1,724
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Üstün yetenekli öğrencilerin bilim insanı hakkındaki imajlarının araştırılması
Bilim ve teknolojinin devamlı gelişim gösterdiği şu çağda ülkelerin de kendisini yenileyip eğitim olanaklarını gözden geçirmesi gereklidir. Fen ve teknoloji dersi, öğrencilerin amaçlı ve planlı bilgilerle ilk kez karşılaştığı ilköğretim yıllarında, öğrencinin doğal dünyayı daha anlamlı bir şekilde yorumlaması, neden-sonuç ilişkileriyle muhakeme yeteneğinin gelişmesi, bilimi ve bilim insanlarını sevme ve örnek alma yönünde tutumlar geliştirmesi açısından önemlidir.Fen ve teknoloji eğitiminde bilim ve bilim insanına yönelik olumsuz düşünceler ve kullanılan yanlış kavramlar tespit edilerek, öğrencilerin bilime ve bilim insanına karşı doğru imajlar geliştirmeleri sağlanmalıdır. Yapılan bu çalışmanın amacı, üstün yetenekli öğrencilerin bilim insanı hakkındaki imaj ve görüşlerini ortaya koymaktır.Bu araştırmanın çalışma evrenini 2011 ? 2012 öğretim yılında Ankara, Adana ve İstanbul illerindeki Bilim ve Sanat Merkezlerinde eğitim gören üstün yetenekli öğrenciler oluşturmaktadır. Ankara ilinde Yasemin Karakaya bilim sanat merkezinden 94, Ankara bilim sanat merkezinden 60, İstanbul Bilim Sanat merkezinden 29 ve Adana bilim sanat merkezinden 77 öğrenci olmak üzere toplamda 260 öğrenci araştırmaya katılmıştır.Araştırmada 3 bölümden oluşan bir ölçek kullanılmıştır. İlk bölüm öğrencilerin demoğrafik özelliklerini belirlemeye yönelik sorulardan oluşmaktadır. İkinci bölümde öğrencilerin bilim insanı hakkındaki düşüncelerini ve imajlarını belirlemeye yönelik 34 maddeden oluşan likert tipi ölçektir. Son bölümde de öğrencilerin bilim insanı hakkındaki imajlarını belirleyebilmek amacıyla Chambers tarafından geliştirilen DAST ( Bir Bilim İnsanı Çiz ) testi kullanılmıştır.Araştırmanın sonucunda öğrenciler genel olarak laboratuar önlüklü, gözlüklü, laboratuarda deney yapan bilim insanı çizmişlerdir. Anket sonuçlarında bayanların bilim insanı olma konusunda olumlu düşünceler besleyen öğrencilerin, çizimlerinde çoğunluk olarak erkek bilim insanı çizdikleri görülmüştür. Öğrencilerin bilim insanı hakkındaki düşünceleri öğrencilerin cinsiyetine göre, farklı bilim sanat merkezlerine göre ve ilk öğretim kademelerine göre farklılık göstermemektedir.
Sosyal bilgiler dersinde toplumsal cinsiyet etkinliklerinin öğrencilerin algı ve tutumlarına etkisi
Bu tezde sosyal bilgiler dersinde toplumsal cinsiyet etkinliklerinin öğrencilerin algı ve tutumlarına etkisi araştırılmıştır.Araştırmada, toplumsal cinsiyet etkinliklerinin uygulandığı deney grubu ile uygulanmadığı kontrol grubunun tutumları arasındaki farkı ortaya koymak amacıyla ön test-son test kontrol gruplu deneysel yöntemden yararlanılmıştır.Araştırmanın çalışma grubunu 2011?2012 eğitim-öğretim yılında Tokat ili merkezde yer alan bir ilköğretim okulunda öğrenim görmekte olan 7. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışma grubu, deney grubu 26 (7/B), kontrol grubu ise 25 (7/A) öğrenci olmak üzere toplam 51 öğrenciden oluşmaktadır.Araştırmada veriler, nicel ve nitel araştırma tekniklerine uygun olarak araştırmacı tarafından geliştirilen ölçekler aracılığıyla toplanmıştır. Nicel veri toplama aracı olarak, ilköğretim öğrencilerinin toplumsal cinsiyete ilişkin tutumlarını ölçen araştırmacı tarafından geliştirilen ?Toplumsal Cinsiyet Tutum Ölçeği? kullanılmıştır. Nitel veri toplama aracı olarak da, ekonomi (çalışma yaşamı), eğitim, siyaset ve sosyal yaşam alanlarına ve cinsiyet kalıp yargılarına özgü toplumsal cinsiyet etkinlikleri hazırlanıp, drama, örnek olay, soru cevap, tartışma teknikleri ve bilgisayar destekli öğretim materyalleri kullanılarak öğrencilere uygulanmıştır.Araştırmada nicel verilerin analizinde, aritmetik ortalama, frekans, bağımsız t testi ve Mann Whitney U testi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda çalışma grubundaki öğrencilerin deneysel işlem sonrası puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu (t=2.219, p<.05) sonucu ortaya çıkmıştır. Ölçeğin deney sonrası uygulamasında kontrol grubundaki öğrencilerin tutum düzeyleri ortalaması = 113.76'ya düşerken, deney grubundaki öğrencilerin tutum düzeyleri ortalamasının =128.88'e yükseldiği görülmektedir. Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin deney öncesi ve deney sonrası tutum puanları incelendiğinde, hem deney hem de kontrol grubu öğrencilerinin toplumsal cinsiyete ilişkin tutum düzeyleri cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermiştir (p<.05). Toplumsal cinsiyet etkinliklerine dayalı toplumsal cinsiyet eğitiminin öğretim süreci ve sürece ilişkin bulgular incelendiğinde; toplumsal cinsiyet etkinliklerinin öğrencilerin toplumsal cinsiyete ilişkin algılarını somutlaştırdığı ve onlara farkındalık kazandırdığı, toplumsal cinsiyet etkinlikleri yaşam örneklerini doğrudan sunduğu için öğrenciler üzerinde etkili olduğu, cinsiyet eşitliği bakımından duyarlılık kazandırdığı ve eğitim sürecini zevkli bir hale getirdiği uygulama sürecinde gözlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Cinsiyet, Toplumsal Cinsiyet, Toplumsal Cinsiyet Eğitimi, İlköğretim Öğrencileri.
Ortaokul matematik öğretmenlerinin işlem önceliği konusundaki hatalarını tespit edilmesi
Bu çalışmanın amacı özellikle ortaokul matematik öğretmenlerinin işlem önceliği konusunda, konunun öğretimi sırasında yaptıkları hataları tespit etmek ve bunlara çözüm önerileri getirmektir. Hataların kaynağı öğrenci, öğretmen ve konu şeklinde kategorize edilmiştir. Öğretmenin sebep olduğu hataları deneyimden, uzmanlık bilgisinden, tutumundan, yaratıcılığından ve bilgisinden kaynaklandığını belirtmiştir. Ulaşılabilen literatürde işlem önceliği konusunda ortaokul matematik öğretmenleri üzerine bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu çalışma ortaokul düzeyinde olması ve matematik öğretmenlerine yönelik olması açısından bir ilk özelliği taşımaktadır. Araştırma Elâzığ ili Merkez ilçesinden alınan örnekleme göre 2018-2019 eğitim-öğretim yılında eğitim veren, farklı mesleki kıdeme ve mezuniyete sahip olan on beş matematik öğretmeni ile sınırlıdır. Öğretmenlere uzman görüşleri alınarak oluşturulmuş 5 açık uçlu soru sorulmuştur. Nitel desenli bu çalışmada öğretmenlerin hatalı bilgilerinin tespit edilmesinde görüşme tekniği kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak da yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Bu araştırmanın verilerinin toplanmasında, çözümlenmesinde ve yorumlanmasında nitel araştırma yöntemi benimsenmiştir. Verilerin analizi ve yorumlanmasında içerik analizi kullanılmıştır. Sonuçlar betimsel bir anlatımla sunulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin işlem önceliği kuralını tam olarak bilmedikleri ortaya çıkmıştır.
İlköğretim 8. sınıf matematik dersi üçgenler alt öğrenme alanının öğretiminde aktif öğrenme yaklaşımının öğrencilerin başarısına ve kalıcılığına etkisi
Bu araştırmanın amacı, 8. sınıf matematik dersi üçgenler alt öğrenme alanının öğretiminde aktif öğrenme yaklaşımının öğrenci başarısına ve kalıcılığına etkisini incelemektir.Araştırmada, öntest-sontest kontrol gruplu deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırma, belirli amaçlar için daha önce şekillenmiş olan gruplar üzerinde yapılmıştır. Ön test-son test kontrol gruplu modelin kullanıldığı araştırmalarda iç-geçerliliği tehdit edebilecek tarih, olgunluk, test etme ve araç gibi kaynaklardan gelen hatalar ya da etkiler diğer modellere kıyasla daha çok kontrol altında tutulabilmektedir. Bu da öntest-sontest kontrol gruplu modeli diğer modellere oranla daha güvenilir ve kullanışlı kılmaktadır.Araştırma 2011-2012 eğitim-öğretim yılında, Ankara İli Etimesgut İlçesi' nde bulunan bir ilköğretim okulunda gerçekleştirilmiştir. Uygulamaya 8. sınıfların iki farklı şubesinde öğrenim gören toplam 68 öğrenci katılmıştır. Sınıflardan biri deney grubu diğeri ise kontrol grubu olarak rastgele belirlenmiştir. Deney grubunda 35, kontrol grubunda 33 öğrenci bulunmaktadır.Deney grubunda dersler aktif öğrenme yaklaşımı ile kontrol grubunda ise geleneksel öğretim yöntemi ile yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak Matematik Başarı Testi kullanılmıştır. Matematik Başarı Testi öntest, sontest ve kalıcılık testi olmak üzere üç kez uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 15.00 istatistik programı ile analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda aktif öğrenme yaklaşımına göre öğretimin öğrencilerin matematik başarısını artırmada geleneksel öğretim yöntemine göre daha etkili olduğu görülmüştür. Ayrıca aktif öğrenme yaklaşımı, öğrencilerinin konu ile ilgili kalıcılık düzeylerini de artırmıştır.
İlköğretim 5. sınıf öğrencilerinin rutin olmayan açık uçlu problem çözümlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 5. sınıf matematik dersinde dört işleme dayalı rutin olmayan açık uçlu problemlerde öğrenci çözümlerini incelemektir. Araştırmada nitel yöntemden yararlanılmıştır.Araştırmanın veri toplama aracı, alan taraması yapılarak MEB (1-5) Matematik programına uygun bulunan ve iki pilot uygulama gerçekleştirilerek son halini almış olan 6 açık uçlu problemden oluşmaktadır.Araştırma, iki pilot ve bir asıl uygulama olmak üzere üç basamakta gerçekleştirilmiştir. Birinci pilot uygulama, 2011 ? 2012 eğitim öğretim yılı güz döneminde MEB'e bağlı bir ilköğretim okulunun 5. sınıf öğrencileri (N=42) ile yürütülmüştür. Madde analizleri için yapılan ikinci pilot uygulama ise MEB'e bağlı bir ilköğretim okulunun 5. sınıf öğrencileri (N=47) ile yürütülmüştür. Asıl uygulama ise bahar döneminde iki 5.sınıf şubesi öğrencileri (N=60) ile yürütülmüştür.Verilerin toplanması aşamasında araştırmacı tarafından geliştirilen açık uçlu problem çalışma kâğıdı kullanılmış olup; bu aşamada ilköğretim 5. sınıf öğrencilerinin çalışma kâğıdının her bir sorusunda ve genelinde verdikleri yanıtlar ayrıntılı olarak incelenip nitel verilerin nicelleştirilmesi amacıyla yüzde (%) ve frekans (f) analizi yapılarak betimlenmiştir.Çalışmadaki bulgulara göre, öğrencilerin rutin olmayan açık uçlu problemlerde en düşük oranda %36.67 olurken en yüksek %75 oranında, problemlere tek bir doğru yanıt ürettikleri tespit edilmiştir. Ayrıca çalışmadaki bulgulara göre öğrencilerin rutin olmayan açık uçlu problemlerde en yüksek %35 oranında olurken en düşük %5 oranında, problemlere birden fazla doğru yanıt ürettikleri tespit edilmiştir. Sonuç olarak, öğrencilerin birden fazla doğru yanıtı bulunan açık uçlu problemlerde çoğunlukla tek doğru yanıtla yetindikleri ve birden fazla doğru yanıt bulmada yetersiz oldukları tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Matematik eğitimi, açık uçlu problemler, rutin olmayan problemler, problem çözme
İlköğretim okullarında insan hakları ve vatandaşlık eğitimi uygulamalarının değerlendirilmesi
Araştırma üç aşamada gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamada 2004 yılından sonra uygulamaya konulan İHVE (İnsan Hakları ve Vatandaşlık Eğitimi) alanı ara disiplin uygulamasının öğretmen görüşleri bakımından beş boyutta (öğretim programı, kitap setleri, öğrenme ortamı, ders dışı etkinlikler ve öğretmen yeterliliği) değerlendirilmesi; ikinci aşamada 2004 öncesi Vatandaşlık ve İnsan Hakları Dersi Öğretim Programı'nın özel amaçlarının/davranışlarının uygulamadaki İHVE ara disiplin alanı kazanımlarınca karşılanma durumlarının değerlendirilmesi ve üçüncü aşamada ise mevcut İHVE ara disiplin alanı kazanımlarının ilköğretim okullarında okutulan kitaplara yansıma durumlarının değerlendirmesi yapılmıştır.Araştırmanın birinci aşamasında öğretmen görüşlerini almak üzere beşli likert tipi anket geliştirilmiştir. Bu aşamada araştırmanın evrenini Kırıkkale ilinde görev yapan öğretmenler, örneklemini ise Kırıkkale'de ilköğretim okullarında görevli farklı branşlardan toplam 520 öğretmen oluşturmaktadır.Araştırma anketinin I. ve II. Bölümlerinden elde edilen nicel veriler SPSS istatistik programında aritmetik ortalama, standart sapma, t testi ve tek yönlü ANOVA analizleri kullanılarak değerlendirilmiş; yüzde, frekans ve grafiklerin oluşturulmasında Microsoft Office - Excel programından faydalanılmıştır. Anketin üçüncü bölümü ile kitap taraması ve öğretim programlarının karşılaştırılmasında içerik çözümlemesi yapılmış, bu çözümlemeler nicel hale getirildikten sonra Microsoft Office - Excel programından faydalanılarak yüzde, frekans olarak ifade edilmiştir.Araştırmanın ikinci aşaması olan öğretim programındaki özel amaçlar/davranışlar ile İHVE ara disiplin alanı kazanımlarının kıyaslanması ve üçüncü aşaması olan İHVE ara disiplin alanı kazanımlarının ders kitaplarına yansıma durumları doküman taraması şeklinde gerçekleştirilmiştir.Araştırmadan aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır:Öğretmenlerin; ?program? ve ?kitap? boyutlarının geneli ile ilgili olumlu ve olumsuz görüş oranlarının birbirlerine yakın olduğu, ?ortam? ve ?öğretmen yeterliği? boyutlarının geneli ile ilgili çoğunluğunun olumlu görüşlere, ?ders dışı etkinlik? boyutunun geneli ile ilgili olarak ise çoğunluğunun olumsuz görüşlere sahip oldukları görülmüştür.Öğretmenlerin ?program? boyutu altında ifade etmiş oldukları görüşlerin cinsiyet, branş, mezuniyet durumu ve okulun bulunduğu yer değişkenleri bakımından; ?kitap? boyutu altında ifade etmiş oldukları görüşlerin branş ve okulun bulunduğu yer değişkenleri bakımından; ?ders dışı etkinlik? boyutu altında ifade etmiş oldukları görüşlerin okulun bulunduğu yer değişkeni bakımından; ?öğretmen yeterliliği? boyutu altında ifade etmiş oldukları görüşlerin branş ve hizmet içi eğitime katılma değişkenleri bakımından farklılaştığı belirlenmiştir. Anketteki ?ortam? boyutunun geneli ile ilgili öğretmen görüşlerinin her hangi bir değişken bakımından farklılaşmadığı görülmüştür.Mevcut İHVE alanı ara disiplin kazanımlarının içerikleri ile 1998 Vatandaşlık ve İnsan Hakları Öğretim Programı'nın altı ünitesindeki özel amaç/davranış içerikleri çoğunlukla eşleşmesine rağmen; ?Milli Güvenlik ve Milli Güç Unsurları? ve ?İnsan Haklarının Korunmasında Karşılaşılan Sorunlar? ünitelerinin amaç/davranış içerikleri ile eşleşen İHVE ara disiplin alanı kazanımı tespit edilememiştir.2004 sonrası İHVE alanı ara disiplin kazanımlarının kitaplara yansıma durumları ile ilgili olarak; İHVE alanı ara disiplin kazanımlarına yönelik kitap yazarlarında bir farkındalık olmasına rağmen, ara disiplin alanı kazanımlarının incelemesi yapılan kitaplara yeterince yansımadığı tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: İnsan hakları eğitimi, vatandaşlık eğitimi, insan hakları ve vatandaşlık eğitimi ara disiplin alanı, öğretmen görüşleri, ders kitapları.
