Bingol University
Discipline

Department of Primary Education

Bingol University

1,253

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
DoctorateOpen AccessTR

İlköğretim öğrencilerinin geometrik düşünme düzeylerinin geliştirilmesinde bilgiyi oluşturma süreçlerinin incelenmesi

Araştırma kapsamında, ilköğretim 7. sınıf öğrencilerin geometride bilgiyi oluşturma süreçlerini inceleyerek düşünsel süreçlerini ortaya çıkarmak amaçlamakta ve ?ilköğretim 7.sınıf öğrencilerinin geometrik düşünme düzeylerinin geliştirilmesinde bilgiyi oluşturma süreçlerinin yapısı nasıldır?? sorusuna yanıt aranmaktadır.Buluş yoluyla öğretimin öğrencilerin geometrik düşünme düzeylerine etkisini belirlemek amacıyla ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma, 2010-2011 öğretim yılında iki özel okulda 7. sınıfa devam eden 118 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Bu öğrencilere geliştirilen "Geometrik Düşünme Düzey Belirleme Testi" ve deney grubunda yer alan öğrencilere buluş yoluyla öğrenme stratejisine göre hazırlanan etkinlikler uygulanmıştır. Araştırmada farklı geometrik düşünme düzeylerine sahip öğrencilerde bilgiyi oluşturma süreçlerinin nasıl gerçekleştiğini ortaya koymak amaçlandığından araştırmanın bu bölümünde örnek olay çalışması araştırma metodu olarak belirlenmiştir. 7. sınıf öğrencilerinden farklı geometrik düşünme düzeylerindeki on iki öğrencinin bilgiyi oluşturma süreçleri incelenmiştir. Bu inceleme süresince örnek olay çalışmasında görüşme ve gözlem veri toplama teknikleri kullanılmıştır. Bilgi oluşturma süreci RBC soyutlama teorisi temel alınarak incelenmiştir.Deneysel çalışma bulgularına dayanılarak buluş yoluyla öğrenme yaklaşımına göre tasarlanan öğretimde keşfetmeye yönelik etkinliklerin öğrencilerin geometrik düşünme düzeylerini geliştirdiği söylenebilir. Örnek olay çalışması bulgularına dayanılarak, araştırmaya katılan farklı geometrik düşünme düzeyindeki öğrencilerin bilgiyi oluşturma süreçlerinde izledikleri yollar arasında bir takım farklılıkların olduğu tespit edilmiştir. Bunların yanında öğrencilerin kullandıkları matematiksel dilin, oluşturdukları hipotezlerin ve gerekçelendirme şekillerinin de birbirinden farklı olduğu söylenilebilir.

Bilgi kullanımıBilgi oluşturmaGeometri+8
Bülent Nuri Özcan
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Somut modellerle destekli dönüşümler geometrisi öğretiminin sekizinci sınıf öğrencilerinin geometriye yönelik tutumuna ve uzamsal düşünmelerine etkisinin araştırılması

Bu araştırmanın amacı, dönüşüm geometrisi konularının öğretiminde somut modellerle destekli öğretimin ilköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin uzamsal düşünmelerine ve geometriye yönelik tutumlarına etkisini ve öğrencilerin uzamsal yetenekleri ve geometriye yönelik tutumları arasındaki ilişkiyi incelemektir.Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen kabul edilmiştir. Araştırma, 2010-2011 öğretim yılında, İzmir İli, Seferihisar İlçesi'nde bulunan bir ilköğretim okulunda sekizinci sınıfa devam eden 56 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Uygulama yapılan ilköğretim okulunun sekizinci sınıfında farklı iki derslikte öğrenim gören öğrenciler deney ve kontrol gruplarını oluşturmuştur. Deney grubunda 28, kontrol grubunda 28 öğrenci bulunmaktadır.Araştırmada nicel araştırma yaklaşımı benimsenmiştir. Araştırmanın veri toplama araçlarını MGMP Uzamsal Yetenek Testi ve Geometri Tutum Ölçeği oluşturmaktadır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 15.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde Kolmogorov-Smirnov Homojenlik Testi, Bağımsız Değişkenler T-Test, Bağımlı Değişkenler T-Test ve Pearson Korelasyon Testi kullanılmıştır.Araştırmanın sonuçlarına göre somut modellerle destekli dönüşüm geometrisi öğretimi öğrencilerin uzamsal yeteneklerini ve geometriye yönelik tutumlarını geliştirmemiştir. Bununla birlikte somut modellerle öğretim yapılan geometri dersinde öğrencilerin uzamsal yetenekleri ve geometriye yönelik tutumları arasında bir ilişkiye rastlanmazken, geleneksel yöntemlerle öğretim yapılan geometri dersinde öğrencilerin uzamsal yetenekleri ile geometriye yönelik tutumları arasında anlamlı pozitif bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Geometri Öğretimi, Dönüşüm Geometrisi, Somut Modeller, Uzamsal Yetenek

GeometriGeometri öğrenmeGeometri öğretimi+4
Damla Sarı
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel öğretim yöntemleri ile dramatizasyon yönteminin ilköğretim 2. sınıf matematik dersinde, öğrencilerin akademik başarı ve kavramların kalıcılık düzeylerine etkisinin karşılaştırılması

Bu araştırmada İlköğretim 2. Sınıf Matematik Dersi ? Geometrik Cisimler ve Şekiller? Ünitesinin dramatizasyon yöntemi ile işlenişinin öğrencilerin akademik başarı ve kalıcılık düzeylerine etkisi incelenmiştir.Araştırmanın çalışma grubu, 2010 ? 2011 Eğitim ? Öğretim Yılı, Balıkesir/ Dursunbey Atatürk İlköğretim Okulu 2.Sınıf Öğrencilerinin tümünden oluşmaktadır. Deney grubunda 23 öğrenci, kontrol grubunda 23 öğrenci ve Plasebo grubunda 24 öğrenci olmak üzere toplam 70 öğrenci çalışmada yer almıştır.Araştırma, deney ? kontrol gruplu, ön test ? son test uygulamalı deneysel desendir. Denk kontrol gruplu, ön test ? son test yarı deneysel desenli (çalışma gruplarını oluşturan 2. Sınıfta bulunan tüm öğrenciler denekleri oluşturduğu için) model kullanılmıştır. Deney, kontrol ve plasebo gruplarına uygulamadan önce ön testler verilmiş, deney grubunda dramatizasyon yöntemi ile kontrol ve plasebo gruplarında halihazırdaki yöntemle dersler işlenmiştir. Uygulama sonucunda başarıyı ölçmek üzere son - test verilmiştir. Son - test uygulandıktan 15 gün sonra aynı test, öğrencilerin bilgileri hatırda tutma düzeylerini ölçmek üzere kalıcılık testi olarak uygulanmıştır.Bu araştırmada toplanan verilerin çözümlenmesinde istatistiksel yöntemlerden gurup ortalamaları arasındaki farkın saptanması için tek yönlü Anova testi, uygulanmıştır. Deney gurubunun kendi içindeki ön-test son- test ortalaması arasındaki farkın saptanması için ?t? testi uygulanmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen, çoktan seçmeli 20 maddelik ?Geometrik Şekiller ve Cisimler Başarı ve Kalıcılık testi? nin geçerliliğini ve güvenirliğini hesaplamada TAP (Test Analysis Program) ile hesaplanmıştır. Verilerin kodlanarak istatistiksel çözümlemelerin yapılmasında SPSS 16.0 paket programı kullanılmıştır.1) Dramatizasyon yönteminin uygulandığı deney grubu ile halihazırdaki öğretim yönteminin uygulandığı kontrol grubu ve plasebo grubunun uygulamadan önceki başarı düzeylerinin ön-test puanları arasında anlamlı bir fark yoktur.2) Dramatizasyon yönteminin uygulandığı deney grubu ile halihazırdaki öğretim yönteminin uygulandığı kontrol grubu ve plasebo grubunun uygulamadan sonraki başarı düzeylerinin son-test puanları arasında anlamlı bir fark yoktur.3) Dramatizasyon yönteminin uygulandığı deney grubu ile halihazırdaki öğretim yönteminin uygulandığı kontrol grubu ve plasebo grubunun uygulamadan sonraki kalıcılık düzeylerinin kalıcılık testi puanları arasında anlamlı bir fark yoktur.4)Dramatizasyon yönteminin uygulandığı deney grubunun uygulamadan önceki başarı durumları ile uygulama sonrası başarı durumları arasında anlamlı bir fark vardır.5)Dramatizasyon yönteminin uygulandığı deney grubunun bilgilerinin kalıcılık düzeylerinin son test ve kalıcılık testi puanları arasında anlamlı bir fark var yoktur.Elde edilen sonuçlarda uygulama öncesinde gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bu durum, uygulama öncesinde üç gurubun da benzer özellikte olduğunu göstermektedir. Uygulama sonrasında elde edilen verilerin karşılaştırılması sonucunda ise üç grubun ulaştığı akademik başarı ortalamaları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Üç gurubun ulaştığı kalıcılık düzeyi ortalamaları incelendiğinde anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bunun yanında, deney grubunun ön test ve son test ortalaması arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Ancak deney gurubunun son test ve kalıcılık testi ortalamaları karşılaştırılmış ve anlamlı bir fark bulunmamıştır.Araştırma ile elde edilen bulguların; dramatizasyon yönteminin etkililiği konusunda yapılacak bilimsel çalışmalara kaynaklık etmesi, çeşitlilik sağlaması, öğretmenlere, matematik dersini işlerken yeni bakış açıları kazandırması ve yöntemin kullanımını arttırması, bilinen bir masalın matematiksel bir dille tekrar yazılarak dramatize edilmesi konusunda yeni çalışmalara işe yarayacak sonuçlar getirmesi beklenmektedir.

Akademik başarıDramaDramatizasyon+10
Bülent Emre Çakır
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Fen ve teknoloji dersinde ?vücudumuzda sistemler? ünitesinde fen okuryazarlığını geliştirici etkinliklerin kullanılmasının başarıya, tutuma ve bilimsel süreç becerilerine etkisi

Milli eğitim bakanlığı tarafından 2005 yılında gerçekletilen değişiklikle fen bilgisi dersinin adı fen ve teknoloji dersi olarak değiştirilmiş ve buna bağlı olarak öğretim programında önemli değişikliliklere gidilmiştir. Yeni fen ve teknoloji öğretim programında yer alan temel özelliklerden birisi de fen okuryazarlığıdır. Fen ve teknoloji öğretim programının amacı ilköğretim mezunu her öğrencinin fen okuryazarı olması olarak belirlenmiştir.Fen okuryazarı olan bir insan fenle ilgili kavramları, ilkeleri, teorileri bilen bilimsel süreçleri anlayan ve fen teknoloji, toplum, çevre arasındaki ilişkilerin farkında olan insan olarak tanımlanabilir. Bireylerin fen okuryazarı olmalarının büyük ölçekte ve küçük ölçekte çok sayıda yararı vardır. Karşılaştığı sorunlara bilimsel çözüm bulabilen, olaylara eleştirel gözle bakabilen, bilimsel bilgiye nasıl ulaşabileceğini bilen, uygulayan ve karşılaştıkları bilginin bilimselliğini sorgulayabilen bireyler toplumların gelişmesi için şarttır.Bu araştırmada fen okuryazarlığının alt boyutlarından fen ve teknolojiye yönelik tutum ve değerler, anahtar fen kavramları ve bilimsel süreç becerileri boyutları üzerinde durulmuştur. Bu araştırmada fen ve teknoloji dersinde ?Vücudumuzda Sistemler? ünitesinde fen okuryazarlığını geliştirici etkinliklerin kullanımının öğrencilerin akademik başarıları, fen ve teknoloji dersine yönelik tutumları ve bilimsel süreç becerileri üzerindeki etkilerini incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu İzmir Buca ilçesinde bir ilköğretim okulunda öğrenim gören 7. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmada deney (n=35) ve kontrol (n=35) grubu olmak üzere iki sınıf alınmış ve öntest- sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. 30 saat süren deneysel uygulama sürecinde deney grubunda dersler fen okuryazarlığını geliştirici etkinliklerle, kontrol grubunda ise fen ve teknoloji öğretim programında yer alan etkinliklerle işlenmiştir.Araştırmada veri toplama aracı olarak ?Vücudumuzda Sistemler Başarı Testi?, ?Fen ve Teknoloji Dersi Tutum Ölçeği? ve ?Bilimsel Süreç Becerileri Ölçeği? kullanılmıştır. Ayrıca deney ve kontrol gruplarının bilimsel süreç becerileri seviyelerini görüşme yolu ile belirlemek için açık uçlu sorular geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Deneysel işlem öncesi ve sonrasında veri toplama araçları her iki grupta yer alan öğrencilere uygulanmıştır.Elde edilen verilerin analizi SPSS programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizi sonucunda deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin üniteye ilişkin akademik başarı düzeyleri, fen ve teknoloji ye yönelik tutumları ve bilimsel süreç becerileri düzeyleri açısından deney grubu lehine anlamlı bir farklılığın olduğu belirlenmiştir. Gerçekleştirilen bu araştırmanın yapılacak olan yeni çalışmalara ışık tutacağı ve söz konusu uygulamaların ilköğretim öğrencileri üzerindeki etkililiğin belirlenmesine yardımcı olacağı düşünülmektedir.

Bilimsel süreçFen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimi+5
Efe Güçlüer
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Fen ve teknoloji dersi "güneş sistemi ve ötesi?: Uzay bilmecesi" ünitesinde proje tabanlı öğrenme uygulamalarının öğrenci başarılarına, yaratıcı düşünmelerine, fen ve teknolojiye yönelik tutumlarına etkisi

Kişinin kendi bilgilerini kendisinin oluşturduğunu savunan yapılandırmacı yaklaşıma dayalı öğretimde, bilimsel bilgi öğrencilere doğrudan aktarılması yerine, uygun öğrenme ortamları sağlanarak öğrencilerin bilim insanları gibi çalışıp bilimsel bilgilerini kendilerinin keşfetmelerine ortam sağlanmalıdır. 2005 Fen ve Teknoloji Öğretim Programında yapılandırmacı öğrenme yaklaşımının benimsenmesiyle bu yaklaşımın özelliklerine uygun yöntemlerin uygulanmasının önemi artmıştır. Proje tabanlı öğrenme yöntemi yapılandırmacı öğrenme yaklaşımı temelinde Fen ve Teknoloji dersinde uygulanabilecek yöntemlerdendir. Proje tabanlı öğrenme yönteminde öğrenciler araştırıcı, sorgulayıcı, yaratıcı, kendi bilgilerini oluşturan, eleştirel düşünen ve düşündüklerini rahatlıkla ifade edebilen birey konumundadır. Özgür düşünme ortamında öğrenciler grupla işbirliği içinde araştırmalar yaparlar, veriler toplarlar, toplanan bu verileri sorgulayıp, değerlendirirler, projelerini oluştururlar ve sunumlarını yapıp raporlaştırırlar. Öğretmen bu süreçte yol göstericidir. İlgili alanyazın incelendiğinde, fen konuları ile ilgili öğrenme eksikliklerinin belirlenmesinde ve fen öğretiminde yaratıcı düşünme üzerine çalışmaların olduğu, fakat bu konularda proje tabanlı öğrenme yönteminin etkisi üzerine çalışmaların sınırlı sayıda yer aldığı söylenebilir. Aynı zamanda ?Güneş Sistemi ve Ötesi: Uzay Bilmecesi? ünitesiyle gerçekleştirilen bu çalışmanın içeriğine yönelik bir çalışmayla karşılaşılmamıştır. Bu araştırmada ?Fen ve Teknoloji Dersi "Güneş Sistemi ve Ötesi: Uzay Bilmecesi" ünitesinde proje tabanlı öğrenme uygulamalarının öğrencilerin başarılarına, yaratıcı düşünmelerine, fen ve teknolojiye yönelik tutumlarına etkisinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu nedenle çalışmada biri deney ve diğeri kontrol grubu alınarak denkleştirilmemiş ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu İzmir ili Buca ilçesi Mehmet Emin Yurdakul İlköğretim Okulu'nun 7. sınıfında öğrenim görmekte olan, 26 deney ve 27 kontrol grubu öğrencisi toplam 53 öğrenci oluşturmaktadır. Dört hafta süren deneysel uygulama sürecinde deney grubunda dersler proje tabanlı öğrenme yöntemiyle, kontrol grubunda ise sadece 2005 Fen ve Teknoloji Öğretim Programıyla sürdürülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen, KR-20 test ölçüm güvenirlik katsayısı 0,93 bulunan ve 37 maddeden oluşan ?Güneş Sistemi ve Ötesi: Uzay Bilmecesi Akademik Başarı Testi?, ?Bilimsel Yaratıcılık Ölçeği? ile Cronbach Alpha ölçme güvenirlik katsayısı 0,94 olan ?Fen ve Teknolojiye Yönelik Tutum Ölçeği? kullanılmıştır. Deneysel işlem öncesinde ve sonrasında veri toplama araçları her iki grupta yer alan öğrencilere uygulanmıştır. Verilerin analizinde SPSS programı kullanılmıştır. Uygulama öncesinde grupların akademik başarı puanları, bilimsel yaratıcılık puanları, fen ve teknolojiye yönelik tutum puanları ortalamaları arasında anlamlı farklılıklar olmadığı belirlenmiştir. Bu nedenle gruplar bağımlı değişkenler bakımından göreli olarak denk olarak kabul edilmiştir. Deneysel uygulama sonrasında deney ve kontrol grubuna uygulanan akademik başarıları testi, bilimsel yaratıcılık ölçeği ve fen ve teknolojiye yönelik tutum ölçeği sonuçlarına göre grupların puan ortalamaları arasında deney grubu lehine anlamlı farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Deney ve kontrol gruplarının ön test son test akademik başarı puanlarında her iki grupta da son test puanları lehine anlamlı artış olmuştur. Deney ve kontrol gruplarının ön test-son test bilimsel yaratıcılık, fen ve teknolojiye yönelik tutum puanları incelendiğinde deney grubunda son test lehine anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılırken, kontrol grubunun ön test-son test bilimsel yaratıcılık, fen ve teknolojiye yönelik tutum puanlarında istatistikî olarak anlamlı farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca proje tabanlı öğrenme yönteminin uygulamasına ilişkin öğrenci görüşlerini belirlemek amacıyla deneysel işlem sonrası yarı yapılandırılmış görüşme soruları kullanılarak deney grubundaki öğrencilerle görüşmeler yapılmıştır. Öğrencilerle yapılan görüşmelerin analizi sonucunda öğrencilerin proje tabanlı öğrenme yöntemine ilişkin olumlu görüşlere sahip oldukları söylenebilir. Öğrenciler diğer derslerden farklı olarak bu ünitede projeler, sunumlar, grup çalışması, araştırma yaptıklarını, raporlar, modeller hazırladıklarını, günlük yazdıklarını, sorumluluk aldıklarını, araştırma yapıp bilgi topladıklarını, detaylı öğrendiklerini, derslerin eğlenceli ve zevkli geçtiğini, konu olarak farklı bir konu olduğunu belirtmişlerdir. Süreç içerisinde öğrencilerin en çok zorlandıkları bölümün rapor yazma aşaması olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda Fen ve Teknoloji dersinde proje tabanlı öğrenmeye dayalı etkinliklerin kullanılmasının öğrencilerin akademik başarılarının, bilimsel yaratıcılıklarının, fen ve teknolojiye yönelik tutumlarının olumlu gelişimi konusunda faydalı olabileceği düşünülmektedir. Gerçekleştirilen bu çalışmanın, yapılacak olan yeni çalışmalara yol göstereceği düşünülmektedir.

