Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty
Discipline

Uluslararası İşletmecilik ve Ticaret Anabilim Dalı

Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty

28

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

28 Theses
Master'sOpen AccessTR

Online alışverişte hedonik motivasyon, satış promosyonları, web sitesi kalitesi ve durumsal faktörlerin anlık satın alma davranışına etkisi

Teknolojik gelişmeler ve e-ticaret sektörünün gelişmesi nedeniyle, online anlık satın alma, yaygın bir fenomen haline gelmiştir. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa'nın tüketici toplumlarını ele geçiren online alışveriş tüm dünyayı etkisi altına almıştır. Online pazarlama, sınırsız ürün seçeneği, hızlandırılmış satın alma ve ürün teslimi süreci avantajlarından yararlanarak milyonlarca tüketici için yeni bir alışveriş hedefi olarak ortaya çıkmıştır. Online mağazaların sunduğu alışveriş deneyimi, geleneksel perakendecilikteki satış asistanlarından veya diğer alışveriş yapanlardan gelen sosyal baskı, sınırlı hizmet saatleri, uygun olmayan mağaza konumları ve ürünleri taşıma ihtiyacı gibi bazı sınırlamaları kaldırmıştır. Online perakendeciler, promosyonlar ve teklifler kullanarak, canlı ve çekici web sitesi tasarımı geliştirerek, ertesi gün teslimat sunarak anlık alışveriş eğiliminden yararlanmaya ve tüketicilere alışverişten haz almalarını sağlamaya çalışırlar. Bu çalışmada Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi ile Missouri Science and Technology Üniversitesi (ABD) öğrencilerinden elde edilen toplam 818 anket sonucu incelenmiştir. Bu bağlamda Türkiye'de ve Amerika'da öğrenim gören öğrencilerden elde edilen verilerle satış promosyonları, web sitesi kalitesi, hedonik motivasyon ve durumsal faktörlerin online alışverişte anlık satın alma davranışı üzerindeki etkisi tespit edilmiştir. Bu amaçla çalışmanın değişkenleri arasındaki ilişkiyi incelemek için ise korelasyon ve regresyon analizleri yapılmış elde edilen bulgular doğrultusunda online perakendecilere öneriler sunulmuştur. Ayrıca toplanan verilerin demografik özelliklere göre fark analizi yapılmıştır. Verilerin analizinde, normal dağılım görülen örneklemlerde gruplar arasındaki farkı test etmek için t-testi ve ANOVA, normal dağılım görülmeyen örneklemlerde Kruskal-Wallis testi kullanılmıştır.

Elektronik ticaretHedonizmMotivasyon+4
Semra Hatipoğlu
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Marka kişiliği karşılaştırması: Alkollü içecek sektöründe bir araştırma

İşletmeler, artan rekabet ortamında ürünlerini diğer rakip ürünlerden ayırt etmek ve farklılık sağlamak amacıyla stratejiler geliştirmektedirler. Burada karşımıza çıkan marka ve marka kişiliği kavramı, işletmelere bu faydayı sağlamaktadır. Marka kişiliği kavramı, her insanın olduğu gibi markalarında kişilik sahibi olduğunu ileri sürmektedir. Bu çalışmada, Efes Pilsen ve Türk Tuborg markalarının tüketiciler tarafından algılanan marka kişilik özelliklerinin belirlenmesi ve karşılaştırılması amaçlanmıştır. Literatür incelendiğinde marka kişiliği karşılaştırması ile alkollü içecek sektörünü ele alan bir çalışmaya rastlanmamıştır. Araştırmada veri toplama tekniklerinden anket yöntemine başvurulmuş ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Fethiye İşletme Fakültesinde öğrenim gören öğrencilerden 326 adet geçerli veri elde edilmiştir. Elde edilen veriler SPSS istatistiksel veri analizi programı kullanılarak analiz edilmiş ve katılımcıların marka kişiliği algıları ortaya konmuştur. Yapılan analizler sonucu Efes Pilsen ve Türk Tuborg markalarının marka kişiliği özelliklerinde anlamlı farklılıkların olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Marka, Marka Kişiliği, Alkollü İçecek Sektörü, Efes Pilsen, Türk Tuborg

Alkollü içkilerMarkaMarka kişiliği+1
Muhammed Bekit
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hirose yöntemiyle marka değerinin belirlenmesi: BİST Turizm endeksinde yer alan firmalar üzerine bir uygulama

Marka olgusu ve marka değeri kavramının değeri şirketler açısından son yıllarda çok önemli bir yer tutmaktadır. Artan teknoloji ve pazar rekabeti, şirketlerin yeni stratejik yönelimlere sürüklemiştir. Bunun bir sonucu olarak markalaşma süreci ortaya çıkmıştır. Bu süreç pazarda etkin olarak var olmak isteyen şirketler açısından zorunlu bir hal almış ve rekabet üstünlüğü elde etmek için gereken temel unsurlardan biri haline gelmiştir. Bu sürecin ortaya çıkmasıyla beraber marka değerini ölçmek için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir. Birçok araştırmacı ve akademisyen tarafından marka değerini farklı yönlerden inceleyen yöntemler ortaya atılmıştır. Bu yöntemler Davranışsal, Finansal ve Karma yöntemler olarak bilinmektedir. Araştırmada marka değerini parasal olarak değerlendirmeyen yöntemlerde ana hatlarıyla yer almakta ancak asıl yöntem olarak Finansal bir model seçilerek marka değerinin finansal boyutu ile ilgilenilmiştir. Araştırmamızın son bölümünde BİST Turizm Endeksi'nde faaliyet gösteren firmaların marka değerleri ikinci ve üçüncü bölümde açıklanan ve Finansal Marka Değerleme Yöntemlerinden biri olan Hirose yöntemi ile tespit edilmeye çalışılmıştır.

Borsa İstanbulHirose yöntemiHisse senedi değeri+6
Erdem Satılmış
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Seçilmiş makroekonomik değişkenlerin uluslararası ticarete etkisi

Makroekonomi, ekonomik kalkınmanın genel senaryosunu dikkate alır. Basit bir ifadeyle, ekonominin bir bütün olarak nasıl çalıştığına odaklanmaktadır. Uluslararası ticaret süreçlerini destekleyen makroekonomik faktörlerin belirlenmesinin avantajı çok önemlidir. Bu, işsizlik, GSYİH ve enflasyon gibi değişkenleri hesaba katmayı içerir.Bu çalışmanın amacı, seçilmiş makroekonomik değişkenlerin uluslararası ticaret üzerindeki etkilerinin açıklanmasına ampirik bir uygulama ile katkı sağlamaktır. Çalışma 2000-2019 yılları arasındaki 20 yıllık ikinci verileri kapsamaktadır. Çalışmada panel veri analizi tercih edilmiş olup, değişkenlerin kısa ve uzun dönemli ilişkilerinin incelenmesi panel ARDL metoduyla analiz edilmektedir. Çalışma, seçilen makroekonomik değişkenlerin uzun vadede ticari açıklık üzerinde güçlü ve anlamlı bir etkisi olduğuna dair kanıtlar sunmaktadır. Ancak, bu çalışmanın kısa dönemli ilişkileri incelendiğinde işsizlik dışında olumlu bir etkiyle karşılaşılmamıştır. Araştırmanın uzun dönemli ilişkilerine bakıldığında karışık bir yapı gösterdiği halde bu yapının hepsi literatürle tutarlılık göstermektedir.

