Hasan Kalyoncu University
Anabilim Dalı

Eğitim Bilimleri Eğitimi Anabilim Dalı

Hasan Kalyoncu University

72

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesinde örgüt kültürü: Bir karma yöntem araştırması

Bu çalışmanın amacı, Aydın ili Efeler ilçesinde anaokulu, ilkokulu, ortaokul ve lise bünyesinde görev yapan okul öncesi öğretmenlerin örgüt kültürüne ilişkin görüşleri alınarak okullarda var olan kültürel yapının incelenmesidir. Karma yöntem desenlerinden açıklayıcı ardışık desen ile yürütülen araştırmanın nicel boyutunda çalışma evreni; 2019- 2020 eğitim öğretim yılında Aydın ili Efeler ilçesinde bulunan devlet okullarındaki bağımsız anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise bünyesinde görev yapan 219 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada, çalışma evrenindeki tüm öğretmenlere ulaşılmaya çalışılmış, dağıtılan 219 anket formundan aşırı ve aykırı olarak değerlendirilen geçersiz anket formları çıkartılarak evrendeki 172 öğretmenin verileri istatistikî analiz değeri olarak kayıtlara geçmiştir. Araştırmanın olgubilim desenindeki nitel boyutunda çalışma grubu ise maksimum çeşitlilik örneklemesi ile belirlenmiş ve her bir okul türünde (bağımsız anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise) görev yapan 2'şer okul öncesi öğretmeni seçilmiş toplamda 8 okul öncesi öğretmeni ile görüşülmüştür. Araştırmada nicel verilerin toplanıp analizi sonrası elde edilen sonuçları açıklamak amacıyla nitel veriler toplanmış ve analiz edilmiştir. Nicel verilerin toplanması için Terzi (2005) tarafından geliştirilen Okul Kültürü Ölçeği (OKÖ) kullanılmıştır. Nitel verilerin toplanması için ise araştırmacı tarafından hazırlanmış olan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Okul kültürüne ilişkin 29 soru sorulmuştur. Elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak parametrik testler ile analiz edilmiştir. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda okul öncesi öğretmenlerinin görüşlerine göre, öğretmenlerin görev yaptıkları okullarında sırasıyla en çok destek kültürü, başarı kültürü, görev kültürü ve son olarak da bürokratik kültürün hakim olduğu sonucuna varılmıştır. Araştırmada mesleki kıdem, okul kıdemi ve okul türü değişkenine göre okul kültürü analizi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucu öğretmenlerin mesleki kıdemine göre okul kültürü algılarında anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Okul kıdemi değişkenine göre algı düzeyleri, destek kültürü, başarı kültürü, görev kültürü boyutlarında istatistiksel anlamda bir farklılık göstermemekte iken bürokratik kültür boyutunda okul kıdemi 6-10 yıl olan öğretmenlerin puan ortalamaları ile 16-20 yıl arasında okul kıdemine sahip öğretmenlerin puan ortalamaları arasında anlamlı fark vardır. Okul türü değişkenine göre algı düzeyleri, destek kültürü, bürokratik kültür, görev boyutlarında istatistiksel anlamda bir farklılık göstermekte iken; başarı kültürü boyutunda anlamlı fark göstermemektedir. Destek kültürü boyutunda okul türü ilkokul olan öğretmenlerin puan ortalamaları ile okul türü bağımsız anaokulu olan öğretmenlerin puan ortalamaları arasında anlamlı fark vardır. Bürokratik kültür boyutunda, okul türü ilkokul olan öğretmenlerin puan ortalamaları ile okul türü bağımsız anaokulu olan öğretmenlerin puan ortalamaları arasında; okul türü bağımsız anaokulu olan öğretmenlerin puan ortalamaları ile okul türü lise olan öğretmenlerin puan ortalamaları arasında anlamlı fark vardır. Görev kültürü boyutunda, okul türü ilkokul olan öğretmenlerin puan ortalamaları ile okul türü bağımsız anaokulu olan öğretmenlerin puan ortalamaları arasında; okul türü bağımsız anaokulu olan öğretmenlerin puan ortalamaları ile okul türü lise olan öğretmenlerin puan ortalamaları arasında anlamlı fark vardır. Nitel boyutta ise okul öncesi öğretmenleri ile yapılan görüşmelerde, nicel verileri destekler nitelikte öğretmenler arasında bağlılık ve karşılıklı ilişki ağırlıklı olarak görülmektedir. Elde edilen sonuçlara göre öğretmenlerin okulda alınan kararlara katılımının desteklenmesi önerilmektedir. Böylelikle dikkate alınan öğretmenler okul kültürü oluşturmada okul yönetimine destek olabilecektir. Yöneticilerin ve öğretmenlerin kültürün farklı boyutları ile ilgili eğitimler alması da okul kültürünü geliştireceği düşünülmektedir.

Okul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenlerÖlçekler+2
Seçkin Selimoğlu
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lise öğrencilerinin akademik azim, olumlu gelecek beklentileri ve akademik erteleme davranışlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı lise öğrencilerinin akademik azim düzeyleri, olumlu gelecek beklenti düzeyleri ve akademik erteleme düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Bu araştırma korelasyonel bir çalışmadır. Araştırmanın evreninin 2021-2022 eğitim öğretim yılında Güneydoğu Anadolu bölgesinde öğrenim gören lise öğrencileri; örneklemini ise, liselerde öğrenim gören ve araştırmaya gönüllü olarak katılan 1328 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Akademik Azim Ölçeği (AAÖ), Olumlu Gelecek Beklentisi Ölçeği (OGBÖ) ve Akademik Erteleme Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde sürekli değişkenlerin demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek bağımsız gruplar için t testi, ikiden fazla kategorilerin puan ortalamalarının karşılaştırılmasında tek yönlü varyans analizi (One way ANOVA) kullanılmıştır. Olumlu gelecek beklentisi ve akademik azmin akademik ertelemeyi yordamasına yönelik olarak hiyerarşik regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre akademik azim ile akademik erteleme arasında negatif yönde orta düzeyde bir ilişki, olumlu gelecek beklentisi ile akademik erteleme arasında negatif yönde orta düzeyde bir ilişki ve akademik azim ile olumlu gelecek beklentisi arasında pozitif yönde orta düzeyde bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Olumlu gelecek beklentisi ve akademik azim akademik ertelemedeki varyasın %32' sini açıklamıştır. Ayrıca olumlu gelecek beklentisi, akademik azim ve akademik erteleme puan ortalamaları bazı demografik değişkenlere göre farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır.

Emrah Işıktaş
Hasan Kalyoncu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İmam hatip lisesi 1 ve 4. sınıf öğrencilerinin değer yönelimleri-Gaziantep ili, Araban ilçesi örneği-

Bu araştırmanın amacı, imam hatip liselerinde öğrenim gören öğrencilerin değer yönelimlerini çeşitli değişkenler açısından incelemektir. Bu araştırma genel tarama modelinde, betimsel türde bir araştırma olup, kesit alma yaklaşımıyla yapılmıştır. Örneklem Gaziantep ilinin Araban ilçesinde öğrenimlerine devam eden İmam Hatip Lisesi 1 ve 4. sınıf olmak üzere toplam 110 öğrenciden oluşmaktadır. Ölçme aracı olarak Kişisel Bilgi Formu ve Schwartz Değerler Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin girilmesi ve istatistiksel işlemlerin uygulanması SPSS 25 programı ile yapılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde ise t-testi ve tek yönlü ANOVA teknikleri kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre; katılımcıların en çok önemsediği değer dindarlık olmuştur. Bunu sırasıyla; evrensellik, iyilikseverlik, güvenlik, başarı, geleneksellik, hazcılık ve uyarılım değerleri takip etmiş; en az önemsedikleri değer ise güç değeri olmuştur. Sınıf düzeyi ve güç değeri; ikamet edilen yer ve hazcılık değeri; baba eğitim düzeyi ve iyilikseverlik, güç, uyma, özyönelim, dindarlık ve güvenlik değerleri arasında anlamlı bir farklılık olduğu saptanmıştır. Cinsiyet, anne eğitim düzeyi ve kardeş sayısı ile değer yönelimleri arasında anlamlı fark olmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Değer, değer yönelimi, schwartz değerler ölçeği, imam-hatip, değerler eğitimi

Değer orientasyonuDeğerler eğitimiGaziantep-Araban+2
Büşra Temur
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğrenme güçlüğü olan bireyler için destek eğitim programının değerlendirilmesi

Eğitim süreçlerinde, öğrenme güçlüğü yaşayan bireylerin ihtiyaçlarına yönelik olarak hazırlanan Öğrenme Güçlüğü Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programının etkililiği büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, öğrenme güçlüğü yaşayan bireyler için geliştirilen Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan Öğrenme Güçlüğü Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programını, doküman incelemesi ve öğretmen görüşleri doğrultusunda değerlendirmektir. Bu doğrultuda bu program, eğitim programlarının temel bileşenlerine göre değerlendirilerek, programın güçlü, zayıf yönlerinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu araştırmada, 2021'de yayınlanan programın analizi ve 2022-2023 eğitim yılında Marmara bölgesindeki rehabilitasyon merkezlerinde görev yapan 14 öğretmenin görüşleri esas alınmıştır. Veri toplama araçları olarak 'Ölçüt Bağlamında İnceleme Formu ve Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılmıştır. Verilerin analizi için betimsel analiz kullanılmıştır. Elde edilen araştırma sonuçlarına göre, incelenen programın genel yapısının büyük ölçüde istenilen özelliklere sahip olduğu belirlenmiştir. Ancak programın felsefesi konusunda öğretmenler arasında farklı görüşlerin bulunduğu saptanmıştır. Programın hedeflerinin genellikle istenilen özellikleri taşıdığı ve özel öğrenme güçlüğü olan bireyler için hazırlanan hedeflerin ulaşılabilir ve davranışsal olarak ifade edilebilir olduğu tespit edilmiştir. Fakat, hedeflerin ölçülebilir ve gözlenebilir olma konusunda bazı eksikliklerin olduğu gözlemlenmiştir. İçerik boyutunda öğretmenler, modüllerin yeterli ve güncel olduğunu belirtmiştir, ancak ders saatlerinin yetersiz olduğu ve bazı içeriklerin kaynaşıklık durumunu kısmen taşıdığı belirlenmiştir. Öğrenme-öğretme süreci açısından, öğretmenlerin materyal seçiminde ve yöntem-teknik kullanımında bazı zorluklar yaşadığı görülmüştür. Değerlendirme boyutunda, programın geçerli, güvenilir ve kullanışlı ölçme araçları sunduğu, ağırlıklı olarak süreç değerlendirmesine yer verdiği belirlenmiştir. İşlevsellik açısından, programın BEP hazırlama konusunda yeterli destek sağladığı, ancak aile eğitiminin eksik olduğu ve program uygulama eğitiminin bulunmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, bu çalışma, bireysel farklılıkları ve özel gereksinimleri tanımanın ve bunlara uygun tedbirler almanın son derece önemli olduğunu vurgulamaktadır. Bu sonuçlar, eğitimcilere, politika yapıcılara ve kurumlara mevcut uygulamaları inceleme ve gelecekteki girişimleri geliştirme konusunda rehberlik sağlamaktadır. Anahtar Sözcükler: Program değerlendirme, öğrenme güçlüğü olan öğrenciler için destek eğitim programı, öğretmen görüşleri

Emine Sezgin Çelik
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Teknoloji temelli sınıf yaklaşımına ilişkin öğrenci görüşleri: Fırat Üniversitesi İngiliz Dili Bölümü örneği

Technology has come to stay and will continue to grow in all facets of human existence and development. The importance of technology integration in all fields of human growth, academia, teaching and usage by students has been the subject of concern of many scholars and researchers. As technology progresses in humanity, it is gradually taken centre stage in schools around the world. Many institutions are moving from lecturer's centred education to students oriented through technology. Technology integration has been researched for more than two decades; but, studies in both qualitative and quantitative have revealed varied effects on the usage of technology in the classes. However, the role of schools tends to prepare students for challenges of life after graduation and how to stay current; the use of technology is at its peak. Yet the ways of using the technology in classrooms are still in the hands of students. Therefore the opinions of students' can probably affect the use of technology in a class. This study analysed classroom technology evolution in university settings. Technology based classroom were measured via controlled Likert scale surveys. The research aimed to examine whether students' years in usage of technology, how often students use technology based classrooms, and availability of technology based classrooms and facilities influenced their perception of the technology oriented classroom. The use of technology based classroom aids students to become self-oriented learners, motivate them to study English language and their continuous usage of technology based classroom has contributed to self–efficacy in classroom. The data of this study was collected through the means of survey. The survey was administered to three hundred and three (303) English language learning students at Firat University-Department of English language with the following class levels-preparatory, first, second, third- and fourth-year students. The outcome of this study revealed that even though majority of students have electronic and technological gadgets but a lot of time is spending on these tools and materials for other reasons rather than educational purposes. The study also established that students' behaviour towards technology –based classroom is assenting. However, English language students do notse this approach more often. Furthermore, the use of technology- based classroom is not frequent due to several challenges, examples are lack of technological materials, insufficient information about the use of the various types of these gadgets, and programs; inadequate courses for the effective training of teachers and students on how to use this approach. More importantly, the outcome of this study's analysis is that majority of variables recorded no statistically significant differences between the means of the group.However, two variables had meainingful significancy between those variables. It was also established that there were no significant differences between the means of the majority of the variables. Nonetheless,two items recorded significant differences. Lastly, this study provided methodological suggestions like improving the technology based classroom with modern technological tools, materials and providing adequate training for both students and teachers on how to use the technology-based classroom to help increase the implementation of technology in English language learning. Key Words: Technology-Based Classroom, Self-Efficacy, University Setting, Technology Integration, English Language Learning

TechnologyTechnology based instructionTechnology integration+5
Yakubu Issaku
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul öğretmenlerinin öğretimi planlama yeterlik algıları ile program okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Eğitim sürecinin belirlenen amaçlara ulaşabilmesi için öğretmenlerin sahip olması gereken bazı yeterlikler bulunmaktadır. Öğretmenlerin uygulanacak program ile ilgili bilgi sahibi olması ve öncesinde bu süreç için hazırlık yapmasına ihtiyaç vardır. Bu araştırmanın amacı ortaokul öğretmenlerinin öğretimi planlama yeterlik algıları ile program okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evreni 2021-2022 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Diyarbakır ili merkez ilçelerinde (Kayapınar, Bağlar, Sur ve Yenişehir) görev yapan 5448 ortaokul öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle belirlenen 675 ortaokul öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Gülbahar (2016) tarafından geliştirilen Öğretimi Planlama Yeterlik Algısı Ölçeği (ÖPYAÖ)" ve Kahramanoğlu (2019)'nun geliştirdiği "Öğretim Programı Okuryazarlığı Ölçeği (ÖPOÖ)" kullanılmıştır. Ölçekler katılımcılara yüz yüze uygulanmıştır. Betimsel istatistiklerin yanında verilerin analizinde bağımsız örneklemler t- testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Spearman sıra farkları korelasyon katsayısından faydalanılmıştır. Araştırma sonuçlarında ortaokul öğretmenlerinin öğretimi planlama yeterlik algılarında cinsiyet, yaş, mezun olunan fakülte, okul türü, haftalık ders saati, hizmet içi eğitim alma durumu değişkenlerine göre herhangi bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Ortaokul öğretmenlerinin program okuryazarlığı düzeylerinde ise cinsiyet, okul türü, haftalık ders saati ve hizmet içi eğitim alma durumu değişkenlerinin anlamlı farka neden olduğu bulunmuştur. Ortaokul öğretmenlerinin öğretimi planlama yeterlik algıları ile program okuryazarlık düzeyleri arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın sonucunda görüşme, gözlem gibi veri toplama teknikleri kullanılarak daha derinlemesine veriler elde edilebilecek nitel araştırmalar yapılabileceği ya da eğitim fakültesinde alınan derslerin öğretmen adaylarının öğretimi planlama yeterlik algılarının ya da program okuryazarlık düzeylerinin gelişimine etkisi üzerine çalışmalar gerçekleştirilebileceği şeklinde öneriler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Öğretim, program, okuryazarlık, planlama, program okuryazarlığı

Branş öğretmenleriEğitim programlarıOrtaokul öğretmenleri+7
Duygu Yıldız
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul İngilizce öğretmenlerinin İngilizce dersindeki değerler eğitimi uygulamalarına yönelik görüşleri

Bu araştırmanın amacı ortaokullarda görev yapan İngilizce öğretmenlerinin İngilizce dersindeki değerler eğitimi uygulamalarına yönelik görüşlerinin incelenmesidir. Araştırmanın modeli nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışmasıdır. Araştırmanın çalışma grubu 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır ili merkez ilçelerinde görev yapan ortaokul İngilizce öğretmenlerinden oluşmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu Diyarbakır ili merkez ilçelerinde (Bağlar,Kayapınar, Yenişehir ve Sur) devlet ortaokullarında görev yapan 50 İngilizce öğretmeninden oluşmaktadır. Çalışmanın örneklemi belirlenirken amaçlı örneklem yönteminden ölçüt örneklemden yararlanılmıştır. Katılımcı öğretmenlerin, İngilizce dersindeki değerler eğitimi uygulamalarına yönelik görüşlerini alabilmek için alanında uzman 9 akademisyen ve 7 öğretmenin görüşü alınarak oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme formu veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Elde edilen bulgular neticesinde öğretmenler değerler eğitimi başlığının yeterli olduğunu ama kazanımlar içerisinde yeterince değerlere yer verilmediğini belirtmişlerdir. Değerler eğitiminin kazanımlarda yüzeysel kaldığını belirtmişlerdir. Öğretmenler programda yer alan saygı, sevgi ve sorumluluk değerlerinin öncelikli olarak öğrencilere kazandırılması gerektiğini belirtmişlerdir. Öğretmenlerin çoğu değerlerin öğrencilere kazandırılmasında kendilerini rol model olarak görmektedirler. Öğretmenlerin değerler eğitimi uygulamaları konusundaki görüşleri değerlerin doğrudan kazandırılması gerektiği yönündedir. Değerlerin kazandırılmasında öğretmenler en geleneksel yöntem olan düz anlatım yöntemini tercih etmektedirler. Bunun yanı sıra dersi eğlenceli hale getirebilmek için oyunlardan, videolardan, filmlerden yararlanmaktadırlar. Öğretmenler, değerler eğitiminin önündeki en önemli problemin, okulda öğretilen değerlerle toplumun değerlerinin uyuşmaması ve sınıf mevcutlarının kalabalık olmasının değerler eğitiminin etkililiğini azalttığı görüşündedirler. Ailenin değerler eğitimi konusundaki eğitimlerinin yetersizliği ise öğretmenler için bir başka en büyük sorunlardan biridir. Öğretmenler, öneri olarak değerler eğitimi dersinin olması gerektiğini ve öğretmenlerin de konu ile ilgili hizmet içi eğitim almaları gerektiğini vurgulamışlardır.

