde edilen verilerin normallik dağılımı Shapiro-Wilks testi ile değerlendirilmiş ve verilerin normal dağılım göstermediği belirlenmiştir. Bu doğrultuda, verilerin analizinde parametrik olmayan test tekniklerinden Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi, Mann-Whitney U Testi ve Spearman's rho korelasyon analizi tercih edilmiştir. Araştırma bulguları, gerçekleştirilen okul dışı öğrenme etkinliklerinin öğrencilerin okul dışı öğrenme ortamlarına yönelik algıları, fen bilimleri dersine yönelik tutumları ve yenilenebilir enerji kaynaklarına ilişkin farkındalık düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık oluşturmadığını ortaya koymuştur. Bu sonuç, uygulamanın kısa süreli olması ve katılımcı sayısının sınırlı olmasıyla ilişkilendirilmiştir. Öte yandan, Okul Dışı Öğrenme Ortamları Algı Ölçeği'nin "entegrasyon" alt boyutunda istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Bu bulgu, öğrencilerin okul dışı ortamlarda edindikleri bilgileri derslerle ilişkilendirme ve bu bilgileri hem akademik hem de günlük yaşamlarında kullanma becerilerinin geliştiğine işaret etmektedir.

Bilimsel alan gezileriOkul dışı etkinliklerSınıf dışı etkinlikler+1
Kübra Güneş
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin öz düzenlemeli öğrenme stratejileri, öğrenme stilleri, matematik kaygıları ve başarıları arasındaki ilişki

Öğrencilerin öğrenme süreçlerini etkileyen faktörlerin birbiriyle nasıl etkileşim içinde olduğunu belirlemek, matematik başarılarını anlamak açısından kritik öneme sahiptir. Bu çalışmada, öğrencilerin öz düzenlemeli öğrenme stratejileri, öğrenme stilleri, matematik kaygıları ve matematik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi ve bu değişkenlerin matematik başarılarını yordama gücünün ortaya konması amaçlanmıştır. Ayrıca öğrencilerin öz düzenlemeli öğrenme stratejilerini kullanma düzeyleri, öğrenme stilleri tercihleri ve matematik kaygı düzeyleri belirlenmiştir. İlişkisel tarama deseninde olan çalışma, Siirt il merkezinde bulunan ortaokulların beşinci, altıncı, yedinci ve sekizinci sınıflarında öğrenim gören ve basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile seçilen 1185 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak; kişisel bilgi formu, "Öz Düzenleyici Öğrenme Stratejileri Ölçeği" ve "Grasha-Reichmann Öğrenme Stilleri Ölçeği" kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilerin matematik dersi dönem sonu ortalamaları matematik başarı ölçütü olarak alınmıştır. Verilerin analizinde, tanımlayıcı istatistikler, ilişkisiz örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon katsayısı ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğrencilerin matematik bağlamında en çok yardım arama stratejisini kullandıkları, işbirlikçi ve rekabetçi öğrenme stillerini yüksek düzeyde tercih ettikleri ve matematik kaygılarının hemen hemen hiç düzeyinde olduğu belirlenmiştir. Cinsiyet, anasınıfına gidip gitmeme ve sınıf düzeyi durumlarına göre öğrencilerin öz düzenlemeli öğrenme stratejileri, öğrenme stilleri ve matematik kaygıları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Öz düzenlemeli öğrenme stratejileri, öğrenme stilleri, matematik kaygısı ve matematik başarısı arasında anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Ayrıca öz düzenlemeli öğrenme stratejileri, öğrenme stilleri ve matematik kaygısı matematik başarısının anlamlı yordayıcılarıdır. Araştırma bulguları doğrultusunda, matematik öğrenme başarısını geliştirmek için öz düzenlemeli öğrenme stratejilerinin sınıf içinde desteklenmesi ve bireysel farklılıklara dayalı öğrenme stillerinin yaygınlaştırılması önerilmektedir.

Matematik başarısı
Özge Güner
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

2024 matematik öğretim programının uygulanabilirliği ve içeriğine ilişkin ortaokul 5. sınıf matematik öğretmen görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, 2024 yılında uygulamaya konulan ve "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" adıyla yayımlanan öğretim programının uygulanabilirliğini 5. sınıf matematik öğretmenlerinin görüşleri doğrultusunda değerlendirmektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış olup, veri toplama aracı olarak öğretim programı içeriği temel alınarak hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Çalışma grubu, Siirt ili Merkez ilçesindeki Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda görev yapan ve gönüllü olarak katılım sağlayan 13 matematik öğretmeninden oluşmaktadır. Öğretmenlerle yapılan görüşmeler ses kaydına alınmış, yazılı hâle getirilmiş ve elde edilen veriler temalar oluşturularak analiz edilmiştir. Bulgular, öğretmenlerin programın içeriğini ağır, karmaşık ve düzeye uygun olmayan bir yapıda değerlendirdiklerini; konu sıralaması ve dağılımında dengesizlikler bulunduğunu düşündüklerini göstermektedir. Zaman ve materyal yetersizliği nedeniyle beceri temelli uygulamaların sınırlı kaldığı, bu durumun hedeflenen beceri gelişimini olumsuz etkilediği belirlenmiştir. Ayrıca süre ve içerik dengesinin yetersizliği, kalabalık sınıflar, materyal eksikliği ve hizmet içi eğitim yetersizliği uygulamaları zorlaştıran etmenler olarak ifade edilmiştir. Ölçme ve değerlendirme süreçlerinin tamamen veya kısmen uygulanabildiğine dair farklı görüşler bildirilmiştir. Bununla birlikte öğretmenler, programın matematiği sevdiren, günlük yaşamla ilişkilendiren ve uzun vadede fayda sağlayacak bir yapıya sahip olduğunu belirtmiştir. Sonuç olarak, öğretim programındaki değişikliğin genel anlamda olumlu olduğu; ancak programın tam anlamıyla uygulanabilmesi için mevcut eksikliklerin giderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Maarif modeli, matematik, öğretim modeli, öğretmen görüşleri, 2024 öğretim programı