Ekonomik kalkınmaMakroekonomiMakroekonomik değişkenler+2
İlias Ashirov
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de lojistik sektörünün rekabet gücü üzerine değerlendirme

Günümüzün küreselleşmiş ticaret ortamında firmalar yalnızca ulusal firmalarla değil aynı zamanda global firmalarla da güçlü bir rekabet içindedirler. Firmalara, ürün ya da hizmetlerinin kalitesinden sonra rakipleri karşısında üstünlük kazandıracak en önemli araç lojistik tercihleri olmaktadır. Şirketler, müşterilerinin ihtiyaçlarına cevap verirken aynı zamanda rakiplerine karşı üstünlük kurabilmek için lojistik süreçlerini etkili ve verimli kılmalıdır. Lojistik sektörü; üretim ve ticaretin bu denli uluslararasılaştığı, ticari anlamda ülke sınırlarının ortadan kalktığı piyasa ortamında hem ürün hem de hizmet üretiminde faaliyet gösteren firmaların doğal bir ihtiyacıdır. Lojistik sektörü, her sektörü destekleyici pozisyonuyla ve güncelliğini kaybetmeyecek bir alan olması sebebiyle araştırmaya değer bir alandır. Çalışmanın amacı; Türkiye'de uluslararası lojistik sektörünün rekabet gücünü inceleyerek sektörün rekabet edebilirliğini artıracak çözümler aramaktır. Bu amaç doğrultusunda Türk lojistik sektörünün yeri, Lojistik Performans Endeksi ve Küresel Rekabet Gücü Endeksi temelinde araştırılmıştır. Çalışmaya Küresel Rekabet Gücü Endeksi Ulaştırma Altyapısı alt bileşeni dahil edilerek karşılaştırmalar yapılmış ve sektörün uluslararası konumu incelenmiştir. Araştırma sonucunda Türk lojistik sektöründe uluslararası anlamda rekabet gücü en yüksek alanın havayolu taşımacılığı olduğu görülürken Türk lojistik sektörünün dünya rekabet ortamını şekillendirecek konumda olmadığı sonucuna varılmıştır.

LojistikLojistik sektörüRekabet+3
Neslişah Altaş
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital pazarlamanın küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin uluslararası ticaretlerine etkisi ve Türkiye örneği

Dijital pazarlama, işletme ve müşterileri arasında bağlantı kurmak için doğrudan tepkiler bileşimini ve aynı zamanda doğrudan olmayan pazarlama unsurlarını ve çeşitli modern teknolojileri kullanır. Bu pazarlama türü ayrıca dünya çapındaki internet ağını kullanarak yeni girişimler çekme, yeni pazarlama, müşteri tanımlama ve onlarla ilişkiler kurma, mevcut işletmeyi işletme ve marka tanıtma gibi şirketlerin yaptığı çok çeşitli etkinlikleri içerir Bu araştırma, Türkiye'deki küçük ve orta ölçekli şirketlerin işlerini ve ürünlerini tanıtmak için dijital medya kaynaklarını ne derece yoğunlukta kullandığını incelemektedir. Ayrıca bu araştırma farklı pazarlama yöntemlerinin kullanımını ve bu işletmelerin şirket büyüklüğü, yıllık gelir ve diğer önemli parametreler açısından mevcut araçları nasıl kullandıklarını incelemektedir. Literatürde, yöneticilere ve işletme sahiplerine şirketlerinin dijital çevrimiçi olarak nasıl temsil edildiği konusunda yapılan bir araştırmaya göre, bazı iş alanlarında dijital pazarlama stratejileri halihazırda uygulanmış olsa da daha geleneksel şirketler hala eğilimi ve teknolojiyi yakalayamamıştır. Bu nedenle hem yerel hem de küresel pazarda rekabet gücünü sürdürmek için bu boşlukların nasıl çözülebileceğini ve girişimcilerin bu sorunları nasıl anlayabileceklerini ve bunlarla nasıl yüzleşebileceklerini belirlemek önemlidir. Çalışmanın konusunu, Türkiye'deki uluslararası ticaret yapan KOBİ'lerin, dijital pazarlama araçlarının kullanımlarının onların satışları üzerindeki etkileri oluşturmaktadır. Kullanımların ve etkilerin belirlenmesi amacıyla elde edilen veriler, Türkiye'de KOBİ tanımına giren 28 işletme sahibi ya da yöneticilere uygulanan Yapılandırılmış mülakat formu sonucunda elde edilmiştir. Bu çalışma toplamda üç bölümden oluşmaktadır. Birinci ve ikinci bölümler kavramsal çerçevenin verilmesi amacı ile literatür taramasından oluşmaktadır. Bu iki bölümde dijital pazarlama ve Türkiye'deki küçük ve orta ölçekli işletmelere genel bakış ele alınmaktadır. Toplanan verilerin analizi, dijital pazarlama araçlarının kullanım dereceleri ile satışlar üzerindeki etkileri arasında anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Çalışma sonuçlarından KOBİ'ler için uygun dijital pazarlama tekniklerinin olmamasının KOBİ'lerin dijital pazarlama tekniklerini benimsemesini engelleyen en büyük sorun olduğu bulunmuştur. Ayrıca dijital pazarlama araçlarının kullanımının, pazarlama bölümü bulunma durumuna göre anlamlı bir şekilde farklılık göstermediği tespit edilmiştir.

KOBİPazarlamaPazarlama yöntemleri+3
Abdullahi Mohamed Mohamud
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Etik, çevre ve sağlık çerçevesinde değişen tüketici tercihleri ve uluslararası pazar yapısı: Vegan pazar araştırması

Küreselleşmenin ve endüstrileşmenin etkisi ile artan rekabet, en düşük maliyetle en yüksek kazanç elde etme anlayışına yol açarak, kaynakların kendini yenilemeyeceği seviyelerde, aşırı ve kontrolsüz tüketimine yol açmıştır. Bununla beraber, çevre sorunları, uluslar ötesi bir boyuta ulaşarak gündemin önemli bir başlığı haline gelmiştir. Özellikle refah düzeyi yüksek toplumlarda ise; yaşanan sorunlara karşı yüksek düzeyde bilinçlenme ve hassasiyet görülmeye başlanmıştır. Bu durum tüketicilerin satın alma kararlarına ve etik, çevre, sağlık gibi konulardaki bilinçlenmenin etkisi ile yaşam tarzlarına ve tutumlarına yansımaktadır. Değişen tüketici tercihleri ve etik konular, sağlığa yönelik endişeler, çevresel sorunlar ve özellikle sürdürülebilirlik kaygıları, Dünya'da hızla gelişen yeni bir tüketici grubu ve yeni bir pazar yaratmıştır; Vegan pazar. Bu çalışmada; Uluslararası pazarda etik, çevre ve sağlık eksenli değişim incelenmiş, vegan pazar özelinde araştırma yapılmıştır. Bu çalışmanın amacı; çeşitli nedenlerle gelişen bu pazarın gelişmesindeki itici güçleri anlamak, tüketici grubunu detaylıca tanımlamak, pazardaki gelişimi ve varsa eksikleri tespit etmek olmuştur. Çalışmanın son bölümünde; Türkiye'de üretim yapan vegan üreticilere ve Türkiye'de yaşayan vegan tüketicilere yönelik iki ayrı çalışma yapılmıştır. 280 vegan tüketici ve 3 vegan üretici çalışmamızın örneklemini oluşturmuştur. Çalışmanın sonucunda pazarın sadece talep odaklı gelişmediği, büyüyen çevre sorunları ve hızla artan nüfusun etkisi ile pazarda alternatif arayışlarının oluştuğu ve bunun pazarın büyümesine katkı sağladığı, Türkiye'de yaşayan veganların büyük oranda çevreyi önemsediği ve veganlar arasında çevrecilik anlayışının gelişmiş olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Türkiye'de vegan pazara yatırım yapanların ise iklim krizi ve sürdürülebilirlik başlıklarını önemsedikleri görülmüştür.