Alternatif kavramlara sahip fen ve teknoloji öğretmen adaylarında fen metinlerini okurlarken aktif hale gelen bilişsel ve üstbilişsel stratejiler
Bu çalışmanın amacı, fotosentez ve solunum ile kuvvet ve hareket konularıyla ilgili alternatif kavramlara sahip olan öğretmen adaylarının, bu konularla ilgili hazırlanmış düz metinleri okumadan önceki ve sonraki kavramsal anlamalarını, ilgili düz metin kesitlerini okurlarken zihinlerinde aktif hale gelen bilişsel ve üstbilişsel stratejileri ve bu stratejileri kullanma sıklıklarını incelemektir. Bu kapsamda a. düz metin okuma öncesinde ve sonrasında bilimsel doğru, b. düz metin okuma öncesinde bilimsel doğru ve düz metin okuma sonrasında bilimsel doğrunun genişletilmiş hali, c. düz metin okuma öncesinde bilimsel doğru ve düz metin okuma sonrasında alternatif kavram, d. düz metin okuma öncesinde ve sonrasında alternatif kavram, e. düz metin okuma öncesinde alternatif kavram ve düz metin okuma sonrasında farklı bir alternatif kavram, f. düz metin okuma öncesinde alternatif kavram ve düz metin okuma sonrasında bilimsel doğru şeklinde kavramsal anlamalarındaki değişimin niteliği ile her bir kavramsal anlama türleri için ilgili düz metin kesitlerini okuma sürecinde kullanılan bilişsel ve üstbilişsel stratejilerin kullanılma sıklıkları incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan örnek olay (durum) çalışması kullanılmıştır.Araştırmaya 2011-2012 akademik yılında Ankara ilinde bulunan bir üniversitenin eğitim fakültesinin Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı 4. sınıfta öğrenim görmekte olan iki şubeden, 1'i erkek ve 5'i kız olmak üzere toplam 6 öğretmen adayı katılmıştır. Araştırmanın yürütüldüğü öğretmen adayları, 45 öğretmen adayına fotosentez ve solunum ile kuvvet ve hareket konularıyla ilgili çoktan seçmeli kavramsal anlama testleri uygulandıktan sonra, alternatif kavram çokluğu ve çeşitliliği fazla olmasına göre seçilmiştir. Seçilen altı öğretmen adayının fotosentez ve solunum ile kuvvet ve hareket konularıyla ilgili kavramsal anlamalarını, derinlemesine betimlemek için her öğretmen adayı ile düz metin okuma öncesinde ve sonrasında ayrı ayrı yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Araştırmada örnek olay incelemesi yoluyla seçilen altı Fen ve Teknoloji Öğretmen'i adayına fotosentez ve solunum ile kuvvet ve hareket konularıyla ilgili düz metinler okutulmuştur. Bu okuma sürecinde öğretmen adaylarının okurken kullandıkları bilişsel ve üstbilişsel stratejilerinin belirlenmesi için öğretmen adaylarından sesli okuma ve sesli düşünme yapmaları istenmiştir. Ayrıca öğretmen adayları araştırmacı tarafından gözlemlenmiştir. Öğretmen adaylarının düz metni okuma sürecinde kullandıkları stratejilerin bilişsel ya da üstbilişsel olup olmadığını belirlemek amacıyla, okumalarından hemen sonra kullanma amaçlarını belirlemeye yönelik yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler ve düz metinleri okuma süreci video kaydına alınmıştır.Araştırma sonuçlarına göre hem her bir bireyde, hem de konu genelinde, düz metinleri okuma öncesindeki kavramsal anlamaları, düz metin okuma sonrasında bilimsel doğru şeklinde devam ettirme ve genişletmenin yanında, özellikle alternatif kavramları bilimsel doğru olarak değiştirmede daha yüksek oranda strateji kullanıldığı tespit edilmiştir. Ayrıca kullanılan bu stratejiler arasından düz metin okuma sonrası bilimsel doğruya ulaşmada bilişsel stratejilere göre daha yüksek oranda üstbilişsel strateji kullanıldığı sonucuna ulaşılmıştır.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının küresel ısınma hakkındaki informal muhakemeleri üzerinde bilimin doğasının etkisinin araştırılması
Araştırmanın amacı Fen bilgisi öğretmen adaylarının küresel ısınma konusu hakkındaki informal muhakemelerinde bilimin doğasını nasıl kavramsallaştırdıklarının ortaya konulmasıdır. Bu amaç doğrultusunda araştırmada nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırma iki aşamada gerçekleştirilmiştir. İlk olarak bir devlet üniversitesinde öğrenim gören ikinci sınıf 38 Fen Bilgisi öğretmen adayı belirlenerek bilimin doğasına yönelik kavramsallaştırmalarına ulaşılmıştır. Yapılan analizlerin ardından 38 Fen Bilgisi öğretmen adayı arasından dört Fen Bilgisi öğretmen adayı seçilerek ikinci aşamaya geçilmiştir. Bu aşamada ise dört Fen Bilgisi öğretmen adayının informal muhakeme süreçlerini bilimin doğasına yönelik kavramsallaştırmalarını nasıl etkilemekte olduğu araştırılmıştır. Veri analizlerinde betimsel analiz ve içerik analizinden yararlanılmıştır.Ortaya çıkan bulgulara göre Fen Bilgisi öğretmen adaylarının informal muhakeme süreçlerinde sosyobilimsel bir konu olan küresel ısınma hakkında bilimsel verileri tanımlamakta zorlandıkları, deney ve gözlemi bilimin temel unsurları olarak nitelendirdikleri ortaya çıkmıştır. Fen Bilgisi öğretmen adaylarının informal muhakeme süreçlerinde bilimin doğasının ?bilimsel bilginin değişebilirliği? unsurunun etkileri incelendiğinde ortaya çıkan genel kanı, bilimsel bilginin farklı faktörlerin etkisinde değişime uğrayabileceği yönünde olduğu şeklindedir. Araştırmaya katılan dört Fen Bilgisi öğretmen adayının bilimsel bilginin sosyal ve kültürel yapı ile olan ilişkilerine yönelik kavramsallaştırmaları incelendiğinde ise öğretmen adaylarının bu konuda net bir fikir ortaya koyamadıkları ve sonuç odaklı bir informal muhakeme süreci içinde oldukları söylenebilir.
Yapılandırmacı öğrenme ortamlarının bilimsel epistemolojik inançlara etkisi
Bu çalışmanın amacı, yenilenen fen ve teknoloji programıyla birlikte benimsenen yapılandırmacı yaklaşımın öğrencilerin bilim ve bilimsel bilgiye ilişkin felsefi bakış açılarını yani bilimsel epistemolojik inançlarını nasıl etkilediğini belirlemektir.Çalışmada, öğrencilerin içinde bulundukları yapılandırmacı öğrenme ortamları hakkındaki görüşlerinin ve bilimsel epistemolojik inançlarının belirlenmesinde tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Ankara ili Altındağ ve Çankaya ilçesindeki yedi ilköğretim okulunun 8. sınıfında öğrenim gören 392 kız, 382 erkek toplam 774 öğrenci oluşturmaktadır.Araştırmada veri toplama aracı olarak; ?Bilimsel Epistemolojik İnançlar Ölçeği? ve ?Yapılandırmacı Öğrenme Ortamları Ölçeği? kullanılmıştır. Verilerin analizinde t-testi, tek faktörlü varyans analizi (One-Way ANOVA) kullanılmış ve Pearson korelasyon katsayısı hesaplanmıştır.Analiz sonuçları, yapılandırmacı öğrenme ortamları ile epistemolojik inançlar arasında pozitif bir ilişkinin bulunduğunu göstermiştir. Öğrenme ortamları yapılandırmacı yaklaşıma uyarlandıkça öğrencilerin bilimsel epistemolojik inançlarının geliştiği söylenebilir. Ayrıca kız öğrencilerin erkek öğrencilere göre, Çankaya ilçesinde öğrenim gören öğrencilerin Altındağ ilçesinde öğrenim gören öğrencilere göre, fen ve teknoloji dersi notu yüksek olan öğrencilerin düşük olan öğrencilere göre daha gelişmiş epistemolojik inançlara sahip olduğu bulunmuştur. Anne ve baba eğitim durumu yükseldikçe, öğrencilerin bilimsel epistemolojik inançlarında artış gözlenmiştir. İnternet bağlantısına sahip olan öğrencilerin bilimsel epistemolojik inançlarının, internet bağlantısına sahip olmayan öğrencilere göre daha gelişmiş olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Bilimsel epistemolojik inançlar, Yapılandırmacı Öğrenme Ortamı
Fen bilgisi öğretmen adaylarının teknolojik pedagojik alan bilgisi ve özyeterlikleri
Bu araştırmanın temel amacı; fen bilgisi öğretmen adaylarının teknolojik pedagojik alan bilgisi (TPAB) ve TPAB öz-yeterlik düzeylerinin bir eğitim-öğretim yılı sürecindeki değişimini değerlendirmektir. Bir karma yöntemler araştırması olarak bu çalışma, 2010-2011 eğitim-öğretim yılında son sınıfta öğrenim gören fen bilgisi öğretmen adayları ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada Magnusson, Krajcik ve Borko (1999)'nun pedagojik alan bilgisi (PAB) modeli TPAB'a uyarlanarak kullanılmıştır. Araştırmanın güz dönemi başlangıcında, 27 öğretmen adayı TPAB modelinin bileşenleri doğrultusunda yapılandırılan beş haftalık eğitime katılmıştır. Daha sonra öğretmen adayları sekiz hafta süresince farklı fen konularında teknoloji ile zenginleştirilmiş ders planları hazırlayarak mikroöğretim uygulamaları gerçekleştirmiştir. Araştırmanın bahar döneminde ise 27 öğretmen adayı içerisinden belirlenen altı öğretmen adayının ilköğretim okulundaki ders anlatımları gözlemlenmiştir.Araştırmada veri toplama araçları olarak, araştırmanın nicel aşamasında TPAB anketi ile üç aşamalı ısı ve sıcaklık testi kullanılmıştır. Araştırmanın nitel aşamasında ise öğretmen adayı bilgi formu, görüşme formu, odak grup görüşme formu, ÖÖY-II dersi uygulamalarını değerlendirme formu, öğretmenlik uygulaması performansını öz- değerlendirme formu, ısı-sıcaklık kavramlarına yönelik TPAB değerlendirme formu, TPAB ve sınıf ortamı imajı değerlendirme formu, video kayıtları, blog yorumları, ders planları ve ders materyallerinden yararlanılmıştır.Araştırma süresince elde edilen nicel verilerin betimsel istatistikleri SPSS 11.5 paket programı ile yapılmıştır. Nitel verilerin analizi ise, betimsel analiz, içerik analizi ve sürekli karşılaştırılmalı veri analizi yöntemleri birlikte kullanılarak NVivo 9.0 paket programı ile gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın güz döneminde elde edilen bulgular, TPAB'ın bileşenleri kapsamında incelendiğinde; 27 öğretmen adayının TPAB'ın teknolojinin entegre edildiği fen ve teknoloji öğretim programı bilgisi bileşenine yönelik bilgilerinin tamamen yeterli, fenin teknoloji ile öğretimine yönelik amaç ve hedef bilgilerinin de kısmen yeterli olduğu saptanmıştır. Altı öğretmen adayının güz ve bahar dönemindeki TPAB düzeyleri, TPAB'ın bileşenleri açısından karşılaştırıldığında ise bahar döneminde öğretmen adaylarının öğrencilerin belirli bir fen konusunu anlayarak öğrenebilmesi için teknolojik araç-gereçlerden faydalanma bilgilerinin arttığı tespit edilmiştir.Öğretmen adaylarının TPAB'a yönelik öz-yeterlik düzeyleri değerlendirildiğinde ise 27 öğretmen adayının güz döneminin başlangıcına göre güz dönemi sonunda öz-yeterlik düzeylerinin arttığı belirlenmiştir. Bahar döneminin sonunda ise güz döneminin sonuna göre öz-yeterlik düzeylerinde anlamlı bir değişiklik bulunmamıştır.Anahtar Kelimeler: Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi, Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisine Yönelik Öz-Yeterlik, Fen Bilgisi Öğretmen Adayı, Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Temelli Eğitim Uygulamaları
Üstün yetenekli öğrencilerin bilim ve bilim insanına yönelik görüşlerinin ve bu görüşleri etkileyen faktörlerin belirlenmesi
Fen öğretiminde öğrencilerin bilimsel bilginin yapısını, bilimsel düşünme becerilerinin nasıl elde edildiğini bilmesi ve bunları uygulamaya geçirmesi önem taşımaktadır. Bilimsel bilginin yapısını ve uygulama yollarını öğrenen öğrenciler, çevrelerinde karşılaştığı sorunlara farklı gözle bakabilecek ve çözüm yolları üretebilecektir. Özellikle bir ülkenin geleceğinde etkin rollere sahip olacak olan üstün yetenekli öğrencilerin fen bilimine, fen bilimlerinin yapısına bakış açıları ve bilim adamları hakkındaki görüşleri, onların gelecekteki meslek seçimlerine ve o alandaki başarılarına olumlu veya olumsuz etkisi olacaktır. Bu amaçla öğrencilerin bilimsel tutumlarının, fen bilimlerinin yapısı hakkındaki düşüncelerinin ve bilim adamlarına bakış açılarının belirlenmesi gerekmektedir. Bu amaçla araştırmada 7 ayrı Bilim ve Sanat Merkezi'nde öğrenim gören üstün yetenekli öğrencilerin bilim ve bilim insanı hakkındaki düşüncelerinin ve bu düşünceleri etkiyen etmenlerin neler olduğu belirlenmek istenmiştir.Çalışmada kullanılan ölçek üç alt bölümden oluşmaktadır. Ölçeğin ilk bölümü, öğrencilerin demografik özelliklerini belirlemeye yönelik soruları içermektedir. İkinci bölümü ise, öğrencilerin bilim insanına yönelik görüşlerini belirlemek amacı ile hazırlanmış bilim insanı modelleri ve bunları betimlemeye yönelik yarı yapılandırılmış sorulardan ve bilim insanına yönelik likert tipi anketten oluşmaktadır. Üçüncü ve son bölüm ise öğrencilerin bilim ve teknolojiye yönelik tutumlarını belirmek amacıyla ilgili literatür incelenerek geliştirilen bilim tutum ölçeğinden oluşmaktadır.Ölçek 2010-2011 eğitim öğretim yılında 7 ayrı bilim ve sanat merkezinde eğitimlerine devam den 11-15 yaş arası 217 üstün yetenekli öğrenci üzerinde uygulanmıştır.Yapılan istatiksel analizler sonucunda üstün yetenekli öğrencilerin bilim insanına yönelik görüşleri ve bilime yönelik tutumları arasında bazı faktörler açısından benzerlikler ve farklılıklar gözlenmiştir.
Erken çocukluk dönemi fen ve matematik eğitimi içerik standartları değerlendirme araçlarının geliştirilmesi
Yapılan bu araştırmada, fen ve matematik eğitiminin planlı ve programlı yürütülebilmesini destekleyecek bir standartın oluşturulması amaçlanmaktadır. Bu amaca ulaşabilmek için ?Erken Çocukluk Dönemi Fen Eğitimi İçerik Standartları Ölçeği ? FİSÖ? ve ?Erken Çocukluk Dönemi Matematik Eğitimi İçerik Standartları Ölçeği ? MİSÖ? geliştirilmiştir.Araştırmanın çalışma grubunu; 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Antalya ili merkez ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi anaokulları ile resmi ilköğretim okullarına bağlı anasınıflarına devam eden 60-72 aylık çocuklar oluşturmaktadır. Ölçeklerin deneme uygulamasına ait çalışma grubunda toplam 486 çocuğa ait veri yer almaktadır. 3 hafta arayla gerçekleştirilen nihai formun test-tekrar test güvenirliği çalışmasında ise 88 çocuğa ait veri yer almaktadır.Ölçeklerin geçerliğine ilişkin; yapı geçerliğine yönelik olarak açımlayıcı faktör analizi yapılmış ve açımlayıcı faktör analizi sonucunda, FİSÖ'nün 3 alt boyutunun ve MİSÖ'nün 4 alt boyutunun ortaya konulduğu ve bu boyutların kendi içinde beklenen uyumu verdiği tespit edilmiştir. Bu sonuçlar ölçeklerin yapı geçerliğinin yeterli düzeyde olduğu ortaya koymaktadır. Ayrıca çesitli üniversitelerden alanında doktora derecesine sahip 6 akademisyenin uzman görüşleri doğrultusunda FİSÖ ve MİSÖ'nün kapsam geçerliğine sahip olduğu belirlenmiştir. Ölçeklerin güvenirliğine ilişkin; FİSÖ ve MİSÖ'ye ait alt boyutlara bakıldığında Cronbach alfa katsayılarının oldukça yüksek olduğu görülmektedir. Bu bulgular her alt boyutun maddelerinin birbiriyle tutarlı olduğunu göstermektedir. Ölçeklerin zamana bağlı tutarlı ölçümler verip vermediğini belirlemek amacıyla yapılan test-tekrar test analiz sonuçları; güvenirlik katsayılarının FİSÖ için yeterli, MİSÖ içinse kabul edilebilir bir düzeyde olduğunu ortaya koymuştur. Ölçeklerin zaman ve maliyet açısından ekonomik olması, uygulamasının kolay ve puanlamasının pratik olması kullanışlı olduğunu göstermektedir.Araştırma sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda, 60-72 aylık çocuklara yönelik uygulanacak olan fen ve matematik eğitimi içerik standartları için FİSÖ ve MİSÖ'nün geçerli ve güvenilir bir değerlendirme aracı olarak kullanılabileceğini göstermektedir.Anahtar Kelimeler: Erken çocukluk dönemi, fen eğitimi, matematik eğitimi, içerik standartları.
