Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty
Discipline

Special Education

Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty

567

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Yüksek işlevli otizm spektrum bozukluğu olan bireylere sosyal becerilerin öğretimine ilişkin araştırmaların betimsel ve meta analizi

Yüksek işlevli otizm spektrum bozukluğu (OSB) tanısı bulunan bireyler normal ve normalin üzerinde zekâya sahip olup dil ve iletişim becerilerinde yetersizlik göstermeyen ancak sınırlı ve tekrarlayıcı ilgi alanları olan ve sosyal becerilerde yetersizlikler gösteren bireylerdir. Bu tez çalışmasında yüksek işlevli OSB tanısı bulunan bireylere sosyal beceri öğretimini konu alan tek-denekli araştırmaların kapsamlı betimsel analizinin ve meta-analizinin yapılması ve bu araştırmalarda kullanılan uygulamalar arasında bilimsel-dayanaklı uygulamalar olup olmadığının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla yüksek işlevli OSB tanısı bulunan bireylere sosyal beceri öğretimini konu alan tek-denekli araştırmalara ulaşmak üzere belirlenen anahtar sözcükler kullanılarak taramalar yapılmış, ulaşılan araştırmalar dâhil etme ölçütlerine göre incelenmiştir. Dâhil etme ölçütlerini karşılayan araştırmalar "Tek-Denekli Müdahaleler Model Standartları" yönergesinde yer alan niteliksel göstergeler açısından incelenmiş ve bu araştırmaların kapsamlı betimsel analizi yapılmıştır. Araştırmada ayrıca "Tek-Denekli Müdahaleler Model Standartlarına" göre güçlü düzeyde etkili ya da orta düzeyde etkili şeklinde sınıflandırılan model standartlarını karşılayan ya da model standartlarını koşullu karşılayan iki araştırmanın ise meta-analizi gerçekleştirilmiştir. Tez çalışmasında etki büyüklüğünün hesaplanmasında parametrik olmayan analiz teknikleri arasında yer alan ilerleme oran farkı kullanılmıştır. Meta-analiz sonuçları iki araştırmada etkililiği incelenen iki uygulamanın da çok etkili olduğunu göstermiştir. Ancak bu uygulamalar 5-3-20 kuralını karşılamadığı için bilimsel dayanaklı uygulama olarak değerlendirilememiştir.

Meta analiziOtistik bozukluklarOtizm spektrum bozukluğu+4
Barış Biçimli
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İki kere farklılık potansiyeli tarama listesinin geliştirilmesi

Bu çalışmada iki kere farklılık potansiyeli taşıyan bireylerin taranmasında kullanılmak üzere bir ölçme aracının geliştirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma, keşfedici sıralı karma yöntem deseninde yürütülmüştür. Nitel araştırma çalışma grubu, kartopu örnekleme yöntemiyle belirlenen, 14 katılımcıdan oluşmuştur (11 öğretmen ve üç uzman). Bireysel görüşmeler (Sekiz öğretmen), odak grup görüşmesi (üç öğretmen), madde yazım oturumları (üç alan uzmanı) ve alanyazın taraması sonucunda ulaşılan nitel veriler, içerik analizi ile çözümlenmiş ve İki Kere Farklılık Potansiyeli Tarama Listesi (İKFTL) madde havuzunun oluşturulmasında kullanılmıştır. İKFTL madde havuzu, dört alt kategoride toplam 67 maddedir. Nicel araştırma çalışma grubu, kolayda örnekleme yöntemiyle belirlenen 300 öğretmenden oluşmuş ve İKFTL'nin psikometrik özelliklerini araştırmada kullanılmıştır. İKFTL'nin psikometrik özellikleri; dört alt kategori için açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi, alt-üst %27 güvenilirliği, Cronbach α ve McDonald ω güvenilirlik katsayıları ile sınanmıştır. Analizler, 50 maddeden oluşan dört kategorili İKFTL'nin geçerlilik ve güvenilirlik ölçütlerini sağladığını göstermiştir. İKFTL, öğrencilerin %29-%36'sının yüksek iki kere farklılık potansiyeline sahip olduğunu yordamıştır. Öğretmenlerinin %13.33'ü iki kere farklılığa yönelik eğitim almıştır ve eğitim almış olup olmamak İKFTL alt boyut puanlarında anlamlı farklılık oluşturmamıştır. Öğretmenlerin başarılı olarak algıladıkları öğrencilerin öğrenme güçlüğü ve dikkat eksikliği alt kategorilerinde İKFTL puanları, başarısız olarak algılananlardan daha yüksektir.

Dikkat eksikliği ve aşırı hareketlilik bozukluğuHiperaktiviteli dikkat eksikliği bozukluğuÖlçme-değerlendirme+4
Seda Nur Şakar
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Üstün zekâlı öğrencilerin tanılama sonrası sağlanan üst düzey etkinliklere aday gösterilmesine ilişkin iki stratejinin karşılaştırılması

Bu çalışmada Bilim ve Sanat Merkezlerinde (BİLSEM) kayıtlı üstün zekâlı 3. ve 4. sınıf öğrencilerin tanılama sonrası çeşitli üst düzey etkinliklere (projeler, yarışmalar, olimpiyatlar) aday gösterilirken zekâ puanı, akıl yürütme becerileri, geçmiş deneyimler ve çalışma belleği değişkenlerinin temel alındığı çoklu veriye dayalı bir stratejinin sadece öğretmen kanaatine dayalı aday gösterme stratejisiyle farklı kriterler açısından karşılaştırılması amaçlanmıştır. Özellikle farklı stratejiler kullanılarak aday gösterilen öğrencilerin farklı olup olmadığı, öğrencilerden elde edilen bireysel bilgilerin aday gösterme kararıyla uyumlu olup olmadığı, öğrenci beklentisiyle aday gösterme kararının uygunluğu ve uygulanabilirlik açısından stratejilerin farklı olup olmadıklarını incelemek amaçlanmıştır. Çalışmanın katılımcıları, Türkiye'nin Batı Karadeniz bölgesinden seçilen iki BİLSEM'de öğrenim gören öğrenciler ve onların öğretmenlerinden oluşturmaktadır. Durum araştırması desenlerinden çoklu durum deseninin kullanıldığı bu araştırmada iki farklı strateji incelenmiş olup bulgular alanyazındaki örneklerle tartışılmıştır. Veri toplama amacıyla Bireysel Bilgi Formu, Çalışma Belleği Ölçeği, Raven Renkli Progresif Matrisler Testi, TONI-4 Zekâ Testi, Öğretmenler için Aday Gösterme Envanteri, BİLSEM'ler için Üst Düzey Etkinliklere Yönelik Çağrı Metni ve Aday Gösterme Formu ve bireysel görüşmeler kullanılmıştır. Öğretmenlerin üst düzey etkinliklere öğrencilerini kendi kanaatlerine dayalı olarak aday gösterirken konuya yönelik motivasyonlarını dikkate alarak aday gösterdikleri ve kendi kanaatlerine dayalı aday gösterdiklerinde belirledikleri öğrencilerle çoklu veriye dayalı aday gösterme süreci sonucu belirledikleri öğrencilerin farklılaştığı belirlenmiştir. Ayrıca, öğretmenlerin rutin olarak kullandıkları aday gösterme stratejisinin, önerilen çoklu veriye dayalı stratejiye göre dezavantajlı yönlerinin dikkate değer olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın bulguları alanyazındaki örneklerle ve öğretmen görüşmesi sonucu elde edilen bulgulara dayalı olarak tartışılmıştır.

Bilim ve sanat merkezleriYetenek seçimiZeka testleri+7
Sümeyye Arkan
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocukların oyun becerileri: Tek denekli araştırmalarda meta analiz

Bu çalışmada otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan çocuklarla yapılmış tek denekli araştırma yöntemleri ile yürütülmüş oyun becerilerine odaklanan çalışmaların niteliksel ölçütlere göre incelenmesi ve etki büyüklükleri hesaplanması amaçlanmıştır. Araştırma yapılması için 5 veri tabanı ve 17 anahtar kelime belirlenmiştir. Veri tabanlarından yapılan taramalar sonucu 1890 çalışmaya ulaşılmıştır. Çalışmaların dahil etme/dışlama kriterlerine göre incelenmesi sonucunda 66 çalışma niteliksel ölçütleri incelenmek üzere kriterleri karşılamıştır. What Works Clearinghouse (WWC) tek denekli araştırmalar niteliksel ölçütlerine göre incelenen çalışmalardan 46 çalışma niteliksel ölçütleri karşılamamış, 16 çalışma niteliksel ölçütleri çekinceli karşılamış ve 4 çalışma niteliksel ölçütleri karşılamıştır. Niteliksel ölçütleri çekinceli ve çekincesiz karşılayan 20 çalışmanın medyan eğilimi aşan veri noktalarının yüzdesi (percentage of data points exceeding median trend [PEM]) kullanılarak etki büyüklükleri hesaplanmıştır. Hesaplamalar sonucunda çalışmaların %65'inin güçlü etkiye sahip olduğu bulunmuştur. Araştırmanın sonuçları çalışmaların birçoğunun niteliksel ölçütleri çekinceli karşılamasına rağmen güçlü etki büyüklüklerine sahip olduklarını göstermektedir. Sonuçlar dahilinde araştırma sonuçları tartışılmıştır

Meta analiziOtizm spektrum bozukluğuOyun becerileri+3
Şemsi Kübra Akkuş
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Yaratıcı drama temelli stresle baş etme programının özel yetenekli öğrencilerin stresle baş etme becerilerine etkisi

Araştırmanın amacı özel yetenek tanısı almış öğrencilerin yaşamış oldukları stresin farkına varmalarını ve stresle baş etme yollarını öğrenmelerini sağlamak, stresle baş etme düzeylerini geliştirmek amacıyla yaratıcı drama temelli önleyici stresle baş etme programı hazırlamak ve programın etkililiğini öğrenciler açısından tespit etmektir. Bu amaç çerçevesinde geliştirilen Yaratıcı Drama Temelli Stresle Baş Etme Eğitim Programın etkinliğini tespit etmek üzere, araştırmacı tarafından Üstünlerde Stresle Baş Etme Ölçeği geliştirilmiştir. Araştırmada deneysel desenlerden olan kontrol gruplu ön test – son test deneme modeli kullanılmıştır. Araştırma evrenini ülkemizdeki Bilim ve Sanat Merkezlerinde eğitim alan 9-11 yaş grubu öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklem grubunu ise 2022-2023 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili, Beşiktaş Bilim ve Sanat Merkezine giden 9-11 yaş grubu özel yetenekli öğrenciler oluşturmaktadır. Özel Yeteneklilere Yönelik Yaratıcı Drama Temelli Stresle Baş Etme Programı" 12 hafta boyunca haftada bir gün 40 dakika sürecek şekilde uygulanmıştır. Kontrol grubunda yer alan öğrencilere ise stresle baş etme becerilerine yönelik herhangi bir program uygulanmamıştır. Araştırmanın sonunda Stresle Baş Etme Ölçeği tekrar uygulanarak öntest-sontest arasındaki farklar gruplarda stresle baş etme açısından incelenmiştir. Araştırmada Üstünlerde Stresle Baş Etme Ölçeğinin özel yetenekli öğrencilerin stresle baş etme düzeylerini belirlemede hem güvenilir hem de geçerli bir ölçme aracı olduğunu tespit edilmiştir. Bununla birlikte araştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda yaratıcı drama temelli önleyici stresle baş etme programının özel yetenekli öğrencilerin stresle baş etme becerilerini geliştirmede olumlu etkileri olduğu tespit edilmiştir.

Serkan Demir
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Sanatla bütünleştirilmiş sosyal bilgiler öğretiminin özel yetenekli öğrencilerin akademik başarı, tutum ve eleştirel düşünmelerine etkisi

Özel yetenekli öğrenciler genellikle öğretim süreçlerinde daha fazla zorluk ve ileri düzeyde öğrenme fırsatlarına ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle onların karakteristik özelliklerine uygun, çeşitli konuları, disiplinleri veya bilgi alanlarını bir araya getirerek öğrenciler için daha bütünsel ve bağlantılı bir öğrenme deneyimi yaratmayı amaçlayan bir eğitim yaklaşımı önemli bir rol oynamaktadır. Bu eğitim ihtiyacının çözümüne yönelik araştırmada sanatın Sosyal Bilgiler öğretimi ile bütünleştirilmesi ile özel yetenekli öğrencilerin öğrendikleri konuları daha derin ve anlamlı bir şekilde kavramaları, çeşitli konuları, disiplinleri veya bilgi alanlarını bir araya getirerek daha bütünsel ve bağlantılı bir öğrenme deneyimi edinmeleri amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda özel yetenekli öğrencilerin eğitimlerinde sanatı Sosyal Bilgiler öğretimi ile bütünleştiren modüller geliştirilmiş, 'kontrol gruplu ön test-son test' deneysel desenden yararlanılarak 2023-2024 yılında İstanbul ilindeki Beşiktaş Bilim ve Sanat Merkezi'nde BYF- 1 Programı'na devam eden 5. sınıf düzeyinde 20 özel yetenekli öğrenciye on hafta süresince uygulanarak akademik başarı, tutum ve eleştirel düşünmeye yönelik etkililiği sınanmıştır. Deney grubunda Sosyal Bilgiler dersi araştırmacı tarafından Bütünleşik Öğretim Programı Modeli temele alınarak geliştirilen sanatla bütünleşik Sosyal Bilgiler dersi modülleri ile işlenirken, kontrol grubu öğrencileri mevcut öğretmenleri ve programları ile olağan öğretimlerine devam etmişlerdir. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından geliştirilen Sosyal Bilgiler dersi Akademik Başarı Testi, Sanatla Bütünleşik Sosyal Bilgiler dersine Yönelik Tutum Ölçeği, Sanatla Bütünleşik Sosyal Bilgiler Öğretimi Sürecinde Eleştirel Düşünmeyi Değerlendirme Dereceli Puanlama Anahtarı, Eleştirel Düşünme Ölçekleri, Sosyal Bilgiler Dersine Yönelik Tutum Ölçeği ön test son test olarak kullanılarak elde edilmiştir. Test ve ölçeklerden elde edilen verilerin istatiksel analizinde Nonparametrik testlerden biri olan Mann Whitney U testi ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Araştırma sonuçları sanatla bütünleştirilmiş Sosyal Bilgiler öğretiminin özel yetenekli öğrencilerin akademik başarılarını, Sosyal Bilgiler dersine yönelik tutumlarını ve eleştirel düşünme becerilerini güçlü, pozitif yönde ve anlamlı etkilediğini göstermiştir. Elde edilen sonuçlar tartışılarak öğretime ilişkin ve gelecekte yapılabilecek araştırmalar için öneriler sunulmuştur.

Canan Çakır
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

3D Metaverse platformunda gerçekleştirilen farklılaştırılmış fen öğretiminin özel yetenekli öğrencilerin katılımlarına, öz-düzenleyici öğrenme becerilerine ve bilimsel yaratıcılıklarına etkisi

Çocuklar, çevre kirliliği, iklim değişikliği ve türlerin yok oluşu gibi kritik sorunlarla karşı karşıya bir dünyaya adım atmaktadırlar. Bu sorunların çözümünde Sürdürülebilir Kalkınma (SK) ve Sürdürülebilirlik Eğitimi (SE) önemli bir çerçeve sunmaktadır. SE'nin disiplinler arası yapısı, özellikle özel yetenekli öğrenciler için fen eğitiminde farklılaştırma yoluyla katılım, öz-düzenleyici öğrenme ve bilimsel yaratıcılığı desteklemeye uygundur. Bu süreç, Sürükleyici Sanal Gerçeklik (IVR) gibi Metaverse teknolojileri ve 3D Metaverse platformlarının birlikte kullanımıyla zenginleştirilebilir. Bu araştırmanın amacı, özel yetenekli öğrencilerle 3D Metaverse platformunda gerçekleştirilen farklılaştırılmış fen öğretiminin özel yetenekli öğrencilerin katılımlarına, öz-düzenleyici öğrenme becerilerine ve bilimsel yaratıcılıklarına etkilerinin incelenmesidir. Bu kapsamda özel yetenekli öğrenciler için sürdürülebilirlik odaklı farklılaştırılmış fen öğretimi tasarımı geliştirilmiştir. Öğretim tasarımının geliştirilmesinde analiz, tasarım, geliştirme, uygulama ve değerlendirme aşamaları izlenilmiştir. Temiz Su ve Sanitasyon (SKA-6), Erişilebilir ve Temiz Enerji (SKA-7), İklim Eylemi (SKA-13), Sudaki Yaşam (SKA-14) ve Karasal Yaşam (SKA-15) içeriğe dâhil edilmiştir. Blender 3D tasarım programında geliştirilen 13 sahne Imedu 3D Metaverse platformuna aktarılmış ve optimizasyon sağlanmıştır. Araştırma, karma araştırma yöntemi desenlerinden iç-içe desene göre modellenmiştir. Bu desene göre, ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen (nicel yöntem) öncelikli olup durum çalışması (nitel yöntem) birinci yöntemin destekleyicisidir. Çalışma grubunu, tipik durum örneklemesiyle seçilen 40 özel yetenekli altıncı sınıf öğrencisi (23 kız, 17 erkek) oluşturmaktadır. Bu öğrencilerden 20'si deney, 20'si kontrol grubunda yer almaktadır. Farklılaştırılmış fen öğretimi tasarımı, deney grubundaki öğrencilere kontrol grubundakilerden farklı olarak IVR ve Imedu 3D Metaverse platformu desteği ile uygulanmıştır. Deney grubundaki her öğrenciye Oculus Quest 2 IVR başlığı verilmiştir. Uygulama süreci on hafta ve 40 ders saati sürmüştür. Araştırmada nicel veriler, Fen Dersi Katılım Ölçeği (FDKÖ), Fen Bilimleri Öz-Düzenleme Ölçeği (FBÖDÖ) ve Bilimsel Yaratıcılık Testi (BYT) kullanılarak toplanılmıştır. Nitel veriler ise yarı-yapılandırılmış görüşme formu, video kayıtları, öz-değerlendirme formları ve öğrenme ürünlerinden elde edilmiştir. Nicel verilerin analizinde Tekrarlı Ölçümler İçin İki Faktörlü ANOVA kullanılmıştır. Görüşme, video kayıtları ve öz-değerlendirme formlarından elde edilen veriler içerik analizi, öğrenme ürünlerinden elde edilen veriler betimsel analiz ile incelenmiştir. Araştırmanın bulguları, 3D Metaverse platformunda yapılan farklılaştırılmış fen öğretiminin, özel yetenekli öğrencilerin katılımlarını (η2=.12, orta etki büyüklüğü), öz-düzenleyici öğrenme becerilerini (η2=.15, büyük etki büyüklüğü) ve bilimsel yaratıcılılarını (η2=.64, büyük etki büyüklüğü) kontrol grubundaki öğretime göre daha fazla geliştirdiğini göstermiştir. Deney grubundaki özel yetenekli öğrencilerle yapılan görüşmeler ve video kayıtları özel yetenekli öğrencilerin bilişsel, duyuşsal, davranışsal ve sosyal katılımlarının geliştiğine yönelik olarak nicel verileri desteklemektedir. Deney grubundaki öğrencilerle yapılan görüşmeler ve öz-değerlendirme formlarına dayalı nitel bulgular, öz-düzenleyici öğrenme becerilerinin gelişimini gösteren nicel verileri desteklemiştir. Özel yetenekli öğrencilerin hedef belirleme, planlama, tekrarlama, not alma, kaynak yönetimi, biliş-üstü öz-düzenleme, zaman düzenleme, ayrıntılandırma, arkadaştan/akrandan öğrenme, çaba düzenleme, çevreyi düzenleme gibi stratejileri kullandıkları belirlenmiştir. Ayrıca, öğrencilerin süreç içerisinde sebat ettikleri, öğrenmelerini transfer ettikleri, öğrenme süreçlerinde görselleştirme yaptıkları ve öz-yeterliliklerini gösterdikleri tepsit edilmiştir. Öğrenme ürünleri ve görüşmelerden elde edilen veriler de öğrencilerin bilimsel yaratıcılıklarının özellik, süreç ve ürün boyutlarının geliştiğini göstermiş ve nicel bulguları desteklemiştir. Araştırma sonucunda, deney grubundaki özel yetenekli öğrencilerin katılım, öz-düzenleyici öğrenme becerileri ve bilimsel yaratıcılıklarının kontrol grubundaki öğrencilere göre daha fazla geliştiği belirlenmiştir. Farklı sınıf seviyelerinde, farklı SK amaçlarının dâhil edildiği, daha geniş bir çalışma grubunda yeni çalışmaların yapılması ve özel yetenekli öğrencilerin fen eğitimlerinde 3D Metaverse platformlarının ve IVR'nin kullanılması önerilebilir.

