
14
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Memlükler Döneminde hikmet şiiri: İbnü'l-Verdi Lamiyyesi örneği
The Arabic language is one of the most important Semitic languages, whose medium was popularized, and made its way and adapted to different eras It is the most originality preserved language, spoken by more than 400 million people in the world. Certainly, it is the language of the greatest heavenly book and the language of literature, rhetoric, eloquence and poetry. The Arabic language is famous for its poems, in which poets glorify its beauty and richness, using rhetorical images whose purpose is to influence the addressee to convey what is meant by the poet to the recipient. The most important of these images used by poets in those poems is wisdom, and the poetry of wisdom had a prominent status in the eras of Arabic literature in general and specially the Mamluk era. The purpose of this research to shed light on this era and how many poets emerged in this type of literature, such as Safi al-Din, Alshabu alzarif, Ibn Nabatah, and Ibn al-Wardi. Those poets made poems of wisdom a platform urging people to show good morals and calling to learn loyalty and patience, and many other sermons, as well as trying to answer some of the vague aspects of this era, and proving the truth of what is said about this era, is it an era of decline or an era of science, culture and literature. In order to shed light in a detailed and accurate way, it was necessary to choose one of the poets whose became famous in this field, so the choice fell in this research on Ibn Al-Wardi and his famous lamia, which contains a serious attempt, and a sincere purpose, to show the good morals learned from the source of Sharia. Before entry into the details of the poet, we wrote in the first chapter on the Mamalik and who are they? Where did they come from? And their social life. In the second chapter, we wrote about the sty leof wisdom poetry in the Mamluk era. In the third chapter, we spoke about the poetry of wisdom, its concept, its origins, and its characteristics, and in the fourth chapter, we dealt with the life of the poet, his illiteracy, and the wisdom from it, and the purpose of the poet providing these advices to the recipient, and we ended our study with a conclusion in which we wrote the most important results that we reached, putting points on the letters and analyzing the most important aspects that Ibn al-Wardi touched on in his his poems.
Molla İlyâs Gürâni'nin Şerhu 'Avâmili'l-Cürcânî adlı eseri (inceleme ve tahkik)
Bu çalışma, 17. yüzyılda yaşamış büyük âlim ve mutasavvıf olan Şeyh Molla İlyas el-Gürânî'nin (ö.1138/1726), doğu medreselerinde ders kitabı olarak okutulan ''Avâmil -i Cürcânî'ye yazmış olduğu şerhi hakkındadır. Ayet-i kerime, hadisi-şerif, arap şiiri ve gündelik hayata dair örnek şevâhidlerle zengin bir içeriğe sahiptir. Ayrıca bu eser, birçok yönden özellikle sarf ilmi kurallarını ihtiva etmesiyle 'Avâmil-i Cürcânî'nin diğer şerhlerinden ayrılmaktadır. Çalışmanın giriş bölümünde çalışmanın önemi amacı ve yöntemi hakkında kısaca bilgi verildikten sonra Nahiv ilminin doğuşu ve 'Avâmil' geleneğinin tarihi seyri ile ilgili genel bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde Molla İlyas el-Gürânî'nin hayatına ve eserlerine değinildikten sonra Şerhu 'Avâmili'l-Cürcânî nüshalarının özellikleri, eserin ismi, muhtevasına ve şarih Molla İlyâs Gürâni'nin bu şerhinde izlemiş olduğu metoda yer verilmiştir. İkinci Bölümde eserin tahkikli metin versiyonu verilmiştir. Sonuç kısmında ise elde edilen bulgulara değinilmiştir.
