Fırat University
Discipline

Department of Physical Education

Fırat University

15

Archived Theses

1

DOIs Assigned

7%

DOI Rate

Discipline

15 Theses
Master'sOpen AccessTR

Yapay zeka destekli ve geleneksel aletli pilates progralarının postür ve fiziksel gelişim üzerindeki etkilerinin karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı, geleneksel aletli Pilates programı (GAP) ile yapay zekâ destekli bireyselleştirilmiş aletli Pilates programının (YAP), sağlıklı yetişkin bireylerin postür hizalanması ve fonksiyonel hareket kalitesi üzerindeki etkilerini karşılaştırmalı olarak incelemektir. Araştırma, ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen modeli ile yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemini, yaşları 20-45 arasında değişen, rastgele yöntemle deney (n=15) ve kontrol (n=15) grubu olarak ikiye ayrılan toplam 30 gönüllü katılımcı oluşturmuştur. Sekiz hafta boyunca haftada iki gün ve 60'ar dakika süren uygulamalarda; kontrol grubuna sabit içerikli geleneksel aletli Pilates protokolü uygulanırken, deney grubuna ChatGPT algoritmaları kullanılarak katılımcıların haftalık performans verilerine göre optimize edilen kişiselleştirilmiş bir program uygulanmıştır. Veri toplama aracı olarak postür analizi için APECS (Advanced Posture Evaluation and Correction System), fonksiyonel hareket kalitesi için ise Fonksiyonel Hareket Taraması (FMS) kullanılmıştır. Verilerin analizinde Mixed ANOVA (Karma Varyans Analizi) testi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, her iki grupta da 8 haftalık süreç sonunda postür parametrelerinde (kulak, omuz, ASIS, diz ve ayak hizalanması) ve tüm FMS alt parametrelerinde zaman etkisine bağlı istatistiksel olarak anlamlı iyileşmeler saptanmıştır (p<0.05). Ancak gruplar arası karşılaştırmalarda, yapay zekâ destekli program ile geleneksel program arasında postür ve fonksiyonel hareket skorları açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır (p>0.05). Sonuç olarak, Pilates temelli egzersizlerin yöntemden bağımsız olarak postür ve hareket kalitesini geliştirmede etkili olduğu; mevcut örneklem ve süre dahilinde yapay zekâ destekli bireyselleştirmenin geleneksel yönteme kıyasla ek bir üstünlük sağlamadığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yapay zeka, Reformer Pilates, Postür, Fonksiyonel Hareket Taraması (FMS), ChatGPT.

Bilge Gaye Yılmaz
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Gince zumba ve square stepping egzersizlerinin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocukların motor ve bilişsel fonksiyonları üzerine etkisi

Bu çalışma Dikkat Eksikliği/ Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tanısı almış ve ilaç tedavisi gören çocuklarda Gince Zumba Egzersizleri (GZE) ve Square Stepping Egzesizlerinin (SSE) motor / bilişsel becerilerine ve davranışsal özelliklerine etkilerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya 9-12 yaş aralığında DEHB tanısı konmuş, ilaç tedavisi alan, toplam 40 çocuk (15K, 25 E) katılmıştır. Katılımcılar Gince Zumba Grubu (GZG), Square Stepping Grubu (SSG) ve Kontrol Grubu (KG) olmak üzere üç gruba ayrılmıştır. Egzersiz grupları ilaç tedavisine ek olarak 8 hafta boyunca (2 gün/hafta, 50 dk) dahil oldukları grubun aktivitelerine katılmıştır. Bu sürede KG sadece ilaç tedavisi almıştır. Çalışmanın öncesi ve sonrasında bilişsel becerilerin ölçümünde Stroop Color Testi, Görsel-İşitsel Sayı Dizisi Testi ve İşaretleme Testi; motor beceri ölçümünde Blaze Pod Reaksiyon Zamanı Testi ve Tandem Yürüme Testi; davranışsal ve davranış değerlendirmede ise Conners Ebeveyn Değerlendirme Ölçeği ve TURGAY DSM-IV ölçeği kullanıldı. Bulgular her iki müdahale grubunun da dikkat, inhibitör kontrol, reaksiyon zamanı ve denge becerilerinde gelişme olduğu fakat SSE grubunda farkın istatistiksel olarak daha anlamlı olduğu gözlenmiştir (p<0,05). DEHB'ye ait davranışsal özelliklerde ise her iki egzersiz grubunda da KG'na göre olumlu yönde gelişim görülmüştür. Elde edilen bulgular, SSE ve GZE programlarının DEHB'li çocuklarda ilaç tedavisine ek olarak uygulandığında dikkat ve motor becerilerini ve davranışsal özelliklerini olumlu yönde destekleyecek alanları ortaya koymuştur. Elde edilen bulguların, bireysel ihtiyaçlara göre yapılandırılacak egzersiz temelli müdahaleler için bilimsel bir zemin sağlayabileceğini vurgulayabiliriz.