EtikGlobal pazarlamaSağlık+6
Ezgi İlbaş
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Küresel rekabet ortamında Türkiye'nin zeytin sektörü: Gemlik zeytin üreticileri üzerinde bir analiz

Günümüzde küreselleşme önemli bir faktör haline gelmiştir. Ülkeler uluslararası alanlarda yer alabilmek için bu kavramın önemini ve devamlılığını etkili bir şekilde kavramalıdır. Çalışmada küreselleşmenin gelişimi, boyutları ve etkileri incelenmiştir. Küresel rekabet ile birlikte üretim ve tüketim anlayışlarında değişim yaşanmıştır. Çalışmada küresel rekabet ortamında Türkiye'nin zeytin sektörü ve diğer ülkelere karşı konumunu araştırılmaktadır. Dünya ve Türkiye'de zeytincilik sektörünün durumu ve zeytin sektörünün tarihsel gelişimi incelenmiştir. Bu sayede sektörün geçmişi ve günümüzdeki hali karşılaştırarak, geleceği hakkında öngörülerde bulunulmasına yardımcı olması amaçlanmaktadır. Ülkemizde zeytin ve zeytinyağı sektöründe zeytin üretiminin, kalite standartlarının ve rekabet edebilirliğin arttırılması için yapılması gerekenlerin doğru bir biçimde belirleyebilmek için mevcut durumu, yaşanılan sorunları ve potansiyeli saptamak önemlidir. Türkiye'nin rekabet edebilirlik seviyesinin arttırılması için karşılaşılan sorunların çözümünü anlamak ve uygun politikalar izlenmesi gerekmektedir. Çalışmada zeytin sektörünün güncel durumu ve Türkiye'nin sektördeki potansiyeli incelenmiştir. Zeytincilik sektörü hakkında somut bilgiler araştırılarak sektörün dünyada ve ülkemizdeki mevcut durumu ortaya konulmuştur. Sonraki bölümlerde ise rekabetçilik bakımından Türkiye ve dünyada zeytincilik sektörünün durumu, sorunları ve çözüm önerilerine yer verilmiştir. Çalışmamızda Türkiye'de zeytin sektöründe karşılaşılan sorunlar araştırılmış ve çözüm önerileri incelenmiştir. Gemlik zeytin üreticilerine yönelik anket çalışması düzenlenmiştir. Üreticilere sektörel sorular yöneltilmiştir ve alınan cevaplar neticesinde veriler analiz edilmiştir ve bulgular yorumlanmıştır.

Elif Hayretci
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Küresel dengesizliklerin denizcilik sektörüne etkileri: Türkiye'deki limanların yük elleçleme verimlilikleri üzerine istatistiksel bir analiz

Maritime sector has a crucial role in international trade, acts as a main enabler while carrying 90% of the world merchandise goods. That is why global economic and trade activities, or any imbalances affect maritime sector directly. Although Turkey has natural maritime advantages, it fell behind of the global seaborne trade. Insufficient attention and weak policies created today's problems that put Turkish maritime sector in more vulnerable position against global imbalances. To eliminate these problems and to increase Turkey's share in international maritime sector, the first station is Turkish ports and increasing their efficiency. Because if maritime transport is running the circulation system of global trade, ports are best spots to measure the blood pressure. In this study import and export port throughput efficiencies of the Turkish ports was determined, and results were evaluated to measure the impact of global imbalances occurred in the last 15 years which are 2008 Global Economic Crisis and US-China Trade Wars. The efficiency analyses were carried out by Data Envelopment Analysis method. In the literature port efficiency analyses mostly used port's physical features and as the distinguishing feature, this study looks from the wider frame to this point and use both physical and economic parameters to evaluate port throughput efficiency. By revealing the results, relatively efficient/inefficient periods and underlying reasons were highlighted. Export port throughput efficiency were found highly sensitive to the global economic and commercial imbalances, and the sensitivity of the import port throughput is found more related with the national economic structure and conditions. The results indicate a clear path for policy implications that were suggested for primary economic and financial instabilities and structural problems to increase the port throughput efficiency, to provide safer environment for members and candidates of maritime sector, to operate more efficiently in the time of global imbalances. Keywords: Maritime Sector, Global Imbalances, Economic and Financial Crisis, Trade Wars, Turkish Port Throughput Efficiency, Data Envelopment Analysis (DEA),

Maritime sectorEconomical crisis 2008Economic efficiency+7
Gökçe Barış
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Uluslararası ticarette blockchain kullanımı: Vaka çalışmaları üzerine analiz

In the world where the challenges of time and place differences are realized, digitalization is a technological development which piece people and institutions together. Thanks to this innovation, people from different places of the world can provide dataflow to each other. These flows are usually conducted through an intermediary. With Blockchain technology, these dataflows have been achieved without intermediaries in decentralized networks. This study works on using Blockchain technology in international trade transactions. In the study, digitalization of money and accounting issues is examined primarily. Then, the background of data communication is explained by examining Blockchain's technical structure. In order to highlight transparent and reliable aspects of this technology; Blockchain based e-money and digital signatures examined. In addition, provided innovations by this technology are evaluated with perspective of trade finance, logistics and government policy issues. The recent case studies regarding the innovations, which the thesis aims to explain, are examined and the effects of these projects were analyzed. According to the analysis, it has been found that blockchain technology solves excessive time consumption, tax avoidance, letter of credit costs and physical archiving problems in international trade.

Smart contractsBlockchainBlockchain system+5
Kadir Sayın
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Türkiye-Rusya ikili ticaret ilişkisinin analizi: Rusya-Ukrayna Savaşının zorlukları ve fırsatları

This research work examines Turkey's bilateral trade intercourse with Russia in order to identify potentialities and problems for Turkey caused by the Russia-Ukraine War. In the course of the study, with help of descriptive statistics and calculations of trade indices, the current state of Russian-Turkish trade has been analysed. Afterwards, commodity sectors in which supply is expected to fall due to international companies' suspension of businesses were identified. Next, Revealed Comparative Advantage Index and its dynamic form were calculated to assess Turkey's potentialities to export commodities of the identified sectors and to highlight commodities groups where export policy should be improved.

