24
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Üniversite'de öğrenim gören öğrencilerin girişimcilik eğilimlerini etkileyen faktörleri belirlemeye yönelik bir alan araştırması: Aksaray Üniversitesi ve Şırnak Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi işletme bölümleri örneği
Ülkelerin ekonomik ve sosyal yönden kalkınması sürecinde girişimciliğin önemi yadsınamaz. Öyle ki, bölgesel ve ulusal kalkınmada hükümetlerin pasif kaldığı kimi durumlarda girişimciliğin veya girişimcilerin öne çıktığı ve bu açığı kapatarak var olan ihtiyacı karşıladığı görülmüştür. Girişimcilik, iç ve dış etkenlerden etkilenen bir niteliğe sahiptir. Kişisel özelliklerden aile çevresine, toplumsal kültürden eğitime varıncaya kadar bir dizi etken girişimcilik eğilimlerine etki etmektedir. Örneğin yapılan pek çok araştırma eğitim yoluyla bireylerin girişimcilik eğilimlerinin değiştirilebildiği, dolayısıyla eğitim ile girişimcilik eğilimi arasında yakın ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu çalışmada, farklı üniversitelerde öğrenim gören öğrencilerin farklı düzeyde girişimcilik eğilimlerine sahip olup olmadıklarını saptamak, varsa bu farklılıkların girişimcilik eğilimlerini belirleyen faktörlerden hangilerinin daha anlamlı bir farklılık oluşturduğunu incelemek ve demografik değişkenlerin öğrencilerin girişimcilik eğilimlerini ne oranda etkilediğini araştırmayı amaçlanmıştır. Bu kapsamda, araştırmanın ilk üç bölümünde girişimcilik kavramı kuramsal olarak ele alınmış, girişimci kişiliğin özellikleri, girişimciliğe etki eden faktörler gibi konular irdelenmiştir. Dördüncü bölümde ise, Şırnak ve Aksaray üniversitelerini içeren saha çalışmasına yer verilerek hipotezler sunulmuş ve elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Bu bağlamda, Şırnak Üniversitesi İşletme Bölümü öğrencileri ile Aksaray Üniversitesi İşletme Bölümü öğrencileri arasında içsel kontrol hissi, başarma ihtiyacı, kendine güven duyma ve yenilikçi olma eğilimlerinde anlamlı bir farklılık olmadığı, buna karşın risk alma ve belirsizliğe karşı tolerans eğilimlerinde ise anlamlı bir farklılık olduğu saptanmıştır.
Çikolata markalarının farkındalığının EEG analiz yöntemi kullanılarak değerlendirilmesi
Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle tüketicilerin ihtiyaçlarında, isteklerinde ve arzularında da değişimler yaşandığı görülmüştür. Yaşanan bu değişimler sonucunda tüketicilerin daha iyi tanınması, isteklerinin ve arzularının belirlenmesi amacıyla kullanılan geleneksel yöntemlerin yetersiz olduğu düşüncesi ortaya çıkmıştır. Bu sebeple, tüketicilerin ihtiyaçlarının belirlenmesinde yeni bir pazarlama anlayışı olan ve yeni çalışma alanı bulan Nöropazarlama araştırmaları önemli olmuştur. Araştırmada; çikolata markalarının farkındalıkları EEG Analiz Yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Araştırma, 30 gönüllü katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Gönüllü katılımcılara 5 farklı markanın çikolataları tattırılmış ve eş zamanlı olarak Nöropazarlama yöntemlerinden biri olan EEG Analiz Yöntemi ile katılımcıların beyin aktivasyonları kaydedilmiştir. Katılımcıların çikolata markalarını tanıma durumları ile EEG Analiz yöntemi sonuçları karşılaştırılmıştır. Elde edilen bulgulara bakıldığında; gönüllü katılımcıların tüketmiş olduğu çikolata markasına yönelik tahminleri ile EEG Analiz Yöntemi verileri karşılaştırıldığında farklı sonuçlar tespit edilmiştir.
Beyin müzik ilişkisi: Tüketicilerin reklam müziklerine tepkilerinin nöropazarlama ile incelenmesi
Günümüzde teknolojinin gelişmesi ve modern pazarlama anlayışında firmalar arası rekabetin şiddetli bir şekilde artması, reklamları firmalar açısından önemli bir iletişim aracı konumuna getirmiş ve reklam yapma gereksinimi kaçınılmaz olmuştur. Böylece firmalar, reklamları temelde ürünlerin satışını artırabilmek ve daha fazla sayıda tüketiye ulaşabilmek amacıyla en etkili biçimiyle tasarlamayı amaçlamıştır. Bu amaç doğrultusunda, hem sosyal algılama düzeyini hem de davranışları etkileyen tutum ve davranış modellerini oluşturmak; etkili, ikna edici, iyi müziği ve uygun mesajı oluşturmak zorunda kalmıştır. Müziğin ve reklamın bir araya gelmesiyle, reklamın tüketiciye ulaşma ve tüketici üzerinde amaçlanan iletişim etkisini yaratma sürecinde, reklama farklı katma değerler eklenebilmiştir. Nöropazarlamanın genellikle reklam etkinliğinin ölçülmesi, ürün çekiciliği, marka ve logo seçimi, ürün tasarımı, yeni ürün geliştirilmesi, film endüstrisi, mimari ve siyaset gibi alanlarda da uygulandığı görülmektedir. Geleneksel yöntemlerle elde edilemeyen veriler nöropazarlama ile elde edilebilmekte, beyindeki elektriksel aktivitelerden yola çıkarak tüketicilerin gerçek tercihleri, beğendikleri müzikleri ve satın alma istekleri tespit edilebilmektedir. Bu çalışma; Fırat Üniversitesi Pazarlama ve Nöropazarlama Araştırma Merkezi kapsamında yaş, cinsiyet, meslek, gelir düzeyi gibi demografik özellikleri bakımından farklı gruplardan oluşan 30 gönüllü katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcılara müzik temalı iki adet reklam filmi izletilerek elektro beyin grafisi (Electroencephalography- EEG) çıktıları analiz edilmiş, reklam müziğine verdikleri tepkiler incelenmiş ve değerlendirmelerde bulunulmuştur.