Ceylan Ekerer
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Futbol seyircilerinin saldırgan davranışlarının incelenmesi: nedenleri ve etkileyen faktörler

Bu araştırmanın amacı, Bingöl ilindeki amatör futbol müsabakalarını düzenli olarak izleyen seyircilerin futbolda saldırganlığa neden olan etmenlere dair görüşlerinin incelenmesidir. Araştırmaya, gönüllük esasına dayalı olarak 204 kişi katılmıştır. Araştırılacak olan konuya ilişkin kişisel bilgi formu ile Özmaden (2004) tarafından geliştirilmiş olan "Futbol Seyirci Saldırganlığı Ölçeği" kullanılmıştır. Demografik bilgiler ve diğer grup sorulara ait fikir edinilmesini sağlamak amacıyla aritmetik ortalama, standart sapma, frekans ve yüzde dağılımları içeren tanımlayıcı istatistikler sunulmuştur. Futbol seyirci saldırganlığı ölçeği aracılığıyla toplanan verilerin bazı demografik değişkenlerle ilişkisini tespit etmek amacıyla Bağımsız Örneklem T (İndependent Sample T) ve Tek Yönlü Varyans Analizi (One Way Anova) testleri uygulanmıştır. Veriler SPSS Statistics 22 paket programda değerlendirilmiştir. Sonuçlar %95 güven aralığında, anlamlılık p<0.05 düzeyinde değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, katılımcıların futbolda saldırganlığa neden olan faktörlere ilişkin tutumların düzeyleri incelendiğinde yasaların yeterli bulunması, cezai işlemlerin yeterli bulunması ve TFF'nin tarafsızlığı ile ilgili olumsuz düşünceye sahip katılımcıların tüm alt boyutlarda anlamlı derecede olmamakla birlikte yüksek düzeyde ortalamaya sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Spor geçmişi, öğrenim durumu ve müsabakanın takip edildiği ortam gibi değişkenlerin futbolda saldırganlığa neden olan faktörler üzerinde bir etkiye sahip olmadığı sonucu da tespit edilmiştir.

Hasan Bayram
Bingöl University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Amatör futbolcularda sporcu kimliği, sportmenlik davranışları ve duygusal tepkilerin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Bingöl İli Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu'na bağlı amatör futbolcuların sporcu kimliği, sportmenlik yönelimleri ve duygusal tepkilerinin (saldırganlık ve öfke) düzeylerini incelemektir. İlişkisel tarama modeliyle yürütülen çalışmanın örneklemini 300 amatör futbolcu oluşturmuştur. Veriler Sporcu Kimliği Ölçeği, Sporda Saldırganlık ve Öfke Ölçeği ve Çok Boyutlu Sportmenlik Yönelimi Ölçeği ile toplanmış; analizler SPSS 27'de gerçekleştirilmiştir. Güvenirlik katsayıları Sporcu Kimliği için 0,842, Sporda Saldırganlık ve Öfke için 0,877, Sportmenlik Yönelimi için 0,933 bulunmuştur. Ortalama puanlar incelendiğinde, sporcu kimliği yüksek düzeyde (Ort.=5,51±1,14), sportmenlik yönelimi yüksek (Ort.=4,01±0,70), saldırganlık ve öfke ise orta düzeyde (Ort.=2,81±0,81) saptanmıştır. Demografik değişkenlerde yaş, medeni durum ve öğrenim düzeyine göre farklılık bulunmazken (p>0,05), branşı yapma süresi ve Fair Play'e önem verme anlamlı sonuçlar vermiştir. Sporcu kimliği 10 yıl ve üzeri deneyime sahiplerde en yüksek (Ort.=5,78; F=12,884; p=0,000), 3 yıl ve altı deneyime sahiplerde en düşük (Ort.=4,79) bulunmuştur. Fair Play'e önem verenlerin sporcu kimliği (Ort.=5,57) ve sportmenlik puanları (Ort.=4,05) daha yüksek, saldırganlık ve öfke puanları ise daha düşük (Ort.=2,75; p<0,01) saptanmıştır. Korelasyon analizinde sporcu kimliği ile sportmenlik (r=0,422; p<0,01) pozitif; öfke ile sportmenlik (r=-0,330; p<0,01) negatif ilişkili bulunmuştur. Regresyon analizinde saldırganlık sporcu kimliğini pozitif (B=0,389; p=0,000), öfke negatif (B=-0,229; p=0,001) yönde yordamıştır. Sonuçlar, sporcu kimliğinin gelişiminde deneyim, Fair Play bilinci, saldırganlık kontrolü ve öfke yönetiminin kritik rol oynadığını göstermektedir.