DeğerlerDeğerler eğitimiİngilizce dersi
Öznur Pusa
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sınıf öğretmenlerinin mesleki öz-yeterlikleri ile değerler eğitimi öz-yeterliklerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı sınıf öğretmenlerinin mesleki öz-yeterlikleri ile değerler eğitimi öz-yeterliklerini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda sınıf öğretmenlerinin mesleki öz-yeterlik ile değerler eğitimi öz-yeterlik düzeylerinin ve bu öz-yeterliklerin alt boyutları açısından nasıl bir dağılım gösterdiğini, sınıf öğretmenlerinin mesleki öz-yeterliklerinin ve değerler eğitimi öz-yeterliklerinin cinsiyet, mesleki kıdem, en son mezun olduğu okul, öğrenim düzeyi, bilimsel yayın takip etme sıklığı, bilimsel toplantılara katılma durumu (sempozyum, kongre, konferans vb.) ve değerler eğitimi ile ilgili herhangi bir kurs veya seminer katılıp katılmama değişkenlerine göre istatiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Malatya ilinin ilçelerine bağlı devlet ilkokullarında görev yapan toplam 2515 sınıf öğretmeni arasından basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle seçilen 346 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada sınıf öğretmenlerinin mesleki öz-yeterlikleriyle ilgili veriler; Çolak, Yorulmaz ve Altınkurt (2017) tarafından geliştirilen "Öğretmen Öz-Yeterlik Ölçeği" ile, sınıf öğretmenlerinin değerler eğitimi öz-yeterlikleriyle ilgili veriler ise araştırmacı tarafından geliştirilen "Sınıf Öğretmenlerinin Değerler Eğitimi Öz-Yeterlik Ölçeği" ile toplanmıştır. Elde edilen veriler istatistik paket programı kullanılarak analiz edilmiş ve analizde betimsel istatistik, çarpıklık ve basıklık katsayıları, bağımsız örneklemler için t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), LSD testi ve etki büyüklüğünü hesaplamak için eta kare gibi testler kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre sınıf öğretmenlerinin mesleki öz-yeterlik düzeyleri genel olarak yüksek bulunmuştur. Sınıf öğretmenlerinin mesleki öz-yeterlik düzeyleri, cinsiyet ve değerler eğitimi ile ilgili seminer veya kursa katılıp katılmama değişkenlerinde anlamlı farklılık bulunmuştur. Mesleki kıdem, en son mezun olduğu okul, öğrenim düzeyi, bilimsel yayın takip etme sıklığı ve bilimsel toplantılara katılma durumu değişkenlerinde anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Sınıf öğretmenlerinin değerler eğitimi öz-yeterlik düzeyleri ise genel olarak yüksek bulunmuştur. Ayrıca sınıf öğretmenlerinin değerler eğitimi öz-yeterlik düzeyleri, değerler eğitimi ile ilgili seminer ve kurs alma değişkeninde anlamlı farklılık bulunmuştur. Cinsiyet, mesleki kıdem, en son mezun olduğu okul, öğrenim düzeyi, bilimsel yayın takip etme sıklığı, bilimsel toplantılara katılma durumu değişkenlerine göre herhangi anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Sınıf öğretmenlerinin mesleki öz-yeterliklerinde ve değerler eğitimi öz-yeterliklerinde anlamlı farklılıklar çıkan değişkenlerin etki büyüklükleri incelendiğinde, etki büyüklüğünün düşük olduğu görülmüştür. Sınıf öğretmenlerinin mesleki öz-yeterlikleri ile değerler eğitimi öz-yeterliklerinin arasında pozitif yönde orta düzeyde bir ilişki bulunmuştur.

Değerler eğitimiSınıf öğretmenleriÖz yeterlilik
Sinan Bayat
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Cumhuriyet Dönemi Almanca öğretmeni yetiştirme programlarının incelenmesi

Yabancı dil bilen insan ihtiyacı dil öğrenimini bir gereklilik haline getirmiştir. Geçmişte tek bir yabancı dil bilmek büyük bir avantaj iken bugünün şartlarında en az iki yabancı dil bilmek önemli hale gelmiştir. Almanya ile olan ekonomik iş birliği ve kültürel bağlar başta olmak üzere birçok sebepten dolayı İkinci Yabancı Dil olarak Almanca öğrenimi ülkemizde ön plana çıkmaktadır. Almanca dilinin öğrenme-öğretme sürecinde Almanca öğretmenlerinin etkisi tartışılmazdır. Almanca öğretmenlerinin nitelikli bir şekilde yetiştirilmesi de öğretmen yetiştirme programlarının niteliğine bağlıdır. Bu nedenle, Almanca Öğretmeni Yetiştirme Programlarını incelemek ve gerekli değerlendirmelerde bulunmak önem arz etmektedir. Araştırmanın amacı, Cumhuriyet Dönemi Almanca Öğretmeni yetiştirme programlarıyla ilgili gelişmeleri incelemek, bu programlar arasında karşılaştırmalar yapmak ve değerlendirmelerde bulunmaktır. Araştırma ile ilgili verilerin toplanması, analizi ve yorumlanmasında, nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın hazırladığı ve geliştirdiği Öğretmen Yetiştirme Programları incelenmiş, programların hazırlanış gerekçeleri ortaya konulmuş, her bir programın ders çeşidi, ders sayısı, ders kredi sayısı ve ders saat sayısı bakımından benzer ve farklı yönlerinin neler olduğu saptanmıştır. Ayrıca programlardaki derslerin alan eğitimi, meslek bilgisi ve genel kültür açısından gösterdiği farklılıklar analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Elde edilen bulgular çerçevesinde sonuç ve önerilere yer verilmiştir.

AlmancaEğitim programlarıYabancı dil eğitimi+3
Abdurrahim Tutuş
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Öğretmen adaylarına yönelik yapılan mikro öğretim tekniğine ilişkin çalışmaların meta-tematik analizi

Bu araştırmanın amacı, öğretmen adaylarına yönelik yapılan mikro öğretim tekniğine ilişkin katılımcı görüşüne yer verilmiş olan nitel çalışmaların meta-tematik analiz süreciyle incelenmesidir. Bu araştırmada mikro öğretim tekniğine ilişkin yapılan çalışmalar bağlamında; "öğretmen adayları ve mikro öğretim", "öğretmen adayları ve mikro öğretim tekniği", "öğretmen adayları ve mikro öğretim yöntemi", "öğretmen adayları ve mikro öğretim uygulamaları" anahtar kelimeleri kullanılarak ulaşılan çalışmalar, sadece Türkçe dilinde yazılmış çalışmalar, yurt içinde yapılan yüksek lisans tezi, doktora tezi ve hakemli akademik dergilerde yayımlanan makaleler, 1992-2020 yılları arasında yayımlanmış çalışmalar, öğretmen adaylarına yönelik yapılmış olan çalışmalar, nitel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı ve katılımcı görüşlerinin yer aldığı çalışmalar, literatür taraması yapılırken kullanılan anahtar sözcükler ve veri tabanlarıyla sınırlı olmasına bağlı olarak veriler toplanmıştır. Bu araştırmada nitel araştırma türlerinden meta-tematik analiz kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularında mikro öğretim tekniğine ilişkin yapılan çalışmaların öğretmen adaylarının bilişsel boyutuna etkisi, duyuşsal boyutuna etkisi, kişisel gelişimine etkisi, mesleki gelişimine etkisi, mikro öğretim tekniğine ilişkin yapılan çalışmalarda öğretmen adaylarının karşılaştığı sorunlar ve mikro öğretim tekniğine ilişkin yapılan çalışmalarda öğretmen adaylarının önerileri incelenmiştir. Bu çalışmanın sonucunda araştırmaya dâhil edilen çalışmaların meta-tematik analizine göre öğretmen adayları mikro öğretim tekniği uygulamalarıyla derse aktif katılım sağladıklarını, yaratıcılık becerilerinin geliştiğini, özgüvenlerinin arttığını, öğretmenlik mesleğini sevmeye başladıklarını, derse ilgilerinin arttığını, mikro öğretim tekniğinin kişisel gelişim sağlamaya katkı sunduğunu, sınıf yönetimini sağlayabildiklerini belirtmişlerdir. Ayrıca araştırmaya dâhil edilen çalışmalar incelendiğinde öğretmen adayları mikro öğretim tekniğini uygularken öğretmenlik rolünü yapmada zorlandıklarını ve kendi sınıflarındaki öğrenci arkadaşlarına uygulamadan kaynaklı sorunlar yaşadıklarını açıklamışlardır. Bununla birlikte öğretmen adayları mikro öğretim tekniğinin uygulanmasına ilişkin olarak gerçek sınıf ortamında uygulanmasını, mikro öğretimin ders olmasını ve sınıf mevcudunun azaltılması gibi önerilerde bulunmuşlardır.

Aday öğretmenlerMeta analiziMikro öğretim+2
Necmeddin Berk Hamidi
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Senaryo temelli öğrenme yaklaşımının ilkokul öğrencilerinin çevre bilincine etkisi

Bu araştırmanın genel amacı, senaryo temelli öğrenme yaklaşımının sürdürülebilir kalkınma ışığında çevre okuryazarlığı becerine etkisini incelemektir. Araştırma 2021-2022 eğitim öğretim yılı Güneydoğu Anadolu bölgesinde bulunan bir devlet okulunda yürütülmüştür. Araştırma deneysel araştırma yöntemi ile yürütülmüştür. Araştırmaya ilkokul 4.sınıf öğrencilerinin bulunduğu iki şube seçilmiş; şubelerden biri deney, diğeri kontrol grubunu oluşturmuştur. Deney grubu 12 erkek, 9 kız öğrenci; kontrol grubu ise 11 erkek 11 kız öğrenciden olmak üzere 43 katılımcı ile gerçekleşmiştir. Oluşturulan gruplardan deney grubu senaryo temelli öğrenme yaklaşımıyla eğitim görürken kontrol grubunu oluşturan öğrenciler geleneksel eğitim yoluyla eğitim görmüşlerdir. Araştırma süreci 4 hafta sürmüştür. Araştırmada veriler, çevre okuryazarlığı becerisi başarı testi, günlükler, yarı yapılandırılmış görüşme, afiş ve sloganlarla toplanmıştır. Araştırmada elde edilen başarı testi verileri non-parametrik testi ile analiz edilmiştir. Günlük, yarı yapılandırılmış görüşme, afiş ve sloganlar ise içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırmada elde edilen veriler neticesinde senaryo temelli öğrenme yaklaşımının öğrencilerin akademik başarısını arttırdığı ortaya çıkmıştır. Senaryo temelli öğrenme yaklaşımının kavram öğretiminde etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Ek olarak her ne kadar başlarda öğrenciler zorluk çekse de zamanla çözüm üretme, eleştirel düşünme ve analiz etme becerilerinin geliştiği ortaya koyulmuştur.

Ayşe Sümeyye Yonca
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul binalarının fiziksel koşulları ile iş doyumu arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, resmi Anadolu liselerinde görevli öğretmenlerin algılarına göre okul binalarının fiziksel koşulları ile iş doyumu arasındaki ilişkiyi saptamaktır. Araştırma, nicel araştırma modellerinden betimsel ve ilişkisel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini, 2021-2022 eğitim-öğretim yılında, Diyarbakır merkez ilçelerdeki (Sur, Yenişehir, Kayapınar, Bağlar) resmi Anadolu Liselerinde (mesleki ve teknik liseler hariç) görevli 2169 öğretmen, örneklemini ise, random yöntemi ile seçilen 27 resmi Anadolu lisesi ve bu liselerde görevli 358 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak Çağlayan ve Yılmaz (2011) tarafından geliştirilen "Okul Binaları Ölçeği" ve Gündüz (2008) tarafından geliştirilen "İş Doyumu Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde; aritmetik ortalama, standart sapma, ortanca, bağımsız örneklem t testi, Mann Whitney U testi, tek yönlü varyans analizi, Kruskal Wallis testi, korelasyon katsayısı ve regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bazı önemli bulgular şöyle sıralanabilir: (1) Öğretmenlerin okul binalarının fiziksel koşullarına ilişkin algıları genel olarak "kısmen yeterli" düzeydedir. Boyutlar açısından; öğretmenlerin öğrenciler için ayrılan alanlara ilişkin algılarının "yetersiz", okulların genel görünümüne ilişkin algıların ise "oldukça yeterli" düzeyde olduğu saptanmıştır. (2) Öğretmenlerin okul binalarının fiziksel koşullarına ilişkin algılarında, medeni durumlarına ve okul büyüklüğüne göre anlamlı bir farklılık bulunmazken, öğrenim durumları, cinsiyetleri ve mesleki kıdemlerine göre algılarında anlamlı bir farklılık olduğu saptanmıştır. (3) Öğretmenlerin iş doyumlarına ilişkin algıları ise "normal" düzeyde olup, en çok bireysel faktörler boyutundan memnun oldukları, örgüt iklimi, çalışma koşulları ve sosyal görünüm boyutunda ise en az doyum sağladıkları tespit edilmiştir. (4) Öğretmenlerin iş doyum düzeylerine ilişkin algıları öğrenim durumu, medeni durum, mesleki kıdem ve okul büyüklüğü değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermezken, cinsiyetleri arasında anlamlı bir farklılık saptanmıştır. (5) Öğretmenlerin bulundukları okulların fiziksel koşullarına ilişkin algıları ile sahip oldukları iş doyum algıları arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönlü orta düzey bir ilişki saptanmıştır (r = .624; p<.001). Ayrıca, okul binalarının fiziksel özellikleri öğretmenlerin iş doyum düzeylerinin %38,8'ini açıklamaktadır. Anahtar Kelimeler: Okul binaları, okul binalarının fiziksel koşulları, iş doyumu.

Okul binalarıİş doyumu
Sultan Kenar
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul müdürlerinin toksik liderlik davranışları ile öğretmenlerin yaşam doyumu arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, kamu ilkokullarında görevli öğretmenlerin algılarına göre okul müdürlerinin toksik (zehirli) liderlik davranışları ile öğretmenlerin yaşam doyumu arasındaki ilişkiyi saptamaktır. Araştırmada, genel tarama modeline dayalı betimsel ve ilişkisel tarama modeli kullanılmışıtır. Araştırmanın evrenini, 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır ili merkez ilçede bulunan 60 ilkokul ve bu okullarda görevli bulunan 2254 öğretmen; örneklemini ise evrenden random yöntemi ile seçilen 25 ilkokul ve bu okullarda görevli 380 öğretmen olşturmaktadır. Araştırmanın verileri; Çelebi, Güler ve Yıldız (2015) tarafından geliştirilen dört boyut ve 30 maddeden oluşan "Toksik Liderlik Ölçeği" ve Diener, Emmons, Larsen ve Griffin (1985) tarafından geliştirilen, Dağlı ve Baysal (2016) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan tek boyutlu ve 5 maddelik "Yaşam Doyum Ölçeği (The Satisfaction with Life Scale)" ile toplanmıştır. Araştırmada varılan bazı önemli bulgular şunlardır: (1) Öğretmenlerin kendi okul müdürlerinin toksik liderlik davranışına ilişkin algılarının ortalaması ölçek bazında "katılmıyorum" seviyesindedir. (2) Öğretmenlerin algılarına göre ölçekte en yüksek ortalamaya sahip ilk madde "onun o anki ruh hali iş ortamının iklimini/havasını belirlemesi (katılmıyorum)", en düşük ortalamaya sahip ilk madde ise "çalışanlarına yeni yollar/yaklaşımlar/yenilikler denemelerine pek izin vermemesi (katılmıyorum)"dir. Toksik liderlik ölçeğinin tüm boyutlarına ilişkin öğretmen algılarının ortalaması ise "katılmıyorum" seviyesindedir. (3) "Öğrenim" ve "medeni durumuna" göre öğretmenlerin kendi okul müdürlerinin toksik liderlik davranışlarına yönelik algıları arasında anlamlı farklılık saptanmamıştır. Diğer taraftan, öğretmenlerin "cinsiyetine" göre tüm boyutlarda, "kıdeme" göre değer bilmezlik, çıkarcılık ve olumsuz ruhsal durum alt boyutları arasında, "çalıştıkları okulun büyüklüğüne" göre değer bilmezlik, çıkarcılık ve olumsuz ruhsal durum alt boyutları arasında anlamlı farklılık saptanmıştır. (4) Öğretmenlerin kendi yaşam doyumuna ilişkin algılarının ortalaması ölçek bazında "az katılıyorum" seviyesindedir. (5) Öğretmenlerin algılarına göre yaşam doyumu ölçeğinde en yüksek ortalamaya sahip ilk madde "şimdiye kadar yaşamdan istediğim önemli şeylere sahip oldum (orta düzeyde katılıyorum)", en düşük ortalamaya sahip ilk madde ise "yaşam koşullarım mükemmeldir (az katılıyorum)" maddesidir. (6) Öğretmenlerin yaşam doyumuna ilişkin algılarının "öğrenim durumu", "cinsiyet", "medeni durum", "mesleki kıdem" ve "okul büyüklüğü" değişkenlerine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı saptanmıştır. (7) Okul müdürlerinin toksik liderlik davranışlarına yönelik öğretmen algıları ile öğretmenlerin yaşam doyumu genel puanları arasında negatif yönde ve düşük düzeyde bir ilişki saptanmıştır (r=-0,329). Buna göre, okul müdürlerinin toksik liderlik davranışlarına yönelik öğretmen algıları genel puanları arttıkça öğretmenlerin yaşam doyumu azalmaktadır. Ayrıca, okul müdürlerinin toksik liderlik davranışları öğretmenlerin yaşam doyumu düzeylerinin %10.8'ini açıklamaktadır. Anahtar Kelimeler: Toksik, toksik lider, okul müdürü, yaşam doyumu, öğretmen.

Okul müdürleriOkul yöneticileriToksik liderlik+1
Kadriye Eroğlu
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul yöneticilerinin denetim uygulamalarına ilişkin sınıf öğretmenlerinin görüşleri

Bu araştırma resmi ilkokullarda görev yapmakta olan sınıf öğretmenlerinin, okul yöneticilerinin yapmış olduğu ders denetimi konusundaki görüşlerini belirlemeye yönelik olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden fenomenoloji deseni kullanılmıştır. Araştırma, Batman ili Merkez ilçesinde, resmi ilkokullarda görev yapan ve denetim geçiren sınıf öğretmenlerini içermektedir. Batman il merkezinde 46 resmi ilkokul ve bu okullarda görevli 1120 sınıf öğretmeni mevcuttur. Araştırmanın çalışma grubunu uygun örnekleme yöntemi ile seçilen 7 ilkokul ve bu ilkokullarda görevli 30 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada verilerin toplanması amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılmıştır. Elde edilen veriler betimsel analiz ve içerik analizi yöntemleri ile analiz edilmiştir. Analiz edilen veriler neticesinde kodlar ve alt temalar belirlenerek temalar oluşturulmuştur. Yapılan analizlerde okul yöneticilerinin yaptıkları ders denetimlerinin öğretmene olan katkılarında en çok öğretmenlerin bireysel performanslarına dikkat edildiği görülmüştür. Denetim esnasında öğretmenlerdeki eksikliklerin görülerek kendilerini mesleki ve bireysel açıdan geliştirmelerine imkân tanınması ve bu bağlamda okul müdürünün rehberlik etmesi araştırmanın bulguları arasında olduğu görülmüştür. Ders denetimlerinde yaşanan sorunlar değerlendirildiğinde öğrencilerin okul müdürünün sınıfta olmasından kaynaklı odak problemi yaşadığı, denetimlerin objektiflikten uzak olduğu bu bağlamda gergin ve stresli bir ortamın oluştuğu bulgusuna ulaşılmıştır. Ders denetimi öncesi ve sonrasında okul yöneticilerinin çoğu öğretmen ile iletişime geçmektedir. Okul müdürünün denetim rolünün değerlendirildiği bu konuda ise sınıf öğretmenlerinin çoğunluğu okul müdürünün denetiminden memnun oldukları bulgusuna ulaşılmıştır. Ayrıca alternatif bir ders denetimi konusundaki veriler değerlendirildiğinde denetçi statüsündeki okul müdürlerinin alanında uzman olması gerektiği, standart ölçeğe dayalı bir öğretmen-öğrenci değerlendirme formlarına göre hareket etmenin zorunlu olması gerektiği ve denetim süreçlerinde okul müdürü ile sınıf öğretmeninin sürekli iletişim halinde olması gerektiği sonuçlarına ulaşılmıştır.