Sosyal inovasyonun marka imajına olan etkisi
Bilginin ekonomik güç kazandığı günümüzde; hızla gelişen teknoloji beraberinde üretim, tüketim ve pazarlama alanlarında da değişimlere yol açmıştır. Özellikle değişen tüketici davranışları firmaları yeni stratejiler geliştirmeye zorlamıştır. Günümüzde firmalar, hem tüketicilerin isteklerini ve ihtiyaçlarını karşılayarak onların tatmin edilmesine odaklanmakta hem de sosyal sorumluluk bilinciyle toplumun gereksinimlerine cevap vermeye çalışmaktadırlar. Tüketiciler satın alma kararını verirken birini diğerlerine tercih etmek zorunda kalmaktadır. Artan ürün çeşitliliği karşısında tüketicinin kararını etkileyen yalnızca ürünün özellikleri olmamaktadır. Tüketicilerin satın alma kararı vermelerinde firmaların sosyal sorumluluk faaliyetlerine yönelik algıları ve tutumları da olukça önemlidir. Böylece tüketicilerin bu uygulamalara yönelik olumlu tutumları firmalara farklı bir rekabet üstünlüğü sağlamaktadır. Bu çalışmada Turkcell firmasının sosyal sorumluluk bilinciyle gerçekleştirdiği inovasyonu tema alan kamu spotu ele alınmıştır. Bu çerçevede katılımcıların söz konusu kamu spotuna verdiği tepkiler ölçülmeye çalışılmıştır. Araştırmada; Turkcell' in sosyal inovasyon temalı kamu spotu EEG Analiz Yöntemi kullanılarak incelenmiş ve 30 gönüllü katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgulara bakıldığında; gönüllü katılımcıların söz konusu kamu spotundan etkilendiği belirlenmiştir. Diğer bir ifadeyle, Turkcell'in bu kamu spotunu kullanarak marka imajını güçlendirdiği görülmüştür.
Ahilik ilke ve uygulamalarının günümüz KOBİ'lerine yansıması: Elazığ ili örneği
Ahilik, temelleri fütüvvet anlayışı üzerine kurulmuş, ilkeleri insani ahlak değerleriyle oluşturulmuş sosyal, ekonomik, siyasi ve kültürel fonksiyonları bulunan bir esnaf teşkilatlanmasıdır. Ahilik teşkilatıyla Anadolu insanının eğitimli ve ahlaklı birer sanatkâr olmaları sağlanmıştır. Ahi Evran tarafından kurulan ahilik kurumu günümüzde dahi eşine rastlanılmayan muazzam bir sistemle, ahiliğe bağlı üyelere mesleki eğitim vermenin yanı sıra sosyal yardımlaşma fonksiyonu da yerine getirmekteydi.
Çok uluslu şirketlerin küresel ölçekte yayılma stratejilerini etkileyen faktörlerin girişimcilik bağlamında incelenmesi
Sanayi Devrimi ile başlayan süreçle beraber çok uluslu şirketlerin küresel ekonomi ve siyasetteki etkisi yadsınamaz bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır. Değişen dünya şartları kapitalist ideolojik sistemin dünyayı örümcek ağı misali sarması ile çok ulus şirketler inovasyon rüzgârını da arkasına alarak dünyanın süper güçleri haline gelmişlerdir. Küreselleşme kavramını oluşturan birçok etkenle beraber çok uluslu şirketler de bu kavramın merkezi aktörleri olmuşlardır. Aynı şekilde girişimcilik kavramının ve ruhunun temel anlamda içini dolduran çok uluslu şirketleri, sadece kar amaçlı kuruluşlar olarak tanımlamak yetersiz kalacaktır. Zaman içinde ekonomik anlamda muazzam güce kavuşan dünyanın birçok noktasında faaliyetleri bulunan çok uluslu şirketler, küresel siyasete yön veren yapılar haline dönüşmüşlerdir. Çok uluslu şirketler yatırım yaptıkları ülkenin istihdamına katkı sağlamaktadırlar. Ayrıca bu ülkelere ekonomik, kültürel ve sosyal açıdan ise önemli faydalar sunmaktadırlar. Bu pozitif imaj nedeniyle, özellikle gelişmekte olan ülkeler çok uluslu şirket yatırımlarını tercih etmektedirler. Çok uluslu şirketler, serbest piyasa ekonomisi süreci ile beraber kar sağladıkça hükmetme istekleri artan ve teknolojiye yön vererek tüm dünyayı etkileme çabası içinde olan kurumlar olarak ele alınabilirler. Anahtar Kelimeler: Küreselleşme, Çok Uluslu Şirketler, Girişimcilik, Serbest Piyasa Ekonomisi
Elazığ iline ilişkin bir envanter çalışması
Bu çalışmada Elazığ ilinin mevcut envanter durumu analiz edilmiştir. Analiz yapılırken TUİK verileri ve çeşitli kurum verilerinden faydalanılmıştır. Elazığ ili; tarım, hayvancılık, turizm, su ürünleri, maden ve enerji kaynakları açısından araştırılmıştır. Araştırma sonuçları tablo ve grafiklerle desteklenmiştir. Ayrıca verilerin çapraz kontrolü de gerçekleştirilmiştir. Verileri analiz ederek, çözüm odaklı sonuçların geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Tez kapsamında çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Yapılan araştırmalar sonucunda elde edilen bulguların ve sonuçların gelecekteki çalışmalara rehberlik etmesi hedeflenmektedir. Bunun dışında envanter çıkarma konusunda yöntemler geliştirmek ve ilin çeşitli yönlerden gelişip değişmesini sağlamak amaçlanmaktadır. Bu sebeple, bu araştırma ilin envanterini ortaya koyarak hangi yönlerin geliştirilmesi gerektiğini öngördüğü için büyük önem arz etmektedir. Çalışmalara ek olarak Elazığ ilinin jeopolitik konumu ve tarihçesi de konu edilmiştir.