İlköğretim 7. sınıf matematik dersine ait dönüşüm geometrisi alt öğrenme alanının öğretiminde dinamik geometri yazılımı geogebra'nın kullanımının öğrenci başarısı ve kalıcılık üzerindeki etkisi
Bu çalışma, 7. sınıf matematik dersi müfredatında yer alan ?Dönüşüm Geometrisi alt öğrenme alanında bir dinamik geometri yazılım programı olan GeoGebra?nın öğrenci başarısına ve kalıcılığa etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır.Bu araştırmada, araştırma yöntemlerinden ön-test, son-test kontrol gruplu deneysel çalışma uygulanmıştır. Bu araştırmada deney ve kontrol gruplarını oluştururken deneklerin ya da grupların seçkisiz atanması ya da eşleştirilmesi gibi bir durum gerçekleştirilememiştir. Bu çalışmanın bir sınırlılığı olarak tanımlanmıştır Bu araştırmanın çalışma grubunu 2011-2012 eğitim öğretim yılı bahar döneminde, Ankara ilinde bulunan, MEB?e bağlı bir ilköğretim okulunda öğrenim gören toplam 37 öğrenciden oluşan iki ilköğretim 7. sınıf şubesi oluşturmuştur. Dinamik geometri yazılım programı olan GeoGebra?nın öğrenci başarısına ve kalıcılığa etkisini tespit edebilmek amacıyla deney (17) ve kontrol grupları (20) oluşturulmuştur. Deney grubu için GeoGebra destekli MEB müfredat programına uygun iki haftalık kurs planlanmıştır. Kurs süresinde GeoGebra?nın etkin kullanımını içeren, yapılandırılmış GeoGebra inşa aktiviteleri öğrenme ve öğretim süresi boyunca öğrencilerle paylaşılmıştır. Eş zamanlı olarak, kontrol grubunda MEB müfredat programına uygun olarak eğitime devam edilmiştir. Sınıf içi aktivitelerden önce ve sonra olmak üzere, ivhazırlanan konu başarı testi gruplara, ön-test, son-test ve kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Verilerin çözümlenmesi, SPSS-17.0 programı kullanılarak bilgisayar ortamında yapılmıştır. Grupların erişi düzeyleri arandaki farkın belirlenmesi için bağımlı ve bağımsız örneklemler için T testleri kullanılmıştır. Testler ve gruplar arasında yapılan karşılaştırmalar sonucunda, GeoGebra?nın öğrencilerin öğrenme ve başarılarını olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Kalıcılık testi sonuçlarında da deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Bilgisayar Destekli Öğretim, GeoGebra, Dönüşüm Geometrisi
Fen bilgisi öğretmeni adaylarının çevre okuryazarlığının geliştirilmesine yönelik olarak argümantasyon ile probleme dayalı öğrenme yaklaşımının kullanımı
Bu araştırmada fen bilgisi öğretmeni adaylarının çevre okuryazarlığının gelişiminde argümantasyon ile probleme dayalı öğrenme yaklaşımının kullanımının etkisi incelenmiştir. Araştırma eylem araştırması biçiminde desenlenmiştir. Araştırmanın uygulaması 2011-2012 yılı bahar yarıyılında Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Fen Bilgisi Öğretmenliği Anabilim Dalında ikinci öğretim üçüncü sınıf öğrencileri ile birlikte gerçekleştirilmiştir. Öğretim uygulamaları 34 öğrencinin tümü üzerinde gerçekleştirilmiş; ancak araştırmada katılımcı olarak üçü kız üçü erkek olmak üzere toplam altı odak öğrenci ile çalışılmıştır. Araştırmanın verileri video kayıtları, yarı yapılandırılmış görüşme, araştırmacı günlüğü, akran değerlendirme formu, öğrenci günlükleri, el ürünleri, sosyal iletişim ağına gönderilen mesajlar, çevreye yönelik başarıtesti, çevreye yönelik duyuşsal eğilimler ölçeği, çevreye yönelik bilişsel beceri ölçeği ile çevreye yönelik sorumlu davranış ölçeği olmak üzere farklı veri toplama araçları ile toplanmıştır. Araştırmanın nicel verileri SPSS 20.00 paket programı ile çözümlenmiştir. Nitel verilerden uygulama süreci sırasında toplanan veriler betimsel analiz ile uygulama sürecinin bitiminde yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler ise kategorisel içerik analizi tekniği temelinde Nvivo-9 programı kullanılarak çözümlenmiş ve elde edilen bulgular araştırma sorularına bağlı kalınarak yorumlanmıştır.Araştırmada ulaşılan sonuçlar öğrencilerin çevre okuryazarlığının bilgi, beceri, duyuşsal eğilimler ve davranış boyutlarında gelişim gösterdiklerini ortaya koymuştur. Diğer taraftan duyuşsal eğilimler ölçeğinin alt boyutları incelendiğinde eyleme niyet etmek ve kişisel sorumluluk alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunurken duyarlılık ile çevreye verilen zararın önlenmesi ile ilgili alt boyutlarında puanlar arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Yine çevreye yönelik sorumlu davranış ölçeğinin alt boyutları incelendiğinde kişinin ekonomik yararına olan kaynak koruma aktiviteleri davranışının dışında; doğa ile ilgili boş zaman aktiviteleri, geri dönüşüm çabası sorumlu vatandaşlık çevre eylemciliği ile çevreye duyarlı tüketici davranış boyutlarında gelişmenin istatistiksel olarak anlamlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ancak nitel verilerde bütün ölçeklerin geneli ve alt boyutların gelişiminin görüldüğü tespit edilmiştir. Odak öğrencilerle uygulama sonunda işlenen çevre bilimi dersinin etkili olup olmadığı konusunda yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerde öğrenci görüşlerinin veri toplama becerisini, verileri analiz etme becerisini ve veri toplama becerisinin gelişimi üzerinde toplandığı görülmektedir. Ayrıca öğrenciler uygulamanın bu boyutu ile ilgili olarak internetle sınırlı olduğunu ancak derse hazırlanmada etkili yöntem olduğunu da ifade etmişlerdir.
Dinamik geometri yazılımı kullanmanın ilköğretim 6.sınıf öğrencilerinin matematik dersindeki akademik başarılarına ve uzamsal yeteneklerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 6.sınıf matematik dersi prizmalar bölümünün, geometri ve ölçme öğrenme alanlarının öğretiminde üç boyutlu dinamik geometri yazılımı kullanmanın öğrencilerin akademik başarılarını ve uzamsal yeteneklerini nasıl etkilediğini belirlemektir.Çalışma, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında, Ankara İli Akyurt İlçesi? nde bulunan bir devlet ilköğretim okulunun 6. sınıfında öğrenim gören toplam 34 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, ön test ? son test kontrol gruplu deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. İlköğretim okulundaki 6. sınıflardan biri deney grubu, diğeri ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Deney grubunda ve kontrol grubunda 17? şer öğrenci bulunmaktadır.Deney grubunda dersler dinamik geometri yazılımı Cabri 3D?nin kullanıldığı, bilgisayar destekli öğretim yaklaşımı ile kontrol grubunda ise öğretim programında yer aldığı gibi etkinlik temelli öğretim yöntemi ile yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak ?Prizmalar Çoktan Seçmeli Başarı Testi? , ?Açık Uçlu Problemler? , ?Yapılandırılmış Görüşme Formları? ve ?Uzamsal Yetenek Testi? kullanılmıştır. ?Prizmalar Çoktan Seçmeli Başarı Testi? , ?Açık Uçlu Problemler? , ?Yapılandırılmış Görüşme Formları? araştırmacı tarafından geliştirilmiş, ?Uzamsal Yetenek Testi? ise hazır olarak kullanılmıştır. Nicel veriler, bir istatistik paket programı kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmadan elde edilen verilerden, Cabri 3D kullanımının; matematik başarısı yönünden deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark oluşturduğu belirlenmiştir. Cabri 3D kullanımı ile ders işlenişleri sonunda, deney ve kontrol grubu öğrencilerinin uzamsal yetenek düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçların geometri öğretiminde Cabri 3D kullanımı üzerine yapılacak çalışmalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler : Cabri 3D, Matematik Başarısı, Uzamsal Yetenek
Lawson mantıksal düşünme testinin uyarlanması ve uygulanması
Bu araştırmanın amacı, öğrencilerin mantıksal düşünme becerilerini ve seviyesini belirlemek; ayrıca öğrencilerin anne ve baba eğitim durumunun, sınıf düzeyinin ve cinsiyetlerinin mantıksal düşünme becerilerine etkisinin olup olmadığını araştırmaktır. Betimsel yöntemle elde edilen araştırmanın verileri araştırmacı tarafından Türkçe'ye uyarlanan Lawson Mantıksal Düşünme Testi ve araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu aracılığıyla toplanmıştır. Pilot uygulama Bartın ili Merkez ilçesi Hasan Sabri Çavuşoğlu Fen Lisesi'nde 89 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Asıl uygulama ise Bartın ilindeki tüm Anadolu liselerinde öğrenim gören 779 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde aritmetik ortalama hesaplamaları, frekans (f), yüzde (%); değişkenler arasında fark olup olmadığını belirlemek amacı ile t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) PASW18 istatistik programı kullanılarak hesaplanmıştır. Araştırmanın sonucunda; Lawson Mantıksal Düşünme Testi'nin Spearman Brown güvenirlik katsayısı .72 olarak hesaplanmıştır. Ayrıca,1. 1. 9. sınıf öğrencilerinin Lawson Mantıksal Düşünme Testi'nden aldığı puanların 10. sınıf öğrencilerinden daha düşük olduğu ve ortalama puanlar arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmüştür.2. 2. Öğrencilerin mantıksal düşünme seviyeleri anne ve baba eğitim durumu değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir.3. 3.Öğrencilerin mantıksal düşünme becerilerinden korunum yasalarını kavrama, oransal düşünme ve değişkenlerin teşhisi ve kontrolü alt boyutunda erkekler lehine anlamlı bir fark vardır. Olasılıklı düşünme, korelasyonel düşünme, hipotetik düşünme yetenekleri arasında anlamlı bir fark görülmemiştir.4.Öğrencilerin mantıksal düşünme becerilerinin seviyesi cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Araştırmanın sonuçları tartışılmış ve sonraki çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur Anahtar Sözcükler: Lawson Mantıksal Düşünme Testi, Piaget Bilişsel Gelişim Kuramı, Mantıksal Düşünme Becerileri.
Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının ve öğretim elemanlarının intihal problemine yönelik tutum ve davranışları
Bu araúWÕrmanÕn amacÕ, Sosyal Bilgiler Ö÷retmenli÷i ProgramlarÕnda e÷itim görmekte olan ö÷retmen adaylarÕQÕn hazÕrlamÕú olduklarÕ ödevlerdeki intihal durumunu ve Sosyal Bilgiler Ö÷retmenli÷i ProgramlarÕnda ders veren ö÷retim elemanlarÕQÕn bu intihallere iliúkin tutum ve davranÕúlarÕQÕ belirlemektir. Bu çalÕúma, Mu÷la SÕtkÕ Koçman Üniversitesi, Afyon Kocatepe Üniversitesi ve 8úak Üniversitesi Sosyal Bilgiler Ö÷retmenli÷i programlarÕnda e÷itim gören ö÷retmen adaylarÕQÕn katÕOÕPÕyla gerçekleúmiútir. Ö÷retmen adaylarÕna önce bir nicel araúWÕrma ölçe÷i uygulanmÕú, arkasÕndan odak grup görüúmeleri yapÕlmÕúWÕr. AyrÕca Sosyal Bilgiler Ö÷retmenli÷i programlarÕnda görevli veya bu programlarda derse girme ihtimali olan di÷er ö÷retim elemanlarÕndan oluúan bir grup ile yüzyüze görüúmeler gerçekleútirilmiútir. Veriler, SPSS 16.00 bilgisayar paket programÕ ile analiz edilmiútir. Nicel araúWÕrma ölçe÷i ile elde edilen betimleyici istatistikler, t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanÕlarak analiz edilmiútir. Tek yönlü varyans analizlerinin ardÕndan LSD testleri uygulanmÕúWÕr. Nitel araúWÕrma yöntemleri ile elde edilen veriler ise içerik çözümlemesi ile analiz edilmiútir. øntihalin Sosyal Bilgiler Ö÷retmenli÷i programlarÕnda e÷itim gören ö÷retmen adaylarÕ arasÕnda son derece yaygÕn oldu÷u anlaúÕlmÕúWÕr. Ö÷retmen adaylarÕQÕn intihale baúvurma sebepleri ve baúvurduklarÕ intihal yöntemleri belirlenmiútir. Ö÷retim elemanlarÕn yaygÕn intihal olaylarÕ ile baú etmekte zorlandÕklarÕ ortaya çÕkmÕúWÕr. øntihal v ile mücadele konusunda üniversitelerin kurumsal bir destek sa÷lamadÕ÷Õ da anlaúÕlmÕúWÕr. Anahtar Kelimeler: øntihal, Sosyal Bilgiler Ö÷retimi, Ö÷retmen AdaylarÕ
Asitler ve bazlar konusunun öğretiminde kullanılan probleme dayalı öğrenme yönteminin farklı değişkenler üzerine etkisi ve yönteme ilişkin öğrenci görüşleri
Bu araştırmanın temel amacı, probleme dayalı (PDÖ) yönteminin fen bilgisi öğrencilerinin Asitler ve Bazlar konusu akademik başarıları, kimya dersine ve PDÖ yöntemine ilişkin tutumları, problem çözme becerileri ve mantıksal düşünme yetenekleri üzerine etkisini belirlemektir. Araştırmanın bir diğer amacı ise fen bilgisi öğrencilerinin probleme dayalı öğrenme yöntemine ilişkin görüşlerini tespit etmektir. Araştırmanın çalışma grubunu Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Fen Bilgisi Öğretmenliği Lisans Programı?nda öğrenim gören iki farklı şubedeki toplam 82 fen bilgisi öğrencisi oluşturmaktadır. Karma yöntemin açıklayıcı deseninin kullanıldığı bu araştırma, 2011-2012 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde okutulan Genel Kimya-II dersi müfredatına göre gerçekleştirilmiştir. Asitler ve Bazlar konusu; deney grubunda probleme dayalı öğrenme yöntemi, kontrol grubunda ise geleneksel öğrenme yöntemi ile işlenmiştir. Araştırma sürecinde 9 haftada toplam 36 ders saatlik bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel verileri, 82 1. sınıf fen bilgisi öğrencisine ?Asitler ve Bazlar Konusu Akademik BaşarıTesti?, ?Kimya Dersine Yönelik İlgi ve Tutum Ölçeği?, ?Probleme Dayalı Öğrenme Yöntemine Yönelik Tutum Ölçeği?, ?Problem Çözme Envanteri? ve ?Mantıksal Düşünme Yeteneği Testi?nin ön ve son test olarak uygulanması sonucu elde edilmiştir. Nitel veriler ise 4 fen bilgisi öğrencisi ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler sonucu elde edilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda bağımsız gruplar t-testi, bağımlı gruplar t-testi, tek faktörlü varyans analizi, nitel boyutunda ise içerik analizi yapılmıştır. Bu bağlamda, nicel veriler SPSS 11.5 (Statistical Package for Social Sciences) paket programı kullanılarak çözümlenmiş ve araştırmanın alt problemleri doğrultusunda yorumlanmıştır. Araştırmanın nitel verileri ise vNvivo-9.2 analiz programı ile içerik analizi yapılmış ve elde edilen bulgular görüşme sorularıdoğrultusunda yorumlanmıştır. Buna göre, PDÖ yönteminin GÖ yöntemine göre öğrencilerin Asitler ve Bazlar konusundaki başarılarını artırmada, kimya dersine yönelik tutumlarını, problem çözme becerilerini ve mantıksal düşünme yeteneklerini geliştirmede etkili olduğu; PDÖ yöntemi ile öğrenim gören öğrencilerin bu yönteme yönelik tutumlarında olumlu yönde gelişme olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Başarı, tutum ve problem çözme becerileri üzerinde cinsiyetin etkili olmadığı, mantıksal düşünme yeteneği üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğrencilerin başarıları ve problem çözme becerileri üzerinde baba eğitim durumunun olumlu bir etkiye sahip olduğu, kimya dersine yönelik tutum ve mantıksal düşünme yeteneği üzerinde olumlu etkiye sahip olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin PDÖ yöntemine ilişkin görüşlerinin ise olumlu yönde olduğu ortaya çıkmıştır. Bu araştırmanın yapılacak olan yeni çalışmalara rehberlik edeceği, öğrencilerin ileriki meslek hayatlarında onlara ışık tutacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Probleme Dayalı Öğrenme Yöntemi, Geleneksel Yöntem, Asitler ve Bazlar, Akademik Başarı, Tutum, Problem Çözme Becerisi, Mantıksal Düşünme Yeteneği
İlköğretim 7. sınıf fen ve teknoloji dersi karışımlar konusunun öğretiminde işbirlikli öğrenme yönteminin öğrencilerin başarılarına etkisi
Bu çalışmada ilköğretim 7. Sınıf fen ve teknoloji dersi maddenin yapısı ve özellikleri ünitesi karışımlar konusunun öğretiminde işbirlikli öğrenme yönteminin, geleneksel öğrenme yöntemine göre öğrencilerin başarılarına olan etkisi incelenmiştir. Araştırmada işbirlikli öğrenme yöntemi jigsaw tekniği kullanılmıştır.Yapılan bu çalışma Amasya ili, Göynücek İlçesi, Alan ilköğretim okulunda 2010-2011 eğitim- öğretim yılı II. döneminde öğrenim gören 40 ilköğretim 7. Sınıf öğrencisiyle yapılmıştır. Araştırma için deney grubu olarak 20 öğrenciden oluşan 7-A, kontrol grubu olarak 20 öğrenciden oluşan 7-B sınıfları seçilmiştir. Ders sunumları deney grubunda işbirlikli öğrenme yöntemine göre, kontrol grubunda ise geleneksel öğretim yöntemlerine (öğretmen merkezli, düz anlatım, soru cevap) göre yapılmıştır.Araştırmada her iki gruba da ön bilgi testi uygulanmıştır, ayrıca bilimsel başarı testi ve deney grubu öğrencilerine de Jigsaw Görüş Ölçeği (JGÖ) uygulanmıştır. Öğrencilerin çalışma öncesi seviyeleri arasında anlamlı bir farkın olup olmadığı ön bilgi testi ile belirlenmiştir. Ön bilgi testi sonuçlarına göre, deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin fen ve teknoloji başarıları ve öğrenme düzeyleri açısından gruplar arasında anlamlı bir farkın olduğu belirlenmiştir.Araştırmanın sonunda hem deney grubuna hem de kontrol grubuna başarı testi uygulanmıştır. Ön bilgi testinde olan farklılıktan dolayı ön test ve son test arasındaki farka bakılarak başarının değerlendirilmesi amacıyla bağımsız gruplar t testi kullanılmış ve SPSS programından faydalanılmıştır.Elde edilen analiz sonuçlarına göre işbirlikli öğrenme yönteminin jigsaw tekniğinin uygulandığı deney grubundaki öğrenci başarısı ile geleneksel öğretim yöntemlerinin ivuygulandığı kontrol grubundaki öğrenci başarısı arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark belirlenmiştir.Ayrıca, araştırma sonunda uygulanan Jigsaw Görüş Ölçeğinden (JGÖ) elde edilen veriler ışığında da tekniğin öğrencilerin akademik başarıları üzerine olumlu etki yaptığı söylenebilir. Jigsaw tekniğinin geleneksel öğretim yöntemine göre öğrencilerin akademik başarılarını daha çok etkilediği belirlenmiştir