Ders programlarıMatematik eğitimi
Talha Kaplan
Siirt University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Algodoo destekli 5e modelinin ortaokul öğrencilerinin fen bilimleri dersi akademik başarı ve tutumlarına etkisi ve görüşlerinin incelenmesi

Bu çalışmada, Algodoo uygulaması ile desteklenen 5E öğrenme modeli etkinliklerinin ortaokul 5. Sınıf öğrencilerinin Fen Bilimleri Dersine yönelik tutumları ve akademik başarıları üzerindeki etkisi ve ve Algodoo uygulamasına yönelik görüşleri incelenmiştir. Araştırma, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Siirt'te bulunan bir devlet ortaokulu 5. sınıfta öğrenim gören 48 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Deney grubu (n=28) ve kontrol grubu (n=20) olarak ikiye ayrılan öğrencilerle hem nicel hem de nitel veriler toplanarak açıklayıcı karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda, öğrencilerin akademik başarılarını ölçmek için "Akademik Başarı Testi", Fen Bilimleri dersine yönelik tutumlarını belirlemek için ise "Fen Bilimleri Dersine Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Nitel boyutunda ise deney grubu öğrencilerinin Algodoo uygulamasına yönelik görüşlerini belirlemek amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Nicel verilerin analizi için SPSS 27 programı kullanılmıştır. Nitel veriler üzerine ise içerik analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda, Algodoo uygulaması ile desteklenen 5E modelinin akademik başarı üzerinde anlamlı bir etkisi bulunmamakla birlikte, Fen Bilimleri dersine yönelik tutumlarda istatistiksel olarak anlamlı bir artış tespit edilmiştir. Ayrıca öğrenciler, Algodoo uygulamasının öğretici, yararlı, bilgilendirici ve eğlenceli olduğunu belirtmiş; soyut kavramları somutlaştırdığı, görselleştirdiği ve yaparak yaşayarak öğrenme süreçlerine katkı sağladığını ifade etmişlerdir. Bununla birlikte, dil problemi, kullanım zorluğu ve bağımlılık gibi olumsuz yönler de dile getirilmiştir. Sonuç olarak, Algodoo uygulamasının Fen Bilimleri öğretiminde öğrencilerin tutumlarını olumlu yönde etkilediği ve öğrenme süreçlerini desteklediği söylenebilir.

Akademik başarıAlgodoo simülasyon yazılımıÖğrenci tutumu
Göknur Arık
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

6. sınıf öğrencilerine yönelik öğrenme stillerine dayalı oyunlaştırmayla zenginleştirilmiş matematik öğretiminin etkililiğinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı öğrencilerin öğrenme stillerine dayalı oyunlaştırma ile zenginleştirilmiş matematik öğretiminin öğrencilerin matematik dersi akademik başarısına, matematiğe yönelik tutumlarına ve kalıcılığa etkisinin incelenmesidir. Karma yöntemin kullanıldığı bu çalışma, Ankara ilinde yer alan bir ortaokulda 6. sınıfta eğitim gören 50 öğrenciden oluşmaktadır. Rastgele seçilen iki şubede yapılan Düzey Belirleme Testi ile akademik başarılarının benzer olduğu görülmüş, sınıflardan birisi deney diğeri kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Gruplar belirlendikten sonra öğrencilere ön test akademik başarı (ABT), matematik tutum ölçekleri (MTÖ) uygulanmıştır. Deney grubundaki öğrencilere Kolb Öğrenme Stilleri Envanteri-III , Oyun Dinamikleri Tercihi Ölçeği ,Oyuncu Tipi ölçekleri uygulanmıştır ve bu ölçeklerden elde edilen veriler analiz edilerek sınıfın profili ortaya çıkarılmıştır. Öğrencilerin öğrenme stilleri, oyuncu rolleri ve oyun dinamikleri ölçeklerinden alınan verilerle analiz edilmiştir. Oyunlaştırmayla zenginleştirilmiş matematik ders planları hazırlanmış ve test edilecek gruba uygulanmıştır. Kontrol grubundaki ders işleyişi ise MEB ders kitabına bağlı kalınarak yapılmıştır. Uygulama sonunda çalışma gruplarına son test MTÖ ve ABT uygulanmıştır. Veriler t testi ile analiz edilmiştir. Deney grubu öğrencilerine soru formu verilerek yapılan süreç hakkında oluşan genel düşünceleri alınmıştır.4 hafta sonra deney grubu öğrencilerine kalıcılığa etkisinin gözlenmesi için son testler tekrar uygulanmıştır. Verilerin analiz sonuçlarına göre öğrenme stillerine dayalı oyunlaştırma ile zenginleştirilmiş öğretimin yapıldığı deney grubundaki öğrenciler ile sürecin ders kitabı etkinlikleriyle işlendiği kontrol grubu öğrencileri arasında akademik başarı puan yönünden istatiksel anlamlı bir fark bulunmuştur. Deney grubundaki öğrencilerin oyunlaştırma ile zenginleştirilmiş matematik etkinlikleriyle öğretim öncesi ve sonrasındaki tutum puan yönünden istatiksel farkın olduğu görülmüştür. Deney grubu öğrencilerinin yapılan matematik öğretimindeki görüşlerinin olumlu olduğu görülmüştür.