Yunus Emre Avcu
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Koşut eğitim programına göre farklılaştırılmış ingilizce öğretim programının özel yetenekli öğrencilerin akademik başarılarına, yaratıcı yazmalarına ve özyeterliklerine etkisi

Bu araştırmada, özel yetenekli öğrencilere yönelik Koşut (Paralel) Eğitim Programı (KEP) modeline dayalı farklılaştırılmış bir İngilizce öğretim programı tasarlanmış ve bu programın öğrencilerin akademik başarıları, yaratıcı yazma becerileri ile yazmaya ilişkin öz yeterlik düzeyleri üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Araştırma, Trabzon'daki Bilim ve Sanat Merkezi'nde (BİLSEM) öğrenim gören 6. sınıf Bireysel Yetenekleri Fark Etme (BYF) düzeyindeki öğrencilerle yürütülmüş; çalışmada, kontrol gruplu ön test-son test desenine sahip deneysel araştırma yöntemi benimsenmiştir. Araştırmaya toplam 24 öğrenci dâhil edilmiş ve bu öğrenciler deney ile kontrol gruplarına eşit sayıda rastgele atanmıştır. Geliştirilen İngilizce Başarı Testi'nin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları, Trabzon ve Rize'deki BİLSEM'lerde öğrenim gören 315 özel yetenekli öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiş ve testin pilot uygulaması yapılmıştır. Ön test sonuçları, grupların başlangıç düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadığını ve böylece grupların denk olduğunu ortaya koymuştur. Elde edilen verilerin analizinde; gruplar arası farkları incelemek için Mann-Whitney U testi, grup içi değişimleri değerlendirmek için Wilcoxon işaretli sıralar testi ve tanımlayıcı istatistikler kullanılmıştır. Araştırma bulguları, farklılaştırılmış öğretimin uygulandığı deney grubunun; anlama, uygulama, çözümleme, değerlendirme ve yaratma bilişsel düzeylerinde kontrol grubuna kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek başarı gösterdiğini ortaya koymuştur. Ancak, hatırlama düzeyinde iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır. Buna ek olarak, yaratıcı yazma becerileri ile yazmaya yönelik öz yeterlik puanlarında da deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklar saptanmıştır. Bu sonuçlar, Koşut Eğitim Programı (KEP) modeline dayalı farklılaştırılmış öğretimin, özel yetenekli öğrencilerin yabancı dil öğrenme süreçlerinde etkili bir yaklaşım olduğunu göstermektedir.

Esra Yılmaz
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Özel yetenekli öğrencilerin eleştirel okuma ve yazma becerilerinde yapay zeka uygulamalarının rolü

Araştırmanın temel amacı, özel yetenekli ortaokul öğrencilerinin eleştirel yazma, eleştirel okuma ve yapay zekâ okuryazarlığı ölçek puanları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma ayrıca özel yetenekli ortaokul öğrencilerinin yapay zekâ okuryazarlığının alt boyutlarının, eleştirel yazma ve eleştirel okuma puanlarını yordama gücünü ilişkisel olarak incelemektedir. Çalışma, 21. yüzyılda üst düzey bilişsel becerilerin önemi ve hızla gelişen yapay zekâ teknolojilerinin eğitimdeki dönüştürücü potansiyeli bağlamında, özel yetenekli öğrencilerin bu alanlardaki gelişimine yapay zekâ uygulamalarının rolünü değerlendirerek alanyazındaki önemli bir boşluğu doldurmayı hedeflemiştir. Nicel araştırma yönteminin benimsendiği ilişkisel tarama modelinde desenlenen çalışmanın örneklemini, İstanbul'daki Bilim ve Sanat Merkezleri'ne (BİLSEM) devam eden 432 özel yetenekli ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Eleştirel Okuma Ölçeği, Eleştirel Yazma Ölçeği ve Yapay Zekâ Okuryazarlığı Ölçeği, Yapay Zekâ Kullanım ve Tutumlara Yönelik Bilgi Formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 25 paket programı kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, yapay zekâ okuryazarlığı ölçek puanları ile hem eleştirel okuma hem de eleştirel yazma becerileri arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü ilişkiler olduğunu göstermiştir. Yapay zekâ okuryazarlığının özellikle "Değerlendirme", "Kullanım" ve "Etik" alt boyutlarının eleştirel okuma ve yazma becerileri üzerinde anlamlı yordayıcı etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. "Değerlendirme" alt boyutu, her iki eleştirel okuryazarlık becerisi için de en güçlü yordayıcı olarak öne çıkmaktadır. Bu durum, özel yetenekli öğrencilerin yapay zekâ çıktılarını sorgulama, doğrulama ve etik boyutların farkında olma becerilerinin, eleştirel okuma ve yazma süreçlerindeki başarılarıyla ilişkili olduğunu göstermektedir. Ayrıca, Türkçe derslerinde yapay zekâ araçlarını "her zaman" kullanan öğrencilerin eleştirel okuma ve yazma becerilerinin "ara sıra" kullananlara göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu saptanmıştır. Cinsiyet açısından, erkek öğrencilerin eleştirel okuma ve yazma becerilerinde kız öğrencilere kıyasla anlamlı düzeyde daha yüksek puanlar aldığı görülmüştür. Ancak yaş ve sınıf düzeyi anlamlı bir fark yaratmamıştır. Bu sonuçlar, yapay zekanın eğitim ortamlarına entegrasyonunun özel yetenekli öğrencilerin üst düzey bilişsel becerilerinin gelişimini destekleme potansiyeli taşıdığını göstermektedir. Çalışma, yapay zekanın eğitimdeki rolüne ilişkin literatüre önemli katkılar sunarken, yapay zekanın eleştirel okuryazarlık ve yazma öğretiminde etkin bir şekilde kullanılması gerekliliğini de vurgulamaktadır.

Emsal Sürmeli
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyobilimsel konuların özel yetenekli öğrencilerin zekâlarını konumlandırmalarına, sosyobilimsel muhakeme becerilerine ve küresel vatandaşlık anlayışlarına etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, "Sosyobilimsel Dönüşümsel Sorgulama Modeli'nin (SDSM)" özel yetenekli öğrencilerin dönüşümsel yetenekliliğe ilişkin tutumları, sosyobilimsel muhakeme becerileri ve küresel vatandaşlık anlayışları üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Karma yöntemler araştırması desenlerinden eş zamanlı/ paralel karma yöntemler araştırması deseni çerçevesinde yürütülen bu araştırmada deney grubunda 17 ve kontrol grubunda 14 özel yetenekli öğrenci yer almıştır. Araştırmada hem deney hem de kontrol grubuna yenilenebilir enerji kaynakları temalı SDSM programı art arda uygulanmıştır. Kontrol grubundaki uygulamalar deney grubundan hemen sonra gerçekleştirilmiştir. Nitel bulgular SDSM'nin her iki grubun dönüşümsel yeteneklilik tutumlarında ve sosyobilimsel muhakeme becerilerinin gelişiminde olumlu katkısı olduğunu ortaya koyarken küresel vatandaşlık anlayışları için her bir alt boyut bağlamında farklılaşan sonuçlar ortaya koymaktadır. Nice bulgular SDSM'nin deney grubundaki özel yetenekli öğrencilerin dönüşümsel yeteneklilik tutumlarını ve kontrol grubundaki öğrencilerin sosyobilimsel muhakeme becerilerini geliştirmede etkili olduğu göstermektedir. Ek olarak öğrencilerin sosyobilimsel muhakeme becerileri değerlendirildiğinde en çok bakış açısı ve şüphecilik ve en az karmaşıklık ve sorgulama alt boyutlarından puan aldıkları bulunmuştur. Nicel ve nitel ölçme araçlarından elde edilen bulgular bütüncül bir şekilde bir arada değerlendirildiğinde ise SDSM'nin özel yetenekli öğrencilerin dönüşümsel yeteneklilik tutumlarını ve sosyobilimsel muhakeme becerilerini geliştirmede etkili olduğu doğrulanırken; küresel vatandaşlık değişkeni açısından özellikle "harekete geçme" alt boyutunda olumlu bir değişim gerçekleştiği görülmektedir. Genel olarak, elde edilen bulgular SDSM'nin özel yetenekli öğrencilerin dönüşümsel yeteneklilik tutumlarını, sosyobilimsel muhakeme becerilerini ve küresel vatandaşlık farkındalıklarını bütüncül biçimde geliştirmeye yönelik güçlü bir potansiyele sahip olduğunu göstermektedir.

Fen bilgisi eğitimiÖzel yetenekliler eğitimi
Eda Demirhan
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Üstün zekâlı öğrencilere yönelik farklılaştırılmış matematik öğretiminin etkililiği: Bir meta-analiz çalışması

Bu çalışmada üstün zekâlı öğrencilerin eğitiminde sıklıkla kullanılan farklılaştırılmış matematik öğretiminin matematik başarısı üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Farklılaştırılmış öğretim, programın öğrenci ilgi ve ihtiyaçları göz önüne alınarak içerik, süreç, öğrenme ortamı ve ürün bağlamında öğrenciye göre düzenlenmesidir. Bu amaç kapsamında Web of Science, Scopus, Proquest, Dergipark, Ulusal Tez Merkezi ve Google Scholar veri tabanları taranmıştır. Tarama kapsamında yıl sınırlamasına gidilmemiştir. Çalışmaya 1985-2020 yılları arasında ulusal ve uluslararası alanyazında yer alan toplam 31 araştırma dâhil edilmiştir. Veriler Comprehensive Meta-Analysis (CMA) yazılımı kullanılarak analiz edilmiştir. Etki büyüklüğü değeri olarak Hedges g kullanılmıştır. Çalışmanın bulguları farklılaştırılmış matematik öğretiminin üstün zekâlı öğrencilerin eğitiminde etkili bir strateji olduğunu göstermiştir.

Farklılaştırılmış öğretimMatematik başarısıMatematik eğitimi+4
Şerife Bilgiç
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilim ve Sanat Merkezine (BİLSEM) devam eden özel yetenekli öğrencilerin öğretmenleri için geliştirilen eğitim programının öğretmenlerin mesleki yeterlik algılarına etkisinin değerlendirilmesi

Bu araştırmada, Bilim ve Sanat Merkezine (BİLSEM) devam eden özel yetenekli öğrencilerin öğretmenleri için geliştirilen "BİLSEM Öğretmenleri Mesleki Yeterlik Eğitim Programı'nın (BİMYEP)" öğretmenlerin mesleki yeterlik algılarına etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın genel amacı doğrultusunda şu üç soruya cevap aranmıştır: (1) BİLSEM öğretmenlerinin özel yetenekliler eğitimi alanı ile ilgili mesleki yeterliklerine ilişkin görüşleri nelerdir? (2) BİMYEP, BİLSEM öğretmenlerinin mesleki yeterlik algılarında etkili midir? (3) BİMYEP'e katılan öğretmenlerin, katılmış oldukları eğitim programının mesleki yeterliklerine etkisine ilişkin görüşleri nelerdir? Araştırmanın yöntemi hem nitel hem de nicel araştırma yöntemlerinin bir arada yürütüldüğü keşfedici sıralı karma araştırma yöntemidir. Araştırmanın ilk bölümünde, BİLSEM öğretmenlerinin mesleki yeterlik algılarını arttırmaya yönelik özel yetenekli öğrencilerin eğitimi alanına ilişkin yeterlik algılarını ve bu alana ilişkin eğitim gereksinimlerini belirlemek amacıyla farklı illerdeki BİLSEM'lerde görev yapan 30 öğretmen ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmelerden elde edilen veriler betimsel analiz yöntemi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın ikinci aşamasında, BİLSEM'de görev yapan öğretmenlerin özel yetenekli öğrencilerin eğitimi alanına ilişkin mesleki yeterlik algılarını belirlemeye yönelik "Özel Yeteneklilerle Çalışan Öğretmenlerin Mesleki Yeterlik Algısı Ölçeği (ÖZÇÖMEY-A Ölçeği)" geliştirilmiştir. Araştırmanın bu aşamasında ön test-son test kontrol gruplu deneysel araştırma modeli uygulanmıştır. Araştırmanın deneysel aşamasındaki katılımcılar 14 öğretmen deney grubu, 14 öğretmen kontrol grubu olmak üzere 28 BİLSEM öğretmenidir. "BİLSEM Öğretmenleri Mesleki Yeterlik Eğitim Programı (BİMYEP)" uygulamasından önce ve eğitim programının deney grubundaki öğretmenlere uygulanmasından sonra her iki gruba da "ÖZÇÖMEY-A Ölçeği" uygulanmış ve araştırmanın nicel verileri elde edilmiştir. Nicel verilerin analizinde Mann-Whitney U Testi ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testinden yararlanılmıştır. Araştırmanın son aşamasında ise BİMYEP'in uygulandığı deney grubundaki öğretmenlerle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmelerde yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşmelerde deney grubundaki öğretmenlerin, BİMYEP'e katılımlarından sonra mesleki yeterlik algılarında artış olup olmadığına ve eğitim programının geliştirilmesine ve iyileştirilmesine yönelik görüşleri alınmıştır. Deney grubuna katılan BİLSEM öğretmenleri ile yapılan görüşmeler betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, programa katılan deney grubundaki öğretmenlerin son test puanları, katılmayan kontrol grubuna göre anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur. Kontrol grubundaki öğretmenlerin ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir fark çıkmazken deney grubundaki öğretmenlerin ön test ve son test puanları arasındaki fark anlamlı şekilde yüksek çıkmıştır. Sonuç olarak, programın öğretmen yeterliği algısı üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir. Ayrıca eğitim programı sonrasında öğretmenlerle yapılan görüşmelerden BİMYEP'e katılan deney grubundaki öğretmenlerin görüşlerine göre, öğretmen eğitimi programının, özel yetenekli öğrencilerin eğitimi alanına ilişkin mesleki yeterlik algılarını arttırdığı sonuçları elde edilmiştir.