Mustafa Akkuş
Bingöl University · Institute of Health Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Curling sporcularının duygusal zekâ düzeyleri ile karar verme stratejileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, curling sporcularının duygusal zekâ düzeyleri ile karar verme stratejileri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu araştırmada, nicel yöntemlerden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmaya 2024-2025 yılı arasında Curling branşında aktif olarak mücadele eden 54'ü erkek ve 63'ü kadın olmak üzere toplam 117 lisanslı sporcu gönüllülük esasına göre çalışmaya dâhil edilmiştir. Araştırmaya katılan sporcuların karar verme stillerinin belirlenmesinde "Karar Verme Stratejileri Ölçeği (KVSÖ)" kullanılmıştır. Duygusal zekâ düzeylerini ölçmek için Duygusal Zekâ Ölçeği (DZÖ) ve araştırmacı tarafından oluşturulmuş kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler, IBM SPSS Statistics 26 paket programına aktarılmış ve istatistiksel analizler bu program aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Kategorik değişkenler frekans dağılımlarıyla, sayısal değişkenler ise tanımlayıcı istatistikler (ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum) ile verilmiştir. Ölçeklerin güvenirlik düzeyini belirlemek amacıyla Cronbach Alfa iç tutarlılık katsayısı kullanılarak hesaplanmıştır. Verilerin normal dağılıma uygunluğu Kolmogorov-Smirnov testi ile test edilmiştir. Grup karşılaştırmalarında Bağımsız Örneklem T-Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmış; anlamlı farklılıkların tespitinde Tukey testi uygulanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiler ise Pearson Korelasyon Katsayısı ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, sporcularının karar verme stratejileri puanı ile duygusal zekâ puanı arasında düşük düzeyde negatif yönde anlamlı doğrusal bir ilişki olduğu görülmüştür. Bu durum, duygusal zekâ düzeyi yüksek olan sporcuların daha sağlıklı ve etkili kararlar alma eğiliminde olduğunu, duygusal zekâ düzeyi düşük olanların ise karar verme süreçlerinde zorluk yaşayabileceğini göstermektedir. Dolayısıyla sporcuların duygusal farkındalıklarının artırılması, duyguları anlama ve düzenleme yeteneklerinin geliştirilmesi, karar verme becerilerine olumlu yönde katkı sağlayabileceği söylenebilir. Anahtar Sözcükler: Curling, Duygusal Zekâ, Karar Verme Stratejileri

Nurgül Kaya
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessEN

Üniversite yaşaminda serbest zaman aktiviteleri: Öğrenci tercihleri ve ilgilenim düzeyleri

This study analyzes university students' leisure choices and their engagement in various recreational activities, emphasizing the influence of socio-demographic factors such as age, gender, and academic field on their participation. A survey of 368 students from Tokat Gaziosmanpaşa University was executed, and the gathered data were examined by descriptive statistics and correlation tests. The results indicated that the predominant age group of respondents was 20–24 years, with females constituting 56.3% of the overall sample. The research highlighted physical activity, social connections, and rest as the predominant leisure pastimes among students. A considerable percentage of students (56.8%) indicated participating in physical activities sporadically, demonstrating a distinct preference for group activities rather than individual pursuits. Subsequent analysis revealed that socio-demographic factors, including student club membership and the frequency of physical activity participation, significantly impacted students' choices, highlighting the intricate relationship between personal attributes and environmental contexts in influencing leisure behavior. The study emphasized that students' access to and perceptions of campus leisure areas significantly impacted their involvement rates, indicating that the availability and quality of facilities directly affect engagement levels. Moreover, disparities were noted in the favored activities among various demographic groups, suggesting that age, gender, and faculty affiliation substantially influence leisure preferences and the overall university experience. These insights are essential for university administrators and legislators, as they highlight the necessity of developing and executing inclusive and flexible leisure programs that address the varied requirements of the student population. By providing diverse recreational options and ensuring accessibility, universities can support the mental and physical well-being of students while also fostering social connections and community development, which are essential for academic and personal growth. This study enhances the understanding of leisure behavior among university students and offers a framework for creating strategic interventions to foster a balanced and rewarding campus experience.