Sosyal yardım içerikli afişlerin eye-tracking yöntemi ile incelenmesi: Kızılay örneği
Bu çalışmada; Göz İzleme cihazı kullanılarak sosyal yardım afişlerinin etkinliğini ve nasıl algılandığı nörogörüntüleme teknikleri ile tespit etmeye çalışılmıştır. KIZILAY Kurumu tarafından yapılan yardım, bağış vb. konulardaki hazırlanan afişlerin ilgi, dikkat, duygusal etkileşimlerini belirlemek çalışmanın hedefleri arasındadır. Böylece bu kurum tarafından yapılan bu tür faaliyetlerinin hedef kitleye ulaşma, etkinlik sağlama, verilen mesajla insanlar tarafından algılanan mesajın karşılaştırması imkânı elde edilmiştir. Elde edilecek sonuçlar kurumların bu tür faaliyetlerinde daha etkin yöntemler kullanması için rehberlik edecektir.
Kalkınmada öncelikli bölgelerde kadınların işgücü piyasalarında yaşadığı sorunlar: Elazığ ili örneği
Kadın istihdamı, ülkelerin gelişmişlik düzeyi göstergelerinden birisi olarak oldukça önemli bir yere sahiptir. Özellikle Sanayi Devrimi'nden sonra, hemen her sektörde istihdam edilen kadınların, çalışma hayatında karşılaştıkları problemlerin tespit edilmesi ve gerekli düzenlemelerin yapılarak çözüm önerilerinin sunulması oldukça önemlidir. Tarihsel süreç içinde kadınlar erkeklerle eşit koşullarda çalışma yaşamına katılmaya başlamışlardır ancak çalışma yaşamındaki yükselen konumuna rağmen, kadın çalışanlar geçmişte olduğu gibi günümüzde de pek çok sorunla karşılaşmaktadır. Kadın çalışanlar, çalışma yaşamında ve aile yaşamında çoğu zaman; cinsiyete dayalı ayrımcılık, cinsel taciz, psikolojik taciz, kayıt dışı çalışma, sosyal güvenlik haklarından yararlanamama, iş sağlığı ve güvenliği açısından uygun olmayan koşullarda çalışma, iş doyumsuzluğu, rol çatışması, çocuk bakımı ve ev işleri gibi sorunlarla baş etmek zorunda kalmaktadır. Bu çalışmanın amacı kalkınmada öncelikli bölgelerde çalışan kadınların çalışma hayatında karşılaştıkları sorunlar tespit etmek ve kalkınmada öncelikli iller arasında olan Elazığ'da kadın çalışanların çalışma hayatındaki sorunları tespit etmektir. Elazığ ili son yıllarda sanayi faaliyetlerinin geliştiği bir il olup kendi bölgesi içerisinde ekonomi ve kalkınma açısından önemli bir ildir. Geçmiş dönemlerde ekonomisi büyük ölçüde tarım ve hayvancılığa dayanan Elazığ'da son yıllarda sanayi faaliyetleri artmaya başlamış ve bu durum ildeki istihdam oranlarının artmasını sağlamıştır. İlin işgücü piyasası verilerine göre kadın istihdamının oldukça düşük düzeyde olduğu, ilde istihdam oranlarının artmasına rağmen kadın işgücüne katılım oranında aynı ölçüde bir artışın yaşanmadığı görülmektedir. İl ve bölge ekonomileri ve kalkınmışlık düzeyi, önemli bir işgücü olan kadınların çalışma hayatına dahil edilmesiyle mümkündür. Bu çalışma Elazığ ilinde kadın işgücü piyasası verilerini ele alarak ilde kadınların çalışma hayatına katılmasını engelleyen unsurların belirlenmesi ve çözüm önerileri getirilerek ilde kadın işgücüne katılım oranlarının artırılması açısından önemlidir. Çalışmada kalkınmada öncelikli bölgelerde kadınların işgücü piyasalarında yaşadıkları sorunları belirlemek amaçlanmıştır. Bu amaçla hazırlanan çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde kavramsal boyutuyla çalışma hayatında kadın, işgücü piyasalarının temel kavramları, kadın işgücünün tarihsel süreç içindeki konumu, kadın istihdamını etkileyen faktörler ve piyasalardaki çalışma şekilleri ayrıntılı olarak ele alınacaktır. İkinci bölümde işgücü piyasalarında kadın çalışanların karşılaştıkları sorunlara iş ve aile hayatı olarak değinilecektir. Üçüncü bölümde ise kadının işgücü piyasalarından sayısal görünümünü dünya ve ülkemiz bazındaki verilerle aktarılacaktır. Dördüncü ve son bölümde de kalkınmada öncelikli bölgeler ve Elazığ ilinde çalışan kadınların işgücüne katılma oranları, çalışma ilişki ve kültürel boyutu ve istatistiksel veriler gündeme getirilecektir. Anahtar Kelimeler: Kadın Çalışan, İşgücü, İşgücü Piyasası ve İşgücüne Katılma Oranı
Girişimciliğin yeni özelliği duygusal zeka, cinsiyet algısı ve girişimcilik arasında ilişki: Fırat Üniversitesi İİBF örneği
