Gaziantep University
Discipline

Educational Administration

Gaziantep University

247

Archived Theses

2

DOIs Assigned

1%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessEN

The relationship of career ladder practice with teachers' professional development and professional motivation

The aim of this research, is to reveal the relationship between the new teaching career steps application and the professional development and professional motivation of teachers. For this purpose, data were collected from 414 teachers, 144 teachers, 226 specialist teachers, 38 head teachers, who volunteered in the city center of Düzce in the 2022-2023 academic year. Data were collected by quantitative relational survey method from the participants. In this direction, the scale that was prepared on Google Forms and consisted of three part, was directed to the participants. In the first part of this scale, participants have been asked about their demographic characteristics. In the second part, the Teachers' Professional Development Self-Efficacy Scale developed by Yenen and Kılınç (2021); and in the third part, the Motivation Scale of Teachers developed by Yıldız and Taşgın (2020) was used. The collected data were transferred to the SPSS 25.0 program for analysis. Afterward, the t-Test and ANOVA test were applied to determine the level of effect between the variables. Tukey, Gabrşel and Games-Howell tests were used to calculate the size of the effect. Also, Pearson correlation analysis was used to examine if there was a relationship between the variables. Additionally, regression analysis was used to determine to prediction extent of variables on each other. As a consequence of the analysis, the findings revealed that the teachers need most detected as spatial development, institutional development of female teachers is lower than male teachers and younger teachers is lower than older teachers, taking postgraduate education and voluntary participation in in-service training have a positive effect on the professional development of teachers, career steps affect the professional development of teachers positively, career steps application does not have a significant effect on the motivation of teachers regarding professional satisfaction and personal development and also the motivation of the teaching process and students, the low relationship is observed between career steps and institutional development, no significant relationship is observed between career steps and other development areas and professional motivation, career steps do not significantly predict other improvement areas and professional motivation except institutional development. According to the findings, it has been revealed that variables such as gender, age, postgraduate education and participation in in-service training could affect professional development and professional motivation, while career steps on professional development but not professional motivation. Suggestions have been made for practitioners and researchers regarding the revealed results. Keywords: Professional development, Professional motivation, Teaching career steps

CareerCareer developmentProfessional development+3
Fuat Tür
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin örgütsel güveni ile örgütsel yer değişikliği arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı; öğretmenlerin örgütsel güveni ile örgütsel yer değişikliği arasındaki ilişki düzeyini belirlemektir. Bu amaçla 2022-2023 Eğitim Öğretim yılında, Sakarya ili Akyazı ilçesindeki resmi temel eğitim ve ortaöğretimde görev yapan 407 gönüllü öğretmenden veriler alınmıştır. Anketler Google Formlar üzerinden dağıtılmıştır. Ölçekte birinci bölümde demografik bilgilerle ilgili, ikinci bölümde yirmi maddeden oluşan örgütsel güvenle ilgili ve üçüncü bölümde on yedi maddeden oluşan örgütsel yer değişikliği ile ilgili sorular sorulmuştur. Araştırmada evrenin tamamı model alınmıştır. Çalışmada ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 25.0 paket programıyla analiz edilmiştir. Yapılan normallik testlerine göre cinsiyet, medeni durum, kıdem, okul türü ve okuldaki görev süresi verilerinin; örgütsel güven ve örgütsel yer değişikliği alt boyutları verilerinin normal dağıldığı gözlenmiştir. Değişkenler arası farklılık ve etki düzeylerini belirlemek için bağımsız gruplar t-testi ve ANOVA analizleri kullanılmıştır. Değişkenleri arası ilişki düzeyini belirlemek için Pearson korelasyon analizi yapılmış, ayrıca değişkenlerin birbirini ne oranda yordadığını bulmak için de regresyon analizi uygulanmıştır. Yapılan analizler ışığında öğretmenlerin en çok çalışma arkadaşlarına, en az da yöneticisine güven duyduğu; erkek öğretmenlerin kadın öğretmenlere göre kuruma ve yöneticiye daha fazla güven duyduğu; evli öğretmenlerin bekar öğretmenlere göre güven düzeyinin daha yüksek olduğu; kıdem değişkenine göre örgütsel güvenin anlamlı bir fark göstermediği; temel eğitimde çalışan öğretmenlerin ortaöğretimde çalışanlardan daha fazla güven duyduğu; okuldaki görev süresi değişkenine göre örgütsel güvenin anlamlı bir farklılık oluşturmadığı görülmüştür. Yer değişikliği algı düzeyleri orta seviyede görülmekte iken yer değişikliğinde cinsiyetin, kıdemin, medeni durumun, okul türünün ve okuldaki görev süresinin bir farklılık oluşturmadığı görülmüştür. Öğretmenlerin yarısından fazlası yer değişikliğinin ekonomik yük getireceğini düşünmüştür. Örgütsel güven ve yer değişikliği arasındaki ilişkinin düşük ve pozitif görüldüğü; güvenin yer değişikliği üzerinde yeterince katkısının olmadığı, yordama gücünün zayıf olduğu sonuçları ortaya çıkmıştır. Bu bulgu ve sonuçlar doğrultusunda uygulayıcılara ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.

Lise öğretmenleriTrustYer değiştirme+2
Kerem Can Çolak
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

2000-2022 yılları arasında Türkiye'de yapılan öğretim liderliği tezlerinin sistematik incelemesi

Bu araştırma, Türkiye'de 2000-2022 yılları arasında gerçekleştirilen öğretim liderliği ile ilgili lisansüstü tezleri sistematik bir şekilde incelemeyi amaçlamaktadır. Öğretim liderliği, okullardaki öğretim süreci, okul yönetimi ve öğrenci başarısı üzerine yoğunlaşmaktadır. Bu çalışma Türkiye'deki öğretim liderliği araştırmalarını analiz etmeyi hedeflemektedir. Bu doğrultuda, Türkiye'deki üniversitelerde yayımlanan tezler veri kaynağı olarak kullanılmıştır. Bu veriler, "öğretim liderliği" anahtar kelimesi kullanılarak aranmış ve çalışmanın amacına uygun bulunan ve çalışma grubunu oluşturan 87 tez çalışması sistematik inceleme yöntemiyle analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre Türkiye'deki öğretim liderliği araştırmalarının büyük ölçüde İstanbul merkezli olduğunu ve zaman içinde artış gösterdiğini göstermektedir. Ayrıca, bu çalışmaların genellikle yüksek lisans düzeyinde yapıldığı ve okul müdürlerini konu aldığı tespit edilmiştir. Çalışmalarda erkek araştırmacıların ve danışmanların daha fazla yer aldığı görülmüştür. Nicel metodolojilerin sıklıkla tercih edildiği ve özellikle okul müdürlerinin öğretim liderliği davranışlarına odaklandığı sonucuna varılmıştır. Bu sistematik inceleme, Türkiye'deki öğretim liderliği araştırmalarının genellikle nicel ve yüzeysel olduğunu, aynı zamanda okul müdürlerinin öğretim liderliği rollerini sergilediğine yönelik yaygın bir kabul olduğunu göstermektedir. Önerilerin büyük ölçüde soyut ve bulgulara dayanmayan noktalara yoğunlaştığı belirtilmektedir. Bu çalışma sonucuna göre Türkiye'deki öğretim liderliği araştırmalarının çeşitlenmesi ve daha derinlemesine incelenmesi gerekmektedir. Ayrıca, okul müdürlerinin öğretim liderliği rollerini değerlendiren gelecekteki çalışmaların, daha fazla nitel ve analitik bir yaklaşım benimsemesi gerektiği önerilmektedir. Bu durum Türkiye'deki eğitim sisteminin daha etkili ve sürdürülebilir hale gelmesine katkı sağlayacaktır.

Aydan Seda Güleç
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim alanında yapılan yüksek lisans tezlerinin milli eğitim sisteminde uygulamaya katkı durumu

Bu araştırma, tezli yüksek lisans eğitimlerini tamamlamış öğretmen ve okul müdürlerinin hazırladıkları eğitim alanındaki yüksek lisans tezlerinin, öğretmen ve okul müdürleri ile paylaşılmasını ve böylelikle uygulamaya katkı durumunu anlamayı amaçlayan nitel bir durum çalışmadır. Düzce'de resmi orta okullarda görev yapan, 2002-2022 yılları arasında tezli yüksek lisans mezunu olan 170 öğretmen ve okul müdürü arasından, ölçüt örneklem yöntemi ile seçilen, sekiz öğretmen ve iki okul müdürü tezlerini öğretmen ve okul müdürlerine sunu yaparak paylaşmıştır. 2022-2023 eğitim-öğretim yılında resmi ortaokullarda görev yapan Türkçe, fen bilimleri, matematik öğretmenleri ve okul müdürleri, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile yapılan iş birliği çerçevesinde tez sunumuna davet edilmiştir. Veriler, tez sunumlarına katılan ve maksimum çeşitlilik örneklem yöntemiyle belirlenen 20 katılımcıdan açık uçlu soruların yer aldığı yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla yüz yüze görüşülerek toplanmıştır. Araştırma soruları, kavramsal çerçeve dikkate alınarak uzman öğretim üyesinin önerileri doğrultusunda, araştırma problemine uygun olarak hazırlanmış dört sorudan oluşmaktadır. Görüşmelerden elde edilen veriler, içerik analizine tabi tutularak ulaşılan kodlar temalar altında toplanmıştır. Araştırma soruları kapsamında elde edilen veriler ışığında, tez sunumlarından öğretmen ve okul müdürlerinde motivasyon, tutum gelişimi ve uygulama yönelik beklentilerin oluştuğu; tez sunumlarının öğretmenlerin ders işleme anlayışı ve ders sürecine, okul müdürlerinin yönetim anlayışı ve yönetim süreçlerine katkısı olduğu; öğretmenler uygulama ve durum tespiti ile ilgili, okul müdürleri ise eğitim öğretim alanı ve denetim alanlarında tez çalışması yapılmasını istediklerine ilişkin sonuçlara ulaşılmıştır. Ayrıca öğretmen ve okul müdürleri yüksek lisans tezlerinin uygulayıcılar ile buluşamamasının katılımcılardan, tezlerden, üniversitelerden ve MEB'den kaynaklı nedenleri olduğunu belirtmişlerdir. Bu çalışmadan çıkarılan sonuçlar doğrultusunda yüksek lisans tezlerinin uygulamaya katkı sağlamasına ve bu durumun önündeki engellerin kaldırılması yönelik kurumlara, uygulayıcılara ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.

Mustafa Aygün
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek yüksekokulları inşaat programı mezunlarının istihdam sorunları (Gaziantep örneği)

Bu tezde hem Gaziantep Üniversitesi hem de Türkiye'nin diğer üniversitelerindeki Meslek Yüksekokullarından mezun olan inşaat teknikerlerinin istihdam ve okullarında uygulanan programa yönelik problemleri araştırılmıştır. Piyasada çalışan teknikerlerin büyük çoğunluğunu D.B.P.K.'ndaki M.Y.O. mezunları oluşturulmaktadır. D.B.P.K.'ndaki mezunlar içinde de G.Ü.G.M.Y.O. mezunları esas çoğunluğu oluşturmaktadır. Teknikerler kolayca iş bulabilmekte,tamamına yakım kendi alanlarıyla ilgili işlerde çalışmaktadırlar. Daha çok özel sektörde istihdam edilen teknikerler düşük ücretle çalıştırlmaktadırlar. Bu nedenle iş değiştirme oranı yüksektir. Mezun teknikerlerin mesleki bir kuruluşu olan Y.T.T.D.'ne üye olma oranı olukça düşük olup çoğu teknikerin derneğin varlığından habersiz olduğu anlaşılmıştır. Teknikerlerin mezun oldukları okul türü (D.B.P.K.O. ve K.D.O.) ile bir işte çalışıp çalışmama, alman ücret, Y.T.T.D. ne üye olma, iş yerlerindeki konumlan, ve alman eğitimin kalitesi arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. ^mmBm pulu

Ders programlarıEğitim yönetimiMeslek yüksek okulları+4
Müslim Avcıoğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin öğretimsel liderliği ile örgütsel öğrenme arasındaki ilişki

Bu çalışmada öğretmenlerin okul yöneticilerinin öğretimsel liderliğine ilişkin algıları ile örgütsel öğrenme algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi hedeflenmiştir. İlişki düzeyini tespit etmek amacıyla araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2023-2024 eğitim öğretim yılında Düzce Merkez ilçede ortaokul kademesinde görev yapan 995 öğretmen oluşturmaktadır. Bu evrende görev yapan 350 öğretmen seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiş ve araştırmanın örneklemi oluşturulmuştur. İhtiyaç duyulan verilere ulaşmak için Kişisel Bilgi Formu, Öğretimsel Liderlik Ölçeği ve Örgütsel Öğrenme Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin çözümlenmesinde 2 kategorili değişkenler arasındaki farkı incelemek için Mann Whitney-U testinden, 3 ve daha üzerinde kategorisi olan demografik değişkenlerin fark testlerinde Kruskal Wallis-H testinden yararlanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak için Spearman Korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucuna göre, araştırmaya katılan öğretmenlerin, okul yöneticilerinin öğretimsel liderliğine ilişkin algılarının "sıklıkla" düzeyinde olduğu görülmüştür. Öğretimsel liderliğin her bir boyutuna ilişkin öğretmen algılarının "sıklıkla" düzeyinde olduğu ortaya çıkmıştır. Boyutlar arasında öğretmenler tarafından en yüksek düzeyde algılanan boyutun "okul misyonunu tanımlama", en düşük düzeyde algılanan boyutun ise "öğretim programını yönetme" olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin örgütsel öğrenmeye ilişkin algı düzeylerinin "katılıyorum" düzeyinde olduğu görülmüştür. Örgütsel öğrenmenin alt boyutlarından "güven ve işbirliği iklimi" öğretmenler tarafından "kesinlikle katılıyorum" düzeyinde algılandığı görülmüştür. Örgütsel öğrenmenin "gözlenen ve paylaşılan vizyon", "inisiyatif ve risk alma" ve "mesleki gelişim" alt boyutlarının öğretmenler tarafından "katılıyorum" düzeyinde algılandığı sonucuna ulaşılmıştır. Örgütsel öğrenme boyutları arasında öğretmenler tarafından en yüksek düzeyde algılanan boyutun "güven ve işbirliği iklimi", en düşük düzeyde algılanan boyutun ise "mesleki gelişim" olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin cinsiyetleri, öğrenim durumu, kıdem ve branşları ile okul yöneticilerinin öğretimsel liderliğine ilişkin algı düzeyleri ve örgütsel öğrenmeye yönelik algıları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Öğretimsel liderliğin genel ortalaması ile örgütsel öğrenmenin alt boyutlarından "Güven ve İşbirlikçi İklim", "Paylaşılan ve Gözlenen Vizyon", "İnisiyatif ve Risk Alma", "Mesleki Gelişim" ve "Örgütsel Öğrenme" arasında pozitif yönlü, istatistiksel olarak anlamlı ve orta düzeyde bir ilişki olduğu görülmüştür.