Proje imam-hatip liseleri'nde Arapça öğretimi Beyoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi örneği
Bu araştırma Türkiye'de İmam Hatip proje liselerindeki Arapça eğitiminin durumunu Beyoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi özelinde ele almaktadır. Araştırmada bu liselerde Arapça eğitimin olumlu ve olumsuz yönleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Aynı zamanda bu liselerde Arapçayı geliştirmek, zayıf ve güçlü yönleri ortaya koymak adına iş planı sunmaya çalışılmıştır. Bu araştırmada nitel analitik yöntem kullanılmıştır. Beyoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde Arapça eğitimi gören öğrenciler araştırmanın hedef kitlesini oluşturmaktadır. Araştırma üç kısma ayrılmaktadır. İlk bölümde geçmiş literatür sunulup Türkiye'de Arapça eğitiminin gelişim süreci proje liselerini de kapsar şekilde analiz edilmiş ve araştırmanın teorik çerçevesinden bahsedilmiştir. İkinci kısımda eğitim teorileri ve akademik temeller üzerinde durularak ana dili Arapça olmayanlara Arapça öğretiminin temel eksenleri ele alınmıştır. Üçüncü kısımda ise saha çalışması, araştırmacının araştırma biçimini oluştururken takip ettiği prosedürler ve anket verilerinin analizinde kullanılan istatiksel iyileştirme yöntemlerinden bahsedilmiştir. Bunların yanı sıra saha çalışmasının analiz sonuçları sunulup tartışılmış ve akabinde sunulabilecek tavsiyelere yer verilmiştir. Bu çalışmanın öne çıkan yönü, proje liselerde dil hazırlık sınıfları açıldıktan sonra bu liselerdeki Arapça eğitimini ele alan az sayıdaki çalışmalardan biri olmasıdır. Akademik bir temel üzerinde çok geniş bir çalışma kitlesine uygulamış olup bu liselerdeki mevcut Arapça eğitimi durumunu ortaya koymaya çalışmaktadır
Nahda dönemi tercüme faaliyetleri ve Medresetü'l-elsün'ün (Diller Okulu) Mısır'ın modernleşmesindeki rolü
Nahda Avrupa etkisiyle 1830'larda Suriye ve Lübnan'da doğup Mısır'da gelişen edebi ve kültürel bir akımdır. Bir 'uyanış' ve 'öze dönüş' hareketi olarak tanımlanmakta, 'Arap Rönesansı' olarak da adlandırılmaktadır. Bir asra yakın sürmüştür ve İslam dünyası, özellikle de Mısır üzerinde hala devam etmekte olan kalıcı etkiler bırakmıştır. Bu hareketin en önemli unsurlarından biri belki de en önemlisi Avrupa dillerinden özellikle Fransızcadan yapılan bilimsel, kültürel ve edebi tercümelerdir. Bu tercümeler kişisel çabaların yanı sıra, daha çok yönetimler tarafından desteklenen planlı faaliyetler şeklinde olmuştur. Mehmed Ali Paşa'nın (1769-1849) desteğiyle Rifâʿa Râfiʿ eṭ-Ṭahṭâvî (1801-1873) tarafından kurulan Medresetü'l-elsün, bu meyanda kurulan en önemli kurumdur ve belki de ancak Abbasi dönemindeki Beytü'l-hikme ile karşılaştırılabilir. Bu çalışma bir giriş ve dört bölümden oluşmaktadır: Girişte İslam dünyasında tercüme faaliyetlerinin tarihine genel bir bakış ve 19. yüzyıl öncesi tercüme faaliyetlerindeki ilerleme ile özellikle Napolyon Bonapart'ın Mısır'ı işgal sürecindeki tercüme faaliyetlerine değinilmiştir. Birinci bölümde Kavalalı Mehmed Ali Paşa dönemindeki tercüme faaliyetleri ele alınmıştır. İkinci bölümde bu tercüme faaliyetlerine katkısı oldukça fazla olan ve Medresetü'l-elsün'ün önde gelen isimlerinden Ṭahṭâvî'nin hayatı ve tercüme faaliyetlerindeki rolü üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın ardından tercüme faaliyetlerinin durumu ele alınmış, en son bölümde ise tercüme edilen kitaplar ve bu tercüme faaliyetinin Mısır toplumu üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Çalışmamız, Medresetü'l-elsün bağlamında Nahda dönemindeki tercüme faaliyetlerini ve bu faaliyetlerin Mısır'ın modernleştirilmesi ve de kolonileştirilmesi ile ilgisini araştırmayı amaçlamaktadır. Araştırmayı daha iyi bağlamına oturtabilmek için daha önceki yüzyıllardaki çeviri hareketleri ve arkalarındaki motivasyonlar da kısaca incelenmiştir. Yani araştırma boyunca bir nevi tümevarımsal-açıklayıcı bir yöntem kullanılmıştır. Bununla birlikte, çeviri hareketinin öncelikle yönetimdekiler ve entelektüellerde, ardından da Mısır toplumunda bıraktığı izleri tespit etmek amacıyla son bölümde analitik yöntem uygulanmıştır.
