İnönü University
Anabilim Dalı

Arap Dili ve Belagatı Anabilim Dalı

İnönü University

14

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

14 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimAR

شعر الحكمة في العصر المملوكي-لامية ابن الوردي أنموذجًا-

Arap dili, her tarafa yayılan ve (birçok bölgeye) yol bulan, farklı dönemlere uyum sağlayan Sami dillerindendir. Asaletini muhafaza eden en önemli dillerden biridir. Dünyada 400 milyon insan bununla konuşmaktadır. Neden olmasın? En büyük semavi kitabın dili olduğu gibi, edebiyat, belagat, fasahat ve şiirin de dilidir. Arap dili, şiirleriyle meşhurdur. Şairler belagat formlarını kullanarak onun güzelliğini ve zenginliğini seslendirmişler. Amaç, muhatabı etkilemek, şairden dinleyiciye murad edilen hususu ulaştırmaktır. Şairlerin kasidelerinde kullandıkları en önemli formlardan biri belki de önemlisi, 'Hikmet'tir. Hikmet (içerikli) şiir, genelde Arap edebiyatı tarihinde ve özelde Memlûkler döneminde önemli bir yeri vardır. Bu araştırma, işte bu döneme ışık tutmayı amaçlıyor. Safiyuddin, Şab Zarif, İbni Nebbate, İbn'ul-Verd gibi bu dönemin şairleri, şiirin bu türüyle nasıl öne çıktıklarını, insanları güzel ahlakla bezenmeye teşvik etmek, vefa, sabır gibi erdemli işleri öğrenmeşe teşvik etmek için Hikmet şiirini nasıl bir minber haline getirdiklerini irdeliyecek. Aynı şekilde bu dönemle ilgili bilinmeyen bazı yönlere de cevap bulmaya çalışılacaktır. Yine bu dönemin 'gerileme dönemi mi, yoksa ilim, kültür ve edebiyat dönemi mi' olduğuyla ilgili anlatılan (ve tartışılan) hususların da hakikatini öne çıkarıp ispat edecektir. Bu döneme ayrıntılı ve hassas bir şekilde ışık tutmak için, bu dönemde meşhur olan ve namı yaygın olan şairlerden birini seçmek gerekirdi. Bu konuda seçim, İbn'ul-Verdi ve meşhur Lamiyesinden yana oldu. Zira meşhur Lamiyesinde Şeriatın kaynağından kaynaklanan güzel ahlakla bezenme konusunda samimi bir çağrı ve ciddi bir girişim vardır. Şairle ilgili ayrıntılı bilgi vermeden önce birinci bölümde Memlûkler konusunu ele aldık. Kimdir bunlar? Nereden geldiler? Sosyal hayatları nasıldır? Gibi sorulara cevap araladık. İkinci bölümde Memlûkler döneminde Hikmet şiirinin uslübunu. Üçüncü bölümde Hikmet şiirini; ne olduğunu, nasıl doğduğunu ve özelliklerini. Dördüncü bölümde ise şairin hayatını, lamiyesini; burada işlediği hikmeti ve şairin dinleyene bu nasihatları yapma amacını ele aldık. Araştırmamızı bir sonuçla tamamladık. Burada vardığımız en önemli sonuçları yazarak, konuyu etraflı bir şekilde ortaya koyduk. Aynı şekilde İbn'ul-Verdi'nin kasidelerinde değindiği bazı konuları da irdeledik.