Girişimcilik günümüzde kalkınmış ve kalkınmakta olan ekonomiler açısından önemli bir itici güç olarak görülmekte, kamu ve özel kuruluşlar aracılığı ile teşvik edilip desteklenmektedir. Bunun yanında bireylerin duyguları anlama, ifade etme, yönlendirme gibi yetilerini kapsayan duygusal zekâ kavramı da iş hayatında hızla kabul görmekte ve başarının anahtarlarından biri olarak kabul edilmektedir. Güncel gelişmeler açısından çok değerli olan bu üç kavram çalışmanın temelini teşkil etmektedir. Bu çalışmada, girişimcilik duygusal zekâ ve cinsiyet ayrımcılığı ilişkisi ölçülmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda Fırat Üniversitesi'nde 2017-2018 döneminde İşletme, İktisat, ÇEKO, Sosyal Hizmetler, Kamu Yönetimi bölümlerinde eğitim öğretim gören öğrencilerin girişimciliğe bakış açıları, cinsiyet ayrımcılığı ve duygusal zekâları nicel yöntemler ile ölçülmüştür. Araştırma kapsamında hazırlanan anketlerden toplanan veriler çeşitli analiz yöntemleri ile incelenmiştir. Girişimcilik ile ilgili herhangi bir ders aldınız mı bağımsız değişkeni ile Cinsiyet ayrımcılığı ölçeği ve Girişimcilik ölçeği arasında bir ilişki olup olmadığı t testi ile test edilmiş ve aralarında anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Cinsiyet bağımsız değişkeni ile girişimcilik ölçeği arasında bir ilişki olup olmadığı test edilmiş ve aralarında anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Girişimci bir kişiliğe sahip olduğunuzu düşünüyor musunuz bağımsız değişkeni ile girişimcilik ölçeği ve duygusal zeka ölçeği arasında bir ilişki olup olmadığı test edilmiş ve aralarında anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ulaşılan bulgular neticesinde duygusal zekâ ile girişimcilik arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bu tespitin girişimcilik bağlamında duygusal zekânın önemini göstermesi bakımından literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Kadına yönelik ekonomik şiddetin iş yaşamına yansımaları: Elazığ ili örneği
İnsanlık tarihi ile birlikte oluşan şiddet olgusu birçok toplumsal ve bireysel unsurdan etkilendiği için karmaşık bir yapı sergilemektedir. Bu karmaşık yapı, şiddet kavramının kolaylıkla tanımlanmasını zorlaştırmaktadır. Genel olarak şiddet; kuvvet kullanma, kötü söz söyleme veya aşağılayıcı davranışlarda bulunma şeklinde tanımlanabilmektedir Geçmişten günümüze hem gelişmiş toplumlarda, hem de az gelişmiş toplumlarda şiddet varlığını sürdürmeye devam etmektedir. Şiddet; fiziksel, psikolojik (duygusal), cinsel ve ekonomik olmak üzere dört başlıkta sınıflandırılmaktadır. Çalışmanın konusunu şiddet türlerinden belki en az bilineni olan ekonomik şiddet oluşturmaktadır. Ekonomik şiddet kişilerin çalışma ve gelir sağlama özgürlüklerinin kısıtlanması, mal alışverişlerinin engellenmesi, gelirlerine el konulması ve gelir sağlamak üzere çalıştırılmaya zorlanılması gibi eylemlerden oluşmaktadır. Kadına yönelik ekonomik şiddet ise kadının isteği dışında parasal kararların eşi, ailesi veya herhangi bir kişi tarafından yönetilmesi, kadının parasına el koyulması yoluyla harçlık verilmesi veya harçlık verilmemesi, ailesinin parasal tasarruflarında kadının görüşünün alınmaması gibi durumlar olarak tanımlanmaktadır. Bu durumlara ek olarak, kadının tasarruf yapma yetkisinin olmaması, çalışmasına izin verilmemesi veya izin verilse de çalışmasının belli şartlar ile kısıtlanması da ekonomik şiddet kavramı içerisinde yer almaktadır. Bu bağlamda bu çalışmada ekonomik şiddet olgusunun temeli, kadına yönelik şiddetin çeşitleri ve nedenleri, Dünya'da ve Türkiye'de kadın işgücüne katılım durumu ve şiddet gören kadınlara ait rakamlara yer verilmiştir. Çalışmada erkek ve kadın öğretmenlerin ekonomik şiddet algısı Elazığ Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı kamu ve özel okullarında görev yapan öğretmenler örneklem alınarak incelenmiştir. Araştırmanın evrenini Elazığ Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı kamu ve özel okullarında görev yapan kadın ve erkek öğretmenler oluşturmaktadır. Çalışmada 300 adet kadın ve 300 adet erkek olmak üzere 600 kişiye anket uygulaması yapılmıştır. Çalışmada model kapsamında 23 ana hipotez ve 13 alt hipotez geliştirilmiş ve test edilmiştir. Ekonomik şiddet algılarına ilişkin anlamlı bir farklılığın olup olmadığını tespit etmek amacıyla değişkenler arasında t testi ve Tek yönlü (One way) Anova testi yapılarak sonuçlar yorumlanmıştır.
