Hitit University
Discipline

Banking and Finance

Hitit University

243

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Türkiye gayrimenkul sektörü finansman araçları: İpotekli konut kredileri ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı'nın mevcut durumu

Sanayileşme ve kentleşme ile birlikte Anadolu'dan büyük kentlere göçler, kent nüfusunun ve konuta olan ihtiyacın artmasına neden olmuştur. Yaşanılan konut ihtiyacını karşılamak üzere hem tüketicilere hem de üreticilere yönelik sistemler geliştirilmiştir. İpotekli Konut Finansman Sistemi ile tüketicilerin konut ihtiyaçlarını karşılamak üzere talep ettikleri finansal destek sağlanırken; GYO'lar ile yapım maliyeti yüksek gayrimenkul projelerinde yaşanan finansal sıkıntıların önüne geçilerek, uzun vadede fon desteği sağlanmaktadır. Ekonomiler için lokomotif görevi gören konut sektörü, İpotekli Konut Kredileri ve GYO'lar sayesinde organize olarak, profesyonel şekilde ilerlemektedir. Bu tezin amacı; İpotekli Konut Kredileri ile GYO'ların mevcut durumlarının, risklerinin ve ekonomi içerisindeki yerlerinin belirlenmesi ile birlikte sitemin işleyişini ortaya koymak ve konut edinimindeki sistemler için farkındalık yaratmaktır.

Gayrimenkul finansmanıGayrimenkul yatırım ortaklıklarıGayrimenkuller+4
Şeyda Er
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Murabaha işlemleri ve muhasebe uygulamaları

Çalışmanın amacı; faizsizlik yapısına uygun araçlar geliştiren katılım bankalarının, murabaha işlemlerine muhasebe nasıl uygulanır sorusuna cevap aramaktır. Bu amaç doğrultusunda Kamu Gözetim Kurumu (KGK) tarafından yayımlanan Faizsiz Finans Muhasebe Standardı (FFMS)-28 "Murabaha ve Diğer Vadeli Satışlar" ve mevcut düzenlemeler ile yapılan muhasebe kayıtları nitel araştırma yöntemi ile karşılaştırılmıştır. Türkiye'de kullanılan murabaha sisteminin uygulanabilirliği ile ilgili çalışmaların yeni olması sebebiyle, yapılan karşılaştırmanın ve katılım bankaları tekdüzen hesap planında önerilen yeni hesapların literatüre katkı sağlamasının önemli olduğu düşünülmektedir. Sonuç olarak FFMS-28 ilk kez stok kavramından ve alıcının finansal tablolarından bahsetmiştir ve katılım bankalarının bu değişiklikleri önerilen hesaplar ile nasıl muhasebeleştirecekleri anlatılmıştır. Mevcut uygulamada Türkiye muhasebe standartlarına göre murabaha konusu varlık, alındığındaki maliyet fiyatı kadar borçlanıp, kar pay tutarı ve alınan vergiler ayrı kaydedilmiştir. FFMS'e de murabaha konusu varlık önce stok hesaplarına alınarak, müşteri kredi hesabıyla borçlandırılmış, ardından satış işlemi yapılarak, elde edilen fark (kar payı) düzenleyici bir hesap olan ertelenmiş kar hesaplarında gösterilmiştir.

Faizsiz bankacılıkFaizsiz finans kurumlarıKatılım bankacılığı+4
Hava Çetin Torun
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bireylerin banka tercihini etkileyen faktörler: Amasya ili örneği

Bu çalışma bireylerin banka tercihi yaparken davranışlarında etken olan faktörlerin neler olduğunu belirlemek amacını taşımaktadır. Bu amaçla yapılan çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde banka ve bankacılık sisteminden, bankacılığın dönüşümünden bahsedilmektedir. Bankacılığın gelişimi dünyada ve Türkiye özelinde tarihsel olarak ele alınmaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde tüketici davranışları kavramı ekseninde bankacılık ve bankacılıkta pazarlama stratejileri değerlendirilmektedir. Bu bölümde ayrıca tüketici davranışlarındaki dönemsel değişimler analiz edilmekte, günümüzde bireylerin satın alma davranışlarına yön veren ölçütler ayrı ayrı ele alınırken, tüketici ihtiyaçlarındaki gerçekleştirilen birincil veri toplama işlemi gerçekleştirilmiştir. Anket ile edinilen bilgiler SPSS 15.00 for Windows Evaluation programı ile Frequencies, Crosstabs, Ki kare Test ve ANOVA analizleri yapılarak elde edinilen bulgular yorumlanmıştır. Ayrıca çalışmanın geçerlilik ve güvenilirlik testleri için Cronbach ile KMO ve Bartlett's Testleri uygulanmıştır. Verilerin istatistiksel değerlendirilmesi sonucunda banka müşterilerinin banka tercihi yaparken; bankanın sunduğu hizmetler için aldığı ücretlerin az olması, bankaların sunduğu hizmetlerin çeşitliliği ve bankaların düzenlediği kamu yararına faaliyetlerin çokluğu en yüksek etki derecesine sahip faktörler olarak ortaya çıkmıştır. Banka tercihi ölçeği soruları ayrıca bağımsız değişkenler olarak nitelendirilebilecek demografik özelliklere göre de karşılaştırılmış, sonuçlar yine bu bölümde yorumlanmıştır. Çalışma araştırma sonucunda elde edilen bilgilerin genel olarak değerlendirildiği sonuç ve öneri bölümü ile neticelendirilmiştir.

Bankacılık sektörüBankalarMüşteri davranışı+4
Başar Üzümlü
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu ve özel bankaların karlılık duyurularının piyasa üzerindeki etkisi: BİST 100 endeksinde bir uygulama

Bu çalışmada, 2014-2019 yıllarında BİST 100 endeksinde işlem gören kamu ve özel bankaların karlılık duyurularının piyasa üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde bankacılıkla ilgili temel bilgilere değinilmiş, ikinci bölümde ise etkin piyasalar hipotezi hakkında bilgiler verilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise karlılık duyurularının hisse senetleri üzerine etkisi olay çalışması yöntemi ile incelenmiştir. Çalışma boyunca konuyla ilgili önceden yapılan teorik ve ampirik çalışmalardan yararlanılmıştır.

Bankacılık sektörüBankalarBorsa İstanbul+4
Engin Çelik
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Çorum il örneğinde eğitim sektörü çalışanlarına yönelik internet bankacılığı kullanım analizi

2008 küresel krizi ile birlikte gittikçe yoğunlaşan rekabet ortamında bankacılık sektörü, artan müşteri taleplerini karşılamak amacıyla çareyi dijitalleşmekte aramış, sektörde halihazırda kullanılmakta olan teknolojilerin dönüşümünü sağlayarak yeni geliştirilen dijitalleşme ve akılcılaşma atılımlarını kendine uyarlamayı başarmıştır. Tüm bunları yaparken müşteri memnuniyetini ve güvenliği ilk sıraya koyan sektör, yaptığı atılımlarla büyük teknoloji şirketlerinin en önemli rakibi haline gelmiştir. Transatlantik kablonun döşenmesi neticesinde ortaya çıkan FinTech 1.0 ile atılan temel, FinTech 2.0 vasıtasıyla farklı bir boyut kazanmış ve elektronik ödeme, takas sistemleri ile ATM'lerin yanı sıra online bankacılığın kullanılmaya başlandığı bir döneme girilmesine aracılık etmiştir. 2008'den günümüze devam eden süreci kapsayan FinTech3.0 ise bir dönüm noktası olarak kabul görmektedir. Geleneksel bankacılığın rakibi olarak hızla büyüyen girişimcilik alanlarından biri olan FinTek'ler, genel olarak kredi, mevduat ve sermaye artırıcı hizmetler, dijital para birimleri dahil olmak üzere ödemeler, takas ve uzlaştırma hizmetleri, yatırım yönetimi hizmetleri ve sigorta işlemleri alanlarını kapsamaktadır. FinTech kavramındaki gelişimin bir sonucu olan mobil bankacılık, kısmen müşteri memnuniyetini sağlayan önemli bir adım olsa da uzayan iletişim süresi ve yavaş ilerleyen işlemlerin varlığı nedeniyle yerini dijital bankacılığa bırakmıştır. Mobil veri ve internet ağı üzerinden ulaşımı sağlanan dijital bankacılık ile bankaların maliyeti azalmış ancak kimi güvenlik sorunları ortaya çıkmıştır. Bu güvenlik sorunlarının çözümünde kullanılacak en etkili sistem ise "Endüstri 4.0" kavramı ile gelişen yapay zeka teknolojisi ve kimlik doğrulama sistemidir. Bu teknolojiler vasıtasıyla dolandırıcılık faaliyetlerinin en aza indirilmesi mümkün olup, çalışanlar üzerindeki denetimler de arttırılabilmektedir. Ayrıca hata oranında sağlanan önemli düşüş, yine bankaların maliyetlerini düşüren bir diğer önemli gelişme olarak kayda geçmiştir. Endüstri 4.0'a ait unsurlardan biri olan "Büyük Veri" ise, bankacılık sektöründe neredeyse her gün oluşmaktadır. Ancak Dördüncü Endüstri Devrimi sonrası yaşanan değişimler ile Büyük Veri de yer alan bilgiler, neredeyse olayın gerçekleştiği an ile birlikte kayda geçmekte ve kullanışlı şekilde ayıklanmaktadır. Bunları sağlayan "Nesnelerin İnterneti" kavramı ise yine Endüstri 4.0'ın bir sonucu olup, müşteri memnuniyetini arttıran önemli bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. Finans ve bankacılık dünyasında nesnelerin interneti ile desteklenen iş modelleri "Nesnelerin Fin-terneti (Fin-ternet of Things)" adı altında değerlendirilmektedir. Teknolojik alanda yaşanan keskin dönüşümlerin bir diğer sonucu olan kripto paralar ise klasik bankacılık sistemine rakip bir başka kavramdır. Başını "Bitcoin" in çektiği kripto paralar sistemi Blockchain teknolojisi paralelinde ortaya çıkmıştır. Soyut ya da somut yatırımları içerebilen bu sistem geleneksel bankacılık sektöründen farklı olarak tek bir merkezden yürütülmemektedir. Açık bankacılık ise müşterilere ait bilgilerin bankalar tarafından üçüncü bir kuruluşa verilmesi durumudur. Bu teknoloji sayesinde ise bankalar müşterileri için uygun olan cazip teklifleri ve yenilikçi ürünleri sunabilmekte ve doğru adımlar atabilmektedir.

Bankacılık sektörüElektronik bankacılıkKripto para birimi+4
Erkan Pıçakcı
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kredi kartı kullanım düzeyine etki eden demografik faktörlerin incelenmesi: Türkiye örneği

Kredi kartları tüketicilerin mal ve hizmet satın almak için nakit paranın yerine yaygın olarak kullandığı bir ödeme aracıdır. Kredi kartı kulllanımının nakit para taşıma zorunluluğunu ortadan kaldırması, kredi notunun yükselmesi ve yapılan alışverişlerden puan kazanma gibi faydaları bulunmaktadır. Kredi kartı kullanımını etkileyen faktörleri inceleyen çalışmalarda kredi kartı sahibinin cinsiyeti, yaşı, eğitim durumu, medeni durumu ve gelir düzeyi gibi demografik değişkenlerin sıklıkla kullanıldığı görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) tarafından 2017, 2018 ve 2019 yıllarında yayınlanan Hane Halkı Bütçe Anketlerini (HBA) kullanarak hanehalkı fertlerinin kredi kartını seçimini etkileyen demografik faktörleri Logit model yardımıyla incelemektir. Çalışmada kullanılan demografik değişkenler bireyin cinsiyeti, yaşı, medeni durumu, eğitim seviyesi ve gelir düzeyidir. Analiz edilen tüm yıllar için benzer sonuçlar gözlemlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre, hanehalkı fertlerinin cinsiyeti, yaşı, medeni durumu, eğitim durumu ve gelir düzeyi faktörlerinin kredi kartı sahipliğini etkileyen önemli değişkenler olduğu tespit edilmiştir. Özellikle hanehalkı ferdinin sahip olduğu eğitim düzeyi ve gelir seviyesi arttıkça kredi kartı kullanma olasılığı artmaktadır. Ayrıca bireylerin kredi kartı kullanımları medeni duruma ve farklı yaş gruplarına göre de farklılık göstermektedir.