Braem Arab
Batman University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Molla İlyâs Gürâni'nin Şerhu 'Avâmili'l-Cürcânî adlı eseri (inceleme ve tahkik)

Bu çalışma, 17. yüzyılda yaşamış büyük âlim ve mutasavvıf olan Şeyh Molla İlyas el-Gürânî'nin (ö.1138/1726), doğu medreselerinde ders kitabı olarak okutulan ''Avâmil -i Cürcânî'ye yazmış olduğu şerhi hakkındadır. Ayet-i kerime, hadisi-şerif, arap şiiri ve gündelik hayata dair örnek şevâhidlerle zengin bir içeriğe sahiptir. Ayrıca bu eser, birçok yönden özellikle sarf ilmi kurallarını ihtiva etmesiyle 'Avâmil-i Cürcânî'nin diğer şerhlerinden ayrılmaktadır. Çalışmanın giriş bölümünde çalışmanın önemi amacı ve yöntemi hakkında kısaca bilgi verildikten sonra Nahiv ilminin doğuşu ve 'Avâmil' geleneğinin tarihi seyri ile ilgili genel bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde Molla İlyas el-Gürânî'nin hayatına ve eserlerine değinildikten sonra Şerhu 'Avâmili'l-Cürcânî nüshalarının özellikleri, eserin ismi, muhtevasına ve şarih Molla İlyâs Gürâni'nin bu şerhinde izlemiş olduğu metoda yer verilmiştir. İkinci Bölümde eserin tahkikli metin versiyonu verilmiştir. Sonuç kısmında ise elde edilen bulgulara değinilmiştir.

Mehmet Şah Bekleyici
Batman University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Proje imam-hatip liseleri'nde Arapça öğretimi Beyoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi örneği

Bu araştırma Türkiye'de İmam Hatip proje liselerindeki Arapça eğitiminin durumunu Beyoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi özelinde ele almaktadır. Araştırmada bu liselerde Arapça eğitimin olumlu ve olumsuz yönleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Aynı zamanda bu liselerde Arapçayı geliştirmek, zayıf ve güçlü yönleri ortaya koymak adına iş planı sunmaya çalışılmıştır. Bu araştırmada nitel analitik yöntem kullanılmıştır. Beyoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde Arapça eğitimi gören öğrenciler araştırmanın hedef kitlesini oluşturmaktadır. Araştırma üç kısma ayrılmaktadır. İlk bölümde geçmiş literatür sunulup Türkiye'de Arapça eğitiminin gelişim süreci proje liselerini de kapsar şekilde analiz edilmiş ve araştırmanın teorik çerçevesinden bahsedilmiştir. İkinci kısımda eğitim teorileri ve akademik temeller üzerinde durularak ana dili Arapça olmayanlara Arapça öğretiminin temel eksenleri ele alınmıştır. Üçüncü kısımda ise saha çalışması, araştırmacının araştırma biçimini oluştururken takip ettiği prosedürler ve anket verilerinin analizinde kullanılan istatiksel iyileştirme yöntemlerinden bahsedilmiştir. Bunların yanı sıra saha çalışmasının analiz sonuçları sunulup tartışılmış ve akabinde sunulabilecek tavsiyelere yer verilmiştir. Bu çalışmanın öne çıkan yönü, proje liselerde dil hazırlık sınıfları açıldıktan sonra bu liselerdeki Arapça eğitimini ele alan az sayıdaki çalışmalardan biri olmasıdır. Akademik bir temel üzerinde çok geniş bir çalışma kitlesine uygulamış olup bu liselerdeki mevcut Arapça eğitimi durumunu ortaya koymaya çalışmaktadır

ArapçaDil eğitimiProje okullar+4
Gamal Mohamed Youssef Mohamed
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Nahda dönemi tercüme faaliyetleri ve Medresetü'l-elsün'ün (Diller Okulu) Mısır'ın modernleşmesindeki rolü

