Burdur Mehmet Akif Ersoy University
Discipline

Physical Education and Sports

Burdur Mehmet Akif Ersoy University

2,114

Archived Theses

64

DOIs Assigned

3%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Yaz spor okullarının 10 – 12 yaş grubu çocukların fiziksel gelişimleri üzerine etkileri ve beslenme bilgi düzeyleri

Bu çalışma yaz spor okullarının 10-12 yaş grubu çocukların fiziksel gelişimleri üzerine etkileri ve beslenme bilgi düzeylerinin araştırılması ve incelenmesi amacı ile yapılmıştır. Bu çalışmada, 2013 yaz döneminde Şehitkâmil Belediye Spor Kulübü Gaziantep Atatürk Spor ve Kültür Merkezi yaz spor okullarına devam eden yaş ortalaması 11,12 yıl, boy ortalaması 145,25 cm, vücut ağırlığı ortalaması 44.57 kg, beden kitle endeksi 21 olan 10-12 yaş grubu 200 gönüllü çocuk dâhil edilmiştir. Fiziksel uygunluk ve antropometrik ölçümler; boy, vücut ağırlığı, dikey sıçrama, anaerobik güç, pençe kuvveti, sırt ve bacak kuvveti, çevre, 30 metre sürat testleri uygulanmıştır. Araştırmada öğrencilerinin beslenme alışkanlığı ve öğrencilerin sosyo-ekonomik durumlarının beslenme alışkanlıklarına etkisinin tespiti anketi uygulanmıştır. Verilerin değerlendirilmesi istatistik paket programında yapılmıştır. Tanımlayıcı istatistik olarak, aritmetik ortalama, standart sapma ile frekans ve % kullanılmıştır. Deneklerin ön test ve son test ölçümlerinin karşılaştırılması paired-samples t test ile yapılmıştır. Yapılan istatistiksel bulgulara göre; sırt kuvveti, bacak kuvveti, sağ ve sol el kavrama kuvveti değerlerinde p<0,01 düzeyinde dikey sıçrama değerinde ise p<0,05 düzeyinde anlamlı farklılıklar bulunmuştur. "kahvaltı yapıyor musunuz" 1,76±0,80, "kahvaltıyı ne sıklıkla atlarsınız" 3,31±0,74, "ailenizden harçlık alıyor musunuz" 1,70±0,89, "beslenme için ne kadar harcıyorsun" 2,95±0,88 ve "okul yemeklerinden memnun musunuz" 2,94±1,06 olarak bulunmuştur. Ayrıca, %78,5 inin yiyecekleri yanında getirdikleri, en çok sevilen yiyeceğin %31 ile hepsini severim olduğu, %63,5 inin okul ders programlarındaki beslenme ile ilgili bilgileri yeterli bulduğu, %69,5inin 3 öğün yemek yediği, %71 inin akşam yemeklerini ara sıra atladığı, % 54,5 u okulda yemekhanenin var olduğunu belirttiği sonucu çıkmıştır. Gelişim ve büyüme döneminde bulunan çocukların beslenme bilgi düzeylerinin arttırılması ile birlikte fiziksel aktiviteler ile desteklendiği zaman yetişecek olan nesillerin sağlıklı düşünen ve hareket eden yetişkinler olması kaçınılmaz olabilmektedir. Sonuç olarak, düzenli yapılan spor eğitimi programlarının 10-12 yaş çocuklarında fiziksel parametreler üzerinde olumlu etkileri olduğu söylene bilinir. Bu etki düzeyini bireylerin efor kapasiteleri ile çalışmaların süresi sıklığı ve şiddeti belirli hale getirmiş olabilir. Bu yüzden doğru antrenman norm uygulamaları ile bilinçli beslenme bilgileri verilmesi bireylerin gelişimleri açısından önerilebilir. Anahtar sözcükler: yaz spor okulu, fiziksel uygunluk, beslenme, çocuklar, gelişim.

BeslenmeEgzersiz testiFiziksel gelişme+6
Mustafa Derdin
Düzce University · Institute of Health Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Elit karatecilerin iki farklı döner tekmesinin üç boyutlu kinematik analizi

Elit karatecilerin iki farkli döner tekmesinin üç boyutlu kinematik analiziniyapılmıştır. Bu çalışmanın amacı 3 boyutlu hareket analizi yöntemi kullanarak karate?de ki iki farkli döner tekmesinin (Giako ve kizami mavaşi gerinin) kinematik özelliklerini incelemektir. Karate sporcularının tarafından oluşturulan kinematik değişkenleri Yer değiştirme ile ilgili, doğrusal hız, alt gövde bölümlerinin ivmesi, öteleme, bacak ivme ve vertical yer tepki kuvveti analiz edildi. 21 elit seviye karate sporcusu iki farklı döner tekme tekniği incelenmiştir. Deneklerin yaşları 20 ile 26 yaş arasında değişmektedir. Hareketler saniyede 240 kare fotoğraf çekebilen 8 adet yüksek hızlı kameraya sahip "Phase Space" optik hareket yakalama sistemi ile kaydedilmiştir. Kaydedilen pozisyon bilgilerinden ayak bileği, diz ve kalça linear yerdeyişimi, hızları ve ivmeleri hesaplanmıştır. Ayrıca, kuvvet platformu kullanılarak karatecilerin yere uyguladıkları tepki kuvvetleri de hesaplanmıştır. Sonuçlar kizami Mavaşi Geri, Giako Mavaşi Geri kıyaslandığında daha büyük bir doğrusal hız oluşturulan görülmüştür. Benzer şekilde, kizami mavaşi geri, giako mavaşi geri'ye göre daha büyük doğrusal hızlanma oluşturmüşdur. Ayrıca, giako mavaşi geri Kizami mavaşi geri'ye göre daha büyük öteleme bacak ivme oluşturdu. Sonuç olarak, tüm kinematik değişkenler için sonuçlar tekme türünü çalışılan her bir faktörün büyüklüğü en önemli belirleyici olduğunu gösterdi. Ayrıca; bu teknik önemli ölçüde ortaya çıkan yer değiştirme, doğrusal hız, ivme ve öteleme bacak ivme etkileyebilir. Anahtar Kelimeler: Kizami Mavaşi Geri, Giyako Mavaşi Geri, Kinematik, 3D hareket analizi

Dövüş sanatlarıHareketHareket analizi+3
Ali Paydar
Gazi University · Institute of Health Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İnternet ortamında geçirilen boş zamanın üniversite öğrencilerinin mutluluk ve yaşam doyum değerlerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, İnternet ortamında geçirilen boş zamanın üniversite öğrencilerinin mutluluk ve yaşam doyum değerlerine etkisinin incelenmesidir. Çalışmaya, 2012-2013 Eğitim-Öğretim yılında 20 farklı üniversite öğrenim gören toplam 438 üniversite öğrencisi katılmıştır. Araştırmaya ilişkin verilerin toplanmasında, 15 kişisel bilgi sorusu ve 34 boş zaman değerlendirme alışkanlığı sorusu olmak üzere 49 sorudan oluşan anket formu ile Diener E. (2006) tarafından geliştirilmiş "Yaşam Doyum Ölçeği" ve Hills&Argyle (2002) tarafından geliştirilen "Oxford Mutluluk Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS (version 16.0) programında kaydedilmiş, tanımlayıcı istatistikler için frekans ve yüzde değerleri hesaplanarak yorumlanmıştır. Farklı gruplar arasındaki farklılıkları bulmak için İndependent T testi, ilişkiyi incelemek için ise Pearson Korelâsyon testleri uygulanmış ve P değerinin 0.05'ten küçük olduğu durumlarda gruplar arası fark anlamlı kabul edilmiştir. Sonuç olarak; Üniversite öğrencilerinin %72.8'i bir günde 4 saat ve daha fazla boş zamana sahipken, yarısına yakını (%44.5) boş zamanlarının yeterli olmadığından yakınmaktadır. Öğrencilerin büyük çoğunluğunun (%84.2) bilgisayar sahibi olmaları, tamamına yakın bir kısmının (%92.2) boş zamanlarında internete girmeleri ve internete girenlerin sosyal paylaşım sitelerini kullanma oranlarının çok yüksek olması (%93.4) göze çarpmaktadır. Öğrencilerin birçoğu (%55.3) boş zamanlarını evde ve yalnız başına (43.2) geçirmeyi tercih ederken, ev dışında geçirenlerin bu zamanlarını arkadaşları ile geçirme yüzdelerinin (%64.1) yüksek olması dikkat çekicidir. Ayrıca boş zamanlarını ev dışında geçiren üniversite öğrencilerinin hem mutluluk hem de yaşam doyum düzeyleri bakımından evde geçirenlere göre daha iyi durumda oldukları tespit edilmiştir (p<0.05). Üniversite öğrencilerinin boş zamanlarını evde geçirmeyi tercih etme nedenleri, evlerini güzel bir ortam olarak kabul etmeleri, kendilerinde dinlendirici bir etki bırakması, rahatça TV izleme, internete girme, müzik dinleme vb. etkinlikleri kolayca yapabilmeleri, bilgisayar sahibi olmaları ve internet ortamında boş zaman geçirmeyi sevmeleri, interneti eğlenceli ve mutluluk verici olarak görme, ev dışında geçirenlerin ise ev dışında elde edilen serbestliğin, arkadaş gruplarıyla rahatça hareket edebilme, sosyal ortamlara girme, yeni arkadaşlıklar için fırsatlar sunma, yenilenme ve rahatlama, açık hava faaliyetlerine katılma gibi etkenler olduğu düşünülmektedir. Ayrıca, üniversite öğrencilerin internette geçirdikleri boş zaman ile mutluluk düzeyi değerleri arasında ve sosyal paylaşım sitelerini kullanma durumları ile yaşam doyum düzeyleri arasında anlamlı bir ilişkinin olmamasına rağmen, internet ortamında geçirdikleri boş zaman ile yaşam doyum düzeyleri arasında p<0.05 düzeyinde ve sosyal paylaşım sitelerini kullanma durumları ile mutluluk düzeyi değerleri arasında p<0.01 düzeyinde anlamlı bir ilişki bulunması, internet ortamında geçirilen boş zamanın üniversite öğrencilerinin mutluluk ve yaşam doyum değerlerine direk etki ettiğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Boş Zaman, Rekreasyon, Öğrenci, İnternet, Mutluluk, Yaşam Doyumu

Boş zamanları değerlendirmeMutlulukRekreasyon+3
Şenol Göral
Gazi University · Institute of Health Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Güreşçilerde buz masajının toparlanmaya ilişkin bazı biyokimyasal parametrelere etkisi

Bu çalışmada Elit Güreşçilere Uygulanan Buz Masajının Toparlanmaya İlişkin Bazı Biyokimyasal Parametrelere Etkisinin incelenmesi amaçlandı. Araştırma da Türk Güreş Milli Takımlarında güreşen 14 erkek güreşçi denek olarak kullanıldı. Denekler kura ile deney ve kontrol grubu olmak üzere iki gruba ayrıldı. Aynı gün içerinde değişik dinlenme aralıkları verilerek 5 güreş müsabakası yaptırıldı. Deney grubuna müsabaka aralarında 8 dk'lık buz masajı yapılırken, kontrol grubuna ise 8 dk'lık normal masaj uygulandı. Deneklerden müsabakalar öncesi, 3. ve 5. müsabaka sonrası olmak üzere 3 kez kan örnekleri alındı. Alınan kan örnekleri 5000 devirde satrifuj edildikten sonra serumları ayrıştırılarak miyoglobin ve creatin kinaz tayinleri yapıldı. Deneklerin kalp atım hızları, laktat değerleri ve vücut sıcaklıkları her müsabaka öncesi ve sonrası olmak üzere 10 kez ölçüldü. Bulguların istatistiksel değerlendirilmesi SPSS 16.0 bilgisayar paket programı ile yapıldı. Elit güreşçilere yaptırılan 5 güreş müsabakası da deney ve kontrol grubuna ait güreşçilerin miyoglobin, creatin kinaz, kalp atım hızı ve laktat düzeylerini önemli ölçüde artırdı (P<0.05). Vücut sıcaklığı hem deney hem de kontrol grubunda müsabakalardan önemli şekilde etkilenmedi (P>0.05). Müsabakalar arasında verilen dinlenme sürelerinde deney grubuna yapılan 8 dk'lık buz masajı, sporcuların miyoglobin ve CK düzeylerini kontrol grubuna göre önemli şekilde düşürdü (P<0.05). Deney grubunda kalp atım hızı ve vücut sıcaklığı sadece 30 ve 15 dk'lık dinlenme aralıklarında, laktat ise sadece 15 dk'lık dinlenme aralığında buz masajının etkisiyle kontrol grubuna oranla önemli şekilde düştü (P<0.05). Sonuç olarak, güreşçilere uygulanan buz masajının egzersizden kaynaklanan kas hasarını önlemede etkili olduğu görülmüştür. Ayrıca buz masajı müsabaka aralarında verilen 30 ve 15 dk'lık dinlenme aralıklarında kalp atım hızı ve vücut sıcaklığını, sadece 15 dk'lık dinlenme aralığında ise laktat düzeyini düşürmede aynı etkiyi göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Güreş, Toparlanma, Buz Masaj

BuzGüreşGüreşçiler+4
Bilal Demirhan
Gazi University · Institute of Health Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Lise ve üniversite öğrencilerinin rekreatif eğilimlerinin belirlenmesi (Bartın ili örneği)

Bu çalışma üniversite ve lise öğrencilerinin rekreatif eğilimlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanının evrenini; Bartın Üniversitesinde örgün öğrenim gören 7344 öğrenci ve Bartın İli Merkezindeki liselerde öğrenim gören 8806 lise öğrencisi, ortalama olarak 16150 öğrenci, örneklemini ise tesadüfi örnekleme yöntemiyle lisede öğrenim gören 1042, üniversitede öğrenim gören 943 öğrenci toplam ise 1985 öğrenciye ulaşılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket formu uygulanmıştır. İstatistiksel değerlendirmeler frekans (f), basit dağılım tablosunda değişkenin seçeneklere göre yüzdelik dağılımları ve non-parametrik Mann-Whitney U teknikleri kullanılarak elde edilen bulgular "SPSS 19.0.1" paket istatistik programında yapılmıştır. Bütün soruların frekans dağılımları çıkarılmış ve yüzdelik değerleri bulunmuştur. Ayrıca anlamlılık düzeyi ise p< 0.05 olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak; üniversite öğrencilerinin serbest zamanı değerlendirmeye yönelik daha çok zamana sahip olduğu; bu zamanı sosyal, kültürel, beceri geliştirici ve eğlenceye yönelik faaliyetler uygulayarak arkadaşları ile birlikte geçirmişlerdir. Lise öğrencileri ise serbest zamanlarını evde televizyon izleyerek, kitap okuyarak ve müzik dinleyerek tüketmişlerdir. Ayrıca lise ve üniversite öğrencileri arasında rekreatif etkinlikleri değerlendirme, okullarında sahip oldukları faaliyetler, tesisler ve etkinlikler açısından anlamlı fark olduğu bulunmuştur.

Rekreasyon
Fatih Yaşartürk
Gazi University · Institute of Health Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Planlanmış bir yüzme programının 15-18 yaş öğrencilerinin motivasyon, atılganlık ve dikkat düzeylerine etkileri

Bu araştırmanın amacı, 8 haftalık yüzme eğitiminin Sakarya İl'i Adapazarı İlçesinde bulunan 15-18 yaş aralığı lise öğrencilerinin motivasyon, atılganlık ve dikkat düzeylerine yüzmenin etkisinin olup olmadığını araştırmaktır. Bu amaçla Sakarya İl'inde bulunan Fatih Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinden ve Özel Şahin Anadolu Lisesinde öğrenim gören 100 öğrenci gönüllü olarak katılmış ve her iki okuldaki öğrenci grupları deney ve kontrol grubu olarak ayrılmıştır. Her iki okuldaki öğrencilere Spora Özgü Başarı Motivasyon Ölçeği, Rathus Atılganlık Envanteri ve Burdon Dikkat Ölçeği ön ve son test olarak uygulanmıştır. Deneysel ve sırasal bir desen yöntemiyle yürütülmüş olan araştırmada elde edilen veriler SPSS programında analiz edilmiş olup anlamlılık düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Deney ve kontrol gruplarının ön test sonuçları ile son test sonuçlarının karşılaştırılması için bağımsız gruplarda Mann Whitney U-testi ve bağımlı gruplarda Wilcoxon Signed Ranks testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda deney grubunun motivasyonu ön test sonuçları ile son test sonuçları ve deney grubunun son test sonuçları ile kontrol grubunun son test sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Atılganlık envanteri sonuçlarında deney grubunun atılganlık ön test sonuçları ile son test sonuçları ve deney grubunun son test sonuçları ile kontrol grubunun son test sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark ortaya çıkmıştır. Dikkat düzeyi sonuçlarında deney grubunun dikkat düzeyi ön test sonuçları ile son test sonuçları ve deney grubunun son test sonuçları ile kontrol grubunun son test sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur. Motivasyon, atılganlık ve dikkat düzeylerinin kontrol gruplarının ön test ve deney gruplarının ön test sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır. Araştırma sonuçları, 8 haftalık yüzme eğitiminin lise öğrencilerinin motivasyon, atılganlık ve dikkat düzeylerini olumlu yönde etkilediğini göstermektedir.