DenetimOkul yönetimi
Selda Er Kaya
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaöğretim İngilizce öğretmenlerinin iletişimsel dil öğretimi kullanımına ilişkin tutumlarının incelenmesi (Diyarbakır il örneği)

Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim İngilizce öğretmenlerinin iletişimsel dil öğretimi kullanımına ilişkin tutumlarını incelemektir. Nicel araştırma desenlerinden betimsel tarama modeli ile yapılandırılmıştır. Araştırma evreni, 2022-2023 eğitim ve öğretim yılında Diyarbakır ili merkez ilçelerindeki devlet liselerinde görev yapan 353 İngilizce öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile araştırmaya dahil edilen 184 İngilizce öğretmeni oluşturmaktadır. Araştıma verileri Eveyik (1999) tarafından geliştirilmiş olan İletişimsel Dil Öğretimi Tutum Ölçeği ile toplanmıştır. Bu öğretmenlerin 172'si veri toplama aracı formunda bulunan iletişimsel dil öğretiminin dersteki kullanımına ilişkin sorunlara yönelik bir açık uçlu soruya görüş belirtmişlerdir. Araştırmanın nicel verileri; SPSS programı kullanılarak, ortalama ve standart sapma istatistikleri, normallik, çarpıklık ve basıklık değerleri, ilişkisiz örneklem t testi, varyans analizi (ANOVA), Spearman korelasyon analizi, Bonferroni testi, Cronbach's alfa ve McDonald Omega güvenirlik katsayısı gibi istatistiksel teknikler ile analiz edilmiştir. Açık uçlu anket sorusuna ilişkin veriler ise içerik analizi yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular neticesinde, ortaöğretim İngilizce öğretmenlerinin iletişimsel dil öğretimine ilişkin genel tutumlarının ve grup-ikili çalışma etkinlikleri, akran-öğretmen düzeltmesinin doğası, dil bilgisinin yeri, öğrenci-öğretmen rolleri alt boyutları açısından tutumlarının bazı tereddütlere rağmen olumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kadın ortaöğretim İngilizce öğretmenlerinin iletişimsel dil öğretimine ilişkin grup-ikili çalışma etkinlikleri açısından tutumlarının erkek öğretmenlerden yüksek olduğu belirlenmiştir. Grup-ikili çalışma etkinlikleri açısından 0-5 yıl ve 16-20 yıl, dil bilgisinin yeri açısından 0-5 yıl ve 6-10 yıl, genel açıdan 0-5 yıl, 6-10 yıl, 16-20 yıl mesleki kıdeme sahip ortaöğretim İngilizce öğretmenlerinin iletişimsel dil öğretimine ilişkin tutumlarının 21 yıl ve üstü mesleki kıdeme sahip olanlara göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Ortaöğretim İngilizce öğretmenlerinin iletişimsel dil öğretimine ilişkin eğitim durumu, mezun olunan fakülte, lisans eğitiminde İngilizce hazırlık eğitimi alma durumu, görev yapılan okul türü, görev yapılan okulda sınıfların ortalama öğrenci sayısı, lisans eğitiminde iletişimsel dil öğretimi ile ilgili ders alma durumu, lisans eğitiminden sonra iletişimsel dil öğretimi ile ilgili herhangi bir eğitime veya bilimsel etkinliğe katılım durumuna göre tutumlarının benzer olduğu sonucu çıkarılmıştır. Ortaöğretim İngilizce öğretmenlerinin iletişimsel dil öğretimine ilişkin grup-ikili çalışma etkinlikleri alt boyutu açısından tutumları ile iletişimsel dil öğretimini derste kullanım sıklığı arasında pozitif yönlü düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Ortaöğretim İngilizce öğretmenlerinin iletişimsel dil öğretiminin dersteki kullanımına ilişkin sorunlara yönelik görüşlerinin öğretmen, öğrenci, eğitim programı ve öğrenme ortamı ile ilgili sorunlar olmak üzere dört tema altında toplandığı görülmüştür. Sonuç olarak, İngilizce öğretmenlerinin iletişimsel dil öğretimine ilişkin olumlu tutumlarına rağmen tereddütlerinin olması ve derste kullanım sıklığı ile arasındaki pozitif ilişkinin düzeyinin düşük olmasının bu sorunlardan kaynaklanıyor olduğu çıkarımında bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: İletişimsel Dil Öğretimi, İletişimsel Yaklaşım, Yabancı Dil Olarak İngilizce Öğretimi, Öğretmen Tutumları

OrtaöğretimYabancı dilÖğretmen tutumu+3
Arzu Sobacı
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Eğitim örgütlerinde entelektüel sermaye, inovasyon ve öz-yetkinlik arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, eğitim örgütlerinde görev yapmakta olan öğretmenlerin algıları doğrultusunda, entelektüel sermaye ve inovasyon ile öz-yetkinlik arasındaki ilişkiyi incelemektir. Ayrıca araştırmada, eğitim örgütlerinde görev yapmakta olan öğretmenlerin entelektüel sermaye, inovasyon ve öz-yetkinlik algı düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi de amaçlanmıştır. Araştırmada, betimsel nitelikte ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2022-2023 eğitim-öğretim yılı II. döneminde İstanbul ili Avrupa Yakası'nda 25 ilçede İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı 688 resmi ortaokulda görev yapmakta olan 20514 öğretmen, araştırmanın örneklemini ise tabakalı örnekleme yöntemi ile belirlenen 922 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, Karakuş ve Çobanoğlu (2013) tarafından geliştirilen Entelektüel Sermaye Ölçeği, Demir ve Aküzüm (2024) tarafından geliştirilen Eğitim Örgütlerinde İnovasyon Ölçeği ve Tschannen-Moran ve Woolfolk-Hoy (2001) tarafından geliştirilen, Türkçeye uyarlanması Baloğlu ve Karadağ (2008) tarafından yapılan Öz-yetkinlik Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizinde, SPSS istatistik paket programında kullanılarak parametrik analiz teknikleri (t-testi ve ANOVA), nonparametrik analiz teknikleri (Kruskal Wallis H), korelasyon ve regresyon istatistikî tekniklerine yer verilmiştir. Anlamlılık düzeyinin 0,05 olarak alındığı bu test teknikleri sonucunda, anlamlı farklılığın hangi grupları arasında gerçekleştiğini belirleyebilmek için LCD ve Mann-Whitney U testleri kullanılmıştır. Araştırmada sonucunda; resmi ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin entelektüel sermaye ve öz-yetkinliğe ilişkin algıları yüksek; inovasyona ilişkin algılarının orta düzeyde olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin entelektüel sermaye ile ilgili algıları arasında "cinsiyet" değişkenine göre insan sermayesi alt boyutunda; "eğitim durumu" ve "mesleki kıdem" değişkenlerine göre tüm alt boyutlarda ve ölçek toplamında; "okuldaki öğretmen sayısı" değişkenine göre insan sermayesi ve yapısal sermaye alt boyutlarında ve ölçek toplamında; "okuldaki hizmet süresi" değişkenine göre yapısal sermaye alt boyutunda anlamlı bir fark bulunmuştur. Buna karşın öğretmenlerin entelektüel sermaye ile ilgili algıları arasında yaş, eğitim örgütlerindeki projelerde görev alma durumu ve MEB Ar-Ge projelerinde görev alma durumu değişkelerine göre anlamlı bir fark saptanmamıştır. Öğretmenlerin inovasyon ile ilgili algıları arasında ""yaş" değişkenine göre yenilikçi atmosfer ve değişime direnç alt boyutlarında ve ölçek toplamında; "mesleki kıdem" ve "okuldaki öğretmen sayısı" değişkelerine göre tüm alt boyutlarda ve ölçek toplamında; "okuldaki hizmet süresi" değişkenine göre yenilikçi atmosfer alt boyutunda ve ölçek toplamında anlamlı bir fark bulunmuştur. Buna karşın öğretmenlerin inovasyon ile ilgili algıları arasında cinsiyet, eğitim durumu, eğitim örgütlerindeki projelerde görev alma durumu ve MEB Ar-Ge projelerinde görev alma durumu değişkelerine göre anlamlı bir fark saptanmamıştır. Öğretmenlerin öz-yetkinlik ile ilgili algıları arasında ""yaş" değişkenine göre öğretim becerisi, ölçme ve değerlendirme alt boyutlarında; "eğitim durumu" ve "mesleki kıdem" değişkenlerine göre öğretim becerisi alt boyutunda; "okuldaki hizmet süresi" değişkenine göre davranış yönetimi alt boyutunda anlamlı bir fark bulunmuştur. Buna karşın öğretmenlerin öz-yetkinlik ile ilgili algıları arasında cinsiyet, okuldaki öğretmen sayısı, eğitim örgütlerindeki projelerde görev alma durumu ve MEB Ar-Ge projelerinde görev alma durumu değişkelerine göre anlamlı bir fark saptanmamıştır. Araştırmada, entelektüel sermaye ile inovasyon arasında pozitif yönlü, orta ve yüksek düzeylerde anlamlı; entelektüel sermaye ile öz-yetkinlik arasında ve inovasyon ile öz-yetkinlik arasında pozitif yönlü, düşük ve orta düzeylerde anlamlı ilişki olduğu saptanmıştır. Bağımsız değişken olarak entelektüel sermaye ile inovasyonun birlikte öz-yetkinlik ile anlamlı bir ilişki sergiledikleri; entelektüel sermayenin hem inovasyon hem de öz-yetkinlik üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu; inovasyonun öz-yetkinlik üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu ve entelektüel sermaye ile inovasyonun birlikte öz-yetkinliğin anlamlı yordayıcısı oldukları belirlenmiştir. Ayrıca, öz-yetkinlik üzerinde entelektüel sermayenin inovasyondan daha fazla etkili olduğu saptanmıştır.

Entelektüel sermayeEğitim kurumlarıOrtaokul öğretmenleri+3
Ali Demir
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimEN

Expectations of parents, teachers and school administrators towards each other and children during the preschool education process

The aim of this research is to determine the expectations of parents, teachers and school administrators towards each other and children during the preschool education process and to examine these expectations in terms of the socioeconomic status of schools. This research was conducted with the case study design, one of the qualitative research patterns. The study group of the research was organized for the second part of the 2022-2023 academic year. during his term, he formed 42 parents whose children studied at three official independent kindergartens located in Kayapınar, Bağlar and Sur central districts of Diyarbakır province, as well as 30 preschool teachers and 6 school administrators working in these institutions. Within the scope of the document review, three different official independent kindergartens will be the first of the 2022-2023 academic year. the minutes of the parent-teacher meetings of the semester and the minutes of the teachers' board meetings at the beginning of the year were selected as documents. In this research, criteria and maximum sampling methods were preferred together in the sampling process. As a data collection tool, semi-structured interview forms developed by the researcher and the document examination technique were used together. In the study, content analysis technique was used in the analysis of document data with the answers given by the participants to semi-structured interview questions. As a result of the research, it was found that parents have more expectations about the educational process than teachers, have more expectations about managerial skills than school administrators, and have more expectations about the field of social and emotional development from their children. The result was obtained that teachers have more expectations from parents about supporting the child's development process, have more expectations from school administrators about their managerial skills, and have more expectations from children about the field of social and emotional development. It was concluded that school administrators have more expectations from parents about supporting the child's development process, have more expectations from teachers about their professional characteristics, and have more expectations from children about the field of social and emotional development. It has been found that parents, teachers and school administrators have similar expectations about more social and emotional development areas for children. Finally, when the expectations of parents, teachers and school administrators were examined, it was found that the socioeconomic status of schools showed changes in parental expectations, and their expectations from their children did not show any changes. When the expectations of teachers from parents were examined, it was concluded that the socioeconomic status of schools showed changes in the expectations of teachers, and their expectations from school administrators and children did not show any changes. When the expectations of school administrators from parents, teachers and children were examined, it was concluded that the socioeconomic status of schools did not show any change in the expectations of school administrators.

Ömer Ergenekon
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sınavlı ve sınavsız öğrenci kabul eden liselerdeki yönetici ve öğretmenlerin iş doyumu

Bu araştırmanın amacı sınavlı ve sınavsız öğrenci kabul eden liselerde görev yapan yönetici ve öğretmenlerin iş doyumu arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın çalışma grubu, 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Batman il merkezinde görev yapan, 161'i sınavlı 161'i sınavsız okulda çalışan 322 yönetici ve öğretmenden oluşmaktadır. Araştırma kapsamında öğretmenlere Kişisel Bilgi Formu ve Minnesota İş Doyumu Ölçeği yüz yüze uygulanmıştır. Verilerin analizinde ortalama değer, yüzdelik hesaplamalar, t-testi ve One Way Anova analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda ulaşılan bulgulara göre: Öğretmen ve yöneticilerin iş doyumu düzeyi okul türüne göre belirgin bir şekilde farklılık göstermemektedir. İş doyumu düzeyi yaş, cinsiyet, medeni durum gibi değişkenlere göre önemli değişiklik göstermemektedir. İş doyumuyla ölçeğinde ortalaması en yüksek madde "İş etiğine uygun olmayan bir görevi yapmam." (x ̃=4,46) olmuştur. Ortalaması en düşük madde "Yaptığım işin karşılığında aldığım ücret tatmin edicidir." (x ̃=2.02) olmuştur. Anahtar kelimeler: Yönetici, Öğretmen, İş doyumu

Lise öğretmenleriOkul yöneticileriİş doyumu
Abdussamet Kavak
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The relationship between school administrators' perceptions of organizational image and global competence

The purpose of this research is to examine the relationship between the organizational image perceptions and global competencies perceptions of school administrators working in public primary and secondary schools in Diyarbakır. This study was conducted using the correlational survey model, which is one of the quantitative research methods. The population of the study consists of 545 school administrators working in 166 public primary and secondary schools in four central districts of Diyarbakır during the 2022-2023 academic year. The sample of the study, selected through stratified sampling method, includes 351 school administrators. The data collection tools used in the research are the "Organizational Image Perception Scale" consisting of 7 dimensions and 46 items, and the "Global Competence Scale" consisting of 4 dimensions and 32 items. The data obtained in the study were transferred to a computer environment and analyzed using the SPSS software package. In the analysis of the data, Independent Samples t-test, One-Way Analysis of Variance (ANOVA), Kruskal-Wallis H test, Tukey test, and Mann-Whitney U test were used. The analysis results regarding the skewness and kurtosis test of the data are included in this research. Pearson Product-Moment Correlation analysis was conducted to determine the significant relationship between school administrators' organizational image perceptions and their global competence perceptions. Additionally, Multiple Linear Regression Analysis was performed to determine the predictive levels of independent variables on dependent variables. As a result of the research, it was found that the organizational image perceptions of school administrators were at a high level in the dimensions of "service quality," "management quality," "financial quality," "working environment," "social responsibility," "emotional appeal," and "corporate ethics." When examining the global competence perceptions of school administrators, it was observed that their perceptions were very high in the dimensions of "communication skills," "self-knowledge," and "problem-solving styles," while their perceptions in the "open-mindedness" dimension were high. Among school administrators' organizational image perceptions, no significant differences were found in terms of the variables of gender, educational level, and the type of school they work at. However, significant differences were observed in terms of the variables of age, teaching seniority, administrative seniority, and duration of service as an administrator at their current school. Regarding the global competence perceptions of school administrators, no significant differences were found in terms of the variables of gender, age, educational level, teaching seniority, administrative seniority, type of school they work at, and duration of service as an administrator at their current school. Finally, it was found that the dimensions of "service quality," "management quality," "financial quality," "working environment," "social responsibility," "emotional appeal," and "corporate ethics" explained 9% of the variance in school administrators' perceptions of global competence. These dimensions were significant predictors of their perceptions of global competence.

Kadir Arslan
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uzaktan eğitim sürecinde öğretmenlerin dijital yeterlikleri

Bu çalışmanın amacı, Diyarbakır İli içerisinde Kayapınar, Bağlar, Sur ilçelerinde bu-lunan resmi ve özel okullarda görev yapmakta olan lise öğretmenlerinin dijital yeterliklerinin farklı değişkenler açısından araştırılarak karşılaştırılması, öğretmenlerin dijital yeterlik du-rumlarının ortaya konulmasıdır. Bu kapsamda 2022-2023 eğitim-öğretim döneminde Diyar-bakır İli merkez ilçelerinden Kayapınar, Bağlar ve Sur ilçelerinde lise düzeyinde görev ya-pan 213 öğretmen araştırmaya dahil edilmiştir. Nicel araştırma yönteminin kullanıldığı araş-tırmada veriler daha önce bir yüksek lisans tezinde geliştirilen ''Öğretmen Dijital Yeterlik Ölçeği'' ile elde edilmiştir. Ölçek, 6 boyut (problem çözme, etik, veri okuryazarlığı, iletişim ve iş birliği, güvenlik, dijital içerik üretimi) 46 maddeden oluşmakta ve toplam varyansın %71,967'sini belirtmektedir. Araştırmada veriler, SPSS-22 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen ve-riler arasındaki ilişkinin yönünü ve gücünü belirleyebilmek için pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda öğretmen dijital yeterliği orta düzeyde tespit edilmiş-tir. Okul türü değişkenine göre öğretmen dijital yeterliği incelendiğinde özel liselerde çalı-şan öğretmenlerin iletişim ve iş birliği konusunda yeterlik puanlarının resmi liselerde çalışan öğretmenlere göre daha anlamlı ve büyük olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Cinsiyet değişkeni-ne göre kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre dijital yeterlik puanı daha anlamlı ve büyüktür. Medeni hal değişkenine göre bekar öğretmenler evli öğretmenlere göre; problem çözme, iletişim ve iş birliği, dijital içerik üretimi hususlarında anlamlı ve büyük bir farka sahiptirler. Yaş değişkeni incelendiğinde genç öğretmenler yaşça büyük öğretmenlere göre dijital içerik üretimi ve toplam ölçek puanında daha anlamlı ve büyük bir fark oluşturmuş-tur. Mesleki kıdem değişkenine göre meslekte yeni öğretmenler meslekte eski öğretmenlere göre problem çözme ve iletişim iş birliği konusunda daha etkindirler. Öğretmenlerin eğitim düzeyi ve çalıştıkları kurumda geçirdikleri sürenin dijital yeterlik düzeyi ile herhangi bir ilişkisi tespit edilmemiştir.

Jiyan Toptancı
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul müdürlerinin hizmetkar liderlik davranışları ile algılanan örgütsel destek arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, resmi anadolu liselerinde görevli öğretmenlerin algılarına göre hizmetkar liderlik davranışları ile algılanan örgütsel destek arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırmada genel tarama modeline dayalı ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2021-2022 eğitim-öğretim yılında, Diyarbakır ili merkez ilçelerdeki 45 resmi anadolu lisesinde (mesleki ve teknik liseler hariç) görevli 2052 öğretmen ve örneklemini ise 20 resmi anadolu lisesi ve bu liselerde görevli 290 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veriler Hizmetkar Okul Liderliği Ölçeği ve Algılanan Örgütsel Destek Ölçeği ile toplanmıştır. Okul Müdürlerinin hizmetkar liderlik davranışları ile öğretmenlerin örgütsel destek algıları arasında yüksek düzeyde ve pozitif yönde anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Öğretmenlerin algılarına göre okul müdürlerinin hizmetkar liderlik davranışları algılanan örgütsel destek puanları için pozitif yönde ve anlamlı bir yordayıcıdır.