İlköğretim 8. sınıf atatürk ilkeleri ve inkılâp tarihidersinde harmanlanmış öğrenme yöntemininakademik başarıya ve derse karşı tutuma etkisi
Araştırmanın amacı, harmanlanmış öğrenme ortamının Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinde öğrencilerin akademik başarılarına ve derse karşı tutumlarına etkisini incelemektir. Deneysel uygulama 2011 – 2012 eğitim öğretim yılında Afyonkarahisar il merkezinde bulunan Atatürk İlköğretim Okulu 8. Sınıfta öğrenim gören üç sınıfta gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda 31, kontrol grubu 1'de 31 ve kontrol grubu 2'de 30 olmak üzere 92 öğrenci araştırmaya katılmıştır. Deney grubunda harmanlanmış öğrenme, kontrol grubu 1'e çevrimiçi öğrenme ve kontrol grubu 2'ye yüzyüze öğrenme uygulanmıştır. Araştırma öntest – sontest kontrol gruplu deneysel desen ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel boyutu Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi başarı testi ve Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi tutum ölçeğinden oluşmaktadır. Nitel boyutu ise deney grubu ile kontrol grubu 1'e uygulanan değerlendirme formu oluşturmaktadır. Akademik başarı testi ve tutum ölçeğinden elde edilen veriler SPSS 18 paket programı ile analiz edilmiştir. Veriler bağımsız gruplar için t testi, tek yönlü varyans analizi ve tekrarlı ölçümler için iki faktörlü ANOVA ile çözümlenmiştir. Nitel boyutu ise doküman değerlendirme teknikleriyle çözümlenmiş ve öğrencilerin görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi başarı testi sonuçlarına göre, gruplar arasında harmanlanmış öğrenme grubu lehine istatistiksel açıdan anlamlı farklılık oluşmuştur. Harmanlanmış öğrenme ortamının öğrencilerin tutumlarını olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Yapılan analizde harmanlanmış öğrenme lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Ayrıca çevrimiçi öğrenme uygulanan kontrol grubu 1'de öğrencilerin derse karşı tutumlarının olumsuz yönde etkilendiği görülmüştür. Kişisel bilgisayara sahip olma durumlarına göre sonuçlara bakıldığında, akademik başarı testi sonuçlarına göre kişisel bilgisayara sahip olmak harmanlanmış öğrenme yönteminde başarıyı olumlu yönde etkilemektedir. Ancak derse karşı tutumları üzerinde bir etkisi olmadığı görülmüştür. Başarı testi ön uygulama sonuçları arasında erkek öğrenciler lehine anlamlı farklılık ortaya çıkmıştır. Ancak başarı testi son uygulama puanlarında bu farklılık ortadan kalkmıştır. Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi tutum ölçeği ön uygulama toplam puanlarının sonuçlarına göre bütün gruplardaki kız ve erkek öğrencilerin derse karşı tutumları arasında anlamlı bir farklılık belirlenmemiştir. Grupların akademik başarı testi ön uygulama ve son uygulama sonuçlarının tekrarlı ölçümler için iki faktörlü anova sonuçları derste işlenen yöntemin uygulama öncesinden sonrasına dersteki başarıyı etkilediği görülmektedir. Sonuçlara göre başarı ön uygulamadan son uygulamaya en olumlu yönde etkileyen yöntem harmanlanmış öğretim yöntemidir. Grupların tutum ölçeği ön uygulama ve son uygulama sonuçlarının tekrarlı ölçümler için iki faktörlü anova sonucuna göre uygulanan yöntemin derse karşı tutumlarını etkilediği görülmektedir.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının çevre okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı fen bilgisi öğretmen adaylarının "çevre okuryazarlık" düzeylerini ve çevre okuryazarlık düzeyine etki eden faktörleri belirlemektir.Araştırmada betimsel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırma, pilot ve asıl uygulama olmak üzere iki basamakta gerçekleştirilmiştir. Pilot uygulama, 2009 ? 2010 eğitim öğretim yılı güz döneminde 208 fen bilgisi öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Asıl uygulama ise 2009- 2010 eğitim öğretim yılı bahar döneminde 10 farklı üniversitenin fen bilgisi öğretmenliği programında öğrenim gören 586 fen bilgisi öğretmen adayı ile yürütülmüştür.Araştırmada veri toplamak amacıyla çevre davranış ölçeği, çevre tutum ölçeği ve çevre bilgi testi kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde; betimsel, ilişkisiz örneklemler için t-testi, tek yönlü ANOVAve Pearson korelasyonu istatistik teknikleri kullanılmıştır. Araştırma bulguları, öğretmen adaylarının çevre bilgi düzeylerinin orta, çevre tutum düzeylerinin yüksek ve çevre davranış düzeylerinin orta düzeyde olduğunu göstermiştir.Ayrıca, bulgular genel olarak öğretmen adaylarının çevre okuryazarlık düzeylerinin orta seviyede olduğunu göstermektedir.Öğretmen adaylarının çevreye yönelik bilgi, tutum ve davranış puanlarının onların demografik değişkenlerle ilişkisine yönelik analiz sonuçları, öğretmen adaylarının bilgi düzeylerini etkileyen faktörlerin genel akademik ortalama, baba mesleği, anne eğitim durumu ve yaş, tutumlarını etkileyen faktörün cinsiyet, çevreye karşı davranışlarını etkileyen faktörlerin cinsiyet, baba eğitim durumu olduğunu göstermiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular ışığında, çevre okuryazarlığının geliştirilmesine ve gelecekteki yapılacak araştırmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Bilişsel yetenekler testi form-6'nın geçerlik güvenirlik çalışması ve altı yaş çocuklarının bilişsel yeteneklerine muhakeme eğitim programının etkisinin incelenmesi
Bu araştırma, Bilişsel Yetenekler Testi Form-6'nın geçerlik güvenirlik çalışmasının yapılması ve altı yaş çocuklarının bilişsel yeteneklerine muhakeme eğitim programının etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın evrenini, 2008?2010 eğitim öğretim yılında Afyonkarahisar il merkezindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilköğretim okullarının bünyesindeki anasınıflarına devam eden ve normal gelişim gösteren 61-72 aylık çocuklar oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi iki örneklem grubundan oluşturulmuştur. İlk örneklem grubunu Bilişsel Yetenekler Testi Form 6'nın geçerlik güvenirlik çalışmasını yapmak üzere tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen 380 çocuk, ikinci örneklem grubunu ise, 41 deney grubu, 41 kontrol grubu olmak üzere toplam 82 çocuk oluşturmuştur.Deneysel desenli olan bu araştırmada, çocuklar ve aileleri hakkında bilgi almak amacıyla ?Genel Bilgi Formu?, çocukların muhakeme yeteneğini düzeylerini belirlemek için Lohman ve Hagen (2000) tarafından geliştirilen Bilişsel Yetenekler Testi Form-6 Türkçeye uyarlanarak kullanılmıştır. Bilişsel Yetenekler Testi Form-6'nın güvenirliği için Kuder Richardson (KR-20) değerleri Sözel Boyut için .76, Sayısal Boyut için .82, Sözel Olmayan Boyut için .70 ve BYT Form-6 toplam için .91 olarak bulunmuştur. Uygulamalarda KR-20 değerlerinin yüksek çıkması, testin iç tutarlığının yüksek olduğunu göstermiştir.Deney grubu çocuklara 12 haftalık bilişsel yeteneklere yönelik ?Muhakeme Eğitim Programı? uygulanmıştır. Test, deney ve kontrol grubuna, ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Ayrıca, deney grubuna son testten dört hafta sonra kalıcılık testi olarak aynı test uygulanmıştır. Verilerin analizinde, çocukların ve ailelerin demografik bilgilerine ilişkin dağılımları frekans ve yüzde değerleri olarak verilmiş, deneysel işlemden elde edilen verilerin analizinde ise bağımsız gruplarda ve bağımlı gruplarda t testi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, deney ve kontrol grubu çocuklar arasında Sözel, Sayısal, Sözel Olmayan Boyut ve Bilişsel Yetenekler Testi Form-6 toplam puanları arasında deney grubundaki çocukların lehine anlamlı farklılık olduğu görülmüştür (p<0.05). Deney grubundaki çocukların Bilişsel Yetenekler Testi Form-6 toplam ve Sayısal Boyut son test ve kalıcılık testi puanları arasında farkın anlamlı olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Deney grubundaki çocukların Bilişsel Yetenekler Testi Form-6 Sözel ve Sözel Olmayan Boyut son test ve kalıcılık testi puanları arasındaki farklılığın anlamlı olmadığı belirlenmiştir (p>0.05).
Bilgisayar simülasyonları ve laboratuvar etkinliklerinin birlikte uygulanmasının öğrencilerin fen başarısına ve bilgisayara karşı tutumuna etkisi
Bu çalışmanın amacı ilköğretim 7. sınıf fen ve teknoloji öğretim programında yer alan ?Yaşamımızdaki Elektrik? ünitesinin ?Elektrik Akımı Nedir??, ?Seri ve Paralel Bağlama? konularının öğretiminde laboratuvar etkinliklerinin ve bilgisayar simülasyonlarının birlikte uygulanmasının öğrencilerin başarısına, bilgisayar tutumlarına etkisi ve konuların öğretiminde cinsiyet faktörünün etkililiğini araştırmaktır.Araştırmada ön test - son test kontrol gruplu, deneysel desen modeli kullanılmıştır. Araştırmaya 2009-2010 eğitim öğretim yılı I. döneminde, üç okuldan seçilen 66, ilköğretim 7.sınıf öğrencisi katılmış ve araştırma haftada 4 ders saati olmak üzere toplamda üç hafta ve 12 ders saati sürmüştür. Kontrol Grubu I' de konular laboratuvar etkinlikleriyle, kontrol grubu II' de bilgisayar simülasyonlarıyla, deney grubunda bilgisayar simülasyonlarının ve laboratuvar etkinliklerinin birlikte uygulanmasıyla işlenmiştir. Araştırmanın verileri Elektrik Başarı Testi (EBT) ve Bilgisayar Tutum Ölçeği (BTÖ) ile toplanmış ayrıca dört açık uçlu sorudan oluşan bir anketle deney grubu ve kontrol grubu II öğrencilerin uygulamaya yönelik görüşleri alınmıştır.Veriler SPSS paket programında değerlendirilmiştir. Grupların EBT ve BTÖ ön test puanları tek yönlü varyans analizi son test puanları kovaryans analizi ile değerlendirilmiştir. Sonuçta, bilgisayar simülasyonlarının ve laboratuvar etkinliklerinin birlikte uygulanmasının öğrenci başarısı üzerinde olumlu etkiye sahip olduğu, bilgisayar simülasyonlarının bilgisayara karşı tutumu olumlu yönde etkilediği ve cinsiyet farkının öğrenci başarısını ve bilgisayara karşı tutumu etkilemediği belirlenmiştir.
İlköğretim 7.sınıfta verilen çevre konusunun öğrencilerin çevre tutumu ve çevre bilgisi üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı ilköğretim ikinci kademede yer alan Fen ve Teknoloji dersindeki çevre konusunun öğrencilerin çevresel tutumu ve çevre bilgisi üzerine etkisini araştırmaktır.Araştırmanın evrenini 2009?2010 eğitim-öğretim yılı Ankara ili Altındağ, Çankaya ve Keçiören ilçesinden uygun örnekleme yöntemi ile seçilmiş dört okul (24 Kasım İlköğretim Okulu, Özel Kanuni İlköğretim Okulu, Özel Ayşeabla İlköğretim Okulu, Kalaba İlköğretim Okulu) oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini bu okullardan seçilmiş dört adet 7. sınıf oluşturmaktadır. Araştırma örnekleminde toplam 68 öğrenci bulunmaktadır.Araştırmada tarama modeli (survey) kullanılmıştır. Araştırmanın deseni neden sonuç ilişkisine bakmaya olanak veren deneysel desendir. Araştırmada Çevresel Tutum ve Çevre Bilgi Ölçeği hazırlanmıştır. Ölçek üç bölümden oluşacak şekilde geliştirilmiştir. Birinci bölümde kişisel bilgiler sorulmuştur.İkinci bölümde öğrencilerin çevresel tutumlarını, üçüncü bölümde ise öğrencilerin çevre bilgilerini belirlemek amaçlanmıştır.Yapılan istatistikî analizler sonucunda, Fen ve Teknoloji dersi çevre konusunun öğrencilerin bilgi düzeylerini olumlu yönde geliştirdiği; ancak tutuma herhangi bir etkide bulunmadığı gözlenmiştir.
İlköğretim okullarında dönüşümcü liderlikle örgütsel adalet arasındaki ilişki (Ağrı ili örneği)
Bu araştırmanın amacı ilköğretim okullarında dönüşümcü liderlik ile örgütsel adalet arasındaki ilişki düzeyini belirlemektir.Araştırma ilişkisel ve nedensel araştırma modelindedir. Araştırmada örneklem seçiminde maksimum çeşitlilik yöntemi kullanılmıştır. Bu bağlamda Ağrı ili sınırları içerisinde bulunan 18 ilköğretim okulu ve buralarda görev yapan toplam 350 öğretmen örneklem grubunu oluşturmuştur. Araştırmada ilköğretim okullarındaki dönüşümcü liderlik davranışlarını belirlemek için Bass ve Avolio (1995) tarafından geliştirilen ?Çok Faktörlü Liderlik Anketi?, okul müdürlerinin örgütsel adalet düzeylerini belirlemek için ise Hoy, Tarter ve Kottkamp (2004)' ın geliştirmiş olduğu ?Örgütsel Adalet? anketi kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik yöntemlerinden aritmetik ortalama ( ), standart sapma (s), yüzde (%), frekans (f) işlemleri ile Pearson moments çift yönlü korelasyon analizi ve çoklu regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır.Araştırma bulgularına göre örneklem grubundaki öğretmenlerin cevapları doğrultusunda okul müdürlerinin dönüşümcü liderlik davranışlarını yeterince sergilemedikleri görülmüştür. Öğretmenlerin çoğunun ise örgütsel adalete karşı olumlu görüş belirttiği tespit edilmiştir. Genel olarak dönüşümcü liderlikle örgütsel adalet arasında arasında pozitif yönde, yüksek düzeyde ve anlamlı bir ilişki, etkileşimci liderlik ile örgütsel adalet arasında pozitif yönde, orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki vardır. Dönüşümcü ve etkileşimci liderliğin örgütsel adalet üzerindeki etkileri boyutlara göre karşılaştırıldığında ise örgütsel adalet ile dönüşümcü liderliğin boyutları arasında ve etkileşimci liderliğin boyutları ile örgütsel adalet arasında ilişkilerin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Dönüşümcü ve etkileşimci liderliğin örgütsel adaleti yordayıp yordamadığını tespit etmek için yapılan regresyon analizi sonuçlarına göre, dönüşümcü liderliğin idealleştirilmiş etki (atfedilen), telkinle güdüleme ve entelektüel uyarım boyutlarının örgütsel adalet üzerinde anlamlı yordayıcılar olduğu sonucu elde edilmiştir. Etkileşimci liderliğin ise örgütsel adalet üzerinde anlamlı yordayıcılara sahip olduğu tespit edilmiştir.
İlköğretim kurumlarında öğretimsel liderlik ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişki (Konya ili örneği)
Bu araştırmanın amacı ilköğretim kurumlarında görev yapan yöneticiler tarafından sergilenen öğretimsel liderlik davranışları ile öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeyleri arasındaki ilişkiyi öğretmenlerin algılarına göre belirlemektir.Çalışma ilişkisel ve nedensel araştırma modelindedir. Araştırmada örneklem seçiminde oranlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Bu bağlamda Konya ili merkez ilçelerinde (Meram, Karatay, Selçuklu) bulunan okul ve öğretmen sayısına göre oranlamaya gidilerek toplamda 17 ilköğretim okulu ve 2009-2010 eğitim öğretim yılında bu okullarda görev yapan 419 öğretmen, örneklem grubunu oluşturmuştur. Araştırmada ilköğretim okullarında görev yapan yöneticilerin öğretimsel liderlik davranışlarını hangi düzeyde sergilediklerini belirlemek amacıyla Şişman (1997) tarafından geliştirilen ?Okul Müdürlerinin Öğretim Liderliği Davranışları? anketi, öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeylerini belirlemek için ise Porter, Steers, Mowday ve Boulian (1974) tarafından geliştirilen ?Örgütsel Bağlılık Anketi? (Organizational Commitment Questionnaire - OCQ) kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik yöntemlerinden aritmetik ortalama ( ), standart sapma (s), yüzde (%), frekans (f) işlemleri ile Pearson Moments çift yönlü korelasyon analizi ve çoklu regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır.Araştırma bulgularına göre örneklem grubunun cevapları doğrultusunda öğretmenlerin, okul yöneticilerinin sergiledikleri öğretimsel liderlik davranışlarına ilişkin algılarının ?çoğu zaman? düzeyinde olduğu görülmüştür. Yöneticilerin en fazla okulun amaçlarının belirlenmesi ve paylaşılması alt boyutunda yer alan davranışları; en az ise öğretmenlerin desteklenmesi ve geliştirilmesi alt boyutunda yer alan davranışları sergiledikleri görülmüştür. Ayrıca öğretmenlerin örgütsel bağlılıklarının ?katılıyorum? düzeyinde olduğu tespit edilmiştir. Genel olarak öğretimsel liderlik ile örgütsel bağlılık arasında pozitif yönde, orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki vardır. Buna göre öğretmenlerin, kurumlarında çalışan yöneticilerin sergiledikleri öğretimsel liderlik davranışlarına yönelik algıları arttıkça örgütsel bağlılık düzeyleri de aynı oranda artmaktadır. Öğretimsel liderliğin alt boyutları ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişki incelendiğinde ise örgütsel bağlılık ile başta okulun amaçlarının belirlenmesi ve paylaşılması ile düzenli öğretme-öğrenme çevresi ve iklimi oluşturma boyutları olmak üzere bütün alt boyutlar arasında pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Örgütsel bağlılık ile en düşük korelasyona sahip boyut ise öğretmenlerin desteklenmesi ve geliştirilmesi boyutudur. Öğretimsel liderliğin örgütsel bağlılığı yordayıp yordamadığını tespit etmek için yapılan regresyon analizi sonuçlarına göre, okulun amaçlarının belirlenmesi ve paylaşılması alt boyutu ile düzenli öğretme-öğrenme çevresi ve iklimi oluşturma alt boyutunda yer alan davranışların örgütsel bağlılık üzerinde anlamlı yordayıcılar olduğu görülmektedir.