Gizem Ünsal
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Bir problem çözme yöntemi olarak tasarım odaklı düşünme sürecinin öğrencilerin fonksiyonel düşünme ve yaratıcılık becerilerine etkisi

Bu çalışmanın amacı öğrencilerin günlük yaşam problemlerinin çözümüne yönelik yapılacak tasarımların bir problem çözme süreci olan tasarım odaklı yaklaşım düşüncesi ile sistematik olarak gerçekleştirilmesidir. Bu amaç doğrultusunda İstanbul'da bir ortaokulda 6.sınıf öğrencileri ile çalışılmıştır. İlk olarak bir pilot çalışma yapılmıştır. Pilot uygulama ile öğrencilerin tasarım odaklı yaklaşım sürecine alışması amaçlanmıştır. Pilot uygulamanın ardından öğrencilerin fonksiyonel düşünme becerilerini ölçmek için Fonksiyonel Düşünme Testi (FDT), öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerini ölçmek için Matematiksel Yaratıcılık Ölçeği (MYO) öğrencilere ön test olarak uygulanmıştır. Uygulama sürecinde öğrenciler belirlenen TOD araçlarını kullanmıştır. Uygulama sonunda öğrencilere ön test olarak uygulanan Fonksiyonel Düşünme Testi (FDT), Matematiksel Yaratıcılık Ölçeği (MYO) son test olarak tekrar uygulanmıştır. Deney grubu öğrencileri ile görüşme yapılmıştır. Araştırma verileri içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Kullanılan veri toplama araçları ile TOD sürecinin öğrencilerin fonksiyonel düşünme becerilerine, matematiksel yaratıcılık becerilerine etkisi sorgulanmıştır. Çalışmanın sonuçları, bir problem çözme yöntemi olarak tasarım odaklı düşünme yaklaşımının kullanıldığı derslerin öğrencilerin fonksiyonel düşünme becerilerine ve yaratıcı düşünme becerilerine olumlu katkılar sağladığı ayrıca matematik dersine olan ilgilerini arttırdığını göstermektedir.

Ecem Nur Avcı
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik eğitiminde dijital kaçış odalarının kullanımı: Denk kesirler örneği

Oyun, eğitimde kullanıldığı takdirde öğrenci motivasyonunu arttıran unsurlardandır. Teknolojideki gelişmeler ile oyunlar dijital platformlara taşınmıştır. Eğitimde teknoloji kullanımının yaygınlaşması ve dijital araçların eğitime entegrasyonu sonucu eğitsel dijital oyunlar öğretim süreçlerinde kendisine sıklıkla yer bulmaya başlamıştır. Bu oyunları arasında yer alan kaçış odaları hem dijital hem de fiziksel ortamlarda oynanabilmektedir. Yapılan araştırmalar kaçış odalarının; yenilikçi, aktif, iş birlikçi ve yapılandırmacı öğretim yaklaşımları ile öğrenmeye olumlu katkılar sunduğunu göstermektedir. Alanyazında 3B dijital kaçış odalarının matematik eğitiminde kullanımına dair örneğe rastlanmamıştır. Bu noktadan hareketle bu araştırmanın amacı dijital kaçış odası şeklinde 3B ortamda tasarlanmış bir oyun yardımıyla, 5. sınıf öğrencilerine denk kesirler konusunu öğretmek ve bu öğretim yönteminin öğrencilerin akademik başarısı, matematiğe yönelik tutumu ve matematik motivasyonu üzerindeki etkisini incelemek şeklinde belirlenmiştir. Araştırma Ankara ili Keçiören ilçesinde bulunan bir devlet okulundaki 83 adet 5. Sınıf öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Deney ve kontrol grupları içeren uygulamada Akademik Başarı Testi, Matematik Dersine Yönelik Tutum Ölçeği ve Matematik Motivasyon Ölçeği kullanılmış, ölçeklerden elde edilen nicel veriler JAMOVI istatistik programı ile değerlendirilmiştir. Bu veriler ışığında dijital kaçış odası deneyiminin öğrencilerin akademik başarısını olumlu yönde etkilediği, matematiğe yönelik tutum ve matematik başarısını ise etkilemediği bulgularına ulaşılmıştır.