Algılanan örgütsel destekHizmetkar liderlikLiderlik
Cansel Turt Çakadaş
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
20
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Orta öğretim öğretmenlerinin uzaktan eğitim öz-yeterlikleri ile teknostres düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı ortaöğretim öğretmenlerinin uzaktan eğitim öz-yeterlikleri ile teknostres düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Bu amaç doğrultusunda araştırma genel tarama yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini 2022-2023 eğitim öğretim yılı Diyarbakır dört merkez ilçede (Bağlar, Kayapınar, Sur ve Yenişehir) bulunan Anadolu liselerinde çalışmakta olan ve uzaktan eğitim sürecinde eğitim veren ortaöğretim öğretmenleri oluşturmaktadır. Veriler bu dört merkez ilçedeki 1715 öğretmenden basit seçkisiz örnekleme yoluyla seçilen 345 öğretmene yüz yüze uygulanarak elde edilmiştir. Elde edilen nicel veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde çarpıklık ve basıklık değerleri, Levene homojenlik testi, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri, bağımsız örneklemler için t-testi, tek yönlü varyans analizi, LSD, korelasyon analizi ve basit doğrusal regresyon analizi gibi istatistiksel tekniklerden yararlanılmıştır. Araştırmanın Uzaktan Eğitime İlişkin Öz-yeterlik Ölçeğine ait güvenirlik katsayısı 0.978, Öğretmenlerin Teknostres Düzeylerini Belirleme Ölçeğinin ise 0.945 olarak hesaplanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre uzaktan eğitime ilişkin öğretmen öz-yeterliği algısında cinsiyet, mezun olunan fakülte ve eğitim düzeyi değişkenlerine göre anlamlı birf farklılığa rastlanmazken branş, kıdem ve hizmet içi eğitim alma değişkenlerinde anlamlı farklılıklar bulunmaktadır. Öğretmenlerin teknostres düzeylerine ilişkin puanlarda ise cinsiyet, mezun olunan fakülte, eğitim düzeyi ve hizmet içi eğitim değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar bulunmazken branş ve kıdem değişkenlerinde anlamlı farklılıklar bulunmaktadır. Araştırmanın sonuçları öğretmenlerin öz-yeterlikleri arttıkça teknostres düzeylerinin azaldığını ve öz-yeterliğin teknostresin yordayıcısı olduğunu göstermektedir.

Nurşin Narin
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Liselerdeki öğretmen ve öğrencilerin aktif vatandaşlık algılarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Liselerdeki Öğretmen Ve Öğrencilerin Aktif Vatandaşlık Algılarının Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi Aktif vatandaşlık, demokratik anlayışı geliştirebilmek, sosyal uyumu artırmak, demokrasisini güçlendirmek isteyen bütün ülkeler için önemlidir. Hak ve sorumluluklarını dengeli bir şekilde yerine getiren aktif vatandaş, bir toplumda tüm vatandaşların birbirine bağlı olduğunu bilir ve kişisel çıkarlarının ötesine odaklanarak toplumu bir arada tutan birleştiriciler haline gelirler. Topluma karşı sorumluluklarını bilen ve yerine getiren, hak ve özgürlüklerin anlamını bilen ve uygulayan, özerk olabilen, karar alma süreçlerine katılan, gönüllü olan vatandaşlar ülkelerinin demokrasisinin gelişmesine katkıda bulunurlar. Bu araştırmanın amacı; liselerdeki öğretmen ve öğrencilerin aktif vatandaşlık algılarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Öğretmenlerin de aktif vatandaşlık algıları ve bu konudaki donanımları kadar öğrencilerin aktif vatandaşlık algılarının oluşmasında uygun okul ortamı da etkilidir. Araştırmanın çalışma evrenini 2021 – 2022 Eğitim-Öğretim yılının birinci yarıyılında İzmir il merkezinde bulunan ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören öğrenciler ve öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmaya dahil edilen okullardaki öğrenci sayısı 8298'dür. Araştırmaya dahil edilen okullardaki öğretmen sayısı 1139'dir. Araştırmada öncelikle Aktif Vatandaşlık Algı Ölçeği (AVAÖ) geliştirilmiş ve geçerlilik ve güvenilirlik analizleri tamamlanmıştır. Sonrasında da veriler toplanarak SPSS ve LISREL istatistik paket programları ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre, öğretmenlerin aktif vatandaşlık algısı ve alt boyutları cinsiyet, baba öğrenim durumu, ailede sivil toplum kuruluşunda görevli kimse olup olmaması ve alanı dışında hangi sıklıkta kitap, dergi okuduğuna göre farklılık göstermekte olup anne eğitim durumu, meslekteki yılı, öğretmenin kendi öğrenim durumu ve interneti günlük kullanma süresi göre farklılık göstermemektedir. Öğrenci aktif vatandaşlık algısı ve alt boyutlarının ise sınıfa, öğrenim görülen okul türüne, öğrencilerin cinsiyetine, babanın öğrenim durumuna, not ortalamasına, algılanan aile gelir düzeyine, ailede sivil toplum kuruluşunda çalışan birinin olup olmamasına, interneti günlük ortalama kullanım süresine ve ders kitapları dışında hangi sıklıkla kitap, dergi vs. okuduklarına göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermektedir. Anne öğrenim durumu açısından ise öğrencilerin aktif vatandaşlık algısı ve alt boyutları farklılık göstermemektedir. Anahtar Kelimeler: Aktif Vatandaşlık, Öğretmen aktif vatandaşlık algısı, Öğrenci aktif vatandaşlık algısı, Öğretmen aktif vatandaşlık ölçeği, Öğrenci aktif vatandaşlık ölçeği

Aktif vatandaşlıkLise öğrencileriLise öğretmenleri
Nimet Çomak
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmenlerin işyeri arkadaşlığı ile tükenmişlikleri arasındaki ilişki (Diyarbakır ili örneği)

Bu araştırmada, kamu ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin iş yeri arkadaşlık algı düzeyi ile tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır İl merkezindeki resmi ortaokullarda görevli 3840 öğretmen, örneklemini ise evrenden random yöntemi ile seçilen 450 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, Neilsen, Jex ve Adams (2000) tarafından geliştirilen, Türkçeye Kıral (2016) tarafından uyarlanan İş Yeri Arkadaşlığı Ölçeği ile Maslach ve Jackson tarafından (1981) geliştirilen, Çam (1991) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Maslach Tükenmişlik Envanteri kullanılmıştır. İş Yeri Arkadaşlığı Ölçeği iki boyutlu olup 10 maddeden oluşmaktadır. Maslach Tükenmişlik Envanteri ise 3 boyut ve 22 maddeden oluşmaktadır. Araştırmada elde dilen veriler SPSS istatistik paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, karşılaştırmalar için t-Testi, ANOVA testi, farkın hangi gruplar arasında olduğunun belirlenmesi için Tukey Testi, değişkenler arası ilişki düzeyinin belirlenmesi için Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı Analizi kullanılmıştır. Verilerin analizinde .05 anlamlılık düzeyi esas alınmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre; Öğretmenlerin iş yeri arkadaşlığı algılarının yüksek düzeyde, tükenmişliklerinin ise düşük ve orta düzeyde olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin iş yeri arkadaşlık algı düzeylerinin cinsiyet, öğrenim düzeyi, meslekteki kıdem, medeni durum ve okulun büyüklüğüne göre farklılaşmadığı görülmüştür. Çalışmaya dâhil edilen öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerinin cinsiyet, öğrenim düzeyi, meslekteki kıdem ve medeni durum göre farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Tükenmişlik algı düzeyinin okulun büyüklüğüne göre ise istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterdiği sonucu ortaya çıkmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin tükenmişlik ile iş yeri arkadaşlığı algı düzeyleri arasında korelasyon sonucuna göre negatif yönde düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu sonucu bulunmuştur. Öğretmenlerin iş yeri arkadaşlığı algı düzeyindeki artışın tükenmişlik düzeyinde düşüş sağladığı, iş yeri arkadaşlığı algı düzeyindeki düşüşün ise tükenmişlik düzeyini artırdığı sonucu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: İş Yeri Arkadaşlığı, Tükenmişlik, Ortaokul öğretmenleri.

Esin Bahşi
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İngilizce öğretmenlerinin dil öğretiminde dijital içeriklere ilişkin görüşlerinin incelenmesi

Dijitalleşme günlük yaşamımızın ayrılmaz bir parçası olup eğitim ve öğretim sürecinin de vazgeçilmez bir unsuru olarak işlev görmektedir. Dil öğrenimi sürecinde teknolojinin entegrasyonu, özellikle İngilizce öğretimi alanında büyük bir dönüşüm yaratmıştır. Günümüzde dijital araçlar, dil öğrenimi pratiğini zenginleştiren önemli kaynaklar olarak kabul edilmektedir. Video, oyun, müzik gibi çeşitli dijital içeriklerin, öğrencilerin dil becerilerini geliştirme, motivasyonlarını artırma ve öğrenme süreçlerini daha etkileşimli hale getirme potansiyeline sahip olduğu düşünülmektedir. Ancak bu potansiyelin tam olarak gerçekleşebilmesi için, öğretmenlerin bu araçları nasıl kullandıkları, bu araçlara yönelik görüşleri ve bu araçların öğretim süreçlerine entegrasyonu gibi faktörlerin derinlemesine incelenmesi gerekmektedir. Bu görüşten hareketle bu çalışma, İngilizce öğretmenlerinin dil öğretiminde dijital içerikleri kullanımına ilişkin görüşlerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu sebeple çalışmada nicel araştırma desenlerinden betimsel tarama modeli kullanılmış olup 2023-2024 eğitim-öğretim yılı 2. döneminde Diyarbakır merkez ilçelerinde yer alan ilkokul ve ortaokul düzeyinde görev yapan İngilizce öğretmenleri ile yürütülmüştür. Araştırma evrenini Diyabakır ili merkez ilçelerinde (Kayapınar, Sur, Yenişehir ve Bağlar) yer alan ilk ve ortaokullarda görev yapan 763 İngilizce öğretmeni oluşturmaktadır. Bu çalışmanın verileri ise evrenden basit seçkisiz örnekleme yoluyla seçilen toplam 261 ingilizce öğretmeninden elde edilmiştir. Araştırma verilerinin toplanması için araştırmacılar tarafından geliştirilen İngilizce Öğretmenleri için Dijital İçerik Anketi kullanılmıştır. Toplanan verilerin analizi için frekans ve yüzde gibi betimsel istatistik teknikleri ile ki-kare testi kullanılmıştır. Ayrıca açık uçlu sorulara ilişkin verilerin analizinde ise metinlerin standartlaştırılması ve karşılaştırılması gerektiği için tematik içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma bulguları, öğretmenlerin dijital içerikleri dil öğretimi süreçlerinde etkili bulduklarını göstermektedir. Özellikle, dijital içeriklerin öğrencilerin dil becerilerinin gelişimine katkı sağladığı, öğrenme motivasyonunu artırdığı ve ders işleme sürecini zenginleştirdiği belirlenmiştir. Çalışma sonucumuza göre İngilizce öğretmenleri, dil öğretiminde dijital içeriklerin kullanımını desteklemekte ve bu tür materyallerin eğitimde daha etkin kullanılması gerektiğine vurgu yapmaktadırlar. Araştırma kapsamında elde edilen sonuçlar, dijital içeriklerin derslere entegre edilmesinin, geleneksel yöntemlere kıyasla, öğretim süreçlerini daha etkileşimli ve dinamik hale getirdiğini ortaya koymuştur. Ayrıca, bu materyallerin pedagojik amaçlarla daha stratejik ve yaygın bir şekilde kullanılmasının, dil öğretiminde sürdürülebilir bir başarı sağlayacağı vurgulanmıştır. Sonuç olarak, İngilizce öğretmenleri dijital içeriklerin kullanımının dil öğretiminde yaygınlaştırılması gerektiği görüşündedir.

Sevil Yıldız Tunç
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Anadolu lisesi öğrencilerinin sınıf değerlendirme atmosferine ilişkin algıları ile İngilizce dersine yönelik tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada Anadolu lisesi öğrencilerinin sınıf değerlendirme atmosferine ilişkin algıları ile İngilizce dersine yönelik tutumları cinsiyet, sınıf düzeyi, okul türü, son dönem genel akademik başarı ve İngilizce not ortalaması değişkenleriyle incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden betimsel ve ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmada veri toplamak amacıyla İngilizce dersine yönelik tutum ölçeği ve sınıf değerlendirme atmosferi ölçeği kullanılmıştır. Araştırma 2022-2023 eğitim öğretim yılında Diyarbakır il merkezinde yer alan devlet/resmi Anadolu liselerinde öğrenim görmekte olan 9,10,11 ve 12. sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada küme tesadüfi örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Toplam 926 öğrenciden (9.,10.,11. ve 12. sınıflar) elde edilen veriler, SPSS paket programı yardımıyla analiz edilmiştir. Araştırma problemlerine yanıt aramak için çarpıklık ve basıklık değerleri hesaplanarak geneli itibariyle normal dağılım gösterdiği anlaşılan verilere parametrik yöntemler ile analizler yapılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde student t-testi, One way Anova, Kruskal Wallis H testi ve Pearson korelasyon analizi teknikleri kullanılmıştır. Verilerin analizi neticesinde, Anadolu lisesinde öğrenim gören öğrencilerin İngilizce öğrenmeye yönelik tutumlarında cinsiyet, sınıf düzeyi, anne ve baba eğitim düzeyi, takviye destek eğitimi alma ve liseye yerleşme şeklinin istatistiksel olarak etkili değişkenler olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte Anadolu lisesinde öğrenim gören öğrencilerin sınıf değerlendirme atmosferine ilişkin görüşlerine ise cinsiyet, anne ve baba eğitim düzeyi, takviye destek eğitimi alma ve liseye yerleşme şeklinin istatistiksel olarak etkili olduğu görülmüştür. Sonuç olarak da Anadolu lisesinde öğrenim gören öğrencilerin öğrenme odaklı değerlendirme atmosferi düzeyleri artıkça İngilizceden zevk alma, İngilizce ders dışı etkinliklere yönelik tutum ve İngilizce ders içi etkinliklere yönelik tutum düzeylerinin arttığı belirlenmiştir. Anadolu lisesinde öğrenim gören öğrencilerin performans odaklı değerlendirme atmosferi düzeyleri artıkça İngilizceden zevk alma, İngilizce ders dışı etkinliklere yönelik tutum ve İngilizce ders içi etkinliklere yönelik tutum düzeylerinin ise azaldığı görülmüştür.

Hüsniye Yokuş
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul İngilizce öğretmenlerinin öğretim programı farkındalıkları ile bağlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Öğretim programı uygulamalarının merkezinde olan öğretmenlerin programları uygulayabilme yeterliğine sahip olma gerekliliği, öğretmenlere öğretim programlarının uygulanmasında görevler ve sorumluluklar yüklemektedir. Bu yükümlülük öğretmenlerin öğretim programı farkındalıklarının ve öğretim programına bağlılıklarının önemini ortaya koymaktadır. Buradan hareketle, bu araştırmada ortaokul İngilizce öğretmenlerinin öğretim programı farkındalıkları ile bağlılıkları arasındaki ilişki incelenmektedir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2023-2024 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Diyarbakır ili merkez ilçelerindeki (Bağlar, Kayapınar, Yenişehir ve Sur) devlet okullarında ve özel okullarda görev yapan 550 ortaokul İngilizce öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise basit seçkisiz örnekleme yoluyla belirlenen 323 ortaokul İngilizce öğretmeninden meydana gelmektedir. Veri toplama araçları olarak Öğretim Programı Farkındalık Ölçeği (ÖPFÖ) ve Öğretim Programına Bağlılık Ölçeği (ÖPBÖ) kullanılmıştır. Betimsel istatistiklere ek olarak verilerin analizinde Mann-Whitney U testi, Kruskal Wallis testi ve Spearman sıra farkları korelasyon katsayısından yararlanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarında ortaokul İngilizce öğretmenlerinin öğretim programı farkındalığı alt boyutları olan psikomotor farkındalık, bilişsel farkındalık ve duyuşsal farkındalık ile öğretim programına bağlılık düzeylerinin yüksek olduğu görülmüştür. Psikomotor farkındalık, bilişsel farkındalık ve duyuşsal farkındalık üzerinde cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, lisans eğitiminden mezun olunan fakülte, eğitim düzeyi ve haftalık ders saati değişkenlerinin bir etkisi olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Okul türü değişkeninin psikomotor farkındalık ve duyuşsal farkındalıkları üzerinde bir etkisinin olmadığı ama özel okullarda görev yapan ortaokul İngilizce öğretmenlerinin devlet okullarında görev yapan öğretmenlere göre bilişsel farkındalıklarının daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Öğretim programına bağlılık üzerinde cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, lisans eğitiminden mezun olunan fakülte ve eğitim düzeyi değişkenlerinin bir etkisi olmadığı görülmüştür. Ancak devlet okullarında görev yapan ortaokul İngilizce öğretmenlerinin özel okullarda görev yapan öğretmenlere göre ve 20 saat ve altında derse giren öğretmenlerin 21 saat ve üzerinde derse giren öğretmenlere göre öğretim programına bağlılık düzeylerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Öğretim programı farkındalığının alt boyutları ile öğretim programına bağlılık arasında orta düzeyde pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Araştırmanın sonunda öğretim programına yönelik öğretmen görüşlerinin alınabileceği, okul türü ve haftalık ders saatinin bağımlı değişkenler olduğu deneysel araştırmalar yapılabileceği ve öğretim programı farkındalığı ve bağlılığına ilişkin nitel veya karma yöntemlerle yürütülen araştırmaların yapılabileceği gibi öneriler yer almaktadır.