Rebaz Abdalla Ibrahım Ibrahım
Tokat Gaziosmanpaşa University · İstanbul Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Spor yöneticiliği öğrencilerinde kariyer farkındalıkları ve kariyer kararı verme yetkinlikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, spor yöneticiliği bölümünde öğrenim gören öğrencilerin mesleki kariyer farkındalıkları ile kariyer kararı verme yetkinlikleri arasındaki ilişkiyi incelemeyi ve bu yapıların çeşitli demografik, akademik ve çevresel değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Nicel araştırma yaklaşımı çerçevesinde yürütülen çalışmada betimsel ve ilişkisel tarama modelleri birlikte kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, farklı üniversitelerin spor bilimleri fakülteleri ile beden eğitimi ve spor yüksekokullarında öğrenim gören spor yöneticiliği öğrencileri oluştururken, örneklemini 2024–2025 eğitim öğretim yılında öğrenim gören 468 spor yöneticiliği öğrencisi (192 kadın, 276 erkek) oluşturmaktadır. Veriler, demografik bilgi formu, Mesleki Kariyer Farkındalığı Ölçeği ve Kariyer Kararı Verme Yetkinliği Ölçeği aracılığıyla toplanmış ve SPSS 25 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin normal dağılım gösterdiği belirlendikten sonra bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi ve Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Pearson korelasyon analizi sonuçları, mesleki kariyer farkındalığı ile kariyer kararı verme yetkinliği arasında genel olarak pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler bulunduğunu göstermektedir. İlişkilerin düzeyi, alt boyutlara göre farklılık göstermekte olup; mesleki kariyer farkındalığının iş–meslek bilgisi, kendini tanıma, kariyer tercihi ve kariyer planı oluşturma yolları alt boyutlarının, kariyer kararı verme yetkinliğinin çoğu alt boyutu ile orta düzeyde; mesleki konuları takip etme alt boyutunun ise düşük düzeyde ilişkiler sergilediği belirlenmiştir. Ayrıca mesleki kariyer farkındalığı toplam puanı ile kariyer kararı verme yetkinliği toplam puanı arasında pozitif yönlü, istatistiksel olarak anlamlı ve yüksek düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca sınıf düzeyi, akademik başarı, bölümü tercih etme nedeni, üniversitelerde sunulan kariyer hizmetlerine ilişkin algı, kişilik özellikleri ile bölüm uyumu, belge sahibi olma ve iş deneyimi gibi değişkenlerin bu yapılar üzerinde anlamlı farklılıklara yol açtığı belirlenmiştir. Araştırma sonuçları, spor yöneticiliği öğrencilerinin kariyer gelişim süreçlerinin çok boyutlu bir yapıya sahip olduğunu ortaya koymakta; elde edilen bulguların spor yöneticiliği eğitiminin niteliğinin artırılması, üniversitelerde kariyer hizmetlerinin geliştirilmesi ve öğrencilerin kariyer planlama süreçlerinin desteklenmesine yönelik uygulamalara veri temelli katkı sunması beklenmektedir.

Kevser Ceren Coşkun
Amasya University · Institute of Health Sciences
2026
10
Master'sOpen AccessTR

Serbest zaman ilgilenimi ve iş doyumu: Yaşam koçları üzerine bir araştırma

Bu çalışmanın amacı, rekreasyonel fiziksel aktivitelere düzenli katılan yaşam koçlarında serbest zaman ilgilenimi düzeyi ile iş doyum düzeyi arasındaki ilişkiyi incelemek ve bu düzeylerde çeşitli demografik değişkenlere göre oluşan farklılıkları test etmektir. Araştırmanın katılımcı grubunu, kolayda örneklem yöntemi ile belirlenen 382 yaşam koçu oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Serbest Zaman İlgilenim Ölçeği (SZİÖ) ve İş Doyum Ölçeği (İTÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizinde ölçüm araçlarının iç tutarlılığını incelemek için Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı hesaplanmıştır. Veri setinin çoklu normallik dağılımı göstermesi nedeniyle, katılımcıların demografik özelliklerine göre serbest zaman ilgilenimleri ve iş doyumlerini karşılaştırmak için MANOVA, t-Test, ANOVA ve Pearson Korelasyon testleri uygulanmıştır. Gruplar arasındaki farklılıkları belirlemek için ise TUKEY testi kullanılmıştır. Araştırma bulgularında; MANOVA test sonuçlarına göre sadece "gelir" ve "fiziksel aktiviteye düzenli katılım" değişkenlerine göre SZİÖ toplam puanlarında anlamlı bir fark bulunmuştur. Yapılan t-Test sonucunda herhangi bir değişkene göre İTÖ toplam puanlarında anlamlı bir fark bulunamazken, ANOVA sonuçlarına göre sadece "fiziksel aktiviteye haftalık katılım sıklığı" değişkenine göre İTÖ puanlarında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. SZİÖ ve İTÖ puanları arasındaki ilişkiyi değerlendirmek için yapılan Pearson Korelasyon testine göre SZİÖ ve İTÖ arasında düşük ve pozitif yönde bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, katılımcıların çeşitli demografik özelliklerine göre serbest zaman ilgilenim düzeylerinin değiştiği ve fiziksel aktivitelere karşı ilgi düzeydeki artışın işten duydukları memnuniyetin de artmasında önemli olduğu söylenebilir.