Esra Ağaccıoğlu
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Fizik öğretmeni ve adaylarının mesleki gelişim kaygılarına yönelik e-koçluk ve e-mentorluk hakkındaki görüşleri

Eğitim sisteminin etkinliği, öğretmenlerin sahip oldukları mesleki yeterlilik ve nitelikler ile doğrudan bağlantılıdır. Araştırmada öğretmenlerin mesleki gelişim kaygılarını tespit edip e-mentorluk ve e-koçluk yöntemlerinin hakkında görüşlerini almak amaçlanmıştır. Bu bağlamda, çalışma 20 fizik öğretmeni ve 10 fizik öğretmen adayı ile yürütülmüştür. Seçilen öğretmenlerin 10'u devlete ait liselerde, diğer 10'u ise özel liselerde görev yapmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, ilk aşamada öğretmenlere yöneltilen görüş formu aracılığıyla bireylerin sahip olduğu kaygı türleri belirlenmiş ve bu kaygıların boyutları, yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak derinlemesine araştırılmıştır. Veriler, içerik analizi yapılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, devlete ait liselerde çalışan öğretmenlerin kaygılarının daha çok idari veya teknoloji odaklı olduğu, özel liselerde çalışan öğretmenlerin ise mesleğini kaybetme ve idari kaygılara daha çok odaklandığı bulunmuştur. Çalışmanın sonucunda ise e-mentorluğun öğretmenlerin kaygılarını azaltmaya etkili bir araç olduğu tespit edilmiştir. E-mentorluk, deneyimli bir rehberlikle öğretmenin güven duygusunu artırabilir ve mesleki gelişimine odaklanmasına yardımcı olabilir.

Aday öğretmenlerMesleki kaygıİşbirlikçi mesleki gelişim
Tunç Tuna Dönmez
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Altıncı sınıf öğrencilerinin bilişsel çatışma temelli etkinlikler aracılığıyla kavramsal anlayışlarının değişiminin izlenmesi

Bilişsel çatışma öğrenme ve öğretim faaliyetlerinde kavram değişimi oluşturmada önemli rol oynamaktadır. Bu çalışmada altıncı sınıf öğrencilerinin "kesir, ondalık gösterim ve yüzde" kavramlarına ilişkin bilişsel çatışma etkinlikleri aracılığı ile kavramsal anlayışlarının değişimini incelemek amaçlanmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi olan öğretim deneyi kullanılmıştır. Katılımcı grubunu 14 altıncı sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışma üç aşamadan oluşmaktadır. İlk aşama olan Somut hazırlık aşaması ile öğrencilerin "kesir, ondalık gösterim ve yüzde" kavramları ile ilgili kavram yanılgıları tespit edilmiştir. İkinci aşama olan Bilişsel çatışma-Üstbiliş aşaması ile öğrencilere bilişsel çatışma yaşatmak ve kavramı ileri aşamalara taşımak amacıyla yanılgılara yönelik bilişsel çatışma temelli senaryolar tasarlanmış ve birebir uygulanmıştır. Son aşama olan Köprüleme aşamasında ise günlük yaşam bağlamlı problemler aracılığı ile öğrencilerin kavramı verimli kullanıp kullanamadıkları incelenmiştir. Ulaşılan veriler içerik analizi ve betimsel analiz ile analiz edilmiştir. Sonuçlara göre öğrencilerin kesir, ondalık gösterim ve yüzde kavramlarını tamsayı gibi değerlendirdikleri tespit edilmiştir. Yanılgılara yönelik uygulanan bilişsel çatışma temelli etkinliklerinin kavram değişimine olumlu etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin akademik başarı düzeyi arttıkça kavram değişimi sürecinde daha üst seviyelere çıkılabildiği görülmüştür. Öğrencilerin kavramla ilgili ön bilgilerinin eksiksiz olmasının bilişsel çatışma yaşayabilmeleri için önemli olduğu belirlenmiştir. Somut materyallerin ve günlük yaşam senaryolarının öğrencilerin bilişsel çatışma yaşamaları ve kavramı ileri aşamalara taşımalarında olumlu etkisinin olduğu görülmüştür. Sonuçlar ışığında; matematik öğretmenlerine kesir, ondalık gösterim ve yüzde kavramlarına ilişkin kavram değişimi oluşturmak için bilişsel çatışmaya dayalı etkinlikleri derslerinde kullanmaları önerilebilir. Anahtar Kelimeler: kavram, kavram yanılgısı, bilişsel çatışma, kavram değişimi, kesir, ondalık gösterim, yüzde

Ayşe Bağdat
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri öğretmenlerinin çevrimiçi mesleki gelişim programlarına ilişkin görüşleri ve beklentilerinin araştırılması