Kadın girişimciliği - Malatya örneği
Tez çalışmamda, dünden bugüne kadınların iş dünyasındaki yeri ve önemi girişimcilik kavramı esas alınarak araştırılmaktadır. Türkiye'de ve Malatya özelinde kadın girişimcilerin durumu çeşitli boyutlarda ele alınmıştır. Kadın girişimcilerin belli başlı sorunları ve bu sorunlara bir nebze olsun çözüm önerileri dile getirilmiştir. Araştırmada Malatya'daki kadın girişimcilere anket ve mülakat teknikleri uygulanmıştır. Bu tekniklerden çıkan sonuçlar değerlendirilmeye alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Girişimcilik, kadın girişimci, kadın girişimciliği
Franchising'ın girişimcilik üzerindeki etkileri üzerine Elazığ-Malatya illerinde bir çalışma
Eski dönemlerden günümüze kadar insanlar toplumsal ihtiyaçları karşılamaya yönelik faaliyetler yürütmüşlerdir. Ürün ya da hizmet üreterek bu eksiklikleri kapatan kişiler girişimcilik faaliyetlerinin de temelini oluşturmuşlardır. Girişimcilik faaliyetlerinin temel amacı ürün ya da hizmet üretmek ve bu üretimden fayda sağlamaktır. Girişimcilik faaliyetlerinin tüm dünyada artmasıyla birlikte iş çevresindeki rekabet artmış ve işletmeler rekabet ile baş edebilmek için birlikte hareket etme yoluna gitmişlerdir. İşletmelerin bir araya gelerek ortaya çıkaracakları sinerji, zorlu rekabet koşullarının etkisini kırarak işletmelerin başarı elde etmelerine de yardımcı olmaktadır. İşletmeler bu sinerjiyi kazanabilmek amacıyla farklı yöntemlere başvurmaktadırlar. Günümüz iş yaşamında bu yöntemlerin en sık ve yaygın uygulanan şekli Franchising sözleşmeleridir. Bir başka ifadeyle dilimize "isim hakkı" şeklinde geçen franchising kavramı, küreleşen dünya ekonomisinin bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Franchise sistemi sayesinde, işletmeler diğer ülkelere tek bir merkezden kendi ürün ve hizmetlerini ihraç etmekte ve uluslararası pazara açılmaktadırlar. Özellikle, gelişmekte olan ülkeler franchise sisteminin yayılmasında önemli bir pazar oluşturmaktadırlar. Bu pazarlardan önemli bir tanesi de günümüz Türkiye'sidir. Bu tez çalışmasının temel amacı, franchise alan girişimcilerin franchise sistemini nasıl algıladıkları ve bu algılamalarının girişimciliğe ne gibi etkisi olduğunun araştırılmasıdır. Bu amaçla araştırmanın evrenini olarak 2018 yılında Elazığ ve Malatya İl merkezindeki franchise alan işletmeler oluşturmaktadır. Çeşitli sektörlerde (gıda, giyim, eğitim) ulaşılan katılımcı sayısı yani araştırmanın evreni 148 kişidir. Çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış ve veriler yüz yüze anket tekniği ile elde edilmiştir. 148 katılımcıların tamamına anket elden dağıtılmış ve yüz yüze görüşmede doldurulmuştur. Verilerin analizinde SPSS-22 programı kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama, standart sapma kullanılmıştır. İki bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında t-testi, ikiden fazla bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında Tek yönlü (One way) Anova testi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, girişimcilerin cinsiyet, yaş, öğrenim durumu ve önceki meslekleri değişkenleri ile franchise sistemine yönelim nedenlerine ilişkin algıları, franchise alma zorluklarına ilişkin algıları, franchise almaya etken olan sebeplere ilişkin algıları ve franchise süreci ve işleyişine katılım nedenlerine ilişkin algıları arasında anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Girişimcilerin kullandığı Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi kredilerinin görünümü: Elazığ ili incelemesi
Girişimci emek, sermaye ve doğal kaynağı bir araya getirerek menfaat elde etmek için risk alan kişidir. Bireylerin dolayısıyla toplumların refah seviyesi arttıran girişimcilik, devletlerin ekonomik gelişmelerinde, firmaların uluslararası alanda rekabet edebilmelerinde başvurabilecekleri en önemli yöntemdir. Esnaf ve sanatkâr ise bedeni ve sermayesi ile mikro ölçekte üretim yâda ticaret yapan kişi olarak ifade edilebilir. Türkiye ekonomisinde ve istihdamında önemli paya sahip olan esnaf ve sanatkâr, aynı zamanda girişimcilerin büyük çoğunluğunun ekonomik birime dönüştüklerinde içine dâhil olduğu grubu da ifade eder. Tez çalışmasında Girişimcilerin Kullandığı Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Kredilerinin Görünümü Elazığ İli Özelinde İncelenmiş, artması için önermelerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Kredileri, Girişimcilik.
KOSGEB uygulamalı girişimcilik eğitimi neticesinde işyeri açanların mevcut durumları ile ilgili bir değerlendirme (2015-2018 yılları Elazığ örneği)
Girişimcilik faaliyetleri insanoğlunun var oluşunda itibaren süregelen bir olgudur. İnsanlar ihtiyaçlarını karşılayabilmek ve hayatlarını idame ettirebilmek adına çeşitli faaliyetlerde bunmaktaydılar. Biz bu faaliyetleri genel anlamda girişimcilik olarak tanımlamaktayız. Günümüzde girişimcilik ülke ekonomilerinin gelişmesi ve buna paralel olarak işsizlik sorununun çözümüne önemli katkı sağlamaktadır. Bu nedenle ülke yönetimleri girişimciliğin gelişmesi ve toplumda girişimcilik bilincinin oluşarak girişimcilerin ekonomiye kandırılması amacıyla ekonomi politikalarını oluştururken girişimciliği göz ardı etmezler. Bu nedenle ekonomi politikalarında girişimciliği teşvik etmek için çeşitli desteklemelere yer verirler. Bu desteklemeler ile potansiyel girişimcileri ekonomiye kazandırmaktır. Ayrıca bu politikalar ile girişimcilerin kurmuş olduğu işletmelerin ekonomik hayatta rekabet edebilir, verimli, gelişmelere açık ve sürekli olabilmesine destek sağlar. Ülkemiz ekonomisinin gelişmesi ve istihdamın artırılmasına yönelik olarak çeşitli kurumlar tarafından girişimciliğin gelişmesi için çeşitli eğitimler ve destekler sağlanmaktadır. Çalışmanın birinci ve ikinci bölümlerinde kavramsal çerçeve oluşturulmaya çalışılmıştır. Dördüncü bölümde ise saha çalışmasından nitel olarak elde edilen verilere dayalı olarak KOSGEB UGE neticesinde işletmelerini kurmuş olan girişimcilerin profilleri ortaya konularak mevcut durumları ve görüşleri ele alınarak irdelenme yoluna gidilmiştir.