Beden eğitimi ve spor yüksekokullarıFiziksel rekreasyon
Nihal Caner
Bartın University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Outdoor rekreasyon aktivitelerine katılan bireylerin heyecan arama düzeyleri ve boş zaman tatminlerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı outdoor rekreasyon etkinliklerine katılan bireylerin heyecan arama düzeyleri ve boş zaman tatminlerinin bireysel değişkenlere göre incelenerek kavramlar arasındaki ilişkilerin ortaya konulmasıdır. Çalışma nicel araştırma paradigması temelinde tarama araştırması olarak tasarlanmış olup 228 denek çalışmada gönüllü olarak yer almışlardır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Heyecan Arayışı Ölçeği ile Boş Zaman Tatmin Ölçeği kullanılmıştır. Veri analizinde SPSS 26 Paket Program kullanılmış olup yüzde, frekans ve çapraz tablolama analizlerine ek olarak hipotez testleri olarak bağımsız örneklem t testi, Pearson Korelasyon analizi ve Basit Doğrusal Regresyon analizleri kullanılmıştır. Sonuç olarak erkek katılımcıların heyecan arama düzeylerinin ve fizyolojik boş zaman tatmin düzeylerinin kadın katılımcılardan yüksek olduğu, yaş ile heyecan arama arasında negatif düşük bir korelasyon olduğu buna karşılık yaş ile dinlenmeye yönelik boş zaman tatmini arasında pozitif düşük bir korelasyon olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca heyecan arayışı ile boş zaman tatminine yönelik tüm faktörler arasında pozitif düşük veya orta düzeyde korelasyonlar tespit edilirken, heyecan arayışının boş zaman tatmininin yordayıcısı olduğu anlaşılmaktadır.

Boş zamanRekreasyon
Burak Kurtoğlu
Recep Tayyip Erdoğan University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin internet kullanım alışkanlıkları ile giyilebilir teknolojik spor ürünlerine yönelik tutumlarının incelenmesi

Bu çalışma, Bayburt Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin internet kullanım alışkanlıkları ile giyilebilir teknolojik spor ürünlerine yönelik tutumları arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada genel tarama modeli kullanılmış olup, bu model mevcut bir durumu olduğu gibi betimleyerek analiz etmeyi amaçlamaktadır. Araştırma grubunu, 2024-2025 akademik yılında Bayburt Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nde öğrenim gören farklı bölümlerdeki öğrenciler oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak iki bölümden oluşan bir ölçek formu kullanılmıştır. İlk bölümde demografik bilgilerin yer aldığı kişisel bilgi formu, ikinci bölümde ise Çar ve arkadaşları (2022) tarafından geliştirilen "Giyilebilir Teknolojik Spor Ürünlerine Yönelik Tutum Ölçeği (GTSÜYTÖ)" ve Özeren ve Akpınar (2016) tarafından geliştirilen "İnternet Kullanım Alışkanlıkları Ölçeği (İKAÖ)" kullanılmıştır. Dijital çağda internetin yaygın kullanımı ve giyilebilir teknolojilerin spora entegrasyonu, sporcuların performanslarını artırmada önemli bir rol oynamaktadır. Giyilebilir teknolojik spor ürünleri, profesyonel sporcuların yanı sıra öğrenciler ve amatör sporcular için de antrenman ve müsabakalarda kritik bir destek aracı haline gelmiştir. Bu çalışmada Literatürde, internetin bilgiye erişimdeki rolü incelenmiş ancak bu alışkanlıkların giyilebilir spor teknolojilerine olan tutumları nasıl şekillendirdiği yeterince detaylandırılmamıştır. Bu çalışma, öğrencilerin internet kullanım sıklığı ve amaçlarının, giyilebilir teknolojilere yönelik tutumlarını nasıl etkilediğini analiz ederek bu boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır. Araştırma bulguları, cinsiyet, yaş, mezuniyet durumu, spor yapma sıklığı ve internet kullanım amacı gibi değişkenlerin giyilebilir teknolojilere yönelik tutumlar üzerinde anlamlı bir etkisi olduğunu göstermektedir. Bireysel spor yapan, düzenli fiziksel aktivitede bulunan ve uzun süreli internet kullanıcılarının giyilebilir teknolojilere daha olumlu yaklaştığı belirlenmiştir. Ayrıca, internet kullanım süresi ve amacı, giyilebilir teknolojik spor ürünlerine yönelik tutumları doğrudan etkilemektedir