Demografik değişkenlerDemografik özelliklerKredi kartları+1
Burcu Demirkesen Çıtak
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İslami finans ve blok zincir sistemleri

Günümüzde hızlı bir şekilde ilerleyen teknoloji her alanda hayatın odak noktası haline gelmiştir. İslami finansın kullanıcı sayısının giderek artması ve İslami finansal araçların en çok kullanım alanı bulduğu katılım bankacılığının her geçen gün pazar payını artırmasında teknolojinin desteği büyüktür. Son dönemlerde teknolojik anlamda adını sıkça duymaya başladığımız farklı sektörlerde kullanım alanı bulan blok zincirin İslami finans alanında ne denli etkisi olacağı konusunda genel bir çerçeve çizmek için bir saha araştırması ihtiyacı doğmuştur. Çalışmada ilk olarak blok zincir teknolojisinin işleyişine değinilerek İslami finans alanında kullanım alanları, uygunluğu konularına değinilmiştir. Araştırmada, nitel araştırma tekniklerinden doğrudan görüşme yöntemi kullanılmış olup önceden literatür taramaları ve sektör temsilcileriyle yapılan görüşmeler neticesinde hazırlanan sorular Türkiye'de faaliyette bulunun 6 katılım bankasının farklı illerde bulunan şube müdürlerine yöneltilmiştir. Görüşmelerin bir kısmı ses kaydı ile bir kısmı yazılı bir şekilde olmak üzere toplam 14 görüşme kayıt altına alınmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda katılım bankalarının ürün çeşitliliğinin her geçen gün artmakta olduğu ve güncel teknolojiyi (yapay zeka, Big Data) kısmen aktif olarak kullandıkları ve daha da adapte olmak açısından çalışmalar yaptıkları söylenebilir.Blok zincir teknolojisinin, katılım bankacılığı sektöründe yönetici pozisyonunda olan kişilerin değerlendirmeleri dikkate alındığında çeşitli çekinceler olmakla birlikte kullanılabileceği, kripto para konusunda ise İslam hukukuna uygunluk noktasında gerekli prensiplere bağlı kalmak kaydıyla entegre olabileceği bazı yöneticilerce ifade edilse de sektörün konuya uzak durduğu söylenebilir. Ayrıca şuanda yasal dayanaktan yoksunluk ve devlet otoritelerince mesafeli bir konu olması nedeniyle katılım bankalarının blok zincir ve kripto para alanlarından uzak durduğu da ayrıca ifade edilebilir. Ancak gerek blok zincir teknolojisi gerekse kripto para kavramları şeffaflık ve güvenilirlik noktasında ön plana çıktıkları göz önüne alındığında katılım bankalarının, bir çok sektörün dönüşüm yaşadığı günümüzde bu kavramlarla daha da yakından ilgilenmeleri gerektiği aksi halde dönüşüme ayak uyduramayan bir noktada sonucu öngörülemeyen tehditlerle karşı karşıya kalınabileceği yapılan değerlendirmeler sonucunda söylenebilir.

BlockchainBlok zinciri sistemiKatılım bankacılığı+3
Ebru Şahide Doğan
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Katılım bankalarında bireysel müşteri şikâyetleri: Konvansiyonel bankalarla karşılaştırmalı bir değerlendirme

Özellikle son yıllarda önemli ölçüde gelişme gösteren ve bankacılık sektöründe gittikçe büyümekte olan bir yere sahip olan katılım bankacılığı, verdiği hizmetler açısından konvansiyonel bankacılıkla eşit düzeye yaklaşmıştır. Bu çalışmada, finansal sistemdeki işlerlik bakımından çok önemli bir yere sahip olan katılım bankalarının ortaya çıkış süreci ve bugüne dek geçirdiği dönüşümler bağlamında müşteri şikâyetleri ele alınmıştır. 2012 ve 2020 yılları arası verilerinin ele alındığı çalışmada, söz konusu yıllarda katılım bankalarındaki ve konvansiyonel bankalardaki müşteri şikâyetleri miktar ve şikâyet sebepleri bakımından karşılaştırılmaktadır. Elde edilen sonuçlara göre Geleneksel bankalar ve katılım bankaları karşılaştırıldığında, katılım bankalarına kıyasla geleneksel bankacılıktaki yenilikçi faaliyetlerin müşteri memnuniyetini daha fazla etkilediği görülmektedir. Buradan da anlaşılacağı gibi geleneksel bankalardaki gibi katılım bankalarının müşteri memnuniyetini sağlayabilmesi için yenilikçi faaliyetlere ağırlık vermesi gerekmektedir. Geleneksel bankaların ve katılım bankalarının müşteri memnuniyeti saptanmasında etkili olan unsurlar arasında benzer unsurların mevcut olduğu bilinmektedir. Buna göre müşterilere aktarılması gereken güven, müşteriye bireysel hizmetler sunulması vb. konularda katılım bankaları da geleneksel bankalarla benzer düzeyde memnuniyet elde edebilmektedir. Geleneksel bankalar yapısal olarak müşteri memnuniyeti ve müşterilerle ilişkiler çerçevesinde girişimlerin sürdürülmesi, kârın artması gibi konular öne çıkmıştır. Bu özellikleri ile geleneksel bankalar, müşterilerinin memnuniyetini sağlayabilmekte ve bunu sürdürülebilir hale getirebilmektedir.

Bankacılık sektörüKatılım bankacılığıKonvansiyonel bankacılık+4
Bilal Özdağ
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kripto para fiyatlarında finansal balonların tespiti

Blokzincir teknolojisi ekonomi alanında çeşitli kullanım alanları sunarken öne çıkan kripto paralar değer ve fiyat arayışlarına devam etmektedir. 2017 yılının ikinci çeyreğinden bu yana kripto para fiyatlarında ve devamında ortaya çıkan çöküşler ve benzeri sinyaller, 2019 yılının ilk çeyreğinde tekrar görülmeye başlamıştır. Yapılan bu çalışmada piyasada büyük bir işlem hacmine sahip olan ve ilk kripto para olan Bitcoin (BTC), Bitcoin'den sonra en büyük piyasa değerine sahip olan Ethereum (ETH), akıllı sözleşmeler için halka açık bir blokzincir platformu çalıştırmayı amaçlayan Cardano (ADA), Bitcoin'nin bir çatalı ve altcoini Bitcoin Cash(BCH), ilk altcoin olan Litecoin (LTC), internet aracılığıyla para gönderiminde önemli rol oynayan Ripple (XRP), nesnelerin interneti için tasarlanan açık kaynaklı bir dağıtılmış defter ve kripto para olan IOTA (MIOTA) ve ödeme yöntemi olarak kullanılan Stellar (XLM) gibi kripto para birimlerinin spekülatif balonların varlığı Genelleştirilmiş Sup Augmented Dickey Fuller (GSDAF) yöntemleri ile test edilmiştir. Sonuçlar, 2020–2021 yılları arasında oluşan fiyat balonlarının spekülatif hareketlere açık olduğu gözlemlenmiştir.

ADF durağanlık testiBalonBitcoin+4
Kamile Kısacık
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin iktisadi ve mali yapısının ekonomik kırılganlık göstergeleri kapsamında incelenmesi

Günümüzde küreselleşme farklı bir boyut kazanmış ve finansal liberalleşmenin artmasıyla beraber ekonomik dalgalanmalar coğrafi sınırlar ne olursa olsun tüm ekonomileri etkileyecek bir duruma gelmiştir. Bu durum, ekonomilerin dış şoklara karşı savunmasız hale gelmesine ve krizlere sürüklenmesine neden olmaktadır. Ekonomilerin iç ve dış şoklar nedeniyle krize sürüklenmeleri ve kısa sürede eski durumlarına dönememeleri kırılganlık kavramının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu çalışmada, Türkiye ekonomisi odak noktası olmak üzere; kırılganlık ile krizler arasındaki ilişki incelenmekte, ekonomileri krizlere sürükleyen kırılgan yapı ve ekonomik dayanıklılığın artırılması için uygulanması gerekli olan yapısal reformlar değerlendirilmektedir. Çalışmada kırılganlık kavramından yola çıkılarak 2013 yılında ortaya atılan "Kırılgan Ekonomi" kategorisi içinde yer alan ülkelerin ekonomik performansları incelenmiş ve özellikle bu ülkelerin enflasyon, işsizlik ve büyüme kalemlerinde başarısız oldukları sonucuna varılmıştır. Türkiye de "Kırılgan Ekonomiler" arasında yer aldığından bu ülkelerle beraber Türkiye'nin de temel ekonomik performans göstergeleri gözden geçirilmiş ve ekonomik büyümedeki istikrarsızlık, yüksek enflasyon ve faiz riski gibi unsurların ülkeyi kırılgan bir duruma getirdiği sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda hem ülkenin kalkınması ve gelişmesi için hem de kırılgan yapının sonucu olarak meydana gelen krizlerden sonra ekonominin tekrar eski haline dönebilmesi adına bazı yapısal reformlar ortaya konmuştur. Bu reformlar bağlamında 1923 İzmir İktisat Kongresi, Beş Yıllık Sanayi Planları, Beş Yıllık Kalkınma Planları, 24 Ocak Kararları (1980), 5 Nisan Kararları (1994), Enflasyonu Düşürme Programı ve Güçlü Ekonomiye Geçiş Programları incelenmiş ve son olarak uluslararası kuruluşların mutabık olduğu yapısal reform önerileri değerlendirilmiştir. Literatür incelendiğinde kırılganlık nedenlerinin belli başlı ve net olarak ortaya konulmasa da belli ortak noktaları mevcuttur. Yüksek enflasyon yavaş büyüme, fazla dış açık ve nakit paraya olan yüksek bağımlılıktır. Her ülkenin kendine has ekonomik dinamikleri olduğundan Türkiye ekonomisinde de kırılganlığa neden olan faktörler diğer ülkelere göre değişkenlik göstermektedir. Özellikle ekonomik büyümede istikrarsızlık, kur ve sermaye hareketlerindeki dalgalanmalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) bağımsızlığının kısıtlanması gibi faktörlerin Türkiye ekonomisini kırılganlığa sürüklediği görülmüş ve bu kavramlar çerçevesinde değerlendirmeler yapılmıştır. Anahtar Kavramlar: İktisat, mali yapı, ekonomik kırılganlık, Türkiye.