RussiaWarTrade+5
Marina Kramskova
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Lojistik sektörünün sürdürülebilirlik için endüstri 4.0 teknolojileriyle dönüşümü: Bir içerik analizi

The effect of production and consumption processes on the ecological environment, which emerged with the Industrial Revolution and continues to increase in importance today, is an important issue that is dealt with globally. The awareness of reversing these great negative effects that caused this period to be called the Anthropocene - the human age- has also been the most important vision of today. Countries are now looking for solutions to make the necessary transformations to make these processes sustainable. The issue of sustainability, which was dealt with only the environmental dimension in previous years, is now being examined with a more holistic perspective, including economic and social dimensions. At this point, the efforts of enterprises to achieve sustainable development goals by addressing environmental, social and economic dimensions are very valuable. Industry 4.0 technologies, which we have heard frequently recently, include technologies that businesses include in their transformation in line with sustainable development goals. The purpose of this study, while performing its activities in line with the objectives of sustainable development of enterprises in Turkey, is to investigate whether a transformation in the industry 4.0 technologies. While conducting the research, the logistics sector, which is thought to have an impact on sustainability in many processes, was chosen as an example. Content analysis method was used to understand the technological transformation in sustainable development oriented logistics processes. In the content analysis, the Sustainability Reports of v the companies and the press releases, news and announcements pages on the websites of the companies that do not publish reports were examined and the dimension of the relevant transformation was investigated. The result obtained as a result of the data analyzed with the ATLAS.ti program is that companies in an interaction with Industry 4.0 technologies have an awareness in their discourse, but this interaction is still at the beginning level.

Industrial 4.0Logistic sectorSustainable development+2
Deniz Tüzün
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Şirketlerin üretim faaliyetlerini kendi ülkelerine döndürmeleri ile oluşan tüketici duyarlılığı bağlamında marka güveninin incelenmesi: Deneysel bir çalışma

In today's global business environment, companies strive to gain competitive advantage through the strategies they follow with regard to the value chain operations. Companies have been trying to obtain both cost efficiency and value creation from the 1950s to the present by following these strategies, which stand on two main pillars as governance and location choice. However, since the 1980s, concepts such as offshoring and reshoring have started to take place with the transformation of these choices into geographical strategies. Although the drivers leading companies to offshore are related to the upper part (producers, factor markets, etc.) of the value chain, the factors bringing the reshoring decision such as quality, high cost, etc., which seem to be firm-sided, are indeed associated with the end consumer. Volatile demand and global competition conditions make it necessary for companies to always put consumers at the center of their strategic decision making. As a matter of fact, when the decision of reshoring is taken from a consumer-oriented perspective while acquiring the resources that the company can gain competitive advantage, it will both increase the customer value and bring an advantage over competitors competing with similar resources. In this respect, this thesis focuses on the demand-side effects of reshoring and an experimental study was conducted to understand the mediator role of consumer reshoring sentiment among consumers' ethnocentric orientation and brand trust under the conditional effects of perceived motives and category country image. In addition, the model has been tested for partial and full reshoring conditions. The findings exhibit consumers' ethnocentric orientation interacts with perceived motive, generates a reshoring sentiment, which intersect with the category image of the offshored country, ultimately produces brand trust accordingly.

EthnocentrismBrand trustConsumer reshoring+3
Çağla Dayanğan
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

İşletmelerin uluslararasılaşma süreçlerini etkileyen faktörler; Teknoloji geliştirme bölgeleri'nde faaliyet gösteren girişimci işletmeler üzerine bir çalışma

Reviewing the international business literature on companies that continue their operations across national borders, until recently the internationalization processes of large multinational companies that operate in international markets and have no shortage of financial and human resources have been discussed and various studies have been conducted. Despite the limited resources, with the effect of developments in the technological, economic, political and socio-cultural spheres, many entrepreneurial firms do not limit their commercial activities to the country in which they are based, but carry them out on an international scale. Entrepreneurial firms located in Technology Development Zones are accelerating economic growth and development in our country with an export volume of approximately $ 5.1 billion as of 2020. The main objective of this study is to determine the factors that affect the entrepreneurial firms in the Technology Development Zones that we can now call ''new international players'' to start international activities. The analyzes carried out for this purpose was examined from three points of view. The effects of locating the companies in the entrepreneurship ecosystem in İzmir and being located in Technology Development Zones studied. In addition to the benefits of being part of the entrepreneurship ecosystem in Izmir and operating in Technology Development Zones, there is some developmental areas were identified in Technology Development Zones. This developmental areas that will contribute to the competitive advantage of companies located in Technology Development Zones in international markets were identified and recommendations were made. The final part of the analysis examined the managerial, firm, and environmental factors on the internationalization status of the firms in our sample. It was found that firms' managerial factors export commitment and international experience are more effective on firm internationalization than environmental and firm factors. In addition to it's contribution to the literature on entrepreneurship ecosystem in Izmir where few studies have been conducted, it is belived that the research will contribute to the international entrepreneurship literature with the evaluation made by considering the whole of managerial, environmental and firm-related factors, contrary to many examples in the literature in Turkey. Keywords: Internationalization, International Entrepreneurship, Technology Development Zones, İzmir Entrepreneurship Ecosystem.

Entrepreneurship ecosystemTechnology development areasInternational entrepreneurship+3
Nazlıcan Barutçu
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Tereddütlü Bulanık SWARA yöntemi ile uluslararası firmaların ihracat performanslarının değerlendirilmesi

Dünyada ticaretin küreselleşmesi, yeni pazarların ortaya çıkmasıyla birlikte ihracatın önemi de artmıştır. Firmaların ihracata yönelmeleri ve oluşan rekabet ortamında var olabilmeleri için dış pazarda önem vermeleri gereken faktörler vardır. Bu çalışmanın amacı ihracatı etkileyen kriterleri belirlemek ve ihracatta ne derecede önemli olduklarını tespit etmektir. Öncelikle konunun önemine değinmek amacıyla ihracatın faydaları araştırılmıştır, ihracat performansını etkileyen kriterler belirlenmiştir. İhracat performansını hesaplamak için 3 ana kriter ve 16 alt kriter belirlenmiştir ve ihracat alanında 5 uzman kişi ile görüşülmüştür. Kriterlerin önem derecelerinin hesaplanması için dilsel ifadeler kullanılmıştır. Uygulamada kullanılan kriterlerin ağırlıklarını hesaplamak için Tereddütlü Bulanık SWARA yöntemi kullanılmıştır ve firmaların ihracat performansları hesaplanmıştır. Sonuç olarak ihracat yapan firmaların ihracat performansını etkileyen tek bir kriter olmadığı yönetici özelliklerinin, sürdürülebilirliğin ve üretilen ürün özelliklerinin ihracat yapabilmede öne çıkan kriterler olduğu belirlenmiştir.

Bulanık sistemlerPerformansSWARA yöntemleri+3
Senem Çakır
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Azerbaycan-Türkiye dış ticaret ilişkileri ve güney gaz koridoru'nun etkisi

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği dağıldıkta bağımsızlığını ilan eden devletlerden biri olan Azerbaycan, komşu devletlerle iyi ilişkiler kurmayı ve bu ilişkileri geliştirmeyi dış politikanın öncelikli alanı olarak belirlemiştir. Azerbaycan, tarihsel ve kültürel bağlılığı olan Türkiye ile bu ilişkileri ileri seviyede sürdürmeye çalışmaktadır. Araştırmada XX. Yüzyılın başlarından başlayarak günümüze kadarki zamanda, Azerbaycan ve Türkiye arasında ilişkiler, özellikle bağımsızlığını kazandıktan sonraki zamanda gerçekleşen karşılıklı yatırım, karşılıklı ticaret hacmi, sektörel ticaret ve ticari işbirliklerine ilişkin veriler yorumlanmakta, her iki devletin karşılıklı yatırım ve ticari ilişkilerinin düzeyi vurgulanmaktadır. Daha sonra bölgenin en önemli projelerinden olan Güney Gaz Koridoru`nun bu devletlerin karşılıklı ekonomik, stratejik ve politik ilişkilerine etkisi karşılaştırma yöntemi ile değerlendirilmektedir. Değerlendirme sonucunda Güney Gaz Koridoru projesinin her iki ülkenin ekonomik, stratejik ve politik ilişkilerine olumlu yönde katkısı olduğuna varılmaktadır.