Spor
Ayşegül Anıl
Bayburt University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Spor karakterinin öz yeterlilik üzerindeki yordayıcı rolü: Spor yapan ve yapmayan ortaokul öğrencileri üzerine bir araştırma

Bu araştırma, spor karakterinin öz yeterlilik üzerindeki yordayıcı rolü: spor yapan ve yapmayan ortaokul öğrencileri üzerine bir araştırma yapmak amacıyla yapılmıştır. Araştırma nicel araştırma yöntemine dayalı olarak tarama modeli ile yürütülmüştür. Çalışmanın evrenini, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Ankara ilinde bulunan ortaokul öğrencileri oluşturmuştur. Örneklem ise basit rastgele örnekleme yöntemiyle belirlenmiş olup, toplam 200 öğrenciden elde edilen veriler değerlendirilmiştir. Veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, Spor Karakter Ölçeği ve Öz Yeterlilik Ölçeği kullanılmıştır. Ölçeklerden elde edilen veriler SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma gibi tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra bağımsız gruplar t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, spor yapan öğrencilerin spor karakter özellikleri ve öz yeterlilik düzeylerinin spor yapmayaöğrencilere göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, cinsiyet ve sınıf düzeyi gibi demografik değişkenlere göre anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Sonuç olarak, spor yapan öğrencilerin spor karakter özellikleri ve öz yeterlilik düzeylerinin spor yapmayan öğrencilere göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bu bulgu, spor yapma durumu ile öğrencilerin spor karakterleri ve öz yeterlilik düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki bulunduğunu göstermektedir. Elde edilen sonuçların, sporun öğrencilerin gelişimi açısından önemine dikkat çektiği ve okul sporlarının teşvik edilmesine yönelik eğitim politikalarına katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.

Ahmet Pezük
Bayburt University · Institute of Graduate Studies
2026
00
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Sekiz haftalık temel voleybol antrenman programının öğrencilerin dikkat, konsantrasyon ve rekreatif motivasyon düzeylerine etkisi

ÖZET Bu araştırmanın amacı, Gümüşhane'nin Şiran ilçesinde ilköğretim ve ortaöğretim düzeyindeki öğrencilere uygulanan sekiz haftalık temel voleybol antrenman programının dikkat, konsantrasyon ve rekreatif motivasyon düzeylerine etkisini incelemektir. Deneysel desen kullanılan araştırmada, deney ve kontrol gruplu ön test-son test yöntemiyle nicel veri toplanmıştır. Örneklem, daha önce voleybol eğitimi almamış ve rastgele seçilen 100 öğrenciden oluşmaktadır. Katılımcılar 50'şer kişilik deney ve kontrol gruplarına ayrılmıştır. Araştırmanın başında her iki gruba D2 Dikkat Testi ve Rekreasyonel Egzersize Motivasyon Ölçeği (REMÖ) uygulanmıştır. Deney grubuna haftada iki gün olmak üzere sekiz hafta süren temel voleybol antrenman programı uygulanırken, kontrol grubuna herhangi bir uygulama yapılmamıştır. Program sonunda testler tekrar uygulanmış ve veriler SPSS ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, deney grubunda dikkat, konsantrasyon ve rekreatif motivasyon düzeylerinde anlamlı artışlar olduğunu göstermiştir. Bu sonuç, düzenli fiziksel aktivitenin çocuk ve gençlerin bilişsel ve motivasyonel gelişiminde önemli bir rol oynadığını ortaya koymaktadır. Ayrıca yaş, cinsiyet, eğitim durumu ve spor geçmişi gibi demografik değişkenler açısından gruplar arasında anlamlı fark görülmemiştir. Bu çalışma, temel spor programlarının fiziksel olduğu kadar bilişsel ve psikolojik gelişime de katkı sağladığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Dikkat, Konsantrasyon, Rekreatif, Motivasyon, Voleybol