AtılganlıkDikkatErgenler+6
Mihraç Köroğlu
Düzce University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

10-12 yaş grubu yüzücülere uygulanan 8 haftalık pliometrik antrenmanın bazı performans parametreleri üzerine etkisinin incelenmesi

Çalışmamız 10-12 yaş grubu yüzücülere uygulanan pliometrik antrenmanın bazı performans parametreleri üzerine etkisinin olup olmadığını belirleyebilmek amacı ile yapılmıştır. Araştırmaya 10-12 yaş grubu lisanslı yüzücüler katılmıştır. Araştırmaya katılan sporculara ön ve son test olarak; t-çeviklik, durarak uzun atlama, dikey sıçrama, 30m surat testleri, antropometrik ölçümler uygulanmış ve 15m, 50m yüzme dereceleri alınmıştır. Çalışma grubuna 8 hafta süresince haftada 1 gün normal antrenmanlarının öncesi 35-45dk arasında süren pliometrik antrenman programı uygulanmıştır. Kontrol grubu ise rutin antrenmanlarına devam etmiş, hiçbir ek uygulama yapılmamıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin istatiksel analizinde istatistik programı kullanılmıştır. Çalışma ve kontrol gruplarının aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Yapılan normalite testi sonucunda nonparametrik çıkan verilerin değerlendirilmesinde grup içi karşılaştırmalarda Wilcoxon, gruplar arası karşılaştırmalarda ise Mann Whitney U testinden yararlanılmıştır. Çalışmamızda anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Araştırmamızda, çalışma grubunun seçilen parametrelerde (30m sürat, t testi, durarak uzun atlama, dikey sıçrama, patlayıcı güç, 50m ve 15m yüzme derecesi) ön-son test verileri karşılaştırıldığında tüm değerler arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Sonuç olarak pliometrik çalışmaların performans bileşenleri üzerinde olumlu etkileri olduğu görülmüştür. Bu bağlamda 10-12 yaş grubu yüzme sporcularına uygulanan antrenman programları içerisinde pliometrik çalışmalarının da programlarında yer alması gerektiği düşünülmektedir.

AntrenmanPliometrik antrenmanSpor+5
Çetin Çelebioğlu
Düzce University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin sportmenlik davranışlarının incelenmesi (Düzce ili örneği)

Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin sportmenlik davranışlarının incelenmesidir. Araştırmanın evreni, 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılında Düzce ilindeki 9 ortaokulda eğitim-öğretim gören toplam 5826 öğrenci, örneklem grubunu ise rastgele yöntemle seçilmiş 5. sınıf, 6. sınıf, 7. sınıf ve 8. sınıfta öğrenim gören toplam 1700 gönüllü öğrenci oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu ve Beden Eğitimi Dersi Sportmenlik Davranışı Ölçeği (BEDSDÖ) yer almıştır. Araştırmada, iki grubun karşılaştırılmasında Independent-Samples t-Test, grupların ikiden fazla olması durumunda Oneway Anova kullanılmış, gruplar arasında istatistiksel farka bakmak için Poct Hock testlerinden LSD analizi uygulanmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde anlamlılık düzeyi p < 0.05 alınmıştır. Bu çalışmada cinsiyet değişkenine göre BEDSDÖ GT puanlarında (p<0,001) ve UDK alt boyutunda (p<0,001) kadınların lehine istatistiksel fark bulunmuştur. Sınıf düzeyine göre BEDSDÖ GT puanlarında 5. ve 6. sınıflarda, 5.sınıfların lehine; 5. ve 7. sınıflar arasında 5.sınıfların lehine; 5. ve 8. sınıflar arasında 5.sınıfların lehine istatistiksel fark bulunmuştur (p<0,001). UDS alt boyutu puanlarına göre 5. ve 7. sınıflarda 5.sınıfların lehine; 5. ve 8. sınıflarda 5. sınıfların lehine; 6.ve 7.sınıflar arasında 6. sınıfın lehine istatistiksel fark bulunmuştur (p<0,01). UDK alt boyutu puanlarına göre ise 5. ve 6. sınıflar arasında 5. sınıflar lehine; 5. ve 7. sınıflar arasında 5. sınıfların lehine; 5. ve 8. sınıflar arasında 5. sınıf lehine anlamlı fark bulunmuştur (p<0,001). Sporcuların lisanlı spor yapma durumlarına göre UDS (p<0,05) ve UDK alt boyutunda lisanslı olarak spor yapanların lehine istatistiksel fark bulunmuştur (p<0,001). Kardeş sayısına göre UDS alt boyutunda kardeşi olmayan ve iki kardeşi olanlar arasında kardeşi olmayanların lehine; bir kardeşi olan ve iki kardeşi olanlar arasında bir kardeşi olanların lehine istatistiksel fark bulunmuştur (p<0,05). Anne, baba eğitim durumlarına göre ise istatistiksel herhangi bir farka rastlanmamıştır (p>0,05). Öğrencilerin sportmenlik davranışını cinsiyet, sınıf düzeyi, lisanslı spor yapma durumları ve kardeş sayılarının etkilediği söylenebilir.

Beden eğitimi ve spor dersiDavranışOrtaokul öğrencileri+2
Esra Yılmaz
Düzce University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışanların serbest zamana karşı tutumları ve yaşam kalitelerinin incelenmesi

Bu araştırma, çalışanların serbest zamana karşı tutumları ve yaşam kalitelerinin sosyo demografik değişkenler açısından incelenmesini amaçlamaktadır. Çalışma grubunu; Gaziantep ve Kahramanmaraş illerinde yaşayan 405 mavi yaka ve beyaz yaka fabrika çalışanı oluşturmaktadır. Serbest zaman doyum düzeyleri Beard ve Ragheb (1980) tarafından geliştirilen ve Gökçe ve arkadaşları (2008) tarafından Türkçe 'ye uyarlanan Serbest Zaman Doyum Ölçeği ile yaşam doyumu düzeyleri ise Stamm (2005) tarafından geliştirilen; Türkçe' ye uyarlanması Yeşil ve arkadaşları tarafından (2010) yapılan Çalışanlar için Yaşam Kalitesi Ölçeği ile ölçülmüştür. Ölçeklerin alt boyutları da dikkate alınarak; veriler SPSS 22.0 programı ile analiz edilmiştir. Bu analizlerde Kruskal Wallis, Mann Whitney U, Spearman rho korelasyon analizi tekniklerinden faydalanılmıştır. Ortaya çıkarılan bulgularda; yaşam kalite doyumu ve serbest zaman doyumu arasında orta düzeyde pozitif yönlü .36 düzeyinde ilişki elde edilmiştir. (p<0.05). Serbest zaman doyumu arttıkça, yaşam kalite doyum düzeyinin yüksekliği belirlenmiştir. Çalışanların zaruri faaliyetleri dışındaki eğlendirici ve dinlendirici bir uğraş ile geçirdikleri serbest zamanın verimli olmasının bireyleri olumlu etkilediği görülmüştür.

Aydan Arda
Düzce University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Qualifications of teaching and their relationship with attitudes of students in the faculty of sport sciences at firat university towards playing volleyball

In recent years, teaching approaches in higher education have become more student-centered and have required different teaching competencies. Therefore, it is necessary to have an adequate teaching competence framework that can be used for assessment purposes. This study aimed to define the relationship between the teaching competencies and the attitudes of students of the Faculty of Sport Sciences at Firat University towards playing volleyball. The researcher used an electronic questionnaire form that reveals the teaching competencies and the attitudes of university students. Electronic scales are additive scales. The answers given to the questions by university students were collected and analyzed in order to discover their general perspectives on the subject. The population of the study covered 627 students studying in two departments at the Faculty of Sport Sciences, which were the Physical Education and Sport Department and Coaching Department. The sample of the study consisted of 250 (39.87%) students (134 males and 116 females) in the academic year 2020-2021. The data obtained from the study using the SPSS software. In the analyses, the researcher conducted arithmetic mean, standard deviation, one-sample t-test, independent samples t-test, and Pearson correlation analyses. As a result, the attitudes of the students towards volleyball provided high scores with an arithmetic mean of 96.60 and a standard deviation value of 22.62. According to the attitudes of the students, the teaching competencies of the faculty members had an arithmetic mean of 138.72 and a standard deviation value of 34.25. There are statistically significant correlations between the teaching competencies of the faculty members and the students' attitudes towards volleyball. There was no significant difference between male and female students in the variables of teachers 'competencies and students' attitudes towards playing volleyball. The researcher concluded that the Faculty of Sports Sciences members at the Firat University had a significantly high level of teaching competencies according to the attitudes of the students. Students of the Faculty of Sports Sciences at the Firat University had a significantly high level of volleyball trends. A correlation between the teaching competencies of the faculty members and the students' attitudes towards the game of volleyball emerged.

SportsFaculty of Sports SciencesSportsmen+3
Dıyar Husseın Ahmed Ahmed
Fırat University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Investigation of sports injuries and their causes in students of Faculty of Sports Sciences at Firat University

This study was carried out to define investigation of the Sports Injuries and their Causes in Students of Faculty of Sport Sciences Students at Fırat University in terms of different variables (department, grade, gender, and age). The study is a descriptive survey model, and the survey technique was used. During the data collection process, a questionnaire prepared by Nada (2014) was used and developed by the researcher according to experts' opinions. A questionnaire form consisting of seven sub-dimensions (sports branches, body parts exposed to sports injuries, types of sports injuries, place of injuries, causes of sports injuries, repetition of injuries, and recovery process) was used. The population of the study consisted of 627 students studying in Physical Education and Coaching Departments in Faculty Sports Sciences at Fırat University, and the sample consisted of 252 (40.19%) students randomly selected. The study covered the 2020-2021 academic year. In the data analysis process, SPSS program was used and Chi-Square, Cronbach's alpha, frequency, and percentage analysis were performed. The results showed that the most common sports injuries were sprains (30.89%) and cramps (16.20%), while the most commonly affected body parts were the ankles (20.12%) and legs (14.70%). In addition, it was observed that the most common places of injuries were joints (31.71%) and the most common causes of sports injuries were bad warming up (14.98%) and overload training (10.09%). Additionally, football was ranked as the first sports branch in terms of the number of injuries. In general, injuries were frequent and often took 1-2 weeks to heal. As a result, football has been the sports branch where most of the sports injuries occurred. The most common sports injury is a sprain. The most common parts of the body that exposed to sports injuries are the ankles. bad warming up is also a major cause of sports injuries. During the recovery period, many injuries took 1-2 weeks to heal and were not at dangerous levels.

SportsSport branchesAthletic injuries+3
Rızgar Ramadhan Darweesh
Fırat University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Eğitilebilir zihinsel engelli çocuklarda futbol antrenmanının motor yeterlik, iletişim becerileri ve ruhsal uyum düzeyleri üzerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışma 8-12 yaş aralığındaki eğitilebilir zihinsel engelli çocuklara uygulanan futbol antrenman programının motor yeterlik, iletişim becerileri ve ruhsal uyum düzeylerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada 12 haftalık özel futbol antrenman programı hazırlanmış ve hazırlanan bu program deney grubu olarak belirlenen öğrencilerle gerçekleştirilmiştir. Normal eğitim programlarına devam eden kontrol grubu öğrencileri ile futbol antrenman programına devam eden uygulama grubu öğrencileri arasındaki motor, iletişim becerileri ve ruhsal uyum düzeyleri üzerindeki etkilerinin karşılaştırılması hedeflenmiştir. Ön test ve son testte yarı deneysel olarak desenlenen çalışma, 12 deney grubu öğrencisi 12 kontrol grubu öğrencisi olmak üzere toplam 24 erkek öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Deney grubuna dahil edilen 12 zihinsel engelli öğrenci ile 12 hafta boyunca haftada 2 gün ve günde 60 dakika futbol antrenman programı uygulanmıştır. Uygulama öncesinde öğrencilerin motor becerilerini ölçmek için Bruininks Oseretsky Testi (BOT2) yaptırılmıştır. Çocukların ebeveyn, özel eğitim öğretmenleri ve psikologlarına 'Hacettepe Ruhsal Uyum Ölçeği' ve 'Zihinsel Yetersizliği Olan Bireyler İçin Performans Belirleme' formu kullanılmıştır. Çalışmanın ön testinde kullanılan bu ölçekler çalışmanın sonunda son test olarak tekrar edilmiştir. Araştırmanın örneklem grubunu oluşturan deney ve kontrol grupları ile ön test ve son test ölçümlerine ilişkin iki faktörlü varyans analizi ile test edilmiştir.Sonuç olarak uygulanan futbol antrenman programının deney ve kontrol grupları arasında motor yeterlik, iletişim becerileri ve ruhsal uyum düzeylerinde ön test ve son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Futbol, İletişim, Motor Beceri, Ruhsal Uyum, Zihinsel Engelli

AntrenmanEngelli çocuklarFutbol+5
Erhan Şahin
Düzce University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Otizmli çocuklarda uygulanan farklılıkla öğrenme egzersizlerinin denge ve üst ekstremite koordinasyonu üzerine etkisi

Araştırma otizmli çocuklarda uygulanan farklılıkla öğrenme egzersizlerinin denge ve üst ektsremite koordinasyonu üzerine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan 8-16 yaş aralığındaki çocukların ailelerinin bilgisi dahilinde gönüllülük esası ile katılımları sağlanmıştır. Otizmli çocuklar çalışma grubu (n=12) ve kontrol grubu (n=12) olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Çalışma grubuna 8 hafta boyunca, haftada 3 gün kendi eğitim programlarına ek olarak 1-1,5 saat farklılıkla öğrenme egzersizleri yaptırılmıştır. Kontrol grubuna ise kendi eğitim ve öğretim programı dışında herhangi bir ek egzersiz yaptırılmamıştır. 8 haftalık egzersiz programından önce ve 8 hafta sonuna Bruininks-Oseretsky Motor Yeterlik Testi - İkinci Basım (BOT-2) kullanılmıştır. Çalışmamızdan elde edilen veriler SPSS paket programında analiz edilmiştir. Yapılan normallik testi sonuçlarına göre verilerin normal dağılmadığı belirlenmiştir. Buna göre grup içi karşılaştırmalarda Wilcoxon Testi, gruplar arası karşılaştırmalarda ise Mann Whitney U Testi kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Ön ve son test sonuçlarına göre çalışma grubunun denge testi (p<0.002) ve üst ekstremite koordinasyon testi'nde (p<0.002) anlamlı farklılığa rastlanırken, kontrol grubunun denge testi (p>0.928) ve üst ekstremite koordinasyon testi'nde (p>0.118) anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Sonuç olarak otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarda yapılan farklılıkla öğrenme egzersizlerinin motor gelişim üzerinde olumlu etkileri olduğu sonucuna varılmıştır.