Yenilenebilir enerji kaynaklarının fen eğitimi açısından önemi ve bu bağlamda geliştirilen rüzgar türbini materyalinin fen ve teknoloji dersi kazanımları üzerine etkisi
Fosil kaynakların gitgide tükenmekte olduğu günümüz dünyasında bu kaynakların yakın zamanda insan ihtiyaçlarını karşılamayacak düzeye gelecek olma durumu insanları yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmeye itmiştir. Her ülke kendine göre alternatif enerji politikaları belirleyerek bu politikaları uygulamaya konulmuştur. Yenilenebilir enerji kaynaklarının bu denli önem kazandığı bir zamanda bu kaynakların gelecek nesillere hızlı ve erken yayımı, etkili eğitimi ve yenilenebilir enerji kaynaklarını öğretmede daha geniş bir çalışma alanı oluşturulmasını kaçınılmaz hale getirmiştir. Küresel anlamda yenilenebilir enerji kaynaklarını yakından tanıyan, çevresine duyarlı ve bilinçli bir öğrenci kitlesi yetiştirmek fen eğitimi açısından olduğu kadar ülkemizin geleceği açısından da oldukça önemlidir. Bu çalışma, geliştirilen bir rüzgâr türbini materyalinin İlköğretim 8. Sınıf fen ve teknoloji dersinde yenilenebilir enerji kaynaklarını ve elektrik üretiminin temel prensiplerini öğretmede ne derece etkili olduğunu anlamaya yöneliktir. Araştırmacı tarafından geliştirilen akademik başarı testi ile yapılan ön test-son test sonuçları; öğrencilerin cinsiyet, eğitim öğretim gördüğü okul ve öğrencilerin dönem içerisindeki fen dersi ortalamaları ile karşılaştırılarak istatistiksel bir çalışma yapılmıştır. Çalışma 2013-2014 Eğitim-Öğretim yılında öğrenim görmekte olan ilçe köy okulu, merkez köy okulu, merkez okul ve özel okul olmak üzere dört okulda sekiz sınıfa uygulanmıştır. Mevcut müfredat programı ile ders işlenen 8 sınıfa akademik başarı testi uygulanıp aynı test ders ortamına rüzgar türbini materyali entegre edildikten sonra tekrar uygulanmıştır. Tüm sınıflarda farklı öğretimin etkisini araştırmak için; Yenilenebilir Enerji Kaynakları Akademik Başarı Testi (YEKABT) kullanılmıştır. Bu çalışma birer haftalık ön test-son test uygulamaları ve 4 haftalık bir öğretim ile birlikte 6 hafta sürmüştür. Elde edilen sayısal veriler SPSS'de analiz edilmiştir. İstatistiksel değerlendirmede; cinsiyet bazında değerlendirme için bağımsız örneklem t testi, ön test-son test karşılaştırması için bağımlı örneklem t testi, okul bazında değerlendirme için ANOVA yapılıp ikili karşılaştırmalar için TUKEY HSD testi kullanılmıştır. Tüm sonuçlar % 95 güven aralığında değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yenilenebilir enerji kaynakları, akademik başarı testi, mevcut müfredat programı.
İlkokul programı oyun ve fiziki etkinlikler dersinin işlevselliğinin ve geleneksel çocuk oyunlarının uygulanabilirliliğine göre incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ilkokul programı oyun ve fiziki etkinlikler dersinin işlevselliğinin ve geleneksel çocuk oyunlarına uygulanabilirliliğine göre incelenmesidir. Bu araştırma ile sınıf öğretmenlerinin ilkokul programı oyun ve fiziki etkinlikler dersini nasıl işledikleri ve ne tür problem yaşadıkları tespit edilmiştir. Ayrıca araştırmacı tarafından geleneksel çocuk oyunları belirlenerek öncelikle bu oyunların öğretmenlerin bilgi düzeyinin ve öğretim sürecinde kullanma sıklığının ne derecede olduğu da araştırılmıştır. Araştırma tarama modelinde olup, betimsel bir nitelik arz etmektedir. Araştırmanın çalışma grubu, 2012-2013 eğitim-öğretim Muş, Elazığ, Malatya ve Şanlıurfa illerinde görev yapan sınıf öğretmenlerinden oluşmaktadır. Veriler araştırmacı tarafından öğretmenlere anket uygulayarak elde edilmiştir. Bunun için araştırmacı tarafından hazırlanan anket sınıf öğretmenlerine uygulanmıştır. Verilerin analizi aşamasında, SPSS istatistik paket programı aracılığı ile % frekans, aritmetik ortalama, x², bağımsız gruplar t testi, tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Araştırmaya katılanların % 44,7'si erkek ve % 55,3'ü ise de bayandır. Sınıf mevcudu türüne göre araştırmaya katılanların, % 14.7'si 20 ve altı, % 49,8'i21-30, % 29.9'u31-40 ve % 5.7'si 41 ve üzeri sınıf mevcuduna sahiptir. Mesleki kıdem değişkenine göre araştırmaya katılanların % 24,4'ü 1-5 yıl, %25,3'ü 6-10 yıl, % 18.9'u 11-15 yıl, % 14,7'si 16-20 yıl ve % 16.6'sı ise 21 yıl ve üstü mesleki kıdeme sahiptir. Mezun olunan okul türüne göre, araştırmaya katılanların %13,0'üEğitim Enstitüsü-Eğitim Yüksek Okulu mezunu, % 81,5'i Eğitim Fakültesi Lisans mezunu ve % 5,5'i Diğer Lisans Programları mezunlarından oluşmaktadır. Araştırmaya katılan sınıf öğretmenlerinin "Sanal oyunların çocukları hapsettiği günümüzde geleneksel çocuk oyunlarına ihtiyaç daha çoktur", "Bilgisayar başında geçirilen oyunlar çocukları anti-sosyal hale getirmektedir", "Günümüz çocukları bilgisayar oyunlarıyla şiddete yönelmektedirler", Bilgisayar oyunlarıyla saatlerce hareketsiz kalan çocuklar obezite hastalığına yakalanmaktadırlar", "TV ve bilgisayar gibi teknolojik ürünler çocuklarda dikkat eksikliğine sebep olmaktadır" görüş maddelerine tamamen katıldıkları görülmüştür. Araştırmaya katılan sınıf öğretmenlerinin , "Oyun ve Fiziki Etkinlikler dersinde geleneksel çocuk oyunlarına yoğun bir şekilde yer verilmesi gerektiğini düşünüyorum", "Fiziksel etkinlik kartları derslerde işimi kolaylaştırıyor", "Oyun ve Fiziki Etkinlikler dersinde geleneksel çocuk oyunlarını oynatırım" görüş maddelerine katıldıkları görülmüştür. Araştırmaya katılanların mesleki kıdem değişkenine göre oyun ve fiziki etkinlikler dersine ilişkin görüşlerine yapılan varyans analizi sonucunda anlamlı farklılık bulunmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Oyun ve fiziki etkinlikler, geleneksel çocuk oyunları, oyun ve fiziki etkinlikler dersi, sınıf öğretmeni
İlkokullarda serbest kıyafet uygulamasının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ilkokullarda serbest kıyafet uygulamasına ilişkin okul yöneticisi ve öğretmenlerin görüşlerinin belirlenmesidir. Araştırmada, tarama modeline dayalı betimsel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Anketin hazırlanması aşamasında öncelikle ilgili literatür taranmıştır. Uzman görüş ve ön uygulama sonucunda ankete son şekli verilmiştir. Öğretmen ve okul yöneticilerine uygulanmak amacıyla 40 sorudan oluşan anket formu hazırlanmış ve araştırmada kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2013–2014 eğitim-öğretim yılında Elazığ ilinde ilkokullarda görev yapan okul yöneticisi ve sınıf öğretmenlerinden oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Elazığ ilinde tesadüfî örnekleme yöntemi ile seçilen 407 sınıf öğretmeni ve 44 okul yöneticisi olmak üzere toplam 451 eğitimciden oluşturmaktadır. Uygulanan anketlerden elde edilen verilerin değerlendirilmesinde " SPSS 16.0" istatistiksel paket programı kullanılmıştır. Ankette yer alan görüşlerin frekans (f), yüzde (%) dağılımları hesaplanmış ve aritmetik ortalamaları değerlendirmede dikkate alınmıştır. Araştırma verilerinden elde edilen sonuçlar, okul yöneticisi ve öğretmenlerin serbest kıyafet uygulamasının psiko-sosyal etkileri ve fizyolojik etkileri açısından öğrenciyi kısmen olumlu şekilde etkileyeceği kanısında olduğunu göstermekteyken; ekonomik açıdan, öğretim başarısına etkileri açısından ve okulda güvenliğin sağlanmasına etkileri açısından, öğrenciyi olumsuz şekilde etkileyeceği kanısında olduğunu göstermektedir. Okul yöneticisi ve öğretmen görüşlerinin benzer yönde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma verilerinden elde edilen sonuçlara göre, kadın öğretmen ve okul yöneticilerin serbest kıyafet uygulamasını erkek öğretmen ve okul yöneticilerine göre daha olumlu karşıladıkları görülmektedir. Araştırma verilerinden elde edilen sonuçlara göre, okul yöneticisi ve öğretmenlerin meslek kıdem yıllarına göre bakıldığında genç öğretmenlerin serbest kıyafet uygulamasına mesleki kıdemi yüksek olan öğretmenlere göre daha olumlu karşıladıkları görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Okul kıyafetleri, kıyafet serbestliği, öğretmen, yönetici
İlkokullarda kaynaştırma eğitimi uygulamalarında karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri
Kaynaştırma, özel eğitim gereksinimi ve yetersizliği olan öğrencilerin eğitim olanaklarını artırmak için geliştirilen önemli bir eğitim planıdır. Günümüzde kaynaştırma uygulamaları yaygınlaşmış, kaynaştırma öğrenci sayısı artmış olup hemen hemen her okulumuzda kaynaştırma öğrencisi bulunmaktadır. Bu öğrencilere sınıf öğretmenleri tarafından normal sınıflarda eğitim verilmektedir. Bu araştırmanın evreni 2013-2014 eğitim öğretim yılında, Elazığ merkezinde görev yapan sınıf öğretmenleri, okul müdürleri ile rehber öğretmenler oluşturmaktadır. Bu araştırmanın örneklemi ise 2013-2014 eğitim öğretim yılında Elazığ ilinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi olarak 15 ilköğretim okulunda görev yapan 78 sınıf öğretmeni, 18 idareci ve 13 rehber öğretmen dahil olmak üzere toplam 109 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada öğretmenlere görüşme formu hazırlanarak açık uçlu sorular sorulmuş ve her bir görüşme formuna kod verilmiştir. Formlardaki soruların her biri kendi içerisinde alt başlıklara ayrılmış ve bu başlıklar daha genel başlıklarla ilişkilendirilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular şu şekilde özetlenebilir: Sınıflarında ve okullarında kaynaştırma öğrencisi olan sınıf öğretmenleri, okul müdürleri ile rehber öğretmenlerin büyük çoğunluğu kaynaştırma uygulamaları konusunda kendilerini yeterli hissetmediklerini, kaynaştırma uygulamaları ile yeterli eğitimi almadıklarını, kaynaştırma öğrencilerinin normal akranları üzerinde olumlu ve olumsuz etkileri olduğunu, ailelerle işbirliği yaparken değişik konularda zorluklar yaşadıklarını, Rehberlik Araştırma Merkezleri ile zaman zaman sıkıntılar yaşadıklarını belirtmişlerdir. Bunların yanı sıra sınıf öğretmenleri ile rehber öğretmenlerin kaynaştırmaya yönelik kullandıkları planlar sorgulanmış, genelde Bireyselleştirilmiş Eğitim Planını uyguladıkları görülmüştür. Ayrıca sınıf öğretmenleri, okul müdürleri ile rehber öğretmenler kaynaştırma eğitiminde bazı materyaller kullanılması gerektiğini ifade etmişlerdir. Materyal olarak, görsel, işitsel ve öğrencinin bireysel özelliklerine göre materyaller kullanılmasının, fiziki ortamların kaynaştırma eğitimine hazır hale getirilmesinin önemli olduğunu vurgulamanın yanı sıra öğrenme sürecinde teknoloji kullanımının ve öğrencinin yapılandırmacı yaklaşıma uygun olarak yaparak yaşayarak öğrenmesinin faydalı olacağı konusunda görüş bildirmişleridir. Yapılan araştırmada elde edilen bulgulara dayalı olarak sınıf öğretmenleri, okul müdürleri ile rehber öğretmenlerinin çoğunluğu kendilerini kaynaştırma uygulamalarında yetersiz gördüklerini ve bu alanlara yönelik eğitim alınmasının, kaynaştırma uygulamalarında işbirlikçi olarak çalışılmasının, aileler ile sürekli iletişim içinde olunmasının, kaynaştırma öğrencilerine yönelik özel planlar yapılmasının gerekli olduğunu belirtmişlerdir. Anahtar Sözcükler: Kaynaştırma, Özel Eğitim, Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı
Okul öncesi öğretmenlerine verilen soru sorma becerisi öğretiminin etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, okul öncesi öğretmenlerinin sordukları soruların bilişsel hiyerarşisinin, yapısının ortaya konulması ve okul öncesi öğretmenlerinin soru sorma becerilerinin soru sorma becerisi öğretimi ile geliştirilmesidir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada nitel araştırma çeşidi olan örnek olay (durum) incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Örnek olay incelemesi, bir olayı meydana getiren ayrıntıları tanımlamak, olaya yönelik olası açıklamaları geliştirmek ve olayı değerlendirmek için yapılan bir araştırma olarak tanımlanmaktadır.Araştırmada amaçlı örnekleme yöntemlerinden olan kolay ulaşılabilir durum örneklemesine göre Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Uygulama Anaokulu belirlenmiş; kolay ulaşılabilir durum örneklemi içerisinden de öğretmenlerin belirlenmesi için ölçüt örneklem belirlenmiştir. Ölçüt olarak öğretmenlerin 6 yaş grubu 2 öğretmen katılımcı olarak belirlenmiştir.Öğretmenlerin soru sorma becerilerini geliştirmeye yönelik program hazırlanmış ve programın geçerliliği için, 5 uzmandan uzman görüşü alınmıştır. Alınan uzman görüşleri doğrultusunda gerekli düzenlemeler yapıldıktan sonra ?Soru Sorma Becerisi Öğretimi Programı?nın geçerli ve güvenilir olabilmesi için, Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği son sınıf öğrencilerinden gönüllü olan 6 öğretmen adayı ile ön uygulaması yapılmıştır. Öğrencilerin soruları üzerinde programın olumlu etkisinin olduğu görülmüştür.Araştırmanın uygulamasında öğretmenlerin nasıl sorular sorduğunun ortaya konulabilmesi amacıyla öğretmenler ön gözlem adı altında bir gün süresince tüm etkinliklerde gözlenmiştir. Daha sonra öğretmenlerin soru sorma becerilerini geliştirme amacıyla, bir hafta ve 12 saatten oluşan ?Soru Sorma Becerisi Öğretim Programı? uygulanmıştır. Uygulanan programdan üç hafta sonra, soru sorma becerisi öğretiminin öğretmenlerin soru sorma becerileri üzerindeki etkisini ortaya koymak için öğretmenler son gözlem adı altında bir gün süresince tüm etkinliklerde gözlenmiştir. Gözlemler video kaydı alınarak yapılmıştır. Gözlem sırasında öğretmenden kaynaklanacak herhangi bir veri kaybının oluşmasını önlemek amacıyla öğretmenlerin günlük plan içerisinde sorularını yazabilecekleri amaç kazanımların ve materyallerin belirlendiği iki form oluşturulmuştur. Ön gözlemden sonra ?Soru Oluşturma Formu 1?e son gözlemden sonra da ?Soru Oluşturma Formu 2?ye öğretmenlerin sorular yazmaları istenmiştir.Verilerin analizi için gözlemde yapılan video çekimleri izlenerek her öğretmenin etkinliklerde sordukları sorular ve öğretmenlerin soru oluşturma formlarına yazdıkları sorular belirlenmiştir. Hem gözlemlerden hem de soru oluşturma formlarından elde edilen soruların kodlamalarının güvenilir olması açısından, araştırmacı ile birlikte üç araştırmacı tarafından soruların bilişsel taksonomisi (bilgi basamağından değerlendirme basamağına kadar) ve yapısı (açık uçlu-kapalı uçlu) kodlanmıştır. Her öğretmenin sorularının kodlaması tablolar halinde verilmiştirÖrnek olayın (durumun) her yönüyle ortaya konulabilmesi için betimsel analiz yapılmıştır. Bulgularda, okul, sınıf, öğretmenler ve yapılan tüm etkinlikler detaylı olarak betimlenmiştir. Örnek olay incelemelerinde tablo ve grafiklere yaygın olarak yer verilmesi, araştırmacının keşfedemediği bazı ilişkileri görmesini sağladığından öğretmenlerin sordukları soruların bilişsel taksonomi ve yapısı yönünden yüzde frekans tablo ve grafikleri de verilmiştir. Ayrıca uygulanan soru sorma becerisi öğretiminin, öğretmenlerin soruları üzerindeki etkisini belirlemek için çizgi grafikler ile Ki-Kare tabloları verilmiştir.Araştırmanın sonucunda, soru sorma becerisine yönelik öğretim uygulanmadan önce öğretmenlerin ağırlıklı olarak bilgi sorusu sordukları ve değerlendirme sorusunu hiç sormadıkları görülmüştür. Soru sorma becerisi öğretimi sonrasında ise öğretmenlerin sorularının analiz, sentez ve değerlendirme düzeylerindeki oranlarında ve açık uçlu soruların oranlarında artış sağlamaları sonucunda ?Soru Sorma Becerisi Öğretim Programı?nın etkili olduğu görülmüştür.