BaşarıDers programlarıFen ve teknoloji dersi+9
Huriye Deniş Çeliker
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Kavram karikatürleri destekli probleme dayalı öğrenme yönteminin öğrencilerin problem çözme becerileri algılarına, fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarına ve kavramsal anlama düzeylerine etkileri

Fen ve Teknoloji öğretim programının yapılandırmacı yaklaşıma dayalı olarak düzenlenmesiyle birlikte yapılandırmacı yaklaşıma uygun yöntemlerin ve tekniklerin öğrenciler üzerindeki etkilerini belirlemeye yönelik çalışmalar büyük önem kazanmıştır. Daha çok tıp, hukuk, mühendislik gibi fakültelerde uygulanan probleme dayalı öğrenme söz konusu yöntemlerden biridir. Probleme dayalı öğrenme, öğrencilerin işbirlikli ortamlarda var olan bilgilerini ve araştırmaları sonucunda edindikleri bilgileri kullanarak günlük hayattan bir probleme ilişkin çözüm yolları geliştirdikleri bir öğrenme yöntemidir. Probleme dayalı öğrenme ortamlarında problemin belirlenmesinden problemin çözümüne kadar tüm öğrenme sürecinde aktif rol oynayan öğrenciler, işbirliği halinde çalışmakta ve sorgulayıcı öğrenme, eleştirel düşünme, problem çözme gibi üst düzey düşünme becerilerini kullanmaktadırlar. Daha çok yüksek öğretimde kullanılan ve öğrencilerin öğrenme sürecinde aktif ve kendi öğrenmelerinden sorumlu olmalarını gerektiren bu yöntemin, iki ya da daha fazla karikatür biçiminde çizilmiş öğenin bir olaya ilişkin görüşlerini içeren görsel araçlardan olan kavram karikatürleriyle birlikte kullanılmasının yöntemi ilköğretim öğrencileri için daha etkili hale getireceği düşünülmektedir. Kavram karikatürlerinin günlük hayattan alınan olaylarda yer alan problemlerin çözümüne ilişkin alternatif görüşler sunarak özellikle problemi çözüme ulaştırmada öğrencilere yol göstereceği söylenebilir. Bu nedenle çalışmada probleme dayalı öğrenme yönteminin son yıllarda araştırmalara sıklıkla konu olan kavram karikatürleriyle birlikte kullanılmasının ilköğretim öğrencileri üzerindeki etkileri belirlenmeye çalışılmıştır.Bu çalışmanın amacı, Fen ve Teknoloji öğretiminde kavram karikatürleri destekli probleme dayalı öğrenme yönteminin kullanılmasının öğrencilerin problem çözme becerileri algıları, fen öğrenmeye yönelik motivasyonları ve kavramsal anlama düzeyleri üzerindeki etkilerini araştırmaktır. Ayrıca araştırmada öğrencilerin kavram karikatürleri destekli probleme dayalı öğrenme yöntemine ilişkin görüşlerinin belirlenmesi de amaçlanmıştır. Araştırmada ön test - son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın verileri ?İlköğretim Öğrencileri İçin Problem Çözme Becerilerine Yönelik Algı Ölçeği?, ?Fen Öğrenmeye Yönelik Motivasyon Ölçeği?, ?Kavramsal Anlama Testi? ve ?Kavram Karikatürleri Destekli Probleme Dayalı Öğrenme Yöntemine İlişkin Yarı Yapılandırılmış Görüşme Soruları? ile toplanmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizi sonucunda, öğrencilerin problem çözme becerileri algıları, Fen öğrenmeye yönelik motivasyonları ve kavramsal anlama düzeyleri arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, deney grubunda yer alan öğrencilerle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler sonucunda, öğrencilerin kavram karikatürleri destekli probleme dayalı öğrenme yönteminin öğrenme sürecine ve öğrencilerin öğrenmelerine olan etkilerine ilişkin olumlu görüşlere sahip oldukları belirlenmiştir. Sonuç olarak gerçekleştirilen bu araştırmanın Fen ve Teknoloji öğretim programında kavram karikatürleri destekli probleme dayalı öğrenme yönteminin kullanılmasının etkileri üzerine literatüre katkı sağlayacağı ve konuyla ilgili yapılacak olan yeni çalışmalara ışık tutacağı düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler: Fen ve Teknoloji Öğretimi, Probleme Dayalı Öğrenme, Kavram Karikatürleri

Fen bilgisi eğitimiKavram karikatürleriKavramsal öğrenme+7
Didem İnel
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin fraktallar konusundaki düşünme biçimlerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı farklı başarı düzeylerindeki ilköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin fraktallar konusundaki anlama, kavrama ve düşünme biçimlerini incelemektir.Çalışmada nitel ve nicel araştırma yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Bu amaçla öncelikle ilköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin fraktal geometri konusundaki başarılarını betimlemek amacıyla bir nicel araştırma yöntemi olan tarama yöntemi tercih edilmiştir. Ardından fraktal geometri konusunda farklı başarı düzeylerinde bulunan ilköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin fraktallara yönelik düşünme biçimlerinin incelenmesi amacıyla nitel araştırma yöntemlerinden biri olan örnek olay çalışması kullanılmıştır.Araştırmanın ilk bölümünde, araştırmacı tarafından geliştirilen ?Fraktal Geometri Başarı Testi?, güvenirlik ve madde analizi çalışmaları kapsamında Karabağlar İlçesi İyiburnaz İlköğretim Okulu sekizinci sınıf öğrencilerine uygulanmıştır. Uygulamanın sonuçlarına göre başarı testinin Cronbach Alfa güvenirlik katsayısı 0,812 bulunmuştur.Araştırmanın bir sonraki aşamasında İzmir ili Karabağlar ilçesinde rastgele seçim yöntemi ile belirlenen İlkkurşun İlköğretim Okulu 8. sınıf öğrencilerine, araştırmacı tarafından geliştirilen ?Fraktal Geometri Başarı Testi? nin esas uygulaması yapılmıştır. Uygulanan testin sonuçlarına göre yüksek-orta ve düşük olmak üzere üç farklı başarı düzeyinden öğrenciler seçilmiştir. Her bir başarı düzeyinden dört öğrenci olmak üzere toplam 12 öğrenci ile araştırmanın nitel kısmı gerçekleştirilmiştir. Bir nitel araştırma yöntemi olan örnek olay yöntemi kullanılarak, seçilen öğrenci gruplarının fraktal geometri ile ilgili düşünme düzeyleri incelenmiştir. Bu amaçla araştırmacı tarafında ilköğretim düzeyinde fraktal geometri ile ilgili görüşme soruları geliştirilmiştir. Öğrencilerin bu sorulara verdiği cevaplar derinlemesine incelenerek, fraktal şekillerle ilgili düşünme biçimleri incelenmeye çalışılmıştır.Örnek olay çalışmasından elde edilen verilere göre öğrencilerin fraktal şekillerin öz benzerlik ve tekrarlama özellikleri ile ilgili eksik bilgilere sahip olduğu buna paralel olarak fraktal örüntülerdeki adımlar arasındaki ilişkileri görmede zorluklar yaşadıkları görülmüştür. Öğrencilerin düzgün geometrik şekillere sahip nesneleri tanımlarken Öklid geometrisinde kullanılan terimleri kullanma yoluna gittikleri, düzgün olmayan şekillere sahip nesneleri tanımlarken ise daha çok benzetme yapma yolunu tercihe ettikleri sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Sözcükler: Fraktal geometri öğretimi, ilköğretim 8. sınıf, Düşünme biçimi.

Düşünme biçimiFraktal geometriGeometri+5
Mehmet Çağlar Coşar
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretimde kavram ve zihin haritaları ile desteklenmiş fen ve teknoloji eğitiminin öğrenme ürünleri üzerindeki etkileri

Bu yüksek lisans tezinde, ilköğretim dördüncü sınıf fen ve teknoloji dersindeki ?Gezegenimiz Dünya? ünitesinde kavram ve zihin haritaları kullanımının öğrenci başarısı, tutumu ve öğretilen bilgilerin hatırda kalıcılığı üzerindeki etkileri araştırılmıştır.Araştırma deneysel bir çalışma olup, 2010 ? 2011 öğretim yılının ikinci döneminde Amasya ilinde bulunan 75. Yıl İMKB Bayezit İlköğretim Okulunda okumakta olan 26 öğrenci ile 4 hafta süresince yürütülmüştür. Bu süreç boyunca öğrenciler kavram ve zihin haritaları ile desteklenmiş eğitim almışlardır.Araştırmada, ?Gezegenimiz Dünya? ünitesi ile ilgili akademik başarı testi ve fen ve teknolojiye yönelik tutumlarını belirlemek için tutum ölçeği kullanılmıştır. Akademik başarı testi ve fen ve teknolojiye yönelik tutum ölçeği ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Kavram ve zihin haritalarının öğretilen bilgilerin hatırda kalıcılığı üzerine etkisini belirlemek için konu anlatımından bir ay sonra akademik başarı testi tekrar uygulanmıştır.Araştırmada elde edilen veriler bağımlı t testi ile analiz edilmiştir.Bu araştırmanın sonucunda, öğrencilerin akademik başarı testi son test puan ortalamaları ön test puan ortalamalarına göre anlamlı seviyede yüksek bulunmuştur. Buna rağmen fen ve teknolojiye yönelik tutum ölçeği ön test puan ortalamaları son test puan ortalamalarına göre anlamlı seviyede yüksek bulunmuştur. Ayrıca kavram ve zihin haritaları ile verilen eğitimin bilgilerin kalıcılığına etkisi olduğu bulunmuştur.

Fen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimiFen ve teknoloji dersi+7
Özlem Aktaş
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim matematik öğretmenliği 2. sınıf öğrencilerinin fizik dersine yönelik tutumları ile öğrenme stilleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, İlköğretim matematik öğretmenliği 2. Sınıf öğrencilerinin öğrenme stilleri ile fizik dersine yönelik tutumları arasındaki ilişkiyi incelemektir.Araştırmada genel tarama modeli kabul edilmiştir.Araştırma 2011-2012 öğretim yılı bahar döneminde,İzmir İli ,Buca Eğitim Fakültesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği 2.sınıfta öğrenim gören 137 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir.Araştırma nicel araştırma yaklaşımı benimsemiştir. Araştırmanın veri toplama araçlarını 1985 yılında Kolb tarafından geliştirilen Kolb Öğrenme Stilleri Envanteri, Gamze Sezgin Selçuk tarafından geliştirilen (2004) Fizik Tutum Ölçeği ve öğrencilerin kişisel özellikleri belirlemek için kullanılan ?Kişisel Bilgi Formu? oluşturmaktadır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 15.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde sayı, frekans ve yüzdelerden, sayısal karşılaştırmalar için ki-kare (X²) testinden, aritmetik ortalama ve standart puan hesaplarından, ikili küme karşılaştırmalarında, Levenne, Scheffe ve t testinden, ikiden çok küme karşılaştırmalarında ise tek yönlü varyans analizinden (ANOVA) yararlanılmıştır. Değişkenler arasında anlamlı bir fark bulunup bulunmadığının belirlenmesinde 0,05 anlamlılık düzeyi esas alınmıştır.Araştırma sonunda Buca Eğitim Fakültesinde İlköğretim matematik Öğretmenliği bölümünde okuyan öğrencilerin, 21 inin ayrıştıran, 23ünün yerleştiren, 34 ünün özümseyen,59 unun değiştiren öğrenme stiline sahip oldukları belirlenmiştir. Erkek ve kız öğrenciler çoğunlukla değiştiren ve özümseyen öğrenme stilini tercih etmişlerdir. Şube değişkenine göre, örgün ve ikinci öğretim öğrencilerinin değiştiren ve özümseyen öğrenme stilini en fazla kullandıkları görülmüştür.Anadolu Lisesi, Anadolu Öğretmen Lisesi ve diğer liselerden mezun olan öğrencilerin çoğunlukla değiştiren öğrenme stilini tercih ettikleri görülmüştür.Fizik dersine yönelik tutum iki alt boyuta göre incelenmiştir.(ilgi duyma ve önem verme).Bu iki alt boyuta göre, erkek öğrencilerin fizik dersine yönelik tutumlarının kızlara göre daha olumlu olduğu belirlenmiştir. Erkek öğrencilerin ilgi duyma ve önem verme alt boyut tutum puanları kız öğrencilerinkinden yüksektir.Buna ek olarak örgün öğretimde okuyan öğrencilerin ilgi duyma ve önem verme alt boyut tutum puanlarının ikinci öğretimde öğrenim gören öğrencilere göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir.Farklı lise türlerinden mezun olan öğrencilerin (Anadolu lisesi,Anadolu Öğretmen Lisesi,Diğer liseler)fizik dersine karşı tutum düzeylerinin eşit olduğu tespit edilmiştir.Farklı öğrenme stilline sahip öğrencilerin fizik dersine karşı tutumlarının farklılıklar gösterdiği belirlenmiştir. Yerleştiren öğrenme stiline sahip öğrencilerin fizik ilgi duyma alt boyut tutum puanı ortalaması ile özümseyen ve değiştiren öğrenme stiline sahip olan öğrencilerin ilgi duyma alt boyut tutum puanı ortalaması arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Diğer taraftan özümseyen öğrenme stiline sahip öğrencilerin fizik önem verme alt boyut tutum puanı ortalaması ile yerleştiren ve değiştiren öğrenme stiline sahip olan öğrencilerin fizik dersine ilişkin önem verme alt boyut tutum puanı ortalaması arasındaki fark 0,05 düzeyinde anlamlı bir fark bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Öğrenme, Stil, Öğrenme Stili, Tutum, Fizik Dersine Yönelik Tutum

Aday öğretmenlerFizikFizik dersi+7
Burcu Erol
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

7. sınıf öğrencilerinin geometri öğrenme alanında matematiksel dil kullanımlarının incelenmesi

Araştırmanın amacı 7. sınıf öğrencilerinin geometri öğrenme alanında matematiksel dil kullanımlarını incelemektir.Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında, matematiksel dili kullanmakta zorlandıkları belirlenmiştir. Öğrencilerin matematiksel dil kullanım düzeylerinin genel olarak orta düzeyde olduğu, cinsiyete göre bir farklılık göstermediği, akademik başarı ile arasında pozitif bir ilişki olduğu ve akademik başarı arttıkça matematiksel dil kullanım düzeylerinin de arttığı belirlenmiştir. Matematiksel dil kullanım düzeyleri ile matematiksel dil tutum ölçeğinin problem oluşturabilme, kavram oluşumu ve şekle dönüştürebilme boyutlarında olumlu ilişki bulunmuştur. Öğrencilerin akademik başarıları ile matematiksel dil tutum ölçeğinin sadece kavram oluşumu boyutunda pozitif bir ilişki bulunmuş, öğrencilerin cinsiyetlerine göre matematiksel dil tutum ölçeğinin sözlü ifade, sembolik anlatım, kavram oluşumu ve şekle dönüştürebilme boyutlarında farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Matematiksel Dil, Geometri, Doğrular ve Açılar

GeometriMatematik eğitimiMatematik öğretimi+3
Zehra Ünal
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Bir eğitim yöntemi olarak yaratıcı drama ve John Somers yaklaşımı

Bu çalışmada, bir yöntem olarak eğitimde yaratıcı drama ve drama alanına katkılar sağlayan Somers'ın "bileşik uyaranlar" tekniği incelenmektedir. Çalışma, tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Veriler, bir yöntem olarak dramayı ve Somers'ın yakalaşımını ortaya koymak için alan yazında "doküman inceleme" ve "yarı yapılandırılmış görüşme formu" kullanılarak toplanmıştır.Araştırmada incelenen kaynaklar, dramanın eğitim veren tüm kurumlarda, öğrencilerin yaparak yaşayarak öğrenmeleri için önemli bir eğitim yöntemi olarak kullanabileceğini ortaya koymaktadır. Çalışma da ele alınan Somers'ın drama yaklaşımını oluşturan "bileşik uyaranlar" tekniği, eğitim-öğretim ve öğrenme sürecinde, öğreneni kurgulamaya/hayal etmeye/bağlantı kurmaya, doğaçlamalarla keşfetmeye, doğaçlamaları seçmeye ve yeniden şekillendirmeye, iletişim kurmaya olanak veren bireyler olmasına katkı sağlayabilir. Çalışma da bileşik uyaranlar kullanarak hazırlanan drama çalışmalarının, "kolektif yaratıma dayalı tiyatro oluşturmaya" da temel teşkil ettiği yapılan örnek uygulama ile ortaya konmuştur. Sonuç olarak yaratıcı drama ve Somers'ın drama yaklaşımı kalıcı öğrenmelerin gerçekleşmesini sağlayan bir yöntem olarak uygun konularda tüm derslerde kullanılabilir. Anahtar Sözcükler: Yöntem, Yaratıcı Drama, Bileşik Uyaran, John Somers