EkonomiEkonomi politikalarıEkonomik kırılganlık+4
Fatma Poyraz
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Basel standartları ve bankacılık sektörüne etkileri

Türkiye'de bankacılık sektörü incelendiğinde bankaların kuruldukları ilk yıllardan itibaren birçok finansal krizle karşı karşıya kaldığı görülmektedir. Bu krizlerle birlikte bankacılık sektöründe önlem olarak yeni kurallar belirlenmiştir. Bu kurallar ile bankacılık sektörünü korumak ve bankacılık sektörüne olan güvenilirliği artırmak planlanmıştır. Bu kurallar Basel komitesi tarafından oluşturulmuştur. Basel I, Basel II ve Basel III olarak birbirlerinin devamı niteliğinde uygulamaya geçilmiştir. Basel I standardı 1992-2011 yılları arasında uygulanırken Basel II standartları 2012 yılında uygulanmaya başlanmıştır. Hala da Basel II standartlarının uygulanması devam etmektedir. 2022 yılı itibari ile Basel III standardına geçme durumu planlansa da uygulamada mevcut değildir. Bu çalışma uygulanmaya konulan Basel standartlarının bankalar üzerindeki durumunu yıllar itibari ile incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde bankacılık sisteminin gelişimi ve bankacılık sektöründe karşılaşılan risklerden bahsedilmektedir. İkinci bölümde bankaların karşı karşıya kaldıkları krizler ve bu krizler sonucunda ortaya çıkarılan Basel standartları ele alınmaktadır. Üçüncü bölümde Basel standartlarının etkileri 2002-2021 yılları arası Türk bankacılık sektörü açısından ve bu yıllarda faaliyette olan mevduat bankalarının sermaye yeterlilik rasyoları açısından karşılaştırılmalı olarak incelenmektedir. Türk bankacılık sektörünün sermaye yeterlilik rasyoları, banka türlerine göre sermaye yeterlilik rasyoları ve her banka türünden en yüksek- en düşük rasyoya sahip bankalar incelenmektedir. Çalışma da elde edilen sonuçlara göre Basel I standardının bankaları risklere karşı yeterli oranda koruyamadığı yüksek çıkan sermaye yeterlilik rasyolarından anlaşılmaktadır. Basel II standardının uygulanmaya başladığı 2012 yılı itibari bankaların sermaye yeterlilik rasyolarında bir önceki yıllara oranla düşüş olduğu gözlemlenmektedir. Elde edilen sonuçlara çalışmanın üçüncü bölümü ve sonuçlar kısmında yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Basel Standartları, Bankacılık Sektörü, Sermaye Yeterlilik Rasyosu, Mevduat Bankaları

BankacılıkBankacılık sektörüBasel kriterleri+2
İlknur Örencik
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Katılım sigorta şirketlerinde mali yeterlilik: Solvency II kapsamında asgari sermaye hesaplaması

Çalışma ile ülkemizde aktif olarak uygulanılan sermaye yeterliliği hesaplamalarına dair belirlenen sermaye gereksinimi ile Solvency II kapsamında hesaplanan mevcut düzenlemenin eksikliklerinin belirlenmesi ve sermaye gereksinimi sonuçlarının karşılaştırılması amaçlanmıştır. Türkiye'de aktif faaliyette olan bir katılım sigorta şirketinin verileri kullanılarak, Solvency II kapsamında bulunan Mali Yeterlilik Sermaye Gereksinimi (SCR) ile değerlendirilen firmanın sermaye ihtiyacı tespit edilmiştir. İnceleme sayesince, Solvency II düzenlemesi açısından hesaplanmış olan sermaye ihtiyacı altında bir sermayeye sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu durum ile aktif sermaye yeterliliği hesaplamalarında risk bölümlerinin yeterli olmadığı belirlenmiştir.

Katılım sigortacılıkMali yeterlilikSigorta+2
Emre Ekin
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sermaye piyasası yatırımlarında yeni yatırımcı davranışı "algoritmik trade"

İletişim teknolojilerindeki ilerleme ve borsaların dijitalleşmesi, piyasalara erişim maliyetlerini azaltmıştır. Son yıllardaki önemli gelişmelerden bir tanesi de, yatırımcıların veri işleme hızını artıran, ticaret stratejilerinin uygulama maliyetini azaltan ve menkul kıymet ticaretini hızlandıran algoritmik ticarettir. Alım satım algoritmaları, tüm alım satımların büyük çoğunluğunu yürütebilme potansiyeline sahip olduğundan sermaye piyasalarda bir devrim yaşanmaktadır. Algoritmik ticaret uygulamalarının, piyasa verimsizliklerini ortadan kaldıraraksermaye piyasalarının daha etkili ve verimli çalışmasına yardımcı olacağı düşünülmektedir. Bu çalışmada, basit hareketli ortalama genetik algoritma kullanılmıştır. Algoritma kısa ve uzun vadeli (pozisyon) farklı senaryolarda tasarlanan BİST 30 endeks portföyüne yapılan bir yatırıma uygulanmıştır. Genetik algoritmanın uygulamasının sonucunda yatırımın farklı senaryolardaki getirileri ve performansları analiz edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre; BİST 30 endeks portföyüne yapılan farklı senaryolardaki yatırımlarda benzer veya farklı SMA genetik algoritmalar kullanılarak farklı oranlarda pozitif veya negatif getiriler elde edilebilmektedir. Elde edilen sonuçlar, BIST 30 endeks portföyünün satın alınmasna ve elde tutulmasına uygulanan algoritmik ticaret işlemlerinin normal ticaret işlemlerine göre daha iyi getiriler ve performanslar sağlayabileceğini göstermektedir.

AlgoritmalarAlgoritmik işlemlerSermaye piyasası+6
Aysema Sert
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türk sigortacılık sisteminde katılım sigortacılığının yeri ve önemi

Özellikle son yıllarda önemli ölçüde gelişme gösteren ve bankacılık sektöründe gittikçe büyümekte olan bir yere sahip olan katılım bankacılığı, verdiği hizmetler açısından konvansiyonel bankacılıkla eşit düzeye yaklaşmıştır. Katılım sigortaları tarafından sunulan sigortacılık hizmetleri, İslami usullere uygun tekafül sisteminin ön plana çıkmasını sağlamıştır. Bu çalışmada Türkiye Finans ve Vakıf Katılım Bankaları'nın 2016-2021 yılları arası sundukları hizmetler TKBB raporları çerçevesinde karşılaştırılmış ve katılım sigortacılığının Türk bankalarında ülke ekonomisine sağladığı katkı ortaya konmuştur.

Bankacılık sektörüKatılım bankacılığıKatılım sigortacılık+4
Ahmet Sedat Şimşek
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal krizler ve kamu harcamaları: Farklı gelişmişlik düzeylerdeki ülkeler arasında bir karşılaştırma

Finansal Krizler, sermaye hareketliliğin günden güne artmasıyla ülkelerin açısından mali yapılarında önemli tesirlere sahiptir. Finansal açıdan ülkeler krizler karşısında zor durumda kalmaktadır. Ülkelerde finansal krizlerin meydana gelmesinin arka planında temel olarak ülkelerin uyguladıkları döviz kuru politikasının, uluslararası sermaye hareketlerinin, enflasyonun ve ülkelerin borçlanmalarında aşırı bir yönü tercih etmeleri yatmaktadır. Ülkeler finansal krizlere ve toplumsal gereksinimlerin giderilmesi maksadıyla kamu harcamalarını yaparak krizlere karşın etkili adımlar ortaya koyabilmektedir. Bu çalışmada jeopolitik olarak bulunduğu bölgede önemli olan ülkeler seçilerek ilgili ülkelerin 1990 ve 2020 yılları arası meydana getirdikleri kamu harcamaları ve bu harcamalardaki değişimler kamu harcamaları yaklaşımları ve fonksiyonel olarak incelenmiştir.

Ekonomik büyümeEkonomik krizFinansal kriz+3
Nihat Egemen Emniyet
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Blockchain teknolojilerinin finansal piyasalarda kullanımı: Regresyon analizi ile fiyat tahmini

Teknolojinin gelişmesi ile dijital çağa girmiş bulunmaktayız. Teknolojinin gelişmesi hayatımıza birçok yenilik getirmiş durumdadır. Blockchain teknolojisi de bu yeniliklerin arasındadır. Daha önce alışkın olmadığımız bu teknoloji diğer veri tabanlarından farklı özelliklere sahip durumdadır. Bu çalışmada herhangi bir merkezi otoriteye sahip olmayan, kriptografi bilimine dayanan yeni veri tabanı sistemi olan blockchain teknolojisini incelemiş bulunmaktayız. Blockchain teknolojisine bağlı sanal para birimi olan kripto varlıkların çeşitleri, özelliklerine değinilmiştir. Geleneksel para birimlerinin özelliklerinden farklı özelliklere sahip kripto varlıklar şirketlerin ve bireylerin ilgisini çekmektedir. Son bölümde ise kripto para birimlerinden olan bitcoin ve litecoin sanal para birimlerini regresyon analizi kullanılarak fiyat tahmininde bulunulmuştur. Regresyon analizinin veri sonuçları yorumlanmıştır.

Mervenur Ede
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

BİST endeksleri ile petrol fiyatları arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Araştırma sonucunda, değişkenler arasında uzun dönemde eşbütünleşme ilişkisi tespit edilememiştir. Ancak, petrol fiyatlarından BIST100 ve BİST Sınai endekslerine doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisinin olduğu belirlenmiştir. Diğer endeksler için ise petrol fiyatları ile herhangi bir nedensellik ilişkisinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu bulgular, petrol fiyatlarındaki değişimlerin bazı sektör endekslerini etkilediğini, ancak bu etkinin tüm endekslerde aynı olmadığını göstermektedir. Dolayısıyla, yatırımcılar ve politika yapıcılar için petrol fiyatlarının sektörel etkilerinin dikkatlice değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu çalışma, petrol fiyatları ile hisse senedi piyasaları arasındaki karmaşık ilişkilere ışık tutmayı amaçlamakta ve bu alandaki literatüre katkı sağlamaktadır.

Özlem Uysal Korkmaz
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital dönüşümde yeni nesil uygulama; e-dönüşüm: Çorum ili meslek mensuplarına yönelik bir uygulama

Günümüzde yaşanan teknolojik değişimler her alanda olduğu gibi muhasebe alanındada kendini göstermektedir. Yaşanan bu değişime uyum sağlamak için muhasebe meslek mensupları ve birçok kamu kuruluşu köklü dönüşümlere gitmek mecburiyetinde kalmıştır. Bu değişim ile muhasebe alanında kâğıt ortamında düzenlenen ticari belgeler, dijital ortamda elektronik olarak düzenlenmeye başlamıştır. İşlemlerin elektronik ortama aktarılmasıyla birlikte muhasebe meslek mensuplarının da iş ve işlemleri yapış şekillerini değiştirmesi zorunluluk haline gelmiştir. Muhasebe bilgilerinin elektronik ortamda kayıt altına alınmasıyla birlikte bilgiye istenildiği zamanda, daha hızlı ve seri ulaşım sağlanmıştır. Bu çalışmanın amacı Çorum Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası (ÇSMMMO)'na kayıtlı muhasebe meslek mensuplarının e-Dönüşüme ait görüş ve algılarının belirlenlenmesidir. Bu kapsamda ÇSMMMO'na kayıtlı muhasebe meslek mensuplarına yönelik bir anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın anket kısmında muhasebe meslek mensuplarının e-Dönüşüme ilişkin algı düzeyleri, görüşleri ve karşılaşmış oldukları zorluklar hakkında sorular yöneltilmiş ve elde edilen veriler SPSS 22 programı aracılığı ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre muhasebe meslek mensuplarının demografik özellikleri ile e-Dönüşüme yönelik algı düzeyleri arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır. Anahtar Kavramlar: Dijital, Dijital Dönüşüm, e-Dönüşüm

Esra Gedikoğlu
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni bir yatırım aracı olarak ELÜS (Elektronik ürün senedi) ve Çorum Ticaret Borsası üyelerine yönelik bir araştırma