Taner Yel
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Gaziantep belediyelerindeki hizmet içi eğitim uygulamalarında karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri

öz GAZİANTEP BELEDİYELERİNDEKİ HİZMET İÇİ EĞİTİM UYGULAMALARINDA KARŞILAŞILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ YILDIRIM, Mehmet Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Eğitim Yönetimi ve Denetimi Ana Bilim Dalı Tez Danışmanı : Doç.Dr. Erdal CEYHAN Aralık 2000, I^LSayfa Bu araştırma, Gaziantep ilindeki belediyelerin hizmet içi eğitim uygulamalarında karşılaşılan sorunların belirlenmesi ve çözüm önerileri getirilebilmesi için yapılmıştır. IIIAraştırmada veri toplama aracı olarak kullanılan anketin, genel olarak belediye çalışanlarının hizmet içi eğitime ilişkin durumlarını kapsadığı varsayılmaktadır. Belediye çalışanlarının hizmet içi eğitime ilişkin durumlarının belirlenmesi, belediye çalışanlarından anket uygulamasına katılan yönetici ve personelin görüşleri ile sınırlandırılmıştır. Araştırmada, tarama modeli kullanılmıştır. Anket uygulamasında, Gaziantep büyükşehir ve ilçe belediyelerinde çalışan yönetici ve personelden ömeklem seçilen 37'si yönetici olmak üzere toplam 299 personele ulaşılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde, frekans, yüzdelik ve ki-kare teknikleri kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, şu sonuçlara ulaşılmıştır: 1. Belediye çalışanlarının yaklaşık %70'i kendi mesleği ile ilgili bir eğitim ihtiyacı içindedir. 2. Belediye çalışanlarının ileri bir eğitim ve hizmet içi eğitim almaları kurumlarınca teşvik edilmemektedir. 3. Araştırma yapılan kurumlarda, yoğun ve yerinde bir hizmet içi eğitim programı yoktur. 4. Kurumlarda, hizmet içi faaliyetlerini düzenleyecek bir birimin faydalı olacağına inanılmaktadır. iv5. Kurumlarında hizmet içi eğitim faaliyetlerine katılacak personelin seçiminde kayırma yapılmadığına (%58) inanılmaktadır. 6. Hizmet içi eğitim faaliyetlerine katılan personelin diğerlerine göre daha verimli olduğuna (%87) inanılmaktadır. 7. İhtiyaçları ve önem verdikleri hizmet içi eğitim konusu olarak "mesleğiyle ilgili yeni teknikler", "alanıyla ilgili uygulamalar" ve "bilgisayar kullanımı'' ilk üç sırada yer almaktadır. ANAHTAR SÖZCÜKLER: ? Belediye ? Hizmet İçi Eğitim Bilim Dalı Kodu : EB 599

BelediyelerBelediyelerHizmet içi eğitim+2
Mehmet Yıldırım
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2000
00
Master'sOpen AccessTR

2000-2024 yılları arası etkili okul konusunda yapılan araştırmaların sistematik analizi

Bu tezin amacı etkili okul konusunda 2000-2024 yılları arası ulusal ve uluslararası alanda yayınlanan tez ve makaleleri sistematik analiz yöntemiyle incelemektir. İncelenen bu tez ve makalelere ulusal ve uluslararası veri tabanlarından ulaşılmıştır. Bu çalışmalar amaç, yıl, örneklem, yöntem, eğitim kademeleri, düzeyleri, sonuç ve önerilerine göre sistematik analize tabi tutulmuştur. Sonuç olarak hem ulusal hem uluslararası alanda yapılan çalışmalarda en çok kullanılan kavram olarak liderlik ön plana çıkmaktadır. Tezlerin büyük çoğunluğunda nitel yöntem kullanılmıştır. Makalelerde örneklem grubu olarak çoğunlukla öğretmenlerle çalışılmıştır. Hem makale hem tez sayılarında son 10 yılda dikkat çekici bir artış gözlenmiştir. Uluslararası yayınlanan makalelerde en çok etkili okul ortamından bahsedilmiştir. 2000 yılından günümüze kadar yapılan ulaşılabilir olan bütün araştırmalar teze veri sağlamıştır. Söz konusu bu tez ve makalelerin incelenerek analizinin yapılmasının alanyazına katkı sağlayacağına inanılmaktadır. Gelecekte bu alanda çalışma yapacak araştırmacılar, etkili okul konusundaki çalışmalara bu tezde derli toplu bir biçimde ulaşabileceklerdir. Birçok araştırmacı yaptığı çalışmalarda etkili okulun farklı özellikleri üzerine yoğunlaşmış ve farklı boyutlarına değinmiştir. Etkili okul ile ilgili birçok tez ve makale yazılmasına karşın tam olarak ortak bir tanım yapılamamıştır. En yaygın olarak etkili okul için, hedeflerine ulaşabilmiş okuldur şeklinde tanım yapılabilmektedir.

Etkililik
Satı Odabaş
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitimde okul-aile işbirliği engeleri ve çözüm önerileri

Bu araştırmanın amacı, okul öncesi eğitimde okul-aile işbirliğiyle ilgili engelleri okul yöneticisi, öğretmen ve aile görüşlerine göre değerlendirmek ve çözüm önerilerini inceleyerek uygulamaya ve alan yazına katkı sağlamaktır. Çalışma, 2024-2025 bahar döneminde Düzce ili merkez ilçesinde, bünyesinde anasınıfı bulunan ilkokullarda ve bağımsız anaokullarında gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nitel desenlerden biri olan durum çalışması deseni tercih edilmiştir. Çalışma kapsamında 9 okul yöneticisi, 10 öğretmen ve 9 aile, toplam 28 katılımcıyla görüşme sağlanmıştır. Araştırmada yarı yapılandırılmış 5 görüşme sorusu kullanılmıştır. Ulaşılan veriler içerik analiziyle çözümlenmiştir, kodlamalar yapılarak alt temalar oluşturulmuştur. Okul öncesi eğitimde okul-aile işbirliğinin nedenlerine ilişkin yönetici ile ilgili, öğretmen ile ilgili ve aile ile ilgili nedenler olmak üzere üç alt tema ortaya çıkmıştır. Okul öncesi eğitimde okul-aile işbirliğiyle ilgili beklentilere ilişkin yöneticiden, öğretmenden ve aileden beklentiler olmak üzere üç alt tema ortaya çıkmıştır. Okul öncesi eğitimde okul-aile işbirliğinin önündeki engellere ilişkin bürokratik ve politik, yöneticiden kaynaklı, öğretmenden kaynaklı ve aileden kaynaklı engeller olmak üzere dört alt tema ortaya çıkmıştır. Okul öncesi eğitimde okul-aile işbirliği engellerinin etkilerine ilişkin öğretmen üzerindeki, aile üzerindeki ve çocuk üzerindeki etkileri olmak üzere üç alt tema ortaya çıkmıştır. Okul öncesi eğitimde okul-aile işbirliği engellerinin çözüm önerilerine ilişkin bürokratik ve politik işbirliği engellerine, yöneticiden kaynaklı işbirliği engellerine, öğretmenden kaynaklı işbirliği engellerine ve aileden kaynaklı işbirliği engellerine yönelik çözüm önerileri olmak üzere dört alt tema ortaya çıkmıştır. Araştırma sonuçları kapsamında yöneticilerin öğretmeni destekleyici bir tutum sergilemesi ve ailelerle iletişim ve işbirliğine açık olması; öğretmenlerin ailelerle açık ve empatik bir iletişim kurması; ailelerin işbirliğine katılımını teşvik etmek için bilgilendirici ve farkındalıklarını artırıcı etkinlikler düzenlenmesi ve özellikle çalışan aileler için esnek işbirliği planlamaları yapılması geliştirilen önerilerden bazılarıdır.

Okul-aile iş birliği
Özlem Gökmen
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynakları ile öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık algıları arasındaki ilişki

Araştırma, okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynakları ile öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık algıları arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evreni, 2023-2024 Eğitim-Öğretim yılında Düzce ili Merkez ilçesinde görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Bu araştırmada veriler, öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışlarını belirlemek amacıyla Polat (2007) tarafından geliştirilen "Örgütsel Vatandaşlık Davranışı Ölçeği", okul yöneticilerinin kullandıkları güç kaynaklarına ilişkin algılarını belirlemek amacıyla ise Altınkurt ve Yılmaz (2012) tarafından geliştirilen "Okullarda Örgütsel Güç Kaynakları Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen veriler, betimsel istatistikler, t-testi, ANOVA ve Pearson korelasyon analizi ile değerlendirilmiştir. Anlamlı farkların tespitinde Tukey testi uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda, öğretmenlerin en yüksek algıya sahip oldukları güç kaynağının uzmanlık gücü, en düşük algıya sahip oldukları kaynağın ise zorlayıcı güç olduğu belirlenmiştir. Örgütsel vatandaşlık davranışı düzeyleri genel olarak "kararsızım" düzeyinde bulunmuş; alt boyutlar arasında en yüksek ortalamanın sivil erdem, en düşüğünün ise yardımlaşma boyutuna ait olduğu görülmüştür. Ayrıca, demografik faktörlerin (cinsiyet, medeni durum, kıdem, okul türü, görev süresi ve mezuniyet durumu) öğretmenlerin güç algıları ve örgütsel vatandaşlık davranışları üzerinde farklı etkiler yarattığı sonucuna ulaşılmıştır. Korelasyon analizi sonuçlarına göre, öğretmenlerin güç algıları ile örgütsel vatandaşlık davranışları arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Bu ilişkiler içerisinde en yüksek düzey karizmatik güç algısında, en düşük düzey ise zorlayıcı güç algısında tespit edilmiştir. Regresyon analizleri sonucunda ise yalnızca zorlayıcı gücün örgütsel vatandaşlık davranışlarını ve özellikle yardımlaşma ile sivil erdem alt boyutlarını anlamlı düzeyde yordadığı saptanmıştır. Diğer güç kaynaklarının yordayıcılığı istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Sonuçlara göre, okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynaklarının öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışları üzerinde etkili olduğu, bu etkinin ise güç kaynağının türüne göre değiştiği belirlenmiştir. Ortaya çıkan bu sonuçlara göre, okul müdürlerinin kullandıkları örgütsel güç kaynaklarının öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışları üzerinde etkili olduğu, bu etkinin ise güç kaynağının türüne göre değiştiği belirlenmiştir. Bu sonuçlara ilişkin uygulayıcılara ve araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Esra Baştürk
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin kişilik özellikleri ve öz yeterlik algıları ile duygusal emek davranışları arasındaki ilişki

Bu araştırmada, öğretmenlerin Beş Faktörlü Kişilik Özellikleri ile öz yeterlik algılarının duygusal emek davranışları üzerindeki ilişkileri incelenmiştir. 2024–2025 eğitim-öğretim yılında Tekirdağ ili Kapaklı ilçesindeki devlet ortaokullarında görev yapan 215 öğretmen üzerinde gerçekleştirilen araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmış; veriler Beş Faktörlü Kişilik Ölçeği, Öğretmen Öz Yeterlik Algısı Ölçeği ve Duygusal Emek Ölçeği aracılığıyla toplanarak SPSS 27 programında analiz edilmiştir. Bulgulara göre öğretmenlerin uyumluluk, sorumluluk ve açıklık kişilik özellikleri bakımından katılıyorum düzeyinde görüş belirttikleri, yani bu özelliklerin güçlü şekilde hissedildiği; öz yeterlik algılarının ise yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Duygusal emek davranışları açısından öğretmenlerin samimi davranışlarının çoğu zaman, derinden rol yapma davranışı bazen, yüzeysel rol yapma davranışı ise çok nadir düzeyinde gerçekleştiği belirlenmiştir. Cinsiyete göre yalnızca nevrotiklik kişilik özelliği ve sınıf yönetimi öz yeterliği alt boyutlarında anlamlı farklılıklar ortaya çıkarken, görev yaptıkları okulda geçen süreye bağlı olarak uyumluluk kişilik özelliği ve derinden rol yapma davranışı alt boyutlarında; meslekteki hizmet süresine göre ise sadece sınıf yönetimi öz yeterliği alt boyutunda anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Korelasyon analizleri, uyumluluk, sorumluluk ve açıklık kişilik özelliklerinin, derinden rol yapma ve samimi davranış alt boyutları ile olumlu; nevrotiklik kişilik özelliğinin ise olumsuz yönde ilişkili olduğunu göstermiştir. Regresyon analizleri sonucunda yüzeysel rol yapma davranışını en güçlü biçimde uyumluluk ve sorumluluk kişilik özelliklerinin yordadığı; samimi davranış alt boyutunda uyumluluk ve dışadönüklük kişilik özelliğinin olumlu yordayıcı olduğu; derinden rol yapma alt boyutunda ise uyumluluk ve nevrotiklik kişilik özelliğinin anlamlı etkili olduğu bulunmuştur. Bu sonuçlar, öğretmenlerin kişilik özellikleri ve mesleki öz yeterlik algı düzeylerinin sınıf ortamındaki duygusal emek davranışlarını şekillendirmede önemli rol oynadığını ve eğitim süreçlerinde bireysel farklılıkların anlaşılmasına katkı sunduğunu göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Duygusal emek, öğretmen öz yeterlik algısı, beş faktör kişilik özellikleri

Doğan Demirer
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen görüşlerine göre lise müdürlerinin hizmetkâr liderlik davranışları ile öğretmenlerin bireysel yenilikçilikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada Düzce ilinde resmi liselerde görev yapan öğretmenlerin algıları dikkate alınarak öğretmenlerin görüşlerine göre lise müdürlerinin hizmetkâr liderlik davranışları ile öğretmenlerin bireysel yenilikçilikleri arasında ilişkiye odaklanılmıştır. Araştırma evrenini 2024-2025 eğitim öğretim yılında Düzce il ve ilçelerinde görev yapan lise öğretmenleri oluşturmaktadır. Düzce'deki resmî 51 lisede görev yapan toplam 1539 öğretmen içinden araştırmaya 405 kişi katılmıştır. Araştırmada Kişisel Bilgi Formu, Hizmetkâr Liderlik Ölçeği ve Bireysel Yenilikçilik Ölçeği kullanılmıştır. Öğretmenlerin hizmetkâr liderlik algı düzeylerinin öğretmenlerin yaşlarına göre değerlendirilmesi 21-30 yaş ile 51 yaş ve üstü öğretmenler lehine, okul türüne göre sınavlı lisede çalışan öğretmenler aleyhine bir sonuca ulaşılmıştır. Öğretmenlerin bireysel yenilikçilik algılarının erkek öğretmenler lehine, yaşlarına göre bireysel yenilikçilik algılarının değişime direnç boyutunda 51 yaş üstü öğretmenler lehine, risk alma boyutunda 51 yaş üstü öğretmenler lehine, mesleki kıdemlerine göre bireysel yenilikçilik algıları hem risk alma boyutu hem de tüm ölçek için 21 yıl ve üstü mesleki kıdeme sahip öğretmenler lehine, görev yaptıkları okul türüne göre bireysel yenilikçilik algıları hem deneyime açıklık boyutu hem de tüm ölçek için Anadolu Lisesi lehine bir anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin hizmetkâr liderlik algıları ile bireysel yenilikçilik algıları arasında pozitif yönde ve zayıf düzeyde pozitif yönde bir ilişki olduğu görülmektedir ve öğretmenlerin hizmetkâr liderlik algıları bireysel yenilikçilik algılarının toplam varyansının %7'sini yordamaktadır. Anahtar Sözcükler: Hizmetkâr Liderlik, Okul Müdürü, Bireysel Yenilikçilik, Lise öğretmeni

Nazım Bahadır
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin dönüşümsel liderlik rolleri ile öğretmenlerin mesleki mutluluğu arasındaki ilişki