Nahda Avrupa etkisiyle 1830'larda Suriye ve Lübnan'da doğup Mısır'da gelişen edebi ve kültürel bir akımdır. Bir 'uyanış' ve 'öze dönüş' hareketi olarak tanımlanmakta, 'Arap Rönesansı' olarak da adlandırılmaktadır. Bir asra yakın sürmüştür ve İslam dünyası, özellikle de Mısır üzerinde hala devam etmekte olan kalıcı etkiler bırakmıştır. Bu hareketin en önemli unsurlarından biri belki de en önemlisi Avrupa dillerinden özellikle Fransızcadan yapılan bilimsel, kültürel ve edebi tercümelerdir. Bu tercümeler kişisel çabaların yanı sıra, daha çok yönetimler tarafından desteklenen planlı faaliyetler şeklinde olmuştur. Mehmed Ali Paşa'nın (1769-1849) desteğiyle Rifâʿa Râfiʿ eṭ-Ṭahṭâvî (1801-1873) tarafından kurulan Medresetü'l-elsün, bu meyanda kurulan en önemli kurumdur ve belki de ancak Abbasi dönemindeki Beytü'l-hikme ile karşılaştırılabilir. Bu çalışma bir giriş ve dört bölümden oluşmaktadır: Girişte İslam dünyasında tercüme faaliyetlerinin tarihine genel bir bakış ve 19. yüzyıl öncesi tercüme faaliyetlerindeki ilerleme ile özellikle Napolyon Bonapart'ın Mısır'ı işgal sürecindeki tercüme faaliyetlerine değinilmiştir. Birinci bölümde Kavalalı Mehmed Ali Paşa dönemindeki tercüme faaliyetleri ele alınmıştır. İkinci bölümde bu tercüme faaliyetlerine katkısı oldukça fazla olan ve Medresetü'l-elsün'ün önde gelen isimlerinden Ṭahṭâvî'nin hayatı ve tercüme faaliyetlerindeki rolü üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın ardından tercüme faaliyetlerinin durumu ele alınmış, en son bölümde ise tercüme edilen kitaplar ve bu tercüme faaliyetinin Mısır toplumu üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Çalışmamız, Medresetü'l-elsün bağlamında Nahda dönemindeki tercüme faaliyetlerini ve bu faaliyetlerin Mısır'ın modernleştirilmesi ve de kolonileştirilmesi ile ilgisini araştırmayı amaçlamaktadır. Araştırmayı daha iyi bağlamına oturtabilmek için daha önceki yüzyıllardaki çeviri hareketleri ve arkalarındaki motivasyonlar da kısaca incelenmiştir. Yani araştırma boyunca bir nevi tümevarımsal-açıklayıcı bir yöntem kullanılmıştır. Bununla birlikte, çeviri hareketinin öncelikle yönetimdekiler ve entelektüellerde, ardından da Mısır toplumunda bıraktığı izleri tespit etmek amacıyla son bölümde analitik yöntem uygulanmıştır.

Dil okullarıKavalalı Mehmet Ali PaşaMedresetül'l-elsün+4
Taha Derşevi
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İbnü'l-Enbârî'nin Esrâru'l-Arabiyye adlı eserinin metodolojik incelemesi

Çalışmada hicrî altıncı yüzyılda yaşamış olan Ebu'l-Berekât el-Enbârî'nin nahiv konularını illet ve talîl merkezli işlediği Esrâru'l-Arabiyye adlı eseri nahiv metodolojisi açısından incelenmeye çalışılmıştır. Bu incelemenin esas aldığı kaynak, aynı müellifin Arap dili tarihinde yazılmış ilk kapsamlı ve müstakil nahiv usûlü eseri olarak kabul edilen Lümaü'l-Edille adlı kitabıdır. Çalışmada Enbârî'nin Lümaü'l-Edille'de koyduğu nahiv metodolojisi kriterlerini, sema', kıyâs, ıstıshâb gibi delilleri nasıl uyguladığı örneklerle incelenmiş, pratikte bu kriterlerin nasıl çalıştığı, delillerin bir birlerine göre konumu, Enbârî'nin tutarlı olup olmadığı, Basra ve Kûfe ekollerinden hangisine daha yakın olduğu sorularına cevap aranmıştır. Bu bağlamda Enbârî'nin büyük oranda tutarlı olduğu, Basra ekolüne hem teoride hem de pratikte daha yakın olduğu görülmüştür. Eser illet kitabı olduğundan her bir mesele bir nedene dayandırılmaya çalışılmıştır. Bu nedenler kimi zaman sema', kimi zaman ise kıyâs delili vasıtasıyla bulunmuştur. Sema' delili hem hükmün doğrudan ortaya çıkmasını sağlar, hem de kıyâs delilinin ilk rüknü olan makîsun aleyhin kaynağını oluşturur. Kimi zaman ise çeşitli istidlâl yöntemleri devreye girmiştir. Bu yöntemler bazen müstakil bir delil olarak kullanılmış, bazen de kıyâsa bağlı bir yardımcı gibi telakki edilmiştir.