Dünya nüfusunun hızla artmasına bağlı olarak insanların gıda ve diğer ihtiyaçlarının da artması, tarım sektörünün yeniden yapılanmasını gerekli kılmaktadır. Tarım sektöründe tarımsal ürünlerin depolanması, bu ürünlerin optimal sürelerde ve düzenli olarak piyasaya sürülmesi, pazar taleplerinin karşılanması açısından büyük önem arz etmektedir. Lisanslı depoculuk sistemi uzun süreli depolamaya elverişli ürünlerin, kalite seviyelerine göre güvenli ve sağlıklı koşullarda sağlanmasını sağlayan, hasat döneminde arz birikmesini önleyen ve ürün ticareti için uygun şartlar oluşturan bir sistemdir. Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) ise lisanslı depo işletmesi tarafından elektronik kayıt kurallarına uygun olarak sistem içerisinde oluşturulan elektronik kayıttır. Ürünün, depolandığı anda oluşturulan ürün senedi üzerinden alım satımıyla, nihai kullanıcıya kadar fiziki dolaşımının önüne geçilerek nakliye ve depolama gibi maliyetler en aza indirgenmektedir. Ayrıca tarım ürünlerinin finansmanının önünün açılması ile birlikte yatırım yapmak isteyenlere yeni bir yatırım aracı olarak sunulmaktadır. Bu çalışmanın amacını Çorum Ticaret Borsası'na kayıtlı faal üyelerin Türkiye Ürün İhtisas Borsası A.Ş. (TÜRİB) ve ELÜS 'e ilişkin görüşlerinin belirlenmesi oluşturmaktadır. Yer verilen çalışmadaki veriler, anket yöntemi kullanılarak elde edilmiştir. Çalışma kapsamında, 434 Çorum Ticaret Borsası üyesine anket uygulaması gerçekleştirilmiş ve 93 üyeden geri dönüş sağlanmıştır. Ankete çalışmasına katılanların %51,6'sı TÜRİB ve ELÜS hakkında yeterli bilgiye sahip olduğunu belirtirken TÜRİB platformuna üye olanların oranı 63 katılımcı ile %66,7'dır. TÜRİB platformu üzerinden alım satım yapan üye sayısı 50'dir. ELÜS alım satımına en çok buğday ve arpanın konu edildiği saptanmıştır. Ankete katılanların büyük bir çoğunluğunun, ELÜS alım satımını ürün tedariki amacıyla yapmalarına karşın, yatırım amacıyla yapılan alım satımların oranı da oldukça fazladır. Yatırım aracı olarak ELÜS alım satımı yapanların çok büyük bir kısmı ya beklediği getiriyi elde ettiğini ya da beklediği getiriyi kısmen de olsa elde ettiğini belirtmiştir. Bu da ELÜS 'ün yatırım aracı olarak belirli bir ilgi gördüğünü ortaya koymaktadır. Anahtar Kavramlar: Lisanslı Depoculuk, TÜRİB, ELÜS Bilim Kodu: 115303

Funda Ertekin
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

İnovasyon sistemlerinin e ticaret kapasitesi üzerine etkisi kırılgan sekizli ülkeler üzerine bir değerlendirme

Bilgi toplumu kavramı, kendi özgü süreçleri içinde barındıran ve küreselleşme olgusuyla birlikte dinamikleri olan bir yapıyı ifade etmektedir. Ekonomik, sosyal, hukuki ve kültürel alanlarda ülkeler arası ilişkiler değişmiş; uluslararası bağlantılar ve iş birlikleri oluşmuştur. Bu bağlamda, yoğun rekabet ortamı ve teknolojik gelişmeler, geleneksel ilişki biçimlerini dönüştürerek farklı bir şekle evirmiştir. Özellikle bilgi iletişim teknolojisinde yaşanan ilerlemeler, ülkeler arası etkileşimi artırmış ve rekabeti küresel bir boyuta taşımıştır. Bu değişimi takip eden bireyler ve işletmeler, yerel ve uluslararası piyasada rahatça rekabet edebilecek bir güce ulaşmıştır. Bu güce ulaşmalarında en önemli etkenlerden biri, elektronik ticaret sayesinde, sınırları aşarak uluslararası mal ve hizmet piyasasına teknolojiyi kullanarak dahil olabilme imkânıdır. Dijital dünya, üretici ve tüketici kesimlerini herhangi bir fiziksel çaba olmaksızın istedikleri her yerde ve her zaman bir araya getirebilir hale getirmiştir. Böylece piyasalar, elektronik sistemler üzerinden faaliyet gösteren ve tüm dünyayı müşteri potansiyeli olarak gören bir yapıya evrilmiştir. Bu bağlamda, bu dönüşümü etkileyen faktörleri belirlemek önem kazanmıştır. Bu çalışma, 2014-2023 yılları arasında kırılgan sekiz ülke grubunu (Brezilya, Endonezya, Güney Afrika, Hindistan, Türkiye, Arjantin, Rusya, Şili) kapsayarak, e-ticaret hacmini etkileyen faktörleri analiz etmeyi amaçlamaktadır. İnternet penetrasyonu, mobil kullanım oranı, AR-GE harcamaları, BİT Endeksi ve Küresel İnovasyon Endeksi (GII) gibi temel değişkenlerin e-ticaret üzerindeki etkileri, panel veri analizi yöntemi ile incelenmiştir. Analiz bulguları, internet penetrasyonu ve mobil kullanım oranının e-ticaret hacmini olumlu yönde desteklediğini, buna karşın GII'nin beklenmedik bir şekilde e-ticaret üzerinde uzun vadeli negatif bir etki yarattığını ortaya koymaktadır. Bu durum, bilgi ekonomisinin sürdürülebilir büyüme açısından altyapı ve erişim gereksinimlerini öne çıkarmaktadır. Elde edilen bulgular, kırılgan ekonomilerin bilgi ekonomisine dayalı kalkınmayı desteklemek için dijital altyapı yatırımlarına ve sürdürülebilir inovasyon stratejilerine öncelik vermesi gerektiğini vurgulamaktadır

Elektronik ticaretTeknolojik inovasyon
Fatma Yıldız Şenol
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki altın yatırım fonlarının performans ölçümü ve alternatif yatırım araçları ile karşılaştırılması

Antik çağlardan bugüne kadar altına yapılan yatırım sürekli olarak popülerliğini korumuştur. Eski çağlarda altın fiziksel olarak tutulup yatırım yapılırken günümüzde, bankalarda, döviz bürolarında altın hesapları açılmış hatta yatırım fonlarında altın için ayrı bir fon sınıfı açılmıştır. Bu çalışmanın amacı ülkemiz ekonomisi içinde önemli bir kavram olan yatırım fonları içerisinde yer alan altın yatırım fonlarının, yatırımcılar için performansının ölçülmesi ve alternatif yatırım araçları ile kazanç performansları kıyaslanarak yatırımcılara yol göstermek olarak belirlenmiştir.

Gülşen Candan
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki bankacılık sistemi ve insani bankacılık bağlamında katılım bankacılığı

Bu çalışmada öncelikle bankacılık kavramına değinilmiştir. Bankacılık kavramının ne anlama geldiği, tarihçesi ve bankacılık türleri yer incelenmektedir. Bankacılık sistemi tasarruf fazlası olan bireylerin fonlarının faiz kazancı veya kar payı kazancı sağlayarak toplanıldığı, toplanan fonların tasarruf fazlasına ihtiyaç duyan bireylere borç karşılığında kullandıran bir sistem olarak tanımlayabiliriz. Çalışmanın ileriki bölümlerinde bankacılık türü olan katılım bankacılığına değinilmiştir. Katılım bankacılığı tüm bankacılık işlemlerini faizsiz bankacılık anlayışı olan İslami finansa göre gerçekleştirmektedir. İslami finansa göre ticaret yapmak ve yapılan ticaretten kazanç elde etmek helaldir. Katılım bankacılığı anlayışında faiz, belirsizlik ve risk bakımından yüksek olan faaliyetlerin gerçekleştirilmesi uygun değildir. Katılım bankacılığında alkol, kumar, sigara, silah gibi konularda bankacılık işlemleri yapılmamaktadır. Katılım bankaları islami finans ilkelerine uygun olarak bankacılık faaliyetlerini gerçekleştirmek amacıyla "Danışma Komitesi" oluşturmuşlardır. Katılım bankalarının müşterilerine sunacak oldukları ürünler bankanın yönetim kurulunun onayı alındıktan sonra oluşturulan danışma komitesinden de onay almak zorundadırlar. Danışma komiteleri bağımsız olarak çalışmaktadırlar. Katılım bankaları, bankacılık sektöründe rekabet halindedirler. Ayrıca katılım bankacılığının ne anlama geldiği, katılım bankacılığının kullanmış oldukları ürünler ve son olarak faiz kazancına sıcak bakmayan insani bankacılık kavramına değinilmiştir. İnsani finans kavramı ekonomik sistemde finans başlığının altında değerlendirilen bir kavramdır. İslam dini israftan kaçınmayı ve ribayı yasaklamıştır. Aynı zamanda zekat verilmesini teşvik etmektedir. Bu durum sosyal adaletin ve bireyler arasındaki gelir dağılımının finansal faktörü olarak ekonomik sistemin oluşmasına ışık tutmuştur. Kapitalist sistemde fakirden alınarak zengine verilen finansal sistem İslam ekonomisi tarafından kabul görülmemiştir. Kapitalist finansal sistem tüketim yapmayı ve israfa teşvik etmektedir. İslam ekonomisinde bu durumun tam tersi olarak emek ile ortaklığa dayalı olan finans sistemini uygulamıştır. İslam ekonomisinin temel değerleri arasında kul hakkı yememek, israfın önlenmesi, adaletli gelir dağılımının olması, refah ve mutluluğun herkese yayılması olarak sıralanabilir.

Halil İbrahim Gülle
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilirlik raporlaması ve finansal performans ilişkisi: BİST imalat sanayi sektöründe bir uygulama

Ortak Geleceğimiz adlı rapor sürdürülebilirlik kavramının temellerini atmış ve "Bugünün gereksinimlerini, gelecek kuşakların gereksinimlerini karşılama yeteneğinden ödün vermeden karşılayan kalkınma" olarak ifade etmiştir. Sürdürülebilirlik geleceği düşünmek ve geleceği düşünerek hareket ederek yaşamaktır. Sürdürülebilirlik kavramı ekonomik, çevresel ve sosyal boyutlarıyla birlikte ele alınan çok yönlü bir kavramdır. Sosyal sürdürülebilirlik bireylere eşitlik ve saygı çerçevesinde yaklaşımı esas almaktadır. Bu çalışmada, Küresel Raporlama Girişimi (Global Reporting Initiative – GRI) tarafından yayınlanan standartlar kullanılmıştır. GRI Standartları evrensel, konuya özgü ve sektör standartları olarak üç ana kategoriye ayrılmaktadır. Konuya Özgü Standartların alt başlıklarından biriside GRI 400 Sosyal Konular Standart Serisidir. GRI 400 Sosyal Standart Serisi 17 ana başlık ve 36 alt başlıktan oluşmaktadır. Bu çalışmada, 2019-2023 yılları arasında BİST imalat sanayi sektöründe faaliyet gösteren ve aynı zamanda BİST Sürdürülebilirlik endeksinde yer alan 31 işletme ile sürdürülebilirlik endeksinde yer almayan 31 işletmenin finansal performansları karşılaştırılmıştır. İşletmelerin sürdürebilirlik endeksinde yer alıyor olmaları bağımsız değişken cari oran, nakit oranı, finansal kaldıraç oranı, aktif devir hızı, stok devir hızı, alacak devir hızı, aktif karlılığı, öz sermaye karlılığı, brüt kâr marjı, net kâr marjı, piyasa değeri/defter değeri ve genel finansal performans ise bağımlı değişken olarak kabul edilmiştir. Bu kapsamda 12 adet hipotez geliştirilmiş ve hipotezlerin geçerliliklerinin testlerinde Bağımsız Örneklem T Testi ve Mann Whitney U Testi kullanılmıştır. Ayrıca işletmelerin GRI 400 Sosyal Konular Standart Serisi kapsamındaki açıklamaları içerik analizi yöntemi ile incelenmiştir. Ulaşılan sonuçlara göre işletmeler tarafından sosyal sürdürülebilirlik raporlarında en çok sırası ile GRI 404 Eğitim ve Öğretim Standardı, GRI 403 İş Sağlığı ve Güvenliği Standardı, GRI 405 Çeşitlilik ve Fırsat Eşitliği Standardı, GRI 401 İstihdam Standardı ve GRI 406 Ayrımcılığın Önlenmesi Standardı kapsamında açıklamalara yer verildiği görülmüştür. İşletmelerin sürdürülebilirlik endeksinde yer alma durumları ile cari oranları, aktif devir hızları, brüt kar marjları ve piyasa değeri / defter değeri oranları arasında anlamlı farklılık saptanamamıştır. Diğer taraftan sürdürülebilirlik endeksinde yer alma durumları ile nakit oranları, finansal kaldıraç oranları, stok devir hızları, alacak devir hızları, aktif karlılık oranları, öz sermaye karlılık oranları, net kar marjları ve genel finansal performansları arasında istatistiki açıdan anlamlı farklılıklar olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