Fikret Erkuş
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Değerler eğitimine yönelik ortaokul öğretmen ve öğrencileri ile öğrenci velilerinin görüşlerinin incelenmesi

Toplumların varlıklarını sürdürmeleri, değerleriyle yetişmiş ve benimsemiş bireylerinin varlığı ile mümkündür. Değerler eğitimi, kültürel ve evrensel değerlerin eğitim yoluyla aktarılma sürecidir. Değerler eğitimi, bireylerin ahlaki, etik ve sosyal açıdan gelişmesini sağlamayı amaçlayan bir eğitim süreci olduğu için; aileden başlayıp, örgün eğitimin sonuna kadar devam eder. Bu araştırmanın amacı; değerler eğitimine yönelik ortaokul öğretmen, ortaokul öğrenci ve veli görüşlerinin incelenmesidir. Araştırmanın çalışma evrenini 2021–2022 Eğitim-Öğretim yılında İstanbul il ve ilçe merkezinde bulunan ortaokullarda görev yapan öğretmenler, 8.Sınıfta öğrenim gören öğrenciler ve velileri oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan öğretmen sayısı 919, öğrenci sayısı 1334'tür. Araştırmada görüşülen veli sayısı ise 19'dur. Araştırmada öncelikle öğretmen ve öğrenciler için Değerler Eğitimi Görüşlerini Belirleme Ölçeği, veliler için Görüşme Formu geliştirilmiş, ön uygulamalar sonrasında geçerlik ve güvenirlik analizleri tamamlanmıştır. Geliştirilen ölçekler ve görüşme formları kullanılarak ortaokullarda uygulama yapılmış; sonrasında da veriler toplanarak SPSS ve Lisrel paket programları ile analiz edilmiş, nitel veriler tema ve kodlar vasıtasıyla yorumlanmıştır. Nicel boyuttaki analizlerde ikili değişkenlerin karşılaştırılmasında t Testi, çoklu değişkenlerin analizi ve karşılaştırılmasında Tek Yönlü Anova Testi ve Post Hoc testleri kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutu araştırma yöntemlerinden genel tarama deseni, nitel boyutu ise temel nitel araştırma desenidir. Yapılan araştırmanın sonuçlarına göre; öğretmenlerin değerler eğitimine yönelik görüşlerinin; cinsiyet, meslekteki çalışma yılı, öğrenim düzeyi ve öğretmenlik alanları değişkenlerine göre farklılık göstermekte olduğu; mezun olunan okul türü değişkenine göre farklılık göstermediği bulunmuştur. Öğrencilerin değerler eğitimine yönelik görüşlerinin; cinsiyet, evlerinde yaşayan kişi sayısı, babanın öğrenim durumu değişkenlerine göre farklılık göstermekte olduğu; oturdukları evlerin durumu, anne ve babanın çalışma durumu, annenin öğrenim durumu değişkenlerine göre istatistiksel olarak farklılık göstermediği belirlenmiştir. Velilerin değerler eğitimine yönelik görüşlerinden; velilere göre değer kavramı çağrışımları ve öne çıkan değerler arasında toplumdaki ortak payda, sevgi-saygı, ahlak, yaşamın anlamı, toplumsal hayatı düzenleyen kıymet atfedilen unsurlar ve doğruluk, en önemli gördükleri toplumsal değerler arasında saygı, sevgi, inanç-din, dürüstlük, adalet, vatan sevgisi, ahlak, hoşgörü, dürüstlük, doğruluk ve barış, okullarda en çok kazandırılması gereken değerler arasında sevgi, saygı, dürüstlük, vatan sevgisi, edepli-ahlaklı olma, milli değerler, sorumluluk bilinci, yardımseverlik ve hoşgörü olduğu, velilerin çoğunluğunun okularda verilen değerler eğitimi çalışmalarının zayıf ve yetersiz görüşünde olduğu, değerlerin kazandırılmasında velilerin çoğunluğunun kendilerini yeterli gördüğü, değerler eğitiminin okullarda daha iyi ve nitelikli hale gelmesi için velilerin önerilerinin öğretmenlerin rol-model olması, öğrenci merkezli uygulamalar-oyunlar yapılması, aile ile işbirliği kurulması, sınav odaklı sistemden çıkılması olduğu sonuçlarına varılmıştır. Araştırma sonuçları doğrultusunda; okul-aile işbirliğini kuracak ve geliştirecek eğitim, seminer, uygulamalı drama etkinliklerinin yapılması, örnek davranış gösteren öğrencilerin ödüllendirilmesi, öğretmenlerin rol model olması, ders programlarının oluşturulmasında yapılan çalışmalara eğitim liderleri, denetimcileri ve öğretmenlerin katılımının sağlanarak; anketler, görüşmeler ve odak grupları gibi farklı yöntemler ile değerler eğitimi özelinde görüş ve öneriler alınabileceği başlıklarında öneriler sunulmuştur.

Değerler eğitimiOrtaokul öğrencileriOrtaokul öğretmenleri
Tacettin Demirel
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lisansüstü Eğitim Yapmakta Olan Öğretmenlerin Lisansüstü Eğitimle İlgili Görüşleri, Karşılaştıkları Sorunlar ve Önerileri

Lisansüstü eğitim gören bireylerin birçoğu, çalışma hayatları ile eğitim süreçlerini paralel yürütmeye çalışmaktadır. Bu durum, özellikle çalışan öğretmenler için daha da karmaşık hale gelmektedir. Bu araştırmanın amacı öğretmenlik mesleğini sürdürürken aynı zamanda bir lisansüstü eğitim programına devam eden öğretmenlerin yaşadıkları sorunların incelenmesi, görüş ve önerilerinin alınmasıdır. Araştırmanın çalışma grubunu 2023-2024 Eğitim-Öğretim yılında Bitlis ili ve ilçelerinde görev yapan aynı zamanda farklı alanlarda lisansüstü eğitim gören 30 öğretmen oluşturmaktadır. Bu çalışma nitel araştırma desenlerinden olgubilim(fenomenoloji) deseni kullanılarak yürütülmüştür. Katılımcılardan yarı yapılandırılmış görüşme yoluyla veriler toplanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre öğretmenler lisansüstü eğitimin mesleki çalışmalarına en çok mesleki yenilenme bakımından katkı sağladığını düşünmektedir. Öğretmenler lisansüstü eğitim sürecinde kişisel nedenlerden kaynaklı zaman yetersizliği, üniversiteden kaynaklı ders seçimi ve görev yaptıkları kurumdan kaynaklı ders programlarının düzensizliği gibi nedenlerden dolayı sorun yaşamaktadır. Öğretmenlik mesleğini sürdürürken lisansüstü eğitim almaları en çok öğrencileriyle empati yapmalarına katkı sağlamıştır. Katılımcılardan lisansüstü eğitimin daha nitelikli hale gelmesi için öneriler alınmıştır.

Ayşen Kocalar Verim
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Examination of the relationship between leadership styles and organizational climate of secondary school administrators according to teacher perceptions

The main purpose of this study is to examine the effects of leadership styles of school administrators on organizational climate, based on the opinions of the branch teachers working in secondary schools in the central districts of Diyarbakır (Bağlar, Kayapınar, Sur, Yenişehir). In the research designed as a descriptive study, the relational screening model was used. The research consists of branch teachers working in official secondary schools in the central districts of Diyarbakır (Bağlar, Kayapınar, Sur, Yenişehir) in the 2018-2019 academic year. There are 57 secondary schools in the central districts of Diyarbakır and 3315 teachers work in these schools. Since the content of the study is very large, sampling method was used by using stratified sampling method. For this purpose, the scale was distributed to 450 teachers working in 21 formal secondary schools and the returned 416 scales were taken into consideration. "School Principals Leadership Style Scale" and "School Climate Scale" were used as data collection tools. School Principals Leadership Style Scale includes 35 items and 3 sub-dimensions: "Transformational leadership, Releasing leadership, Sustainable leadership". On the School Climate Scale, there are 23 items and 5 sub-dimensions including "Democracy and commitment to school, Leadership and interaction, Success factors, Sincerity, Conflict". The data obtained in the study were analyzed with SPSS package program. In the analysis of the data; (Independent) T test, One-way variance analysis (ANOVA), Tukey test, Kruskal Wallis-H test, Mann-Whitney U test were used for samples. In addition, Multiple Linear Regression Analysis was conducted to determine the predictive levels of independent variables. As a result of the research, it is understood that the branch teachers, in their general opinions about the level of leadership styles of the managers, "While teachers think that their principals exhibit the behaviours towards the most transformational leadership style, they think that they exhibit the behaviours towards the sustained leadership style and at least the behaviours towards the liberating leadership style." In the general opinions of the branch teachers about the school climate, it is observed that the perceptions of the teachers about the success factors are at the highest level, whereas their perceptions about the conflict level are at the lowest level. Their perceptions about other dimensions respectively are in descending order; democracy and dedication to school, sincerity and leadership and interaction.

LeadershipSchool climateSchool administrators+4
Ramazan Bilgi
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Öğretmenlerin STEM eğitimine yönelik farkındalık, tutum ve sınıf içi uygulama özyeterlik algılarının incelenmesi

Bu araştırmayla öğretmenlerin STEM eğitimine yönelik farkındalık, tutum ve sınıf içi uygulama özyeterlik algılarının incelenmesi amaçlanmıştır. Öğretmenlerin STEM eğitimine yönelik farkındalık, tutum ve sınıf içi uygulama özyeterlik algılarının çeşitli değişkenlere göre farklılık gösterip göstermedikleri ve bunlar arasındaki ilişkiyi belirlemek için yapılan bu çalışmada betimsel ve ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2018-2019 eğitim öğretim yılında Diyarbakır ili merkez ilçelerindeki (Bağlar, Kayapınar, Sur ve Yenişehir) ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenleri, ortaokullarda görev yapan fen bilimleri, matematik, bilişim teknolojileri ve teknoloji tasarım öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında 641 öğretmene veri toplama formu dağıtılmış, geri dönen formlardan 32'si eksik doldurulmuş olması sebebiyle örneklemden çıkarılmış ve 609 ölçek formu analize uygun bulunmuştur. Araştırmanın verileri; Çevik (2017) tarafından geliştirilen "STEM Farkındalık Ölçeği", araştırmacı tarafından geliştirilen "STEM Eğitimine Yönelik Tutum Ölçeği" ve "STEM Sınıf İçi Uygulama Özyeterlik Algı Ölçeği" olmak üzere üç ölçek ve öğretmenlerin demografik verilerinin toplandığı kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre; •Öğretmenlerin STEM eğitimine yönelik farkındalık düzeyleri, ölçeğin; "Öğrenciye Etkisi" ve "Öğretmene Etkisi" alt boyutlarında "katılıyorum" düzeyinde yüksektir. •Öğretmenlerin STEM eğitimine yönelik farkındalık düzeyleri, ölçeğin; "Derse Etkisi" alt boyutunda "kararsızım" ve orta düzeydedir. •Öğretmenlerin, STEM eğitiminin, öğrencilerin analitik düşünme ve problem çözme becerilerini geliştireceği konusundaki farkındalık düzeyleri "katılıyorum" düzeyinde yüksektir. •Öğretmenlerin, STEM eğitiminin, dersteki sınıf hâkimiyeti ve zaman konusundaki farkındalıkları "kararsızım" ve orta düzeydedir. •Öğretmenlerin, STEM eğitiminin üst düzey materyallere ihtiyaç olmadan uygulanabileceğine ilişkin farkındalık düzeyleri "katılmıyorum" düzeyinde düşüktür. •Öğretmenlerin, STEM eğitimine yönelik tutumları, "katılıyorum" düzeyinde olumludur. •Öğretmenler, öğrencilerin olası hatalarında yeniden denemeleri için cesaretlendirilmelerinin ve ders etkinliklerini gerçek yaşam problemleriyle ilişkilendirmenin önemli olduğu konusunda "katılıyorum" düzeyinde olumlu tutuma sahiplerdir. •Öğretmenlerin, STEM alanlarındaki öğretmenlerle farklı modeller üzerinde çalışmalar yapmak ve öğrenme-öğretme etkinliklerini fen, matematik, mühendislik ve teknolojiyi (STEM'i) merkeze alarak tasarlamanın önemi konusundaki tutumlarının diğer maddelere oranla daha olumsuz olduğu ortaya çıkmıştır. •Öğretmenlerin STEM eğitimine yönelik sınıf içi uygulama özyeterlik algıları, hem ölçeğin genelinde hem de alt boyutlarda "katılıyorum" düzeyinde olumludur. •Öğretmenlerin STEM eğitimine yönelik sınıf içi uygulama özyeterlik algıları ölçeğinde en düşük ortalama "STEM Entegrasyonu" alt boyutuna aittir. •Öğretmenlerin, öğrencileri eleştirel düşünmeye yönelik sorular sorması için cesaretlendirme konusunda ve öğrencilerin soracağı bilginin gerçek yaşamla ilişkisine dair sorularda özyeterlik algıları "katılıyorum" düzeyinde olumludur. •Öğretmenlerin ders planına mühendislik tasarım sürecine entegre etme ve öğrenme-öğretme etkinliklerini 5E modeline uygun tasarlayabilme konusunda özyeterlik algıları "kısmen katılıyorum" düzeyinde olumsuzdur. •Öğretmenlerin, kazanımlara uygun STEM etkinlikleri için materyal tasarlama ve STEM eğitimini mevcut öğretim programına entegre etme konusundaki özyeterlik algıları diğer maddelere oranla daha düşük düzeydedir. •STEM eğitimine ilişkin tutum ile STEM farkındalık ölçeğinin, "Öğrenciye Etkisi" alt boyutu arasında orta düzeyde; "Derse Etkisi" ve "Öğretmene Etkisi" alt boyutları arasında ise düşük düzeyde, pozitif yönlü ve anlamlı ilişki vardır. •STEM eğitimine yönelik tutum ile sınıf içi uygulama özyeterlik algıları arasında düşük düzeyde korelasyon olduğu belirlenmiştir. •STEM sınıf içi uygulama özyeterlik algı ölçeği ile STEM farkındalık ölçeğinin "Öğrenciye Etkisi" ve "Öğretmene Etkisi" alt boyutları arasında orta düzeyde; "Derse Etkisi" alt boyutu arasında ise düşük düzeyde, pozitif yönlü ve anlamlı ilişki olduğu saptanmıştır.

FarkındalıkFeTeMMFeTeMM+7
Fikriye Yaman
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Cumhuriyet Dönemi (1924-2018) Türkçe öğretim programlarının incelenmesi

Eğitim kurumlarının ve öğretmenlerin bireylerin ailede edinmeye başladıkları Türkçe eğitiminde çok önemli rolleri oldukları söylenebilir. Türkçe eğitiminin planlı bir şekilde yürütülmesi için öğretim programları, öğretmenlere ve eğitim kurumlarına rehberlik ederler. Eğitim yaklaşımları öğretim programlarını şekillendirmektedir. Öğretim programlarının hedef, içerik, eğitim durumları ve sınama durumları ögeleri de etkileşim içinde oldukları için eğitim yaklaşımlarından etkilenmektedirler. Bu araştırmanın amacı, Cumhuriyetin ilanından günümüze kadar Türkiye'de uygulanan ilkokul ve ortaokul Türkçe öğretim programlarının gelişim ve değişimlerini belirlemektir. Araştırmada 1924, 1926, 1930, 1936, 1948, 1968, 2009 yıllarına ait ilköğretim birinci kademe Türkçe öğretim programları 1924, 1930, 1931-1932, 1938, 1949, 1951, 1962, 1970, 1995, 2006 yıllarına ait ilköğretim ikinci kademe Türkçe öğretim programları ve 1981, 2015, 2017, 2018 yıllarına ait birinci ve ikinci kademe Türkçe öğretim programlarını hedef, içerik, eğitim durumları ve sınama durumlarındaki benzerlikler ve farklılıklar ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırma nitel bir çalışma olduğu için araştırmada doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda, Cumhuriyetin ilanından sonraki ilk program olan 1924 Türkçe öğretim programı ile 2018 Türkçe öğretim programı arasında geçen süre zarfında hedef, içerik, eğitim durumları ve sınama durumları ögelerinde anlamlı farklılıkların, gelişimlerin ve değişimlerin yaşandığı görülmektedir. Bu gelişmeler, ilk olarak 1981 Türkçe öğretim programında ortaya çıksa da 2006 programıyla beraber eğitim anlayışının değişmesiyle birlikte daha büyük gelişmelerin yaşandığı görülmektedir. 1924, 1926, 1930, 1936, 1948, 1968 ilköğretim birinci kademe Türkçe öğretim programları, 1924, 1930, 1931- 1932, 1938, 1949, 1951, 1962, 1970, 1995 ilköğretim ikinci kademe Türkçe öğretim programları ve 1981 birinci ve ikinci kademe Türkçe öğretim programında kazanım ifadesi yer almaz iken 2006 ve sonrasındaki Türkçe öğretim programlarında kazanımlar öğrenme alanlarına göre verilmiştir. 2006, 2009, 2015, 2017 ve 2018 Türkçe programlarında tematik ve beceri yaklaşımından dolayı daha önceki programlardan farklı olarak konular temalara ayrılmıştır. Türkçe programında eğitim durumlarıyla ilgili bir bölüme ilk kez 1981 programında yer verilmiştir. Yapılandırıcı eğitim anlayışıyla 2006 ve sonrasında genel olarak eğitim durumları da önemsenmiştir. Sınama durumlarıyla ilgili bir bölüme de yine ilk kez 1981 programında rastlanılmıştır. 2006 ve sonrasındaki programlarda geleneksel değerlendirme teknikleri ve tamamlayıcı değerlendirme teknikleri ile ilgili veriler yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Program geliştirme, Türkçe öğretim programları, hedef, içerik, eğitim durumları, sınama durumları

Program değerlendirmeProgram geliştirmeTürkçe eğitimi+2
Turhalı Ayfer Akboğa
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lise İngilizce öğretmenlerinin problem çözme becerileri ile öğrenmeye yönelik inançları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı lise İngilizce öğretmenlerinin problem çözme beceri algıları ile öğrenmeye yönelik inançları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2018-2019 Eğitim-öğretim Yılı Diyarbakır ili dört merkez ilçede (Yenişehir, Sur, Bağlar ve Kayapınar) bulunan lise İngilizce öğretmenleri oluşturmaktadır. Bu dört merkez ilçede toplam 281 öğretmen çalışmaktadır ancak veri toplama araçları olan anketleri doldurma konusunda gönüllülük esaslı olduğu için 34 kişi anket doldurmak istememiş ve bu yüzden bu veriler 247 öğretmenden elde edilmiştir. Veri toplama aracı olarak "Problem Çözme Envanteri" ve "Öğrenmeye Yönelik İnanç Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin problem çözme becerileri arasında cinsiyet, yaş, mesleki kıdem değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık bulunmazken, çalıştığı okul türü ve mezun olunan fakülte değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar bulunmaktadır. Araştırmanın sonuçları öğretmenlerin yapılandırmacı öğrenmeye yönelik inançları arttıkça problem çözme beceri algılarının da arttığını, geleneksel öğrenmeye yönelik inançları arttıkça problem çözme beceri algılarının da azaldığını göstermektedir.