6. yüzyılArapçaDilbilgisi+3
Furkan Semih Yaman
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Cevâhiru'l-Belâga fi'l-meânî ve'l-Beyân ve'l-Bedî' kitabının incelenmesi

Çalışmada 1905 yılında Ahmed Hâşimî tarafından (ö.1943) kaleme alınmış olan Cevâhiru'l-belâga eseri incelenmeye çalışılmıştır. Eser incelenmesinden önce Modern Mısır döneminde ortaya çıkan ekollerin belâgata bakış açıları ortaya konulmuş ve bu ekollerden yenilikçilerin belâgatın çehresini değiştirme çabaları olduğu gözlemlenmiştir. Klasikçlerin ise belâgatın çehresini değiştirmeden kolaylaştırma amaçları olduğu görülmüştür. Cevâhiru'l-belâga eseri muhteva, üslup ve istişhâd açılarından incelenmiş, eserin klâsik dönemde yazılan bazı eserler ile kendi döneminde yazılan bazı eserlerle karşılaştırılması yapılmaya çalışılmıştır. Bunun sonucunda Cevâhiru'l-belâga'nın klasik dönemde yazılan Telhîs ve el-Meselü's-sâir gibi eserlerden etkilendiği görülmüş ve kendisinden sonra yazılan 'Ulûmu'l-belâga ve el-Belâgatü'l-vâzıha eserleri ise etkilediği saptanmıştır. Eser incelendiğinde müellifin, belâgatın bütün konularını sade, anlaşılır bir dille metin kısmında ifade ettiği görülmüş, dipnotta konu ile ilgili detaylı bilgiler verdiği saptanmıştır. Ayrıca kitap incelendiğinde müellifin belâgatı herhangi bir şekilde yenileme düşüncesi olmadığı görülmüştür. Eserde müellifin kendisinin belâgat ile ilgili görüşlerinin az olduğu görülmüş, aynı zamanda belâgat ile ilgili ihtilaflara eserinde pek değinmediği görülmüştür.

Ahmed el-HaşimiArapçaBelagat+2
Şemsettin Uçkan
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İstanbul Atatürk Kitaplığı'nda Arap edebiyatı ile ilgili yazmalar (12-19. yüzyıllar)

Tezimizde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı'nda bulunan Arap Edebiyatı ile ilgili 6/12-13/19. yüzyıllar arasına ait yazma eserlerin incelemesi yapılmıştır. Amacımız eserlerin dönemlerini yazarlarıyla tespit edip yazma eser alanına bir çalışma kazandırmaktır. Tezimizin ana konusu olan Arap Edebiyatı ile ilgili yazma eserlerinin incelenmesi yanında birinci bölümde Arap Dili Edebiyatı ve tarihi, ikinci bölümde ise Osmanlı Döneminde Arap Dili ve Edebiyatı hakkında bilgi verilmiştir. Sonuç olarak bu bilgiler ışığında konuyla ilgili yazar ve eserler tespit edilerek çalışma kapsamlaştırılmıştır.