Eğitim fakültesi ilköğretim bölümünde derslerin işleniş ve ölçme değerlendirme sürecine ilişkin öğretmen adaylarının görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümünde derslerin işleniş ve ölçme-değerlendirme sürecine ilişkin öğretmen adaylarının görüşlerinin belirlenmesidir. Araştırma tarama modelinde olup, betimsel bir nitelik arz etmektedir. Araştırmada veri toplama aracı olarak; öğretmen adaylarının Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümünde derslerin işleniş ve ölçme-değerlendirme sürecine ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla 33 maddeli beşli likert ölçeğine dayalı bir anket formu kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Fırat ve Dicle Üniversitelerin' nin Eğitim Fakültelerinin İlköğretim Bölümlerinde öğrenim gören tesadüfî örnekleme yolu ile seçilmiş 820 öğretmen adayından oluşturmaktadır. Uygulanan anketlerden elde edilen verilerin değerlendirilmesinde " SPSS 16.0" istatistiksel paket programı kullanılmıştır. Ankette yer alan görüşlerin frekans (N), yüzde (%) ve aritmetik ortalamaları dikkate alınmıştır. Öğretmen adaylarının görüşlerine göre; öğretim elemanlarının öğretim sürecini % 38.01 inin genellikle kitaptaki işlenişi kullandıkları, % 31.47 sinin düzanlatım yöntemini, % 8.24 ünün işbirlikli öğrenmeyi, % 3.83 ünün beyin fırtınası yöntemini ve % 1.48 inin çoklu zeka kuramına dayalı yürüttükleri tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının görüşlerine göre, öğretim elemanlarının öğretim sürecinde % 32.95 inin yazılı sınavlar, % 22.41 inin testler, % 17.77 sinin ödevler, % 15.18 inin proje çalışmaları, % 6.14 ünün performans değerlendirme ölçekleri ve % 5.54 ünün öğrenci ürün dosyalarını kullanarak ölçme-değerlendirme yaptıkları belirlenmiştir. Bu durum, Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümünde öğretim süreci ölçme değerlendirme aşamasında öğretim elemanlarının en çok yazılı sınavlar ve testleri kullandıkları sonucunu ortaya çıkarmıştır. Öğretmen adaylarına göre; öğretim elemanlarının dersle ilgili farklı etkinlik ve materyalleri internetten araştırarak derse gelmedikleri ve öğretim elemanlarının derse başlamadan önce öğrencileri yeterince güdülemedikleri sonucuna ulaşılmıştır. Yine öğretmen adaylarına göre; öğretim elemanlarının derste ara değerlendirme ve kısa süreli quiz vb. değerlendirme yeterince yapmadıkları, sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğretim elemanlarının alternatif ölçme değerlendirme türlerinden yeterince faydalanmadıkları öğretmen adaylarının görüşlerine göre tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının derslerin hazırlık-işleniş ve ölçme-değerlendirme aşamalarına ilişkin olarak cinsiyet değişkenine göre bazı maddelerde farklı görüşlere sahip oldukları tespit edilmiştir. Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümünde derslerin hem hazırlık-işleniş hemde ölçme-değerlendirme aşamalarının genelinde, okul öncesi öğretmenliği programında öğrenim gören öğretmen adaylarının, sosyal bilgiler öğretmenliği programında öğrenim gören öğretmen adaylarına göre öğretim elemanları açısından daha olumlu kanaatte ve izlenimde oldukları belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü, Öğretim Süreci, Hazırlık-İşleniş, Ölçme-değerlendirme, Öğretmen adayı.
60- 72 aylık çocukların yazı farkındalığı ve yazmaya hazırlık becerilerinin gelişiminde okuma yazmaya hazırlık programının etkisinin incelenmesi
Araştırmada okul öncesi dönemdeki çocukların yazı farkındalığını değerlendirmek amacıyla hazırlanmış olan ?Okul Öncesi Dönemdeki Çocukların Yazı Farkındalığını Değerlendirme Kontrol Listesi?nin ve okul öncesi dönemdeki çocukların yazmaya hazırlık becerilerini değerlendirmek amacıyla hazırlanmış olan ?Okul Öncesi Dönemdeki Çocukların Yazmaya Hazırlık Becerilerini Değerlendirme Kontrol Listesi?nin geçerlik- güvenirlik çalışmasının yapılması ile anasınıfına devam eden 60 - 72 aylık çocukların yazı farkındalığı ve yazmaya hazırlık becerilerinin gelişiminde okuma yazmaya hazırlık programının etkisini belirlemek amaçlanmıştır.Araştırmanın evrenini 2009- 2010 eğitim öğretim yılında Ankara il merkezi Altındağ, Çankaya, Keçiören, Mamak ve Yenimahalle ilçelerindeki ilköğretim okullarına bağlı anasınıfına devam eden 60- 72 aylık çocuklar oluşturmuştur. Okul öncesi dönemdeki çocukların yazı farkındalığını değerlendirmek amacıyla hazırlanmış olan ?Okul Öncesi Dönemdeki Çocukların Yazı Farkındalığını Değerlendirme Kontrol Listesi?nin geçerlik ve güvenirlik çalışmalarını gerçekleştirmek amacıyla 400 çocuk çalışma grubuna alınmıştır. Okul öncesi dönemdeki çocukların yazmaya hazırlık becerilerini değerlendirmek amacıyla hazırlanmış olan ?Okul Öncesi Dönemdeki Çocukların Yazma Becerilerini Değerlendirme Kontrol Listesi?nin geçerlik ve güvenirlik çalışmasını gerçekleştirmek için 55 çocuk çalışma grubuna alınmıştır. Araştırma sonucunda ?Okul Öncesi Dönemdeki Çocukların Yazı Farkındalığını Değerlendirme Kontrol Listesi?nin ve ?Okul Öncesi Dönemdeki Çocukların Yazma Becerilerini Değerlendirme Kontrol Listesi?nin 60- 72 aylık çocuklar için geçerli ve güvenilir olduğu tespit edilmiştir.Geçerlik ve güvenirlik çalışmasının ardından araştırmacı tarafından hazırlanmış olan okuma yazmaya hazırlık programının çocukların yazı farkındalığı ve yazmaya hazırlık becerilerinin gelişimi üzerindeki etkisini belirleyebilmek amacıyla ön tets- son test kontrol gruplu model kullanılmıştır. Okuma yazmaya hazırlık programı uygulamadan önce ve sonra deney (n: 15) ve kontrol grubundaki çocukların (n: 15) yazı farkındalıklarını belirlemek amacıyla ?Okul Öncesi Dönemdeki Çocukların Yazı Farkındalığını Değerlendirme Kontrol Listesi?, yazmaya hazırlık becerilerini belirlemek amacıyla ?Okul Öncesi Dönemdeki Çocukların Yazma Becerilerini Değerlendirme Kontrol Listesi? kullanılmıştır. Araştırmada deney grubunu oluşturan çocuklara sekiz hafta boyunca haftada üç gün yaklaşık yarım saatlik okuma yazmaya hazırlık programı uygulanmıştır. Okuma yazmaya hazırlık programı sonrasında ?Okul Öncesi Dönemdeki Çocukların Yazı Farkındalığını Değerlendirme Kontrol Listesi?nden ve ?Okul Öncesi Dönemdeki Çocukların Yazma Becerilerini Değerlendirme Kontrol Listesi?nden aldıkları puanlar arasında deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0.01). Eğitim programının kalıcılığına yönelik kalıcılık testinde eğitim programının etkisinin devam ettiği saptanmıştır.Bu bulgulara dayalı olarak, okul öncesi dönem çocuklarının yazı farkındalığını ve yazmaya hazırlık becerilerini geliştirmek amacıyla eğitimcilere, ailelere ve ileride yapılabilecek bilimsel araştırmalara yönelik öneriler sunulmuştur.
Proje tabanlı öğrenme yönteminin fen bilgisi öğretmen adaylarının çevre okuryazarlığına etkisi
Bu araştırma ile çevre dersinde kullanılan proje tabanlı öğrenme yönteminin ilköğretim Fen Bilgisi öğretmenliği öğrencilerinin çevre okuryazarlığına etkisini araştırmak amaçlanmıştır. Bu amaçla proje tabanlı öğrenme yönteminin bireylerin çevre okuryazarlığının alt boyutları olan çevreye yönelik farkındalık, bilgi, tutum, duyarlılık, davranış ve problem çözme becerisi üzerine etkisi incelenmiştir. Araştırma, 2013-2014 öğretim yılının bahar döneminde Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği Anabilim Dalı 3. sınıf öğretmen adayları ile 15 hafta süresince, Çevre Eğitimi dersinde yürütülmüştür. Çalışma grubunu 55 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada tek gruplu öntest-sontest deseni kullanılmıştır. Çevre Eğitimi dersi, öğretmen adaylarının aktif oldukları, proje tabanlı öğrenme yöntemi ile oluşturulan etkinliklerle işlenmiştir. Süreç boyunca öğretmen adayları bilimsel ölçüm yapan araçları (probeware) kullanarak çevre konuları ile ilgili projeler geliştirmişlerdir. Aynı zamanda Çevre Eğitimi dersinde sanal sınıf (Blackboard öğrenme yönetim sistemi) uygulamasına da yer verilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak, çevreye yönelik bilgi, tutum, duyarlılık, davranış, farkındalık ve problem çözme becerisi ölçme araçları kullanılmıştır. Ayrıca dersin sonunda öğretmen adaylarının, dersin işlenişi hakkındaki görüşlerinin öğrenilmesi amacıyla her bir öğretmen adayı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Araştırmada, nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Proje tabanlı öğrenme yöntemiyle hazırlanan Çevre Eğitimi dersi öncesi ve sonrasında uygulanan ölçme araçları çevreye yönelik bilgi, tutum, duyarlılık ve davranış alt boyutları için nicel, problem çözme alt boyutu için hem nicel hem nitel, farkındalık alt boyutu için ise nitel yöntemlerle analiz edilmiştir. Bu amaçla nicel analizler için Microsoft Excel 2010 elektronik tablo programı ve SPSS (Statistical Package for Social Sciences) 17 paket programı kullanılmıştır. Nitel analizler için ise farkındalık alt boyutunda ve yarı yapılandırılmış görüşmelerin analizi için içerik analizi, problem çözme alt boyutunda ise betimsel analiz kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizlerine göre; kullanılan ölçme araçlarının öntest ve sontest karşılaştırmasında, her boyutta sontest lehine anlamlı bir artış bulunmuştur. Bu sonuç, proje tabanlı öğrenme yöntemine göre hazırlanan çevre eğitimi dersinin çevre okuryazarlığının her boyutunda olumlu etki bıraktığını göstermektedir. Ayrıca yarı yapılandırılmış görüşmeler sonucunda ise; proje tabanlı öğrenmenin çevre eğitiminde etkili olduğu ve hazırlanan projelerle bilimsel araştırma yapabilme becerisi kazandıkları belirlenmiştir.
İlköğretim 4. sınıf sosyal bilgiler dersinde doğa sevgisi, temizlik ve sağlıklı olma değerlerinin öğretimi ve değerlere ilişkin öğrenci tutumlarının belirlenmesi
Araştırmada, ilköğretim 4. sınıf Sosyal Bilgiler dersinde ?doğa sevgisi, temizlik ve sağlıklı olmaya önem verme? değerlerinin öğretimi ve öğrencilerin bu değerlere ilişkin tutumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla; doğa sevgisi, temizlik ve sağlıklı olmaya önem verme değerlerinin kazandırılmasına yönelik hazırlanan etkinlikler uygulanmış; bu etkinliklerin öğrencilerin tutumlarına etkisi tespit edilmiş, öğrenci görüşleri ve uygulama süreci değerlendirilmiştir.Çalışmada, nitel ve nicel araştırma desenlerinin bir arada kullanılması sonucu oluşan ?karma yöntem? kullanılmıştır. Deneysel işlem; doğa sevgisi, temizlik ve sağlıklı olmaya önem verme değerlerinin öğretimine yönelik hazırlanan etkinliklerin uygulanması için yapılan oturumlara katılan öğrencilerle, bu oturumlara katılmayan öğrencilerin tutumları arasındaki farkı ortaya koymak, ayrıca deney grubu öğrencilerinin deneysel işlem öncesi ve sonrası görüşlerini belirlemek amacıyla ön test son test kontrol gruplu deneme modeline göre gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın çalışma grubunu 2009-2010 öğretim yılında Aksaray Merkez ilçeye bağlı Yeşilova kasabasında bulunan İbrahim Ethem Baysal İlköğretim Okulu 4. sınıf öğrencileri ile Atatürk İlköğretim Okulu 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışma grubu 45 öğrenciden oluşmaktadır. Bu öğrencilerin 22'si deney grubunda ve 23'üde kontrol grubunda yer almaktadır.Araştırma verileri, nicel ve nitel araştırma tekniklerine uygun olarak araştırmacı tarafından geliştirilen veri toplama araçları ile toplanmıştır. Bu bağlamda çalışma gruplarında yer alan öğrencilerin başlangıç seviyelerini belirlemek amacıyla ?Seviye Belirleme Testi?, öğrencileri tanımak amacıyla ?Kişisel Bilgi Formu?; öğrencilerin tutumlarını belirlemek amacıyla ?Doğa Sevisi, Temizlik ve Sağlıklı Olma Tutum Ölçeği?; öğrencilerin doğa sevgisi, temizlik ve sağlıklı olmaya önem verme değerleri ile ilgili görüşlerini tespit etmek amacıyla ?Görüşme Formu? geliştirilmiştir.Araştırmada, nicel verilerin analizinde deney grubu ile kontrol grubunun tutumları arasındaki farkı ortaya koymak için gruplar arası karşılaştırmalarda ve cinsiyet değişkenine göre kız ve erkek denekler arası karşılaştırmalarda ilişkisiz örneklemler t-testinden yararlanılmıştır. Ailenin gelir durumu değişkenine göre ise denekler arası karşılaştırmalarda ilişkisiz örneklemler için tek faktörlü varyans analizinden yararlanılmıştır. Nicel veri analizinde tutum ölçeğinde yer alan boyutlar ayrı ayrı analize tabi tutulmuş ve karşılaştırılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise görüşmelerden elde edilen veriler ile etkinliklerin uygulama sürecinden elde edilen veriler için betimsel analiz tekniği kullanılmıştır.Araştırma Sonucunda: değer eğitimi yöntemlerine uygun olarak geliştirilen etkinliklerin uygulandığı deney grubundaki öğrencilerin doğa sevgisi, temizlik ve sağlıklı olmaya önem verme değerlerine ilişkin tutum puanlarının yükseldiği görülmektedir. Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin ön test ve son test sonuçlarına bakıldığında cinsiyet değişkenine göre deney grubu öğrencilerinin tutum puanları arasında; ölçeğin doğa sevgisi ve sağlıklı olma boyutlarında anlamlı bir fark olmadığı görülürken, temizlik boyutunda kız öğrencilerin lehine anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Kontrol grubunda ise öğrencilerin cinsiyete göre doğa sevgisi, temizlik ve sağlıklı olmaya önem verme değerlerine yönelik tutum puanları arasında anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Ailenin gelir düzeyi değişkenine göre deney ve kontrol grubu öğrencilerinin ön test ve son test sonuçlarına bakıldığında öğrencilerin tutum puanları arasında anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Deney grubu öğrencilerin görüşlerinden ve uygulama sürecinden elde edilen bulgular analiz edildiğinde değerler eğitimi etkinliklerinin, öğrencilerin doğa sevgisi, temizlik ve sağlıklı olmaya önem verme değerlerine yönelik kazanım düzeylerini ve davranışlarını olumlu yönde etkilediğini söylemek mümkündür.Anahtar Kelimeler: Değer Eğitimi, Doğa Sevgisi, Temizlik ve Sağlıklı Olmaya Önem Verme, Tutum, Davranış, Kazanım, Değerler Eğitimi Etkinlikleri, Sosyal Bilgiler, İlköğretim.