Branş öğretmenleriEğitim inançlarıGeleneksel öğrenme yöntemi+6
Meryem Kılıç
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Lise öğrencilerinin görüşlerine göre öğrenci kulüplerinin değerlendirilmesi

Bu çalışmanın temel amacı, lise düzeyinde faaliyet gösteren öğrenci kulüplerinin etkililiğini farklı lise türlerinde öğrenim gören öğrencilerin görüşlerine göre değerlendirmektir. Araştırmada bu amaç doğrultusunda öğrencilerin, öğrenci kulüplerine ilişkin "kulüp farkındalığı", "kişisel gelişim", "toplum hizmeti", "demokrasi", "sosyallik" ve "sorumluluk" boyutlarındaki görüşlerinin; cinsiyet, kurum türü, sınıf düzeyi, okul türü, ailenin aylık geliri, anne-baba eğitim durumu, anne-baba iş durumu, etkinliklerin düzenli yapılması durumu, üye oluş nedeni ve etkinliklerin yapılma zamanı değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Ayrıca araştırmada öğrencilerin kulüp danışman öğretmenin kulübüne ilişkin bilgi düzeyi; kulüp etkinliklerinin ders başarısına etkisi; kendi okullarındaki diğer kulüpler hakkındaki bilgi düzeyi; üye oldukları kulübü nasıl değerlendirdikleri; kulüp etkinliklerinin ne zaman yapılması gerektiği; üye oldukları kulüp alanları; okul dışı etkinliğe katılım durumları ve kulüp etkililiğinin artırılması için sundukları öneriler incelenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama deseninden ve nedensel karşılaştırma araştırma yönteminden yararlanılmıştır. Araştırma, Batman il merkezindeki 2018– 2019 Eğitim-Öğretim yılı birinci döneminde okul türü farklı ortaöğretim kurumlarında (Anadolu, İmam-Hatip, Mesleki ve Teknik, Fen, Sosyal Bilimler, Spor, Güzel Sanatlar ve Proje Lisesi) öğrenim gören 1039 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplamak için literatür ve yönetmeliklerden faydalanılarak altı boyutu olan geçerli ve güvenilir sosyal etkinlik ölçeği geliştirilmiştir. Bulguların çözümlenmesinde betimsel istatistikler olan sıklık ile yüzdeliklerden yararlanılırken demografik değişkenlerle ölçek maddelerine verilen cevapların çaprazlaması yapılmıştır. Alt amaçların incelenmesinde sosyal etkinlik puan ortalamalarının karşılaştırılması için parametrik istatistik çözümleme tekniklerinden t-testi ve One Way Anova testlerinden faydalanılarak veriler analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, lise öğrencilerinin sosyal etkinlik puanları "kulüp farkındalığı", "kişisel gelişim", "toplum hizmeti", "demokrasi", "sosyallik" ve "sorumluluk" boyutlarındaki görüşleri genel olarak "kararsızım" düzeyindedir. Araştırmada en yüksek ortalama değerine "sosyallik" boyutu sahipken en düşük ortalamanın "sorumluluk" boyutunda olduğu görülmüştür. Cinsiyet, kurum türü, öğretim şekli, okul türü, sınıf düzeyi, aylık gelir, anne-baba eğitim durumu, anne-baba iş durumu, kulüp etkinliklerinin yıl boyunca düzenli yapılma durumu, kulübe üye oluş nedeni ve etkinliklerin yapılma zamanı değişkenlerine göre anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin danışman öğretmenin bilgi düzeyini "iyi" düzeyde buldukları ve kulüp etkinliklerinin ders başarısını "olumlu" etkilediği görülmüştür. Öğrencilerin okuldaki diğer kulüplere ilişkin "kısmen yeterli" düzeyde bilgi sahibi oldukları ve kulüp etkinliklerini "sosyalleştirici" olarak değerlendirdikleri belirlenmiştir. Öğrencilerin kulüp etkinliklerinin "ayrı bir ders saatinde" yapılması gerektiğini; en yüksek ortalamanın "sanat" kulüp alanı olduğu ve kulüp faaliyetleri kapsamında okul dışı etkinliklere katılmadıkları sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırmada "Okulunuzdaki öğrenci kulüplerinin daha etkili olması için neler önerirsiniz?" sorusuna "sistem", "fiziki ortam", "proje", "yeterlilik" ve "öğrenci" tema başlıklarında öneriler sundukları görülmüştür. "Sistem" temasında; ders sayısının azaltılıp öğrenci kulüp saatlerinin artırılması, "Fiziki ortam" temasında; uygun şartların oluşturulup materyallerin temin edilmesi, "Proje" temasında; kulüpler aracılığıyla toplumsal ve çevresel projelerin hazırlanması, "Yeterlilik" temasında; yönetici ve öğretmenlerin kulüp çalışmalarını önemsemesi, "Öğrenci" temasında; yetki ve sorumluluğun öğrencilerle paylaşılması önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal etkinlik, öğrenci kulüpleri, ders dışı etkinlikler, eğitsel kulüp ve rekreasyon

Ders dışı etkinliklerLise öğrencileriRekreasyon+3
Şehmus Oral
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Değerler eğitimi ile ilgili yapılan lisansüstü tezlerin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı Türkiye'de 2016-2019 yılları arasında gerçekleştirilen değerler eğitimi konulu yüksek lisans ve doktora tezlerinin incelenmesidir. Çalışma konu başlığı içerisinde "değerler eğitimi" geçen Türkiye'de yapılmış olan tezlerle sınırlıdır.YÖK Ulusal Tez Merkezinde kataloglanmış olan 250 tez belirlenen kategoriler doğrultusunda incelenmiş ve doküman analizi yapılarak elde edilen bulgulara göre değerlendirilmiştir.Tezler;hazırlandığı üniversite, enstitü, anabilimdalı, yayınlandığı yıl, konu alanı, yöntemi/modeli ve deseni, örneklem türü, örneklem büyüklüğü, veri toplama araçları, güvenirlik ve geçerlik çalışmaları ve veri analiz teknikleri ölçütlerine göre incelenmiştir. Araştırmada veri analizi içerik analizi ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler yüzde ve frekanslara dayalı bir şekilde yorumlanmıştır. Araştırma sonucuna göre; değerler eğitimi konusunda tezlerle ilgili en çok yayın yapan üniversitenin Gazi Üniversitesi olduğu görülmüştür. Lisansüstü çalışmalar en fazla Eğitim Bilimleri Enstitüsü kapsamında yayınlanmıştır. Çalışmaların en çok Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi anabilim dallarında oluşturulduğu belirlenmiştir. Tezlerin büyük çoğunluğunun 2019 yılında yayınlandığı belirlenmiştir. Tezlerin çoğunluğu niteldir ve doküman inceleme türündedir. Örneklem büyüklüğü olarak çoğunlukla 1-50 arası katılımcıyla çalışılmıştır. Araştırmalarda veri toplama araçlarının büyük çoğunluğunu doküman inceleme ve anket formu oluşturmaktadır. İçerik analizi en çok kullanılan veri analiz tekniğidir.

DeğerlerDeğerler eğitimiLisansüstü tezler+1
Seval Köksal Süleymanoğlu
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türk eğitim sistemi açısından birey özelliklerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı Türk eğitim sisteminin yetiştirmek istediği birey özelliklerini incelemek, bu süreçte yaşanan sorunları ortaya çıkarmak ve gerekli değerlendirmeleri yapmaktır. Bu amaç doğrultusunda araştırmada iç içe geçmiş tek durum deseni kullanılmıştır. Araştırma verileri nitel araştırmalarda veri toplama tekniklerinden doküman incelemesi tekniği ile toplanmıştır. Doküman olarak, "milli eğitim genel amaçları", "okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumları yönetmeliği", "ortaöğretim kurumları yönetmeliği", "yükseköğretim kanunu", "2018 yılında revize edilen öğretim programları genel amaçları", "2018 yılında revize edilen öğretim programları kazanımları", "2019-2020 eğitim öğretim yılında uygulamada olan ders kitapları" incelenmiştir. Verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda milli eğitim genel amaçlarında yetiştirilmek istenen birey özelliklerinin öğretim programlarına ve ders kitaplarına yansıtılmadığı belirlenmiştir. Türk eğitim sisteminde yetiştirilmek istenen birey özellikleri açısından genel amaçlar, yönetmelikler, öğretim programları, ders kitaplarının benzer nitelikler taşımadığı belirlenmiştir. Öğretim programları genel amaçlarında yetiştirilmek istenen birey özelliklerinin öğretim programlarında yer alan kazanımlara yansıtılmadığı tespit edilmiştir. Öte yandan en çok kazandırılmak istenen özelliklerin "kişilik ve karakter", "bölücü ve yıkıcı amaçlar taşıyan davranışlarda bulunmama", "dengeli ve sağlıklı gelişmiş olma", "temel düzeyde beceriler", "yaşadığı yer ve çevre özellikleri", "Türkiye", "yemek", "tasarruf", "temizlik", "Allah (c.c.)", "dostluk", "iyilik", "Atatürk" ve "Osmanlı Devleti" temaları ile ilgili olduğu belirlenmiştir.

BireysellikEğitim sistemiKarakter+5
Sait Çakan
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye, Almanya ve İngiltere ortaöğretim İngilizce öğretim programlarının karşılaştırılması

Bu araştırmanın amacı Türkiye, Almanya ve İngiltere eğitim sistemlerini ve adı geçen ülkelerin ortaöğretim İngilizce öğretim programlarını hedefler, içerik, öğrenme-öğretme süreçleri ve ölçme-değerlendirme boyutları bakımından karşılaştırmaktır. Bu çalışma karşılaştırmalı eğitim araştırmasıdır ve kullanılan veriler doküman incelemesi yolu ile elde edilmiştir. Araştırmada kullanılan verilerin birçoğu bahsi geçen ülkelerin resmi eğitim web sayfalarından ve uluslararası resmi kaynaklardan alınmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre Almanya eğitim sisteminde denetleme ve yönetim eyaletler bazında ve yerel olarak ele alınmakta, İngiltere'de ise ulusal anlamda standardize edilmiş bir yaklaşım olmasına rağmen yerel otoritelere yetki sağlanmaktadır. Türkiye'deki durum incelendiğinde eğitim sisteminin doğrudan ve merkezi bir anlayış ile yürütülmekte olduğu görülmüştür. Bu sebepten ötürü Almanya ve İngiltere'de eğitimde yönetim ve denetleme tam olarak merkezi bir yapıya sahip değildir. Eğitime ayrılan bütçe ve eğitim sisteminin yapısı üç ülkede de farklılık göstermektedir. Türkiye'de eğitim ödeneğinin diğer iki ülkeye kıyasla OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) ortalamasının altında olduğu görülmüştür. Yıllık eğitim süresi üç ülkede de 180-190 iş günü arasında olmasına rağmen, İngiltere ve Almanya'da haftalık ders saatleri Türkiye'ye oranla daha azdır. Ayrıca bu iki ülkede, İngilizce dersine ayrılan haftalık ders saatlerinin Türkiye'den daha fazla olduğu ve Almanya'da ilköğretimden ortaöğretime geçişte yarım dönem ile bir buçuk dönem arasında değişen hazırlık eğitimi verildiği görülmüştür. Türkiye ortaöğretim İngilizce programının bu açıdan esnek olan Almanya ve İngiltere'ye oranla daha ayrıntılı ve kapsamlı olarak verildiği saptanmıştır. İngiltere'nin programı bir çerçeve program olmakla birlikte genel olarak ulaşılması gereken hedefler olarak belirtilmiş ve program geliştirme uygulamalarında ülkede bulunan her okula bu çerçevede belirlenen standartlar içinde kalmak şartıyla özgürlük tanınmıştır. Ortaöğretim İngilizce öğretim programı hedeflerinde, Türkiye'de dil becerilerine ağırlık verilirken Almanya'da dil farkındalığı, dil arabuluculuğu, kültürlerarası iletişim, metin ve medya okuryazarlığı gibi yetkinlik alanlarına da yer verilmektedir. Almanya ve İngiltere İngilizce öğretim programları öğretmene öğretim uygulamalarında öğrenci ilgi ve ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmaları bakımından daha fazla özgürlük sağlamaktadır. Her üç ülkenin programlarında içerik düzenlenmesi farklılık göstermektedir. Türkiye'de farklı ortaöğretim kurumları (anadolu liseleri, mesleki ve teknik liseler, çok programlı liseler) için farklı haftalık ders saatleri söz konusu olmasına rağmen aynı İngilizce öğretim programını uygulama zorunluluğu vardır. Almanya ve İngiltere'de öğretmenlere öğrencilerinin ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda konu seçimi yapma fırsatı verilmiştir. Türkiye'de ise içerik ayrıntılı olarak verilmiştir, öğretmenler programı takip etmek zorundadır. Yıllık eğitim süresinde içerik ve konu yoğunluğu ortaöğretim kurumlarının hepsinde ve her sınıf düzeyinde aynı tutulmuştur. Türkiye'de yıllık eğitim süresinde öğretmenlerin takip etmesi gereken konu başlıkları Almanya öğretim programında belirtilen konu başlıklarına oranla sayıca fazladır. Öğrenme ve öğretme süreçleri ile ilgili olarak İngiltere'de İngilizce öğretim programlarında açıkça belirtilen yöntem ve teknik bulunmamakta ve öğretim için uygun yöntem ve teknik seçiminde karar verme görevi öğretmenlere bırakılmaktadır. Türkiye'de uygulanan İngilizce öğretim programında ise kullanılacak yöntem ve teknikler sıralanmakta, ancak bunların nerede ve nasıl kullanılacaklarına dair açıklamalar bulunmamaktadır. Almanya'da ise öğrencilerin dil öğrenme strateji ve yöntemleri ile öğretmenlerin kullanacağı öğretim yöntem ve tekniklerinin nerede kullanılacağı açıkça belirtilmiştir. Ölçme değerlendirme boyutları incelendiğinde bahsi geçen tüm ülkelerde program düzeyinde hem ürün hem de süreç değerlendirilmesine önem verildiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Karşılaştırmalı eğitim, ortaöğretim programı, İngilizce dersi öğretim programı.

AlmanyaDil eğitimiTürkiye+5
Ümmühan Özbek
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Özel gereksinimli çocuğu olan annelerde ebeveyn öz yeterliği: Bilinçli farkındalık ve psikolojik dayanıklılığın yordayıcı rolü

Bu araştırmanın ilk amacı özel gereksinimli çocuğa sahip annelerin ebeveyn öz yeterliklerini demografik değişkenler açısından incelemek ikincisi ise ebeveyn öz yeterliklerini bilinçli farkındalıkları ve psikolojik dayanıklılıklarının ne derece yordadığını belirlemektir. İlişkisel tarama yönteminin kullanıldığı çalışmanın örneklemini Bolu ilindeki özel gereksinimli çocuğa sahip 424 anne oluşturmuştur. Bu çalışmada veri toplama aracı olarak Demografik Bilgi Formu, Ebeveyn Öz Yeterlik Ölçeği, Bilinçli Farkındalık Ölçeği ve Yetişkinler için Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizlerinde SPSS 20 programı kullanılmıştır. Analizlere başlanmadan önce veri setindeki kayıp veri ve uç değerler incelenmiş ve dağılımın normalliği test edilmiştir. Katılımcıların ebeveyn öz yeterliliklerinin demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadıkları Bağımsız Örneklemler İçin T Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ile analiz edilmiştir. Annelerin bilinçli farkındalıkları ve psikolojik dayanıklılıklarının ebeveyn öz yeterliklerini yordamasına ilişkin incelemede Aşamalı Regresyon Analizi (stepwise) kullanılmıştır. Araştırma sonucunda özel gereksinimli çocuğa sahip annelerin ebeveyn öz yeterliklerinin gelir düzeyi, eğitim düzeyi ve çalışıp çalışmama durumu açısından farklılaştığı; yaşa göre ise farklılaşmadığı bulgusu elde edilmiştir. Ebeveyn öz yeterliği ile psikolojik dayanıklılık ve bilinçli farkındalık arasında pozitif yönde yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. İki aşamalı modelle gerçekleştirilen aşamalı regresyon analizinin ilk aşamasında daha yüksek düzeyde ilişki olduğu belirlenen bilinçli farkındalık (.86) değişkeni ikinci aşamada ise psikolojik dayanıklılık (.82) değişkeni analize dahil edilmiştir. Analiz sonucunda annelerin ebeveyn öz yeterliklerini bilinçli farkındalıkları ve psikolojik dayanıklılıklarının anlamlı bir şekilde yordadığı; en çok açıklayan değişkenin bilinçli farkındalık (%73.9) olduğu; psikolojik dayanıklılık ile birlikte ise (%81.6) oranında açıkladığı sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen araştırma bulguları alanyazındaki diğer araştırmalar çerçevesinde tartışılarak öneriler sunulmuştur. ANAHTAR KELİMELER: Ebeveyn Öz Yeterliği, Psikolojik Dayanıklılık, Bilinçli Farkındalık, Özel Gereksinimli Çocuğu Olan Anneler

Ana-babaAnnelerBilinçli farkındalık+6
Sedanur Akbuğa
Bolu Abant İzzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Lider-üye etkileşimi ve örgütsel sessizlik ile örgüt sağlığı arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, resmi ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin algılarına göre, ortaokul müdürlerinin lider-üye etkileşimi davranışları ve öğretmenlerin örgütsel sessizlik davranışları ile örgüt sağlığı algıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bununla birlikte, resmi ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin lider-üye etkileşimine ilişkin algıları ve örgütsel sessizlik davranışları ile örgüt sağlığı algı düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi de amaçlanmıştır. Araştırma, betimsel nitelikte ilişkisel tarama modeliyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Eskişehir il sınırları içinde bulunan 109 resmi ortaokulda görev yapan 2882 öğretmen, örneklemini ise tabakalı örnekleme yöntemi ile belirlenen 1010 öğretmen oluşturmuştur. Araştırma verileri, araştırmacılar tarafından geliştirilen Üç Boyutlu Lider Üye Etkileşimi Ölçeği (LMX-3D), Doğanay ve Dağlı (2016, 2020) tarafından geliştirilen Örgüt Sağlığı Ölçeği ve Çakıcı (2008) tarafından geliştirilen Örgütsel Sessizlik Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizinde, betimsel istatistik değerleri ile birlikte Parametrik analiz teknikleri (MANOVA, ANOVA, T-Testi), nonparametrik analiz teknikleri (Mann Whitney U, Kruskal Wallis H) ve regresyon istatistikî tekniklerine yer verilmiştir. Araştırma sonucunda, resmi ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin, lider-üye etkileşimi ve örgüt sağlığına ilişkin algıların yüksek; örgütsel sessizliğe ilişkin algıların çok düşük düzeyde olduğu tespiti yapılmıştır. Bunun yanında, lider-üye etkileşimi ile örgüt sağlığı algı düzeyi arasında pozitif ve orta düzeyde, anlamlı; örgütsel sessizlik ile örgüt sağlığı algı düzeyi arasında negatif ve orta düzeyde, anlamlı bir ilişkinin olduğu saptanmıştır. Lider-üye etkileşimi ile örgütsel sessizliğin birlikte örgüt sağlığı ile anlamlı bir ilişki sergiledikleri; lider-üye etkileşiminin örgüt sağlığı üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu; örgütsel sessizliğin, örgüt sağlığı üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu ve bu iki değişkenin birlikte örgüt sağlığının anlamlı yordayıcısı oldukları belirlenmiştir. Ayrıca, örgüt sağlığı üzerinde lider-üye etkileşimi davranışlarının, örgütsel sessizlik davranışlarından daha fazla etkili olduğu saptanmıştır.

Eğitim kurumlarıLider-üye etkileşimiOrtaokullar+5
Ercan Doğanay
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmenlerin başarılı zekâ kuramına dayalı öğretme stillerinin incelenmesi (Diyarbakır ili örneği)

Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin başarılı zekâ kuramına dayalı öğretme stillerinin belirlenmesine yöneliktir. Sternberg tarafından geliştirilen başarılı zekâ kuramı bireylerin üstbilişsel düşünme becerilerinin geliştirilmesini hedefler. Bu araştırmanın amacı doğrultusunda; Paloş ve Maricutoui (2006) tarafından geliştirilen, 23 maddeden oluşan "Başarılı Zekâ Öğretim Stili Ölçeği (BZÖSÖ)" Türkçe 'ye uyarlanmıştır. Diyarbakır ili merkez ilçelerindeki resmi ortaöğretim kurumlarında görev yapan 6 branştan 273 öğretmen bu araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Dilsel eşdeğerlilik için ölçeğin orijinal formu ile Türkçe formundan alınan puanlar arasında pozitif yönlü, yüksek bir korelasyon tespit edilmiştir. BZÖSÖ'nün Türkçe formunun yapı geçerliliği Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) ve Doğrulayıcı Faktör Analizi uygulanarak test edilmiştir. AFA'da BZÖSÖ'nün orijinal formunda olduğu gibi Türkçe formunda hafıza, analitik düşünme, yaratıcı düşünme ve uygulamalı düşünme olarak dört alt boyutunun olduğu saptanmıştır. Uyarlanan ölçek, orijinal form ile uyumlu olup varyansın %61'ini açıklayan bir yapıya sahiptir. DFA'da belirtilen uyum indekslerinin kabul edilebilir sınırlar içerisinde olduğu görülmüştür. Cronbach Alfa iç tutarlılık katsayısı ölçeğin geneli için .95; ölçeğin alt boyutları için ise sırasıyla .82, .83, .86 ve .87 şeklinde bulunmuştur. Madde korelasyonlarının tüm maddeler için .30 alt sınırını geçtiği tespit edilmiştir. İkinci aşamada veriler cinsiyet, eğitim durumu, branş ve kıdem değişkenlerine göre betimsel olarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, frekans, yüzde, t-testi, tek yönlü varyans analizi, Scheffe ve LSD testleri kullanılmıştır. Değişkenler bakımından gruplar arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Ancak öğretmenlerin başarılı zekâ kuramı çerçevesinde öğretim stillerine yönelik öz algılarının çok yüksek düzeyde olduğu saptanmıştır. Modern eğitim sistemlerinde eğitimin kalitesini artırmak için öğretmenlerin analitik, yaratıcı ve uygulamalı düşünme becerilerini geliştirmelerine yönelik farkındalık oluşturulması önem arz etmektedir. Anahtar Sözcükler: Başarılı zekâ kuramı, öğretim stili, hafıza becerileri, analitik düşünme, yaratıcı düşünme, uygulamalı düşünme.