İbnü'l-Enbârî'nin Esrâru'l-Arabiyye adlı eserinin metodolojik incelemesi
Çalışmada hicrî altıncı yüzyılda yaşamış olan Ebu'l-Berekât el-Enbârî'nin nahiv konularını illet ve talîl merkezli işlediği Esrâru'l-Arabiyye adlı eseri nahiv metodolojisi açısından incelenmeye çalışılmıştır. Bu incelemenin esas aldığı kaynak, aynı müellifin Arap dili tarihinde yazılmış ilk kapsamlı ve müstakil nahiv usûlü eseri olarak kabul edilen Lümaü'l-Edille adlı kitabıdır. Çalışmada Enbârî'nin Lümaü'l-Edille'de koyduğu nahiv metodolojisi kriterlerini, sema', kıyâs, ıstıshâb gibi delilleri nasıl uyguladığı örneklerle incelenmiş, pratikte bu kriterlerin nasıl çalıştığı, delillerin bir birlerine göre konumu, Enbârî'nin tutarlı olup olmadığı, Basra ve Kûfe ekollerinden hangisine daha yakın olduğu sorularına cevap aranmıştır. Bu bağlamda Enbârî'nin büyük oranda tutarlı olduğu, Basra ekolüne hem teoride hem de pratikte daha yakın olduğu görülmüştür. Eser illet kitabı olduğundan her bir mesele bir nedene dayandırılmaya çalışılmıştır. Bu nedenler kimi zaman sema', kimi zaman ise kıyâs delili vasıtasıyla bulunmuştur. Sema' delili hem hükmün doğrudan ortaya çıkmasını sağlar, hem de kıyâs delilinin ilk rüknü olan makîsun aleyhin kaynağını oluşturur. Kimi zaman ise çeşitli istidlâl yöntemleri devreye girmiştir. Bu yöntemler bazen müstakil bir delil olarak kullanılmış, bazen de kıyâsa bağlı bir yardımcı gibi telakki edilmiştir.
Cevâhiru'l-Belâga fi'l-meânî ve'l-Beyân ve'l-Bedî' kitabının incelenmesi
Çalışmada 1905 yılında Ahmed Hâşimî tarafından (ö.1943) kaleme alınmış olan Cevâhiru'l-belâga eseri incelenmeye çalışılmıştır. Eser incelenmesinden önce Modern Mısır döneminde ortaya çıkan ekollerin belâgata bakış açıları ortaya konulmuş ve bu ekollerden yenilikçilerin belâgatın çehresini değiştirme çabaları olduğu gözlemlenmiştir. Klasikçlerin ise belâgatın çehresini değiştirmeden kolaylaştırma amaçları olduğu görülmüştür. Cevâhiru'l-belâga eseri muhteva, üslup ve istişhâd açılarından incelenmiş, eserin klâsik dönemde yazılan bazı eserler ile kendi döneminde yazılan bazı eserlerle karşılaştırılması yapılmaya çalışılmıştır. Bunun sonucunda Cevâhiru'l-belâga'nın klasik dönemde yazılan Telhîs ve el-Meselü's-sâir gibi eserlerden etkilendiği görülmüş ve kendisinden sonra yazılan 'Ulûmu'l-belâga ve el-Belâgatü'l-vâzıha eserleri ise etkilediği saptanmıştır. Eser incelendiğinde müellifin, belâgatın bütün konularını sade, anlaşılır bir dille metin kısmında ifade ettiği görülmüş, dipnotta konu ile ilgili detaylı bilgiler verdiği saptanmıştır. Ayrıca kitap incelendiğinde müellifin belâgatı herhangi bir şekilde yenileme düşüncesi olmadığı görülmüştür. Eserde müellifin kendisinin belâgat ile ilgili görüşlerinin az olduğu görülmüş, aynı zamanda belâgat ile ilgili ihtilaflara eserinde pek değinmediği görülmüştür.