Gülistan Demir
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim dördüncü sınıf öğrencilerinin çevre konusundaki görüşleri: Manisa-Sarıgöl örneği

Bu araştırmada Manisa Sarıgöl ilçesindeki İlköğretim Dördüncü Sınıf Öğrencilerinin Çevre Konusundaki Görüşleri nelerdir? sorusunun cevabı araştırılmıştır. Araştırmada cinsiyet ve okul çevresi (sosyo-ekonomik düzey) değişkenlerine göre öğrencilerin çevreye karşı görüşlerini belirlemek için tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada Özpınar (2009) tarafından geliştirilen 30 soruluk 5?li Likert tipindeki Çevre Görüş Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Manisa ili, örneklemini ise Sarıgöl ilçesi merkez ve kırsal bölgelerdeki ilkokullarda okumakta olan dördüncü sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden alınan verilerde yer alan 24 okuldan 22 okula ulaşılmıştır. Örneklemde 360 öğrenci yer almaktadır. Öğrencilerin çoğunluğunu kırsal kesimde oturan, geçim kaynağı tarım olan büyük kısmı bağcılıkla bir kısmı da tütünle uğraşan ve bir kısmı da esnaf ya da memur ailelerden gelen 10-11 yaş grubu öğrenciler oluşturmaktadır.Çalışmada verilerin normal dağılıma uymaması sebebiyle parametrik olmayan yöntemlerden Mann-Whitney U testi, Kruskal-Wallis H testleri kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre; Manisa Sarıgöl ilçesindeki ilköğretim dördüncü sınıf öğrencilerinin çevre konusundaki görüşlerinin nitel karşılığı ?Katılıyorum? düzeyindedir. Okulun bulunduğu yerleşim birimine göre öğrencilerin çevre konusundaki görüşleri arasında merkezde bulunan okullar lehine anlamlı bir farklılık olduğu görülmektedir. Öğrencilerin çevre konusundaki görüşlerinin cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermediği görülmektedir. Öğrencilerin oturduğu yerleşim birimine göre bakıldığında ise ilçe merkezinde oturan öğrencilerin çevreyle ilgili görüşlerinin daha olumlu yönde olduğu söylenebilir. Anne ve babanın eğitim durumunun çocukların çevreye yönelik görüşleri açısından anlamlı bir farka sahip olduğu görülmüştür. Elde edilen bulgulara göre anne ve babanın eğitim düzeyi çocukların çevreye yönelik görüşlerinde olumlu yönde etki yaratmıştır. Öğrencilerin çevreye yönelik görüşlerinde anne ve babanın meslekleri de anlamlı bir farklılık oluşturmuştur. Memur olan annelerin ve emekli olan babaların çocukları çevreye yönelik en olumlu görüşlere sahiptir. Anahtar Sözcükler: İlköğretim Öğrencileri, Çevre İle İlgili Görüşler

ÇevreÇevre bilgisiÇevre eğitimi+2
Zeynep Betül Kaygusuz
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Fiziksel olaylar öğrenme alanı için Lego program tabanlı fen ve teknoloji eğitiminin öğrencilerin akademik başarılarına, bilimsel süreç becerilerine ve Fen ve Teknoloji dersine yönelik tutumlarına etkisi

Bu çalışmanın temel amacı, İlköğretim Fen ve Teknoloji Öğretim Programı?nın Fiziksel Olaylar Öğrenme Alanı için Lego Mindstoms NXT 2.0 robot kiti kullanılarak yapılan Fen ve Teknoloji eğitiminin öğrencilerin Akademik Başarı, Bilimsel Süreç Becerileri ve Fen ve Teknoloji Dersine Yönelik Tutumlarına olan etkisini incelemektir. Bu nedenle fizikle ilişkili konular Lego Mindstorms NXT 2.0 yardımıyla öğretilmiştir. Öğretim stratejisi olarak üç aşamalı model kullanılmıştır. Çalışmada ?ön test-son test yarı deneysel araştırma deseni? kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini İzmir?de yer alan bir devlet okulundan 6. Sınıf seviyesindeki 52 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma 5 haftalık bir sürede uygulanmıştır. Öğrencilerin yarısı kontrol diğer yarısı ise deney grubu olarak seçilmiştir. Deney grubundaki öğrenciler ile Lego Mindstorms NXT 2.0 desteğiyle öğretim yapılırken, kontrol grubundaki öğrencilerle 2005 yılında yeniden yapılandırılan öğretim programı standartları kapsamında öğretim yapılmıştır. Öğrencilerin ön ve son testteki fen akademik başarılarının seviyesini belirlemek için Akademik Başarı Testi kullanılmıştır. Öğrencilerin Fen ve Teknoloji dersine yönelik tutumlarındaki değişikliği belirlemek için Fen ve Teknoloji dersine yönelik tutum ölçeği kullanılmıştır. Üçüncü ölçek olarak, öğrencilerin ön ve son bilimsel süreç becerilerindeki değişikliği ölçmek için Bilimsel Süreç Becerileri Testi kullanılmıştır. Bu veri toplama araçlarına ek olarak deney grunundaki öğrencilerin konuyu öğrenme düzeylerini belirlemek ve öğrencilerin ders hakkında görüşlerini almak için yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre deney grubundaki öğrenciler Fen ve Teknoloji dersine yönelik olumlu tutum geliştirmişler, akademik başarılarını artırmışlar ve bilimsel süreç becerilerini geliştirmişlerdir. Bu master tezinin sonucu olarak robotlarla zenginleştirilmiş öğrenme ortamları öğrencilerin Fen ve Teknoloji dersine yönelik motivasyonlarını dramatik bir şekilde artırdığı söylenebilir. Bu nedenle gelecek nesiller için daha etkili öğrenme ortamlarının oluşturulması için robot teknolojilerinin Fen ve Teknoloji öğretim programına bütünleştirildiği ileri düzey çalışmaların yapılmasına gereksinim duyulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Lego Mindstroms NXT 2.0, Fen ve Teknoloji Öğretimi, Robotik, Sorgulaya Dayalı Öğrenme, Üç Aşamalı Model.

Akademik başarıFen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimi+7
Eda Özdoğru
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul öncesi eğitimin ilköğretime etkisinin aile katılımı ve çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Okul öncesi eğitim, çocuğun doğumundan itibaren, ilköğretime kadar olan tüm yaşantılarını içeren eğitim sürecidir. 0-6 yaş dönemini kapsayan bu dönem, çocuğun bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal gelişiminin hızlı olduğu ve kişilik yapısının biçimlenmeye başladığı, temel alışkanlıkların çocuğa kazandırıldığı önemli bir dönemdir. Okul öncesi eğitim aile katılımını temel alan yapısıyla aileyi eğitim sürecinin parçası haline getirmektedir. Bu nedenle okul öncesi eğitim sürecinin sadece çocuğun gelişim süreçlerini desteklemekle kalmayıp aileye eğitime katılımda aktif bir süreç yaşattığı düşünülmektedir. Erken dönemde verilen eğitimin çocuk ve aile açısından doğurgularının ortaya konulması bu dönem eğitiminin öneminin bir kez daha vurgulanması açısından önem taşımaktadır. Bu araştırmanın amacı, okul öncesi eğitim alan ve almayan çocuklar arasında sosyal beceriler, özdüzenleme becerileri ve duygusal zekâ gelişiminde farklılık olup olmadığı ortaya koymaktır. Çalışmanın bir diğer amacı ise, çocuğu okul öncesi eğitim alan veliler ve çocuğu okul öncesi eğitim almayan veliler arasında eğitime katılım gösterme konusunda önemli bir fark olup olmadığının incelenmesidir. Ayrıca araştırmada velilerin eğitime katılım gösterme konusunda görüşleri ile sınıf öğretmenlerinin okul öncesi eğitimin ilköğretim öğrencileri üzerindeki etkileri ve aile katılımına ilişkin görüşleri incelenmiştir.Çalışmanın evreni İzmir ili Buca ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı ilköğretim okullarında 2010-2011 bahar yarıyında 1. sınıfta öğrenim görmekte olan 5683 öğrenci, velileri ve öğretmenlerinden oluşmaktadır. Çalışmanın örneklemi ise uygun örnekleme yöntemi ile belirlenen 13 ilköğretim okulunda öğrenim görmekte olan anaokulu eğitimi almış ve anaokulu eğitimi almamış 929 öğrenci ile bu öğrencilerin velileri ile öğretmenlerinden oluşmaktadır.Araştırmada verileri toplama sürecinde elde edilen nicel veriler nitel verilerle desteklenerek araştırmanın derinlemesine bir boyut kazanması sağlanmıştır. Araştırmanın ilk aşamasında ilköğretim 1. sınıf öğrencilerine Avcıoğlu (2003) tarafından geliştirilen, Sosyal Becerileri Değerlendirme Ölçeği (7-12 yaş), Yıldız (2009) tarafından geliştirilen Özdüzenleme Becerileri Ölçeği ve araştırmacı tarafından geliştirilen 7 Yaş Grubu Çocuklar İçin Duygusal Zeka Ölçeği ile öğrencilerin ailelerine Fantuzzo, Tighe ve Childs tarafından (2000) orijinal olarak geliştirilen, Gürşimşek (2003) tarafından Türkçe geçerlilik güvenirlik çalışmaları yapılan Aile Katılım Ölçeği uygulanmıştır. Daha sonra örneklemden seçilen bir grup aile ve 1. Sınıf öğretmenleri ile görüşme yapılarak çalışma nitel verilerle desteklenmiştir.Çalışma sonucunda okul öncesi eğitim alan ve almayan birinci sınıf öğrencilerinin sosyal beceri, duygusal zekâ ve öz düzenleme becerisi puanları arasında okul öncesi eğitim alan öğrenciler lehine anlamlı fark olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca çocuğu okul öncesi eğitim alan velilerin aile katılım puanları ile çocuğu okul öncesi eğitim almayan velilerin aile katılım puanları arasında okul öncesi eğitim sürecine katılan velilerin lehine anlamlı fark olduğu görülmüştür. Son olarak araştırmanın nitel boyutu olan öğretmen ve velilerle yapılan görüşmelerden elde edilen veriler araştırmanın nicel sonuçlarını destekler nitelikte olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Okul öncesi eğitim, ilköğretim, aile katılımı, sosyal beceri, duygusal zeka, özdüzenleme becerileri.

Aile katılımıDuygusal zekaOkul öncesi eğitim+3
Deniz Ekinci Vural
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet Dönemi eğitim bütçeleri

Cumhuriyet Dönemi Milli Eğitim Bütçeleri başlıklı bu çalışmanın temel amacı, Türkiye'de cumhuriyet döneminde eğitime ayrılan bütçenin eğitim politikaları ekseninde nasıl şekillendiğinin ortaya konmasıdır. Bu araştırma ile geçmişteki eğitim politikalarının uygulanmasında mali durum dengelerinin nasıl düzenlendiği ortaya konmaya çalışılmaktadır. Çalışmada 1923-1950 yılları arasında MEB'e ayrılan bütçelerin sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel bakımdan nasıl bir rota izlediği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu çerçevede 1923-1950 yılları arasında gerçekleşen eğitim politikalarına yer verilmiş, her yılın bütçeleri incelenerek etkileşimleri üzerinde durulmuştur. Sayısal bilgi ve verilerden yararlanılarak, Atatürk ve İnönü dönemleri kendi içlerinde değerlendirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Türk Eğitim Tarihi, Ekonomi Politikaları, Bütçe

BütçeBütçe politikalarıCumhuriyet Dönemi+4
Saide Ayvaz
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 7. ve 8. sınıflarda Türkçe-matematik birlikteliğinin öğrencilerin problem çözme becerisine etkisi

Dil, matematiğin önemli bir öğesidir. Özellikle problem çözme sürecinde sıklıkla karşılaştığımız sorunlardan biri de soruyu doğru anlayamama üzerine temellendirilebilir. Bu durum beraberinde matematiksel problemlerde kullanmamız gereken Türkçe becerilerin problem çözme sürecimize nasıl bir katkısı olduğu sorusunu getirir. Bu çalışmanın amacı İlköğretim 7. ve 8. sınıflarda Türkçe-Matematik birlikteliğinin öğrencilerin problem çözme becerisine etkisini incelemektir.Türkçe kısmında okuma, yazma, dinleme ve konuşma becerileri ele alınırken, matematik kısmında problem çözme süreci ele alınmıştır. Özellikle sözel problemlerdeki başarısızlığın, öğrencilerin okuduğunu anlayamaması, yazamaması, ifade edememesi ve bunun sonucunda çözüme yönelik bir şema oluşturamamasından kaynaklandığı düşünülmektedir.Çalışmamızın örneklemini; İstanbul ili Büyükçekmece İlçesinde bulunan Yalçın Çiftçioğlu İlköğretim Okulu, Dr. Sadık Ahmet İlköğretim Okulu, Fatih Koleji ve Akademi Koleji okullarındaki 100 7. sınıf ve 100 8. sınıf öğrencisi olmak üzere toplam 200 öğrenci oluşturmaktadır. Örnekleme katılan öğrencilere 20 soruluk problem testi uygulanmıştır ve Türkçe Becerilerini belirlemeye yönelik okuma, dinleme, yazma ve konuşma becerileri değerlendirme formları öğrencilerin Türkçe Öğretmenleri tarafından doldurulmuştur.Bu araştırma kapsamında nitel ve nicel araştırma yöntemi kullanılacaktır. Araştırmanın gerçekleşmesinde veri toplama yöntemi olarak klinik mülakat yöntemi kullanılmıştır. Öğrencilerin problem çözme becerilerini yansıtan gözlem, görüşme ve video kayıtları yoluyla veri toplanacaktır. Öğrencilere denklem problemlerini içeren problem testi uygulanması ve elde edilen puan ile Türkçe Becerileri değerlendirme formlarından elde edilen puanların arasındaki ilişkiye bakılması da araştırmanın nicel boyutunu oluşturmaktadır. Araştırmada nicel verilerin analizi PASW statistics 18 paket programı kullanılarak yapılmıştır.Araştırma sonucunda genel Türkçe okuma, dinleme, yazma ve konuşma becerileri ile matematik problem çözme becerisi arasında pozitif yönde bir ilişki bulunmuştur. Sonuçlara bakıldığında 7. sınıf öğrencilerinde matematik puanı ile okuma becerisi arasındaki ilişki diğerlerine göre daha güçlüdür. 8. sınıf öğrencilerinde ise matematik puanı ile dinleme becerisi arasındaki ilişki diğerlerine göre daha güçlü olarak tespit edilmiştir.Bu çalışma ışığı altında Türkçe dersinde kazanılan dil becerilerinin problem çözme süreciyle ilişkili olduğu, bu nedenle Türkçe derslerinde bu becerilerin özellikle ele alınması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu amaçla yapılacak olan matematiksel okuma, yazma, konuşma veya dinleme etkinliklerinin öğrencilerin problem çözümüne katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler: Türkçe Becerileri, Problem Çözme Becerisi

Dil becerileriMatematik dersiMatematik eğitimi+6
Gülşah Burcu Polat
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Canlılarda üreme, büyüme ve gelişme ünitesinin araştırmaya dayalı öğrenme yöntemi ile işlenmesinin öğrencilerin akademik başarılarına, bilimsel süreç becerilerine ve fen ve teknoloji dersine yönelik tutumlarına etkisi

Bu araştırmanın amacı, Fen ve Teknoloji Dersi 6. Sınıf ?Canlılarda Üreme, Büyüme ve Gelişme? ünitesinin araştırmaya dayalı öğrenme yöntemi ile uygulanmasının öğrencilerin akademik başarılarına, bilimsel süreç becerilerine ve fen ve teknolojiye yönelik tutumlarına etkisini araştırmaktır. Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Çalışma 2011?2012 eğitim öğretim yılında İzmir iline bağlı bir devlet okulu 6. sınıflarında uygulanmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre araştırmaya dayalı öğrenme yönteminin uygulandığı deney grubu öğrencileri ile 2005 Fen ve Teknoloji Dersi Öğretim Programı doğrultusunda öğrenim gören kontrol grubu öğrencilerinin akademik başarıları, bilimsel süreç becerileri ve fen ve teknolojiye yönelik tutumları arasında anlamlı fark bulunmuştur. Elde edilen bu sonuçlara göre araştırmaya dayalı öğrenme yönteminin kullanımının öğrencilerin akademik başarılarını arttırdığı, bilimsel süreç becerilerini ve fen ve teknolojiye yönelik tutumlarını geliştirdiği ortaya konulmuştur.