AzerbaycanDoğal gazDoğal gaz boru hatları+5
Royal Eyvazov
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de katılım bankacılığına yönelik tercihlerin belirleyicileri üzerine bir araştırma

Bankacılığın kökeni çok eski tarihlere dayanmaktadır. Fakat 1300'lü yıllardan bu yana ilerlemesini devam ettirmiş olan bankacılık sistemi, 20. yy'da Amerika Merkez Bankası'nın kurulmasıyla beraber modern bankacılığa dönüşmüştür. Ekonomik sistemlerin ihtiyaçlarına göre gelişen ve büyüyen bankacılık alanında günümüzde konvansiyonel bankacılıktan farklı bankacılık çeşitleri de vardır. Ayrıca bu farklı bankacılık türleri giderek daha etkin ve aktif bir biçimde etkinliklerine devam etmektedir. Bu bankacılık türlerinden biri de Katılım Bankacılığıdır. Katılım bankacılığı kısaca, özel cari ve katılma hesapları aracılığıyla fon toplamak ve topladığı bu fonları faizsiz finans şartlarına uygun biçimde kullandırmak amacıyla faaliyet göstermekte olan bankalardır. Katılım bankacılığı tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de talep görme açısından gelişimini sürdürmektedir. Bu çalışmamızda, Katılım bankalarını tercih eden müşterilerin tercihlerinin belirleyicileri üzerine bir anket uygulanmıştır. Anketler, Google formlar aracılığıyla oluşturulup Türkiye geneline dağıtılmış ve 423 kişinin ankete katılımı olmuştur. Anketlerin analizi sonrasında, belirlenen dört faktör içerisinden, müşteriler için en önemli olan faktörün Müşteri Hizmetleri faktörü olduğu sonucuna varılmıştır. Bu doğrultuda, müşteri tercihlerinin belirleyicileri konusunda en önemli etkenin Müşteri Hizmetleri faktörü olduğu belirlenmiştir.

KatılımKatılım bankacılığıMüşteri tercihleri+3
Ertuğrul Uzun
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Pazarlama karması bakış açısıyla medikal turizm bileşenlerinin değerlendirilmesi: Muğla ili örneği

Sağlık turizminin bir alt dalı olarak insanların tedavi olmak amacıyla başka ülkelere seyahat etmeleriyle ortaya çıkan medikal turizm pazarı 2000'li yıllarla birlikte hızla büyüyen bir pazardır. Yirminci yüzyılın sonlarına kadar üst gelir grubundaki gelişmekte olan ülke vatandaşları kendi ülkelerinde olmayan tedavilere ulaşmak amacıyla gelişmiş ülkelere seyahat ederken, sonrasında gelişmekte olan ülkelerin pazara girmesiyle seyahatin yönü, gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere doğru değişmiştir. Böylece ileri teknoloji, kaliteli hizmet ve uygun fiyat politikasıyla medikal turizm pazarı büyük gelişim göstermiştir. Pazarlama karması ise işletmelerin uzun ve kısa vadeli strateji ve taktiklerini geliştirmek için kullandıkları, tüketicinin ihtiyaçlarına göre ürünlerinin oluşumundaki tüm karar verme süreçlerini oluşturan kavramsal bir çerçevedir. Türkiye'nin en önemli kitle turizm destinasyonlarından birisi olan Muğla İli, kitle turizminde ki başarısı, sahip olduğu konumu, ulaşım ve konaklama olanakları, tarihi, doğal, kültürel zenginlikleri ve sağlık alt yapısı ile medikal turizm açısından da önemli bir destinasyon olabilme potansiyelindedir. Bu bakış açısıyla geliştirilen tezin amacı Muğla İli medikal turizm bileşenlerinin pazarlama karması kapsamında değerlendirilmesidir. Bu çalışma keşfedici araştırma deseniyle ortaya koyulmuş olup öncelikle literatürden elde edilen veriler ışığında içerik analizi yapılarak araştırma amacına uygun veri toplama aracı oluşturulmuş sonrasında da karmaşık problemlerin hiyerarşik bir yapı içerisinde çözülmesini sağlayan Analitik Hiyerarşi Process (AHP) yöntemi kullanılmıştır. Hizmet pazarlama karması bileşenlerinden oluşan 7 ana kriter ve bunlara bağlı 26 alt kriterden oluşan, ikili karşılaştırma matrislerinin kullanıldığı AHP yöntemine göre hazırlanan veri toplama aracı, yargısal ve kar topu örneklem yöntemiyle 35 katılımcıya 01 Şubat – 15 Mart 2022 tarih aralığında uygulanmıştır. Veriler Microsoft Excel ve Expert Choice programlarında analiz edilmiş olup elde edilen bulgulara göre 'Fiziksel Kanıtlar' ana kriteri önem ağırlığı en yüksek ana kriter olarak belirlenmiştir. Tedavi ücreti, hekim kalitesi, ulaşım kolaylığı, diğer müşterilerin memnuniyetleri, hizmet sağlayıcıların ve fiziksel alanların görünümü, medikal turizm odaklı kişiye özel sağlık hizmeti ve hastaların süreçle ilgili doğru bilgilendirilmesi alt kriterleri ise kendi grupları içerisinde önem ağırlığı en yüksek alt kriterler olarak belirlenmiştir.

Sağlık turizmi
Aykut Topcu
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Muğla ilinde 3, 4, 5 yıldızlı otel çalışanları üzerine örgütsel sinizmin örgütsel bağlılık üzerindeki etkilerinin incelenmesi

Uzun yıllardır, ülkeden ülkeye, kurumdan kuruma değişiklik gösterse bile, çeşitli şekillerde adaletten yoksun taraflı olarak işyeri çalışanına yansıtılan tavır ve davranışlar sözkonusudur. Bu davranışlar otel çalışanlarının Sinizm dediğimiz "Çalıştıkları kuruma karşı negatif duygu beslemelerine" neden olmaktadır. Böylece Sinizm düzeyleri artan işyeri çalışanlarının, çalıştığı örgütlerine olan bağlılıkları azalmaktadır. Dolayısıyla işgörenlerin iş verimlilikleri ciddi boyutta olumsuz yönde etkilenmektedir. Bu araştırmanın amacı, Muğla ilindeki 3,4,5 yıldızlı otellerde çalışan personelin yaşama düzeyleri ile örgütsel sinizm ve örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi saptamak ve bazı değişkenlere göre analiz etmektir. Araştırma, ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın örneklemini Muğla il merkezinde ve bazı ilçelerinde faaliyet gösteren 3,4,5 yıldızlı otel işletmelerinde çeşitli statülerde çalışan 315 personel oluşturmaktadır. Yapılan araştırmada, bazı uluslararası araştırmacı ve akademisyenlerin geliştirdiği ölçekler kullanılarak oluşturulan bir anket çalışması uygulanmıştır. Anket çalışmasının uygulanabilmesi için ilgili kişilerden e-mail yoluyla gerekli izinler alınmıştır. Yapılan analizler sonucunda, 3,4,5 Yıldızlı otel işletmelerinde çalışan kişilerin Sinizm düzeyleri ile Örgütsel bağlılık düzeyleri arasında zıt yönlü bir ilişki bulunmuştur. Yapılan araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, örgütsel sinizm yaşama düzeyleri, medeni durum ve eğitim kademesine göre; örgütsel bağlılık yaşama düzeyleri, cinsiyet, yaş ve kıdem değişkenlerine göre farklılık göstermektedir.