Mesleki gelişim özellikle hizmet içi dönemlerinde öğretmenlerin bilgilerini güncel tutması ve yeni gelişmeleri takip etmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Çoğunlukla yüz yüze sınırlı olarak da çevrim içi olarak sunulmakta olan mesleki gelişim faaliyetleri COVID-19 pandemisi sonrası oransal olarak bir değişim geçirmiştir. Yüz yüze mesleki gelişim faaliyetlerinin gerçekleştirilememesi nedeniyle çevrim içi mesleki gelişim faaliyetlerine yönelim artmıştır. Tüm bu değişimler ve gelişmeler ışığında bu çalışma, fen bilimleri öğretmenlerinin mesleki gelişimleri açısından çevrim içi eğitimleri nasıl değerlendirdiklerini ve çevrim içi mesleki faaliyetlerden beklentilerini araştırmaktadır. Çalışmaya 225 fen bilimleri öğretmeni katılım sağlamıştır. Çalışma kapsamında tarama araştırma modeline dayalı olarak katılımcılara anket ve açık uçlu soruların yer aldığı ölçek sunulmuştur. Ayrıca 20 öğretmen ile görüşme yapılmıştır. Veriler SPSS 23 ve MAXQDA ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular incelendiğinde fen bilimleri öğretmenlerinin mesleki gelişim faaliyetlerini tercih etme nedeni olarak en çok ihtiyaçlarına ve ilgi alanlarına yönelik olmayı vurguladıkları görülmektedir. Tercih ettikleri faaliyetlerin içeriklerinde yöntem ve teknik bilgisi, değişen öğrenci profillerine uygun pedagoji bilgisi ile fen bilimleri içerik bilgisini örneklendiren öğretmenler katıldıkları faaliyetlerde de en çok değiştirilmesi gereken unsurlar olarak içerik, süre ve faaliyeti sunan uygulayıcının özelliklerini belirtmiştir. Sonuç olarak yapılan bu çalışmanın ışığında elde edilen verilerin hem öğretmenler hem de mesleki gelişim program geliştiricilerine katkı sağlaması hedeflenmektedir.

Ravza Savaş
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Argümantasyon tabanlı bilim öğrenme ortamlarının öğrencilerin kavramsal anlamalarına, bilimsel süreç becerilerine etkisi

Bu araştırma, ATBÖ yaklaşımının fen lisesi öğrencilerinin basit elektrik devreleri konusundaki kavramsal anlama düzeylerine, kavram yanılgılarına bunun yanında bilimsel süreç becerilerine ve argüman kalitelerine etkisini incelemektedir. Araştırmada gömülü karma desen yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada yarı deneysel desen ve içerik analizi birlikte kullanılmıştır. Çalışma grubu 2023-2024 yılları arasında Ankara ilinde faaliyet gösteren bir fen lisesinin 10.sınıfındaki 102 öğrenciden oluşmaktadır. Çalışma grubu uygun örnekleme yoluyla seçilmiştir. Veri toplamak amacıyla BEDT, BSBT, ATBÖ raporları ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. 10.sınıf fen lisesi öğretim programında yer alan Elektrik ve Manyetizma ünitesindeki Basit Elektrik Devreleri konuları ve kazanımları kontrol grubuna mevcut programla, deney grubuna ise ATBÖ yaklaşımıyla işlenmiştir. Araştırmada ATBÖ yaklaşımıyla işlenen dersler için ATBÖ Öğretmen Kılavuzu ve Etkinlik Uygulama Planları hazırlanmıştır. Uygulama süresince yapılan etkinliklerde öğrencilerden ATBÖ raporu doldurmaları istenmiştir. Uygulama süreci sonrası BEDT kavramsal anlama puanlarına göre seçilen 9 öğrenciyle ATBÖ yaklaşımı ile ilgili yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Nicel verilerin analizinde betimsel istatistik, Mann Whitney U, Wilcoxon İşaretli Sıralar ve Friedman testleri, nitel verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmada, ATBÖ yaklaşımının öğrencilerin kavramsal anlamalarını, bilimsel süreç becerilerini ve argüman kalitelerini geliştirdiği, kavram yanılgılarını ise azalttığı gözlemlenmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşmelerde öğrenciler dezavantajlarını belirtmekle birlikte ATBÖ yaklaşımını mevcut programa tercih ettikleri görülmüştür.

Argüman kalitesiArgümantasyon tabanlı bilim öğrenmeBilimsel işlem becerisi+3
Kübra Eren Bozdoğan
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının gerçel sayıların cebirsel özelliklerini oluşturma süreçleri