Akademik başarıAraştırma-inceleme yoluyla öğretimBilimsel süreç+7
Kemal Çelik
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Aile katılımlı performans görevlerinin ilköğretim 5. sınıf öğrencilerinin matematik dersi erişi ve tutumlarına etkisi

Bu araştırmada bir öğretme-öğrenme yöntemi olarak kullanılan proje tabanlı öğrenme yaklaşımıyla desteklenmiş aile katılımlı performans görevlerinin ilköğretim 5. sınıf öğrencilerinin matematik dersi başarı ve tutumlarına etkisi incelenmiştir.Araştırmada ön test ? son test kontrol gruplu yarı deneysel desen ile nitel araştırma yöntemlerinden görüşme birlikte kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verileri öğrencilere ön-son test olarak uygulanan matematik başarı testi ve matematik tutum ölçeği, hem öğrencilere hem de velilere ön-son test olarak uygulanan performans görevlerine yönelik görüş alma ölçekleri ile toplanmıştır. Nitel veriler ise öğrenci ve velilerden yarı yapılandırılmış görüşme formları, günlükler ve odak grup görüşmesi yoluyla elde edilmiştir.Araştırmanın çalışma grubu İzmir ili Buca ilçesi TOKİ Turgut Özal İlköğretim Okulundaki öğrencilerden oluşmuştur. Araştırmanın başında karne notları ve deneme sınav puanlarına göre iki denk grup belirlenmiştir. Belirlenen gruplar arasından deney ve kontrol grubu kura yoluyla belirlenmiş ve gruplarda 25'er öğrenci yer almıştır.2011?2012 öğretim yılı ikinci döneminde 6 hafta süren çalışmanın öğretme-öğrenme sürecinde deney grubunda aile katılımlı performans görevi etkinlikleri, kontrol grubunda ise öğretmen kılavuz kitabı ile öğrenci ders ve çalışma kitaplarına dayalı öğretim etkinlikleri uygulanmıştır.Öğrenci ve velilere uygulanan araçlardan elde edilen nicel verilerin analizinde gruplar kendi içinde karşılaştırılırken bağımlı ve birbirleriyle karşılaştırılırken bağımsız örneklemler için t testi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır.Araştırma sonunda öğrencilerin matematik dersi başarı, tutum ve performans görevlerine yönelik görüşlerinde deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur. Çalışma sonunda velilerin performans görevlerine yönelik görüşlerinde deney grubu lehine anlamlı farklılıklar meydana gelmiştir.Deney grubu öğrenci ve velilerinden elde edilen nitel verilerin analiziyle aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır. Öğrenci ve velilerin görüşlerine göre, öğrencilerin aile katılımlı performans görevlerini yaparak-yaşayarak öğrendiği, bu görevlerin öğrencilerin duyuşsal özelliklerinde olumlu gelişmeler meydana getirdiği, öğrencilerin yaratıcılık, işbirliği gibi becerilerini geliştirdiği, çalışma sürecinde birçok araç-gereç ve kaynaktan yararlanıldığı, sunum ve değerlendirme çalışmalarının planlı bir şekilde gerçekleştiği belirlenmiştir. Ayrıca veli katılımlı gerçekleştirilen bu çalışmalar velilerin de duyuşsal özelliklerinde, işbirliği ve iletişim becerilerinde olumlu gelişmelere neden olmuştur.Anahtar Kelimeler: Performans Görevi, Proje Tabanlı Öğrenme, Performans Görevi, Performans Değerlendirme, Öz-Grup Değerlendirme, Dereceli Puanlama Anahtarı, Aile Katılımı, Matematik Başarısı, Tutum

AileAile katılımıAkademik başarı+7
Yasin Akay
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler eğitimi öğrencilerinin öğrenim gördükleri programa ilişkin algı ve beklentileri

Bu araştırmada esas olarak amaç; İlköğretim anabilim dalı, sosyal bilgiler eğitimi öğrencilerinin öğrenim gördükleri programlarında; tarih, coğrafya ve mesleki eğitim (formasyon) derslerine ait bilgi ve beceri kazanımı, öğretim yöntem ve tekniklerin kullanımı, sosyal ve kültürel etkinliklerin sıklığı, temel düşünce becerilerinin geliştirilmesine yönelik etkinliklerin varlığı ve psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetlerine yönelik algı ve beklentileri arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Araştırma altı üniversitede (Adnan Menderes Üniversitesi, Afyon Kocatepe Üniversitesi, Balıkesir Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Pamukkale Üniversitesi, Uşak Üniversitesi) Sosyal Bilgiler Eğitimi Anabilim Dalı, dördüncü sınıfta öğrenim gören 415 öğrenciyi kapsamaktadır. Öğrencilere, araştırmacıtarafından geliştirilen ?Sosyal Bilgiler Eğitimine Yönelik Öğrenci Algı ve Beklenti Düzeyi Ölçeği? uygulanarak veri elde edilmiş, veriler SPSS istatistik programında değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre, öğrencilerin en yüksek algı puanı tarih derslerine yönelik bilgi ve beceri kazanımına, en yüksek beklenti puanı da düşünme becerilerini geliştirmeye yönelik etkinliklere ait çıkmıştır. Algı ve beklenti puanlarıarasında pozitif bir ilişki olduğu saptanmıştır. Ayrıca algı ve beklenti arasındaki farkın yüksek çıkmasıyla, öğrencilerin beklentilerinin karşılanamadığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal bilgiler eğitimi, algı, beklenti.

Aday öğretmenlerAlgıBeklentiler+7
Aslı Çetinoğlu
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Probleme dayalı öğrenmenin fen öğretmen adaylarının problem çözme becerileri, akademik başarıları ve tutumları üzerindeki etkisi

Fen ve teknoloji öğretiminde öğretmenlerin rehber olarak önemli bir role sahip olduğu söylenebilir. Söz konusu başarılı öğretmenler yetiştirmek olduğu zaman problem çözme yeteneği ve pozitif düşünme becerisi ön plana çıkmaktadır. Kullanılacak yöntem ve teknikten, yapılacak olan ölçme ve değerlendirme işlemlerine kadar problemi merkeze alarak problem çözümünde etkili bir yaklaşım olan probleme dayalı öğrenme bu becerilerin gelişimine katkıda bulunan bir öğretim yöntemidir. Bu kapsamda çalışmanın amacı, Biyoloji laboratuarı uygulamalarında probleme dayalı öğrenme yönteminin kullanılmasının öğretmen adaylarının problem çözme becerilerine, akademik başarılarına ve biyoloji laboratuarına yönelik tutumlarına etkisini araştırmaktır. Uygulama Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesinde dördüncü yarıyılında öğrenim görmekte olan Fen öğretmen adaylarıyla yapılmıştır. Bu çalışma ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Kontrol grubunda dersler genel biyoloji laboratuvarı öğretim programı ve etkinlikleri ile sürdürülürken, deney grubunda dersler probleme dayalı öğrenme ile dersler sürdürülmüştür. Uygulama öncesinde ve sonrasında deney ve kontrol gruplarındaki öğretmen adaylarına Problem Çözme Becerileri Ölçeği, Genel Biyoloji Laboratuvarı I Akademik Başarı Testi ve Biyoloji Laboratuvarına Yönelik Tutum Ölçeği uygulanmıştır. Ayrıca deney grubundaki öğretmen adaylarıyla uygulama sonrasında probleme dayalı öğrenme yöntemine ilişkin yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerin analizi SPSS programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizi sonucunda deney ve kontrol grubundaki öğretmen adaylarının üniteye ilişkin problem çözme becerileri algıları, akademik başarıları ve biyoloji laboratuarına yönelik tutumları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Ayrıca deneysel uygulamanın sonunda öğretmen adaylarının probleme dayalı öğrenme yöntemine ilişkin görüslerini belirlemek amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme soruları kullanılarak deney grubunda yer alan öğretmen adaylarıyla görüşmeler yapılmıştır. Yapılan görüşmelerin analizi sonucunda öğretmen adaylarının probleme dayalı öğrenme yöntemine ilişkin olumlu görüşlere sahip olduğu söylenebilir. Gerçekleştirilen bu çalışmanın, yapılacak olan yeni araştırmalara ışık tutacağı ve probleme dayalı öğrenme yönteminin öğretmen adayları üzerindeki etkililiğinin belirlenmesine yardımcı olacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Probleme dayalı öğrenme, problem çözme becerileri ve fen öğretmen adayı

Aday öğretmenlerAkademik başarıFen bilgisi eğitimi+7
Erkan Özcan
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Gerçekçi matematik eğitimi yaklaşımının ilköğretim 4. sınıf öğrencilerinin erişilerine ve motivasyonlarına etkisi

Bu araştırmada, ilköğretim kurumlarında dördüncü sınıflarda ölçme öğrenme alanındaki uzunluk ölçme, sıvıları ölçme, zamanı ölçe ve ağırlık alt öğrenme alanlarının öğretiminde, Gerçekçi Matematik Eğitimi [Realistic Math Education (RME)] yaklaşımın öğrenci başarısı ve motivasyonuüzerine etkileri incelenmiştir. Araştırmada öntest ? sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Çalışma 2012?2013 öğretim yılı ikinci döneminde 29 kişi deney, 29 kişi kontrol grubunda olmak üzere 58 dördüncü sınıf öğrencisiyle yürütülmüştür. Dersler deney grubunda RME yaklaşımı ile kontrol grubunda ise 2005 MEB ilköğretim matematik dersi öğretim programında yer alan etkinlikler doğrultusunda sürdürülmüştür. Araştırmanın verileri öğrencilere ön ve son test olarak uygulanan matematik erişi testi ve matematik motivasyon ölçeği ile toplanmıştır. Elde edilen veriler ilişkili örneklem t testi ve ilişkisiz örneklem t testi kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonucunda RME yaklaşımı kullanılarak gerçekleştirilen matematik öğretiminin, 2005 MEB ilköğretim matematik dersi öğretim programında yer alan etkinlikler doğrultusunda yapılan öğretimden daha etkili olduğu ve öğrenci motivasyonlarını olumlu yönde geliştirdiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Gerçekçi Matematik Eğitimi (RME) Yaklaşımı, Ölçüler, Motivasyon

Gerçekçi matematik eğitimiMatematik eğitimiMatematik öğretimi+4
Pınar Çakır
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Sorgulamaya dayalı mesleki gelişim etkinliklerinin ilköğretim Fen ve Teknoloji öğretmenlerinin bilimsel süreç becerilerine, öz-yeterlik ve sorgulamaya dayalı öğretime ilişkin inançlarına etkisi

Bilim ve teknoloji alanında meydana gelen değişim ve gelişmelerin etkisiyle güçlü bir gelecek oluşturmak için bireylerin fen ve teknoloji okuryazarı olarak yetiştirilmesinin önemi açıkça ortadadır. Ülkemizde yeniden yapılandırılan fen ve teknoloji öğretim programı bireylerin bilgiyi kendilerinin oluşturmasını esas alan yapılandırmacı öğrenme yaklaşımını benimsemiş ve sorgulamaya dayalı öğretimi öğrencilerin öğrenmesini sağlayan güçlü bir araç olarak önermiştir. Öğretim programının amaçladığı gibi sorgulamaya dayalı öğrenmenin hedeflendiği şekilde kullanılabilmesinde ön koşul öğretmenlerin sorgulamaya dayalı öğretimi derslerinde uygulama konusunda kendilerini yeterli hissetmeleridir. Bu kapsamda çalışmanın amacı; sorgulamaya dayalı mesleki gelişim etkinlikleri ile öğretmenlerin sorgulamaya dayalı öğretim konusunda becerilerinin ve öz-yeterliklerinin gelişmesini ve inançlarını olumlu bir şekilde etkilemeyi sağlamak olarak belirlenmiştir. Çalışmada ayrıca öğretmenlerin sorgulama yöntemine yönelik sahip oldukları inançlarının, öz yeterlik inançlarının ve becerilerinin cinsiyetlerine ve mesleki deneyimlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı da incelenmiştir. Araştırmanın bağımlı değişkeni öğretmenlerin öz yeterlik inançları, sorgulamaya dayalı öğretime ilişkin inançları ve bilimsel süreç becerileridir. Araştırmanın bağımsız değişkenini ise sorgulamaya dayalı mesleki gelişim etkinlikleri oluşturmaktadır. Bu araştırmada ?tek gruplu ön test-son test modeli? kullanılmıştır. Çalışma grubunu İzmir ilinde çeşitli okullarda görev yapmakta olan 30 ilköğretim fen ve teknoloji öğretmeni oluşturmaktadır. Öğretmenlerin çalışmaya katılımında ulaşılabilirlik ve gönüllülük esas alınmıştır. Etkinlikler, öğretmenlerin sorgulamaya dayalı öğretime ilişkin inançlarını olumlu yönde etkilemeyi ve becerilerini geliştirmeyi amaçlayacak şekilde hazırlanmıştır. Veri toplama aracı olarak ?Sorgulama Tabanlı Fen Öğretimi Öz yeterliği Ölçeği?, ?Sorgulamaya Dayalı Öğretime İlişkin İnanç Ölçeği? ve ?Bilimsel Süreç Becerileri Testi? kullanılmıştır. Ayrıca etkinlikler sonrası dokuz öğretmen ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Çalışmadan elde edilen verilere göre uygulama öncesi ve uygulama sonrası öğretmenlerin bilimsel süreç becerileri testi, sorgulamaya yönelik öz yeterlik inanç ölçeği ve sorgulamaya dayalı öğretime yönelik inanç ölçeğinden aldıkları puanlar arasında anlamlı fark bulunmuştur. Bununla birlikte öğretmenlerin sorgulama yöntemine yönelik öz yeterlik inançlarının onların cinsiyetlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği bulunmasına rağmen bilimsel süreç becerileri ve sorgulamaya yönelik inanç ölçeğinden aldıkları puanların cinsiyetlerine göre farklılaşmadığı bulunmuştur. Mesleki kıdemlerine göre ölçekler ve testten aldıkları puanlar incelendiğinde ise puanların istatistiksel olarak anlamlı olmadığı görülmüştür. Yarı yapılandırılmış görüşme sonuçları da sorgulamaya dayalı mesleki gelişim etkinliklerinin etkililiğini desteklemektedir. Çalışmanın bulgularına dayanarak öğretmenlere sorgulama yöntemi konusunda verilen uygulamalı mesleki gelişim eğitimlerinin sayısının arttırılması, lisans derslerinde öğretmen adaylarının sorgulama yöntemini tanımalarının sağlanması ve öğretim programında sorgulama yöntemine uygun ders planı ve etkinliklere yer verilmesi önerilmektedir. Ayrıca ileride yapılacak çalışmalar için öğretmenlerin uygulamalı mesleki gelişim eğitimi sonucu kazanımları, farklı değişkenler açısından ve sınıf ortamına nasıl yansıdığı ile ilgili olarak araştırılabileceği önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Sorgulamaya Dayalı Mesleki Gelişim, Öz yeterlik Algısı, Bilimsel Süreç Becerileri, Sorgulamaya Dayalı Öğretime Yönelik İnanç, Fen ve Teknoloji Öğretmenleri.

Bilimsel süreçFen bilgisi öğretimiFen ve teknoloji dersi+7
Merve Kocagül
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

7. sınıf öğrencilerinin cebir öğrenme alanında matematiksel dil kullanımlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, 7. sınıf öğrencilerinin cebir öğrenme alanında matematiksel dil kullanımlarını incelemektir. Bu bağlamda araştırmada, 7. sınıf öğrencilerinin cebir öğrenme alanında matematiksel dili anlayabilme ve kullanabilme becerileri incelenmiş ve matematik başarıları ile cinsiyetleri arasındaki ilişki üzerinde durulmuştur. Ayrıca matematiksel dil kullanımına ilişkin görüşleri değerlendirilerek matematiksel dil kullanabilme becerileri, cinsiyetleri ve matematik başarıları arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmada genel tarama modeli kabul edilmiştir. Araştırmanın örneklemini Şanlıurfa? nın Viranşehir ilçesine bağlı ortaokulların 7. sınıflarında öğrenim gören 160 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada iki tane veri toplama aracı kullanılmıştır. Bunlardan birincisi öğrencilerin cebir öğrenme alanında matematiksel dil kullanımlarını belirlemeyi amaçlayan 19 sorudan oluşan bir başarı testidir. İkinci veri toplama aracı ise öğrencilerin matematiksel dile ilişkin görüşlerini belirlemeyi amaçlayan Çalıkoğlu Bali (2002)? nin geliştirdiği ölçekten yararlanılarak araştırmacı tarafından hazırlanan likert tipi matematiksel dil ölçeğidir. Uygulama araçları 2012-2013 eğitim öğretim yılında uygulanmış ve toplanan verilerin analizinde SPSS 16.0 bilgisayar paket programı kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda; öğrencilerin cebir öğrenme alanında önemli eksiklikleri olduğu sonucuna varılmıştır. Öğrencilerin cebir öğrenme alanında matematiksel dil kullanım becerilerinin yeterli düzeyde olmadığı ve cebir öğrenme alanında bazı kavram yanılgılarına sahip oldukları görülmüştür. Ayrıca, 7. sınıf öğrencilerinin sözel bir ifadeyi matematiksel olarak ifade ederken ve matematiksel bir ifadeyi de sözel olarak ifade ederken zorlandıkları tespit edilmiştir. Öğrencilerin matematiksel dili anlayabilme ve kullanabilme düzeyleri ile matematik başarıları arasında orta düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişkinin olduğu ve öğrencilerin matematiksel dili anlayabilme-kullanabilme düzeylerinin cinsiyetlerine göre önemli bir farklılık göstermediği bulgusuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin matematiksel dil kullanımına ilişkin olumlu görüşe sahip oldukları, matematiksel dili anlayabilme-kullanabilme düzeyleri ile matematiksel dil kullanımına ilişkin görüşleri arasında düşük düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmüştür. Ayrıca kız öğrencilerin matematiksel dil kullanımına ilişkin görüşlerinin erkek öğrencilere göre daha olumlu olduğu bulunmuştur. Son olarak, elde edilen sonuçlar doğrultusunda bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Matematiksel dil, cebir, cebir öğretimi, değişken.