İstanbul Atatürk Kitaplığı'nda Arap edebiyatı ile ilgili yazmalar (12-19. yüzyıllar)
Tezimizde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı'nda bulunan Arap Edebiyatı ile ilgili 6/12-13/19. yüzyıllar arasına ait yazma eserlerin incelemesi yapılmıştır. Amacımız eserlerin dönemlerini yazarlarıyla tespit edip yazma eser alanına bir çalışma kazandırmaktır. Tezimizin ana konusu olan Arap Edebiyatı ile ilgili yazma eserlerinin incelenmesi yanında birinci bölümde Arap Dili Edebiyatı ve tarihi, ikinci bölümde ise Osmanlı Döneminde Arap Dili ve Edebiyatı hakkında bilgi verilmiştir. Sonuç olarak bu bilgiler ışığında konuyla ilgili yazar ve eserler tespit edilerek çalışma kapsamlaştırılmıştır.
Câhız'ın öykücülüğü ve el-Buhalâ' adlı eserinin teknik ve tematik açıdan incelenmesi
İnsanlar arasında iletişimi sağlayan unsurların başında dil gelmektedir. Kişi duygu ve düşüncelerini sade bir anlatımla değil de belli bir düzen ve estetik içeren anlatımla iletmek istediğinde edebiyat devreye girmektedir. Edebiyatın içinde hem nazım hem de nesir türleri bulunmaktadır. Nesrin en önemli örneklerinden biri de hikayedir. Hikayede duygu ve düşünceler daha serbest bir üslupla ifade edilmektedir. Arap edebiyatında hikaye örneği ilk dönemlerde görülmüş olsa da asıl parlak dönemini modern dönemde yaşamıştır. İlk dönemlerden Abbasiler döneminde yaşayan Câhız, hikaye türüne örnek teşkil edecek el-Buhalâ' adlı kitabını telif etmiştir. Bu kitapta cimri insanların, tutumlulukta aşırıya gidenlerin olaylarıyla dolu birçok hikaye bulunmaktadır. Çalışmamızda öncelikle edebi bir tür olan hikaye hakkında bilgi verilmiş ve daha sonra Câhız'ın yaşadığı dönem, hayatı ve edebi kişiliği ele alınmıştır. Bu iki bölümde klasik ve modern kaynaklardan yararlanılarak hem hikayenin temel özellikleri ve unsurları hem de Câhız ile ilgili bilgiler aktarılmıştır. Son olarak el-Buhalâ' isimli eserde bulunan hikayelerden seçilen hikayeler kısaca tanıtıldıktan ve özetlendikten sonra materyal, teknik/estetik ve muhteva unsurları ayrıntılarıyla incelenip ortaya konmuştur. Anahtar Kelimler: Arap Dili ve Belegatı, Arap Edebiyat Tarihi, Öykü, Câhız, el-Buhalâ'.