Eğitici eğitimi
Füsun Taştepe
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

İTO/AGSCÖ bilişsel stratejisine dayalı okuduğunu anlama becerileri öğretiminin zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin okuma becerisine etkisinin incelenmesi

Okuma ve anlama becerilerinin, nitelikli bir şekilde geliştirilmesi ve zihinsel süreçlerde etkin olarak kullanılabilmesi için erken yaşlardan itibaren okuma ve okuduğunu anlama becerilerini geliştirecek stratejilere yönelik uygulamalı eğitimlere ihtiyaç vardır. Özellikle zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin okuduklarını anlamada büyük zorluklar yaşadıkları bildirilmektedir. Bu araştırmada geliştirilen İTO/AGSCÖ (incele-tahmin et-oku (başlığı, soruları ve metni oku)-anahtar kelimelerin altını çiz-göz gezdir-soru sor-cevapla-özetle) bilişsel stratejilere dayalı okuduğunu anlama becerileri öğretiminin hafif düzey zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin anlama becerisine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca öğrencilerin stratejileri farklı türdeki metinlere genelleyebilme ve okuduğunu anlama becerisine etkisi, strateji kullanımının öğretimden sonraki 2., 4. ve 6. hafta sürdürülebilmesindeki kalıcılığı ve okuduğunu anlama becerisinin sürdürülmesindeki kalıcılığına etkisi araştırılmıştır. Araştırma keşfedici sıralı karma yöntem modeli ile desenlenmiştir. Araştırma, özel eğitim ortaokulunda öğrenim gören, beşinci ve altıncı sınıf, hafif düzey zihin yetersizliği tanısı bulunan, üç öğrenci ve bu öğrencilerle çalışan altı öğretmen ile yürütülmüştür. Araştırmada nitel veriler toplanarak bu verilerden elde edilen sonuçlar, nicel araştırma boyutunda kullanıldığı desenden oluşturulmuştur. Araştırmada kullanılacak stratejilerin belirlenmesi amacıyla katılımcı olarak seçilen öğrencilerin öğretmenlerinin eğitimlerinde kullandıkları okuduğunu anlama stratejileri betimsel analiz tekniğiyle belirlenmiştir. Elde edilen nitel veri sonuçları ve literatürde yer alan bilişsel okuma stratejileri dikkate alınarak zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin öğrenme özelliklerine göre uyarlanarak İTO/AGSCÖ stratejileri geliştirme sürecinde oluşturulan taslak form uzman görüşüne sunulmuştur. Özel eğitim alanında doktorasını tamamlamış iki uzmandan maddelerin uygunluğuna ilişkin görüş alınmış ve uzmanlar arası görüş uyumu iç tutarlılığı Cohen Kappa tekniği ile test edilmiştir. Elde edilen Kappa değerinin 0,84 (0,81-1,00 arası mükemmel uyum) olduğu görülmüştür. İTO/AGSCÖ stratejileri öğretiminin etkililiği, tek denekli araştırma desenlerinden katılımcılar arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli ile planlanmış ve etki büyüklüğü hesaplaması gerçekleştirmek için Örtüşmeyen Veri Yüzdesi analizi ve Tau-U analiz tekniği kullanılmıştır. Stratejilerin öğretimi açık anlatım yöntemiyle gerçekleştirilmiş ve her öğretim sonunda metne ilişkin sorulara verilen doğru cevap sayıları grafiğe işlenmiştir. Genelleme verileri ön test-son test modeliyle toplanmış ve veriler sütun grafiği üzerinde gösterilerek analiz edilmiştir. Araştırmada, katılımcıların metin okuma sürecinde strateji kullanımlarını değerlendirmek amacıyla, öğretim öncesi ve sonrası strateji kullanımlarına ilişkin toplanan veriler ve öğretimin sosyal geçerlik verileri betimsel analiz ile değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre; hafif düzey zihin yetersizliği olan öğrencilerin metin okuma sürecinde İTO/AGSCÖ stratejileri öğretimi, okuduğunu anlama becerisini geliştirmede etkili olduğu görülmüştür. Öğrencilerin farklı metin türlerini okuma sürecinde İTO/AGSCÖ stratejileri kullanımlarını genelleyebildikleri, farklı metin türlerini anlama becerilerinde etkili olduğu, strateji kullanımını öğretim sona erdikten sonraki izleme oturumlarında sürdürmelerinde ve okuduğunu anlama becerileri üzerinde kalıcı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sosyal geçerlik verilerine göre öğrencilerin ve öğretmenlerin uygulamayı etkili ve uygulanabilir buldukları sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın son kısmında bulgular ilgili alanyazın çerçevesinde tartışılmış, araştırmalar ve uygulamalar için öneriler sunulmuştur.

Bilişüstü okuma stratejileriOkuma becerileriOkuma stratejileri+6
Aynur Tepe
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Özel yetenekli öğrencilerin görsel sanatlar derslerine yönelik duyuşsal özelliklerinin incelenmesi

Özel yetenekli öğrencilerin görsel sanatlar derslerine yönelik duyuşsal özelliklerinin (tutum, kaygı, öz yeterlik, beklenti değer algılarının) farklı değişkenler açısından incelenmesinin amaçlandığı bu çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklem grubu 2022-2023 eğitim öğretim yılında Türkiye'nin yedi bölgesindeki Bilim ve Sanat Merkezlerine (BİLSEM) devam eden 488 özel yetenekli 6. 7. 8. 9. 10. 11. 12. sınıf öğrencileridir. Araştırmada veri toplama araçları olarak "Görsel Sanatlar Dersine Yönelik Benlik ve Görev Algısı Ölçeği" ve "Görsel Sanatlar Dersine Yönelik Duyuşsal Özellikler Ölçeği", ile veriler toplanmıştır. Araştırmada verilerin analizinde parametrik testlerden t-testi ve tek faktörlü varyans (One-Way ANOVA) analizi kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre özel yetenekli öğrencilerin görsel sanatlar derslerine yönelik duyuşsal özellikleri yüksek, kaygıları oldukça düşük çıkmıştır. Kız öğrencilerin beklenti değer ve duyuşsal özellik algıları erkek öğrencilerden daha yüksek çıkmıştır. Resim yarışmalarında dereceye giren, resim sergisi/galerisi ya da müze ziyaret eden, resim sergisinde eserleri sergilenmesi için başvuran, resim sergisinde eserleri sergilenen, sosyal medyada resimle ilgili hesapları takip eden, kendisini iyi hissetmek için resim yapan ve görsel sanatlar öğretmenleri hakkında iyi düşünceleri olan, sanatla ilgilenen arkadaşları olan, 3 yaşında düzenli resim yapmaya başlayan özel yetenekli öğrencilerin görsel sanatlar derslerine yönelik beklenti değer ve duyuşsal özellik algılarının yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Destek eğitim programında olan özel yetenekli öğrencilerin görsel sanatlar derslerine yönelik içsel değer ve toplam beklenti değer algılarının BİLSEM BYF, ÖYG ve Proje programında olan öğrencilerin görsel sanatlar derslerine yönelik beklenti değer algılarından daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Resim ve genel zihinsel yetenek ve resim olan öğrencilerin görsel sanatlar derslerine yönelik yönelik içsel, yarar/önem, dışsal, yeterlik beklentisi, görev zorluğu ve toplam beklenti değer algılarının, özel yetenek alanı genel zihinsel yetenek olan öğrencilerin görsel sanatlar derslerine yönelik beklenti değer algılarından daha yüksek olduğu görülmüştür. Araştırmanın sonucunda özel yetenekli öğrencilerin resim yarışmalarına katılmaya, sergilerde aktif rol almaya, resim sergilerini/ galerilerini ve müzeleri ziyaret etmeye, sosyal medyada resimle ve sanatla ilgili sayfaları tanıyıp takip etmeye, görsel sanatlar dersine karşı olumlu tutumlar geliştirebilecekleri öğretmenlerinin olmasına, benzer özellikteki akranları ile tanışıp arkadaş olmaya, erkek öğrencilerin de ilgisini çekebilecek konuların görsel sanatlar dersi programına dahil edilmesine ve çocukların 3 yaşından itibaren resimle/sanatla tanışmaya ihtiyaçları olduğu görülmüştür. Bu araştırmanın sonuçları, özel yetenekli öğrencilerin eğitimlerinde görsel sanatlar derslerine yönelik duyuşsal özellik algılarının önemine dair farkındalığın oluşmasını sağlayacak ve gelecek araştırmalara ışık tutacaktır.

Bilim ve sanat merkezleriDuyuşsal özelliklerGörsel sanatlar dersi+6
Rengin Temel
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Özel yetenekli öğrencilerde disiplinlerarası öğretim yaklaşımına dayalı düşünme becerileri öğretiminin öğrencilerin akademik ve düşünme becerilerine etkisi

Bu çalışmanın amacı beşinci sınıfa devam eden özel yetenekli öğrencilerin akademik becerileri ve üst düzey düşünme becerilerinden olan yaratıcı düşünme ve eleştirel düşünme becerileri için "Disiplinlerarası Düşünme Becerileri Öğretim Uygulamalarını" geliştirmek ve etkisini incelemektir. Bu araştırmada nicel ve nitel araştırma tekniklerinin birlikte kullanıldığı karma araştırma yöntemlerinden açıklayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu beşinci sınıf düzeyindeki özel yetenekli toplam 62 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada Konya ili içerisinde bulunan özel yetenekli tanısı alan öğrencilerin eğitim gördüğü kurum olan Bilim ve Sanat Merkezleri uygulama için tercih edilmiştir. Araştırmanın örneklem seçiminde seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden amaçsal örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Bu araştırmada nicel ve nitel veri toplama araçları birlikte kullanılmıştır. Nicel verileri toplamak amacıyla öğrencilere Cornell Eleştirel Düşünme Testi Düzey X, Torrance Sözel ve Şekilsel Yaratıcılık Testi ve Öğrenme Stratejileri Ölçeği öntest ve sontest olarak uygulanmıştır. Araştırmada nitel verileri toplamak amacı öğrencilere Bilimsel Araştırma Değerlendirme Formu ve Proje Değerlendirme Formu araştırmanın sonunda uygulanmıştır. Diğer nitel veri toplama araçları ise Öğretmen Gözlem Formu, Yansıtıcı Öğrenci Günlüğü, Araştırmacı Günlüğü denel süreç içerisinde kullanılmıştır. Deney grubundaki öğrencilere "Disiplinlerarası Düşünme Becerileri Öğretim Uygulamaları" için hazırlanan kazanımlara uygun etkinliklerin uygulamaları ders dışı saatlerde haftalık 3 ders saati olmak üzere yapılmıştır. Bu uygulama öntest ve sontest uygulamaları dışında kalan 15 hafta süre ile devam etmiştir. Her bir öğrenci toplamda 45 ders saati uygulamalara katılması sağlanmış devamsızlık yapan öğrenciler tespit edilip uygun bir saatte etkinlikler bu öğrencilere de uygulanmıştır. Kontrol grubunda yer alan öğrenciler BİLSEM'ler için hazırlanan 5. sınıf kazanımlarına göre öğrenimlerine devam etmiştir. Süreç içerisinde kontrol grubunun bulunduğu merkez idareci ve öğretmenleri ile görüşülerek, program dışında ek bir etkinlik yapılmaması konusunda gerekli mutabakat sağlanmıştır. Araştırmada nicel ve nitel veri analiz teknikleri bir arada kullanılmıştır. Nicel veriler, deney ve kontrol grubu olmak üzere iki değişkenin karşılaştırılmasına dayanan ilişkisel istatistiklerden bağımsız örneklem t-testi kullanılarak analiz edilmiş ve etki büyüklüğünü tespit etmek amacı ile Cohen-d değerleri hesaplanmıştır. Nitel veriler betimsel ve içerik analizi yoluyla incelenmiştir. Araştırma ile hazırlanan Disiplinlerarası Düşünme Becerileri Uygulamalarının özel yetenekli öğrencilerin üst düzey düşünme becerilerinden olan yaratıcı düşünmeve eleştirel düşünme becerilerini geliştirmede etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Uygulamaların öğrencilerin akademik becerilerini geliştirmede etkili olduğu araştırmanın bir diğer sonucudur. Uygulamalar öğrenciler tarafından güzel, ilgi çekici, merak uyandırıcı ve heyecan verici bulunmuştur. Disiplinlerarası Düşünme Becerileri Uygulamalarına ilişkin öğretmenlerin olumlu görüşlere sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Hamza Kaynar
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Özel gereksinimli öğrencilerin ev ortamında sergiledikleri problem davranışlar ve ebeveynlerin kullandıkları önleyici stratejilerin belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı, özel gereksinimli bireylerin ev ortamında sergiledikleri problem davranışlar ve ebeveynlerin kullandıkları önleyici stratejilerin belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda Konya ilinde farklı yaş ve engel gruplarına dahil olan çeşitli özel eğitim okullarında eğitim gören ve ev ortamında problem davranış sergileyen 12 erkek ve 8 kız toplam 20 öğrenci belirlenmiştir. Araştırmamızın çalışma grubunu bu öğrencilerin ebeveynleri oluşturmaktadır. Çalışmamızda nitel araştırma yöntemlerinden fenomenolojik yaklaşım tercih edilmiştir. Ebeveynlerin ev ortamında sergilenen problem davranışlara ilişkin görüşlerinin alınabilmesi ve kullandıkları önleyici stratejilerin belirlenebilmesi için yarı yapılandırılmış görüşme formu ve örnek olay kullanılarak veriler toplanmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formuna ait verilen analizi betimsel analiz ile ve örnek olay görüşme formuna ait verilerin analizi içerik analizi yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular incelendiğinde özel gereksinimli öğrencilerin ev ortamında sergiledikleri problem davranışların en çok saldırganlık/vurma davranışı olduğu belirlenmiştir. Ev ortamında sergilenen diğer davranışlar ağlama, aşırı yeme, bağırma, çevresine/eşyalara zarar verme, soyunma, korkma ve kendine zarar verme davranışları olarak belirlenmiştir. Bu davranışların genel olarak günde 5 defadan fazla ve 15-60 dakika arasında süreyle sergilendiği belirlenmiştir. Bu problem davranışların işlevlerine ilişkin görüşleri incelendiğinde en çok nesne veya etkinliğe ulaşma işlevi olduğu belirlenmiştir. Ev ortamında sergilenen problem davranışlarda aile üyelerinin öyleydi strateji olarak en çok seçerek sunmayı tercih ettikleri belirlenmiştir. Sonrasında ise sırayla; ortamdan uzaklaştırma ve fiziksel engeller koyarak problem davranışı önlemeyi tercih ettikleri belirlenmiştir. Ev ortamında sergilemeyen problem davranışlarda aile üyelerinin davranışa müdahale olarak en çok görmezden gelme olacak şekilde sırasıyla; ceza vermek çocukların istediklerini verme (problem davranışın işlevini yerine getirme), ortamdan uzaklaşma davranışını sergiledikleri belirlenmiştir. Ev ortamında sergilenen problem davranışlarda aile üyelerinin davranış sonrasında müdahale olarak pekiştireç vererek problem davranışın tekrar etme süresini uzatmayı tercih ettikleri belirlenmiştir. Ev ortamında sergilenen problem davranışların aile yaşantısının olumsuz etkilediği ailenin kendisini toplumdan soyutlamayı tercih ettiği ve kendilerini yorgun hissettikleri belirlenmiştir. Katılımcıların ev ortamında sergilenen problem davranışları içeren örnek olaylarda kullanılması gereken önleyici stratejilere ilişkin en çok önerdikleri stratejinin seçenek sunma olduğu belirlenmiştir. Katılımcıların ev ortamında sergilenen problem davranışları içeren örnek olaylarda kullanılması gereken davranış sonrası müdahale yöntemlerine ilişkin önerdikleri yöntemler; görmezden gelme, ortamdan uzaklaşma, problem davranışların işlevini yerine getirmeme ve ceza yöntemleri olarak belirlenmiştir. Katılımcıların ev ortamında sergilenen problem davranışları içeren örnek olaylarda kullanılması gereken davranış sonrası müdahale yöntemlerine ilişkin önerileri; problem davranışın işlevini yerine getirme ve alternatif pekiştireç vererek sakinleştirme yönünde olmuştur. Kazanç olarak özel gereksinimli öğrencilerin en çok sergiledikleri problem davranışların diğer ortamlarda sergilenen problem davranışlarla benzerlik gösterdiği belirlenmiştir. Katılımcılarının problem davranışlara yönelik önleme müdahale stratejilerinde yeterince bilgi sahibi olmadıkları belirlenmiştir. Ayrıca katılımcıların kullandıkları ve önerdikleri stratejilerin genel olarak örtüşmediği belirlenmiştir. Bilgi düzeyi yüksek olan ebeveynlerin ise stratejileri uygulamada sorun yaşadıkları dikkat çekmiştir.

Aile tutumuAna-baba tutumuEv ortamı+4
Tibyan Dirik
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm Spektrum Bozukluğu olan bireylerin eklektik eğitim modeli için oluşturulan öğretmen eğitim programının etkililiğinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan bireylerle çalışan özel eğitim öğretmenlerine yönelik Uygulamalı Davranış Analizi, Olumlu Davranışsal Destek, Resim Değiş Tokuşuna Dayalı İletişim Sistemleri, Otizmli ve Otizm Nedenli İletişim Problemi Olan Bireylerin Eğitimi ve Terapisi olmak üzere dört Kanıt Temelli Uygulamanın (KTU) birleştirilmesiyle hazırlanan eklektik öğretmen eğitim programının etkililiğinin öğretmen görüşlerine göre incelenmesidir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması deseninde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcılarını, 2022-2023 eğitim öğretim yılında Konya ilinin Selçuklu, Karatay, Meram, Karapınar ve Seydişehir ilçelerinde özel eğitim uygulama okulu ve özel eğitim sınıflarında OSB'li öğrencilerle çalışan, eklektik yöntemle ilgili hazırlanan eğitim kurslarına katılmış ve edindikleri tecrübeleri sınıf ortamlarına aktaran ve ortalama 3 ay süre ile bu modeli sınıflarında test eden 25 özel eğitim öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma verileri betimsel analiz yönteminden yararlanılarak derinlemesine analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre araştırmada yer alan özel eğitim öğretmenlerinin üçte birinin daha önce OSB'ye özgü herhangi bir eğitim almadığı tespit edilmiştir. Gerçekleştirilen eğitim faaliyetleri ve sınıf içi uygulamalar eklektik öğretmen eğitim programının katılımcıların OSB hakkında bilgi ve tecrübelerini arttırdığını, KTU'ları ilk elden anlamalarını ve sınıf içinde uygulayabilmelerini sağladığını ortaya koymuştur. Eklektik öğretmen eğitim programı öğretmenlerin OSB'li öğrencilere öz bakım becerilerini kazandırabilmelerinde, akademik ve sosyal becerileri öğretmekte faydalı olmuştur. Öğretmen eğitim programının öğretmenlerin OSB'li öğrencilerdeki problem davranışların üstesinden gelmede de etkili olduğu, edindikleri tecrübeler sayesinde eğitim ortamlarını bütüncül bir şekilde yapılandırarak, OSB dostu sınıf ortamları oluşturmalarında da öğretmenlere katkı sağladığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Otizm, Kanıt Temelli Uygulamalar, Eklektik Eğitim Programı, UDA, PECS, TEACCH, ODD, Öğretmen Eğitim Programı, Nitel Araştırma,

Elektrik eğitimiKanıt temelli öğrenmeOtistik bozukluklar+3
Emrah Koçak
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Otizm Spektrum Bozukluğu olan öğrencilere kendini yönetme öğretiminin kendini yönetme, etkinlikle ilgilenme ve etkinliği tamamlama becerileri üzerinde etkililiği