CebirMatematik dersiMatematik eğitimi+5
Esra Akarsu
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim matematik öğretmen adaylarının mesleğe karşı tutum, algı ve umutsuzluk düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği Bölümü dördüncü sınıf öğrencilerinin öğretmenlik mesleğine yönelik mesleki tutum, algı ve umutsuzluk düzeyleri arasındaki ilişkiyi ve bu değerlendirmelerin bağlı olduğu faktörleri incelemektir. Araştırma, 2012-2013 öğretim yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği Bölümü?nde örgün ve ikinci öğretim dördüncü sınıfa devam eden 178 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Bu araştırma kapsamında Beck Umutsuzluk Ölçeği, ?Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği? ve ?Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Algı Ölçeği? kullanılacaktır , araştırmanın yöntemi betimsel yöntemdir. Araştırmada kullanılacak olan ve veri toplama araçlarıyla toplanan veriler, araştırma amaçları doğrultusunda betimsel ve ilişkisel istatistikî işlemlere tabi tutulmuştur. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 15.0 paket programı yardımı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularını çözümlemek için t-testi, tek yönlü varyans analizi(ANOVA) , Cronbach alfa katsayısı, Pearson korelasyon katsayısı,Sperman korelasyon katsayısı,Man-Whitney U testi , Kruskal Wallis testi, frekans ve ortalama verileri kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği Bölümü'nde dördüncü sınıfa devam eden öğrencilerin öğretmenlik mesleğine yönelik tutum ve algıları arasında pozitif yönde, anlamlı bir ilişki, öğretmenlik mesleğine yönelik tutum ve umutsuzluk düzeyleri arasında negatif yönde, anlamlı bir ilişki, öğretmenlik mesleğine yönelik algı ve umutsuzluk düzeyleri arasında negatif yönde, anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Öğretmenlik mesleğine yönelik tutum, algı ve umutsuzluk düzeyleri cinsiyet, gelir düzeyi, ikamet yeri, anne-baba eğitim düzeyleri değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık göstermezken; öğretmenlik mesleğine yönelik tutum, algı ve umutsuzluk düzeyleri ile mesleği seçme nedenleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Cinsiyet değişkeni ile sadece umutsuzluk düzeyi arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Tutum, Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Algı, Umutsuzluk Düzeyi, Algı, Tutum

Aday öğretmenlerAlgıMatematik öğretimi+5
Bahar Dinçer
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İnsan hakları ve demokrasi alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının insan hakları ve demokrasi eğitimine katkısı

Bu çalışmanın amacı insan hakları alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının insan hakları ve demokrasi eğitimine katkılarını tespit etmektir. İnsan hakları, insanlığın varoluşundan bu yana sürekli konuşulan ve tartışılan bir konudur. Eski çağlardan beri insanlığın kaderini belirleyen, medeniyetlerin ve kültürlerin oluşmasının temel sebebi insan haklarıdır. İnsan, hakları varsa insandır ve özgürdür. Haklarının olmadığı ve özgür olarak yaşayamadığı hiçbir yerde insanlık var olmamıştır. İnsan hakları alanında kazanımlar elde edildikten sonra tartışılan konu ise bu hakların ne kadar eşit dağıtıldığı olmuştur ve bu konu halen tartışılmaktadır. Bu noktadan itibaren demokrasi konusu konuşulmaya başlanmıştır. İnsan olarak haklarımız var ama ne kadar demokratız? Yani karşımızdaki insanın haklarına ne kadar saygılıyız? Günümüzde ise insan haklarının ve demokrasinin ne kadar önemli olduğu artık herkes tarafından kabul edilmektedir. Bir toplumun demokrat olma özelliği ile o toplumda yaşayanların huzur ve mutluluğu doğru orantılıdır. Bu konu üzerinde çalışan sivil toplum kuruluşları, yurttaşları insan hakları ve demokrasi eğitimleri ile daha da ilerletmeyi hedeflemişlerdir. Araştırmada öncelikle tarama yöntemine başvurulmuş, ayrıca sivil toplum kuruluşlarının yöneticileriyle röportajlar yapılarak röportaj tekniği de kullanılmıştır. Çalışmada öncelikle demokrasi konusu ele alınmıştır. Bu başlık altında demokrasimizin dünyadaki ve Türkiye?deki gelişimine, sivil toplum kuruluşlarının demokrasi eğitimi konusundaki çalışmalarına değinilmiştir. İkinci olarak insan hakları konuları ele alınmıştır. İnsan hakları kavramından başlayarak STK?ların bu alanda yaptığı çalışmalar üzerinde durulmuştur. Son olarak ise ülkemizde bu alanda yürütülen projeler ve bunlara ait hazırlanmış raporlar, veriler ve tablolar sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sivil Toplum Kuruluşları, Demokrasi, İnsan Hakları

Gerçek Gövercin
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Tek parti döneminde (1924-1946) ilkokullarda vatandaşlık eğitimi

Türkiye Cumhuriyet?inin kurulması ile birlikte yeni bir dönem başlamış, yenilik hareketleriyle birlikte yurttaşlık eğitimi de önem kazanmıştır. Bu dönemde siyasal, toplumsal, hukuksal ve ekonomik alanlarda yapılan yeniliklerin içselleştirilmesi en önemli hedeftir. Cumhuriyet?in kurucuları da hedeflerini gerçekleştirmek için karar verdiler. Önemi hiçbir dönem yadsınamaz bir araç olan eğitim ile rotalarını çizmeye başladılar. İstenilen vatandaş modelinin çizilmesinde mihver ders ?Yurt Bilgisi"dir. Büyük bir öneme sahip olan bu ders cumhuriyet değerleriyle donatılmış bir nesil yetiştirilmesinde kilit rol oynamaktadır. Bu çalışmada Tek Parti Dönem?inde ilkokul programlarında yer alan ve temel hedefi ?yurttaş yetiştirmek? olan Yurt Bilgisi dersine ait önemli ipuçları sunulmaktadır. Tek Parti Dönem?inin siyasal yapısının müfredata ve ders kitaplarına yansıtılmasıyla birlikte istenilen yurttaş modeli de çizilmiştir. Yeni bir nesil yaratma çalışmalarının hedeflendiği bu dönemde çocuklara bu değerlerin aktarılmasında temel bir role sahip olan Yurt Bilgisi dersine önemli işlevler yüklenmiştir. Eski dönemden yeni döneme geçişte, eskiye set çekerek ulus devlet şemsiyesi altında, yeniliklerin içselleştirmesi önemsenmiştir. Siyasal bir inşanın yanında sosyal açıdan en ince ayrıntısına kadar bireylerin yetiştirilmesi hedeflenmiştir. Milliyetçiliği adeta sloganlaştıran Yurt Bilgisi kaynakları öğrencilere öğütlerle kaleme alınmıştır.

Arzu Altındağ
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 5. sınıf Sosyal Bilgiler dersinde güncel olayların öğrenci başarısına ve hatırda tutma düzeyine etkisi

Bu çalışmanın amacı, Güncel Olayların kullanımının İlköğretim 5.sınıf öğrencilerinin Sosyal Bilgiler dersindeki akademik başarı ve hatırda tutma düzeylerine yönelik etkisini araştırmaktır. Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma 2011-2012 eğitim-öğretim yılı 2. döneminde,İzmir Şehit Astsubay Ümit Başaran İlköğretim okulunda deney ve kontrol grubu olarak belirlenen 5-B ve 5-D sınıflarında gerçekleştirilmiştir.Bu çalışmaya deney grubunda 26, kontrol grubunda 26 olmak üzere toplam 52 ilköğretim 5. Sınıf öğrencisi katılmıştır.Araştırmanın uygulaması Sosyal Bilgiler dersindeki ?Toplum İçin Çalışanlar? konusunun öğretiminde gerçekleşmiştir.Deney grubundaki öğrencilere güncel olayların kullanımıyla,kontrol grubundaki öğrencilere ise geleneksel öğretim yöntemleri ile öğretim yapılmıştır. Araştırma haftada 3 saat olmak üzere toplam 15 ders saatini kapsayan süre içerisinde gerçekleşmiştir. Araştırmada veri toplamak amacıyla öğrencilerin denkleştirilmesinde kullanılmak üzere bir anket formu, öğrencilerin akademik başarılarını ve öğrenilenlerin hatırlama düzeyini ölçecek bir başarı testi, Sosyal bilgiler dersinin güncel olaylara göre işlenmesine yönelik ders planları,ders notları,sınıf içi etkinlikler için öğretim materyalleri,ayrıca öğrencilerin güncel olayların kullanımına ilişkin görüşlerini almaya yönelik bir anket formu geliştirilmiştir. Araştırmayla ilgili tüm istatistiksel çözümlemelerde SPSS 15 paket programından yararlanılmıştır. Grupların ortalama puanları ile puan dağılımlarının standart sapmaları hesaplanmıştır. Grup içi ve gruplararası karşılaştırmalarda Mann Whitney U ve Wilcoxon Signed Ranks Testinden yararlanılmış ve anlamlılık düzeyi .05 güven düzeyi benimsenmiştir. Yapılan veri çözümlemelerinden sonra şu sonuçlara ulaşılmıştır: 1. Sosyal bilgiler dersinde güncel olayların kullanıldığı deney grubu ile geleneksel öğretimin uygulandığı kontrol grubunun akademik başarıları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark vardır. Yani güncel olayların kullanımının deney grubu öğrencilerinin akademik başarılarına olumlu yönde bir katkı sağladığı gözlemlenmektedir. Başka bir deyişle, bu araştırma sosyal bilgiler dersinde güncel olayların kullanımının geleneksel öğretimden daha etkili olduğunu göstermektedir. 2. Sosyal Bilgiler dersinde, güncel olayların kullanıldığı deney grubu ile, öğretimin uygulandığı kontrol grubu arasında öğrenmenin hatırlama düzeyi bakımından deney grubu lehine anlamlı bir fark vardır. Başka bir deyişle bu araştırma, Sosyal Bilgiler Dersinde öğrencilerin bilgileri hatırlama düzeyleri bakımından güncel olayların kullanımının, geleneksel öğretimden daha etkili olduğunu ortaya koymaktadır. 3. Öğrencilerin güncel olayların kullanımına yönelik görüşleri olumlu yöndedir. Öğrenciler güncel olayların zevkli öğrenme sağladığını ve farkındalıklarını artırdığını düşünmektedir. Ayrıca, görüşme formları sonuçlarına göre, öğrencilerin güncel olayların kullanıldığı ders uygulamalarına ilişkin oldukça olumlu görüşlere sahip oldukları saptanmıştır.

Selma Zemin
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

4-5.sınıf matematik öğretim programında öngörülen ölçme ve değerlendirme yaklaşımlarının öğretmenler tarafından uygulanabilirliği

Bu araştırma, sınıf öğretmenlerinin 2005 İlköğretim Matematik Dersi Öğretim Programı'nda (İMÖP) öngörülen ölçme ve değerlendirme yaklaşımlarını uygulama biçimlerini, karşılaştıkları sorunları ve bu uygulamalarını etkileyen faktörleri tespit etmeyi amaçlamaktadır. Araştırmada survey ve özel durum çalışması yöntemleri kullanılmıştır. Altı alt bölümden oluşan anket, Türkiye'nin 7 coğrafi bölge, 15 il ve 258 ilköğretim okulundan seçilen toplam 975 dördüncü ve beşinci sınıf öğretmenine posta ve online olarak uygulanmıştır. Geri dönen ve değerlendirmeye alınan anket 512 dir. Diğer taraftan Trabzon ilinden seçilen 8 öğretmenle anket, mülakat, sınıf içi gözlem ve doküman incelemesi metotları kullanılarak özel durum çalışması yürütülmüştür. Nicel verilerin analizinde SPSS 15.0, nitel verilerin analizinde NVivo 8.0 programı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda sınıf öğretmenlerinin daha çok değer biçmeye yönelik ölçme-değerlendirme yaptıkları, düşük zihinsel becerilerin ölçülmesine odaklandıkları, yargılayıcı geri dönüt verdikleri, öğrenme sürecini ve ürününü değerlendirdikleri belirlenmiştir. Öğretmenlerin geleneksel ve performans ölçme araçlarını sık kullanmalarına karşın alternatif ve performans ölçme araçlarını etkili bir şekilde kullanamadıkları ortaya çıkmıştır. Bunun yanında öğretmenlerin ölçme-değerlendirme uygulamalarında daha çok alternatif değerlendirme araçları konusunda bilgi eksikliği, yeterli hizmet içi eğitim ve uzman desteğinin sağlanmaması, değerlendirme formlarının fazla ve zaman alıcı olması, merkezi sınav baskısı, sınıf mevcutlarının kalabalık olması, okulların alt yapı ve araç-gereç eksikliği gibi sorunlarla karşılaştıkları belirlenmiştir. Ayrıca öğretmenlerin ölçme-değerlendirme uygulama biçimlerinin, matematik öğrenme-öğretme inancına, mesleki deneyime, mezun olunan öğretim programına, sınıf mevcuduna, okulun bulunduğu yerleşim yerine ve karşılaştıkları sorunlara göre şekillendiği saptanmıştır. Özetle, bu araştırma 2005 öğretim programında öngörülen çağdaş ölçme-değerlendirme yaklaşımlarının beklenen düzeyde uygulamaya geçirilemediğini, geleneksel ölçme-değerlendirme anlayışını yansıtan uygulamaların devam ettiğini ortaya koymaktadır.

Matematik eğitimiÖlçme-değerlendirme
Osman Birgin
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 8. sınıf matematik öğretim programına göre hazırlanan öğretim materyallerinin değerlendirilmesi

İlköğretim 8. sınıf matematik öğretim programına göre hazırlanan öğretim materyallerinin değerlendirilmesi Birçok ülkede eğitim alanında program geliştirme çabaları olduğu gibi ülkemizde de 2004 yılı itibariyle eğitim programının yapılandırmacı öğrenme yaklaşımı doğrultusunda geliştirilmesi kararlaştırılmıştır. Bu yaklaşımla birlikte başarılı bir eğitim-öğretim faaliyeti için öğretim programlarının sınıf içi yansıması olan öğretim materyallerinde de değişime gidilmiştir. Bu çalışmanın amacı, İlköğretim Matematik Dersi Öğretim Programına (İMDÖP) göre hazırlanmış temel öğretim materyallerinin (öğretmen kılavuz kitabı, öğrenci ders kitabı, öğrenci çalışma kitabı) eğitimsel tasarımının öğretmen ve uzman görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesidir. Bu amaca ulaşmak için Amerikan Bilimi İlerletme Kurulu tarafından yürütülen Proje 2061 kapsamında, ?Fen ve Matematik Ders Kitaplarının Değerlendirilmesi? amacıyla geliştirilen ölçekten yararlanılmıştır. Bu projede ders kitaplarının eğitimsel tasarımına yönelik yedi ana değerlendirme ölçütü yer almaktadır. Bunlar amaçları ortaya koyma, öğrenci fikirlerini dikkate alma, konuyla ilgili olaylara öğrencinin ilgisini çekme, matematiksel fikirleri geliştirme, öğrencilerin fikir yürütmelerini teşvik etme, öğrencilerin matematik gelişimini değerlendirme ve matematik öğrenme ortamını geliştirme şeklinde sıralanabilir.Araştırmada özel durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. İlk olarak, Trabzon ilinde 40 matematik öğretmenine ölçek uygulanmıştır. Daha sonra bu öğretmenler arasından rastgele seçilen 5 öğretmen ve 3 uzmanla öğretim materyallerinin bu yedi ana ölçüte uygunluğunu ortaya koymak amacıyla mülakatlar yapılmıştır. Elde edilen bulgular öğretim materyallerinin Proje 2061'de belirtilen yedi ölçütü kısmen de olsa yansıttığını, fakat öğrenci fikirlerini dikkate alma ve matematik öğrenme ortamını geliştirmede diğerlerine göre daha zayıf kaldığını göstermektedir. Ayrıca öğretim materyallerinde bazı eksiklik ve hatalar olduğu da çalışma sonucunda ortaya çıkmıştır. Söz konusu hata ve eksikliklerin düzeltilmesi, öğretim materyallerinin niteliğinin artırılması ve böylece daha etkili bir şekilde kullanılmalarını sağlamak amacıyla; ders kitabı yazarlarına, öğretmenlere ve benzer araştırma yapacak olanlara bir dizi öneride bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Matematik Öğretimi, Öğretim Materyalleri, Proje 2061

Matematik öğretimi
Yasin Cinemre
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Fen ve teknoloji ders kitaplarında ve öğretim programındaki benzetmelerin gruplandırılması

Yapısalcı kuramın etkisiyle yeniden şekillendirilen Fen ve Teknoloji Öğretim Programı ile birlikte programa uygun yeni Fen ve Teknoloji ders kitapları da hazırlanmış ve birçok yeni teknikle beraber analoji tekniği de öğretim sürecinde kullanılmaya başlanmıştır. Her ne kadar fen ve teknoloji ders kitaplarındaki analojilerin tespitine yönelik sınırlı sayıda çalışma olsa da, yeni Fen ve Teknoloji Öğretim Programına göre hazırlanan tüm ders kitaplarını kapsayan bir çalışma bulunmamaktadır. Bu araştırma, Fen ve Teknoloji Öğretim programının içerdiği benzetmeler ile ders kitaplarındaki benzetmelerin karşılaştırılması ve benzetmelerin gruplandırılması amacıyla yapılmıştır.Bu çalışmada, doküman analizi yöntemi dahilinde, 4?8. sınıf arasındaki 16 adet Fen ve Teknoloji ders kitabının incelemesi yapılmıştır. Gruplandırmada basit analoji, genişletilmiş analoji, zenginleştirilmiş analoji ve metafor olmak üzere temelde 4 kategori kullanılmıştır.Çalışmanın sonucunda, Fen ve Teknoloji Öğretim Programında önerilen analojilerin, ders kitaplarında kullanılan analojilerle belirli bir dereceye kadar örtüştüğü ortaya çıkmıştır. Ancak Fen ve Teknoloji Öğretim Programının ve ders kitaplarının hem analojik haritalamanın en önemli bileşeni olan sınırlılıkların verilmesinde hem de analojinin nerede kırıldığını açıklama hususunda eksikliklerinin olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca analoji sayısının yayınevleri türüne göre değişkenlik gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına bağlı olarak, yayınevlerinin veya kitap yazarlarının analojileri planlı olarak ve sınırlılıklarıyla birlikle kullanmaları gerektiği önerisinde bulunulmuştur.