Osman Uzbaş
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2025
10
doi.org/10.71008/gumushane.thesis.2025.141
Master'sOpen AccessTR

Egzersiz bağımlılığında sosyal görünüş kaygısı ve kişiliğin etkisi

Amaç: Bu Araştırmanın amacı Egzersiz bağımlılığı ile sosyal görünüş kaygısı ve kişilik arasındaki ilişkileri incelemektir. Bu kapsamda, kişinin egzersiz alışkanlıklarına bağımlılık düzeyleriyle sosyal görünüşlerine ilişkin kaygıları ve kişilik eğilimleri arasındaki etkileşimlerin incelenmesi hedeflenmektedir. Ayrıca egzersiz bağımlılığı semptomlarının farklı gruplarda (bağımlı, bağımlı olmayan ve bağımlılık riski taşıyan) nasıl farklılıklar gösterdiğini ortaya konulması amaçlanmaktadır. Özellikle dış görünüşe dair kaygılar ve nevrotiklik ya da mükemmeliyetçilik gibi kişilik eğilimleri, bağımlılık düzeyini artıran temel psikososyal etmenler olarak değerlendirilmektedir. Yöntem: Araştırma kapsamında Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği-21, Sosyal Görünüş Kaygı Ölçeği ve Temel Kişilik Özellikleri Ölçeği kullanılmıştır. Muş ilinde bulunan fitness merkezlerindeki bireylerin egzersiz bağımlılığında sosyal görünüş kaygısı ve kişiliğin etkisini inceleyen araştırmaya %61,8 (252) erkek %38,2 (156) kadın olmak üzere toplamda 408 gönüllü birey katılım sağlamıştır. Katılımcıların kullanılan ölçekler kapsamında kişilik özellikleri, Kas Dismorfik Bozukluğu Envanteri (KDBE) toplam puanı ve egzersiz bağımlılığı arasındaki yol katsayıları, yapısal eşitlik modelinde değişkenlere ait determinasyon katsayıları, korelasyon katsayıları, ile doğrudan ve dolaylı etki değerleri JAMOVI programı kullanılarak incelenmiş ve istatistiksel anlamlılık düzeyi (p<0.05) olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Elde edilen bulgular genel olarak, egzersiz bağımlılığının yalnızca fiziksel performans veya yaşam tarzı değişkenleriyle değil, aynı zamanda kişilik özellikleri ve beden algısı gibi psikolojik faktörlerle de yakından ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Sonuç: Bu bağlamda, egzersiz ortamlarında görev yapan antrenör ve spor psikologlarının kişilik farklılıklarını dikkate alan programlar geliştirmesi, sağlıklı egzersiz alışkanlıklarının desteklenmesi açısından yararlı olacaktır. Anahtar Kelimeler: Egzersiz bağımlılığı, Fitness, Kişilik, Sosyal görünüş

Hızır Ahmet Faruk Çağlar
Erzurum Technical University · Institute of Health Sciences
2025
10
Master'sOpen AccessTR

Spor faaliyetlerine katılan ortaokul öğrencilerinin sosyal beceri ve saldırganlık durumunun araştırılması