Beden koordinasyonuDengeOtistik bozukluklar+5
Gürkan Sert
Düzce University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşlılarda rekreasyonel etkinliklere katılımın yaşam kaliteleri ve yalnızlık düzeyleri üzerine etkisinin incelenmesi

Yaşlanma ile bireylerin günlük hayatlarındaki etkinliklerde azalmaların olduğu görülmektedir. Yaşlıların toplumda bağımsız bir şekilde yaşamlarını sürdürebilmeleri için yapılması gerekli çalışmalardan birisi de onların ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri duruma gelmelerine yardımcı olmaktır. Bu bağlamda yaşlıların hareketliliğini artırıcı etmenlerden olan rekreasyonel etkinliklerden faydalanmak yararlı olacaktır. Bu sebeple araştırmada huzurevlerinde kalan bireylerin 8 haftalık rekreasyonel etkinliklere katılımlarının, onların yaşam kalitesi ve yalnızlık düzeyleri üzerindeki etkisini incelemek amaçlanmıştır. Bu amaç ile Bolu ili merkezinde bulunan SHÇEK kurumuna bağlı huzurevlerinde kalan yaşlılar ile bu çalışma gerçekleştirilmiştir. Nicel araştırma desenlerinden ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desen bu çalışmanın yöntemini oluşturmaktadır. 25'i deney grubu, 25'i kontrol grubu olmak üzere toplam 50 kişi ile gerçekleştirilen çalışmada verilerin toplanması amacıyla Türkoğlu ve Adıbelli tarafından uyarlanan Yaşlılarda Yaşam Kalitesi Ölçeği ve Akgül ve Yeşilyaprak tarafından uyarlanan Yaşlılar İçin Yalnızlık Ölçeği Kullanılmıştır. İngilizcede Türkçe'ye uyarlanan ve geçerlik-güvenirlik çalışmaları yapılan ölçekler ile toplanan verileri SPSS Statistic 24.0 programına girilmiştir. Deney ve kontrol gruplarında verilerin normal dağılmadığı belirlenmiştir. Bu nedenle iki grup içeren analizlerde Mann Whitney U, ikiden fazla grup içeren analiz içeren analizlerde Kruskal Wallis, alt boyutların ilişkisini incelemek amacıyla Spearman Korelasyonu kullanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda kontrol grubunda yer alan katılımcıların ön test ve son testlerinde demografik değişkenlerin gruplar arasında anlamlı bir farklılık oluşturmadığı belirlenmiştir. Deney grubunda ise ön test ve son testleri arasında son testlerin lehine anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Ayrıca rekreasyonel etkinliklerin bireylerin yaşam kaliteleri üzerinde olumlu etkilerinin olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle çalışma sonucunda rekreasyonel etkinliklerin SHÇEK bünyesinde bulunun huzurevlerinde kullanılması amacıyla bu kurumlarda çalışan bireylere hizmet içi eğitimlerin verilmesi önerilmiştir

GeriatriRekreasyonRekreasyonel aktiviteler+4
Derya Evcil
Düzce University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Düzce ilinde görev yapmakta olan beden eğitimi öğretmenlerinin beslenme alışkanlıkları ve bilgi düzeyleri

Bu çalışma Düzce ilinde görev yapan Beden Eğitimi Öğretmenlerinin Beslenme Bilgi Düzeylerini ve Beslenme Alışkanlıklarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunu, Düzce ilinde görev yapan beden eğitimi öğretmenleri evreni içinden gönüllü katılım gösteren 41 kadın ve 108 erkek olmak üzere toplam 149 öğretmen oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen demografik bilgi ölçeği, Gündoğdu (2009) tarafından geliştirilen öğretmenlerin beslenme alışkanlıkları ve beslenme bilgi düzeyleri ölçeği kullanılmıştır. Beslenme bilgi düzeyi çoktan seçmeli bir test kullanılarak ölçülmüş, elde edilen sonuçlardan beslenme bilgi puanı elde edilmiş ve demografik özelliklere bağlı olarak beslenme bilgi düzeyinin farklılaşma durumu incelenmiştir. Elde edilen veriler normal dağılım göstermediğinden, çalışmada parametrik olmayan testlerden yararlanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre, öğretmenlerin beslenme bilgi düzeylerinin orta düzeyde olduğu ve yaş değişkeni açısından anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği (p<,05); diğer değişkenler açısından anlamlı düzeyde farklılaşmadığı tespit edilmiştir (p>,05). Araştırma sonucunda alana ve araştırmacılara yönelik çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar sözcükler: Beslenme, Beden Eğitimi, Beden Eğitimi Öğretmeni, Beslenme Bilgi Düzeyi

Beden eğitimiBeslenmeBeslenme alışkanlıkları+5
Buşra Dursun
Düzce University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Gençlik ve Spor il Müdürlüğü çalışanlarının rekreasyonel aktivitelere katılımlarının sorgulama becerileri, merak ve keşfetme düzeyleri açısından incelenmesi

Spor, fiziksel ve ruhsal durumların gelişiminde, sağlığın korunmasında ve yaşam kalitesinin arttırılmasında önemli bir yer tutmaktadır. Bu kapsamda düşünüldüğünde sporun sağlamış olduğu yararlardan faydalanılabilmesi için, bireylerin spora olan katılımlarının ve bakış açılarının geliştirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Spora olan ilginin ve önemin artırılmasında sorgulama becerileri, merak ve keşfetme gibi özelliklerin bireylerin gelişmesinde önemli katkı sağladığı düşünülmektedir. Bu bağlamda "Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Çalışanlarının Rekreasyonel Aktivitelere Katılımlarının Sorgulama Becerileri, Merak ve Keşfetme Düzeyleri Açısından İncelenmesi" araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmış ve Düzce İli Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nde çalışan ve staj yapan personellerden oluşan 235 kişiye ulaşılmıştır. İstenilen verilere ulaşabilmek için araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" , Merak ve keşfetme düzeylerinin ölçülmesinde Kashdan ve arkadaşları (2009) tarafından geliştirilen Merak ve Keşfetme Ölçeği ve Akdan ve Saracaloğlu (2013) tarafından geliştirilen Sorgulama Becerileri Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizleri SPSS 22.0 istatistik programı ile çözümlenmiştir. Ölçeklere normallik tesiti uygulanmış ve verilerin normal dağılmadığı tespit edilerek verilere non-parametrik testler uygulanmıştır. Ölçeklerin ilişki analizlerini incelemek adına Spearman Korelasyon testi, değişkenleri açısından yapılan analizlerde ise Mann-Whitney U ve Kruskal Wallis testleri uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre sorgulama becerileri ve merak ve keşfetme ölçeğinin toplam puanları ilişki analizine göre (r=,358 p<,000*) pozitif yönlü düşük düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Sonuçlara göre bireylerin merak ve keşfetme duyguları arttıkça sorgulama becerilerinind yükseldiği söylenebilir. Bu bağlamda bireylerin ilgi alanlarına yönelik yapılan çalışmalar motivasyonu daha yüksek, özgüvenli, dikkatli, özverili ve pratik çözümler bulan bireyler haline getirmekte; sorgulama becerilerinin gelişim göstermesi, merak ve keşfetme arzusunu desteklemektedir.

Gençlik ve Spor İl MüdürlüğüMerakRekreasyon+3
Oğuzhan Şentürk
Düzce University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Çalışanlarının rekreasyon aktivitelerine katılımlarının iş doyumları ve tükenmişlik düzeyleri açısından incelenmesi

İnsanın yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan çalışma hayatının birçok aşamasında olumlu ya da olumsuz durumlar meydana gelmektedir. Olumlu yönleri yaşam kalitesini artırmakta, mutlu birey ve toplumlar oluşmasında önemli yararlar sağlamaktadır. Olumsuz yönleri ise gerek çalışma hayatındaki sıkıntılarının artmasına, gerek çevresindeki insanlara sorumluluklarını yerine getirmede önemli sıkıntılar doğurmaktadır. Bu çalışma hayatı aşamalarında, kişinin rekreatif etkinliklerle; stresini ve sağlık sorunlarını azaltacağı, motivasyonlarını yükselteceği ve pozitif bireyler oluşturacağı gibi özelliklerde önemli yararlar sağlayacağı düşünülmektedir. Çalışmanın amacı, masa başı ve sahada çalışan rekreasyon aktivitelerine katılan bireylerin iş doyumlarının ve tükenmişlik düzeylerinin incelenmektedir. Araştırma kapsamında çalışanların iş doyumlarını ölçmek için Minnesota İş Doyum Ölçeği kullanılmıştır. (Weiss, D. &Dawis, G. England, &Lofquist, 1967) tarafından geliştirilen ölçek (Baycan, 1985) tarafından Türkçeye uyarlanarak geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. (Cronbach alfa = 0,77). Bu çalışmada Minnesota İş Doyum Ölçeğinin Cronbach alfa güvenirlilik katsayısı ise, 0.71 bulunmuştur. Minnesota İş Doyum Ölçeğinin 1-5 arasında puanlanan beşli likert tipi bir ölçeğidir. Alt boyutları olan "içsel doyum" için Cronbach alfa katsayısı 0.68, "dışsal doyum" için Cronbach alfa katsayısı 0.65, "genel doyum" için Cronbach alfa katsayısı 0.66 olarak elde edilmiştir. (Maslach, C. & Jackson, 1981) tarafından geliştirilen ve Maslach'ın adıyla literatüre geçen Tükenmişlik Envanteri yedi dereceli Likert tipi bir ölçek olan bu ölçme aracı toplam 22 madde ve üç alt ölçekten oluşmaktadır. Araştırmanın evreninin Düzce Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Çalışanları oluşmaktadır. Ölçeklerin karşılaştırılması adına Spearman Korelasyon testi uygulanmıştır. Ölçek alt boyutlarına ve diğer değişkenlere yönelik olarak normallik testi yapılmıştır. Verilerin normal dağılım göstermediği tespit edilerek non-parametrik test veri analiz yöntemleri kullanılmıştır. Kullanılan testler ikili karşılaşmalar da Mann-Whitney U ve çoklu karşılaşmalarda Kruskal-Wallis testleri uygulanmıştır. Bu araştırmadaki verilerin analizleri bilgisayar ortamında SPSS 22.0 istatistik programı ile yapılmıştır. Yapılan çalışmada masa başı çalışan bireylerin, sahada çalışan rekreasyon aktivitelerine karılan bireylere göre tükenmişlik düzeyleri daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Yaşamın büyük bir bölümünü kapsayan çalışma hayatı, masa başı ve sahada çalışan bireyler için önemli sıkıntılar doğurmaktadır. Bu sıkıntıların tespit edilmesi ve oluşabilecek problemler hakkında yeni araştırmalar yapılması, daha yaşanabilir ve kaliteli bir ömür geçirilebilme imkanı sağlayacağı düşünülmektedir.

Gençlik ve Spor İl MüdürlüğüKatılımPersonel+5
Taner Kefeli
Düzce University · Institute of Health Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Post aktivasyon potansiyelinin futbolcularda performans üzerine etkisi

Çalışmanın amacı, Post Aktivasyon Potansiyelinin (PAP) futbolcularda performansa olan etkisini incelemekti. En az 5 yıllık futbol geçmişine sahip, yaş ortalaması 18,7±,86 yıl, boy ortalaması 175,8±5,9 cm, vücut ağırlığı ortalaması 65,7±7,2 kg, beden kitle indeks ortalaması 21,2±2,1 olan 22 erkek futbolcu çalışmaya gönüllü olarak katıldı. Sporcuların, boy-kilo, beden kitle indeksi (BKİ), 1 Maksimum Tekrarları (1 MT) belirlendikten sonra oluşturulan ısınma protokolleri (kontrol, dinamik, 90° statik ve 130° statik açılarda) crosstab yöntemiyle uygulandı. Isınma protokollerinden sonra dikey sıçrama, durarak uzun atlama ve 10-20-30 m sprint testleri gerçekleştirildi. Her protokol arasında 48 saat dinlenme verildi. Kontrol protokolünde; ısınmadan sonra 3 dk dinlenme, Dinamik protokolünde; ısınma, 2 tekrar squat 1 MT %90, 3 dk dinlenme, Statik (90° açı) protokolünde; ısınma, 2 sn squat 1 MT %90, 3 dk dinlenme, Statik (130° açı) protokolünde; ısınma, 2 sn squat 1 MT %90, 3 dk dinlenme yapıldı. Tüm protokollerin ardından 1-3-5-7 ve 9. dakikalarda sırasıyla dikey sıçrama, uzun atlama ve sürat (10-20-30 m) testi gerçekleştirildi. Testler sonucunda elde edilen veriler Shapiro Wilkes W-testi sonuçlarına göre, verilerin normal dağılıma sahip olduğu belirlendi. 4 farklı protokol olmasından dolayı Tekrarlı Ölçümler ANOVA testi, farkın hangi protokolden kaynaklandığını belirlemek için Bonferroni testi uygulandı ve anlamlılık düzeyi, p<0,05 olarak kabul edildi. Tekrarlı Ölçümler ANOVA testi sonuçlarına göre 1-3-5 ve 7. dakikalarda yapılan ölçümlerin tamamında (dikey sıçrama, uzun atlama, 10m, 20m, 30m sprint zamanı) anlamlı bir farklılık (p<0,05) olduğu, Bonferroni testi sonuçlarına göre farkın da Dinamik PAP protokolünden kaynaklandığı bulundu. Dinamik PAP ile kontrol, 90o statik ve 130o statik PAP protokolleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılık (p<0,05) olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak; Dinamik PAP ısınma protokolünün, kontrol, statik 90° ve statik 130° ısınma protokollerine göre PAP oluşumu açısından daha etken bir yöntem olduğu belirlenmiştir.

FutbolFutbolcularIsınma+5
Volkan Sert
Düzce University · Institute of Health Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Sporda uzmanlaşmanın algısal ve bilişsel süreçlere etkisi

Bu çalışmanın amacı, spor uzmanlığının algı ve bilişin farklı yönleri ile ilgili ölçümlerde üstün performans ile ilişkili olup olmadığını incelemektir. Bu amaç doğrultusunda elit sporcular ile sporcu olmayanların algısal ve bilişsel yeteneklerinin farklılık gösterip göstermediği araştırılmıştır. Çalışmaya 18 ile 35 yaş arasında elit seviyede spor yapan 14 kadın ve 19 erkek voleybol oyuncusu ile 16 kadın ve 15 erkek sedanter birey olmak üzere toplam 64 katılımcı gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcılar kişisel bilgi formunu doldurduktan sonra bilgisayar ortamında uygulanan değişim saptama görevi ve görsel çalışma belleği görevini tamamlamıştır. Deneylerde kullanılan uyarıcıların hazırlanmasında Adobe Photoshop CS6 programından yararlanılmıştır. Uyaranların sunumu ve tepkilerin kaydedilmesi OpenSesame 3.3.8 programı ile yapılmıştır. Ölçümler sonucu elde edilen veriler SPSS 22 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Değişim saptama görevinde katılımcıların doğru tepki oranları ve doğru tepki hız ortalamaları karışık desen ANOVA modeli kullanılarak analiz edilmiştir. Görsel çalışma belleği görevinde uzman ve kontrol gruplarının çalışma belleği kapasiteleri bağlantısız örneklemlerde t testi kullanılarak karşılaştırılmıştır.Değişim saptama görevi sonuçları incelendiğinde, elit sporcuların kontrol grubuna göre değişim belirleme hızları yaklaşık olarak 991 ms daha hızlıdır. Görsel çalışma belleği görevi kullanılarak araştırılan çalışma belleği kapasiteleri karşılaştırıldığında ise, elit sporcuların çalışma belleği kapasitesi ortalamaları (x̄ = 1.16, SS = .46) kontrol grubunun ortalamalarından (x̄ = .94, SS = .40) istatistiksel olarak anlamlı derece daha yüksek bulunmuştur. Elde edilen sonuçlar, uzun dönem yapılan yoğun egzersizlerin algısal – bilişsel süreçler üzerinde etkili olduğunu ve bilişsel görevlerde üstün performansı olumlu şekilde etkilediğini göstermiştir.