MuğlaOtel personeliOteller+3
Kasım Gürbüz
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Liman işletmelerde iş sağlığı ve güvenliği üzerine risk analizi: İstanbul TCDD Haydarpaşa Limanı

Dünya genelinde uluslararası ticarette en yaygın kullanıma sahip taşıma modunun deniz ticareti olduğu bilinmektedir. Ülkemiz açısından deniz ticareti, uluslararası ticarette aktif rol oynayabilmenin anahtarıdır. Bu nedenle deniz ticaretinin gerçekleştirildiği limanlar ticaretimizin bel kemiğini oluşturmaktadır. Özellikle İstanbul Limanı en işlek, en gelişmiş, ve ticaret hacminin en yüksek olduğu en önemli ithalat limanıdır. Liman işletmelerinde ticaretin kesintiye uğramadan ilerlemesi için iş sağlığı ve güvenliği hususunda gerekli önlemlerin alınması ve takibinin yapılması gerekmektedir. Yapılan araştırmalar neticesinde ülkemizde iş sağlığı ve güvenliği hususunda ciddi problemler yaşandığı ortaya çıkmaktadır. İşletmeler ve çalışanlar tarafından iş sağlığı ve güvenliğine yeterince önem verilmediği konu ile ilgili gerekli bilgiye sahip olunmadığı için iş kazaları ve meslek hastalıkları gün geçtikçe artmaktadır. İstanbul Haydarpaşa Limanı'nda yapılan araştırma neticesinde dikkatsizlik, bilgi eksikliği ve tecrübesizlik iş kazalarının en önemli sebeplerinin başında gelmektedir. Çalışma bu sebeplerden hareketle liman işletmelerde karşılaşılabilecek tehlikelerin belirlenmesi, risk değerlendirmelerinin hesaplanması gerekli önlemlerin alınarak olası kazaların makul seviyeye getirilebilmesi amaçlanarak hazırlanmıştır. Çalışmada iş sağlığı ve güvenliği kavramının tanımını, tarihçesini, uygulama alanlarını, risk faktörlerini içeren konularda literatür taraması yapılmıştır. Sonraki aşamada liman işletmelerde karşılaşılan iş sağlığı ve güvenliğini tehlikeye atabilecek risklerin belirlenip, hangi önlemler ile bu risklerin nasıl kontrol edilebileceğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. İstanbul Haydarpaşa Limanı' nda karşılaşılabilecek risk ve tehlikelerin belirlenmesi için risk analizi metotlarından Hata Türleri ve Etki Analizi metodu kullanılarak risk değerlendirme çalışması ile önlem niteliğinde amaçlar geliştirilmiştir.

Liman işletmesiRisk analiziRisk değerlendirmesi+3
Büşra Yıldız
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Müşteri yönlülüğün hizmet baskın mantık yaklaşımıyla değerlendirilmesi: Yat işletmeciliği üzerine nitel bir araştırma

Yat işletmeciliği, deniz turizminin önemli bir bileşeni olan yat turizmi bünyesindeki yat tatili konseptini uygulayan bir işletmecilik dalıdır. Yat işletmeleri ise bu konsepti farklı müşteri bölümlerinin beklenti ve istekleri doğrultusunda uygulayan, tekne kiralama çözümleriyle birlikte yat tatilinin planlanması ve organize edilmesi görevlerini üstlenen hizmet işletmeleridir. Hizmet baskın mantık yaklaşımı, pazarlama teorisinde ekonomik değişimin temelinin hizmet olduğunu belirten bir paradigmadır. Ayrıca birlikte değer yaratma konusunun önemini vurgulayan bu yaklaşıma göre müşteriler ve diğer aktörler karşılıklı olarak değer önerilerinde bulunarak özünde hizmete karşılık hizmet yaratmaktadırlar. Bu bakış açısıyla müşteriler, işletmeler için önemli bir değer yaratma kaynağıdır. Müşteri yönlülük ise, müşterilerin ihtiyaçlarını belirlemek amacıyla bilgi toplama, belirlenen ihtiyaçları analiz etme ve bu ihtiyaçlara yönelik rakiplerden önce çözümler sunmayı benimseyen bir stratejik yönelimdir. Bu tez çalışmasının amacı, hizmet yoğun bir turizm sektörü olan yat işletmeciliği bağlamında pazarlama bakış açısının incelenmesiyle elde edilen veriler doğrultusunda, müşteri yönlülüğün hizmet baskın mantık yaklaşımıyla değerlendirilmesidir. Bu amaç doğrultusunda, keşfedici araştırma tasarımıyla geliştirilen bu çalışmada, ön araştırma kapsamında 5 uzman ile yarı yapılandırılmış görüşme, hizmet baskın mantık ve müşteri yönlülük değişkenlerinin turizm literatüründe incelenmesiyle içerik analizi ve yat işletmeciliği konusunda uzman 28 kişi ile Delphi araştırması ile üç aşamalı bir nitel araştırma uygulanmıştır. Çalışmanın sonucunda, hizmet baskın mantık yaklaşımının 4 temel unsuru olan hizmet, kaynaklar, aktörler ve birlikte değer yaratma olgularına göre müşteri yönlülük süreci değerlendirilmiş ve yat işletmeciliğinde müşteri yönlü davranışların müşteri memnuniyeti, müşteri sadakati, hizmet yeniliği ve hizmet kalitesini olumlu yönde etkilediği çıkarımına ulaşılmıştır.