Sayılar ve sayı sistemleri matematiğin temelinde yer alması nedeniyle matematik öğretim süreçlerinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu sayı sistemlerinden biri olan gerçel sayılar sistemi, modern matematiğin kök hücresi olarak nitelendirilir. Gerçel sayılar sisteminin sağladığı cisim aksiyomlarının işe koşulmasıyla oluşturulabilen ve sayı sistemlerinin işlevini artıran bazı cebirsel özellikler yapılandırılmıştır. Gerçel sayıların bu cebirsel özelliklerinin, okul matematiğinde öğrencilere doğrudan verildiği ve ilköğretimden itibaren öğretim süreçlerinde kullanıldığı bilinmektedir. Bu bağlamda, çalışmada matematik öğretmeni adaylarının gerçel sayıların cebirsel özelliklerine ilişkin bilgi oluşturma süreçlerinin RBC modeli çerçevesiyle incelenmesi amaçlanmıştır. Bu cebirsel özellikler a.0=0 ve a.(-1)=(-a) olarak belirlenmiştir. Çalışma nitel araştırma yaklaşımı ile tasarlanmış bir durum çalışmasıdır. Çalışma grubu altı ilköğretim matematik öğretmenliği programı öğrencisinden oluşmaktadır. Çalışmanın verileri, etkinlik uygulama formu yoluyla gerçekleştirilen öğretim görüşmeleri kapsamında elde edilmiştir. Öğretim görüşmeleri sırasında sesli düşünme yaklaşımı benimsenmiştir. Elde edilen veriler, RBC modelinde yer alan tanıma, kullanma ve oluşturma epistemik eylemleri çerçevesiyle analiz edilmiştir. Verilerin analizi sonucunda, katılımcılardan biri belirlenen iki cebirsel özelliğin oluşturulma sürecinde de sadece tanıma eylemi gerçekleştirebilmiştir. Üç katılımcı tanıma ve kullanma eylemlerini gerçekleştirebilmiştir. İki katılımcı ise her iki cebirsel özelliği de oluşturmuştur. Ayrıca, üniversite öğrencilerinin bilgi oluşturma süreçlerinde, toplama işleminin etkisiz eleman özelliğini, dağılma özelliğini ve toplama işleminin ters eleman özelliğini sıklıkla kullanarak sonuca ulaştığı görülmüştür. Bilgiyi oluşturamayan katılımcıların ise hem ispatlama ile ilgili hem de gerçel sayılar ve cebirsel özellikleriyle ilgili yetersiz anlayışlara sahip olabileceğine yönelik bulgular elde edilmiştir. Sonuçlar kapsamında çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

Oğuzhan Gençaslan
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik dersinde kullanılan zekâ oyunlarının 7. sınıf öğrencilerinin problem çözme becerisine etkisi

Bu çalışmada matematik dersinde kullanılan zekâ oyunlarının 7. sınıf öğrencilerinin problem çözme becerisine etkisi incelenmiş ve uygulanan zekâ oyunlarıyla ilgili öğrenci görüşleri belirlenmiştir. Karma yöntemle gerçekleştirilen araştırmanın nicel kısmında ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmış, nicel veriler öğrenci görüşleri alınarak nitel araştırma yöntemiyle desteklenmiştir. Araştırma iki yedinci sınıf şubesindeki toplam 32 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Kontrol grubunda dersler müfredata göre işlenirken deney grubunda müfredatın yanında matematik konularıyla ilişkilendirilmiş zekâ oyunları uygulanmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacının hazırladığı "Rutin Olmayan Problem Çözme Testi", "Rutin Problem Çözme Testi" ve "Öğrenci Görüş Formu" kullanılmış, ayrıca yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmış ve araştırmacı tarafından gözlem notları alınmıştır. Nicel verilerin analizi SPSS programı ile yapılmış ve nitel veri analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucuna göre deney ve kontrol grubunun rutin problem testi puanlarında anlamlı bir fark bulunmazken rutin olmayan problem testi puanlarında ise deney grubu lehine anlamlı fark görülmüştür. Öğrenci görüşlerinde öğrencilerin süreçten keyif aldıkları ve oyunları eğlenceli buldukları, zekâ oyunlarının katkısı olduğunu belirttikleri, matematik dersinde zekâ oyunları kullanılmasını istedikleri sonucuna ulaşılmıştır.

Pınar Zengin Kılavuz
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim geometri öğretiminde materyal kullanımı ile ilgili Türkiye'de yapılan lisansüstü tezlerin incelenmesi

Bu çalışmada, ilköğretim geometri öğretiminde materyal kullanımı ile ilgili yayımlanan lisansüstü tezlerin doküman analizi yapılması amaçlanmıştır. Araştırmaya, 2007-2023 yılları arasında ilköğretim geometri öğretimi alanında yayımlanmış 55 yüksek lisans ve 4 doktora tezi dahil edilmiştir. Çalışmaya dahil edilen 59 tez, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Tez Merkezi'nde (YÖKTEZ) tam metnine ulaşılan ve geometri etkinliklerinde kullanılan ders planlarını içerenlerden seçilmiştir. Çalışmada veri toplama aracı olarak "Lisansüstü Tez Sınıflandırma Formu" kullanılmıştır. Bu form ile incelenen çalışmaların genel yönelimleri, etkinliklerin uygulandığı sınıf düzeyi ve öğrenci sayısı, kullanılan materyaller, ulaşılan sonuçlara ve alt öğrenme alanına göre dağılımı tespit edilmeye çalışılmıştır. Nitel araştırma yöntemi kullanılan çalışmada veri toplama yöntemi olarak doküman analizi benimsenmiştir ve toplanan veriler hem betimsel hem de içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Verilerin analiz sonuçları MS Office Excel programı kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen sonuçlar; incelenen tezlerin çoğu 2019 yılında yayımlanmış, büyük bir bölümü 7. sınıf öğrencileriyle ve 51-75 örneklem aralığındaki öğrenci sayıları ile gerçekleşmiştir. Çalışmaların veri analiz yöntemine bakıldığında daha çok t-testinin kullanıldığı ve uygulama süresine bakıldığında ise daha çok 3 hafta sürdüğü belirlenmiştir. İncelenen tezlerin sonuçlarında geometri eğitiminde materyal kullanılmasının en çok başarıyı artırdığı görülmüştür. Ayrıca etkinliklerde somut materyal olarak daha çok destekleyici araçlar, sanal materyal olarak ise daha çok GeoGebra kullanılmıştır. Materyal kullanımı en fazla Geometrik Cisimler Alt Öğrenme Alanı'nda gerçekleşmiştir.