İş geliştirme merkezlerinin girişimciler üzerindeki etkisi:Elazığ İŞGEM örneği
İş Geliştirme Merkezleri, Türkiye'de halen faaliyette olan bir girişim destek programıdır. Genellikle girişimciler, ilk işlerinde hüsrana uğramaktadırlar. İŞGEM, girişimcilere iş koçluğu yapmaktadır. Yapılan desteklerde işi geliştirme, düzey gelişimi ve satış becerileri yer almaktadır. Bu çalışmada, Türkiye'de faaliyet gösteren önemli iş kuluçkaları uygulamalarından birisi olan İş Geliştirme Merkezleri (İŞGEM)'nin girişimcilerin özellikleri üzerindeki etkisi tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışma kapsamında girişimcilik kavramına değinilerek, girişimcilik türleri ve girişimci özellikleri açıklanmıştır. Ekosistemde yer alan kuluçka merkezi türlerinden yola çıkılarak, İş Geliştirme Merkezlerinin desteklerin ve hizmetlerin özelinde girişimciliğe olan etkileri incelenmiştir. Çalışmada kullanılan veri seti, Elazığ İş Geliştirme Merkezinden elde edilmiştir.
Küreselleşme sürecinde KOBİ'lerin e-ticarete uyumu
Bilgi toplumunun geleceğimizi şekillendirdiği günümüzde, teknolojik gelişmelerin etkisiyle ekonomimiz de evirilmektedir. Bu kapsamda ekonomimiz için kilit noktada bulunan KOBİ'ler her türlü gelişmelere ayak uydurmak zorundadır. Gelişen ekonomilerin en önemli sorunu ise sürdürülebilir ekonomik büyümedir. Dünyada ve ülkemizde ekonomik büyümenin lokomotifi ise, düşünüldüğü gibi çok ünlü markalar, şirketler değil, "Küçük ve Orta Büyüklükte Şirketler" dediğimiz "KOBİ'lerdir. İnternetin hızla yaygınlaşması, elektronik ticareti, ticari işlemlerin yürütülmesinde yeni ve çok etkin bir araç haline getirmiştir. Elektronik ticaret dünyadaki ekonomik sistemin serbestleşmesi ile birlikte son on yılda yaşanan ve bilgi iletişimini kolaylaştıran teknolojik gelişmelerin bir ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Bu teknolojik gelişmeler sayesinde yeni pazarlara açılmanın önü açılmıştır. Bu çalışmada KOBİ'lerin, e-ticaret ile birlikte artan rekabet gücü konusu ele alınacaktır.
Elazığ ilinde bireysel emeklilik sistemine yönelik tutumların değerlendirilmesi
Beklenmeyen krizler ve gelecekte olması muhtemel sorunlar, ülkelerin sosyal güvenlik sisteminin yeniden yapılandırılmasını zorunlu kılmıştır. Genel bir ifade ile toplumu oluşturan bireylerin herhangi bir farklılık gözetilmeksizin bugünlerinin ve geleceklerinin sosyoekonomik açıdan güvence altına alınması sosyal güvenlik olarak tanımlanmaktadır. Sosyal güvenlik birçok farklı unsuru içerisinde barındırmaktadır. Bu unsurlar arasında hastalık, yoksulluk, emeklilik, iş kazaları yer almaktadır. Bu bağlamda belirtilen unsurlar ile bireylerin karşılaşması durumunda zararlarının telafi edilmesine yönelik sistemler geliştirilmiş ve bu sistemler bütün haliyle sosyal güvenlik sistemi olarak tanımlanmaktadır. Son yıllarda yaşanan sağlık şartlarının gelişmesi nüfus içerisinde yaşlı nüfus oranının yükselmesine neden olmuştur. Bu gelişme sosyal güvenlik kurumlarında sürdürülebilir mali dengenin sağlanabilmesi adına sistemi tehdit eden bir unsur olarak kabul edilmiş ve sistemin reform ihtiyacını ortaya koymuştur. Bu nedenle ülkeler sosyal güvenlik sistemlerinde reformlara giderek çok ayaklı sosyal güvenlik sistemlerini geliştirmişlerdir. Çok basamaklı sosyal güvenlik sistemleri üçayaktan oluşmaktadır. Birinci ayak; devlet tarafından yürütülen zorunlu katılımın esas alındığı sosyal güvenlik sistemlerinden oluşmaktadır. İkinci ayak ise kamu ve özel sektörün işbirliğinde zorunlu ya da gönüllü katılımı esas alan sosyal güvenlik sistemlerinden oluşmaktadır. Son ve üçüncü ayak ise tamamen özel sektör tarafından gönüllülük ilkesinin esas alındığı sosyal güvenlik sistemlerinden oluşmaktadır. Çok ayaklı sosyal güvenlik sistemi olarak adlandırılan sistemin geleneksel ve tek ayaklı sosyal güvenlik sisteminden farkı ise sadece devletin değil, aynı zamanda özel sektöründe sisteme dâhil edildiği bir sistem anlayışıdır. Çok ayaklı yapı ile beraber emeklilik sistemlerinde özel sektörün payı ciddi oranlarda artış göstermiştir. Bu dönüşüm sürecinde çok ayaklı yapı içerisinde BES sistemi de yer almakta olup sosyal güvenlik sistemlerinin önemli ayağını oluşturmaktadır. Çalışmanın temel amacını BES sisteminin Elazığ ili genelinde etkinliğinin değerlendirilmesi ve ampirik olarak ölçülmesi oluşturmaktadır. BES konusu üzerine yapılan birçok farklı çalışmaların literatürde yer almaktadır. Ancak Elazığ ili kapsamında yapılan Bireysel Emeklilik Sistemi'nin değerlendirildiği bir çalışma olmaması çalışmanın özgün yönünü oluşturmaktadır. Örneklem büyüklüğü hesaplanırken sadece Merkez ilçe nüfusu dikkate alınmış, basit rassal örnekleme yöntemi kullanılmış ve örneklem sayısı Elazığ merkez için % 5'lik kabul edilebilir hata oranı ve % 95'lik güven seviyesi varsayımı altında hesaplanarak 384 kişi olarak belirlenmiştir. Ancak yapılan anketlerden bazılarında eksik veri olması nedeniyle 366 kişinin anketi değerlendirmeye alınmıştır. Çalışmanın sonunda elde edilen bulgular ile Elazığ ilinde BES sisteminin mevcut durumu ortaya konmuş, Elazığ ili için sistemin görünümü daha net ifade edilmiştir. Bunlara ilave olarak çalışmadan elde edilen bulgular doğrultusunda BES sistemine yönelik oluşturulan hipotezler oluşturularak Kikare testi ile ilişkinin varlığı test edilmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda Elazığ ilinde BES sisteminin temel belirleyicisinin gelir durumu ve katılımcıların çalıştığı sektör olarak belirlenmiştir.