AlgıAlgısal süreçBellek+5
Gamze Yıldırım Araz
Fırat University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin beden eğitimi ve spor öğretmenlerine ve beden eğitimi ve spor derslerine yönelik algılarının metaforik analizi

Bu çalışmanın amacı lise öğrencilerinin beden eğitimi ve spor öğretmenleri ve beden eğitimi ve spor dersine yönelik algılarının metaforik analizinin incelenmesi ile algıların ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu çalışmada nitel araştırma desenlerinden biri olan fenomenoloji (olgu bilim) kullanılmıştır. Çalışma grubunu 2019-2020 eğitim-öğretim yılında; Erzincan merkez İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı 3 farklı lise, Erzincan lisesi, Erzincan Fen lisesi ve Erzincan Anadolu lisesi 9, 10, 11 ve 12, sınıflarında eğitim ve öğretim gören lise öğrencilerinden 228 kadın ve 212 erkek olmak üzere toplam 440 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma verileri öğrencilerin "Beden eğitimi öğretmeni …… gibidir. Çünkü …..." ve "Beden eğitimi ve spor dersi …... gibidir. Çünkü …..." cümlelerini tamamlamaları ile elde edilmiştir. Lise öğrencilerinin kendi beyan ettikleri görüş ve düşünceler ile sınırlıdır. Verilerin analizi "adlandırma, tasnif etme, kategori geliştirme, geçerlik ve güvenirliği sağlama ve verileri bilgisayar ortamına aktarma" aşamalarından oluşmuştur. Çalışmaya katılan toplam 440 öğrenci, beden eğitimi öğretmeni için 200, beden eğitimi ve spor dersi için 226 farklı metafor üretmişlerdir. Araştırmada beden eğitimi ve spor öğretmeni için (419, %92,85), beden eğitimi ve spor dersi için (409, %90,53) oranında olumlu yönde metafor üretilirken, beden eğitimi ve spor öğretmeni için (30, %7.15), beden eğitimi ve spor dersi için (39, %9.53) oranında olumsuz yönde metafor üretilmiştir. Kullanım sayılarına göre sırasıyla beden eğitimi öğretmeni için "altın (20), baba (20), güneş (14), buz (12), anne (10), su (9), demir (8), gül (8), melek (8), arkadaş (7), elmas (7), pamuk (7), çiçek (6)'' metaforları kullanılmıştır. Üretilen metaforların ait olduğu kavramsal kategoriler incelendiğinde öğretmenlerin beden eğitimi öğretmenleri için en çok "Değer ve Duyguların İfadesi Olarak Beden Eğitimi Öğretmeni (f=86, %20.52)", "Sevgi Unsuru Olarak Beden Eğitimi Öğretmeni (f=51, %12.17)", "Rehber ve Yaratıcı Olarak Beden Eğitimi Öğretmeni (f=46, % 10.97)" kategorilerine ait metaforlar üretirken, Kullanım sayılarına göre sıra ile beden eğitimi ve spor dersi için "hayat (16), Spor (16), oyun (13), su (12), altın (11), eğlence (11), terapi (10), egzersiz (8), eğlence (6) '' metaforlar kullanılmıştır. Üretilen metaforların ait olduğu kavramsal kategoriler incelendiğinde beden eğitimi ve spor dersi için en çok "Eğlence Olarak Beden Eğitimi ve Spor Dersi (f= 70, %17.11)", "Sağlık ve Huzur Kaynağı Olarak Beden Eğitimi ve Spor Dersi (f=66, %16.13)", "Heyecan, Rahatlama ve Dinlenme Olarak Beden Eğitimi ve Spor Dersi (f=62, %15.15)" kategorilerine ait metaforlar ürettikleri belirlenmiştir. Çalışmanın sonucunda, yararlı olacağını düşünülen öneriler aşağıda sunulmuştur. • Bu türlü çalışmalarda insanların kendi fikir ve hislerini açıklayıp üretmelerinde metafor etken bir vasıta olarak kullanılabilir. • Benzer çalışmaların Milli Eğitim'e bağlı okul ve kurumlarındaki idarecilere ve yükseköğretim kurumundaki idareci ve akademisyenlere uygulanabilir • Daha nitelikli ve güncel çalışmalar yapılarak beden eğitimi ve spor öğretmenlerine ve dersine karşı olumsuz algıların sebepleri ortaya çıkarılabilir. • Bu algıların sebeplerini ortadan kaldırıp, en aza indirmek için güncel ve en iyi çözümler sunan hizmet içi eğitimler verilebilir. • Bu türlü araştırmalar dikkate alınarak en uygun ve en iyi şekilde, öğretmen yetiştiren öğretim kurumlarındaki programlar gözden geçirilerek eksik ve yetersiz olan yönleri, güncel bir şekilde düzenlenebilir. Anahtar kelimeler: Öğrenci, Beden Eğitimi Öğretmeni, Beden Eğitimi ve Spor Dersi, Metafor

AlgıBeden eğitimi ve spor dersiLise öğrencileri+3
Hasan Kuleli
Fırat University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Spor merkezi üyelerinin egzersiz bağımlılıkları ile ortoreksiya nervoza (sağlıklı beslenme takıntısı) belirtilerinin incelenmesi

Bu araştırmada, spor merkezi üyelerinin egzersiz bağımlılık düzeyleri ile ortoreksiya nervoza belirtilerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmamıza, Elazığ ilinde faaliyet gösteren spor merkezlerine üye olan 126 kadın, 196 erkek, toplam 322 gönüllü birey katılmıştır. Veri toplama aracı olarak, tarafımızca geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu", üyelerin egzersiz bağımlılık düzeylerinin belirlenmesi için "Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği" ve üyelerde Ortoreksiya Nervoza yaygınlığını incelemek için "Orto-15 Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçeklerden elde edilen verilerin istatistiksel analizi, SPSS 25.0 paket programında yapılmıştır. İstatistiki analize geçmeden önce yapılan testlerde, verilerin normal dağılım gösterdiği görülmüştür. Bu nedenle, verilerin analizinde parametrik testler tercih edilmiştir. İki grubun karşılaştırılmasında bağımsız örneklem t testi, ikiden fazla grupların karşılaştırılmalarında ANOVA testi ve değişkenler arasındaki ilişkiyi ortaya koymak için Pearson korelasyon testi kullanılmıştır. İstatistiksel analizlerde anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Katılımcıların, egzersiz bağımlılık seviyelerine ilişkin yapılan sınıflamaya göre, %4'ü az riskli grup, %32,3'ü risk grubu, %54'ü bağımlı grup, %9,6'sı yüksek düzeyde bağımlı grupta yer almıştır. Katılımcıların egzersiz bağımlılıkları incelendiğinde; egzersiz yılı, haftalık egzersiz süresi, cinsiyet ve fiziksel görünüm memnuniyeti değişkenlerinde anlamlı farklılıklar bulunurken, yaş, medeni durum ve eğitim durumu değişkenlerinde anlamlı sonuçlar bulunmamıştır. Katılımcıların, takıntılı yeme davranışlarına göre %18,3'ünün ortorektik, %81,7'sinin ise ortorektik olmayan kişilerden oluştuğu belirlenmiştir. Üyelerin ortoreksiya nervoza durumları incelendiğinde; egzersiz yılı, haftalık spor yapma süresi ve cinsiyet değişkenlerinde anlamlı sonuçlar bulunmuştur. Katılımcıların, egzersiz bağımlılıkları ile ortoreksiya nervoza düzeyleri arasındaki ilişki anlamlı bulunmamıştır. Sonuç olarak, spor merkezlerine üye bireylerin egzersiz bağımlılık düzeylerinin yüksek, ortoreksiya nervoza yaygınlığının ise düşük düzeyde olduğu görülmüştür.

BağımlılıkBeslenmeBeslenme incelemeleri+4
Burak Öner
Fırat University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Doğa sporları ile ilgilenen bireylerin ekorekreasyonel tutumu

Doğada yapılan sporların doğal kaynaklara zarar vermeden bir sorumluluk içinde gerçekleştirilmesi gerektiği önem arz etmektedir. Bu düşüncelerden yola çıkarak araştırmamızda; doğa sporcularının ekorekeasyona yönelik tutumlarının ölçülmesi amaçlanmıştır. Araştırmada TRB1 bölgesinde bulunan bisiklet, dağcılık, yamaç paraşütü ve oryantring spor kulüplerine ve derneklerine bağlı sporculardan oluşan toplam 742 doğa sporcusundan 243 sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Veri toplama aracı olarak tarafımızca hazırlanan 'Kişisel Bilgi Formu' ve Durhan tarafından geliştirilen, 'Ekorekreasyona Yönelik Tutum Ölçeği' kullanılmıştır. Verilerin analizi için SPSS 23 paket programından yararlanılmıştır. Araştırma bulgularında alt boyut değişkenine göre anlamlı farklılıklara bakıldığında; cinsiyet değişkenine göre antipatik tutum, eğitim düzeyi değişkenine göre davranışsal tutum, medeni durum değişkenine göre davranış ve antipati, spor branşı değişkenine göre bireysel ve toplumsal, spor yapma yılı değişkenine göre davranış ve doğayla iletişim, doğa sporuna ayrılan süre açısından toplumsal ve davranış, ailesinde kendisinden başka doğa sporu ile ilgilenen bireylerin davranışsal, bireysel, antipati, çevresel duyarlılık ve ekorekeasyona yönelik tutumlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olduğu gözlenmiştir. Sonuç olarak doğa sporcularının ekorekreasyona yönelik tutumlarının yüksek olduğu, aile içerisinde doğaya olan ilgi diğer aile bireylerini de etkilediği ve doğa içinde geçirilen zaman artıkça, sporcuların davranış, doğayla iletişim ve çevresel duyarlılıklarının artığı görülmekte olup buna karşılık antipati alt boyutunda alınan puan ortalamalarının göz ardı edilememesi gerektiği görülmektedir.

Boş zamanBoş zamanları değerlendirmeDoğa sporları+5
Zeki Vaizoğlu
Fırat University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hentbol kadınlar 1. Lig sporcularının fair playe yönelik tutumları ile empatik eğilim düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Araştırmanın amacı, kadın hentbolcuların fair play anlayışları ve empatik eğilim düzeylerinin arasında, çeşitli değişkenler doğrultusunda farklılaşma olup olmadığını incelemektir. Araştırmanın evrenini, Türkiye kadın hentbol takımlarının sporcuları, örneklemini ise; 1. Lig kadın hentbol kulüplerinin sporcuları oluşturmaktadır. Araştırmamızda 11 spor kulübünden toplam 150 sporcu bulunmaktadır. Araştırmamızda veri toplama aracı olarak bazı değişkenleri kapsayan kişisel bilgi formu ( yaş, eğitim düzeyi, medeni durum, spor yılı, aynı antrenörle çalışma yılı) , Kişilerarası Tepkisellik İndeksi ve Çok Boyutlu Sportmenlik Yönelimi Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizi yapılırken SPSS 25 istatistik programı kullanılmıştır. Anlamlılık seviyesi olarak "p<0.05" belirlenmiştir. Gruplar arası ikili karşılaştırmalarda t-testi, ikiden fazla çoklu karşılaştırmalarda Anova testi ve gruplar arası anlamlı farklılıkların bulunması amacıyla Tukey testi uygulanmıştır. Araştırma bulgularında, empatik eğilim düzeyleri alt boyutlarının demografik değişkenlere göre incelenmesinde anlamlı farklılığa rastlanmamıştır, ancak fantezi alt boyutunun aynı antrenörle çalışma yılı değişkenine göre anlamlı farklılığa rastlanmıştır. Fair play alt boyutlarının demografik değişkenlere göre incelenmesinde anlamlı farklılığa rastlanmamıştır. Bireylerin empatik eğilim alt ölçeklerinden herhangi birinde yaşanan gelişmenin diğer alt ölçekleri de olumlu ve yüksek düzeyde etkilediğini, aynı şekilde fair play alt ölçeklerinden herhangi birinde yaşanan gelişmenin diğer alt ölçekleri olumlu ve yüksek düzeyde etkilediği görülmektedir.

EmpatiFair playHentbol+5
Ayşegül Dikme
Fırat University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Vücut geliştirme ve fitness merkezlerinde spor yapan erkek bireylerin spora güdülenmesi (Diyarbakır ili örneği)

Bu çalışmanın amacı; Diyarbakır ili Vücut Geliştirme ve Fitness Merkezlerine üye erkek bireylerin, spor yapma amaçlarının, spor yapmalarını etkileyen faktörlerin ve spora güdülenme durumlarının incelenmesidir. Araştırmanın evrenini Diyarbakır ilinde faaliyette bulunan toplam 19 adet Vücut Geliştirme ve Fitness Merkezlerine üye 9014 erkek bireyler oluştururken örneklemini ise 2020-2021 yılları arasında bu Vücut Geliştirme ve Fitness Merkezlerinde aktif olarak spor yapan rastgele yöntemle seçilen 738 erkek bireyler oluşturmaktadır. Çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış olup veri toplama işlemi anketle gerçekleştirilmiştir. Birinci bölümde yer alan 5 adet ifade araştırmacının kendisi tarafından oluşturulmuştur. İkinci bölümde ise 28 maddeden oluşan Sporda Güdülenme Ölçeği (Sport Motivation Scale) kullanılmıştır. Verilerin analizleri lisanslı IBM SPSS 25.0 programında yapılmıştır. Analizlerde sporda güdülenme ölçeğine ait faktör ve güvenilirlik analizi ile katılımcıların demografik verilerine ait frekans analizleri yapılmıştır. Sporda Güdülenme Ölçeğine ait tanımlayıcı istatistikler tespit edilmiştir. Katılımcıların demografik verilerine göre sporda güdülenme ölçeğinin farklılaşma durumları incelenmiştir. Analizlerde tanımlayıcı istatistikler frekans (n), yüzde (%), ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum olarak belirtilmiştir. Bağımsız değişkenlerin ölçek puanları bakımından analizleri için One Way Anova ve Tukey Post-Hoc testi kullanılmıştır. Analizlerde istatistiksel anlamlılık değeri p < ,05 olarak kabul edilmiştir. Çalışmada elde edilen sonuçlar değerlendirildiğinde, spor yapan erkek bireylerin spora güdülenme düzeylerinin; bilmek ve başarmak, uyaran yaşamak, dışsal düzenleme, özdeşim, içe atım ve güdülenmeme şeklinde boyutlarının oluştuğu, katılımcıların çoğunluğunun vücut geliştirme ve fitness branşlarını yaptıkları, eğitim düzeylerinin yüksek olduğu, genel olarak genç yetişkin kategorisinde oldukları görülmektedir. Katılımcıların spor süreleri, egzersiz yapma sebepleri, eğitim seviyeleri, yaş, spor branşları ile çeşitli güdülenme düzeyleri arasında anlamlı ilişkinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

DiyarbakırErkeklerFitness+6
Recai Mimaroğlu
Fırat University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Güzel sanatlar ve spor lisesi öğrencilerinin boş zaman tutumlarının incelenmesi

Araştırma Diyarbakır ve Elazığ illerinde Güzel Sanatlar ve Spor Liselerinde öğrenim gören öğrencilerin boş zaman tutumlarını belirlemek için yapılmıştır. Araştırmamız; 2019-2020 eğitim öğretim döneminde Diyarbakır ve Elazığ Güzel Sanatlar ve Spor Liselerinde öğrenim gören toplam 4 okuldan 405 öğrenciden oluşmuştur. Çalışmada Akgül ve Gürbüz tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan "Boş zaman tutum ölçeği'' uygulanmış ve öğrencilere yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak anketler uygulanmıştır. Öğrencilerin Cinsiyet, yaş, il, okul türü, gelir düzeyi, aile birlikteliği gibi değişkenlerin boş zamana etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın evreni 2019-2020 eğitim-öğretim döneminde Diyarbakır ve Elazığ'daki 4 okuldan 856 kadın ve erkek öğrenciden oluşmakta olup örneklemi ise bu okullardaki 405 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada SPSS 24 programı kullanılmış, veriler nonparametrik dağılım göstermesi sebebiyle Kruskal Wallis ve Man Whitney U testi kullanılmıştır. Çalışmaya katılan öğrencilerin Boş Zaman Tutumu Ölçeğinden elde ettikleri ortalama değeri 3.96 ±0.67'dir. Boyutlar incelendiğinde ise davranışsal tutum ortalama değeri 3.96 ±0.75, duyuşsal tutum ortalama değeri 3.89 ±0.66, bilişsel tutum tutum ortalama değeri 3.90±0.67 olarak bulunmuş, çıkan analizlerin anlamlılık düzeyleri 'p<0.05' olarak kabul edilmiştir. Çalışma sonucunda il değişkenine ve okul türüne göre BZTÖ bir farklılık görülmezken, Kadın öğrencilerin, 17, 18 yaş, 1000 TL ve 3001 TL-4000 TL gelir düzeyi olan, anne babaları birlikte yaşayan, ailesiyle birlikte kalan, il merkezinde eğitim gören, öğrencilerin boş zaman tutumlarının daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Boş zaman, Güzel Sanatlar Lisesi, Spor Lisesi, Boş zaman tutumu.

Boş zamanları değerlendirmeGüzel sanatlarLise öğrencileri+3
Taha Bürhan
Fırat University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Kadınlar basketbol liginde oynayan sporcuların bedeni beğenme ve algılanan esenlik durumlarının incelenmesi

Bedeni beğenme kişinin vücudunun çeşitli bölümleri hakkında bütüncül bir değerlendirme yaparak herhangi yargıya varmasıdır. Günümüzde kadın bedenine atfedilen beklentiler çeşitli değişkenliklerle değişmektedir. Bu bağlamda insanın daha kaliteli ve sağlıklı bir yaşama kavuşması için hayatın tamamına bir bütün olarak bakabilme sanatı wellness (esenlik) olarak tanımlanır. Bedeni beğenme, bedene karşı olumlu duygulara sahip olunması ve bedenin olduğu gibi kabul görmesi anlamına gelmektedir. Kadınlar basketbol liginde oynayan sporcuların bedeni beğenme ve algılanan esenlik durumları değişmektedir genel hipotezinden yola çıkılarak geliştirilen çalışma; 2019-2020 Kadınlar Basketbol Süper Liginde yer alan 14 takım ve bu takımlar da oynayan 162 kadın basketbolcuların bedeni beğenme ve algılanan düzeylerini tespit etmek, demografik değişkenlerin bu düzeyler üzerinde etkili olup olmadığını belirlemek ve bu iki kavram arasındaki ilişkiyi incelemektir Araştırmaya katılan sporcuların; eğitim değişkenine göre yüksek lisans eğitim düzeyine sahip sporcuların (x2: 9,083; p<0,05), 6-10 ve 11 ve üstü spor yılına sahi, fiziksel görünümleri incelendiğinde kendini normal olarak gören (x2: 7,475; p<0,05), güzellik algılarına göre kendini çok güzel gören sporcuların (x2: 5,137; p<0,05), duygu durumuna göre kendini kötü hisseden sporcuların (x2: 17,126; p<0,05) beden beğenilerinin ve algılanan esenlik düzeylerinin yüksek olduğu ve anlamlı bir farklılık oluşturduğu görülmüştür. Katılımcıların algılanan esenlik ve bedeni beğenme algılarını pozitif yönde etkilediği görülmüştür (r:0,526; p<0.001).