Bu araştırmada kendine ön uyaran verme, kendini izleme, kendini değerlendirme ve kendini pekiştirmeden oluşan kendini yönetme stratejileri öğretiminin OSB olan öğrencilerin kendini yönetme stratejilerini kazanmalarına ve sürdürmelerine etkisi incelenmiştir. Bununla birlikte, öğrencilerin kendini yönetme stratejilerini kullanarak etkinlikle ilgilenme ve etkinliği tamamlama becerisini kazanmaları, kullanılan stratejileri ve öğretilmeye çalışılan becerileri farklı kişilere/ortamlara ne düzeyde genellendiği belirlenmeye çalışılmıştır. Kendini yönetme stratejilerinin kullanımıyla ilgili olarak da öğrenci annelerinin ve öğretmen görüşlerini tespit edebilmek amacıyla yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla sosyal geçerlik verileri toplanmıştır. Araştırma Konya ilinde bulunan bir özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde gerçekleştirilmiştir. Uygulamaya 10-12 yaşları arasında OSB tanısı alan ikisi erkek biri kız olmak üzere üç öğrenci katılmıştır. Öğretimlerin bire bir öğretim düzenlemesi ile gerçekleştirildiği araştırmada, bağımsız değişkenin etkisini değerlendirmek amacıyla tek denekli araştırma modellerinden katılımcılar arası yoklama evreli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Çalışmada edinim, izleme ve genelleme verileri ölçüt bağımlı ölçü aracı, bütüncül zaman aralığı ve kalıcı ürün kayıt formu ile toplanırken, araştırmada ayrıca gözlemciler arası güvenirlik ve uygulama güvenirlik verileri toplanmıştır. Kendini yönetme stratejileri öğretimi ile OSB öğrencilerin kendini yönetme stratejilerini kullanma düzeyleri, stratejileri kullanarak etkinlikle ilgilenme ve etkinliği tamamlama becerileri düzeyleri arasındaki örtüşmeyen veri yüzdesi hesaplamaları sonucu etki büyüklüğü belirlenmiştir. Araştırma bulguları, kendine ön uyaran verme, kendini izleme, kendini değerlendirme ve kendini pekiştirmeden oluşan kendini yönetme stratejileri öğretiminin OSB olan öğrencilerin kendini yönetme stratejilerini kazanmasında etkili olduğunu ve stratejileri kullanan öğrencilerin uygulamadan sonra da stratejileri kullanmaya devam ettiklerini ortaya koymuştur. Ayrıca, kendini yönetme stratejilerini kullanan öğrencilerin etkinlikle ilgilenme ve etkinliği tamamlama becerilerinde artış olduğu, tespit edilen kazanımların uygulamadan sonra da sürdürüldüğü, kullanılan stratejilerin farklı kişi ve ortamlara da genellendiği belirlenmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşmelerde kendini yönetme stratejilerinin kullanılması ve etkileri hakkında öğrenci annelerinin ve öğretmenlerin tamamının görüşlerinin olumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Aktivite performansıEtkinlikKendini yönetme+3
Akın Gönen
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Doğa eğitiminin otizm spektrum bozukluğu olan çocukların sosyal becerilerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, doğa eğitimi programının otizmli çocukların sosyal becerileri üzerindeki etkisini incelemektir. Deney-kontrol grupları üzerinde ön test - son test ölçümlerinin yapıldığı yarı deneysel desenle tasarlanan bu araştırmanın çalışma grubunu; 2020-2021 eğitim öğretim yılında iki ayrı özel eğitim uygulama okuluna devam eden 7- 8 yaş arası otizmli çocuklar oluşturmuştur. Kontrol ve deney grupları oluşturulurken seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden amaçsal örnekleme kullanılmıştır. 4 otizmli çocuğa, 8 hafta, haftada 3 oturum ve toplamda 24 oturum doğa etkinlikleri uygulanmıştır. Kontrol grubunda yer olan otizmli çocuklara ise herhangi bir müdahale olmamıştır. Araştırma süresince elde edilen tüm veriler; çocuklar için öğretmen ve aileleri tarafından cevaplanan Otizm Sosyal Beceri Profili Ölçeği (OSBP) kullanılarak tespit edilmiştir. Deney ve kontrol grubundaki çocukların müdahale öncesi ve müdahale sonrası OSBP ölçeğinden aldıkları ön test - son test puanları arasındaki farkın anlamlılığını karşılaştırmak için Mann-Whitney U Testi, deney ve kontrol gruplarının ön test - son test puanları arasındaki farkın anlamlılığını kendi grup dinamikleri içinde test etmek için ise Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Verilerin analizi bir istatistik programı yardımıyla çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular incelendiğinde, müdahaleden önce deney ve kontrol grubundaki otizmli çocukların OSBP'den aldıkları sosyal beceri puanları arasında istatistiki açıdan anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir. Müdahale sonrası yapılan analizler de ise deney grubunda yer alan otizmli çocukların sosyal beceri puanlarında, olumlu yönde ve istatistiki açıdan anlamlı düzeyde bir değişim tespit edilirken; kontrol grubunda bulunan çocukların sosyal beceri puanlarında pozitif yönde anlamlı bir değişim görülmemiştir. Aynı şekilde iki grubunda da son testleri karşılaştırıldığında deney grubunda bulunan çocukların, kontrol grubundaki çocuklardan anlamlı düzeyde yüksek sosyal beceri puanı aldıkları görülmüştür. Deney grubundan alınan izleme testi verilerinde ise sosyal becerilerin kalıcı olduğu ölçülmüştür. Araştırma bulguları ele alındığında araştırmacının araştırma öncesinde ortaya sürdüğü 8 hipotezden 6 hipotezin doğruluğu kanıtlanmıştır. Bu bağlamda doğa etkinliklerinin bu araştırmanın deney grubunda yer alan otizm spektrum bozukluğu tanısı almış 4 çocuğun sosyal becerilerinin gelişmesi üzerinde etkili olduğu gözlenmiştir.

Doğa eğitimiOtistik çocuklarOtizm spektrum bozukluğu+2
Hamide Kamacı
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin özel yetenekli öğrencilere yönelik eğitim ihtiyaçlarının incelenmesi: Bir karma yöntem araştırması

Bu araştırmada okul öncesi öğretmenlerinin özel yetenekli öğrencilere yönelik eğitim ihtiyaçlarını ve görüşlerini açığa çıkarmak hedeflenmiştir. Araştırma da hem nicel hem de nitel verilerin beraber kullanılarak daha fazla veriye ulaşılmasını sağlaması açısından karma yöntemlerden yakınsak paralel model tercih edilmiştir. Araştırmanın nicel çalışma grubunu 2022-2023 eğitim öğretim yılı içerisinde Iğdır Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı resmi ve özel kurumlarda çalışan 178 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Nitel çalışma grubu ise yine aynı örneklem içerisinden farklı mesleki kıdemlere göre seçilen 30 okul öncesi öğretmenidir. Araştırmada verilerin toplanması için "Demografik Bilgi Formu", " Okul Öncesi Öğretmenlerinin Özel yetenekli Öğrencilere Yönelik Eğitim İhtiyacı Belirleme Anketi" ve "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılmıştır. Araştırma kapsamında okul öncesi öğretmenlerinin özel yetenekli öğrencilere yönelik eğitim ihtiyaçlarının düzeylerini belirlemek için elde edilen nicel veriler istatistik teknikleri ile incelenmiştir. Görüşme formundan elde edilen nitel veriler ise içerik ve betimsel analiz kullanılarak çözümlenmiştir. Verilerin analizinde uzman görüşleri alınarak yanıtlar temalandırılmış ve bulgular yorumlanıp raporlaştırılmıştır. Araştırma sonucuna göre okul öncesi öğretmenlerinin özel yetenekli öğrencilere yönelik eğitim ihtiyaçları algıları yüksek düzeydedir ve cinsiyete, mesleki kıdeme, yaşa, farklılaştırılmış eğitim programı hazırlanmasını isteme durumuna göre anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Ancak daha önce özel yeteneklilik eğitimine katılan okul öncesi öğretmenlerinin lehine, sınıfında özel yetenekli öğrenci bulunan okul öncesi öğretmenlerinin lehine ve daha önce etkinlik hazırlayan okul öncesi öğretmenlerinin lehine eğitim ihtiyacı algılarında anlamlı farklılıklar oluşmuştur. Ayrıca okul öncesi öğretmenlerinin en çok özel yetenekli öğrencileri belirlemeye, özel yetenekli çocuklara rehberlik etmeye, özel yetenekli öğrenciye uygun etkinlik hazırlamaya yönelik eğitimlere daha çok ihtiyaç duydukları görülmüştür. Araştırma bulguları mevcut literatür desteği ile tartışılmıştır.

Eğitim ihtiyaçlarıOkul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenler+3
Özlem Demirtaş
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim öğrencilerine rehberlik araştırma merkezlerinde belirlenen amaçların okullarda hazırlanan bireyselleştirilmiş eğitim programları ile uyumunun incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; özel eğitim öğrencilerine, rehberlik araştırma merkezlerinde belirlenen amaçların, okullarda hazırlanan bireyselleştirilmiş eğitim programları ile uyumunun incelenmesidir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden açıklayıcı durum çalışması yaklaşımı kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını Konya'nın Karatay, Selçuklu ve Meram ilçelerindeki; özel eğitim uygulama okulları I. ve II. Kademede özel eğitim öğretmeni olarak görev yapan sekiz özel eğitim öğretmeni, rehberlik ve araştırma merkezlerinde (RAM) görev yapan sekiz özel eğitim öğretmeni ve rehabilitasyon merkezlerinde çalışan sekiz özel eğitim öğretmeni oluşturmaktadır. Elde edilen veriler betimsel analiz tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın bulguları doğrultusunda; önceki yıllara göre daha az sorun yaşanmasına rağmen RAM'larda yapılan değerlendirmelerde öz bakım becerileri alanında bireyin performansından ziyade ailenin verdiği bilgiler ve görüşleri ışığında kazanım belirlendiği, bu alandaki bazı kazanımların RAM ortamında ve sınırlı sürede gözlenip değerlendirilmesinin mümkün olmadığı yine öz bakım becerilerine ait kazanımların eğitim ortamlarında çalışılmasının biraz zor olduğu, evde çalışılmasının gerektiği, ailelere bu konuda eğitim verilmesi gerektiği ve bazılarının çalışabileceği uygun ortam olmadığı günlük yaşam becerileri alanının RAM'larda var olan modüllerin dışında da kazanımlar kapsadığı, RAM'larda verilen kazanımların modülde yer alan kazanımlar olmak zorunda olduğu sosyal beceriler alanında son 2 yılda MEBBİS-RAM modül sisteminde yapılan güncellemeyle kazanımların daha uyumlu hale geldiği ama bu alan için modül sisteminin yetersiz kaldığı, iletişim becerileri alanında kazanımların gözlemlenebilir olduğu, öğrencinin RAM'da süreden dolayı yeterli performans sergileyemediği, akademik beceriler alanında öğrenciye özgü program oluşturulmadığı, ailelerin beklentileri doğrultusunda somut becerilerin daha ön planda tutulduğu, çocuğa özgü program gelmediği, RAM'larda yer alan modül sistemiyle ilgili literatürün eksik ya da yetersiz olduğu ve resmi özel eğitim okullarında görev yapan öğretmenlerin bu amaçlarla ilgili bilgi sahibi olmadıkları, her eğitim ortamının fiziki şartlarının aynı olmadığı, günlük yaşam becerinin okullarda en güç uygulanabilecek modüllerden birisi olduğu, bir çoğunda uygun ortam olmadığı, sosyal beceriler anlamında ortamdaki diğer öğrencilerin seviyelerinden dolayı uygulamanın zorlaştığı, eğitim ortamının zenginleştirilmesi gerektiği ve akademik beceriler alanında modüldeki kazanımların çok ayrıntılı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bireyselleştirilmiş eğitim programlarıDestek eğitim programlarıEğitim programları+4
Seher Büyüksoylu
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışma ve rehberlik bölümü öğrencilerinin üstün yeteneklilere yönelik bilgi düzeyi ve görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı psikolojik danışma ve rehberlik son sınıf öğrencilerinin üstün yetenekli öğrencilere yönelik bilgi düzeylerini ölçmek ve üstün yetenekli öğrencilerle ilgili görüşlerini incelemektir. Araştırmanın örneklem grubunu farklı üniversitelerde okuyan Psikolojik danışma ve rehberlik bölümü son sınıf öğrencileri oluşmaktadır. Verilerin toplanmasında "Demografik Bilgi Formu", 'Rehber Öğretmenlerin Üstün Yeteneklilere Yönelik Bilgi Düzeyleri Ölçeği' ve 'Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu' kullanılmış ve elde edilen veriler SPSS paket program ve içerik analizi ile analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonuçlarına göre psikolojik danışma ve rehberlik bölümü öğrencilerinin üstün yeteneklilere yönelik bilgi düzeyleri öğrenim gördükleri üniversitelerine göre farklılık göstermezken; cinsiyetlerine ve özel eğitim dersi alma durumlarına göre farklılık göstermektedir. Buna ek olarak Üstün yeteneklilere yönelik bilgi düzeyleri ölçeğine ilişkin olarak yapılan betimsel analiz sonuçlarından psikolojik danışma ve rehberlik bölümü öğrencilerinin üstün yetenekli öğrencilerin kişilik özellikleri, bireysel farklılıkları ve üstün yetenekliler ile ilgili yanlış bilgi ve inanışlar hakkındaki bilgi düzeylerinin yüksek olduğu görülmüştür.

Bilgi düzeyiPsikolojik danışmaRehberlik+5
Yağmur Fırat
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Özel yetenekliliğin tanımlanmasının çocukların sosyal-duygusal gelişimi üzerinden incelenmesi

Bu araştırma ilkokul düzeyindeki özel yetenekli öğrencilerin ebeveynleri, kendi sınıf öğretmenleriyle ve öğrencilerin kendileriyle görüşülmesini; özel yetenekliliğin tanımlanması kapsamında, özel yetenekli çocukların sosyal duygusal gelişimlerindeki ve benlik algılarındaki yansımaları incelemeyi kapsamaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi olan, durum çalışması modeli kullanılmıştır. Çalışma Muğla ili, Milas ve Bodrum ilçelerinde yer alan BİLSEM (Bilim ve Sanat Merkezi)'lere devam eden 12 öğrenci, 13 öğrenci ebeveyni ve 8 öğrencilerin öğretmenleri (öğrencilerin devam ettikleri ilkokul sınıf ve branş öğretmenleri) ile gerçekleşmiştir. Veri toplama aracı olarak "Özel Yetenekli Çocuğu/Çocukları Tanıma Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu (Öğretmenler, ebeveynler ve öğrenciler için ayrı ayrı)" kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formunun her biri 30 sorudan oluşmaktadır, formdaki sorularla genel araştırma sorusu ve alt problemlere cevap aranmaya çalışılmıştır. Her bir görüşme maksimin 45 dk. sürecek şekilde, online platform üzerinde gerçekleşmiştir. Toplanan veriler öncelikle Sonix programı yardımıyla deşifre edilmiş ve daha sonra kod ve tema oluşturmak amacıyla MAXQDA programına aktarılmıştır. Veri analizi için içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Bu bağlamda, analiz sürecinin genelinde kavramsal yapı önceden kurgulanmış ve belirlenen kod listesi içerik analizini yönlendirmiştir. Ancak tümevarımcı bakış açısıyla ortaya çıkan kodlarında listeye eklenmesiyle analiz süreci tamamlanmıştır. Burada ortaya çıkan kod ve temalar sonucunda da araştırma bulguları ve sonuçlarına ulaşılmıştır.

Aile tutumuAna-baba tutumuBenlik algısı+7
Aybüke İnce
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Özel yetenekli öğrencilere eğitim veren öğretmenlerin yapay zekâ farkındalıkları ve yenilikçi bakış açıları arasındaki ilişki

Bu çalışmada, özel yetenekli öğrencilere eğitim veren öğretmenlerin "Yapay Zekâ Farkındalıkları" ve "Bireysel Yenilikçi Bakış Açıları"; cinsiyet, branş, eğitim düzeyi ve meslekteki yıl gibi değişkenler açısından incelenmiştir. Ayrıca bu iki değişken arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmaya 229 kadın, 172 erkek toplamda 401 öğretmen katılmıştır. Araştırmada katılımcıların yapay zekâ farkındalıklarını belirlemek amacıyla Öğretmenlerin Yapay Zekâ Farkındalık Düzeyi Ölçeği, bireysel yenilikçilik bakış açıları ölçmek için ise Bireysel Yenilikçilik Ölçeği (BYÖ) kullanılmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelinde desenlenmiştir. Bu araştırmayla özel yetenekli öğrencilere eğitim veren öğretmenlerin yapay zekâ farkındalıkları ve yenilikçi bakış açıları arasındaki ilişki ortaya koyulmuştur. Bu araştırmada Amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak kullanılan ölçekler Google Forms üzerinden katılımcılara ulaştırılmıştır. Elde edilen veriler SPSS v25.0 programıyla analiz edilmiştir. İstatiksel analizde; normallik testi (Shapiro Wilk), tanımlayıcı istatistikler (frekans analizi, betimsel istatistikler), bağımsız grup karşılaştırması ( Bağımsız örneklem t testi, One-Way ANOVA), Pearson korelasyon analizi, regresyon analizi ve güvenirlik analizi (Cronbach's alpha) testleri kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre özel yetenekli öğrencilere eğitim veren öğretmenlerin yapay zekâ farkındalıkları ve bireysel yenilikçilik bakış açıları arasında pozitif bir ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca özel yetenekli öğrencilere eğitim veren öğretmenlerin yapay zekâ farkındalıkları ve bireysel yenilikçilikleri arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki vardır. Özel yetenekli öğrencilere eğitim veren öğretmenlerin bireysel yenilikçiliklerinin yapay zekâ farkındalıklarını yordadığı ortaya koyulmuştur.