Bu araştırma, Düzce il merkezindeki resmi ortaöğretim (lise) kurumlarında görevli öğretmenlerin görüşlerine dayanarak, okul yöneticilerinin dönüşümsel liderlik rolleri ile öğretmenlerin mesleki mutlulukları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. İlişkisel tarama modeli kullanılarak yapılan araştırmanın çalışma evrenini 2024-2025 öğretim yılında Düzce merkezindeki 20 resmi ortaöğretim (lise) kurumlarında görevli 900 öğretmenden oluşturmaktadır. Araştırmaya gönüllü olarak katılan 358 öğretmenden veri toplanmıştır. Katılımcılar anadolu liseleri, mesleki ve teknik liseler, imam hatip lisesi ve merkezi sınavla öğrenci alan liselerde görev yapmaktadır. Araştırmada "Dönüşümsel Liderlik Ölçeği" ve "Öğretmenlik Mesleği Mutluluk ölçeği" veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Ölçeklerin güvenirlilik analizlerinde alt boyutların normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Araştırmada, ölçekler arasındaki ilişkileri ve yordayıcı etkileri incelemek amacıyla korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Bulgulara göre öğretmenlerin dönüşümel liderlik algılarında cinsiyet, mesleki kıdem, mezuniyet düzeyi, ve görev yaptıkları okul türü değişkenlerine göre anlamlı bir fark bulunmadığı; yaş değişkeninde göre entelektüel uyarım alt boyutunda ve dönüşümcü liderlik genel puanında anlamlı farklılık görülmüştür. 41-50 yaş grubu öğretmenlerinin entelektüel uyarım ve dönüşümcü liderlik genel algısı, 51 yaş ve üzeri öğretmenlere kıyasla daha yüksektir. Öğretmenlerin mesleki mutluluk algılarının cinsiyet, mezuniyet düzeyi ve mesleki kıdem değişkenlerinde anlamlı fark göstermediği, öğretmenlik mesleği mutluluk ölçeği öğretme- öğrenme süreci alt boyutunda meslek lisesinde görev yapan öğretmenler ile anadolu lisesinde görevli öğretmenler arasında meslek lisesinde görevli öğretmenler lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Öğretmenlerin mesleki mutluluk algılarında yaş değişkeninin mesleki memnuniyet alt boyutunda anlamlı fark gösterdiği görülmüştür. 51 yaş ve üstü öğretmenler ile 20-40 yaş grubundaki öğretmenler arasında 51 yaş ve üstü öğretmenlerin lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Yapılan korelasyon analizi sonuçlarına göre dönüşümsel liderlik ile örgütsel mutluluk arasında anlamlı ve orta düzeyde güçlü bir pozitif korelasyon bulunduğu tespit edilmiştir. Regresyon analizleri, dönüşümsel liderliğin mesleki mutluluk üzerinde anlamlı ve orta düzeyde açıklayıcı güce sahip olduğunu göstermiş ve öğretmenlerin algıladığı liderlik tarzının mutluluk düzeylerini etkilediği belirlenmiştir. Bulgulara göre, öğretmenlerin algılarını ve mesleki mutluluklarını artırmaya yönelik dönüşümsel liderliği ön plana çıkaran eğitim programları önerilmektedir. Öğretmenlerin liderlik hakkındaki düşüncelerini takip ederek anlaşılır iletişim kurma ve şeffaf karar alma gibi liderlik uygulamalarının görünür hale getirilmesi, öğretmenlerin mutluluklarını etkileyeceği düşünülebilir. Anahtar Sözcükler: Dönüşümsel liderlik, örgütsel mutluluk, mesleki mutluluk, okul yöneticisi, Lise öğretmeni

Zübeyde Çelik
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenen örgütler ile örgütsel imaj arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin öğrenen örgüt algıları ile örgütsel imaj algıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Günümüzde okullar, değişen koşullara uyum sağlayabilmek için bilgi üretimini ve paylaşımını destekleyen, yenilikçi uygulamalara açık ve sürekli gelişimi önceleyen öğrenen örgüt özelliklerine giderek daha fazla ihtiyaç duymaktadır. Öğrenen örgütler; çalışanların deneyimlerinden öğrenmesini, ortak bir vizyon geliştirilmesini ve değişime uyum sağlanmasını teşvik eden yapılar olarak kurumsal etkililiğin artırılmasında önemli bir role sahiptir. Örgütsel imaj ise bir kurumun paydaşlar tarafından nasıl algılandığını ortaya koyan; güven, etik duruş, tanınırlık ve prestij gibi boyutları içeren temel bir kavramdır. Bu bağlamda öğrenen örgüt yapılarının güçlülüğünün, kurumun dış çevredeki imajına yansıdığı düşünülmektedir. Araştırma, nicel araştırma deseninde yürütülmüş olup farklı okul türlerinde görev yapan öğretmenlerden elde edilen veriler üzerinden gerçekleştirilmiştir. Veri toplama sürecinde Çetin ve Baydar (2021) tarafından geliştirilen Öğrenen Örgüt Algıları Ölçeği ile Şahin (2014) tarafından geliştirilen Örgütsel İmaj Ölçeği kullanılmıştır. Ölçeklerin Cronbach Alfa katsayılarının 0,88–0,96 aralığında bulunması ölçme araçlarının yüksek güvenirliğe sahip olduğunu göstermektedir. Verilerin analizinde IBM SPSS 27 programından yararlanılmış; betimsel istatistikler, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü ANOVA, Tukey HSD testi, Pearson korelasyon ve basit doğrusal regresyon analizleri uygulanmıştır. Çarpıklık ve basıklık değerleri verilerin parametrik testlere uygun olduğunu doğrulamıştır. Araştırma bulgularına göre öğretmenlerin öğrenen örgüt algılarının ve örgütsel imaj algılarının genel olarak yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin öğrenen örgüt algıları ile örgütsel imaj algılarının cinsiyet, mesleki kıdem, görev yapılan okul türü ve öğrenim durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Bununla birlikte, öğrenen örgüt algıları ile örgütsel imaj algıları arasında pozitif yönlü, orta düzeyde ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Yapılan regresyon analizi sonuçları, öğrenen örgüt algısının örgütsel imaj algısının anlamlı bir yordayıcısı olduğunu ortaya koymuştur. Sonuç olarak, bu çalışma okullarda öğrenen örgüt anlayışının örgütsel imajla ilişkili bir yapı olduğunu göstermekte; okul yöneticileri açısından kurumsal gelişim ve paydaş yönetimi süreçlerinde dikkate alınabilecek bulgular sunmaktadır.

Esma Aydın
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kuantum paradigmasından okula bakış ölçeğinin geliştirilmesi

Bilgi toplumu ve eğitimdeki yeni gelişmeler, nitelikli insan kaynağının örgütler için dolayısıyla da okullar için büyük önem taşıdığını ortaya koymaktadır. Günümüz toplumu, klasik eğitim anlayışından kuantum anlayışa doğru evrilmektedir. Hayatın her alanında etkisini gösteren kuantum felsefesinin eğitim kurumlarına da etki etmesi olağan bir durumdur. Bu çalışmanın amacı, kuantum felsefesi bağlamında yeni bir kavramsal çerçeve oluşturmak ve kuantumun kabul ve öngörülerinin eğitim kurumlarına yansımasını ortaya çıkaracak bir ölçek geliştirmektir. Bu amaçla öncelikle alan yazın taraması yapılarak kuantum okullar adıyla kavramsal bir çerçeve oluşturulmuştur. Daha sonra ölçek geliştirme yöntemine uygun olarak ifade geliştirme, ölçek yapılandırma ve değerlendirme çalışmaları yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Gaziantep Şehitkamil ve Şahinbey merkez ilçelerinde bulunan ve seçkisiz örneklem kapsamında araştırmaya dahil edilen ilkokul ve ortaokullarda görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Bu çalışmada nicel analiz tekniklerinden yararlanılmıştır. Veri toplama araçları ile elde edilen veriler SPSS 21 programına aktarılarak geçerlilik ve güvenilirlik analizleri yapılmıştır. Kapsam geçerliliği kapsamında uzman görüşüne sunulan ölçek, daha sonra 10 farklı okulda görev yapmakta olan öğretmenlere ön uygulama kapsamında uygulanmıştır. Ön uygulamadan alınan dönütler ile ölçeğe son şekli verildikten sonra ölçek, önce AFA için 436 kişilik örnekleme ardından doğrulayıcı faktör analizi (DFA) için 497 kişilik ayrı bir örnekleme ulaşılmış ve ölçek uygulanmıştır. Açıklayıcı faktör analizi sonucunda kavramsal çerçeve ile uyumlu beş boyutlu yapı oluştuğu görülmüştür. Kuantum paradigmasından okula bakış ölçeğine ilişkin beş boyutlu yapı (öğrenci davranışında bağlamsallık, öğretmen davranışında bağlamsallık, fraktal, durumsallık ve kestirilemezlik) toplam varyansın % 67,1'ini açıklamıştır. AFA'ya tabi tutulan ölçek daha sonra ikinci bir örnekleme uygulanmıştır. İkinci uygulamanın çalışma evrenini, Gaziantep ili merkez ilçelerinde bulunan ilk ve ortaokullar oluşturmuştur. Ölçek, bu okullardaki 497 katılımcıya uygulanmış ve yapı geçerliği için DFA yapılmıştır. DFA öncesinde toplam varyansın %80.55'ini açıklayan ve beş faktörden oluşan bir yapı oluştuğu görülmüştür. DFA sonucu elde edilen ortalama hata kök değeri (RMSEA) 0.051 ve karşılaştırmalı uyum indeksi (CFI) ise 0.97 olarak hesaplanmıştır. DFA sonuçları, beş faktörlü yapının yeterli uyuma sahip olduğunu göstermiştir. Geliştirilen ölçeğin iç tutarlılık güvenirliğine ilişkin hesaplanan cronbach alfa katsayısı 0.869 ve eşdeğer yarılama yöntemi sonucu .933 olarak bulunmuştur. Yapılan analizler sonucunda, " Kuantum Paradigmasından Okula Bakış Ölçeği"nin geçerli ve güvenilir olduğu kabul edilmiş ve okulları kuantum paradigması bağlamında ölçebilecek bir ölçek olduğuna karar verilmiştir.

EğitimEğitim kurumlarıEğitim sistemi+7
İsmail Dikmen
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel sinizm, öğretmen failliği ve sınıf içi etkili iletişim becerileri arasındaki ilişkiler

Bu araştırma öğretmenlerin örgütsel sinizm düzeyi, öğretmen failliği ve sınıf içi etkili iletişim becerileri arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Öğretmenlerin örgütsel sinizm düzeyleri, öğretmen failliği ve sınıf içi etkili iletişim becerileri cinsiyet, yaş, mesleki kıdem ve okul türüne göre değerlendirilmiştir. Betimsel tarama modeli ile ilişkisel tarama modeli kullanılan bu çalışmada, veri toplama sürecinde çeşitli ölçekler kullanılmıştır. Veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın örneklemini, Zonguldak ilinde farklı ilçelerde görev yapan 368 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın bulguları, Zonguldak'ta öğretmenlerin örgütsel sinizm düzeyinin düşük olduğu, öğretmen failliği ve sınıf içi etkili iletişim becerileri ortalamalarının yüksek olduğunu göstermektedir. Örgütsel sinizm ve öğretmen failliği düzeylerinde cinsiyete göre anlamlı fark tespit edilememiş, iletişim becerilerinde ise anlamlı fark tespit edilmiştir. Örgütsel sinizm, öğretmen failliği ve sınıf içi etkili iletişim becerileri düzeyleri yaşa, mesleki kıdeme ve okul türüne göre incelendiğinde farklı boyutlarda anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Örgütsel sinizm genel puanıyla öğretmen failliği genel puanı arasında negatif yönlü orta düzeyde bir ilişki olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin sinizm düzeyi ve sınıf içi etkili iletişim becerileri arasındaki ilişkide ise negatif yönlü zayıf bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca çalışmada, öğretmen failliğinin örgütsel sinizmi %11 oranında yordadığı ancak sınıf içi etkili iletişim becerilerinin örgütsel sinizmi yordamadığı tespit edilmiştir.

Örgütsel sinizm
Seda Kaya
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin kalkınma serüveninde özgün bir yüksek öğretim deneyimi: Zonguldak Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi (1975-1982)

Zonguldak Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk üniversitesi kabul edilen Zonguldak Mühendis Mektebi Alisi'nden (1924-1932) süregelen bir ekolün devamı niteliğindedir. Zonguldak'ta 1975-1982 yılları arasında eğitim veren, refah devletleri dönemine denk düşen tarihsellikte sosyal devlet ilkesini temel alan ve kamusal eğitimi olabildiğince yaygınlaştırma politikası güden bir yükseköğretim deneyimi olarak Zonguldak Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi'ni, dönemin eğitim politikaları ile ilişkisinde ele almak; özgün bir eğitim deneyimi olarak bu akademinin şehir ve ülke kalkınmasına katkılarını ortaya koyarak günümüzün yükseköğretim politikalarına dair dersler çıkarmak bu araştırmanın genel amacını oluşturmaktadır. Araştırma tarihi bir dönemi ele alması nedeniyle, sözlü tarih ve doküman analizi yöntemlerinin kullanıldığı bir nitel araştırma olarak kurgulanmıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla kitap, makale, fotoğraf gibi dokümanlardan, yarı yapılandırılmış ve yapılandırılmamış görüşme formlarından, ses ve görüntü kayıtlarından yararlanılmıştır. Sözlü tarih kapsamında görüşme yapılan çalışma grubu 1975-1982 yıllarında Zonguldak Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi'nde eğitim gören altı öğrenci, üç akademik personel ve iki idari personelden oluşmaktadır. Araştırmanın amaçları doğrultusunda şu sonuçlara ulaşılmıştır: Akademinin fiziki yapı, laboratuvar imkanları ve lojmanlar bakımından bir üniversite ile aynı imkanlara sahip olduğu; devlete ait Ereğli Kömür İşletmeleri'nin (EKİ) olanaklarını da kullanabildiği için özellikle uygulamalı eğitimlerde altyapı sorunu yaşamadığı görülmektedir. Gerek yer altı kaynaklarının sanayileşme ve kalkınma bakımından önemi nedeniyle, gerekse de bu okulda sunulan eğitim imkanları nedeniyle okulun şehirdeki kültürel ve sosyal yaşama, ayrıca şehir ve ülke ekonomisine önemli katkıları olduğu anlaşılmıştır. 1980 sonrası YÖK Kanunu'yla birlikte bu okul öğrenci ve personelin fikri alınmaksızın Hacettepe Üniversitesi'ne bağlandığı; beraberinde halihazırda varlık gösteren 13 Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisinin de çeşitli üniversitelere bağlanmak ya da başka kurumsal yapılarla birlikte üniversiteye dönüştürülmek suretiyle kapatıldığı tespit edilmiştir. Dönemin tanıklarıyla yapılan görüşmelerde Akademilerin kapatılmasının doğru bir karar olmadığı görüşü öne çıkmıştır. Dönüşüm öncesinde kendi bütçesi ve ödeneği olan akademinin, Zonguldak Mühendislik Fakültesi olarak Hacettepe Üniversitesi'ne bağlanması sonucu özerklik ve ekonomik özgürlüğünü kaybettiği, uzayan bürokratik süreçlerin Fakülte'nin sorunlarını daha da çözülmez hale getirdiği ifade edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademileri, Eğitim Politikaları, YÖK Kanunu

Ebru Balçık
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Bilim sanat merkezleri okul yöneticisi ve öğretmenlerinin eğitim ve eğitim yönetiminde toplumsal cinsiyet eşitliğine dair görüşleri

Bu çalışmanın amacı Bilim Sanat Merkezlerinde (BİLSEM) görev yapan yönetici ve öğretmenlerin eğitim ve eğitim yönetiminde toplumsal cinsiyet eşitliğine dair görüşlerinin değerlendirilmesidir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 15 BİLSEM okul yöneticisi ve öğretmeninden oluşmuştur. Araştırma verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla zoom üzerinden yapılan görüşmeler yoluyla toplanmış, veriler içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma bulguları, BİLSEM okul yöneticisi ve öğretmenlerinin teorik düzlemde toplumsal cinsiyete dair kavramsallaştırmalarının bilimsel tanımlarla uyumlu olduğunu ancak "kadın duygusu", "kadın sorumluluğu" ve "kadın şefkati" gibi ifadelerle uygulamada toplumsal cinsiyet eşitsizliğini anlamlandıramadıklarını göstermektedir. BİLSEM okul yöneticileri ve öğretmenleri, eğitim ve eğitim yönetimindeki toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini toplumsal eşitsizliklerle ilişkilendirmekte, eğitimin toplumsal eşitsizliklerin sürdürülmesinde ve yeniden üretilmesinde rol oynadığını düşünmektedir. Devletin bir siyasi/eğitim politikası olarak eğitimde ve eğitim yönetiminde toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak amacıyla pozitif ayrımcılık içeren politikaların benimsenmesi gerektiğini düşünen okul yöneticisi ve öğretmenler, buna ek olarak cinsiyet eşitliği konusundaki farkındalıkların artırılması için toplumda ve eğitimde daha fazla eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları yapılmasına da ihtiyaç olduğunu belirtmişlerdir.