İrem Akın
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sendikasyon kredileri ile dış ticaret arasındaki ilişkinin ekonometrik analizi

Finansal kurumların bir araya gelerek kredi alıcılarına yüklü miktarlarda sağladığı sendikasyon kredileri 1990'lı yıllarda uluslararası bankacılık sektöründeki gelişmeleri de hızlandırmıştır. Önemli bir risk aracı olmasının yanında sendikasyon kredileri aynı zamanda büyük ölçekli işletmelere alternatif finansman kaynağı olmaktadır. Sendikasyon kredileri büyük ölçekli işletmelere üretimlerini verimli şekilde artırarak uluslarası piyasalara açılması için gerekli olan finansal kaynak ve hammadde ithalatının sağlanmasına katkıda bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, işletmelerin finansal ihtiyaçlarını karşılayarak dış piyasalara açılmalarını desteklemektedir. Böylece bulundukları ülkelerin dış ticaretini de olumlu yönde etkilemektedirler. Bu çalışmanın amacı Türkiye'de sendikasyon kredileri ile dış ticaret arasındaki ilişkinin ortaya çıkartılmasıdır. Büyük işletmelere sağlanan yüklü miktarlardaki krediler olan sendikasyon kredileri, dış ticareti etkilemeleri sebebiyle ithalat ve ihracat verilerinden yararlanılmıştır. Veri seti oluşturulurken sendikasyon kredileri, ithalat ve ihracat verileri 2000-2016 dönemi için yıllık periyotlar da alınmıştır. İlişkinin ortaya konulması için verilerin çözümlenmesinde birim kök testlerinden ADF, PP ve KPSS testleri ile Johansen Eşbütünleşme ile Hata düzeltme modeli E-views paket programı kullanılmıştır. Çalışma sonucunda sendikasyon kredileri dış ticareti olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. İthalat ve ihracat için gerekli olan finansmanın sendikasyon kredileri tarafından sağlandığı gözlenmiştir. Dış ticarette meydana gelen artışla beraber daha fazla büyüme gereksinimi için daha fazla sendikasyon kredilerinin gerekliliğinin ortaya çıktığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Sendikasyon Kredileri, Dış Ticaret, Ekonometrik Analiz

Ekonometrik analizFinansal kaynaklarFinansman+3
Zafer Şahin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Tahvil verimini etkileyen faktörler: Kırılgan beşli ülkeleri üzerine ampirik bir uygulama

Tahvilin verimi tahvilin vade sonundaki kazancını ifade eder ve iki tür verimi vardır. Birinci tür verim bir dönemlik verim adını alır ve tahvilin o dönemdeki alış fiyatıyla satış fiyatı arasındaki kar ya da zarar ile yine o dönemdeki faiz gelirinin toplamı, tahvilin alış fiyatına bölünürse bir dönemlik verim hesaplanmış olur. Bir dönemlik verim yatırımcı için elindeki tahvili portföyünde tutup tutmama kararı aldırır fakat bu kararı alırken başka etkenleri de düşünmek gerekir. Bunlar; piyasa faiz oranlarının gelecekte alacağı değerler, tahvilin riski gibi etkenlerdir. İkinci tür verime vadeye kadar verim denir ve gerçek verim, net verim veya etkin verim de denilebilir. Vadeye kadar verim ise yapılan yatırımın, tahvilin vadesine kadar elde edilen gelirler ve varsa sermaye kar veya zararlarına bakılarak hesaplanır. Araştırmanın temel amacı; kırılgan beşli ülkelerinde tahvil verimini etkileyen faktörleri araştırmaktır. Bu amaçla kırılgan beşli ülkelerinden Türkiye, Brezilya, Endonezya, Hindistan ve Güney Afrika'nın, CDS GDP, VIX, tahvil verimi ve tüketici güven endeksi verileri alınarak 2007-2016 yılları arasında yıllık verileri kullanarak panel veri regresyon modeli ile analiz yapılmıştır. Analizde tahvil verimi bağımlı değişken, CDS, GDP, VIX ve tüketici güven endeksi bağımsız değişken olarak kullanılmıştır. Analiz sonucunda CDS, GDP ve VIX değerleri ile tahvil verimi arasında anlamlı ilişki bulunurken, tüketici güven endeksi ile tahvil verimi arasında ilişki bulunamamıştır. Anahtar Kelimeler: Tahvil Verimi, Kırılgan Beşli Ülkeleri

Birim kök testleriBrezilyaEndonezya+7
Gülay Öztunç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal krizlerin bankacılık sektörü hisse senetleri üzerindeki etkileri

Araştırmada finansal krizlerin bankacılık sektörü üzerinde anlamlı bir etkisinin olup olamadığının ortaya konulması amaçlanmaktadır. Bu amaçla 2001-2002 ve 2008 krizlerinin etkili olduğu tarihlerin kukla değişken olarak incelendiği çoklu regresyon analizi modellerinde BİST Banka Endeksinin krizlerden etkilenip etkilenmediğine yönelik incelemeler yapılmıştır. Araştırmanın değişkenleri BİST Banka Endeksi, Bankaların ay sonu hisse senedi kapanış fiyatları (örneklem olarak seçilen altı özel banka), Sanayi Üretim Endeksi, İhracatın İthalatı karşılama oranı, Enflasyon ve USD/TL değeridir. Değişkenlerin veri seti için 1997-2016 yılları arasındaki ayın son günkü kapanış değerleri kullanılmıştır. Verilerin analizinde İlişkili Örnekler T-Testi ve Kukla Değişkenli Çoklu Regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda BİST Banka Endeksinin 2000 yılından 2001 yılına ve 2007 yılından 2008 yılına geçerken anlamlı düzeyde azalış gösterdiği belirlenmiştir. Bulgulara göre 2001 ve 2008 krizlerinin BİST Banka Endeksi üzerine negatif yönde anlamlı bir etkisi olduğu belirlenmiştir.

Bankacılık sektörüBankalarFinansal kriz+3
Latif Erkin Erdoğan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Politik riskin döviz piyasasına etkisi: Türkiye uygulaması

Politik risk, politik olaylardan kaynaklanan ve işletmenin varlıklarının değerinin veya yatırımlarının kârlılığının azalmaya yol açan risk olarak ifade edilir. Politik risk, ev sahibi ülke yönetimi, diğer devletler, uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri gibi yapılanmaların politik karar ve eylemlerinin; işletmenin ulusal veya uluslararası gelirlerini, varlıklarını ve yatırımlarını etkileyebilme olasılığı nedeniyle araştırmaya değer önemli bir konudur. Bu çalışmada, Türkiye'deki 7 Haziran 2015 25. Dönem Milletvekili Genel Seçimi, 1 Kasım 2015 26. Dönem Milletvekili Genel Seçimi ve 16 Nisan 2017 Başkanlık Referandumunun döviz piyasasına etkisi araştırılmıştır. Söz konusu seçim tarihleri olay günü kabul edilerek USD/TL, EURO/TL ve Sepet Kur verileri ile siyasi seçimlerin döviz piyasasına etkisi olay yöntemi ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda 7 Haziran 2015 Genel Seçim sonrasında döviz piyasasında kümülatif anormal getirinin düştüğü, koalisyon hükümeti kurulamaması nedeniyle gerçekleşen 1 Kasım 2015 Erken Seçim sonrasında ise döviz piyasasında Kümülatif anormal getirilerde düşüşün seçimden sonraki 15 gün içerisinde de normal seyrinde devam ettiği görülmüştür. Bu düşüşte koalisyon kararının çıktığı seçimin yarattığı politik risk algısı ve kısa aralıkla ülkede yaşanan iki ayrı siyasi seçimin ekonomi ve para politikasında yarattığı yıpranmanın da etkisi olduğu söylenebilir. Başkanlık Referandumu öncesi ve sonrası dönemde döviz piyasasında kümülatif anormal getirilerde inişli çıkışlı volatilite yapısının olduğu gözlemlenmiştir. Bu etkide referandum sonucunda uygulanacak yeni sistemin getireceği değişikliklerin yarattığı risk algısı, bu referandumun sonucunda çıkacak evet kararının ülkeyi rejim değişikliğine götüreceğine yönelik söylemler ve yoğun tartışmaların yarattığı politik risk algısı olduğu söylenebilir. Çalışmada politik risk ölçüsü olarak kabul edilen 2 seçim 1 referandum dönemlerinin döviz piyasasını kümülatif anormal getiriyi düşürücü şekilde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen bulgular finansal piyasa katılımcıları ve politika yapıcılar açısından anlamlı ve özgündür.

Döviz kuru riskiDöviz piyasasıFinansal risk+3
Meryem Demir
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Terör olaylarının sermaye piyasasına etkisi

Çalışmada, terörizmin sermaye piyasalarına etkisi incelenmiştir. Uygulamada 2014-2016 yılları kapsamında panel veri analizi yapılmıştır. Bağımlı değişken, küresel terörizm veritabanında yer alan ülkelerden borsasına ulaşılabilen 89 ülkenin hisse senedi endeks değerleridir. Bağımsız değişken ise, Vision of Humanity tarafından yayınlanan ülkelerin küresel terörizm endeks değerleridir. Kontrol değişkenlerimiz ise hisse senedi getirileri üzerinde etkili olan makroekonomik faktörlerden seçilen gayrisafi millî hâsıla, tüketici fiyatlar endeksi ve cari işlemler dengesidir. Mevcut literatürde Küresel Terörizm Veritabanı'nda günlük yayınlanan terör olaylarıyla incelemeler gerçekleştirilmiş ancak ülkelerin Küresel Terörizm Endeks değerleriyle yapılan çalışmalara rastlanılmamıştır. Sonuçlara göre hisse senedi getirileri ile küresel terörizm endeks değerleri arasında pozitif ancak istatistiksel olarak anlamsız bir ilişki bulunmuştur. Kontrol değişkenlerden gayrisafi millî hâsıla ve cari işlemler dengesi ile hisse senedi endeks değerleri arasında pozitif ve anlamsız bir ilişki elde edilirken, tüketici fiyatları endeksi ile hisse senedi endeksi arasında ise pozitif ve anlamlı bir ilişkiye ulaşılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre yaşanan terör olayları ile sermaye piyasaları arasında bir ilişki yoktur.

Ekonomik etkiFinansal etkiHisse senedi endeksi+5
Sümeyye Daşdelen
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetim kurulu özelliklerinin bankaların risk alma eğilimi üzerinde etkisi

Çalışmada yönetim kurulu özelliklerinin, bankaların risk alma eğilimine etkisi incelenmiştir. 2005–2016 dönemleri kapsamında, hisse senetleri Borsa İstanbul Bankacılık Endeksinde işlem gören 12 bankaya ait veriler kullanılarak Panel Veri Analizi yapılmıştır. Çalışmada ki bağımlı değişken, risk alma eğilimlerinin ölçüsü olarak, aktif getiri oranı ile hesaplanmış olan Z Skor verileridir. Bağımsız değişkenler ise, yönetim kurulu özelliklerinden tecrübe, ikilik, cinsiyet, bağımsızlık, eğitim düzeyi, toplam üye ve yaş değişkenlerinden oluşmaktadır. Mevcut literatür de, çalışmalar ağırlıklı olarak yönetim kurulunun işletme performansı etkisi üzerine yapılmış olup; yönetim kurulu özelliklerinin, işletmelerin risk alma eğilimi üzerine yapılan çalışmalar sınırlı sayıda bulunmaktadır. Elde edilen sonuçlara göre, yönetim kurulunun risk alma eğilimi üzerine etkisi bağımsızlık ve yaş değişkenleriyle negatif ve anlamsız bir etkiye sahiptir. Eğitim düzeyi, cinsiyet, tecrübe ve toplam üye değişkenleriyle de pozitif ancak anlamsız etki mevcuttur. İkilik değişkeni ise, yönetim kurulunun risk alma eğilimine negatif bir etki yapmaktadır ve istatistiksel olarak anlamlıdır. Yönetim kurulunun risk alma eğilimini ikilik değişkeninin etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.