Sümeyra Özhan Atmaca
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Geometrik bilginin yapılandırılmasına dayalı öğretim faaliyetleri için tasarım çerçevesi

Geometri; nokta, üçgen, çember gibi insan zihninde oluşan soyut kavramları ve bunlar arasındaki ilişkileri inceleyen bilim dalıdır. Bireysel farklılıklar, uygulanan öğretim yöntemleri gibi birçok sebebe bağlı olarak bu kavramların insan zihninde yapılandırılırken farklılıklar olması kaçınılmazdır. Ortaya çıkan farklılıkları belirlemek ve aynı zamanda bu kavramları kullanılarak akıl yürütmek, muhakeme veya işlem yapmak için somutlaştırılmalarına ihtiyaç vardır. Yapılacak somutlaştırma ile soyut geometrik kavramların temsil edilmesi mümkün olmakta ve geometrik şekiller oluşmaktadır. Geometrik bilgiler de şekillerin kullanılması ile oluşturulur. Bireyin zihninde geometrik bilginin nasıl oluştuğuna yönelik birçok çalışma yapılmıştır. Çalışmalardan elde edilen sonuçların öğretim faaliyetlerinin, tasarlanmasından değerlendirilmesine kadar olan, tüm aşamalarına yön verici olduğu görülmektedir. Ancak matematik eğitimi araştırmalarından elde edilen teorik sonuçlar ile bu sonuçların pratikte öğretim uygulamalarına yansıtılması arasında bir boşluk olduğu genel olarak kabul edilmektedir. Çalışmanın temel amacı, geometrik bilginin yapısını açıklamaya yönelik araştırmaları birleştirerek, öğretim faaliyetlerini tasarlamak için teori ve pratik arasında bir köprü oluşturmaktır. Literatürün bir sentezine ve araştırmadan elde edilen sonuçlara dayanarak, geometrik bilginin yapılandırılmasına yönelik öğretim faaliyetlerinde kullanılacak bir tasarım çerçevesi geliştirilmiştir. Nitel araştırma yaklaşımına göre tasarlanan çalışmada veri çeşitlemesine gidilmiş, kuram geliştirme ve doküman analizi birlikte kullanılmıştır. Kuram geliştirme süreci, belirlenen geometri eğitimcileri ile yürütülmüştür. Elde edilen sonuçlardan tasarım çerçevesinin boyutları ortaya konulmuştur. Doküman analizi sürecinde geometri eğitimine yönelik ders kitapları, yıllık-günlük planlar, müfredat programlarının incelmesi yapılmıştır. Sonuçlar birleştirilerek çerçeveye son hali verilmiştir.

Matematik eğitimi
Bahattin İnam
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul matematik öğretmen adaylarının sayı duyusunun öğretim içeren bağlamlarda incelenmesi

Bu araştırma, ortaokul matematik öğretmen adaylarının sayı duyusu becerilerini öğretim durumları içeren bağlamlarda nasıl işe koştuklarını incelemeyi amaçlamaktadır. Bu hedefe yönelik olarak, araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama deseni kullanılmıştır. Araştırma, 2023-2024 eğitim öğretim yılında devlete bağlı ve özel beş üniversitede öğrenim gören 174 ortaokul matematik öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen "Öğretim İçeren Bağlamlarda Sayı Duyusu Testi" kullanılarak toplanmıştır. Öğretmen adaylarının testteki açık uçlu sorulara verdikleri yanıtlar kodlanmış ve bu yanıtlarla ilgili yüzde ve sıklık tabloları oluşturulmuştur. Öğretmen adaylarının, zihinsel işlem yapma ve tahmin etme becerilerinin bulunduğu matematiksel görevlerde birden fazla çözüm yolu üretebildikleri; ancak bölme işlemi içeren görevlerde farklı çözüm yolları üretmekte zorlandıkları gözlemlenmiştir. Bu görevlerde üretilen çözüm yollarında sayı duyusu temelli yaklaşımların ağırlıklı olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının, sayıları farklı bağlamlar ve temsillerle ilişkilendirerek anlamlandırabilme, işlem sonuçlarını farklı şekillerde yorumlayabilme, öğrenci yanıtlarının doğruluğunu ve geçerliğini değerlendirmeyle ilgili öğretim görevlerinde sayı duyusu temelli yaklaşımları tercih ettikleri; ancak bu kullanımın beklenen düzeyde olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca, öğretmen adaylarının kural ve algoritmaları açıklarken genellikle kural temelli yaklaşımları tercih ettikleri, işlemlerin sayılar üzerindeki etkisi ile ilgili genellemelerde ise çoğunluğun sayı duyusu temelli yaklaşımları tercih ettiği gözlemlenmiştir. Öğretmen adaylarının doğal sayıları içeren öğretim görevlerinde sayı duyusunu kullanabilme becerisi 35 puan üzerinden ortalama 19,67 bulunmuştur. Buna dayanarak öğretmen adaylarının öğretim içeren bağlamlarda sayı duyusu kullanımlarının orta düzeyde olduğu söylenebilir.