Ayşe Yüregir
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul öncesinde erken matematik becerileri açısından risk grubundaki çocukların birinci sınıf matematik performanslarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı okul öncesinde erken matematik becerileri açısından risk grubundaki çocukların birinci sınıf matematik performanslarının incelenmesidir. Boylamsal tarama modelinin kullanıldığı bu araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılında Uşak il merkezinde ilkokul bünyesindeki anasınıflarında eğitim gören 270 çocuk oluşturmaktadır. Çalışmada veriler Matematiksel Düşünme Becerileri Değerlendirme Aracı ve İlkokul Öğrencileri İçin Matematik Dersi Sayılar Öğrenme Alanı Başarı Testi kullanılarak toplanmıştır. Çocukların İlkokul Öğrencileri İçin Matematik Dersi Sayılar Öğrenme Alanı Başarı Testinden elde ettikleri puanların erken matematik becerileri açısından risk grubunda yer alıp almamalarına göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek amacıyla Mann Whitney-U Testi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlar incelendiğinde İlkokul Öğrencileri İçin Matematik Dersi Sayılar Öğrenme Alanı Başarı Testinden elde edilen puanların risk grubunda yer almayan çocukların lehine anlamlı şekilde farklılaştığı görülmüştür. Çocukların erken matematik becerileri ile birinci sınıf sonundaki matematik performansları arasında ilişki olup olmadığını belirlemek amacıyla Spearman Brown sıra farkları korelasyon katsayısı hesaplanmıştır. Sonuçlar incelendiğinde çocukların Matematiksel Düşünme Becerileri Değerlendirme Aracı'nın sayılar ve işlemler alt testlerinden elde ettikleri puanlar ile birinci sınıf sonundaki matematik performansı arasında pozitif yönde anlamlı ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Son olarak çocukların erken matematik becerilerinin birinci sınıf sonundaki matematik performansını yordayıp yordamadığı hiyerarşik regresyon analizi ile incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar erken matematik becerilerinin birinci sınıftaki matematik performansının güçlü bir yordayıcısı olduğunu göstermektedir. Analizler sonucunda elde edilen bulgular alanyazın temelinde tartışılmış ve erken matematik becerilerinin birinci sınıf matematik başarısını yordadığı ve ileride yaşanabilecek matematik güçlüğünün en önemli göstergelerinden biri olduğu belirtilmiştir.

Erken çocuk eğitimiMatematik dersiMatematik eğitimi+7
Mehmet Gürbüz
Ankara University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğrenme güçlüğünde okuduğunu anlamaya etki eden strateji kullanımı ve dil becerilerinin incelenmesi

Bu araştırmada 4. sınıfa devam eden öğrenme güçlüğü olan ve tipik gelişim gösteren öğrencilerin okuduğunu anlama becerilerinin morfolojik bilgi ve beceriler, sözdizimsel bilgi ve beceriler ve üstbilişsel strateji kullanımı değişkenleri açısından karşılaştırmalı olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda öğrenme güçlüğü tanısı olan 60 öğrenci ve tipik gelişim gösteren 60 öğrenci araştırmaya katılmıştır. Çalışma grubunda yer alan öğrencilerin bireysel olarak okuduğunu anlama performansı, morfolojik ve sözdizimsel bilgi ve becerileri ile üstbilişsel okuma stratejilerini kullanma düzeyleri değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonucunda araştırmada yer alan değişkenlere ilişkin puanların gruplar arasında farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek amacıyla One Way ANOVA testi, ölçülen değişkenler ve okuduğunu anlama arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla Pearson korelasyon testi, öğrenme güçlüğü olan öğrenci grubunu okuma başarısını etkileyen değişkenler açısından kendi içinde karşılaştırmak amacıyla Mann Whitney U testi, ölçülen değişkenlerin okuduğunu anlama üzerindeki yordayıcılığını hesaplamak için aşamalı regresyon yöntemi kullanılmıştır. Analizler sonucunda öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin okuduğunu anlama performansı, morfolojik ve sözdizimsel bilgi ve becerileri ile toplam strateji kullanım sıklığının tipik gelişim gösteren akranlarından belirgin şekilde düşük olduğu; hem morfolojik bilgi ve becerilerin hem sözdizimsel bilgi ve becerilerin hem de üstbilişsel strateji kullanımının tüm öğrencilerde okuduğunu anlama ile pozitif yönde güçlü bir ilişki gösterdiği; üstbilişsel strateji kullanım sıklığı ile morfolojik bilgi ve becerilerin okuduğunu anlama üzerinde yordayıcı gücü olduğu ancak sözdizimsel bilgi ve becerilerin okuduğunu anlamayı anlamlı düzeyde yordamadığı görülmüştür. Son olarak, araştırmanın bulguları doğrultusunda alanda çalışan uygulamacılar ve araştırmacılar için bir takım öneriler sunulmuştur.

Bilişüstü okuma stratejileriBiçimbilimDil becerileri+6
Seyhan Soğancı
Ankara University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Yapılma olasılığı yüksek isteklerde bulunma strateji eğitiminin okul öncesi öğretmenlerin stratejiyi uygulama ve özel gereksinimli çocukların sınıf içi geçişlerine etkisi

Araştırmada Yapılma Olasılığı Yüksek İsteklerde Bulunma Strateji (YOYİB) Eğitimi ve YOYİB strateji uygulamasının kaynaştırma/bütünleştirme uygulamalarında görev alan okul öncesi öğretmenlerinin stratejiyi uygulama durumları ve uygulanan stratejinin özel gereksinimli (ÖG) çocuklar üzerindeki etkileri ile çalışmanın sosyal geçerliliği incelenmiştir. Araştırmada yarı deneysel desenlerden zaman dizileri modeli kullanılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkenleri okul öncesi öğretmenlerin YOYİB stratejisini doğru uygulama düzeyleri ve ÖG çocukların sınıf içi geçiş becerileri, problem davranışları, toplam geçiş süreleri ve bekleme süreleridir. Araştırmanın bağımsız değişkenleri ise araştırmacı tarafından öğretmenlere sunulan YOYİB Strateji Eğitimi ve okul öncesi öğretmenlerin YOYİB stratejisini uygulama düzeyleridir. Araştırmanın çalışma grubunu; Ankara Yenimahalle ilçesinde bulunan kaynaştırma/bütünleştirme uygulamaları yürütülen okul öncesi sınıflarda görev yapan 10 okul öncesi öğretmeni ve sınıflarında bulunan 10 ÖG çocuk ve 10 tipik gelişen (TG) çocuk oluşturmaktadır. Araştırmada; (1) Çalışma Grubuna İlişkin Veri Toplama Araçları, (2) Öğretmen Eğitimine İlişkin Veri Toplama Araçları, (3) YOYİB Stratejisi Öğretiminin Etkililiğine İlişkin Veri Toplama Araçları, (4) Çalışmanın Güvenirliği ve Geçerliğine İlişkin Veri Toplama Süreci ve Araçları ve (5) Sosyal Geçerlik Veri Toplama Süreci ve Araçları öğretmen ve çocuk çıktılarını değerlendirmek amacıyla kullanılmıştır. Öğretmenlere ve çocuklara ilişkin veriler hem grafiksel olarak hem de SPSS 19 paket programı ile istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenlere sunulan YOYİB Strateji Eğitiminin öğretmenlerin YOYİB stratejisini doğru uygulama yüzdelerinde artışa neden olduğu belirlenmiştir. Sınıf içi geçişlerde YOYİB stratejisinin uygulanması; öğretmenlerin YOYİB stratejisini başarılı şekilde uyguladıkları geçiş sayıları ve sorunsuz geçiş sayılarının yüzdelerindeki artışa; YOYİB stratejisini yanlış şekilde uyguladıkları geçiş sayıları ve gerekli olduğu halde stratejiyi uygulamadıkları geçiş sayılarının yüzdelerindeki azalışa da etki etmiştir. Ayrıca sınıf içi geçişlerde ÖG çocuklara uygulanan YOYİB stratejisinin; çocukların sınıf içi geçiş becerilerinin artmasında, toplam geçiş sürelerinin, bekleme sürelerinin ve problem davranışlarının azalmasında etkili olduğu görülmüştür. Son olarak sosyal geçerlik çalışmasında ise öğretmenlerin kendilerine sunulan eğitimden memnun oldukları ve uygulanan müdahale sonrasında ÖG çocukların incelenen hedef davranışlarının TG akranlarının davranışları ile benzerlik gösterdiği belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Özel gereksinimli çocuk, kaynaştırma/bütünleştirme, sınıf içi geçişler, strateji öğretimi, yapılma olasılığı yüksek isteklerde bulunma stratejisi.

BütünleştirmeKaynaştırma eğitimiOkul öncesi eğitim+6
Pervin Naile Aykaç
Ankara University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Özel gereksinimli olan ve tipik gelişim gösteren 0-3 yaş grubundaki çocukların hizmet aldıkları kurumların kalitesinin incelenmesi

Bu araştırmada 0-3 yaş grubundaki tipik gelişim gösteren (TG) çocukların hizmet aldığı kreş ve gündüz bakımevlerinin ve özel gereksinimli (ÖG) çocukların hizmet aldığı erken çocukluk eğitimi birimlerinin eğitim ortamı kalitesini değerlendiren Bebek Yeni Yürüyenler Ortam Derecelendirme Ölçeği-3'ün (BEYODÖ-3) geçerlik ve güvenirlik çalışmalarını yapmak ve bu araçla eğitim ortamları kalitesini değerlendirmek amaçlanmıştır. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modeli kullanılarak 12 farklı ilde (Antalya, Kütahya, Denizli, İzmir, İstanbul, Sakarya, Samsun, Eskişehir, Ankara, Mersin, Adana, Isparta) bulunan erken çocukluk eğitimi kurumlarında yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu TG çocukların hizmet aldığı kreş ve gündüz bakımevlerinde yer alan 150 sınıf ile ÖG çocukların hizmet aldığı 27 özel eğitim erken çocukluk birimi sınıfı olmak üzere toplam 177 sınıf oluşturmuştur. Araştırmada üç soruya yanıt aranmıştır. Araştırmada ilk olarak Infant/Toddler Environment Rating Scale-Third Edition'ın (ITERS-3) Türkçe diline çevirisi yapılarak ölçeğin Türkçe Formunun (Bebek/Yeni Yürüyenler Ortam Derecelendirme Ölçeği-3; BEYODÖ-3) geçerlik ve güvenirlik analizleri yapılmıştır. İkinci olarak betimsel analiz sonuçları ile sınıfların kalite puanları incelenmiştir. Son olarak bu sınıfların kalite puanlarının çeşitli değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığı test edilmiştir. Verilerin analizi için SPSS programı ve R programlama dilinde RSP paketi kullanılarak araştırma soruları çerçevesinde betimsel analizler ve ortalama puan analizleri yapılmıştır. BEYODÖ-3'ün orijinal formu için doğrulayıcı faktör analizi, BEYODÖ-3'ün geçerlik analizi için açımlayıcı faktör analizi ve doğrulayıcı faktör analizi; güvenirlik analizleri için Cronbach alfa değeri, testi iki yarıya bölme ve değerlendirmeler arası güvenirlik analizleri yapılmıştır. Ayrıca BEYODÖ-3 için madde ayırt edicilik analizi de yapılmıştır. Kalite puanlarının çeşitli değişkenlere göre farklılaşma durumlarını test etmek için ise Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda BEYODÖ-3'e ilişkin DFA uyum indekslerinin kabul edilebilir seviyenin altında bulunmuş ancak güvenilir bir araç olduğu belirlenmiştir. Tüm sınıfların toplam kalite puanları ortalamasının 2.13 (yetersiz-sınırlı) olduğu; TG çocukların hizmet aldığı sınıfların kalite puan ortalamasının 2.10 (yetersiz-sınırlı) olduğu ve ÖG çocukların hizmet aldığı sınıfların kalite puan ortalamasının ise 2.08 (yetersiz-sınırlı) olduğu görülmüştür. TG çocukların hizmet aldığı sınıfların kalite puanlarının kurum statüsü bazında değerlendirilmesi sonucu kamuya bağlı kurum sınıflarının ve özel kurum sınıflarının kalite puanları arasında anlamlı düzeyde farklılık olduğu belirlenmiştir. Kamu kurumlarının özel kurumlara göre ortalama kalite puanlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin mezun olduğu branş, öğrenim durumu ve 0-3 yaşa ilişkin eğitim alma değişkenlerine ilişkin kalite puanlarında anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Mesleki deneyim değişkenine ilişkin ise kalite puanlarında anlamlı düzeyde farklılık olduğu ve deneyimi daha fazla olan öğretmenlerin bulunduğu sınıfların kalite puanlarının daha yüksek olduğu görülmüştür.

Erken çocuk eğitimiEğitim kurumlarıKurumsal kalite+3
Merve Ünal
Ankara University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Zihin engelli ergenlerin cinsel eğitim gereksinimleri hakkında anne, baba ve eğitimci görüşlerinin değerlendirilmesi

Cinselliğin sır olarak saklandığı, sistemli cinsel eğitim programlarına yer verilmediği ülkemizde zihin engellilerin özelliklerinden dolayı cinsel konularda yeterli ve doğru bilgi edinebilmeleri çoğu zaman mümkün olmamaktadır. Zihin engellilere yönelik cinsel eğitim programlan hazırlanmadan önce kendilerine en yakın kişiler olan ve cinsel eğitimi öncelikle vermesi gereken annelerin, babaların ve eğitimcilerin bu konudaki görüşlerinin belirlenmesi önemlidir. Bu araştırmada da zihin engelli ergenlerin cinsel eğitim gereksinimleri hakkında anne, baba ve eğitimci görüşlerinin neler olduğu ile bu görüşler arasında farklılık olup olmadığı belirlenmeye çalışılmıştır. Zihin engelli ergenlerin cinsel eğitim gereksinimleri hakkındaki görüşlerin; anne, baba ve eğitimci olma açısından; anne, babaların öğrenim düzeyleri açısından; eğitimcilerin cinsiyetleri açısından farklılaşıp farklılaşmadığı ortaya çıkartılmıştır. Zihin engelli ergenlerin cinsel eğitim gereksinimleri hakkındaki görüşleri belirlemek üzere hazırlanan anket, İzmir-Bornova, Bursa, Balıkesir illerindeki Eğitilebilir Çocuklar İş Okullarına devam eden zihin engellilerin anne, baba ve eğitimcilerine uygulanmıştır. Anket ile elde edilen veriler (%) yüzdeler halinde özetlenip, görüşler arasındaki farklılığın anlamlı olup olmadığı (x2) testi ile ölçülmüştür. Elde edilen bulgulara göre anne, baba ve eğitimciler, zihin engelli ergenlerin cinsel konularda yeterince bilgilendirilmediklerini, kendilerini suistimallere karşı koruyabilmeleri, cinsel yaşamlarının kısıtlanmaması, uygun olmayan cinsel davranışların ve problemlerin çözümlenebilmesi için sistemli bir cinsel eğitimi gerekli görmektedirler. Bununla birlikte anne, baba ve eğitimciler kendi cinsel bilgileri yeterli olmadığından zihin engellilerin cinsel eğitimlerine katkıda bulunabilmek için sürekliliği olan eğitim programlarına katılarak, zihin engellilerin cinsel gelişim özellikleri ve ihtiyaçları, evlilik ve aile yaşamları ile cinsel eğitim vermede kullanılacak yöntemler konularında bilgi almak istediklerini belirtmişlerdir. Sonuç olarak zihin engellilerin cinsel eğitimleri için öncelikle anne, baba ve eğitimcilerin bilgilendirilmeleri gerekmektedir. Bunun için cinsel eğitim programları düzenlenmeli, düzenlenecek cinsel eğitim programları öncelikle anne, baba ve eğitimcilere sonra da zihin engellilere yönelik olmalıdır.

Cinsel eğitimErgenlerZihinsel engelliler+1
Gülten Mermer
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1993
00
DoctorateOpen AccessTR

Zihin engellilere özbakım ve ev içi becerilerinin öğretiminde bir aile eğitimi programının etkililiği

Özbakım ve Ev İçi Becerilerinin Öğretimi ile Aile toplantılarından sonra uzmanla birlikte karar vereceğiniz zamanda uzman, sizi evinizde ziyaret edecektir. Bu ziyaretin amacı, aile toplantılarında edindiğiniz bilgileri evinizde bağımsız olarak uygulamanıza yardımcı olmak ve çocuğunuza bağımsız olarak özbakım ve ev içi becerilerini öğretme durumunuzu değerlendirmektir. Bu toplantılar ve ev ziyaretinde elinizdeki bu kitap (Özbakım ve Ev İçi Becerilerinin Öğretimi El Kitabı) temel kaynak olarak kullanılacaktır. Kitap üç bölümden oluşmaktadır. ÖN BİLGİLER adlı birinci bölümde, Bağımsız Yaşam Becerileri, Günlük Yaşam Becerileri, Özbakım Becerileri ve Ev İçi Becerilerine ilişkin bilgilere yer verilmiştir. BECERİ ÖĞRETİMİ ÖNCESİ HAZIRLIKLAR adlı ikinci bölümde, Çocuğun Yerine Getiremediği Becerileri Belirleme, Becerilerin Öğretim Sırasını Belirleme, Ödülleri Belirleme; Öğretim Çalışmalarını Planlama (Becerinin Adı, Çalışmanın Amacı, Çalışma Yeri, Çalışma Araçları, Beceri Basamaklarını Oluşturma) konularına ilişkin açıklamalara, örneklere ve uygulamalara yer verilmiştir.