Delphi tekniğiHizmet baskın yönelimHizmet odaklılık+4
Zeynep Nur Varol
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Gastronomi destinasyonu seçiminde turist tercihlerini etkileyen faktörler ve gastronomi destinasyonlarının algılanan performansı: Gaziantep, Adana, Hatay, Şanlıurfa ve Mardin örnekleri

Gastronomi alanının son dönemde ki gelişimiyle beraber gastronomi turizmi kavramı da ön plana çıkmıştır. Türkiye'de ise bu konuda son derece önemli ve potansiyel sahibi destinasyonlar mevcuttur. Gastronomi turizminin gelişimi beraberinde akademik çalışmaları da getirmekle birlikte destinasyonlar üzerindeki rekabetçilik algısı konusunda eksiklik gözlemlenmiştir. Çalışma bu eksiklik çerçevesinde Türkiye'de yer alan gastronomi alanında ön planda olan Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin, Hatay ve Adana şehirlerinin, insanların gözünde sahip olduğu performansın belirlenebilmesi amacıyla yapılmıştır. Bu doğrultuda söz konusu destinasyonlarda bulunan işletme sahipleri ve yerel yöneticiler adına karar verme, politika üretme konusunda bir araç olabilmesi amaçlanmaktadır. Buna ek olarak araştırma kapsamındaki destinasyonları ziyaret eden turistlerin bölge gastronomisi hakkındaki fikir ve görüşleri de değerlendirilerek destinasyonlar için gerçek anlamda bir rekabetçilik belirlemesinin yapılması adına veri sağlanmıştır. Bu sayede her iki verinin karşılaştırılarak destinasyonların güçlü ve zayıf yönlerinin belirlenmesi sağlanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın bölge yöneticileri ve ekonomik döngü içerisinde yer alan işletme sahipleri adına araç olabilmesinin altında yatan temel neden bu verilerin karşılaştırılmasıdır. Gastronomi turizmi alanında bölgelerin, turistler üzerinde sahip oldukları izlenimler, fikirler oldukça önemli bir konumda bulunmaktadır. Turistlerin seyahat etmeyi planladıkları destinasyonları önceden araştırdığı bir dönemde bu tarz bilgiler, seyahat planlarını olumlu veya olumsuz açıdan etkileyebilmektedir. Bu çalışma ile birlikte potansiyel turistlerin gastronomi destinasyonlarını algılama şekli ile söz konusu bölgelerin gastronomisini deneyimleyen turistlerin sahip oldukları düşünceler arasındaki farklar ortaya konmak istenmiş ve bu çerçevede destinasyonların gereken politikaları uygulayarak daha rekabetçi bir konuma gelmesi hedeflenmiştir.

AdanaDestinasyonGastronomi+7
Oğulcan Bayram
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Gelişmiş ve gelişmekte olan hisse senedi piyasalarında risk hiyerarşisi

Bu çalışmanın amacı küresel hisse senedi piyasalarındaki risk hiyerarşisini araştırmaktır. Hisse senedi piyasaları üzerine yapılan önceki çalışmalarda piyasaların farklı özelliklere sahip olduğu bulgusuna rastlanmıştır. Özellikleri bakımından sınıflandırılan bu piyasalar literatürde; gelişmiş hisse senedi piyasaları ve gelişmekte olan hisse senedi piyasaları olarak adlandırılmaktadır. Morgan Stanley Capital International (MSCI) tarafından yayınlanan gelişmiş ve gelişmekte olan 49 ülkenin hisse senedi piyasası birlikte incelenmiştir. Araştırmanın sağlıklı sonuçlar üretebilmesi açısından piyasaların temsili hisse senedi fiyat performans endeksleri kullanılmıştır. Ayrıca araştırmada 2000-2020 yılları arasındaki günlük kapanış fiyatları kapsama alınmıştır. Piyasaların riski ise standart sapma ile ölçülmüştür. Gelişmiş ve gelişmekte olan hisse senedi piyasaları arasındaki benzerlik ilişkisinin oluşturulmasında dinamik zaman bükmesi algoritmasından yararlanılmış ve sonuçlar minimum yayılan ağaç yöntemine uygulanmıştır. Kruskal algoritmasının kullanıldığı minimum yayılan ağaç yönteminde, en yüksek risk ilişkisine sahip piyasa çiftlerinin birleştirilerek hiyerarşi elde edilmesi sağlanmıştır. Araştırma bulguları; Avustralya, Birleşik Krallık, Danimarka ve Singapur'un risk hiyerarşisinde öncül konumlarda yer aldığını göstermektedir. Genel anlamda hiyerarşi sonuçları riskin, gelişmiş hisse senedi piyasalarından gelişmekte olan hisse senedi piyasalarına doğru katlanarak arttığını göstermektedir. Bu durum gelişmiş hisse senedi piyasalarının, gelişmekte olan hisse senedi piyasalarına göre daha entegre olduğunu kanıtlamaktadır.

Dinamik zaman bükmeEn küçük örten ağaçGelişmekte olan ülkeler+3
Duygu Şengün
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kanal İstanbul Projesi'nin bölgesel deniz taşımacılığına etkisinin SWOT Analizi ile incelenmesi

Türk Boğazları, Doğu ile Batı'yı birbirine bağlayan bir özelliğe sahip olduğundan, geçmişten günümüze kadar stratejik bir konuma sahiptir. Gerek Karadeniz'e kıyısı olan ülkeler, gerek kıyısı olmayan ülkeler tarafından, İstanbul Boğazı dünya ticaretinde önemli bir rol oynamaktadır. Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nden sonra Türk Boğazlarından yılda geçen gemi sayısı 3000 civarlarındayken günümüzde artan rekabet ve ticaret koşulları, gemi sayısı, gemilerin yüksekliklerinin ve genişliklerinin büyümesi ile Boğazlardaki gemi trafiği de zaman zaman artmıştır. İstanbul Boğazı'nın girişinde oluşan gemi yoğunluğunun artışı ile beraber; bekleyen gemilerin bekleme sürelerinin de uzaması sorunu, dünya ticaretinin aksamasına neden olacaktır. Artan ticaret koşulları beraberinde İstanbul Boğazı için başlıca sorunları da gün yüzüne çıkarmaktadır. Bu tehlikeler İstanbul Boğazı'ndan geçen tehlikeli yük taşıyan gemilerin geçişlerinin çoğalmasından kaynaklanmaktadır. Olası bir kazada İstanbul Boğazı'nın güvenliğinin etkilenmesi ve kazanın çevreye vereceği olumsuzluklar olarak düşünülmektedir. İşte bu tehditleri en aza indirgemek ve zaman zaman oluşan gemi trafiğini hafifletmek amacıyla İstanbul için alternatif bir suyolu güzergâhının planlanması gerektiği görüşü ortaya çıkmış ve Kanal İstanbul Projesi gündeme gelmiştir. Bu çalışmada günümüzde çokça tartışılan bu projenin bölgesel deniz taşımacılığı açısından fırsatları, tehditleri, projenin güçlü ve zayıf yönleri SWOT analizi ile incelenmiş ve bölgesel deniz taşımacılığına etkisi araştırılmıştır. Belirlenen bulgular sonucunda değerlendirmeler yapılmış, önermelerde bulunulmuştur.