Ekim Bozbey
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kolektif öğretmen yeterliği, algılanan yönetici desteği ve problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı kolektif öğretmen yeterliği, alglanan yönetici desteği ve problem çözme becerileri arasındaki ilişki düzeylerini araştırmaktır. Örgütsel yapılar içerisinde en önemli etkiye sahip olan bireylerin öneminin arttığı günümüz koşullarında bireylerin örgütteki varlıklarını koruyabilmeleri önemli görülmektedir. Bireylerin günün koşullarına ayak uydurabilecek yeterlik ve tecrübeye sahip olması gerekmektedir. Örgüt yöneticileri bireylerin eksik olan veya geliştirilmesi gereken yönlerin tespit etmesi ve bu eksiklerin giderilmesi için hizmet içi eğitimler, kurs ve seminer programları ve tecrübeli çalışanların desteklerinin de alınarak giderilmeye çalışılmalıdırlar. Yeni olay ve durumlara alışma ve kabullenme durumları her bireyde aynı zaman kavramı içerisinde oluşmamaktadır. Bazı bireyler teknolojiye ayak uydurma noktasında sorun yaşarken bazı bireyler ise tecrübe eksikliği nedeniyle sorunlar yaşamaktadırlar. Yeni olay ve durumlar ile baş edebilme becerisinin bireylere kazandırılması gerekmektedir. Yöneticiler bu noktada iş görenlerin işe karşı tutum ve davranışlarını gözlemlemeli problem durumunda çalışanlarına destek olmalı, yeni sürecin çabuk kabullenilmesine ve kriz durumlarının en kısa sürede atlatılması için yönetici rehberliği önemli görülmektedir. Bu çalışmada nalışmada nicel araştırma yöntemlerinden genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2023-2024 ve 2024-2025 eğitim öğretim yıllarında Zonguldak il ve ilçelerinde görev yapan 6722 öğretmen oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini Zonguldak il ve ilçelerinde görev yapan okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim kademesinde görev yapan 450 öğretmen oluşturmaktadır. Bireylerin belirlenmesinde seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla öğretmenlere "Kolektif Yeterlik Ölçeği, Algılanan Yönetici Desteği Ölçeği ve Yetişkinler İçin Problem Çözme Becerileri Ölçeği" olmak üzere üç adet ölçek uygulanmıştır. Verilerin analizi SPSS istatistik programı ile analiz edilmiştir. Verilein analizinde yüzde ve frekans, ortalama ve standart sapma analizleri kullanılmıştır. Gruplar arası ortalamaların karşılaştırılmasında hangi istatistiklerin kullanacağını belirlemek amacıyla puan dağılımları incelenmiştir. Kolmogorov–Smirnov testi, çarpıklık ve basıklık katsayıları incelendiğinde puan dağılımların normal dağılım sergilediği görülmüştür. Bundan dolayı öğretmenlerin kolektif öğretmen yeterliği, algılanan yönetici desteği ve problem çözme becerileri algıları incelenirken parametrik testlere başvurulmuştur. Son olarak öğretmenlerin kolektif öğretmen yeterliği ve problem çözme becerileri algılanan yönetici desteğini olumlu yönde ve anlamlı olarak yordadığı belirlenmiştir.

Veysel Acar
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin proaktif davranışları, yenilikçi iş davranışları ve okul iklimi arasındaki ilişkinin incelenmesi

Yapılan bu araştırmanın amacı, öğretmen algılarına göre öğretmenlerin proaktif davranışları, yenilikçi iş davranışları ve okul iklimi arasındaki ilişkiyi incelemektir. Nicel yöntemle gerçekleştirilen araştırmada genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evreni, 2024-2025 eğitim öğretim yılında Zonguldak ilinin Ereğli ilçesinde okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise düzeyinde görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Katılımcı olarak 442 öğretmenin destek verdiği araştırmada, öğretmenler seçkisiz olmayan (non-random) yöntemlerden uygun örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Veri toplama aracı olarak; Kişisel Bilgi Formu, Proaktif Davranış Ölçeği, Yenilikçi İş Davranışı Ölçeği ve Okul İklimi Ölçeği kullanılmıştır. Toplanan verilerin analizinde SPSS v27.0.1 programı kullanılmıştır. Araştırma soruları doğrultusunda sırasıyla; bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (One-Way ANOVA), korelasyon analizi ve çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, öğretmenlerin proaktif davranışı "Çoğunlukla Katılıyorum"; yenilikçi iş davranışını "Sık Sık"; okul iklimini "Çoğunlukla" düzeyinde algıladıkları saptanmıştır. Bununla birlikte, öğretmenlerin cinsiyete göre proaktif davranış algıları ile okul iklimi algılarında anlamlı farklılık tespit edilirken; yenilikçi iş davranışı algılarında ise anlamlı farklılık bulunmamıştır. Ayrıca, öğretmenlerin yaş gruplarına ve mezun olduğu fakültelere göre sadece okul iklimi algılarında; çalıştığı okul kademelerine göre ise tüm algılarında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Ancak öğretmenlerin eğitim durumlarına ve mesleki kıdemlerine göre hiçbir algılarında anlamlı fark saptanmamıştır. Bunun yanında, öğretmenlerin proaktif davranış ile yenilikçi iş davranışı algıları arasında pozitif ve güçlü; proaktif davranış ile okul iklimi algıları arasında pozitif ve orta; yenilikçi iş davranışı ile okul iklimi algıları arasında da pozitif ve orta düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Son olarak, öğretmenlerin proaktif davranış ile yenilikçi iş davranışı algılarının, okul iklimini anlamlı bir şekilde yordadığı da saptanmıştır.

Yusuf Zeybek
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim rehber öğretmenleri ve okul yöneticilerinin okul rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerine yönelik görüşlerinin değerlendirilmesi

Okullarda PDR hizmetlerinin sağlıklı yürütülmesi için rehber öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin hizmetleri algılama yaklaşımları bu hizmetlerin kalitesinde belirleyici rol oynamaktadır. Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim kurumlarında görev yapan okul rehber öğretmenleri ve okul yöneticilerinin okullarda yürütülen rehberlik ve psikolojik danışma (PDR) hizmetlerine yönelik görüşlerinin değerlendirmesini ortaya koymaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2024-2025 eğitim öğretim yılında Zonguldak ili Ereğli ilçesinde resmi ortaöğretim kurumlarında görev yapmakta olan 6 rehber öğretmen ve 6 okul yöneticisi olmak üzere 12 katılımcı oluşturmuştur. Bu çalışmada kartopu örneklemeden yararlanılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış, verilerin analizinde betimsel ve içerik analiz tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırma bulguları, rehber öğretmenler ve okul yöneticilerinin okul PDR hizmetlerinin yararlı ve etkili olduğunu düşünmelerine karşın okul PDR hizmetlerinin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için gerekli olan kaynak, bütçe ve personel yeterli bulmadıklarını düşündüklerini göstermektedir. Bununla birlikte, rehber öğretmenler ve okul yöneticilerinin çoğunun okul PDR hizmetlerinin öğrencilerin akademik, sosyal, duygusal ve psikolojik ihtiyaçlarını tamamen karşılamadığı yönünde hem fikir oldukları, okul PDR hizmetlerinin yürütülmesinde okul bileşenleri arasında işbirliği olsa da bu durumun istenilen ideal boyutta olmadığı görüşünde oldukları araştırmanın ulaştığı sonuçlar arasındadır. Rehber öğretmenler ve okul yöneticilerine göre, okul PDR hizmetlerinin etkili olması için gerekli kaynağın sağlanması, öğrencilerin ihtiyaçlarının karşılanması, okul bileşenleri arasında işbirliğinin olması ve PDR programlarının eğitim sistemi içindeki rolünün artırılması gerektiği yönünde önerilerde bulunmuşlardır.

Okul yöneticileriRehber öğretmenlerRehberlik hizmetleri
Seyhan Özdemir
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin proaktif davranışları, öz-yeterliği ve örgütsel adanmışlık davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin proaktif davranışları, öz-yeterlik algıları ve örgütsel adanmışlık düzeyleri arasındaki ilişkileri incelemektir. Çalışma, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli ile yürütülmüştür. Araştırmanın verileri, Zonguldak ilindeki kamu ve özel okullarda görev yapan öğretmenlerden elde edilmiştir. Veri toplama aracı olarak "Öğretmen Öz-Yeterlik Ölçeği", "Proaktif Davranış Ölçeği" ve "Örgütsel Adanmışlık Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin proaktif davranış düzeyleri, öz-yeterlik algıları ve örgütsel adanmışlık düzeyleri arasında anlamlı ve pozitif yönlü ilişkiler bulunmaktadır. Ayrıca, proaktif davranışlar ve öz-yeterlik algıları, örgütsel adanmışlık düzeylerinin anlamlı bir yordayıcısı olarak tespit edilmiştir. Bu sonuçlar, öğretmenlerin iş yerlerinde daha fazla inisiyatif almasının, kendilerine olan güvenlerinin ve örgüte olan bağlılıklarının artmasının eğitim-öğretim sürecine olumlu yansımalar sağlayabileceğini göstermektedir. Araştırma bulguları, okul yöneticilerine, eğitim politikası yapıcılarına ve öğretmen gelişim programlarına yönelik önemli öneriler sunmaktadır. Bu bağlamda, öğretmenlerin bireysel farkındalıkları, mesleki gelişime yönelik motivasyonları ve örgütsel aidiyetleri, eğitim ortamının niteliğini doğrudan etkileyen önemli unsurlar olarak değerlendirilmektedir. Çalışma, özellikle öğretmenlerin mesleki yeterliklerinin artırılmasının ve okul kültüründe proaktif tutumların desteklenmesinin, örgütsel bağlılık ve performansa katkı sağlayabileceğini göstermektedir. Bu çalışma, öğretmenlerin örgütsel davranışları ile bireysel özellikleri arasındaki ilişkileri ortaya koyması açısından literatüre katkı sağlamaktadır.

Burçe Kızılabdullah
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Açık uçlu sorularla öğrenci akademik başarısını değerlendirmeye ilişkin öğretmen görüşleri

Bu araştırmanın amacı, açık uçlu sorularla öğrenci akademik başarısının değerlendirilmesine yönelik öğretmenlerin görüşlerini belirlemektir. Nitel araştırma desenlerinden durum çalışması yöntemiyle yürütülen çalışmanın verileri, Zonguldak ilinde görev yapan 18 ortaokul öğretmeniyle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler aracılığıyla toplanmış ve içerik analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular, açık uçlu soruların öğretmenler tarafından ölçme değerlendirme sürecine çok boyutlu katkılar sunduğu yönündedir. Öğretmenler, açık uçlu soruların öğrencilerin akademik başarısını ayrıntılı ve etkili değerlendirme sağladığını, kavram yanılgılarının tespitinde ve üst düzey düşünme becerilerinin ölçümünde etkili olduğunu belirtmişlerdir. Buna karşılık, açık uçlu soruların hazırlanması ve puanlanmasının zaman alıcı olması, kapsam geçerliğinin azalması ve nesnel puanlamada yaşanan güçlükler öğretmenlerce açık uçlu soruların olumsuz yanları olarak görülmektedir. Açık uçlu soruların kullanımında, öğretmenler öğrencilerin yazma becerilerindeki eksiklikler, zaman yönetimi sorunları ve merkezi sınav siteminde açık uçlu soru kullanımının olmamasını karşılaştıkları zorluklar olarak değerlendirmişlerdir. Öğretmenler, süreç değerlendirmede açık uçlu sorulardan yararlanmakla birlikte, kalabalık sınıflar, kapsamlı müfredat gibi engellerden dolayı öğrencilerin özgün düşünme becerisini ölçemediklerini ifade etmişlerdir. Sonuç olarak, açık uçlu soruların öğrencilerin hem bilişsel hem sosyo-psikolojik yönlerine katkı sağladığı hem de öğretmenlerin bu süreci dikkatli planlama, uygun soru hazırlama ve farklı öğrenci düzeylerine göre yapılandırma yönünde çaba sarf ettiği belirlenmiştir.

Funda Yalçın Özbay
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

II. Meşrutiyet dönemi eğitim politikalarında modernleşme: Beyânü'l-Hak Gazetesi örneği

II. Meşrutiyet Dönemi Türk modernleşmesi açısından yeni bir aşamayı temsil etmektedir. Bu dönemde meydana gelen gelişmeler, bir yönü ile Osmanlı Devleti'nin son evresini göstermesi diğer yönüyle de erken Cumhuriyet Dönemi'nin habercisi olması bakımından ayrıca önemlidir. Beyânü'l-Hak Gazetesi, II. Meşrutiyet Dönemi'nde yayım hayatına başlamış ve yazar kadrosu büyük oranda Osmanlı ilmiye sınıfına mensup kişilerden oluşmaktadır. Türk eğitim hayatında modernleşme her ne kadar çok daha erken bir devirde başlamış olsa da klasik Türk eğitim kurumu olan medreselerin modernleşmesi oldukça geç sayılabilecek II. Meşrutiyet Dönemi'nde mümkün olabilmiştir. II. Meşrutiyet Dönemi eğitim politikalarında modernleşme yönelimini ortaya koymayı amaçlayan bu çalışma, Beyânü'l-Hak Gazetesi'nde yer alan makaleler çerçevesinde gazete yazarlarının modern eğitimin politik nitelikleri olan merkezi, laik, zorunlu, ücretsiz, standart, denetlenen, disiplinli, senkronize ve uzmanlaşmış eğitim konularında görüşlerini ortaya koymaktadır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden tarihsel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada Beyânü'l-Hak Gazetesi yazarlarının eğitim politikalarına dair görüşlerini, Fransız devriminin kavramları olan hürriyet, eşitlik, kardeşlik gibi kavramları kendi ideolojik bağlamlarında yeninden üreterek oluşturdukları iddia edilmektedir. Buna bağlı olarak Beyânü'l-Hak Gazetesi yazarları merkezi, zorunlu, ücretsiz, standart, denetlenen, disiplinli, senkronize ve uzmanlaşmış eğitim konularında müspet bir tavra sahipken laik eğitim bahsinde farklı bir görüş içerisindedir. Araştırma, Türk eğitim sisteminin modernleşme tecrübesine gelenek ve modern arasında sentez arayışını temsil etmesi ve araştırmacıların döneme ilgisini artırması bakımından alana katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: II. Meşrutiyet, Beyânü'l-Hak Gazetesi, Modern Eğitim, Medrese, İslamcılık.