İlköğretim matematik öğretmen adaylarına yönelik görsel matematik okuryazarlığı ölçeğinin geliştirilmesi ve görsel matematik okuryazarlığı ile geometri başarıları arasındaki ilişkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın ilk aşamasında, ilköğretim matematik öğretmen adaylarının görsel matematik okuryazarlık seviyelerini belirlemek amacıyla 5'li likert tipli bir ölçme aracı geliştirmek amaçlanmıştır. İkinci aşamada ise geliştirilen bu ölçekle öğretmen adaylarının görsel matematik okuryazarlık düzeylerini belirleyip görsel matematik okuryazarlıkları ile geometri başarıları arasındaki ilişkiyi incelemek hedeflenmiştir. Bununla beraber görsel matematik okuryazarlığının geometri başarısını hangi düzeyde yordadığı da araştırılan bir diğer noktadır. Öncelikle literatür taramasına ve uzman görüşlerine başvurulmuş 60 maddelik ölçek madde havuzu formu oluşturulmuş bu form üzerinde gerekli düzenlemeler neticesinde 54 maddelik taslak ölçek formu elde edilmiştir. Bu taslak form 325 ilköğretim matematik öğretmen adayına uygulanarak elde edilen verilere göre ölçeğin faktör analizleri yapılmıştır. Faktör analizleri sonucunda 17 madde ölçekten çıkarılmış 37 maddelik nihai ölçek formu oluşturulmuştur. Faktör analizleri sonucunda ölçeğin faktör yapısının birbiriyle uyumlu maddelerden oluştuğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin geometri başarı düzeylerini belirlemek amacıyla, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM)'nin 2010-2014 yılları arasında yapmış olduğu Akademik Lisansüstü Eğitim Sınavı (ALES) 'nda çıkan geometri sorularından faydalanılarak 20 soruluk geometri başarı testi hazırlanmıştır. Bu testin iç güvenirlik katsayısı (KR-20) 0.794 olarak hesaplanmıştır. Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenim görmekte olan 232 ilköğretim matematik öğretmen adayına 37 maddeden oluşan nihai görsel matematik okuryazarlığı ölçeği ve geometri başarı testi uygulanmıştır. Yapılan uygulamalar öğrenci geometri başarı seviyelerinin orta düzeyde, görsel matematik okuryazarlığı seviyelerinin orta düzeyin üzerinde olduğunu göstermiştir. Ayrıca öğrencilerinin görsel matematik okuryazarlıkları ile geometri başarıları arasındaki ilişkinin pozitif yönde ve düşük düzeyde olduğu belirlenmiştir. Ayrıca görsel matematik okuryazarlığının geometri başarısını yordama düzeyi incelenmiş görsel matematik okuryazarlığının geometri başarısının %3,6'sını yordadığı (açıkladığı) görülmüştür. Bu veri görsel matematik okuryazarlığının geometri başarısını yordama düzeyinin düşük olduğunu göstermektedir. Geometri başarısının orta düzeyde olmasına rağmen görsel matematik okuryazarlık düzeyinin orta düzeyin üstünde çıkması bu veriyi destekler niteliktedir. Anahtar Kelimeler: İlköğretim matematik öğretmen adayları, geometri başarısı, görsel matematik okuryazarlığı, matematik okuryazarlığı, ölçek geliştirme.
Sosyal bilgiler öğretiminde tarihi romanların kullanımının öğrencilerin akademik başarısı üzerine etkisi
Bu araştırmanın amacı ilköğretim 7.sınıf Sosyal Bilgiler dersinin öğretiminde bir materyal olarak kullanılan tarihi romanların, öğrencilerin okul başarısı üzerindeki etkisini belirlemektir.Araştırmanın çalışma grubunu Ankara ili Ayaş ilçesi Sadullahpaşa İlköğretim Okul'unda öğrenim gören 7. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmada deney (n=30) ve kontrol (n=30) grubu olmak üzere iki sınıf alınmış ve öntest ? sontest kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmada 7/B sınıfı öğrencileri deney, 7/A sınıfı öğrencileri de kontrol grubu olarak intact metodla atanmıştır. 7/B sınıfı olan deney grubuna tarihi romanların bir materyal olarak kullanıldığı yapılandırmacı yaklaşım modeli uygulanırken, 7/A sınıfı olan kontrol grubuna ise tarihi romanlar kullanılmaksızın yalnızca yapılandırmacı yaklaşım modeline uygun öğretim yapılmıştır. Araştırmada veri toplama amacı ile başarı testi kullanılmıştır. Deneysel işlem öncesi ve sonrasında başarı testi her iki gruba da uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS programı yardımıyla analiz edilmiştir.Araştırmanın alt problemlerinin çözümlenmesinde çift yönlü varyans analizi, tekrarlı ölçümler (repeated measures) yapılmış; frekans, yüzde ve aritmetik ortalama değerleri kullanılmıştır.Deney ve kontrol grubunun deney öncesi ve deney sonrası öntest ve sontest toplam ?Türk Tarihinde Yolculuk? ünitesi başarı testi puanları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Öğrencilerin Türk Tarihinde Yolculuk ünitesi başarıları ile ilgili olarak, öntest ? sontest ortalama başarı puanları arasında anlamlı bir fark vardır. İki ayrı öğretim modelinin uygulandığı deney ve kontrol grubu öğrencilerinin ?Türk Tarihinde Yolculuk? ünitesi başarı testine ait puanlarının deney öncesinden sonrasına anlamlı farklılık gösterdiği, yani farklı işlem gruplarında (deney ve kontrol grubu) olmak ile tekrarlı ölçümler faktörlerinin ?Türk Tarihinde Yolculuk? ünitesi testi başarı düzeyleri üzerindeki ortak etkilerinin anlamlı olduğu bulunmuştur.?Türk Tarihinde Yolculuk? ünitesi başarı testi puanlarında deney öncesine göre daha fazla artış gözlenen tarihi romanların bir materyal olarak kullanıldığı yapılandırmacı yaklaşım modelinin, tarihi romanların bir materyal olarak kullanılmadığı yapılandırmacı yaklaşım modeline göre öğrencilerin başarılarını artırmada daha etkili olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler Öğretimi, Tarihi Romanlar, Öğretim Materyali, Yapılandırmacı Yaklaşım.
İlköğretim 8. sınıf fen ve teknoloji dersi ?canlılar ve enerji ilişkileri? ünitesi deneylerinde V-diyagramı kullanımının öğrencilerin başarıları, bilimsel süreç becerileri ve tutumları üzerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 8. sınıf Fen ve Teknoloji dersi ?Canlılar ve Enerji İlişkileri? ünitesi deneylerinde deney raporu olarak V-diyagramı kullanımının, klasik deney raporları kullanımına kıyasla öğrencilerin akademik başarı düzeyleri, bilimsel süreç becerileri ve Fen ve Teknoloji dersine yönelik tutumları üzerinde anlamlı düzeyde bir etkisinin olup olmadığını araştırmaktır.Bu araştırmada, ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma, 2009?2010 eğitim - öğretim yılının 2. döneminde, Erzurum ilinde bulunan bir devlet okulunda, toplam 2 şubede öğrenim gören 48 ilköğretim 8. sınıf öğrencisi üzerinde yürütülmüştür. Şans yoluyla bu iki şubeden biri deney (N=24) ve diğeri kontrol grubu (N=24) olarak atanmıştır. Her iki gruba da uygulama öncesinde ?Akademik Başarı Testi? (ABT), ?Bilimsel Süreç Becerileri Testi? (BSBT) ve ?Fen ve Teknoloji Dersine Yönelik Tutum Ölçeği? (FTTÖ) ön test olarak uygulanmıştır. Daha sonra, deney ve kontrol grubunda, ?Canlılar ve Enerji İlişkileri? ünitesi, 8. sınıf Fen ve Teknoloji dersi öğretim programına uygun şekilde 16 ders saati süresince işlenmiştir. ?Canlılar ve Enerji İlişkileri? ünitesi deneylerinde kontrol grubu öğrencileri klasik deney raporları; deney grubu öğrencileri ise deney raporu olarak V-diyagramını kullanmışlardır. Deney ve kontrol grubu öğrencilerine ünite işlendikten hemen sonra ABT, BSBT ve FTTÖ son test olarak uygulanmıştır.ABT, BSBT ve FTTÖ'den elde edilen verilerin, SPSS 11.5 istatistik paket programı kullanılarak, ilişkisiz örneklemler t-testi ve ilişkili örneklemler t-testi ile analizleri yapılmıştır. Kontrol grubu öğrencileri ile deney grubu öğrencilerinin uygulama öncesinde ön test olarak uygulanan ABT, BSBT ve FTTÖ'den aldıkları puanların ortalamaları arasında anlamlı bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Uygulama sonrasında ise deney grubu öğrencileri ve kontrol grubu öğrencilerinin son test olarak uygulanan ABT ve BSBT'den aldıkları puanların ortalamaları arasında deney grubu lehine, istatistiksel açıdan anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir. Fen ve Teknoloji deneylerinde deney raporu olarak V-diyagramı kullanımının öğrencilerin akademik başarılarını ve bilimsel süreç becerilerini, klasik deney raporları kullanan öğrencilere göre daha fazla geliştirdiği söylenebilir. Ancak deney grubu öğrencilerinin FTTÖ'den aldıkları puanların ortalamasının, kontrol grubu öğrencilerin FTTÖ'den aldıkları puanların ortalamasından yüksek olduğu belirlense de, bu puanların ortalamaları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Tüm bu sonuçlar göz önüne alındığında fen ve teknoloji laboratuvarlarında V-diyagramları, klasik deney raporlarına göre daha etkili olduğu ve klasik deney raporlarına alternatif olarak kullanılabileceği söylenebilir.Anahtar kelimeler: V-diyagramı, İlköğretim, Fen ve Teknoloji öğretimi, fen laboratuvarı, deney raporu
Teknolojik pedagojik alan bilgisi (TPAB) temelli harmanlanmış öğrenme ortamının fen bilgisi öğretmen adaylarının temel astronomi konularındaki TPAB ve sınıf içi uygulamalarına etkisi
Bu araştırmanın amacı, Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi (TPAB) temelli harmanlanmış öğrenme ortamına göre işlenen Özel Öğretim Yöntemleri-II ve Okul Deneyimi derslerinin, Fen Bilgisi (FB) öğretmen adaylarının temel astronomi konularına (Ay ve Güneş tutulması, gece ve gündüz oluşumu, Ay'ın evreleri, mevsimlerin oluşumu ve gök cisimleri) ilişkin TPAB ve sınıf içi uygulamaları üzerine etkisini araştırmaktır. Araştırmaya 2013–2014 öğretim yılı İlköğretim Bölümü Fen Bilgisi Öğretmenliği programı 4. sınıfta öğrenim gören öğretmen adaylarından rastgele seçilen 37 (31 Kız ve 6 Erkek) FB öğretmen adayı katılmıştır. TPAB'ın "Dönüştürücü modeli" esas alınarak tasarlanan harmanlanmış öğrenme ortamı, yüz yüze ve çevrimiçi öğrenme ortamlarının güçlü yönlerinin bir araya getirildiği ve sınıf içi-dışı öğretim uygulamaları ile desteklenen dinamik bir süreç şeklinde oluşturulmuştur. Bu doğrultuda, yüz yüze öğrenme ortamı tartışmaya dayalı olarak yürütülürken, çevrimiçi öğrenme ortamı ise, "Moodle Öğrenme Yönetim Sistemi", "Sanal Sınıf", "Elektronik Portfolyo" ve "Yansıtıcı Öğretimsel Blog Sayfası" olmak üzere dört çevrimiçi sistemden oluşturulmuştur. FB öğretmen adaylarının TPAB'larını belirlemek için bireysel yarı-yapılandırılmış mülakatlar ve ders planı hazırlama metodu; sınıf içi uygulamaları için sınıf içi gözlem notları, ders video kayıtları ve sınıf içi gözlem ölçekleri veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Tek grup ön test-son test deneysel desenli bu araştırmada, TPAB ve sınıf içi uygulamalar için veri toplama süreci 2013-2014 öğretim yılı güz döneminin başında ve sonunda olmak üzere iki kez gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada elde edilen bulgulara göre, araştırmaya katılan FB öğretmen adaylarının tüm temel astronomi konuları kapsamındaki TPAB ve sınıf içi uygulamalarına ilişkin ön ve son testler arasında son test sonuçları lehine istatistiksel olarak anlamlı bir değişimin olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlara dayalı olarak, TPAB temelli harmanlanmış öğrenme ortamının FB öğretmen adaylarının temel astronomi konuları kapsamındaki TPAB ve sınıf içi uygulamalarının gelişiminde önemli bir etkiye sahip olduğu görülmektedir.
Sınıf öğretmenlerinin teknoloji özyeterliklerinin belirlenmesi ile teknolojiye yönelik tutumlarının Kirkpatrick eğitim değerlendirme modeline göre incelenmesi
Bu araştırmanın amacı Diyarbakır ilinde görev yapmakta olan sınıf öğretmenlerinin teknoloji kullanımına yönelik algılarının, bilgilerinin ve davranışlarının Kirkpatrick Eğitim Değerlendirme Modeli bağlamında incelenmesidir.. Araştırmanın evrenini Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilkokullarda görev yapmakta olan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Diyarbakır il ve ilçelerinden çalışmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 200 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada nitel ve nicel yaklaşımlar karma olarak kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Öğretmenlerin Eğitim Teknolojisi Standartlarını Belirleme Ölçeği kullanılmıştır. Toplam 6 alt boyut ve 41 maddeden oluşan beşli Likert tipi ölçek kullanılmıştır. Ayrıca çalışmaya katılan öğretmenlerin bilgisayar yazılımları ile ilgili bilgileri ve bu yazılımları kullanım amaçlarını tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra probleme daha derinlemesine yaklaşabilme adına öğretmenlerin teknolojiye yönelik tutum, öğrenme ve davranışlarını incelemeyi hedefleyen bir görüşme formu hazırlanarak görev yapmakta olan 20 öğretmenle görüşülmüştür. Elde edilen veriler Kirkpatrick Eğitim Değerlendirme Modeli kapsamında irdelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin yüksek teknoloji özyeterlik algısına sahip oldukları ancak Kirkpatrick Eğitim Değerlendirme Modeli baz alındığında teknoloji algılarının pozitif olarak tepki aşamasında kaldığı; öğrenme, davranış ve sonuç aşamalarında ise benzer pozitif bir yaklaşımın olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: teknoloji özyeterliği, sınıf öğretmenleri, kirkpatrick eğitim değerlendirme modeli, teknoloji
İlköğretim fen ve sınıf öğretmen adaylarının çevre sorunları ve çevre eğitimine ilişkin görüşleri
Bu araştırmanın genel amacı, öğretmen adaylarının Çevre Sorunları ve Çevre Eğitimi konusuna yönelik görüşlerinin belirlenmesidir. Çalışma, Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Anabilim Dalı Fen Bilgisi Öğretmenliği Bölümü'nde okuyan öğretmen adayları ile Sınıf Öğretmenliği Bölümü'nde okuyan öğretmen adayları üzerinde1. sınıf, 2. sınıf, 3. sınıf, 4. sınıf, I. ve II. öğretimde okuyan toplam 659 öğretmen adayı üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada tarama modeli kullanılmıştır. "Çevre Sorunları ve Çevre Eğitimi'ne İlişkin Görüşler Ölçeği" araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Verilerin analizinde SPSS paket programı kullanılmıştır. Anket yoluyla belirlenen veriler, betimsel istatistik teknikleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen verilerin t testi sonuçlarına göre; fen bilgisi ve sınıf öğretmeni adaylarına çevre sorunları ve çevre eğitimine ilişkin görüşleri ölçeğinin uygulamasında, fen bilgisi öğretmeni adaylarının lehine anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Fen bilgisi öğretmeni adaylarının sınıf öğretmeni adaylarına göre çevre sorunları ve çevre eğitimi konusunda daha duyarlı olduğunu söyleyebiliriz. Anahtar Kelimeler: Çevre eğitimi, çevre sorunları fen eğitimi, fen bilgisi öğretmen adayları, sınıf öğretmeni adayları
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine ilişkin görüşleri (Gazi Üniversitesi örneği)
Bu araştırmanın amacı, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine ilişkin görüşlerini belirlemekle birlikte tutum, beklenti ve ilgi düzeylerini; cinsiyet, mezun olunan okul türü, baba mesleği, anne çalışma durumu, baba ve anne eğitim durumu, ailelerinin hangi yerleşim yerinde yaşadığı ve ailelerinin aylık gelirlerine göre anlamlı farklılık olup olmadığına bakılmıştır.Betimsel desenli bir araştırma olup, toplam sekiz adet bağımsız değişkenle 40 adet ifadeden oluşan Tutum Düzeyi Formu ile veriler toplanmıştır. Verilerin analizi için SPSS 17.0 (Statistical Parckages for Social Sciences) paket programı kullanılmıştır.Araştırmanın evrenini, Türkiye?de bulunan üniversitelerin Sosyal Bilgiler öğretmenliği bölümünde eğitim alan lisans öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklemini ise Gazi Üniversitesi eğitim fakültesi sosyal bilgiler öğretmenliği bölümündeki dördüncü sınıfta olan öğretmen adayları oluşturmaktadır. Toplam 150 öğretmen adayına anket uygulanmıştır.Verilerin analiz yapıldıktan sonra öğretmen adaylarının ailelerinin yerleşim yerine göre öğretmenlik mesleğine karşın tutumlarında anlamlı bir fark görülmüştür. Diğer bağımsız değişkenlerde öğretmen adaylarının tutum, beklenti ve ilgi düzeylerine göre anlamlı bir fark görülmemiştir. Bu bulgularda daha önceden yapılan çalışmalar ile karşılaştırılarak yorumlanmıştır.
Eğitimde alternatif bir model olan "organik okula" ilişkin eğitimcilerin görüşleri
Bu araştırmanın temel amacı, Türk Eğitim Sistemi'nde uygulanabilir ve devlet okullarındaki müfredatı destekler nitelikte, Organik Okul Modeli'ni oluşturmak ve bu modele ilişkin eğitimcilerin görüşlerini tespit etmektir. Bu araştırma, nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde tasarlanmıştır. Organik Okul Modelini oluşturma sürecinde, ilk aşamada literatür taramasına dayalı olarak modelin amaç, içerik, eğitim durumları ve değerlendirme öğeleri oluşturulmuştur. İkinci aşamada, oluşturulan Organik Okul Modeli hakkında eğitimcilerden veri toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak, yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Katılımcıların okul modeli hakkındaki görüşleri alınmadan önce, okul modelini tanıtan bir paket program izletilmiştir. Okul hakkında gerekli bilgi ve görseller bu videoda mevcuttur. Ardından katılımcılara yarı yapılandırılmış görüşme formundaki 9 soru yöneltilmiştir. Görüşme, katılımcıların izniyle ses kayıt aracıyla kayıt altına alınmış daha sonra yazıya dökülüp içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Elazığ, Muş ve Van illerinde görev yapan 5 maarif müfettişi, 5 akademisyen, 5 okul yöneticisi, 5 okulöncesi öğretmeni ve 5 sınıf öğretmeni olmak üzere toplam 25 eğitimci oluşturmaktadır. Bu eğitimciler amaçlı örnekleme yöntemlerinden kartopu veya zincir örnekleme diye tabir edilen örnekleme yoluyla belirlenmiştir. Çalışmanın sonucunda Türkiye'ye özgü yeni bir alternatif okul modeli geliştirilmiştir. Organik Okul Modeli, eğitimciler tarafından genel anlamda olumlu bulunarak, çocukları hayata hazırlayacak, doğayla buluşturacak, yaparak yaşayarak öğrenmeyi sağlayacak, çocukların bilişsel becerilerinin yanı sıra, duyuşsal ve psikomotor becerilerini de geliştirecek, hayata geçirilebilirse eğitime katkı sunabilecek önemli bir çalışma olarak görülmüştür.