Arap edebiyatıArapçaDil bilgisi+3
Zeynep Çakır
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Câhız'ın öykücülüğü ve el-Buhalâ' adlı eserinin teknik ve tematik açıdan incelenmesi

İnsanlar arasında iletişimi sağlayan unsurların başında dil gelmektedir. Kişi duygu ve düşüncelerini sade bir anlatımla değil de belli bir düzen ve estetik içeren anlatımla iletmek istediğinde edebiyat devreye girmektedir. Edebiyatın içinde hem nazım hem de nesir türleri bulunmaktadır. Nesrin en önemli örneklerinden biri de hikayedir. Hikayede duygu ve düşünceler daha serbest bir üslupla ifade edilmektedir. Arap edebiyatında hikaye örneği ilk dönemlerde görülmüş olsa da asıl parlak dönemini modern dönemde yaşamıştır. İlk dönemlerden Abbasiler döneminde yaşayan Câhız, hikaye türüne örnek teşkil edecek el-Buhalâ' adlı kitabını telif etmiştir. Bu kitapta cimri insanların, tutumlulukta aşırıya gidenlerin olaylarıyla dolu birçok hikaye bulunmaktadır. Çalışmamızda öncelikle edebi bir tür olan hikaye hakkında bilgi verilmiş ve daha sonra Câhız'ın yaşadığı dönem, hayatı ve edebi kişiliği ele alınmıştır. Bu iki bölümde klasik ve modern kaynaklardan yararlanılarak hem hikayenin temel özellikleri ve unsurları hem de Câhız ile ilgili bilgiler aktarılmıştır. Son olarak el-Buhalâ' isimli eserde bulunan hikayelerden seçilen hikayeler kısaca tanıtıldıktan ve özetlendikten sonra materyal, teknik/estetik ve muhteva unsurları ayrıntılarıyla incelenip ortaya konmuştur. Anahtar Kelimler: Arap Dili ve Belegatı, Arap Edebiyat Tarihi, Öykü, Câhız, el-Buhalâ'.

Arap edebiyatıBelagatCahız+2
Cuma Korçak
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Arap olmayanlara yönelik Arapça öğretim modeli Ürdün Yarmouk Üniversitesi Merkezü'l-lugat ve İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi hazırlık sınıfı örneği

Dil, bireyler ve toplumlar arası iletişimi sağlamak için gerekliliği inkâr edilemeyen bir unsurdur. Dil aynı zamanda bir toplumun kültürünü, yaşam biçimini, düşünce ve inanç yapısını tanıyıp anlamada faydalanılan bir araçtır. Öğrenilen her dil insana yeni ufuklar açarak tanıdığı yeni toplumlarla birlikte farklı bir bakış açısı kazandırır. Arapça; Arap toplumuna has olarak söze dayalı etkileşimin zaman içerisinde örgütlenip kültürel unsurlarla bütünleşmesiyle iletişim aracı haline gelen sistemli bir yapıdır. Bu sistemli yapı kuşaklar boyunca gelişim göstererek Arap toplumunun geçmişi ile geleceği arasında köprü vazifesi yaparak geçmişin birikimini günümüze taşımıştır. Arapça geçmişte olduğu gibi günümüzde de pek çok Arap ülkesinin resmi dili kabul edilerek varlığını sürdüren köklü bir dildir. Değişen ve gelişen dünya şartlarına bağlı olarak günümüzde ikinci bir dilin öğrenilmesi ve öğretilmesi önem arz etmektedir. Teknolojinin son hızla ilerlediği günümüzde kültürler arası etkileşim ve iletişimin önemi artmaktadır. Çeşitli kültürlere sahip topluluklar ticaret yapabilme, eğitim imkânlarından faydalanma, farklı ülkeleri görebilme yeni yeni insanlar tanıyabilme imkânını elde etmişlerdir. Bu gelişmeler farklı dillerde iletişim kurabilen ikinci bir dile sahip kişilere olan ihtiyacı arttırmıştır. Arap dilini öğrenme, önce dil hakkında bilgi edinme, sonrasında edinilen bilgileri uygulayarak yaşantılara dönüştürme yoluyla dil melekesi kazanma sürecidir. Bu süreçte dil öğrenimi için farklı öğrenme teorilerin etkisiyle ortaya çıkan çeşitli metot ve teknikler kullanılmaktadır. Hazırlanan bu çalışmada, yapılan araştırma ve inceleme neticesinde öncelikle dil olgusu, Arapça dili ve Arapça öğretimi hakkında bilgi verildikten sonra Ürdün Yarmouk Üniversitesi Dil Merkezi'nin yabancılara yönelik Arapça öğretimi ve merkezde dil öğretimi için kullanılan yöntem-teknikler, araç-gereçler incelenmiştir. Ayrıca merkezde görev yapan eğitmenler ve merkezin Arapça öğretimi değerlendirilmiştir. Aynı zamanda İnönü İlahiyat Fakültesi Hazırlık Sınıfı Arapça öğretimi, eğitmenler, kullanılan materyaller, uygulanan yöntem ve teknikler ele alınmış olup her iki kurumda öğrenim gören öğrencilere uygulanan anket ile Arapçaya karşı olan tutumları ölçülmüştür. Anahtar Kelimeler: Arap Dili ve Belagati, Dil, Arapça Öğretimi, Ürdün Yarmouk Üniversitesi Dil Merkezi, İnönü İlahiyat Fakültesi.