MedreselerModern eğitimİslamcılık
İbrahim Agah Sağır
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki öğrenme topluluğu oluşturmada okul müdürünün rolü

Bu araştırmanın amacı, mesleki öğrenme topluluğu oluşturmada okul müdürünün rolünü yine okul müdürlerinin görüşlerine dayalı olarak incelemektir. Araştırmada nitel araştırma yaklaşımı benimsenmiş ve fenomonoloji deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2025-2026 eğitim öğretim yıllarında Zonguldak ilinde görev yapan ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 17 okul müdürü oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma verilerine, okul müdürleriyle yapılan yüz yüze görüşmeler yoluyla ulaşılmıştır. Araştırmanın bulguları şu şekildedir: Okul müdürleri mesleki öğrenme topluluklarını, öğretmenlerin birbiri arasında bilgi ve deneyim alışverişinde bulunduğu, sahip oldukları iyi tecrübeleri birbirine aktardıkları, iyi örneklerin birbiriyle paylaştıkları, görüş alışverişinde bulunarak karşılan sorunları çözdükleri gruplar olarak tanımlamışlardır. Okul müdürleri mesleki öğrenme topluluğu uygulamalarında yaşadıkları engelleri, zaman, isteksizlik, değişime kapalı olma, gelişme kapalı olma, eleştiriye kapalı olma, bakış açısı farklılığı ve görev algısı olarak ifade etmişlerdir. Mesleki öğrenme topluluğu çalışmalarının geliştirilmesi ve desteklemesine ilişkin öneriler kapsamında; ders programlarının düzenlenmesi, rehberlik ve uzman desteği sağlanması, işbirliğine teşvik edilmesi, başarılı uygulamaların paylaşılması ve çalışmaların planlanması konuları ortaya çıkmıştır. Elde edilen bulgular ışığında, mesleki öğrenme topluluklarının, hizmet içi eğitimler, uzman desteği ve ödüllendirmelerle desteklenenip geliştirilebileceği söylenebilir

Emine Fener
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim amaçlı göçler bağlamında ailelerin göç nedenleri, yaşadıkları sorunlar ve çözüm önerileri

Göç, farklı nedenlerle bir yerden başka bir yere doğru hareketlilik yanı sıra tarihsel bir olgudur. Eğitim göçü de göç olgusu içerisinde büyük bir paya sahiptir. Araştırma, çocuklarının eğitimi için göç eden ailelerin eğitim göçünden beklentileri, eğitim göçü sürecinde yaşadıkları sorunlar ve eğitim göçünün önlenebilmesine dair olası çözüm önerilerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılmış, araştırmada ölçüt örnekleme ve kartopu örnekleme türlerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Karabük İli Yenice İlçesinden çocuklarının eğitim alması amacıyla göç etmiş 15 farklı kişiden oluşturmuştur. Araştırma verileri, yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Görüşme yoluyla elde edilen veriler içerik analiz yöntemi ile çözümlenmiştir. Araştırma verileri, eğitim göçünün nedenleri, sonuçları, eğitim göçünün ailelerin yaşantılarındaki değişime etkisi, eğitim göç süreci deneyimleri ve eğitim göçünün önlenebilmesine dair çözüm önerileri olmak üzere beş tema altında yapılandırılmaıştır. Araştırma sonuçları, ailelerin eğitim göçünü çocuklarının daha iyi alma isteği, yaşadıkları yerdeki okulları yetersiz bulmaları, okul türünün fazla olmaması gibi nedenlerle gerçekleştirdiklerini göstermektedir. Ailelerin çoğunluğu eğitim göçüyle amaçlarına ulaştıklarını, eğitim göçüyle birlikte ikamet yerlerinin tamamıyla değiştiğini, eğitim göçüyle duygusal, ekonomik, sosyo-kültürel sorunlar yaşadıklarını belirtmişlerdir. Eğitim göçünün önlenebilmesi için aileler, politika yapıcılardan öğretmenler için uzun süreli ikamet etme zorunluluğu getirilmesini, okul türlerinin artırılmasını, eğitimin nitelikli hale getirilmesini çözüm olarak önermektedir. Aileler, okul yöneticilerinden okulun fiziki olanaklarının artırılmasını, öğretmenlerden uzun süreli ikamet etmelerini, rekabet edebilmelerini ve okullarına karşı aidiyet duygusu geliştirmelerini sorunun çözümü için önermektedir.

EğitimEğitim yönetimiGöçler
Hakan Erdoğan
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen failliği, örgütsel tükenmişlik ve okul iklimi arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu tez çalışmasının amacı, öğretmen algılarına dayalı olarak öğretmen failliği, örgütsel tükenmişlik ve okul iklimi arasındaki ilişkileri incelemektir. Araştırmada nicel araştırma yaklaşımlarından genel tarama modeli benimsenmiştir. Çalışmanın örneklemini, Zonguldak ili ve ilçelerinde Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda görev yapan ve uygun örnekleme yöntemiyle seçilen 327 öğretmen oluşturmaktadır. Veriler, Öğretmen Faillik Ölçeği, Maslach Tükenmişlik Envanteri–Eğitimci Formu ve Okul İklimi Ölçeği aracılığıyla toplanmış; elde edilen veriler SPSS istatistik paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Veri setinin dağılım özellikleri Kolmogorov–Smirnov testi ile birlikte çarpıklık ve basıklık değerleri üzerinden incelenmiş ve verilerin normal dağılım varsayımını karşıladığı belirlenmiştir. Bu doğrultuda analiz sürecinde parametrik testlerden yararlanılmıştır. Verilerin analizinde yüzde ve frekans dağılımları, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri kullanılmış; değişkenler arasındaki ilişkiler Pearson momentler çarpımı korelasyon analizi ile belirlenmiştir. Ayrıca, değişkenlerin birbirlerini yordama düzeylerini ortaya koymak amacıyla çoklu regresyon analizi uygulanmıştır. İki grup arasındaki farkların belirlenmesinde bağımsız örneklem t-testi, ikiden fazla grubun karşılaştırılmasında ise tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Araştırma bulguları, öğretmenlerin örgütsel tükenmişlik ve okul iklimi algılarının öğretmen failliğinin anlamlı yordayıcıları olduğunu göstermektedir. Okul iklimi algısının öğretmen failliğini pozitif yönde etkilediği, örgütsel tükenmişliğin ise faillik algısını olumsuz yönde etkilediği belirlenmiştir. Olumlu bir okul iklimi algısı ve düşük tükenmişlik düzeyinin, öğretmenlerin sorumluluk alma, inisiyatif kullanma ve iş birliği içinde çalışma kapasitelerini artırarak okulun etkililiği ve öğrenci başarısına katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır.

Okul iklimiÖrgütsel tükenmişlikÖğretmen failliği
Eren Davul
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen algılarına göre liderlik stilleri, etkili okul ve okulda şeffaflık arasındaki ilişkinin incelenmesi: Zonguldak ili örneği

Bu çalışmanın amacı öğretmen algılarına göre liderlik stilleri, etkili okul ve okulda şeffaflık arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmanın evreni 2020-2021 eğitim öğretim yılında Zonguldak ili Alaplı, Çaycuma, Ereğli, Gökçebey ve Merkez ilçelerinde görev yapmakta olan anasınıfı, ilkokul, ortaokul ve lise öğretmenlerinden oluşmaktadır. Katılımcı sayısının 412 öğretmenden ibaret olduğu çalışmada, öğretmenler seçkisiz olmayan (non-random) yöntemlerden tabakalı örneklem yöntemiyle belirlenmiştir. Verilerin toplama aracı olarak "Okul Müdürleri Liderlik Stili Ölçeği (OMSLÖ)," "Etkili Okul Ölçeği" ve "Okulda Şeffaflık Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin araştırma sorularına göre analiz edilebilmesi için t-testi, ANOVA, Pearson korelasyonu ve regresyon analizleri kullanılmıştır. Öğretmen algılarına göre liderlik stilleri, etkili okul ve okulda şeffaflığın yüksek seviyede olduğu tespit edilmiştir. Okul müdürlerinin liderlik stilleri incelendiğinde ise daha çok dönüşümcü liderlik stilini sergiledikleri görülmüştür. Liderlik stillerinden sürdürümcü liderlik stilinde kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre okul müdürlerini daha çok sürdürümcü lider olarak algıladıkları tespit edilmiştir. Hem dönüşümcü liderlik alt boyutunda hem de liderlik stilleri genel puanında 30-39 yaş arası öğretmen algılarının 50 yaş ve üzeri öğretmenlere göre daha fazla olduğu görülmektedir. Etkili okulun "öğretmenler, öğrenciler, okul çevresi ve veliler" boyutları ile "etkili okul genel puanında" ilkokulda görev yapan öğretmenlerin algıları ortaokul ve lisede görev yapan öğretmenlere göre daha yüksektir. Etkili okulun okul ortamı ve eğitim süreci boyutunda ise yine ilkokulda görev yapan öğretmenlerin algıları ortaokulda görev yapan öğretmenlere göre daha yüksektir. Çalışmada öğretmen algılarına göre okul müdürlerinin liderlik stilleri, okulda şeffaflık ve etkili okul arasında yüksek düzeyde pozitif ve anlamlı ilişkiler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak liderlik stilleri ve etkili okulun okulda şeffaflığı yordayabildiği görülmektedir.

LiderlikOkul etkililiğiÖlçekler+2
Fatih Elekoğlu
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek liselerinde okul terkinin nedenleri, sonuçları ve önlemeye yönelik çözüm önerileri

Bu araştırmanın amacı, meslekî ve teknik liselerde görev yapmakta olan yönetici ve öğretmenler ile meslek lisesini terk eden katılımcıların görüşleri çerçevesinde okul terkinin nedenleri, sonuçları ve okul terkinin önlemesine yönelik önerilerin ortaya konulmasıdır. Araştırmada, eş zamanlı olarak okul terkine ilişkin yönetici ve öğretmenlere ölçeklerin uygulandığı, öğrencilerin ise görüşlerinin alındığı karma yöntem deseni kullanılmıştır. Araştırmanın nicel çalışma grubunu, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Zonguldak il ve ilçelerindeki meslekî ve teknik liselerde görev yapmakta olan 57 eğitim yöneticisi ve 305 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel boyutunda ise son üç yıl içinde öğrenim gördüğü meslek lisesini terk etmiş olan 20 katılımcı yer almaktadır. Araştırmanın nicel verileri, Küçükarslan (2019) tarafından geliştirilmiş olan "Meslek Liselerinde Öğrencilerin Okul Terki Üzerinde Rol Oynayan Faktörler Ölçeği" ve "Meslek Liselerinde Öğrencilerin Okul Terkini Önlemeye Yönelik Stratejiler Ölçeği" olmak üzere iki ölçek kullanılarak toplanmıştır. Nitel veriler ise araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan tam yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Araştırmada nicel veriler, SPSS 20.0 paket programı kullanılarak, öğretmen ve yöneticilerin ortalama puanları Bağımsız Gruplar için t Testi ile karşılaştırılmıştır. Okulu terk etmiş katılımcılardan elde edilen nitel veriler ise, NVivo10 Nitel Analiz Programı kullanılarak içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın nicel verilerinden elde edilen sonuçlara göre; yönetici ve öğretmenler öğrencilerin ders çalışma alışkanlığının olmaması, okul terki sürecinde ailelerin yeterli çaba göstermemesi, okul devamsızlığının yüksek olması, aile içi şiddet ve geçimsizlik, meslek liselerine yönelik toplumsal algının düşük olması, aile ile okul arasındaki iletişim eksikliği ve ailenin ekonomik durumunun düşük olması, meslekî eğitim veren liseleri tanıtıcı yeterli bilgi olmaması nedenleri ile okulu terk ettiğini belirtmişlerdir. Ayrıca öğretmen ve yöneticiler, meslek liselerini cazip hâle getirecek hem okul içi hem de okul dışı eğitim stratejilerinin geliştirilmesi ile okul terkinin önüne geçileceğini belirtmişlerdir. Araştırmanın nitel verilerinden elde edilen bulgular, okulu terk eden katılımcıların okul terk nedenlerini kendileri ile ilgili durumlarla ilişkilendirdiğini göstermektedir. Araştırmanın nitel verileri; öğrenci, okul, öğretmen ve aile kaynaklı okul terk nedenleri olmak üzere dört tema altında değerlendirilmiştir. Nitel araştırma sonuçlarına göre okul terki bireylerde pişmanlık, üzüntü, kızgınlık, çökkünlük hissedilmesine yol açmaktadır. Okul terki sadece okulu terk eden bireyi değil, ebeveynleri de etkilemektedir. Okulu terk eden katılımcıların önemli bir kısmı okulu kendi istekleri ile terk ettikleri için okul terkinin önlenmesi konusunda herhangi bir öneri sunamayacağını belirtmektedir. Bazıları ise okul kurallarının düzenlenmesi, devamsızlık süresinin esnetilmesi, okuldaki rehberlik hizmetlerinin artırılması gibi yollarla okul terkinin azaltılmasının mümkün olacağını ifade etmektedir. Okul terki yalnızca bireyin yaşamını etkileyen bir durum olarak değil, tüm toplumu etkileyen bir durum olarak ele alınmalıdır. Okul terkinin önüne geçilecek çeşitli stratejilerin uygulanması uzun vadeli eğitim politikaları ile mümkündür. Özellikle okul, aile, toplum bağının güçlendirilmesi ve erken yaşlardan itibaren meslekî rehberlik hizmetlerinin bu bağlamda ele alınması sorunun ortaya çıkmadan önce önlenmesine olanak sağlayabilecektir.

Lise öğrencileriMeslek liseleriOkul terki+2
Yeliz Öztürk
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Okul kültürü ve kolektif öğretmen yeterliği arasındaki ilişki (Zonguldak ili örneği)

Bu araştırmada öğretmenlerin okul kültürü algıları ile kolektif yeterlik algıları arasındaki ilişki incelenmiştir. İlişkisel tarama modelindeki bu araştırmanın örneklemini 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Zonguldak ili ve ilçelerinde bulunan kamu ilkokul ve ortaokul kurumlarında görev yapan 337 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklem seçiminde çalışmanın yürütüldüğü dönemin Covid-19 salgın dönemine denk gelmesi nedeniyle zaman ve seyahat engelinin en aza indirilmesi için basit seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın verileri "Okul Kültürü Ölçeği" ve "Kolektif Öğretmen Yeterliği Ölçeği" kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin analizinde SPSS programı kullanılarak aritmetik ortalama, t-Testi, ANOVA, pearson korelayon analizi ve çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin okul kültürü algıları yüksek düzeyde çıkmıştır. Ayrıca öğretmenlerin okul kültürü algılarının cinsiyet, okul türü, eğitim durumu ve yaş göre anlamlı düzeyde fark bulunurken mesleki kıdeme göre anlamlı bir fark bulunamamıştır. Araştırmanın diğer değişkeni olan öğretmenlerin kolektif yeterlik algıları da yüksek düzeyde çıkmıştır. Ayrıca öğretmenlerin kolektif yeterlik algılarının cinsiyet ve okul türüne göre anlamlı düzeyde fark bulunurken eğitim durumu, yaş ve mesleki kıdeme göre anlamlı düzeyde fark bulunamamıştır. Araştırmanın korelasyon analizi sonucunda okul kültürü ile öğretmenlerin kolektif yeterlik algıları arasında pozitif yönde, orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Son olarak regresyon analiz sonucunda öğretmenlerin okul kültürü algılarının öğretmenlerin kolektif yeterlik algılarını anlamlı bir şekilde yordadığı tespit edilmiştir.