Sosyal bilgiler öğretiminde öğrencilerin ölçek kullanma becerilerinin geliştirilmesi
Araştırmanın çalışma grubunu uşak merkez ilçesinde Atatürk İlköğretim Okulunda öğrenim gören 6. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmada deney (n=27) ve kontrol (n=27) grubu olmak üzere iki sınıf alınmış ve öntest ? sontest kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Öntest ve sontestlerin uygulanması dâhil 4 hafta süren uygulama sürecinde deney grubuna dersler harita ölçeği kullanma becerisini geliştirmeye yönelik hazırlanan etkinliklerle yapılandırmacı bir şekilde işlenmiş, kontrol grubuna ise harita ölçeği kullanma becerisini geliştirmeye yönelik etkinliklerin kullanılmadığı yapılandırmacı öğretim şekilde işlenmiştir. Araştırmada veri toplama amacı ile başarı testi kullanılmıştır. Deneysel işlem öncesi ve sonrasında başarı testi her iki gruba da uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS programı yardımıyla analiz edilmiştir.Verilerin analizi sonucunda deney ve kontrol grubu öğrencilerinin harita ölçeği kullanma becerisini kazanımlarına ilişkin deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Gerçekleştirilen bu araştırmanın bundan sonra yapılacak araştırmalara yol göstereceği ve ilköğretim düzeyinde öğrencilere harita ölçeği kullanma becerisinin kazandırılmasında yardımcı olacağı düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler Öğretimi, Harita Ölçeği Kullanma Becerisi, Etkinlik
Ortaokul 8. sınıf kareköklü sayılar konusunun öğretiminde kavram haritası kullanımının öğrencinin akademik başarısına ve tutumuna etkisi
Bu araştırma; ortaokul 8. Sınıf matematik dersinde Kareköklü Sayılar konusunun öğretiminde kavram haritası destekli eğitiminin geleneksel öğretim yöntemine kıyasla öğrenci başarısına, öğrenmelerin kalıcılığına ve matematiğe karşı tutumlarına etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini, Diyarbakır İli Bağlar İlçesi Ortaokul 8.sınıf öğrencileri, örneklemini ise Diyarbakır ili Bağlar ilçesi Beyaz Tebeşir İlkokulunda (dönüşümü tamamlanmamış ilköğretim okulu) öğrenim gören 8. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmada 8. sınıf şubelerinden bir sınıf deney grubu (N=27) ve bir sınıf kontrol grubu (N=26) olarak belirlenerek ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Çalışma 4 hafta süresince devam etmiş olup kontrol grubuna geleneksel öğretim yöntemi ile deney grubuna ise kavram haritası destekli öğretim yöntemi ile ders işlenmiştir. Veri toplama aracı olarak kullanılan "Başarı Testi", Özkök (2010) tarafından geliştirilmiş olup; çalışmanın başlangıcında, bitiminde ve son testin uygulanmasından 4 hafta sonra olmak üzere üç kez ve bir diğer veri toplama aracı "Matematik Dersine Yönelik Tutum Ölçeği" ise çalışmadan sonra bir kez uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programında analiz edilerek kontrol ve deney grupları hem kendi içlerinde hem de gruplar arasında olmak üzere 0.05 anlamlılık düzeyinde karşılaştırılmıştır. Araştırma sonucunda; "Kareköklü Sayılar" konusunu kavram haritası destekli öğretimle işlemenin, öğrencilerin akademik başarısını ve bilgilerin kalıcılığını arttırdığı aynı zamanda matematiğe karşı tutumlarını da olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Matematik, Matematik Öğretimi, Anlamlı Öğrenme, Kavram Haritası Destekli Öğretim, Geleneksel Öğretim Yöntemi.
Çocukların görsel sözlüklerinde bulunan görseller içindeki seslerin konumunun sesi hissetmelerine etkisi
İlkokul birinci sınıf öğrencileri somut işlemler döneminde yer almaktadır. Bu dönemde kullanılan ders kitapları ve öğretim materyallerinde görsel okuma ve görsel sunu öğrenme alanına ait ögeler çokça kullanılmaktadır. Özellikle ilkokuma yazma öğretim sürecinde, seslerin hissedilmesi aşamasında görsel ögelerden öğretmenler çokça faydalanmaktadır. Bu süreçte kullanılan seslerle ilgili görseller, ses öğretimini kolaylaştırarak, seslerin akılda kalıcılığını sağlamakta ve öğrencilerin öğrenme hızını artırmaktadır. Bu araştırmada çocukların görsel sözlüklerinde bulunan görseller içindeki seslerin konumunun, ilkokuma yazma sürecinde ses öğretimine etkisi ele alınmıştır. Araştırma ses temelli cümle yönteminde yer alan ilk iki ses grubu (e,l,a,t,i,n,o,r,m) üzerinde yapılmıştır. Araştırma iki aşamada gerçekleşmiştir. Araştırmanın birinci aşamasında çocukların seslere dayalı olarak görsel sözlükleri belirlenmiş, ikinci aşamasında ise seslere dayalı görsel sözlük çalışmasında, çocukların seslere ait en çok bildiği görseller ölçme aracına konarak, görseller içindeki seslerin konumunun ilkokuma yazmada ses öğretimine etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın çalışma gurubunu Elazığ ilindeki sosyoekonomik düzeye göre sınıflandırılan (düşük-devlet okulu, orta-devlet okulu, yüksek-devlet okulu, yüksek-özel okul) ve kolay ulaşılabilirlik durum örneklemesine göre seçilmiş dört ilkokuldaki toplam 91 birinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada araştırmacı tarafından geliştirilen ölçme aracı kullanılmıştır. Ölçme aracı iki aşamada yürütülmektedir. Birinci aşamada her sesle ilgili belirlenmiş olan sesin geçtiği 4 görsel ve 2 çeldirici görselin tanınma durumları yer almaktadır. İkinci aşamada ise her sesle ilgili belirlenmiş olan sesin geçtiği 4 görsel ve 2 çeldirici görselde sesin hissedilme durumları yer almaktadır. Araştırmada verilerin istatistiksel çözümlemeleri için bilgisayarda, istatistik paket programı kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde %, frekans ve ki kara testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin büyük çoğunluğu tüm seslerin toplamına ait görselleri tanımışlardır. Tüm seslerin toplamına ait görseller içinde seslerin hissedilmesinde; öğrencilerin en çok, sesin başta geçtiği görsellerde, daha sonra ise sırasıyla sesin çift, sonda ve ortada geçtiği görsellerde sesi hissettikleri sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin "e", "l", "a", "i", "n", "o" seslerini en çok sesin başta geçtiği görselde, "t" sesini en çok sesin sonda geçtiği görselde, "r" ve "m" seslerini ise en çok sesin çift geçtiği görselde hissettikleri tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda araştırmaya dahil edilen tüm seslerin toplamına ait görseller içindeki seslerin hissedilmesinde, okul durumu ve türü değişkenine göre anlamlı fark ortaya çıkmıştır. Sosyoekonomik açıdan yüksek olan özel okula giden öğrencilerin, diğer okullara giden öğrencilere göre, seslerin görseller içindeki bütün konumlarında sesleri daha iyi hissettikleri sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda araştırmaya dahil edilen tüm seslerin toplamına ait görseller içindeki seslerin hissedilmesinde, okul öncesi eğitim süresi değişkenine göre sesin ortada bulunduğu görseller hariç, sesin görseller içindeki diğer konumlarında okul öncesi eğitim süresi fazla olanların lehine anlamlı fark ortaya çıkmıştır. Okul öncesinde 2 ile 3 yıl eğitim alan öğrenciler, 1 yıl eğitim alan öğrencilere göre sesin başta, sonda ve çift geçtiği görsellerde sesi daha iyi hissetmektedirler. Anahtar Kelimeler: İlkokuma Yazma, Görsel, Görsel Sözlük, Ses, Sesi Hissetme
Fen bilgisi öğretmen adaylarının çevre dostu davranışlarının modellenmesi
Bu çalışmanın amacı fen bilgisi öğretmen adaylarının çevreye yönelik olumlu davranışlarının, çevresel kimliklerinin, çevreye yönelik ekosentrik ve antroposentrik tutumlarının incelenmesidir. Öte yandan, bu değişkenlerle birlikte cinsiyet değişkeninin de yer aldığı bir nedensel model kurgulanarak bu değişkenlerin yordayıcılıklarının incelenmesi hedeflenmiştir. 2014-2015 yılının bahar dönemi başında Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yer alan beş devlet üniversitelerinin eğitim fakültelerinde okuyan toplam 576 (407 kadın ve 169 erkek) fen bilgisi öğretmeni adayı çalışmaya katılmıştır. Bu katılımcılara Çevresel Kimlik Ölçeği, Çevreye Yönelik Tutumlar Ölçeği, Çevreye Yönelik Olumlu Davranışlar Ölçeği ve Demografik Bilgi formu içeren bir anket uygulanmıştır. Uygun Örnekleme yöntemi çalışmanın örneklemini oluşturmak için seçilmiştir. Toplanan veriyi analiz etmek için betimsel istatistik olarak ortalama, frekans, yüzde; açıklayıcı istatistik olarak da yol analizi kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre, fen bilgisi öğretmen adaylarının orta düzeyde çevreye yönelik olumlu davranışlar yaptıkları, güçlü çevresel kimliklere sahip oldukları, çevreye yönelik yüksek ekosentrik tutumlara ve orta düzeyde de antroposentrik tutumlara sahip oldukları görülmüştür. Ayrıca çevresel kimliğin ve doğrudan ve güçlü bir şekilde fen bilgisi öğretmen adaylarının çevreye yönelik olumlu davranışlarını yordadığı belirlenmiştir. Öte yandan cinsiyetin çevre dostu davranışlar üzerinde önemli bir belirleyicilik rolü oynamadığı anlaşılmıştır.
Birleştirilmiş sınıflı ilkokullarda görev yapan öğretmenlerin teknolojik pedagojik alan bilgisi seviyelerinin belirlenmesi
Bu çalışmada, birleştirilmiş sınıflı okullarda görev yapan öğretmenlerin ısı ve sıcaklık konusundaki teknolojik pedagojik alan bilgisi seviyelerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır, Elazığ, Şanlıurfa bulunan birleştirilmiş sınıf okullarında görev yapan ve diğer sınıflarla birlikte 4. sınıfları da okutan 38 öğretmen oluşturmuştur. Birleştirilmiş sınıf öğretmenlerinin ısı ve sıcaklık konusundaki konu alan bilgileri ve bilimin doğasıyla ilgili görüşleri, öğretmenlerin ısı ve sıcaklık konusundaki pedagojik bilgileri (program bilgisi, öğrenme güçlükleriyle ilgili bilgi, öğretim strateji ve yöntem bilgisi, değerlendirme bilgisi) araştırılmıştır. Aynı zamanda öğretmenlerin genel teknolojik bilgileri ile ısı ve sıcaklık konusundaki teknolojik bilgileri de araştırılmıştır. Ayrıca, teknolojik bilgileri ile alan bilgisi ve pedagojik bilgi arasındaki ilişki araştırılmıştır. Araştırmada nitel ve nicel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Öğretmenlerin alan bilgilerinin belirlenmesine yönelik olarak bilimin doğası ile ilgili görüş anketi ve günlük hayattaki ısı ve sıcaklık kavram testi kullanılmıştır. Birleştirilmiş sınıflarda görev yapan öğretmenlerin pedagojik alan bilgileri ve teknolojik pedagojik alan bilgilerini belirlemek için ise ısı ve sıcaklık konusu ile ilgili hazırlanan ders senaryosu, içerik sunum formu ve yarı yapılandırılmış mülakat kullanılmıştır. Bu çalışmadan elde edilen verileri değerlendirmek için SPSS 16.00 istatistik programı kullanılmıştır. Çalışmada yüzde (%), frekans (f) ve Pearson korelasyon analizleri kullanılmıştır. Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar göstermiştir ki öğretmenler yeterli düzeyde konu alan bilgisine sahip değillerdir. Aynı zamanda, birleştirilmiş sınıfta görev yapan öğretmenlerin fen ve teknoloji dersiyle ilgili genel program bilgileri ve konu program bilgilerinin düşük seviyede oldukları bulunmuştur. Benzer şekilde, mevcut araştırmanın bulguları birleştirilmiş sınıflarda görev yapan öğretmenlerin genel ve konu değerlendirme bilgilerinin, öğrenme güçlüğü bilgilerinin, konu öğretim strateji ve yöntem bilgilerinin, genel teknolojik bilgilerinin ve konuya özgü teknolojik bilgilerinin düşük olduğunu göstermiştir. Anahtar kelimeler: Birleştirilmiş Sınıflı Okul, Ders Senaryo Örneği, Fen Öğretimi, Isı ve Sıcaklık, İçerik Sunum Formu, Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi
Sınıf öğretmeni adaylarının fen ve teknoloji dersi kapsamında mesleki yeterliklerinin ve algılarının belirlenmesi
Bu araştırmada sınıf öğretmeni adaylarının çözünme ve erime konusundaki mesleki bilgilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Nicel ve nitel verileri toplamak amacıyla çalışmada karma yöntem kullanılmıştır. Bu çalışmada, sınıf öğretmeni adaylarının bilimin doğasına ilişkin görüşleri, pedagojik alan bilgi seviyeleri ve teknolojik pedagojik alan bilgisi seviyeleri araştırıldı. Ayrıca pedagojik alan bilgisinin dört bileşeni arasındaki korelasyon ile sınıf içi uygulamalar ile pedagojik alan bilgisi ve teknolojik alan bilgisi arasındaki korelasyon belirlenmiştir. Çalışmanın örneklemini Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesindeki 49 sınıf öğretmeni adayı oluşturmuştur. Sınıf öğretmeni adaylarının pedagojik alan bilgisi ve teknolojik alan bilgilerini belirlemek amacıyla bilimin doğası görüş anketi (toplam 24 madde ve 6 alt faktör) ve içerik sunum formu, çözünme ve erime ile ilgili video ve yarı yapılandırılmış mülakatlar kullanıldı. Çalışamadan elde edilen verileri değerlendirmek amacıyla SPSS 16.0 istatistik paket programı kullanıldı. Yüzde (%), frekans (f) ve Pearson korelasyon analizleri yapılmıştır. Bu çalışmanın sonuçları sınıf öğretmeni adaylarının çözünme ve erime konusunda yeterli pedagojik alan bilgisine ve teknolojik alan bilgisine sahip olmadıklarını göstermiştir. Genel olarak, konu program bilgisi, strateji ve yöntem bilgisi, öğrenme güçlüğü bilgisi ve değerlendirme bilgisi seviyelerinin düşük olduğu bulunmuştur. Aynı zamanda bu çalışma sınıf öğretmeni adaylarının bilimin doğası hakkında farklı görüşlere sahip olduklarını da göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Bilimin Doğası, Çözünme ve Erime, İçerik Sunum Formu, Mesleki Yeterlik, Sınıf Öğretmeni Adayı, Pedagojik Alan Bilgisi, Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının politika bilimine yönelik eğilimlerinin belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı, toplumsal hayata siyasi yönden katılımcı, hak ve sorumluluklarını bilen vatandaşlar yetiştirme sorumluluğunu taşıyan İlköğretim Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Anabilim Dalı 4. sınıfta öğrenim görmekte olan öğretmen adaylarının "politika bilimine yönelik eğilimlerini" tespit etmektir.Öğrencilere üniversite öncesi ve üniversite yıllarında verilecek politik eğitim demokratik sistemimizin devam edebilmesi için oldukça önemlidir. Sosyal bilgiler dersi, öğrencilerin siyasi sisteme yönelik olumlu görüşler geliştirdiği ve onların aktif vatandaşlar olmalarına imkân tanıyan katılımcı beceriler geliştirdikleri bir alan olarak görülmektedir. Sosyal bilgiler öğretmenleri aileden sonra ilköğretim öğrencilerine demokratik tutum ve değerleri kazandıran en önemli kaynaktır. Araştırma bu noktada sosyal bilgiler öğretmen adaylarının politik eğilimlerini ortaya koyarak geleceğin öğretmenlerinin demokratik sistemimizin devam edebilmesinde ne kadar etkili olabileceklerini ortaya koymayı istemesi açısından önem taşımaktadır.Araştırma kapsamında ilköğretim sosyal bilgiler öğretmen adaylarının politika bilimine yönelik eğilimlerini tespit etmek amacı ile araştırmacı tarafından ?Sosyal Bilgiler Öğretmen Adaylarının Politika Konularına Eğilimlerini Belirleme Ölçeği? geliştirilmiş ve 2010?2011 eğitim öğretim yılında yedi farklı bölgede bulunan yedi farklı üniversitenin Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Anabilim Dalı, 4. sınıf öğretmen adaylarından oluşan 832 kişiye uygulanmıştır. Sonuç olarak öğretmen adaylarının politika bilimine yönelik eğilimleri yüksek bulunmuş fakat günlük yaşantıları içerisinde politika konularına fazla zaman ayırmadıkları tespit edilmiştir.