Başarılı Zeka KuramıDiyarbakırÖğretim+2
Rabia Dağtan
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Öğretmenlerin mesleki değerleri ile yaşam boyu öğrenme eğilimleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Eğitim sisteminin en önemli öğelerinden biri olan öğretmenlerin, bilgi ve becerilerin kazandırılmasında ve toplumsal değerlerin aktarılmasında önemli bir rolü vardır. Bu yönüyle öğretmenlerin mesleğini icra ederken sergilediği tutum ve davranışlar önem kazanmaktadır. Öğretmenlerin tutum ve davranışlarına yön veren ise sahip olduğu mesleki değerlerdir. Yapılan araştırmalarda öğretmenlerin mesleki değerlerinin ortaya konduğu ve birçok çalışmada öğretmenlerin kişisel ve mesleki yönden gelişmesinin mesleki bir değer olarak belirtildiği görülmektedir. Bu bağlamda bu araştırmada öğretmenlerin mesleki değerleri ile yaşam boyu öğrenme eğilimleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, nicel araştırma modellerinden betimsel ve ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2018-2019 eğitim öğretim yılında Diyarbakır ili merkez ilçelerde (Bağlar, Kayapınar, Sur, Yenişehir) ilkokullarda görev yapan toplam 2756 sınıf öğretmeni oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise 2756 sınıf öğretmeninden basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile seçilmiş 991 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen "Öğretmenlerin Mesleki Değerler Ölçeği"; bu araştırma için revize edilen "Öğretmenlerin Yaşam Boyu Öğrenme Ölçeği" ile öğretmenlerin demografik verilerinin toplandığı kişisel bilgi formu kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, parametrik ve non-paratmetrik testlerden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin mesleki değerlere ilişkin görüşlerinin "her zaman" düzeyinde olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin mesleki değerlere ilişkin görüşlerinde, öğrenim düzeyi ve değerler eğitimi ile ilgili bir kurs alma değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir. Bununla birlikte öğretmenlerin mesleki değerlere ilişkin görüşlerinin cinsiyet değişkenine göre "Mesleki Sorumluluk ve Bağlılık" boyutunda; mesleki kıdem değişkenine göre "Öğrenme-Öğretme Ortamı" ve "Öğrenciye Yaklaşım" boyutlarında ve ölçeğin genelinde; üniversiteden mezun olunan fakülte değişkenine göre ise "Mesleki Etik" boyutunda farklılaştığı belirlenmiştir. Öğretmenlerin "Öğrencilerin duygu ve düşüncelerini rahat bir şekilde ifade etmesine önem veririm" ve "Öğrenme-öğretme sürecinde, öğrencilerin fikirlerini özgürce söylemelerini teşvik ederim" maddelerine yönelik görüşlerinin diğer maddelere oranla daha yüksek düzeyde olduğu; "Mesleki yönden kendimi geliştirmeye (hizmet içi eğitim alma, seminer ve konferansa katılma, vb.) çalışırım" maddesine yönelik görüşlerinin ise diğer maddelere oranla daha düşük düzeyde olduğu saptanmıştır. Araştırmada öğretmenlerin yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin "tamamen katılıyorum" düzeyinde olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin YBÖ eğilimlerinde cinsiyet, üniversiteden mezun olunan fakülte ve değerler eğitimi ile ilgili bir kurs alma değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir. Öğretmenlerin YBÖ eğilimlerinde öğrenim düzeyi değişkenine göre "Eğitim ile Bütünleşme" boyutunda; mesleki kıdem değişkenine göre "Eğitim ile Bütünleşme" boyutunda ve ölçeğin genelinde anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Öğretmenlerin "Sürekli yenilenen bilgi dünyasına ayak uydurabilmek için daha fazla öğrenmem gerektiğine inanırım" ve "Toplumsal yaşamda YBÖ bilincini kazandırmada öğretmenlere önemli görevler düşmektedir" maddelerine ilişkin görüşlerinin diğer maddelere oranla daha yüksek düzeyde olduğu; "Uzaktan eğitimin değişik nedenlerle üniversiteye gidemeyen bireylere sağladığı eğitim olanağı YBÖ uygulamalarında önemli bir yer tutmaktadır" maddesine yönelik görüşlerinin ise diğer maddelere oranla daha düşük düzeyde olduğu belirlenmiştir. Ayrıca öğretmenlerin mesleki değerleri ile yaşam boyu öğrenme eğilimleri arasında yüksek düzeyde, pozitif yönlü ve anlamlı ilişki olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Değerler, mesleki değer, öğretmenlerin mesleki değerleri, yaşam boyu öğrenme, sınıf öğretmeni

DeğerlerMesleki değerSınıf öğretmenleri+4
Özlem Lala
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Okul müdürlerinin hizmetkâr liderlik davranışları ile okulların örgüt sağlığı ve öğretmenlerin yaşam doyumu arasındaki ilişki

Bu araştırmada, kamu ilkokullarında görev yapmakta olan öğretmenlerin algıları doğrultusunda, ilkokul müdürlerinin hizmetkâr liderlik davranışları ile okulların örgüt sağlığı ve öğretmenlerin yaşam doyumu arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, betimsel tarama ve ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Mardin iline bağlı 10 ilçe merkezinde bulunan 104 ilkokulda görev yapan 1480 sınıf öğretmeni, araştırmanın örneklemini ise tabakalı örnekleme yöntemi ile seçilen 542 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, Öter ve Dağlı (2020) tarafından geliştirilen 5 boyut ve 35 maddeden oluşan Hizmetkâr Okul Liderliği Ölçeği, Doğanay ve Dağlı (2020) tarafından geliştirilen 4 boyut ve 23 maddeden oluşan Örgüt Sağlığı Ölçeği ve Diener, Emmons, Larsen ve Griffin (1985) tarafından geliştirilip Dağlı ve Baysal (2016) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan tek boyutlu ve 5 maddeden oluşan Yaşam Doyumu Ölçeği kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmada elde dilen veriler SPSS istatistik paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, homojenlik durumu için Levene Testi, karşılaştırmalar için t-Testi, Mann-Whitney U Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi ve Kruskal Vallis H Testi, farkın hangi gruplar arasında olduğunun belirlenmesi için Scheffe Testi, LSD Testi ve Mann Whitney U Testi, değişkenler arası ilişki düzeyinin belirlenmesi için Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı ve yordama düzeylerinin belirlenmesi için Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi kullanılmıştır. Verilerin analizinde .05 anlamlılık düzeyi esas alınmıştır. Araştırmada elde edilen bazı önemli bulgular aşağıda verilmiştir: • Öğretmenlerin kendi okul müdürlerinin hizmetkâr liderlik davranışlarına ilişkin algılarının ortalaması tüm ölçekte ve alt boyutlarda üst düzeyde olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin hizmetkâr liderlik davranışlarına ilişkin algıları arasında görülen farkın öğrenim durumu değişkenine göre hizmet anlayışı ve geliştirme boyutlarında, medeni durum ve mesleki kıdem değişkenlerine göre ise tüm boyutlarda anlamlı olduğu, buna karşın cinsiyet, okul büyüklüğü ve okulun bulunduğu yerleşim yeri değişkenleri açısından ise anlamlı olmadığı saptanmıştır. • Öğretmenlerin kendi okullarının örgüt sağlığına ilişkin algılarının akademik vurgu ve çevresel sağlık boyutlarında ve tüm ölçekte orta düzeyde, moral ve destekleyici liderlik boyutlarında ise üst düzeyde olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin okullarının örgüt sağlığına ilişkin algıları arasında görülen farkın öğrenim durumu değişkenine göre akademik vurgu ve destekleyici liderlik boyutlarında, cinsiyet değişkenine göre akademik vurgu boyutunda, mesleki kıdem değişkenlerine göre tüm boyutlarda, okul büyüklüğü ve okulun bulunduğu yerleşim yeri değişkenlerine göre akademik vurgu ve çevresel sağlık boyutlarında anlamlı olduğu, buna karşın medeni durum değişkeni açısından ise anlamlı olmadığı ortaya çıkmıştır. • Öğretmenlerin yaşam doyumuna ilişkin algılarının orta düzeyde olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin yaşam doyumuna ilişkin algıları arasında görülen farkın öğrenim durumu, cinsiyet, medeni durum, mesleki kıdem ve okulun bulunduğu yerleşim yeri değişkenlerine göre anlamlı olduğu, buna karşın okul büyüklüğü değişkeni açısından ise anlamlı olmadığı belirlenmiştir. • Okul müdürlerinin hizmetkâr liderlik davranışları ile okulların örgüt sağlığı ve öğretmenlerin yaşam doyumu arasında pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. • Bağımsız değişken olarak hizmetkâr okul liderliğinin yönetim becerisi ve dürüstlük boyutlarının bağımlı değişken olan örgüt sağlığı üzerinde anlamlı yordayıcı oldukları, buna karşın bağımsız değişken olarak hizmetkâr okul liderliğinin hiçbir boyutunun bağımlı değişken olarak öğretmenlerin yaşam doyumunun anlamlı yordayıcısı olmadığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: İlkokul, öğretmen, müdür, hizmetkâr liderlik, örgüt sağlığı, yaşam doyumu

Hizmetkar liderlikLiderlikOkul yöneticileri+4
Ömer Murat Öter
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'de öğrencilerin okuma alışkanlığı: Bir meta sentez çalışması

Türkiye'de Öğrencilerin Okuma Alışkanlığı: Bir Meta Sentez Çalışması Okuma, dil öğretiminin yanı sıra bilgi edinme ve öğrenme aracıdır. Öğrencilerin dilsel, bilişsel ve duyuşsal gelişimleri için gerekli becerileri kazanmaları okuma becerisinin alışkanlık haline gelebilmesiyle başarılabilir. Bu nedenle örgün eğitimin her kademesindeki öğrenciler için eğitim sisteminin hedeflediği akademik, toplumsal ve bireysel gelişim ve ilerlemede okuma alışkanlığı önemli yer tutmaktadır. Bu araştırmanın amacı, 1990-2020 yılları arasında Türkiye yayın literatüründe ulaşılan ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin okuma alışkanlığı ile ilgili yapılmış çalışmalardan elde edilen bulguları meta sentez yöntemiyle incelemektir. Bu araştırmada belirlenen dâhil edilme kriterleri kapsamında Türkiye'de öğrencilerin okuma alışkanlığı ile ilgili nitel ve nicel yöntemle yapılmış lisansüstü tez, makale ve bildiri çalışmalarının verileri meta sentez araştırma yöntemine uygun olarak toplanmış ve analiz edilmiştir. Meta sentez çalışması sonucu ulaşılan bulgular şöyledir: Türkiye'de öğrenciler ağırlıklı olarak okumayı bilgi birikimlerini, akademik başarılarını artırmak ve boş zamanlarını değerlendirmek amacıyla yapmaktadırlar. Türkiye'de öğrenciler yeterli düzeyde okuma alışkanlığına sahip değildir. Kız öğrenciler erkek öğrencilere kıyasla daha yüksek oranda okuma alışkanlığına sahiptir. Anne ve babalarının eğitim düzeyi öğrencilerin okuma alışkanlığını çoğunlukla etkilemektedir. Ebeveynlerin ekonomik düzeyinin yüksek olması ilköğretim öğrencilerinin okuma alışkanlığı kazanmasında çoğunlukla etkili ve arttırıcı bir unsurdur. Öğrenciler çoğunlukla roman, hikâye, gazete, dergi türlerinde; macera ve bilim kurgu konularında okumayı tercih etmektedirler. Öğrenciler çoğunlukla kütüphaneleri kullanmaktadırlar. Ancak kütüphane kullanımının öğrencilerin okuma alışkanlığı kazanmasında çoğunlukla olumlu bir rolü yoktur. Öğrencilerin okuma alışkanlığına engel durumlar olarak ders yoğunluğu/sınavlar ile televizyon izleme, bilgisayar kullanımı öne çıkmaktadır. Öğrencilerin okuma alışkanlığı üzerinde çoğunlukla ebeveynleri ve öğretmenleri etkili olmaktadır. Öğrencilerin çoğunlukla televizyon seyretmeye, bilgisayarda/internette oyun oynamaya okumaktan çok daha fazla zaman ayırması okuma alışkanlıklarını olumsuz etkilemektedir. Anahtar Kelimeler: Dil, Okuma, Okuma Alışkanlığı, Meta Sentez

Meta-sentez yöntemiOkuma alışkanlığıTürk öğrenciler+1
Fatime Kırs
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Öğretmenlerin örgütsel değer algıları ile örgütsel bağlılık ve okul iklimi arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, kamu ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin algılarına göre öğretmenlerin örgütsel değer algıları ile örgütsel bağlılık ve okul iklimi arasında bir ilişki olup olmadığını saptamaktır. Araştırmanın evrenini, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır ilinin merkez ilçelerinde (Bağlar, Kayapınar, Sur, Yenişehir) yer alan 44 ortaöğretim kurumunda görev yapan 2219 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan veri toplama araçları çevrimiçi olarak gönderilmiş, 1170 öğretmen geri dönüş yapmıştır ve ölçeklerin tamamı geçerli olarak değerlendirilmiştir. Araştırmada, Akhan Çağırtekin ve Aküzüm (2020) tarafından geliştirilen "Örgütsel Değerler Ölçeği", Dağlı, Elçiçek ve Han'ın (2017) Türkçeye uyarladığı "Örgütsel Bağlılık Ölçeği" ve Özdere (2017) tarafından Türkçeye uyarlanan "Okul İklimi Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen veriler, SPSS ve AMOS programlarından faydalanılarak çözümlenmiştir. Öğretmen algılarının çeşitli değişkenlere göre anlamlı fark gösterip göstermediği t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Kruskal Wallis-H testleri ile belirlenmiştir. Anlamlılık düzeyi 0,05 olarak alınmıştır. Öğretmenlerin örgütsel değerler, örgütsel bağlılık ve okul iklimi algıları arasındaki ilişki korelasyon ve regresyon analizleri ile incelenmiştir. Araştırma sonucunda ulaşılan bazı önemli bulgular şunlardır: Öğretmenlerin örgütsel değerler ile ilgili algıları arasında "cinsiyet", "öğretmenlikteki kıdem", "bulunduğu okuldaki çalışma süresi", "öğrenim durumu", "okul büyüklüğü" ve "okulun bulunduğu ilçe" değişkenlerine göre örgütsel değerlerin erillik-dişillik, bireysellik-kolektivizm, güç mesafesi, kısa dönem-uzun dönem odaklılık ve belirsizlikten kaçınma alt boyutlarında anlamlı bir fark olduğu saptanmıştır. "Medeni durum" değişkenine göre bireysellik-kolektivizm, kısa dönem-uzun dönem odaklılık ve belirsizlikten kaçınma alt boyutlarında anlamlı bir fark saptanmıştır. Öğretmenlerin örgütsel bağlılığa ilişkin algıları arasında "cinsiyet" ve "öğrenim durumu" değişkenlerine göre duygusal bağlılık, devam bağlılığı ve normatif bağlılık alt boyutlarında anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. "Öğretmenlikteki kıdem" ve "medeni durum" değişkenlerine göre duygusal bağlılık ve normatif bağlılık alt boyutlarında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. "Bulunduğu okuldaki çalışma süresi", "okul büyüklüğü" ve "okulun bulunduğu ilçe" değişkenlerine göre ise duygusal bağlılık, devam bağlılığı ve normatif bağlılık alt boyutlarında anlamlı bir farklılık saptanmıştır. Öğretmenlerin okul iklimine ilişkin algıları arasında "öğrenim durumu" değişkenine göre meslektaş liderliği, kurumun savunmasızlığı, başarı baskısı ve profesyonel öğretmen davranışı alt boyutlarında anlamlı bir fark saptanmamıştır. "Cinsiyet" değişkenine göre kurumun savunmasızlığı ve profesyonel öğretmen davranışı alt boyutlarında anlamlı bir fark bulunmuştur. "Medeni durum" değişkenine göre meslektaş liderliği ve başarı baskısı alt boyutlarında anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. "Öğretmenlikteki kıdem", "bulunduğu okuldaki çalışma süresi", "okul büyüklüğü" ve "okulun bulunduğu ilçe" değişkenlerine göre meslektaş liderliği, kurumun savunmasızlığı, başarı baskısı ve profesyonel öğretmen davranışı alt boyutlarında anlamlı bir farklılık saptanmıştır. Öğretmenlerin okul iklimine ilişkin algıları ile örgütsel değerlere ilişkin algıları arasında pozitif yönlü, yüksek düzeyde ve anlamlı bir ilişki, öğretmenlerin okul iklimine ilişkin algıları ile örgütsel bağlılığa ilişkin algıları arasında pozitif yönlü yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Örgütsel değerler ve örgütsel bağlılık değişkenlerinin, okul iklimi ile aralarında anlamlı bir ilişki bulunduğu görülmüştür. Bahsi geçen iki değişken toplamda öğretmenlerin okul iklimine ilişkin algı düzeylerindeki değişimin %76'sını oluşturmaktadır. En fazla etkileme payı örgütsel değerler değişkenine aittir. Sonuçlara yönelik uygulayıcı ve araştırmacılara yönelik uyarılarda bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Değerler, örgütsel değerler, bağlılık, örgütsel bağlılık, iklim, okul iklimi.