Gazlı içecek markalarının görsel etkilerinin eye-tracking ile incelenmesi üzerine deneysel bir çalışma
Pazarlamacılar için tüketici davranışlarının ve tercihlerinin sebeplerini ortaya çıkarmak ve bu çıkarımlara göre pazarlama stratejisini belirlemek günümüz pazarlama sektöründe büyük önem arz etmektedir. Bu çıkarımlara ulaşabilmek adına araştırmacılar "Nöropazarlama"dan faydalanmaktadırlar. Nöropazarlama; insan zihnindeki kara kutuyu açmak ve anlamak konusunda pazarlama alanında atılan önemli bir adım olup, nöroloji, psikoloji, sosyoloji ve tıp gibi birçok disiplinden faydalanmaktadır. Bu tez çalışmasında tüketicilerin -özellikle genç tüketicilerin- ihtiyaçlarını tatmin etmek amacı ile tükettikleri gazlı içecekler için sahip oldukları marka algılarının nöropazarlama yöntem ve araçları (Göz İzleme) vasıtasıyla tespit edilebilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Fırat Üniversitesi'nde öğrenim gören öğrenciler üzerinde nöropazarlama çalışmalarında kullanılmakta olan temel yöntem ve araçlardan biri olan Göz İzleme ile deneysel bir çalışma yürütülmüş ve farklı marka gazlı içeceklerin öğrencilerin algıları ve tutumları üzerindeki etkileri belirlenmiştir.
Kadın girişimcilerin iş hayatına girerken yaşadığı zorluklar: Kayseri ili örneği
Kadın girişimciliğinin Türkiye'deki gelişimi 1980'li yıllardan itibaren hız kazanmaya başlamıştır. Kadın girişimciler, Türkiye'de iş hayatına girebilmek için çok sayıda engelle karşılaşmaktadırlar. Bu engellerin ortaya konulması kadın girişimcileri ya da girişimci adaylarının sorunlara çözüm yolları üreterek hazırlıklı olmalarını sağlaması bakımından önem taşımaktadır. Kadın girişimcilerin iş dünyasına adım atarken kendilerini nelerin beklediğini, hangi zorluklarla nasıl baş etmeleri gerektiğini öğrendiklerinde ya da buna hazırlıklı olduklarında başarılı olma oranlarının daha da artacağı düşünülmektedir. Kayseri sahip olduğu muhafazakar yapı ile, 1980 yıllarımda Anadolu kaplanları hareketi olarak ortaya çıkan grubun öncülüğünü yapmış, tarihsel olarak ise Anadolu'da ticaretin gelişmesini sağlayan Ahilik teşkilatına ev sahipliği yaparak önemli bir ticaret merkezi haline gelmiştir. Bu araştırmada Kayseri'deki kadın girişimcilerin iş hayatında yaşadıkları zorlukların ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu amaçla çalışmada betimsel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2019 yılında, Kayseri ilinde girişimcilik faaliyeti gösteren kadınlar oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, evren içerisinden rastgele örnekleme yöntemi ile belirlenmiş olan 278 kadın girişimci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen anket uygulanmıştır. Anketin birinci bölümünde kişisel bilgilere ilişkin altı adet soru, anketin ikinci bölümünde girişimcilik ve girişimcilik sektörüne yönelik on iki adet soru, anketin üçüncü bölümünde kadın girişimcilerin girişimci olmalarında etkili olan unsurlara ilişkin on adet soru, karşılaşılan zorluklara ilişkin dokuz adet soru, kadın girişimcilerin faaliyette bulundukları çevrenin özelliklerine ilişkin on altı adet soru yer almaktadır. Araştırma sonucunda kadın girişimcilerin büyük bir kısmını üniversite mezunu oldukları, kadın girişimcilerin yaklaşık yarısının ailelerinde girişimci bulunduğu, kadın girişimcilere girişimci olmadan önce büyük ölçüde çalışmadıkları, çalışanların ise büyük bir kısmını aynı işte ücretli bir şekilde çalıştıkları, faaliyet gösterilen sektör olarak büyük oranda hizmet sektörü olmak üzere bilgi işlem, imalat, konaklama ve yiyecek hizmeti, inşaat, madencilik ve taş ocakçılığı hizmetlerinde faaliyet gösterdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca girişimci olma nedenleri ile ilgili olarak ifadeleri incelendiğinde aile ihtiyaçlarının karşılanması, ekonomik bağımsızlık, sosyal ilişkiler, zamanı değerlendirme nedenlerinin yüksek oranda etkili olduğu bunun yanında kendi mesleğini yapmak, iş yaşamına atılmak, idealini gerçekleştirmek ve diğer insanlara faydalı olma isteğinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kadın girişimcilerin işletme kurarken karşılaştıkları zorluklar ve önem dereceleri incelendiğinde sermaye temini, uygun yer seçimi, pazarda tanınmamış olmak, uygun eleman temini gibi nedenlerin yüksek ölçüde etkili olduğu, bununla birlikte deneyimsizlik, ailevi nedenler, çevre baskısı, bürokratik işlemler, cinsiyet ayrımcılığı gibi zorluklarla ise kısmen karşılaştıkları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kadın Girişimci, girişimcilik, Kayseri, istihdam, iş yaşamı ve kadın
Yeşil pazarlama uygulamalarına yönelik görsellerin eye-tracking (göz izleme) ile incelenmesi