ArapçaHazırlık sınıflarıYabancı dil eğitimi+6
Fatma Tunç
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

El-Mu'cemü'l-Vasît'te mesel örnekleri

Mısır Dil Kurumu tarafından yayınlanan el-Mu'cemü'l-vasît adlı eser son yıllarda yayınlanmış önemli sözlüklerden biridir. Uzun yılların birikimi olan eserde 30000 madde bulunmaktadır. Sözcükler, kelime köklerinin ilk harflerine göre alfabetik olarak sıralanmıştır. el-Mu'cemu'l-vasit'te yaklaşık 300 mesel örneği tespit ettik. Meseller, el-Mu'cemü'l-vasît adlı eserdeki sıraya göre ele alındı. Tespit ettiğimiz mesellerin Türkçe karşılıkları verilerek bu mesellerin Arap dilindeki "es-Sıhâh", "Muhtâru's-sıhâh", "Lisânu'l-Arab", "Tâcü'l-arûs", "Mu'cemü'l-lugati'l-Arabiyye el-Muâsıra", "Cemheretü'l-luga, Tehzîbü'l-luga", "Kâmûsu'l-muhît", "Kitâbü'l-ayn" gibi önemli sözlüklerde geçip geçmediği tespit edilerek dipnotta belirtildi.

ArapçaDil bilgisiDil bilim+6
İbrahim Bayram
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kur'an-ı Kerim'de müfred sıfatın çoğul anlamında kullanılması

Bu çalışma, Kur'an-ı Kerim'de geçen ve yazarın araştırmasına göre ‎hakkında müstakil çalışma bulunmayan "Kur'an-ı Kerim'de Müfred ‎Sıfatın Cem' Anlamında Kullanılması" konusunu ele almaktadır. ‎Çalışmada, Kur'an-ı Kerim'de cem' manasında geçen müfred sıfatlar ‎ve önde gelen dil ve tefsir alimlerinin konuya ilişkin yaklaşımları, ‎delilleri, ittifak ve ihtilaf ettikleri hususlar irdelenmekte ve konu ‎bağlamında Kur'an'ın dilsel i'cazı incelenmektedir. Bu araştırma, bu ‎dilsel olgunun, Arap dilinde ve Kur'an-ı Kerim'de var olduğunu ‎ancak hiçbir alimin bu olgu konusunda genel bir kaide geliştirmediğini ‎ortaya koymaktadır. Bunun yerine ya mevcut örnekleri, dilin genel ‎düzenini koruyarak, semaa dayalı bir kullanım olarak görmüşler ya da ‎‎(feîlin - ‎فَعِيل‎) ve (feûlun - ‎فَعُول‎) gibi sigalardaki esnekliği gerekçe ‎göstererek te'vil etmişler.‎ Anahtar Kelimeler:‎ Kuran, Sıfat, Tekil, Çoğul, Anlam taşınması ‎