AileBeceri kazandırmaEv işleri+4
Atilla Cavkaytar
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1998
00
DoctorateOpen AccessTR

Zihin özürlü çocuklara kardeşleri aracılığıyla sunulan dört saniye sabit bekleme süreli öğretimin ve eşzamanlı ipucuyla öğretimin etkililiklerinin ve verimliliklerinin karşılaştırılması

DOKTORA TEZ OZU ZİHİN ÖZÜRLÜ ÇOCUKLARA KARDEŞLERİ ARACILIĞIYLA SUNULAN DÖRT SANİYE SABİT BEKLEME SÜRELİ ÖĞRETİMİN VE EŞZAMANLI İPUCUYLA ÖĞRETİMİN ETKİLİLİKLERİNİN VE VERİMLİLİKLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI Elif Tekin Özel Eğitim Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Nisan 1999 Danışman: Doç. Dr. Gönül Kırcaali-İftar Tek-denekli araştırma modellerinden paralel uygulamalar modeli kullanılarak zihin özürlü çocuklara kardeşleri aracılığıyla sunulan sabit bekleme süreli öğretimin ve eşzamanlı ipucuyla öğretimin hayvan isimlerini öğretmedeki etkililik ve verimlilikleri karşılaştırılmıştır. Araştırma iki genel amaç etrafında toplanmıştır: (a) kardeşler iki öğretim yöntemini ne derece güvenilir olarak kullanabileceklerdir?, (b) iki öğretim yöntemi arasında etkililik ve verimlilik açısından farklılıklar var mıdır? Araştırma üç ilköğretim ikinci kademeye devam eden kardeş ve onların zihin özürlü kardeşleriyle yürütülmüştür. Her iki öğretim yöntemi de öğretici olarak yetiştirilen kardeşlere küçük grup düzenlemesiyle ve tanıtma-model olma- y önlendirilmiş alıştırmalar-geribildirim akışı içinde öğretilmiştir. Öğreten kardeşler toplam beş saatte her iki öğretim yöntemini de güvenilir biçimde kullanmayı öğrenmişlerdir. Etkililik ve verimlilik açısından karşılaştırma yapmak amacıyla ise, öğreten kardeşlerin zihin özürlü kardeşlerine ismi söylenen hayvanı gösterme davranışını, öğretim yöntemlerini kestirilemeyen sırayla dönüşümlü biçimde kullanarak öğretmeleri sağlanmıştır. Etkililik ile ilgili bulgular, zihin özürlü çocukların hayvan isimlerinden oluşan öğretim setlerini her iki yöntemle de ölçütü karşılar düzeyde öğrendiklerinim gösterir yöndedir. Verimlilik açısından ise, eşzamanlı ipucuyla öğretimin sabit bekleme süreli öğretime göre daha verimli olduğu görülmüştür. İzleme açısından yöntemlerin farklılaşma gösterip göstermediğine ilişkin incelemelerde öğretim bittikten sonraki birinci, dördüncü, ve beşinci haftalarda öğrenen kardeşlerin öğrendiklerini ölçütü karşılar düzeyde korudukları görülmüştür. Genellemeyle ilgili olarak ise, sabit bekleme süreli öğretimle öğretilen öğretim setlerinde genellemenin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, (a) öğreten kardeşler her iki öğretim yöntemini de oldukça yüksek düzeyde güvenilir olarak kullanmışlardır, (b) Eşzamanlı ipucuyla öğretim ve sabit bekleme süreli öğretim zihin özürlü çocuklara hayvan isimlerini öğretmede etkili çıkmıştır, (c) Eşzamanlı ipucuyla öğretimin sabit bekleme süreli öğretime göre öğretim sırasında gerçekleşen hata sayısı ve süre açısından daha verimli olduğu bulunmuştur, (d) İzleme açısından yöntemler arasında fark yoktur, (e) Genelleme açısından ise, sabit bekleme süreli öğretimde genellemenin daha yüksek düzeyde gerçekleştiği saptanmıştır. Bu bulguların, ileri araştırmalarla desteklenmesine gereksinim vardır.

Engelli çocuklarEş zamanlı ipucuyla öğretimKardeşler+3
Elif Tekin
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1999
00
DoctorateOpen AccessTR

Sözyitimli iki olguda Türkçe biçimbirim kullanımının betimlenmesi ve kendiliğinden iyileşmenin izlenmesi: Örnek olay çalışması

DOKTORA TEZ ÖZÜ Özel Eğitim Anabilim Dalı Danışman: Doç. Dr. Seyhun TOPBAŞ Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Mayıs 1999 Bu araştırma anadili Türkçe olan tutuk sözyitimli bireylerin, olgunun ilk evrelerinden itibaren belli aralarla gözlenerek Türkçe biçimbirim bilgilerine ilişkin ad çekim ekleri, çoğul ve iyelik ekleri yetüerinin kendiliğinden gelişiminin izlenmesi ve durumun saptanması amacıyla yapılmıştır. Araştırma, sözyitimli olguların sözel dil ve işitsel anlamalarının gözlendiği durum saptamaya yönelik özgül örnek olay modeline göre desenlenmiştir. Az denekle uygulama kolaylığı getiren bu modelde niceliksel analizden daha çok niteliksel veri toplama ve çözümleme tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırmalım denekleri, Anadolu Üniversitesi Mediko Sosyal Hastanesi Nöroloji Servisine başvuran ve kendilerine sözyitimi tanısı konmuş olgular içinden - ölçüte göre örnekleme yöntemi temel alınarak- seçilmiş kadın ve erkek olgular K.K ve M.A'dır. Araştırma sürecinin gerçekleştirilebilmesi için sözyitimli olguların ad çekim eklerini kullanımlarını ve sözel anlamalarını değerlendiren bir ölçü aracı geliştirilmiştir. Araştırmanın kendiliğinden konuşma kısmı herbiri en az 20 dakikadan oluşan olgu- görüşmeci arasındaki serbest konuşmadan oluşmuştur, ikinci kısmı ise yan- yapılandınlmış bir çalışma olup olgudan kullanması beklenen ekleri içeren tümcelerin üretileceği 20 adet resim takımından oluşmuştur. Sözel anlamanın değerlendirilmesi için ise yine aynı eklerin denendiği 4 resimden birini seçme şeklinde yapılmıştır. Veri toplama aşamasında dışardan katılmalı gözlem ve görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın başlıca bulguları şunlardır: Sözyitimli olguların geçirdikleri beyin hasan sonrasını izleyen 5 ay boyunca anlam işlevli sözcükleri ve ad çekim eklerini korudukları gözlenmiştir. Bu aylar boyunca üretim gelişmelerinde sonucu çok etkilemeyenIll dalgalanmalar görülmüştür. Kendiliğinden iyileşmeden söz etmek çok güç olmakla birlikte, en verimli görüşme aylan her ikisi için de 3. ve 4. aylar olarak belirlenmiştir. Son görüşme ayından sonra sözel üretimlerinin artacağı veya düşeceği konusunda fikir yürütmek olası değildir. Alanyazmda da belirtildiği gibi, 'Broca sözyitimlilerde eksiltme/yer değiştirme özelliklerinin gözlendiği' ile ilgili geleneksel inanışı doğrulayacak oranda örnekler bu çalışmanın olgularında gözlenmemiştir ama parafazi örneklerinin varlığı da yadsınamaz. Broca ve Transkortikal motor sözyitimli olgularda çok seyrek görülen bu tür hataların konuşulan dile özgü olup olmadığı ileri bir araştırmanın konusu olabilir. Sonuç olarak, sözyitimli olgulardaki biçimbirim kullanım hatalarının her dile genel değil ama dile özgü olduğu varsayılmıştır.

AfaziBiçimbilimDilbilim+3
İlknur Maviş
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Zihin engelli çocuklara zıtlık kavramını öğretmede doğal dille uygulanan doğrudan öğretim yönteminin etkililiği

YÜKSEK LİSANS TEZ ÖZÜ ZİHİN ENGELLİ ÇOCUKLARA ZITLIK KAVRAMLARINI ÖĞRETMEDE DOĞAL DİLLE UYGULANAN DOĞRUDAN ÖĞRETİM YÖNTEMİNİN ETKİLİLİĞİ İclal EKERGİL Özel Eğitim Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Ağustos 2000 Danışman: Doç. Dr. Gönül Kırcaali-İftar Bu araştırmanın amacı, doğal dille yürütülen doğrudan öğretimin, zihin engelli çocukların zıtlık kavramlarını edinmeleri üzerinde ne derecede etkili olduğunu incelemektir. Araştırmanın bağımsız değişkeni, doğal dil kullanılarak gerçekleştirilen doğrudan öğretimdir. Araştırmanın bağımlı değişkeni ise, deneklerin uzun-kısa ve büyük-küçük zıtlık kavramlarını edinim düzeyleridir. Araştırmada tek-denekli araştırma modellerinden davranışlar arası yoklama evreli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın deneklerini, uzun-kısa ve büyük-küçük kavramlarında eşleme düzeyinde bulunan 7, 10 ve 12 yaşlarında üç zihin engelli öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada önce başlama düzeyi verisi toplanmıştır. Daha sonra ise bağımlı değişkenlerin öğretiminden oluşan uygulama evrelerine yer verilmiştir. Uygulama evrelerinde yapılan öğretim sırasında, Uzun-Kısa Kavramı Doğal Dille Doğrudan Öğretim Modülü ve Büyük- Küçük Kavramı Doğal Dille Doğrudan Öğretim Modülü kullanılmıştır. Araştırma verileri ise, Uzun-Kısa Kavramı Son Değerlendirme Aracı ve Büyük-Küçük Kavramı Son Değerlendirme Aracı ile toplanmıştır. Araştırma sonuçları, her bir öğrencinin uzun-kısa ve büyük-küçük kavramlarını ediniminde, doğal dille doğrudan öğretim çalışmalarının etkili olduğunu göstermiştir. İzleme sürecinde de, edinilen kavramların tüm deneklerde korunduğu görülmüştür.

Doğrudan öğretimKavram öğretimiZihinsel engelli çocuklar+3
İclal Ekergil
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitilebilir zihin özürlü çocukların sınıf içi uygun davranışlarının arttırılmasında sembol pekiştirmenin etkililiği

YÜKSEK LİSANS TEZ OZU EĞİTİLEBİLİR ZİHİN ÖZÜRLÜ ÇOCUKLARIN SINIF İÇİ UYGUN DAVRANIŞLARININ ARTIRILMASINDA SEMBOL PEKİŞTİRMENİN ETKİLİLİĞİ Gazi ACAR Özel Eğitim Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Ağustos 2000 Danışman: Yrd. Doç. Dr. Sezgin VURAN Bu araştırmanın genel amacı, zihin özürlü çocuklarda sınıf içi uygun davranışların (parmak kaldırarak konuşma, soru sorulduğunda uygun şekilde cevap verme ve yerinde düzgün oturma) artırılmasında sembol pekiştirme sisteminin etkililiğini belirlemektir. Araştırmanın deneklerini Avukat Lütfü Ergökmen Meslek Okulu ve Mesleki Eğitim Merkezi 8/C sınıfına devam eden 1 1 öğrenciden dördü oluşturmuştur. Araştırmada, tek denekli araştırma yöntemlerinden davranışlar arası çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Hedef davranışlar olay kaydı ve anlık zaman örneklemi kaydı tutularak kayıt edilmiştir. Deney sürecinde önce, hedef davranışların başlama düzeyine ilişkin veriler toplanmış ve uygulama evresinde bağımlı değişkenlere sembol pekiştirme sistemi uygulanmıştır. Araştırma verileri grafiksel analiz yoluyla analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, sembol pekiştirme sistemi dört denekte de sınıf içi uygun davranışlar olan parmak kaldırarak konuşma, soru sorulduğunda uygun şekilde cevap verme ve yerinde düzgün oturma davranışlarında başlama düzeyi verilerine göre belirgin artışlara yol açmıştır. Bu sonuçlar, sembol pekiştirme sisteminin sınıf içi uygun davranışların artırılmasında etkili olduğu izlenimini vermektedir. Ayrıca, sonuçlar izleme sürecinde de bu etkililiğin bir ölçüde devam ettiğini göstermektedir.

SembollerSınıf içi davranışlarZihinsel engelli çocuklar+1
Gazi Acar
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Zihin özürlü çocuklara adı söylenen mesleğe ait resmi seçme becerisinin öğretiminde eşzamanlı ipucuyla öğretimin etkililiği

11 YÜKSEK LİSANS TEZ OZU ZİHİN ÖZÜRLÜ ÇOCUKLARA ADI SÖYLENEN MESLEĞE AİT RESMİ SEÇME BECERİSİNİN ÖĞRETİMİNDE EŞZAMANLI İPUCUYLA ÖĞRETİMİN ETKİLİLİĞİ Osman Senai DOĞAN Özel Eğitim Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Temmuz 2001 Danışman: Yrd.Doç.Dr. Elif TEKİN Zihin özürlü çocuklara üç resim arasından adı söylenen mesleğe ait resmi işaret ederek seçme becerisinin öğretiminde eşzamanlı ipucuyla öğretimin etkililiği araştırılmıştır. Aynı zamanda, eşzamanlı ipucuyla öğretimin araç- gereçler arası genelleme etkisi ve izleme etkisi de incelenmiştir. Tek-denekli araştırma modellerinden denekler arası çoklu yoklama modeli ile tasarlanan araştırma, üç zihin özürlü çocuk ile yürütülmüştür. Araştırmada, her deneğe beş meslek öğretilmiştir. Araştırmanın yoklama, öğretim ve izleme oturumlarında, meslekleri tanıtıcı siyah-beyaz resim kartları kullanılmıştır. Eşzamanlı ipucuyla öğretimin genelleme etkisi araç-gereçler arası genelleme olarak öntest-sontest rnodeli ile incelenmiştir. Bu amaçla, genelleme oturumlarında, renkli olarak hazırlanmış mesleklere ait resimli kartlar kullanılmıştır. Genelleme oturumları, birinci ve dördüncü toplu yoklama oturumlarının hemen ardından düzenlenmiştir. İzleme oturumları ise, öğretim sona erdikten sonra 7, 14, ve 28 gün sonra düzenlenmiştir. Genelleme ve izleme oturumları tıpkı yoklama oturumları gibi düzenlenmiştir. Araştırmada, toplu yoklama ve izleme oturumlarında 15 deneme; günlük yoklama, öğretim ve genelleme oturumlarında 10 deneme gerçekleştirilmiştir. Yoklama, öğretim, izleme ve genelleme oturumlarının tümünde doğru tepkiler pekiştirilmiştir. Yanlış tepkiler ise, öğretim oturumlarında hata düzeltmesi ile sonuçlandırılırken, yoklama, izleme ve genelleme oturumlarında görmezden gelme ile sonuçlandırılmıştır.m Araştırmanın bulguları, eşzamanlı ipucuyla öğretimin zihin özürlü çocukların ismi söylenen mesleğe ait resmi işaret ederek seçme becerisinin öğretiminde etkili olduğunu gösterir niteliktedir. Aynı zamanda, eşzamanlı ipucuyla öğretimin, zihin özürlü çocukların adı söylenen mesleğe ait resmi işaret ederek seçme becerisini, renkli olarak hazırlanmış araç-gereçlere genelleyebilmelerinde ve öğretim bittikten 7, 14, ve 28 gün sonra da öğrenilenlerin kalıcılığının korunmasında etkili olduğu görülmektedir. Ancak, eşzamanlı ipucuyla öğretimin etkililiğine ilişkin sınırlı sayıda araştırma bulgusu olduğu için, bu konuda ileri çalışmalara gereksinim duyulmaktadır.

Beceri kazandırmaEş zamanlı ipucuyla öğretimZihinsel engelli çocuklar+3
Osman Senai Doğan
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2001
00
DoctorateOpen AccessTR

Zihin özürlü özel sınıf öğrencilerine öğretmenlerinden dönüt ve/veya pekiştireç talep etmenin etkileri

u DOKTORA TEZ OZU ZİHİN ÖZÜRLÜ ÖZEL SINIF ÖĞRENCİLERİNE ÖĞRETMENLERİNDEN DÖNÜT VE/VEYA PEKİŞTİREÇ TALEP ETMEYİ ÖĞRETMENİN ETKİLERİ Ayten UYSAL Özel Eğitim Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Ağustos 2001 Danışman: Prof. Dr. Gönül KIRCAALİ-İFTAR İki ayrı okuldaki özel eğitim sınıflarında eğitim gören altı zihin özürlü öğrenciye, öğretmenlerinden İlgi (dönüt ve/veya pekiştireç) talep etme öğretilmiştir. Yapılan uygulamanın etkililiğini değerlendirmek amacıyla, tek-denekli araştırma modellerinden denekler arası çoklu başlama modeli kullanılmıştır. Öğrencilere, yardıma gereksinim duyduklarında ya da sınıf içi çalışmalarını göstermek istediklerinde öğretmenden dönüt ve/veya pekiştireç talep etmeleri öğretilmiştir. İlgi talebinin ne zaman ve nasıl yapılması gerektiğine ilişkin öğretim süreci; açıklama ve anlattırma ile model olma ve rol yaptırma aşamalarını içermiştir. Öğrencilere, bir ders süresince üç ya da dört kez ilgi talep etmeleri öğretilmiştir. Öğretim, araştırmacı tarafından, her öğrenciye bireysel olarak kaynak odada sunulmuştur. Araştırma verileri, her öğrencinin kendi sınıfında Matematik dersi sırasında, öğrenci ve Öğretmen davranışları gözlenerek toplanmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkenleri; öğrencilerin ilgi* talep etme davranışları, öğrencilerin Matematik dersindeki performansları ve öğretmenlerin öğrencilere yönelik dönüt verme ve/veya pekiştirme davranışlarıdır. Ayrıca, gözlemciler arası güvenirlik ve uygulama güvenirliği verileri de toplanmıştır. Tüm güvenirlik verileri kabul edilebilir düzeyde çıkmıştır. Öğrencilerle ilgili araştırma bulguları şöyledir: Bir öğrenci dışında tüm öğrencilerde (a) uygun şekilde ilgi talep etme davranışları ölçüte ulaşmış; uygun olmayan şekilde ilgi talep etme davranışları azalmıştır; (b) akademik çalışma davranışları da ölçüte ulaşmıştır. Ancak, öğretmenler, öğrencilerine dönüt ve/veya pekiştireç sunmada önemli bir ilerleme gösterememişlerdir. Bu bulgular, hem öğrenci, hem de öğretmen davranışlarında ilerleme sağlayabilmek için, öğrencilerin yam sıra öğretmenlerle de uygulama yapılması gereğini gösterir niteliktedir.