Bu çalışmanın amacı; Diyarbakır ilindeki Ortaokul Öğrencilerinin Spor Yapma Durumlarına Göre Sosyal Beceri ve Saldırganlık Düzeylerinin Araştırılmasıdır. Araştırmada "nicel yöntem" kullanılmıştır. Çalışmanın evrenini: Diyarbakır ilindeki ortaokulda okuyan öğrenciler oluştururken örneklemi ise; Diyarbakır ilindeki belirli ortaokulda rastgele örneklem yöntemiyle seçilen öğrenciler oluşturmaktadır. Örneklem sonucunda en az 500 öğrenciye ulaşılmıştır. Araştırmada kullanılacak olan veri toplama aracı üç bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde katılımcıların bireysel, demografik verilerini ortaya koyacak kişisel bilgi formu, ikinci bölümde Kocayürük tarafından geliştirilen Sosyal Beceri Ölçeği, üçüncü bölümde ise "Buss Durkee Düşmanlık Envanteri"nin güncelleştirilmiş hali Saldırganlık Ölçeğidir.Verilerin analizinde lisanslı SPSS paket programı kullanılmıştır. Araştırmada istatistiksel analizlerin anlamlılık düzeyleri p<0.05'e göre verilerin frekans ve yüzde değerleri belirlenmiştir. İlk olarak sosya-demografik değişkenlere göre farklılaşmalara bakılmış ve normallik varsayımını karşılayan verilere "Independet sample t-testi", "tek yönlü varyans analizi ",İki ölçek arasındaki ilişki için Pearson Kolerasyon Testi, ölçekler arası etki için Regrasyon testleri uygulanmıştır. Saldırganlık ve saldırganlık alt boyutları arasındaki korelasyon ilişkisi incelendiğinde pozitif yönlü anlamlılık tespit edilmiştir. Saldırganlık ölçeği ile sosyal beceri ölçeği arasındaki korelasyon ilişkisine bakıldığında negatif yönlü ilişki görülmektedir. Regresyon ilişkisinde iki ölçek arasındaki etkiye bakıldığında pozitif yönde anlamlılık bulunmuştur. Spor yapan ve yapmayan ortaokul öğrencilerinin sosyal beceriler ile ilişkilendirildiğinde saldırganlık düzeylerinin pozitif yönde ve bu etkinin %3,8 oranında olduğu görülmektedir.

Sibel Doğuç
Fırat University · Institute of Health Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Kadın futbolcuların çatışma eğilim düzeyleri ve çatışma çözme becerilerinin incelenmesi

Kadın futbolcuların çatışma eğilimleri ve çatışma çözme becerileri, futbolcu kariyerlerini ve takım içindeki ilişkilerini doğrudan etkileyen önemli faktörlerdendir. Çatışma eğilimi ve çatışma çözme becerisi alanlarındaki farkındalık ve geliştirme çalışmaları sporcular için bireysel performanslarının yanısıra takım içerisindeki uyumun da arttırılması açısından büyük öneme sahip olduğu düşünüldüğünden Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgelerinde 2022-2023 sezonu 1. ve 2. Ligde aktif spor yapan kadın futbolcuların çatışma eğilim düzeyleri ve çatışma çözme becerilerinin birbiriyle olan ilişkisi incelenerek çatışma çözme düzeylerinin çatışma eğilimlerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın evrenini, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde 1. ve 2. Liglerinden birinde 2022-2023 sezonunda aktif olarak futbol oynayan 125 kadın futbolcudan tam sayım (kitlenin tümüne) yöntemi ile 88 kişiye ulaşılmıştır. Katılımcılara kişisel bilgi formu ile çatışma eğilim ölçeği ve çatışma çözme eğilim ölçeği uygulanmıştır. Ölçeklerden elde edilen veriler SPSS25 paket programıyla analiz edilmiştir. Katılımcıların tanımlayıcı özelliklerini belirlemek için frekans ve yüzde değerleri belirlenmiştir. Verilerin analizi için independent simples t-testi kullanılmıştır. Kadın futbolcuların çatışma eğilim ölçeği ve çatışma çözme eğilim ölçeği arasındaki ilişkiyi belirlemek için pearson kolerasyon testi kullanılmıştır. Ölçekler arasındaki etkinin tespit edilmesi için ise linear regresyon testi kullanılmıştır. Yapılan istatistiksel analizlerde gruplar arasındaki farklılaşmanın tespiti için anlamlılık düzeyi *p< .05, **p< .01 olarak kabul edilmiştir. Araştırma sonucunda; kadın futbolcuların yaş ve spor yapma yılı değişkenlerine göre çatışma eğilimleri arasında anlamlı bir fark tespit edilirken, eğitim durumu değişkeni açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Çatışma çözme becerilerine bakıldığında, yaş ve spor yapma yılı değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık tespit edilmiş olup eğitim durumu değişkenine göre anlamlı bir fark saptanmamıştır. Kadın futbolcuların, çatışma eğilimlerinin kararsızım:3 (orta düzeyde) düzeyinde olduğu, çatışma çözme becerilerine ilişkin algıları ise; bana oldukça uygun:2 düzeyinde olduğu tespit edilmiştir. Kadın futbolcuların çatışma eğilimleri ve çatışma çözme becerileri arasında orta düzeyde, pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu görülürken, çatışma çözme becerilerinin, çatışma eğilimlerini istatistiksel olarak anlamlı bir biçimde yordadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çatışma, çatışma çözme futbol, kadın futbolu

Fehime Konur Tekeş
Fırat University · Institute of Health Sciences
2025
00