BasketbolBasketbolcularBeden imajı+4
Didem Yavuz Söyler
Fırat University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı spor branşlarındaki sporcuların duygusal zekâ ve liderlik davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, farklı spor branşlarındaki sporcuların duygusal zekâ ve liderlik davranışları arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmaya 5 takım sporu, 7 bireysel spor olmak üzere 12 değişik branştan 520 sporcu katılmıştır. Katılımcılara Bar-On tarafından geliştirilen ve Acar (2001) tarafından yeniden düzenlenen Likert tipi "Bar-On EQ-i Duygusal Zekâ Ölçeği", Bolman ve Terrence (1991) tarafından geliştirilen ve Dereli (2002) tarafından Türkçeye çevrilen "Liderlik Yönelim Ölçeği" ile "Kişisel Bilgi Formu" uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 24 programına aktarılarak betimsel istatistiklerinde frekans, yüzde analizi, aritmetik ortalama, standart sapma analiz edilmiştir. Araştırmada iki grup ortalamaları karşılaştırılırken Mann-Whitney U testi, üç veya daha fazla grup karşılaştırmalarında Kruskal-Wallis testi kullanılmıştır. Üç veya daha fazla grup arasında bulunan anlamlı farklılıkları bulmak için Tukey Post Host istatistiklerinden faydalanılmıştır. Katılımcıların duygusal zekâ algısı ile alt faktörleri arasında pozitif yönlü orta düzeyde anlamlı ilişki, liderlik algısı ile alt faktörleri arasında pozitif yönlü zayıf düzeyde anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda katılımcıların duygusal zekâ algısı ile spor branşı değişkeni arasında anlamlı farklılıklar tespit edilmiş, takım sporuyla uğraşan sporcuların duygusal zekâ düzeylerinin bireysel sporlarla uğraşan sporculara göre yüksek olduğu görülmüştür. Liderlik algısına yönelik sonuçlarda ise insana yönelik liderlik tarzı puanlarının bireysel sporlarla uğraşan sporcularda yüksek olduğu görülürken; dönüşümsel liderlik tarzı puanlarının takım sporlarıyla uğraşan bireylerde daha yüksek olduğu görülmüştür. Katılımcıların duygusal zekâ algısına yönelik spor branşı seviyesi ile stres yönetimi boyutu arasında profesyonel sporcu puanlarının amatör sporcu puanlarına göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu tespit edilmiştir. Kurulan tek yönlü regresyon modeline göre; duygusal zekânın liderlik üzerinde anlamlı bir ilişkisi olduğu tespit edilmiştir. Anahtar sözcükler: Amatör, Duygusal Zekâ, Liderlik, Profesyonel, Spor Branşı

Duygusal zekaLiderlikSpor+2
Ahmet Arslan
Düzce University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Streptozosin ile diyabet oluşturulmuş sıçanlarda anaerobik egzersizin kan glikoz seviyeleri ve kas dokusunda glikoz transporter 4 (GLUT4) gen ifadesi üzerine etkisi

Diyabet günümüzde bulaşıcı olmamasına rağmen geniş prevelansa sahip bir hastalık durumundadır. İnsanların sedanter yaşam tarzı benimsemesi bu hastalığın oluşmasında önemli etkenlerden bir tanesidir. Kendi içerisinde 2 gruba ayrılan bu hastalıkta; tip-1 diyabetin tedavi aşamasında hastalarda genellikle insülin tedavisi uygulanırken, tip-2 diyabetli hastaların tedavi aşamasında; diyet, egzersiz ve psikolojik destek birlikte yürütülmektedir. Bu durum düzenli yapılan egzersizin kişileri sedanter yaşam tarzından kurtararak yaşam kalitelerini yükseltmesinin yanında, sağlıklarında da olumlu etkilere sahip olduğunu göstermektedir. Yapılan bu çalışmanın amacı, düzenli olarak 6 haftalık süreyle uygulanan haftada beş gün, günde 30 dakika (saat 08.00-10.00 arası) anaerobik egzersizin, Streptozosin (STZ) ile tip-2 diyabet oluşturulan ratlarda kan glikoz seviyesi ve iskelet kası dokusunda bulunan Glut-4 gen ifadesi üzerinde etkiye sahip olduğunu gösterebilmektir. Bunun için öncelikle toplam 45 rat ile başlayan çalışmada 15 ratlardan oluşan 3 grup belirlenmiştir. Bu gruplar; Kontrol grubu (15), Sedanter grubu (15) ve Egzersiz grubu (15) şeklinde oluşturulmuştur. Çalışma devam ederken Sedanter grubunun sayısı 2. haftada 2 rat 3. haftada 1 rat ve 4. haftada 1 ratın ölmesi sonucu 11'e düşmüştür. 6 hafta süren çalışma süresi içerisinde ilk 5 hafta perşembe günü, 6.hafta pazartesi ve perşembe günleri ratların kan glikoz seviyeleri ölçülüp not edildi. Çalışmanın son gününde ratlar dekapite edilip çalışılacak kas dokusu alınmıştır. Çalışmanın analiz sonuçlarına bakıldığında; 7 kan glikoz seviyesi ölçümünün kendi içerisinde yapılan tekrarlı ölçümler anova testinde anlamlı farklılığın olduğu görülmüştür (p<,005). Hangi ölçümler arasında anlamlı farklılık olduğunu belirlemek için Bonferroni çoklu karşılaştırma testi yapılmıştır. Yapılan analiz sonucunda 2. ölçümün diğer ölçümlerle arasında anlamlı farklılığının olduğu belirlenirken diğer ölçümlerin kendi aralarında önemli bir farklılığın oluşmadığı gözlemlenmiştir. Grup değişkenlerinin kendi aralarında kan glikoz seviyeleri açısından karşılaştırılması sonucunda anlamlı bir farklılık belirlenmiştir (p<,005). Belirlenen anlamlı farklılığın hangi gruplar arasında olduğunu görebilmek için post hoc testlerinden olan nonparametrik özellikteki Games-Howell testi uygulanmıştır. Bu testten elde edilen verilere göre kontrol grubunun sedanter grubu ve egzersiz grubuyla arasında anlamlı farklılık belirlenirken (p<,005), sedanter grubu ve egzersiz grubu arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır (p>,005). Gen ifade grafiği ve ct dağılım grafiğine bakıldığı zaman Glut-4 geni kontrol grubunda diyabet oluşturulmadığı için normal seviyede, egzersiz grubunda ise normale yakın olduğu görülmüştür. En düşük ifadenin sedanter grubunda olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak anaerobik egzersizin sedanter grubu ve egzersiz grubu arasında kan glikoz seviyesine etki etmediği belirlenirken, kan glikoz seviyeleri ortalamalarına bakıldığı zaman egzersiz grubunda bir düşüş olduğu görülmüştür. Yapılan tez çalışmasının hipotezinde belirtildiği gibi düzenli anaerobik egzersizin Glut-4 gen ifadesi üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

AnaerobikDiabetes mellitusEgzersiz+6
Sezgin Hepsert
Fırat University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Egzersiz uygulanan ratlarda enerji içeceği kullanımının karaciğer, böbrek ve iskelet kasında miyonektin ekspresyonlarının immünohistokimyasal ve ELISA yöntemiyle belirlenmesi

Tüm dünyada enerji içecekleri akıl almaz bir şekilde tüketilmektedir. Buna rağmen enerji içeceklerinin biyolojik sistemdeki etkileri henüz tam olarak ortaya çıkarılamamıştır. Bu yüzden de bu çalışmada karaciğer, böbrek ve iskelet kası dokularında enerji içeceğinin (Red Bull) miyonektin üzerine nasıl bir etkisinin olduğunun ortaya çıkarılmasına ek olarak karaciğer ve böbrek dokusunun miyonektin sentezleyip sentezlemediğinin de ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Araştırmaya dört haftalık 28 adet Wistar-Albino cinsi erkek rat dahil edildi. Araştırma öncesinde, hiçbir uygulamanın yaptırılmadığı kontrol grubu (n=7); dört hafta boyunca koşu bandında egzersiz (haftada 5 seans/30 dk 45 cm/sn ile) yaptırılan egzersiz grubu (n=7); dört hafta boyunca günlük tek doz gavaj yolu ile enerji içeceği (3,57ml/kg/gün) verilen enerji içeceği grubu (n=7); dört hafta boyunca gavaj yolu ile tek doz enerji içeceği (3,57ml/kg/gün) ile birlikte egzersiz yaptırılan (haftada 5 seans/30 dk 45 cm/sn ile) egzersiz+enerji içeceği grubu (n=7) olarak rastgele dört gruba ayrıldı. Deney dört hafta sürdü ve ratlar standart yem ile beslendi. Deney sonunda hayvanlar sakrifiye edildi. Doku homojenatlarında miyonektin miktarları ELISA yöntemi ve İmmünohistokimyasal yöntem ile incelendi. Verilerin analizi için SPSS 22 paket program kullanıldı. Normallik kriteri göz önünde bulundurularak One Way Anova testi ve gruplar arasında ortaya çıkan farklılıkların hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek için Post-Hoc testlerinden LDS, Scheffe testleri kullanıldı. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edildi. Karaciğer, böbrek ve iskelet kası dokularının kontrol grupları kıyaslandığında en fazla miyonektin seviyesinin böbrek, iskelet kası ve karaciğer şeklinde olduğu gözlendi. Enerji içeceği suplementasyonu ise miyonektinin karaciğer dokusunda azalmasına, böbrek ve iskelet kası dokularında ise artışına neden oldu. Egzersiz uygulaması miyonektinin karaciğer dokusunda azalmasına, böbrek ve iskelet kası dokularında ise artışına neden oldu. Egzersiz+enerji içeceği uygulaması miyonektinin karaciğer dokusunda azalmasına, böbrek ve iskelet kası dokularında ise artışına neden oldu. Miyonektin kaslardan salgılandığı için egzersiz sırasında oluşabilecek metabolizma bozukluklarının telafi edilmesinde enerji içeceğinin rolü olduğu ön görülmektedir. Gelecekte yapılacak olan deneyler ile sonuçların teyit edilmesinde fayda bulunmaktadır.

BöbrekEgzersizEnerji içecekleri+6
Emsal Çağla Avcu
Fırat University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Aerobik ve anaerobik egzersizin esneklik performansına akut etkileri

Bu çalışmanın amacı aerobik ve anaerobik egzersizin esneklik performansına akut etkilerini belirlemektir. Çalışmaya 20 sedanter erkek denek gönüllü olarak katılmıştır. Deneklerin akut kalça-hamstring, boyun-gövde, omuz ve ayak bileği esneklikleri ısınmadan önce (1), ısınmadan sonra (2), anaerobik egzersizden sonra (3), ve aerobik egzersizden sonra (4) olmak üzere dört ayrı uygulama ile randomize olarak ölçülmüştür. Uygulamalar arasındaki farklılığın belirlenmesi için tekrarlı ölçümlerde tek yönlü varyans analizi ve Bonferroni düzeltme testleri kullanılmıştır. Elde edilen verilere göre dört esneklik bölgesinde de aerobik egzersizden ve ısınmadan sonra elde edilen değerlerin diğer iki uygulamadan anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu görülmüş (p<0.05) ve ısınmadan önceki esneklik değerleri ile anaerobik egzersizden sonraki esneklik değerleri arasında farklılık saptanmamıştır. Sonuç olarak genel ısınmanın ve aerobik egzersizin esneklik performansını olumlu etkilediği, ancak anaerobik egzersizin esneklik performansını bölgesine göre etkilemediği ya da olumsuz etkilediği söylenebilir.

AerobikAnaerobikEgzersiz+2
Hatice Alıncak
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Spor yapan ve yapmayan ortaokul öğrencilerinin sporcu kimliği ve akran zorbalığının incelenmesi (Elazığ ili örneği)

Bu çalışmanın odak noktası, zorbalık ve akran zorbalığı ile ilişkili faktörleri, spor yapan ve spor yapmayan ortaokul öğrencilerinin sporcu kimliğine ve akran zorbalığına etkisini incelemektir. Çalışmanın evrenini Elazığ Milli Eğitim'e bağlı ortaokullar oluştururken örneklemini ise 2020-2021 Eğitim döneminde Elazığ Milli Eğitim'de eğitim gören 427 öğrenciye ulaşılması hedeflenmiştir. Araştırmada Sporcu Kimliği Ölçeği (SKÖ) ve Zorbalık Eğilimi Ölçeği (ZEÖ) kullanılmıştır. Anket verilerinin SPSS 22 analiz programı ile frekans, yüzde ve anlamlılık tabloları oluşturulmuştur. İkili karşılaştırmalar için Mann Whitney U-testi, ikiden fazla karşılaştırmalar için ise Kruskal Wallis analizi tablolarından faydalanılmıştır. İki ölçeğin birbirine olan etkisini bulmak için ise korelasyon ilişkisinden yararlanılmıştır. Araştırmada öğrencilerin sporcu kimlik düzeyi puanları birçok araştırmaya göre düşüktür. Yaş ve sınıf arttıkça sporcu kimliğinin arttığı ve sporcu kimliğinin daha iyi oluştuğu görülmüştür. Sporcu kimliğinde erkek öğrencilerin puanının daha yüksek olduğu; Spor yapan ve takım sporları yapan öğrencilerin puanının daha yüksek bulunmuştur. Öğrencilerin Spor lisansı olma, Kick boks ve futbol yapan öğrencilerin SKÖ puanların daha yüksek olduğu ve görülmüştür. Öğrencilerin ZEÖ'de erkek öğrencilerin daha yüksek olduğu, 14 yaş öğrencilerin Zorbalık eğilim puanının daha yüksek olduğu ancak Rahatsız Olmama eğilimi alt boyutunda 11 ve 12 yaş öğrencilerin rahatsız olmama eğilim puanının daha yüksek olduğu görülmüştür. Rahatsız olmama eğilimi küçük yaşlarda görülürken ileriki yaşlarda bu eğilim azalmaktadır. Spor yapmayan öğrencilerin ve lisansı olmayan ve bireysel spor yapan öğrencilerin puanının daha yüksek olduğu görülmüştür. Koşu, kick boks, futbol, tenis sporuyla ilgilenen öğrencilerin, diğer branş yapan göre öğrencilere göre puanının daha yüksek olduğu görülmüştür. Sporcu kimliğinin akran zorbalığını %19 oranında azaltıcı bir etkinini olduğunu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sporcu kimliği, Zorbalık eğilimi, Zorba, Zorbalık mağduru, Ortaokul öğrencileri

AkranAkran zorbalığıElazığ+3
Semra Kuvat
Fırat University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın voleybolcularda maç öncesi ve maç sonrası kemik kalitesini etkileyen bazı parametrelerin incelenmesi

Çalışmanın amacı, kadın voleybolcularda maç öncesi ve maç sonrası kemik kalitesini etkileyen parametreler serum paratiroid, osteokalsin, insülin benzeri büyüme faktörü-1, kalsiyum, fosfor ve vitamin D düzeylerini incelemektir. Araştırma materyali, 18-24 yaşları arasında 16 kadın voleybolcu ile oluşturuldu. Voleybolculara üç set üzerinden maç yaptırıldı. Veriler, maç öncesi ve maç sonrası farklılıkları ortaya koymak için SPSS paket programı yardımı ile bağımlı gruplar arası ortalamaların karşılaştırılması için kullanılan testler ile analiz edildi. Verilerin normal dağılıma uygunluğu Shapiro-Wilk testi ile incelendi. Verilerden normal dağılım gösterenler Bağımlı t-testi ile normal dağılım göstermeyenler ise Wilcoxon testi ile analiz edildi. İstatistiksel anlamlılık P<0.05 olarak kabul edildi. Kadın voleybolcularda maç öncesi ve maç sonrası serum paratiroid, osteokalsin, insülin benzeri büyüme faktörü-1, kalsiyum ve fosfor düzeylerinde düşüş olduğu bu düşüşün istatiksel olarak önemli olmadığı (P>0.05), ancak vitamin D düzeyinde düşüşe neden olduğu (P<0.0001) tespit edildi. Sonuç olarak; kadın voleybolcularda maç öncesi ve maç sonrası kullanılan parametrelerden, vitamin D düzeyini etkilediği Serum Paratiroid, Osteokalsin, İnsülin Benzeri Büyüme Faktörü-1, Kalsiyum ve Fosfor parametre düzeylerine etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Voleybol, Kemik kalitesi, Hormon, fosfor, Vit D