AnlamDil bilgisi-sıfatKur'an-ı Kerim+3
Muhammad Nur Yusuf
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ömer Ebû Rişe'nin şiirindeki yapıların anlamları

Bu çalışma, Ömer Ebu Rişe adındaki şairin şiirlerindeki bazı yapıların ifade ettiği manaları ele almaktadır. Çağımızda yapılan bu tür çalışmalar, şiirin değerinin yükselmesine katkısından dolayı en önemli delalet kalıplarından sayılmaktadırlar. Daha önce bu alanda bağımsız bir çalışma yapılmadığından dolayı bu çalışma, şairin şiirlerini inceleyerek Belagat kalıplarını O'nun beyitlerinden çıkarmaya ve O'nun içindeki istek arzu ve düşünceleri ifade etmeye çalışmaktadır. Çünkü manaların çerçevesi, lafızların çerçevesinden çok daha geniştir. Ebu Rişe'nin, Belagat ilminin bütün konularıyla ilgili bir sanat bulmak için dil alanında uzmanlaştığını görmekteyiz. Bazen bu ifadeleri kendi asıl anlamlarının dışında, sözün gelişinden anlaşılabilecek yeni manalarda da kullanabilmektedir. İşte bu araştırma, yaptığı içerik tahlili ile, şairin kendi hakiki anlamlarının dışında kullandığı bu ifadelerle değinmek istediği manaları açıklığa kavuşturmuştur. Bu çalışma ile, şiirdeki yapıların delalet ettiği manaları anlamanın kolay bir iş olmadığı, Belagata dayalı birtakım sırları keşfetmek ve anlamak için çok çalışmak gerektiği anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yapıların anlamları, Ömer Ebu Rişe, Üslup (Kalıp), Belagat

AnlamArap şiiriBelagat+3
Akıl Barkel
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

كيف في القرآن الكريم دراسة نحوية دلالية

Kur'ân-ı Kerim araştırmacıların ve inceleyenlerin, Arap Dili üsluplarının ve edatlarının delaletlerini inceleyip belirlemede bitmeyen bir kaynağıdır. Bu üsluplardan biri de soru üslubu olup birçok manaya delalet etmektedir. Delaletleri kullanıldıkları siyak itibariyle maksatları da farklılaşmaktadır. Kur'ân-ı Kerimde soru üslupları gerçek anlamıyla kullanılmamıştır. Çünkü Allah'ın kelâmı her hangi bir şey hakkında hakiki manada soru sormaz. Allah Teâlâ gizli ve açık her şeyi bilir. Kur'ân-ı Kerimde geçen soru isimleri içinde " كيف " soru ismi seçilmiştir. Kur'ân-ı Kerimde çok az geçmesi sebebiyle bunu ayrıntılarıyla açıklamak istedik. Bu çalışma Kur'ân-ı Kerimde geçen " كيف " adatının i'rab farklılıkları, delalet ve mana açısından inceleyip sunmaktır. Çalışmamı giriş, iki bölüm ve sonuç olmak üzere dört kısma ayırdık. Tezimizin giriş kısmında çalışmamızın problemleri ve hedeflerini, önceki çalışmaları, daha sonra da çalışmanın sınırları üzerinde durduk. Birinci bölümü iki kısma ayırıp birinci kısımda nahiv, dil ve belagat âlimlerine göre tanımları üzerinde durduk. İkinci kısımda ise " كيف " 'nin manası, i'rab açısından konumu ve âlimlerin bu konular hakkındaki görüşleri üzerinde durduk. İkinci bölümü ise beş kısma ayırdık. İlk dört kısımda " كيف "den önce veya sonra fiilin Allah'a veya Allahtan başkasına isnât durumları üzerinde durduk. Beşinci kısmı " كيف " nin " كان " cümlesinin başına gelmesi konusu üzerinde durduk. Tezimi ulaştığımız sonuçlarla nihayete erdirdim. Bu tezimiz nitelik ve ayrıntılı inceleme usulüne dayanmaktadır. Sonucu İsnâdî, i'rabî ve delâlî olarak üç kısımda verdik. Anahtar Kelimeler: Soru, keyfe, nahiv araştırması, delâlî araştırma.