Kolektif yeterlikOkul kültürüYeterlilik+3
Muammer Cevar
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin öğretimsel denetim davranışlarının öğretmenlerin mesleki profesyonellik düzeyine etkisi

Bu araştırmanın amacı, "Okul Müdürlerinin Öğretimsel Denetim Davranışlarının Öğretmenlerin Mesleki Profesyonellik Düzeyine Etkisi" öğretmen görüşleri doğrultusunda belirlenmesidir. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli ile yürütülmüştür. Araştırma 2020-2021 eğitim öğretim yılında Zonguldak il merkezi ve Alaplı, Çaycuma, Devrek, Ereğli, Gökçebey, Kilimli ve Kozlu ilçelerinde görev yapmakta olan 2327 öğretmen içinden tabakalı örneklem yöntemi kullanılarak seçilen 334 kişi ile yürütülmüştür. Araştırmada veriler, Yılmaz ve Altınkurt (2014) tarafından geliştirilen "Öğretmenlerin Mesleki Profesyonelliği Ölçeği" (ÖMPÖ) ile Özdemir (2019) tarafından geliştirilen "Okul Müdürlerinin Ders Denetimi ve Dönütleri Ölçeği" (OMDDDÖ) kullanılarak elde edilmiştir. Öğretmenlerin mesleki profesyonellik ölçeği; dört alt boyut ve toplamda 24 maddeden oluşan 5'li likert tipi ölçektir. Ölçeğin güvenilirlik katsayısı uygulama grubu için Cronbach's Alpha değeri 0,90 olarak bulunmuştur. Öğretimsel denetim ölçeği ise; dokuz maddeden oluşan 5'li likert tipi ölçektir. Verilerin analizinde, Tek yönlü varyans analizi, Mann Whitney- U testi, Spearman Sıra Farkları Korelasyon Kat Sayısı testi, Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi ve betimsel analizler için yüzde ve frekans kullanılmıştır. Okul müdürlerinin öğretimsel ders denetimi davranışının öğretmenlerin mesleki profesyonelliğine etkisine ilişkin öğretmen görüşlerine göre, kuruma katkı,duygusal emek, kişisel gelişim ile mesleki duyarlılık alt boyutlarında cinsiyet değişkenine göre farklılık ortaya çıkarken; kıdem, branş ve eğitim durumu değişkenlerine göre farklılık çıkmamıştır. Araştırmada kullanılan yöntemlerin bu alanda çalışan araştırmacılara ve öğretmenlere kuramsal ve uygulamaya dönük katkılar sağlayacağı düşünülmektedir. Okul müdürlerinin bilgi ve becerilerini geliştirmek için uzun süreli ve uygulamaya dayalı hizmet içi eğitimler düzenlenmelidir. Okul müdürleri eğitim yönetimi alanında ve öğretmenlerin kendi alanlarında tezli-tezsiz yüksek lisans yapmaları konusunda teşvik edilmelidir. Bu konuda MEB ile üniversiteler arasında protokol düzenlenebilir.

DenetimEğitim yönetimiOkul yöneticileri+4
İhsan Gökçe Kaya
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokullarda kaynak yaratma sürecine dair okul yöneticilerinin deneyim ve görüşleri: Zonguldak örneği

Bu araştırmanın amacı, ilkokullarda kaynak yaratma sürecine dair okul yöneticilerinin deneyim ve görüşlerinin çözümlenmesidir. Araştırmanın çalışma grubu 2020-2021 Eğitim Öğretim yılında Zonguldak merkez ve 7 ilçesinde bulunan ilkokullarda görev yapan on üç okul müdüründen oluşmaktadır. Araştırmanın deseni, nitel araştırma yöntemlerinden olan durum çalışmasıdır. Verilerin toplanmasında yarı yapılandırılmış görüşme formlarından yararlanılmış; görüşmeler uzaktan iletişim platformu üzerinden ve yüz yüze yapılmıştır. Ayrıca görüşme yapılan okul müdürlerinin kimliklerinin gizli kalması için her okul müdürüne bir kod verilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre ilkokulların faturalar, büyük onarım gibi giderlerinin merkezi bütçeden karşılandığı ve giderlerin gelirlerden daha fazla olduğu görülmüştür. Temizlik, yakacak ve kırtasiye giderlerinin öncelikli giderler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Okul müdürlerinin bağışlar, kermes, sanayi kuruluşları, çekiliş gibi yollar ile kaynak yarattıkları anlaşılmıştır. Okulun bulunduğu çevrenin sosyal ve ekonomik durumunun kaynak yaratma sürecini doğrudan etkilediği görülmüştür. Okul müdürlerinin görüşlerine göre velilerin çoğunlukla okul bütçesine katılmak istemedikleri; okul bütçesine bağış yapan ya da yapmayan velilerin ortak kaygılarının olduğu anlaşılmıştır. Okul müdürlerin ilkokulların finansmanı için doğrudan merkezden bütçe verilmesini istedikleri görülmüştür.

BütçeFinansal kaynaklarFinansman+4
Ayhan Kır
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Özel yetenekli öğrencilere yönelik bireyselleştirilmiş eğitim programlarına ilişkin okul bileşenlerinin görüşleri: Zonguldak Ereğli örneği

Bu araştırmanın amacı, özel yetenekli öğrencilere yönelik hazırlanan bireyselleştirilmiş eğitim programının geliştirilmesi ve uygulanmasında okul bileşenlerinin gözlemleri, deneyimleri, karşılaştıkları güçlükler; bu güçlüklerin aşılması için sundukları önerilerin ortaya konulmasıdır. Araştırmada nitel araştırma türlerinden durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 eğitim öğretim yılında Zonguldak ili Ereğli ilçesinde özel yetenekli öğrencisi olan ve kaynaştırma uygulaması yapılan resmi ilköğretim okullarının birinci kademesinde bu öğrencilerin eğitiminde sorumluluğu bulunan dokuz okul yöneticisi, dokuz sınıf öğretmeni ve sekiz psikolojik danışman/rehber öğretmen olmak üzere 26 katılımcı oluşturmuştur. Araştırma verilerin toplanmasında yarı yapılandırılmış görüşme formu; verilerin analizinde ise betimsel analiz tercih edilmiştir. Araştırma sonucunda; katılımcıların çoğunluğun özel yetenekli öğrencilerin belirgin bilişsel, davranışsal, sosyal ve duygusal özelliklerine ve diğer öğrencilerden ayrılan gereksinimlerine ilişkin yeterli bilgiye sahip oldukları görülmüştür. Katılımcıların birçoğunun özel yetenekli öğrencilere yönelik BEP'lerin hazırlanması ve uygulanmasında yeterli deneyime ve bilgiye sahip olmadıkları; BEP süreçlerinde sınıf mevcutlarının fazla, ders süresinin yetersiz ve farklı seviyede birçok öğrencinin olması gibi olumsuz durumlarla karşılaştıkları görülmüştür. Destek eğitim odalarının özel yetenekli bireylerin gereksinimlerini karşılayacak fiziki mekan, araç-gereç ve materyale sahip olmadığı; özel yetenekli öğrencilere olumlu ve olumsuz yansımaları olduğu tespit edilmiştir. Katılımcılar, okul içinde özel yetenekli öğrencilerin eğitim olanaklarının çeşitlendirilmesi için birtakım önerilerde bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: Özel yetenekli öğrenciler, bireyselleştirilmiş eğitim programı, destek eğitim odası.

Bireysel eğitimBireyselleştirilmiş öğretim yöntemiDestek eğitim odası+3
Aysun Kalıncı
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek liselerinin COVID-19 sürecindeki rolünün okul yöneticilerinin görüşlerine göre incelenmesi

Bu çalışmanın amacı Covid-19 pandemi krizi sürecinde meslek liselerinin rolünün meslek liselerinin işleyişine yön veren okul yöneticilerinin gözünden çok boyutlu incelemesini yapmaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 22 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Araştırma verileri yarı yapılandırılmış görüşme formuyla toplanmıştır. Görüşme yoluyla elde edilen veriler içerik analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma verilerinden elde edilen kodlar dâhilinde mesleki eğitimdeki sorunlar, meslek liselerinin etkililiği, pandemi sürecinde üretim, kriz yönetim yaklaşımları, sosyo-ekonomik ve psiko-sosyal destek ve meslek liselerinin güçlendirilmesine ilişkin eğitim politikaları şeklinde altı tema altında yapılandırılmıştır. Elde edilen bulgular belirlenen kodlar, kategoriler, temalar üzerinden, katılımcıların cevaplarından birebir alıntı yapılarak yorumlanmıştır. Araştırmanın bulgularında okul yöneticilerinin kriz dönemi olan Covid-19 sürecinde üretime dâhil olma ve üretilen malzemeler aracılığıyla alınan önlemlere katkı sağlama adına özverili davrandıkları görülmüştür. Yapılan üretim faaliyetlerinin, kaynakları yeterli ve donanımlı meslek liselerinde yoğunlaştığı bulunmuştur. Meslek liseleri kaynakları doğrultusunda Covid-19'la mücadelede ihtiyaç duyulan maske, tulum, siperlik, dezenfektan, temizlik malzemeleri, dezenfektan ayaklığı vb. gibi malzemeler üretmişlerdir. Üretimi gerçekleştirilen bu malzemeleri gerek kendi okullarında gerekse diğer okul, kurum ve kuruluşlarda kullanılmasını sağlayarak pandemi krizini kendileri için fırsata dönüştürdükleri sonucuna ulaşılmıştır.

COVID 19Kriz yönetimiMeslek liseleri+3
Meral Özdağ
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ebeveynlerin okul öncesi eğitimi tercih etme nedenleri: Zonguldak ili örneği

Okul öncesi eğitim çağı bireyin yaşamındaki en değerli dönemdir, dolayısıyla bu dönemde alınacak eğitim de kritik bir öneme sahiptir. Yapılan araştırmalar, eğitime çok küçük yaşlarda başlanılmasının gerekli olduğunu ortaya koymuştur. Fiziksel ve ruhsal açıdan sağlıklı bireyler yetiştirebilmek için okul öncesi eğitim kurumları ve ebeveynlerin birbirlerinin beklentilerinin farkına varmaları ve ortak bir noktada hemfikir olmaları gerekmektedir. Bu çalışma ebeveynlerin okul öncesi eğitimi tercih etme nedenlerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Bunun yanı sıra ebeveynlerin okul öncesi eğitimden beklentileri ve okul öncesi eğitim idealleri de incelenmiştir. Araştırmanın örneklemi, 2020-2021 Eğitim-Öğretim yılında Zonguldak İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesindeki kamu okulöncesi eğitim kurumlarına devam eden 3-6 yaş grubu çocukların ebeveynlerinden oluşmuştur. Karma yöntemle çalışılan bu araştırmanın nicel boyutuna 313 ebeveyn, nitel boyutuna ise 25 ebeveyn katılmıştır. Araştırmada veriler anket ve yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde betimsel istatistiklerden, nitel verilerin analizinde içerik analizinden yararlanılmıştır. Bu çalışmada elde edilen bulgular ebeveynlerin okul öncesi eğitimi önemsediğini ve çocuklarının hayata ilk adımlarında gerekli gördüklerini göstermektedir. Bununla birlikte, ebeveynler okul öncesi eğitimin zorunlu ve ücretsiz olması gerektiğini düşünmektedir. Ebeveynler okul öncesi eğitim kurumunun evine ya da iş yerine yakın olmasını, öğretmenlerin okul öncesi eğitim programına hâkim olmasını ve öğretmenlerin çocuklarına karşı şefkatli olmalarını, kurumun fiziksel koşullarının okul öncesi dönem çocuğuna uygun ve güvenli olmasını, uygulanan eğitim programının çeşitlilik göstermesini beklemektedir. Ebeveynlerin okul öncesi eğitimi tercih etme nedenleri çocukların iletişim becerisi ve özgüven kazanması, üst öğrenime hazırlanması ve sosyalleşme olduğu tespit edilmiştir.

Ebeveyn tercihleriEbeveynlerOkul öncesi eğitim
Leyla Erdoğan
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Arka mahallede öğrenci olmak: Bir okul etnografisi

Araştırmada, kozmopolit bir mahalle yerleşimi ile bu yerleşimdeki göç, suç, şiddet ve yoksulluğa dair yaşantıların, öğrencilerin öğrenim hayatını nasıl etkilediğini; okulda kazandırılmaya çalışılan kültürel kodlar ile öğrencilerin yaşamları arasındaki ilişkiyi Bourdieu'nun 'kültürel sermaye, habitus ve yeniden üretim' kavramları bağlamında derinlemesine incelemek amaçlanmıştır. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden etnografi deseninde yapılmıştır. Çalışma grubu olarak, araştırmacının kendi öğretmenlik yaptığı okulda amaçlı örneklem metotlarından maksimum çeşitlilik tekniği ile 7 öğretmen ve 6 veli seçilmiştir. Öğretmen ve veliler ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılarak veriler toplanmıştır. Bu çalışmada araştırmacı, bizzat katılımcı gözlem rolü ile araştırmayı yürütmüştür. Elde edilen bulgular düzenlenip, neden sonuç ilişkileri irdelenerek betimsel analiz yolu ile yorumlanmıştır. Okulun bulunduğu mahalle profili, küresel dünyanın kentleşmeye yansımasının bir ürünü olan getto alan ile birebir uyuşmaktadır. Geniş, parçalanmış ve çekirdek aile yapılarının yaygın olduğu mahallede herhangi bir sosyal, kültürel, sportif faaliyet bulunmamaktadır. Aile içi iletişim zayıftır. Araştırma sonucuna göre ailelerin göç, suç, şiddet, yoksulluk vb. yaşantıları ile kültürel sermayeleri, öğrencilerin okul hayatını olumsuz yönde etkilemektedir. Öğrencilerin okul başarısı her geçen sene düşmektedir. Üniversiteye giden öğrenci sayısının çok az olduğu mahallede örnek alınabilecek iyi eğitimli insan olmadığından lise eğitimi genellikle meslek liseleri ya da açık lisede tamamlanmaktadır. Bu yaşantılar, maddi imkânsızlıklarla mücadele eden ebeveynleri hayli yıpratmaktadır. Getto alan olarak nitelendirilebilecek kozmopolit bir mahallede yer alan okulda görev yapan öğretmenler donanım ve materyal açısından kendi okullarını diğer okullara kıyasla yetersiz görmektedir.

EtnografyaEğitimEğitim sorunları+7
Selma Aydınoğlu Ünal
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin liderlik tarzları, okul iklimi ve öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerinin incelenmesi: Zonguldak ili örneği

Bu araştırmanın amacı Zonguldak ilinde görev yapan okul yöneticilerinin liderlik tarzlarının görev yaptıkları okul iklimine ve birlikte çalıştıkları öğretmenlerin tükenmişlik düzeyine etkisini ortaya konulmasını sağlamaktır. Yapılan araştırmada nicel araştırma yönetmlerinden genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Zonguldak iline bağlı Çaycuma, Gökçebey ve Devrek ilçelerinde 2021-2022 eğitim öğretim yılında görev yapan okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinden rastgele seçilen 478 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında kişisel bilgi formu, liderlik tarzı davranış ölçeği, okul iklimi ve desteği ölçeği, tükenmişlik düzeyi ölçeği kullanılmıştır. Analiz yapılırken veriler SPSS 20,0 (Statistical Package for Social Sciences) programı ile tahlil edilmiştir. Araştırmada öğretmenlerin okul yöneticilerinin liderlik tarzlarından etkilendikleri tespit edilmiştir. Yöneticilerin liderlik tarzlarının, okul ikliminin belirlenmesinde etkisinin olduğu görülmüştür. Görev yapılan okuldaki genel iklimin, okul yöneticilerinin etkisine göre oluştuğu, ayrıca öğretmenlerin tükenmişlik duygusuna kapılmasında okul yöneticilerinin de etkisinin olduğu belirlenmiştir. Okul yöneticilerinin yönetim tarzı ve liderlik konularında Milli Eğitim Bakanlığının çalışma yapması gerektiği bu konunun önemli bir durum ortaya çıkardığı başat öneriler olarak ortaya konulmuştur.