FosforHormonlarKadınlar+6
Seda Güzel
Fırat University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde ortoreksiya nervoza sıklığının belirlenmesi (Spor bilimleri fakültesi örneği)

İlk kez 1997 yılında tanımlanan ve sağlıklı beslenme takıntısı olarak bilinen Ortoreksiya Nervoza (ON), alınan kalori miktarı ve ince görünümden çok sağlıklı beslenme isteği ile ilişkilidir. Spor yapan kişiler ON riski taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, spor ile ilgili eğitim alan öğrenciler arasında ON yaygınlığını tespit etmek, yeme tutumları ve demografik değişkenler arasındaki ilişkileri incelemektir. Çalışma, Fırat Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören 368 öğrenci (132 kız, 236 erkek) ile gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin sağlık durumları, eğitim bilgileri ve sosyo-demografik özelliklerinin belirlenmesi için anket formu kullanılmıştır. ON eğiliminin değerlendirilmesi için ORTO-15 ölçeği ve yeme davranışlarının değerlendirilmesi amacıyla Yeme Tutum Testi (YTT-40) kullanılmıştır. Çalışmaya katılan öğrencilerin yaşlarının ortalaması 22,75±3,61 yıldır. Öğrencilerin % 6'sı evli, % 93,8'i bekârdır. Öğrencilerin % 44'ü beslenme dersi almıştır. Beden kütle indeksi (BKİ) ortalamaları 22,71±2,92 kg/m²'dir ve % 76,1'i normal, %5,7'si zayıf, % 16'sı kilolu ve % 2,2'si obezdir. Düzenli fiziksel aktivite yapan öğrencilerin sıklığı % 65,5'tir. Öğrencilerin ORTO-15 ortalama puanı 36,57±4,5 ve YTT-40 ortalama puanı 18,09±18,41'dir. Evli öğrencilerin ortorektik eğilimi diğer öğrencilerden anlamlı olarak fazladır (p<0,05). Kız öğrencilerin YTT-40 puanları daha yüksektir (p<0,05). Öğrencilerin beslenme dersi alma durumlarına göre ORTO-15 ve YTT-40 skorları arasında farklılık bulunamamıştır (p>0,05). Düzenli fiziksel aktivite yapan öğrencilerin ON eğilimi diğer öğrencilerle kıyaslandığında daha fazladır (p<0,05). ORTO-15 ile YTT-40 skorları arasında negatif yönlü zayıf bir ilişki saptanmıştır (r=-0,366, p=0,000). ON ile ilgili tartışmalar güncelliğini korumaktadır. Prevalansı giderek artmakta olan ON ile ilgili kapsamlı çalışmaların yapılması tanı ve tedavi aşamalarına katkı sağlayacaktır.

BeslenmeBeslenme bozukluklarıOrtoreksiya nervoza+2
Gökçen Demir
Fırat University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bireylerin serbest zamanlarında katıldıkları aktivitelere yönelik doyum düzeyleri ile algıladıkları sağlık çıktıları arasındaki ilişki: Kilis ili örneği

Bu çalışmanın amacı, spor merkezlerine üye olan bireylerin demografik özellikleri ile serbest zaman doyum düzeyleri ve rekreasyonda algıladıkları sağlık çıktısı arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmaya 2021 yılı içerisinde Kilis ilinde bulunan çeşitli spor merkezlerinde devam eden 356 birey katılmıştır. Veri toplama aracı olarak, Beard ve Ragheb (1980) tarafından geliştirilerek, Gökçe ve Orhan (2011) tarafından geçerlik-güvenirlik çalışması yapılarak Türkçeye uyarlanan Serbest Zaman Doyum Ölçeği (SZDÖ) ve Gomez ve ark., (2016) tarafından geliştirilen ve Yerlisu Lapa ve ark., (2017) tarafından Türkçeye uyarlanan Rekreasyonda Algılanan Sağlık Çıktıları Ölçeği (RASÇÖ) kullanılmıştır. Ölçek toplamda 40 maddeden oluşmaktadır. Çalışmaya ilişkin verilerin elde edilmesi sürecinde yüz yüze anket yöntemi uygulanmıştır. Verilerin analizinde IBM SPSS 26.0 programı aracılığıyla değerlendirmeye alınmıştır. Analizleri yapmadan önce verilerin güvenilirlik testi yapılmıştır ve örneklemin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Frekans ve yüzde tabloları kolmogorov smirnov, ikili gruplar için t testi, çoklu gruplar için varyans (anova), gruplar arasındaki farklılığı belirlemek için tukey testi uygulanarak çalışmalar sonuçlandırılmıştır. Sonuç olarak rekreasyonda algılanan sağlık çıktıları ölçeği alt boyutları incelendiğinde Cronbach Alpha değeri en fazla deneyim alt boyutunda (α =0,972) iken en az daha kötü bir durumun önlenmesi alt boyutunda (α =0,914) olduğu tespit edilmiştir. Serbest zaman doyum ölçeğinde ise Cronbach Alpha değeri en fazla psikolojik ve estetik alt boyutlarında (α =0,9) iken en az fizyolojik ve rahatlama alt boyutlarında (α =0,87) olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca bireylerin serbest zamanlarında katıldıkları aktivitelere yönelik doyum düzeyleri ile algıladıkları sağlık çıktıları arasında pozitif yönlü bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Rekreasyon, Serbest Zaman Doyumu, Algılanan Sağlık Çıktıları

Algılanan sağlıkDemografiRekreasyon+1
Bayram Sarıyıldız
Fırat University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Elazığ ilindeki futbol antrenörlerinin sportif başarılarının zaman yönetimi ile ilişkisinin değerlendirilmesi

Değişen yaşam şartları ve gelişen teknoloji, daha karmaşık bir yaşam tarzını da beraberinde getirmiştir. Bu karmaşık yapının içinde başarılı olmanın en önemli yolu, zamanı iyi değerlendirebilmek, başarılı bir zaman yönetimi planı yapabilmektedir. Zaman yönetimi kavramının spor alanında kullanılması ile sporun daha ileri seviyelere taşındığı görülmüş, sistematikleşme beraberinde başarıyı getirmiştir. Etkili zaman kullanımının üretkenlik ve performansı olumlu etkilediği görüldüğünden, başarının en önemli faktörlerinden olan antrenörlerin zaman yönetimi becerilerini de mercek altına almak ve geliştirmek sportif başarıyı daha da artıracaktır. Bu çalışma ile Elâzığ ilinde bulunan futbol antrenörlerinin zaman yönetimi becerilerini değerlendirmek ve bu becerilerin takım başarısı üzerindeki etkisini araştırmak amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği (TÜFAD) Elâzığ Şubesi'ne kayıtlı 61 futbol antrenörü oluşturmaktadır. Yapılan araştırmada anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırma yürütülürken; zaman planı, zaman tutumu ve zaman harcattırıcılar olmak üzere üç alt boyuttan oluşan, 27 maddelik Zaman Yönetimi Anketi (ZYA) katılımcılar tarafından doldurulmuştur. Çalışmada 3 ana hipotez öne sürülmüş ve test edilmiştir. Yapılan araştırma sonucunda antrenörlerin zaman yönetimi becerisi ve takımların gösterdiği başarı arasındaki ilişki ve bu ilişkinin yönü değerlendirilmiştir.

AntrenmanElazığFutbol+3
Murat Şahin
Fırat University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kalecilerde farklı kafein alım yöntemlerinin reaksiyon zamanı ve seçici dikkat performanslarına etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, kalecilerde farklı kafein alım yöntemlerinin reaksiyon zamanı ve seçici dikkat performansları üzerine etkisini incelemektir. Bu araştırmaya Türkiye Futbol Federasyonu'nun profesyonel futbol liglerinin alt yapısında aktif olarak lisanslı oynayan 30 futbol kalecisi gönüllü olarak katılmıştır. Kaleciler sakız yöntemi grubu (SYG) ve çalkalama yöntemi grubu (ÇYG) olarak rastgele iki grubu ayrılmıştır. Çalışmaya katılan kalecilerin Kalecilerin boy uzunluğu (cm) Seca 213 ile, vücut ağırlığı (kg) Tanita marka baskül ile reaksiyon ve seçici dikkat performansları Psychology Experiment Building Language (PEBL) Flanker Test Bataryası 2.1 kapsamında ölçülmüştür. Beden Kütle İndeksleri (BKİ) vücut ağırlığının (kg), boy uzunluğunun (cm) metre karesine (m2) bölünmesiyle hesaplanmıştır. Kalecilerden elde edilen verilen analizi için SPSS 26.0 paket programında tanımlayıcı istatistikler ve Bağımsız t-testi uygulanmıştır. Sakız formunda kafein verilen 15 kalecinin 11'inde doğru reaksiyon zamanına ve seçici dikkat performansına ilişkin anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir (p<0.05). Antropometrik değişkenlere göre incelendiğinde ise, reaksiyon zamanı ve doğru reaksiyon zamanı, vücut ağırlığı 75 kg ve altında olan kalecilerin, vücut ağırlığı 76 kg ve üstü olan kalecilere göre pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0.05). Sonuç olarak, farklı kafein alım yöntemlerinin kalecilerin reaksiyon zaman ve seçici dikkat parametleri üzerinde etkisi görülmemiştir.

Murathan Buruş
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Düzenli spor yapan ve yapmayan üniversite öğrencilerinde egzersiz bağımlılığı ve obezite farkındalığının incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı, düzenli spor yapan ve yapmayan üniversite öğrencilerinin egzersiz bağımlılığı ve obezite farkındalığının incelenmesidir. Üniversite öğrencileri bulundukları yaş grupları gereğince fiziksel ve psikolojik olarak gelişim süreçlerinde önemli bir dönemdedirler. Bu dönemde düzenli spor yapan ve yapmayanlar arasındaki farklılıkları araştırmak, egzersiz bağımlılığı ve obezite farkındalığı arasındaki ilişkiyi çözümlemek, sağlığa yönelik davranışlarını iyileştirmede önemli bir katkı sağlayabilir. Araştırma, üniversite öğrencilerinin egzersiz bağımlılığı düzeylerini, obezite farkındalıklarıyla nasıl bir ilişki içerisinde olduğunu belirlemeyi hedeflemektedir. Araştırmanın evrenini 2024-2025 eğitim öğretim yılında araştırmanın yapıldığı üniversiteye kayıtlı ilinde bulunan 12 kampüsünde 37.739 öğrenci bulunmaktadır. Araştırmaya sadece Farabi Kampüsü ve İbni Sina Kampüsü öğrencileri katılmıştır. Bulunan iki kampüsünde (Farabi Kampüsü ortalama 14000 öğrenci) ve (İbni Sina Kampüsü ortalama 6000 öğrenci) toplam 20000 üniversite öğrencisinin oluşturacağı düşünülmüştür. Bilinen popülasyon için örneklem büyüklüğü hesaplamada kullanılan formüle göre örnekleme 377 üniversite öğrencisinin yeterli olacağı görülmüştür. Çalışmaya toplamda 481 üniversite öğrencisi katılmıştır. Bu çalışmaya Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi öğrencilerinin yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, medeni durumu, gelir durumu gibi demografik unsurlara bakılmıştır. Araştırmada veri toplama yöntemi olarak Kişisel Bilgi Formu, Doküman analizi ve ilgi, deneyim ve becerilerini değerlendirebilmek için Egzersiz Bağımlığı Ölçeği ve Obezite Farkındalığı ölçeği kullanılmıştır. Sonuç olarak, araştırma bulguları, egzersiz alışkanlığının bireylerde bağımlılık seviyesini etkileyebileceğini, ancak obezite farkındalığının daha çok bilişsel ve çevresel faktörlerle ilişkili olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, spor yapma alışkanlıklarının bireylerin sağlıklı bir yaşam sürdürmesi için teşvik edilmesi, ancak bu süreçte egzersiz bağımlılığı riskinin de göz önünde bulundurulması gerektiği söylenebilir. İstatistik sonuçlarına bakıldığında üniversite öğrencilerinin obezite farkındalığında daha bilinçli olduğu söylenilebilir. Ayrıca, fiziksel görünüm memnuniyeti gibi psikososyal faktörlerin bu süreçte dikkate alınması, bireylere daha etkili sağlık ve spor rehberliği sunulmasında kritik bir rol oynayacaktır. Bu çalışmadaki veri sonuçları üniversite öğrencilerin egzersiz bağımlılığı durumundan risk grubunda olduğu belirtilebilmektedir. Aynı zamanda cinsiyet farklılığı da egzersiz bağımlılığı üzerinde değişiklik gösterdiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak, obezite ve egzersiz bağımlılığı, fiziksel sağlık üzerindeki etkilerinin yanı sıra psikolojik ve sosyal boyutları da olan karmaşık sağlık sorunlarıdır. Bu iki durum arasında görülen benzerlikler ve farklılıklar, sağlık alanında multidisipliner bir yaklaşım gerektirdiğini göstermektedir. Obezite ile mücadelede olduğu gibi, egzersiz bağımlılığına karşı da toplumların daha fazla farkındalık oluşturması ve psikolojik destek sistemlerinin güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Mustafa Koyuncu
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Midi voleybolcularda core egzersizlerinin bazı motorik özellikler üzerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, midi voleybol kategorisindeki kız sporcularda sekiz haftalık core egzersiz programının çeviklik, esneklik ve kuvvetle ilişkili motorik performans göstergeleri üzerindeki etkilerini incelemektir. 12-14 yaş arası, sağlık sorunu olmayan ve en az iki yıl lisanslı voleybol geçmişi bulunan 24 sporcu basit rastgele atama yöntemiyle deney (n=12) ve kontrol (n=12) gruplarına atanmıştır. Deney grubu, 8 hafta boyunca haftada 3 gün, antrenman öncesinde 30 dakikalık, yalnızca vücut ağırlığına dayalı core programı (Mekik, Plank, Yana Eğilme, Superman, Rus Kıvrımları, Çakı Duruşu, Ters Mekik, Yan Plank Dönüş; egzersizler arası 60 sn dinlenme) uygulamıştır. Kontrol grubu rutin voleybol antrenmanlarına devam etmiştir. Esneklik, plank (s), mekik (tekrar), dikey sıçrama (cm), çeviklik (t-test, s) ve sağlık topu fırlatma (cm) ölçümleri müdahale öncesi/sonrası yapılmıştır. Küçük örneklem ve dağılım özellikleri nedeniyle grup-içi değişimler Wilcoxon, gruplar arası karşılaştırmalar Mann–Whitney U testleriyle analiz edilmiş; anlamlılık α=0.05'tir. Etki büyüklükleri Cohen's d ve kısmi eta kare (η²p) ile raporlanmıştır. Deney grubunda plank (Z=-3.650; p=0.002; d=1.79; η²p=0.77), mekik (Z=-3.087; p=0.002; d=2.32; η²p=0.66), dikey sıçrama (Z=-3.213; p=0.001; d=3.05; η²p=0.69), çeviklik (Z=-3.061; p=0.002; d=-2.11; η²p=0.65) ve sağlık topu (Z=-3.070; p=0.002; d=1.45; η²p=0.65) anlamlı ve büyük etkiyle iyileşmiştir; esneklikte artış eğilim düzeyinde kalmıştır (Z=-1.912; p=0.056). Ortalama değişimler dikkate değerdir: plank 83.58±4.66→90.58±6.91 sn; çeviklik 7.09±0.53→6.67±0.65 sn; dikey sıçrama +2.41 cm; mekik 21.08±6.93→24.42±6.49 rep; sağlık topu 145.00±17.32→202.92±35.83 cm. Kontrol grubunda yalnızca sağlık topunda küçük ama anlamlı artış görülmüştür (145.42±15.59→148.75±15.39 cm; p=0.011).Gruplar arası son test karşılaştırmalarında deney grubu plank (U=25.000; p=0.006) ve sağlık topunda (U=9.000; p<0.001) üstün bulunmuştur; diğer değişkenlerde fark anlamlı değildir (p>0.05). Sekiz haftalık core egzersiz programı, midi yaş grubundaki kız voleybolcularda merkez bölge stabilitesi, güç aktarımı ve çeviklik performansını anlamlı ve büyük etkiyle geliştirmiştir. Bulgular, core egzersizlerinin genç voleybolcularda performans gelişimini desteklediğini ve düzenli antrenman programlarına yapılandırılmış biçimde entegre edilmesinin faydalı olacağını göstermektedir.