Arap olmayanlara yönelik Arapça öğretim modeli Ürdün Yarmouk Üniversitesi Merkezü'l-lugat ve İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi hazırlık sınıfı örneği
Dil, bireyler ve toplumlar arası iletişimi sağlamak için gerekliliği inkâr edilemeyen bir unsurdur. Dil aynı zamanda bir toplumun kültürünü, yaşam biçimini, düşünce ve inanç yapısını tanıyıp anlamada faydalanılan bir araçtır. Öğrenilen her dil insana yeni ufuklar açarak tanıdığı yeni toplumlarla birlikte farklı bir bakış açısı kazandırır. Arapça; Arap toplumuna has olarak söze dayalı etkileşimin zaman içerisinde örgütlenip kültürel unsurlarla bütünleşmesiyle iletişim aracı haline gelen sistemli bir yapıdır. Bu sistemli yapı kuşaklar boyunca gelişim göstererek Arap toplumunun geçmişi ile geleceği arasında köprü vazifesi yaparak geçmişin birikimini günümüze taşımıştır. Arapça geçmişte olduğu gibi günümüzde de pek çok Arap ülkesinin resmi dili kabul edilerek varlığını sürdüren köklü bir dildir. Değişen ve gelişen dünya şartlarına bağlı olarak günümüzde ikinci bir dilin öğrenilmesi ve öğretilmesi önem arz etmektedir. Teknolojinin son hızla ilerlediği günümüzde kültürler arası etkileşim ve iletişimin önemi artmaktadır. Çeşitli kültürlere sahip topluluklar ticaret yapabilme, eğitim imkânlarından faydalanma, farklı ülkeleri görebilme yeni yeni insanlar tanıyabilme imkânını elde etmişlerdir. Bu gelişmeler farklı dillerde iletişim kurabilen ikinci bir dile sahip kişilere olan ihtiyacı arttırmıştır. Arap dilini öğrenme, önce dil hakkında bilgi edinme, sonrasında edinilen bilgileri uygulayarak yaşantılara dönüştürme yoluyla dil melekesi kazanma sürecidir. Bu süreçte dil öğrenimi için farklı öğrenme teorilerin etkisiyle ortaya çıkan çeşitli metot ve teknikler kullanılmaktadır. Hazırlanan bu çalışmada, yapılan araştırma ve inceleme neticesinde öncelikle dil olgusu, Arapça dili ve Arapça öğretimi hakkında bilgi verildikten sonra Ürdün Yarmouk Üniversitesi Dil Merkezi'nin yabancılara yönelik Arapça öğretimi ve merkezde dil öğretimi için kullanılan yöntem-teknikler, araç-gereçler incelenmiştir. Ayrıca merkezde görev yapan eğitmenler ve merkezin Arapça öğretimi değerlendirilmiştir. Aynı zamanda İnönü İlahiyat Fakültesi Hazırlık Sınıfı Arapça öğretimi, eğitmenler, kullanılan materyaller, uygulanan yöntem ve teknikler ele alınmış olup her iki kurumda öğrenim gören öğrencilere uygulanan anket ile Arapçaya karşı olan tutumları ölçülmüştür. Anahtar Kelimeler: Arap Dili ve Belagati, Dil, Arapça Öğretimi, Ürdün Yarmouk Üniversitesi Dil Merkezi, İnönü İlahiyat Fakültesi.
El-Mu'cemü'l-Vasît'te mesel örnekleri
Mısır Dil Kurumu tarafından yayınlanan el-Mu'cemü'l-vasît adlı eser son yıllarda yayınlanmış önemli sözlüklerden biridir. Uzun yılların birikimi olan eserde 30000 madde bulunmaktadır. Sözcükler, kelime köklerinin ilk harflerine göre alfabetik olarak sıralanmıştır. el-Mu'cemu'l-vasit'te yaklaşık 300 mesel örneği tespit ettik. Meseller, el-Mu'cemü'l-vasît adlı eserdeki sıraya göre ele alındı. Tespit ettiğimiz mesellerin Türkçe karşılıkları verilerek bu mesellerin Arap dilindeki "es-Sıhâh", "Muhtâru's-sıhâh", "Lisânu'l-Arab", "Tâcü'l-arûs", "Mu'cemü'l-lugati'l-Arabiyye el-Muâsıra", "Cemheretü'l-luga, Tehzîbü'l-luga", "Kâmûsu'l-muhît", "Kitâbü'l-ayn" gibi önemli sözlüklerde geçip geçmediği tespit edilerek dipnotta belirtildi.