Algılanan değerEğitsel değerlerKurumsal değerler+6
Güneş Akhan Çağırtekin
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Ortaokullarda İngilizce öğretiminde ölçme değerlendirme sürecinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ortaokullarda görev yapan İngilizce öğretmenlerinin ölçme değerlendirme sürecine ilişkin görüşlerini incelemektir. Karma araştırma yöntemi çerçevesinde yürütülen bu çalışma, betimsel tarama modelindedir. Araştırmanın nitel veri toplama sürecine dahil edilen katılımcıları, 2019-2020 eğitim öğretim yılı Diyarbakır ili merkez ilçelerine bağlı ortaokullarda görev yapan ve amaçlı örnekleme alma yöntemiyle belirlenen 45 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın nicel verileri ise, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Diyarbakır ili merkez ilçelerinde görev yapan 543 İngilizce öğretmeninden tabakalı örnekleme yöntemi ile seçilen 306 öğretmenden elde edilmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu ve "Yabancı Dil Becerilerini Ölçme ve Değerlendirme Anketi" kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde içerik analiz yöntemi kullanılırken; nicel verilerin analizinde betimsel istatistiklerden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre İngilizce öğretmenlerinin ölçme değerlendirme sürecine başlamadan önce "Hazırlık" aşamasında planlama yaptıkları ve testin geçerlik, güvenirlik ve kullanışlık özelliklerine çoğunlukla dikkat ettikleri belirlenmiştir. Bununla birlikte, öğretmenlerin çoğu hazırladıkları ölçme araçlarının İngilizce öğretim programıyla uyumlu olmasına kısmen dikkat ettiklerini ifade etmişlerdir. "Uygulama" ana teması altında ise, öğretmenlerin İngilizce dil becerilerinin ölçülmesinde klasik ölçme araçları arasında en fazla çoktan seçmeli testleri; tamamlayıcı ölçme değerlendirme araçları arasında ise en fazla proje ve performans görevleri ile ürün dosyasını (portfolyo) tercih ettikleri belirlenmiştir. Araştırmanın yabancı dil beceri alanlarının değerlendirilmesiyle ilgili nitel ve nicel bulguları incelendiğinde; öğretmenlerin dinleme ve konuşma alanlarında yeterli düzeyde değerlendirme yapamadıkları kaydedilmiştir. Diğer taraftan öğretmenlerin okuma becerilerinin değerlendirilmesine yönelik görüşleri çoğunlukla olumludur. Yazma becerilerinin ise ne dinleme ve konuşma alanları kadar ihmal edildiği ne de okuma becerileri kadar önemsendiği belirlenmiştir. Öğretmenler yabancı dil yapıları arasında en fazla sözcük bilgisinin değerlendirilmesine yönelik uygulamalar yapmaktadır. Ayrıca öğretmenlerin büyük bir çoğunluğunun duyuşsal becerilerin ölçülmesiyle ilgili olumlu görüş bildirdikleri kaydedilmiştir. Araştırmanın "Değerlendirme" ana temasında öğretmenlerin tümünün bir tercih olmaktan ziyade zorunlu olduğu için düzey belirleyici değerlendirme yöntemini kullandıkları tespit edilmiştir. Araştırmanın "Geribildirim" ana temasına ilişkin bulgular incelendiğinde ise, çoğu öğretmenin öğrencilere ölçme sonuçları hakkında geribildirimde bulunmayı oldukça önemsediği belirlenmiştir. Ayrıca öğretmenler nitelikli bir değerlendirme süreci için, ölçme değerlendirme araç ve yöntemleri, öğrenme ortamı, öğretim programı ve öğretim materyallerinin geliştirilmesine yönelik çeşitli öneriler sunmuşlardır. Anahtar Kelimeler: Ölçme, Değerlendirme, İngilizce Öğretimi, İngilizce Öğretmenleri

Dil eğitimiOrtaokullarYabancı dil+4
Berivan Tokur Üner
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Öğretmen adaylarının dijital etik tutumları ile çokkültürlü okuryazarlık tutumlarının incelenmesi

Dünya'da ekonomik, teknolojik, politik ve sosyo-kültürel temelli olaylardan kaynaklanan değişimlerin ilk etkilediği alanlardan biri eğitimdir. Oluşan değişime ayak uydurabilecek bireylerin yetiştirilmesi ve değişimlerin mağduriyetler yaratmaması için eğitim sistemine dolayısıyla öğretmenlere ve bu mesleğe hazırlanan öğretmen adaylarına görevler düşmektedir. Dijitalleşme, küreselleşme ve uluslararası göç konularının etkilerinin devam ettiği ülkemizde farklı özelliklere sahip bireylerin sayısının arttığı, fiziki ve dijital yaşamın farklı kültürel özelliklere sahip bireylerden oluşan bir yapı kazandığı söylenebilir. Bu yönüyle öğretmenlik mesleğini gelecekte icra edecek öğretmen adaylarının fiziki ve dijital yaşamda öğretmenlik mesleği yeterlilik alanlarının ve dijital etik kapsamındaki sorumlulukların gerektirdiği "fiziki ve dijital yaşamda meslek itibarını koruma, öğrenci merkezli olma, insan haklarına ve farklılıklara saygılı olma" gibi temel gerekliliklere ilişkin tutum ve becerilere sahip olması önemlidir. Bu çalışmada öğretmen adaylarının dijital etik ve çokkültürlü okuryazarlık tutumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, karma yöntem desenlerinden paralel karma desen kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2020-2021 eğitim öğretim yılında Dicle ve Siirt Üniversitesi'nde öğrenim gören 1562 öğretmen adayı; çalışma grubunu ise 27 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen "Dijital Etik Tutum Ölçeği ve Çokkültürlü Okuryazarlık Tutum Ölçeği" ile öğretmen adaylarının demografik verilerinin toplandığı kişisel bilgi formu kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmanın nitel verileri ise yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir. Nicel verilerin analizinde, betimsel istatistiklerden ve non-parametrik testlerden yararlanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise betimsel analizden yararlanılmıştır. Nicel araştırma sonuçlarına göre, öğretmen adaylarının dijital etiğe ilişkin tutumlarının "tamamen katılıyorum" düzeyinde olduğu saptanmıştır. Öğretmen adaylarının dijital etik tutumlarında anne-baba eğitim durumu ve aylık gelir değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir. Bununla birlikte öğretmen adaylarının dijital etik tutumlarının cinsiyet ve interneti günlük kullanım süresi değişkenlerine göre farklılaştığı belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının çokkültürlü okuryazarlık tutumlarının "tamamen katılıyorum" düzeyinde olduğu saptanmıştır. Öğretmen adaylarının çokkültürlü okuryazarlık tutumlarında aylık gelir ve interneti günlük kullanım süresi değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir. Ancak öğretmen adaylarının çokkültürlü okuryazarlık tutumlarının cinsiyet değişkenine göre çokkültürlü okuryazarlığın tüm alt boyutlarında ve genel toplam puanında; anne eğitim durumu değişkenine göre "kültürel farklılıklarda saygı ve eşitlik" boyutunda; baba eğitim durumu değişkenine göre ise "cinsiyet farklılığına saygı" boyutunda farklılaştığı belirlenmiştir. Nitel araştırma sonuçlarına göre öğretmen adaylarının çoğunluğunun dijital sorumluluklara sahip oldukları yönünde görüş belirttikleri, öğretmen adaylarının tamamının dijital etik kurallara uyduklarını belirttikleri; ayrıca öğretmen adaylarının topluma yönelik görüşlerinde dijital etik kurallara uyulması ve dijital sorumluğa sahip olunması konularında toplumda eksiklikler olduğuna ilişkin görüşler belirttikleri gözlenmiştir. Katılımcı öğretmen adaylarının çoğunluğunun çokkültürlü okuryazarlığa ilişkin "Kültürel Farkındalık, Kültürel Farklılıklarda Saygı ve Eşitlik ve Cinsiyet Ayrımcılığı" temalarına ilişkin çokkültürlü okuryazar tutuma sahip oldukları yönünde; öğretmen adaylarının tamamımın " Dilsel Farklılıklara Saygı" temasına ilişkin çokkültürlü okuryazar tutuma sahip oldukları yönünde görüş belirtikleri gözlenmiştir. Bununla birlikte öğretmen adaylarının çoğunluğunun çokkültürlü okuryazarlığın "Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kültürel Farklılıklarda Saygı ve Eşitlik" temalarına ilişkin topluma yönelik görüşlerinde toplumda eksiklikler olduğu yönünde yanıt verdikleri görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Dijital etik tutum, çokkültürlü okuryazarlık tutumu, öğretmen adayları

Aday öğretmenlerDijital etikOkuryazarlık+3
Nazenin Fidan Tunç
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bilim ve sanat merkezi öğretmenlerinin proje danışmanlık yeterliklerine ilişkin görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Bilim ve Sanat Merkezi öğretmenlerinin proje danışmanlık yeterliklerini kendi görüşlerine göre ortaya çıkarmak, bu yeterlik düzeylerini bazı değişkenlere göre incelemek ve gerekli değerlendirmeleri yapmaktır. Bu amaç doğrultusunda öğretmenlerin proje danışmanlık yeterliklerinin belirlenmesine yönelik ölçme aracı geliştirilmiştir. Araştırmada genel tarama modelleri kapsamında kesitsel tarama yönteminden ve ilişkisel araştırma yönteminden yararlanılmıştır. Araştırma verileri, geliştirilen Öğretmen Proje Danışmanlık Yeterlik Ölçeği (ÖPDYÖ) ile toplanmıştır. Araştırmanın evrenini; 2021-2022 eğitim öğretim yılında 81 ildeki BİLSEM'lerde görev yapan öğretmenler oluşturmuştur. Örneklem ise ölçme aracı geliştirme ve geliştirilen ölçeğin uygulanması sürecinde farklı BİLSEM'lerde görev öğretmenlerden seçilmiştir. Verilerin analizinde; Bağımsız örneklem t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) testi, Gabriel testi, Welch testi, ANOVA F değeri ve Eta kare (η2) formüllerinden yararlanılmıştır. Toplanan veriler SPSS ve AMOS paket programlarında analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda 4 boyutlu ÖPDYÖ geliştirilmiştir. Katılımcıların ÖPDY ölçeğinden aldıkları toplam puanların ortalamaları Z standart puana dönüştürülerek, proje danışmanlık yeterlik düzeyleri belirlenmiş ve bu düzeyler için puan aralıkları ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca proje danışmanlık eğitimi alan, toplamda daha fazla projeye danışmanlık yapan, TÜBİTAK araştırma projeleri yarışmasında başarı elde eden, lisansüstü eğitim durumu yüksek olan ve BİLSEM tecrübesi fazla olan öğretmenlerin proje danışmanlık yeterliklerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.

Eğitim projeleri
Emin Yaşar
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokullarda görülen şiddetin kaynaklarına ilişkin öğretmen görüşleri

Araştırmanın amacı, ortaokullardaki şiddetin kaynaklarını belirlemek için öğretmen görüşlerini belirlemektir. Son zamanlarda okullarda meydana gelen şiddet, kaygı verici düzeyde arttığı gözlemlenmiştir. Okullarda meydana gelen bu şiddet olaylarının önüne geçilmesi için şiddetin kaynağının bilinmesi gerekir. Araştırmanın evrenini, 2018-2019 eğitim öğretim yılında Mardin iline bağlı ilçelerde bulunan ortaokul ve imam hatip ortaokullarında çalışan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise, bu okullardan basit seçkisiz yöntemle belirlenen 555 öğretmenden oluşmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak Parladır (2009) tarafından geliştirilen şiddet kaynaklarını belirleme ölçeği kullanılmıştır. Ölçek beşli likert tipi derecelendirme ölçeğine göre hazırlanan 44 maddeden oluşan 'Ortaokullarda Şiddet ve Şiddetin Kaynakları' isimli veri toplama aracıdır. Ölçek yoluyla toplanan verilerin analizinde ve yorumunda yüzde, standart sapma, t- testi, varyans analizi (ANOVA) ve Scheffe anlamlılık testleri uygulanmıştır. Anlamlılık düzeyi 'p < .05 ' kabul edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgularda öğretmenlerin görüşleri sonucunda, 6. Boyut 'Teknolojiden kaynaklanan' ve 3. Boyut olan 'Aileden kaynaklanan' boyutlarını okulda yaşanan şiddetin kaynakları arasında en önemli şiddet kaynağı olarak görmüşlerdir. Öğretmen görüşlerinde, cinsiyet, kıdem yılı, okulun türü, öğrenim durumu ve okulun büyüklüğü değişkenlerine göre anlamlı farklılık olup olmadığı incelenmiştir. Öğretmen görüşlerinde, 'okulun büyüklüğü' değişkeninde, 'okulun fiziki yapısı ve yönetiminden kaynaklanan' boyutunda ; 'öğretmenin öğrenim durumu' değişkeninde 'öğretmenden kaynaklanan' , 'aileden kaynaklanan' ve 'teknolojiden kaynaklanan' boyutlarında; "cinsiyet" değişkeninde 'öğretmenden kaynaklanan' ve 'öğrenciden kaynaklanan' boyutlarında ; 'kıdem yılı' değişkeninde ise 'okulun fiziki yapısı ve yönetiminden kaynaklanan' boyutlarında anlamlı farklılık ortaya çıkmıştır. 'Okulun türü' değişkeninde anlamlı farklılık ortaya çıkmamıştır. Bu araştırma ile ortaokullarda eğitimin kalitesini olumsuz yönde etkileyen şiddetin çözüm yollarının belirlenmesi ve elde edilen verilerin ışığında yetkililere ve araştırmacılara öneriler sunulması amaçlanmıştır.

Aile içi şiddetBireysel şiddetMardin+5
Mahmut Öner
Dicle University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Nasreddin Hoca fıkralarının eğitim yönünden değerlendirilmesi

1NASREDD N HOCA FIKRALARININ EĞ T M YÖNÜNDENDEĞERLEND R LMESHazırlayan: Hakan DEDEBAĞIÖZETAraştırmanın genel amacı; Nasreddin Hoca'nın eğitimci yönünü ortaya koyarak,onun mizahın kendisi haline gelen varoluşsal benliğinden coşmuş fıkralarından, gençkuşağın öz benindeki doğal yetileri uyandırma bağlamında nasıl yararlanılabileceğisorusuna cevap aramaktır. Bu amaçla araştırma; kaynak taramaya dayalı olarak, geneltarama tekniği ve içerik çözümlemesi ile elde edilen bilgilerin yorumlanmasıylayürütülmüştür.1 Birinci derecede kaynak olarak "Nasreddin Hoca Fıkraları" diye bilinennükteler esas alınmıştır. Onun fıkraları Türk'ün zekâ inceliğini, nükte gücünü ve hayatfelsefesini en güzel biçimde yansıtmaktadır. Türk halkının mizah dehasının başta gelentemsilcilerinden biri Nasreddin Hoca'dır. Birçok sanatkâr, yazar ve karikatüristin ilhamkaynağı da o olmuştur.Araştırma sonucu ulaşılan kritik bulgular şöyle özetlenebilir:*Nasreddin Hoca, kelimenin tam anlamıyla eğitimci bir millû şahsiyettir.Yediden yetmişe her yaştaki Türk halkı onu tanımakta, sevmekte, onun fıkralarını kendimizahına vasıta yapmaktadır. Nasreddin Hoca'nın bu derece gönülden sevilmesinin anasebebi, onun nüktelerinde ele alınan konuların hayatla iç içe olması ve hiçeskimemesidir. Çünkü bu nükteler, Türk'ün bilinçaltı/bilinç/bilinç ötesi sezgiselyetilerini kendi dönemi itibariyle belli ölçüde yansıtmaktadır.*Nasreddin Hoca'nın fıkralarına gülünür, ama asıl amaç güldürme değil,düşündürerek insan davranışlarında müspet yönde değişiklik meydana getirmekmaksadıyla insanları kılavuzlamaktır. lk bakışta Nasreddin Hoca fıkralarında birmantıksızlık, bir düzensizlik ve bir tutarsızlık göz önüne serilir. Nasreddin Hoca buyolla; insan zihnindeki kaotik durumu ve öz benin içerdiği kozmosu deneyimlemekte veyansıtmaktadır. Bu bağlamda; Nasreddin Hoca'nın fıkralarının ilk bölümünde doğalzekâ ve sezgisel yetiler yerine zihinsel karmaşa görünümü hâkimdir. Bunun önemli birsebebi, her bilinçlilik düzeyi ile bağlantı halinde olma yani bütünlük vizyonudur.1Hasan Akgündüz, ?Eğitime Dair Kurumsal ve Tarihsel Çözümlemeler? Yüksek Lisans Ders Notları,Diyarbakır, 2007.(Araştırmanın özet/amaç/varsayımlar/sınırlılıklar kısmı bu yapıttan yararlanılarak veöğretim üyesinin doğrudan katkılarıyla raporlaştırılmıştır.)2Fıkraların ikinci bölümü ise, insanın yüksek benliğini yansıtan doğal zekâ ışımasıniteliğindedir.*Nasreddin Hoca'nın fıkralarında tabiat ve toplum unsurları çoktur. Onunnüktelerinin ayırt edici özelliği, zamana, mekâna, olaylara ve problemlere uygunluk arzetmesidir. Bu yönüyle Nasreddin Hoca, büyük bir eğitimcidir. Bu nüktelerin bir özelliğide, her zaman vukû bulması muhtemel olan sade olayları konu edinmesidir. Bu se-bepten nüktelerdeki dersler, her zaman tazeliğini koruyacak niteliktedir.*Nasreddin Hoca'nın eğitime en yaratıcı katkısı insan bilincini bloke edenciddiyet ve lakaytlık ikileminde özdeşleşme zincirini kırması, insan varoluşuna mizahve kutsama temelinde oyun bilinci ile yaklaşma farkındalığı getirmesi ve insanın yüksekbenliğini/sezgisel yetilerini öne çıkarmasıdır.*Araştırmada Nasreddin Hoca'nın fıkraları, eğitim açısından bir tasnife tabitutulmuş, fıkralarla farklı alanlarda verilen eğitsel mesajlar tek tek değerlendirilmiş vefıkraların dil duyarlılığı kazanımına katkıları incelenmiştir. Konunun daha iyianlaşılması için, yeri geldikçe bazı gözlemlerle, başka fıkra ve nüktelere de yerverilmiştir. Ancak az da olsa, bir kaç fıkra, birden fazla konuya misal teşkil ettiğinden,birkaç yerde kullanılmak zorunda kalınmıştır.*Nasreddin Hoca, sadece bir eğitim nazariyecisi olarak görülmeyeçalışılmamıştır. Yalnız Nasreddin Hoca'nın temsil ettiği bu kültürün, nasıl bir insanyetiştirmek istediği hususunda önemli ipuçları elde edilmiştir.*Dikkat çekmek istenilen bir konu da, Nasreddin Hoca fıkralarının, genellikle,çocuklar için olduğu kanaatinin yaygın oluşudur. Aslında bu nüktelerden ders almasıgerekenler, öncelikle büyüklerdir.Anahtar Sözcükler: Nasreddin Hoca, Nasreddin Hoca Fıkraları, NasreddinHoca'nın Eğiticiliği, Nasreddin Hoca Fıkralarının Eğitsel Değeri, Türkçe Sevgisi.

Hakan Dedebağı
Dicle University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bakım eğitim merkezi eğitim programlarının değerlendirilmesi 8'nci Ana Jet Komutanlığı örneği

ÖZETAra tırmanın amacı; 8 nci Ana Jet Üs Komutanlı ı bünyesinde Uçak BakımKomutanlı ı personeline F-16 uçak sistemlerine yönelik hizmet içi e itimler uygulayanBakım E itim Merkezi (BEM) e itim programlarının incelenerek, kurulu amaçlarıdo rultusunda e itim verilip verilmedi inin belirlenmesidir. Ba ka bir ifade ile BEMe itim programlarının etkilili inin de erlendirilmesidir.Ara tırmada kullanılacak verilerin toplanması amacıyla BEM e itimlerindenyararlanan 40 personele bu ara tıma için özel olarak hazırlanan veri toplama aracıuygulanmı tır. Elde edilen verilerin tasnifi a amasında içerik çözümlemesine yönelikgenel tarama yani `Literatür Taraması' (survey) yapılmı tır.Veri toplama aracı kullanılarak elde edilen bulgular yorumlandı ında; BEMe itimlerinin amaçlar, içerik(kapsam) ve ölçme-de erlendirme ö eleri bakımından yeterlioldu u, ö renme-ö retme süreçlerinin özellikle e itici personelin seçimi ve yeti tirilmesiyönünde geli tirilmesine ihtiyaç duyuldu u saptanmı tır. Ayrıca ara tırmanın alt amaçlarıiçerisinde yer alan 8 nci Ana Jet Üs Komutanlı ı bünyesinde farklı birimlerce verilene itimlerin Birlik E itim Merkezi çatısı altında toplanması durumunda 8 nci Ana Jet ÜsKomutanlı ı bünyesinde verilen e itimlerin daha kurumsal bir yapıya kavu abilece i, busayede Komutanlı ın e itim ihtiyacının kendi kaynaklarından kar ılanabilece i,personelin e itilmesi amacıyla ba ka birliklere gönderilmesi ile ortaya çıkan emek, zamanve para kaynaklarında oldukça yüksek oranda tasarruf sa lanabilece i sonucunavarılmı tır.

Mehmet Ayhan Yazganarıkan
Dicle University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1995
00