Sevilay Gürel
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Spor merkezlerinde iklimsel konfor ve iç hava kalitesinin belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı, fiziksel egzersiz ve spor uygulamalarının yapıldığı farklı lokasyonlarda ve farklı özelliklere sahip fitness merkezlerindeki iç hava kalitesini parametrelerinden biri olan CO2 seviyelerinin belirlenmesi ve sıcaklık, nem, gürültü ve ışık gibi bazı ortam konfor parametrelerinin ölçülmesi amaçlanmıştır. Ayrıca ölçülen bu parametrelerin yürürlükte olan standartlarla karşılaştırılması yapılarak ortam üzerindeki olumsuz etkileri değerlendirilmiştir. Çalışma, farklı illerde konumlanan ve farklı metrekare, ortam havalandırma tipine ve kullanıcı sayısına sahip 15 fitness merkezinde gerçekleştirilmiştir. Ölçümler yapılmadan önce ilgili merkezlere ait tanımlayıcı veri olarak merkezin fitness amaçlı kullanılan m2 büyüklüğü, tavan yüksekliği, iklimlendirme şekli ve ölçüm anındaki kullanıcı sayısı kaydedilmiştir. Çalışmada iç ortam hava kirleticisi belirteçlerinden olan CO2, konfor parametreleri belirleyicisi olan bağıl nem, sıcaklık, gürültü ve ışık değerleri ölçülmüştür. Ölçümler hafta içi ve hafta sonu olmak üzere merkezlerde toplam 4 defa ölçüm gerçekleştirilmiştir. Ölçüm saatlerinin günü ve saatinin aynı olmasına dikkat edilmiştir. Ölçüm cihazı olarak gürültü ölçümünde Testo 816-1 gürültü ölçer, CO2, bağıl nem, sıcaklık ve ışık parametrelerinin ölçümleri ise Testo 440 model cihazlarla gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerin temel tanımlayıcı istatistik analizleri için SPSS 22.0 programı kullanılarak yapılmıştır. Parametrik korelasyon ve çoklu korelasyon analizleri Origin programı kullanılarak yapılmıştır. Ayrıca iklimlendirme türünün sıcaklık, nem, CO2 düzeyleri üzerindeki etkisi tek yönlü varyans analizi ANOVA ile incelenmiştir. Hafta sonu ve hafta içi ölçülen gürültü seviyeleri arasında ki anlamlılık durumu da ANOVA testi ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde ANOVA ve Regresyon yapılmıştır. Elde edilen verilere göre; fitness merkezlerinde CO2 seviyesinin 466-1422 ppm (ortalama 781.56 ppm) arasında olduğu görülmüştür. Ayrıca toplamda gerçekleştirilen 60 ölçümün aritmetik ortalamasına baktığımızda %8.33'ünde 800 ppm üzeri, %16.66'sında 900 ppm üzeri, %13.33'ünde ise 1000 ppm üzerinde CO2 seviyesi tespit edilmiştir. Buna göre toplam ölçümlerin %38.33'ününde standartlarda ön görülen CO2 seviyesinin (800 ppm) istenilen üzerinde olduğu anlaşılmıştır. Çalışmada sıcaklık olarak 180C altında bir ölçüm sonucuna rastlanmamış, ancak ölçümlerin %46.66'sının 240C üzerinde olduğu belirlenmiştir. Nem oranlarında ise; 60 ölçümün %21.66'sında bağıl nem %40'ın altında iken %15'inde bağıl nem %60'ın üzerindedir. Buna göre işletmelerin %36.66'sında optimal bağıl nem oranının istenilen seviyeden uzak olduğu anlaşılmıştır. Çalışmada gürültü seviyesi olarak, işletmelerde ortalama gürültü düzeylerinin 56-77.9 dB (ortalama 68.49 dB) olduğu, ancak anlık ölçülen maksimum gürültü seviyelerinin 67.7-93.7 dB (79.14 dB) değişebildiği anlaşılmıştır. Verilerin sonucuna göre ortalama gürültü düzeyleri için 60 ölçümün %36.67'si 70 dB üzerinde olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte maksimum gürültü düzeyleri için 60 ölçümün %13.3 85 dB'nin %95'inin ise 70 dB üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada yer alan işletmelerde aydınlatma seviyesi 12.5-473 lx (95.92 lx) arasında değişmektedir. Sonuçlara göre yapılan 60 ölçümün %85'inde yetersiz %5'inde ise yüksek aydınlatma koşullarının olduğu anlaşılmıştır. İşletmelerin sadece %10'u optimal ışık seviyesinde faaliyet gösterdiği görülmüştür. Bu elde edilen sonuçlara bakıldığında faaliyet gösteren birçok fitness merkezinin iç hava kalitesi standartları bakımından hem de konfor parametreleri bakımından yeterli koşullara sahip olmadığı söylenebilir. İşletmelerin sağlık ve konfor bakımından uygun yönetmelikler doğrultusunda denetlenmesinin faydalı olacağı düşünülmektedir.

Ceylan Başoğlu
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Domates suyu takviyesinin egzersiz uygulamalarında etkilerinin araştırılması

Bu çalışmada, egzersiz uygulanan öğrencilerde, domates suyunun oksidatif stres ve bazı serum biyokimya parametreleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırma, sağlık için spor yapan 15 erkek öğrenci ile yürütülmüştür. 21 gün kronik egzersiz (10 dakika ısınma hareketleri, karvonen formülü kullanılarak %70-80 şiddetinde 30 dakika koşu (Voit Epic II Plus koşu bandı) ve 10 dakika soğuma hareketleri) ve 22. gün akut egzersiz (10 dakika ısınma, karvonen yöntemi kullanılarak %80-90 şiddetinde bir kez (Voit Epic II Plus koşu bandı) koşamayacak duruma gelene kadar koşu yaptırılarak) yaptırılmış, her egzersiz sonrası 250 ml domates suyu verilmiştir. 23. ve 43. günler arası (21 gün) arınma dönemidir ve domates suyu verilmemiştir. 23. ve 43. günler arası (21 gün) kronik egzersiz ve 24. gün akut egzersiz protokolü uygulanmıştır. Verilerin normal dağılıma uygunluğu Shapiro-Wilk Testi ile incelenmiştir. Verilerin zamana göre değişimleri arasındaki farklılık Friedman Testi ile incelenmiştir. Grupların ikili karşılaştırılmasında Wilcoxon Testi kullanılmıştır. Sonuç olarak, domates suyu takviyesinin öğrencilerde, aspartataminotrensferaz (AST) ve alaninaminotransferaz (ALT) aktiviteler ile üre, kolesterol, trigliserit, laktat, malondialdehit (MDA) düzeylerini düşürdü, glikoz, insülin, glutatyon peroksidaz (GSPx), glutatyon redüktaz (GR), katalaz (CAT), süperoksit dismutaz (SOD) ve vitamin C düzeylerini arttırdı. Akut egzersiz oksidatif stresi artırırken, kronik egzersiz ise lipid peroksidasyon düzeyini düşürerek oksidatif stresi azaltmıştır. Sonuç olarak, kronik egzersiz ve domates suyu sinerjik bir etki göstererek oksidatif stresi azalttığı tespit edilmiştir.

Besin destekleriBiyokimyaDomates+3
Leyla Sultan Gür
Fırat University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Metabolik sendrom modelinde egzersiz uygulamasının apoptoz ve myogenez ile ilişkili bazı gen ekspresyonları ve bu genleri hedefleyen miRNA'ların düzenlenmesindeki rolü

Çalışmamızın amacı; fruktoz aracılığı ile metabolik sendrom oluşturulan sıçanlarda orta şiddetli yüzme egzersiz uygulamasının, kas dokudaki apoptoz ve myogenezde rol alan bazı gen ekspresyonları ve bu genleri hedefleyen miRNA'ları düzenleyici etkilerinin araştırılmasıdır. Çalışmada toplam 21 deney hayvanı kullanıldı ilk 5 hafta da içme suyu içerisine %30 oranında fruktoz katılarak metabolik sendrom oluşturulan sıçanlar (kontrol grubu hariç) her kafeste 7 sıçan olacak şekilde rasgele 3 gruba ayrıldı daha sonra egzersiz grubundaki sıçanlara 6 hafta boyunca haftada 3 gün %50-%60 oranında orta şiddette yüzme egzersizi yaptırıldı. Kas dokularına ait örnekler bu çalışma kapsamında mRNA (BAX, FAS, MFN1, MFN2 ve MSTN) ve miRNA (miR-329-5p ve miR-17-1-3p) Fırat Üniversitesi Hastanesinde çalışıldı. Çalışmada BAX geninin egzersiz yapılan grupta kontrol ve metabolik sendrom oluşturulan gruba göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde düştüğü görülmektedir (p<0.05). FAS'ın Egzersiz uygulanan grupta (0.47±0.01) kontrol ve metabolik sendrom grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı bir düşüş olduğu görülmektedir (p<0.05). MSTN, egzersiz uygulaması yapılan grupta metabolik sendrom oluşturulan gruba göre anlamlı bir şekilde düştüğü görülmektedir. MFN1 ve MFN2'nin egzersiz uygulanan grupta kontrol ve metabolik sendrom oluşturulan gruba göre istatistiksel olarak anlamlı bir yükselme olduğu görülmektedir. miR-329-5p'nin Egzersiz uygulanan grupta metabolik sendrom oluşturulan gruba göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde bir yükseldiği görülmektedir (p<0.05). miR-17-1-3p'nin Egzersiz uygulanan grupta kontrol ve metabolik sendrom grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı bir düşüş olduğu görülmektedir (p<0.05). Sonuç olarak; metabolik sendromlu sıçanlara %50-60 oranında orta şiddette uygulanan egzersizin metabolik sendrom bileşenlerine olumlu etkilerinin olduğunu göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Egzersiz, metabolik sendrom, apoptoz, myogenez, gen ekspresyonları

ApoptozisEgzersizEmbriyogenez+3
Muhammed Perihan
Fırat University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Fiziksel aktivitenin depresyon ve kaygı üzerindeki etkisi: Bireysel antrenman, grup dersleri ve kişisel eğitim hizmetlerinin karşılaştırılması

Çağdaş yaşamın artan stres düzeyiyle birlikte egzersizin pozitif etkileri daha görünür hale gelmiştir. Özellikle depresyon ve kaygı bozuklukları bireylerin yaşam kalitesini düşürmekte, sosyal ilişkilerini ve işlevselliğini olumsuz yönde etkilemektedir. Egzersizin zihinsel sağlık üzerindeki olumlu etkileri uzun süredir araştırma konusu olmakla birlikte, bu ilişkinin tek boyutlu olmadığı, egzersizin sadece "yapılıyor olması" değil, nasıl yapıldığının da önemli olduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda çalışma, öz belirleme kuramı temel alınarak, egzersiz yapma biçiminin bireyin psikolojik iyilik hali üzerindeki etkilerini sorgulamak üzere tasarlanmıştır. Bireyin egzersiz yaparken özerk hissetmesi, tercih hakkına sahip olması ve içsel motivasyonla hareket etmesi, depresyon ve kaygı düzeylerini etkileyebilecek temel psikolojik ihtiyaçlarla yakından ilişkilidir. Bu araştırmanın amacı, bireysel, Grup Egzersizi ve kişisel eğitmen eşliğinde yapılan egzersiz biçimlerinin depresyon ve kaygı düzeyleri üzerindeki etkilerini karşılaştırmalı olarak incelemektir. Araştırma kapsamında 501 katılımcıdan elde edilen veriler analiz edilmiştir. Ölçme araçları olarak Beck Depresyon Envanteri ve Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri kullanılmış; istatistiksel analizlerde t-testi, ANOVA ve MANOVA yöntemleri uygulanmıştır. Elde edilen bulgular, bireysel egzersiz yapan bireylerin depresyon ve kaygı düzeylerinin diğer gruplara kıyasla anlamlı düzeyde daha düşük olduğunu ortaya koymuştur. Grup derslerine katılan bireylerde ise bazı durumlarda kaygı düzeyinin daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Kişisel eğitmen eşliğinde egzersiz yapan bireylerde ise beklenenin aksine anlamlı bir avantaj saptanmamıştır. Egzersiz bireyin psikolojik iyilik halini destekleyebilir; ancak bu etki, egzersizin biçimiyle doğrudan ilişkilidir. Bireylerin egzersiz tercihlerini yaparken içsel motivasyonlarını besleyen, özerklik duygularını destekleyen yapılar teşvik edilmelidir. Gelecek çalışmalarda birey egzersiz biçimi uyumu daha detaylı ele alınmalıdır. Anahtar Kelimeler: Egzersiz, depresyon, kaygı, egzersiz yapısı, psikolojik iyi oluş

Kaan Akyüz
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Elit atletlerde duygu düzenleme becerileri ile tükenmişlik düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, elit sporcularda bilişsel duygu düzenleme becerileri ile tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmaya farklı branşlardan toplam 105 elit sporcu katılmıştır. Demografik değişkenler arasında yaş, cinsiyet, spor branşı ve spor yılı değerlendirmeye alınmıştır. Katılımcıların bilişsel duygu düzenleme becerileri Bilişsel Duygu Düzenleme Ölçeği (CERQ) ile, tükenmişlik düzeyleri ise Sporcu Tükenmişlik Ölçeği (ABQ) ile değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, Pearson korelasyon katsayısı ve bağımsız gruplar karşılaştırmaları kullanılmıştır. Bulgular, bilişsel duygu düzenleme becerileri ile tükenmişlik düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki olmadığını göstermiştir (r = -0,056, p > 0,05). Bununla birlikte, cinsiyet açısından gruplar incelendiğinde erkek sporcuların tükenmişlik puanlarının kadınlara göre daha yüksek olduğu bulunmuştur. Spor yılı değişkeni, bilişsel duygu düzenleme becerilerinde artışla ilişkili görünürken, tükenmişlik puanlarında anlamlı bir farklılık yaratmamıştır. Spor branşı değişkeni açısından ise hem bilişsel duygu düzenleme hem de tükenmişlik düzeylerinde anlamlı bir fark saptanmamıştır. Sonuçlar, bilişsel duygu düzenleme becerilerinin sporcularda tükenmişliği tek başına açıklamadığını, ancak psikolojik dayanıklılık stratejilerinin geliştirilmesinde önemli bir unsur olabileceğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Atletizm, elit atlet, tükenmişlik

Doğukan Kilcioğlu
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin serbest zaman doyum düzeylerinin araştırılması (Şırnak üniversitesi örneği)

Bu çalışmanın amacı, Şırnak Üniversitesi'nde öğrenim gören öğrencilerin serbest zaman doyum düzeylerinin farklı değişkenler açısından araştırılmasıdır. Bu araştırmanın evrenini 2019-2020 sezonu Şırnak Üniversitesi'nde öğrenim gören 3346 (1280 Kadın 2066 Erkek) öğrenci oluşturur. Örneklem için ise Şırnak Üniversitesi'nde öğrenim gören tüm öğrencilere Google Forms üzerinden hazırlanan anket çalışma linki SMS yoluyla toplu mesaj atılmış, üniversitenin sosyal medya hesaplarında paylaşım yapılmış ve Şırnak Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü resmi sayfasında duyuru yapılarak 551 (292 Kadın 259 Erkek ) öğrenciye ulaşılmıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla kullanılacak olan ölçek; araştırmacılar tarafından hazırlanan, katılımcılarının sosyo-demografik özelliklerini belirleyen on (10) sorudan oluşan kişisel bilgi formu ve Beard ve Ragheb (1980) tarafından geliştirilip Gökçe ve arkadaşları (2008) tarafından Türkçeye uyarlanan 24 maddelik serbest zaman doyum ölçeği yer almaktadır. Verilerin değerlendirilmesinde ve hesaplanmış değerlerin bulunmasında SPSS 22 paket programı kullanılmıştır. Araştırmada kişisel bilgi formunda yer alan sorular için tanımlayıcı istatistik analizleri yapılmıştır. Serbest zaman doyumu değerlendirilirken demografik veriler açısından farklılıkların bulunup bulunmadığını tespit etmek ve elde edilen verilerin yorumlanmasında frekans ve yüzde ile normallik analizi sonuçlarına bakılmıştır. Buna göre parametrik testlerden (One Way ANOVA) ve bağımsız örneklem testi (t test) kullanılmıştır. Grup içi ikili karşılaştırmalarda anlamlı farkı bulmada Tukey korelasyon testi kullanılmıştır. Araştırma sonucuna göre Şırnak Üniversitesi'nde öğrenim gören öğrencilerin serbest zaman doyum düzeylerinin cinsiyet değişkenine göre ''fizyolojik'' alt boyut puanlarının istatistiksel olarak anlamlı farklılaştığı bulunmuştur. Yaş değişkeni, üniversitedeki rekreasyonel alanlarının yeterlilik durumu, aile gelir durumu ve katılımcıların serbest zamanı değerlendirmede güçlük çekme durumu değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu belirlenmiştir.