Deniz yolu taşımacılığıKanal İstanbulSWOT analizi
Tuğba Kiriş
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yemeklik ürün alışverişlerinde nüfuzlu pazarlama uygulamalarının marka denkliğine ve satın alma niyetine etkisi

Teknolojinin gelişim ve değişimiyle birlikte tüketicilerin hayatlarında internetin rolü giderek artmaktadır. Sosyal ağlar geniş kitlelere kolay ve hızlı bir şekilde ulaşabilmeyi sağlamakta, bu durum ise işletmeler açısından önemli bir avantaj sağlamaktadır. Tüketicilerin talep ve görüşlerini sosyal medya aracılığıyla işletmelere iletebilmesi ve görüşlerinin dikkate alınacağını bilmesi bu platformların tüketici satın alma davranışı üzerindeki etkisini ortaya koymaktadır. Bir marka bilinirliğini artırmak, ürünlerine talebi çoğaltmak ve uzun süre adından söz ettirebilmek için tüketicinin kendine daha yakın hissettiği, yüksek takipçilere sahip, nüfuzlu olarak adlandırılan kişileri pazarlama stratejisi olarak kullanabilmektedir. İşletmeler bu stratejiyi uygularken sosyal medyanın gücünden yararlanmaktadır. Literatürde sosyal medya etkileyicisi, kanaat önderi, fenomen, influencer vb. gibi kavramlarla ifade edilen kişilerden bu çalışmada "nüfuzlu" olarak bahsedilmektedir. Nüfuzluların bizzat deneyimledikleri ürün ya da hizmetlerle ilgili tavsiyeleri diğer tüketicilerle de paylaşmaları ile gerçekleşen pazarlama stratejisi giderek daha da önem kazanmıştır. Çalışmanın amacı, nüfuzlu pazarlama uygulamalarının marka denkliği unsurları ile satın alma niyeti üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Tüketiciler analiz edilecek olup, bu süreçte nüfuzluların gücünün açıklanacak olması da çalışmanın amaçları arasındadır. Anket yöntemi kullanılarak elde edilen veriler SPSS 22.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Anket Google Forms aracılığıyla oluşturulmuş olup, veriler çevrimiçi kanallardan elde edilmiştir. Araştırma sonuçları ile nüfuzlu paylaşımlarından etkilenme düzeyinin ve nüfuzlu paylaşımlarına yönelik tutumun marka denkliği üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Bir diğer bulgu ise marka farkındalığı, marka çağrışımı ve algılanan kalitenin satın alma niyeti üzerinde olumlu bir etkisinin olduğuna işaret etmektedir. Ancak marka sadakatinin satın alma niyeti üzerinde anlamlı bir etkisi tespit edilememiştir.

AlışverişAlışveriş davranışlarıElektronik pazarlama+6
Merve Hıra
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Retro pazarlama uygulamalarının marka denkliği ve yeniden satın alma eğilimi üzerindeki etkisi

Pazarlama, antik çağlardan günümüze kadar uzanan bir geçmişe sahip olmak birlikte, çevresel değişkenlere dayalı olarak sürekli bir yenilenme içerisindedir. Bu çalışma ile postmodern pazarlama dönemine ait bir yaklaşım olan 'retro pazarlama' uygulamalarının, tüketici nezdinde gösterdiği kimi etkiler üzerinde durulmaktadır. Çalışma, marka denkliği bileşenleri olan marka çağrışımları, marka bilinirliği, algılanan kalite ve marka sadakati faktörlerinin marka denkliği üzerindeki etkisini ve marka denkliğinin satın alma niyeti ile satın alma sıklığı üzerindeki etkisini ölçmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Tanımlayıcı araştırma modeline uygun olan bu çalışmada, veri toplama tekniği olarak çevrimiçi anket kullanılmıştır. Toplanan verilere IBM SPSS 22 programı kullanılarak korelasyon ve basit regresyon analizleri uygulanmış olup, veri analizi sonucunda retro pazarlama uygulamalarının marka denkliği bileşenleri ile yeniden satın alma niyeti arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler olduğu sonucuna ulaşılarak tüm araştırma hipotezleri kabul edilmiştir.

MarkaMarka denkliğiPazarlama+3
Cihan Civanoğlu
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Retro pazarlama uygulamalarının marka denkliği ve yeniden satın alma eğilimi üzerindeki etkisi

Pazarlama, antik çağlardan günümüze kadar uzanan bir geçmişe sahip olmak birlikte, çevresel değişkenlere dayalı olarak sürekli bir yenilenme içerisindedir. Bu çalışma ile postmodern pazarlama dönemine ait bir yaklaşım olan 'retro pazarlama' uygulamalarının, tüketici nezdinde gösterdiği kimi etkiler üzerinde durulmaktadır. Çalışma, marka denkliği bileşenleri olan marka çağrışımları, marka bilinirliği, algılanan kalite ve marka sadakati faktörlerinin marka denkliği üzerindeki etkisini ve marka denkliğinin satın alma niyeti ile satın alma sıklığı üzerindeki etkisini ölçmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Tanımlayıcı araştırma modeline uygun olan bu çalışmada, veri toplama tekniği olarak çevrimiçi anket kullanılmıştır. Toplanan verilere IBM SPSS 22 programı kullanılarak korelasyon ve basit regresyon analizleri uygulanmış olup, veri analizi sonucunda retro pazarlama uygulamalarının marka denkliği bileşenleri ile yeniden satın alma niyeti arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler olduğu sonucuna ulaşılarak tüm araştırma hipotezleri kabul edilmiştir.

MarkaMarka denkliğiPazarlama+3
Cihan Civanoğlu
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yemeklik ürün alışverişlerinde nüfuzlu pazarlama uygulamalarının marka denkliğine ve satın alma niyetine etkisi

Teknolojinin gelişim ve değişimiyle birlikte tüketicilerin hayatlarında internetin rolü giderek artmaktadır. Sosyal ağlar geniş kitlelere kolay ve hızlı bir şekilde ulaşabilmeyi sağlamakta, bu durum ise işletmeler açısından önemli bir avantaj sağlamaktadır. Tüketicilerin talep ve görüşlerini sosyal medya aracılığıyla işletmelere iletebilmesi ve görüşlerinin dikkate alınacağını bilmesi bu platformların tüketici satın alma davranışı üzerindeki etkisini ortaya koymaktadır. Bir marka bilinirliğini artırmak, ürünlerine talebi çoğaltmak ve uzun süre adından söz ettirebilmek için tüketicinin kendine daha yakın hissettiği, yüksek takipçilere sahip, nüfuzlu olarak adlandırılan kişileri pazarlama stratejisi olarak kullanabilmektedir. İşletmeler bu stratejiyi uygularken sosyal medyanın gücünden yararlanmaktadır. Literatürde sosyal medya etkileyicisi, kanaat önderi, fenomen, influencer vb. gibi kavramlarla ifade edilen kişilerden bu çalışmada "nüfuzlu" olarak bahsedilmektedir. Nüfuzluların bizzat deneyimledikleri ürün ya da hizmetlerle ilgili tavsiyeleri diğer tüketicilerle de paylaşmaları ile gerçekleşen pazarlama stratejisi giderek daha da önem kazanmıştır. Çalışmanın amacı, nüfuzlu pazarlama uygulamalarının marka denkliği unsurları ile satın alma niyeti üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Tüketiciler analiz edilecek olup, bu süreçte nüfuzluların gücünün açıklanacak olması da çalışmanın amaçları arasındadır. Anket yöntemi kullanılarak elde edilen veriler SPSS 22.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Anket Google Forms aracılığıyla oluşturulmuş olup, veriler çevrimiçi kanallardan elde edilmiştir. Araştırma sonuçları ile nüfuzlu paylaşımlarından etkilenme düzeyinin ve nüfuzlu paylaşımlarına yönelik tutumun marka denkliği üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Bir diğer bulgu ise marka farkındalığı, marka çağrışımı ve algılanan kalitenin satın alma niyeti üzerinde olumlu bir etkisinin olduğuna işaret etmektedir. Ancak marka sadakatinin satın alma niyeti üzerinde anlamlı bir etkisi tespit edilememiştir.

AlışverişAlışveriş davranışlarıElektronik pazarlama+6
Merve Hıra
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00