Metafor
Emine Kaya
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Fen ve teknoloji öğretmenleri için hazırlanan performans değerlendirmeye yönelik hizmet içi eğitim kursunun etkililiği

Bu çalışmanın amacı; Fen ve Teknoloji öğretmenleri için performans değerlendirmeye yönelik düzenlenen HİE kurs programının etkililiğini araştırmaktır. Araştırmada, karma yaklaşım benimsenmiştir. Çalışmanın örneklemini, Artvin de görev yapan 30 Fen ve Teknoloji öğretmeni ve 245 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. HİE kurs programına, örneklem içerisinden gönüllü olarak 25 Fen ve Teknoloji öğretmeni katılmıştır. Araştırma dört aşamada tamamlanmıştır. Araştırmanın ilk aşamasında, öğretmenlerin performans değerlendirmeye yönelik HİE ihtiyaçlarını belirlemek için literatür taraması, anket ve mülakatlar yapılmıştır. İkinci aşamada, öğretmenlerin HİE ihtiyaçlarına yönelik bir kurs programı geliştirilmiştir. Araştırma kapsamındaki HİE kurs programını geliştirirken, ihtiyaç analizi, tasarım, geliştirme, uygulama ve değerlendirme olmak üzere beş aşamadan oluşan sistem yaklaşımı modeli benimsenmiştir. Üçüncü aşamada, kurs programı 60 saatlik uygulama planıyla öğretmenlere sunulmuştur. Araştırma kapsamında geliştirilen başarı testi ve tutum ölçeği HİE programı uygulanmadan önce öğretmenlere ön test, program uygulandıktan sonra da aynı testler son test olarak uygulanmıştır. Ayrıca kurs süresince gözlemler yapılmış ve öğretmenlerin hazırladığı dokümanlar incelenmiştir. Son aşamada ise, kursa katılan öğretmenlerden ikisinin kurs sonrası performans değerlendirmeyi sınıflarında nasıl uyguladıklarını belirlemek üzere gözlem, mülakat ve doküman incelemesi yapılmıştır. Araştırma sonucunda; performans değerlendirmeye yönelik hazırlanan HİE kursunun, kursa katılan öğretmenlerin bilgi ve becerilerinin (t = 18.604: p< 0.05) gelişimine katkıda bulunduğu belirlenmiştir. HİE kursunun, öğretmenlerin performans değerlendirmeye yönelik tutumlarını olumlu yönde etkilediği fakat anlamlı bir farklılığın olmadığı (t = 1.393: p> 0.05) tespit edilmiştir. Araştırmanın izleme değerlendirmesi aşamasında; 2 Fen ve Teknoloji öğretmeninin kursta kazandıkları bilgi ve becerilerin birçoğunu öğrenme ortamlarına aktardıkları, fakat anekdot kaydı ve kontrol listesini derslerinde kullanmadıkları belirlenmiştir. HİE kursu süresince öğretmenlere somut örneklerin sunulması, öğretmenlere örnek uygulamaların yaptırılması ve öğretmenlerin hazırladıkları örnekler hakkında kendilerine geri bildirimde bulunulması önerilmektedir.

Hizmet içi eğitim programlarıPerformans değerlendirmeÖlçme-değerlendirme
Mustafa Metin
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Disiplinlerarası öğretim yaklaşımının öğrencilerin olasılık konusundaki akademik başarılarına ve öğrenmenin kalıcılığına etkisi

Bu araştırma ile alternatif bir öğretim yaklaşımı olarak düşünülen disiplinlerarası öğretim yaklaşımı çerçevesinde hazırlanan öğrenme ortamlarının öğrencilerin olasılık konusundaki akademik başarılarına ve öğrenmenin kalıcılığına etkilerini belirlemek amaçlanmıştır. Bu kapsamda araştırmacı tarafından yarı deneysel bir tasarım yapılmıştır. Bir ilköğretim okulunda 8. sınıf öğrencileriyle iki grup oluşturulmuştur. 20 öğrenciden oluşan deney grubunda disiplinlerarası öğretim yaklaşımı çerçevesinde hazırlanmış etkinlikler kullanılırken, 19 öğrenciden oluşan kontrol grubunda ise mevcut yaklaşım çerçevesinde ders anlatımı 4 hafta süre ile yapılmıştır. Çalışmanın verileri 10 sorudan oluşan Olasılık Ön Test, 8 sorudan oluşan Olasılık Son Test, 5 sorudan oluşan Kalıtım Ön Test, 5 sorudan oluşan Kalıtım Son Test ve 8 sorudan oluşan Olasılık Konusunda Öğrenmenin Kalıcılığını Ölçen Test ile toplanmıştır. Olasılık Ön Test, Olasılık Son Test, Kalıtım Ön Test ve Kalıtım Son Test ile grupların akademik başarıları arasında bir fark olup olmadığına, Olasılık Konusunda Öğrenmenin Kalıcılığını Ölçen Test ile grupların öğrenmeye ilişkin kalıcılıkları arasında bir fark olup olmadığına bakılmıştır. Bu testlerden elde edilen veriler, bağımsız t testi ile analiz edilmiştir. Kalıtım Ön Test ve Kalıtım Son Test, süreçte yararlanılan kalıtım konusu ile ilgili testlerdir.Verilerin analizi sonucunda, deney grubu öğrencilerinin akademik başarıları ile kontrol grubu öğrencilerinin akademik başarıları arasında deney grubu lehine bir fark tespit edilmiştir. Akademik başarı ile kastedilen olasılık ve kalıtım başarılarıdır. Ayrıca, kalıcılıklar arasında da deney grubu lehine bir fark tespit edilmiştir. Çalışma sonunda ortaya çıkan sonuçlar doğrultusunda öğretmenlere, müfredata yönelik ve araştırmacılara bazı önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Disiplinlerarası Öğretim Yaklaşımı, Akademik Başarı, Öğrenmenin Kalıcılığı.

DisiplinOlasılıklar
Erdinç Alp
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Yaratıcı drama temelli matematik dersinin matematiksel öğrenme ortamları kuramına göre incelenmesi

Eğitim alanında yapılan araştırmaların bir ürünü olarak öğretim yöntemlerinde bir artış gözlenmiştir. Bu yöntemlerden biri de yaratıcı drama temelli öğretim yöntemidir. Bu araştırmanın amacı yaratıcı drama ile yapılan matematik öğretiminin matematiksel öğrenme ortamları kuramına göre incelenerek öğrenme ortamının betimlenmesidir. Bu genel amaç doğrultusunda; yaratıcı dramanın aşamaları ile matematiksel öğrenme ortamları kuramına göre öğrenme ortamının evreleri arasında bir ilişki olup olmadığının ve yaratıcı drama temelli matematik dersinde öğrenci-milieu etkileşiminin nasıl gerçekleştiğinin ve milieu'nün öğrenme ortamında nasıl değişkenlik gösterdiğinin araştırılması çalışmanın alt amaçlarını oluşturmaktadır.Araştırmada ilköğretim 4. sınıf 18 öğrenci ile yaratıcı drama temelli matematik öğretimi yapılmış ve öğrenme ortamında yaşananlar gözlemlenerek öğrenme ortamı tanımlanmaya çalışılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yaklaşımı benimsenmiş ve veriler betimsel-yorumsal analizin yapısına uygun olarak analiz edilmiştir.Araştırmanın sonucunda yaratıcı dramanın aşamaları ile matematiksel öğrenme ortamları kuramına göre öğrenme ortamının evreleri arasında birebir örtüşme bulunmasa da genellikle, yaratıcı dramanın hazırlık-ısınma aşamasının matematiksel öğrenme ortamları kuramına göre öğrenme ortamının sorumluluk aktarma evresi ile örtüştüğü, canlandırma aşamasının eylem, dile getirme ve onaylama evreleri ile örtüştüğü, değerlendirme-tartışma aşamasının ise kurumsallaştırma evresi ile örtüştüğü sonucuna varılmıştır. Buna ek olarak; öğrenme ortamında, yaratıcı drama sürecinde kullanılan etkinliklere bağlı olarak milieu'nün değişkenlik gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır.

Yasemin Şengün
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Senaryo tabanlı öğrenme yönteminin genetik konusundaki kavram yanılgılarının giderilmesi üzerindeki etkisi

Genetik eğitiminin artan önemine rağmen yapılan çalışmalar, öğretilmesi ve öğrenilmesi en zor konulardan biri olduğunu ortaya koymaktadır. Bu zor ve soyut konunun, öğrencileri araştırmaya yönelten aktiviteler kullanılmadan öğretilmesi, anlamlı öğrenme gerekleşmesini güçleştirebileceği gibi kavram yanılgıları oluşturma riskini de artıracaktır. Öğrencilerin oluşturdukları yanılgılar ise ilköğretim kademesinde giderilmediğinde yükseköğretime kadar taşınabilmektedir. Farklı öğretim seviyelerindeki öğrencilerin öğrenme problemlerinin ve kavram yanılgılarının bulunduğu genetik konusunda, mevcut sorunların giderilmesi için çağdaş öğretim yöntemlerinin kullanılması ve yeni öğretim materyallerinin geliştirilmesi ön plana çıkmaktadır.Bu çalışmada, senaryo tabanlı öğretim materyalinin ilköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin kalıtım, DNA ve genetik kod konularındaki kavram yanılgılarını ve bilgi eksikliklerini gidermesi üzerindeki etkisi araştırılmıştır.Çalışmanın örneklemini, Şebinkarahisar İstiklal İlköğretim Okulu 8. Sınıfta öğrenim gören 40 öğrenci oluşturmaktadır. Özel Durum Yönteminin kullanıldığı çalışma 2008-2009 eğitim-öğretim yılında yürütülmüştür. Çalışma verilerini toplamak amacıyla, Genetik Bilgi Testi (GB) ve mülakat metodu kullanılmıştır. GB Testi ön ve son test olarak iki kez uygulanmıştır. Veri toplama araçlarından elde edilen bulgular, senaryo tabanlı öğrenme yönteminin, ilköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin kalıtım, DNA ve genetik kod konularındaki bilgi eksikliklerinin ve kavram yanılgılarının giderilmesi üzerindeki etkisinin yorumlanması amacıyla kullanılmıştır.GB Testinin uygulamalarından elde edilen bulgular, senaryo tabanlı öğrenme yönteminin ilköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin, bilgi eksikliklerinin ve kavram yanılgılarının giderilmesi üzerinde etkili olduğunu göstermiştir. Bununla birlikte mülakat bulguları öğrencilerin Fen ve Teknoloji dersine karşı tutumlarının ve bireysel gelişimlerinin olumlu yönde geliştiğini ortaya koymuştur.Anahtar Kelimeler: Senaryo Tabanlı Öğrenme Yöntemi, Kavram Yanılgısı, Kalıtım, DNA ve Genetik Kod, Fen ve Teknoloji Eğitimi.

DNAKalıtımKavram yanılgısı
Yasemin Kocadağ
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim matematik öğretmen adaylarının matematik tarihinin matematik öğretiminde kullanılmasına ilişkin inanç ve tutumlarının incelenmesi

Matematik eğitimindeki zorluklar göz önünde bulundurulduğunda, bu zorlukları azaltabilecek ve matematik eğitimindeki eksiklikleri bir nebze olsun girebilecek yöntemler matematik derslerinde kullanılmalıdır. Birçok eğitimci, matematik tarihini matematik derslerinde kullanmayı tavsiye etse bile, öğretmenlerin bu konu ile ilgili alt yapılarında eksiklik olduğu aşikârdır. İlerleyen yıllarda da aynı durum ile karşı karşıya kalmamak için geleceğimizin öğretmenleri olan öğretmen adayları, matematik tarihinin matematik derslerinde kullanılması ile ilgili bilgilendirilmelidir. Bu çalışma ile bir yandan ilköğretim matematik öğretmen adaylarının matematik tarihinin matematik derslerinde kullanımı ile ilgili tutumlarının ne yönde olduğu belirlenmeye çalışılırken bir yandan da matematik tarihi dersinin öğretmen adayları tutumlarını ne yönde etkilediği araştırılacaktır.Geliştirilen tutum ölçeği, öğretmen adaylarına matematik tarihi dersini almadan önce, aldıktan sonra, takip eden dönemin sonunda olmak üzere üç kere uygulandı. Öğretmen adayları ile birlikte matematik tarihi dersi geliştirilen etkinliklerle birlikte yürütüldü. Matematik tarihi dersinin okutulduğu dönemin sonunda öğretmen adayları ile yarı yapılandırılmış mülakatlar yapılarak matematik tarihinin matematik öğretiminde kullanılması ile ilgili düşünceleri belirlenmeye çalışılmıştır.Elde edilen bulgular analiz edildiğinde ise matematik tarihi dersinin öğretmen adaylarının matematik tarihinin matematik öğretiminde kullanılmasına ilişkin tutumlarını olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan yarı yapılandırılmış mülakatlar sonucunda ise öğretmen adayları gerek öğretme amaçlı gerekse öğrenme amaçlı olarak matematik tarihinin matematik öğretiminde kullanılmasının faydalı olabileceği görüşüne sahip oldukları ortaya çıkmıştır. Çalışma elde edilen sonuçlar ışığında öğretmen ve araştırmacılara yapılan önerilerle tamamlanmıştır.

Kadir Gürsoy
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

İlköğretim 8. sınıf ?kuvvet ve hareket? ünitesinde ?zenginleştirilmiş 5e öğretim modeli?ne göre rehber materyaller tasarlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı, ilköğretim 8. sınıf Fen ve Teknoloji Öğretim Programında yer alan `Kuvvet ve Hareket' ünitesine yönelik, çeşitli öğretim yöntem ve tekniklerinin bir arada kullanıldığı ?5E Öğretim Modeli?ne dayalı öğretmen ve öğrenci rehber materyalleri geliştirmek ve bu materyallerin etkililiklerini irdelemektir. Bu çalışmada yarı deneysel yöntem kullanılmıştır. İlk olarak; ?yüzme?, ?batma?, ?kaldırma kuvveti? ve ?basınç? kavramaları ile ilgili literatürdeki kavram yanılgıları belirlenmiştir. İkinci olarak araştırmacı ilgili kavramların öğretimi konusunda gerçek bir sınıf ortamında deneyim kazanmış ve araştırma sürecini tasarlamıştır. Üçüncü olarak; kavram yanılgıları ve olası nedenleri dikkate alınarak çalışmada kullanılan rehber materyaller tasarlanmıştır. Sonrasında öğretim materyali, öğretmen rehber materyali, İki Aşamalı Kavramsal Yapılardaki Farklılaşmayı Belirleme Testi (KYFBT), Kavramlar Hakkında Mülakat (KHM) soruları ve yarı yapılandırılmış gözlem formu geliştirilmiş ve pilot uygulamaları yapılmıştır. Son olarak da; çalışmanın asıl uygulaması yapılmış olup, öğrencilerin kavramsal yapılarındaki farklılaşmayı belirlemek için KYFBT ön, son ve geciktirilmiş son test olarak deney ve kontrol gruplarına uygulanmıştır. Ayrıca, kavramsal farklılaşmanın düşük, orta ve yüksek düzeyde gerçekleştiği deney ve kontrol grubundan toplam 12 öğrenciyle KHM yapılmıştır. Öğretim materyallerinin uygulama sürecinin etkililiğini belirlemek için; uygulama öğretmeninin ve öğrencilerin görüşleri alınmıştır. KYFBT'den elde edilen verilerin istatistiksel analizleri, son ve geciktirilmiş son testlerde deney grubu lehine anlamlı bir farklılığın olduğunu göstermiştir (p<0.05). Araştırmada hazırlanan öğretim materyalinin, kavramsal yapılardaki farklılaşmayı istenilen şekilde gerçekleştirdiği ve bu farklılaşmanın öğrenci zihninde kalıcı olmasını sağladığı sonucu ortaya çıkmıştır. Çalışma, araştırmacılara ve eğitimcilere sunulan birtakım önerilerle tamamlanmıştır.

Çiğdem Şahin
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

İlköğretim matematik öğretmeni adaylarının kanıtlamayla ilgili görüşleri ve kullandıkları kanıt şemaları

Kanıtlar, matematikte her durumun doğruluğunu veya yanlışlığını sağlamaktadır. Kanıtlama sürecinde kullanılan kanıt şemaları ise öğrencilerin matematiksel durumlardaki düşünme tepkilerini görmek açısından önemlidir. Bu nedenle yapılan araştırmanın amacı, ilköğretim matematik öğretmeni adaylarının fonksiyonlar konusunda ne tür kanıt şemaları kullandıklarını tespit etmek, farklı sınıf seviyelerinde kullanılan kanıt şemalarının nasıl farklılaştığını ortaya koymak, öğretmen adaylarının matematiksel kanıta yönelik görüşlerini belirlemek, bu görüşlerinin farklı sınıf düzeylerine göre nasıl değiştiğini ortaya koymak ve öğretmen adaylarının matematiksel kanıta yönelik görüşleri ile fonksiyonlar konusunda kullandıkları kanıt şemaları arasında paralellik olup-olmadığını tespit etmektir. Bu nedenle ilköğretim matematik öğretmeni adaylarının kullandıkları kanıt şemaları ve matematiksel kanıt yapmaya yönelik görüşleri irdelenmiştir.Öğretmen adaylarının fonksiyonlar konusunda kullandıkları kanıt şemalarını ortaya koymak için yazılı sınav ve klinik görüşmeler uygulanmıştır. Ayrıca öğretmen adaylarının kanıta yönelik görüşlerini tespit etmek için ?Matematiksel Kanıt Yapmaya Yönelik Görüş Ölçeği? adı altında geliştirilmiş olan bir ölçek kullanılmıştır. Gelişimci araştırma yönteminin benimsendiği bu çalışmada ölçek farklı sınıf seviyelerinden 187, yazılı sınav 158 ve klinik görüşmelerde 16 ilköğretim matematik öğretmeni adayına uygulanmıştır.Çalışmanın sonucunda, öğretmen adaylarının kanıta yönelik olumlu bakış açılarının olduğu ve sınıf seviyesi arttıkça da kanıt şemalarında en üst düzey olarak kabul edilen analitik şemaların kullanımında bir artış olduğu ortaya konulmuştur. Bunun yanı sıra kullanılan kanıt şemalarının sınıflara göre farklılaştığı ve ölçekte yer alan bazı faktörler ile şemalar arasında paralellik olduğu tespit edilmiştir. Çalışma sonuçlarına dayanarak, öğretmen adaylarının matematiksel düşünme ve kanıt yapma becerilerinin nasıl geliştirileceğine yönelik ve ayrıca bu becerilerin lisans düzeyindeki programlarda olmasının gerekliliği düşünülerek program geliştiricilere ve araştırmacılara çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

Aday öğretmenlerKanıt şemalarıMatematik eğitimi+2
Tuba İskenderoğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Oyun temelli matematik etkinlikleriyle yürütülen öğrenme ortamlarından yansımalar

Günümüzde eleştirel düşünen, karşılaştığı problemlere çözümler üretip paylaşabilen, aktif insan gücüne duyulan ihtiyaç, eğitim sisteminin öğelerinin beklenen özelliklere göre uyarlanması ile gerçekleşebilir. Yapılandırmacı anlayışa uygun yöntem ve tekniklerin kullanıldığı sınıflarda yaşananların araştırılarak paylaşılması, öğretmenin mesleğinde kendini geliştirmesinde ve eğitimin kalitesini artırmada etkin rol oynar. Bu araştırmanın temel amacı, ilköğretim 7.sınıf matematik dersinde tasarlanıp uygulanan oyun temelli etkinliklerle dersin organizasyonu, öğrenci katılımı ve öğretmeninin rolü bileşenlerinin araştırmacı öğretmen yöntemiyle ortaya koyulmasıdır.Araştırmacı öğretmen yönteminin kullanıldığı bu araştırma, 2009-2010 eğitim-öğretim yılında Trabzon ili, Araklı ilçesine bağlı bir köy ilköğretim okulunda, araştırmacının yedinci sınıfta okuyan öğrencileriyle gerçekleştirilmiştir. Veri toplamak amacıyla, gözlem metodunun yanında öğretmen, öğrenci günlükleri ve öğretmenin alan notları kullanılmış, dersler video ile kayıt altına alınmıştır. Elde edilen veriler, alt problemlere ilişkin bölümlerde temalar ve alt temalar oluşturularak analiz edilmiştir. Araştırmada, oyun temelli etkinliklerin hazırlık ve uygulama sürecinin zor ve zaman alıcı olduğu, ders içerisinde öğretmen-öğrenci, öğrenci-öğrenci etkileşiminin ve öğrencilerin derse katılımının yüksek olduğu, öğretmenin süreçte rehber olma rolünün ön plana çıktığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca grup çalışmalarına yer verilmesi ve oyun temelli etkinliklerle dersin renklendirilmesinin, öğrencilerin derse katılımı açısından etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Çalışmanın sonunda elde edilen sonuçlara bağlı olarak eğitimcilere önerilerde bulunulmuştur.