Banka hisseleriBankalarBorsa İstanbul+5
Tarık Saka
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Demografik faktörlerin tüketici davranışları üzerine etkisi: Amasya ili örneği

Günümüz dünyasında alışveriş fikri hızla yayılmaktadır. İnsanların çoğu ihtiyaçlarını karşılamak, yeni ürünler keşfetmek ve sosyalleşmek gibi birçok sebeple alışverişe yönelmekte ve tüketim tercihlerinde bulunmaktadırlar. Tüketim tercihlerinde istek ve ihtiyaçlarını karşılayacak ürüne sahip olmak için ise belli bir satın alma sürecinden geçmektedirler. Çalışmada tüketim, tüketici, tüketici tercihlerini etkileyen faktörler, tüketimin tarihsel gelişimi ve tüketicilerin satın alma davranışlarını açıklayan modellere yer verilmiştir. Tüketicileri rasyonellikten alıkoyan tuzaklardan bahsedilerek tartışılmıştır. Bu kapsamda yapılan bu çalışmanın amacı demografik değişkenlerin tüketici tercihlerine etkisini incelemektir. Çalışmanın sonucunda Amasya'daki 510 tüketici üzerinde yapılan anket sonuçlarına göre tüketicilerin demografik özellikleri, genel alışveriş alışkanlıkları ile satın alma tarzları arasında anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tüketici, Tüketici Davranışları, Demografik Özellikler

AmasyaDemografiDemografik özellikler+1
Meltem Şahin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital bankacılık hizmetlerinin pandemi döneminde değerlendirilmesi: Ankara'da ve Bağdat'ta bir uygulama

Bu çalışmanın temel amacı, Ankara'daki ve Bağdat'taki banka müşterilerinin Covid-19 döneminde tecrübe ettikleri dijital bankacılık uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerini irdelemektir. Belirlenen amaç doğrultusunda oluşturulan hipotezlerin test edilmesi için kullanılan veriler, anketler aracılığıyla toplanmış ve toplanan verilerin analizinde, T testi, ANOVA testi, basit ve çoklu doğrusal regresyon metotları kullanılmıştır. Analizler sonucunda, müşteri memnuniyetini artırarak daha fazla dijital bankacılık ürün ve hizmeti sunmak isteyen bankaların sundukları dijital bankacılık ürün ve hizmetlerinin güvenli, hızlı ve kolay kullanıma sahip olmasına önem vermeleri gerektiği ortaya konulmuştur. Çalışmada elde edilen bulguların ilgili taraflara faydalı bilgiler sunduğu düşünülmektedir.

AnkaraBankacılık işlemleriCOVID 19+5
Mashaan Farhaan Hamed
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bireylerin İslami finansal okuryazarlık düzeyi ile bütçeleme ve tasarruf eğilimi: Türkiye değerlendirmesi

Bu çalışmanın amacı bireylerin İslami finansal okuryazarlık düzeyini temel finans ve ekonomi, İslami finans prensipleri, katılım bankacılığı ve İslami finans ürünleri olmak üzere dört alt boyutta ölçmek ve İslami finans okuryazarlık düzeyinin bütçeleme ve tasarruf eğilimleri üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda Türkiye'de yaşayan 530 katılımcıya anket uygulaması yapılmış ve toplanan bu veriler SPSS 24 programıyla analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda bireylerin temel finans ve ekonomi bilgisi düzeyinin yüksek, İslami finans prensipleri bilgi düzeyinin düşük, katılım bankacılığı ve İslami finans ürünleri bilgi düzeylerinin ise orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Ardından İslami finans okuryazarlık düzeyinin demografik özelliklere göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla dört alt boyut için ayrı ayrı analiz yapılmıştır. Buna göre bireylerin İslami finans okuryazarlık düzeyi yaş, meslek, eğitim düzeyi, aylık gelir, ailelerinde finans sektöründe çalışan birinin olup olmaması, tercih edilen banka türü değişkenlerine göre her dört alt boyutta da farklılık göstermiştir. Bununla beraber bireylerin medeni durumu katılım bankacılığı bilgi düzeyinde, banka hesap sahipliği ise temel finans ve ekonomi bilgi düzeyinde anlamlı farklılık göstermezken faizli bankayı tercih eden bireylerin İslami finans okuryazarlık düzeyi faizli bankayla çalışma nedenlerine göre hiçbir alt boyutta anlamlı şekilde farklılaşmamıştır. Çalışmada bireylerin İslami finans okuryazarlık düzeyi bütçeleme ve tasarruf eğilimine göre de değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar tasarruf yapan bireylerin İslami finans prensipleri ve ürünlerine ilişkin bilgi düzeyinin daha yüksek olduğunu, yine her ay düzenli olarak tasarruf yapanların İslami finans prensipleri konusunda yılda bir defa tasarruf yapanlara göre daha başarılı olduğunu göstermiştir. Ayrıca tasarruf yapmayan bireylere gelecekte tasarruf planı olup olmadığı da sorulmuş ve görülmüştür ki yakın gelecekte tasarruf yapmayı planlayanların temel finans ve ekonomi bilgi düzeyi tasarruf planı olmayanlardan daha yüksektir. Bireylere bütçe yapıp yapmadığı sorulduğunda ise aylık ya da haftalık bütçe yapanların temel finans ve ekonomi bilgisi ile İslami finans ürünlerine ilişkin bilgisinin bütçe yapmayanlara göre daha yüksek olduğu anlaşılmıştır. Son olarak bireylere son altı ay içinde ödeyemediği ya da son ödeme tarihini kaçırdığı bir borcu olup olmadığı sorulmuştur. Buna göre, son altı ay içerisinde ödeyemediği veya son ödeme tarihini geçirdiği borcu olmayanların İslami finans prensipleri bilgi düzeyi, olanlara göre daha yüksekken katılım bankacılığı bilgi düzeyinde tam tersi bir sonuç elde edilmiştir.

BütçelemeFinansal okuryazarlıkTasarruf+2
Bilgen Bereket
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal kiralama şirketlerinin karlılığı ile kurumsal yönetim uygulamalarının ilişkisi

Finansal kiralama en genel tanımıyla, mülkiyet hakkının bir şirkette olmasına karşın, bir varlığın ekonomik olarak kiralanmasıdır. Finansal kiralama son yıllarda giderek artan bir hacimle, sermaye yoğun sektörün önde gelen bir alanıdır. Günümüzde iletişim ve ulaştırma olanaklarının artmasıyla ve üretimin yaygınlaşmasıyla birlikte, finansal kiralama süreci daha yaygın hale gelmiştir. Kurumsal yönetim ise bir işletme ya da organizasyonda, yönetime ilişkin yapıların tüm paydaşlara güven vermesidir. Finansal kiralama işlemlerinde, hem kiralayan açısından, hem de kiracı açısından güven ve dolayısıyla kurumsal yönetim büyük önem taşımaktadır. Bu araştırmada, kurumsal yönetim uygulamalarının finansal kiralama şirketlerinin performansları üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından listelenen finansal kiralama şirketlerinin 2012-2021 yılları arasındaki verileri alınmıştır. Bağımlı değişken olarak firma performansını göstermek üzere finansal kaldıraç oranı, büyüklük, aktif karlılık ve özsermaye karlılığı parametreleri kullanılmıştır. Finansal açıdan önemli olan firmaların karlılık göstergelerinin, kurumsal yönetim uygulamalarının göstergeleri ile ilişkisinin ekonometrik olarak ölçülmesi amaçlanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre aktif karlılığı (roa) için rassal etkiler analizi sonuçlarına göre aktif karlılığı üzerinde yönetim kurulu bağımsız üye sayısı, kurumsal yatırımcı yüzdesi, yaş ve büyüklük serilerinin etkisi anlamlıdır. Regresyon katsayılarına göre roa üzerinde yönetim kurulunda kadın üye sayısı pozitif etki yaparken; kurumsal yönetim komitesi, yaş ve büyüklük serilerinin etkisi negatif yöndedir. Özsermaye karlılığı (roe) için sabit etkiler analizi sonuçlarına göre roe üzerinde sadece yönetim kurulunda kadın üye sayısı serisinin etkisi anlamlı ve pozitif yöndedir. Ancak hem diğer değişkenlerin roe üzerinde etkisi, hem de genel olarak modelin açıklama gücü anlamlı değildir. Sonuç olarak kurumsal yönetim uygulamaları aktif karlılık oranları üzerinde anlamlı bir etki sahibi olsa da, özsermaye karlığı üzerindeki etkisinin anlamlı olmadığı görülmektedir. Bu durumu finansal açıdan, Türkiye'de yatırımların daha çok kısa vade ve yüksek kar ile yapılmasıyla ilişkilendirmek mümkündür. Anahtar Kelimeler: Kurumsal yönetim, finansal kiralama, firma performansı, aktif karlılık, özsermaye karlılığı.

Finansal analizFinansal kiralamaFinansal tablolar+2
Basim Mohammed Saeed Younus Ameen
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kadınların finansal okuryazarlık seviyelerinin bireysel emeklilik sistemine katılımları üzerindeki etkisi: Ankara ili örneği

Bu çalışma, kadınların finansal okuryazarlık seviyelerinin onların bireysel emeklilik sistemine katılımları üzerindeki etkisini incelemeyi amaç edinmiştir. Belirlenen amaç doğrultusunda oluşturulan hipotezlerin test edilmesi için kullanılan veriler, anketler aracılığıyla toplanmış ve toplanan verilerin analizinde T testi, ANOVA testi ve lojistik regresyon analizi kullanılmıştır. Analizlerin sonucunda, kadınların finansal okuryazarlık seviyelerini arttırarak bireysel emeklilik sistemine katılımlarını sağlayabilmenin mümkün olduğu ortaya konulmuştur. Çalışmada elde edilen bulguların ilgili taraflara faydalı bilgiler sunduğu düşünülmektedir.

AnkaraBireysel emeklilikFinansal okuryazarlık+4
İlknur Kıvrıç
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sermaye yapısının belirleyicileri: Ürdün sanayi şirketlerinde bir uygulama

Bu çalışmanın amacı, Ürdün'de faaliyet gösteren sanayi şirketlerinin sermaye yapısı kararlarına etki eden içsel faktörleri belirlemektir. Çalışmada Ürdün'de faaliyet gösteren 28 şirketin 2005-2020 yılları arasındaki verileri kullanılarak, panel regresyon analizi yapılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgular aktif büyüklükteki artışın toplam borcun aktife oranını artırdığını; aktif karlılığı, özsermaye karlılığı, satışların büyümesi, aktif devir hızı ve alacak devir hızının artmasının ise toplam borcun aktife oranını düşürdüğünü ortaya koymuştur. Kısa vadeli borcun toplam aktife oranı için oluşturulan model sonuçları aktifteki artışın ve aktif devir hızı artışının kısa vadeli borç oranını artırdığını; buna karşın aktif karlılığı, özsermaye karlılığı, satışların büyümesi, maddi duran varlık toplam aktife oranı ve alacak devir hızının artmasının kısa vadeli borçlanma oranını düşürdüğünü göstermiştir. Son olarak elde edilen bulgular aktif büyüklükteki ve maddi duran varlıkların aktife oranındaki artışın uzun vadeli borç oranını artırdığını; ancak aktif karlılığı, aktif devir hızı ve alacak devir hızının artmasının uzun vadeli borçlanma oranını düşürdüğüne işaret etmektedir.