Islam Ahmed Gad Saleh
Gümüşhane University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Memlükler döneminde Hikmet şiiri: İbnü'l-Verdi Lamiyyesi örneği

Arap dili, her tarafa yayılan ve (birçok bölgeye) yol bulan, farklı dönemlere uyum sağlayan Sami dillerindendir. Asaletini muhafaza eden en önemli dillerden biridir. Dünyada 400 milyon insan bununla konuşmaktadır. Neden olmasın? En büyük semavi kitabın dili olduğu gibi, edebiyat, belagat, fasahat ve şiirin de dilidir. Arap dili, şiirleriyle meşhurdur. Şairler belagat formlarını kullanarak onun güzelliğini ve zenginliğini seslendirmişler. Amaç, muhatabı etkilemek, şairden dinleyiciye murad edilen hususu ulaştırmaktır. Şairlerin kasidelerinde kullandıkları en önemli formlardan biri belki de önemlisi, ‘Hikmet’tir. Hikmet (içerikli) şiir, genelde Arap edebiyatı tarihinde ve özelde Memlûkler döneminde önemli bir yeri vardır. Bu araştırma, işte bu döneme ışık tutmayı amaçlıyor. Safiyuddin, Şab Zarif, İbni Nebbate, İbn’ul Verd gibi bu dönemin şairleri, şiirin bu türüyle nasıl öne çıktıklarını, insanları güzel ahlakla bezenmeye teşvik etmek, vefa, sabır gibi erdemli işleri öğrenmeşe teşvik etmek için Hikmet şiirini nasıl bir minber haline getirdiklerini irdeliyecek. Aynı şekilde bu dönemle ilgili bilinmeyen bazı yönlere de cevap bulmaya çalışılacaktır. Yine bu dönemin ‘gerileme dönemi mi, yoksa ilim, kültür ve edebiyat dönemi mi’ olduğuyla ilgili anlatılan (ve tartışılan) hususların da hakikatini öne çıkarıp ispat edecektir. Bu döneme ayrıntılı ve hassas bir şekilde ışık tutmak için, bu dönemde meşhur olan ve namı yaygın olan şairlerden birini seçmek gerekirdi. Bu konuda seçim, İbn’ul-Verdi ve meşhur Lamiyesinden yana oldu. Zira meşhur Lamiyesinde Şeriatın kaynağından kaynaklanan güzel ahlakla bezenme konusunda samimi bir çağrı ve ciddi bir girişim vardır. Şairle ilgili ayrıntılı bilgi vermeden önce birinci bölümde Memlûkler konusunu ele aldık. Kimdir bunlar? Nereden geldiler? Sosyal hayatları nasıldır? Gibi sorulara cevap araladık. İkinci bölümde Hikmet şiirini; ne olduğunu, nasıl doğduğu nu ve özelliklerini .Üçüncü bölümde Memlûkler döneminde Hikmet şiirinin uslübunu. Dördüncü bölümde ise şairin hayatını, lamiyesini; burada işlediği hikmeti ve şairin dinleyene bu nasihatları yapma amacını ele aldık. Araştırmamızı bir sonuçla tamamladık. Burada vardığımız en önemli sonuçları yazarak, konuyu etraflı bir şekilde ortaya koyduk. Aynı şekilde İbn’ul Verdi’nin kasidelerinde değindiği bazı konuları da irdeledik.

Braem Arab
Batman University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00