LiderlikLiderlik modelleriOkul iklimi+6
Mustafa Kocaoğlu
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye ve örgütsel tükenmişlik algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye algıları ile tükenmişlik algıları arasındaki ilişki incelenmiştir. İlişkisel tarama modelindeki bu araştırmanın örneklemini 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Zonguldak ili ve ilçelerinde bulunan kamu ilkokul ve ortaokul kurumlarında görev yapan 365 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada, basit seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma verileri "Pozitif Psikolojik Sermaye Ölçeği" ve "Maslach Tükenmişlik Ölçeği" ile toplanmıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, t-Testi, ANOVA, korelasyon analizi ve regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma, öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye algılarının çok yüksek düzeyde olduğunu göstermektedir. Ayrıca öğretmenlerin genel pozitif psikolojik sermaye algı düzeyleri, cinsiyet, yaş ve mesleki kıdeme göre anlamlı olarak farklılaşmazken, pozitif psikolojik sermayenin alt boyutlarında cinsiyet ve yaşa göre anlamlı olarak farklılaşmaktadır. Araştırma, öğretmenlerin tükenmişlik algılarının düşük düzeyde olduğunu göstermektedir. Öğretmenlerin genel tükenmişlik algısı, cinsiyet, yaş ve mesleki kıdeme göre anlamlı düzeyde farklılık göstermektedir. Araştırmanın korelasyon analizi öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye algıları ile tükenmişlik algıları arasında ters yönlü anlamlı ilişkiler olduğunu göstermiştir. Pozitif psikolojik sermaye ile tükenmişliğin alt boyutlarından olan duygusal tükenmişlik ve duyarsızlaşma arasında negatif yönlü, düşük düzeyde ve anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Yine pozitif psikolojik sermaye ile tükenmişliğin diğer alt boyutu olan düşük kişisel başarı arasında negatif yönlü, orta düzeyde ve anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Araştırmada, pozitif psikolojik sermaye algısının, örgütsel tükenmeyi anlamlı biçimde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma bulgularına dayanılarak, öğretmenlerin sahip olduğu pozitif psikolojik sermaye algısını artırmaya yönelik önlemlerin alınmasının tükenmişlik algısını azaltmaya yardımcı olacağı söylenebilir. Anahtar Sözcükler: Pozitif psikolojik sermaye, tükenmişlik, öğretmen

Okul tükenmişliğiPozitif psikolojik sermayeTükenmişlik+3
Zübeyir Yazıcı
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 pandemisi sürecinde öğretmenlerin uzaktan eğitime yönelik tutumları, mesleki motivasyonları ve örgütsel iletişim iklimi düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı COVID-19 pandemisi sürecinde öğretmenlerin uzaktan eğitime yönelik tutumları, mesleki motivasyonları ve örgütsel iletişim iklimi düzeylerini araştırmaktır. Bu genel amaçla birlikte öğretmenlerin uzaktan eğitime yönelik tutumları, mesleki motivasyonları ve örgütsel iletişim iklimi algıları demografik değişkenlere göre değerlendirilmiştir. Ayrıca değişkenler arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Bu bakımdan araştırmada nicel araştırma desenlerinden olan tekil tarama ve ilişkisel tarama modelleri kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 öğretim yılında Zonguldak ili merkez ilçesinde okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde görev yapmakta olan, COVID-19 Pandemisi süresince uzaktan eğitim yoluyla eğitim-öğretim etkinliklerini sürdüren 400 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla "Kişisel Bilgiler Formu", "Uzaktan Eğitim Tutum Ölçeği", Mesleki Motivasyon Ölçeği" ve "Örgütsel İletişim İklimi Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde yüzde ve frekans, ortalama ve standart sapma analizleri kullanılmıştır. Gruplar arası ortalamaların karşılaştırılmasında hangi istatistiklerin kullanacağını belirlemek amacıyla puan dağılımları incelenmiştir. Çarpıklık ve basıklık katsayıları incelendiğinde puan dağılımların normal dağılım sergilediği görülmektedir. Bundan dolayı parametrik testlere başvurulmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin uzaktan eğitime yönelik tutumları düşük düzeyde, mesleki motivasyonları yüksek düzeyde ve örgütsel iletişim iklimi algıları yüksek düzeydedir. Öğretmenlerin uzaktan eğitime yönelik tutumlarında genel olarak mesleki kıdeme göre farklılık olduğu; mesleki motivasyonlarında genel olarak mesleki kıdeme ve uzaktan eğitimi kullanım süresine göre farklılık olduğu; örgütsel iletişim iklim algılarında ise genel olarak demografik değişkenlere göre farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Öğretmenlerin uzaktan eğitime yönelik tutumları ve mesleki motivasyonları arasındaki ilişki olmadığı; uzaktan eğitime yönelik tutum ile örgütsel iletişim iklimi algıları arasında ilişki olmadığı görülmüştür. Son olarak öğretmenlerin mesleki motivasyon algılarının örgütsel iletişim iklimi algılarını olumlu yönde ve anlamlı olarak yordadığı belirlenmiştir.

COVID 19MotivasyonPandemiler+5
Lütfullah Karademir
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Covid-19 pandemisi sürecinde öğretmenlerin mesleki kimlik algıları ve uzaktan eğitime yönelik tutumları ile okul kültürü arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı COVID-19 pandemisi döneminde öğretmen algılarına göre mesleki kimlik algıları, uzaktan eğitime karşı tutumları ve okul kültürleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Nicel olarak yürütülen bu çalışmada genel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın evreni 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Zonguldak ili Merkez, Ereğli, Alaplı, Çaycuma ve Kozlu ilçelerinde görev yapmakta olan anasınıfı, ilkokul, ortaokul ve lise öğretmenlerinden oluşmaktadır. Katılımcı olarak 504 öğretmenin katılım gösterdiği bu çalışmada, öğretmenler seçkisiz olmayan (non-random) yöntemlerden amaçsal örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Veri toplama aracı olarak "Mesleki Kimlik Algıları Ölçeği", "Uzaktan Eğitime Yönelik Tutum Ölçeği" ve "Okul Kültürü Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analiz edilmesinde bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), korelasyon analizi ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda öğretmenlerin, mesleki kimliği sıklıkla, uzaktan eğitimi katılmıyorum düzeyinde, okul kültürünü çoğunlukla düzeyinde algıladıkları saptanmıştır. Bununla birlikte uzaktan eğitim ve mesleki kimlik algıları ile uzaktan eğitim ve okul kültürü arasında anlamlı olmayan bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Ancak okul kültürü ile mesleki kimlik algıları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin okul kademesine göre mesleki kimlik algısı, uzaktan eğitim tutumu ve okul kültürü algısı; yaş ve mesleki kıdeme göre uzaktan eğitim tutumları; mezun olunan fakülteye göre okul kültürü algıları; mesleki kimlik algılarının cinsiyet değişkenine göre anlamlı olarak farklılık gösterdiği saptanmıştır. Aynı zamanda öğretmenlerin uzaktan eğitim tutumlarının okul kültürü algıları üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir.

COVID 19Kimlik algısıMesleki kimlik+5
Mustafa Karagöl
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin teknolojik liderlik davranışı ve kriz yönetimi becerileri ile öğretmenlerin uzaktan eğitime yönelik tutumlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, öğretmen görüşlerine göre okul müdürlerinin teknolojik liderlik davranışı ve kriz yönetimi becerileri ile öğretmenlerin uzaktan eğitime yönelik tutumlarının incelenmesidir. Bu nicel çalışmada genel tarama modeli kullanılmış olup, araştırmanın evreni 2020/ 2021 Eğitim-öğretim yılında Zonguldak ilinde bulunan resmi ve özel temel eğitim okullarında görevli 270 sınıf ve kültür öğretmeninden oluşmaktadır. Öğretmen görüşlerine göre İlköğretim Okulu Yöneticilerinin Teknoloji Liderliği Rolleri Ölçeği, İlköğretim Okulu Müdürlerinin Kriz Yönetim Becerileri Anketi ve Öğretmenlerin Uzaktan Eğitime Yönelik Tutumları Ölçeği olmak üzere üç ölçme aracı kullanılmıştır. Çalışmanın analizleri sonucunda, öğretmen görüşlerine göre okul müdürlerinin teknolojik liderlik rolleri ve okul yöneticilerinin kriz yönetim becerileri yüksek düzeyde olduğu ve öğretmenlerin uzaktan eğitim tutumlarının düşük düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişki incelendiğinde; öğretmenlerin uzaktan eğitime yönelik tutumları ile okul müdürlerinin teknoloji liderliği rolleri ve öğretmenlerin uzaktan eğitime yönelik tutumları ile okul müdürlerinin kriz yönetim becerileri aralarında anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir. Regresyon analizinden elde edilen sonuçlar incelendiğinde, okul müdürlerinin teknolojik liderlik rolleri ile kriz yönetim becerilerinin öğretmenlerin uzaktan eğitme yönelik tutumlarının anlamlı bir yordayıcısı olmadıkları tespit edilmiştir. Cinsiyet değişkenine göre uzaktan eğitim tutum genelinde erkek öğretmenler lehine, medeni durum değişkenine göre kriz öncesi dönem alt boyutunda bekar öğretmenler lehine, okul türün değişkenine göre uzaktan eğitim tutum geneli ve avantaj alt boyutu ile kriz öncesi dönem alt boyutlarında özel okullar lehine, okul kademesine göre teknoloji liderliği geneli ve destek ve birey merkezlilik alt boyutları ile kriz yönetim becerileri geneli ve kriz dönemi alt boyutu anaokulları aleyhine çıkmıştır. Branş ve ilçe değişkenlerine göre anlamlı bir fark oluşmamıştır.

Dijital liderlikKriz yönetimiMüdürler+6
İsa Kürşad Ünver
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin dağıtımcı liderlik davranışları ile okul aile bağlantısı arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı öğretmen algılarına göre okul müdürlerinin dağıtımcı liderlik davranışları ile okul-aile bağlantısı arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmanın evreni 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Zonguldak ili Merkez, Alaplı, Çaycuma, Devrek ve Ereğli ilçelerinde görev yapmakta olan ortaokul öğretmenlerinden oluşmaktadır. Araştırmada basit rastlantısal örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Katılımcı sayısının 310 öğretmen olduğu çalışma, ilişkisel tarama modelinde betimsel bir araştırmadır. Veri toplama aracı olarak "Dağıtımcı Liderlik Ölçeği (DLÖ)" ve "Okul-Aile Bağlantısı Ölçeği (OABÖ)" kullanılmıştır. Covid-19 salgını nedeniyle veriler elektronik formlar aracılığıyla toplanmaya başlamış, salgının seyrine göre basılı bir şekilde de öğretmenlere uygulanmıştır. Araştırmada toplanan veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Verilerin araştırma sorularına göre analiz edilebilmesi için t-testi, ANOVA, Pearson korelasyonu ve basit doğrusal regresyon analizleri yapılmıştır. Öğretmenlerin algılarına göre okul müdürlerinin dağıtımcı liderlik davranışlarının yüksek düzeyde, okul-aile bağlantısının ise orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin algılarına göre okul müdürlerinin dağıtımcı liderlik davranış düzeyi ve okul-aile bağlantısı düzeyinin cinsiyet, mesleki kıdem, eğitim düzeyi, okulda çalışma süresi ve müdürüyle çalışma süresine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Araştırmada öğretmen algılarına göre okul müdürlerinin dağıtımcı liderlik davranışları ile okul-aile bağlantısı arasında orta düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Buna göre okul müdürlerinin dağıtımcı liderlik davranışları arttıkça okul-aile bağlantısının da arttığı ifade edilebilir. Araştırmada ayrıca okul müdürlerinin dağıtımcı liderlik davranışlarının okul-aile bağlantısını anlamlı bir şekilde yordadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Dağıtımcı Liderlik, Okul-Aile Bağlantısı

Dağıtımcı liderlikLiderlikLiderlik modelleri+6
Cihat Kara
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticileri ve öğretmenlerin gözünden Avrupa Birliği e-öğrenme topluluğu eTwinning

Araştırmanın amacı, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından desteklenen, Avrupa ve çevresinde birçok okul ve öğretmen tarafından tercih edilen, Avrupa Birliği e-öğrenme topluluğu eTwinning hakkında yönetici ve öğretmen görüşlerinin araştırılmasıdır. Araştırma durum çalışmasıyla desenlenmiş nitel bir çalışma olup çalışma grubunu Zonguldak ilinde "eTwinning Okul Etiketi" almış okullarda görev yapan altı okul yöneticisi ve onbir öğretmen oluşturmuştur. Çalışma grubuyla yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilerek elde edilen veriler, betimsel analiz yoluyla incelenmiştir. Araştırma sonucunda okul yöneticilerinin eTwinning'i okullarının gelişimleri açısından olumlu buldukları, projelerde önderlik yaptıkları, çalışmalar için okul içi ve dışı tüm alanların kullanıldığı, okulların, misyon ve vizyon ifadeleri ile eTwinning'in ortaya koyduğu hedeflerinin paralellik gösterdiği tespit edilmiştir. eTwinning projesi gerçekleştirenlere atamalarda geçerli ek puan verilmesinden sonra yönelimin arttığı, eTwinning'in öğretmenler arası mesleki etkileşim, iletişim ve ilişkiyi arttırdığı, eTwinning çalışmalarının öğretmenlerin mesleki gelişimlerine katkı sağladığı, Web 2.0 araçlarını kullanma becerisi edindikleri, öğrencilerin kendilerini keşfedip kendilerine güven duymalarını sağladığı, yaratıcı becerilerini ortaya çıkardığı, öğretmen-öğrenci-veli iletişimi sağladığı, kültürler arası etkileşimle dil gelişimine katkıda bulunduğu, Web 2.0 araçlarını kullanma becerisi ve güvenli internet konularında bilgi sahibi oldukları görülmüştür. Ancak, eTwinning yaygınlaştırma aşamalarının yorucu olduğu, velilerin çalışmalara kayıtsız kaldıkları, öğrencilerin ekran karşısında fazla kalmasına neden olduğu, okulların internet ve teknik alt yapı eksiklilerinin engel teşkil ettiği, projeler için okul bütçesinin yetersiz olması ve projeler kapsamında okul hareketliliğinin bulunmaması topluluğun eksik yönleri olarak tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda projelerde görev alan öğretmenlerle öğrencilerin ödüllendirilmesi, eğitimciler için hizmet içi eğitimlerin düzenlenmesi, gerekli maddi desteğin sağlanması, öğretmen-öğrenci hareketliliği getirilmesi, görünürlük için yeni bir portal oluşturulması ve teknik altyapı eksiklilerinin giderilmesi gibi önerilerde bulunulmuştur.