BankacılıkEndüstri işletmeleriEndüstri sektörü+4
Jebur Husseın Mahmood Mahmood
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Stratejik insan kaynakları yönetiminde performans değerlendirme: Banka çalışanları üzerine bir araştırma

Bu araştırmada, stratejik insan kaynakları yönetiminde performans değerlendirme sistemi bankacılık çalışanları örnekleminde incelenmiştir. Çalışmada nicel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Bu doğrultuda çalışmada, anket tekniği ile araştırma verileri toplanmıştır. Ölçüm aracı olarak, 'Çalışan Memnuniyeti Ölçeği' ve 'Yetkinlik Bazlı Performans Değerlendirme Ölçeği' kullanılmıştır. Araştırmaya, 175 kadın ve 235 erkek toplam 410 banka çalışanı gönüllü olarak katılım sağlamıştır. Araştırma verilerinin istatistiksel analizleri sonucunda, banka çalışanlarının çalışma ortamı ve iş doyumuna yönelik memnuniyetleri ile ortaya koydukları iş performansını değerlendirmek üzere uygulanan değerlendirme sisteminin etkinliğine yönelik algılarının olumlu olduğu, banka çalışanlarının çalışan memnuniyeti ve yetkinlik bazlı performans değerlendirme sistemine yönelik algı düzeylerinin demografik özelliklerine göre anlamlı şekilde farklılaştığı ve çalışan memnuniyeti ile yetkinlik bazlı performans değerlendirme ölçek puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü korelasyon içinde bulunduğu tespit edilmiştir.

Banka çalışanlarıBankacılık sektörüBankalar+7
Salım Oudah Abdulrahman
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Dijitalleşmenin çalışanların iş tatmini üzerindeki etkileri: Katılım bankalarında çalışanlar üzerinde bir uygulama

Covid-19 pandemisi diğer alanlarda olduğu gibi katilim bankacılığı alanında da yaşanan dijital gelişimi hızlandırmıştır. Bu çalışmada dijitalleşme sürecinin katılım bankalarında çalışanlar üzerinde olan etkileri araştırılmıştır. Pandemi tüm bankacılık işlemlerinin temassız ve uzaktan yapılabilmesine olanak veren teknolojik çalışmaları da beraberinde getirmiştir. Yapılan teknolojik çalışmalara uygun finansal ürünler hizmete sunulmuştur. Katılım bankaları da bankacılık sektöründe yaşanan dijitalleşme faaliyetlerine hızla uyum sağlamışlardır. İslami koşullara uygun dijital ürünler müşterilerin hizmetine sunularak, uzaktan ve temassız bir şekilde müşterilerinin bankacılık faaliyetlerini yapabilmelerine olanak sağlanmıştır. Bu durum katılım bankalarında çalışanların iş hayatını etkilemiştir. Çalışmada katılım bankalarında çalışanların yaşanan dijitalleşme ile birlikte çalışma hayatlarında yaşadıkları etkiler anket çalışması yapılarak incelenmiştir. Çalışanların demografik özelliklerine bakılarak çalıştıkları yerdeki iş tatmin düzeyleri ölçülmüştür. Çalışanların dijitalleşme ile iş tatmini arasındaki ilişki de regresyon analizi ile ölçülmüştür. Bulgularda dijitalleşmenin içsel ve dışsal doyumu ölçülmüştür. Ölçüm sonucuna göre dijitalleşme, katılım bankalarında çalışanların iş tatminini artırmaktadır. Ancak bu artırıcı etkinin zayıf olduğu görülmüştür.

Banka çalışanlarıCOVID 19Faizsiz bankacılık+5
Seyfican Görgülü
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

‎katılım bankalarında karlılığı etkileyen değişkenlerin ‎tespiti ve analizi üzerine bir araştırma ‎

Bu çalışmada, katılım bankalarının karlılıklarını etkileyen değişkenlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada katılım bankalarının aktif ve öz sermaye karlılıkları bağımlı değişkenler olarak kullanılmıştır Bağımsız değişkenler olarak katılım bankalarının 2015-2021 yılları arasında toplam aktifler, personel sayısı, finansal varlıkların aktif toplamına oranı, kaldıraç oranı, kâr payı giderleri/toplam aktifler, toplam toplanan fonlar / toplam aktifler, likit aktiflerin toplam aktiflere oranı, faaliyet giderleri oranı, kredi/mevduat oranı, kullandırılan fonlar/toplam aktifler, takipteki krediler (net) / toplam krediler ve alacaklar ve bilanço dışı yükümlülükler / aktif toplam değişkenleri seçilmiştir. Değişkenlerin banka karlılıkları üzerindeki etkisi için panel veri analiz yöntemi kullanılmıştır. Değişkenlerin sabit etki modeline göre katılım bankalarında araştırmada incelenen serilerinin banka karlılığı üzerinde etkisi anlamlı değildir. Bunun pek çok sebebi olabilmekle birlikte, katılım bankalarının yeni, verilerinin az ve işleyiş sistemlerinin diğer bankalardan farklı olmasından kaynaklandığı söylenebilir.

Bankacılık
Nadheer Mustafa Ahmed Ahmed
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Elektronik bankacılık hizmetleri kalitesinin müşteri memnuniyetine etkisi: Cibuti örneği

Bu araştırma, elektronik bankacılık hizmetlerinin kalitesinin müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisini ölçmeyi amaçlamaktadır. Bu araştırmada betimsel istatistiksel yöntem kullanılmış, değişkenlerin müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisini ölçmek amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Cibuti'deki banka müşterileri oluşturmaktadır. Veri toplamak ve araştırmanın amaçlarına ulaşmak için 39 maddeden oluşan bir anket tasarlanmış ve Cibuti'deki banka müşterilerine dağıtılmıştır. Araştırma evrenini temsil eden örneklem sayısının 425 olduğu hasaplanmıştır. Araştırma verileri SPSS 26 programı kullanılarak analiz edilmiş ve hipotezler test edilmiştir. Müşteri memnuniyetinin, özellikle ileri teknoloji ve modern iletişim cihazlarının ışığında kuruluşların performanslarını ve gelecek yönelimlerini değerlendirmede önemli kriterlerden biri olduğu belirlenmiştir. Araştırmaya katılanların çoğunun elektronik bankacılık hizmetlerinden yararlandığı belirlenmiştir. Elektronik bankacılık hizmetlerinin kullanım kolaylığı, zaman tasarrufu, güven, gizlilik açısından müşteri memnuniyeti ile aralarında pozitif bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Elektronik bankacılık hizmetlerinde meydana gelebilecek değişikliklerin takibi ve müşteri beklentilerine cevap verebilecek gelişmelerin takip edilmesi için önümüzdeki yıllarda elektronik bankacılık hizmet kalitesinin ölçülmesine ve değerlendirilmesine yönelik standartların oluşturulmasına yönelik çalışmaların yapılması önem arz etmektedir.

Banka yönetimiBankacılıkCibuti+4
Khaıreh Aden Boulale
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Takipteki kredilerin makroekonomik belirleyicileri: Mevduat bankalarında bir uygulama

Bu çalışmanın amacı, mevduat bankaları için takipteki kredi oranlarına etki eden faktörlerin araştırılmasıdır. Çalışmada, 2018-2022 döneminde Türkiye'de faaliyette bulunan mevduat bankaların kredi türlerine göre aylık veriler kullanılarak, ARDL sınır testi uygulanmıştır. Analizler sonucunda takipteki konut kredisi oranı ve takipteki taşıt kredisi oranı ile enflasyon oranı, işsizlik oranı ve dolar kuru arasında eşbütünleşme tespit edilememiştir. Diğer taraftan takipteki ihtiyaç kredileri ile enflasyon oranı, işsizlik oranı ve dolar kuru arasında eşbütünleşme ilişkisi bulunduğu belirlenmiştir. Uzun dönem katsayı tahminleri ile enflasyon ve dolar kurundaki artışın takipteki ihtiyaç kredisi oranını düşürdüğü sonucuna ulaşılmıştır. İşsizlik oranının ise takipteki ihtiyaç kredileri üzerindeki etkisi istatistiksel olarak açıklanamamıştır. Anahtar Kelimeler: Takipteki Krediler, Bankacılık, Makroekonomik Faktörler.

Nuray Atalık
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Banka karlılığını etkileyen faktörler: Irak'ta bir uygulama

Bankalar bir ekonomik sistem içerisinde para arz ve talebi ile şirketlerin kredi ihtiyaçlarını karşılayan en önemli ekonomik yapıların başında gelmektedir. Bu fonksiyonları nedeniyle bankalar, güçlü bir ekonomik sistemin en önemli aktörleri arasında görülmekte, makroekonomik olarak ülkenin refah seviyesinde de önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle, bankaların performanslarının ölçülmesi ve bu performansa etki eden faktörlerin ortaya konulması ekonomik açıdan büyük önem taşımaktadır. Bu araştırmada, 14 Irak bankasının 2015-2021 yılları arasındaki finansal oranlarının aktif ve özsermaye karlılığı üzerindeki etkisi panel veri regresyon analizi ile incelenmiştir. Analiz sonuçlarına göre Irak'taki bankaların aktif ve özsermaye karlılıklarının, bankaların aktif büyüklüğünden, kredi ve alacakların aktif toplamına oranından, mevduatın aktif toplamı içerisindeki payından, sermaye yeterlilik rasyosundan, faiz gelirlerinin faiz giderlerine oranından ve likit aktif değerlerden etkilendiği belirlenmiştir.

Aktif karlılığıBankacılıkBankacılık sektörü+5
Imad Mohammed Alı Ahmed Alı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Irak'ta dijital bankacılık sistemi ve gelişimi

Bu çalışmanın amacı, Irak bankacılık sektöründe kullanılan teknolojinin (dijital bankacılık) gelişimi ile ilgili olarak Irak bankacılık sektörünün verilerini incelemek ve gelişimin boyutunu ve dijital teknolojinin performans üzerindeki etkisini görmektir. Çalışmaya hem devlet hem de özel sektör bankaları dahil edilmiştir. Kullanılan veriler Irak bankacılık sektörü için kapsamlı istatistiksel verilerin kullanıldığı Irak Merkez Bankası ve diğer bazı kurumlardan alınan verilerdir. Bireyler ile yatırımcılar arasındaki işlemlerin doğru ve hızlı bir şekilde sonuçlandırılmasıdır.

Bankacılık
Mothana Neamah Alı Alı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Borsa İstanbul'da yabancı yatırımcı oranına etki eden makroekonomik faktörler

Yabancı yatırımcılar ülke ekonomilerinde büyük bir öneme sahiptir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde sermayenin yetersiz olması, gelirlerin düşük olması gibi nedenlerle yeterince tasarruf sağlanamamaktadır. Bunun sonucunda da ülke ekonomisine katkı sağlayacak yatırımların yapılması zorlaşmakta, finansal piyasalar yeterince güçlü olamamaktadır. Bu gibi durumlarda devreye yabancı yatırımcılar girmektedir. Yabancı yatırımcılar sayesinde ülkelere sermaye akışı sağlanmış olmakta ve aynı zamanda da bir tür döviz kaynağı yaratılmış olacağından ülkelerde ki piyasalarda önemli hareketlenmeler gerçekleşmiş olacaktır. Ancak ülke ekonomilerinde yer alan bazı makroekonomik göstergeler yabancı yatırımcıların ülkeye yatırım yapmalarını önemli ölçüde etkilemektedir. Bu çalışmasının amacı Borsa İstanbul'da yer alan yabancı yatırımcılar üzerinde yatırım kararı alırlarken önemli bir etkiye sahip olan makroekonomik faktörlerden dolar kuru, GSYH, CDS primi ve bankalarca açılan mevduatlara uygulanan ağırlıklı ortalama faiz oranlarının etkisi incelenmiştir. Çalışmada ARDL sınır testi yaklaşımından faydalanılarak 2008- 2021 arasındaki döneme ait çeyreklik veriler kullanılmıştır. Analizler sonucunda elde edilen bulgular değişkenler arasında eli eş bütünleşme ilişkisi olduğunu doğrulamaktadır. Diğer yandan enflasyon, CDS primi ve bankalarca açılan mevduatlara uygulanan ağırlıklı ortalama faiz oranı Borsa İstanbul'daki yabancı yatırımcı oranına pozitif yönde etki ederken, Dolar ve GSYH değişkenleri Borsa İstanbul'daki yabancı yatırımcı oranına negatif yönde etki etmektedir.