Kur'an-ı Kerim'de müfred sıfatın çoğul anlamında kullanılması
Bu çalışma, Kur'an-ı Kerim'de geçen ve yazarın araştırmasına göre hakkında müstakil çalışma bulunmayan "Kur'an-ı Kerim'de Müfred Sıfatın Cem' Anlamında Kullanılması" konusunu ele almaktadır. Çalışmada, Kur'an-ı Kerim'de cem' manasında geçen müfred sıfatlar ve önde gelen dil ve tefsir alimlerinin konuya ilişkin yaklaşımları, delilleri, ittifak ve ihtilaf ettikleri hususlar irdelenmekte ve konu bağlamında Kur'an'ın dilsel i'cazı incelenmektedir. Bu araştırma, bu dilsel olgunun, Arap dilinde ve Kur'an-ı Kerim'de var olduğunu ancak hiçbir alimin bu olgu konusunda genel bir kaide geliştirmediğini ortaya koymaktadır. Bunun yerine ya mevcut örnekleri, dilin genel düzenini koruyarak, semaa dayalı bir kullanım olarak görmüşler ya da (feîlin - فَعِيل) ve (feûlun - فَعُول) gibi sigalardaki esnekliği gerekçe göstererek te'vil etmişler. Anahtar Kelimeler: Kuran, Sıfat, Tekil, Çoğul, Anlam taşınması
Ömer Ebû Rişe'nin şiirindeki yapıların anlamları
Bu çalışma, Ömer Ebu Rişe adındaki şairin şiirlerindeki bazı yapıların ifade ettiği manaları ele almaktadır. Çağımızda yapılan bu tür çalışmalar, şiirin değerinin yükselmesine katkısından dolayı en önemli delalet kalıplarından sayılmaktadırlar. Daha önce bu alanda bağımsız bir çalışma yapılmadığından dolayı bu çalışma, şairin şiirlerini inceleyerek Belagat kalıplarını O'nun beyitlerinden çıkarmaya ve O'nun içindeki istek arzu ve düşünceleri ifade etmeye çalışmaktadır. Çünkü manaların çerçevesi, lafızların çerçevesinden çok daha geniştir. Ebu Rişe'nin, Belagat ilminin bütün konularıyla ilgili bir sanat bulmak için dil alanında uzmanlaştığını görmekteyiz. Bazen bu ifadeleri kendi asıl anlamlarının dışında, sözün gelişinden anlaşılabilecek yeni manalarda da kullanabilmektedir. İşte bu araştırma, yaptığı içerik tahlili ile, şairin kendi hakiki anlamlarının dışında kullandığı bu ifadelerle değinmek istediği manaları açıklığa kavuşturmuştur. Bu çalışma ile, şiirdeki yapıların delalet ettiği manaları anlamanın kolay bir iş olmadığı, Belagata dayalı birtakım sırları keşfetmek ve anlamak için çok çalışmak gerektiği anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yapıların anlamları, Ömer Ebu Rişe, Üslup (Kalıp), Belagat
Kur'ân-ı Kerim'de –keyfe- nahiv ve delâlet açısından inceleme
The Holy Qurān is an inexhaustible source for many researchers that deal with the study of the Arabic Language styles. One of these styles is the interrogative structure that has multiple connotations. The "KAYFA" preferred among the interrogative adjectives in the Holy Quran because of the scarcity of detail studies about it. This study aims to identify the position of KAYFA in the Holy Qur'an, by reviewing the aspects of its declension, indicating the connotations and meanings generated when this word appears in the verses studied. The research divided into a preface, two chapters, and a conclusion. The preface reviewed the problem of study and its objectives, previous studies, and the limits of the study. As for the first chapter, the first section reviews the definition of interrogative among linguists, the specialists of Arabic grammar, and Eloquence, while the second one deals with the meanings of KAYFA, the Scholar's opinion about it, and its declension position. The Second Chapter is about the KAYFA in the Holy Qurān, which contains the five sections. However, the first four sections deal with the cases of the 'verb attribution' when it comes before and after KAYFA, while the fifth section devoted to the Quranic verses where the KAYFA appears before a sentence that starts with the word KĀNA. The conclusion contains the findings of the research. Furthermore, the research followed the descriptive-analytical approach in the study of verses and its analyzing. Keywords: Interrogative, KAYFA, an analytical study, a semantic study.