Matematik öğretimiOyunlarÖğrenme ortamı
Nurhan Özgenç
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Sıvıların kaldırma kuvveti ve yüzme kavramlarına yönelik probleme dayalı öğrenme uygulaması ve değerlendirilmesi

Bilim insanları, bilimsel çalışmaları sırasında Bilimsel Süreç Becerileri denilen bir takım kazanımlar edinirler. Bu deneyimler, sosyal yaşamın problemlerini çözmede çok önemli bir yere sahiptir. Kişileri sosyal yaşamlarında problemlerle karşılaşmadan önce onları topluma hazırlamakla görevli olan okullar bu süreci başlatmalıdır. Probleme Dayalı Öğrenme bu süreçte öğrenciyi aktif kılan, onu düşündüren ve etkili öğrenmesine katkı sağlayan yöntemlerden biridir. Bu bağlamda PDÖ yöntemine göre etkinlikler düzenlenmeli ve uygulanmalıdır.Bu çalışmanın amacı 2009-2010 eğitim öğretim yılında ilköğretim 8. sınıf Kuvvet ve Hareket Ünitesinde yer alan sıvıların kaldırma kuvveti ve yüzme kavramlarının probleme dayalı öğrenmeye göre geliştirilmesi ve etkilerinin araştırılmasıdır. Çalışma aksiyon araştırması metodolojisi kullanılarak Arsin Cumhuriyet İlköğretim Okulunda 8. sınıfta öğrenim gören 23 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Veriler, uygulanan başarı testi ve ders materyallerindeki yöntem ve stratejilere verilen cevaplardan elde edilmiştir. Testlerden alınan nicel veriler SPSS programı kullanılarak, nitel veriler ise betimsel ve yorumsal analiz edilerek incelenmiştir. Yapılan çalışma ile öğrencilerin; senaryolardaki gerçek problemleri belirleyemedikleri, gruplar arası tartışmaların problem belirlemede etkili olduğu, uygulamada bilimsel süreç becerilerinin yoğun olarak kullanıldığı, materyalin akademik başarıyı arttırdığı sonuçlarına varılmıştır. Çalışmada kullanılan stratejilerin, PDÖ adımlarına uygun olarak başka konularda hazırlanarak öğrencilerin bilimsel süreç becerilerindeki değişimin araştırılması önerilmektedir.

Probleme dayalı öğrenme
Hasan Hüseyin Akbulut
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilimin doğasının kavramsal değişim pedagojisi ve doğrudan yansıtıcı yaklaşım ile öğretilmesi: Işık ünitesi örneği

Bilimin doğasının anlaşılması fen eğitiminin temel amaçlarından biridir. Birçok öğretim uygulamasının bu amacı gerçekleştirmede yetersiz kaldığı veya sınırlı etkiye sahip olduğu, bilimin doğası öğretiminde yeni yaklaşımlara ihtiyaç duyulduğu bir gerçektir. Bu tezin amacı; bilimin doğası öğretiminde kavramsal değişim pedagojisi, doğrudan yansıtıcı yaklaşım ve Milli Eğitim Bakanlığı kitabının etkilerini irdelemektir. Çalışma 7. sınıf Işık ünitesinde, 66 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Karma yöntem ile yürütülen çalışmanın verileri Bilimin Doğası Üzerine Görüşler Anketi, Işık Ünitesi Kavram Testi, Işık Ünitesi Başarı Testi, yarı yapılandırılmış mülakatlar ve yansıtıcı yazılar ile toplanmıştır. Bilimin doğası ile ilgili görüşler yeterli, değişken ve zayıf kategorisinde analiz edilmiştir. Kavramsal değişim ve akademik başarı ile ilgili verilerin analizinde Kruskall-Wallis ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Alternatif kavramlar ile ilgili verilerin analizinde ise frekans ve yüzde değerleri hesaplanmıştır. Bilimin doğasının kalıcı bir şekilde öğretilmesinde en etkili yolun kavramsal değişim pedagojisi olduğu tespit edilmiştir. İlköğretim öğrencilerinin bilimsel bilgilerin elde edilmesinde bilim insanlarının fiziksel olarak aktif olmalarını gerektiren noktalara ağırlık verdikleri, bilim insanları tarafından kullanılan zihinsel süreçleri ihmal ettikleri belirlenmiştir. Her üç uygulamanın da ışık ünitesindeki kavramsal değişime olumlu katkılar sağladığı fakat Milli Eğitim Bakanlığı kitabının etkilerinin kalıcı olmadığı belirlenmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı kitabının birçok alternatif kavramın giderilmesinde etkili olmadığı tespit edilmiştir. Fen derslerinde bilimin doğası öğretimine yer vermenin akademik başarı üzerinde olumlu veya olumsuz etkisi olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bilimin doğasının öğretiminde kavramsal değişim metinleri ve kavram panolarının bir arada kullanılması önerilmiştir.Anahtar Kelimeler: Bilimin Doğası, Kavramsal Değişim Metni, Kavramsal Değişim Pedagojisi, Doğrudan Yansıtıcı Yaklaşım, Işık

BilimBilim felsefesiFen bilgisi öğretimi+3
Emine Çil
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim öğrencilerinin fen bilgisi konularındaki zihinsel gelişim düzeyleri ile sahip oldukları profiller arasındaki ilişkilerin tespiti

ÖZET Zihinsel denge ve yaşın dışında, öğrencilerin tutundan, inançları, akademik başarılan, cinsiyetleri, öğretim materyalleri ile fiziksel etkileşimleri, çevre ve içerisinde bulundukları sosyal faktörler öğrencilerin zihinsel gelişimlerim etkilemektedir. Bu araştırmanın amaçlan; 1) ilköğretim 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin düşünme düzeylerini, "Kuvvet ve Hareketin Buluşması: Enerji" ünitesine dayalı Piaget'in zihinsel gelişim basamaklarına uygun olarak geliştirilen bir test yardımıyla belirlemek ve zihinsel gelişim seviyeleri öğrencilerin sahip oldukları profil özellikleri arasındaki ilişkileri ortaya çıkarmak ve 2) fen bilgisi öğretmenlerinin kullandıkları ölçme-değerlendirme araçları ve öğrencilerin zihinsel gelişimleri hakkındaki bilgilerini belirlemektir. Bu araştırmada özel durum metodolojisi kullanılmıştır. Öğrencilerin zihinsel gelişim seviyelerini tespit etmek için Fen Bilgisi Zihinsel Gelişim Testi (FZGT) geliştirilmiştir. Testin I. bölümünde öğrencilerin profil özelliklerini belirlemek için 10 soru ve II. bölümünde ise ünitedeki kavramlar yardımıyla geliştirilen 20 çoktan seçmeli ve 2 açık uçlu soru bulunmaktadır. Testin ilk yedi sorusu somut operasyon gelişim düzeyini, diğer sorular ise formal operasyon gelişim düzeyini ölçmektedir. FZGT'nin güvenirlik katsayısı r=0.66 olarak hesaplanmıştır. Türkiye'deki beş farklı ildeki devlete bağlı olan okullar ile özel okulların 7. ve 8. sınıflan (N=445, 195 kız öğrenci ve 250 erkek Öğrenci) olmak üzere toplam 17 sınıfa uygulanmıştır. 17 ilde görev yapan farklı tecrübelerdeki 59 fen bilgisi öğretmeniyle de yapılan ankette değerlendirme araçları ve öğrencilerin zihinsel gelişimleri hakkındaki bilgileri alınmıştır. Araştırma sonunda örneklemin büyük bir çoğunluğu somut operasyon (%87) döneminde bulunmaktadır. Öğrencilerin zihinsel gelişim seviyeleri ile yaşlan (F(2,439>--491, p>.05) ve cinsiyetleri (t(443)~-81, p>.05) arasında anlamlı bir ilişki yoktur. Bununla birlikte diğer faktörler öğrencilerin zihinsel gelişimlerini direkt etkilemektedir. Fen bilgisi öğretmenlerinin kullandıkları değerlendirme araçları ile öğrencilerin zihinsel gelişim seviyeleri arasında bir ilişki olmamaktadır. Eğitim-öğretim programlan öğrencilerin zihinsel gelişim seviyeleri dikkate alınarak yapılandırılmalıdır. Öğretmenler öğrencilerin zihinsel gelişim seviyelerini sistematik olarak değerlendirmeli ve bu konuda yeterli bilgiye sahip olmaları sağlanmalıdır. Anahtar Kelimeler: Fen Bilgisi Eğitimi, Zihinsel Gelişim, Öğrenci Profilleri, Fen Bilgisi Öğretmeni

Fen bilgisi eğitimiZihinsel gelişimÖğretim yöntemleri+2
Tuncay Özsevgeç
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessTR

8. sınıf öğrencilerinin problem çözme sürecinde kullanılan bilgi türlerini kullanma düzeyleri

ÖZET Problem çözmenin matematik müfredatlarının merkezinde olması, bu konuya matematik eğitimcilerin ayrı önem vermesine neden olmuştur. Bu alanla ilgili yapılan araştırmalar, problem çözme sürecini etkileyen faktörler üzerine yoğunlaşmıştır. Problem çözme sürecini etkileyen faktörleri araştıran bilişsel araştırmalar, problem çözme başarısının sadece hesaplama becerisi değil ayrıca bu süreçte kullanılan bilgi türlerinin etkili olduğunu ortaya koymuştur. Bu çalışmanın amacı; problem çözme sürecinde kullanılan bilgi türlerinin 8. snıf öğrencileri tarafından kullanma düzeyleri ile problem Çözme başarılarının karşılaştırılmasıdır. Çalışmanın ilk aşamasında, çalışmada veri toplama aracı olarak kullanılmak üzere öğrencilerin seviyelerine uygun 5 sözel problem hazırlandı. İkinci aşamasında hazırlanan 5 sözel problem, Trabzon'da 8. sınıfta okuyan 5 öğrenciye verildi. Klinik mülakat yöntemi kullanılarak problem çözme sürecinde öğrencilerin davranışları gözlemlendi. Klinik mülakat süresince yapılan konuşmalar teybe kaydedilerek sonradan yazılı hale dönüştürüldü. Problem çözümleri ve yapılan konuşmalar nitel olarak analiz edilerek öğrencilerin bilgi türlerini problem çözme sürecinde nasıl kullandıkları ortaya konulmaya çalışıldı. Yapılan çalışmanın sonucunda problem çözme sürecinde kullanılan bilgi türlerini etkili şekilde kullanan öğrenciler, gerek problemi ifade eden denklemin oluşturulmasında gerekse doğru sonuca ulaşılmasında başarılı olmuştur. Ayrıca değerlendirme basamağında kullanılan stratejik bilginin önemli olduğu ortaya çıkmıştır. Denklem çözme aşamasında işlem hatası yapan öğrenciler, değerlendirme basamağında uygun stratejik bilgi kullandıklarından yapmış oldukları hataları düzeltmiş ve doğru sonuca ulaşmışlardır. Öğrencilere problemleri şekil çizerek veya model oluşturarak problemi analiz etmeleri yönünde eğitim verilmeli ve bilgi türlerini problem çözme sürecinde etkili kullanmaları sağlanmalıdır. Anahtar Kelimeler: Problem Çözme, Anlam, Şematik, Algoritmik ve Stratejik bilgi

Matematik öğretimiProblem çözmeİlköğretim
İlhan Karataş
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının fen okuryazarlıkları ile fen-teknoloji-toplum dersinin uygulanışını değerlendirmeye yönelik bir çalışma

ÖZET Günümüz dünyasında, hiçbir ülke fen okuryazarlığı özelliklerine sahip vatandaşları olmadan içinde bulundukları döneme ait problemlerinin üstesinden gelemez. Bundan dolayı, gelişmiş ülkeler sürekli değişen ve gelişen çağın koşullarına ayak uydurmak için fen bilimleri eğitimi alanında vatandaşlarını fen okuryazarı yapmaya çalışmaktadırlar. Fen okuryazarı bireylerin yetiştirilmesinde Fen-Teknoloji-Toplum (FTT) eğitimi önemli bir rol oynar. FTT eğitiminde ise fen okuryazar öğrenciler yetiştirecek en önemli kişi fen öğretmenidir. Bu çalışmanın amacı, a) mevcut fen bilgisi paket programıyla yetiştirilen fen bilgisi öğretmen adaylarının fen okuryazarlık seviyelerini tespit etmek, fen okuryazarlık seviyesinin cinsiyet ve akademik başarı ile olan ilişkisini araştırmak, b) "Fen, Teknoloji ve Toplum" (FTT) dersinin içeriğini ve işlenişini değerlendirmektir. Bu araştırma, 2001-2002 eğitim-öğretim yılı güz yarıyılında özel durum metodolojisi kullanılarak yürütülmüştür. Fen bilgisi öğretmen adaylarının fen okuryazarlık seviyelerini tespit etmek, fen okuryazarlık seviyesi ile cinsiyet ve akademik basan arasında bir ilişki olup olmadığını araştırmak için pilot çalışma yardımıyla 25 soruluk Fen Okuryazarlık Testi (FOT) geliştirilmiştir. Hazırlanan test Karadeniz Teknik Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi İlköğretim Fen Bilgisi Öğretmenliğinde okuyan, son sınıf 186 öğretmen adayına uygulanmıştır. Fen, Teknoloji ve Toplum (FTT) dersinin içeriği ve işlenişi hakkında veri toplamak için bu dersi yürütmekte olan öğretim elemanıyla 14 sorudan oluşan yan yapılandırılmış mülakat yapılmıştır. Ayrıca, FTT dersinin işlenişini, kullanılan materyalleri ve öğretim yöntemlerini belirlemek amacıyla toplam 15 saat gözlem yapılmıştır. Araştırma sonunda, FOT'inde erkek öğretmen adayları bayan öğretmen adaylarından daha başarılı oldukları ve akademik başarıyla fen okuryazarlık seviyesi arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı bulunmuştur. Ayrıca, mülakatlardan ve gözlemlerden FTT dersi içeriğinin yetersiz kaldığı, FTT dersinde kullanılması zorunlu teknolojik araç-gereç yönünden eksikliklerin olduğu, öğretmen adaylarının interaktif yöntemlere uyum sağlayamadığı, zaman ve imkan yetersizliği nedeniyle FTT derslerinde çok farklı interaktif öğretim yöntemlerinin ve değerlendirme stratejilerinin kullanılamadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Fen Okuryazarlığı, Fen-Teknoloji-Toplum, FTT Eğitimi

Akademik okumaFen bilgisi eğitimiLiteratür taraması+1
Ahmet Bacanak
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmet-içi aksiyon araştırması kurs programının fen bilgisi öğretmenlerine uygulanması: Bir örnek olay çalışması