Geri bildirimMatematik dersiPekiştireçler+2
Ayten Uysal
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
DoctorateOpen AccessTR

Tüm dil yaklaşımına göre öğretim programını düzenleyen bir öğretmenin betimsel yazı çalışmasında kullandığı stratejilerin öğrenme güçlüğü olan öğrencinin yazmasını etkilemesi açısından betimlenmesi

Bu araştırmanın amacı, tüm dil yaklaşımına göre öğretim programını düzenleyen bir öğretmenin betimsel yazı çalışmasında kullandığı stratejilerin öğrenme güçlüğü olan öğrencinin yazmasını etkilemesini betimlemektir. Araştırmanın deseni, "tek katılanlı niteliksel vak'a çalışmasıdır". Araştırmaya katılanlar, bir beşinci sınıf öğretmeni, öğrenme güçlüğü olan bir öğrenci ve yirmi üç kişiden oluşan 5-A sınıfı öğrencileridir. Araştırma verileri, saha notlan, görüşmeler, odyo ve video teyp kayıtlan ile toplanmıştır. Video teyp kayıtlarının analizinde mikro etnografik analitik teknikler kullanılmıştır. Doğal sınıf ortamında betimsel yazı yazma çalışması sırasında video teyp çekimleri yapılarak analiz edilmiştir. Betimsel yazı yazma çalışması günümüzde normal ve öğrenme güçlüğü olan çocukların öğretiminde etkililiği araştırmalarla kanıtlanmış olan "Yazılı Anlatım Öğretim Modeli" çerçevesinde incelenmiştir. Yazılı Anlatım Öğretim Modeli'ne göre; öğretmenin yazılı anlatım çalışması sırasındaki öğretim ortamının düzenlenmesi betimlenmiş; bu çalışma öğretim programının içeriği öğeleri bakımından ele alınmış; ve öğretmenin kullandığı öğretim stratejileri, yazma süreci içinde gerçekleşen etkinlikler sırasındaki sözel etkileşim kalıplarına dayalı olarak incelenmiştir.Ill Araştırma verileri incelendiğinde, araştırmaya katılan öğretmenin yazılı anlatım çalışmasını düzenlerken dahil olma, gösterim, katılım, beklenti, sorumluluk, tahmin etme, kullanım ve yanıt özellikleri gösteren bir ortam oluşturduğu gözlenmiştir. Araştırma bulgularına göre öğretmenin yazma sürecinde yoğun olarak 1 0 yazma stratejisi kullandığı belirlenmiştir. Bunlar; soru sorma, geçmiş bilgilerin harekete geçirilmesi, özetleme/netleştirme, görselleştirme, değerlendirme, ilişkilendirme, anlamı gözden geçirme, iletişimi kontrol etme, yazıyı düzeltme, yazmaya model olmadır. Yazma süreci içinde öğretmenin kullandığı öğretim stratejileri, model olmak, yüksek sesle düşünmek, ip ucu vermek, etkinliklerin zorluk derecesini düzenlemek ve öğrenci hataları üzerinde durmaktır. Bunlar, öğretmen ile öğrenci arasında gerçekleşen etkileşim kalıplarına dayalı olarak yazma öncesi ve yazma sonrası ana başlıkları altında verilmiştir. Yazma öncesinde kullanılan sözel etkileşim kalıplan "betimsel yazı türünü tanıtım sohbeti" ve "öğretmenin insan betimlemesi yazmaya model olması sırasındaki sohbet" konu başlıkları altında verilmiştir. Yazma sonrasında kullanılan sözel etkileşim kalıplan ise " yazılı ürünlerin sınıfla paylaşılması ve düzeltme yapılması sırasındaki sohbet" ve " odak öğrencinin yazısını okuması ve arkadaşlarının eleştiri ve düzeltme önerisi getirmesi sırasındaki sohbet" konu başlıkları altında verilmiştir. Ayrıca, bu sınıf ortamında öğrenim gören öğrenme güçlüğü olan bir öğrencinin yazılı anlatımının nasıl etkilendiği de betimlenmiştir. Sonuç olarak, bu araştırma bulgularına göre, öğretmenin yazılı anlatım öğretiminde Tüm Dil yaklaşımını uygulanmasının öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin yazılı anlatımlarının gelişmesine katkıda bulunduğu söylenebilir. Anahtar Sözcükler: Öğrenme güçlüğü gösteren çocuk, yazılı anlatım öğretimi, Tüm Dil yaklaşımı, etkili öğretmen, niteliksel araştırma, niteliksel vak'a çalışması.

Yazma öğretimiYazıYazı yazmak+5
Nur Akçin
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Zihin özürlü öğrencilere fotokopi çekme becerisinin öğretiminde eş zamanlı ipucuyla öğretimin etkililiği

in YÜKSEK LİSANS TEZ OZU ZİHİN ÖZÜRLÜ ÖĞRENCİLERE FOTOKOPİ ÇEKME BECERİSİNİN ÖĞRETİMİNDE EŞZAMANLI İPUCUYLA ÖĞRETİMİN ETKİLİLİĞİ Şerife YÜCESOY Özel Eğitim Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Eylül 2002 Danışman: Yrd. Doç. Dr. Oğuz GÜRSEL Bu çalışmada, zihin özürlü öğrencilere fotokopi çekme becerisinin öğretiminde eşzamanlı ipucuyla öğretimin etkililiği araştırılmıştır. Aynı zamanda, eşzamanlı ipucuyla öğretimin ortam, zaman ve araç gereçler arası genelleme etkisi ve uygulama sona erdikten 2, 4 ve 5 hafta sonraki izleme etkisi incelenmiştir. Araştırmada, eşzamanlı ipucuyla öğretimin etkililiğini belirlemek üzere tek denekli araştırma modellerinden yoklama evreli denekler arası çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırma, Eskişehir ilinde bir mesleki eğitim merkezinin hazırlık ve birinci sınıfına devam eden, 14-17 yaşlan arasında, ikisi kız ikisi erkek dört öğrenci ile yürütülmüştür. Eşzamanlı ipucuyla öğretimin fotokopi çekme becerisinin öğretimindeki etkililiğini değerlendirmek üzere toplu yoklama, günlük yoklama, öğretim, izleme ve genelleme oturumları düzenlenmiş, değerlendirme için tek fırsat yöntemi kullanılmıştır. Oturumların tümü bire bir öğretim düzenlemesi biçiminde gerçekleştirilmiştir. Öğretim sırasında sözel ipucu ve model ipucu bir arada kullanılmış, beceri tüm basamakların bir arada öğretimi biçiminde öğretilmiştir. Araştırmada hem gözlemciler arası güvenirlik hem de uygulama güvenirliği verisi toplanmış, eşzamanlı ipucuyla öğretimin etkililiği grafiksel analiz kullanılarak belirlenmiştir.IV Araştırma bulguları, eşzamanlı ipucuyla öğretimin çalışmaya katılan tüm zihin özürlü öğrencilerde fotokopi çekme becerisinin öğretiminde etkili olduğunu, öğretim sona erdikten 2, 4 ve 5 hafta sonra da öğrenilenlerin kalıcılığının korunduğunu gösterir niteliktedir. Farklı ortam, farklı zaman ve farklı araç gereçlerle gerçekleştirilen genelleme oturumlarında iki öğrenci %100 doğru tepkide bulunurken iki öğrenci %50 düzeyinde doğru tepki sergilemiştir.

BeceriBeceri kazandırmaEngelli çocuklar+5
Şerife Yücesoy
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2002
00
Master'sOpen AccessTR

İşverenlerin zihin engelli bireylerin istihdamlarına ilişkin görüş ve önerileri

Bu çalışmanın temel amacı; işverenlerin zihin engelli bireylerin istihdamlarına ilişkin görüş ve önerilerinin neler olduğunu belirlemektir. Araştırma Bursa ili Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı Nilüfer Mesleki Eğitim Merkezi tarafından 2002-2003 yılma kadar yerleştirme yapılmış zihin engelli bireylerin çalıştığı işyerlerindeki 20 işverenle gerçekleştirilmiştir. Bu araştırma, durum saptamaya yönelik betimsel bir çalışmadır. Araştırmada niteliksel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile veri toplanmıştır. Araştırma verilerini oluşturan işverenlerin zihin engelli bireyin istihdamlarına ilişkin görüş ve önerileri hazırlanan "Görüşme Formu" ile toplanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler frekans ve yüzdelik biçiminde ifade edilmiştir. Araştırma sonuçlan göstermektedir ki, işverenlerin, zihin engelli bireylerin istihdamlarında sorumluluk, teknoloji, uyum, ekip çalışması, iletişim ve akademik konularında beceriler aradıklarını ortaya koymaktadır. Bunun yanı sıra zihin engelli bireylerin iş ve işyeri deneyimlerinin arttırılmasının ve işe göre hazırlanmalarının önemli olduğu, okulun toplumu ve aileleri bilgilendirmenin yanı sıra bu konulara ağırlık vermesi gerektiği sonucu onaya çıkmaktadır.IV Araştırma sonunda; zihin engelli bireylerin istihdamlarında ne tür becerilerin göz önünde bulundurulduğu, bu bireylerin istihdam olanaklarının arttırılması konusunda bireylere sunulan eğitim hizmetlerinde hangi noktalar üzerinde ağırlıklı durulması gerektiği işveren görüşleri doğrultusunda ortaya konmuştur.

Zihinsel engellilerÖzel eğitimİstihdam+1
Nimet Baran
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite hazırlık sınıfı işitme engelli öğrencilerinin okuma sonrası soruları yanıtlamalarında 'soru-yanıt ilişkileri' stratejisinin kullanımı

YÜKSEK LİSANS TEZ OZU ÜNİVERSİTE HAZIRLIK SINIFI İŞİTME ENGELLİ ÖĞRENCİLERİN OKUMA SONRASI SORULARI YANITLAMALARINDA "SORU YANIT İLİŞKİLERİ" STRATEJİSİNİN KULLANIMI Güzin İÇDEN Özel Eğitim Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Eylül 2003 Danışman: Yard. Doç. Dr. Ümit GİRGİN Bu araştırmada; Anadolu Üniversitesi, Engeliler Entegre Yüksekokulu' nda mesleki eğitim alacak hazırlık sınıfı işitme engelli öğrencilerine okudukları metinlerden sonra sorulan soruların yanıtlanmasında, Soru Yanıt İlişkileri stratejisinin öğretilmesinin sorulara yanıt verme düzeylerini nasıl etkilediği; işitme engelinin derecesi ve geldiği eğitim ortamı ile yapılan strateji eğitimindeki başarı düzeyleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmada, Soru Yanıt İlişkileri stratejisinin öğretiminin, işitme engelli öğrencilerin okuma sonrası sorulan soruları yanıtlama düzeylerini belirlemek üzere Bağıntısal ve Betimsel Araştırma Modeli kullanılmıştır. Araştırmaya Engelliler Entegre Yüksekokulu' nun hazırlık sınıflarına devam eden 28 öğrenci katılmıştır. Araştırma verileri strateji öğretimi öncesi ve sonrası okunan metinle ilgili, Soru Yanıt İlişkileri stratejisini oluşturan üç tür soruya verdikleri yanıtlar puanlanarak elde edilmiştir. Öğrencilerin okuma sonrası sorulan sorulara verdikleri yanıtları değerlendirmek için sorular zorluk derecelerine göre puanlanmıştır. Hazırlanan metinler ve yapılan puanlama ile ilgili alanda uzman üç farklı kişiden uzman görüşü alınarak geçerlik çalışması yapılmıştır. Toplanan verilerle ilgili yine alanda uzman iki uygulamacı eğitimci ile değerlendiriciler arası güvenirlik çalışması yapılmıştır. Araştırmanın uygulama güvenirliği, uygulamaya başlamadan önce araştırmacınınaraştırmayı yürütmeye yeterli hale gelmesi ve uygulamanın planlandığı gibi gerçekleştirilmesi için uygulamacının eğitimden geçirilmesi yöntemi ile yapılmıştır. Üniversite hazırlık sınıfı işitme engelli öğrencileriyle yapılan okuma sonrası sorulan yazılı soruların yanıtlanma düzeylerini arttırmaya yönelik olarak yapılan çalışmada; Soru Yanıt İlişkileri stratejisini oluşturan farklı soru türleri ve bu farklı türdeki soruların nasıl yanıtlanacağının öğretilmesi sonucunda, öğrencilerin soruları yanıtlama düzeylerinde anlamlı bir artış olduğu görülmektedir. 111

Engelli kişilerHazırlık sınıflarıMetin okuma+5
Güzin İçden
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Zihin özürlü çocuklara tuvalet becerisi öğretimine yönelik aile eğitimi programının etkililiği

11 YÜKSEK LİSANS TEZ ÖZÜ ZİHİN ÖZÜRLÜ ÇOCUKLARA TUVALET BECERİSİ ÖĞRETİMİNE YÖNELİK AİLE EĞİTİMİ PROGRAMININ ETKİLİLİĞİ Nihal ÖZCAN Özel Eğitim Ana Bilim Dalı Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Eylül 2004 Danışman: Yard. Doç Dr. Atilla CAVKAYTAR Zihin Özürlü Çocuklara Tuvalet Becerisi Öğretimine Yönelik Aile Eğitimi Programım tamamlayan annelerin gerçekleştirdiği tuvalet becerisi öğretimi çalışmalarının, zihin özürlü çocuklarının tuvalet becerisini öğrenmedeki etkisini belirlemeye çalışan bu araştırma üç anne ve zihin özürlü çocuklarıyla yapılmıştır. Bu araştırmanın gerçekleştirilmesinde yoklama «vreli denekler arası çoklu yoklama mpdeli kullanılmıştır. Zihin Özürlü Çocuklara Tuvalet Becerjsi Öğretimine Yönelik Aile Eğtimi Programı her biri yaklaşık bir buçuk saat süren iki toplantıdan ve telefon görüşmelerinden oluşmaktadır. Bu süreçte Zihin Özürlü Çocuklara Tuvalet Becerisi Öğretimi El Kitabı temel kaynak olarak kullanılmıştır. Araştırma sonuçlan, Zihin Özürlü Çocuklara Tuvalet Becerisi Öğretimine Yönelik Aile Eğitimi Programını tamamlayan annelerin, program doğrultusunda yapüğı tuvalet becerisi öğretimi çalışmaları sonucunda, zihin özürlü çocuklarının tuvalet becerisini bağımsız düzeyde öğrendikleri, izleme sürecinde de benzer performans gösterdikleri, dolayısıyla Zihin Özürlü Çocuklara Tuvalet Becerisi Öğretimine Yönelik Aile Eğitimi Programının etkili olduğunu göstermektedir.

Nihal Özcan
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Kaynaştırmadaki işitme engelli öğrencilerin yazılı anlatım beceri düzeylerinin değerlendirilmesi

11 YÜKSEK LİSANS TEZ ÖZÜ KAYNAŞTIRMADAKİ İŞİTME ENGELLİ ÖĞRENCİLERİN YAZILI ANLATIM BECERİ DÜZEYLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ H. Pelin KARASU Özel Eğitim Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Eylül 2004 Danışman: Yard. Doç. Dr. Ümit GİRGİN Bu araştırmada; Eskişehir ili ilköğretim 4., 5., 6., 7. ve 8. sınıflara devam eden işitme engelli kaynaştırma öğrencilerinin yazılı anlatım beceri düzeyleri ile bu beceri düzeyi üzerinde etkisi olabileceği düşünülen öğrenci özelliklerinden işitme kaybı ortalaması, işitme cihazı kullanımına başlama yaşı, işitme cihazı kullanımı süresi, okul öncesi eğitim durumu, sınıf düzeyi, takvim yaşı ve sösyo-ekonomik düzey incelenmiştir. Araştırmada, yazılı anlatım beceri düzeyini belirlemek amacıyla betimsel model ve bu beceri düzeyi üzerinde etkisi olabilecek öğrenci özelliklerini değerlendirmek üzere ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmaya sözü edilen sınıflarda bulunan 25 işitme engelli öğrenci katılmıştır. Araştırma verileri, yazma öncesi her öğrenci ile tek resim kullanılarak yapılan ön hazırlıktan sonra elde edilmiştir. Öğrencilerin yazdıkları öyküler analitik puanlama yöntemi ile değerlendirilmiş ve bu puanlar Yazılı Anlatım Becerisi Değerlendirme Aracı kullanılarak yorumlanmıştır. Ölçü aracının içerik geçerliği üç farklı uzman görüşü alınarak yürütülmüştür. Güvenirlik çalışması kapsamında değerlendiriciler arası güvenirlik hesaplanmıştır. Araştırma bulguları, toplam 100 puan üzerinden yapılan değerlendirmeye göre basan ortalamasının ^=20,60 olduğunu, öğrencilerin yazalı anlatım özelliklerinin tamamında zayıf yönleri bulunduğunu göstermektedir. Araştırma bulguları, yazılı anlatım basan değerlendirmesi ile okul öncesi eğitim durumu, sımf düzeyi ve sosyo-m ekonomik düzey arasındaki ilişkinin düşük olduğu izlenimini uyandırmaktadır. Öğrenci özelliklerinden işitme kaybı ortalaması ve işitme cihazı kullanımına başlama yaşının yazılı anlatım puanı üzerindeki değişimin %81'ini açıkladığı belirlenmiştir. Yazılı anlatım becerisi ile takvim yaşı arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Araştırma bulgularından yola çıkılarak, bu araştırma kapsamında kaynaştırmadaki işitme engelli öğrencilerin yazılı anlatıma ilişkin süreç ve etkinliklerde deneyim eksikliklerinin olduğu söylenebilir.

Pelin Karasu
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Zihin özürlü ergen kız öğrencilere market üzerinde menstüral bakım becerisinin kazandırılmasında davranış öncesi ipucu ve sınamayla öğretimin etkileri

Araştırmanın amacı menstürasyon dönemine girmiş zihin özürlü ergen kızöğrencilere menstüral bakım becerilerinden ped değiştirme becerisinin maketüzerinde öğretilmesinde, davranış öncesi ipucu ve sınamayla öğretimin etkilerinideğerlendirmektir. Ayrıca, çalışmada zihin özürlü ergen kız öğrencilere peddeğiştirme becerisinin öğretimi ile ilgili ebeveyn görüşlerinin dedeğerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada: 1-Davranış öncesi ipucu vesınamayla öğretim, zihin özürlü ergen kız öğrencilerin maket üzerinde peddeğiştirme becerilerini: a-edinmelerinde etkili midir? b-sürdürmelerinde etkilimidir? c-farklı örneklere genellemelerinde etkili midir? 2-Çocuklarına peddeğiştirme becerisinin öğretimi ile ilgili olarak ebeveyn görüşleri nelerdir?sorularına yanıt aranmıştır.Araştırmada eğitilebilir düzeyde üç zihin özürlü kız öğrenci yer almıştır.Tüm oturumlar deneklerin banyolarında birebir öğretim düzenlemesiylegerçekleştirilmiştir. Araştırmada tek-denekli araştırma modellerinden yoklamaevreli deneklerarası çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın bağımlıdeğişkeni, maket üzerinde ped değiştirme becerisidir. Bağımsız değişkeni ise,yanlışsız öğretim yöntemlerinden davranış öncesi ipucu ve sınamayla öğretimdir.Çalışma; yoklama, öğretim, genelleme ve izleme oturumlarından oluşmuştur.Araştırma sonucunda, deneklerin maket üzerinde ped değiştirme becerisinikazandıkları görülmüştür. Denekler, öğrendikleri beceriyi, farklı örnekleregenelleyebilmişlerdir. Ayrıca, deneklerin, öğrendikleri becerinin kalıcılığınıyüksek düzeyde sağladıkları görülmüştür. Çalışmanın sosyal geçerliğine ilişkinveli görüşleri olumlu bulunmuştur.Anahtar sözcükler: Davranış öncesi ipucu ve sınama, genelleme,menstürasyon becerileri, zihin özrü.