BankacılıkBorsa İstanbulEkonomi+1
Metin Çetin
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal başarının ölçümünde kullanılan yöntemler: BİST finans sektöründe bir uygulama

İşletmelerin hedefi olan kar elde etme ve sürdürülebilirlik, artan rekabet ve serbest piyasa koşulları nedeniyle zorlaşmaktadır. Başarılı işletmeler küresel rekabet ortamına uyum sağlayarak varlıklarını devam ettirirken, uyum sorunu yaşayanlar iflas veya tasfiye durumlarıyla karşılaşabilirler. Küreselleşme, teknolojik gelişmeler ve ekonomik koşulların değişimi işletmeleri finansal başarısızlıklarını öngörmeye teşvik etmektedir. Çalışmada finansal başarısızlığı öngörebilmek amacıyla BIST Finans sektöründe yer alan faktoring, leasing ve bankacılık alanlarında faaliyet gösteren yirmi işletmenin finansal performansı, karlılık oranları ve Altman Z-skor ile incelenmiştir. Devletin faiz ve kredi politikalarının, 2018 senesinde döviz kurlarında yaşanan volatiliteyle birlikte TL'nin değer kaybetmesinin ve Covid-19 pandemisinin bankacılık, leasing ve faktoring şirketleri üzerinde etkisi olduğu görülmüştür. Z-skor analizinde uygun sonuçlar elde edilememiş, bu nedenle finans sektöründe Z-skor ile değerlendirme yapılmasının zor olduğu sonucuna varılmıştır.

Finansal kiralamaTürk bankacılık sektörü
Aylin Ceren Göktaş
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Elektronik bankacılık hizmetlerinin bankacılık sektörüne etkileri: Türk bankacılık sektöründe bir uygulama

Bankalar müşterilerinin ürünlere hızlı ve kolay ulaşımını elektronik bankacılık ürünleri ile sağlarken mevcut karlılıklarını da artırmak için sürekli bir gelişim içerisindedir. Bu çalışmanın amacı da elektronik bankacılık uygulamaların bankacılık sektör karlılığı üzerindeki etkisini araştırmaktır. Çalışmada aktif karlığı ve özkaynak karlılığının bağımlı değişkenler olduğu iki farklı model oluşturulmuştur. Modellerde bağımsız değişkenler olarak internet bankacılığı aktif kullanıcı sayısı, mobil bankacılık aktif kullanıcı sayısı, çağrı merkezi çalışan sayıları ile şube sayıları kullanılmıştır. 2014-2021 arası dönem için çeyreklik veriler kullanılarak ARDL sınır testinden faydalanılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgular internet bankacılığı aktif kullanıcı sayısındaki ve çağrı merkezi çalışan sayısındaki artışın bankacılık sektörünün aktif karlığını ve özkaynak karlığını pozitif olarak etkilediğini göstermektedir.

BankacılıkBankacılık sektörü
Seren Çiçek
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı yatırımcıların bankacılık sektöründeki hisse senedi yatırımlarını etkileyen faktörlerin tespiti: Borsa İstanbul'da ampirik bir analiz

Bu tez, yabancı yatırımcıların Borsa İstanbul (BİST) bankacılık sektöründeki hisse senedi yatırımlarını etkileyen faktörleri tespit etmeyi amaç edinmiştir. Belirlenen amaç doğrultusunda, BİST bankacılık sektörünü, yabancı yatırımcıların yatırımlarını ve makro ekonomik faktörleri temsil eden verilere ulaşılmış ve elde edilen veriler regresyon analizi ile irdelenmiştir. Analizlerin sonucunda; CDS primlerinin, BIST100 endeksinin ve dolar kurun yabancı yatırımcıların BİST bankacılık sektöründeki hisse senedi yatırımlarına yön verdiği ortaya konulmuştur. Çalışmada elde edilen bulguların ilgili literatüre katkı sunduğu düşünülmektedir.

Bankacılık sektörüPortföy yatırımlarıYatırımlar
Amine Srhırı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Bütçe açıkları ile makro ekonomik göstergeler arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Bu çalışma, bütçe açıkları ile makroekonomik faktörler arasındaki etkileşimi, Türkiye özelinde, incelemeyi amaç edinmiştir. Çalışmada, bütçe açıkları ile bazı makroekonomik faktörlerin 2006-2023 dönemi aralığındaki aylık verileri kullanılmıştır. Bu veriler, çalışmanın amacı doğrultusunda oluşturulan hipotezleri test etmek amacıyla VAR analizine tabi tutulmuştur. Analizlerden elde edilen bulgulara göre; kısa dönemde, bütçe açıklarının enflasyonu, faiz oranlarını ve dolar kurunu, işsizlik oranlarının ise bütçe açıklarını etkilediği, sanayi üretim endeksi ile bütçe açıkları arasında da yine kısa dönemde karşılıklı etkileşim olduğu sonucuna varılmıştır. Uzun dönemli ilişkilerin incelendiği analizlerin istatistiki açıdan anlamlı bulunan sonuçlarına göre; bütçe açıkları, sanayi üretim endeksi dışındaki tüm değişkenleri pozitif ya da negatif olarak etkilemekte, bununla birlikte kendisinden, istihdam oranlarından, sanayi üretim endeksinden, işsizlik oranlarından ve dolar kurundan ise etkilenmektedir. Çalışmada elde edilen bulguların ilgili taraflara faydalı bilgiler sunduğu düşünülmektedir.

İşletmeler
Mohanad Mohsin Ali Alı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Bankacılık sektöründe karlılığın belirleyicileri üzerine karşılaştırmalı bir analiz

Bu araştırmanın amacı, Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren ticari bankaların banka kârlılığını belirleyen bankaya özgü faktörlerin tespit edilmesi ve karşılaştırılmasıdır. Bankalar, yabancı sermayeli, özel sermayeli ve kamu sermayeli olmak üzere sermaye yönünden gruplara ayrılarak incelenmiştir. Araştırma kapsamında 2018-2022 yılları arasında faaliyet gösteren 12 bankanın finansal tablolarından elde edilen veriler kullanılmıştır. Bu kapsamda bankaların finansal verileri Eviews13 ve Stata17 programları ile panel veri yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırmada aktif kârlılık ve özkaynak kârlılığının bağımlı değişken olduğu ve bankaya özgü 11 değişkenin bağımsız değişken olduğu çoklu regresyon denklemi kurulmuştur. Bu doğrultuda bağımsız değişkenlerin bağımlı değişkenler üzerindeki etkisi banka grupları arasındaki ilişki incelenmiştir. Analiz sonucuna göre her bir banka grubu için kârlılığa etki eden faktörler farklılık göstermektedir. Elde edilen sonuçlara göre aktif kârlılık ve özkaynak kârlılığının banka grupları arasında farklı ve anlamlı bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir.

Türk bankacılık sektörü
Hümeyra Göçer
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Likidite riskinin belirleyicileri: Türkiye örneği

Bankaların likidite riskini belirleyen bankaya özgü ve makroekonomik faktörleri tespit etmeyi amaçlayan çalışmanın örneklemini Türkiye'de faaliyet gösteren ve aktif büyüklüğü en yüksek 10 ticari (mevduat) bankası oluşturmaktadır. Söz konusu bankaların likidite riskini belirleyen faktörlerin tespiti amacıyla bağımlı değişken olarak likidite rasyosu kullanılmış ve elde edilen bulgular likidite rasyosu ve riski bağlamında değerlendirilmiştir. Likidite riski üzerinde etkisi olduğu düşünülen bağımsız değişkenler ise banka ölçeği (büyüklüğü), aktif karlılığı, öz kaynak karlılığı, net faiz marjı, banka sermayesi, mevduatın krediye dönüşüm oranı, kredi büyümesi, takipteki krediler, ekonomik büyüme, enflasyon ve işsizlik oranıdır. Ancak net faiz marjı değişkeninde birim kök sorunu olduğundan modele dahil edilmemiştir. Driscoll-Kraay standart hatalarla sabit etkiler regresyon yöntemiyle yapılan analiz sonucunda banka ölçeği (büyüklüğü), öz kaynak karlılığı, banka sermayesi, kredi büyüklüğü, ekonomik büyüme değişkenleri ile likidite rasyosu arasında anlamlı ve pozitif ilişki olduğu, dolayısıyla bu değişkenlerdeki artışın bankaların likidite riskini düşürdüğü tespit edilmiştir. Bununla beraber aktif karlılığı, mevduatın krediye dönüşüm oranı ve enflasyon değişkenleri ile likidite rasyosu arasında anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki olduğu, yani bu değişkenlerdeki artışın bankaların likidite riskini artırdığı ortaya konmuştur. Son olarak çalışmada takipteki krediler ile işsizlik oranı değişkenleri ile likidite rasyosu arasında anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir.

Finansal riskMevduat bankalarıRiskten korunma+1
Dagan Saıd Aden
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal içerme ile bankaların finansal sağlamlığı arasındaki ilişki: Seçilmiş ülkeler örneği

Bu tezin amacı finansal içerme ile bankaların finansal sağlamlığı arasındaki ilişkiyi tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda banka z skoru, bankacılık penetrasyonu, kullanılabilirlik ve kullanımı temsil edilen veriler 2010-2021 dönemini kapsayacak şekilde yıllık olarak toplanmış ve kurulan iki model panel eş bütünleşme analizine tabi tutulmuştur. Analiz sonucunda, Model 1'de bağımlı değişken (banka z skoru) ile bağımsız değişkenler (bankacılık penetrasyonu, kullanılabilirlik ve kullanım) arasında panel eş bütünleşme olmadığından analize Panel VAR; Model 2'de bağımlı (banka z skoru) ve bağımsız değişken (tarafımızca hesaplanan finansal içerme endeksi) arasında panel eş bütünleşme olduğu gözlendiğinden analize Panel VEC yöntemleriyle devam edilmiştir. Model 1 için yapılan Panel VAR analizi sonucuna göre banka z skor değeri ile yine banka z skoru değerinin bir ve üç dönem gecikmeli değeri arasında negatif ve anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Yine analiz kapsamında Model 1 için yapılan Wald testi sonucuna göre de bağımsız değişkenlerden bağımlı değişkene doğru nedensellik yoktur. Ancak çalışmada banka z skorundan kullanım değişkenine doğru ve ayrıca kullanılabilirlikten bankacılık penetrasyonuna doğru nedensellik olduğu tespit edilmiştir. Model 2'de ise uzun dönemde finansal içerme endeksinden banka z skoruna doğru, banka z skorundan da finansal içerme endeksine doğru istatistiksel olarak anlamlı bir nedensellik ilişkisi bulunamamıştır. Ayrıca finansal içerme endeksinin banka z skoru üzerindeki, banka z skorunun da finansal içerme endeksi üzerindeki kısa dönemli etkisi istatistiki açıdan anlamlı değildir. Chi2 istatistiklerine göre finansal içerme endeksinden banka z skoruna doğru kısa dönemli bir nedensellik ilişkisi yok iken banka z skorundan finansal içerme endeksine doğru kısa dönemli bir nedensellik ilişkisi bulunmaktadır.

Hülya Üşenmez
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00