Fen öğretmenlerinin kendi uygulamalarını sistematik bir şekilde incelemeleri, sınıflarında veya okullarında ortaya çıkan sosyal nitelikteki olaylara farklı açılardan bakmaları ve bu süreçte aksiyon araştırmaları yürütmeleri onların sınıf uygulamaları üzerinde etkili olmaktadır. Bununla birlikte ülkemizdeki öğretmenlik mesleğinin araştırma kültüründen uzak olduğuna, fen bilgisi öğretmenlerinin araştırma-inceleme faaliyetlerine katılmadıklarına, aksiyon araştırmasının farkında olmadıklarına ve mevcut eğitim araştırmalarının pratikte yankı bulmadıklarına inanılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, fen bilgisi öğretmenlerinin eğitim araştırmalarına karşı sahip oldukları tutumları ve onlardan faydalanma düzeylerini belirlemek ve onların kendi sınıflarında araştırma yapmalarını teşvik etmek için geliştirip uygulanan bir hizmet-içi aksiyon araştırması kurs programının genel bir değerlendirmesini yapmaktır. Çalışma kapsamında, Trabzon il merkezi ve ilçelerindeki farklı ilköğretim okullarında çalışan yirmi dört fen bilgisi öğretmeniyle yan-yapılandırılmış mülakatlar yürütülmüş ve bunlardan sekizi uygulanan kursa katılmıştır. Kurs programının kursa katılan fen bilgisi öğretmenleri üzerindeki etkileri ve onların aksiyon araştırmasını anlama şekilleri derinlemesine incelenmiştir. Öğretmenlerin kurstaki yansıtmalarının tamamı; yan-yapılandırılmış mülakatlar, öğretmen günlükleri ve tutum anketi yardımıyla toplanmıştır. Bunun yanında, araştırmacı tarafından her dersten sonra yansıtıcı notlar tutulmuştur. Verilerden, fen bilgisi öğretmenlerinin uygulamalarında eğitim araştırmalarından hiç faydalanmadıkları ve onlara karşı bazı olumsuz tutumlara sahip oldukları tespit edilmiştir. Bununla birlikte uygulanan kurs programı katılımcıların eğitim-aksiyon araştırmalarına karşı tutumlarını olumlu yönde geliştirmiş ve bu yolla katılımcılar uygulamaları boyunca karşılaştıkları sosyal nitelikteki olayları eleştirel olarak incelemek suretiyle yansıtıcı öğretim yapmaya, sahip oldukları bireysel öğretim teorilerinin daha fazla farkında olmaya ve kendi aksiyon araştırmalarım planlayıp yürütmeye başlamışlardır. Katılımcıların projelerini tamamlayabilmeleri ve aksiyon araştırmalarının eğitim sistemimiz içinde yaygınlaşması için okul yönetimlerinin ekstra zamanı, üniversitedeki araştırmacıların ise daha fazla desteği kendilerine sağlamaları ve tamamlanan çalışmaların MEB tarafından ödüllendirilerek teşvik edilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Fen Öğretmen Eğitimi, Aksiyon Araştırması, Öğretmenlerin Tutumları VI

Eylem araştırmasıFen bilgisi eğitimiÖğretmen tutumu+1
Mehmet Küçük
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgisayar destekli bireysel gelişim dosyasının uygulanabilirliğinin araştırılması

ÖZET Çalışmanın amacı, alternatif bir değerlendirme aracı olarak geliştirilen ve elektronik ortamda kullanılabilen bilgisayar destekli bireysel gelişim dosyasının (BDBGD) eğitim sistemi içinde uygulanabilirliğini incelemektir. Matematik dersine yönelik geliştirilen BDBGD'nın 2 haftalık pilot çalışması yapıldıktan sonra Trabzon'da 2 farklı ilköğretim okulunda çalışan 2 matematik öğretmeninin 7. sınıflarında ve 2002- 2003 eğitim-öğretim yılının ilk döneminde bir dönem boyunca uygulaması gerçekleştirilmiştir. Araştırmada özel durum çalışması yöntemi kullanıldı. Veriler, uygulama sürecine katılan öğretmenlerle gerçekleştirilen mülakatlar, öğrencilerle yapılan anket ve mülakatlar, velilerle yapılan anketler yoluyla elde edilmiştir. Elde edilen nitel verilerden ortak olanlar kendi arasında gruplandınldı ve bazıları okuyucuya aynen aktarıldı. Nicel veriler ise yüzdelikleri alınarak tablo halinde sunularak araştırmanın problemi çerçevesinde yorumlandı. Bireysel gelişim dosyası uygulamasının üstün ve eksik yönleri öğrenci, öğretmen ve velilerin görüşleri ışığı altında tartışıldı. Bulgular, alternatif bir değerlendirme aracı olan BDBGD' mn öğrencinin ilerleyişini, öğrencinin kendisine ve velisine rapor etmek için geleneksel not sistemini desteklediğini, öğretimin planlanmasını, öğrencilerin kendi öğrenmelerini değerlendirmesini teşvik ettiğini, öğretmen, öğrenci ve veli arasındaki iletişimi artırdığını ortaya koymuştur. Yine de öğretmenlerden, öğrencilerden, velilerden ve yazılımın alt yapısından kaynaklanan sorunlar bilgisayar destekli bireysel gelişim dosyasının arzu edilen düzeyde uygulanamadığını göstermektedir. Sonuç olarak, öğretmenlerin bireysel gelişim dosyası ile ilgili hizmet içi eğitimden geçirilmesi ve yazılımın kullanım kolaylığının artırılması halinde alternatif bir değerlendirme aracı olabileceği ortaya çıkmıştır. Ayrıca, BDBGD'nın eğitim sistemi sürecinde kullanmasıyla öğretmenlerden alman dönütler ve araştırma sonuçlarının oluşturduğu birikimle araştırmacı eğitim sistemi içinde daha verimli ve etkili kullanılabilecek bir yazılım kullanım kılavuzu ile birlikte eğitim sistemimizin hizmetine sunmuştur. Anahtar Kelimeler: Matematik Eğitimi, Ölçme ve Değerlendirme, Bireysel Gelişim Dosyası vn

Osman Birgin
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2003
00
Master'sOpen AccessTR

ÖSS sınavı matematik soruları ile liselerde sorulan yazılı sınav sorularının Bloom taksonomisine göre karşılaştırılması

ÖZET Bu çalışmanın amacı, ÖSS sınavlarında sorulan matematik soruları ile farklı türdeki ortaöğretim kurumlarında çalışan matematik öğretmenlerinin yazılı sınavlarda sordukları soruların Bloom Taksonomisi'ne göre bilişsel alanın hangi seviyesinde olduğu analiz etmek ve ÖSS sınavı sorulan ile öğretmenlerin yazılılarda sordukları soruların ne derecede örtüştüğünü belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda çalışmada doküman incelemesi yöntemi kullanıldı. Bu yöntem kapsamında, 1995-2004 yıllan arasında yapılan ÖSS sınavlarında yer alan 290 adet matematik sorusu ile Trabzon'daki 5 farklı türdeki 6 lisede çalışan matematik öğretmenlerinin Lise-1, Lise-2 ve Lise 3. sınıflara yazalı sınavlarda sordukları toplam 2300 soru temin edildi. Elde edilen soruların analizi, Bloom Taksonomisi'nin bilişsel seviyelerine uygun olarak hazırlanan ölçütler dikkate alınarak yapıldı. Araştırmanın sonucunda, Genel Lise (GL), Teknik ve Çok Programlı Lise (TÇPL) ve Ticaret Meslek Lisesi (TML) öğretmenlerinin sınavlarda en fazla kavrama, Anadolu Lisesi (AL) ve Fen Lisesi (FL) öğretmenlerinin ise diğerlerine göre uygulama ve analiz seviyelerindeki sorulan daha fazla kullandıkları tespit edildi. ÖSS sınavlarında ise uygulama seviyesindeki sorulara daha fazla yer verildiği belirlendi. ÖSS sınavında sorulan soruların bilişsel seviyeleri ile öğretmenlerin sordukları yazılı sorularının bilişsel seviyeleri karşılaştırıldığında ise, GL, TÇPL ve TML'de sorulan soruların ÖSS sınavı sorulan ile örtüşmediği, ancak AL ve FL'de sorulan soruların azda olsa ÖSS sınavı sorulan ile örtüştüğü sonucuna varılmıştır. Öğrencileri değerlendirmek amacıyla yapılan sınavlarda yüksek bilişsel seviyelerdeki sorulara daha fazla yer verilmesinin, onlara olayları analiz etme ve değerlendirme becerisi kazandıracağına inanılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Bloom Taksonomisi, Matematik Sınav Soruları, ÖSS VI

Davut Köğce
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretiminde yazmanın kullanılması

Yazma etkinliklerinin öğrencilerin yaptıkları hakkında veya öğrenmeleri hakkında düşünmesine yorum yapabilmesine, kendi duygu ve deneyimlerini ifade ederek eleştirel düşünmesine, mantıklı cevaplar vermesine, cevabın günlük hayatla ilişkili olmasına ve problem çözmeyi içeren daha yüksek bilişsel fonksiyonların gelişmesine katkı sağladığı vurgulanmaktadır. Bu araştırmanın amacı, yazma etkinleri kullanılarak yürütülen matematik derslerinin değerlendirilmesidir. Araştırma, 2004-2005 bahar yarıyılı süresince 27 kişiden oluşan bir 6. sınıfta 10 haftada (haftada 2 uygulama) toplam 40 saat ders süresince tamamlanmıştır. Dersler araştırmacı öğretmen tarafından geleneksel öğretimin içerisinde çeşitli yazma etkinliklerinin kullanılmasıyla yürütülmüştür. Bu araştırmada kullanılan yazma çeşitleri; açıklayıcı yazma, günlük yazma, kurulan bir senaryo ile oluşan problem durumunu yazma ve öğrencilere ders sonunda ifadeler verip, bu ifadelerin karşılarına duygu ve düşüncelerini yazma uygulaması şeklindedir. Derslerden sonra öğretmen sınıfta geçen olayları ve gözlediği durumları özetlediği günlükler tutmuştur. Araştırmanın bulguları, öğrencilerin yazdıklarının toplandığı dosyaların ve öğretmenin tuttuğu günlüklerin incelenmesi, öğrencilere verilen bir senaryoya verdikleri yazılı cevabın analizi ve 10 öğrenci ile yürütülen yan yapılandırılmış mülakatın nitel olarak yorumlanması ile elde edilmiştir. Yapılan çalışma sonucunda, yazma uygulaması esnasında bütün öğrencilerin konu ile ilgili verilen soruyu veya dersin sonunda yazdırılan günlükleri öğretmen ve arkadaşları ile etkileşime girerek yaptıklarından sınıf içindeki matematiksel iletişimin arttığı tespit edilmiştir. Ayrıca, yazma uygulamasının öğretmeni zamanla kavram öğretimine yönelttiği belirlenmiştir. Somut bir uygulama olan yazma etkinliğinin, öğrencilerin düşünce süreçlerinin görsel bir ifadesi olarak soyut matematiksel sembolleri somutlaştırdığı, matematiğe ve yazmaya karşı olumlu tutum geliştirmelerini sağladığı sonucuna varılmıştır. Matematik derslerinin yazma etkinlikleri ile iç içe nasıl yürütülebileceği araştırmadaki öneriler arasında yer almaktadır. Verimliliğin arttırılması amacıyla öğretmenlere yapılacak hizmet içi ve hizmet öncesi kurslar ile yazma uygulamasının sınıf ortamında kullanımına ilişkin örnekler verilerek bu uygulamanın kullanımı teşvik edilmelidir. Anahtar kelimeler: Matematik öğretimi, Matematikte yazma, Yazarak öğrenme, Araştırmacı öğretmen yaklaşımı

Ercan Atasoy
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim matematik öğretmenlerinin alan eğitimi bilgilerinin nitelikleri üzerine bir çalışma

ÖZET Alan eğitimi bilgisi, birçok araştırmada öğretmenin bilgisinin önemli bir bilişsel öğesi olarak tanımlanmıştır. Bu araştırmanın amacı, okul matematiğinin temel kavram ya da konularında ilköğretim matematik öğretmenlerinin alan eğitimi bilgilerinin niteliklerini araştırmaktır. Bu çalışmada nitel araştırma yaklaşımı benimsenmiştir. Veriler iki aşamada toplanmıştır. İlk aşamada yarı yapılandırılmış mülakat sorulan kullanılarak, 3 ilköğretim matematik öğretmeninin hem kişisel geçmişlerine hem de matematiğin doğası, matematik öğrenme-öğretme ile ilgili inançlarına dair veriler toplanmıştır. Bu veriler, ikinci aşamada elde edilecek verilere temel oluşturmuştur. İkinci aşamada, senaryo tipi mülakat sorulan ve sınıf içi gözlemler aracılığıyla matematik öğretmenlerinin alan eğitimi bilgilerine dair veriler toplanmıştır. Öğretmenlerle mülakatlar süresince yapılan konuşmalar teybe kaydedilerek sonradan yazılı hale dönüştürülmüştür. Daha sonra öğretmenlerin bu açıklamaları ve gözlem notlan birlikte nitel olarak analiz edilmiştir. Bu çalışmayla görüldü ki, matematik öğretmek için farklı bilgi öğelerinin toplamından daha fazlasının bilinmesi gerekir; bir alandaki anlayış ve inançlar, diğer alandaki anlayış ve inançlarla etkileşerek öğretmenlerin alan eğitimi bilgisini oluşturmaktadır. Çalışma sonucunda, öğretmenlerin daha çok kural ve prosedürlere dayanan matematiksel bilgi ve inançlarının matematik öğretme yaklaşımlarını doğrudan etkilediği ortaya çıkmıştır. Ayrıca işlemsel bilgiyle sınırlı bir alan eğitimi bilgisinin, öğrencilerin matematikte derinlemesine anlayışlar geliştirmesini zorlaştırdığı gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Öğretmen Bilgisi, Öğretmenlerin İnançları, Alan Eğitimi Bilgisi V

Mesut Bütün
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin sınıf yönetiminde istenmeyen davranışlara karşı kullandığı stratejilerin incelenmesi ve stratejilerin kullanımına yönelik eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesi

Okul öncesi eğitimde sınıfta öğretmenlerin en çok karşılaştığı problemlerden biri de istenmeyen davranışlardır. İstenmeyen davranışlar sınıfın düzenini, öğretmenin/öğrencilerin motivasyon ve verimini olumsuz yönde etkileyen nedenlerin başında gelmektedir. Bu nedenle de istenmeyen davranışların ortaya çıkmadan önce etkili bir şekilde önlenmesi ya da ortaya çıktıklarında etkili bir şekilde söndürülmesi gerekmektedir. Öğretmenlerin istenmeyen davranışlarla etkili bir şekilde başa çıkabilmesi de onların bu noktadaki yeterliliklerine bağlıdır. Bu nedenle öğretmenlerin bu noktadaki eğitim ihtiyaçlarının saptanması eksik olan yeterliliklerin giderilmesinde büyük önem taşımaktadır. Okul öncesi öğretmenlerinin sınıf yönetiminde istenmeyen davranışlara karşı kullandığı stratejileri inceleyen ve stratejilerin kullanımına yönelik eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesini amaçlayan bu araştırmanın çalışma gurubunu İzmir ili merkez ilçelerinde çalışan 140 okul öncesi öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada nicel veri toplama aracı olarak Keleş (2015) tarafından oluşturulan beşli likert tipinde hazırlanmış "Okul Öncesi Öğretmenlerinin Sınıf Yönetiminde İstenmeyen Davranışlara Karşı Kullandığı Stratejileri Belirleme Ölçeği" kullanılmıştır. Ardından öğretmenlerin istenmeyen davranışlara karşı kullandığı stratejilere ve eğitim ihtiyaçlarına yönelik görüşleri 20 okul öncesi öğretmenine uygulanan yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Toplanan nicel veriler frekans dağılımı, yüzde dağılımı, aritmetik ortalama, standart sapma değerleri hesaplanarak ve parametrik olmayan testlerden Mann Whitney U ve Kruskal Wallis H testlerinden yararlanılarak analiz edilmiştir. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre okul öncesi öğretmenlerinin en çok karşılaştıkları istenmeyen davranışlar sınıfın genel düzeni bozan davranışlar olarak belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre okul öncesi öğretmenleri istenmeyen davranışlara karşı ise öğrenciyi olumsuz etkileyebilecek, sert müdahaleleri daha az kullanmaktadır. Okul öncesi öğretmenlerinin kullandıkları stratejilerden bir kısmı kıdem, sınıf mevcudu, kaynaştırma öğrencisi, hizmet içi eğitim durumu ve sınıfın yaş grubuna göre farklılık göstermektedir. Elde edilen sonuçlara göre okul öncesi öğretmenleri disiplin modellerinden en yüksek puanı kontrol modelinden, en düşük puan ise sosyal disiplin modelinden almıştır. Disiplin modellerinden alınan puanlar kaynaştırma öğrencisi ve sınıfın yaş grubu değişkenine göre farklılık gösterirken, kıdem, sınıf mevcudu ve hizmet içi eğitim durumu değişkenine göre ise anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Araştırmanın sonuçlarına göre okul öncesi öğretmenleri sınıfta istenmeyen davranışların pek çok probleme yol açtığını, istenmeyen davranışlara karşı stratejiler kullanırken zorlandıkları noktalar olduğunu belirtmişlerdir. Okul öncesi öğretmenleri en çok, istenmeyen davranışlara karşı kullanılan stratejilerin 3-4-5 yaşa göre ayrılarak verildiği bir eğitim almak istediklerini ve verilen eğitimde anlatımın uygulamaya dayandırılması gerektiğini belirtmişlerdir. Anahtar kelimeler: Sınıf yönetimi, sınıfta istenmeyen davranışlar, disiplin modelleri, eğitim ihtiyacı

Eğitim ihtiyaçlarıOkul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenler+6
Kevser Coşan
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Probleme dayalı öğrenme yönteminin endüstri meslek lisesi 9.sınıf öğrencilerinin matematik dersi başarılarına ve matematiğe yönelik tutumlarına etkisi

Mesleki ve Teknik Eğitim çatısı altında bulunan Endüstri Meslek Liselerinde farklı alanlarda eğitim verilmektedir. Bilgisayar Teknolojisi, Elektrik ve Elektronik Bölümü, Makine Ressamlığı, Ahşap Teknolojisi, Metal ve Teknik, Otomotiv bu bölümlerden bazılarıdır. Endüstri eğitiminde analitik yaklaşımın esas olması nedeniyle matematik dersi oldukça önemlidir. Ancak endüstri meslek lisesi öğrencileri için matematik, öğrenilmesi zor bir ders olarak algılanmakta ve bu algı onların hem matematik başarılarını hem de matematiğe yönelik tutumlarını etkilemektedir. Bu araştırmada; halen geleneksel yöntemlerle öğrenim gören öğrencilerin bahsedilen tutum ve algılarını değiştirecek farklı bir yöntem (Probleme Dayalı Öğrenme) benimsenmiştir.

Vesife Hatısaru
Baskent University · Institute of Educational Sciences
2008
00