Tüm dünyada çevreyi koruma bilincinin yaygınlaşması, uluslararası kalite standartlarında çevre ile ilgili ölçütlerin yer almasına ve çevre konulu çeşitli sivil toplum kuruluşlarının oluşmasına neden olmuştur. Artan çevre duyarlılığı işletmeler ve tüketiciler açısından da önem teşkil etmiş, işletmelerin üretim stratejilerini değiştirmiş ve pazarlama faaliyetlerine de yansımıştır. Tüm bu gelişmeler, çevreye duyarlı işletmecilik, yeşil işletmecilik, yeşil tüketici, yeşil reklam, yeşil ürün, yeşil pazarlama gibi yeni kavramları ortaya çıkarmıştır. Yeşil pazarlama; bir işletmenin çevreyi korumayı teşvik edecek şekilde ürünleri tasarlama, tanıtma, fiyatlandırma ve dağıtma çabası olarak tanımlanmıştır. Günümüzde pazarlama alanında ortaya çıkan diğer bir kavram ise nöropazarlamadır. Nöropazarlama; insan davranışını, pazarlar ve pazarlama değişimleriyle ilişkili olarak analiz etmek ve anlamak için nörobilimsel yöntemlerin uygulanmasıdır. Nöropazarlama, nörogörüntüleme teknikleri sayesinde tüketicilerin bilinç ya da bilinçaltı düzeyde nelerden etkilendiği tespit edilerek elde edilen veriler sayesinde daha etkili reklam ve pazarlama stratejilerinin oluşturulması ve bunun pazarlama yöntemine uygulanmasıdır. Yeşil pazarlama ile nöropazarlamanın birlikte ele alınarak Eye-Tracking analiz yönteminin kullanıldığı bu çalışmada; yeşil pazarlama uygulamalarına yönelik içecek görsellerinin farkındalık etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Belirlenen yeşil pazarlama içecek görsellerinin etki düzeyleri ile odak noktaları ve odaklanma süreleri heat map (ısı haritası) ve gaze plot (bakış grafiği) verileriyle tespit edilmiştir. Ayrıca, gönüllü katılımcılara ait ısı haritası verilerinde cinsiyet açısından farklılık olup olmadığı da belirlenmiştir. Yeşil pazarlama alanındaki lisansüstü tezler incelendiğinde; Eye-Tracking ile yapılan deneysel bir çalışma tespit edilememiştir. Ayrıca, literatürde sınırlı sayıda çalışmanın olduğu görülmüştür. Bu sebeple, bu çalışmanın literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Pazarlama kültürü, ihracat pazarlama stratejileri ve ihracat performansı: Elazığ ili örneği
Pazarlama kültürü ve ihracat pazarlaması stratejileri, firmaların uluslararası pazarlardaki başarısını etkileyen unsurlardır. Bu araştırmanın amacı; Elazığ'da Mermer ve İnşaat Malzemeleri Sektöründe faaliyet gösteren ihracatçı firmaların ihracat performanslarını, pazarlama kültürü ve ihracat pazarlaması stratejileri çerçevesinde incelemektir. Pazarlama kültürü, ihracat pazarlaması stratejileri ve ihracat performansı arasındaki ilişkileri ortaya konulması çalışmanın temel amacı olmakla birlikte; farklı iç ve dış faktörlerin de ihracat performansına ve ihracat pazarlaması stratejilerine etkisi de tespit edilmeye çalışılmıştır.Elde edilen katılımcı ifadelerinden; çalışma modelinde kullanılan değişkenler için önemli sonuçlara ulaşılmıştır. Firma özellikleri, firma çalışanları, firma yapısı, ihracat süreci ve işleyişi devlet destekleri ve teşvikler ile ihracat sorunları ile pazarlama kültürü ve firmanın ihracat performansı arasında ilişkiler olduğu gözlemlenmiştir.
Sosyal girişimcilik
Günümüzde, yoksulluk, hastalık, eğitim, işsizlik, insan hakları, çevre sorunları, barınma sorunu vb. sosyal sorunlar ile mücadele öncelikle devletin görevi olarak kabul edilmekle birlikte, özel sektörün ve sivil toplum örgütlerinin de sürece katkıda bulunmaları beklenmektedir. Bu nedenle, sosyal girişimcilik son yıllarda popüler kavram haline gelmeye başlamıştır. Bu tezde öncelikle girişimcilik ve girişimci kavramı teorik çerçeve içerisinde kısaca açıklandıktan sonra sosyal girişimcilik ile sosyal girişimci tanımlanmış, sosyal girişimcilikle ticari girişimci ve sivil toplum kuruluşları ilişkisi ortaya konmaya çalışılmıştır. Ayrıca tezde, sosyal girişimciliğin önemi vurgulanmış, sosyal girişimciliğin topluma yansımaları ve gerçek hayattaki örnekleri üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: Girişimci, Girişimcilik, Sosyal Girişimci, Sosyal Girişimcilik.
Bireysel emeklilik sistemi (Elazığ örneği)
Bireysel emeklilik sistemi, rahat bir emeklilik süreci ve vergi avantajı ile gündeme gelmiş bir devlet politikasıdır. Biliyoruz ki bir ülkelerin sigortacılık sektörünün boyutu ile ekonomik gelişmişlik düzeyi arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. Bu nedenle tezimizin konusunu "Bireysel Emeklilik Sistemi (Elazığ Örneği)" oluşturmaktadır. Bu çalışmada öncelikle sigortacılığın Dünyada ve Türkiye'deki tarihsel gelişimi, sigorta kavramı ve bireysel emeklilik sistemi hakkında genel bilgiler verilmiştir. Bu bilgiler (teorik) doğrultusunda, sigortanın avantajından, dezavantajından bahsedilmiş ve bireysel emeklilik sistemine giriş-çıkış konusunda ki mevzuatlarla ilgili bilgiler de paylaşılmıştır. Öte yandan yapılan çalışma ile Elazığ'da çalışan ve çalışmayan kadın ve erkeklerin, çeşitli bağımlı ve bağımsız değişkenler üzerinden bireysel emeklilik sistemine bakışları ve algıları ölçülmüştür.