21. yüzyılAvrupa BirliğiElektronik öğrenme+5
Özgür Özçakır
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin okul iklimi ve mesleki imaj algılarının örgütsel bağlılık üzerindeki rolü: Karadeniz Ereğli örneği

Bu araştırmanın amacı, Zonguldak ili Karadeniz Ereğli ilçesinde görev yapan öğretmenlerin okul iklimi ve mesleki imaj algılarının, örgütsel bağlılık üzerindeki rolünü ortaya çıkartmaktır. Nicel araştırma yöntemi ile yürütülen bu çalışmada, ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Zonguldak ili Ereğli ilçesinde resmi ilkokul, ortaokul, lise bünyesinde görev yapan ve tabakalı örnekleme yöntemi ile belirlenen 350 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmadaki veriler için; "Okul İklim Ölçeği", "Öğretmenlik Mesleği İmaj Ölçeği", "Öğretmenler İçin Örgütsel Bağlılık Ölçeği" ve "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen veriler SPSS 20.0 programı ile analiz edilmiş; t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), korelasyon analizi ve çoklu regresyon analizleri kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre; öğretmenlerin okul iklimi algılarının yüksek, mesleki imaj ve örgütsel bağlılık algılarının ise orta düzeyde olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin okul iklimi ve mesleki imaj algıları arasında pozitif yönde anlamlı orta düzeyde, okul iklimi ve örgütsel bağlılık algıları arasında pozitif yönde anlamlı güçlü düzeyde, mesleki imaj ve örgütsel bağlılık algıları arasında ise pozitif yönde anlamlı ve orta düzeyde ilişki olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin okul iklimi ve mesleki imaj algılarının, örgütsel bağlılığı pozitif yönde anlamlı bir şekilde yordadığı, öğretmenlerin okul iklimi ve mesleki imaj algılarının örgütsel bağlılık algılarını %55 oranında açıklayabildiği görülmüştür.

Reyhan Oflaz
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin teknolojik liderlik davranışları ile öğretmenlerin dijital okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırma, okul müdürlerinin teknolojik liderlik davranışları ile, öğretmenlerin dijital okur yazarlık düzeyleri arasındaki ilişkiyi öğretmen algılarına dayalı olarak ortaya koymayı amaçlayan betimsel bir çalışmadır. Araştırma tarama modelinde, nicel araştırma yöntemiyle desenlenmiştir. Araştırmanın evrenini, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Zonguldak ili ve ilçelerindeki ortaöğretim kurumlarında görev yapan 2232 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem alma yoluna gidilerek, 346 öğretmen çalışmaya dahil edilmiştir. Örneklem seçiminde seçkisiz örnekleme yöntemlerinden basit seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Durnalı (2018) tarafından geliştirilen "Okul Müdürü Teknolojik Liderlik Davranış Ölçeği" ve Ng (2012) tarafından geliştirilen ve Üstündağ, Güneş ve Bahçivan (2017) tarafından Türkçeye uyarlama çalışması yapılan "Dijital okuryazarlık Ölçeği" kullanılmıştır. Her iki ölçek için de izin alınmıştır. Araştırma kapsamında toplanan veriler SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin araştırma sorularına göre analiz edilebilmesi için ANOVA, Kruskal Wallis-H testi, Pearson korelasyonu ve basit doğrusal regresyon analizleri uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre öğretmenler, okul müdürlerinin teknolojik liderlik davranışlarını yeterli düzeyde görmektedir. Bu sonuca ilişkin öğretmen algılarının, öğretmenlerin mesleki kıdemi ile görev yaptıkları okul türüne göre anlamlı bir farklılık göstermezken, görev yaptıkları okullardaki görev süreleri bağlamında anlamlı düzeyde farklılaştığı görülmüştür. Buna göre görev süresi 1 yıl olan öğretmenler bu düzeyi 2 yıl olanlara oranla daha yüksek algılamaktadır. Araştırmada ayrıca öğretmenlerin kendi dijital okuryazarlık davranışlarını yeterli düzeyde gördükleri sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada, okul müdürlerinin teknolojik liderlik davranışları ile öğretmenlerin dijital okuryazarlık düzeyleri arasında düşük düzeyde pozitif yönlü bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak, araştırma bulguları, okul müdürlerinin teknolojik liderlik davranışlarının öğretmenlerin dijital okuryazarlık düzeylerinin istatistiksel olarak anlamlı bir yordayıcısı olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Okul müdürleri, teknolojik liderlik, dijital okuryazarlık

Dijital okuryazarlıkLiderlikOkul yöneticileri+3
Faruk Yavuzyiğitoğlu
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin öğretimsel liderlik davranışları ile öğretmenlerin bireysel yenilikçilik düzeyleri arasındaki ilişki

Okul yöneticilerinin öğretimsel liderlik davranışları ile öğretmenlerin bireysel yenilikçilik düzeyi arasındaki ilişkiyi incelemeyi hedefleyen bu çalışma, betimsel bir çalışma olup ilişkisel tarama modelinde, nicel araştırma modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın örneklemini 2020- 2021 eğitim-öğretim yılında Zonguldak İli ve İlçelerinde bulunan resmî orta öğretim kurumlarında görev yapmakta olan 363 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak ''Öğretimsel Liderlik Ölçeği'' ve ''Bireysel Yenilikçilik Ölçeği'' kullanılmıştır. Orijinallerinde geçerlik güvenirlik yapısı mevcut olan her iki ölçek için yine bu çalışma ait geçerlik güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Çalışmada öncelikle normal dağılıma uygunluk testleri yapılmış ve parametre dışı testlerde iki grubun birbiri ile kıyaslarken Mann-Whitney U testi, ikiden fazla grup arasındaki farklılığı ölçerken de Kruskal Wallis testi uygulanmıştır. Öğretimsel liderlik ve bireysel yenilikçilik arasındaki ilişkinin incelenmesi için Spearman's rho Korelasyon Katsayılarına bakılmıştır. Araştırma bulgularına göre, okul yöneticileri yüksek oranda öğretimsel liderlik davranışları sergilemektedir ve bu düzey cinsiyet faktörüne göre erkek öğretmenlerin lehine olacak şekilde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermektedir. Sonuçlara göre katılımcıların bireysel yenilikçilik düzeylerinin düşük ve kendilerinin ''sorgulayıcı'' kategoride yer aldıkları bulunmuştur. Araştırma bulgularına göre bireysel yenilikçilik ve bireysel yenilikçiliğin bazı alt boyutlarında cinsiyet, yaş aralığı, eğitim düzeyi ve mesleki kıdem faktörlerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olduğu görülmüştür. Bu çalışmaya göre, yöneticilerin öğretimsel liderlik davranışları ile öğretmenlerin bireysel yenilikçilik düzeyleri ile arasında pozitif yönlü, anlamlı ancak zayıf bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Öğretimsel Liderlik, Bireysel Yenilikçilik, Öğretmen Algıları

Bireysel yenilikçilikLiderlikOkul yöneticileri+5
Seda Orhan Müminoğlu
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Temel eğitim kademelerinde gerçekleştirilen okul temelli hizmet içi eğitim faaliyetlerinin yönetici ve öğretmen görüşlerine göre incelenmesi

Yönetici ve öğretmenlerin okullardan uzaklaşmadan, ilgi, istek ve ihtiyaçlarına göre iş başında, mesleki bilgi ve becerilerini arttırması için okul temelli hizmet içi eğitim (OTHE) faaliyetlerine katılması gerekmektedir. Bu araştırmada, temel eğitim kademelerinde gerçekleştirilen okul temelli hizmet içi eğitim faaliyetlerinin yönetici ve öğretmen görüşlerine göre incelemek amaçlanmıştır. Çalışmada, nitel araştırma yöntemi bağlamında durum (örnek olay) çalışması deseni benimsenmiştir. Durum çalışması desenine uygun yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. Çalışma grubunu 2023-2024 eğitim öğretim yılında Zonguldak ili Alaplı ilçesinde temel eğitim kademelerinde görev yapan ve amaçlı (yargısal) örnekleme yöntemi ile seçilmiş 15 yönetici, 21 öğretmen olmak üzere toplam 36 eğitimci oluşturmuştur. Katılımcılar ile yapılan görüşmeler sonucunda elde edilen veriler içerik analizi tekniğiyle ayrıntılı çözümlenmiştir. Araştırmanın bulgularına baktığımızda; eğitimcilerin aynı zaman dilimlerinde, genellikle birlikte Web 2 araçları, ilk yardım, akıl zekâ oyunları gibi hizmet içi eğitimler aldıkları görülmektedir. Kursların eğitim personelinin kişisel ve mesleki yaşantılarına olumlu katkı sağladığı, bilgi ve teknoloji çağına ayak uydurmasına yardımcı olduğu, okul kültürünün oluşmasında ve eğitimde verimliliğin sağlanmasında etkili olduğu görülmektedir. Araştırma sonucunda; eğitimcilerin okul ve sosyal yaşantıda gelişimlerini sağlayacak kurslara ilgi gösterdikleri görülmektedir. OTHE faaliyetlerinin ilgi ve ihtiyaçlar doğrultusunda genellikle sene başı ve sene sonu seminerlerinde planlanması gerektiği vurgulanmaktadır. Hizmet içi eğitimlerin yüz yüze verilmesi, eğitimcinin alanında uzman olması, eğitim konularının güncel belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Mesleki Gelişim, Hizmet İçi Eğitim, Yönetici, Öğretmen.

Ömer Yavuz
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki ve teknik ortaöğretim kurum yöneticilerinin teknik liderlik becerileri ile öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, katılımcıların görüşlerine göre mesleki ve teknik ortaöğretim kurum yöneticilerinin teknik liderlik becerileri ile öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu nicel çalışmada genel tarama modeli kullanılmış olup araştıranın evreni 2022/2023 eğitim öğretim yılında Ankara ilinde bulunan mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında çalışmakta olan 405 meslek ve kültür dersleri branş öğretmenlerinden oluşmaktadır. Mesleki ve Teknik Ortaöğretim Okul Yöneticilerinin Teknik Liderlik Beceri Ölçeği ve Örgütsel Vatandaşlık Davranış Ölçeği olmak üzere iki ölçek kullanılmıştır. Çalışma sonucu elde edilen verilerin aritmetik ortalama ve standart sapmaları incelendiğinde mesleki ve teknik ortaöğretim okul müdürlerinin teknik liderlik becerilerinin ve öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranış düzeylerinin yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Değişkenler arası ilişkiler incelendiğinde ise eğitim durumu, yöneticilik deneyimi ve okuldaki görev değişkenlerine göre anlamlı ilişkiler görülmüştür. Regresyon analizinden elde edilen sonuçlar incelendiğinde, mesleki ve teknik ortaöğretim okul yöneticilerinin teknik liderlik becerilerinin öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışlarının anlamlı bir yordayıcısı olduğu tespit edilmiştir. Örgütsel vatandaşlık genelinde; yöneticilik deneyimi değişkenine göre 6-10 yıl arası yöneticilik deneyimine sahip öğretmenler aleyhine, okuldaki görev değişkenine göre ise müdür yardımcısı olarak çalışmakta olan öğretmenler aleyhine anlamlı farklılıklar ortaya çıkmıştır.

LiderlikMeslek liseleriOkul yöneticileri+7
İlhami Şirin
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin dönüşümcü liderlik davranışlarının öğretmenlerin mesleki gelişimlerine etkisi

Bu araştırma, ortaöğretim kurumlarında "okul yöneticilerinin dönüşümcü liderlik davranışlarının öğretmenlerin mesleki gelişimlerine etkisini" öğretmen görüşlerine dayalı olarak ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu araştırmada nicel araştırma modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evreni, 2021-2022 eğitim öğretim yılında, Zonguldak ili Çaycuma, Devrek, Ereğli, Gökçebey ve Merkez ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerden oluşmuştur. Araştırmanın örneklemini de olasılıklı örnekleme yöntemlerinden tabakalı oranlı örnekleme yöntemi kullanılarak, ilçelerin farklı okul türlerinden belirlenmiş olan 578 öğretmen oluşturmaktadır. Evreni temsil eden örneklemin büyüklüğünün alt sınırı 278 dir. Araştırmanın değişkenlerine ilişkin veriler, kişisel bilgilerin yer aldığı form ve standardize edilmiş ölçekler aracılığıyla elektronik ortamda toplanmıştır. Okul yöneticilerinin dönüşümcü liderlik davranışlarına ilişkin veriler Balyer (2012)'in uyarladığı "Dönüşümcü Liderlik Özellikleri Ölçeği" ile; öğretmenlerin Mesleki Gelişim algısına ilişkin veriler Özdemir (2020)'in uyarladığı "Mesleki Öğrenme Etkinlikleri Ölçeği" ile ve katılımcılara ait kişisel bilgiler "Kişisel Bilgi Formu" ile toplanmıştır. Araştırmadaki veriler, SPSS programına aktarılıp analiz edilmiştir. Verilerin analiz edilmesinde yüzde, sayı, standart sapma ve ortalama gibi betimleyici istatistiki metotlar kullanılmıştır. Bağımsız örneklem T-Test Tekniği çözümlemesi yapılmıştır. Tek Yönlü Varyans Tekniği çözümlemesi -ANOVA yapılmıştır. Pearson Korelasyon Katsayısı uygulanmıştır. Basit doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgularda, okul müdürlerinin dönüşümcü liderlik davranışlarının ve öğretmenlerin mesleki gelişim düzeylerinin öğretmenlerin cinsiyetine, mesleki kıdemine, eğitim durumuna, okul türüne ve okul müdürü ile çalışma sürelerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir fark oluşturmadığı sonucuna varılmıştır. Okul müdürlerinin dönüşümcü liderlik davranışları ile öğretmenlerin mesleki gelişim düzeyleri arasında pozitif yönlü ve yüksek düzeyde bir ilişki olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Ayrıca okul yöneticilerinin dönüşümcü liderlik davranışlarının öğretmenlerin mesleki gelişimleri üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu görülmüştür.

Dönüşümcü liderlikLiderlikLise öğretmenleri+6
Ercan Kahya
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Dezavantajlı okullarda öğretmen liderliğinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı sosyoekonomik açıdan dezavantajlı okullarda öğretmen liderliğinin okul gelişimine katkısını öğretmen görüşlerine göre incelemektir. Bu araştırmada araştırma deseni olarak nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Çalışma grubu Zonguldak iline bağlı Alaplı, Devrek, Çaycuma ve Ereğli ilçelerindeki dezavantajlı ortaokullarda görev yapan 25 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak yapılan görüşmelerle toplanmıştır. Toplanan veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiş ve araştırmanın bulgularına ulaşılmıştır. Öğretmenlerin görüşlerine göre öğretmen liderliği dağıtımcı, öğretimsel ve dönüşümcü liderlik temaları altında tanımlanmıştır. Ortaya çıkan sonuçlar şu şekildedir: Öğretmenlerin görüşlerine göre lider öğretmenler; bireysel destek sunan, yeni durumlara ön ayak olan, amaçlar belirleyip paylaşan, olumlu sınıf iklimi oluşturan ve karizmatik kişilerdir. Lider öğretmenlerin okul gelişimine katkısı konusunda öğretmen görüşlerinin çoğunluğu; okullarda lider öğretmenlerin olmasının öğrenci başarısını, öğrenci motivasyonunu, okul iklimini ve öğretmen motivasyonunu olumlu yönde etkileyeceği yönündedir. Öğretmen liderliğinin oluşmasını engelleyen unsurlar; veli engeli, meslektaş baskısı, mevzuat, idare tarafından desteklenmeme, izin engeli, öğrenci isteksizliği olarak ifade edilmiştir. Ortaya çıkan engellerin veli eğitimi, kararlılık ve mesleki itibarın artırılması yoluyla çözülebileceği düşünülmektedir. Öğretmen liderliği; okul yönetiminin desteği, eğitici seminerler, üst yönetim birimlerinin desteği ve ödüllendirme yoluyla geliştirilip desteklenebilir.

Dağıtımcı liderlikDezavantajlı okullarDönüşümcü liderlik+4
Işıl Gürez
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00