شعر الحكمة في العصر المملوكي-لامية ابن الوردي أنموذجًا-
اللغة العربية من أهم اللغات السامية اليت ذاع سيطها، وشقت طريقها وتكيفت مع األزمنة املختلفة، وهي أكثر اللغات اليت حافظت ٍب مساوي، ولغة األدب والبالغة والفصاحة على أصالتها، إذ يتحدثها أكثر من 400 مليون شخص يف العامل. كيف ال وهي لغة أعظم كتا ُ وال مشهورةٌ بقصائدها تغىن ش عر. فاللغة العربية فيها الش خاطب إليصال املراد ُ عراء جبماهلا وثرائها ابستخدام صوٍر بالغية غايتها هو التأثري يف امل ش إيصاله من الشاعر إىل املتلقي. هذه الصور اليت استخدمها ال ولعل أهم عراء يف تلك القصائد هي احلكمة، فكان لشعر احلكمة مكانة مرموقة ن ة، وأراد هذا البحث أ ضوء على هذا العصر وكيف برز الكثري يف عصور األدب العريب بصورة عامة ويف العصر اململوكي بصورة خاص يسلط ال من الش عراء يف هذا اللون من األ د دبكصفي ش ال ين وال ون الن ا حيث ً اب الظريف وابن نباتة وابن الوردي، فجعلوا قصائد احلكمة منرب اس على التحلي ابألخالق احلسنة والدعوة إىل تعلم الوفاء والصرب وغريها من املواعظ الكثرية وكذلك حاول اإلجابة عن بعض اجلوانب املبهمة عن هذا ٍ العصر، واثبات حقيقية ما وأدب؟ علٍم وثقافة ُ قال عن هذا العصر أهو عصر احنطاط أم عصر ُ ي ش وإللقاء الضوء بشكل مفصل ودقيقكان الب َّد من اختيار أحد ال عراء الذين ذاع سيطهم يف هذا اجملال فوقع االختيار يف هذا البحث على ابن الوردي والميته املشهورة اليت فيها حماولة جادة، ودعوة صادقة، للتحلي مبكارم األخالق املستفادة من ينبوع الشريعة. وقبل اخلوض يف ش تفاصيل ال اعر تطرقنا يف الفصل األول إىل املماليك ومن هم؟ ومن أين جاؤوا؟ وحياهتم االجتماعية وتناولنا يف الفصل الثاين تناولنا شعر احلكمة ش ومفهومه ونشأته وخصائصه، ويف الفصل الثالث تناولنا أسلوب شعر احلكمة يف العصر اململوكي ، ويف الفصل الرابع تناولنا حياة ال اعر والميته ش واحلكمة منها والغاية من تقدمي ال اعر هذه النصائح للمتلقي، وأهنينا دراستنا خبامتة كتبنا فيها أهم النتائج اليت توصلنا هلا ووضع النقاط على احلروف وحتليل أهم اجلوانب اليت تطرق إليها ابن الوردي يف قصائده.