Gülhan Ersoy
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2005
00
DoctorateOpen AccessTR

Zihin engelli öğrencilere çarpım tablosunun öğretiminde sabit bekleme süreli öğretimin hata düzeltmesiz ve hata düzeltmeli uygulamalarının karşılaştırması

Bu araştırmanın amacı, zihin engelli öğrencilere çarpım tablosunun öğretiminde sabitbekleme süreli öğretimin hata düzeltmesiz ve hata düzeltmeli uygulamalarınınetkililiklerinin, verimliliklerinin karşılaştırması ve sosyal geçerliklerininbelirlenmesidir.Araştırmada zihin engelli dört öğrenci yer almıştır. Tüm oturumlar birebir öğretimdüzenlemesi ile gerçekleştirilmiştir. Tek denekli araştırma desenlerinden dönüşümlüuygulamalar modeli kullanılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkeni, zihin engelliöğrencilerin çarpım tablosunu öğrenmeleridir. Bağımsız değişkeni ise zihin engelliöğrencilere çarpım tablosunun öğretiminde kullanılan hata düzeltmesiz ve hatadüzeltmeli olarak sunulan sabit bekleme süreli öğretim uygulamalarıdır.Araştırma sonucunda, çarpım tablosunun öğretiminde, birinci denekte iki öğretimuygulaması arasında etkililik yönünden belirgin bir farklılık bulunmamıştır. İkinci veüçüncü deneklerde hata düzeltmesiz olarak sunulan sabit bekleme süreli öğretimuygulaması biraz daha etkili bulunurken, dördüncü denekte daha belirgin bir biçimdeetkili bulunmuştur. Araştırma bulguları verimlilik ve sosyal geçerlik açısındanincelendiğinde, hata düzeltmesiz olarak sunulan sabit bekleme süreli öğretimuygulamalarının, hata düzeltmeli olarak sunulan sabit bekleme süreli öğretimuygulamalarına göre daha verimli olduğu ve her iki öğretim uygulamasının da sosyalgeçerliklerinin yüksek olduğu bulunmuştur.

Ümit Şahbaz
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

İşitme engelli öğrencilere displinlerarası öğretim yaklaşımına dayalı hayat bilgisi öğretiminin incelenmesi: Eylem araştırması

Bu eylem araştırmasının amacı; bir Hayat Bilgisi ünitesinin disiplinlerarası yaklaşımagöre işitme engelli öğrencilere uygulanmasının etkilerini incelemektir.Araştırmanın esas katılanları Eskişehir'de devlete bağlı bir işitme engelliler okulunadevam eden ikinci sınıf düzeyinde iki işitme engelli öğrencidir. Araştırmacı öğretmen olarakyer almıştır. şitme engelli bireylerin eğitiminde uzman öğretim elemanları, okul müdürü,çocukların babası, öğretmeni de diğer katılımcılardır.Veriler döngüsel bir şekilde araştırma günlüğü tutarak, öğrencilerin ürünlerinidosyalayarak, arşiv verilerine ulaşılarak, görüşmeler yaparak ve derslerin video teyp ilekayıtlarını gerçekleştirerek toplanmıştır. Dersler iki hafta içinde uygulanmış olup 11 saat 58dakika uzunluğundadır.Uygulama öncesi ölçme aracı ve uygulama sonrası ölçme aracı sonuçları, video ve odyoteyp kayıtları ve öğrenci dosyaları betimsel olarak analiz edilmiştir. Hayat Bilgisinidisiplinlerarası yaklaşıma göre öğretmek işitme engelli öğrenciler için yararlı gözükmüştür.Öğrenciler yazılı, sözlü dil kullanımlarında ve konu bilgilerinde ilerlemişlerdir. Ancak dahafazla deneyime ve zaman ihtiyaçları var olduğu düşünülmektedir. Ek olarak, araştırmacıöğretim tekniklerini gözden geçirme ve kendini geliştirme fırsatları yakalamıştır.Araştırma verileri ilgili araştırmaların ışığı altında tartışılmıştır. Ayrıca, ileri araştırmalarve uygulamalar için öneriler sağlanmıştır.

Hale Aktürel
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Zihin özürlü öğrencilere silikleştirilen resimli fiş cümleleriyle okuma-yazma öğretiminde hata düzeltmeli eşzamanlı ipucuyla öğretimin etkililiği

iiiiiYÜKSEK LİSANS TEZ ÖZÜZİHİN ÖZÜRLÜ ÖĞRENCİLERESİLİKLEŞTİRİLEN RESİMLİ FİŞ CÜMLELERİYLEOKUMA-YAZMA ÖĞRETİMİNDEHATA DÜZELTMELİ EŞZAMANLI İPUCUYLA ÖĞRETİMİN ETKİLİLİĞİFunda EYİDOĞANÖzel Eğitim Anabilim DalıAnadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Eylül 2005Danışman: Yrd. Doç. Dr. Ayten UYSALBu çalışmada, zihin özürlü çocuklara silikleştirilen resimli fiş cümlelerini okuma-yazmabecerisinin öğretiminde hata düzeltmesi yapılarak gerçekleştirilen eşzamanlı ipucuylaöğretimin etkililiği araştırılmıştır. Aynı zamanda, eşzamanlı ipucuyla öğretimin araç -gereçler arası genelleme etkisi ve uygulama sona erdikten 3 ve 4 hafta sonraki sürdürmeetkisi incelenmiştir.Araştırmada, eşzamanlı ipucuyla öğretimin etkililiğini belirlemek üzere tek denekliaraştırma modellerinden yoklama evreli davranışlar arası çoklu yoklama modelikullanılmıştır. Araştırma, Eskişehir ilinde bir özel rehabilitasyon merkezinde Özbakımsınıfına devam eden 7-9 yaşları arasında iki erkek öğrenci ile yürütülmüştür.Hata düzeltmesi yapılarak gerçekleştirilen eşzamanlı ipucuyla öğretimin zihin özürlüçocuklara silikleştirilen resimli fiş cümlelerini okuma-yazma becerisininöğretilmesindeki etkililiğini değerlendirmek için toplu yoklama, günlük yoklama,öğretim, sürdürme ve genelleme oturumları düzenlenmiştir. Oturumların tümü bire-biröğretim düzenlemesi biçiminde gerçekleştirilmiştir. Öğretim sırasında sözel+modelipucu bir arada kullanılmış ve hata düzeltmesi olarak da kırmızı kalem ile tekraryazdırma ve sözel ipucuna yer verilmiştir.iiiivAraştırmada hem gözlemciler arası güvenirlik hem de uygulama güvenirliği verisitoplanmış, eşzamanlı ipucuyla öğretimin etkililiği grafiksel analiz kullanılarakbelirlenmiştir.Araştırma bulguları, hata düzeltmesi yapılarak gerçekleştirilen eşzamanlı ipucuylaöğretimin zihin özürlü çocuklara silikleştirilen resimli fiş cümlelerini okuma-yazmabecerisinin öğretiminde etkili olduğunu ve öğretim sona erdikten 3 ve 4 hafta sonra daöğrenilenlerin kalıcılığının korunduğunu gösterir niteliktedir. Farklı araç gereçlerlegerçekleştirilen genelleme oturumlarında bir öğrencide %100 düzeyinde doğru tepkininsürdüğünü göstermektedir.

Funda Eyidoğan
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

İşitme engelliler ilköğretim okuluna devam eden öğrencilerin dört işleme dayalı matematik problemlerini çözme davranışlarının incelenmesi

Bu araştırmada; Eskişehir Ahmet Yesevi şitme Engelliler lköğretim Okulu 6., 7. ve8. sınıf düzeyindeki işitme engelli öğrencilerin dört işleme dayalı matematik problemleriniçözme davranışları ile problem çözme becerisi üzerinde etkisi olabileceği düşünülen öğrenciözelliklerinden işitme kaybı düzeyi, işitme cihazı kullanma süresi ve takvim yaşıincelenmiştir.Araştırmada, problem çözme davranışlarını ve problem çözme beceri düzeyinibelirlemek amacıyla betimsel model, bu beceri düzeyi üzerinde etkisi olabilecek öğrenciözelliklerini değerlendirmek üzere ilişki tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmaya toplam 19işitme engelli öğrenci katılmıştır.Araştırma verileri, bireysel olarak yapılan bir ön çalışma ve hemen arkasından verilen?Problem Çözme Becerisi Ölçü Aracı? uygulanarak elde edilmiştir. Öğrencilerin yanıtlarıProblem Çözme Becerisi Değerlendirme Formu kullanılarak puanlanmıştır. Ölçü aracınıniçerik geçerliği uzman görüşü alınarak yürütülmüştür. Güvenirlik çalışması ise,değerlendiriciler arası güvenirlik hesaplanması şeklinde yapılmıştır.Araştırma bulguları, işitme engelli öğrencilerin problem çözmede; ?yaptığı işlemlerindoğruluğunu kontrol etme? davranışını çok düşük düzeyde; ?problemi anlatan bir şekil yadaşema çizme?, ?problemin sonucunu tahmin etme?, ?problemin çözümü için işlemleri yapmave sonucunu yazma? ve ?bulduğu sonuç ile çözümden önceki tahminini karşılaştırma venedenini açıklama? davranışlarını düşük düzeyde; ?problemde verilenleri yazma?,?problemde istenenleri yazma?, ?problemi kısaca yazma? ve ?problemi çözerken hangi kuralyada işlemleri kullanacağını yazma? davranışlarında orta düzeyde başarı gösterdikleriniortaya koymuştur. Problemlerin dil becerileri, işlem sayısı, düzeyi ve karmaşıklığınınartmasıyla öğrencilerin başarı düzeylerinde düşme görülmüştür. Toplam 100 puan üzerindenyapılan değerlendirmeye göre, başarı ortalamasının X = 22,79 olduğu, öğrencilerin problemçözmede orta düzeyde başarılı oldukları saptanmıştır. Ayrıca; problem çözme beceri düzeyiile işitme kaybı düzeyi arasında ve problem çözme beceri düzeyi ile işitme cihazı kullanmasüresi arasında orta düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Problem çözmebeceri düzeyi ile takvim yaşı arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.Araştırma bulgularına dayanarak, bu araştırma kapsamındaki işitme engelliöğrencilerin problem çözme becerisine ilişkin deneyim eksiklerinin olduğu söylenebilir.

Fevziye Güldür
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Gelişimsel yetersizliği olan öğrencilere kendi vücutlarına ait bilgilerin öğretiminde çevrim içi sunulan sabit bekleme süreli öğretimin etkililiği

Araştırmada, gelişimsel yetersizliği olan öğrencilere bağımsız yaşam becerilerinden biri olan kendi vücuduna ait bilgilerin öğretiminde çevrim içi sunulan sabit bekleme süreli öğretim yönteminin etkililiği incelenmiştir. Araştırmanın bağımlı değişkeni, katılımcıların kendi vücutlarına ait bilgileri öğrenme düzeyleridir. Araştırmanın katılımcılarını gelişimsel yetersizliği bulunan ve yaşları 16- 20 arasında değişen bir kız ve iki erkek öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma, tek denekli araştırma yöntemlerinden katılımcılar arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli ile desenlenmiştir. Araştırmacı tarafından hazırlanan formlar aracılığıyla; edinim, izleme, genelleme, güvenirlik ve sosyal geçerlik verileri toplanmıştır. Araştırmanın edinim bulguları, gelişimsel yetersizliği olan öğrencilere kendi vücutlarına ait bilgilerin öğretiminde çevrim içi sunulan sabit bekleme süreli öğretim yönteminin etkili olduğunu göstermektedir. Katılımcıların, kendi vücutlarına ait bilgileri öğretim oturumları sonlandıktan bir, iki ve dört hafta sonra sürdürdükleri gözlenmiştir. Ayrıca, katılımcıların edindikleri vücutlarına ait bilgileri farklı kişilerde genelledikleri gözlenmiştir. Araştırmanın sosyal geçerlik bulguları, katılımcıların ebeveynlerinin ve sınıf öğretmenlerinin araştırmaya yönelik olumlu görüşlere sahip olduklarını ortaya koymaktadır. Anahtar Sözcükler: Bağımsız yaşam becerileri, çevrim içi öğretim, gelişimsel yetersizlik, sabit bekleme süreli öğretim yöntemi, vücuduna ait bilgilerin öğretimi.

Bağımsız yaşamGelişim bozukluklarıSabit bekleme süreli eğitim+4
Fatma Akar Gökce
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Lise düzeyindeki özel eğitim okullarında çalışan öğretmenlerin mahremiyet eğitimine ilişkin görüşlerinin belirlenmesi

Araştırmada lise kademesindeki özel eğitim okullarında görev yapan özel eğitim öğretmenlerinin, branş öğretmenlerinin ve rehber öğretmenlerin öğrencilerinin mahremiyet eğitimleri ile ilgili görüşlerini ortaya koymak amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda araştırma, olgubilim (fenomenolojik) deseni kullanılarak yürütülmüştür. Araştırma, 2020-2021 eğitim öğretim yılında lise kademesindeki özel eğitim okullarında görev yapan öğretmenler ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcı grubunu amaçlı örnekleme yoluyla seçilen 19 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmanın verileri "Görüşme Formu" kullanılarak yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla yüz yüze toplanmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan içerik analizi sonucunda altı tema ve 18 alt tema ortaya çıkmıştır. Verilerin güvenirliğinin sağlanması amacıyla birbirinden bağımsız iki araştırmacı tarafından veriler kodlamış ve yapılan kodlamalar sonrasında karşılaştırılmıştır. Buna göre kodlayıcılar arasındaki güvenirlik %93,2 olarak bulunmuştur. Araştırmanın bulguları incelendiğinde; özel eğitim öğretmenlerinin özel gereksinimli öğrencilere mahremiyet eğitimi vermesi, rehber öğretmenlerin süreçte öğretmenlere ve ailelere yol gösterici olması, branş öğretmenlerinin mahremiyet eğitimi eksikliğinden kaynaklı olarak ortaya çıkan problem davranışlara anlık olarak uygun müdahalelerde bulunması şeklinde öğretmenlerin görev ve sorumluluklarının ifade edildiği görülmektedir. Ayrıca öğretmenlerin özel gereksinimli öğrencilerinde mahremiyet eğitimi eksikliğinden kaynaklı olarak ortaya çıkan problem durumlar karşısında kullanılması gereken davranış değiştirme yöntemlerinde yetersiz bilgi düzeyine sahip oldukları belirlenmiştir. Elde edilen bulgular ışığında lise kademesindeki özel eğitim okullarında çalışan tüm öğretmenlerin öğrencilerine yönelik mahremiyet eğitimini işlevsel olarak kullanmaları için teorik ve pratik eğitim almalarının gerekliliği ortaya koyulmuştur.

EğitimEğitim düşüncesiLiseler+6
Melike Kurtuluş
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çevrimiçi sunulan davranışsal beceri öğretiminin gelişimsel yetersizliği olan bireylerin güvenli sosyal medya kullanımı üzerine etkisi

Bu araştırmada çevrimiçi sunulan davranışsal beceri öğretiminin (DBÖ) zihin yetersizliği olan yetişkin bireylerin sosyal medya aracılığıyla gönderilen kötü niyetli mesajlardan korunma becerisini öğrenme düzeyleri üzerindeki etkileri ile katılımcıların, katılımcıların ebeveynlerinin ve özel eğitim alanında görev yapmakta olan ve bu alanda doktora derecesine sahip dört akademisyenin araştırmanın sosyal geçerliğine ilişkin görüşleri incelenmiştir. Katılımcılar arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli ile tasarlanan araştırma zihin yetersizliği olan üç kadın katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Tüm sürecin çevrimiçi ortamda gerçekleştirildiği araştırmada, başlama düzeyi verilerinin toplanmasının ardından uygulama oturumlarına geçilmiştir. Uygulama oturumları, dört farklı talep türünü (basit, otoriter, yardım içerikli ve ilgiye dayalı talepler) içerecek biçimde davranışsal beceri öğretimi basamakları (anlatım, model olma, rol oynama ve geri bildirim) izlenerek katılımcılar üç oturum üst üste %100 ölçütü karşılayana değin gerçekleştirilmiş; ardından yoklama oturumları düzenlenerek katılımcıların edindikleri davranışları doğal ortama genellemeleri düzeyleri incelenmiştir. Katılımcılar doğal ortamda %100 ölçütü karşılayamadıklarında anımsatıcı davranışsal beceri öğretimi oturumları düzenlenmiştir. Araştırma bulguları, çevrimiçi sunulan davranışsal beceri öğretiminin zihin yetersizliği olan bireylerin sosyal medya üzerinden gönderilen mesajlardan korunma becerileri üzerinde etkili olduğunu, katılımcıların edindikleri becerileri koruduklarını ve farklı mobil uygulama ortamlarına genelleyebildiklerini göstermektedir. Ayrıca, katılımcıların, katılımcıların ailelerinin ve özel eğitim akademisyenlerinin araştırmanın sosyal geçerliğine ilişkin görüşlerinin olumlu olduğu bulgusuna ulaşılmıştır.

Davranışsal beceri eğitimiGelişim bozukluklarıGüvenli davranış+4
Göksu Tatar
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00