Kübra Semerci
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının model oluşturma etkinlikleri sürecindeki argümantasyon kalitelerinin incelenmesi

Bu çalışmada amaç, ortaöğretim matematik öğretmeni adaylarının model oluşturma etkinlikleri sürecinde ürettikleri argüümanları Toulmin modeline göre inceleyerek süüreç boyunca argüümantasyon kalitelerini gözlemektir. Çalışmada nitel araştırma yaklaşımı temel alınmış ve öğretim deneyi uygulanmıştır. Katılımcılar Ankara'daki bir devlet üüniversitesinin Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Bölüümüü'nde matematik öğretmenliği programının, üüçüüncü ve dördüüncü sınıfa devam etmekte olan altı öğretmen adayıdır. Çalışma boyunca öğretmen adaylarına dört ayrı oturumda model oluşturma etkinlikleri uygulanmış ve bu etkinlikler süüresince tartışmaları ve ortaya çıkardıkları modeller Toulmin Modeli'nin bileşenlerine göre incelenerek argüümantasyon kaliteleri belirlenmiştir. Argüümantasyon kalitelerinin belirlenmesinde, Cho ve Jonassen (2002) tarafından oluşturulan ve Güüç ve Kuleyin (2021) tarafından Türkçe' ye uyarlanan Argüümantasyon Kalitesini Değerlendirme Rubriği (AKDR) kullanılmıştır. Araştırmanın verileri yazılı uygulama, gözlem ve bireysel görüüşme yoluyla toplanmıştır. Öğretme deneyi uygulamasındaki oturumların video kaydı, bireysel görüüşmelerin ses kaydı, öğrencilere ait çalışma kâğıtları ve araştırmacıya ait gözlem notları şeklindeki araştırma verileri betimsel olarak analiz edilerek öğretmen adaylarının argüümantasyon kalitesindeki değişim incelenmiştir. Öğretim deneyindeki model oluşturma etkinlikleri sürecinde grup çalışmalarına ağırlık verilmiştir. AKDR puanlarına göre bir gruptaki öğretmen adaylarının argümantasyon kalitesinde gelişim görülmüştür. Diğer grupta ise yapılan bireysel görüşmelerden elde edilen verilere dayanılarak öğretmen adaylarının argümantasyon kalitesinde ilerleme olduğu söylenebilir.

Elif Çelenk
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Esnek soruşturma uygulanan sınıfta bilim konuşmak: Bir söylem analizi

Milli Eğitim Bakanlığı (2018)'e göre Fen Bilimleri dersinde "araştırma-sorgulamaya dayalı" öğrenme stratejisinin benimsendiği belirtilmiştir. Bu çalışmada açıklanan bilgiler ışığında "soruşturma temelli öğretim" olarak bahsedilen "araştırma-sorgulamaya dayalı" öğrenme stratejisi, öğrenci merkezli bir yaklaşıma dayanarak öğrencinin kendi öğrenmesini, sürecin içerisinde "özgür bırakılarak" gerçekleştirdiği öğretim yaklaşımıdır. Bu yaklaşımdan hareketle Bayram (2020) tarafından öğrenme ortamının "esnek soruşturma etkinlikleri" ile desteklendiği, bilim insanlarının bilgiye ulaşırken kullandıkları bilimsel süreç becerilerini merkeze alan, öğrenme ortamının görev ve sorumluluk alternatifleri oluşturularak esnetildiği "Esnek Soruşturma Temelli Yaklaşım" ESTÖ modeli ortaya atılmıştır. Bu bağlamda çalışmanın amacı, Esnek Soruşturma Temelli Öğretim (ESTÖ) etkinliklerinin uygulandığı bir sınıf ortamında öğretmen adayının ESTÖ eğitiminden önce ve sonra söylem dili arasında farklılık olup olmadığını araştırmaktır. ESTÖ Eğitiminden önce ve sonra öğretmen adaylarının söylem dilinin nasıl değiştiğini belirlemek isteyen bu çalışmanın sonucunda, daha önce araştırmada kullanılmak üzere seçilen kodların çalışmanın verilerine yetersiz kalması sebebiyle araştırmacı tarafından "soruşturma söylem kodları" oluşturulmuş ve veriler analiz edilmiştir. Oluşturulan kodlardan hareketle çalışmanın sonunda; Burcu Öğretmen'in ESTÖ eğitiminden önce otoriter baskın sınıf içi söylemi varken ESTÖ eğitiminden sonra diyalojik söylem dili kullanarak ders işlediği, Mercan Öğretmen'in ise ESTÖ Eğitiminden önce tamamen otoriter olarak belirlenen sınıf içi söylem dilinin, ESTÖ eğitiminden sonra söylem dilinin diyalojik söylem yönünde olduğu fark edilmiştir.

İrem Selin Demirbaş
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00