RekreasyonRekreasyonel aktivitelerSerbest zaman doyumu+2
Mehmet Ökmen
Fırat University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sivrice ilçesi spor turizmi potansiyelinin analizi

Geniş bir turistik ürün yelpazesine sahip Sivrice ilçesi, spor turizminde söz sahibi olmak isteyen destinasyonlar arasındadır. Bu çalışmanın amacı, Sivrice ilçesinin spor turizmi olanaklarını belirlemek ve ilçenin sahip olduğu bu olanakları istenilen düzeyde kullanabilmesinin yollarını ortaya koyup değerlendirmektir. Çalışmada, Sivrice ilçesinin spor turizmi potansiyeli analiz edilerek, spor turizmi arzına sunduğu ya da sunabileceği ürünler tek tek tanıtılmaya, spor turizminin gelişmesinin önündeki engeller belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma doküman analiziyle yapılmış bir çalışmadır. Konuyla ilgili basılı kaynaklar incelenerek, elde edilen veriler önem derecesine göre sınıflandırılmıştır. İlgili tüm kurumların resmi internet sitelerindeki raporlar kullanılarak, özet tablolar oluşturulmuştur. Son 5 yıla ait ilçeye gelen turist sayıları, ilgili yıllara ait turizm gelirleri, bölgedeki diğer destinasyonlarla karşılaştırılarak oranlar yüzde olarak belirlenmiş ve ayrıca Sivrice ilçesi Hazar Baba Kayak Merkezi'nde bulunan mekanik tesislerin, Türkiye'de faal ve faal olmayan 16 kayak merkezi ile mukayesesi yapılarak mevcut durumu belirlenmeye çalışılmıştır. Yapılan karşılaştırma sonucunda Sivrice Hazar Baba Kayak Merkezi'nin bağlı bulunduğu Elazığ ilinin, Kültür ve Turizm Bakanlığınca belirlenen 9 faal kayak merkezinden sadece Kastamonu ilinden %11,15 oranında daha fazla ziyaretçi ağırlamış olduğu, faal olmayan 7 kayak merkezi arasında ise %14,35'lik pay ile 3.sırada yer aldığı belirlenmiştir. Çalışmada sonuç olarak, Sivrice ilçesinin spor turizmi potansiyeline sahip olduğu; ancak bu potansiyelin istenilen düzeyde kullanılamadığı belirlenmiş, bunun için; ilçenin güçlü ve zayıf yönlerinin iyi belirlenmesi gerektiği, sürdürülebilir bir turizm politikası oluşturma ve değişimlere ayak uydurmasının önemli olduğu, tüm paydaşların ortak bir paydada buluşarak birlikte hareket etmelerinin daha etkili olacağı sonucuna varılmıştır.

DestinasyonElazığ-SivriceSpor+2
Enver Yabancı
Fırat University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi öğretmenlerinin sınıf yönetimi davranışları ile iletişim becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi (Mardin ili örneği)

Bu çalışmanın amacı, beden eğitimi öğretmenlerinin sınıf yönetimi davranışları ile iletişim becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi ve sınıf yönetimi davranışları ile iletişim becerilerinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesidir. Çalışmanın evrenini 2020-2021 eğitim öğretim yılında Mardin İlinde görev yapan 489 beden eğitimi öğretmeni oluştururken, araştırmanın örneklemini ise evrenden rastgele seçilen 400 beden eğitimi öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak sınıf yönetimi davranışları ile ilgili verilerin toplandığı Ünlü, ve ark., tarafından geliştirilen "Beden Eğitimi Öğretmenleri Sınıf Yönetimi Davranışları Ölçeği"; İletişim becerileri için ise Bugay ve Owen tarafından geliştirilen "İletişim Becerileri Ölçeği-Yetişkin Formu (İBÖ-YF)" kullanılmıştır. Anket verilerinin analizinde SPSS 22 istatistik paket programı kullanılmıştır. Çalışmada, frekans, yüzde ve anlamlılık tabloları oluşturulmuştur. Anlamlılık p<0,005 olarak kabul edilmiştir. İkili karşılaştırmalar için t-testi, ikiden fazla karşılaştırmalar için ise Anova testi kullanılmıştır. İki ölçeğin birbirine olan ilişkisini belirlemek için korelasyon analizi, boyutların etkisini belirlemek için ise regresyon analizleri kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin sınıf yönetimi davranışlarının puan ortalamalarının yüksek olduğu sonucu bulunmuştur. Öğretmenlerin yaşlarına ve hizmet yıllarına göre 41 yaş ve 16-20 hizmet yılına sahip öğretmenlerin sonuçlarının yüksek olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin cinsiyet değişkeni iletişim kurmaya isteklilik davranışları alt boyutunda kadın öğretmenlerin, erkek öğretmenlere göre daha yüksek ortalama puana sahip olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin yaşlarına göre 41 yaş ve üstü öğretmenlerin iletişim becerileri ortalama puanlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin eğitim düzeyine göre doktora eğitim düzeyine sahip öğretmenlerin iletişim becerilerinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Beden eğitimi öğretmenlerinin Sınıf yönetimi davranışları ile iletişim becerileri arasında pozitif yönlü güçlü bir ilişki vardır. İletişim becerileri ile sınıf yönetimi davranışları arasında yaklaşık %71 oranında pozitif yönlü güçlü bir etki söz konusudur. Ayrıca, sınıf yönetimi davranışlarının iletişim becerilerini %51 oranında arttırdığı görülmektedir. Anahtar Kelimler: Beden Eğitimi Öğretmenleri, Sınıf Yönetimi Davranışları, İletişim Becerileri

Beden eğitimiMardinSınıf yönetimi+2
Burcu Arefi
Fırat University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı egzersiz uygulamalarının; renalaz, dopamin, epinefrin, norepinefrin seviyelerine etkisi

Araştırmanın amacı sekiz haftalık farklı egzersiz uygulamalarının renalaz, dopamin, epinefrin ve norepinefrin gibi biyokimyasal parametreler üzerindeki etkilerinin belirlenmesidir. Çalışmaya Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinde okuyan, sağlık için spor yapan 18-22 yaş arası sağlıklı 80 öğrenci katılmıştır. Katılımcılar rastgele kontrol grubu, aerobik egzersiz grubu, anaerobik egzersiz grubu ve kuvvet egzersiz grubu olmak üzere 4 gruba ayrılmıştır. Kontrol grubu herhangi bir egzersiz programına dahil olmamakla birlikte, diğer gruplara belirlenmiş olan egzersiz uygulamaları 8 hafta süresince haftanın 3 günü uygulanmıştır. Tüm katılımcılardan araştırmadan önce ve sonra dinlenik durumda kan örnekleri alınmış ve analiz edilmiştir. Alınan kan örenklerinde renalaz, dopamin epinefrin ve norepinefrin seviyeleri tespit edilmiştir. Verilerin analizi için SPSS paket program kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Analizler sonucunda aerobik egzersiz grubunun ön-son test değerleri arasında renalaz, dopamin, epinefrin ve norepinefrin seviyelerinde, anaerobik egzersiz grubunun, renalaz, dopamin, epinefrin ve norepinefrin seviyelerinde, yine kuvvet egzersiz grubunun renalaz, dopamin, epinefrin ve norepinefrin seviyelerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılaşmaların olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Sonuç olarak, egzersizin renalaz, dopamin, epinefrin ve norepinefrin seviyeleri üzerinde anlamlı farklılıklar oluşturduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Egzersiz, Renalaz, Dopamin, Epinefrin, Norepinerfrin,

DopaminEgzersizEpinefrin+4
Mehmet Fırat Bağ
Fırat University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin besin seçimi ve yeme davranışlarının beden imajı ve fiziksel aktivite düzeyine etkisinin değerlendirilmesi

Günümüzde insanların yaşam tarzında ve alışkanlıklarında yaptığı değişikliklerden dolayı sağlığın önemli destekçilerinden olan fiziksel aktiviteye katılım günden güne azalmaktadır. Bunun yanında insanların besin tercihleri ve beslenme davranışları, insanların sportif performanslarının önemli bir belirleyici unsuru sayılmaktadır. Bu araştırmada üniversitelerin spor bilimleri fakültelerinde öğrenim gören sporcu öğrencilerin besin seçimi davranışlarındaki farklılıkları, beden imajı takıntısı ve/veya bozulmuş yeme davranışı olan öğrencilerin besin seçiminde dikkat ettikleri faktörleri fiziksel aktivite durumlarına göre etkisini incelemek amaçlanmıştır. Bu araştırma nicel araştırma türünde olup betimsel tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma evrenini, Adıyaman, İnönü, Fırat, Gaziantep Üniversiteleri Spor Bilimleri Fakültesi farklı bölümlerinde öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Örneklem grubunda 2021-2022 eğitim öğretim yılında ilgili üniversitelerin Spor Bilimleri Fakültelerinde öğrenim gören 717 Erkek, 608 kadın sporcu üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Elde edilen veriler istatistik paket programında analiz edilmiştir. Araştırmada öğrencilere fiziksel aktivite Ölçeği, besin seçimi ölçeği ve yeme tutum testi ölçeği uygulanmıştır. Araştırma sonucunda sporcu öğrencilerin besin seçimi ve yeme davranış özelliklerinin beden imajı ile fiziksel aktivite düzeylerini doğrusal olarak etkilediği görülmüştür(p<0.05, r =0.661). Bu durumun insanların besin seçiminde sağlık ve performans ilişkili faktörlerin bulunması, güzel görünme, sportif performansı arttırma ve sağlıklı olma özelliklerinden kaynaklandığı düşünülmektedir. Araştırmada sonuç olarak sporcuların, besin seçimi gerçekleştirilirken dikkat ettikleri faktörlerin tespiti, gerekli uyarıların ve eğitim programlarının düzenlenmesi oldukça önemli görülmektedir. Sporcular arasında ortaya çıkabilecek beden memnuniyetsizliğinin önceden tespit edilerek gerekli müdahalelerin yapılması ileri ki zamanda oluşacak yeme bozukluklarını önleyeceği düşünülmektedir.

Beden imajıBesin tercihleriBeslenme+4
Gamze Murathan
Fırat University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Spor eğitimi veren öğretim elemanlarının öğretme yaklaşımlarıyla öğretmen adaylarının öğrenme yaklaşımları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada üniversitelerin spor bilimleri alanında görev yapan öğretim elamanlarının öğretme yönelimlerinin belirlenmesi ve beden eğitimi ve spor öğretmeni adaylarının öğretme ve öğrenme anlayışları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırma ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma Doğu ve Güneydoğu bölgelerinden 5 farklı üniversiteden 80 öğretim elemanı ve 796 beden eğitimi ve spor öğretmen adayına ulaşılmıştır. Katılımcı gruptan öğretim elamanlarının görüşlerini belirlemek için Öğretme Yönelimleri Ölçeği, öğretmen adaylarının görüşlerini belirlemek için Öğretme ve Öğrenme Anlayışları Ölçeği kullanılmıştır. Ölçek formlarından elde edilen verilerin analizleri lisanslı SPSS 22.0 Paket programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırmanın öğretme yaklaşımları envanteri ve alt boyutlarına göre öğretim elemanlarının yaş, cinsiyet, medeni durum, üniversite, akademik unvan, hizmet yılı açısından anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p>0.05). Öğretme yönelimleri envanteri ve alt boyutları arasında pozitif yönlü ve yüksek düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Araştırmanın öğretme ve öğrenme anlayışları ölçeği ve alt boyutlarına göre öğretmen adaylarının yaş, sınıf, üniversite, akademik birim alt boyutlarında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir (p<0.05). Ancak cinsiyetlerine göre anlamlı farklılık tespit edilmemiştir (p>0.05). Öğretme ve öğrenme anlayışları ölçeğinin; yapılandırmacı anlayış alt boyutuyla zayıf düzeyde ve pozitif yönlü, geleneksel anlayış alt boyutu ile ise yüksek düzeyde pozitif ilişki olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, spor bilimleri alanında görev yapan öğretim elemanlarının ağırlıklı olarak öğrenci merkezli anlayışı benimsedikleri ve öğretmen merkezli anlayışı da terk etmedikleri görülmüştür. Beden eğitimi ve spor öğretmeni adaylarının öğretme ve öğrenme anlayışları sonuçlarına göre öğretmen adaylarının yapılandırmacı anlayışı benimsedikleri tespit edilmiştir.

Aday öğretmenlerBeden eğitimiSpor+6
Seyit Gazi Kuluşaklı
Fırat University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Spor lisesi öğrencilerinin mesleki gelişim süreçlerinde yaşadıkları kariyer kaygılarıyla aile desteği arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma Türkiye'de Spor Liselerinde spor eğitimi gören öğrencilerin görüşleri doğrultusunda mesleki gelişim süreçlerinde yaşadıkları kariyer kaygılarıyla aile desteği arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak amacı ile yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye'de spor liselerinde eğitim alan öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırma grubu Elazığ Kaya Karakaya Spor Lisesi, Malatya Battal Gazi Spor Lisesi, Şanlıurfa Spor Lisesi, Adıyaman Spor Lisesi, Kahramanmaraş Spor Lisesi ve Siirt Şehit Zafer Kılıç Spor Lisesi'nde spor eğitim gören öğrenciler oluşmaktadır. Araştırma grubu ise rastgele yöntemle seçilmiş 912 öğrenciden oluşmuştur. Öğrencilerin görüşlerini elde edebilmek için iki adet ölçek formu kullanılmıştır. Birinci ölçek, "Kariyer Kaygısı Ölçeği" olup, 14 madde ve 2 boyuttan oluşmaktadır. İkinci olarak, öğrencilerin meslek seçiminde aile desteğini belirlemek amacıyla "Meslek Seçiminde Aile Desteği Ölçeği" olup, 18 madde ve 2 boyuttan meydana gelmektedir. İlk olarak, ölçeklerin ve alt boyutlarından temin edilen verilerin normallik varsayımını gerçekleştirip gerçekleştirilmediğini belirlemek amacıyla normallik testi yapılmıştır. Sonrasında araştırma grubunun, kişisel değişkenlerine göre dağılımını ortaya koymak ve bağımsız değişkenlere bağlı değişim seviyesini değerlendirmek için parametrik ve non-parametrik testler uygulanmıştır. Yine, bağımlı değişkenler arasında ne seviyede ve yönde bir ilişki olduğunu tespit etmek için "Pearson Korelasyon Analizi" yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, cinsiyet, yaş, ailenin aylık geliri, sınıf, anne ve babanın eğitim durumları ve spor lisesinin adı gibi değişkenlerde, geleceğe yönelik meslek seçimi yaparken kariyer kaygısı taşıdıkları ve meslek seçiminde ailelerin öğrencileri etkilediği görülmüştür. Meslek seçimi yapılırken kadınların erkeklere oranla daha kaygılı oldukları tespit edilmiştir. Meslek seçiminde aile desteği konusunda ise yine kadınların erkeklere oranla daha ön planda oldukları ve aile desteğine daha çok ihtiyaç duydukları görülmüştür. Yaş büyüdükçe gelecek kaygısının daha da ön plana çıktığı tespit edilmiştir. Özellikle ailesinin aylık geliri düşük öğrencilerin meslek seçerken daha çok kariyer kaygısı yaşadığı aile desteğine ihtiyaç duyduğu görülmektedir. Ebeveynlerin eğitim durumlarının yüksek olmasının öğrencilere meslek seçerken, hedef koyarken daha az kariyer kaygısı duydukları ve daha iyi aile desteği gördükleri belirlenmiştir. "Kariyer Kaygısı Ölçeği" ve "Meslek Seçiminde Aile Desteği Ölçeği" arasında negatif yönde ve çok düşük seviyede ilişkinin olduğu elde edilmiştir. Bu ölçekler arasında en güçlü ilişkinin "Kariyer Kaygısı Ölçeği" ve "Meslek Seçiminde Aile Desteği Ölçeği" arasında (r= -0.477; p<.000) düşük düzeyde ilişki olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, spor liselerinde spor eğitimi gören öğrencilerin, kariyer kaygısı ve meslek seçiminde aile desteği almaları konusunda, bilgi sahibi olmaları amacıyla, spor liselerinde okul rehberlik servislerinin ailelerle işbirliği yaparak kariyer günleri yapılabilir. Okul ders programlarına meslekler ve kariyer kaygıları adı altında belirli gün ve saatlerde bütün öğrencilere meslek seçimi konusunda özellikle lise eğitiminin başlarında detaylı bir şekilde rehberlik yapılabilir.

Aile desteğiKariyerKariyer kaygısı+5
Mustafa Çiçek
Fırat University · Institute of Health Sciences
2022
00